Hava Durumu

#Veteriner

Kırsal Haber - Veteriner haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veteriner haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Savaş Tarımı Derinden Etkiledi, Acil Önlem Şart! Haber

Savaş Tarımı Derinden Etkiledi, Acil Önlem Şart!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında savaşın tarım üzerindeki etkileri ve çözüm önerilerini açıkladı. Gürer, ABD-İsrail ve İran arasında dört haftayı geride bırakan savaşın Türkiye’de zaten sorunlu olan tarım sektöründe etkileri artırdığını söyledi. Gübre, akaryakıt, enerji, yem ve temel gıda ürünlerinde dışa bağımlılığın risk oluşturduğunu belirten Gürer, yanlış tarım politikaları ve yetersiz destekler nedeniyle krizin büyüdüğünü ifade etti. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2025 yılının dördüncü çeyreğinde ekonomi yüzde 3,6 büyürken tarımsal üretimin yüzde 8,8 gerilediğini belirten Gürer, hububat ve meyvede çift haneli kayıplar yaşandığını söyledi. DESTEKLER ARTIRILMALIDIR CHP’li Ömer Fethi Gürer, tarım alanlarının daraldığını, çiftçi sayısının nüfusa paralel artmadığını, girdi maliyetlerinin yükseldiğini ve planlı üretim modelinden uzaklaşıldığını belirterek, Tarım Kanunu’nun uygulanmadığını ve üreticinin yeterince korunmadığını ifade etti. ÇÖZÜM VAR, İKTİDAR ELİNİ ÇABUK TUTSUN CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, savaşın etkileriyle gıda arzının kritik hale geldiğini belirterek ithalata dayalı politikalardan vazgeçilmesi gerektiğini söyledi. Arz açığı olan ürünler için bölgesel üretim planlaması yapılması çağrısında bulunan Gürer, dünyada birçok ülkenin çiftçisine destek verdiğini ancak Türkiye’de ithalata yönelindiğini ifade etti. TARIMDA ACİL ÇÖZÜM POLİTİKALARI Gürer, tarımda alınması gereken önlemleri şu şekilde sıraladı: 1- Acilen üretici girdi fiyatlarında indirim sağlanmalıdır. Hayvansal ve bitkisel üretimin sürdürülebilirliği için mevcutta ek muafiyetler sağlanmalıdır. Özellikle topraktan uzaklaşmış, kırsalda yaşayan küçük aile tipi işletmelerin toprakla tohumu buluşturması ve boşalan ahırların yeniden sürece katılmasını sağlayacak, ürün alım garantili, maliyet ve makul kar ile alım fiyatı oluşturulacak ve yem destekli cumhurbaşkanlığı çağrısı yapılmalıdır. 2- Gübre ve yem de %50 oranında sübvanse sağlanmalıdır. Sahte gübreye karşı denetimler artırılmalıdır. Gübre demek üretimde verim demektir. Gübresiz üretim verim kayıplarına da yol açar. Ülkemiz Gübre de önemli ölçüde dışa bağımlı kılınmıştır. 3- TARIM Kanun 21 maddesinde yer alan milli gelirin % 1 çiftçiye destek olarak verileri maddesi gereği 772 milyarı bulan destek yerine 2026 yılında 168 milyar destek ayrılmıştı. Bu destek kanuna uygun olarak verilmesi sağlanmalıdır. 4- Akaryakıtta ÖTV VE KDV Kaldırılmalı ve tarım kesimi ile nakliyecilere akaryakıt desteği sağlanmalıdır. Tarım kesimine verilen akaryakıt desteği artırılmalıdır. Kırmızı mazot uygulamasına geçilmelidir. 5- Tarım kesimi ve nakliyeciler ile esnaf için kredi borç yapılandırmasına gidilmeli, faizler silinmeli, ek kredi desteği sağlanmalıdır. 2025 yılı destekleri hemen ödenmelidir. Haciz işlemleri icralar derhal durdurulmalıdır. 6- Küçük aile işletmelerinde sigorta prim ödeme desteği verilmelidir. 7- Buğday ve arpa gibi ürünlerin alım fiyatı girdi maliyeti esas alınarak açıklanmalı ve taban fiyat uygulamasına dönülmelidir. 8- Sulama suyu ve elektrik borçları hasat sonuna bırakılmalıdır. 9- İhtiyaç sahibi üreticilere fide ve tohum desteği verilmelidir. 10- Arz açığı olan ürünlerde üretim artırıcı destekler sağlanmalıdır. 11- Veteriner ve aşı giderleri kamu tarafından karşılanmalıdır. 12- Hayvan hastalıklarıyla mücadele artırılmalıdır. 13- Nakliye köprü ve yol ücretleri bir yıl kaldırılmalıdır. 14- Üretim planlaması yapılmalıdır. 15- Ürün fiyat artışları kontrol altına alınmalıdır. 16- Hasat dönemlerinde iş gücü planlaması yapılmalıdır. 17- Tarım Kredi marketlerine doğrudan ürün sevki sağlanmalıdır. Gürer, savaş koşullarında gıda arz güvenliğinin daha da önem kazandığını belirterek, “Tarım stratejik bir sektördür. İktidar acil tarım destek paketini açıklamalıdır” dedi.

Gündoğmuşlu Üreticilere Tırnak Bakım Desteği Haber

Gündoğmuşlu Üreticilere Tırnak Bakım Desteği

Antalya Büyükşehir Belediyesi, hayvancılıkla uğraşan üreticilere yönelik desteklerini sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi, büyükbaş hayvanların sağlığı ve verimi açısından büyük önem taşıyan tırnak bakım hizmetini çiftçilere ücretsiz olarak sunuyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticilerin yükünü hafifletmek amacıyla tarım ve hayvancılık alanındaki çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Gündoğmuş ilçesinde hayvancılıkla uğraşan çiftçilere ücretsiz tırnak bakım hizmeti verildi. Büyükbaş hayvanlarda yürüyüş bozukluklarının önlenmesi, süt ve et veriminin korunması ve genel hayvan sağlığının desteklenmesi açısından önem taşıyan uygulama, özellikle kırsal mahallelerde yaşayan üreticiler için önemli bir kolaylık sağlıyor. Üreticiler, özel olarak yaptırıldığında yüksek maliyet oluşturan bu hizmetin ücretsiz sunulmasından dolayı Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. BÜYÜKŞEHİR’DEN ÜCRETSİZ HİZMET Gündoğmuş’ta hayvancılıkla uğraşan Ahmet Uyar, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği hizmetin üreticiler için çok değerli olduğunu ifade ederek, tırnak bakım desteğini duyduktan sonra belediyeye başvurduğunu söyledi. Uyar, “Antalya Büyükşehir’in tırnak bakım hizmeti verdiğini duydum, aradım. Ekipler kısa sürede geldi. İneklerin sağlığı için tırnaklarının düzenli olarak törpülenmesi gerekiyor. Normalde bu bakım 5 bin liradan başlıyor. Büyükşehir Belediyesi bunu ücretsiz şekilde gerçekleştirdi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. BU HİZMETLERE ULAŞMAK KOLAY OLMUYOR Gündoğmuş’ta kısa süre önce hayvancılığa başlayan Mustafa Demirel de Büyükşehir Belediyesi’nin desteğinin kendileri için büyük kolaylık sağladığını belirtti. Kırsal bölgelerde yaşadıkları için bu tür hizmetlere ulaşmanın zor olduğunu vurgulayan Mustafa Demirel, “Hayvancılığa yeni başladım, 3 ay oldu. Kırsal bölgede yaşadığımız için bu hizmetlere erişim zor oluyor. Paramız olsa bile her zaman yaptıramıyoruz. Özelde bir hayvanın tırnak kesimi için 4-5 bin lira civarında ücret isteniyor. Büyükşehir Belediyesi’nden Allah razı olsun, böyle bir hizmet sundukları için teşekkür ederim” diye konuştu. VERİMİ ETKİLEYEN ÖNEMLİ BİR SORUN ÇÖZÜLMÜŞ OLDU 2 yıldır büyükbaş hayvancılıkla uğraşan Şaban Keskin ise hayvancılığa başladıktan sonra birçok zorlukla karşılaştığını, bunların başında da tırnak problemlerinin geldiğini söyledi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin zamanında müdahalesi sayesinde önemli bir sorunun çözüldüğünü belirten Keskin, “Hayvancılığa başlarken bu işin zorlukları olacağını söyleyenler olmuştu ama içine girince daha iyi anladım. Bu zorlukların başında da tırnak problemleri geliyor. Hayvanlarımızın et verimini, süt verimini, hatta yerine göre döl tutma verimini bile etkiliyor. Bu sorunu ilk fark ettiğimde özel veteriner desteği almaya çalıştım. Ancak Gündoğmuş’un uzak bir bölge olması ve ulaşımın zorluğu nedeniyle gelmek istemediler. Büyükşehir Belediyesi’ne başvurduğumda ekipler çok güzel ilgilendi, kısa sürede dönüş yaparak gereken desteği sağladı. Bizi bu dertten kurtardılar” ifadelerini kullandı.

Kars VHO'dan Dondurucu Soğukta Kesintisiz Eğitim Haber

Kars VHO'dan Dondurucu Soğukta Kesintisiz Eğitim

Kars Veteriner Hekimleri Odası (Kars VHO) bünyesinde kurulan Sürekli Eğitim Merkezi (KALEM), Türkiye’nin dört bir yanından gelen veteriner hekimlerin katılımıyla ilk eğitim maratonunu tamamladı. Dondurucu soğuğa rağmen sahada süren uygulamalı eğitimler, Kars’ı hayvancılığın yanı sıra "mesleki eğitimin de merkezi" haline getirdi. Kars Veteriner Hekimleri Odası’nın vizyon projesi olan Sürekli Eğitim Merkezi (KALEM), 2-6 Mart 2026 tarihleri arasında düzenlenen kapsamlı bir programla faaliyetlerine başladı. Teori ile pratiğin zorlu saha şartlarında harmanlandığı eğitimler, meslek mensupları için adeta bir akademi deneyimine dönüştü. Dondurucu Soğuk Mesleki Azmi Durduramadı Hava sıcaklığının ortalama -10 derece seyrettiği Kars’ta, katılımcı hekimlerin öğrenme azmi iklim koşullarını geride bıraktı. Sahada gerçekleştirilen uygulama çalışmalarında, dondurucu soğuğa rağmen mesleki disiplinden ödün verilmedi. Bu durum, KALEM’in "her koşulda kesintisiz eğitim" vizyonunun ne kadar güçlü bir temele dayandığını bir kez daha kanıtladı. Türkiye’nin Mesleki Hafızası Kars’ta Buluştu KALEM’in ilk programı, sadece bölgeye değil, tüm Türkiye’ye hitap eden bir profil çizdi. İzmir, Ankara, Samsun, Rize, Tokat ve Uşak gibi uzak şehirlerden gelen veteriner hekimlerin Kars’ta buluşması, merkezin ulusal ölçekteki cazibesini tescil etti. Üç Kritik Branşta Uzmanlık Eğitimi Prof. Dr. Faruk ARAL’ın akademik danışmanlığında yürütülen 5 günlük yoğun programda, üç ana başlıkta uzmanlık sertifikaları verildi: İneklerde Rektovaginal Yöntemle Suni Tohumlama: Tarım ve Orman Bakanlığı onaylı eğitimle hekimler yetkinliklerini tescilledi. İneklerde Reprodüktif Ultrasonografi: Büyükbaş hekimliğinde modern tanı yöntemleri uygulamalı olarak işlendi. Kedi ve Köpeklerde Abdominal Ultrasonografi: Pet hekimliğinde güncel görüntüleme teknikleri uzman kadrolarca aktarıldı. Başkan Ercan Ödül: "Mesleğimizin Geleceğine Atılan En Sağlam İmza" Kars VHO Başkanı Ercan Ödül, merkezin açılışına dair yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Hizmet içi eğitim faaliyetlerimizi KALEM ile tam kurumsal bir yapıya kavuşturmanın gururunu yaşıyoruz. -10 derece sıcaklıkta gerçekleştirdiğimiz bu eğitimler, veteriner hekimlik mesleğinin gerektirdiği büyük özverinin en somut göstergesidir. Hedefimiz, meslektaşlarımızın tanı kapasitesini uluslararası standartlara taşımaktır. Artık Kars; sadece hayvancılığın değil, her türlü iklim şartında sürdürülebilen yüksek nitelikli eğitimin de merkezidir."

Ücretsiz Parazit Uygulaması Üreticinin Yüzünü Güldürdü Haber

Ücretsiz Parazit Uygulaması Üreticinin Yüzünü Güldürdü

Antalya Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı destekleyen uygulamalarını aralıksız sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, Döşemealtı Yeniköy Mahallesi’nde küçükbaş hayvancılıkla uğraşan üreticilere ücretsiz dış parazit ilaçlama uygulaması gerçekleştirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve üreticinin yükünü hafifletmek amacıyla tarımsal destek çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Döşemealtı Yeniköy Mahallesi’nde gerçekleştirilen uygulama bölgede koyun ve keçi yetiştiriciliği yapan çiftçilerin hayvanları, uzman ekipler tarafından tek tek parazit banyosundan gerçekleştirildi. Uygulama üreticiler tarafından büyük bir memnuniyetle karşılanırken, hayvanlar parazitlerden arındırılırken, et ve süt veriminde artış, ölüm ve hastalık riskinde ise ciddi azalma sağlanıyor. Aynı zamanda çiftçiler, ilaç ve veteriner giderlerinden tasarruf ederek ekonomik olarak rahatlıyor. PARAZİT KAYNAKLI HASTALIKLARIN ÖNÜNE GEÇİLİYOR Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda ziraat mühendisi olarak görev yapan Merve Güneş Bahşi özellikle uygulamanın et ve süt veriminde önemli bir artış sağladığına dikkat çekerek, “Bu uygulamayla kırsalda bit, pire, kene ve uyuz etkenlerinin popülasyonunun artmasını da engellemiş olmaktayız” dedi. ÜRETİCİ MEMNUN Döşemealtı Yeniköy Mahallesi Muhtarı Ahmet Kıvrak “Uygulamadan çok memnun kaldık. Dış parazit uygulaması düzenli olarak yılda 2 veya 3 defa yaptığımız bir uygulama olup, en çok zorlandığımız şeydi. Hayvanlarımız kısa zamanda ve daha emniyetli şekilde ilaçlanmış oldu” diyerek memnuniyetini dile getirdi. Uygulamadan yararlanan bir diğer üretici Ayşe Kıvrak ise uygulamanın ücretsiz şekilde yapılmasından dolayı memnuniyetini dile getirerek Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür etti.

Gürer: "Köyler Değişiyor, Hayvancılıkta Dertler Aynı" Haber

Gürer: "Köyler Değişiyor, Hayvancılıkta Dertler Aynı"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer’in saha ziyaretlerinde besicinin de süt inekçiliği yapan üreticinin de ortak sorununun artan ahır giderleri ve önlenemeyen yem fiyatı artışları olduğu belirtildi. Hayvancılık yapan üreticiler, “Biz yüksek kazanç peşinde değiliz, maliyetimizi düşürecek önlemler alınsın. Fiyatlar artmasın.” dediler. “YİRMİ DÖRT SAAT EMEK İSTİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın emek yoğun yapısına dikkat çekerek, “Hayvancılık zor bir iş. Yirmi dört saat hayvanla ilgilenmek zorundasınız. Bakımından doğumuna kadar sürekli ilgi ve takip gerekir. On iki ay kapalı kalan hayvanda refahı ne kadar sağlarsanız o kadar fayda elde edilir. Süt yemi vermeden süt verimini artıramazsınız. Ülkemizde büyükbaş hayvanda mera hayvancılığı da bitmek üzere. Yem fiyatları düzenli artıyor. Süt inekçiliği yapanların en büyük derdi, yem fiyatındaki artışa gelirlerinin yetişmemesidir. İthal yem fiyatlarındaki artış, doğrudan hayvancılık yapanın canını yakarken süt inekçiliği yapanların mağduriyetini de derinleştiriyor. Elli kiloluk süt yemi şu an ülkemizde 900 lirayı bulmuş durumda. Yoncası, samanı, silajı arttıkça hayvanların maliyetleri de artıyor. Ancak o maliyete göre satış yapamayınca zarar, hayvancılığı geriletiyor.” dedi. Hayvancılığın çiftçilik ile birlikte yürütülmezse sürdürülebilirliğinin riske girdiğini söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Bu işi yapan çiftçilik yapmıyorsa yem giderlerini karşılaması zorlaşmaktadır. Buğdayı, arpası, mısırı, yoncası, küspesi, samanı yanında özel besi yemindeki artış, hayvancılık yapanın içinde bulunduğu olumsuzlukla maliyet fiyatını katlıyor. Kesimhaneden 600 liradan çıkan et, rafta 1000 TL’yi aşıyor. Besleyen, kesen, satan ve markette rafta satışa sunanların fiyat üzerine eklemeleriyle dar gelirli ete erişemiyor. Hem çiftçilik yapacaksın hem hayvancılık yapacaksın, hem de kazanmadan bu işi sürdüreceksin. Çok kolay bir durum değil.” dedi. CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Süt ineklerimizin verimliliği üreticiyi de doğrudan etkiliyor. Fransa’da 3,5 milyon süt ineği var. Türkiye’de ise 6,5 milyondan fazla süt ineği bulunmasına rağmen Fransa’nın bizden daha fazla süt üretmesi, dikkate değer bir ayrıntıya işaret ediyor. Fransa’nın hayvanından sağladığı fayda ile bizden çok süt üretmesi, hayvan refahı ile doğrudan ilgilidir. Hayvan refahı, hayvanın gerekli bakımı ile sağlanabilir.” şeklinde konuştu. YEM-SÜT DENGESİ KAÇTI Besici Zülfü Ünal ise, “Ülkemizde üretim kıtlığı var. Yani çiftçimiz, besicimiz bu işi teker teker bıraktı. 2026 yılına geldiğimizde rakamlar ortada. Şimdi ben et hayvanı ürettiğim zaman hayvanı pahalıya alıp, yemi de pahalıya alıp hayvanımı kestirdiğimde yerine yenisini koyamıyorum. Kendi geçimimi sağlamakta zorlanıyorum.” dedi. Ünal, “Süt fiyatlarına geldiğimizde yılbaşından sonra, ocak ayının 20’sinden itibaren süt fiyatı 22 lira oldu. Bu rakam bizi kurtarmıyor. Biz en kötü ihtimalle fiyatın şu an 30 lira olmasını talep ediyoruz. Bir litre süte iki kilo yem alamıyoruz. Yarın bu bir kiloya düşecek. Yarın yem de alamayacağız, süt de alamayacağız. Elektriğimi, faturalarımı, giderlerimi, hayvanlarımın ilaç masrafını, veteriner ücretini ödemekte zorlanıyorum. Köyde hayvan kalmadı. Azalmayı bırakın, şu an çoğu ahır boş. Üretim yok köyümüzde. Bizim Cullaz Köyü, Haymana’nın ve Ankara’nın en büyük köyüyüz.” dedi. Küçükbaş hayvan üreticisi Zafer Özyiğit ise, “Daha önce 400 davar vardı, şimdi 50–60 davara düştü. Bakım yok, destek yok. Devlet bize destek çıkmıyor. Yem alamıyoruz, gücümüz yetmiyor. Köyde 20 kişi hayvancılık yapıyordu, şimdi 5–6 kişiye düştü. Köyde göç var, kimse kalmadı.” şeklinde konuştu. “YEM MALİYETİ ARTTIKÇA HAYVANCILIK DAHA DA ZORLAŞIYOR” Niğde ili Yeşilgölcük Kasabası’nda da hayvan sahipleri ile görüşen Ömer Fethi Gürer, “Yalnızca 2025 yılında 739 bin baş hayvan için yurt dışına 1 milyar 191 milyon dolar döviz ödendi. Bu tutar yerli besiciye destek olarak verilse daha doğru bir iş yapılmış olurdu. İthal hayvanda ağırlık kesimlik büyükbaşta oluyor. Süt inekçiliğinin daha çok teşvik edilmesi gerekir. Süt inekçiliği, süt yemi verilerek hayvanın beslenmesini zorunlu kılar. Hayvan refahı sağlanmadan yeterli süt verimi elde edilemez. Bu bağlamda destek ve önlemler sağlanmalıdır. Sütte verim, süt yemi ile sağlandığına göre çözümü de öncelikle bu noktada aramak gerekir. Yem maliyeti arttıkça hayvancılık daha da zorlaşıyor.” dedi. Süt inekçiliği yapan Bülent Özden ise, “Maliyetler yüksek, yem fiyatları yüksek, veteriner giderleri yüksek. Yetişemiyoruz. Hem tarım hem hayvancılık yaptığımız için iki yıldır çiftçi perişan. Yüz hayvanım varsa yetmişe düşürdüm. Yemi versek bu sefer yemciye çalışıyoruz. Samancıya, yoncacıya çalışıyoruz. Bunları kendimiz ürettiğimiz hâlde maliyetler yüksek. Ekmeği zor kazanıyoruz. Çoluk çocuk çalışmasa, dışarıdan bir eleman tutsak bu işin içinden çıkamayız. On iki ay kapalı, meraya da çıkmıyor hayvanlar. Maliyetler çok yüksek. Çoluk çocuk bakmazsa bu işten ekmek çıkmaz. Şu anda çiftçi zorda, hayvancılık zorda.” dedi. “ÜRETİCİNİN ELİNE 20 LİRA GEÇMİYOR” Niğde Kızılca Köyü’nde de tablonun farklı olmadığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Elli kiloluk süt yemi 900 lira civarında. USK çiğ süt tavsiye fiyatı 22 lira 22 kuruş. Ancak aracılar sütü topladığı için üreticinin eline geçen fiyat 20 liranın üzerine çıkmıyor. Raftaki ürünün fiyatı artıyor ama bu işi yirmi dört saat emek vererek yapanlar para kazanamıyor. Et ve süt ile et ve süt mamullerini dar gelirli sınırlı miktarda alabilirken, besicilik yapan da bu işi yapmak istemez duruma gelmiş.” dedi. Gürer, “Türkiye’de şu anda hayvan yemini satan aynı zamanda sütü de alıyor. ‘Sütü ucuza alayım, yemi pahalı satayım’ diyor. Ne zaman Ulusal Süt Konseyi bir alım fiyatı açıklasa ertesi gün yeme zam geliyor. Bir litre süt bir buçuk kilo yem alamazsa gelir-gider dengesi bozulur.” diye konuştu. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çözüm önerilerini ise net şekilde sıralayarak, “Bir, yem sübvanse edilecek. İki, hayvan hastalıkları ve buzağı ölümleri önlenecek. Veteriner hizmetleri düzenli ve yeterli sağlanacak. Ahır giderlerini düşürecek politikalar oluşturulacak. Aşılar zamanında ve düzenli biçimde yapılacak. Hayvancılıkta bir litre süt satan üretici en az bir buçuk kilo yem alabilecek düzeye getirilecek. Eğer bu oran sağlanamazsa önümüzdeki dönemde hayvancılıkta sorunlar daha da derinleşecek.” dedi. Kızılca Köyü’nde besiciler de, “Çiftçilik yapmazsak bunları besleme şansımız yok. Kaba yemini kendin üretmek zorundasın. Şu an yemin yüzde 70’ini kendimiz ürettiğimiz hâlde zor ayakta duruyoruz. Yemi sürekli hazır almamız durumunda bu işin sürdürülebilirliği yok.” ifadelerini kullandı. SEYRETMEYİN, DÜZENLEME YAPIN CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ankara’dan Niğde’ye kadar üreticinin talebi ortak: Destekler artırılsın, ithal değil yerli üretici ile çözüm aransın. Köyler değişiyor, dertler değişmiyor. Artan yem maliyetleri, yetersiz süt fiyatları ve yükselen üretim giderleri karşısında üretici ayakta kalma mücadelesi veriyor. Hayvancılıkta sorunlar seyrederek çözülmez. Üretici açık konuşuyor, çözüm bekliyor. Aksi hâlde boşalan ahırlar ve küçülen sürüler, kırsalda üretimin daha da gerileyeceğinin habercisi olmaya devam edecek.” şeklinde konuştu.

Eskişehir'de ERASMUS+ Arıcılık Çalıştayı Haber

Eskişehir'de ERASMUS+ Arıcılık Çalıştayı

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından koordine edilen ve Erasmus+ Mesleki İş Birliği Programı kapsamında hibe almaya hak kazanan Best Honey Projesi faaliyetleri çerçevesinde “Arı Hastalıkları ve Tedavileri Çalıştayı” gerçekleştirildi. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen ve Fransa, İspanya ile İtalya’nın proje ortağı olduğu, “En İyi Bal İçin Hijyen, Paketleme ve Üretim Standartlarının AB Düzeyinde İncelenmesi - Best Honey” projesinin beşinci faaliyeti olarak düzenlenen çalıştayın açılışında konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, dünya genelinde arı popülasyonundaki azalmanın yalnızca arıcılık sektörünü değil; gıda güvenliğini, tarım ekonomisini ve ekosistemin bütünlüğünü de tehdit eden küresel bir sorun olduğunu vurguladı. İl Müdürü Yüksel Çil konuşmasında, arıları korumanın, arıcılığı desteklemenin ve doğru üretim modelleriyle geleceğe yatırım yapmanın artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirterek, bu bilinçle yürütülen çalışmaların kurumların desteğiyle daha güçlü bir yapıya kavuşacağına inandığını ifade etti. Arıcıların emeği, bilim insanlarının bilgisi ve yöneticilerin vizyonuyla Türkiye’nin bu alanda daha ileri noktalara taşınmasının ortak sorumluluk olduğunu söyledi. Proje faaliyetleri hakkında bilgi veren İl Tarım ve Orman Müdürlüğü personeli ve proje koordinatörü Dr. Hatice Olcay, projenin başlangıcından bugüne kadar proje ortağı ülkelerle gerçekleştirilen çalışmalar hakkında sunum yaptı. Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Aydın ise çalıştay kapsamında verdiği eğitimde; Türkiye’de bal arıcılığının mevcut durumu, arıcılıkta verimliliği artıran teknolojik yenilikler, koloni yapısı ve özellikleri, arı hastalıklarının yönetimi, mevzuata uyum, başlıca arı hastalıkları (bakteriyel, paraziter ve viral), teşhis ve tedavi yöntemleri, arıcılık ekipmanları, koloni çöküş sendromu, oğul yönetimi ve arı sütü üretim teknikleri hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Yüksek katılımla gerçekleştirilen çalıştayın sonunda katılımcılara sertifika verildi.

Yetkisiz Kişilerce Yapılan Müdahaleler Hayvancılığı Tehdit Ediyor! Haber

Yetkisiz Kişilerce Yapılan Müdahaleler Hayvancılığı Tehdit Ediyor!

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi, Aydın'da meydana gelen ve kamuoyunda büyük tepkilere yol açan olayla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Birkaç gün önce Aydın ili Karpuzlu ilçesinde doğum güçlüğü yaşayan bir ineğe veteriner hekim olmayan kişiler tarafından müdahale edildiği ve hayvanın yaşamını yitirdiği yönündeki akıl almaz görüntü ve bilgiler kamuoyuna yansımıştır. Bunun üzerine yapılan müdahale bir vahşet örneği olarak, Aydın Veteriner Hekimleri Odası tarafından 13 Şubat Cuma günü kamuoyu ile paylaşılmış, “Bu tür ilkel, acımasız ve vahşi yöntemler, hayvanın yoğun acı çekmesine ve ölümüne yol açmış; sosyal medyada dolaşan görüntüler ise olayın dehşet verici boyutunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermiştir” denilmiştir. Bir kez daha belirtmek isteriz ki, bu olayın bilimsel, yasal ve vicdani yönüyle ele alınması şarttır. Ötelenemez, görmezden gelinemez, asılsız mazeretlere sığınılamaz. Bir ineğin doğumda zorluk çekmesi üzerine yetkisiz kişi/kişiler tarafından müdahale edilmiş; öncelikle buzağının ayaklarından ip bağlanarak kendilerince doğuma yardımcı olunmaya çalışılmış, ancak bu çaba sonuçsuz kalınca ekmek bıçağı ile hayvanın karnı, rahmi kesilerek hayvanın ölümüne sebep olunmuştur. 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına Dair Kanun’un 11. Maddesi; Veteriner Hekim bulunan şehir, kasaba ve köylerde veteriner hekim olmayanların her türlü hayvan hastalıklarını muayene ve tedavi etmeleri, hayvanlar üzerinde ameliyat yapmaları yasaktır. Aynı Kanunun 68. Maddesi; Bu kanunun 11. Maddesinde yazılı vasıfları haiz olmayıp da Veteriner hekimlik yapan ve hayvan hastalıklarını tedavi yolunda bulunanlar, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır. Yine, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 7. Maddesi; Hayvanlara tıbbî ve cerrahi müdahaleler sadece veteriner hekimler tarafından yapılır. Şeklindedir. Yukarıdaki yasalarda tanımlanan veteriner hekim, veteriner fakültelerinden hazırlık hariç 5 yıl eğitim ve öğretimden sonra yüksek lisans seviyesinde diploma ile mezun olan meslek mensubudur. 6343 sayılı Kanunun 1. Maddesi veteriner hekimliği tanımlamaktadır.Her meslek mensubu aldığı eğitim ve öğretim sonucundaki meslek tanımı ile yetki ve sorumluluk üstlenmeli, görev yapmalıdır. Sadece Aydın İlinde değil ülkemiz genelinde yaşanan benzeri olaylar, veteriner hekim olmayan yetkisiz kişilerce yapılan müdahaleler mesleki saygınlığı, hayvan refahını, hayvan sağlığını, halk sağlığını ve ülke hayvancılığını tehdit etmektedir. Bu nedenle veteriner hekimlik hizmetlerinin yalnızca meslek mensupları tarafından yürütülmesi hukuki ve kamusal bir zorunluluktur. Bilime ve yasalara aykırı tutum, davranış ve uygulamaları ortadan kaldıracak adli ve idari yaptırımlar zaruri hale gelmiştir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak, olayın ilgili merciler tarafından titizlikle soruşturulmasını ve mevzuat çerçevesinde gerekli işlemlerin yapılmasını arz ve talep ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Kars Hayvancılığı İçin Ortak Akıl! Haber

Kars Hayvancılığı İçin Ortak Akıl!

Kars Veteriner Hekimleri Odası (VHO), bölge hayvancılığını modern ve bilimsel temellerle şahlandıracak "Gezici Hayvan Sağlığı Hizmetleri" projesinin detaylarını kamuoyuyla paylaştı. "Birlikte daha güçlüyüz" mesajı verilen projede, kurumlar arası iş birliği vurgusu öne çıktı. ​Türkiye’nin hayvancılık merkezlerinden biri olan Kars’ta, sektöre ivme kazandıracak dev bir adım atılıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) desteğiyle başlatılan "Kars’ta Gezici Sağlık Hizmetleriyle Hayvancılığın Güçlendirilmesi" projesi, bölge ekonomisinin can damarı olan hayvancılıkta yeni bir dönemi başlatıyor. ​Projenin en önemli paydaşlarından biri olan Kars Veteriner Hekimleri Odası, yayımladığı deklarasyonla projenin hem saha operasyonlarında hem de bilimsel altyapısında tam destek sözü verdi. ​Kurumlar Arası Güç Birliği ​Kars VHO Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, projenin başarısının "ortak akıl" ve eşgüdümden geçtiği belirtildi. Proje yürütücüsü olan Kafkas Üniversitesi Rektörlüğü ve Veteriner Fakültesi Dekanlığı başta olmak üzere; SERKA, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü’ne katkılarından dolayı teşekkür edildi. ​Serbest Hekimlerle Tam Uyumlu Çalışma ​Haberde, projenin sahada görev yapan yerel veteriner hekimlerle çatışmadan, aksine tam bir uyum içerisinde yürütüleceği vurgulandı. Kars VHO, projenin uygulama sürecinde şu üç temel esasa odaklanacağını taahhüt etti: ​Eşgüdüm: Gezici hizmetlerin bölgedeki serbest veteriner hekimlerle uyumlu şekilde yürütülmesi.​ Bilinçlendirme: Yetiştiricilere modern hayvancılık teknikleri konusunda eğitim desteği verilmesi.​ Etik ve Hukuk: Sürecin 6343 Sayılı Kanun çerçevesinde, mesleki etik ve deontoloji kurallarına uygun olarak takip edilmesi.​ "Üzerimize Düşen Sorumluluğu Alıyoruz" ​Kars Veteriner Hekimleri Odası Yönetim Kurulu, geniş üye ağı ve saha tecrübesiyle projenin sürdürülebilirliği için tüm imkanlarını seferber edeceğini duyurdu. Yapılan açıklamada, "Kars hayvancılığının geleceği için uzman kadromuzla 'Ortak Akıl' düsturuyla hareket etmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verildi.

Ekim Ayında En Yüksek Artış Veteriner Hizmetlerinde Haber

Ekim Ayında En Yüksek Artış Veteriner Hizmetlerinde

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ekim ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi. Tarım-GFE’nin Ekim ayında aylık yüzde 2,04 ilan edildiğini belirten Çandır, “Bu rakam, endeksin ölçülmeye başlandığı 2015 yılından itibaren Ekim ayları ortalamasının (2,31) yüzde 15 altında ilan edilmiştir. Böylece son 5 aydır sürekli artış gösteren aylık girdi fiyatları, Ekim ayında ortalama altı yükseliş göstermiştir” dedi. Tarım-GFE’nin Ekim ayında yıllık yüzde 33,66 arttığını kaydeden Çandır, “Bu yıllık rakam, son 10 yılın Ekim ayları ortalamasının (34,22) altında kalmıştır. Son 7 ayda ise Ağustos ayı hariç yükseliş gösteren yıllık enflasyon Ekim ayında ortalama altı artmıştır. TÜİK tarafından Ekim ayı için açıklanan tarımsal girdi fiyatları maliyetleri enflasyonu, 10 yıllık Ekim ayı ortalamalarına göre aylıkta ve yıllıkta ortalamanın altında artış göstermiştir” değerlendirmesinde bulundu. EKİM’DE EN YÜKSEK ARTIŞ VETERİNER HİZMETLERİNDE Ekim ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerine bakıldığında, tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 2,12, yıllık yüzde 34,79 artış olduğunu belirten Çandır, “Ekim ayları itibariyle bu rakamlar, aylıkta ve yıllıkta 2022 yılından sonraki en yüksek rakamlar olmuştur” dedi. Çandır, Ekim ayı Tarım-GFE’nin aylıkta tohumda yüzde 4,71, enerjide yüzde 0,09, gübrede yüzde -0,60, ilaçta yüzde 2,26, veteriner hizmetlerinde yüzde 5,61, yemde yüzde 3,19 ve diğer kalemlerde ise yüzde 0,51 değişim gösterdiğini kaydederken, yıllık ise tohumda yüzde 36,86, enerjide yüzde 22,30, gübrede yüzde 47,39, ilaçta yüzde 18,91, veteriner hizmetlerinde yüzde 64,33, yemde yüzde 35,53 ve diğer kalemlerde ise yüzde 38.69 artış olduğunu belirtti. Çandır, “Tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında ise aylık yüzde 1,57 ve yıllık yüzde 27,19’luk artış ilan edilmiştir” dedi. ÜRETİCİ LEHİNE SEYREDİYOR TÜİK tarafından Ekim ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin, aylık yüzde 4 arttığını, bu rakamın 10 yıllık Ekim ortalamasının (2,56) üzerinde olduğuna dikkat çeken Çandır, yıllıkta ise yüzde 45,40 ile 10 yıllık ortalamanın (25,29) üzerinde ilan edildiğini kaydetti. Çandır, “Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim, genel olarak üretici aleyhine seyretmiştir. Ancak Mayıs, Haziran ve Eylül aylarında olduğu gibi Ekim ayında da üretici lehine gerçekleşmeler ilan edilmiştir. Bu 4 ay dışında yıllık gerçekleşmeler üretici aleyhinde olmaya devam etmiştir” dedi. Yurtiçi ve yurtdışı üretici enflasyonlarının tarım sektörünü dolaylı olarak etkilediğini belirten Çandır, yurtdışı üretici enflasyonu YD-ÜFE’nin Ekim’de aylık yüzde 0,90 ve yıllık yüzde 28,75 arttığını kaydetti. Yurtiçi üretici enflasyonu Yİ-ÜFE’nin aylık yüzde 1,63 ve yıllık yüzde 27 arttığını kaydeden Çandır, “Üretici düzeyindeki gıda kalemi ise aylık yüzde 2,87 ve yıllık yüzde 35,73 artmıştı. Bu durum, Ekim ayında da tarıma dayalı imalat sanayiindeki enflasyonun, tarımdan daha yüksek seyrettiğini göstermektedir” dedi. MANŞET ENFLASYON YÜKSEK Ekim ayında üretici kesimdeki bu enflasyonlara karşılık tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 2,55 ve yıllık yüzde 32,87 arttığına dikkat çeken Ali Çandır, “Son 20 yıllık Ekim ayı ortalamalarının aylıkta yüzde 2,24 ve yıllıkta yüzde 18,53 olduğu hatırlanırsa manşet enflasyonun hala ne kadar yüksek seyrettiği daha iyi anlaşılır” dedi. MAKAS DARALDI Tüketici gıda enflasyonunun Ekim ayında aylık yüzde 3,41, yıllık yüzde 34,87 arttığını belirten Başkan Ali Çandır, “İşlenmemiş gıda enflasyonu ise Ekim’de aylık yüzde 4,52 ve yıllık yüzde 34,66 düzeyinde ilan edilmişti. Yaş meyve sebze enflasyonu ise aylık yüzde 5,49, yıllık yüzde 35,84 artmıştır. Tüketici taraftaki bu rakamlar, üreticilerin maruz kaldığı yıllık enflasyon civarında bir tüketici enflasyonu olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla aradaki makas daralmaya başlamıştır. Yani yıllık olarak yüzde 33,66 düzeyindeki tarımsal girdi maliyet artışına karşılık yüzde 45,40’lık tarım üretici fiyat artışı ve yüzde 32,87’lik tüketici fiyat artışı söz konusu olmuştur. Ekim ayında tarımsal üreticiler, aylıkta ve yıllıkta lehte rakamlarla

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.