Hava Durumu

#Veteriner Hekim

Kırsal Haber - Veteriner Hekim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veteriner Hekim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim" Projesi Umut Olmaya Devam Ediyor Haber

"Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim" Projesi Umut Olmaya Devam Ediyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı desteklemek, hayvancılıkla uğraşan yetiştiricilerin üretim kapasitesini artırmak ve kırsalda hayvansal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla hayata geçirdiği ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim” projesi, 7. yılında da üreticilere umut olmaya devam ediyor. ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesi büyümeye devam ediyor Proje kapsamında her yıl 60 yetiştiriciye toplam 1.500 adet küçükbaş hayvan desteği sağlanırken, projenin 7. yılıyla birlikte toplam 420 yetiştiriciye ulaşılmış olup 1680 ton yem desteği de sağlanmış olacak. Böylece bugüne kadar yetiştiricilere dağıtılan küçükbaş hayvan sayısı da 10 bin 500’e ulaşacak. Yetiştiricilere teslim edilmeden önce hayvanların sağlık ve bakım süreçleri de titizlikle yürütülüyor. Hayvanların tırnak bakımları ve kırkımları yapılırken, dağıtımın adil ve düzenli şekilde gerçekleştirilebilmesi amacıyla boylamaları da yapılıyor. Hayvanların sağlık kontrolleri ve aşılamaları ise veteriner hekimlerin gözetiminde gerçekleştiriliyor. Böylece yetiştiricilere sağlıklı hayvanların ulaştırılması ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin sürdürülebilir şekilde desteklenmesi hedefleniyor. Büyükşehir Belediyesi, hayvansal üretimin geliştirilmesi ve kırsal kalkınmanın güçlendirilmesine yönelik çalışmalarına devam edecek. Dr. Bebek: “Yıl sonunda 420 yetiştiriciye toplamda 10 bin 500 adet hayvan dağıtmış olacağız” Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Mühendisi Dr. Dilek Tüney Bebek, 7. yılında olan ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesi ile ilgili bilgi vererek, “Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak her yıl 60 yetiştiriciye, toplamda 1.500 adet küçükbaş hayvan dağıtmaktayız. Bu yıl projemizin 7. yılı ve bu yılla beraber 420 yetiştiriciye ulaşıp, toplamda 10 bin 500 adet hayvan dağıtmış olacağız. Hayvanlarımızın tırnak bakımı, kırkımları, adil bir şekilde vatandaşa dağıtılması için boylamaları yapılmaktadır. Ayrıca hayvanlarımızın sağlık kontrolleri ve aşı işlemleri de veteriner hekim gözetiminde yerine getirilmektedir” dedi. ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesi kapsamında 24 adet dişi, 1 adet erkek koyun veya keçi verdiklerini hatırlatan Bebek, “25-45 yaş aralığında, hayvancılıkla uğraşan ve kırsalda ikamet eden vatandaşlarımıza, 24 adet dişi ve 1 adet erkek koyun veya keçi veriyoruz. Bu projeyle kırsalda ikamet eden ve hayvan popülasyonunu artırmak isteyen yetiştiricilerimize ulaşıp onlara destek olarak, kırsalda ikamet etmelerinin devamını sağlıyoruz. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak hem hayvansal hem bitkisel üretimde, kırsalda yaşayan bütün vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Şenay: “Projede, aşılama ve koruyucu hekimlik boyutunda görev üstleniyoruz” Mersin Veteriner Hekimler Odası Başkanı Bektaş Şenay, ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesinde aşılama ve koruyucu hekimlik boyutunda görev üstlendiklerini belirtti. Şenay, yapılan aşılama ve sağlık çalışmalarının, hayvanların daha sağlıklı ve verimli yetişmesine katkı sunduğunu ifade ederek, “Hayvanlarımızı daha sağlıklı, daha verimli, daha semiz olarak vatandaşlarımıza verdiğimiz takdirde, sağlıklı bir şekilde büyüyor ve ürüyorlar. Bu sayede vatandaşlarımıza da her yönden destek verilmiş olunuyor” ifadelerini kullandı.

Arı Sağlığı Çalıştayı Sonuç Raporu Yayınlandı Haber

Arı Sağlığı Çalıştayı Sonuç Raporu Yayınlandı

Türkiye arıcılığının sürdürülebilir geleceği ve arı sağlığının korunmasına yönelik düzenlenen Arı Sağlığı Çalıştayı’nın Sonuç Raporu yayımlandı. Raporda, Türkiye arıcılığının geleceği için 10 öncelikli adım ortaya konuldu. Arı sağlığı dört başlıkta ele alındı Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği koordinasyonunda; TAGEM, HAYGEM ve GKGM iş birliğiyle Ankara Türkiye Milli Botanik Bahçesi’nde düzenlenen çalıştaya akademisyenler, kamu temsilcileri, veteriner hekimler ve sektör paydaşları katıldı. Çalıştayda arı sağlığı sorunları; hastalıklar ve tedavi yönetimi, pestisitler ve çevresel riskler, arı ürünlerinde kalite ve kalıntı ile eğitim, denetim ve politika başlıkları altında değerlendirildi. Arıcılık için 10 öncelikli adım Çalıştay sonucunda hazırlanan raporda, arı sağlığının “Tek Sağlık” yaklaşımıyla bütüncül olarak ele alınması gerektiği vurgulandı. Raporda öncelikli olarak; • Ulusal Arı Sağlığı Referans Laboratuvarının kurulması, • Dijital Erken Uyarı Sisteminin oluşturulması, • Gezginci arıcılıkta sağlık sertifikasının zorunlu hale getirilmesi, • Varroa için ulusal mücadele programının uygulanması, • Pestisit uygulamalarında arıcı bildirim sisteminin kurulması, • Kalıntısız ürün destek modelinin geliştirilmesi, • Uzman veteriner hekim istihdamının artırılması, • Arıcı eğitim ve sertifikasyon sisteminin oluşturulması, • Arı ürünlerinde ulusal izlenebilirlik sisteminin kurulması, • Ulusal Arı Sağlığı Yönetim Sisteminin oluşturulması önerildi. Hedef sürdürülebilir arıcılık Sonuç raporunda, sağlıklı arı kolonilerinin korunması için hastalıklarla mücadelenin yanı sıra çevresel risklerin azaltılması, gıda güvenliği, eğitim, denetim ve dijital izlenebilirliğin birlikte ele alınması gerektiği belirtildi. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği tarafından yayımlanan raporun, kamu, akademi ve sektör iş birliğiyle Türkiye arıcılığının geleceğine yönelik çalışmalara katkı sağlaması hedefleniyor. Arı Sağlığı Çalıştayı Sonuç Raporu Arı sağlığı ve sürdürülebilir arıcılığa ilişkin detaylı değerlendirmelerin yer aldığı Arı Sağlığı Çalıştayı Sonuç Raporu’na aşağıdaki PDF dosyasından ulaşabilirsiniz. https://tab.org.tr/wp-content/uploads/2026/08/Ari-Sagligi-Calistayi-Sonuc-Raporu.pdf

Koyun ve Keçiler Artık Teknolojiyle Yıkanıp İlaçlanıyor Haber

Koyun ve Keçiler Artık Teknolojiyle Yıkanıp İlaçlanıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, küçükbaş hayvancılığın kalitesini ve hayvan sağlığını artırmak amacıyla yıkama ve ilaçlama hizmetini üreticilerin ayağına götürüyor. Teknolojik makine sayesinde geleneksel yöntemlerle günler süren işlemler dakikalar içinde tamamlanırken, üreticinin zaman ve ilaç maliyeti azalıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin en verimli yerli koyun ve keçi ırklarının yetiştirildiği İzmir’de küçükbaş hayvancılığın kalitesini artırmak amacıyla yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Üreticinin zaman ve maliyet kaybının önüne geçmeyi hedefleyen uygulama kapsamında, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından küçükbaş hayvan yıkama ve ilaçlama makinesi hizmeti başlatıldı. Küçükbaş hayvancılığın verimini önemli ölçüde etkileyen dış parazitlerle mücadele kapsamında sunulan hizmetle, geleneksel yöntemlerle uygulanması giderek zorlaşan koyun ve keçi yıkama işlemi modern teknolojiyle üreticinin ayağına götürülüyor. Koyunların hem kırkım öncesi hem de kırkım sonrası yıkama ve dış parazitlere karşı ilaçlama işlemleri tek seferde ve hızlı bir şekilde gerçekleştiriliyor. Ücretsiz olarak sunulan uygulama sayesinde İzmir’in küçükbaş hayvan varlığının kalitesinin artırılmasına katkı sağlanırken, ekonomik zorluklarla mücadele eden üreticilerin zaman kaybı ve ilaçlama maliyetleri de azaltılıyor. Bergama’da başlayan uygulama, Çeşme’deki üreticilerle devam etti. 360 derece teknolojiyle yıkama ve ilaçlama bir arada Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından temin edilen küçükbaş hayvan yıkama ve ilaçlama makinesi, üzerindeki hareket sensörleri sayesinde içine giren hayvanı algılayarak anında ilaçlı su püskürtüyor ve yıkama işlemini saniyeler içinde tamamlıyor. 360 derece püskürtme modülleriyle çalışan makine, kısa sürede hayvanın tüm yüzeyine ulaşarak hem yıkama hem de ilaçlama işlemini gerçekleştiriyor. Günler süren uygulama dakikalar içinde tamamlanıyor Uygulamadan faydalanmak isteyen küçükbaş hayvan üreticileri, İyi Tarım İzmir mobil uygulaması ve “iyitarim.izmir.bel.tr” internet sitesi üzerinden ücretsiz talep oluşturabiliyor. Talepleri değerlendirerek planlama yapan Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, uzman ekipleriyle birlikte portatif makineyi üreticilerin bulunduğu bölgeye ulaştırarak işlemi veteriner hekim gözetiminde gerçekleştiriyor. Geleneksel yöntemlerle hayvan sayısına bağlı olarak günler sürebilen yıkama ve ilaçlama işlemi, bu uygulama sayesinde dakikalar içinde tamamlanıyor. “Maddi yükü azaltıp iş yükünü ortadan kaldırıyoruz” Uygulama hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Veteriner Hekimi Atakan Kahraman, uygulamanın üreticiye önemli avantajlar sağladığını belirterek, “Eskiden üreticiler hayvanlarını yıkamak için uygun bir alan buluyor, yıkama, kırkım ve ilaçlama işlemlerini ayrı ayrı yapmak zorunda kalıyordu. Bu süreç hem zaman hem de maliyet açısından zorluydu. Yeni makineyle hayvanların yıkama ve ilaçlama işlemlerini tek seferde gerçekleştirerek üreticinin iş yükünü ve ilaç maliyetini azaltıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın halk sağlığına ve hayvansal üretime verdiği önem doğrultusunda, İzmir’de hayvansal üretimin verimliliğini artırmak ve üreticiyi desteklemek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi. Büyükşehir’e teşekkür Çeşme’de küçükbaş üreticiliği yapan Zeki Çam, uygulamanın işlerini kolaylaştırdığını belirterek, “Koyun yıkama, bit ve pireyle mücadelede çok faydalı bir uygulama. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle bu işlem çok daha kolay hale geldi. Daha önce sırt tulumbasıyla ilaçlama yapıyorduk, bu hem zahmetli hem de zor oluyordu. Eskiden koyunları denizde yıkıyorduk ancak artık yıkayacak alan kalmadı. Şimdi bu uygulamayla hayvanlar hem yıkanıp hem de ilaçlanıyor. Önceden sabah götürüp öğlen getiriyor, ardından ilaçlama yapıyorduk; tüm günümüzü alıyordu. Bu hizmet bizim için çok değerli. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz” diye konuştu.

İBB'nin Dört Modern Tesisi Kurban Bayramı İçin Hazır Haber

İBB'nin Dört Modern Tesisi Kurban Bayramı İçin Hazır

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İstanbul’u Kurban Bayramı’na hazırlıyor. Avrupa ve Anadolu yakasında toplam 4 tesiste kurban satış ve kesim hizmeti verecek. İBB tesislerinden hizmet almak isteyenler, kesim işlemleri için kurban alanlarında bulunan ofislerden sıra numarası alabilecek. Ekipler, bayram günlerinde kentte istenmeyen görüntülerin oluşmaması için denetimleri sürdürecek, temizlik çalışmaları da özenle yürütülecek. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Kurban Bayramı’nda vatandaşlara sağlıklı, hijyenik ve modern koşullarda hizmet sunmak amacıyla Avrupa ve Anadolu yakasında toplam 4 tesiste kurban satış ve kesim hizmeti verecek. Bu yıl Alibeyköy–Eyüpsultan, Ferhatpaşa–Ataşehir, Kurnaköy–Pendik ve Paşaköy–Sancaktepe olmak üzere 4 noktada hizmet verilecek. Tesislerde kesimler veteriner hekim kontrolünde, İslami usullere uygun ve hijyenik koşullarda gerçekleştirilecek. 4 MODERN TESİSTE HİZMET VERİLECEK Toplam 5 bin 150 büyükbaş ve 2 bin 200 küçükbaş kurban kapasitesine sahip modern tesislerde, kesim işlemlerinin hızlı ve düzenli şekilde yapılabilmesi için en son teknoloji kullanılacak. Etlerin paketlenmesi için 120 bin adet hijyenik kurban poşeti hazırlandı, tüm kesim ekipmanlarının yıllık bakımları tamamlandı. Tesislerde vatandaşların kullanımına sunulan mescit, lavabo, tuvalet, dinlenme alanları ve mobil büfeler sayesinde konfor da ön planda tutuldu. Olası arızalara karşı teknik ekipler hazır bekletilecek. KURBAN MOBİL UYGULAMASIYLA KOLAY ERİŞİM İBB’ye ait bu tesislerde kurbanlıklarını kestirmek isteyen vatandaşlar, yoğunluğu önlemek amacıyla randevu sistemi üzerinden işlem yapabilecek. İBB tesislerinden hizmet almak isteyenler, kesim işlemleri için kurban alanlarında bulunan ofislerden sıra numarası alabilecek. Ayrıca Kurban Mobil uygulaması ile hem tesisler kolayca bulunabilecek hem de hayvanların küpe bilgileri Tarım ve Orman Bakanlığı verilerinden sorgulanabilecek. IOS ve Android marketlerden ücretsiz indirilebilen uygulama üzerinden İBB tesislerine dair bilgilendirmelere de ulaşılabilecek. İlk kurbanlık hayvanların İstanbul’a girişi 11 Mayıs 2025 tarihinden itibaren başladı. Vatandaşlar, güvenli ve düzenli bir hizmet için İBB’nin modern tesislerini tercih edebilecek.

TVHB'den 2026 Kurban Bayramı Uyarısı: "Sağlıklı Kurban, Güvenli Gıda" Haber

TVHB'den 2026 Kurban Bayramı Uyarısı: "Sağlıklı Kurban, Güvenli Gıda"

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB), 2026 yılı Kurban Bayramı öncesinde halk sağlığı, hayvan refahı ve gıda güvenliği konularında hayati önem taşıyan uyarılarını paylaştı. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, vatandaşları zoonotik hastalıklara ve hijyen kurallarına karşı uyardı. Kurban Bayramı yaklaşırken, kurban ibadetinin bilimsel temelli ve koruyucu hekimlik yaklaşımıyla gerçekleştirilmesi büyük önem taşıyor. TVHB, bu yıl özellikle şap hastalığı riskine ve kesim sonrası et muhafaza yöntemlerine dikkat çekiyor. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''Kurban Bayramı, toplumsal dayanışmanın, paylaşmanın ve yardımlaşmanın en güçlü şekilde hissedildiği müstesna günlerimizdendir. Bu özel günlerin, halk sağlığı, hayvan refahı ve gıda güvenliği açısından da büyük bir hassasiyetle yönetilmesi gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak, geçmiş yıllarda olduğu gibi 2026 yılı Kurban Bayramı sürecinde de vatandaşlarımızın sağlığını önceleyen, bilimsel temelli ve koruyucu hekimlik yaklaşımını esas alan uyarılarımızı kamuoyunun dikkatine sunuyoruz. Kurbanlık Hayvan Seçiminde Nelere Dikkat Edilmeli? Kurban ibadetinin temel şartlarından biri, sağlıklı hayvanların seçilmesidir. Bu kapsamda kurbanlık hayvanların kulak küpesi bulunması, kayıtlı ve izlenebilir olması gerekmektedir. Veteriner sağlık raporu bulunmayan hayvanların satın alınmaması büyük önem taşımaktadır Kurbanlık hayvan seçiminde, özellikle dişi hayvanların damızlık değeri göz önünde bulundurulmalı; gebe veya damızlık niteliği taşıyan dişi hayvanlar kurbanlık olarak tercih edilmemelidir. Bunun yanı sıra tüberküloz, brusella, şarbon, kist hidatik (ekinokokkoz) ve tenya gibi zoonotik hastalıkların hayvanlardan insanlara bulaşabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle çok zayıf(kaşetik), güçlükle hareket eden, kabarık veya mat tüylü, yüksek ateşli, öksüren, burun ucu kuru olan, solunum güçlüğü çeken ya da ağız, burun, göz, kulak ve anüs gibi doğal açıklıklarından akıntı gelen hayvanların kurbanlık olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir. Şap Hastalığı ve Hayvan Hareketleri Son yıllarda ülkemizde görülen şap hastalığı vakaları, hayvan hareketlerinin kontrol altına alınmasının ve resmi denetimlerin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Şap hastalığı son derece bulaşıcı olup hem hayvan sağlığını hem de hayvansal üretimi ciddi şekilde tehdit etmektedir. Bu nedenle özellikle şap hastalığından ari bölgelere kaçak hayvan girişlerine karşı dikkatli olunmalı, yalnızca resmi satış yerlerinden ve denetimden geçmiş hayvanlar tercih edilmelidir. 2026 yılı itibarıyla, önceki dönemlerde yaşanan şap vakalarının oluşturduğu riskler dikkate alınarak kurbanlık hayvanların il içi ve iller arası sevklerinde veteriner sağlık raporu zorunluluğunun titizlikle uygulanması gerekmektedir. Hayvan pazarlarında dezenfeksiyon uygulamalarının artırılması, giriş ve çıkışların kontrol altında tutulması büyük önem arz etmektedir. Şüpheli hastalık belirtileri gösteren hayvanların derhal izole edilmesi ve ilgili resmi otoritelere bildirilmesi gerekmektedir. Ayrıca kurban kesim alanlarında biyogüvenlik kurallarının eksiksiz uygulanması zorunludur. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından da ifade edildiği üzere, hayvan hareketlerinin kontrol altına alınması kapsamında yol kontrol ve denetim noktalarında faaliyet gösteren Veteriner Yol Kontrol ve Denetim İstasyonlarından hayvan taşıyan araçların geçişinin sağlanması, sevk belgelerinin titizlikle incelenmesi ve belgesiz hayvan nakillerinin engellenmesi bulaşıcı hayvan hastalıklarının yayılımının önlenmesi açısından kritik önem arz etmektedir. Hijyenik Kesim ve Gıda Güvenliği Kurban kesimlerinin belediyeler tarafından belirlenen ruhsatlı kesim alanlarında, veteriner hekim kontrolünde ve hijyen kurallarına uygun şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Sokak aralarında ve kontrolsüz ortamlarda yapılan kesimler çevre kirliliğine yol açmakta, zoonotik hastalıkların yayılmasına neden olmakta ve toplum sağlığını ciddi şekilde tehlikeye atmaktadır. Unutulmamalıdır ki bazı hastalıklar hayvanlarda belirgin klinik bulgular oluştururken, bazıları herhangi bir belirti vermeksizin seyredebilmektedir. Bu nedenle kesim öncesi ve sonrasında hayvanların, elde edilen etin ve iç organların veteriner hekim kontrolünden geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Sağlıklı görünen bir hayvandan elde edilen etler dahi hijyen kurallarına uyulmadığı takdirde; deri, bağırsak içeriği, kesim ekipmanları veya temas eden yüzeyler aracılığıyla kontamine olabilmektedir. Kurban ibadetinin özünde merhamet ve saygı bulunmaktadır. Bu çerçevede hayvanların kesim öncesinde uzun süre aç ve susuz bırakılması, eziyet edilmemesi, uygun olmayan yöntemlerle taşınmaması ve bağlanmaması gerekmektedir. Kesim işleminin ehil kişiler tarafından, hayvanın acı çekmesini en aza indirecek şekilde gerçekleştirilmesi esastır. Kurban Eti Nasıl Saklanmalı? Kurban etlerinin sağlıklı tüketimi için etlerin kesim sonrası hemen tüketilmemesi, kas yapısının olgunlaşabilmesi amacıyla en az 12-24 saat uygun koşullarda dinlendirilmesi gerekmektedir. Kesim sonrası elde edilen etlerin serin, temiz ve hava akımı bulunan ortamlarda bekletilmesi; ardından tüketim süresine göre uygun şekilde muhafaza edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bir hafta içerisinde tüketilecek etlerin buzdolabı koşullarında (+4°C’de), daha uzun süre muhafaza edilecek etlerin ise uygun porsiyonlara ayrılarak derin dondurucuda saklanması gerekmektedir. Dondurulan etlerin çözündürülüp yeniden dondurulması hem gıda güvenliği açısından risk oluşturmakta hem de et kalitesini olumsuz etkilemektedir. Kesim ve parçalama işlemlerinde kullanılan ekipmanların hijyenine azami dikkat gösterilmeli; özellikle hayvanın deri yüzeyine temas eden bıçakların et yüzeyine doğrudan temas ettirilmemesi için mümkünse ayrı bıçaklar kullanılmalıdır. Çiğ et ile temas eden yüzeyler, ekipmanlar ve eller uygun şekilde temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir. Hijyen kurallarına uyulmaması durumunda etler; deri, bağırsak içeriği, kesim ekipmanları veya temas eden yüzeyler aracılığıyla kolaylıkla kontamine olabilmekte ve bu durum gıda kaynaklı hastalık riskini artırmaktadır. Çevre Sağlığı ve Atık Yönetimi Kurban kesimi sırasında ortaya çıkan atıkların usulüne uygun şekilde bertaraf edilmemesi, hastalık etkenlerinin çevrede yayılmasına ve insan-hayvan-çevre sağlığını tehdit eden bir döngünün oluşmasına neden olmaktadır. Tüketime uygun olmayan organ ve dokuların çevreye gelişigüzel atılması veya hayvanlara verilmesi, hastalıkların yayılımını artırmaktadır. Bu nedenle atıkların yetkili kurumlarca belirlenen yöntemlerle imha edilmesi gerekmektedir. Kırsal alanlarda kesim yapılması durumunda ise atıkların, diğer hayvanların ulaşamayacağı derinlikte çukurlara gömülmesi ve üzerlerinin kireçlenmesi uygun bir yöntem olarak değerlendirilmektedir. Kurban derileri milli bir değer olup ekonomik açıdan da önem taşımaktadır. Bu nedenle derinin yüzülmesi sırasında kesik ve zedelenmelerden kaçınılmalı, yüzülen deriler yıkanmamalı ve kesimi takiben en kısa sürede uygun şekilde tuzlanarak muhafaza edilmelidir. Derilerin serin ve kuru ortamlarda saklanması, hem ekonomik kayıpların önlenmesi hem de halk sağlığı açısından önem arz etmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği ve 72 Bölge ve İl Veteriner Hekimleri Odamız, Kurban Bayramı süresince hayvan pazarlarında, kesim alanlarında ve denetim süreçlerinde aktif olarak görev almakta; halk sağlığının korunması adına çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Vatandaşlarımızın, resmi kurumların ve veteriner hekimlerin uyarılarını dikkate alması sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir bayram geçirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak, tüm İslam âleminin Kurban Bayramı’nı kutluyor; sağlıklı, güvenli ve bilinçli bir bayram süreci temenni ediyoruz.''

Kurbanlık Seçiminde Altın Kurallar: Sağlıklı ve Uygun Hayvan Nasıl Anlaşılır? Haber

Kurbanlık Seçiminde Altın Kurallar: Sağlıklı ve Uygun Hayvan Nasıl Anlaşılır?

Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, ibadetlerini eksiksiz ve sağlıklı bir şekilde yerine getirmek isteyen vatandaşlar için uzman uyarısı geldi. Kars Veteriner Hekimleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Ödül, kurbanlık hayvan seçiminde dikkat edilmesi gereken kritik hususları açıklayarak, veteriner hekim kontrolünün önemine vurgu yaptı. ​Kurbanlık Hayvanda Yaş ve Tür Kriteri ​Kurban ibadetinin dini ve sağlık şartlarına uygun olması için hayvanın belirli bir olgunluğa erişmiş olması gerekiyor. Başkan Ercan Ödül’ün belirttiği kriterlere göre: ​Koyun ve keçilerin en az bir yaşını tamamlamış olması gerekmektedir. ​Sığır ve mandaların ise iki yaşını doldurmuş olması şarttır. ​Pratik Yaş Tayini: Hayvanın yaşını anlamanın en kesin yolu ön dişlerini kontrol etmektir. Sığır ve mandalarda, alt çenedeki ön orta iki kalıcı dişin çıkmış olması, hayvanın iki yaşını doldurduğunu gösterir. ​"TarımCebimde" Uygulaması ile Küpe Sorgulama ​Vatandaşların satın alacakları hayvanın geçmişine dair bilgilere teknoloji yardımıyla ulaşabileceğini hatırlatan Ödül, şu bilgileri paylaştı: ​Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından geliştirilen “TarımCebimde” mobil uygulaması üzerinden “Küpe Sorgulama” yapılabilmektedir. ​Uygulama sayesinde hayvanın yaşı, ırkı, cinsiyeti ve aşılama bilgileri anlık olarak görüntülenebilmektedir. ​Küpesiz hayvanlar kayıt dışı olduğu ve sağlık taramalarından geçmediği için kesinlikle tercih edilmemelidir. ​Sağlıklı Kurbanlık Nasıl Anlaşılır? (10 Kritik Belirti) ​Kurbanlık alırken hayvanın dış görünüşü, sağlığı hakkında önemli ipuçları verir. Başkan Ödül, hastalık belirtisi sayılabilecek ve kurbanlık olarak satın alınmaması gereken hayvanların özelliklerini şöyle sıraladı: ​Halsizlik ve İştahsızlık: Çok zayıf, iştahsız ve yem yemeyen hayvanlar. ​Hareket Güçlüğü: Güçlükle hareket eden, topallayan veya ayağa kalkmakta zorlananlar. ​Tüy Yapısı: Tüyleri mat, kabarık ve karışık olanlar. ​Akıntılar: Ağız, burun, kulak ve anüs gibi doğal açıklıklardan iltihaplı akıntı gelenler. ​Solunum Sorunları: Öksüren, güç veya sesli nefes alanlar. ​Vücut Isısı: Vücut ısısı yüksek veya burun ucu kuru olanlar. ​Yaralar: Vücudunda iltihaplı yarası bulunanlar. ​Sindirim: Sulu dışkısı (ishal) olan veya geviş getirmeyen hayvanlar. ​Bakışlar: Bakışları canlı olmayan, çevreye karşı aşırı tepkili ya da çok duyarsız olanlar. ​Üreme Durumu: Gebe olan veya yeni doğum yapmış hayvanlar kurbanlık olarak seçilmemelidir. ​Zoonotik Hastalıklara Karşı Veteriner Denetimi Şart ​Hayvanlardan insanlara geçebilen zoonotik hastalıkların (tüberküloz, şarbon, brusella vb.) ciddi risk taşıdığını belirten Ercan Ödül, "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, insanlardaki patojenlerin 815’i hayvan kaynaklıdır. Bu nedenle kesimin veteriner hekim nezaretinde yapılması hayati önem taşır," dedi. ​Kesim Sonrası Vatandaşın Sorumluluğu ​İbadet tamamlandıktan sonra kayıt sisteminin güncel kalması için vatandaşlara önemli bir görev düşüyor: ​Kesilen hayvanların kulak küpeleri ve pasaportları, kesim tarihinden itibaren yedi gün içinde en yakın İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne teslim edilmelidir. ​Başka illerden sevk edilen hayvanlarda mutlaka Veteriner Sağlık Raporu kontrol edilmelidir. ​Başkan Ödül, Kars Veteriner Hekimleri Odası olarak vatandaşların sağlıklı bir bayram geçirmesi için her aşamada yanlarında olduklarını belirterek açıklamalarını tamamladı.

Yüzde 50 Hibeli Damızlık Koç Desteği ile Verim İkiye Katlandı! Haber

Yüzde 50 Hibeli Damızlık Koç Desteği ile Verim İkiye Katlandı!

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla başlattığı "Damızlık Koç Desteği Projesi" ile üreticilerin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Toplamda 392 koçun teslim edildiği projeyle hem et verimi arttı hem de yem maliyetleri %25 düştü. ​Kocaeli Üreticisine Karacabey Merinosu Desteği ​Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın öncülüğünde sürdürülebilir tarım ve hayvancılık hamleleri hız kesmiyor. 2024 yılında başlatılan ve üç yıldır aralıksız devam eden %50 hibeli damızlık koç desteği kapsamında, Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü’nde yetiştirilen yüksek verimli Karacabey Merinos ırkı koçlar kura ile sahiplerini buldu. ​Kullar Distilasyon Merkezi’nde düzenlenen törenle, bugüne kadar toplamda 392 damızlık koç üreticilere teslim edilerek yaklaşık 7 milyon 150 bin TL’lik kaynak kırsala aktarıldı. ​Yem Maliyetleri Düştü, İkizlik Oranı Arttı ​Projenin hayvancılık ekonomisine katkısı rakamlara da yansıdı. Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı yüksek kaliteli damızlıklar sayesinde: ​İkizlik Oranı: Kuzuların doğumunda ikizlik oranı %75-80 seviyelerine çıktı. ​Maliyet Tasarrufu: Beslenme sürelerinin kısalmasıyla üreticilerin yem maliyetleri %25 oranında azaldı. ​Karkas Ağırlığı: Erkek kuzuların karkas et ağırlığında belirgin bir artış gözlemlendi. ​"Üreticinin Ayağına Hizmet Geldi" ​Kocaeli Damızlık Koyun Keçi Birliği Başkanı Mustafa Çakır, projenin stratejik önemine değinerek; "Eskiden damızlık koç için Bandırma veya Karacabey’e gitmek zorundaydık. Büyükşehir Belediyemiz bu hizmeti ayağımıza getirerek üreticiye ilaç gibi geldi" ifadelerini kullandı. ​Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Uğur Şahin ise yaptığı konuşmada, Kocaeli’de hayvancılığın güçlenmesi için teknik desteklerin ve hibe projelerinin artarak devam edeceğini vurguladı. ​Veteriner Hekim Gözetiminde Sürdürülebilir Hayvancılık ​Proje sadece hayvan dağıtımıyla sınırlı kalmıyor. Büyükşehir bünyesindeki veteriner hekimler, dağıtılan sürülerin takibini yaparak teknik destek sunuyor. Bu sayede işletmeler daha profesyonel hale gelirken, Kocaeli genelinde hayvancılığın kalitesi ve verimliliği güvence altına alınıyor.

Büyükbaş Hayvan Ölümleri Endişe Yaratıyor! Haber

Büyükbaş Hayvan Ölümleri Endişe Yaratıyor!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'nin üç farklı ilinde görülen büyükbaş kuduz vakalarına dikkat çekerek acil önlem çağrısında bulundu. Mardin, Sivas ve Şanlıurfa’da tespit edilen vakalarda ölüm oranının %75 olması, hayvancılık sektörü ve toplum sağlığı için ciddi bir tehdit olarak değerlendiriliyor. ​Kuduz Vakaları Yeniden Hortladı: 4 Vakadan 3’ü Ölümle Sonuçlandı ​Türkiye’de hayvancılığın en büyük sorunlarından biri olan zoonotik hastalıklar, bu kez kuduz vakalarıyla gündemde. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı verilerine dayanarak korkutan tabloyu açıkladı. ​Resmi verilere göre; Mardin (Ömerli), Sivas (Gürün) ve Şanlıurfa (Haliliye) illerinde yerli sığırlarda kuduz vakaları tespit edildi. Toplam 4 vakadan 3’ünün ölümle sonuçlanması, hastalığın vahametini gözler önüne serdi. ​İllere Göre Kuduz Bilançosu: ​Mardin Ömerli: 1 vaka, 1 ölüm.​Sivas Gürün: 2 vaka; 1 ölüm, 1 imha (35 hayvan aşılandı).​Şanlıurfa Haliliye: 1 vaka, 1 ölüm (2 hayvan aşılandı).​"Ortadan Kalktı Denilen Hastalık Geri Döndü" ​Büyükbaş hayvanlarda kuduzun daha önce "kontrol altına alınmış veya ortadan kaldırılmış" statüsünde görüldüğünü hatırlatan Gürer, vakaların yeniden ortaya çıkmasının ciddi bir uyarı olduğunu belirtti. Hastalığın özellikle yaban hayatı ile temas sonucu bulaştığı şüphesi üzerinde duruluyor. ​Gürer, kırsal bölgelerde teşhis ve tedavide geç kalınmasının hastalığın yayılma riskini artırdığını vurgulayarak, "Aşılama bu bağlamda tek ve en önemli çözüm yoludur" dedi. ​Şap Hastalığından Ders Çıkarılmalı ​Yakın dönemde 81 ilde hayvan pazarlarının kapanmasına neden olan şap hastalığı krizini hatırlatan Ömer Fethi Gürer, hükümete şu sözlerle seslendi: ​"Şap hastalığında aşılamada geç kalındı ve bunun bedelini besicimiz, süt ve et üreticimiz ağır ödedi. Kuduzda da aynı hatalar yapılmamalıdır. Hayvan hastalıklarında bulaş sonrası çare daralıyor; asıl olan hastalık yayılmadan önlem almaktır." ​Çözüm Önerileri: Veteriner Hekim İstihdamı ve Sıkı Denetim ​Hayvancılığın sürdürülebilirliği için zoonotik hastalıklarla (hayvandan insana geçen) mücadelenin şart olduğunu ifade eden Gürer, acil önlem planını şu maddelerle özetledi: ​Yaygın Aşılama: Tüm riskli bölgelerde aşılama çalışmaları hız kesmeden devam etmeli.​Veteriner Hekim Ataması: Kamuda yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmeli ve hekimler sürekli sahada aktif görev yapmalı.​Yaban Hayatı Kontrolü: Yaban hayvanlarından kaynaklı bulaş riski sıkı denetim altına alınmalı.​Karantina ve Hareket Kısıtı: Hayvan hareketleri ve karantina süreçleri titizlikle izlenmeli. ​"Gecikilen her gün risk" diyen Gürer, tablonun bir krize dönüşmeden müdahale edilmesi gerektiğini belirterek yetkilileri göreve çağırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.