Hava Durumu

#Veteriner Hekim

Kırsal Haber - Veteriner Hekim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veteriner Hekim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hayvancılık İşletmelerinde 5 Sınıflı Dönem Haber

Hayvancılık İşletmelerinde 5 Sınıflı Dönem

Tarım ve Orman Bakanlığının yeni yönetmeliğiyle sığır, manda, koyun ve keçi yetiştiriciliği yapan işletmeler A, B, C, D ve E olmak üzere beş sınıfa ayrılacak. Mevcut işletmeler bir yıl içinde sınıflandırılacak, denetimlerde tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için ise 30 gün süre verilecek. Hayvancılık işletmelerinin fiziki altyapı ve biyogüvenlik şartlarını esas alan yeni sınıflandırma sistemi yürürlüğe girdi. Hayvancılık İşletmelerinin Sınıflandırılmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında işletmeler, belirlenen asgari koşulları karşılama durumlarına göre A’dan E’ye kadar sınıflandırılacak. Tarım ve Orman Bakanlığı veri tabanına kayıtlı sığır, manda, koyun ve keçi yetiştiriciliği yapılan işletmeler, il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerince yerinde incelenecek. Yapılan değerlendirme sonucunda belirlenen işletme sınıfı Bakanlık veri tabanına kaydedilecek ve işletmeye ait belgelerde sınıflandırma harfine yer verilecek. İşletmelerin sınıfını hangi şartlar belirleyecek? Yönetmelikte sınıflandırma, işletmelerin fiziki altyapısı ve biyogüvenlik koşulları üzerinden kademeli olarak düzenlendi. Her sınıfta, bir önceki sınıf için aranan şartlara ek koşullar getirildi. D sınıfı, işletmeler için belirlenen asgari fiziki ve hijyenik şartları içerirken bu koşulları karşılayamayan işletmeler E sınıfında değerlendirilecek. C, B ve A sınıflarına geçildikçe altyapı, hayvan sağlığı, biyogüvenlik ve kayıt sistemlerine ilişkin yükümlülükler genişleyecek. D sınıfı: Temel altyapı ve hijyen koşulları D sınıfındaki işletmelerde hayvancılık faaliyetinin bağımsız ve sınırları belirli bir alanda yürütülmesi gerekiyor. Hayvan bakımında kullanılan ekipmanların düzenli dezenfekte edilmesi ve başka işletmelerle paylaşılmaması da şartlar arasında bulunuyor. İşletmelerde yem depolama alanı, temizlenebilir yemlik ve suluk, aydınlatma gereçleri ve hayvan refahını sağlayacak asgari havalandırma yapıları bulunması gerekiyor. Hayvanların bulunduğu alana girecek kişilerin ayakkabılarını dezenfekte edebilecek düzeneklerin de kurulması öngörülüyor. Koyun ve keçi yetiştirilen işletmelerde koç veya teke bölmesi ile kuzu veya oğlak bölmesi aranıyor. C sınıfı: Atık yönetimi ve hayvan kontrol ekipmanları C sınıfı işletmelerin D sınıfındaki şartları karşılamasının yanı sıra hayvan girişini engelleyecek şekilde çit, duvar veya benzeri malzemelerle çevrilmesi gerekiyor. Bu sınıfta otomatik suluk, aşı yolu veya kilit sistemi, canlı hayvan kantarı ve sabit ya da hareketli rampa bulunması öngörülüyor. Sığır ve manda yetiştirilen işletmelerde hayvanların güvenli biçimde sabitlenmesini sağlayan zapturapt ünitesi de aranıyor. Hayvansal atıklar dâhil işletmede oluşan atıkların ilgili mevzuata uygun şekilde toplanması ve yönetilmesi, veteriner sağlık ürünlerinin uygun koşullarda muhafaza edilmesi ve kemirgenlerle mücadele düzeneklerinin bulundurulması da C sınıfının koşulları arasında yer alıyor. B sınıfı: Hastalıktan ari olma ve sıkı biyogüvenlik B sınıfındaki işletmelerin, C sınıfı için belirlenen koşullara ek olarak Bakanlıkça belirlenen hastalıklardan ari olduğunu gösteren sağlık sertifikasına sahip olması gerekiyor. İşletmeye giren araç ve ziyaretçilerin kayıt altına alınması, kontrolsüz giriş çıkışların engellenmesi ve araçların giriş-çıkışlarında temizlenip dezenfekte edilmesi öngörülüyor. Hayvanların bulunduğu alanlarda el ve ayak dezenfeksiyonu ile koruyucu kıyafet kullanımına yönelik düzenekler de bulunmalı. Yeni getirilen hayvanların diğerlerinden ayrı tutulacağı karantina alanı, doğumhane ve buzağı bölmesi veya kulübesi gibi düzenlemelerin yanı sıra jeneratör ya da alternatif güç kaynağı da bu sınıfın şartları arasında bulunuyor. Sütü piyasaya arz eden işletmelerde sağım sistemi ve süt soğutma tankı aranıyor. Koyun ve keçi yetiştirilen işletmelerde ise ayak banyosu, kırkım odası ve antiparaziter uygulama ünitesi bulunması gerekiyor. Mera kullanan işletmelerin sürüye özel tahsis edilmiş meraları kullanması ve göçer hayvancılık yapmaması şartı da getiriliyor. A sınıfı: Veteriner hekim ve bilgisayar destekli sürü yönetimi A sınıfı işletmelerin B sınıfındaki bütün şartları karşılaması ve bunlara ek olarak daha kapsamlı biyogüvenlik ve kayıt sistemlerine sahip olması gerekiyor. İşletmede veteriner hekim çalıştırılması, hayvan sağlığı hizmetlerinin veteriner hekimin veya sorumluluğundaki yardımcı sağlık personelinin kontrolünde yürütülmesi ve veteriner tıbbi ürün temin izninin bulunması öngörülüyor. Araç giriş ve çıkışları için dezenfeksiyon tüneli, ziyaretçiler için dezenfeksiyon kabini, tüm bölümlere yönelik biyogüvenlik prosedürleri ve yazılı atık yönetim planı bu sınıfın şartları arasında yer alıyor. Vektörle mücadele planı, acil durum planı, sağım hijyeni talimatları ve işletmenin yerleşim haritası da hazırlanması gereken unsurlar arasında bulunuyor. Ayrıca hayvanların kimlik ve soy bilgileri ile sağlık, üreme, besleme ve verim kayıtlarının tutulduğu, raporlandığı, depolandığı ve yedeklendiği bilgisayar destekli sürü yönetim sisteminin bulunması gerekiyor. E sınıfı: Asgari şartları karşılamayan işletmeler D sınıfı için belirlenen asgari koşulları sağlayamayan işletmeler E sınıfına dâhil edilecek. Böylece sınıflandırma sisteminin en alt kategorisini, yönetmelikte belirtilen temel fiziki ve biyogüvenlik şartlarını karşılamayan tesisler oluşturacak. Eksiklikler için 30 gün süre verilecek Yönetmelik, işletmelerin sınıflarına ilişkin denetim ve güncelleme sürecini de düzenliyor. İl ve ilçe tarım ve orman müdürlükleri, gerekli gördükleri durumlarda işletmeleri fiziki altyapı ve biyogüvenlik koşulları yönünden denetleyebilecek. Denetim sırasında mevcut sınıfının şartlarını karşılamadığı belirlenen işletmelerde eksiklikler tutanak altına alınacak ve bunların giderilmesi için 30 gün süre verilecek. Belirtilen süre içinde eksikliklerini gidermeyen işletmeler, şartlarını sağladıkları en yüksek sınıfa dâhil edilecek. İşletmenin sınıfı değiştiğinde Bakanlık veri tabanındaki kayıtları da güncellenecek. Mevcut işletmeler bir yıl içinde sınıflandırılacak Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte Bakanlık veri tabanına kayıtlı ve faal olan hayvancılık işletmelerinin bir yıl içinde sınıflandırılması öngörülüyor. Yönetmelik yayımlanmadan önce kurulmuş ve Bakanlık veri tabanına kayıtlı olduğu hâlde faaliyetlerine ara vermiş veya faaliyetlerini sonlandırmış işletmeler ise yeniden faaliyete başladıklarında sınıflandırılacak. İşletmelerin fiziki altyapı ve biyogüvenlik koşullarında sonradan değişiklik meydana gelmesi durumunda, işletme sahibinin veya işletmecinin başvurusu üzerine yerinde inceleme yapılabilecek ve sınıf yeniden belirlenecek. Yeni düzenlemeyle hayvancılık işletmelerinin altyapı ve biyogüvenlik koşulları ortak kriterler üzerinden değerlendirilecek; sınıflandırma bilgileri Bakanlık veri tabanına işlenerek işletme kayıtlarında yer alacak.

Şebinkarahisar Hayvan Pazarında Sıkı Denetim Haber

Şebinkarahisar Hayvan Pazarında Sıkı Denetim

Çevre illerde görülen hayvan hastalıklarına karşı alınan tedbirler ve artan hayvan hareketi yoğunluğu nedeniyle Şebinkarahisar Hayvan Pazarı'nda denetimler en üst seviyeye çıkarıldı. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından pazar yerinde kapsamlı sağlık ve güvenlik kontrolleri gerçekleştiriliyor. ​4 Ekim Pazar Pazarında Kapsamlı Güvenlik Önlemleri ​04.10.2026 tarihinde kurulan pazarda; İl Müdür Yardımcısı Mehmet Fatih Şahin, Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Yunus Emre Aydoğdu ve Şebinkarahisar İlçe Müdürü Halil Üğüden koordinesinde yürütülen çalışmalar dikkat çekti. İl ve İlçe Müdürlüğü ekiplerinin yanı sıra Şebinkarahisar Belediyesi ve İlçe Emniyet Müdürlüğü de denetimlere destek verdi. ​Hayvan Pazarında Alınan Başlıca Tedbirler: ​Veteriner Hekim Takviyesi: Olası yoğunluğun önüne geçmek ve kontrolleri hızlandırmak amacıyla pazarda görev yapan resmi veteriner hekim sayısı artırıldı. ​Titiz Dezenfeksiyon: Hayvan pazarına giriş ve çıkış yapan tüm araçlar, hastalık riskine karşı dezenfeksiyon işlemlerinden geçirildi. ​Sağlık ve Belge Kontrolü: Pazara getirilen tüm hayvanlar veteriner hekimler tarafından sağlık taramasından geçirilerek küpe, pasaport, nakil belgesi ve veteriner sağlık raporları detaylı şekilde incelendi. ​Kaçak Girişlere Geçit Yok: Kurallara uymayan, küpesiz ve resmi belgeleri bulunmayan hayvanların pazara girişine kesinlikle izin verilmedi. ​Hayvan Hastalıklarına Karşı Denetimler Sürecek ​Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, hayvan hareketliliğine bağlı olarak ortaya çıkabilecek olası hayvan hastalıkları riskini sıfıra indirmek amacıyla denetimlerin aralıksız bir şekilde devam edeceğini vurguladı.

Çocukluk Hayalleriyle İzmir Tarımına Güç Oluyorlar Haber

Çocukluk Hayalleriyle İzmir Tarımına Güç Oluyorlar

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesindeki saha ekipleri, ailelerinden aldıkları ilhamla İzmirli üreticinin derdine derman oluyor. Küçük yaşlardan itibaren tarım ve hayvancılıkla iç içe büyüyen personel, Büyükşehir Belediyesi çatısı altında gece gündüz demeden çocukluk hayallerini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve üretimin her aşamasında çiftçilerin yanında yer almak amacıyla uzman kadrosuyla sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan ekipler, yalnızca projeleri hayata geçirmekle kalmıyor; çocukluk hayallerini, mesleklerine duydukları tutkuyu ve üreticiye olan saygılarını da sahaya yansıtıyor. Teknik personelden veteriner hekimlere, ziraat mühendislerinden saha görevlilerine kadar tüm ekip, İzmir tarımını daha güçlü ve sürdürülebilir kılmak için özveriyle çalışıyor. Çocukluk Hayali Olan Mesleğiyle Üreticinin Yanında Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığında görev yapan Veteriner Hekim Atakan Kahraman, mesleğine olan tutkusunu şu sözlerle dile getiriyor: "Benim için bu meslek sonradan seçilmiş bir yol değil. Çocukluğumdan beri hayvanların içindeydim; küçüklüğümden beri hep 'Veteriner olacağım.' diyordum. Çünkü onların dili yok ama dertleri var; o dertleri anlayabilmek beni her zaman çok etkiledi. Bir üreticiyle konuşurken aslında sadece bir hastalığı ya da tıbbi bir uygulamayı anlatmıyorsunuz, onun emeğini korumaya çalışıyorsunuz. Çünkü o hayvan, üreticinin geçimi ve umududur. Bazen üreticilerimiz 'Hocam, biz bunu yıllardır yanlış yapıyormuşuz.' diyor. O an durup düşünüyorsunuz; küçücük bir bilginin, doğru bir dokunuşun ne kadar büyük bir fark yarattığını görünce 'İyi ki buradayım.' diyorsunuz." "Üretici 'İyi ki Geldiniz' Dediğinde Bütün Yorgunluk Gidiyor" Çocukluk yıllarından itibaren annesinin mesleğinden ilham alarak çiftçilerin yardımına koşan Ziraat Yüksek Mühendisi Şevval Kahramanoğlu Tümer, sahadaki deneyimlerini şöyle aktarıyor: "Benim için sahada olmak bir görevden çok daha fazlası. Çocukken annem Köy Hizmetlerinde çalışıyordu; okuldan çıkar çıkmaz onun yanına gider, mühendislerin çalışmalarını izlerdim. O zamanlar belki tam anlamıyordum ama şimdi görüyorum ki o günler beni ben yapmış. Bir köye gittiğinizde sadece teknik bilgi vermiyorsunuz; orada bir gönül bağı kuruyorsunuz. İnsanlar sizi tanıyor ve güveniyor; bazen bir üretici sırf derdini paylaşmak için bile yolunuzu gözlüyor. Bana zaman zaman 'Ahıra da böyle mi geliyorsun?' diye soruyorlar. Evet; saçım yapılı, makyajım yerinde sahaya çıkıyorum. Çünkü işimi çok seviyorum; kendime de işime de saygı duyuyorum. Zor olduğu doğru, bazen bir günde 200 kilometre yol yapıyoruz; ancak bir üretici 'İyi ki geldiniz.' dediğinde tüm yorgunluğumuz uçup gidiyor. O an yaptığınız işin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hissediyorsunuz." "Gece 3’te Doğuma Gidersin, Sabah Yine İşinin Başındasın" Üreticinin en kıymetli varlığı olan hayvanların sağlığı için zaman kavramı gözetmeksizin mücadele veren Veteriner Hekim Müslüm Aydın ise aile mesleğini Büyükşehir bünyesinde sürdürdüğünü belirterek şunları söylüyor: "Gece saat 3’te doğuma gidersiniz, sabah yine işinizin başında olursunuz. Yeri gelir kendiniz aç kalırsınız ama hayvanınızı doyurursunuz; bu iş büyük bir fedakârlık ister. Ben üreticinin ne yaşadığını çok iyi biliyorum. O yüzden sahaya çıktığımda sadece ders anlatan değil, halden anlayan biri olmaya çalışıyorum. Bir insanın tüm emeğini hayvanına vermesi ve bazen o emeğin karşılığını alamaması çok zor. İşte biz tam bu noktada devreye giriyoruz."

ABB’den Yetiştiriciye 12,5 Milyon TL’lik Can Suyu Haber

ABB’den Yetiştiriciye 12,5 Milyon TL’lik Can Suyu

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin küçük aile işletmelerini desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Veteriner Hekimliği Hizmet Projesi kapsamında 2 bin 321 yetiştirici, 3 ayda 18 bin 159 veterinerlik hizmetinden yararlandı. Başkent Kartlara yatırılan 12 milyon 528 bin 450 TL’lik destek, aşılamadan suni tohumlamaya, hastalık tedavisinden cerrahi müdahalelere kadar birçok hizmette kullanıldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), kırsal bölgelerde hayvancılıkla uğraşan küçük aile işletmelerine yönelik desteklerini sürdürüyor. Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı ile Ankara Veteriner Hekimleri Odası iş birliğinde hayata geçirilen Veteriner Hekimliği Hizmet Projesi kapsamında, 1 ile 20 büyükbaş veya 1 ile 200 küçükbaş hayvanı bulunan 2 bin 531 küçük aile işletmesinin Başkent Kartlarına toplam 12 milyon 528 bin 450 TL destek ödemesi yatırıldı. Destek ödemesini kullanan 2 bin 321 yetiştirici ise veteriner hekimlere başvurarak 3 ayda toplam 18 bin 159 işlem gerçekleştirdi. EN FAZLA DESTEK AŞILAMA İÇİN KULLANILDI Üç aylık verilere göre yapılan işlemlerin 11 bin 165’ini aşılama oluşturdu. Aşılamayı 2 bin 334 paraziter hastalık, 1062 solunum hastalığı tedavisi ve 1054 vitamin, mineral ve yem takviyesi izledi. Projede ayrıca 805 sindirim sistemi hastalığı, 525 ayak hastalığı, 364 gebelik muayenesi ve 335 suni tohumlama işlemi gerçekleştirildi. Bunun yanı sıra meme hastalıkları, ahır ve ağıl dezenfeksiyonu, güç doğum ve yavru atma tedavileri ile cerrahi ve ortopedik uygulamalardan da yararlanıldı. Proje kapsamında yeni doğan hayvanlara yönelik müdahaleler de dikkat çekti. Verilere göre 5 bin 363 kuzu ve 491 buzağı için işlem gerçekleştirildi. UYSAL: “PROJENİN SON DERECE ÖNEMLİ OLDUĞUNA İNANIYORUZ” ABB Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal, sürdürülebilir hayvancılık açısından kuzu ve buzağıların hayatta kalmasının büyük önem taşıdığını belirterek, projenin son derece önemli olduğunu söyledi. Uysal, “Biz, Veteriner Hekimliği Hizmet Projesi’nin son derece önemli olduğuna inanıyoruz. Aynı şekilde sonbaharda da ikinci faslını başlatacağız. Daha fazla vatandaşımızın müracaat ederek bu ücretsiz veterinerlik hizmetlerinden yararlanmalarını arzu ediyoruz” diye konuştu. YILDIRIM: “HARCANAN PARADAN DAHA FAZLA CEPLERİNDE PARA KALIYOR” Veteriner Hekim Ali Yıldırım da desteğin yetiştiricileri maddi açıdan rahatlattığını belirterek, “Özellikle vatandaşlarımız koruyucu hekimlik ve suni tohumlama alanında ceplerinden çok para çıkmadığı için bunları gönül rahatlığıyla yaptırmaya başladı. İlk sonuçları almaya başlayınca da gördüler ki bu işte harcanan paradan daha fazla kendi ceplerinde para kalıyor veya para giriyor. Bu tür desteklemelerin ülke tarım ve hayvancılığı açısından önemli olduğunu düşünüyoruz” dedi. YETİŞTİRİCİLERDEN ABB’YE TEŞEKKÜR Projeden yararlanan yetiştiriciler ise veterinerlik hizmetlerine daha kolay ulaşabildiklerini belirterek ABB’nin desteğinden duydukları memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: -Necmettin Tümer: “Büyükşehir’den Allah razı olsun, memnunuz. Veteriner geliyor aşılar için, ilaç desteği aldık, buzağı yemlerini aldık, onun için çok memnunuz. Ben 53 yaşındayım ilk kez gördüm. Mansur Başkan geldi geleli bu işler onun vasıtasıyla oldu. Ne kadar destek varsa hepsinden yararlandık. Hep cebimizden gidiyordu ama şu an yarısını Büyükşehir’den aldığımız için zorlanmıyoruz.” -Hasan Tetik: “Büyükşehir’in verdiği desteklerden memnunuz. Yapmış olduğu destekler faydalı oldu, aşılama var, yavrulara destek veriyor, veterineri anında getirtebiliyoruz para yönünden sıkıntı çekmeden. Biz köylüyüz, fazla da gelirimiz olmadığı için diğer türlü yararlanamazdık danayı ölüme terk ederdik.” -Ayhan Tetik: “Hayvancılıkla uğraşıyoruz eşimle birlikte. Büyükşehir’in verdiği destekten memnunuz, rahatlıkla veterinerimizi çağırabiliyoruz, hayvanlarımızın bakımını yaptırabiliyoruz. Allah razı olsun verdikleri destekten. Önceden hayvanımız hastalandığında üzülüyorduk, veterineri çağırırken biraz zorlanıyorduk, şimdi gönül rahatlığıyla çağırabiliyoruz.” -Ömer Tuncel: “Başkent Kart’ımıza yatan veteriner desteği parasıyla ineğimize suni tohumlama yaptırdık, oradan karşılandı. Belediye’mize teşekkür ederiz. Böyle bir hizmeti bize Mansur Başkan getirdi, başka belediyede görmedik böyle bir hizmet.”

"Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim" Projesi Umut Olmaya Devam Ediyor Haber

"Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim" Projesi Umut Olmaya Devam Ediyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı desteklemek, hayvancılıkla uğraşan yetiştiricilerin üretim kapasitesini artırmak ve kırsalda hayvansal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla hayata geçirdiği ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim” projesi, 7. yılında da üreticilere umut olmaya devam ediyor. ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesi büyümeye devam ediyor Proje kapsamında her yıl 60 yetiştiriciye toplam 1.500 adet küçükbaş hayvan desteği sağlanırken, projenin 7. yılıyla birlikte toplam 420 yetiştiriciye ulaşılmış olup 1680 ton yem desteği de sağlanmış olacak. Böylece bugüne kadar yetiştiricilere dağıtılan küçükbaş hayvan sayısı da 10 bin 500’e ulaşacak. Yetiştiricilere teslim edilmeden önce hayvanların sağlık ve bakım süreçleri de titizlikle yürütülüyor. Hayvanların tırnak bakımları ve kırkımları yapılırken, dağıtımın adil ve düzenli şekilde gerçekleştirilebilmesi amacıyla boylamaları da yapılıyor. Hayvanların sağlık kontrolleri ve aşılamaları ise veteriner hekimlerin gözetiminde gerçekleştiriliyor. Böylece yetiştiricilere sağlıklı hayvanların ulaştırılması ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin sürdürülebilir şekilde desteklenmesi hedefleniyor. Büyükşehir Belediyesi, hayvansal üretimin geliştirilmesi ve kırsal kalkınmanın güçlendirilmesine yönelik çalışmalarına devam edecek. Dr. Bebek: “Yıl sonunda 420 yetiştiriciye toplamda 10 bin 500 adet hayvan dağıtmış olacağız” Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Mühendisi Dr. Dilek Tüney Bebek, 7. yılında olan ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesi ile ilgili bilgi vererek, “Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak her yıl 60 yetiştiriciye, toplamda 1.500 adet küçükbaş hayvan dağıtmaktayız. Bu yıl projemizin 7. yılı ve bu yılla beraber 420 yetiştiriciye ulaşıp, toplamda 10 bin 500 adet hayvan dağıtmış olacağız. Hayvanlarımızın tırnak bakımı, kırkımları, adil bir şekilde vatandaşa dağıtılması için boylamaları yapılmaktadır. Ayrıca hayvanlarımızın sağlık kontrolleri ve aşı işlemleri de veteriner hekim gözetiminde yerine getirilmektedir” dedi. ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesi kapsamında 24 adet dişi, 1 adet erkek koyun veya keçi verdiklerini hatırlatan Bebek, “25-45 yaş aralığında, hayvancılıkla uğraşan ve kırsalda ikamet eden vatandaşlarımıza, 24 adet dişi ve 1 adet erkek koyun veya keçi veriyoruz. Bu projeyle kırsalda ikamet eden ve hayvan popülasyonunu artırmak isteyen yetiştiricilerimize ulaşıp onlara destek olarak, kırsalda ikamet etmelerinin devamını sağlıyoruz. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak hem hayvansal hem bitkisel üretimde, kırsalda yaşayan bütün vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Şenay: “Projede, aşılama ve koruyucu hekimlik boyutunda görev üstleniyoruz” Mersin Veteriner Hekimler Odası Başkanı Bektaş Şenay, ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesinde aşılama ve koruyucu hekimlik boyutunda görev üstlendiklerini belirtti. Şenay, yapılan aşılama ve sağlık çalışmalarının, hayvanların daha sağlıklı ve verimli yetişmesine katkı sunduğunu ifade ederek, “Hayvanlarımızı daha sağlıklı, daha verimli, daha semiz olarak vatandaşlarımıza verdiğimiz takdirde, sağlıklı bir şekilde büyüyor ve ürüyorlar. Bu sayede vatandaşlarımıza da her yönden destek verilmiş olunuyor” ifadelerini kullandı.

Arı Sağlığı Çalıştayı Sonuç Raporu Yayınlandı Haber

Arı Sağlığı Çalıştayı Sonuç Raporu Yayınlandı

Türkiye arıcılığının sürdürülebilir geleceği ve arı sağlığının korunmasına yönelik düzenlenen Arı Sağlığı Çalıştayı’nın Sonuç Raporu yayımlandı. Raporda, Türkiye arıcılığının geleceği için 10 öncelikli adım ortaya konuldu. Arı sağlığı dört başlıkta ele alındı Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği koordinasyonunda; TAGEM, HAYGEM ve GKGM iş birliğiyle Ankara Türkiye Milli Botanik Bahçesi’nde düzenlenen çalıştaya akademisyenler, kamu temsilcileri, veteriner hekimler ve sektör paydaşları katıldı. Çalıştayda arı sağlığı sorunları; hastalıklar ve tedavi yönetimi, pestisitler ve çevresel riskler, arı ürünlerinde kalite ve kalıntı ile eğitim, denetim ve politika başlıkları altında değerlendirildi. Arıcılık için 10 öncelikli adım Çalıştay sonucunda hazırlanan raporda, arı sağlığının “Tek Sağlık” yaklaşımıyla bütüncül olarak ele alınması gerektiği vurgulandı. Raporda öncelikli olarak; • Ulusal Arı Sağlığı Referans Laboratuvarının kurulması, • Dijital Erken Uyarı Sisteminin oluşturulması, • Gezginci arıcılıkta sağlık sertifikasının zorunlu hale getirilmesi, • Varroa için ulusal mücadele programının uygulanması, • Pestisit uygulamalarında arıcı bildirim sisteminin kurulması, • Kalıntısız ürün destek modelinin geliştirilmesi, • Uzman veteriner hekim istihdamının artırılması, • Arıcı eğitim ve sertifikasyon sisteminin oluşturulması, • Arı ürünlerinde ulusal izlenebilirlik sisteminin kurulması, • Ulusal Arı Sağlığı Yönetim Sisteminin oluşturulması önerildi. Hedef sürdürülebilir arıcılık Sonuç raporunda, sağlıklı arı kolonilerinin korunması için hastalıklarla mücadelenin yanı sıra çevresel risklerin azaltılması, gıda güvenliği, eğitim, denetim ve dijital izlenebilirliğin birlikte ele alınması gerektiği belirtildi. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği tarafından yayımlanan raporun, kamu, akademi ve sektör iş birliğiyle Türkiye arıcılığının geleceğine yönelik çalışmalara katkı sağlaması hedefleniyor. Arı Sağlığı Çalıştayı Sonuç Raporu Arı sağlığı ve sürdürülebilir arıcılığa ilişkin detaylı değerlendirmelerin yer aldığı Arı Sağlığı Çalıştayı Sonuç Raporu’na aşağıdaki PDF dosyasından ulaşabilirsiniz. https://tab.org.tr/wp-content/uploads/2026/08/Ari-Sagligi-Calistayi-Sonuc-Raporu.pdf

Koyun ve Keçiler Artık Teknolojiyle Yıkanıp İlaçlanıyor Haber

Koyun ve Keçiler Artık Teknolojiyle Yıkanıp İlaçlanıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, küçükbaş hayvancılığın kalitesini ve hayvan sağlığını artırmak amacıyla yıkama ve ilaçlama hizmetini üreticilerin ayağına götürüyor. Teknolojik makine sayesinde geleneksel yöntemlerle günler süren işlemler dakikalar içinde tamamlanırken, üreticinin zaman ve ilaç maliyeti azalıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin en verimli yerli koyun ve keçi ırklarının yetiştirildiği İzmir’de küçükbaş hayvancılığın kalitesini artırmak amacıyla yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Üreticinin zaman ve maliyet kaybının önüne geçmeyi hedefleyen uygulama kapsamında, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından küçükbaş hayvan yıkama ve ilaçlama makinesi hizmeti başlatıldı. Küçükbaş hayvancılığın verimini önemli ölçüde etkileyen dış parazitlerle mücadele kapsamında sunulan hizmetle, geleneksel yöntemlerle uygulanması giderek zorlaşan koyun ve keçi yıkama işlemi modern teknolojiyle üreticinin ayağına götürülüyor. Koyunların hem kırkım öncesi hem de kırkım sonrası yıkama ve dış parazitlere karşı ilaçlama işlemleri tek seferde ve hızlı bir şekilde gerçekleştiriliyor. Ücretsiz olarak sunulan uygulama sayesinde İzmir’in küçükbaş hayvan varlığının kalitesinin artırılmasına katkı sağlanırken, ekonomik zorluklarla mücadele eden üreticilerin zaman kaybı ve ilaçlama maliyetleri de azaltılıyor. Bergama’da başlayan uygulama, Çeşme’deki üreticilerle devam etti. 360 derece teknolojiyle yıkama ve ilaçlama bir arada Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından temin edilen küçükbaş hayvan yıkama ve ilaçlama makinesi, üzerindeki hareket sensörleri sayesinde içine giren hayvanı algılayarak anında ilaçlı su püskürtüyor ve yıkama işlemini saniyeler içinde tamamlıyor. 360 derece püskürtme modülleriyle çalışan makine, kısa sürede hayvanın tüm yüzeyine ulaşarak hem yıkama hem de ilaçlama işlemini gerçekleştiriyor. Günler süren uygulama dakikalar içinde tamamlanıyor Uygulamadan faydalanmak isteyen küçükbaş hayvan üreticileri, İyi Tarım İzmir mobil uygulaması ve “iyitarim.izmir.bel.tr” internet sitesi üzerinden ücretsiz talep oluşturabiliyor. Talepleri değerlendirerek planlama yapan Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, uzman ekipleriyle birlikte portatif makineyi üreticilerin bulunduğu bölgeye ulaştırarak işlemi veteriner hekim gözetiminde gerçekleştiriyor. Geleneksel yöntemlerle hayvan sayısına bağlı olarak günler sürebilen yıkama ve ilaçlama işlemi, bu uygulama sayesinde dakikalar içinde tamamlanıyor. “Maddi yükü azaltıp iş yükünü ortadan kaldırıyoruz” Uygulama hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Veteriner Hekimi Atakan Kahraman, uygulamanın üreticiye önemli avantajlar sağladığını belirterek, “Eskiden üreticiler hayvanlarını yıkamak için uygun bir alan buluyor, yıkama, kırkım ve ilaçlama işlemlerini ayrı ayrı yapmak zorunda kalıyordu. Bu süreç hem zaman hem de maliyet açısından zorluydu. Yeni makineyle hayvanların yıkama ve ilaçlama işlemlerini tek seferde gerçekleştirerek üreticinin iş yükünü ve ilaç maliyetini azaltıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın halk sağlığına ve hayvansal üretime verdiği önem doğrultusunda, İzmir’de hayvansal üretimin verimliliğini artırmak ve üreticiyi desteklemek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi. Büyükşehir’e teşekkür Çeşme’de küçükbaş üreticiliği yapan Zeki Çam, uygulamanın işlerini kolaylaştırdığını belirterek, “Koyun yıkama, bit ve pireyle mücadelede çok faydalı bir uygulama. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle bu işlem çok daha kolay hale geldi. Daha önce sırt tulumbasıyla ilaçlama yapıyorduk, bu hem zahmetli hem de zor oluyordu. Eskiden koyunları denizde yıkıyorduk ancak artık yıkayacak alan kalmadı. Şimdi bu uygulamayla hayvanlar hem yıkanıp hem de ilaçlanıyor. Önceden sabah götürüp öğlen getiriyor, ardından ilaçlama yapıyorduk; tüm günümüzü alıyordu. Bu hizmet bizim için çok değerli. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz” diye konuştu.

İBB'nin Dört Modern Tesisi Kurban Bayramı İçin Hazır Haber

İBB'nin Dört Modern Tesisi Kurban Bayramı İçin Hazır

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İstanbul’u Kurban Bayramı’na hazırlıyor. Avrupa ve Anadolu yakasında toplam 4 tesiste kurban satış ve kesim hizmeti verecek. İBB tesislerinden hizmet almak isteyenler, kesim işlemleri için kurban alanlarında bulunan ofislerden sıra numarası alabilecek. Ekipler, bayram günlerinde kentte istenmeyen görüntülerin oluşmaması için denetimleri sürdürecek, temizlik çalışmaları da özenle yürütülecek. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Kurban Bayramı’nda vatandaşlara sağlıklı, hijyenik ve modern koşullarda hizmet sunmak amacıyla Avrupa ve Anadolu yakasında toplam 4 tesiste kurban satış ve kesim hizmeti verecek. Bu yıl Alibeyköy–Eyüpsultan, Ferhatpaşa–Ataşehir, Kurnaköy–Pendik ve Paşaköy–Sancaktepe olmak üzere 4 noktada hizmet verilecek. Tesislerde kesimler veteriner hekim kontrolünde, İslami usullere uygun ve hijyenik koşullarda gerçekleştirilecek. 4 MODERN TESİSTE HİZMET VERİLECEK Toplam 5 bin 150 büyükbaş ve 2 bin 200 küçükbaş kurban kapasitesine sahip modern tesislerde, kesim işlemlerinin hızlı ve düzenli şekilde yapılabilmesi için en son teknoloji kullanılacak. Etlerin paketlenmesi için 120 bin adet hijyenik kurban poşeti hazırlandı, tüm kesim ekipmanlarının yıllık bakımları tamamlandı. Tesislerde vatandaşların kullanımına sunulan mescit, lavabo, tuvalet, dinlenme alanları ve mobil büfeler sayesinde konfor da ön planda tutuldu. Olası arızalara karşı teknik ekipler hazır bekletilecek. KURBAN MOBİL UYGULAMASIYLA KOLAY ERİŞİM İBB’ye ait bu tesislerde kurbanlıklarını kestirmek isteyen vatandaşlar, yoğunluğu önlemek amacıyla randevu sistemi üzerinden işlem yapabilecek. İBB tesislerinden hizmet almak isteyenler, kesim işlemleri için kurban alanlarında bulunan ofislerden sıra numarası alabilecek. Ayrıca Kurban Mobil uygulaması ile hem tesisler kolayca bulunabilecek hem de hayvanların küpe bilgileri Tarım ve Orman Bakanlığı verilerinden sorgulanabilecek. IOS ve Android marketlerden ücretsiz indirilebilen uygulama üzerinden İBB tesislerine dair bilgilendirmelere de ulaşılabilecek. İlk kurbanlık hayvanların İstanbul’a girişi 11 Mayıs 2025 tarihinden itibaren başladı. Vatandaşlar, güvenli ve düzenli bir hizmet için İBB’nin modern tesislerini tercih edebilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.