Hava Durumu

#Yaban Hayatı

Kırsal Haber - Yaban Hayatı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaban Hayatı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Büyükbaş Hayvan Ölümleri Endişe Yaratıyor! Haber

Büyükbaş Hayvan Ölümleri Endişe Yaratıyor!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'nin üç farklı ilinde görülen büyükbaş kuduz vakalarına dikkat çekerek acil önlem çağrısında bulundu. Mardin, Sivas ve Şanlıurfa’da tespit edilen vakalarda ölüm oranının %75 olması, hayvancılık sektörü ve toplum sağlığı için ciddi bir tehdit olarak değerlendiriliyor. ​Kuduz Vakaları Yeniden Hortladı: 4 Vakadan 3’ü Ölümle Sonuçlandı ​Türkiye’de hayvancılığın en büyük sorunlarından biri olan zoonotik hastalıklar, bu kez kuduz vakalarıyla gündemde. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı verilerine dayanarak korkutan tabloyu açıkladı. ​Resmi verilere göre; Mardin (Ömerli), Sivas (Gürün) ve Şanlıurfa (Haliliye) illerinde yerli sığırlarda kuduz vakaları tespit edildi. Toplam 4 vakadan 3’ünün ölümle sonuçlanması, hastalığın vahametini gözler önüne serdi. ​İllere Göre Kuduz Bilançosu: ​Mardin Ömerli: 1 vaka, 1 ölüm.​Sivas Gürün: 2 vaka; 1 ölüm, 1 imha (35 hayvan aşılandı).​Şanlıurfa Haliliye: 1 vaka, 1 ölüm (2 hayvan aşılandı).​"Ortadan Kalktı Denilen Hastalık Geri Döndü" ​Büyükbaş hayvanlarda kuduzun daha önce "kontrol altına alınmış veya ortadan kaldırılmış" statüsünde görüldüğünü hatırlatan Gürer, vakaların yeniden ortaya çıkmasının ciddi bir uyarı olduğunu belirtti. Hastalığın özellikle yaban hayatı ile temas sonucu bulaştığı şüphesi üzerinde duruluyor. ​Gürer, kırsal bölgelerde teşhis ve tedavide geç kalınmasının hastalığın yayılma riskini artırdığını vurgulayarak, "Aşılama bu bağlamda tek ve en önemli çözüm yoludur" dedi. ​Şap Hastalığından Ders Çıkarılmalı ​Yakın dönemde 81 ilde hayvan pazarlarının kapanmasına neden olan şap hastalığı krizini hatırlatan Ömer Fethi Gürer, hükümete şu sözlerle seslendi: ​"Şap hastalığında aşılamada geç kalındı ve bunun bedelini besicimiz, süt ve et üreticimiz ağır ödedi. Kuduzda da aynı hatalar yapılmamalıdır. Hayvan hastalıklarında bulaş sonrası çare daralıyor; asıl olan hastalık yayılmadan önlem almaktır." ​Çözüm Önerileri: Veteriner Hekim İstihdamı ve Sıkı Denetim ​Hayvancılığın sürdürülebilirliği için zoonotik hastalıklarla (hayvandan insana geçen) mücadelenin şart olduğunu ifade eden Gürer, acil önlem planını şu maddelerle özetledi: ​Yaygın Aşılama: Tüm riskli bölgelerde aşılama çalışmaları hız kesmeden devam etmeli.​Veteriner Hekim Ataması: Kamuda yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmeli ve hekimler sürekli sahada aktif görev yapmalı.​Yaban Hayatı Kontrolü: Yaban hayvanlarından kaynaklı bulaş riski sıkı denetim altına alınmalı.​Karantina ve Hareket Kısıtı: Hayvan hareketleri ve karantina süreçleri titizlikle izlenmeli. ​"Gecikilen her gün risk" diyen Gürer, tablonun bir krize dönüşmeden müdahale edilmesi gerektiğini belirterek yetkilileri göreve çağırdı.

Bu Kanun Teklifi Doğayı Ticarileştiriyor, Derhal Geri Çekilmeli Haber

Bu Kanun Teklifi Doğayı Ticarileştiriyor, Derhal Geri Çekilmeli

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, kamuoyunda tartışmalara yol açan Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu ile Çeltik Kanunu’nda değişiklik öngören kanun teklifine sert tepki gösterdi. Gürer, düzenlemenin ormanları piyasa aktörlerine açtığını ve köylüyü kendi toprağında işçi haline getireceğini savundu. ​"Ormanlar Rant Alanına Dönüştürülüyor" ​TBMM’de düzenlediği basın toplantısında konuşan Ömer Fethi Gürer, teklifin Cumhur İttifakı oylarıyla komisyondan geçtiğini hatırlattı. Düzenlemenin içeriğini "tehlikeli" olarak nitelendiren Gürer, şu ifadeleri kullandı: ​"Bu teklif; doğayı ticarileştirme, ormanları piyasa aktörlerine açma ve tarım alanlarını şirketleşmeye yönlendirme amacı taşımaktadır. Ormanlar sadece ekonomik kaynak değil; suyun, havanın ve biyolojik çeşitliliğin güvencesidir. Bu zihniyet, ağacın gölgesini değil, o gölgenin kaç para edeceğini hesaplıyor." ​Karbon Yutak Alanları ve Şirketleşme Tehlikesi ​Gürer, teklifte yer alan "Karbon Yutak Alanları" düzenlemesinin çevre koruma maskesi altında bir ticarileştirme projesi olduğunu öne sürdü. Bu uygulama ile ormanların kirleten şirketlere para karşılığı tahsis edilmesinin önünün açıldığını belirten Gürer, kamusal niteliğin zayıflayacağı uyarısında bulundu. ​Kanun Teklifindeki Kritik Başlıklar ve Riskler ​Ömer Fethi Gürer, basın açıklamasında teklifin yaratacağı tahribatı şu başlıklarla özetledi: ​Eşdeğer Alan Uygulaması: Orman alanlarının takas edilmesinin önü açılıyor, bu da fiilen orman sınırlarının daraltılması anlamına geliyor. ​Tarımda Şirketleşme: Küçük üretici sistem dışına itiliyor, çiftçi kendi toprağında sözleşmeli işçiye dönüştürülüyor. ​Hobi Bahçeleri Yaptırımları: 24 yıldır göz yumulan hobi bahçelerine ağır para cezaları, yıkım ve abonelik kesme yaptırımları getiriliyor. ​Yaban Hayatı Tehdit Altında: Bazı yaban hayvanlarının "zararlı" sayılarak öldürülmesine imkan tanınıyor, bu da ekolojik dengeyi bozma riski taşıyor. ​"Etki Analizi Raporu Saklanıyor" ​Teklifin hazırlanış sürecindeki usulsüzlüklere de değinen Gürer, ilgili oda, sendika ve birliklerin görüşünün alınmadığını vurguladı. Israrlı taleplere rağmen **"Etki Analizi Raporu"**nun milletvekilleriyle paylaşılmadığını belirterek, şeffaflık vurgusu yaptı. ​Tarım Sektörü Alarm Veriyor ​Türkiye’deki tarım alanlarının daraldığını ve genç nüfusun köyleri terk ettiğini hatırlatan Gürer, tütün üretimindeki gerilemeye ve artan girdi maliyetlerine dikkat çekti. "Halkın çözüm bekleyen sorunları yerine, bir avuç mutlu azınlığın çıkarları TBMM gündemine alınıyor" diyerek kanun teklifinin geri çekilmesi çağrısında bulundu.

Yaban Hayatını Korumak Yaşamın Kendisini Korumaktır Haber

Yaban Hayatını Korumak Yaşamın Kendisini Korumaktır

Türk Veteriner Hekimleri Birliği tarafından, 3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü ile ilgili olarak bir basın açıklaması yapıldı. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Her yıl 3 Mart’ta kutlanan Dünya Yaban Hayatı Günü, yeryüzündeki yaban hayvanları ve bitkilerin korunmasının önemini hatırlatmak, biyolojik çeşitliliğin değerini vurgulamak ve doğal yaşamın sürdürülebilirliği konusunda küresel farkındalık oluşturmak amacıyla ilan edilmiş uluslararası bir gündür. Ormanlarda dolaşan bir memeli, gökyüzünde süzülen bir kuş, sulak alanlarda yaşayan bir amfibi ya da denizlerin derinliklerindeki bir balık türü; hepsi birlikte yaşamın büyük ağını oluşturur. Bu ağın herhangi bir halkasında meydana gelen kırılma, yalnızca doğayı değil, insan yaşamını da doğrudan etkiler. Çünkü doğa, insanın dışında değil; insanın içinde var olduğu çok bileşenli bir sistemdir. Sağlıklı ekosistemler için zengin bitki ve hayvan çeşitliliği, dengeli doğal döngüler ve sürdürülebilir kaynak kullanımıyla mümkündür. Biyoçeşitlilik temiz havanın, içilebilir suyun, verimli tarımın, sağlıklı hayvancılığın ve güvenli gıdanın ön koşuludur. Aksi takdirde doğanın dengesi bozulduğunda türler yok olmakla kalmaz aynı zamanda insanlığın refahı, ekonomisi ve sağlığı da tehdit altına girer. Bugün dünya genelinde yaban hayatı ciddi tehditlerle karşı karşıyadır. Habitatların tahrip edilmesi, iklim değişikliği, kaçak avcılık, çevre kirliliği ve doğal kaynakların bilinçsiz kullanımı gibi olumsuzluklar pek çok türü yok olma riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Yaban hayatının korunması insan sağlığı açısından da kritik bir öneme sahiptir. Doğal yaşam alanlarının yok edilmesi ve insan-yaban hayatı etkileşiminin artması, zoonotik hastalıkların ortaya çıkma riskini ciddi şekilde artırmaktadır. Son yıllarda yaşanan küresel salgınlar, doğayla kurulan dengesiz ilişkinin ne kadar büyük sonuçlar doğurabileceğini göstermiştir. Bu nedenle insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan bütüncül yaklaşımlar artık mecburidir. Türkiye, sahip olduğu coğrafi konum ve farklı iklim özellikleri sayesinde dünyanın önemli biyolojik çeşitlilik merkezlerinden biridir. Yaklaşık 780 bin kilometrekarelik geniş coğrafyasında yüzlerce memeli, kuş, sürüngen, amfibi ve balık türüne ev sahipliği yapmaktadır. Aynı zamanda ülkemiz göçmen kuşların kullandığı önemli göç yolları üzerinde yer almakta ve birçok tür için hayati bir geçiş noktası oluşturmaktadır. Anadolu’da yaşayan endemik türler ise bu toprakları dünyada biyolojik çeşitlilik açısından eşsiz kılmaktadır. Gelişen teknolojiler ve bilimsel araştırmalar doğamızın bilinmeyen yönlerini her geçen gün daha fazla ortaya çıkarmaktadır. Modern izleme yöntemleri sayesinde daha önce varlığı bilinmeyen türleri kayıt altına alınmakta, hatta neslinin tükendiği düşünülen bazı türlerin yeniden varlığı tespit edilmektedir. Yaban hayatının korunmasında birçok meslek grubu önemli rol üstlenmektedir. Bu süreçte veteriner hekimlerimiz özel bir sorumluluğa sahiptir. Veteriner hekimlerimiz; yaban hayvanlarının hastalıklarının teşhisi ve tedavisi, rehabilitasyon çalışmaları, tür koruma ve üretim projeleri ve zoonotik hastalıkların izlenmesi gibi alanlarda aktif görev almaktadır. İnsan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan yaklaşımın sahadaki en önemli temsilcilerinden biridir. Türkiye’de yaban hayatının korunmasına yönelik önemli çalışmalar yürütülmektedir. Rehabilitasyon merkezleri, bilimsel araştırmalar ve koruma projeleri bu alanda önemli ilerlemeler sağlamaktadır. Ancak bu çalışmaların daha da güçlendirilmesi, uzman sayısının artırılması ve kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Yaban hayatı alanında daha fazla veteriner hekimin görev alması ve bu alandaki akademik çalışmaların desteklenmesi, gelecekte çok daha güçlü sonuçlar doğuracaktır. Ekosistemlerin bozulması, türlerin yok olması ve doğal dengenin zarar görmesi; gıda güvenliğini, halk sağlığını, ekonomik istikrarı ve toplumsal refahı doğrudan tehdit etmektedir. Artık bu mesele, insanlığın kendi geleceğini güvence altına alma meselesidir. Yaban hayatını korumak yaşamın kendisini korumaktır. İnsan doğanın sahibi değil, onun emanetçisidir. Bu emaneti korumak ise hem bilimsel hem de vicdani bir görevdir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.