Hava Durumu

#Yağlı Tohumlar

Kırsal Haber - Yağlı Tohumlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yağlı Tohumlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AHBİB Akdeniz'in Gıda Devlerini Ödüllendirdi Haber

AHBİB Akdeniz'in Gıda Devlerini Ödüllendirdi

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB), 2025 yılında gerçekleştirdiği 1,8 milyar dolarlık ihracat performansına Mersin, Adana, Kayseri, Hatay ve Karaman illerinde ve AHBİB genelinde en güçlü desteği veren 27 üyesini ödüllendirdi. AHBİB Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş’in ev sahipliğinde Mersin Divan Otel’de gerçekleştirilen 2025 Yılı İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’ne Mersin Valisi Atilla Toros, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Serdar Yıldızgörer, Mersin Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Abdullah Özdemir, Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Berdan Doğan, Adana Sanayi Odası (ADASO) Başkanı Zeki Kıvanç, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi Ali Can Yamanyılmaz, Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı ve AKİB’e bağlı ihracatçı birliklerinin başkanları ve yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile davetliler katıldı. “Türkiye’nin küresel gıda tedarik zincirindeki konumunu daha da ileri taşımak istiyoruz” Törenin açılış konuşmasını yapan AHBİB Başkanı Veysel Memiş, ihracatçıların değişen pazar koşulları, artan maliyetler ve küresel belirsizliklere rağmen üretim ve dış ticaretten vazgeçmediğini söyledi. Elde edilen başarının üreticiden sanayiciye, çalışanlardan girişimcilere kadar geniş bir kesimin ortak emeğine dayandığını vurgulayan Veysel Memiş, sundukları ödüllerin bu emeğin ve kararlılığın bir simgesi olduğunu ifade etti. Dünya ticaretinde rekabetin yoğunlaştığına, maliyet baskılarının arttığına ve tüketici beklentilerinin hızla değiştiğine işaret eden Veysel Memiş, ihracatçıların yeni dönemin koşullarına uyum sağlamasının büyük önem taşıdığını belirtti. Veysel Memiş, “Ürünlerimizi daha yüksek katma değerli hale getirmek, markalarımızı güçlendirmek, yeni pazarlarda kalıcı olmak ve Türkiye’nin küresel gıda tedarik zincirindeki konumunu daha da ileri taşımak istiyoruz.” diye konuştu. AHBİB’in ihracatçıların rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden Veysel Memiş, sektörel ticaret heyetleri, UR-GE projeleri, yurt dışı pazarlama faaliyetleri, eğitimler ve uluslararası fuarlarla firmaların yeni pazarlara erişimini desteklediklerini vurguladı. Veysel Memiş, üyelerin karşılaştığı sorunlara çözüm üretmek ve ortak aklı ihracat politikalarının merkezine taşımak için de çalıştıklarını belirtti. “Bu sektör, toprağımızın bereketini sanayimizin üretim kapasitesiyle buluşturuyor” Mersin Valisi Atilla Toros ise ödül alan AHBİB üyelerini tebrik ederken Türkiye’nin ihracat performansı ve Mersin’in ekonomideki stratejik konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin gelişmiş üretim altyapısı, dinamik ekonomisi ve girişimci insan kaynağıyla büyümesini sürdürdüğünü belirten Vali Toros, üretimden vazgeçmeyen ve yeni pazarlar arayan ihracatçıların bu başarıda önemli payı olduğunu vurguladı. Mersin’in ekonomik gücünü destekleyen sektörler arasında hububat ve bakliyatın önemli bir yere sahip olduğunu belirten Vali Toros, tarımsal üretimin sanayiyle buluşmasının katma değer ve ihracat açısından önemine işaret etti. Türkiye’nin hububat ve bakliyat sektöründeki ihracatının 12,3 milyar doları aştığını, AHBİB’in ise 1,8 milyar dolar ihracat hacmiyle bu performansa önemli katkı sunduğunu kaydeden Toros, sektörün üretim, istihdam ve dış ticaret açısından taşıdığı role dikkat çekti. Vali Toros, “Bu sektör, toprağımızın bereketini sanayimizin üretim kapasitesiyle buluşturuyor, tarımsal ürünlerimizi katma değere dönüştürüyor, ülkemizin istihdamına ve ihracatına önemli katkılar sunuyor” diyen Toros, Mersin’in tarımsal üretimi ekonomik değere dönüştüren ve uluslararası pazarlara taşıyan bir ticaret merkezi olduğunu belirtti. “Türkiye, bölgesel bir lojistik merkez olma potansiyeli taşıyor” TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal da konuşmasında Türkiye’nin hububat üretimindeki güçlü konumuna ve ihracat potansiyeline dikkat çekti. Mersin’in dünya bakliyat ticareti ve işleme sanayisinin önemli merkezlerinden biri olduğunu belirten Güldal, kentin tarımsal ürünlerin işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülmesinde stratejik rol üstlendiğini ifade etti. Küresel gerilimlerin tahıl ticareti ve navlun maliyetleri üzerindeki etkilerine de değinen Güldal, Türkiye’nin üretim kapasitesi, güçlü stokları, modern depolama altyapısı ve limanlarıyla bölgesel bir lojistik merkez olma potansiyeli taşıdığını belirtti. Mersin’in bu açıdan önemli avantajlara sahip olduğunu ifade eden Güldal, Türkiye’de depolanabilecek tarım ürünlerinin yıl boyunca farklı pazarlara ulaştırılabileceğini kaydetti. MTSO Başkanı Serdar Yıldızgörer ise üretimi ihracatla katma değere dönüştürmenin küresel rekabet koşullarında önemli bir başarı olduğunu belirterek, Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmesinde ihracatçı firmaların kritik rol üstlendiğini söyledi. İhracatçıların desteklenmesinin önemine dikkat çeken Yıldızgörer, ödül alan firmaları kutlayarak AHBİB’e, Başkan Veysel Memiş’e ve ihracata katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, üretim, ihracat, yatırım, istihdam ve vergi yoluyla ülke ekonomisine katkı sunan tüm firmaların takdiri hak ettiğini vurgulayarak, ödül alan firmaları kutladı. Programın devamında İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu ise güncel ekonomik görünüm ve önümüzdeki döneme ilişkin sunum yaptı. AHBİB 2025 Yılı İhracatın Yıldızları listesine giren firmalar Konuşmaların ardından AHBİB Başkanı Veysel Memiş ile birlikte Vali Atilla Toros, TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, MTSO Başkanı Serdar Yıldızgörer, ADASO Başkanı Zeki Kıvanç, MTB Başkanı Abdullah Özdemir ve AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, AHBİB’in 2025 yılındaki ihracat performansına Mersin, Adana, Hatay, Kayseri ve Karaman illeri ve AHBİB genelinde en güçlü desteği veren 27 firmanın temsilcilerine ödüllerini verdi. 2025 ihracatın yıldızları listesinde şu firmalar yer aldı: Arbel Bakliyat, Aves Enerji Yağ, ADM Besin, Boomex Company, Armada Gıda, Durum Gıda, Başhan Agro Gıda, Pioneer Tohumculuk, Memişoğlu Tarım Ürünleri, Anı Bisküvi, Omnia Nişasta, Tat Nişasta, Aksu Piliç Tarım Sanayi, Bifa Bisküvi, Şimşek Bisküvi, Lark Gıda, Saray Bisküvi, Özalp Un ve Unlu Mamulleri, Çarşıbaşı Süt Mamulleri, Öz-Yıl Un ve Unlu Mamulleri, Bakers Unlu Mamuller, Oylum İç ve Dış Ticaret, Ekrem Agro Dış Ticaret, Atmey Gıda, Progen Tohum, Mirbey Un Gıda ve Bayramoğlu Kardeşler.

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektörü ABD Pazarında Büyümeye Odaklandı    Haber

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektörü ABD Pazarında Büyümeye Odaklandı  

Ege Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği tarafından yürütülen Aegean Cereals, Pulses, Oilseeds and Products UR-GE Projesi kapsamında 10 ihracatçı firma, 14-16 Eylül 2026 tarihlerinde ABD’nin Florida eyaletinin Miami kentinde düzenlenen America’s Food & Beverage Show fuarına stantlı katılım gerçekleştirdi. UR-GE Projesi kapsamında gerçekleştirilen programda ihracatçı firmalar, fuarda uluslararası alıcılarla doğrudan temas kurarken, Turkish Tastes tadım etkinliğiyle de Türk gıda ürünleri sektör profesyonellerine tanıtıldı. Heyet ayrıca ABD gıda perakende pazarını yerinde inceleyerek tüketici eğilimleri, ürün konumlandırması ve rekabet koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Öztürk, “Firmalarımız üç gün boyunca hem fuarda yeni iş bağlantıları kurdu hem de ABD gıda pazarının yapısını sahada inceleme fırsatı yakaladı. ABD, Türk gıda sektörü açısından yüksek potansiyel taşıyan pazarlardan biri. Türkiye’nin ABD’ye hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı 2025 yılında yüzde 36 artışla 885 milyon dolara ulaştı. Birliğimizin ABD’ye ihracatı ise 2025 yılında yüzde 69 artışla 50 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2026 yılı Ocak-Ağustos döneminde Türkiye geneli sektör ihracatımız yüzde 4 artarak 596 milyon dolara çıktı. Türkiye genelinde ABD’ye sektör ihracatımızı 1 milyar dolar seviyesinin üzerine taşımayı hedefliyoruz.” diye konuştu. Turkish Tastes ile Türk gıda ürünlerinin tanıtımı yapıldı, ABD perakende pazarı sahada incelendi America’s Food & Beverage Show kapsamında, Ege İhracatçı Birlikleri tarafından ABD pazarında yürütülen Turkish Tastes projesi çerçevesinde Türk gıda ürünlerine yönelik tanıtım ve tadım etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte Türk gıda ürünlerinin farklı mutfaklardaki kullanım alanları sektör profesyonellerine tanıtılırken, ziyaretçilere çeşitli ürünleri doğrudan deneyimleme imkânı sunuldu. Turkish Tastes etkinliğine Türkiye Cumhuriyeti Washington Büyükelçisi Sedat Önal, Türkiye Cumhuriyeti Miami Başkonsolosu Yeşim Kebapçıoğlu ve Miami Ticaret Ataşesi Erdinç Erbay da katıldı. Başkan Öztürk, Turkish Tastes ile UR-GE Projesi arasındaki tamamlayıcı yapıya dikkat çekerek, “Bir taraftan UR-GE Projemizle firmalarımızın pazara giriş kapasitesini güçlendirirken, diğer taraftan Turkish Tastes ile Türk gıda ürünlerinin bilinirliğini ve kullanım alanlarını anlatıyoruz. Böylece firma bazlı ihracat çalışmalarımızı ülke ve sektör tanıtımıyla destekleyen bir model oluşturuyoruz. ABD gıda perakende pazarının yerinde incelenmesi, tüketici eğilimlerinin gözlemlenmesi ve Türk gıda ürünlerinin pazardaki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunulması amacıyla Publix, Walmart, Costco Wholesale, President Supermarket ve Whole Foods Market mağazalarına pazar ve market ziyaretleri de gerçekleştirdik.” ifadelerini kullandı. Fuar süresince Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Öztürk ve Ege Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Haluk Tezcan, UR-GE projesi kapsamında fuarda yer alan firmaların stantlarını ziyaret etti. 10 firma UR-GE kapsamında Miami’de yer aldı ALTERNATİF TARIM VE ORMAN ÜRÜNLERİ SAN. TİC. LTD. ŞTİ. BELMAR DIŞ TİCARET A.Ş. BEŞE HELVACILIK ŞEKERLEME SAN. VE TİC. A.Ş. BOZTOPRAK GIDA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. BUĞDAYCI UN GIDA NAKLİYE İNŞAAT PAZARLAMA VE TİCARET A.Ş. CHEF SEASONS GIDA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. HEMSİ TARIM ÜRÜNLERİ TİCARET VE SANAYİ A.Ş. KÜÇÜKBAY YAĞ VE DETERJAN SANAYİ A.Ş. SEYRAN GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. YÜKSEL TEZCAN GIDA SAN. VE TİC.

Veysel Memiş: "İspanya’da 12,5 Kat, Bulgaristan’da 11,6 Kat İhracat Artışı Sağladık" Haber

Veysel Memiş: "İspanya’da 12,5 Kat, Bulgaristan’da 11,6 Kat İhracat Artışı Sağladık"

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB), temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artışla 173,5 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Birlik, yılın yedinci ayında en yüksek ihracat değerlerine İran, Irak ve Suriye pazarlarında ulaşırken, İspanya ve Bulgaristan'a yönelik ihracatındaki yüksek oranlı artışlarla da dikkat çekti. AHBİB Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, temmuz ayında 1,1 milyar dolar düzeyinde gerçekleşen ulusal sektör ihracatından yüzde 15,3 oranında pay aldıklarını belirtti. Bölge ihracatçılarının geleneksel pazarlardaki konumunu korurken yeni ve yüksek büyüme potansiyeline sahip pazarlarda da önemli kazanımlar elde ettiğini kaydeden Veysel Memiş, “Yakın coğrafyamızdaki güçlü pazarlarımızın yanı sıra Avrupa, Afrika, Asya ve Latin Amerika'da elde ettiğimiz artışlar, Türk hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamullerinin küresel pazarlardaki rekabet gücünü gösteriyor. Önümüzdeki dönemde mevcut pazarlarımızdaki payımızı artırırken yeni pazarlara erişim çalışmalarımıza da ağırlık vereceğiz." dedi. “Bakliyat, bitkisel yağlar ve pastacılık ürünleri ihracatın yüzde 63’ünü taşıdı” AHBİB üyesi ihracatçıların temmuz ayında toplam 206 bin 411 ton ürünü uluslararası pazarlara ulaştırdığını belirten Veysel Memiş, en fazla ihracatın bakliyat, bitkisel yağlar ve pastacılık ürünleri gruplarında gerçekleştirildiğini söyledi. Veysel Memiş, “Birliğimizin ürün grupları bazındaki ihracatında bakliyat 36,3 milyon dolarlık değer ve yüzde 22 payla ilk sırada yer alırken, bitkisel yağlar 35,8 milyon dolarlık ihracatla toplam dış satımın yüzde 21'ini oluşturdu. Pastacılık ürünleri ise 32,8 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 20 payla üçüncü sırada yer aldı. Kırmızı mercimek ihracatı miktar bazında yüzde 101, değer bazında yüzde 65 artarak 26,6 milyon dolara ulaştı. Böylece kırmızı mercimek tek başına toplam Birlik ihracatının yaklaşık yüzde 16'sını oluşturdu. Şeker, diğer gıda müstahzarları, margarin, soya yağı ve fraksiyonları ile yağlı tohum ve meyvelerin un ve küspesi ürünleri, ihracat değerindeki yükselişleriyle öne çıktı.” diye konuştu. “İspanya’da 12,5 kat, Bulgaristan’da 11,6 kat ihracat artışı sağladık” Bölge ihracatını ülkelere göre değerlendiren Veysel Memiş, temmuz ayında en fazla dış satım yaptıkları ülkelerin başında İran, Irak ve Suriye’nin geldiğini belirtti. İspanya ve Bulgaristan başta olmak üzere birçok pazarda elde edilen güçlü artışların ise ihracatın coğrafi çeşitliliğini desteklediğini ifade eden Başkan Veysel Memiş, şunları söyledi: “İran’a yönelik ihracatımızı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 123 artırarak 21,3 milyon dolara yükselttik. Irak’a 16,8 milyon dolar, Suriye’ye ise 9,9 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Özellikle İspanya ve Bulgaristan pazarlarında kaydettiğimiz yüksek oranlı artışlar dikkat çekti. İspanya’ya ihracatımız yüzde 1.250 artışla 8,6 milyon dolara, Bulgaristan’a ihracatımız ise yüzde 1.063 artışla 7,4 milyon dolara ulaştı. Bunun yanı sıra Sudan, Libya ve ABD gibi pazarlarda da ihracatımızı önemli ölçüde artırdık. Bu tablo, ihracatçılarımızın farklı coğrafyalardaki fırsatları değerlendirdiğini ve pazar çeşitliliğimizi güçlendirdiğini gösteriyor.” Küresel gıda ticaretinde fiyat hareketleri, tedarik zincirlerindeki değişimler ve bölgesel gelişmelerin ihracatçılar açısından yeni fırsat ve riskleri beraberinde getirdiğine dikkati çeken Veysel Memiş, rekabet gücünün korunması için katma değerli üretim ve pazar çeşitliliğinin önem kazandığını vurguladı. Veysel Memiş, "2026'da ihracatçılarımız değişen küresel ticaret koşullarına uyum sağlarken yeni pazarlara erişim konusunda da önemli mesafe aldı. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi ve katma değerli üretim kapasitemizi artırarak sürdürülebilir ihracat artışını hedefliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektörü 2026 İhracat Artışı Hedefliyor Haber

Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektörü 2026 İhracat Artışı Hedefliyor

Unlu mamullerden hububata, bitkisel yağlardan kedi-köpek mamasına, bakliyatlardan şekerli mamullere, baharatlardan yağlı tohumlara geniş bir ürün yelpazesiyle 2025 yılında Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde yüzde 23’lük ihracat artış hızı ve 1 milyar 185 milyon dolarlık ihracatla ihracat artış rekortmeni olan Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 2026 yılının ilk yarısında 554 milyon dolarlık ihracata imza attı. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, yılın ikinci yarısında ihracatta yeniden yukarı yönlü bir hamle beklediklerini söyledi. 2026 yılı başında belirledikleri 1,4 milyar dolar ihracat hedefine ulaşma inancını koruduklarının altını çizen Öztürk, “2026 yılının ocak – haziran döneminde ihracatımızda en büyük payı 245 milyon dolarla bitkisel yağlar aldı. İkinci sırada yer alan küspeler, hayvan yemleri ve evcil hayvan mamaları grubu ise 94 milyon dolarlık ihracata ulaştı. Bu ürün grubunda değer bazında yüzde 29, miktar bazında ise yüzde 77 artış kaydedilmesi, yılın ilk yarısının en dikkat çekici performansı oldu” şeklinde konuştu. Kedi – köpek maması ihracatının yüzde 62’sini Ege Bölgesi yapıyor Öztürk, özellikle evcil hayvan mamaları sektörünün son yıllarda güçlü bir ivme yakaladığının altını çizerek şöyle devam etti: “Türkiye’nin bu alandaki ihracatının yüzde 62’sinin Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği üyeleri tarafından gerçekleştiriliyor. İlk altı ayda 45,5 milyon dolarlık ihracata ulaşan sektörün, devam eden yaş mama yatırımlarıyla önümüzdeki dönemde büyümesini sürdüreceğini ve cari açığın azaltılmasına katkı sağladığını görüyoruz. Evcil hayvan mamaları sektörüne yönelik başlattığımız UR-GE projesinde 14 firmamız yer alıyor. Hedef pazarlarda düzenlenecek fuar katılımları, ticaret heyetleri ve eğitim programlarıyla evcil hayvan mamaları sektöründeki ihracatçılarımızın küresel arenada pazarlama yeteneklerini artırıyoruz.” Çikolatalı şekercilik ürünleri 55 milyon dolar ihracatı hanesine yazdırdı Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği’nin ihracatında üçüncü sırada yer alan çikolatalı şekercilik ürünleri ihracatını yüzde 6 yukarı taşımayı başararak 55 milyon dolar ihracat gelirini hanesine yazdırdı. EHBİB’in ihracatından yağlı tohumlar 49 milyon dolar, hububattan mamul ürünler 41 milyon dolar, gıda müstahzarları 21 milyon dolar, hububat 17,7 milyon dolar, baharatlar 13,5 milyon dolar, değirmencilik ürünleri 13 milyon dolar ve şekercilik mamulleri 3,5 milyon dolarlık pay aldı. İhracatın zirvesinde Cezayir, Libya ve Suudi Arabistan yer aldı Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin en çok ihracat yaptığı ülke 2026 yılında da Cezayir oldu. 2026 yılının ocak – haziran döneminde Cezayir’e 63 milyon dolarlık ihracat yapan EHBİB, Libya’ya 39,2 milyon dolar, Suudi Arabistan’a 39 milyon dolar, Rusya Federasyonu’na 25 milyon dolar, ABD’ye ise 23 milyon dolarlık ihracat başarısı gösterdi. Fuarlarda TGİ markası altında yerlerini alıyorlar Türkiye genelinde hububat bakliyat yağlı tohumlar sektöründe faaliyet gösteren 6 ihracatçı birliğinin ortaklığında kurulan Türkiye Gıda İhracatçıları (TGİ) markasıyla uluslararası fuarlarda tadım etkinlikleriyle Türk lezzetlerinin tanıtımını yaptıklarını paylaşan Başkan Öztürk, “Yılın ikinci yarısında tanıtım ve pazarlama faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Türkiye Gıda İhracatçıları (TGİ) markasıyla 2026 yılının ilk yarısında Gulfood Dubai, Foodex Japan, Seoul Food & Hotel ve Summer Fancy Food Show fuarlarında yürütülen tanıtım çalışmalarımız devam edecek. 1-4 Eylül tarihlerinde İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek Foodist Fuarı’nın sektörün uluslararası tanıtımı açısından önemli bir organizasyon olacak. Bu fuarın dünyanın ilk üç fuarı arasında yerini alması için sektör olarak büyük destek veriyoruz” ifadelerini kullandı. Birliğin yürüttüğü UR-GE projelerinin firmaların rekabet gücünü artırdığını ifade eden Öztürk, hububat sektöründe 23 firmanın yer aldığı ilk UR-GE projesinin yurt dışı faaliyetlerinin sürdüğünü vurguladı. Ticaret heyetleri meyvelerini verdi Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılında Suudi Arabistan’a, 2026 yılında da Güney Kore’ye sektörel ticaret heyetleri yaptığını hatırlatan EHBİB Başkanı Muhammet Öztürk, “Suudi Arabistan’a ihracatta yüzde 19,2’lik artışla 32,7 milyon dolardan 39 milyon dolara ulaştık. Güney Kore’ye ihracatımızsa yüzde 95’lik yükselişle 1 milyon 837 bin dolardan 3 miyon 584 bin dolara ilerledi” ifadelerini kullandı. 6 ürünün ihracatında Türkiye lideri olduk Kedi-köpek maması, yaprak sarma, balık yemi, soya yağı, ekmeğe sürülen kakaolar ve ayçiçeği tohumu ihracatında Türkiye lideri olduklarını vurgulayan Öztürk sözlerini şöyle tamamladı; “Türkiye 2026 yılının ilk yarısında 35 milyon dolarlık balık yemi ihraç ederken bu ihracatın yüzde 86’sını gerçekleştirdik. 13 milyon dolarlık yaprak sarma ihracatından 10,4 milyon dolar pay aldık. 45,5 milyon dolarlık kedi-köpek maması ihracatıyla Türkiye ihracatının yüzde 62’sine imza attık. Türkiye 197 milyon dolarlık soya yağı ihraç ederken bu ihracatın yüzde 56’sını yaparak 111 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdık. Ekmeğe sürülen kakaolu ürünlerde 86 milyon dolarlık ihracatın yarısını gerçekleştirdik. 85 milyon dolarlık ayçiçeği tohumu ihracatından 35 milyon dolar pay aldık.”

Güneydoğu Anadolu’nun 4 Aylık Hububat Sektörü İhracatı 1,2 Milyar Dolar Haber

Güneydoğu Anadolu’nun 4 Aylık Hububat Sektörü İhracatı 1,2 Milyar Dolar

Güneydoğu Anadolu'nun toplam ihracatındaki yüzde 31,1 payı ile liderliğini sürdüren hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracatı, yılın ilk dört ayında 1,2 milyar dolar oldu. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre bölgedeki hububat sektörü ihracatı miktar bazında yüzde 1,3 yükselirken, değer bazında artış yüzde 3,9’a ulaştı. Dört aylık süreçte 401 bin ton makarna, 281 bin ton buğday unu, 171,9 bin ton da ayçiçek yağı ihraç edildi. En fazla gelir elde edilen ürün olan ayçiçek yağındaki ihracat yüzde 38,9 artış ile 279,4 milyon dolara ulaşırken, ikinci sırada yer alan makarnanın ihracatı yüzde 12,4 artışla 217,4 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ortalama ihracat birim fiyatlarındaki artışın yüzde 2,6 olarak gerçekleştiği bu dönemde Orta Doğu’ya ihracat yüzde 10,7 düşüşle 484,4 milyon dolar olurken, 445 milyon dolar ihracat yapılan Afrika pazarında yüzde 25,4 artış sağlandı. “Nisan’da aylık bazda yüzde 26,5 ihracat artışı sağladık” Küresel emtia fiyatlarını takip eden FAO Gıda Fiyat Endeksi’ne göre, hububat sektörünün fiyat artış eğiliminin üst üste üç aydır devam ettiğine dikkat çeken Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, sektörün Nisan ayı ihracatındaki artışını şu şekilde değerlendirdi: “Orta Doğu’yu etkileyen savaş süreci, tarım ve gıda sektörünün dünya genelindeki stratejik ağırlığını bir kez daha ortaya koydu. Özellikle bitkisel yağ alt endeksinin son dört ayda ivme kazanarak Temmuz 2022’den bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaşması, gıdaya erişimin önemini tekrar gösterdi. Ticari ve jeopolitik belirsizliklerin arttığı bu süreçte, Türkiye genelinde hububat sektörü ihracatının Nisan’da aylık bazda yüzde 16,3’lük bir artış yakalaması ülkemizin üretim gücünü yansıtıyor. Bu artış trendini, aylık bazda yüzde 26,5’lik bir büyüme hızıyla destekleyen Güneydoğu Anadolu bölgesi de Nisan’da 350 milyon dolara yaklaşan hububat sektörü ihracatı ile öne çıkıyor. Bu performans, temin ettiği ham maddeyi yüksek teknolojili tesislerinde işleyerek katma değerli mamule dönüştüren gıda sanayicilerimizin, tedarik zincirindeki değişimleri operasyonel bir başarıya da dönüştürebildiğinin kanıtı. Küresel risklerin zirve yaptığı bir atmosferde Türkiye, yakın coğrafyamızın gıda arz güvenliğini sağlayan asıl merkez olduğunu bir kez daha ispat etti.” “Operasyonel esnekliğimizi kalite ve lojistik avantajlarla tahkim ediyoruz” Türkiye’nin gıda ticaretindeki stratejik konumunu operasyonel bir sürdürülebilirlikle tahkim etmek adına, üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçleri sahadaki dinamiklerle tam uyumlu hale getirmeye odaklandıklarını belirten Kadooğlu şunları söyledi: “Ülkemizde uzun yıllar ortalamasının üzerinde seyreden yağışların, kışlık hububat ekilişlerinde yarattığı bereketli hasat beklentisi gıda ihracatçılarımız için bir güven zemini oluşturuyor. Diğer yandan yerelde aşırı yağışlar nedeniyle Güneydoğu Anadolu havzasında baharlık mısır ve ayçiçeği ekilişlerinin ötelenmiş olması, ham madde tedarik planlamasında çok daha proaktif davranmamızı zorunlu kılıyor. Üretim takvimindeki hassas bir dengeyi yönetmeye çalıştığımız bu dönemde, operasyonel yükümüzü hafifletecek finansal rahatlamalar kritik önem taşımaktadır. İhracat odaklı ekonomik büyümeyi güçlendirmek amacıyla ihracatçı firmaların tabi olduğu kurumlar vergisinde yapılan düzenleme, bu noktada işletmelerin finansal yükünü hafifleten önemli bir kazanım olmuştur. Küresel rakiplerimizin rekor üretim beklentilerine karşılık, sanayicimizin direksiyonu yüksek kaliteli ve yüksek proteinli ürünlere kırması ise bölge ihracatımızın sadece hacimle değil, kaliteyle de ayrıştığının en somut göstergesidir.”

Hububat ve Bakliyat İhracatında 3,9 Milyar Dolarlık İvme: Ayçiçek Yağı Zirvede! Haber

Hububat ve Bakliyat İhracatında 3,9 Milyar Dolarlık İvme: Ayçiçek Yağı Zirvede!

Türkiye’nin hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektörü, 2026 yılının ilk dört ayını 3,9 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Miktar bazında düşüş yaşansa da birim fiyatlardaki artış geliri dengeledi. Sektör Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, "Yerli üretim kalemizle küresel darboğazı aşacağız" mesajı verdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre; ayçiçek yağından makarnaya, bisküviden buğday ununa kadar geniş bir ürün yelpazesini kapsayan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, küresel piyasalardaki dalgalanmalara rağmen ihracatta güçlü duruşunu sürdürüyor. İhracatın Yıldızı Ayçiçek Yağı Oldu Yılın ilk dört ayında sektörün en çok ihraç edilen ürün grupları ve performans verileri şu şekilde gerçekleşti: Toplam İhracat: 3,9 Milyar Dolar oldu. Ayçiçek Yağı: %24 artışla 452,2 milyon dolarla sektör lideri olurken, Çikolata ve Kakaolu Ürünler: 343,2 milyon dolar, Makarna, tatlı bisküvi ve gofretler 300 milyon dolar barajını aştı. İhracat miktarı geçen yıla oranla %16,7 gerilemiş olsa da, dolar bazındaki birim fiyatların %13,9 oranında yükselmesi, toplam değer kaybının %5,2'de sınırlı kalmasını sağladı. Pazar Çeşitliliği: İran’da Büyük Yükseliş Orta Doğu pazarında, özellikle Irak’taki %28,2’lik düşüşün etkisiyle toplamda %15,7’lik bir azalma kaydedildi. Ancak İran pazarı, %37,6’lık rekor artış ve 103,6 milyon dolarlık hacmiyle Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ilk 7 ülke arasına girmeyi başardı. Ahmet Tiryakioğlu: "Küresel Gıda Arzının Stratejik Kalesiyiz" TİM Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, küresel ölçekte artan buğday fiyatları ve kuraklık endişelerine dikkat çekerek yerli üretimin önemini vurguladı: "Dünya genelinde gübre tedariki ve kuraklık nedeniyle gıda arzı üzerinde bir belirsizlik hakim. Ancak Türkiye, bu olumsuz tabloyu yerli üretimin bereketiyle lehine çeviriyor. Yağışların mevsim normallerinin üzerinde olması buğday rekoltesi beklentimizi yükseltti. Sanayi altyapımızla birleşen bu verimlilik, ülkemizi küresel gıda arz güvenliğinin stratejik bir kalesi haline getiriyor." Kamu-Özel Sektör İş Birliği Güven Veriyor Finansman maliyetleri ve lojistik zorluklara rağmen Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) dengeleyici rolünün kritik olduğunu belirten Tiryakioğlu, "Kamunun stok yönetimi ve çiftçimizi koruyan duyarlılığı, ihracat pazarlarındaki rekabetçiliğimizin teminatıdır" dedi.

Güneydoğu Anadolu’nun 3 Aylık Hububat Sektörü İhracatı 871,3 Milyon Dolar Haber

Güneydoğu Anadolu’nun 3 Aylık Hububat Sektörü İhracatı 871,3 Milyon Dolar

Güneydoğu Anadolu'nun toplam ihracatındaki yüzde 31,2 payı ile liderliğini sürdüren hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracatı yılın ilk çeyreğinde 871,3 milyon dolar oldu. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre bölgedeki hububat sektörü ihracatı miktar bazında yüzde 6,8 düşerken, değer bazında gerileme yüzde 2,9 seviyesinde kaldı. Üç aylık süreçte yaklaşık olarak 285,8 bin ton makarna, 191,8 bin ton buğday unu, 121 bin ton da ayçiçek yağı ihraç edildi. En fazla gelir elde edilen ürün olan ayçiçek yağındaki ihracat yüzde 31,1 artış ile 195,6 milyon dolara ulaşırken, ikinci sırada yer alan makarnanın ihracatı yüzde 9,4 artışla 156,2 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ortalama ihracat birim fiyatlarındaki artışın yüzde 4,2 olarak gerçekleştiği bu dönemde Orta Doğu’ya ihracat yüzde 20,8 düşüşle 340,7 milyon dolar olurken, 317,2 milyon dolar ihracat yapılan Afrika pazarında yüzde 20,9 artış sağlandı. “Alıcıların daha temkinli ve fiyat odaklı hareket edeceği bir döneme giriyoruz” Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler ışığında enerji ve lojistik dengelerinin yeniden tanımlandığını, Hürmüz Boğazı’nda artan risklerin ve enerji arz güvenliğine ilişkin belirsizliklerin Türkiye’nin lojistik merkez olma potansiyelini güçlendirdiğini belirten Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu şunları söyledi: “Irak’ın petrol ihracatında Türkiye güzergâhını daha aktif kullanma stratejisi ve Kalkınma Yolu gibi projelerin hız kazanması, ülkemizi yalnızca bir transit ülke değil, bölgesel ticaretin ve enerji akışının merkezlerinden biri haline getirebilecek stratejik bir fırsat sunuyor. Jeopolitik avantajların kısa vadeli kazanımlarla sınırlı kalmaması ve uzun vadede rekabet gücüne dönüşebilmesi için elbette ticaret altyapısının, finansman ve tahsilat süreçlerinin ve sınır kapılarındaki operasyonel akışın aynı ölçüde güçlü ve öngörülebilir olması gerekiyor. Savaşa bağlı gerekçelerle, küresel tarım piyasalarında ihracatçılarımız açısından baskı yaratan unsurların bir süre daha devam etmesini bekliyoruz. Karadeniz havzasında üretim beklentilerinin güçlü seyretmesine de bağlı olarak, fiyat odaklı rekabetin daha da artacağı bir döneme giriyoruz. Bu tablo, özellikle buğday unu, makarna ve ayçiçek yağı gibi temel ürünlerde daha da belirleyici olacak. Öte yandan enerji, gübre ve lojistik maliyetlerindeki artışın üretim maliyetlerine yansıması yalnızca ihracat fiyatlarını değil, aynı zamanda ticaretin kontrat yapısını, risk iştahını ve pazar tercihlerini de doğrudan etkiliyor. Bu nedenle mevcut dönemi yalnızca jeopolitik bir kırılma olarak değil; fiyatlama davranışlarından tedarik zincirlerine, rekabet dengelerinden üretim planlamasına kadar uzanan çok katmanlı bir dönüşüm süreci olarak değerlendirmek gerekiyor.” “Bazı pazarlarda daha yoğun bir rekabetle karşılaşacağız” Bölgesel ticarette lojistik ve güzergâh konularında yaşanan değişimin, rekabet baskısını artıracağını da dile getiren Kadooğlu şunları söyledi: “Irak ile Suriye arasında yaklaşık 14 yıldır kapalı olan sınır kapısının yeniden açılması ve alternatif transit hatların devreye girmesi, bölgesel ticaretin toplam büyüklüğünü artırma potansiyeli taşırken Türkiye açısından mevcut lojistik üstünlüğün daha rekabetçi bir zemine taşınmasına neden olabilir. Bugüne kadar Türkiye üzerinden akan ticaretin belirli bir zorunlulukla şekillendiği bir yapıdan, alternatif koridorların olduğu çok merkezli bir yapıya geçilebilir. Maliyet ve süre avantajları sağlayan yeni hatların aktif hale gelmesinin, Türk ihracatçılarının bazı pazarlarda daha yoğun bir rekabetle karşılaşmasına yol açması muhtemel. Nitekim bu süreçte yalnızca lojistik hatlar değil, aynı pazarlara erişen tedarikçilerin sayısı ve çeşitliliği de artıyor; bu da özellikle Afrika ve Orta Doğu pazarlarında fiyat hassasiyetinin daha da belirleyici hale gelmesine yol açıyor. Dolayısıyla bizim için asıl mesele, bölgesel ticaret içindeki payımızın ve yönlendirme kapasitemizin korunması olacak. Bu nedenle Orta Doğu’ya açılan gümrük kapılarımızın tam kapasiteyle ve kesintisiz çalışması, mevcut hatların hız ve maliyet avantajını koruyacak şekilde güçlendirilmesi ve Türkiye’nin ‘doğal tedarikçi’ konumunu destekleyecek politikaların sürdürülmesi kritik önem taşıyor.”

Hürmüz Boğazı Krizine Türkiye Kalkanı: Gıda İhracatı Tam Gaz Haber

Hürmüz Boğazı Krizine Türkiye Kalkanı: Gıda İhracatı Tam Gaz

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşılan verilere göre; ayçiçek yağı, çikolata ve kakaolu ürünler, bisküvi ve gofret, şekerleme çeşitleri ile makarna ve buğday unu gibi temel gıda kalemlerini kapsayan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü yılın ilk üç ayında 2,8 milyar dolarlık ihracat yaptı. Miktar bazında ihracat geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 24,6 gerilemiş olsa da ihracat birim fiyatlarında dolar bazında yaşanan yüzde 17’4’lük yükselişin etkisiyle, değer bazındaki düşüş yüzde 11,5 seviyesinde kaldı. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre ihracatın yüzde 17,2 artışla 316,8 milyon dolara yükseldiği ayçiçek yağı, sektörde ilk sırada yer alırken; yüzde 14,7 düşüşle 248,7 milyon dolar olarak kayıtlara geçen çikolata ve kakao bazlı ürünler ikinci sırada yer aldı. Tatlı bisküvi ve gofretler ile makarna, ihracatı bu dönemde 200 milyon doları aşan diğer ürün grupları oldu. 315,2 milyon dolar ihracat yapılan Irak’taki yüzde 40,1’lik düşüşün de etkisiyle Orta Doğu pazarında yüzde 25,3’lük düşüş kaydedildi. 3 aylık süreçte geçtiğimiz yıla göre yüzde 4 artışla 68 milyon dolar ihracat yapılan İran, Türkiye’nin toplam hububat sektörü ihracatında ilk 7 içerisinde yer aldı. “Krizlere dayanıklı yapımız, küresel sarmalı soğukkanlı yönetebilmemizi sağlıyor” Küresel gıda ticaretinin Hürmüz Boğazı odağında gelişen enerji ve lojistik darboğazı nedeniyle kritik süreçten geçtiği bu dönemde yaşanan aksamaların ihracata etkilerini değerlendiren TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu şunları söyledi: “Orta Doğu’da devam eden süreç, 2022 yılında yaşanan ve tahıl ile yağlı tohum arzını doğrudan etkileyen Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan farklı bir dinamikle ilerliyor. O dönemde ürün arzı sekteye uğramıştı; bugünse sahaya yansımalar enerji, gübre ve navlun maliyetleri üzerinden dünya üretim altyapısını baskılayan sistematik bir şekilde gelişiyor. Bu tablonun küresel bir riski temel gıda maddeleri olan pirinç, buğday, mısır ve soya rekoltesinde muhtemel düşüşleri tetikleyerek, özellikle ithalata bağımlı ülkeleri uzun süreli istikrarsızlığa mahkûm edebilecek olması. Bunun yanında yüksek petrol fiyatlarının biyoyakıt talebini artırması mısır, soya ve palm yağı gibi ürünlerde ek bir fiyat baskısı oluşturabilir, tüm bu gelişmeler de gıda ticaretini sadece bir tarım meselesi olmaktan çıkararak küresel ekonomi için istikrar başlığına dönüştürebilir Türkiye gıda sanayii, şu an tüm ülkeleri etkileyen bu sarmalı; geçmiş krizlerde test edilmiş çevik yapısı, hammaddeye erişim ve onu katma değerli ürüne dönüştürme kabiliyetiyle soğukkanlı bir şekilde yönetiyor. Mart’ta aylık bazda yaşanan yüzde 14,2’lik daralmaya rağmen sektörel ihracatımızın 1 milyar dolar sınırına yaklaşması, ticari ilişkiler normale döndüğü zaman ticari verilerde hızlı bir toparlanma yaşanabileceğine işaret ediyor.” “Dinamik lojistik altyapımız en stratejik kalkanımız” Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarındaki tıkanıklıklar küresel petrol ticaretinin üçte birini işlevsiz bırakma potansiyeline sahip olsa da Türkiye’nin, lojistik açıdan tek bir rotaya mahkûm olan diğer ülkelerden ayrıştığına dikkat çeken Tiryakioğlu şunları söyledi: “Akdeniz’den Karadeniz’e uzanan geniş liman ağımız, gelişmiş kara yolu taşımacılığımız ve stratejik demir yolu bağlantılarımız; bölgesel blokajları alternatif güzergahlarla bypass edebilmemize imkân tanıyan eşsiz bir esneklik sunuyor. Bu lojistik çeşitlilik sayesinde, küresel tedarik zincirindeki kopmaları minimize ederek hem tedarik akışımızı güvence altına alıyor hem de ihracat menzilimizi koruyabiliyoruz. Bölgedeki deniz yolu trafiğinin yüzde 90 oranında aksadığı bu gibi dönemlerde, Türkiye’nin sahip olduğu taşımacılık altyapısının, sanayicimize hammaddeye erişim konusunda rakiplerinin önüne geçen bir avantaj sağlayacağını düşünüyoruz. Jeopolitik risklerin deniz yolu rotalarını felç ettiği bir süreçte, ülkemizin alternatifli ve dinamik lojistik altyapısı sadece ticari bir avantaj değil, aynı zamanda geniş bir coğrafyanın gıda arz güvenliğini sürdürülebilir kılan en stratejik kalkanımız olmaya devam ediyor.”

İİB’den İhracat Atağı: İlk Çeyrekte 2,9 Milyar Dolarlık Başarı! Haber

İİB’den İhracat Atağı: İlk Çeyrekte 2,9 Milyar Dolarlık Başarı!

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), 2026 yılının ilk çeyreğinde, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla artış ile 2 milyar 930 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “Bölgemizde yaşanan gerginlikler ve yakın coğrafyamızdaki savaşların da etkisine rağmen, yılın ilk 3 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla, yüzde 0.3 oranında artışla, ihracatımızı koruyabildik. Yılın ilk çeyreğinde, en çok ihracat gerçekleştirdiğimiz pazarlarımızda büyüdük. Bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla Birleşik Krallık’a yüzde 42.7, Almanya’ya yüzde 5, Norveç’e ise yüzde 26 oranında ihracat artışları gerçekleştirdik. Yurt içi ve yurt dışında sektörlerimize yönelik düzenlediğimiz etkinliklerimiz ile yılın ilk çeyreğini başarılı bir şekilde tamamladığımızı söylemekten mutluluk duyarım.” dedi. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2026 yılının ilk üç ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla artış ile 2 milyar 930 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İstanbul İhracatçıları, 183 ülke pazarına ürün sattı ve ülke ihracatındaki payını yüzde 5.3’e çıkardı. İstanbul İhracatçı Birlikleri, mart ayında ise bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2.8 oranında artış ile 1 milyar 14 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İlk çeyrekte en fazla ihracat Birleşik Krallık’a İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk üç ayında, değer bazında en fazla ihracatı 176 milyon dolar ile Birleşik Krallık’a gerçekleştirdi. Birleşik Krallık’a en fazla gemi ile kağıt ve karton ürünleri satıldı. İİB, Birleşik Krallık’ın ardından değer bazında en fazla Almanya, Norveç, Amerika Birleşik Devletleri ve Irak’a ihracat yaptı. İİB tarafından yapılan ihracatta; Almanya’ya fındık ve mamulleri ile kağıt ve karton ürünleri; Norveç’e gemi; Amerika Birleşik Devletleri’ne hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri şeker ve şekerli mamuller alt sektörü ile kağıt ve karton ürünleri: Irak’a ise, ağaç ve orman ürünleri ile hayvansal mamuller ön plana çıktı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, 757 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri oldu. AB’ye yapılan ihracat, bir önceki döneme kıyasla yüzde 4.1 oranında arttı. İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), 2026 yılının ilk çeyreğinde, 846 milyon dolar; İstanbul Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 816.5 milyon dolar; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), 585 milyon dolar; İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), 297.5 milyon dolar; İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB), 230.5 milyon dolar; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 137 milyon dolar; İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB), 79 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Özkan: Yılın ilk çeyreğinde, en çok ihracat gerçekleştirdiğimiz pazarlarımızda büyüdük İstanbul İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “Bölgemizde yaşanan gerginlikler ve yakın coğrafyamızdaki savaşların da etkisine rağmen, yılın ilk 3 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla, yüzde 0.3 oranında artışla, ihracatımızı koruyabildik. Yılın ilk çeyreğinde, en çok ihracat gerçekleştirdiğimiz pazarlarımızda büyüdük. Bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla Birleşik Krallık’a yüzde 42.7, Almanya’ya yüzde 5, Norveç’e ise yüzde 26 oranında ihracat artışları gerçekleştirdik. Yurt içi ve yurt dışında sektörlerimize yönelik düzenlediğimiz etkinliklerimiz ile yılın ilk çeyreğini başarılı bir şekilde tamamladığımızı söylemekten mutluluk duyarım. Bölgenin önemli fuarlarına katılarak, sektörlerimizi farklı coğrafyalarda başarılı bir şekilde temsil ettik. İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), Kuzey Amerika’nın en önemli su ürünleri fuarlarından Seafood Expo North America (SENA) 2026’ya, info stant ile katılarak, Türk su ürünlerinin tanıtımını yaptı. Turquality Projesi kapsamında yürütülen çalışmalar çerçevesinde, ABD’nin ünlü şefleri tarafından Türk su ürünleri kullanılarak hazırlanan özel menülerle tadım etkinlikleri yapıldı. Dünyanın dört bir yanından mobilya üreticileri, ihracatçıları ve satın almacıları bir araya getiren CIFF 2026 Uluslararası Mobilya Fuarı’nda, Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri sektör kurulunda yer alan dört İhracatçı birliğinin (AKİB, EİB, İİB, OAİB) ortak katılım standı, “Heartmade” konsepti ile yoğun ilgi gördü. İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (İYMSİB), Almanya’nın Düsseldorf şehrinde düzenlenen Prowein Uluslararası Şarap ve İçecek Fuarı’na info stant ile katılarak, Türkiye’nin meyve ve sebze ürünlerini tanıttı. Mobilya Sektörü Rekabetçilik Çalıştayı, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) ev sahipliğinde ve İstanbul İhracatçı Birlikleri’nin (İİB) organizasyonunda gerçekleştirildi. Bu ay ihracatçılarımıza yönelik eğitimlerimiz de oldu. İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (İHBİR) “İHBİR Teknik Eğitim Programı” kapsamında düzenlediği “Gıda Endüstrisi Perspektifinden Uygulamalı Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (LCA): Modelleme, Analiz ve Raporlama” eğitimi, firma temsilcilerinin katılımı ile yapıldı. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB); “Satışta Etkili İkna Teknikleri”, Dış Ticarette Sahtecilik ve Dolandırıcılık: Riskler, Yaptırımlar ve Korunma Yöntemleri konularında genel katılıma açık, ücretsiz, çevrim içi eğitimler düzenledi. İİB, önümüzdeki aylarda da düzenleyeceği etkinlikler ile ihracat bayrağını dünyanın farklı ülkelerinde dalgalandırmaya devam edecek” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.