Hava Durumu

#Yapay Zekâ

Kırsal Haber - Yapay Zekâ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zekâ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de Isı Stresi Bölgeden Bölgeye Değişiyor Haber

Türkiye’de Isı Stresi Bölgeden Bölgeye Değişiyor

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, yapay zekâ yöntemleri kullanarak gerçekleştirilen yeni bir araştırmanın, Türkiye’de ısı stresini belirleyen etmenlerin bölgeden bölgeye değiştiğini ortaya koyduğunu belirtti. Araştırmaya göre Anadolu'nun iç kesimlerinde kuru hava, Karadeniz ve Marmara kıyılarında rüzgâr, Akdeniz kıyılarında ise güneşten ve ısınmış yüzeylerden yayılan ışıma öne çıkıyor. ​Üstelik sıcaklıklar 35 dereceyi aştığında rüzgârın serinletici etkisi de ortadan kalkıyor. Bulgular, yalnızca termometrede görülen sıcaklığa dayanan uyarıların yetersiz kalabileceğini gösteriyor. Korunma önlemleri geliştirilirken bölgesel farklılıkların dikkate alınması büyük önem taşıyor. ​Farklı Coğrafyalarda Farklı Hissedilen Sıcaklıklar ​Yaz ortasında Güneydoğu Anadolu'da termometreler 40'ın üzerine çıkarken, İstanbul aynı gün 30'un altında kalabiliyor. Ama insanların şikâyet ettiği rakam çoğu zaman termometrenin gösterdiği değil, nemin de işin içine girmesiyle "çok daha bunaltıcı" hâle gelen hissedilen sıcaklıktır. ​Ancak burada kafa karıştırıcı bir nokta var: Şanlıurfa’daki 38 derece ile Rize’deki 30 derece bambaşka şekillerde hissediliyor. Veya aynı 35 derece sıcaklık; Ege sahilinden denizden esen meltemle farklı, İç Anadolu’nun kuru sıcağında farklı şekilde zorluyor insan bedenini. ​Peki, ısıyı gerçekten tehlikeli hâle getiren etmenler neler? Ve bu etmenler Türkiye’nin her yerinde aynı mı? ​Avrupa Orta Vadeli Hava Tahmin Merkezi (ECMWF) verilerine dayanarak Theoretical and Applied Climatology dergisinde yayımlanan bu kapsamlı çalışma, Türkiye’nin farklı bölgelerinde ısı stresinin ardındaki güçleri yapay zekâ yöntemleriyle haritalandırdı. ​Isıyı tehlikeli kılan meteorolojik güçlerin bölgeden bölgeye ve hatta sıcağın şiddetine bağlı olarak değiştiğini ortaya koyan araştırma, tek tip sıcaklık uyarılarının neden yetersiz kaldığını gözler önüne seriyor. Çalışmaya göre Anadolu’nun iç kesimlerinde havanın kuruluğu, Karadeniz ve Marmara kıyılarında rüzgâr, Akdeniz kıyısında ise ışıma öne çıkıyor. Üstelik sıcak şiddetlendikçe rüzgârın serinletici etkisi de kayboluyor. ​Türkiye’nin %70’ine Kuru Sıcaklar Hâkim ​Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı’nın öncülüğünde ortaya çıkan haritanın en çarpıcı bulgusu şudur: İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu kaplayan ve Türkiye’nin yaklaşık %70’ine denk gelen yarı kurak iç kesimlerde, sıcaklıktan sonraki en önemli belirleyici havanın kuruluğudur. ​"Buhar basıncı açığı" denilen bu etmen, kuru bir havanın nemi ne kadar hızlı çekebileceğini ölçer. Yüksek buhar basıncı açığı ise "nemli sıcak" değil, tam tersine kuru ve nemi çeken bir hava demektir. ​Hissedilen Sıcaklıkta Nem, Rüzgâr ve Işıma Etkili ​Havanın kaç derece olduğu, bedenin gerçekte ne kadar zorlandığını tek başına anlatmaz. Bunun için nemi, rüzgârı ve gökyüzünden gelen ışımayı da hesaba katmak gerekir. "Hissedilen sıcaklığı" tespit etmek için kullanılan indekslerin en gelişmişlerinden olan Evrensel Termal İklim İndeksi (UTCI); sıcaklık, nem, rüzgâr ve ışımayı tek bir değerde birleştirir. ​Uluslararası ölçekte ısı stresi; ​26-32°C arasında "orta", ​32-38°C arasında "kuvvetli", ​38-46°C arasında "çok kuvvetli" ​ve 46°C üzerinde "ekstrem" olarak sınıflandırılır. ​Yapay Zekâ Isıyı Nasıl Çözümledi? ​Bu yeni araştırma, geçmişteki havayı saat saat yeniden kuran Avrupa Orta Vadeli Hava Tahmin Merkezi (ECMWF) verilerine dayanıyor. Bu iklim veri tabanı sayesinde 1950’den 2025’e uzanan 75 yıl boyunca Türkiye’nin tüm köşelerinde yaşanan her yaz günü tek tek ele alınabildi. ​Veri tabanından elde edilen yüz binlerce sıcak yaz günü açıklanabilir yapay zekânın önüne konuldu. Kullanılan yöntem sayesinde yapay zekâ yalnızca ısı stresini tahmin etmekle kalmadı, bu tahmine hangi etkenlerin ne ölçüde katkı yaptığını da gösterdi. Böylece Türkiye’nin farklı bölgelerinde sıcaklık, nem, rüzgâr veya ışıma gibi etmenlerden hangilerinin daha baskın rol oynadığı ayrıntılı biçimde belirlenebildi. ​Kuru Hava "Daha Zararsız" Değil ​Hava sıcaklığı cilt sıcaklığını —yani yaklaşık 35 dereceyi— aştığında beden artık rüzgârla değil, neredeyse yalnızca terin buharlaşmasıyla serinleyebilir. Kuru hava bu buharlaşmayı hızlandırır. Yine de aşırı sıcakta bedenin ürettiği ısı, atabildiği ısıdan fazla olabilir. Dolayısıyla kuru sıcak, nemli sıcaktan daha zararsız değildir; yalnızca bedeni farklı bir şekilde zorlar. ​Karadeniz’de Rüzgâr Ön Planda ​Karadeniz kıyısı boyunca ve Marmara’ya doğru uzanan dar bir şeritte ise tablo değişiyor ve ikincil belirleyici olarak rüzgâr öne çıkıyor. Nemin sürekli yüksek, sıcaklık farklarının ise ılıman olduğu bu okyanusal iklimde beden, serinlemek için terin buharlaşmasından çok rüzgârın ısıyı üzerinden alıp götürmesine güveniyor. ​Pontik Dağları’nın hemen iç yamacında ise harita keskin bir şekilde rüzgârdan kuru havaya dönüyor. Bu, dağların iklimi nasıl ikiye böldüğünün somut bir izidir. ​Akdeniz’de Işıma Yükü Artıyor ​Akdeniz’in bazı kıyı kesimlerinde ise üçüncü bir etmen beliriyor: Gökyüzünden gelen uzun dalga ışıma. Burada kastedilen doğrudan güneş ışığı değil, ısınmış ve nemli havanın kendisinin aşağı doğru yaydığı görünmez ısıdır. Bu, güneşin altından gölgeye geçerek kaçabileceğiniz türden bir yük değildir; gölgede de akşam saatlerinde de üzerinizde kalmaya devam eder. Açık gökyüzü, sıcak ve nemli alt atmosfer ve gün boyu ısınan yüzeyler bir araya gelince bedene ulaşan bu ışıma yükü artar. ​"Çok Kuvvetli" Isı Günleri İki Kat Arttı ​Uzun dönem eğilim de aynı yönü işaret ediyor. "Çok kuvvetli" ısı günleri Türkiye genelinde 1950’den bugüne kabaca ikiye katlandı. "Kuvvetli" ısı günlerindeki artış ise mutlak olarak daha da büyüktür. Yani ısınma yalnızca en uç günlerde değil, sıradan sıcak günlerde de kendini göstermektedir. ​35°C’nin Üzerinde Rüzgâr Serinletmez, Isıtır ​Isı "orta" düzeydeyken rüzgâr, bedeni rahatlatan en önemli etkenlerden biridir. Ama sıcak "çok kuvvetli" düzeye tırmandıkça rüzgârın bu rolü neredeyse tamamen siliniyor; yerini havanın kuruluğu alıyor. ​Bunun nedeni fizyolojiktir. Hava sıcaklığı cilt sıcaklığını (yaklaşık 35 dereceyi) aştığında üzerinize esen rüzgâr artık ısı götürmez, ısı getirir; tıpkı fırın kapağını açtığınızda yüzünüze vuran hava gibi. Bu eşiğin ötesine geçildiğinde bedenin elinde tek bir serinleme yolu kalır: terin buharlaşması. Terin ne kadar hızlı buharlaşacağını belirleyen ise havanın kuruluğudur. ​Dolayısıyla sıcak şiddetlendikçe rüzgâr devre dışı kalır ve havanın kuruluğu sahnede tek başına kalır. Laboratuvar çalışmaları da rüzgârın yaklaşık 35 derecenin altında serinlettiğini, kuru-sıcak koşullarda bu eşiğin üzerinde ise bedeni daha da zorlayabildiğini gösteriyor. Bu nedenle "sıcakta pencereyi aç, vantilatörü çalıştır" tavsiyesi her koşulda geçerli değildir. ​En uçtaki "ekstrem" günler de artıyor, ancak bu artış (bu günler nadir ve yıldan yıla çok oynak olduğu için) henüz istatistiksel anlamlılık eşiğini geçmiyor. Bu noktada şu ayrımı yapmak önemlidir: Rekor sıcaklıkların görüldüğü tek bir yaz "her şey bitti" demek olmadığı gibi, tek bir serin yaz da "sorun yok" anlamına gelmez. İklim biliminde tekil olaylara değil, onlarca yıla yayılan eğilime bakılır. ​Küresel Sıcaklıklar ve Türkiye’nin Durumu ​Türkiye’deki bu tablo dünyanın geri kalanından kopuk değildir. Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) verilerine göre Haziran 2026, Batı Avrupa’da kayıtlardaki en sıcak yıl oldu. Küresel ölçekte ise kaydedilen en sıcak ikinci Haziran ayıydı ve küresel ortalama sıcaklık sanayi öncesi dönemden 1,39°C yüksekti. ​Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa’da yaşanan sıcak hava dalgasının 21 Haziran’dan bu yana 1.300’den fazla ısı kaynaklı ölüme yol açtığını bildirdi. Bilim insanları bu sıcak hava dalgasının, iklim değişikliği olmadan neredeyse imkânsız olacağını belirtiyor. ​Ama Türkiye ile Avrupa arasında önemli bir ayrım vardır: Avrupa'daki haziran sıcağını bu kadar öldürücü yapan etkenlerin başında yüksek nem ve geceleri düşmeyen sıcaklıklar ("tropik geceler") geliyordu. Anadolu'nun iç kesimlerinde ise, bu yeni çalışmanın gösterdiği gibi, asıl zorlayıcı etmen çoğu zaman tam tersi, yani kuru ve nemi çeken havadır. ​Aynı gezegende, hatta aynı Akdeniz havzasında ısının bedeni zorlama biçimi coğrafyaya göre değişmektedir. Araştırmanın özü de tam budur: Isı stresinin tek bir reçetesi yoktur. ​Ne Yapmalı? ​Her şeyden önce bu, panik değil hazırlık gerektiren bir tablodur. Türkiye'yi kavuran sıcak ülkenin her köşesinde aynı sebeple yakmamaktadır; dolayısıyla korunma da her yerde aynı olamaz. ​Erken uyarı sistemlerinde: Yalnızca sıcaklık eşiklerine bakan uyarılar eksik kalabilir; nem açığı gibi "nem-talebi" değişkenlerini de hesaba katmak, özellikle iç kesimlerde riski daha iyi ayırt etmemizi sağlayabilir. ​Şehir planlamasında: Karadeniz ve Marmara gibi rüzgâra duyarlı bölgelerde rüzgâr koridorlarını kapatmayan tasarımlar önem taşır. Sakin ve rüzgârsız günler buralarda orantısız risk taşıyabilir. ​Halk sağlığı iletişiminde: "Vantilatör her zaman serinletir" yanılgısını düzeltmek gerekiyor; çok yüksek sıcaklıklarda kuru rüzgârın yardımcı olmadığını, hatta zarar verebileceğini anlatmalıyız. ​Uyarlama planlarında: Tek tip değil, bölgeye özgü stratejiler geliştirilmelidir. İç kesimde suya ve gölgeye dayalı serinletmeye, kıyıda ise havalandırmayı ve ışıma yükünü azaltan çözümlere ihtiyaç vardır. ​Önümüzdeki yaz aylarında "Bugün neden bu kadar bunaldık?" sorusunu muhtemelen daha sık soracağız. Ve yanıt bizi her seferinde tek bir termometreye değil, o bölgede sıcağı asıl yöneten güce bakmaya götürecek. Kaynak: İklim Masası / www.iklimmasasi.com Kaynak: Selin Uğurtaş Kaynak: Doç.Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı

TÜRİB ELÜS Piyasası 7 Yaşında! Haber

TÜRİB ELÜS Piyasası 7 Yaşında!

Türkiye Ürün İhtisas Borsası’nın (TÜRİB) faaliyete geçirdiği Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) Piyasası 7. yılını geride bıraktı. 7 yılda 63,4 milyon ton tarım ürününün el değiştirdiği borsada işlem hacmi 458 milyar TL’ye ulaştı. Türkiye Ürün İhtisas Borsası’nın (TÜRİB) 26 Temmuz 2019 tarihinde faaliyete geçirdiği Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) Piyasası, 7. hizmet yılını başarıyla tamamladı. Faaliyete geçtiği dönemde 4 milyon ton seviyesinde olan lisanslı depoculuk toplam saklama kapasitesi, 7 yılda 4 katına çıkarak 15,1 milyon tona ulaştı. Bugüne kadar TÜRİB’de toplam 458 milyar TL (18,83 milyar USD) değerinde, 63,4 milyon ton tarım ürünü güvenle el değiştirdi. Türkiye Hububat Rekoltesinin %41'i Lisanslı Depolarda Güvencede TÜRİB’de işlem gören ELÜS’e konu ürünler, Ticaret Bakanlığı denetimindeki lisanslı depolarda muhafaza ediliyor. Türkiye genelinde 380 farklı lokasyonda hizmet veren lisanslı depo sayısı 287’ye ulaşırken, mevcut kapasite Türkiye'nin son 5 yıllık ortalama hububat rekoltesinin yaklaşık %41’ini depolayabilecek güce ulaştı. Lisanslı depoculuk sisteminin denetim kapasitesini artırmak amacıyla TOBB ve TÜRİB ortaklığıyla kurulan Lisanslı Depoculuk Denetim A.Ş. ve TÜRİB Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen LİDBİS (Lisanslı Depoculuk Bilgi Sistemi) projesi ile fiziksel ve dijital kayıt uyumu anlık olarak izleniyor. TÜRİB'e Yapay Zekâ İle Uluslararası Ödül Piyasa izleme süreçlerinde yapay zekâyı devreye alan TÜRİB, "Veriden Güvene: Türkiye Ürün İhtisas Borsasında Yapay Zekâ ile Piyasa Güvenilirliği" projesiyle IDC DX Dijital Dönüşüm Zirvesi kapsamında "Yapay Zekâda İnovasyonun Sesleri" kategorisinde ödüle layık görüldü. 2026'da 3 Yeni Piyasa Geliyor: Vadeli İşlemler, Uluslararası Piyasa ve Teverruk TÜRİB, tarıma dayalı finansal ürünleri çeşitlendirerek uluslararası bir finansal merkez olma hedefi doğrultusunda üç yeni piyasa hazırlığını tamamlıyor: TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası: Fiyat risklerini yönetmek amacıyla devreye alınacak sistemde ilk etapta ekmeklik buğday ve mısır ELÜS’leri ile TÜRİB fiyat endeksleri kullanılacak. Takas ve risk yönetimi hizmetleri Takasbank tarafından verilecek. Uluslararası Ürün Piyasası: Antrepolarda bulunan tarım ürünlerinin TÜRİB üzerinden şeffaf, kayıtlı ve izlenebilir alım satımı sağlanacak. Türkiye'yi uluslararası tarım ticaretinin merkezi yapacak sistemin devreye alınması hedefleniyor. Teverruk Piyasası: Katılım finans ilkelerine uygun olarak kısa vadeli fon temini sağlamak amacıyla ELÜS üzerinden emtia alım satım işlemleri gerçekleştirilecek.

Bakan Yumaklı Açıkladı: Tarımda Yapay Zekâ ve İHA Dönemi Başlıyor! Haber

Bakan Yumaklı Açıkladı: Tarımda Yapay Zekâ ve İHA Dönemi Başlıyor!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, tarım sektöründe yerli ve milli teknoloji hamlesine yönelik çok önemli açıklamalarda bulundu. Yapay Zekâ Politikaları Derneği (AIPA) tarafından düzenlenen ve Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu "AI Tomorrow Summit 2026" zirvesinde konuşan Bakan Yumaklı, tarımsal üretim süreçlerine entegre edilen yeni nesil teknolojileri duyurdu. Yumaklı, "Yapay zekâ, büyük veri, görüntü işleme sistemleri, sensör teknolojileri, robotik uygulamalar ve insansız hava araçlarını (İHA) üretim süreçlerimize entegre ediyoruz" diyerek akıllı tarımın şifrelerini verdi. "Yapay Zekâ Tarım İçin Bir Lüks Değil, Verimliliğin Anahtarıdır" Gıda güvenliğinin, stratejik bağımsızlığın ve milli güvenliğin en temel yapı taşının tarımsal üretim olduğunu vurgulayan Bakan Yumaklı, küresel iklim değişikliği ve artan dünya nüfusuna dikkat çekti. Yeni dönemde başarının sadece üretmekten değil, "akıllı üretmekten" geçtiğini belirten Yumaklı, yapay zekânın tarımdaki rolünü şu sözlerle özetledi: "Yapay zekâ teknolojileri tarımın geleceğini yeniden şekillendirecek stratejik bir güçtür. Bugün milyonlarca veriyi saniyeler içinde işleyerek karar desteği sunabilen bu teknoloji; tarım ve hayvancılıkta verimliliğin, kalitenin ve sürdürülebilirliğin en önemli anahtarıdır." Dijital Tarım Eylem Planı ve Strateji Belgesi Hazır! Bakanlık olarak değişimi izleyen değil, yöneten bir Türkiye vizyonuyla hareket ettiklerini ifade eden İbrahim Yumaklı, tarım sektörünü geleceğe taşıyacak iki büyük müjdeyi paylaştı: Yapay Zekâ ve Dijital Tarım Teknolojileri Araştırma Merkezi kuruldu. Yapay Zekâ Destekli Dijital Dönüşüm Strateji Belgesi ve Eylem Planı hazırlandı. Bakan Yumaklı, veriye dayalı yönetim anlayışını güçlendirecek ve yapay zekâ uygulamalarını ülke genelinde yaygınlaştıracak bu strateji belgesinin en kısa sürede kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Suyun Her Damlası Yapay Zekâ ile Korunacak Özellikle su kaynaklarının verimli kullanılmasının hayati bir önem taşıdığına değinen Bakan Yumaklı, dijital sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalar sayesinde suyun her damlasını korumayı hedeflediklerini belirtti. Bu süreçte TEKNOFEST gençliğine, üniversitelere ve genç girişimcilere olan inancının tam olduğunu vurgulayan Yumaklı, tarımın dijital dönüşümüne genç neslin yön vereceğini ifade etti. Zirvenin sonunda, AIPA Başkanı Zafer Küçükşabanoğlu tarafından Bakan İbrahim Yumaklı'ya yapay zekâ teknolojisi kullanılarak üretilen özel bir tablo hediye edildi.

Özer Matlı: ''Sürdürülebilir Kalkınmanın Anahtarı Gençler ve Kadınlar Olacak'' Haber

Özer Matlı: ''Sürdürülebilir Kalkınmanın Anahtarı Gençler ve Kadınlar Olacak''

Bursa Ticaret Borsası ile Gürsu Belediyesi arasında, genç kadınların girişimcilik ekosistemine entegrasyonunu sağlamak amacıyla hazırlanan “Genç Girişimciliğinin Artırılması İçin: Genç Kadınlar Teknoloji ve Liderlik Projesi” kamuoyuna tanıtıldı. Proje ile kadınların küresel girişimcilik ekosistemine dahil edilmesi ve dijitalleşen dünyada güçlü birer aktör olmaları hedefleniyor. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) ve Gürsu Belediyesi, genç girişimci kadınların teknoloji temelli iş fikirlerini uluslararası boyuta taşımak amacıyla örnek bir iş birliğine imza attı. Türkiye Ulusal Ajansı tarafından Avrupa Birliği Erasmus+ KA152-YOU programı kapsamında desteklenen ve 29 bin 359 Avro hibe almaya hak kazanan “Genç Girişimciliğinin Artırılması İçin: Genç Kadınlar Teknoloji ve Liderlik Projesi” lansman toplantısı, Bursa Ticaret Borsası Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa; Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyeleri İlker Birgül ve Emrah Silmez, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ve İcra Komitesi Üyeleri katıldı. Program kapsamında, Bursa Ticaret Borsası ve TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu’nun koordinasyonunda gerçekleştirilecek faaliyetlerin yol haritası paylaşıldı. “Genç kadınlarımızın yarınlarına dokunacağız” Toplantının açılışında konuşan TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen, projenin kadın girişimciliği için taşıdığı kritik öneme değindi. Şen, “Bugün burada genç kadınlarımızın geleceğine dokunacak, onları teknoloji, liderlik ve girişimcilik alanlarında daha güçlü hale getirecek çok kıymetli bir adım atıyoruz. Yerel yönetimler ile iş dünyasının ortak hareket etmesinin önemini bu iş birliği ile bir kez daha görüyoruz. Projeye olan inancı ve vizyonu dolayısıyla Bursa Ticaret Borsası Başkanı Sayın Özer Matlı’ya ve güçlü katkıları için Gürsu Belediye Başkanı Sayın Mustafa Işık’a teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. Özer Matlı: “Sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı gençler ve kadınlar olacak” Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı projenin; gençlerin, kadınların ve girişimcilik ekosisteminin geleceğine yönelik atılan çok kıymetli bir adım olduğunu vurguladı. Dijital dönüşümün hız kazandığı günümüzde gençlerin üretime, inovasyona ve girişimciliğe yönlendirilmesinin son derece değerli olduğunu ifade eden Başkan Matlı, “Bursa Ticaret Borsası olarak bizler, kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer aldığı, gençlerin fikirlerini cesaretle hayata geçirebildiği bir geleceğin, sürdürülebilir kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olduğuna inanıyoruz” diye konuştu. Güçlü iş birlikleri Bursa’ya değer katıyor Yerel yönetimler, iş dünyası ve sivil toplum örgütleri arasında kurulacak güçlü iş birliklerinin, ulusal ve uluslararası projelerde şehrimize ve bölgemize önemli fırsatlar kazandıracağını kaydeden Özer Matlı, “Bu doğrultuda koordinatör kurum olarak yürüteceğimiz sürecin, TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu’muzun katkıları ve sahadaki güçlü çalışmalarıyla çok değerli çıktılar ortaya koyacağına inanıyorum. Projede emeği geçen başta Gürsu Belediye Başkanı Sayın Mustafa Işık olmak üzere katkı sunan herkese teşekkür ediyor; projemizin kurumlarımıza, şehrimize ve gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. Işık: “Kadınları güçlendirmek, geleceği güçlendirmektir” Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık ise hedeflerinin gençlerin girişimcilik cesareti kazanarak geleceğe hazırlanması olduğunu vurguladı. Erasmus+ programı kapsamında Türkiye, Almanya ve Fransa’dan gençlerin katılımıyla Gürsu’da gerçekleştirilecek projenin; yapay zekadan e-ticarete, dijital pazarlamadan finansal okuryazarlığa kadar geniş bir eğitim yelpazesi sunduğunu belirten Başkan Işık, “Amacımız, gençlerimizin yalnızca bilgi edinmesini değil, aynı zamanda çözüm geliştiren bireyler olarak yetişmesini sağlamaktır. 1500’den fazla gence ulaşmayı hedeflediğimiz bu girişimle yeni fikirlerin ortaya çıkmasına ve uluslararası iş birliklerinin güçlenmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Unutulmamalıdır ki; kadınları güçlendirmek, geleceği güçlendirmektir” diye konuştu. Yerelden küresele kadın girişimciliği hamlesi Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen resmi lansman programı, Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık arasında imzalanan iyi niyet protokolü ile sona erdi. Bursa Ticaret Borsası’nın koordinatör kurum, Gürsu Belediyesi’nin yerel ortak olduğu projede; Türkiye’nin yanı sıra Almanya ve Fransa’dan genç kadın girişimciler yer alıyor. 12 ay sürecek olan proje kapsamında, Gürsu Ericek Adrenalin Parkı’nda geniş kapsamlı eğitim ve uygulama faaliyetleri yürütülecek. Proje süresince katılımcı genç kadınlara dijital pazarlama, yapay zeka, blockchain ve finansal yönetim gibi kritik alanlarda sertifikalı eğitimler verilecek.

TOBB Bursa KGK ve TSKF’den Kadın Girişimcilere Finansal Rehberlik Haber

TOBB Bursa KGK ve TSKF’den Kadın Girişimcilere Finansal Rehberlik

Bursa Ticaret Borsası ev sahipliğinde düzenlenen “Kadın Girişimciler İçin Vergisel Riskler ve Fırsatlar” semineri, iş dünyasının kadın liderlerini bir araya getirdi. TOBB Bursa KGK ve TSKF iş birliğiyle gerçekleşen etkinlikte, kadın girişimcilere finansal yönetim ve vergi teşvikleri konusunda kritik bilgiler aktarıldı. Bursa’da kadın girişimciliğini güçlendirmek ve işletmelerin mali yapısını sağlamlaştırmak amacıyla dev bir adım atıldı. Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu (TSKF) Kadının Ekonomik Güçlenmesi Çalışma Grubu koordinatörlüğünde, TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu (KGK) iş birliği ve Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) ev sahipliğinde düzenlenen seminer, kadın girişimcilerin yol haritasını belirledi. "Kadın Girişimciler Toplumsal Dönüşümün Öncüsü" Seminerin açılış konuşmasını gerçekleştiren TSKF Başkan Vekili Filiz Yayla, kadın girişimciliğinin ekonomik kalkınmadaki stratejik rolüne dikkat çekti. Yayla, "Kadın girişimcilerimiz yalnızca kendi işlerini büyütmekle kalmıyor, istihdam yaratarak toplumsal dönüşüme öncülük ediyor. Vergi mevzuatının doğru yönetilmesi, işletmeler için riskleri azaltırken büyük fırsatlar sunuyor" dedi. TOBB Bursa KGK İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ise modern girişimciliğin sadece üretimden ibaret olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Günümüzde girişimcilik; ekonomik koşulları doğru okumayı ve mali süreçleri etkin yönetmeyi gerektiriyor. Bilgiye erişimi artırarak kadınlarımızın iş dünyasında daha güçlü yer almasını destekliyoruz." Kadın Girişimcilere Özel Vergi Muafiyetleri ve Teşvikler Seminerin teknik oturumlarında uzman isimler kadın girişimcilerin mali ajandasına dair önemli ipuçları paylaştı. Mali Müşavir Seval Karakoç: "Şirketinizin Finansal Fotoğrafını Çekin" Mali Müşavir Seval Karakoç, kadın girişimcilerin yararlanabileceği destekleri şu başlıklarla özetledi: Genç Girişimci Teşvikleri: Başlangıç aşamasındaki girişimciler için vergi avantajları. Evde Üretim Muafiyeti: Evden üretim yapan kadınlar için vergisel kolaylıklar. KOSGEB ve SGK Desteği: Kadın ortaklı şirketlere sunulan özel indirimler ve prim avantajları. Vergi Avukatı Şebnem Becce Özdemir: "Yapay Zeka Destekli Denetimlere Dikkat" Eski Vergi Müfettişi Avukat Şebnem Becce Özdemir, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın dijitalleşen denetim sistemlerine vurgu yaptı. Kurgan ve Meva gibi yapay zeka sistemlerinin harcamaları anlık analiz ettiğini belirten Özdemir, mevzuata uyumun işletmeleri koruyan en güçlü kalkan olduğunu hatırlattı. Finansal Okuryazarlık ile Sürdürülebilir Büyüme Kadın girişimcilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte; sürdürülebilir finansal yönetim, stopaj, KDV ve kar payı dağıtımı gibi teknik konular interaktif bir şekilde ele alındı. Program, soru-cevap bölümünün ardından çekilen toplu fotoğraf ile sona erdi.

TÜRİB’e Uluslararası Yapay Zeka Ödülü Haber

TÜRİB’e Uluslararası Yapay Zeka Ödülü

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB), yapay zeka destekli piyasa gözetim platformu ATİP ile teknoloji dünyasının prestijli ödüllerinden IDC "Voices of AI Innovation" ödülüne layık görüldü. Türkiye'nin tarımsal emtia piyasalarındaki güven ve şeffaflık vizyonunu teknolojiyle birleştiren TÜRİB, başarılarına bir yenisini daha ekledi. 17. IDC CIO Summit kapsamında düzenlenen ödül töreninde, TÜRİB’in öz kaynaklarıyla geliştirdiği ATİP (Algoritmik Tespit ve İzleme Platformu), yapay zekayı kurumsal stratejiye en iyi entegre eden projelerden biri olarak seçildi. Yapay Zeka ile Tarımsal Emtia Piyasasında "Veriden Güvene" TÜRİB Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen ve yeni nesil işlem altyapısı TÜRİS'e entegre edilen ATİP, piyasa gözetimini dijital bir boyuta taşıyor. "Veriden Güvene: Türkiye Ürün İhtisas Borsasında Yapay Zeka ile Piyasa Güvenilirliği" projesi, statik kontrollerin ötesine geçerek proaktif bir denetim mekanizması sunuyor. ATİP Platformunun Öne Çıkan Özellikleri Platform, tarımsal ürün piyasalarında işlem bütünlüğünü korumak adına şu ileri nesil teknolojileri kullanıyor: Makine Öğrenmesi ve Davranışsal Analiz: Yatırımcı profillerini analiz ederek olağan dışı hareketleri saptıyor. Anomali Tespiti: Potansiyel piyasa bozucu eylemleri ve şüpheli işlem örüntülerini anlık olarak yakalıyor. İlişki Ağı Analizi: Karmaşık işlem ağlarını çözerek şeffaflığı artırıyor. Piyasa Oynatım Kabiliyeti: Geçmiş işlem akışlarını yeniden inceleyerek gözetim uzmanlarına veri dayanaklı kanıtlar sunuyor. Akademik Birikim ve Yerli Teknoloji İş Birliği ATİP, sadece teknik bir yazılım değil, aynı zamanda bilimsel bir çalışmanın ürünü. TÜBİTAK 1005 programı kapsamında desteklenen akademik çalışmalarla metodolojik olarak güçlendirilen platform, TÜRİB’in finansal teknoloji alanındaki birikimini yansıtıyor. Ali Kırali: "Veriyi Aktif Bir Kurumsal Kapasiteye Dönüştürdük" Ödül hakkında açıklamalarda bulunan TÜRİB Genel Müdürü Ali Kırali, şunları söyledi: "TÜRİB olarak hedefimiz, tarımsal emtia piyasalarında şeffaf ve etkin bir altyapı sunmaktır. ATİP ile veriyi izlenen bir unsur olmaktan çıkarıp piyasa güvenini artıran bir güce dönüştürdük. IDC tarafından aldığımız bu ödül, dijital dönüşüm yolculuğumuzun uluslararası düzeydeki başarısını kanıtlıyor." IDC CIO Summit: Ajan Tabanlı Sistemlerin Yükselişi Bu yıl "The Rise of Agentic Systems" temasıyla düzenlenen IDC CIO Summit, yapay zekanın iş dünyasındaki dönüştürücü gücünü mercek altına aldı. TÜRİB'in bu platformda ödül alması, Türkiye’nin FinTech ve AgriTech alanındaki küresel rekabetçiliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

TÜRKYED Başkanı Çelik’ten "Maaşlı Çiftçilik" Projesine Tam Destek! Haber

TÜRKYED Başkanı Çelik’ten "Maaşlı Çiftçilik" Projesine Tam Destek!

Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik, YÖK ve TÜME Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen "maaşlı çiftçilik" modelini değerlendirdi. Çelik, projenin kırsaldan kente göçü durduracak ve gençleri üretime kazandıracak tarihi bir adım olduğunu vurguladı. Tarımda Yeni Dönem: 40 Bin Genç Çiftçi, 40 Bin Çiftlik Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile TÜME Vakfı arasında, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) ev sahipliğinde imzalanan proje, Türkiye tarımında dijital ve akademik bir dönüşümü hedefliyor. Projeyi "stratejik bir kalkınma hamlesi" olarak nitelendiren TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, bilim ile sahanın buluşmasının verimliliği artıracağını belirtti. "Gençler İçin Güçlü Bir Motivasyon Kaynağı" Proje kapsamında gençlere sunulan ekonomik imkanların önemine dikkat çeken Çelik, şu ifadeleri kullandı: "Bekâr gençlere iki, evli gençlere üç asgari ücret verilmesi ve sürecin sonunda işletmelerin gençlere devredilecek olması, kırsalda kalıcılığı teşvik eden çok güçlü bir motivasyondur. Genç nüfusun üretimden uzaklaştığı bir dönemde, bu tür teşvikler tarımın geleceği için hayati önem taşıyor." Yapay Zekâ Destekli ve AR-GE Odaklı Üretim Projenin sadece bir istihdam modeli olmadığını, aynı zamanda yapay zekâ destekli eğitim sistemleri ve AR-GE çiftlikleri ile modern bir yapı sunduğunu belirten Çelik, 10 üniversitenin sürece dahil olmasının akademik birikimi sahaya yansıtacağını ifade etti. Çelik ayrıca, ziraat mühendisleri ve veteriner hekimlerin istihdamına yönelik katkıların sektörün niteliğini artıracağını vurguladı. "Kırsalda Kalıcılık İçin Sosyal Güvence Şart" Projenin başarıya ulaşması için ek adımların da atılması gerektiğini hatırlatan Nihat Çelik, sürdürülebilirlik için şu şartların altını çizdi: Maliyet Yönetimi: Üretim maliyetlerinin düşürülmesi. Pazarlama ve Alım Garantisi: Üreticinin pazar sorununun çözülmesi. Sosyal Güvenlik: Kırsalda yaşayan gençler için güçlü sosyal güvence mekanizmalarının oluşturulması. Teşekkür ve Temenni Genel Başkan Nihat Çelik, açıklamasının sonunda projenin mimarları olan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, TÜME Vakfı Başkanı Abdülkadir Karagöz ve MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar’a teşekkür ederek, modelin Türkiye tarımına hayırlı olmasını diledi.

Kars VHO, Tokyo'da Düzenlenen Dünya Veteriner Hekimleri Kongresi’nde! Haber

Kars VHO, Tokyo'da Düzenlenen Dünya Veteriner Hekimleri Kongresi’nde!

Kars Veteriner Hekimleri Odası, Japonya’nın başkenti Tokyo’da düzenlenen ve dünya genelinden 6.000’den fazla delegenin katıldığı 41. Dünya Veteriner Hekimleri Kongresi’ne (WVAC 2026) damga vurdu. Kars’ın teknoloji odaklı gelişim modeli, dünya literatürüne girmeyi başardı. Dünya Devleri Arasında Bir Kars Başarısı Dünyanın en prestijli veteriner hekimlik organizasyonlarından biri olan 41. Dünya Veteriner Hekimleri Kongresi (WVAC 2026), Tokyo’da kapılarını açtı. Dünya Veteriner Hekimleri Birliği’nin özel davetlisi olarak kongreye katılan Kars Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Ercan Ödül ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Özkan Soylu, bölgedeki mesleki gelişim projelerini küresel ölçekte tanıtıyor. Kars’ın Dijital Dönüşüm Modeli Dünya Literatüründe Kongrenin bilimsel kurulundan tam not alan “Dijital Dönüşüm Yoluyla Kırsal Veteriner Hekimliğin Güçlendirilmesi: 2019–2026 Teknoloji Adaptasyon Modeli” başlıklı çalışma, kongre özet kitabına girerek uluslararası literatürdeki yerini aldı. Kars’ın 7 yıllık kesintisiz eğitim ve teknoloji hamlesi, artık tüm dünya için bir başarı örneği olarak kabul ediliyor. Yarın Tokyo’da Büyük Sunum: Yapay Zeka ve Veri Bilimi Kars heyeti, bölgede uygulanan başarı modelini 22 Nisan günü Tokyo yerel saati ile 12:30’da katılımcılarla paylaşacak. “Yapay Zeka ve Veri Bilimi” oturumunda gerçekleştirilecek poster sunumunda Başkan Ercan Ödül, 2019-2026 yılları arasındaki stratejik gelişim süreçlerini İngilizce olarak uluslararası meslektaşlarına ve bilim dünyasına anlatacak. Başkan Ercan Ödül: "Kars’taki Başarıyı Küresel Bir Köprüye Dönüştürdük" Tokyo’dan değerlendirmelerde bulunan Kars VHO Başkanı Ercan Ödül şunları kaydetti: “Şu an Tokyo’da ‘Tek Sağlık’ vizyonu çerçevesinde Türk Veteriner Hekimliğini temsil etmenin gururunu yaşıyoruz. Kars’ta yerelde başlattığımız hayat boyu öğrenme hamlelerinin bugün Dünya Veteriner Hekimleri Birliği tarafından küresel bir başarı örneği olarak kabul görmesi tarifsiz bir mutluluk. Biz burada sadece bir katılımcı değil, tecrübe paylaşan bir paydaşız. Bilimin ışığında, yerelden küresele kurduğumuz bu köprülerle mesleğimizi daha ileriye taşımaya kararlıyız.” Kırsal Kalkınmada Teknoloji ve Eğitim Önceliği Kars Veteriner Hekimleri Odası, hayata geçirdiği hayat boyu öğrenme ve teknoloji adaptasyonu ilkeleriyle kırsal alandaki veteriner hekimlik faaliyetlerini güçlendirmeye devam ediyor. Bu modelin dünya genelindeki paydaşlar tarafından ilgiyle takip edilmesi, Kars’ın hayvancılık ve sağlık alanındaki vizyonunu bir kez daha tescilledi.

İzmir, Sağlık Turizminde Dünya Ligine Çıkıyor Haber

İzmir, Sağlık Turizminde Dünya Ligine Çıkıyor

İzmir Ticaret Odası (İZTO), kenti sağlık turizminde küresel bir marka haline getirecek "Sağlık Turizmi Manifestosu"nu açıkladı. 26 maddeden oluşan stratejik plan, İzmir’i tedaviden konaklamaya, dijitalleşmeden yaşlı bakımına kadar bütüncül bir ekosisteme dönüştürmeyi hedefliyor. ​Ege’nin incisi İzmir, sağlık turizminde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. İzmir Ticaret Odası ve TOBB iş birliğiyle düzenlenen "Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı"ndan çıkan sonuçlar, kentin geleceğini şekillendirecek kapsamlı bir manifesto ile taçlandı. Sektör paydaşlarını bir araya getiren çalıştayda; ulaşım, dijitalleşme, etik pazarlama ve ihtisaslaşma gibi kritik başlıklar ele alındı. ​Özgener: "Somut Adımlarla Dünya Ligine Çıkacağız" ​İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, manifestonun sadece bir fikir birliği değil, aynı zamanda somut bir eylem planı olduğunu vurguladı. Özgener, "Bu manifesto, tüm kurumların dikkatini vermesi halinde kentimizin hızlı bir şekilde dünya ligine çıkacağını gösteriyor. İzmir Ticaret Odası olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız," dedi. ​İZTO Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Oğuz Özkardeş ise hedeflerinin bu rehberi güncel tutarak İzmir'i güçlü bir destinasyon olarak konumlandırmak olduğunu belirtti. ​26 Maddelik Sağlık Turizmi Manifestosu’nda Neler Var? ​Haberin detaylarında öne çıkan stratejik maddeler, İzmir'in sağlık turizmi reçetesini ortaya koyuyor: ​1. Bütüncül Ekosistem ve Ulaşım ​Sağlık turizmi sadece hastane hizmeti olarak değil; ulaşım, konaklama, wellness ve yaşlı bakımını kapsayan bir bütün olarak görülecek. Özellikle doğrudan uluslararası uçuş sayılarının artırılması en öncelikli madde olarak belirlendi. ​2. Dijitalleşme ve Yapay Zeka Destekli Tanıtım ​Sektörün şeffaflığını artırmak adına "Mega Dijital Rehber" oluşturulacak. Hasta yolculuğu dijital platformlar üzerinden yönetilirken, dezenformasyonla mücadelede yapay zeka sistemlerinden faydalanılacak. ​3. İhtisaslaşma ve Yeni Yatırım Alanları ​İzmir’in güçlü olduğu alanlar olan; estetik cerrahi, diş sağlığı, göz, saç ekimi ve geriatri branşlarında ihtisaslaşmaya gidilecek. Ayrıca İnciraltı bölgesi, entegre sağlık kampüsleri ve kümelenme modelleri için en büyük fırsat olarak değerlendiriliyor. ​4. Etik Pazarlama ve Güvenli Hizmet ​Aracı kuruluşların yetkileri netleştirilecek, komplikasyon sigortası sistemleri geliştirilecek ve yabancı dil yeterliliği zorunlu hale getirilecek. "Doğru fiyat, şeffaf hizmet" anlayışı ile sürdürülebilir bir rekabet ortamı oluşturulacak. ​5. Termal Turizm ve "Longevity" (Uzun Yaşam) ​İzmir'in termal kaynakları bilimsel altyapıyla birleştirilerek sağlık turizmine entegre edilecek. Yaşlı turizmi için "Yaşam Köyleri" kurulması hedefleniyor. ​Sektörün Dev İsimleri Bir Araya Geldi ​İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, TOBB Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan ve kamu kurumlarının temsilcilerinin katıldığı toplantıda; Ticaret Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve TGA (Türkiye Turizm Geliştirme ve Tanıtma Ajansı) yetkilileri de yer aldı. Çalıştay kapsamında oluşturulan 5 farklı masa (Medikal Turizm, Dijitalleşme, Mevzuat vb.) sektörün tüm kılcal damarlarına dokunan çözüm önerileri üretti. ​Sonuç: İzmir İçin Yeni Bir Vizyon ​Bu manifesto, İzmir’in sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en güvenilir sağlık destinasyonlarından biri olması için bir taahhüt niteliği taşıyor. Kamu, özel sektör ve akademinin el ele verdiği bu modelle İzmir, sağlık turizminde milyar dolarlık katma değer yaratmayı hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.