Hava Durumu

#Yaş Çay

Kırsal Haber - Yaş Çay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaş Çay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: "Çiftçinin Girdi Maliyeti Yüzde 54 Artarken Ürün Fiyatı Yerinde Sayıyor" Haber

Gürer: "Çiftçinin Girdi Maliyeti Yüzde 54 Artarken Ürün Fiyatı Yerinde Sayıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 ve 2026 yıllarındaki tarımsal ürün alım fiyatlarını motorin ve tarımsal girdi artışlarıyla karşılaştırdı. Gürer, “Çiftçiye maliyet artışı kadar fiyat verilmezse üretici üretimden kopar” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 ve 2026 yıllarında açıklanan yaş çay, fındık, buğday, arpa , tarımsal girdi maliyetleri ve motorin fiyatlarındaki artışla karşılaştırdı. Gürer, ortaya çıkan tablonun üretici açısından ciddi bir gelir kaybına işaret ettiğini belirterek, “Çiftçinin maliyeti ile ürününe verilen fiyat arasındaki makas giderek açılıyor. Üretici daha pahalıya üretiyor ancak ürününü maliyet artışının gerisinde kalan fiyatlarla satmak zorunda kalıyor” dedi. 2025 yılının 1 Eylül tarihinde 54 lira olan motorinin 1 Eylül 2026 tarihinde 83 liraya yükseldiğine dikkat çeken Gürer, motorindeki bir yıllık artışın yüzde 53,7 olduğunu belirtti. Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi'nin de on iki aylık ortalamalara göre yüzde 34,02 arttığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, açıklanan ürün fiyatlarının birçok üründe bu artışların gerisinde kaldığını söyledi. Gürer, “Tarımda yalnızca ürünün fiyatına bakarak değerlendirme yapılamaz. Çiftçi o ürünü hangi maliyetle üretiyor, mazota ne kadar ödüyor, gübreye ne kadar ödüyor, ilaca, yeme, elektriğe ve sulamaya ne kadar para harcıyor? Bunlara bakmak gerekiyor. Açıklanan fiyatlar maliyetler dikkate alınarak değerlendirildiğinde üreticiyi memnun edecek ve üretimde tutacak bir seviyede değildir.Bölgeye göre değişen verimde gelir durumunu etkiliyor” diye konuştu. MOTORİN BİR YILDA 29 LİRA ARTTI CHP’li Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde motorinin temel maliyet kalemlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “1 Eylül 2025 tarihinde motorinin litre fiyatı 54 liraydı. Bir yıl sonra, 1 Eylül 2026 tarihinde motorin 83 liraya çıktı. Motorinin litresinde bir yılda 29 liralık artış yaşandı. Bu, yüzde 53,7 oranında bir artış demektir” diye konuştu. Motorin fiyatlarındaki artışın tarımın her alanına yansıdığını belirten Gürer, “Çiftçi traktörünü motorinle çalıştırıyor. Tarlasını motorinle sürüyor. Hasadını biçerdöver yada toplama makinası ile motorinle yapıyor. Ürününü motorinle taşıyor. Sulama sistemlerinde enerji ve yakıt maliyetleri var. Ürünün tarladan pazara ulaşmasına kadar geçen sürecin her aşamasında motorin ve enerji maliyetleri bulunuyor. Motorine yüzde 53,7 zam gelirken çiftçinin ürününe bunun çok altında fiyat artışı verilirse üreticinin gelir kaybı kaçınılmaz olur.Ek birde nakliye gideri ile ürün fiyatı da katlıyor” dedi. TARIMSAL GİRDİLER TÜİKE GöRE YÜZDE 34,02 ARTARKEN ÇİFTÇİYE NE KADAR FİYAT VERİLDİ? CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi'ndeki artışa da dikkat çekerek, “Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 34,02 arttı. Bu, ortalama bir artış. Çiftçinin kullandığı her girdide aynı oranda artış yaşanmıyor. Bazı girdilerde çok daha yüksek artışlar söz konusu. Motorindeki yüzde 53,7'lik artış bunun en açık örneğidir.” Üretim maliyetlerinin her geçen gün ağırlaştığını ifade eden Gürer, “Çiftçi bugün tohumunu, gübresini, ilacını, mazotunu, yemini, suyunu, elektriğini daha pahalı alıyor. Sulama maliyeti artıyor, işçilik maliyeti artıyor, nakliye maliyeti artıyor. Ancak ürününü sattığında aldığı fiyat aynı hızla artmıyor. Sorunun özü burada. Çiftçinin gideri hızla yükselirken geliri aynı oranda yükselmiyor” dedi. Gürer, “Çiftçi üretim yaparken zarar ederse, o çiftçi bir süre sonra üretimden çekilir. Üreticiyi üretimde tutmanın yolu, maliyetini karşılayan ve emeğinin karşılığını veren bir fiyat politikası uygulamaktır” dedi. ARPADA ARTIŞ SADECE YÜZDE 15,9 Gürer, 2025 ve 2026 yılı arpa alım fiyatlarını karşılaştırarak, en dikkat çekici tablonun arpa üreticisinde ortaya çıktığını söyledi. 2025 yılında ton başına 11 bin lira olan arpa fiyatının 2026 yılında 12 bin 750 liraya olduğunu belirten Gürer, artışın 1.750 lira olduğunu ve artış oranının yalnızca yüzde 15,9'da kaldığını ifade etti. Gürer, “Arpada bir yılda fiyat artışı yüzde 15,9. Aynı dönemde Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi yüzde 34,02 artıyor. Motorin yüzde 53,7 artıyor. Arpa üreticisine verilen fiyat artışı ise yüzde 15,9'da kalıyor. Bu tablo çiftçi ne yapsın” diye konuştu. Ömer Fethi Gürer, arpa fiyatının motorindeki artış oranında artırılması halinde ortaya çıkacak rakama da dikkat çekerek, “2025 yılında 11 bin lira olan arpa fiyatı, motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar artsaydı bugün yaklaşık 16 bin 900 lira olması gerekirdi. Ancak açıklanan fiyat 12 bin 750 lira. Arada ton başına yaklaşık 4 bin 150 liralık fark var.” BUĞDAYDA FİYAT ARTIŞI YÜZDE 22,2'DE KALDI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, buğday fiyatlarındaki artışın da maliyetlerin gerisinde kaldığını söyledi. 2025 yılında makarnalık ve ekmeklik buğdayın ton fiyatının 13 bin 500 lira olduğunu belirten Gürer, 2026 yılında her iki buğday türü için fiyatın 16 bin 500 liraya olduğunu ifade etti. Gürer, “Çiftçi buğdayı üretirken 2025 yılının mazotunu kullanmıyor. 2026 yılının 83 liralık motorinini kullanıyor. 2025 yılının gübresini, ilacını ve diğer girdilerini kullanmıyor. Güncel fiyatlarla üretim yapıyor. O halde çiftçinin ürününe verilecek fiyatın da güncel maliyetleri karşılaması gerekiyor..Çünkü Yeni Ekim süreci gideri de güncel fiyatlar ile oluşacak “ dedi. Gürer, “13 bin 500 liralık buğday fiyatı motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar yükselmiş olsaydı, ton fiyatının yaklaşık 20 bin 750 liraya ulaşması gerekirdi. Açıklanan fiyat 16 bin 500 lira. Arada yaklaşık 4 bin 250 liralık bir fark var.Niğde kıraç alanda maliyet 20 lira kilo fiyatı geçiyor “ diye konuştu. FINDIKTA YÜZDE 27-28 ARTIŞ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, fındık fiyatlarında da maliyet artışlarının altında bir artış gerçekleştiğini belirtti. 2025 yılında Giresun kalite fındığın kilogram fiyatının 200 lira olduğunu, 2026 yılında ise 255 liraya çıkarıldığını ifade eden Gürer, artışın 55 lira ve oranının yüzde 27,5 olduğunu söyledi. Levant kalite fındığın ise 2025 yılında 195 liradan 2026 yılında 250 liraya çıkarıldığını belirten Gürer, burada da 55 liralık artış yapıldığını ve artış oranının yüzde 28,2 olduğunu ifade etti. Gürer, “Giresun kalite fındıkta artış yüzde 27,5, Levant kalite fındıkta yüzde 28,2. Bu artışlar ilk bakışta yüksek görünebilir. Ancak maliyetlerle karşılaştırıldığında tablo değişiyor. Tarımsal girdiler yüzde 34,02, motorin yüzde 53,7 artmış durumda.” “Fındık üreticisi de bahçesine masrafsız girmiyor. Gübre kullanıyor, ilaç kullanıyor, işçi çalıştırıyor. Tarımsal üretimin bütün maliyetlerinden fındık üreticisi de etkileniyor.” Gürer, “2025 yılında 200 lira olan Giresun kalite fındık, motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar artırılmış olsaydı bugün yaklaşık 307 lira olması gerekirdi. Açıklanan fiyat 255 lira. Kilogram başına yaklaşık 52 liralık bir fark ortaya çıkıyor fındık üretici en az 370 Tl fiyat bekliyordu” dedi. “FİYAT ARTIŞI VAR AMA ÇİFTÇİNİN ALIM GÜCÜ YOK” Gürer, tarımda yalnızca fiyat artış oranlarına bakmanın yanıltıcı olacağını belirterek, çiftçinin satın alma gücünün dikkate alınması gerektiğini belirterek, “İktidar, ‘ürün fiyatını artırdık’ diyebilir. Ancak çiftçi açısından önemli olan fiyatın kaç lira arttığı değil, o fiyatla hangi girdiyi ne kadar alabildiğidir. Ürün fiyatı yüzde 20 artarken motorin yüzde 54 artıyorsa çiftçinin satın alma gücü düşüyor demektir. Bu nedenle tarımsal ürün fiyatlarını değerlendirirken nominal artışa değil, gerçek artışa bakmak gerekir. Çiftçinin cebine daha fazla para girmiş gibi görünebilir ancak o parayla daha az motorin, daha az gübre, daha az ilaç ve daha az üretim girdisi alabiliyorsa çiftçi gerçekte fakirleşiyor demektir” dedi. “ALIM FİYATI BELİRLENİRKEN MASA BAŞINDA DEĞİL, TARLADA HESAP YAPILMALI” Ömer Fethi Gürer, tarımsal ürün fiyatlarının belirlenme yönteminin değiştirilmesi gerektiğini belirtti. “Alım fiyatları masa başında belirlenmemelidir. Fiyat belirlenirken çiftçinin gerçek maliyeti dikkate alınmalıdır. Bir çiftçinin tarlasına gidip bir dekarda ne kadar mazot kullandığına, ne kadar gübre attığına, ne kadar tohum kullandığına, sulama için ne kadar ödeme yaptığına bakılmalıdır. Çiftçinin emeği de hesaplanmalıdır. Çiftçi ailesinin emeği de üretimin içindedir. Çiftçi yıl boyunca çalışıyor. Kuraklıkla mücadele ediyor, donla mücadele ediyor, hastalıkla mücadele ediyor. Sonra ürününü sattığında maliyetini dahi karşılayacak bir fiyat bulamıyorsa ortada bir tarım politikası öngörü ve planlama sorunu var” dedi.

Gürer: ''Atatürk Haczedilemez Demişti, Çiftçi Hacizlik Oldu'' Haber

Gürer: ''Atatürk Haczedilemez Demişti, Çiftçi Hacizlik Oldu''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yaptığı konuşmada çiftçinin içinde bulunduğu ekonomik tabloyu eleştirdi. Gürer, çiftçinin üretmek istediğini ancak artan maliyetler, düşük alım fiyatları ve borç yükü altında ezildiğini belirterek, “Çiftçimiz mutsuz, çiftçimiz borçlu, çiftçimizin kapısında icra var” dedi. Konuşmasına tarım sektöründeki sosyal ve ekonomik çöküşe dikkat çekerek başlayan Gürer, çiftçinin artık üretimden kopma noktasına geldiğini söyledi. Gürer, “Çiftçimiz üretmek istiyor ama ürettiği ürünü satmada sıkıntılar yaşıyor” ifadelerini kullandı. Çiftçi sayısındaki gerilemeye ve sosyal güvenlik sistemine prim ödeyebilen üretici sayısındaki düşüşe dikkat çeken Gürer, şunları söyledi: “Bakanlığın verilerine göre 2 milyon 300 bin ÇKS’li çiftçimiz var. Ziraat Odalarında kayıtlı yaklaşık 5 milyon çiftçi bulunuyor. Ama sosyal güvenlik sistemine gidip prim ödeyebilen çiftçi sayısı 2009 yılında 1 milyondu, bugün 616 bine düştü. Çiftçimiz gerçek anlamda içine düşürüldüğü durum nedeniyle sorunlu ve sıkıntılı bir süreç yaşıyor.” “ÇİFTÇİNİN BORCU 1,5 TRİLYON LİRAYA DAYANDI” Tarım sektöründeki borç yükünün ağırlaştığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin bankalara ve piyasaya olan toplam borcunun 1,5 trilyon liraya ulaştığını belirtti. Gürer, “Çiftçilerin bankalara ve finans kuruluşlarına borcu 1 trilyon 337 milyar lira. Piyasaya olan borçlarla birlikte çiftçimiz yaklaşık 1,5 trilyon lira borçlu durumda” diye konuştu. 2021 yılında çiftçinin toplam borcunun 135 milyar lira olduğunu anımsatan Ömer Fethi Gürer, desteklerin yetersizliği nedeniyle borçlanmanın katlanarak arttığını söyledi. Tarım Kanunu’nun desteklerle ilgi madde uygulanmadığını belirterek, “Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesine göre 2026 yılında çiftçiye verilmesi gereken destek 722 milyar liraydı. Verdiğiniz destek ise sadece 168 milyar lira. Daha acısı, Tarım ve Orman Bakanlığının bütçesi 542 milyar lira. Son üç yılda çiftçiden esirgediğiniz destek toplamı 1 trilyon 354 milyar lira. Eğer bu destekler verilmiş olsaydı bugün çiftçi bu kadar borçlu olmayacaktı,” dedi. “ÇAY ÜRETİCİSİ MUTLU DEĞİL” Yaş çay alım fiyatı üzerinden üreticinin yaşadığı gelir kaybını örnek gösteren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “35 liralık çay fiyatı çiftçiyi mutlu etmedi. Geçen yıl üretici 6 kilogram yaş çay sattığında 1 kilogram kuru çay alabiliyordu. Bu yıl 8,5 kilo yaş çay satarsa ancak 1 kilo kuru çay alabiliyor. Geçen yıla göre değerlendirdiğimizde üreticinin ürününe en az 15 lira daha düşük fiyat verilmiş durumda,” diye konuştu. Buğday fiyatlarına ilişkin de uyarıda bulunan Gürer, hasat döneminin başladığını hatırlatarak, “Çukurova’da hasat başladı. Eğer buğdaya 24-25 liranın altında buğday alım fiyat verirseniz çiftçi yine mutlu olmayacak” dedi. “ÇİFTÇİ MANİFATURACIYA DEĞİL BANKAYA KOŞUYOR” Geçmişte çiftçinin ürününü sattığında ailesine ihtiyaç alabildiğini, bugün ise doğrudan bankaya borç ödemeye gittiğini söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Eskiden çiftçi ürününü satar, manifaturacıya gider, eşine çocuğuna bir şey alırdı. Şimdi ürününü satarsa ‘Hemen borcumu yatırayım, yoksa icra geliyor diye bankanın kapısına koşuyor” ifadelerini kullandı. Gürer, Anadolu’nun birçok kentinde traktörlere, hayvanlara ve tarım arazilerine haciz geldiğini söyledi. CHP Milletvekili Ö Fethi Gürer, “Yetmedi, çiftçinin evini elinden aldınız. Çiftçi ‘Oturacak evimi bile bırakmadılar’ diyor” sözleriyle yaşanan tabloyu anlattı. Mustafa Kemal Atatürk döneminde çıkarılan düzenlemeyi hatırlatan Gürer, “1936 yılında Atatürk, ‘Çiftçinin hayvanı, ekipmanı, tarlası haczedilemez’ diye kanun çıkarmıştı. Şimdi o düzenlemenin arkasından dolaşılıyor, çiftçi hacizlik hale getiriliyor” dedi. “KIRSAL BOŞALIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Kırsalda okul yok, sağlık ocağı yok, sosyal donatı alanı yok. İnternet çekmiyor, telefon çekmiyor ama o insan yine de üretmek istiyor. Çiftçinin yaş ortalaması 58’e çıktı. Bu insanlara sahip çıkmak zorundayız” diye konuştu. Tarımda çözüm önerilerini de sıralayan Ömer Fethi Gürer, mazot ve gübrede sübvansiyon çağrısı yaptı. Gürer, “Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılsın. Gübre ve yem yüzde 50 sübvanse edilsin. Taban fiyat uygulamasına geri dönülsün. Piyasa tüccarın insafına bırakılmasın. Kooperatifçilik geliştirilsin” dedi. “İTHALATLA SORUN ÇÖZÜLMEDİ” Konuşmasının son bölümünde hayvan ithalatını eleştiren TBMM Tarım, Orman ,Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, yıllardır sürdürülen ithalat politikalarının çözüm üretmediğini belirterek, “2010 yılından beri hayvan ithal ediyorsunuz ama sorun çözülmedi, büyüdü. Geçen yıl 739 bin büyükbaş hayvan ithal edildiğini, bu yıl ise 500 bin hayvan daha ithal edilecek” dedi. Besicilerin hâlâ hayvan bulamadığını ifade eden Gürer, Et ve Süt Kurumunun kâr açıklamasını da eleştirerek “Et ve Süt Kurumu önceki yıl 11 milyar lira, 2025 yılında 14 milyar lira kâr etmiş. Bu kurumlar kâr etmek için değil, hem üreticiyi hem tüketiciyi korumak için vardırZarar etme başa başı yakala piyasayı dengele ,” diye konuştu. Özelleştirmelerle gübre ve yem fabrikalarının kapatıldığını belirten Gürer, “Ülkenin geleceğini yok etmeyin. Gelin, çiftçi durumunu, tarımı birlikte araştıralım. Siz de alanda, yerinde görün” çağrısında bulundu.

Gürer: ''2 Bardak Çaya Ödenen Para, Üreticinin 1 Kilo Çayına Verilmedi!'' Haber

Gürer: ''2 Bardak Çaya Ödenen Para, Üreticinin 1 Kilo Çayına Verilmedi!''

Gürer: “2 Bardak Çaya Ödenen Para, Üreticinin 1 Kilo Çayına Verilmedi” CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, yaptığı açıklanan yaş çay alım fiyatına tepki gösterdi. Kilogram başına açıklanan 35 liralık yaş çay fiyatının üreticiyi hayal kırıklığına uğrattığını belirten Gürer, “Bu fiyat ne maliyeti karşılıyor ne de üreticinin emeğinin karşılığını veriyor” dedi. Türkiye’de Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı yaklaşık 200 bin çay üreticisi bulunduğunu ifade eden Ömer Fethi Gürer, kayıt dışı üreticilerle birlikte bu sayının daha da arttığını söyledi. Doğu Karadeniz’de çayın temel geçim kaynaklarından biri olduğuna dikkat çeken Gürer, düşük fiyatın yalnızca üreticiyi değil bölge ekonomisini de olumsuz etkilediğini vurguladı. TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Geçtiğimiz yıl 1 milyon 340 bin ton çay hasadı yapıldı. Önceki yıllara göre verimlilik ve rekolte giderek düşüyor. Çünkü üretici memnun değil. Geçen yıl verilen fiyat da üreticiyi mutlu etmemişti” diye konuştu. “GEÇEN YIL 6 KİLO ÇAY SATAN 1 KİLO KURU ÇAY ALIYORDU, BUGÜNKÜ FİYATLA 8,5 KİLO SATARAK 1 KİLO KURUÇAY ALABLİYOR Yaş çay fiyatının alım gücü üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gürer, üreticinin geçen yıla göre ciddi kayıp yaşadığını belirterek, “Geçtiğimiz yıl üretici 6 kilo yaş çay sattığında 1 kilo kuru çay alabiliyordu. Bu yıl ise 8,5 kilo yaş çay sattığı zaman ancak 1 kilo kuru çay alabiliyor. Yani yalnızca kuru çay fiyatı üzerinden baktığımızda bile üreticinin 2,5 kiloluk kaybı var. Bu hesaplamalara göre bugün açıklanan 35 liralık fiyatın aslında 50 lira civarında olması gerekiyordu. Üretici siyasi iktidarın bu rakamı vermeyeceğini biliyordu ama en azından başa baş noktasını yakalayabilmek için 40 liranın üzerinde bir fiyat bekliyordu,” dedi. “FİYAT YÜKSEK OLSAYDI AÇIKLAMAYI CUMHURBAŞKANI YAPARDI” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, açıklanan fiyatın düşük olduğunun iktidarın tutumundan da anlaşılabileceğini ifade ederek, “Eğer açıklanan fiyat üreticiyi memnun edecek bir fiyat olsaydı bunu Sayın Cumhurbaşkanı açıklar ve Rize meydanına çıkardı. Bu kez açıklamayı Tarım ve Orman Bakanlığı yaptı. Çünkü verilen fiyat düşük bir fiyat. Üreticiyi gerçek anlamda üzdü,” diye konuştu. Çay üreticisinin emeğinin değersizleştirildiğini söyleyen Gürer, “Bir kafede bir bardak çay 80-90 liraya satılıyor. Kahvehanelerde en az 15 liraya satılıyor. Yani 2 bardak çaya ödenen para, bu ürünü yetiştiren çiftçimizin 1 kilo yaş çayına verilmedi” dedi. “ÇAYDA DA ARZ AÇIĞI RİSKİ BÜYÜYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde çay tarımı yılda 6 ay yapılabiliyor. Tropikal ülkelerde ise 12 ay üretim var. Buna rağmen Türkiye çayda yüzde 95 yeterlilik seviyesinde. Bu şekilde devam ederse arz açığı oluşacak ürünlerden biri de çay olacak. Şu anda zaten ithalat sürüyor. Türkiye’de kişi başına yıllık 13 kilogram çay tüketiliyor. 2022-2026 yılları arasında 67 bin 552 ton siyah çay ithal edildi. Bunun karşılığında 153 milyon 793 bin dolar döviz yurt dışına çıktı,” şeklinde konuştu. 2026 yılının ilk üç ayında da 4 bin 613 ton çay ithal edildiğini belirten Gürer, “Yalnızca ilk üç ayda 12 milyon 456 bin dolar döviz ödendi. 2025 yılında ise 20 bin 890 ton çay ithal edildi ve 47 milyon 820 bin dolar yurt dışına gitti” dedi. “ÇAY ÜRETİMİ ÇOK MALİYETLİ HALE GELDİ” Çay üretiminin özellikle Doğu Karadeniz’in engebeli arazilerinde büyük emek gerektirdiğini vurgulayan Gürer,“Çay toplama yevmiyeleri arttı, motorlu çay toplama makinelerinin maliyeti yükseldi. Gübreleme, budama, çapa, motorlu tırpan giderleri, nakliye maliyetleri derken çay artık maliyetli bir ürün haline geldi. Bütün bu giderler dikkate alınmadan açıklanan fiyat üreticiyi korumaz,” diye konuştu. “ÜRETİCİ MASRAFINI KARŞILAYAMIYOR” Bölgedeki üreticilerle görüştüğünü belirten Gürer, çiftçilerin ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirterek, “Üreticilerimiz bize ‘Verilen fiyat yetersiz, yaptığımız masrafı çıkaramıyoruz’ diyor. Tarımda çiftçinin, üreticinin, besicinin gelir-gider dengesi bozuldu. Açıklanan fiyat taban fiyat olmadığı için tüccar daha düşük rakamlardan da alım yapabiliyor. Bu da üreticinin mağduriyetini daha da artırıyor,” dedi, “YAŞ ÇAY FİYATI YENİDEN BELİRLENMELİ” Açıklanan fiyatın mutlaka revize edilmesi gerektiğini vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, yaş çay alım fiyatının 40 liranın üzerine çıkarılması çağrısında bulundu. “Bu fiyat beklentileri karşılamamıştır” diyen Gürer, “Fiyat yeniden değerlendirilmeli. Üretici desteklenmeli. Yaş çay alım fiyatı 40 liranın üzerine çıkarılmalıdır. Ayrıca ürünün işlenmesi sürecinde de fire verilmeden değerlendirilmesi sağlanmalıdır. İthalatçı anlayış yerine kendi üreticisini koruyan bir politika izlenmelidir. Türkiye’nin kendi çayıyla kendine yeter hale gelmesi ancak üreticinin korunmasıyla mümkündür,” dedi.

2026 Yılı Yaş Çay Alım Fiyatı Açıklandı: Kilogram Başına 35 Lira! Haber

2026 Yılı Yaş Çay Alım Fiyatı Açıklandı: Kilogram Başına 35 Lira!

Tarım ve Orman Bakanlığı, milyonlarca üreticinin merakla beklediği 2026 yılı yaş çay alım fiyatını duyurdu. Geçtiğimiz yıl 25,44 lira olan yaş çay bedeli, bu yıl 35 liraya yükseltildi. Doğu Karadeniz bölgesinin en önemli geçim kaynağı olan yaş çayda yeni sezon fiyatları belli oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, 2026 yılı için yaş çay alım fiyatı kilogram başına 35 TL olarak belirlendi. Fiyat Artışı: 25,44 Liradan 35 Liraya Bakanlık, geçtiğimiz yılın verilerini ve bu yılki hedefleri de kamuoyuyla paylaştı. 2025 yılında kilogram başına 25,44 lira olan yaş çay bedelinde gidilen bu artış, üreticiler tarafından memnuniyetle karşılandı. Bakanlık açıklamasında, "Üreticilerimize hayırlı ve bereketli olmasını dileriz" ifadelerine yer vererek yeni sezonun startını verdi. ÇAYKUR’un Alım Hedefi Belirlendi Açıklamada, ÇAYKUR'un üretim kapasitesine ve geçmiş yıl performansına dair şu veriler paylaşıldı: 2025 Rekoltesi: Toplam 1 milyon 340 bin ton yaş çay üretimi gerçekleşti. ÇAYKUR Alımı: Geçtiğimiz yıl 49 farklı fabrikada toplam 823 bin ton yaş çay alımı yapıldı. 2026 Hedefi: ÇAYKUR, bu yıl da geçtiğimiz yıla benzer şekilde ortalama aynı miktarda (yaklaşık 823 bin ton) alım yapmayı planlıyor. Üreticiye Destek Mesajı Bakanlık, yaş çay alım sürecinin koordineli bir şekilde yürütüleceğini ve fabrikaların tam kapasiteyle çalışarak üreticinin yanında olacağını vurguladı. 35 liralık yeni fiyatın, artan maliyetler karşısında üreticiyi koruması hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.