Hava Durumu

#Yaşlanan Nüfus

Kırsal Haber - Yaşlanan Nüfus haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşlanan Nüfus haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul’da Aşırı Sıcaklar: Yüzyıl Sonunda Ölüm Riski 10 Kat Artabilir! Haber

İstanbul’da Aşırı Sıcaklar: Yüzyıl Sonunda Ölüm Riski 10 Kat Artabilir!

İklim değişikliğinin İstanbul üzerindeki etkilerini mercek altına alan Marmara Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Merve Yılmaz’ın çalışması, çarpıcı sonuçları ortaya koyuyor. Eğer küresel emisyonlar kontrol altına alınamazsa, İstanbul’da aşırı sıcaklara bağlı yıllık ölümlerin yüzyıl sonunda 40 bine ulaşabileceği hesaplanıyor. Peki, bu risk nasıl minimize edilebilir? ​İklim değişikliği, artık sadece bir çevresel sorun değil, doğrudan halk sağlığını tehdit eden kritik bir kriz haline geldi. Marmara Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nde iklim değişikliği, iklim eylemi ve sürdürülebilirlik konularında çalışmalarına devam eden Dr. Merve Yılmaz tarafından yürütülen yeni çalışma, İstanbul’un gelecekteki "sıcaklık haritasını" ve bunun insan sağlığı üzerindeki maliyetini gözler önüne seriyor. ​2013’ten 2097’ye: Artan Sıcaklık, Artan Risk ​Dr. Yılmaz’ın çalışması, 2013-2017 dönemini referans alarak iki farklı senaryo üzerinden geleceği projeksiyonluyor. O dönemde İstanbul’da yaz aylarında yaşanan yaklaşık 4 bin ölümün aşırı sıcaklarla ilişkili olduğu tahmin ediliyor. Ancak gelecek senaryoları oldukça ürkütücü: ​Kötümser Senaryo (Fosil yakıt kullanımının yoğun devam ettiği durum): İstanbul’da yaz aylarındaki günlük en yüksek sıcaklık ortalaması 32°C’den 39,1°C’ye yükselecek. Bu durumda, yüzyıl sonunda aşırı sıcak kaynaklı ölümler 40 bine yaklaşacak. ​İyimser Senaryo (Paris İklim Anlaşması ve 1,5 derece hedefi): Emisyonların net sıfır hedefleriyle sınırlandırıldığı durumda, sıcaklık artışı 1,2°C ile kısıtlı kalıyor. Bu iyimser tabloda bile yüzyıl sonunda ölümlerin 9-10 bin civarında tutulması mümkün. ​İstanbul Neden Daha Kırılgan? ​Araştırma, İstanbul’un sadece iklim değişikliğinden değil, aynı zamanda "kentsel ısı adası" etkisinden de ciddi oranda etkilendiğini vurguluyor. Yoğun yapılaşma, azalan yeşil alanlar ve geçirimsiz yüzeyler, hissedilen sıcaklığı katlıyor. Bunun yanı sıra: ​Yaşlanan Nüfus: 65 yaş üstü nüfusun artması, sıcak hava dalgalarına karşı kırılganlığı yükseltiyor. ​Yoğun Kentleşme: Betonlaşmanın artması, kentin ısıyı hapseden bir yapıya dönüşmesine neden oluyor. ​"Kaderimiz Değil: Uyum Stratejileri Şart" ​Dr. Merve Yılmaz, bu sonucun bir "kader" olmadığını, doğru politikalarla riskin yönetilebileceğini belirtiyor. Sadece emisyon azaltımı yeterli değil; şehirlerin iklim direncini artırmak için atılması gereken adımlar şunlar: ​Erken Uyarı Sistemleri: Aşırı sıcaklık dalgaları öncesinde halkın bilgilendirilmesi. ​Kentsel Tasarım: Yeşil koridorlar oluşturulması, gölge alanların artırılması ve ısıyı yansıtan malzeme kullanımı. ​Kırılgan Gruplar İçin Eylem Planı: Yaşlılar, kronik hastalar ve düşük gelirli haneler için özel koruma programları. ​Sağlık Sisteminin Hazırlığı: Hastanelerin ve sağlık birimlerinin sıcak hava dalgalarına yönelik kapasitelerinin artırılması. ​Sonuç: İklim Politikası Halk Sağlığı Politikasıdır ​Araştırma, iklim değişikliğiyle mücadelenin sadece enerji veya ulaşım sektörüyle ilgili olmadığını, doğrudan "can güvenliği" olduğunu kanıtlıyor. İstanbul, daha sık, daha uzun ve daha şiddetli sıcak hava dalgalarının beklediği bir geleceğe, bugünden planlı bir şekilde hazırlanmak zorunda. ​Emisyonları düşürmek kadar, kentsel dönüşümü iklim risklerini gözeterek yönetmek, İstanbul’un gelecekteki sağlık yükünü hafifletmenin tek yolu olarak öne çıkıyor. Kaynak: İklim Masası/www.iklimmasasi.com Kaynak: Selin Uğurtaş, Dr. Merve Yılmaz

Özer Matlı: ''Gençlerin Üretime Kazandırılması Tarımın Geleceği İçin Kritik'' Haber

Özer Matlı: ''Gençlerin Üretime Kazandırılması Tarımın Geleceği İçin Kritik''

Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü mesajında; tarımdaki istihdam kaybı ve yaşlanan nüfus riskine dikkat çekerek, eğitimde veya istihdamda yer almayan gençlerin üretime kazandırılmasının Türkiye’nin geleceği açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Türkiye’de üretimin sürdürülebilirliği açısından en kritik başlıklardan birinin tarımda insan kaynağı olduğunu dile getiren Başkan Matlı, çiftçi nüfusunun giderek yaşlandığını ve gençlerin sektörden uzaklaştığını vurguladı. Tarım sektöründe yaş ortalamasının 60 yaş sınırına dayandığını hatırlatan Matlı, tarımda yalnızca üretim değil, nesil devamlılığı açısından da ciddi bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu belirtti. “Tarımda dönüşüm için genç istihdamı öne çıkıyor” Türkiye İstatistik Kurumu verilerinin tarımdaki yapısal dönüşüm ihtiyacını net biçimde ortaya koyduğunu ifade eden Başkan Özer Matlı, “2025 yılı verilerine göre tarımda istihdam yüzde 5,5 azalarak 4 milyon 560 bin kişiye gerilerken, genç işsizlik oranı ise yüzde 15,3’e ulaşmış durumda. Aynı zamanda ne eğitimde ne istihdamda yer almayan yaklaşık 5 milyon gencimizin bulunduğu bir tabloyla karşı karşıyayız. Bir tarafta üretici arayan toprak, diğer tarafta geleceğini arayan gençler var. Birbirinden bağımsız değerlendirilemeyecek bu tablo bize açıkça gösteriyor ki gençlerimizi modern tarım teknolojileriyle, girişimcilikle ve üretimle buluşturmak zorundayız. Zira gençleri topraktan uzaklaştırmak, gıda arz güvenliği açısından önemli riskler doğurur” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.