Hava Durumu

#Yaşlılar

Kırsal Haber - Yaşlılar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşlılar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Avrupa'da Aşırı Sıcaklar Nedeniyle 20 Binden Fazla Kişi Hayatını Kaybetti Haber

Avrupa'da Aşırı Sıcaklar Nedeniyle 20 Binden Fazla Kişi Hayatını Kaybetti

Avrupa'yı etkisi altına alan rekor sıcaklıklar, kıta genelinde büyük bir trajediye yol açtı. İklim bilimcilerin yaptığı son modelleme çalışması, 22-28 Haziran 2026 tarihleri arasında yaşanan aşırı sıcak hava dalgası nedeniyle 20 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor. ​Indiana Üniversitesi’nden iklim bilimci Dr. Christopher Callahan tarafından gerçekleştirilen analiz, aşırı sıcakların halk sağlığı üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne serdi. Avrupa genelinde yerel düzeylerde kabul görmüş "sıcağa bağlı ölüm modelleri" kullanılarak yapılan çalışmada, Haziran ayının son haftasında gözlemlenen sıcaklıklar, mevsim normalleriyle karşılaştırılarak ölüm artışları hesaplandı. ​Ülke Bazında Vahim Tablo ​İklim bilimci Dr. Callahan’ın modelleme sonuçlarına göre, 22-28 Haziran tarihleri arasında Avrupa ülkelerinde yaşanan "fazladan" ölüm sayıları şu şekilde kaydedildi: ​Fransa: 5.210 ölüm ​Almanya: 4.543 ölüm ​İspanya: 3.163 ölüm ​İtalya: 2.709 ölüm ​Uzmanlar, bu rakamların henüz başlangıç aşamasındaki tahminler olduğunu ve sıcaklık kaynaklı ölümlerin genellikle tam olarak kayda geçirilmediğini belirtiyor. Tahminlere göre sıcaklık kaynaklı her 10 ölümden 9’unun resmi kayıtlarda yer almadığı ifade ediliyor. ​"Fosil Yakıtların Bedelini Ödüyoruz" ​Araştırmaya dahil olmayan Leipzig Üniversitesi’nden iklim bilimci Dr. Karsten Haustein, yaşanan durumu "korkunç" olarak nitelendirerek, "2003 yılında yaşanan sıcak dalgasının sebep olduğu ölüm sayısının aşılmış olmasına şaşırmam. Ancak bu sefer ölümlerin çok daha fazlası, fosil yakıtlar yakmamızla doğrudan bağlantılı" değerlendirmesinde bulundu. ​Tyndall Center’dan Dr. Rita İssa ise yaşlılar, kronik hastalar, açık havada çalışanlar ve yalıtımı yetersiz evlerde yaşayanların en savunmasız gruplar olduğunu hatırlatarak, "Aşırı sıcaklarda halkı korumak hem halk sağlığı hem de sağlıkta eşitlik meselesidir" uyarısını yaptı. ​Sıcaklık Artışları Artık "Normal" Değil ​World Weather Attribution (WWA) tarafından yapılan daha önceki çalışmalar, Avrupa’daki sıcak hava dalgası sırasında kaydedilen gündüz ve gece sıcaklıklarının, 50 yıl önce meydana gelmesinin "neredeyse imkânsız" olduğunu ortaya koymuştu. ​Dr. Callahan, sera gazı salımları devam ettiği sürece bu tür aşırı sıcak olaylarının şiddetlenerek devam edeceğini vurguluyor. Halk sağlığını korumak için sadece emisyon azaltımının yeterli olmadığını belirten uzmanlar; klimaların yaygınlaştırılması, toplumsal destek mekanizmaları ve sağlık sistemlerinin kapasitesinin artırılması gibi "kısa vadeli uyum yatırımlarının" hayati önem taşıdığının altını çiziyor. Kaynak: İklim Masası

Doç. Dr. Yavaşlı: ''Uzayan Sıcaklar Tehdit Ediyor'' Haber

Doç. Dr. Yavaşlı: ''Uzayan Sıcaklar Tehdit Ediyor''

Akdeniz'de yüksek sıcaklara kesintisiz olarak maruz kalınan sürelerin iki haftadan fazla arttığına dair yeni bir çalışma yayınlandı ve Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı bu çalışmasına ayrıca Termal Kalıcılık İndeksi'ni geliştirdi. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı Termal Kalıcılık İndeksi ile ilgili çalışmasında şu ifadelere yer verdi; ''Akdeniz’de yaz sıcaklarının sağlık etkilerine karşı önlem alabilmek için artık yalnızca ‘‘ne kadar sıcak?’’ değil, ‘‘ne kadar uzun?’’ sorusunu da sormak gerekiyor. Yeni yayımlanan bir çalışma, kesintisiz sıcak stresine maruz kalınan günlerin 1950’lerden bu yana iki haftadan fazla arttığını ortaya koyuyor. Uzun ve yorucu sıcaklıklar, Türkiye’de özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında artıyor. Kesintisiz sıcaklar, özellikle yaşlılar, kronik hastalar ve açık havada çalışanlar için ciddi sağlık riski yaratıyor. Çalışmada geliştirilen Termal Kalıcılık İndeksi, sağlık uyarı sistemlerinin ve çalışma düzenlerinin bu yeni iklim gerçeğine uygun tasarlanmasını sağlayabilir. Uluslararası hakemli dergi Theoretical and Applied Climatology’de yayımlanan yeni bir çalışma, kesintisiz sıcak stresi yaşanan yaz günlerinin sayısının 1950’lerden bu yana iki haftadan fazla arttığını gösteriyor. Çalışmaya göre altı saat ve üzeri sıcak stresi yaşanan günlerin sayısı, her 10 yılda 1.5 gün artıyor. Bu artış bazı bölgelerde, 2.5 günü bulabiliyor. Türkiye’nin özellikle Ege ve Akdeniz kıyıları, ısınma eğilimden en fazla etkilenen bölgeler arasında yer alıyor. Genellikle iklim değişikliğinin en yüksek sıcaklıklar üzerindeki etkisi tartışılsa da halk sağlığı için asıl tehlike, yüksek sıcaklıkların ne kadar uzun süre devam ettiği. Yapılan araştırmalar, orta şiddette sıcaklıkların dahi birkaç gün üst üste yaşanması halinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini gösteriyor. Bunun nedeni, gündüz 40°C olan bir yerin akşam saatlerinde serinlemesinin, vücudumuza dinlenme imkanı sunması. Yüksek sıcaklıkların kesintisiz devam etmesi ise vücudun toparlanmasına zaman tanımıyor. Bugün yaygın olarak kullanılan sıcak stresi indeksleri, genellikle anlık koşulları veya günlük ortalamaları ölçüyor. Yeni yayımlanan bu çalışmada ise ilk kez, yüksek sıcaklıkların gün içinde ne kadar süreyle kesintisiz olarak devam ettiğini takip eden yeni bir ölçüt geliştirildi. ‘‘Termal Kalıcılık İndeksi’’ (Thermal Persistence Index, TPI) adı verilen bu ölçüt, yüksek sıcaklıkların sağlık etkilerine dair önemli bir gösterge sunuyor. Kesintisiz yaz sıcakları 2 haftadan fazla arttı Uydu verilerinin kullanıldığı çalışma kapsamında, 1950 - 2024 yıllarının Mayıs - Eylül ayları arasında Akdeniz Havzası’nda sıcak stresinin süresindeki değişiklikler incelendi. Sonuçlar, bu sürenin belirgin şekilde arttığını gösteriyor. Çalışma, günlük sıcak stres süresinin her 10 yılda yaklaşık 6 dakika arttığını ve günlük stres süresinin yaklaşık bir saat uzadığını ortaya koyuyor. Ne var ki bu artış, en sıcak günlerde çok daha dramatik gerçekleşiyor: En sıcak günlerdeki maksimum stres süresi, 1950’lere kıyasla yaklaşık 2 saat 15 dakika daha uzun ürüyor. Belki de en çarpıcı bulgu ise 6 saat ve üzeri kesintisiz sıcak stresi yaşanan gün sayısındaki artış. Bu günlerin sayısı, her 10 yılda ortalama 1.5 gün, bazı bölgelerde ise 2.5 gün yükseliyor. Bu, yaz ayları boyunca uzun süreli sıcak günlerin iki haftadan fazla arttığı anlamına geliyor. Ege ve Akdeniz kıyıları ‘‘sıcak nokta’’ Çalışma, Türkiye’nin bu eğilimden en çok etkilenen bölgeler arasında yer aldığını gösteriyor. Ortalama stres süresinin, maksimum sürenin ve uzun süreli stres günlerinin sıklığının eş zamanlı olarak arttığı bölgeler, ‘‘konsensüs sıcak noktası’’ olarak adlandırılıyor. Araştırmaya göre Türkiye’nin Ege ve Akdeniz kıyıları, özellikle İzmir, Aydın ve Muğla hatları, her üç metriğin de en fazla artış gösterdiği alanlar arasında. Yaşlılar ve kronik hastalar tehlikede Yüksek sıcaklıkların geceleri de devam etmesi, vücudun gece serinlemesini engelliyor. Ertesi güne yorgun başlayan vücudun sağlık riskleri katlanıyor. Uzun süreli yüksek sıcaklıklardaki artış, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunanlar için özellikle tehlikeli. Uzun süreli sıcak, kalp - damar ve solunum sistemleri üzerinde kümülatif baskı oluşturuyor. Örneğin 2003 yılında Avrupa’da haftalarca süren bir sıcak hava dalgası yaşanmış ve 70 binden fazla ölüme neden olmuştu. 2010’da Rusya’da iki ay boyunca devam eden sıcak dalgası da on binlerce can kaybına ve yaygın orman yangınlarına yol açmıştı. Antalya’dan Hatay’a uzanan kıyı şeridi ise maksimum stres süresindeki artış ile öne çıkıyor. Türkiye’nin güneydoğusu da dahil olmak üzere Doğu Akdeniz havzası, her üç metrik için de kritik bölgeler arasında. Bu bölgelerin ortak özelliği; yoğun nüfus, tarımsal üretim ve turizm faaliyetlerinin bir arada bulunması. Dolayısıyla sıcak stresinin uzaması, hem sağlık hem de ekonomik açıdan ciddi riskler oluşturuyor. Sağlık uyarı sistemleri dikkate alınmalı Çalışmayla geliştirilen Termal Kalıcılık İndeksi, yüksek sıcaklıklarda dikkate alınması gereken sağlık uyarı sistemleri için de yeni bir çerçeve sunuyor. Yüksek sıcaklıkların 4-6 saat devam etmesi, orta düzey stres yaratıyor.Bu koşullarda sıvı tüketiminin artırılması ve gölgede dinlenme molaları alınması gerekiyor. Sürenin 6-10 saate uzaması, yüksek stres anlamına geliyor. Saatte 15 dakika zorunlu dinlenme molaları verilmesi ve ağır işlerin ertelenmesi öneriliyor.10 saatten fazla süren yüksek sıcaklıklarda ise aşırı stres koşulları oluşuyor. Bu durumda, temel hizmetler dışında, açık havada çalışmanın askıya alınması gerekiyor. İstanbul, İzmir, Muğla ve Antalya gibi Akdeniz ve Ege kıyı kentlerinde, günde 8 saatten fazla süren kesintisiz sıcak stresin 1990’dan bu yana ikiye katlandığı düşünüldüğünde, bu tür uyarı sistemlerinin hayati önemde olduğu görülüyor. Uyum stratejileri acilen gözden geçirilmeli 80 milyon tam zamanlı iş kaybına denk verim düşüşü bekleniyor Sıcak stresin uzun sürmesi, insan sağlığı için yüksek sıcaklıklardan daha tehlikeli olabiliyor. Bunun nedeni basit: Kısa süreli aşırı sıcaklıklara adapte olabilen vücut, uzun süreli maruziyette toparlanma şansı bulamıyor. Özellikle açık havada çalışanlar, bu durumdan doğrudan etkileniyor. Uzayan sıcak stresi; tarım, inşaat ve turizm sektörü çalışanları için sağlık riski anlamına geliyor. Aynı zamanda bu sektörlerde verimlilik kaybına neden oluyor. Uluslararası Çalışma Örgütü’ne göre sıcak stresi, 2030’a kadar dünya genelinde 80 milyon tam zamanlı iş kaybına eşdeğer verim düşüşüne yol açacak. Akdeniz ve tropikal bölgeler, bu yükü en fazla sırtlanacak coğrafyalar olarak öne çıkıyor. Kırılma 1990’larda yaşandı Yapılan analiz, Akdeniz genelinde en yaygın rejim değişikliğinin 1990’larda yaşandığını, özellikle 1997’nin önemli bir kırılma noktası olduğunu gösteriyor. Bu bulgu, küresel ısınmanın Akdeniz’deki etkilerinin kademeli bir artış değil, belirli dönemlerde ani rejim değişiklikleri şeklinde ortaya çıktığını gösterdiği için önemli. 1990’lardan bu yana bölge, yeni bir termal rejime girmiş durumda ve bu dönem, deniz yüzey sıcaklıklarındaki artışla ve atmosferik dolaşım değişiklikleriyle de örtüşüyor. Mevcut eğilimlere ve iklim modellerine göre bu rejim değişikliği kalıcı olduğuna işaret ediyor. Üstelik emisyonların yükselmeye devam etmesi halinde, sıcak stres süreleri daha da uzayabilir. Özellikle kentsel alanlarda ısı adası etkisiyle birlikte bu artışın daha da belirgin hissedilmesi bekleniyor. Akdeniz Havzası’nın ve Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelesinde, ‘‘Bugün hava kaç derece?’’ sorusu artık tek başına yeterli değil. Sıcaklıkların ne kadar süreceği sorusu da en az onun kadar kritik. Uzun süreli sıcak stresine önlem olarak, mevsimsel Termal Kalıcılık İndeksi haritalarının hazırlanabilir. İnşaat projelerinin ve tarımsal hasat dönemlerinin zamanlaması, turizm altyapısının düzenlenmesi, bu haritalara göre planlanabilir. Özellikle açık havada çalışanlar için her sektöre özel çalışma - dinlenme protokollerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Özellikle de turizm ve tarım açısından Türkiye’nin can damarı olan Ege ve Akdeniz kıyıları, bu riskin tam merkezinde yer alıyor. Bu bölgelerdeki adaptasyon stratejilerinin acilen gözden geçirilmesi gerekiyor. Kentsel planlama, yeşil alanların çoğaltılması ve erken uyarı sistemleri gibi uyum önlemleri, önümüzdeki yıllarda daha da kritik hâle gelecek. Kaynak Makale: Yavaşlı, D.D. (2025). Thermal persistence index (TPI): a novel measure of prolonged heat stress in the Mediterranean, 1950–2024. Theoretical and Applied Climatology, 157:28. https://doi.org/10.1007/s00704-025-05972-4 Kaynak: İklim Masası Kaynak: Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.