Hava Durumu

#Yatırım

Kırsal Haber - Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera Otb Altyapısı Hızla Yükseliyor Haber

Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera Otb Altyapısı Hızla Yükseliyor

Tarım ve Orman Bakanlığının finansman desteği ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün koordinasyonuyla hayata geçirilen Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB), Türkiye'nin yeni tarımsal üretim ve yenilenebilir enerji üssü olmaya hazırlanıyor. Yüksek teknolojiye dayalı üretim vizyonuyla kurulan 5 milyar TL'lik dev yatırım, toplam 1.227 dekar alanda 32 modern sera parseli ve 9 tarımsal sanayi parselinden oluşuyor. Proje kapsamında bugüne kadar 20 sera parseli ile 1 tarımsal sanayi parselinin tahsisi tamamlandı. Bölgedeki jeotermal kapasiteyi artırmak amacıyla yürütülen yeni sondaj çalışmaları da eş zamanlı olarak devam ediyor. Sahada Gece Vardiyası: 233 Personel, 171 İş Makinesi Altyapı inşaatının en kısa sürede tamamlanması için sahadaki çalışmalar gece gündüz aralıksız sürdürülüyor. Dev projede 233 personel ve 171 iş makinesi aralıksız görev yaparken, altyapı imalatlarında önemli aşamalar geride bırakıldı: İhata Çiti ve Nebati Toprak Kazısı: %100 Yol İyileştirme Kazısı: %98 Yağmur Suyu ve Atık Su Altyapısı: %95 Yol İyileştirme Dolgusu: %91 Parsel Kazı ve Dolguları: %68 İçme Suyu Deposu: %45 İçme Suyu Hatları: %38 Trafo Binaları: %25 Elektrik Şebekesi Kablo Muhafaza Boruları: %18 2 ve 3 numaralı yolların altyapı hatları tamamlanırken, parsel branşmanlarının ardından yol tesviyesi, bordür ve kilit parke imalatlarına geçilmesi planlanıyor. "Kayseri’de Tarımsal Üretimin Geleceğini İnşa Ediyoruz" Projenin Türkiye’nin gıda arz güvenliği ve tarımsal üretim vizyonu açısından stratejik bir adım olduğunu vurgulayan Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız, şu değerlendirmelerde bulundu: "Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera OTB, Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı'nın liderliğinde hayata geçirdiğimiz planlı üretim ve sürdürülebilir tarım vizyonumuzun en güçlü örneklerinden biridir. Burada yalnızca bir altyapı yatırımı gerçekleştirmiyor; jeotermal enerjiyi yüksek teknolojiyle buluşturarak yılın 12 ayında kesintisiz üretim yapabilecek güçlü bir tarımsal üretim üssü kuruyoruz. Yaklaşık 5 milyar TL yatırım büyüklüğüne sahip projemiz tamamlandığında yıllık 35 bin ton yaş meyve ve sebze üretilecek, 1.500 vatandaşımıza doğrudan istihdam sağlanacaktır. Üretim ve tarımsal sanayiyi aynı merkezde buluşturan bu yatırım, Kayseri'nin üretim gücünü ve ihracat potansiyelini önemli ölçüde artıracaktır. Türkiye Yüzyılı'nda ülkemizin gıda arz güvenliğini güçlendiren yeni tarım merkezlerini kararlılıkla inşa etmeye devam edeceğiz."* Yıllık 35 Bin Ton Üretim ve Yıl Boyu Kesintisiz Hasat Jeotermal enerji desteği sayesinde üretimde ısıtma giderleri minimuma indirilirken, iklim koşullarından bağımsız olarak yılın 12 ayı boyunca kesintisiz üretim yapılabilecek. Yıllık 35 bin tonluk rekolte hedefiyle bölgenin ihracat kapasitesine çarpan etkisi yapması beklenen proje; yenilenebilir enerji, yüksek teknoloji ve planlı üretimi aynı çatı altında buluşturuyor.

Proje Tamamlandığında 2 Milyon 350 Bin Dekarlık Alan Sulanacak Haber

Proje Tamamlandığında 2 Milyon 350 Bin Dekarlık Alan Sulanacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Silvan Barajı'nın gövde imalatının tamamlandığını, diğer imalatların da tamamlanmasıyla barajda Eylül 2027 itibarıyla su tutmaya başlanacağını belirterek, “Silvan Projesi tamamlandığında ekonomimize yaklaşık 43 milyar liralık katkı sağlayacak. Doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 305 bin kişi burada istihdam edilmiş olacak. Bu proje sadece bir sulama projesi değildir. Silvan Projesi bir kalkınma projesidir." dedi. Bakan Yumaklı, Diyarbakır'da Silvan Projesi kapsamındaki Silvan Barajı ile yapımı süren Babakaya ve Silvan sulama tünellerinde incelemelerde bulundu. İncelemelerinin ardından açıklama yapan Yumaklı, “Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"un ülkeye, millete hayırlı ve uğurlu olmasını diledi. “Terörsüz Türkiye"yi hiçbir zaman güvenlik başlığında değerlendirmediklerini ifade eden Yumaklı, “Bu bizim için daha fazla yatırım, üretim, istihdam, refah ve huzur demek. Dolayısıyla bunların toplamı da elbette daha güçlü bir Türkiye demek. İşte bugün burada, Silvan'da, bunun en güçlü örneklerinden birindeyiz. Terörsüz yaşamın en önemli kazançlarından biri, yıllarca potansiyelini tam anlamıyla ortaya koyamamış bu toprakların üretim gücünü, çok daha ilerilere taşımaktır. Hedefimiz, huzurun yatırımla, yatırımın üretimle, üretimin istihdamla, istihdamın da kalıcı refahla güçlendiği bir Türkiye." diye konuştu. Bakan Yumaklı, bugüne kadar bu topraklara söz ile değil barajla, sulama tesisiyle, içme suyu tesisleriyle, enerji yatırımıyla, yollarla, tünellerle, üretimle ve istihdamla hizmet sunduklarını belirterek, rakamların bunun en açık şahidi olduğunu söyledi. “7,1 MİLYON DEKARLIK ARAZİYİ SULAMAYA AÇMIŞ OLDUK" Son çeyrek asırda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde sadece Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü eliyle 2 bin 400'ün üzerinde projeyi hayata geçirdiklerini anlatan Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu projelerin toplam bedeli bugünkü rakamlarla 1,3 trilyonun üzerinde bir tutara tekabül ediyor. Bu yatırımlarla birlikte sadece sulama açısından bakacak olursak 7,1 milyon dekarlık araziyi sulamaya açmış olduk. Bugün bu tesisler, bölge ekonomisine yıllık 119 milyar liralık katkı sağlayan önemli bir altyapıyı oluşturmuş durumda. Bu dönemde Mardin-Ceylanpınar Ana Kanalı gibi, ülkemizde mühendislik açısından önemli yere sahip eserleri de hayata geçirmiş olduk. Ilısu Barajı gibi dünya ölçeğinde önemli eserler yine ülkemize kazandırılmış oldu, hükümetlerimiz döneminde. Şimdi ise Silvan Projesi, yatırım iradesinin en önemli halkalarından biri olarak tamamlanmak üzere. 7/24 çalışılarak sonuca ulaşılmak üzere hedeflenmiş durumda. Silvan Projesi, Atatürk Barajı sulamalarından sonra Türkiye'nin en büyük sulama hamlelerinden birisidir." Bakan Yumaklı, projenin, 8 baraj ve 23 sulama tesisinden oluştuğunu belirterek, bugünkü yatırım büyüklüğünün yaklaşık 360 milyar lira olduğunu kaydetti. “PROJE TAMAMLANDIĞINDA 2 MİLYON 350 BİN DEKARLIK ALAN SULANACAK" Proje tamamlandığında, 2 milyon 350 bin dekarlık bir alanın sulanacağını, bunun 330 bin futbol sahası büyüklüğündeki alanın sulanarak üretime kazandırılması demek olduğunu ifade eden Yumaklı, şöyle konuştu: “Peki bu ne demek? Çiftçimizin aynı tarladan daha fazla ürün ve daha fazla gelir alması demek. Sadece buğdayı düşünecek olursak, en az 2 kat daha fazla ürün alması demek. İkinci, hatta üçüncü ekilişler ile daha fazla ürün ekilebiliyor olması demek. Katma değeri yüksek ürünlerin ekilebilecek olması demek. Zenginleşen ürün deseniyle birlikte tarımsal üretim gücünün de artması demek. Proje tamamen bittiğinde 2 milyon 350 bin dekarda yapılan üretimi yaklaşık 3 katına çıkarmış olacağız. Şu anki rakamlarla söylemiş olursak 2,3 milyon tonluk bir üretim var. Bu, 7 milyon tonluk üretimin üzerine çıkmış olacak. Silvan Projesi tamamlandığında ekonomimize yaklaşık 43 milyar liralık katkı sağlayacak. Doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 305 bin kişi burada istihdam edilmiş olacak. Bu proje sadece bir sulama projesi değildir. Silvan Projesi bir kalkınma projesidir. Projenin kalbi ise Silvan Barajı'dır. Temelden 175 metre yüksekliğindeki Silvan Barajı, kendi sınıfında Türkiye'nin ve Avrupa'nın en önemli mühendislik yapılarından biridir." “SİLVAN BARAJI'NDA EYLÜL 2027 İTİBARIYLA SU TUTMAYA BAŞLIYORUZ" Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: “Silvan Barajı'nın gövde imalatı tamamlandı. İncelemelerimizi tamamladık. Diğer imalatların da tamamlanmasıyla birlikte inşallah Silvan Barajı'nda Eylül 2027 itibarıyla su tutmaya başlıyoruz. Burada mesele sadece suyu depolamak değil, aynı zamanda toprağa ulaştırmak ve üretime dönüştürmek. Bunun için de Silvan Barajı'ndan buraya kadar adeta 2 nehir inşa ediliyor yerin altında. Bunlardan birincisi Babakaya Tüneli. İki ayrı tüpten oluşuyor. Yaklaşık 5 bin 320 metrelik iki tüpten oluşuyor. İki tünelin de toplam debisi 212 metreküp/saniye. Yani aktaracağımız su miktarının büyüklüğünü şöyle ifade etmek isterim. Bir olimpik yüzme havuzunu 13 saniyede doldurabilir. İlk tüpte kazının tamamlanmasına yaklaşık 600 metre, 2. tüpte de 1600 metre kaldı. İnşallah bunların da Mart 2027 itibarıyla tamamlanmasını öngörüyoruz." Silvan Tüneli'nin bu büyük projenin en önemli mühendislik yapılarından birisi olduğunu belirten Yumaklı, “13,2 kilometre uzunlukta, 10 metre çapında, içerisinden çok rahatlıkla Doğanay denizaltısı geçebilecek büyüklüğe sahip. Tamamlandığında bu amaçla kullanılan Türkiye'nin en büyük tüneli olacak. İnşallah burayı da 2027 yılında tamamlamış olacağız." dedi. Bakan Yumaklı, ana iletim sisteminin bundan ibaret olmadığını ifade ederek, bundan sonra 98 kilometrelik dört etaptan oluşan, suyun bereketli topraklara ulaştırılması için bir ana kanal imalatının da olacağını söyledi. Pamukçay, Başlar, Kuruçay ve Ambar barajlarının tamamlandığını hatırlatan Yumaklı, Bulaklıdere, Kıbrıs ve Karacalar gibi diğer barajlar için de yatırım, kamulaştırma ve hazırlık çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Bakan Yumaklı, bu yapılarla birlikte Batman'a da 76 milyon metreküplük bir içme suyu iletiminin sağlanacağını kaydederek, “Silvan Projesi'nin sadece bir baraj, bir tünel veya bir sulama kanalı olarak görülemeyeceğini söylemiştim. Silvan, suyun üretime dönüşmesi, kuru toprağın bereketle buluşması, gençlerimizin kendi memleketlerinde iş bulabilmesi demek. Yani 'Terörsüz Türkiye' hedefinin ekonomik boyutunun gözler önüne gelmesi demek. 'Terörsüz Türkiye' süreci sadece silahların susması değildir, yatırımcıların önünü rahat görebilmesi, çiftçilerimizin, üreticilerimizin toprağa daha fazla güvenle yatırım yapabilmesi, gençlerimizin memleketlerinde işlerini kurabilmesi, dağların altından tünellerin, ovalarda traktörlerin, fabrikalarda makinelerin çalışması demektir. Kısacası kalkınmanın önündeki her türlü engelin kaldırılması demektir." diye konuştu. Bugün burada bunun en önemli, en somut örneklerinden birisini gururla ve büyük bir memnuniyetle paylaşmak istediklerini dile getiren Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye “Terörsüz Türkiye" sürecindeki katkılarından dolayı şükranlarını sunduğunu belirtti. Sürece katkı veren başta Meclis Başkanı olmak üzere, gazi Meclis'teki milletvekillerine, tüm siyasi partilere teşekkür eden Yumaklı, “Kanunun 467 oyla geçmiş olması demek bu sonucun bir Türkiye uzlaşısı olması anlamına gelir ve artık bir devlet politikası haline gelmiş olduğunun en önemli göstergesidir. Türkiye'de huzur ve güven ortamı güçlendikçe yatırım ve üretim irademiz de güçlenecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu toprakların her karışına eser kazandırmaya, üretimi büyütmeye ve milletimizin refahını artırmaya devam edeceğiz. Bugün burada sadece suyun yolunu açmıyoruz, üretimin yolunu açıyoruz. Sadece bir tünel inşa etmiyoruz, yeni bir geleceğin yolunu inşa ediyoruz." dedi. Bakan Yumaklı, Silvan Projesi'nin Diyarbakır'a, Batman'a ve bölgedeki bütün illere ve millete hayırlı olmasını diledi. Bu eserde emeği geçen mühendislere, bu projenin her safhasında yer alan işçilere, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün her kademesinde görev alanlara, yüklenici firmalara, Diyarbakırlı ve Batmanlı vatandaşlara da teşekkür eden Yumaklı, “Suyumuz bereket, toprağımız üretim, gençlerimiz umutlu, Türkiye'miz de güçlü olsun diyorum." ifadesini kullandı.​

KUDAKA'dan Bayburt’a Üretim ve İstihdam Yatırımı Haber

KUDAKA'dan Bayburt’a Üretim ve İstihdam Yatırımı

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliğinde, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından yürütülen Çalışan ve Üreten Gençler Programı (ÇÜGEP) kapsamında Bayburt’ta iki dev yatırım hayata geçiriliyor. Toplam 50 milyon TL bütçeye sahip projelerle hem kentin üretim altyapısının güçlendirilmesi hem de 100 gencin doğrudan istihdama kazandırılması hedefleniyor. Proje Sözleşmeleri Resmi Olarak İmzalandı Genç işsizliğini azaltmak ve gençlerin mesleki becerilerini artırarak üretime katılımlarını sağlamak amacıyla yürütülen program kapsamında Bayburt Belediyesi ve Demirözü Belediyesi tarafından hazırlanan projeler destek almaya hak kazandı. Düzenlenen imza törenine Bayburt Belediye Başkanı Mete Memiş, Demirözü Belediye Başkanı Arslan Gürer ve KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven katılarak sözleşmeleri imzaladı. Demirözü’ne Modern Tekstil Üretim Tesisi Desteklenen projelerden biri olan "Demirözü Tekstilkent Projesi" kapsamında ilçeye 1.000 metrekarelik kapalı alana sahip modern bir tekstil fabrikası kazandırılacak. İmalat sanayisinin standartlarına uygun olarak inşa edilecek tesis, ilçedeki genç nüfusun istihdamına önemli bir katkı sağlayacak. Bayburt’a Tam Otomatik Parke ve Bordür Üretim Tesis Bayburt Belediyesi’nin "İstihdam Kilidini Kilit Parke Taşı Açıyor" projesiyle kentin altyapı ve üstyapı ihtiyaçları yerel imkânlarla karşılanacak. Kurulacak tam otomatik tesiste: Günlük 900 metrekare kilit parke taşı, Günlük 2.500 adet bordür üretimi gerçekleştirilecek. Bu tesis sayesinde kamu yatırımlarında malzeme tedarik süreci hızlanırken, zaman ve maliyetten tasarruf edilecek. Sertifikalı Eğitimle 100 Genç İstihdam Edilecek Yatırımlar, üretim altyapısının yanı sıra nitelikli iş gücünün yetiştirilmesini de kapsıyor. 18-29 yaş arasındaki gençlere yönelik düzenlenecek sertifikalı mesleki eğitimleri tamamlayan 100 genç, kurulan yeni tesislerde doğrudan işe başlayacak. Bayburt’un sosyoekonomik kalkınmasına ivme kazandıracak projeler, gençlerin sürdürülebilir gelir elde etmesine olanak tanıyacak.

Bursa’dan Doğan Matlı, Üç Şirketiyle  Türkiye’nin Sanayi Devleri Arasında Haber

Bursa’dan Doğan Matlı, Üç Şirketiyle Türkiye’nin Sanayi Devleri Arasında

Bursa’nın Karacabey ilçesinde temelleri atılan ve tüm şirketlerinin merkezi halen Bursa’da olan Matlı Şirketler Grubu, üç şirketiyle İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları listelerinde yer aldı. Proyem İSO 500’de 152’nci, Keskinoğlu 160’ıncı sıraya yerleşirken, Yörsan İSO İkinci 500’de bir yılda 47 basamak yükselerek 175’inci oldu. 1965 yılında Bursa’nın Karacabey ilçesinde başlayan üretim yolculuğunu bugün Türkiye’nin yedi bölgesine taşıyan Matlı Şirketler Grubu; tarımsal ham maddeden hayvan beslemeye, süt, yumurta ve piliç eti üretiminden lojistik, dağıtım ve markalaşmaya uzanan bütünleşik yapısıyla faaliyet gösteriyor. 29 şirketi, 7 bini aşkın çalışanı, 10 binden fazla tedarikçisi, iki Ar-Ge merkezi ve 81 ilde 1.000’i aşkın bayisi bulunan Grubun ulaştığı sanayi ölçeği, İstanbul Sanayi Odası listelerine üç ayrı şirketle yansıdı. Entegre üretim sisteminin üç güçlü halkası listelerde Matlı Şirketler Grubu bünyesinde hayvan besleme alanında faaliyet gösteren Proyem, Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde 152’nci sırada yer aldı. Piliç eti, yumurta ve ileri işlenmiş gıda üretimi gerçekleştiren Keskinoğlu ise İSO 500’de 160’ıncı oldu. Süt ve süt ürünleri alanında faaliyet gösteren Yörsan da Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde 175’inci sıraya yükseldi. Bu sonuçlarla Matlı Şirketler Grubu’nun hayvan beslemeden süt, yumurta ve piliç eti üretimine uzanan değer zinciri, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları araştırmalarında üç ayrı şirketle temsil edildi. Yörsan bir yılda 47 basamak yükseldi Matlı Şirketler Grubu’nun 2022 yılında bünyesine kattığı Yörsan, İSO İkinci 500’deki hızlı yükselişiyle dikkat çekti. Geçen yıl listeye ilk kez 222’nci sıradan giren Yörsan, bu yıl 47 basamak ilerleyerek 175’inci sıraya yerleşti. Yörsan’ın yeniden üretime kazandırılmasının ardından ürünleri 2023 yılında tüketicilerle yeniden buluşturuldu. Üretim altyapısı, insan kaynağı, dağıtım ağı, ürün portföyü ve marka iletişimine yönelik yatırımlarla desteklenen Yörsan, Susurluk’taki tesisinde günlük 1.500 ton çiğ süt işleme kapasitesiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Yörsan’ın İSO İkinci 500’de bir yılda gerçekleştirdiği yükseliş, Matlı Şirketler Grubu’nun bünyesine kattığı köklü şirketleri yalnızca yeniden üretime geçirmekle kalmadığını; yatırım, istihdam, dağıtım ve markalaşma çalışmalarıyla yeniden büyütebildiğini ortaya koydu. Proyem İSO 500’deki güçlü konumunu sürdürüyor Matlı Şirketler Grubu’nun hayvan besleme alanındaki ana kuruluşu Proyem, ilk kez girdiği 2017 yılından bu yana İSO 500’de yer almaya devam ediyor. Proyem, bu yıl elde ettiği 152’ncilikle Grubun İSO 500’de en üst sırada bulunan şirketi oldu. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki üretim tesisleriyle faaliyet gösteren Proyem, tarımsal ham madde, hayvan besleme, hayvancılık ve gıda üretimi arasındaki bağlantıyı kurarak Matlı’nın entegre üretim sisteminin temel halkalarından birini oluşturuyor. Keskinoğlu İSO 500’de 160’ıncı sırada İSO 500’de 2021 yılından bu yana yer alan Keskinoğlu, Matlı Şirketler Grubu bünyesinde açıklanan son sonuçlarla listede 160’ıncı sıraya yerleşti. Matlı Şirketler Grubu’nun 2023 yılında bünyesine kattığı Keskinoğlu; piliç eti, sofralık yumurta, pastörize yumurta, ileri işlenmiş gıda ve ambalaj üretimine uzanan entegre yapısıyla faaliyet gösteriyor. Proyem’in hayvan besleme alanındaki üretim gücü ile Keskinoğlu’nun piliç eti, yumurta ve ileri işlenmiş gıda kapasitesinin aynı yapı altında buluşması, Matlı’nın gıda değer zincirinin farklı aşamalarını birlikte yönetmesini sağlıyor. Özer Matlı: “Bursa’dan aldığımız güçle ülkemiz için üretirken kentimize de değer katıyoruz” Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, İSO sonuçlarının Bursa’da başlayan, merkezi halen Bursa’da olan ve Türkiye çapında büyüyen üretim yolculuklarının somut bir göstergesi olduğunu söyledi. Matlı, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Matlı Şirketler Grubu’nun temelleri 61 yıl önce Bursa’nın Karacabey ilçesinde atıldı. Bugün 29 şirketimizle tarımdan hayvan beslemeye, süt ve et ürünlerinden lojistik, enerji ve hizmet alanlarına uzanan büyük bir üretim ekosistemini yönetiyoruz. Proyem ve Keskinoğlu’nun İSO 500’de, Yörsan’ın ise İSO İkinci 500’de yer alması, Bursa’dan başlayan üretim yolculuğumuzun ulaştığı ölçeğin somut bir karşılığıdır.” Matlı Şirketler Grubu’nun büyümesini Bursa’dan bağımsız görmediklerini vurgulayan Özer Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz Bursa’dan doğduk, Bursa’nın üretim kültürüyle büyüdük. Tüm şirketlerimizin merkezi Bursa’da. Türkiye’nin farklı bölgelerinde yatırım yaparken merkezimizle, insan kaynağımızla, tedarik ilişkilerimizle ve oluşturduğumuz ekonomik hareketlilikle Bursa’ya değer üretmeyi sürdürüyoruz. Grubumuz büyüdükçe Bursa’nın ticaret ve sanayi birikiminin, girişimcilik gücünün ve üretim kabiliyetinin de Türkiye çapında daha görünür hale geldiğine inanıyoruz.” “Bursa’ya değer katmayı yalnızca yeni tesisler veya ekonomik büyüklükler üzerinden değerlendirmiyoruz. İstihdam oluşturmak, yerel üreticimizi ve tedarikçimizi güçlendirmek, gençlerimize yeni çalışma alanları açmak, kentimizin marka değerine katkı sağlamak ve Bursa’nın üretimdeki öncü konumunu geleceğe taşımak da sorumluluğumuzun bir parçasıdır.” Proyem, Keskinoğlu ve Yörsan’ın aynı üretim sistemi içindeki önemine dikkat çeken Matlı, şunları kaydetti: “Biz şirketleri yalnızca aynı çatı altında bir araya getirmiyoruz. Üretim kabiliyetlerini, insan kaynağını, teknolojiyi, dağıtımı ve marka gücünü ortak bir sistem içinde geliştiriyoruz. Proyem’in köklü üretim birikimi, Keskinoğlu’nun entegre yapısı ve Yörsan’ın bir yılda 47 basamak yükselmesi, bu yaklaşımın ölçülebilir sonuçlarıdır.” Yörsan’ın yeniden üretime kazandırılmasına ayrıca değinen Özer Matlı, şöyle devam etti: “Yörsan’ı bünyemize kattığımızda köklü bir sanayi ve marka değerini yeniden üretimle buluşturmak üzere kapsamlı bir çalışma başlattık. Üretim hatlarını devreye aldık, istihdam oluşturduk, dağıtım yapısını geliştirdik ve markayı yeniden Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırdık. Yörsan’ın İSO İkinci 500’de bir yılda 47 basamak yükselmesi, gerçekleştirdiğimiz yatırımların ve ekiplerimizin emeğinin üretim performansına yansımasıdır.” 29 şirketle Türkiye’nin yedi bölgesinde Matlı Şirketler Grubu bugün 29 şirketi, 7 bini aşkın çalışanı, 10 binden fazla tedarikçisi, iki Ar-Ge merkezi ve 81 ildeki 1.000’i aşkın bayisiyle Türkiye’nin yedi bölgesinde faaliyet gösteriyor. Hayvan beslemeden süt, yumurta ve piliç eti üretimine; tarımsal ham madde tedarikinden lojistik, depolama ve dağıtıma kadar farklı süreçleri bütünleşik bir yapı içerisinde yöneten Grup, üretim, teknoloji, markalaşma ve istihdam yatırımlarıyla büyümesini sürdürüyor.

Matlı, Üretim Gücünü Yeni Bir Hizmet Yatırımına Taşıdı Haber

Matlı, Üretim Gücünü Yeni Bir Hizmet Yatırımına Taşıdı

Matlı Şirketler Grubu, üretim ve marka yönetimindeki deneyimini hizmet alanına taşıyan yeni yatırımını tamamlayarak Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde hayata geçirdiği Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’ni hizmete açtı. İzmir–İstanbul Otoyolu’nun her iki yönünde konumlanan tesis; Yörsan, Keskinoğlu, HEG Gıda ve CHOK’u aynı yapı içinde tüketiciyle buluştururken istihdam ve bölge ekonomisine de katkı sağlayacak. Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi, grubun üretim kapasitesini doğrudan tüketiciyle buluştururken Yörsan’ın yatırım ve hizmet alanlarıyla desteklenen gelişim sürecine de yeni bir halka ekliyor. Tesisle birlikte Matlı Şirketler Grubu bünyesindeki markalar, yolculuk ve gastronomi deneyiminin parçası olarak daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşacak. Tarım, gıda ve hizmet aynı yatırımda buluştu Otoyolun iki yönünde karşılıklı olarak konumlanan ve iki ayrı bloktan oluşan tesis, toplam 5 bin 500 metrekare kapalı alana sahip. Restoran, kafe, market ve şarküteri alanlarının yanı sıra akaryakıt istasyonu, elektrikli araç şarj üniteleri ve geniş otopark kapasitesi bulunan tesis, 24 saat kesintisiz hizmet verecek. Bebek bakım odaları, çocuk oyun alanı, aile tuvaletleri ve mescit gibi bölümlerle farklı ziyaretçi ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan tesis, bireysel yolculardan ailelere kadar geniş bir ziyaretçi kitlesine konforlu bir mola imkânı sunuyor. Yörsan, Keskinoğlu, HEG Gıda ve CHOK’un aynı yatırım içerisinde yer alması, Matlı Şirketler Grubu’nun üretimden markalaşmaya ve tüketiciyle doğrudan temasa uzanan yönetim yaklaşımını yansıtıyor. Tesisin gastronomi konsepti ve menü yapılanması ise Şef Murat Bozok’un danışmanlığında hazırlandı. Yörsan’ın gelişim sürecine yeni yatırım Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi, Yörsan’ın yalnızca mevcut ürün ve pazarlarını koruyan değil, yeni yatırım alanlarıyla gelişimini sürdüren bir marka olarak konumunu destekliyor. Yörsan’ın köklü marka birikimi; Matlı Şirketler Grubu’nun üretim kapasitesi, dağıtım deneyimi ve tüketici beklentilerini izleyen hizmet yaklaşımıyla bir araya getiriliyor. Böylece Yörsan, geleneksel ürün gücünü farklı tüketim alanlarına taşıyarak tüketiciyle temas noktalarını artırıyor. Özer Matlı: “Bir yatırımın gerçek değeri oluşturduğu ekonomik etkiyle ölçülür” Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’nin grubun yatırım anlayışını somut biçimde yansıttığını belirtti. Özer Matlı, yatırıma ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bir yatırımın gerçek değeri yalnızca fiziksel büyüklüğüyle değil; oluşturduğu istihdam, geliştirdiği markalar, genişlettiği tedarik ağı ve bulunduğu bölgeye kazandırdığı ekonomik hareketlilikle ölçülür. Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’ni de bu anlayışla tamamlayarak hizmete açtık.” “Matlı Şirketler Grubu olarak tarım, gıda, üretim, marka yönetimi, perakende ve hizmet alanlarındaki birikimimizi aynı yatırım içerisinde buluşturduk. Yörsan, Keskinoğlu, HEG Gıda ve CHOK’u doğrudan tüketiciyle temas eden bir yapıya taşıdık. Böylece ürettiğimiz değeri yalnızca ürünlerimizle değil, sunduğumuz hizmet ve deneyimle de tüketicilerimize ulaştırıyoruz.” “Şef Murat Bozok’un danışmanlığında hazırlanan gastronomi konsepti, grubumuzun üretim birikimini nitelikli bir hizmet deneyimiyle buluşturdu. Bu çalışma sayesinde markalarımızın sahip olduğu kalite yaklaşımını, yolculuk sırasında tüketicinin doğrudan deneyimleyebileceği bir yapıya dönüştürdük.” “Yörsan’ı yalnızca sahip olduğumuz köklü bir marka olarak görmüyoruz. Yörsan’ın üretim, dağıtım, perakende ve hizmet alanlarında yeni yatırımlarla gelişmesini sağlıyoruz. Saruhanlı yatırımımız da markamızın tüketiciyle daha fazla noktada buluşmasını sağlayan bu sürecin önemli adımlarından biridir.” “Faaliyet gösterdiğimiz her bölgede yalnızca yatırım yapan değil; o bölgenin üretimine, istihdamına ve ticaretine değer katan bir yapı kurmayı önemsiyoruz. Saruhanlı’da tamamladığımız bu yatırımın Manisa ekonomisine, yerel tedarikçilere ve çevredeki hizmet sektörlerine kalıcı katkı sağlamasını amaçlıyoruz.” Bölgesel ekonomiye yeni hareket alanı Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’nin doğrudan oluşturacağı istihdamın yanı sıra yerel tedarik, lojistik, bakım ve hizmet faaliyetleri üzerinden Saruhanlı ve Manisa ekonomisine katkı sağlaması bekleniyor. İzmir ile İstanbul arasındaki yoğun yolcu hareketliliğini bölgesel ekonomik değere dönüştürecek tesis, Matlı Şirketler Grubu’nun markalarını yeni tüketici temas noktalarına taşırken, çevredeki ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesine de katkıda bulunacak. Tesis bünyesinde yer alan TotalEnergies akaryakıt istasyonu ve elektrikli araç şarj altyapısı da yolcuların enerji ve mobilite ihtiyaçlarına aynı noktadan cevap verecek. Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi, Matlı Şirketler Grubu’nun üretim gücünü markalaşma, hizmet, istihdam ve bölgesel ekonomik değerle birleştiren yatırım anlayışının yeni bir örneği olarak faaliyet gösterecek.

Malatya Kayısısı Bereketli Hasatla Eski Gücüne Kavuşuyor Haber

Malatya Kayısısı Bereketli Hasatla Eski Gücüne Kavuşuyor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Malatya'da düzenlenen 28. Kayısı Festivali ve Fuarı'nın açılışına katıldı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geçen yıl zirai dondan etkilenen Malatya'da bu yıl yeniden bereketli bir kayısı hasadı gerçekleştirildiğini belirterek, üretim ve ihracatın yeniden güç kazanacağını söyledi. Yumaklı, Malatya'da düzenlenen 28. Kayısı Festivali ve Fuarı'nın açılışında yaptığı konuşmada, festivalin çeyrek asrı aşan geçmişiyle önemli bir geleneği temsil ettiğini ifade etti. Malatya'nın dünya kuru kayısı üretimi ve ihracatında lider olduğunu vurgulayan Yumaklı, "Malatya deyince akla kayısı geliyor. Kayısı üretiminde yüzde 28'lik payla Türkiye dünyada 1. sırada. Bu üretimin de yüzde 54'ünü Malatya tek başına üstleniyor." dedi. Bakan Yumaklı, 6 Şubat depremlerinin ardından kentin yeniden ayağa kalktığını, devlet ve milletin el ele vererek kentin yaralarını sardığını, bugün ise şehrin yeniden üretim ve umutla anıldığını söyledi. Geçen yıl yaşanan zirai donun kayısı üretimini olumsuz etkilediğini anımsatan Yumaklı, "Geçen yıl zirai don bu şehrin alametifarikası olan bir ürünün neredeyse hiç olmamasına sebep oldu ancak bu sene yeniden bereketli bir şekilde yapılan hasattan sonra üretimimize, ihracatımıza ve bundan Malatya'nın elde edeceği güce hep beraber kavuşmuş olacağız." dedi. Dünyada iklim değişikliği ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle tarımsal üretimin stratejik öneminin arttığını vurgulayan Yumaklı, gıda arz güvenliğinin artık ülkeler açısından milli güvenlik konusu haline geldiğini söyledi. Tarımsal üretimde verimliliğin artırılması için teknoloji kullanımına önem verdiklerini belirten Yumaklı, 2024 yılında uygulamaya alınan tarımsal üretim planlamasıyla şehirlerin üretim altyapısını güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. MALATYA'YA 75 MİLYAR LİRALIK YATIRIM Bakan Yumaklı, son 24 yılda Malatya'ya tarım, ormancılık ve su alanlarında toplam 75 milyar liralık yatırım ve destek sağlandığını bildirdi. Kentte 117 sulama tesisinin hizmete alındığını, 404 bin dekarlık alanın sulamaya açıldığını belirten Yumaklı, bu yatırımların kente yıllık yaklaşık 7 milyar liralık ekonomik katkı sağladığını söyledi. Malatya'nın kayısı başta olmak üzere 53 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğunu dile getiren Yumaklı, Kayısı Araştırma Enstitüsü'nün yeni çeşitler ve katma değerli ürünler geliştirmek için çalışmalarını sürdürdüğünü, yerli imkanlarla geliştirilen kayısı çekirdeği çıkarma makinesinin de üretimde önemli verimlilik sağlayacağını söyledi. TARIMSAL ÜRETİMDE ÖNEMLİ ARTIŞ Son 24 yılda Malatya'da bitkisel üretimin yüzde 120, büyükbaş hayvan varlığının yüzde 75, küçükbaş hayvan varlığının yüzde 55 arttığını aktaran Yumaklı, kanatlı hayvan varlığının 24 kat, su ürünleri üretiminin ise 9 kat yükseldiğini belirtti. Malatya'nın tarımsal hasılasının da aynı dönemde üç kat arttığını ifade eden Yumaklı, "Bugün Türkiye tarımsal hasılada Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sıradaysa bunda Malatyalı üreticilerimizin emeği ve alın teri var." dedi. Bakan Yumaklı, sulama, içme suyu ve baraj rehabilitasyonu yatırımlarının da sürdüğünü belirterek, Malatya'nın tarımsal üretim kapasitesini daha da artıracak projelerin hayata geçirilmeye devam edeceğini sözlerine ekledi. Bakan Yumaklı, protokol üyeleri ile daha sonra fuar alanını gezdi.

"En İyi Kayısı Yarışması" Düzenlendi Haber

"En İyi Kayısı Yarışması" Düzenlendi

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından 28'inci Kayısı Festivali ve Fuarı kapsamında '2026 Yılı En İyi Yaş Kayısı Yarışması' düzenlendi. Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nde düzenlenen yarışmaya 266 üretici katıldı. 13 ilçeden katılımın olduğu yarışma, Kabaaşı ve Hacıhaliloğlu kategorilerinde düzenlendi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, yarışmada yaptığı konuşmada, Malatya'nın son yıllarda yaşadığı zorluklara rağmen yeniden ayağa kalktığını ifade etti. Başkan Er, 6 Şubat depremlerinin "Asrın değil, asırların felaketi" olarak nitelendirirken, ardından yaşanan zirai don nedeniyle kayısı üreticilerinin büyük sıkıntılar yaşadığını belirtti. “YENİ YATIRIM PROJELERİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ” Zirai donun hemen ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Tarım ve Orman Bakanlığı ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Sami Er, üreticilerin zararlarının devlet desteğiyle önemli ölçüde karşılandığını söyledi. Kayısının yalnızca üretiminin değil kalitesinin, işlenmesinin, pazarlanmasının ve markalaşmasının da büyük önem taşıdığına dikkati çeken Başkan Er, Dünya Kayısı Ticaret Merkezi'nin Malatya için önemli bir yatırım olduğunu belirterek projeye katkı sunan herkese teşekkür etti. Deprem sonrası Malatya'nın sadece yaralarının sarılmadığını, aynı zamanda geleceğinin inşa edildiğini vurgulayan Başkan Er, sektörel kümelenme projeleri kapsamında gıda depolama ve üretim alanlarına yönelik yeni yatırımların da planlandığını kaydetti. “ÜRETİCİLERİMİZE DESTEKLERİMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ” Büyükşehir Belediyesi olarak tarıma desteklerini artırarak sürdürdüklerini aktaran Başkan Er, "Üreticilerimize jeneratör, sıvat, fidan ve sulama desteğinde bulunduk. Bundan sonrada üreticilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Yaş kayısı yarışmasına katılan tüm üreticileri tebrik eden Başkan Sami Er, "Bugün burada birinci, ikinci ve üçüncü seçilecek ancak bana göre burada üretim yapan, en kaliteli kayısıyı yetiştirmek için emek veren bütün çiftçilerimiz kazananıdır" dedi. Başkan Er, konuşmasının sonunda vatandaşları festival etkinliklerine davet etti. Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan ise "Dönem dönem çeşitli nedenlerle ara vermek zorunda kaldığımız Kayısı Festivali'nin bu yıl 28'incisini gerçekleştiriyoruz. Yaşanan olumsuzluklar nedeniyle zaman zaman ertelemek durumunda kalmıştık. İnşallah 2026 yılını bereketli bir hasatla hem üreticimiz hem Malatya ekonomisi hem de ülke ekonomisi adına önemli bir kazanca dönüştüreceğiz" diye konuştu. BORSA BAŞKANI ÖZCAN’DAN BAŞKAN ER’ E TEŞEKKÜR Kayısıyla ilgili olarak Büyükşehir Belediyesiyle birlikte birçok akademik ve uygulamalı projenin olduğuna dikkati çeken Özcan, şunları kaydetti: "Bulunduğumuz bu bölgede, hemen sol tarafımızda Dünya Kayısı Ticaret Merkezi, sağ tarafımızda ise lisanslı depoculuk tesisleri yer alıyor. Bu yatırımlarla birlikte bölge, Malatya'nın en önemli cazibe merkezlerinden biri hâline geldi. Bu anlamda Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımıza kayısıyla ilgili çalışmalara sunduğu katkılar ve desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Özellikle Dünya Kayısı Ticaret Merkezi'nin, son yıllarda tarım ürünlerine yönelik yapılan en önemli yatırımlardan biri olduğunu düşünüyoruz. Sayın Başkanımıza bugüne kadar verdiği desteklerden dolayı bir kez daha teşekkür ediyoruz." Özcan, Malatya'nın bu yıl kayısıda 750 milyon dolar ihracat hedefinin olduğunu da sözlerine ekledi. "ÇOK GÜZEL BİR ETKİNLİK GERÇEKLEŞTİRİYORUZ” Malatya Dünya Kayısı İş Merkezi Tüccarları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Güner de Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi'nde bir ilkin yaşandığını ifade ederek, "Çok güzel bir etkinlik gerçekleştiriyoruz. İnşallah bu güzel organizasyon uzun yıllar boyunca gelenek hâline gelerek devam edecektir. Bu anlamlı etkinliğe verdikleri desteklerden dolayı Büyükşehir Belediye Başkanımıza, değerli protokol üyelerimize ve katılım sağlayan tüm misafirlerimize derneğimiz adına gönülden teşekkür ediyorum" dedi. KAYISI YARIŞMASINDA DERECEYE GİRENLERE ÖDÜL VERİLDİ Kabaaşı ve Hacıhaliloğlu kategorilerinde düzenlenen yarışmada dereye girenler jürinin titiz ve özenli çalışmasıyla belirlendi. Hacıhaliloğlu kategorisinde Doğanşehir Polatdere'den Vahap Öztürk, 42 kasa numarasıyla 286 puan alarak birinci oldu. Doğanşehir Yuvalı'dan Bünyamin Olgun, 47 kasa numarası ve 278 puanla ikinciliği elde etti. Doğanşehir Polatdere'den Erkan Uçar, 18 kasa numarasıyla 275 puan alarak üçüncü oldu. Kabaaşı kategorisinde Doğanşehir Esentepe'den Ali Karakurt, 55 kasa numarasıyla 298 puan alarak birinci oldu. Yeşilyurt Oluklu'dan Erdal Aslan, 75 kasa numarasıyla 289 puan alarak ikinciliği elde etti. Doğanşehir Suçatı'ndan Nesim Yavuz, 112 kasa numarasıyla 287 puan alarak üçüncü oldu. Yarışmada birinci olan üreticilere tam, ikinci olan üreticilere yarım, birinci olan üreticilere ise çeyrek altın takdim edildi. Yarışmaya katılan üreticilere, çeşitli tarımsal ürünlerin yer aldığı set hediye edildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, '2026 Yılı En İyi Yaş Kayısı Yarışması'na katılan ve dereceye giren bütün üreticileri tebrik etti. Başkan Er, yarışmayı Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nde düzenlemelerinin temel amaçlarının pazarı daha görünür hale getirmek, Malatya kayısının değerini artırmak ve üreticilere katkı sağlamak olduğunu da sözlerine ekledi.

AKİB, 2026'nın İlk Yarısında İhracatını 9,68 Milyar Dolara Çıkardı Haber

AKİB, 2026'nın İlk Yarısında İhracatını 9,68 Milyar Dolara Çıkardı

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılının ilk 6 aylık döneminde yüzde 17'lik büyüme yakalayarak 9,68 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Haziran ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artışla 1,7 milyar dolarlık dış satıma imza atılarak Türkiye'nin dış ticaretine güçlü bir katkı sağlandı. ​Küresel ticaretteki rekabet ve belirsizliklere rağmen üretim ve yatırım hedeflerinden taviz vermeyen Akdeniz İhracatçı Birlikleri, 2026 yılına çift haneli büyüme rakamlarıyla damga vurmaya devam ediyor. ​"Başarımızın Temelinde Üretim Disiplini ve Uyum Kabiliyeti Var" ​AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, elde edilen ivmenin sadece rakamsal bir başarı olmadığını; bölgenin üretim altyapısının ve girişimcilik kültürünün bir sonucu olduğunu vurguladı. ​Hıradağı, ihracatın niteliğini artırmanın önemine dikkat çekerek şunları kaydetti: ​"Haziran ayında yakaladığımız %32'lik artış ve ilk altı aydaki %17'lik büyüme, doğru stratejilerin ve ihracatçılarımızın kararlılığının açık göstergesidir. Önceliğimiz; katma değer odaklı üretimi güçlendirmek, markalaşmayı hızlandırmak ve küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü kalıcı hale getirmektir." ​Sektörel İhracat Performansı: Kimya Zirvede, Tarımda Rekor Büyüme ​Ocak-Haziran 2026 döneminde bölge ihracatının lokomotifi Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği oldu. Birlik, 3,58 milyar dolarlık ihracat hacmiyle AKİB'in toplam ihracatının yaklaşık üçte birini tek başına gerçekleştirdi. ​Dönemin diğer öne çıkan sektörel performansları şu şekildedir: ​Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği, yüzde 15 artışla 2,18 milyar dolarlık ihracata imza attı. ​Dönemin en dikkat çeken sıçramasını yüzde 44'lük artışla 1,22 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği yakaladı. ​Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, yüzde 1 artışla 901,3 milyon dolarlık ihracat yaptı. ​Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 547,6 milyon dolar, Akdeniz Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 500,5 milyon dolar, Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği ise 172,2 milyon dolarlık ihracata ulaştı. ​Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, yüzde 26'lık artışla 290,6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. ​Hedef Pazarlarda Çift Haneli Büyümeler ​AKİB, 2026'nın ilk yarısında pazar çeşitliliğini güçlendirerek Avrupa, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Amerika'da önemli pazar paylarına ulaştı. ​Öne Çıkan Ülke Performansları: ​En Büyük Pazar: Irak (679,6 milyon dolar). ​Avrupa Pazarı: İtalya yüzde 20 artışla 655,2 milyon dolar, Romanya yüzde 35 artışla 631,5 milyon dolar, İspanya yaklaşık yüzde 100 artışla 510,1 milyon dolar, Malta yüzde 388 artışla 175,4 milyon dolar, Almanya yüzde 6 artışla 356,7 milyon dolar, Birleşik Krallık yüzde 26 artışla 224,7 milyon dolar ve Fransa yüzde 21 artışla 201,7 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştı. ​Kuzey Afrika Pazarı: Fas yüzde 158 artışla 341,6 milyon dolar ve Mısır yüzde 24 artışla 296,6 milyon dolarlık ihracata yükseldi. ​Diğer Küresel Pazarlar: Rusya Federasyonu yüzde 33 artışla 519,7 milyon dolar ve ABD yüzde 17 artışla 360,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. ​Başkan Hıradağı, "Avrupa Birliği'nde pazar payımızı artırıyor, Orta Doğu'daki güçlü konumumuzu koruyor, Kuzey Afrika'da yeni fırsatlar yakalıyor ve Amerika pazarındaki etkinliğimizi büyütüyoruz. Farklı kıtalarda eş zamanlı büyüyebilme kabiliyetimiz, AKİB'in en büyük rekabet avantajıdır," ifadelerini kullandı.

AKİB, İSO 500’de 62 Firma İle Temsil Edildi Haber

AKİB, İSO 500’de 62 Firma İle Temsil Edildi

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) açıkladığı "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025 Araştırması"nda üretim ve ihracattaki güçlü performansıyla dikkat çekti. İSO 500 listesinde 62 üye firmayla temsil edilen AKİB, 1 trilyon 886 milyar TL üretimden net satış ve 10 milyar 839 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştı. Böylece AKİB'in 2025 yılında gerçekleştirdiği 16,8 milyar dolarlık ihracatın yaklaşık yüzde 64,3'ü, İSO 500 listesinde yer alan 62 üye firma tarafından gerçekleştirildi. AKİB üyesi firmalar arasında üretimden net satışlarda ilk sırada yer alan TÜPRAŞ, 698 milyar 789 milyon TL'lik tutar ile İSO 500 listesindeki liderliğini korudu. AKİB üyelerinden İskenderun Demir ve Çelik A.Ş., 120 milyar 792 milyon TL üretimden net satışıyla İSO 500'de 11'inci sırada yer alırken Tosyalı Demir Çelik Sanayi A.Ş. ise 104 milyar 301 milyon TL ile 14'üncü sıraya yerleşti. AKİB üyeleri ihracatta da güçlü performanslarını sürdürdü. Toplam 5,32 milyar dolarlık ihracatıyla Türkiye'nin en büyük ikinci ihracatçısı olan TÜPRAŞ'ı 875,2 milyon dolarla Şişecam, 650,5 milyon dolarla İskenderun Demir ve Çelik, 406,6 milyon dolarla Kılıç Deniz Ürünleri, 354,1 milyon dolarla Kastamonu Entegre ve 349,5 milyon dolarla Sasa Polyester izledi. 18 farklı sektörde üretim yapan sanayi ekosistemi İSO 500 listesinde yer alan AKİB üyesi firmalar, 18 farklı sanayi alt sektöründe faaliyet göstererek bölgenin üretim çeşitliliğini ortaya koydu. En güçlü temsil 18 firmayla gıda sanayisinde gerçekleşirken 13 firmayla demir-çelik ana metal sanayisi ikinci sırada yer aldı. Elektrik makineleri ile dokuma sanayileri 5’er; taş ve toprağa dayalı sanayi ile ağaç, mobilya ve mefruşat sanayileri ise 3’er firmayla listede temsil edildi. Taşıt araçları, kimya, cam, plastik, lastik, kâğıt ve petrol ürünleri gibi stratejik sektörlerde faaliyet gösteren firmalar da AKİB'in geniş üretim ekosistemini destekledi. Üretim büyüklüğü açısından değerlendirildiğinde ise petrol ürünleri sanayisi lider konumda yer aldı. Tek firma ile temsil edilen sektör, 699 milyar TL'ye yaklaşan üretimden net satış gerçekleştirerek AKİB'in toplam üretim hacminde belirleyici rol oynadı. Demir-çelik ana metal sanayisi 469 milyar TL, gıda sanayisi ise 200 milyar TL'nin üzerinde üretimden net satış hacmine ulaştı. Cam sanayisi 94 milyar TL, elektrik makineleri sanayisi ise 68 milyar TL'nin üzerinde üretim performansı sergiledi. İhracatta sektör çeşitliliği öne çıktı 2025 yılı verileri, AKİB'in ihracat başarısının yalnızca rafineri ve enerji sektörüne dayanmadığını ortaya koydu. Demir-çelik, cam, kimya, gıda, su ürünleri, ağaç ürünleri, otomotiv ve elektrik ekipmanları sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar da yüksek ihracat performanslarıyla öne çıktı. Özellikle İskenderun merkezli demir-çelik üreticileri, bölgenin ihracatında önemli pay sahibi olurken Sasa Polyester kimya sektöründe, Şişecam cam sanayisinde, Kılıç Deniz Ürünleri ile Yayla Agro Gıda ise tarım ve gıda sanayisinde yüksek katma değerli ihracatlarıyla dikkat çekti. Temsa ve HES Kablo gibi teknoloji yoğun üretim yapan sanayi kuruluşları da uluslararası pazarlardaki güçlü performanslarıyla AKİB'in ihracat kompozisyonunu daha nitelikli hale getirdi. "Üretimden ihracata uzanan başarı hikâyesini birlikte yazıyoruz" AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı İSO 500 verilerinin, Akdeniz İhracatçı Birlikleri'nin güçlü üretim altyapısını yüksek katma değerli ihracatla buluşturan sanayi ekosistemini bir kez daha kanıtladığını belirtti. AKİB'in, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine stratejik katkı sağlamayı sürdürdüğünü vurgulayan Hıradağı, şu değerlendirmede bulundu: “İSO 500 listesinde 62 üyemizin yer alması, bu firmalarımızın 1,9 trilyon liraya yaklaşan üretimden net satış ile 10,8 milyar doları aşan ihracat gerçekleştirmesi, bölgemizin üretim kapasitesini ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü açıkça göstermektedir. Birliğimizin 2025 yılındaki toplam ihracatının yaklaşık üçte ikisinin İSO 500'de yer alan üyelerimiz tarafından gerçekleştirilmesi; güçlü sanayi altyapısının, sürdürülebilir büyümenin ve ihracat odaklı kalkınmanın en sağlam dayanağı olduğunu teyit etmektedir. Bu başarı, Akdeniz Bölgesi'nin Türkiye'nin üretim ve ihracat geleceğinde üstlendiği stratejik rolü de ortaya koymaktadır. Bugün dünya ticaretinde tedarik zincirleri yeniden şekilleniyor. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve teknoloji odaklı üretim küresel rekabetin temel dinamikleri haline geliyor. Biz de AKİB olarak bu dönüşümü sadece takip eden değil, yön veren bir anlayışla hareket ediyoruz. Teknoloji yoğun üretimi, inovasyonu, sürdürülebilirliği ve markalaşmayı odağına alan yeni nesil ihracat vizyonumuz doğrultusunda üyelerimizi geleceğin rekabet koşullarına hazırlamaya devam edeceğiz. Akdeniz'in güçlü sanayi altyapısını, stratejik limanlarını, lojistik üstünlüğünü ve girişimcilik potansiyelini küresel değer zincirlerine daha güçlü entegre ederek yeni yatırım, yeni pazar ve yeni iş birliklerinin önünü açacağız. Hedefimiz; sadece daha fazla ihracat yapan değil, yüksek teknoloji üreten, küresel markalar geliştiren ve uluslararası ticarette yön belirleyen bir üretim ekosistemi oluşturarak Akdeniz'i Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınmasının öncü merkezi haline getirmektir. İSO 500 listesinde yer alarak ülkemizin üretim ve ihracat gücüne değer katan tüm üyelerimizi ve sanayicilerimizi gönülden kutluyorum. Bu önemli başarıda emeği bulunan çalışanlarımıza, yöneticilerimize ve tüm paydaşlarımıza özverili katkıları için teşekkür ediyor; hep birlikte Türkiye'nin üretim yolculuğunu daha güçlü yarınlara taşıyacağımıza yürekten inanıyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.