Hava Durumu

#Yem Bitkileri

Kırsal Haber - Yem Bitkileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yem Bitkileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ağıralioğlu: "Devlet Kendi Çiftçisinin Rakibi Değil, Teminatı Olacaktır" Haber

Ağıralioğlu: "Devlet Kendi Çiftçisinin Rakibi Değil, Teminatı Olacaktır"

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye'deki tarım ve hayvancılık politikalarını sert bir dille eleştirdi. Çiftçinin yaşadığı mağduriyetleri sıralayan Ağıralioğlu, üretimi destekleyecek yeni tarım vizyonunu açıkladı. ​Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye genelindeki çiftçilerin ve tarım üreticilerinin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çeken kapsamlı bir açıklama yaptı. Karadeniz’den Ege’ye, Anadolu’nun dört bir yanındaki üreticilerin emeklerinin karşılığını alamadığını belirten Ağıralioğlu, mevcut tarım politikalarını eleştirerek çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı. ​"Kendi Üreticisiyle Rekabet Eden Devlet Olur Mu?" ​Ağıralioğlu, farklı bölgelerdeki ürün ve üretici durumlarını örnek göstererek tablonun ciddiyetini vurguladı. Karadeniz'de fındık üreticisinin sesini duyurmaya çalıştığını ifade eden Ağıralioğlu, Ege'de ise geçen yıl 80 liraya satılan üzüme bu yıl tüccarın 60 lira bile vermediğini ifade etti. Ağıralioğlu, temmuz ayında buğdayını 12 liradan satmak zorunda kalan çiftçinin bugün aynı buğdayın 19 liraya çıktığını gördüğünü, besicinin ise karkas et fiyatlarında bir yıldır yerinde saydığını belirtti. ​Kiraz, kayısı, elma, erik ve salçalık domates üreticisinin zarar ettiğini ya da ürünü üç yıl önceki fiyatlara satmak zorunda kaldığını vurgulayan Ağıralioğlu, zeytin hasadı başlamasına rağmen fiyatların hâlâ belirsiz olmasına tepki gösterdi. ​Ağıralioğlu, durumu Artvinli bir vatandaşın "Bereketin kıtlığını çekiyoruz" sözleriyle özetleyerek "Kendi üreticisiyle rekabet eden devlet olur mu?" sorusunu yöneltti. ​"Çiftçimizi Aracının İnsafına, Tefecinin Eline Bırakmayacağız" ​Türkiye'nin milyarlarca dolarını hububat, yem bitkileri ve bakliyat ithalatına harcadığını belirten Yavuz Ağıralioğlu, kendi kendine yeten bir tarım düzeni kuracaklarını ifade etti. ​Ağıralioğlu, iktidara gelmeleri halinde uygulayacakları tarım modelini şu sözlerle detaylandırdı: ​"Üreticinin gübresini, tohumunu, ilacını, mazotunu karşılayacak; mahsulünü önceden belirlenmiş, maliyetini karşılayan ve kârını güvence altına alan bir fiyatla alacağız. Çiftçiyi bankanın faizine, aracının insafına, tefecinin eline bırakmayacağız. Girdisini vereceğiz, mahsulünü alacağız." ​"Planlanamayan Üretim İthalata Yol Açıyor" ​Tarımda planlamanın hayati bir rol taşıdığına değinen Ağıralioğlu, kontrolsüz üretimin israfa, yetersiz üretimin ise bağımlılık yaratan ithalata sebep olduğunu söyledi. ​Devletin ana görevinin üretimi planlamak olduğunu vurgulayan Ağıralioğlu, "Sayamadığınız tarımı nasıl planlayacaksınız? Planlayamadığınız üretimi nasıl yöneteceksiniz? Çiftçimizin ihtiyacı sadaka değil, emeğinin karşılığıdır. Bizim anlayışımızda devlet, kendi çiftçisinin rakibi değil, teminatı olacaktır. Bu topraklarda bereketin kıtlığını değil, bereketin hakkını verdiğimiz günleri yaşayacağız" diyerek sözlerini tamamladı.

Menteşe’de Yayla Kavunu ve Ata Sebzelerinde Hasat Heyecanı Haber

Menteşe’de Yayla Kavunu ve Ata Sebzelerinde Hasat Heyecanı

Muğla’nın Menteşe ilçesinde, yöreye özgü Yayla kavunu ile Ata tohumlarından yetiştirilen sebzelerin hasadı gerçekleştirildi. Karabağlar Yaylası’nda düzenlenen hasada Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar ile beraberindeki teknik ekip katıldı. Menteşe’de yöresel tarım ürünlerinin korunması, üretimin sürdürülebilir hale getirilmesi ve Ata tohumlarının yaygınlaştırılması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında hasat gerçekleştirildi. Ata sebzeleri yetiştiricisi Mehmet Yıldız’a ve Yayla kavunu üreticisi Halise Dural’a ait bahçelerde gerçekleştirilen hasatta, Ata tohumlarından elde edilen sebzeler ile Muğla’nın kendine özgü lezzetiyle öne çıkan Yayla kavunları toplandı. Hasada; Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Süreyya Can, Menteşe İlçe Tarım ve Orman Müdürü Eren Kaçmaz ve teknik personel katıldı. Karabağlar Yaylası’nda Geleneksel Üretim Sürüyor Hasat programında açıklamalarda bulunan İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Karabağlar Yaylası’nın kendine özgü bitki örtüsü, doğal yapısı ve tarımsal üretim kültürüyle Muğla açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Baydar, Karabağlar Yaylası’nın jeomorfolojik yapısı ve Muğla iklimi nedeniyle kış aylarında yoğun yağış aldığını, bazı bölümlerin kısa süreli olarak su altında kaldığını ifade etti. Yaz aylarında ise yaylanın hem üretim hem de yaşam alanı olarak kullanıldığını belirten Baydar, geleneksel üretim kültürünün kuşaktan kuşağa aktarıldığını söyledi. Koruma altında bulunan Karabağlar Yaylası’nın kendine özgü “irim”leriyle de dikkat çektiğini belirten Baydar, yağışlı dönemlerde ulaşım yollarının aynı zamanda drenaj kanalı işlevi gördüğünü kaydetti. Yayla Kavunu Susuz Yetiştiriliyor Karabağlar Yaylası başta olmak üzere Düğerek, Ortaköy ve Orhaniye mahallelerinde yaklaşık 400 dekar alanda Yayla kavunu yetiştiriciliği gerçekleştiriliyor. Mayıs ayında toprak tava geldiğinde dikimi yapılan kavunlar, üretim sürecinde sulama yapılmadan yetiştiriliyor. İki kez çapalama ve boğaz doldurma işlemlerinin ardından kavunların hasadı ağustos sonu ile eylül başında gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 3-4 kilogram ağırlığa ulaşan Yayla kavunları, ağırlıklı olarak kışlık tüketim amacıyla değerlendiriliyor. Sapından koparıldıktan sonra tarlada bir gün bekletilen ve sap kısmı mühürlenen kavunlar pazara sunulabildiği gibi askıya alınarak kış aylarında da tüketilebiliyor. Muğla’nın geleneksel Yayla kavunları; Paris, Pıtraklı ve Hırsız Almaz gibi yerel isimlerle anılıyor. Paris Kavunu Altı mühürlü, dilimli veya dilimsiz düz kışlık tipleri bulunan Paris çeşidi, kendine özgü aroması ve kokusuyla öne çıkıyor. Haziran ayında ekimi yapılan çeşit, uygun koşullarda nisan ayına kadar saklanabiliyor. Uzun süre muhafaza edilebilmesi ve lezzeti nedeniyle üreticiler tarafından tercih ediliyor. Pıtraklı Kavun Karabağlar Yaylası’na özgü geleneksel yerel çeşitlerden biri olan Pıtraklı kavun, kabuğundaki pıtraklı ve dokulu görünümüyle tanınıyor. İnce kabuğu, kendine özgü kokusu ve aromasıyla dikkat çekiyor. Hırsız Almaz Kavunu Yaylanın bereketli topraklarında sulama yapılmadan yetiştirilen Hırsız Almaz çeşidi ise hem kültürel değeri hem de kendine özgü görünümüyle biliniyor. Şekli nedeniyle yörede bu isimle anılan kavunun dış görünümünün aksine iç kısmının oldukça lezzetli olduğu belirtiliyor. Kırkağaç Kavunuyla Ürün Çeşitliliği Artırılıyor Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen TAKE projeleri kapsamında, TAGEM Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle temin edilen ve yüzde 75 Bakanlık hibesiyle desteklenen Kırkağaç çeşidi kavun tohumları da üreticilerle buluşturuldu. Yuvarlak yapısı, çizgili görünümü, sıkı eti ve tatlı aromasıyla öne çıkan Kırkağaç kavunu, yüksek verimiyle de dikkat çekiyor. Yaklaşık 7-8 kilogram ağırlığa ulaşabilen çeşidin, 1963’ten günümüze Ata Sebzeleri Projesi kapsamında korunan yuvarlak tipinin tamamen yerli ve Ata tohumu niteliğinde olduğu belirtildi. Her türlü toprakta yetiştirilebilen Kırkağaç kavununun, kendi tohumundan yeniden üretilebilmesi ve diğer kavun çeşitlerine göre daha uzun süre dayanabilmesi üreticiler açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Ata Sebzeleri Projesiyle 5,5 Milyondan Fazla Fide Üreticiyle Buluşturuldu Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projeleri kapsamında, 2021 yılında başlatılan ve Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile birlikte yürütülen Ata Sebzeleri Projesi kapsamında önemli miktarda üretim gerçekleştirildi. Proje kapsamında 2025 yılına kadar toplam 5 milyon 560 bin adet fide üreticilerle buluşturulurken, Ata Sebzeleri Projeleri için toplam 8 milyon 255 bin TL kaynak ayrıldı. 2026 yılında ise 2 milyon 177 bin TL bütçe ile 200 bin domates, 210 bin biber ve 90 bin patlıcan fidesinin yanı sıra 20 kilogram kavun, 20 kilogram kınalı bamya ve 1 kilogram marul tohumu olmak üzere toplam 500 bin Ata sebze fidesi ve 40 kilogram Ata tohumu, il genelinde 500 üreticiye yüzde 75 Tarım ve Orman Bakanlığı hibesiyle dağıtıldı. Ata Tohumları Üreticilere Katkı Sağlıyor Ata sebzelerinin yüksek adaptasyon kabiliyeti ve üreticilerin kendi tohumlarını sonraki yıllarda yeniden kullanabilmesi, projenin öne çıkan yönleri arasında yer alıyor. Ata tohumlarından elde edilen ürünler ise kendine özgü tat, doku, koku ve aromalarıyla pazarda ilgi görüyor. Muğla’nın sahil ve yüksek kesimlerinde gerçekleştirilen üretimler sayesinde yaklaşık 9 ay boyunca açıkta sebze üretimi yapılabiliyor. Proje kapsamında üreticilerin daha az tarımsal ilaç ve gübre kullanarak kaliteli ürün elde etmeleri hedefleniyor. Özellikle kadın üreticilerden projeye yönelik olumlu geri dönüşler alındığı ve Ata Sebzeleri Projesi’nin kadın üreticilere istihdam imkânı oluşturduğu ifade edildi. Yem Bitkileri Üretimi de Destekleniyor Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından 2026 yılında kaba yem ihtiyacının karşılanmasına yönelik yem bitkileri üretim projeleri de hayata geçirildi. Bu kapsamda yüzde 75 Tarım ve Orman Bakanlığı hibesiyle 100 üreticiye 1000 dekar alanda kullanılmak üzere silajlık mısır tohumu temin edildi. Üretimin yüzde 50’sinden fazlasının damla sulama sistemiyle gerçekleştirilmesi sağlandı. Ayrıca 94 üreticiye 2000 dekar alanda üretim yapılmak üzere sorgum tohumu temin edildi. Hedef Sürdürülebilir Tarım Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, yürütülen projelerle üreticilerin desteklenmesi, yerel ve Ata tohumlarının korunarak gelecek nesillere aktarılması, tarımsal üretimde çeşitliliğin artırılması ve sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaştırılmasını hedefliyor. İl Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirmede, “Sürdürülebilir tarım ve çevre bilinciyle üreticimizi destekleyerek üretime katkı sunmak. Üretimin ve emeğin yanındayız.” mesajı verildi.

Bakan Yumaklı Erzurum'da Açıkladı: Aşı ve Kimliklendirme Ücreti Alınmayacak Haber

Bakan Yumaklı Erzurum'da Açıkladı: Aşı ve Kimliklendirme Ücreti Alınmayacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği'nin Erzurum'daki tesisinin açılışına katıldı. Bakan Yumaklı burada yaptığı konuşmada "Bu yıl hayvan ve sürü sağlığı desteği altında yeni bir destekleme kalemi oluşturduk. Bu destek kapsamında yetiştiricilerimizden artık aşı ve kimliklendirme ücreti almıyoruz. Üreticilerimize hayırlı olsun." dedi. Yumaklı, Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği'nin Erzurum'daki tesisinin açılışında yaptığı konuşmada, hayvancılığın stratejik bir sektör olduğunu söyledi. Bugünün 19 Eylül Gaziler Günü olduğunu hatırlatan Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, başta Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatan için canını feda eden tüm şehitleri minnetle andı, hayatını kaybeden gazilere Allah'tan rahmet, hayatta olan gazilere sağlıklı ve uzun ömür diledi. Hayvancılığın bir ailenin geçimi, gençlerin kendi memleketlerinde gelecek kurması ve kadınların emeğinin berekete dönüşmesi anlamına geldiğini ifade eden Yumaklı, "Hepsinden önemlisi de bu ülkenin insanlarının sofrasına gelen lokmanın garantisidir." diye konuştu. HAYVANCILIĞA DESTEK 24 YILDA 654 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI Bakan Yumaklı, Türkiye'nin hayvancılığı stratejik bir sektör olarak gördüğünü belirterek, son 24 yılda hayvancılıkla ilgili desteklerin 654 milyar liraya ulaştığını bildirdi. Bu desteklerin yalnızca hayvan sayısının ve üretimin artırılması için verilmediğini vurgulayan Yumaklı, "Bizim asıl meselemiz daha verimli, daha kaliteli, daha sürdürülebilir bir hayvancılık yapılmasını sağlamak. En önemlisi de daha uygun maliyetle ve daha güçlü bir işletme yöntemiyle emeğinin karşılığını almak." ifadelerini kullandı. Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, 2024 yılının şubat ayında Hayvancılık Yol Haritası'nı açıkladıklarını anımsatarak, yol haritasındaki uygulamaların geri dönüşlerini almaya başladıklarını söyledi. İlk kez 3 yıllık üretim planlaması ve destekleme modelini hayata geçirdiklerini aktaran Yumaklı, "Amacımız şu, yarın ne olacak endişesi olmasın. Üreticilerimiz önlerini görsünler ve karar verecekleri zamanda buna riayet etsinler. Gençlerimiz daha fazla destek alsın. Girişimci kadın kardeşlerim daha fazla destek alsın." dedi. Aile işletmelerinin ayakta kalmasının ve büyümesinin önemine dikkati çeken Yumaklı, üretim planlamasıyla işletmelerin gelecek nesillere devredilerek devam ettirilmesini hedeflediklerini bunun için de bu üretim planlamasını hayata geçirdiklerini dile getirdi. Hayvancılığın başarısının yalnızca hayvan sayısıyla ölçülemeyeceğini işaret eden Bakan Yumaklı, sağlıklı hayvan olmadan hayvancılığın yapılamayacağını vurguladı. Bu kapsamda ilk olarak Erzurum'da olmak üzere 5 veteriner yol kontrol noktası oluşturduklarını, bu sayıyı 8'e çıkaracaklarını bildiren Yumaklı, geçen yıl yaşanan şap hastalığıyla mücadelenin 4 ay içinde tamamlandığını söyledi. Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: "Bu yıl hayvan ve sürü sağlığı desteği altında yeni bir destekleme kalemi oluşturduk. Bu destek kapsamında yetiştiricilerimizden artık aşı ve kimliklendirme ücreti almıyoruz. Üreticilerimize hayırlı olsun. Buradan bütün üreticilerimiz bunun için diğer desteklerden herhangi bir kesinti yapılmayacak. Ayrıca veteriner hekimler de herhangi bir şekilde ilave bir ücret talep etmeyecekler. Bütün bu rakam bunların hepsini topladığımızda yaklaşık 6 milyar liralık bir tutarı sadece bu iş için ayırmış olduk. Böylece üreticilerimizin üzerindeki bu iki kalemdeki yükü hafifletmeyi amaçlıyoruz." ERZURUM'A HAYVANCILIKTA POZİTİF AYRIMCILIK Erzurum'un büyükbaş hayvan varlığında Türkiye'de üçüncü sırada bulunduğunu belirten Yumaklı, şehrin yem bitkileri üretiminde de önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Erzurum'un geniş meralara sahip olması ve su probleminin bulunmamasının önemli avantajlar olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı, ama şu anda olması gereken yerde bulunmadığını bildirdi. Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, hayvancılıkla ilgili üretim planlamasına dahil 16 il bulunduğunu belirterek, bu illerdeki yetiştiricilere pozitif ayrımcılık yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini bildirdi. Erzurum'da besi ve süt sığırcılığı yapan yetiştiricilere dört başlıkta ilave destek sağladıklarını aktaran Yumaklı, "Birincisi buzağıya yüzde 50 daha fazla destek veriyoruz. İkincisi Ziraat Bankası'nın vermiş olduğu tarımsal kredilere ek yüzde 20 daha fazla faiz indirimi sağlıyoruz. Üçüncüsü çiğ süte yüzde 40 daha fazla destek veriyoruz. Dördüncüsü de yem bitkilerine yüzde 50 daha fazla destek veriyoruz." diye konuştu. "KALİTELİ DAMIZLIK MATERYAL YAYGINLAŞACAK" Açılışı yapılan tesisin sürüsünü büyütmek isteyen üreticiler için önemli bir merkez olacağını ifade eden Yumaklı, burada kaliteli damızlık materyalin yaygınlaştırılacağını kaydetti. Tesiste çoğunluğu Angus, diğer bölümü Hereford olmak üzere yaklaşık 1500 hayvan bulunduğunu belirten Yumaklı, bu hayvanların "Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek Projesi" kapsamında hak sahibi olacak yetiştiricilere dağıtılmasının planlandığını bildirdi. Hayvancılıkta kaliteli ve uygun maliyetli yemin de büyük önem taşıdığını vurgulayan Bakan Yumaklı, Erzurum'un bölgenin kaba yem ihtiyacını karşılayabilecek potansiyele sahip olduğunu kaydetti. Erzurum'daki sulama yatırımlarının da sürdüğünü belirten Yumaklı, Kuzgun-Daphane-Elmalı Tüneli'nin ihalesinin kasım ayında, Kuzgun-Daphane-Orta Bahçe Sulaması'nın aralık ayında, Narman Şehitler Barajı Sulaması ile Çipak Regülatör Sulaması'nın ihalelerinin ise mart ayında yapılacağını açıkladı. Yumaklı, "Ne zaman söylediysek ihalesini yapacağız, ne zaman bitireceğiz dediysek de bitireceğiz. İnşallah bugüne kadar söz verip yaptığımız gibi." dedi. TMO ARPA SATIŞINA BAŞLADI Toprak Mahsulleri Ofisi stoklarındaki arpanın satışına 17 Eylül itibarıyla başladıklarını bildiren Yumaklı, satışların ilk etapta büyükbaş ve küçükbaş besicileri, yetiştiriciler ve yem fabrikalarına yönelik olacağını söyledi. Bakan Yumaklı, 2028 yılına kadar Türkiye'de 2 milyon dekar mera alanını ıslah ederek üreticilerin hizmetine sunacaklarını da anlattı. Erzurum'un hayvancılık altyapısını geliştirmek amacıyla Aziziye ilçesinde 25 bin büyükbaş kapasiteli besi organize tarım bölgesi kurmak istediklerini belirten Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, projenin Erzurum'u hayvancılık ve kırmızı et üretiminde bölgesel merkez haline getirmesini hedeflediklerini ifade etti. Yumaklı, Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği tesisinin faaliyete geçmesiyle 9 bin ton kırmızı et üretimi ve 1500 kişilik istihdam sağlanacağını, ülke ekonomisine 3 milyar liralık katkı sunulacağını bildirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a desteklerinden dolayı teşekkür eden Bakan Yumaklı, tesisin hayvancılık sektörüne hayırlı olmasını diledi.

Zonguldak’ta Yem Bitkileri Üretimine Maralfalfa Desteği Haber

Zonguldak’ta Yem Bitkileri Üretimine Maralfalfa Desteği

Zonguldak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde, Zonguldak İl Özel İdaresi bütçe kaynaklarıyla yürütülen yem bitkilerini geliştirme çalışmaları kapsamında Karadeniz Ereğli’de Maralfalfa yem bitkisinin üretimine başlandı. Proje kapsamında temin edilen 1.600 adet Maralfalfa çeliği, yenilikçi üretim çalışmalarıyla bölge tarımına katkı sağlayan model çiftçi Halil Kırtay’a teslim edildi. Çeliklerin tesliminin ardından sahadaki ilk dikim çalışmaları da tamamlandı. Çok yıllık bir yem bitkisi olan Maralfalfa’nın, her ekim döneminde tekrarlanan tohum, sürüm ve işçilik giderlerini azaltarak hayvancılık işletmelerinin yem maliyetlerine katkı sağlaması hedefleniyor. Üretimin yaygınlaştırılmasıyla birlikte Karadeniz Ereğli’de yem bitkilerinde ürün çeşitliliğinin artırılması ve bölgedeki hayvancılık işletmelerine ekonomik açıdan avantaj sağlanması amaçlanıyor. Proje kapsamında gerçekleştirilen saha ziyaretinde bölge tarımının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Ereğli İlçe Tarım ve Orman Müdürü Osman Günaydın, tarımsal üretimde ürün çeşitliliğinin artırılmasının stratejik önem taşıdığını belirtti. Yenilikçi yaklaşımlarla üretime katkı sağlayan çiftçi Halil Kırtay’a teşekkür eden Günaydın, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak üreticilere yönelik teknik desteklerin sürdürüleceğini ifade etti. Maralfalfa üretiminin önümüzdeki dönemde bölgedeki yem bitkileri üretimine alternatif ve sürdürülebilir bir seçenek sunması bekleniyor.

Ereğli’de Kuraklığa Dayanıklı Yem Bitkisinde İlk Hasat Haber

Ereğli’de Kuraklığa Dayanıklı Yem Bitkisinde İlk Hasat

Konya’nın Ereğli ilçesinde, büyükbaş hayvancılığın önemli üretim merkezlerinden biri olan bölgede sorgum-sudan otu yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında ilk hasat gerçekleştirildi. Üretici Dursun Taştan’a ait 30 dekarlık alanda yetiştirilen sorgum-sudan otu melezinin ilk hasadında dekara yaklaşık 5 ton verim elde edildi. İkinci hasadın ise yaklaşık 45 gün sonra yapılması planlanıyor. Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Çayır, Mera ve Yem Bitkileri Şube Müdürü Ahmet Tetik, hasadın gerçekleştirildiği parselde incelemelerde bulunarak üretici Dursun Taştan’dan yetiştiricilik süreci hakkında bilgi aldı. Tetik, sorgum-sudan otu melezinin bakım ve beslenme uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ereğli’de hayvancılığın ihtiyaç duyduğu kaliteli kaba yemin karşılanmasına katkı sunan sorgum-sudan otu yetiştiriciliğinin, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir tarım açısından da önem taşıdığı belirtildi. Silajlık mısıra göre daha az su tüketen, sıcaklık ve kuraklığa dayanıklı yapısıyla öne çıkan sorgum-sudan otu; yüksek biyokütle verimi ve birden fazla biçim imkânı sayesinde hayvancılık işletmeleri için güçlü bir alternatif sunuyor. Bölgede sorgum-sudan otu yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılmasıyla hem su kaynaklarının daha etkin kullanılması hem de hayvancılık sektörünün kaliteli kaba yem ihtiyacının karşılanması hedefleniyor.

Yerli Tohum Sayısı 1087 Oldu Haber

Yerli Tohum Sayısı 1087 Oldu

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yerli tohumda 17 türde 39 yeni çeşidin daha tescil aldığını belirterek, "Tescilli tohumlarımızla stratejik gıda arzı güvenliğini teminat altına alıyoruz. Üreticilerimizin maliyetlerini düşürüyor, kazançlarını artırıyoruz." ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, bu yılki tohum tescillerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Yaptığı açıklmada yerli tohum çeşitleriyle tarımsal üretime güç kattıklarını vurgulayan Yumaklı, "Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü çalışmalarıyla araştırma enstitülerimizde geliştirilen 39 yeni çeşit daha tescil edildi. Geliştirdiğimiz bu çeşitler, toprağımızın bereketi ve çiftçimizin emeğiyle buluşarak milli ekonomimize büyük bir değer katacak. Ülkemize ve üreticilerimize hayırlı olsun." değerlendirmesinde bulundu. Yerli Tohum Sayısı 1087 Oldu Yumaklı, tarla bitkilerinde 17 türdeki yeni tescillerle birlikte "Milli Çeşit Listesi"ndeki yerli tohum sayısının 1087'ye ulaştığını bildirdi. Yeni tescillerin "tahıl", "endüstri bitkileri", "tıbbi ve aromatik bitkiler" ile "yemeklik tane baklagiller ve yem bitkileri" kategorilerinde olduğunu aktaran Yumaklı, şunları kaydetti: "Tescilli tohumlarımızla stratejik gıda arzı güvenliğini teminat altına alıyoruz. Üreticilerimizin maliyetlerini düşürüyor, kazançlarını artırıyoruz. Uluslararası rekabet gücüne sahip, milli tohum tedarik sistemini güçlendiriyoruz." Tescillerin Yarısı Ayçiçeği ve Buğday Tohumu Çeşitleri Tescillenen yerli tohumlar arasında ayçiçeği hattı 15 çeşitle ilk sırada bulunurken, ekmeklik buğday 5, pamuk, yer fıstığı, haşhaş, nohut 2'şer, makarnalık buğday, arpa, çeltik, soya, aspir, patates, tütün, Aydın salebi, Muğla salebi, anason ve korunga 1'er çeşitle listede yer aldı.

Bakan Yumaklı'dan Fahiş Fiyat Uyarısı Haber

Bakan Yumaklı'dan Fahiş Fiyat Uyarısı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yemde fahiş fiyat artışlarına giden işletmelere ilişkin, "Küresel gelişmeleri bahane ederek, rasyonel olmayan fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için herhangi toleransımız olmayacak." dedi. Bakan Yumaklı, Serik ilçesinde bir otelde düzenlenen "TUYEM 16. Uluslararası Yem Kongresi ve Yem Sergisi" programında yaptığı konuşmada, dünyanın tarihsel kırılma dönemlerinden birini yaşadığını, büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinin tam ortasında olunduğunu söyledi. Küresel iklim değişikliğinden nüfus artışına, bölgesel çatışmalardan enerji arz güvenliğine kadar pek çok riskin sektörleri çok boyutlu şekilde etkilediğini belirten Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen çok yönlü diplomasi trafiğinin bu süreçte Türkiye'nin gücünü ve etkinliğini artırdığına işaret etti. Gıda arz güvenliğinin teminatı olan üretim zincirinde sürekliliği sağlamak amacıyla stok yönetiminden tedarik planlamasına kadar birçok unsuru hayata geçirdiklerini, hayvancılığın gıda arz güvenliği içerisinde önemli bir başlık olduğunu belirten İbrahim Yumaklı, "Son 23 yılda büyükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 78, küçükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 81, kırmızı et üretimindeki artış yüzde 170, süt üretiminde yüzde 167, tavuk eti üretiminde yüzde 302." diye konuştu. Yeni Hayvancılık Yol Haritası'nı açıkladıklarını ve 2024-2028 dönemini kapsayan üretim planlamasını başlattıklarını hatırlatan Yumaklı, planlama dönemi başlangıcından bugüne kadar büyükbaş hayvan sayısının yüzde 6,8, küçükbaşın yüzde 10,5, kanatlı eti üretiminin ise yüzde 20 arttığını dile getirdi. "YEM BİTKİLERİ ÜRETİMİNİ PLANLI ÜRETİM KAPSAMINA ALDIK" Bakan Yumaklı, yem ham maddesi arzını güçlendirmek için sektörle çalıştıklarını söyledi. Uygun havzalarda dane mısır üretimini yaygınlaştırmak amacıyla destek miktarını yüzde 30 artırdıklarını belirten Yumaklı, soyanın da üretim planlaması kapsamına alındığını ve özel olarak desteklendiğini, soyada ikinci ürün üretimine hem planlama hem de temel destek ödemesi sağladıklarını kaydetti. İbrahim Yumaklı, sektörden, soya üretiminde sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılmasına öncülük etmelerini beklediğini dile getirerek yerli üretimin artırılmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Yem bitkileri üretimini planlı üretim kapsamına aldıklarını belirten İbrahim Yumaklı, 2026 üretim yılından itibaren ilk defa yulaf, çavdar ve tritikale gibi önemli yem ham maddelerinin dane üretimini de planlı üretim desteği kapsamına aldıklarının bilgisini verdi. Yem sanayisinin son 20 yılda istikrarlı büyüme gösterdiğini vurgulayan Yumaklı, Türkiye'nin karma yem üretiminde Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sırada olduğunu, 2025 yılı itibarıyla karma yem işletme sayısının 1718, yıllık üretim kapasitesinin 30,7 milyon ton olduğunu dile getirdi. Bakan Yumaklı, hayvancılıkta maliyetin önemli kısmını yemin oluşturduğunu ifade etti. Yem fiyatlarındaki her sarsıntının, vatandaşın sütüne, etine ve ekmeğine doğrudan etki ettiğine işaret eden Yumaklı, şöyle konuştu: "Küresel gelişmeleri bahane ederek, rasyonel olmayan fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için de herhangi toleransımız olmayacak. Nasıl ki sektörün her ihtiyacı olduğu anda bu ülkenin kredisinden desteğine kadar sağlanması gereken ne varsa imkanları zorlayarak bunları oluşturuyorsak, aynı şekilde rasyonel olmayan davranışları da dikkatle takip etmeye devam edeceğiz. Ticaret Bakanlığımızla bu tedarik zincirinin anlık olarak takip edildiğini ifade etmek istiyorum. Çok yaygın olmamakla beraber yoğun şikâyet aldığımız bölgeler var, 'Yeminizi benden almazsanız ürününüzü almam, aldırtmam' gibi dayatmaların kabul edilebilir bir tarafı olmadığını ifade etmek istiyorum. İşini doğru yapanların hakkını teslim etmemiz gerekir. Sektörün büyük çoğunluğunu oluşturan bu işletmelerimize de gösterdikleri duyarlı davranış için teşekkür ediyorum." "İNSANIMIZIN MENFAATİNE OLACAK HER ŞEYİ MİKRODA DA MAKRODA DA YAPMAKTAN ÇEKİNMEYECEĞİZ" Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından aylık tahsis edilen arpa miktarlarının yarısına yakınının yem sanayisine kullandırıldığını belirterek yine TMO tarafından şubat ayından itibaren stoklardaki yerli mısırın makul fiyatlarla kanatlı sektörüne ve yem sanayisine satışa açıldığını ve bugüne kadar sektöre yaklaşık 1 milyon ton mısırın teslim edildiğini dile getirdi. Bu yıl da 31 Temmuz'a kadar yem sanayisinin mısıra daha rahat ulaşması için 3 milyon tona kadar ithalatta Gümrük Vergisi'ni yüzde 5'e düşürdüklerini belirten Yumaklı, "Makro planda doğruya, ülke adına faydaya ulaşmaya çalışıyorsunuz. Global dünyada her türlü enstrümanı doğru şekilde kullanmak zorundasınız. Bütün bunların içerisinden birkaç tanesini cımbızlayıp bunu bu ülkenin bir zafiyeti olarak göstermek, en hafif tabiriyle art niyettir. Biz ülkemizin insanının menfaatine olacak her şeyi mikroda da makroda da yapmaktan çekinmeyeceğiz. Bu konuda üreticimizle, sanayicimizle hep birlikte omuz omuza bu uygulamaları gerçekleştireceğiz." ifadelerini kullandı. Bakanlık olarak hiçbir uygulamayı masa başında planlamadıklarını, bunun altyapı çalışmasının tamamını yine sektörlerle yaptıklarını kaydeden Yumaklı, yılda 30 bin kontrol yaparak, güvenilir olmayan veya haksız rekabete yol açan uygulamaların piyasaya arzına izin vermeyeceklerini belirtti. “KURAKLIK RİSKİNİ BÜYÜK ÖLÇÜDE ATLATTIK" Meteorolojik verilere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, "İnşallah bu yıl kuraklık riskini büyük ölçüde atlatmış durumdayız. Bütün tarımsal ürünlerde olduğu gibi mera kullanımlarında da yem bitkisi üretiminde ciddi bir artış olacağını düşünüyoruz." diye konuştu. Bu dönem hayvancılıkta yem maliyetlerinin minimize edilmesinin Türkiye adına şans olacağını ifade eden Yumaklı, meteorolojik verilerin bu yıl sulak alanlardaki üretimin kıraç alanlardaki üretimle neredeyse yakın rekolteye sahip olacağını öngördüklerini söyledi. Konuşmaların ardından, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı Ülkü Karakuş, Bakan Yumaklı'ya hediye takdim etti. Daha sonra yem sergisinin açılışını gerçekleştiren protokol üyeleri sergiyi gezdi.

Samsun’da Yonca Tohumu ve Gübre Dağıtımı Başladı Haber

Samsun’da Yonca Tohumu ve Gübre Dağıtımı Başladı

Samsun Büyükşehir Belediyesi, "Yem Bitkileri Yetiştiriciliğinin Yaygınlaştırılması Projesi" kapsamında çiftçilere yönelik dev bir destek paketini hayata geçirdi. Ladik ilçesinde düzenlenen törenle, yaklaşık 15 milyon TL değerindeki yonca tohumu ve gübreler üreticilere teslim edildi. ​Tarım şehri Samsun’da üreticinin yükünü hafifletmeyi hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, hayvancılık sektörünün en büyük maliyet kalemi olan kaba yem ihtiyacına yönelik stratejik bir adım attı. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, törende yaptığı konuşmada, "Üreticimiz yeter ki üretsin, biz her koşulda yanlarındayız" mesajı verdi. ​376 Çiftçiye 13 Ton Tohum ve 150 Ton Gübre ​Ladik, Havza, Kavak ve Vezirköprü ilçelerini kapsayan dev projeyle hayvancılığın protein ve enerji ihtiyacı yerli üretimle karşılanacak. Destek paketinin detayları ise şöyle: ​Yonca Tohumu: Ladik, Havza ve Kavak ilçelerinde toplam 10 bin kilogram (10 ton) yonca tohumu dağıtıldı. ​Silajlık Mısır: Vezirköprü ilçesinde büyükbaş hayvancılığı desteklemek adına 200 paket silajlık mısır tohumu ulaştırıldı. ​DAP Gübresi: Toprağın verimliliğini artırmak amacıyla toplam 150 bin kilogram (150 ton) DAP gübresi çiftçilere teslim edildi. ​Toplam Destek: Proje kapsamında toplam 13 ton tohum ve 150 ton gübre, 376 çiftçiye ulaştırıldı. ​Başkan Halit Doğan: "Sözümüzün Arkasındayız" ​Samsun’un üretim gücüne vurgu yapan Başkan Halit Doğan, bir yıl önce Vezirköprü’de verilen sözlerin tutulduğunu belirtti. Doğan, "Lâdik’ten Vezirköprü’ye kadar bu toprakları nasırlı elleriyle işleyen üreticilerimizin emeği başımızın tacıdır. Sağladığımız bu desteklerle hem kaliteli kaba yem üretimini artırmayı hem de hayvancılık işletmelerimizin maliyetlerini düşürmeyi hedefliyoruz. Çiftçimizin hasadı bol, kazancı bereketli olsun" dedi. ​Kırsal Kalkınmada Sürdürülebilir Hamle ​Yaklaşık 15 milyon TL bütçeli bu proje ile bölgedeki hayvancılık işletmelerinin dışa bağımlılığının azaltılması ve üreticilerin gelir seviyesinin yükseltilmesi amaçlanıyor. Törene protokol üyelerinin yanı sıra çok sayıda çiftçi katılarak sağlanan hibe desteğinden duydukları memnuniyeti dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.