Hava Durumu

#Yeni̇ Parti

Kırsal Haber - Yeni̇ Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeni̇ Parti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Genel Başkan Özel: "Bütün Türkiye Üzüm Üreticilerinin Feryadını Duysun" Haber

Genel Başkan Özel: "Bütün Türkiye Üzüm Üreticilerinin Feryadını Duysun"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde üzüm üreticileriyle bir araya gelerek yaşanan sorunları gündeme taşıdı. Geçen yıl 35-40 liradan satılan sofralık üzümün bu yıl 10 liraya kadar gerilediğini belirten Özel, üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek üzüm sektörüne yönelik 7 maddelik çözüm önerisini açıkladı. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde üzüm üreticileriyle buluştu. Üreticilerin sorunlarını dinleyen Özel, üzüm fiyatlarındaki düşüş, artan üretim maliyetleri, alım politikaları ve çiftçilerin borç yükü hakkında açıklamalarda bulundu. Sarıgöl ve Alaşehir’in üzüm üretimindeki önemine dikkat çeken Özel, üreticilerin yaşadığı sorunların çözülmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasında Sarıgöl ile uzun yıllara dayanan bağından söz eden Özel, ilçeye ilk kez 2000’li yılların başında Eczacı Odası Başkanı olduğu dönemde geldiğini, 2009 yılından bu yana da bölgeyi ziyaret etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Sarıgöl halkıyla iyi ve kötü günlerde bir arada olduğunu söyleyen Özel, üreticilerin sorunlarını yakından bildiğini dile getirdi. “Sizin Derdinizden Foncular Anlamaz, Biz Anlarız” Sarıgöl ve Alaşehir’de üzüm üreticilerinin büyük bir ekonomik krizle karşı karşıya olduğunu savunan Özel, üreticilerin yıllarca emek vererek yetiştirdikleri bağlardan geçimlerini sağladığını söyledi. Üzüm bağlarının bir evlat gibi büyütüldüğünü belirten Özel, üreticilerin kendi emekleriyle ailelerini geçindirdiğini, borçlarını ödediğini ve ülke ekonomisine katkı sunduğunu ifade etti. Bölgedeki üreticilerin sorunlarının yeterince gündeme alınmadığını öne süren Özel, “Sizin derdinizden foncular anlamaz. Sizin derdinizden biz anlarız, biz anlarız” ifadelerini kullandı. Özel, Sarıgöl ve Alaşehir’deki çiftçilerin yaşadığı sıkıntıların çözümü için üreticilerin sesinin duyulması gerektiğini belirtti. “Geçen Sene 40 Lira Olan Üzüm Bu Sene 10 Lira” Üzüm üretiminde artan maliyetlere ve ürün fiyatlarındaki düşüşe dikkat çeken Özel, geçen yıl 35-40 liradan satılan sofralık üzümün bu yıl 10 liraya kadar gerilediğini söyledi. Mazot fiyatlarının 50 liradan 100 liraya çıktığını, gübre fiyatlarının ise yüzde 70 arttığını belirten Özel, üretim maliyetlerindeki yükselişe rağmen üzüm fiyatlarının düştüğünü ifade etti. Üreticinin elinden çıkan üzümün Türkiye’nin farklı şehirlerinde çok daha yüksek fiyatlarla satıldığını söyleyen Özel, Sarıgöl ve Alaşehir’de üretilen üzümlerin Ardeşen’de 100 liraya, Diyarbakır’da 120 liraya, Ankara ve Samsun’da ise 100 liraya satıldığını belirtti. Özel, üreticinin ürününü düşük fiyatlarla satmak zorunda kaldığını, alıcı bulamayan bazı çiftçilerin ise üzümlerini bağlara ve derelere döktüğünü dile getirdi. Üreticilerin bir bölümünün bağlarını sökmeye veya asmalarını dipten kesmeye başladığını belirten Özel, yıllarca emek verilerek yetiştirilen bağların bu duruma gelmesinin çiftçiler açısından büyük bir üzüntü yarattığını söyledi. Özel, “Şimdi bütün Türkiye buradaki feryadı duysun” diyerek üzüm üreticilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. “Üzümde Bile Ayrımcılık Yapıyorlar” Sofralık üzümün yanı sıra sumalık üzümün fiyatlarındaki düşüşü de gündeme getiren Özel, geçen yıl 20 lira olan sumalık üzümün bu yıl 5 liraya gerilediğini söyledi. Bu fiyata rağmen üreticilerin ürünlerini satmakta zorlandığını ifade etti. Özel, üzüm alımlarında ayrımcılık yapıldığını ve bazı üreticilerin ürünlerini satabilirken diğerlerinin ürünlerinin alım dışında kaldığını öne sürdü. Sarıgöl’deki üzüm üreticilerinin sorunlarının çözümü için bölgeye müdahale edilmesi gerektiğini belirten Özel, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ve TARİŞ'in alım politikalarını da eleştirdi. Geçen yıl 9 numara kuru üzüm için kilogram başına 120 lira fiyat açıklandığını, bu yıl ise 95 lira fiyat belirlendiğini ifade eden Özel, ürün sınıflandırması ve kesintiler nedeniyle üreticinin eline geçen tutarın daha da düşebildiğini savundu. TARİŞ'in eski alım gücünde olmadığını belirten Özel, kurumun piyasayı düzenleme kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. “Bir An Önce Buraya Müdahale Edilmeli” Sarıgöl’deki üzüm bağlarının önemli bir bölümünde ürünün henüz hasat edilmediğini belirten Özel, yaklaşık 110 bin dönüm bağ bulunduğunu ve bunların 70-80 bin dönümündeki üzümlerin hâlâ dalında olduğunu söyledi. Normal şartlarda bu döneme kadar üzümlerin büyük bölümünün kesilmiş olması gerektiğini ifade eden Özel, ürünlerin dalında beklemesi nedeniyle çürüme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Özel, üreticilerin mağduriyetinin giderilmesi için acil adımlar atılması gerektiğini belirterek üzüm alımlarının artırılması ve piyasada üreticiyi koruyacak bir fiyat sisteminin oluşturulması çağrısında bulundu. Suma Fabrikası Özelleştirmesini Eleştirdi Özel, konuşmasında bölgedeki suma fabrikasının özelleştirilmesini de gündeme getirdi. Fabrikanın 200 milyon dolara özelleştirildiğini, daha sonra yabancı bir şirkete 800 milyon dolara ve sonraki süreçte 2,5 milyar dolara el değiştirdiğini öne sürdü. Fabrikanın kamu bünyesinde kalması durumunda üreticilerin zor günlerinde ürünlerini değerlendirebilecekleri bir imkânın bulunabileceğini savunan Özel, sumalık üzümün alımında üreticiler arasında ayrım yapılmaması gerektiğini ifade etti. Özel, iktidara gelmeleri hâlinde Sarıgöl’e devlet bünyesinde bir suma fabrikası kuracaklarını belirterek, “İktidarımızın ilk 2 yılı içinde bir devlete ait suma fabrikasını Sarıgöl’e kurmayan namerttir” dedi. Özgür Özel’den Üzüm Üreticileri İçin 7 Maddelik Çözüm Önerisi YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, üzüm üreticilerinin sorunlarına yönelik partisinin çözüm önerilerini Sarıgöl’den açıkladı. Üreticilerin ekonomik sıkıntılarının giderilmesi ve üzüm sektörünün güçlendirilmesi amacıyla yedi başlıkta önerilerini sıraladı. 1. Üzüm alımları artırılacak: TMO ve TARİŞ'in alım politikalarının yeniden değerlendirilmesini isteyen Özel, üreticinin elinde kalan ürün için koruyucu fiyatların uygulanması ve doğru bir fiyat sisteminin kurulması gerektiğini söyledi. 2. Çiftçilerin borçları yeniden düzenlenecek: Bankalara olan borçların faizlerinin silinmesini, ana paranın faizsiz şekilde ertelenmesini ve taksitlendirilmesini öneren Özel, çiftçilere yeni bir finansman imkânı sağlayacaklarını ifade etti. 3. Tarım sigortası primleri düşürülecek: Tarım sigortası primlerinin yeniden hesaplanması gerektiğini belirten Özel, primlerin güncel üzüm fiyatları esas alınarak düşürülmesini ve ödemelerin ertelenmesini önerdi. 4. Üretim maliyetleri azaltılacak: Mazot, gübre ve zirai ilaç üzerindeki vergilerin düşürülmesini isteyen Özel, çiftçilere doğrudan üretim desteği verilmesi gerektiğini dile getirdi. 5. Yerli üreticinin ürünü değerlendirilmeden ithalata izin verilmeyecek: Yerli üzüm üreticisinin ürünleri alınmadan ithalat yapılmaması gerektiğini belirten Özel, fabrikaların alım şartlarının şeffaflaştırılmasını ve kayırmacılığın önlenmesini istedi. Üreticilerin fabrikalara doğrudan ürün satabilmesinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini de ifade etti. 6. Sarıgöl’e sumalık ve iskarta üzüm tesisleri kazandırılacak: Sumalık ve değerlendirme dışı kalan üzümlerin ekonomiye kazandırılması için yeni tesisler kurulmasını öneren Özel, bu yatırımları gerçekleştirecek girişimcilere yüksek oranlı hibe, teşvik ve kredi desteği verilmesini savundu. 7. İhracat pazarları yeniden kazanılacak: Sarıgöl ve Alaşehir üzümlerinin dış pazarlardaki rekabet gücünün artırılmasını isteyen Özel, kaybedilen ihracat pazarlarının yeniden kazanılması ve nakliye maliyetlerini düşürecek desteklerin sağlanması gerektiğini söyledi. Özel, partisinin bu önerilerini hayata geçirme sözü vererek, “YENİ Parti’nin üzümcünün sorunlarını çözecek yedi önerisini Sarıgöl’den kayda geçiriyorum; iktidar olunca bunları yapmaya söz veriyorum, ‘Yapmayandan hesap sorun’ diyorum” ifadelerini kullandı. “YENİ Parti ile Herkesin Yüzü Gülecek” Konuşmasının son bölümünde Sarıgöl halkıyla uzun yıllara dayanan ilişkisine değinen Özel, ilçeye farklı görevlerle geldiğini ve bundan sonra da üreticilerin sorunlarını gündeme taşımayı sürdüreceğini belirtti. Üzüm üreticilerinin sorunlarının çözülmesinin yalnızca belirli bir siyasi görüşe sahip olanları değil, bölgedeki tüm çiftçileri ilgilendirdiğini ifade eden Özel, üreticilere yönelik desteklerde siyasi parti ayrımı yapılmaması gerektiğini söyledi. Çiftçilerin borçlarının düzenlenmesi, üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve tarımsal üretimin desteklenmesi gerektiğini belirten Özel, Manisa ve çevresindeki farklı tarımsal üretim alanlarının da destekleneceğini dile getirdi. Özel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Düğününde-cenazesinde bir olan Sarıgöllü komşulara söylüyorum. Üzümcünün çıkarı için, yarınları için düğünde-cenazede bir olduğunuz gibi sandık başında da bir olun ve hakkınızı yiyenleri artık yollayın.” YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Sarıgöl ziyareti, üzüm üreticilerinin yaşadığı ekonomik sorunların ve çözüm önerilerinin gündeme taşındığı açıklamalarla sona erdi.

YENİ Parti’den Pancar Üreticilerinin İmza Kampanyasına Destek Haber

YENİ Parti’den Pancar Üreticilerinin İmza Kampanyasına Destek

YENİ Parti milletvekilleri, Eskişehir Genç Rençberler Derneği’nin pancar alım fiyatlarının artırılması talebiyle başlattığı imza kampanyasına destek verdi. 3 bin 720 TL olarak açıklanan pancar alım fiyatının maliyetleri karşılamadığını vurgulayan YENİ Parti miletvekilleri, fiyatın en az 4 bin 500 TL’ye çıkarılması ve çiftçiye destek sağlanması çağrısında bulundu. YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, “Çiftçinin mazotu, gübresi, maliyetleri yüzde 60, yüzde 100 artmış. Hal böyleyken üretenle dalga geçer gibi fiyat açıklamak ancak bu iktidara yakışırdı! Pancar alım fiyatları üreticilerimizin talebi doğrultusunda derhal güncellenmeli, en az 4 bin 500 TL olarak açıklanmalıdır” dedi. YENİ Parti Milletvekili İbrahim Arslan ise, “Üreticilerimiz en azından maliyetleri karşılayabilmek adına fiyatın güncellenmesini ve 4 bin 500 liraya çıkartılmasını istiyor. YENİ Parti olarak üreticilerimizin haklı taleplerinin yanındayız” dedi. YENİ Parti heyeti ve Dernek Başkanı Burak Kuşan tüm Eskişehirlilere imza kampanyasına destek olma çağrısı yaptı. YENİ PARTİ’DEN İMZA KAMPANYASINA DESTEK Eskişehir Genç Rençberler Derneği 3 bin 720 TL olarak açıklanan 2026 yılı pancar alım fiyatına tepki göstererek imza kampanyası başlattı. YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer ve YENİ Parti PM üyesi, Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan derneği ziyaret ederek, pancar üreticilerinin imza kampanyasına destek verdi. İMZALARIMIZI TARIM BAKANLIĞINA GÖTÜRECEĞİZ Eskişehir Genç Rençberler Derneği Başkanı Burak Kuşan, gübre, tohum ve mazot fiyatlarındaki artış karşısında pancar alım fiyatındaki yüzde 20’lik artışın yetersiz kaldığını söylerken, pancar alım fiyatının ton başına en az 4 bin 500 TL olarak yeniden düzenlenmesi için imza kampanyası başlattıklarını söyledi. 2025 yılında pancar alım fiyatının 3 bin 100 TL olduğunu hatırlatan Kuşan, “Şimdi bir yılda sadece yüzde 20 zamla 3 bin 720 TL fiyat açıkladılar. Bütün girdi maliyetleri yüzde 50’nin üzerinde arttı. Biz bu açıklanan rakamı kabul etmiyoruz. En az 4 bin 500 TL olarak fiyatın güncellenmesini istiyoruz. Bunu da duyurmak için bir imza kampanyası başlattık. Toplanan imzaları Tarım ve Orman Bakanlığı’na götüreceğiz” dedi. ÇAKIRÖZER: “ÇİFTÇİLERİN TALEBİ DERHAL KARŞILANMALI” YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, pancar üreticilerinin sesinin duyulmasını ve pancar alım fiyatlarının bir an önce 4 bin 500 TL’ye çıkarılmasını istedi. Kampanyaya destek veren Çakırözer şu çağrıyı yaptı: “Türkiye’de neyin fiyatı bir yılda yüzde 20 artmış ki bu iktidar pancar üreticisine ‘alın bu sizin emeğinizin karşılığı’ diyorsunuz! Genç Rençberler Derneğimizin pancar alım fiyatlarının en az 4 bin 500 liraya çıkarılması talebinin yanındayız. Biz YENİ Parti olarak, ‘üreticiye gerek mazotta gerek gübrede KDV, ÖTV muafiyeti de derhal sağlanmalıdır’ diyoruz. Türkiye’nin kalkınması tarımda kendi üreticimizi, yerli üreticimizi teşvik etmekten geçer. Yurtdışında yabancı çiftçiye destek vermek yerine kendi pancar üreticimiz desteklenmelidir. Pancar alım fiyatı üreticilerimiz talebi doğrultusunda en az 4 bin 500 liraya çıkarılmalıdır.” ARSLAN: “BU İKTİDAR HERKESİN TADINI KAÇIRDI” YENİ Parti PM üyesi, Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, AKP iktidarı döneminde üreticisinden tüketicisine tüm toplumsal kesimlerin geleceğinin, alın terinin çalındığı bir yönetim anlayışı ile karşı karşıya olunduğunu belirti. Tarım ve Orman Bakanı başta olmak üzere tüm ilgililere çiftçilerin taleplerinin derhal karşılanması çağrısı yapan Arslan, “Artık öyle bir hal almıştır ki TÜİK’in açıklamış olduğu yıllık ki, kuşkulu olmasına rağmen, o orandaki artışı dahi üreticilerimize vermediler. Üreticilerimiz en azından maliyetleri karşılayabilmek adına fiyatın güncellenmesini ve 4 bin 500 liraya çıkartılmasını istiyor. YENİ Parti olarak üreticilerimizin haklı taleplerinin yanındayız. Pancar şekerin ana maddesi bu iktidar hepimizin tadını kaçırdı. Gelecek ilk sandıkta hep birlikte bu iktidarın kötülüklerinden kurtulacağız. Üreticilerimizin alın terinin karşılığını aldığı bir süreci yaşayacağız. Tarım Bakanı başta olmak üzere ilgili taraflardan üreticilerin taleplerini karşılamalarını bekliyoruz” diye konuştu. “RAKAMLAR GÜNCELLENMEZSE ÜRETİM YARI YARIYA DÜŞECEK” YENİ Parti heyetine açıklamalarda bulunan pancar üreticileri ise, talepleri karşılanmazsa önümüzdeki sezon pancar üretici sayısının yarı yarıya azalacağını belirtti. Üreticiler, “Sadece pancarda değil mısırda, buğdayda, her şeyde ekilişler az olacak. Maliyetler yüzde yüz arttı ama bize açıklanan rakamın sadece yüzde 20 olduğunu göz önüne alarak seneye ekmeyi düşünmüyor çoğu üretici. Çiftçi çalışırken batıyor!” dedi. İMZA KAMPANYASINA ÇAĞRI: “SADECE MUHALEFET DEĞİL İKTİDAR VEKİLLERİNİ DE BEKLİYORUZ!” Dernek Başkanı Kuşan tüm üreticileri, Eskişehirlileri imza kampanyasına destek olmaya davet etti. Kuşan, “İmza kampanyamız on gün boyunca sürecek. Üreticilerimizi, sivil toplum örgütlerini, siyasi partileri, tüm hemşehrilerimizi imza kampanyamıza destek olmaya davet ediyoruz. Sadece muhalefet milletvekillerini değil iktidar milletvekillerini de bekliyoruz. Çünkü bu sadece bizim derdimiz değil! Bu masaya gelen şeker, yediğimiz ekmek hepimizin, ülkemizin sıkıntısı. İktidarından muhalefetine, üreticilerimizden hemşehrilerimize herkesi bu imza kampanyamıza destek olmak için derneğimize davet ediyorum” dedi.

YENİ Partili Karasu:"Siz Çiftçiyle, Üreticiyle Dalga mı Geçiyorsunuz!" Haber

YENİ Partili Karasu:"Siz Çiftçiyle, Üreticiyle Dalga mı Geçiyorsunuz!"

TÜRKŞEKER'in şeker pancarı alım fiyatını ton başına 3 bin 720 TL olarak açıklamasının ardından YENİ Parti Sivas Milletvekili Ulaş Karasu sert bir açıklama yaptı. Artan girdi maliyetlerine dikkat çeken Karasu, pancar alım fiyatının acilen üreticiyi koruyacak şekilde yeniden revize edilmesi gerektiğini vurguladı. ​Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (TÜRKŞEKER) tarafından duyurulan şeker pancarı alım fiyatı tarım sektöründe ve siyasette geniş yankı buldu. TÜRKŞEKER'in fiyatta yüzde 20 artış yaparak ton başına 3 bin 720 TL belirlemesine tepki gösteren YENİ Parti Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, mevcut ekonomik koşullarda bu rakamın üreticiyi mağdur ettiğini söyledi ve şu ifadelere yer verdi; "TÜRKŞEKER, şeker pancarı alım fiyatını yüzde 20 artırarak ton başına 3 bin 720 TL olarak açıkladı. Oysa son bir yılda mazotun litresi yüzde 70,7, amonyum nitrat gübresi yüzde 69,2, amonyum sülfat gübresi yüzde 55,6 zamlandı! Yıllardır toprağı işleyen, eken, üreten; bu ülkenin bereketini alın teriyle büyüten onurlu insanlara reva gördüğünüz bu mu? Milyarlarca liralık fon vurgunlarının konuşulduğu, kamu kaynaklarının hesabının verilemediği bu düzende; çiftçinin emeği her geçen gün biraz daha ucuzlatılıyor. AKP iktidarının tarım politikaları üreticiyi toprağından, aileleri geçim kaynaklarından koparıyor. 2016’da 105 bin 460 olan pancar üreticisi sayısı, 2025’te 76 bin 767’ye kadar geriledi. Bu tablo yalnızca tarımsal üretimin kaybı; köylerin boşalması, ailelerin parçalanması, kentlere zorunlu göçün ve dışa bağımlılığın büyümesi tehlikesidir. AKP iktidarına soruyorum: Üreticisini koruyamayan bir ülke, gıda güvencesini nasıl sağlayacak? Çiftçiyi üretimden çekilmeye zorlayan bu politikalarla nasıl yerli ve milli bir ekonomiden söz edeceksiniz? Türkiye’nin tarımını dışa bağımlılığa sürükleyen, toprağın bereketini ve çiftçinin emeğini değersizleştiren bu düzen değişmek zorundadır. Çiftçiyi ve üreticiyi korumak; bu ülkenin toprağını, sofrasını, köylerini ve geleceğini korumaktır! Pancar alım fiyatı, hiç zaman kaybetmeden maliyetler göz önüne alınarak, üreticilerimizi memnun edecek şekilde yeniden revize edilmelidir."

Çeltikte Hasat Başladı, Taban Fiyat Çıkmadı: "Çiftçi Perişan!" Haber

Çeltikte Hasat Başladı, Taban Fiyat Çıkmadı: "Çiftçi Perişan!"

​YENİ Parti Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada çeltik ve ayçiçeği üreticilerinin yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. Hasadın başlamasına rağmen TMO'nun henüz çeltik taban fiyatı açıklamadığını belirten Tahtasız, çeltik için en az 50 TL alım fiyatı çağrısında bulundu. ​Türkiye'de tarım sektörünün ve üreticilerin yaşadığı ekonomik zorluklar TBMM gündemine taşınmaya devam ediyor. YENİ Parti Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda gerçekleştirdiği konuşmada, özellikle Çorum ve ilçelerindeki çeltik ile ayçiçeği üreticilerinin içinde bulunduğu darboğaza dikkat çekti. ​Çorum’da Çeltik Hasadı Başladı Ama Fiyat Yok ​Çorum’un Osmancık, Kargı ve Laçin ilçelerinde çeltik hasadının başladığını hatırlatan Mehmet Tahtasız, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından hâlâ alım fiyatı açıklanmamasını sert sözlerle eleştirdi. ​Maliyetlerin altında satış yapılmak zorunda kalındığını vurgulayan Tahtasız, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: ​"Türkiye'de çiftçi perişan, ürettiğinin karşılığını alamıyor. Çorum, Osmancık, Kargı, Laçin ilçelerimizde çeltik hasadı başladı ancak Toprak Mahsulleri Ofisi hâlâ taban fiyat açıklamadı, alım yapmıyor, üretici zorda. Bugün 1 kilo çeltiğin maliyeti 47 lira, fiyat açıklanmadığı için üreticimiz 40 liraya kadar çeltik satmak zorunda kalıyor." ​"1 Kilo Çeltiğin Maliyeti 47 TL, Taban Fiyat En Az 50 TL Olmalı" ​Tarımsal girdilerdeki aşırı artışın çiftçinin belini büktüğünü belirten Tahtasız; mazot, gübre, tohum ve ilaç gibi temel kalemlerde geçen yıla göre %100'e yakın maliyet artışı yaşandığını kaydetti. Çiftçinin alım gücünün ciddi oranda düştüğünü ifade eden Milletvekili Tahtasız, sözlerine şöyle devam etti: ​"Geçen yıl 1 kilo çeltikle 1,5 litre mazot alan üretici, bugün maalesef 2 kilo pirinçle 1 litre mazot alamıyor. Çeltiğin üretim maliyetini göz önünde alarak Toprak Mahsulleri Ofisi çeltikte fiyatı en az 50 TL açıklamalıdır." ​Ayçiçeği Üreticisi de Mağdur: "Açıklanan Fiyat Kabul Edilemez" ​Sadece çeltikte değil, ayçiçeği alım fiyatlarında da üreticinin zarara uğratıldığını ifade eden Tahtasız, ithalat politikalarını eleştirdi. Maliyeti 35 TL olan yağlık ayçiçeği için açıklanan 34 TL'lik taban fiyatın üreticiyi perişan ettiğini aktardı: Temel girdilerde %100'e yakın artış yaşandı. Ayçiçeği alım fiyatı geçen yıla göre yalnızca %17 artırıldı. TMO'nun Eylül ayında 12 bin ton ham ayçiçeği yağı ithalatı yapması üreticiye darbe vurdu. ​Tahtasız, maliyetlerin gerisinde kalan ve ithalatla baskılanan taban fiyat politikalarının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, iktidarı ve Toprak Mahsulleri Ofisi'ni çiftçinin sesini duymaya ve acil önlem almaya davet etti.

Geçen Yıl 90 TL Olan Zeytin Bu Yıl 55 TL! Haber

Geçen Yıl 90 TL Olan Zeytin Bu Yıl 55 TL!

YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Akhisar’ın Zeytinliova Mahallesi'nde zeytin üreticileriyle bir araya geldi. Girdi maliyetlerinin hızla arttığı bir dönemde zeytin alım fiyatlarının düşmesine tepki gösteren Bakırlıoğlu, "Üretici daha hasadın başında zararını hesaplamak zorunda kalıyor" dedi. ​Manisa’nın önemli zeytin üretim merkezlerinden Akhisar’da zeytin alım fiyatlarının düşmesi üreticiyi zor durumda bıraktı. Akhisar Zeytinliova Mahallesi'nde zeytin üreticilerinin düzenlediği basın açıklamasına katılan YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, açıklanan alım fiyatlarına ve artan üretim maliyetlerine sert tepki gösterdi. ​"Maliyetler Artıyor, Zeytin Fiyatı Düşüyor" ​Zeytin üreticilerinin bir yıllık emeğinin karşılığını alamadığını vurgulayan Bakırlıoğlu, fiyatlardaki düşüşe dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: ​"Geçen yıl kilogramı 90 TL’den alıcı bulan zeytin, bu yıl ne yazık ki 55 TL’den alınıyor. Mazot, gübre, ilaç ve işçilik maliyetleri katlanarak artarken zeytinin alım fiyatının gerilemesi kabul edilemez. Üreticimiz bir yıl boyunca alın teri döküyor ancak daha hasadın başında ne kadar zarar edeceğini hesaplamak zorunda kalıyor." ​Bakırlıoğlu’ndan Zeytin Üreticisi İçin Çözüm Çağrısı ​Zeytin üreticisinin desteklenmesi ve mağduriyetlerin giderilmesi için atılması gereken adımları sıralayan Bakırlıoğlu, iktidara ve ilgili kurumlara çağrıda bulundu. Bakırlıoğlu; "Zeytin üreticisi maliyetlerin altında ezilmeyecek adil bir alım fiyatı ile buluşturulmalıdır. Piyasa koşullarına karşı üreticiyi koruyacak taban fiyat acilen belirlenmelidir. Artan girdi maliyetlerine karşı üreticilere doğrudan prim ve girdi desteği sağlanmalıdır."

YENİ Parti Lideri Özel: "Alım Garantili Yeni Bir Tarım Dönemi Başlatacağız" Haber

YENİ Parti Lideri Özel: "Alım Garantili Yeni Bir Tarım Dönemi Başlatacağız"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa'nın Mudanya ilçesinde üzüm üreticileriyle bir araya gelerek tarım politikalarına ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. Çiftçinin yaşadığı maliyet krizine ve gıda enflasyonuna dikkat çeken Özel, "Alım garantili ve planlı yeni bir tarım dönemini başlatacağız" dedi. ​YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Mudanya Mütarekesi’nin yıl dönümü etkinlikleri kapsamında ziyaret ettiği Bursa'da, Mudanya'ya bağlı Çağrışan Mahallesi'nde köylüler ve üzüm üreticileriyle buluştu. Mudanya Belediye Başkanı, il ve ilçe başkanları ile Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Tarım Politikaları Başkanı Sencer Solakoğlu’nun da katıldığı buluşmada tarımdaki girdi maliyetleri, genç çiftçi sayısındaki düşüş ve gıda enflasyonu masaya yatırıldı. ​"4 Kilo Çağrışan Karası Ancak 1 Litre Mazot Alabiliyor" ​Çağrışan Köyü’nde üreticilerin ikram ettiği doğal koruk suyunu içerek köy kahvesinde köylülerle sohbet eden Özgür Özel, bölgenin simge ürünlerinden biri olan Çağrışan Karası üzümünün maliyet analizini yaptı. ​Kendi memleketi Manisa’daki üreticilik tecrübelerinden bahseden Özel, üzüm fiyatları ve mazot artışı arasındaki uçuruma dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: ​"Geçen yıl sele kapılmış, çere-çöpe karışmış ve alkol üretimi için satılan şaraplık üzümün kilosu 20 liraydı ve mazot 50 liraydı. Bu yıl Türkiye’nin en güzel sofralık üzümlerinden biri olan Çağrışan Karası halde 25 liraya satılıyor; ancak mazot 98 lira olmuş durumda. Geçen sene 2,5 kilo şaraplık üzüm 1 litre mazot alırken, bu sene 4 kilo birinci sınıf Çağrışan Karası ancak 1 litre mazot alabiliyor. Sadece hasat ve işçilik maliyeti kilo başına 12 lirayı bulurken, toplam maliyeti 25 lira olan ürünü çiftçiden 25 liraya almaya çalışıyorlar. Bu şartlarda geçinmek mümkün değil." ​"Türkiye'deki En Büyük Beka Sorunu Tarımdaki Çöküştür" ​Türkiye'de ortalama çiftçi yaşının Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı döneminde 36'dan 57-58 seviyesine yükseldiğini belirten Özgür Özel, gençlerin çiftçilikten uzaklaşmasının büyük bir risk taşıdığını vurguladı. Gençlerin üçte ikisinin asgari ücretle sanayide çalışmayı tercih ettiğini ifade eden Özel, gıda güvenliğinin bir beka meselesi haline geldiğini söyledi. ​Türkiye’nin dünyada gıda enflasyonunun en yüksek olduğu ilk dört ülkeden biri haline geldiğini belirten YENİ Parti lideri: ​"Dünyada kendi kendine yeten ülkelerden biriyken bugün gıda enflasyonunda İran, Venezuela ve Arjantin ile aynı gruptayız. Bizim dışımızdaki 177 ülkede gıda enflasyonu bizden düşük. Avrupa’da gıda enflasyonu %0,9 seviyelerine düşmüşken, bizim verimli topraklarımıza rağmen gıda enflasyonumuz %30, gerçekte ise %150-160 bandında. Toprağımız, çiftçimiz, ekipmanımız var ama yanlış politikalar yüzünden büyük bir sıkıntı yaşıyoruz." dedi. ​"Köprüye, Tünele, Hastaneye Garanti Var; Çiftçiye Alım Garantisi Yok" ​Bursa Çevre Yolu'nun ve özelleştirilen köprü ile otoyolların üretim maliyetlerini daha da artıracağına değinen Özgür Özel, köprü geçişleri, otoyollar, Şehir Hastaneleri ve çalışmayan havalimanları için verilen garantileri hatırlatarak sitem etti: ​"Osmangazi Köprüsü’ne, Avrasya Tüneli’ne, Zafer Havalimanı’na, Şehir Hastaneleri’ne garanti var. Kime garanti yok? Yoksula, çiftçiye, Çağrışan Karası’nı veya siyah inciri yetiştiren Bursalı köylüye geçim garantisi yok. Niye yok? Çünkü alım garantisi yok, planlama yok. Devlet Planlama Teşkilatı’nı kapattılar, 'Kim ne biliyorsa onu eksin' dediler. Çiftçiden kredi için tapu ipoteği, memur kefil, Tarsim sigortası isteniyor; ancak afet olduğunda 'Tarsim bunu kapsamıyor' diyerek üretici yüzüstü bırakılıyor." ​Çözüm Yolu: Planlı Üretim ve Sıfır Faizli İşletme Sermayesi ​Tarımda yaşanan krizin çözümünü maddeler halinde sıralayan Özel, YENİ Parti iktidarında hayata geçirecekleri yeni tarım modelini anlattı: ​Planlı Üretim ve Doğru Teşvik: Dünya ve Türkiye pazarının ihtiyaçları önceden analiz edilecek. Hangi ürünün nerede daha verimli yetişeceği belirlenerek doğru yere doğru destek verilecek. ​Aracı Sömürüsüne Son: Devlet; soğuk hava depoları, lisanslı depoculuk ve alım anlaşmalarıyla üreticinin yanında yer alacak. ​Alım Garantisi ve Düşük Faizli Kredi: Çiftçi toprağını ipotek ettirmek zorunda kalmayacak. Gelecek seneki ürünün karşılığında düşük veya sıfır faizli işletme sermayesi sağlanarak alım garantili sistem kurulacak. ​Gıda Güvenliği ve Stratejik Ürünler: Bursa’nın inciri, şeftalisi, kestanesi gibi stratejik ürünler koruma altına alınarak uluslararası pazarlara taşınacak. ​"Bursa’dan Tarım Bakanı Çıkaracağız" ​Kendi geçmişinden ve çiftçilik kökeninden bahseden Özgür Özel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: ​"Ben bağ arasından, pamuk tarlasından geliyorum. 12 yaşında traktör üzerinde kültivatör çekmiş, ahırda kürek sallamış, süt sağmış biriyim. Çiftçinin emeğini en iyi ben bilirim. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi 'Çiftçi milletin efendisidir' anlayışını yeniden hâkim kılacağız. Allah’ın izinle Bursa’dan bir Tarım Bakanı çıkaracağız ve çiftçimizin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yeri alırken tarım toprakları heba edilmeyecek. Bugün ana muhalefet lideri olarak geldiğim bu köye, bir dahaki sefere iktidar partisinin genel başkanı olarak geleceğim."

YENİ Partili Başevirgen Manisa’da Besicilerin Sorunlarını Dinledi Haber

YENİ Partili Başevirgen Manisa’da Besicilerin Sorunlarını Dinledi

YENİ Parti Manisa Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Manisa’da besicilerin sorunlarını dinledi. Hem süt hem et fiyatlarından dert yanan besiciler, hayvancılığı bırakma noktasına geldi. Bir besici, “Geçen yıl aynı zamanlarda 90-100 hayvan vardı. Şu an hayvan sayımız 60’larda. Anaçları kestiriyoruz. İşin sonunda yok olup gideceğiz. Bir daha geldiğinizde biz yokuz, kahvehanede oturuyor olacağız” dedi. Bir diğer besici, “hayvancılık yapmak kadar güzel bir şey yok ama girdi maliyetleri her sene üstümüze çığ gibi düşerse bu işin içinden hiç çıkamayız” sözleriyle dert yandı. Bir başka besici ise, “Geçen sene 135-140 hayvan vardı bu sene 95-100’e düştü. Sektörden çekileceğiz artık, yeter diyeceğiz. Çalışırken batmak diye bir şey var; bu olsa gerek” ifadelerini kullandı. YENİ Parti Manisa Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Manisa’da besicilerin sorunlarını dinledi. Besiciler, Başevirgen’e hem süt hem de et fiyatlarından yana dert yandı. “İŞİN SONUNDA YOK OLUP GİDECEĞİZ” Bir daha ki ziyarette işi bırakıp kahvehane de oturur hale geleceklerini söyleyen besici, “Süt konseyinin açıkladığı fiyat 24,30 lira. Mandıranın bizden aldığı fiyat ise 27,50 lira. Devlet 24,30’a fiyat açıklıyor, mandıra 27,50’ye süt alıyor. Fiyatın üzerine geçiyor. Çünkü mandıralarda anladı bizim yok olduğumuzu. En son bize ziyarete geldiğinizde 700-800 kilo süt vardı. Şimdi 300 kilo. Bir daha geldiğinizde biz yokuz, kahvehanede oturuyor olacağız. Yem fiyatları, süt fiyatlarıyla bire bir gidiyor. Yem fiyatlarıyla, üzüm fiyatları eşitlenmek üzere. 5 römork üzümüm var eğer üzümdeki bu fiyat rezilliği devam ederse, üzümleri ineklere yedireceğiz. Geçen yıl aynı zamanlarda 90-100 hayvan vardı. Şu an hayvan sayımız 60’larda. Anaçları kestiriyoruz. İşin sonunda yok olup gideceğiz. Hiçbir iş yapmayalım traktörle yem dağıtalım 500 lira harcıyoruz. Eskiden her çiftlikte hayvanlara bakmak için bir aile çalışırdı. Şimdi işçi bile çalıştırmıyoruz, çünkü kendimize bakamıyoruz. Özbekistan’dan üzümü hayvan yemi adı altında getiriyorlar. Bizde zaten üzümü bundan sonra hayvan yemi olarak vermeye başlayacağız. 45 liraya geliyor, zaten bizim üzümü de 50 liraya alıyorlar” diye konuştu. “GİRDİ MALİYETLERİ HER SENE ÜSTÜMÜZE ÇIĞ GİBİ DÜŞERSE BU İŞİN İÇİNDEN HİÇ ÇIKAMAYIZ” Üreticinin yem maliyetinde, süt üretiminde paritenin 1,5 olması gerektiğini belirten bir diğer besici, “Bizim gittiğimiz parite şu an 1. Yani, 1 kilo yeme 1 kilo süt. Normalde 1 kilo süt sattığım zaman 1,5 kilo yem alabiliyor olmam gerek. 5 sene önce işi babamdan devraldım. Girdi maliyetleri çok yüksek. Kendimiz üretmeye çalışıyoruz ama bu sefer enflasyondan dolayı girdi maliyeti bizi işin içinden çıkartmıyor. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı süt fiyatı 24,30 ama biz o fiyattan satamıyoruz. Aldığım fiyat 21 lira. Üreticilerin süt maliyeti aşağı yukarı 27 lira. Mecbur bakıyoruz, mal canın yongası. Bırakmak istemiyoruz çünkü biz bu işte çekirdekten geldik. Dedemde hayvancıydı, babamda hayvancıydı bende hayvancıyım. Köyde yaşamak, kendi standardını oluşturmak, kendi yaşamını idame ettirmek, hayvancılık yapmak kadar güzel bir şey yok ama girdi maliyetleri her sene üstümüze çığ gibi düşerse bu işin içinden hiç çıkamayız. Burada bu işi yapan 3 kişi kaldık. Seneye 2 olur sonraki sene baktınız bende giderim. Karkas ete 10 lira zam gelsin, 50 lira yeme zam geliyor. Bizi şu an kurtarabilecek olan belki hamile hayvanlarım, elimden çıkacak olan buzağılar başka türlü biz bu işin içinden çıkamayız. Geçen yıl 45 hayvanım vardı bu yıl 29-30 tane. 15 tanesini maliyetleri karşılayamadığım için satmak zorunda kaldım” ifadelerini kullandı. Kendi çocuklarını çiftlikten uzaklaştırdığını belirten besici, “Kazancımız olmadığı için benim oğlum gidip tanker şoförlüğü yapıyor, ağabeyimin oğlu başka bir fabrikada çalışıyor. Biz buradan randımanlı bir ekmek kazanmış olsak çocuklarımızın ne işi var başka işlerde. Bizden sonra bu işi yapacak kimse yok. En genç olarak bizler varız” dedi. “PARA KAZANAMADIĞIMIZ İÇİN HAYVANLARI SATIYORUZ, SENEYE BIRAKACAK GİBİYİZ” Devletten destek bulamadıklarından yana dert yanan bir başka besici ise, “Burada şu anda 120 hayvan var. Daha önceki yıllarda hayvan sayısı daha fazlaydı. Her sene aşağıya düşüyoruz. Et para etmediği için, süt para etmediği için, yem pahalı. Geçen sene şaptan dolayı 30-40 zayiat verdik. Buzağılar, inekler hep gitti. Devletten hiçbir destek almadık. Zaten hayvanlar şu an ithal geliyor. Bir danayı bize 110 bin liraya veriyorlar. 50-60 bin lira da yiyecek masrafı var. Biz bundan ne kazanacağız? Sadece bize gübresi kalıyor. Onu da tarlaya atıyoruz, bize darıda biraz destek oluyor başka da bir şey yok. Geçen yıl 215 tane hayvan vardı. Para kazanamadığımız için hayvanları satıyoruz. Seneye bırakacak gibiyiz” diye konuştu. “BÖYLE DEVAM EDERSE SATACAĞIZ, BIRAKACAĞIZ YAPACAK BİR ŞEY YOK” Hem et hem de süt fiyatlarından yana durumun çok berbat olduğuna dikkat çeken besici ise, “Her geçen yıl değil, her ay bir önceki ayı aratıyor. Bu şekilde devam ederse, bizim devam etme şansımız yok. Para kazanabilmemiz için süt fiyatının en az 30-35 lira olması lazım. Yem maliyetleri yüksek, mazot fiyatları yüksek. Aynı zamanda etten de para kazanamıyoruz. Gittikçe düşüyor. Bugün etin kilosunu 700-800 liradan kestirmem lazım, aradığım zaman 580 liralardan bahsediyorlar. Böyle devam ederse satacağız, bırakacağız yapacak bir şey yok” ifadelerini kullandı. “SEKTÖRDEN ÇEKİLECEĞİZ ARTIK, YETER DİYECEĞİZ” Şu an sütün litresinin piyasa ortalamasının 27,5-28 lira civarında olduğunu ve maliyet fiyatlarına süt sattıklarını ifade eden besici, “Para kazanabilmemiz için 35 liraların altında olmaması lazım. 18 bin 250 lira sadece bir aylık su faturası, darıları suladım. 60 dönüm arazinin. Ben 100 küsür dönüm yer dikiyorum bir tek tarlanın su parası. Yem fiyatları son 9 gün içinde 3 kere zam gördü. Ortalama bir yem fiyatı 800 ila 1100 lira arasında değişiyor. Ama sütün fiyatı artmıyor. Mazot giderlerimiz günlük değişiyor. Genel anlamda harcadığımız emek, hayvana yatırdığımız öz sermayeyle kazanılan para, ki kazanılmıyor karın tokluğu. Bu işi 12 yıldır yapıyorum. 12 yıl önce daha iyiydi. Git gide kötüye gidiyor. Yem, mazot, elektrik giderlerimiz bu kadar yüksek değildi. Sadece bu çiftliğin elektrik giderine geçen yıl 6- 6 bin 500 lira para veriyorduk. Bu sene 14-15 bin lira para ödüyoruz. Her şey yüzde 100 arttı. Ziraat Bankası’ndan çıkamıyoruz. Geçen sene 135-140 hayvan vardı bu sene 95-100’e düştü. Sektörden çekileceğiz artık, yeter diyeceğiz. Çalışırken batmak diye bir şey var; bu olsa gerek” dedi. “PARAYI KAZANANLAR SON NOKTA SATICILAR” Üretici kazanamadığını, hakkını alamadığını belirten bir diğer besici ise şunları kaydetti: “Hem de bu işin sanayi kısmında peynir üreticileri, yoğurt, ayran, süt sektörü üreticileri de eskiye oranla çok düşük, minimal karlarla çalışıyorlar. Tereyağın maliyeti 400 lira ama markete gittiğimiz zaman tereyağ 700 lira 800 lira hatta geçen 980 liraya tereyağ gördüm. Parayı kazananlar son nokta satıcılar. Aynı ürün A markete gittiğimiz zaman başka, B markete gittiğimiz zaman başka fiyatlara satılıyor. Herkes kafasına göre fiyat yazabiliyor. Biz burada, üreticiler olarak her zaman mağdur olan tarafız. Son nokta satışta devletin daha hükmedici olması lazım. Hükümetin görevini yapması lazım. Ama çok zayıf kalıyoruz. Nedenini düşündüğüm zaman orada da devletin şöyle bir rantı oluyor; ne kadar fazla fiyattan satılırsa alınan vergi o kadar yükseliyor. O yüzden ses çıkarılmıyor. Böyle olduğu sürece bu ülkede tarım ve hayvancılığın kalkınma ihtimali çok zayıf.”

Manisa'da Üzüm Üreticilerinden İsyan! Haber

Manisa'da Üzüm Üreticilerinden İsyan!

YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Salihli başta olmak üzere Manisa genelinde TMO’nun üzüm alım noktalarında, üzüm üreticilerin sorunlarını dinledi. Genç bir üretici, “Bizim 300-400 liraya aldığımız ilaçlar bin 800 lira, 2 bin lira olmuş. 20 dönüm yerim var 320 bin lira ilaç parası vereceğim. Kaç ton üzüm satacağım da ilaç parasını ödeyeceğim. Mazotçuya ne vereceğim? İşçiye 200 bin lira vereceğim. Bizim gibi gençlere resmen ‘bu işi yapmayın’ diyorlar” sözleriyle isyan etti. Bir diğer üretici, “Amele parası cebimden çıkıyor, sigorta parası cebimden çıkıyor, bir daha bağ bakar mıyım? Tövbe yanından bile geçmem. Üzüm yemiyorum korkudan” dedi. Bir başka üretici, “Türkiye’de tarım bitiyor, bunu devlet gözetmiyor. 40 yıldan beri bu işin içindeyim. 20 yıl öncesinde ben bir yıllık ürünümle bir daire aldım, şimdi borçtan çıkamıyoruz” ifadelerini kullandı. Üzümünün geri dönmesi durumunda bir daha ki randevusunun Ekim’in 30’unda olduğunu belirten çiftçi, “Ben ameleye para vermedim, ilaççıya para vermedim, banka kredisi var. Yarın TARSİM’in ödeme günü. 90 bin lira para yatacak para yok. Bu sene ki kadar kötü bir dönem görmedim. Keşke ekmeseydim. Millet intihar etme derecesinde. Biz çiftçiyiz, kötülük yapmıyoruz” sözleriyle isyan etti. Girdi maliyetleri altında ezilen üzüm üreticisi, önce TARİŞ sonra TMO’nun açıkladığı üzüm fiyatlarıyla mağdur oldu. Üzüm üreticileri şimdi de maliyetinin altına bile olsa üzümlerini satabilmek için TMO’nun alım ofislerinin önünde traktörlerle saatler, hatta günler süren uzun kuyruklarda beklemek zorunda kalıyor. Üstelik TMO, üzüm için türlü bahanelerle ciddi oranda üreticinin üzümünü almayarak ya geri çeviriyor ya da fire kesintisi yapıyor. Bu durum çiftçinin eline 75-80 lira kalmasına ve maliyeti 95 liralara varan üzümden zarar etmesine sebep oluyor. YENİ Parti Manisa Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Salihli başta olmak üzere Manisa genelinde TMO’nun üzüm alım noktalarında, üzümünü satabilmek için uzun kuyruklar oluşturan üreticilerin sorunlarını dinledi. “BİZİM GİBİ GENÇLERE RESMEN ‘BU İŞİ YAPMAYIN’ DİYORLAR” Başevirgen’e dert yanan genç bir üzüm üreticisi, “10 numara üzüm bile getirsen direk 9 numara yazıyorlar. 10 numara için depo bile açmamışlar. Bizim 300-400 liraya aldığımız ilaçlar bin 800 lira, 2 bin lira olmuş. 20 dönüm yerim var 320 bin lira ilaç parası vereceğim. Kaç ton üzüm satacağım da ilaç parasını ödeyeceğim. 4 ton üzüm sat öde. Mazotçuya ne vereceğim? İşçiye 200 bin lira vereceğim. Bizim gibi gençlere resmen ‘bu işi yapmayın’ diyorlar. Gidin asgari ücrete çalışın diyorlar. Baştaki paşalara çalışacağız mecbur. Üretmesek bir yerde çalışsak bu işten daha karlı. 85 lira hayal, öyle bir para elimize geçmiyor. 5 lira otomatikman kesiyorlar 80 lira, yüzde 3-5’te fire verdiler mi üzümün fiyatı 70-75 liraya geliyor. Zaten tüccar dışarıda 7 numara üzümü 60 liraya alıyor. TARİŞ’in bize hiçbir yararı yok. 3 sene önce ben bu üzümü 110 liraya satıyordum, 3 sene önce mazot kaç paraydı bir düşünsünler. Ben şimdi 1,5 ton üzüm satıyorum 1 ton mazot alıyorum. Ben yılda zaten 2 ton mazot yakıyorum. Özel tüketim vergisi bu motorlardan kaldırılmalı. Biz bunlarla üretim yapıyoruz. Şu anda 95 lira bu üzümün maliyeti var zaten. 120-130 lira olması lazım ki adam 40 lira dönümünden kazansın” sözleriyle isyan etti. “KORKUDAN ÜZÜM BİLE YEMİYORUM” Girdi maliyetleri altında ezilen bir diğer üretici ise artık üzümü yemek bile istemediğini söyledi. Üretici, “7 dönüm yer bakıyorum. Amele parası cebimden çıkıyor, sigorta parası cebimden çıkıyor, bir daha bağ bakar mıyım? Tövbe yanından bile geçmem. Üzüm yemiyorum korkudan. Bir senelik kendi emeğim, gelip gitmem, sinirim stresim onlar bedava. Bu emeği başkasının bağında versem para kazanırım. Bu dönemde satmak istesem satamam da bırakayım, kurtulayım deme şansım da yok” sözleriyle durumunu anlattı. “TÜRKİYE’DE TARIM BİTİYOR, BUNU DEVLET GÖZETMİYOR” Üzüm üreticisinin durumunun çok kötü olduğunu belirten bir diğer çiftçi, “Maliyetlerimiz çok yüksek. Fiyatlarımızda geçen senenin çok çok altında. Yani döndürme şansımız çok zor. Eğer sigorta da yapmış olsaydım cebimden en az 150-200 bin para ödeyecektim. 80-85 liralarla çiftçinin döndürme şansı yok, mümkün değil. Şu anda bir işçinin maliyeti 2 bin lira. Bugün 4-5 traktörü geri gönderdiler. Bu zamanla daha da artacak. Yani üzümü almamak için bahane üretiyorlar. Önümüzdeki yılların daha da zorlu geçeceğini düşünüyorum. Türkiye’de tarım bitiyor, bunu devlet gözetmiyor. 40 yıldan beri bu işin içindeyim. 20 yıl öncesinde ben bir yıllık ürünümle Salihli’de bir daire aldım, şimdi borçtan çıkamıyoruz” dedi. “BU SENE PARA KAZANMA ŞANSIMIZ YOK, BORCUMUZU BİLE ÖDEYEMEYİZ” Üzümden gelecek paranın borçlarını ödemeye bile yetmeyeceğini söyleyen üzüm üreticisi ise, “En maliyetlisi bağ ama şu anda karşılığını alamıyoruz. Bu sene borcumuz var onu seneye nasıl aktaracağız diye onu düşünüyoruz. Traktörü galericiden aldık 350 bin lira şimdi satmak istesek 200-250 bin liraya almazlar. Bağın dönümü 500’dü şimdi satayım de onu da yarı yarıya satamazsın. Almaz adam ne yapacak? Hayvanın varsa hayvanını satacaksın, borcunu elbette bir şekilde ödeyeceksin. Bu sene para kazanma şansımız yok, borcumuzu bile ödeyemeyiz” diye konuştu. “ÇİFTÇİNİN SONU GELİYOR” Bankalara çok borcunun olduğundan dert yanan başka bir üzüm üreticisi, “TMO’ya 80 liradan üzüm verdiğimizde borcumuzu kapatamayız. Önce bir Ziraat Bankası’ndaki opsiyonlu krediyi yatırıp, geri çekip öbür taraftaki borçları kapatabilir miyiz, üstüne bir daha kredi alabilir miyiz onu hesaplıyoruz. Çiftçinin herhalde sonu geliyor” dedi. Bir diğer çiftçi ise bağını sattığını ve üzüm üretimini bıraktığını söyledi. Üretici, “İşin içinden çıkamıyoruz” ifadelerini kullandı. Bu maliyetlerle çiftçinin girdiği kapıdan bile çıkamayacağını söyleyen bir diğer üretici “Bu rakamlarla çiftçi girdiği kapıdan bile çıkamaz. Ortakçı dönümünde 15 bin lira, mal sahibi kafa kafaya çıkar. Sigorta yaptıysa mal sahibi de zarar eder” dedi. “MİLLET İNTİHAR ETME DERECESİNDE, BİZ ÇİFTÇİYİZ, KÖTÜLÜK YAPMIYORUZ” Gece 12’den beri TMO üzüm alım noktasında beklediğini öğle vakti gelmesine rağmen hala içeri alınmadıklarını dile getiren bir başka üretici, “Arkadaşlarımın altın gibi üzümüne 7 numara yazmışlar. Yazık günah. 4-12 vardiyaya gittim, vardiyadan çıktım traktörü aldım buraya geldim. Öğlen oldu hala almadılar. Öğleden sonra birde fabrikaya işe gideceğim. Allah’tan fabrikaya işe gidiyoruz. TMO’nun üzümü alacağının da garantisi yok, elim yüreğimde bekliyorum, borçluyum. Millet intihar etme derecesinde. Biz çiftçiyiz, kötülük yapmıyoruz. Üzümün yüzde 99’unu 7 numaradan alıyorlar. Üzümüm geri dönerse bir daha ki randevum Ekim’in 30’unda. Ben ameleye para vermedim, ilaççıya para vermedim, banka kredisi var. Yarın TARSİM’in ödeme günü. 90 bin lira para yatacak para yok. TARSİM yaparken 130 liradan sigorta yaptılar. Üzümün düşüğünü 85 lira açıkladın. TARSİM’in bunu öngöremedik diyerek sigorta parasını 85 liraya çekmesi gerek. Veya ‘borcunuzu siliyoruz’ deyin. Üzümü verirsem hayır yapacağım. Veremezsem borçlarımı ödeyemeyeceğim. İlaççıda, amale de, gübreci de, mazotçu da ödenmeyecek. Altımda bir traktör var hacizli, diğer traktör emanet. Bu sene ki kadar kötü bir dönem görmedim. Keşke ekmeseydim” sözleriyle isyan etti. “ŞU ANDA TARSİM’İMİ, İLAÇÇIMI, MAZOTU, AMELESİNİ BENİM ÜZÜM ÇIKARTMIYOR” 20 ton üzümü olduğunu söyleyen üzüm üreticisi ise şu sözlerle sorunlarını dile getirdi: “Fiyatlara bakarsanız 78-80 lira civarlarında. Şu anda TARSİM’imi, ilaççımı, mazotu, amelesini benim üzüm çıkartmıyor. Bankada kredim var. O kredimi ne ile ödeyeceğim? Tarla mı satarız artık ne yapacağız bilmiyorum. TMO’ya üzüm veremediğin zamanda tüccar seni bekliyor. Daha önce 67 lira verdiği üzüme ‘gel senin üzümün 60 lira’ diyor. Benim beslenmeyen danalarım var. Daha 5-6 ay durması lazım ama üzüm kurtarmadığı için satacağım, belki borcumu onlarla öderim diye. Banka beklemiyor. Haciz koyacak, bir daha kredi çekmemiz lazım. TARSİM sigortası kilo başına 120 lira, bizden primini öyle tahsis ediyor. Ama üzümü 60-70 liradan vereceğim. Ne yapacağımızı bizde şaşırdık.”

Başevirgen: "TARİŞ'in Açıkladığı Üzüm Fiyatı İle Çiftçi 1 Litre Mazot Alamaz!" Haber

Başevirgen: "TARİŞ'in Açıkladığı Üzüm Fiyatı İle Çiftçi 1 Litre Mazot Alamaz!"

YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, TARİŞ Üzüm Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’nin 2026 yılı çekirdeksiz kuru üzüm alım fiyatına sert tepki gösterdi. Başevirgen, “TARİŞ geçen yıl numarasına göre 100 ila 120 lira arasında aldığı üzümü bu yıl kalite gözetmeksizin 80 liradan alacağını açıkladı. Girdi maliyetleri geçen yıla oranla yüzde 50-60 oranında arttı. Bugün TARİŞ’in açıkladığı 80 lira üzüm fiyatı ile çiftçi litresi 82,50 lira olan mazottan 1 litre bile alamıyor. Geçen yılın aynı dönemlerinde ise 120 liralık fiyat ile çiftçi 2,5 litre mazot alabiliyordu. Daha önce de söyledik; kuru üzümde 150 liranın altındaki bir fiyat üreticinin yarasına merhem olmaz. Şimdi TMO’nun sorumluluk alma zamanıdır. TMO piyasayı tüccarın insafına terk etmemeli, derhal alım fiyatını açıklamalıdır. Kuru üzüm için açıklanacak fiyat en az 150 TL olmalıdır. Bunun altındaki rakam üreticiyi korumaz” dedi. YENİ Parti Manisa Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, TARİŞ’in 2026 yılı çekirdeksiz kuru üzüm alımlarına kalite ayrımı gözetmeksizin brüt 80 TL/kg avans fiyatı açıklamasına tepki gösterdi. TARİŞ’in açıkladığı fiyatın üzüm üreticisinde büyük bir hayal kırıklığı yarattığını belirten Başevirgen, üreticinin bir yıl boyunca artan maliyetlerle mücadele ettiğine dikkat çekti. TMO’ya da fiyat çağrısında bulunan Başevirgen, konuya ilişkin bir açıklama yaptı. “ÜRETİCİ SADAKA DEĞİL, ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR” Başevirgen, “Gübreden ilaca, mazottan elektriğe, sulamadan işçiliğe kadar üreticinin bütün girdileri katlanarak arttı. Çiftçi bir yıl boyunca bağına baktı, ürününü ayakta tutabilmek için borçlandı, bütün riski sırtlandı. Hasat zamanı geldiğinde ise karşısına 80 liralık fiyat çıkardılar. Bu fiyat üreticiye açıkça ‘zararına üret’ demektir. Böyle bir rakamı kabul etmemiz mümkün değil. Ayrıca kalite gözetmeksizin 80 liradan alınacağı ifade ediliyor. 10 numara üzümü olanda 7 numara üzümü olanda aynı parayı alacak. TARİŞ hem fiyatı düşük açıklıyor hem de adaletli alım yapmıyor” ifadelerini kullandı. Kuru üzüm üreticisinin yıllardır artan maliyetler karşısında gelir kaybına uğradığını vurgulayan Başevirgen, “Üretici sadaka istemiyor. Bağında döktüğü alın terinin karşılığını istiyor. Bir taraftan üretim maliyetleri yükselirken diğer taraftan çiftçinin ürününü yok pahasına elinden çıkarması bekleniyor. 80 TL’lik avans fiyatı üreticinin ne maliyetini karşılar ne de gelecek yıl yeniden üretim yapmasına imkân verir. Çiftçiyi borca, bankaya ve tüccara mahkûm eden bu anlayışın sonu üretimden kopuştur” diye konuştu. “TMO SEYİRCİ KALAMAZ, EN AZ 150 TL AÇIKLAMALI” Toprak Mahsulleri Ofisi’nin piyasaya müdahale etmesi gerektiğini belirten Başevirgen, TMO’ya 150 TL/kg fiyat çağrısını yineledi. Başevirgen, “TARİŞ geçen yıl numarasına göre 100 ila 120 lira arasında aldığı üzümü bu yıl kalite gözetmeksizin 80 liradan alacağını açıkladı. Girdi maliyetleri geçen yıla oranla yüzde 50-60 oranında arttı. Bugün TARİŞ’in açıkladığı 80 lira üzüm fiyatı ile çiftçi litresi 82,50 lira olan mazottan 1 litre bile alamıyor. Geçen yılın aynı dönemlerinde ise 120 liralık fiyat ile çiftçi 2,5 litre mazot alabiliyordu. Daha önce de söyledik; kuru üzümde 150 liranın altındaki bir fiyat üreticinin yarasına merhem olmaz. Şimdi TMO’nun sorumluluk alma zamanıdır. TMO piyasayı tüccarın insafına terk etmemeli, derhal alım fiyatını açıklamalıdır. Kuru üzüm için açıklanacak fiyat en az 150 TL olmalıdır. Bunun altındaki rakam üreticiyi korumaz” dedi. “ÇİFTÇİ BORÇLA BAĞINI AYAKTA TUTMAYA ÇALIŞIYOR” Üreticinin zararına üretmeye devam edemeyeceği uyarısında bulunan Başevirgen, “Bugün çiftçinin ürününü para etmez hale getirirseniz yarın o çiftçiden üretmeye devam etmesini bekleyemezsiniz. Çiftçi borçla bağını ayakta tutmaya çalışıyor. Üretici kazanamadığı zaman üretimden vazgeçer ve sonunda bağını kökler. Manisa’nın en önemli geçim kaynaklarından biri olan kuru üzümde üreticinin emeğinin değersizleştirilmesine sessiz kalmayacağız. 80 TL’lik fiyatı kabul etmiyoruz. TMO’yu göreve çağırıyoruz. En az 150 TL/kg alım fiyatı açıklansın, üreticinin ürünü gerçek değerinden alınsın. Manisa’nın üzümünü de üzüm üreticisinin alın terini de kimseye ezdirmeyeceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.