Hava Durumu

#Yeni̇ Parti

Kırsal Haber - Yeni̇ Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeni̇ Parti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başevirgen: "TARİŞ'in Açıkladığı Üzüm Fiyatı İle Çiftçi 1 Litre Mazot Alamaz!" Haber

Başevirgen: "TARİŞ'in Açıkladığı Üzüm Fiyatı İle Çiftçi 1 Litre Mazot Alamaz!"

YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, TARİŞ Üzüm Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’nin 2026 yılı çekirdeksiz kuru üzüm alım fiyatına sert tepki gösterdi. Başevirgen, “TARİŞ geçen yıl numarasına göre 100 ila 120 lira arasında aldığı üzümü bu yıl kalite gözetmeksizin 80 liradan alacağını açıkladı. Girdi maliyetleri geçen yıla oranla yüzde 50-60 oranında arttı. Bugün TARİŞ’in açıkladığı 80 lira üzüm fiyatı ile çiftçi litresi 82,50 lira olan mazottan 1 litre bile alamıyor. Geçen yılın aynı dönemlerinde ise 120 liralık fiyat ile çiftçi 2,5 litre mazot alabiliyordu. Daha önce de söyledik; kuru üzümde 150 liranın altındaki bir fiyat üreticinin yarasına merhem olmaz. Şimdi TMO’nun sorumluluk alma zamanıdır. TMO piyasayı tüccarın insafına terk etmemeli, derhal alım fiyatını açıklamalıdır. Kuru üzüm için açıklanacak fiyat en az 150 TL olmalıdır. Bunun altındaki rakam üreticiyi korumaz” dedi. YENİ Parti Manisa Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, TARİŞ’in 2026 yılı çekirdeksiz kuru üzüm alımlarına kalite ayrımı gözetmeksizin brüt 80 TL/kg avans fiyatı açıklamasına tepki gösterdi. TARİŞ’in açıkladığı fiyatın üzüm üreticisinde büyük bir hayal kırıklığı yarattığını belirten Başevirgen, üreticinin bir yıl boyunca artan maliyetlerle mücadele ettiğine dikkat çekti. TMO’ya da fiyat çağrısında bulunan Başevirgen, konuya ilişkin bir açıklama yaptı. “ÜRETİCİ SADAKA DEĞİL, ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR” Başevirgen, “Gübreden ilaca, mazottan elektriğe, sulamadan işçiliğe kadar üreticinin bütün girdileri katlanarak arttı. Çiftçi bir yıl boyunca bağına baktı, ürününü ayakta tutabilmek için borçlandı, bütün riski sırtlandı. Hasat zamanı geldiğinde ise karşısına 80 liralık fiyat çıkardılar. Bu fiyat üreticiye açıkça ‘zararına üret’ demektir. Böyle bir rakamı kabul etmemiz mümkün değil. Ayrıca kalite gözetmeksizin 80 liradan alınacağı ifade ediliyor. 10 numara üzümü olanda 7 numara üzümü olanda aynı parayı alacak. TARİŞ hem fiyatı düşük açıklıyor hem de adaletli alım yapmıyor” ifadelerini kullandı. Kuru üzüm üreticisinin yıllardır artan maliyetler karşısında gelir kaybına uğradığını vurgulayan Başevirgen, “Üretici sadaka istemiyor. Bağında döktüğü alın terinin karşılığını istiyor. Bir taraftan üretim maliyetleri yükselirken diğer taraftan çiftçinin ürününü yok pahasına elinden çıkarması bekleniyor. 80 TL’lik avans fiyatı üreticinin ne maliyetini karşılar ne de gelecek yıl yeniden üretim yapmasına imkân verir. Çiftçiyi borca, bankaya ve tüccara mahkûm eden bu anlayışın sonu üretimden kopuştur” diye konuştu. “TMO SEYİRCİ KALAMAZ, EN AZ 150 TL AÇIKLAMALI” Toprak Mahsulleri Ofisi’nin piyasaya müdahale etmesi gerektiğini belirten Başevirgen, TMO’ya 150 TL/kg fiyat çağrısını yineledi. Başevirgen, “TARİŞ geçen yıl numarasına göre 100 ila 120 lira arasında aldığı üzümü bu yıl kalite gözetmeksizin 80 liradan alacağını açıkladı. Girdi maliyetleri geçen yıla oranla yüzde 50-60 oranında arttı. Bugün TARİŞ’in açıkladığı 80 lira üzüm fiyatı ile çiftçi litresi 82,50 lira olan mazottan 1 litre bile alamıyor. Geçen yılın aynı dönemlerinde ise 120 liralık fiyat ile çiftçi 2,5 litre mazot alabiliyordu. Daha önce de söyledik; kuru üzümde 150 liranın altındaki bir fiyat üreticinin yarasına merhem olmaz. Şimdi TMO’nun sorumluluk alma zamanıdır. TMO piyasayı tüccarın insafına terk etmemeli, derhal alım fiyatını açıklamalıdır. Kuru üzüm için açıklanacak fiyat en az 150 TL olmalıdır. Bunun altındaki rakam üreticiyi korumaz” dedi. “ÇİFTÇİ BORÇLA BAĞINI AYAKTA TUTMAYA ÇALIŞIYOR” Üreticinin zararına üretmeye devam edemeyeceği uyarısında bulunan Başevirgen, “Bugün çiftçinin ürününü para etmez hale getirirseniz yarın o çiftçiden üretmeye devam etmesini bekleyemezsiniz. Çiftçi borçla bağını ayakta tutmaya çalışıyor. Üretici kazanamadığı zaman üretimden vazgeçer ve sonunda bağını kökler. Manisa’nın en önemli geçim kaynaklarından biri olan kuru üzümde üreticinin emeğinin değersizleştirilmesine sessiz kalmayacağız. 80 TL’lik fiyatı kabul etmiyoruz. TMO’yu göreve çağırıyoruz. En az 150 TL/kg alım fiyatı açıklansın, üreticinin ürünü gerçek değerinden alınsın. Manisa’nın üzümünü de üzüm üreticisinin alın terini de kimseye ezdirmeyeceğiz” dedi.

YENİ Partili Ayhan Barut: "Hasat Gecikti, Sulama Borçları Ertelensin" Haber

YENİ Partili Ayhan Barut: "Hasat Gecikti, Sulama Borçları Ertelensin"

YENİ Parti Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, hasat yapamayan, ürünü para etmeyen ve artan maliyetler altında zorlanan çiftçilerden 31 Ağustos’a kadar sulama ücretlerini ödemelerinin istenmesine tepki gösterdi. Barut, başta sulama ücretleri olmak üzere çiftçilerin borçlarının en azından hasat sonuna kadar ertelenmesini talep etti. Bu yıl üretim sezonunda yaşanan olağanüstü yağışlar ve olumsuz hava koşullarının tarımsal üretimi ve çiftçileri zor durumda bıraktığını belirten Barut, üreticilerin tarlalarına zamanında girememesi nedeniyle ekim ve dikimlerin geciktiğini, ürünlerde verim ve kalite kayıplarının yaşandığını söyledi. Özellikle mısır hasadının gecikmesinin çiftçilerin borç ödeme takvimini de doğrudan etkilediğini ifade eden Barut, Adana ve Çukurova’nın Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olduğunu belirterek, 2026 sezonunda bölgede yaşanan aşırı yağış, sel ve dolu olaylarının tarımsal üretimi ciddi biçimde olumsuz etkilediğini kaydetti. Özellikle mısır üretiminde bazı bölgelerde verim kayıplarının önemli boyutlara ulaştığını belirten Barut, Çukurova Bölgesi’nde mevsim koşullarından kaynaklı olarak mısır hasadının geciktiğini ve çok az sayıda çiftçinin hasat yapabildiğini ifade etti. Çiftçilerin henüz ürünlerini hasat edip gelir elde edemeden sulama borçlarını 31 Ağustos’a kadar ödeme baskısıyla karşı karşıya bırakılmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Barut, normal üretim takviminin dışında gelişen hava koşulları nedeniyle ekimlerin gecikmesi, ürünlerin gelişme dönemlerinin uzaması ve hasadın ötelenmesinin çiftçilerin iradesi dışında gerçekleştiğini vurguladı. Üretim maliyetlerinin de her geçen gün arttığına dikkat çeken Barut, mazot, gübre, tohum, zirai ilaç, işçilik, elektrik ve sulama giderlerindeki yüksek artışların üreticinin maliyet yükünü ciddi ölçüde artırdığını belirtti. Buna karşılık ürün fiyatlarının üreticinin artan maliyetlerini karşılamaktan uzak kalmasının çiftçilerin ekonomik sıkıntısını daha da derinleştirdiğini ifade etti. Barut, bu şartlar altında 31 Ağustos 2026 tarihine kadar sulama ücretlerinin ödenmesinin zorunlu tutulmasının Çukurova çiftçisinin mevcut gerçekliğiyle bağdaşmadığını belirterek, çiftçiden önce ürününü hasat etmesinin, ürününü gerçek değerinden satabilmesinin ve ardından borcunu ödeyebilecek bir gelir elde etmesinin beklenmesi gerektiğini söyledi. Hasat süreci tamamlanmadan, ürün henüz tarladayken çiftçinin ödeme baskısı altına alınmasının ekonomik yükü daha da artıracağını belirten Barut, başta sulama borçları olmak üzere çiftçilerin kamuya ve ilgili kurumlara olan tarımsal borçlarının ertelenmesi çağrısında bulundu. Barut, 31 Ağustos 2026 olarak belirlenen sulama ücreti ödeme süresinin bölgedeki hasat takvimi dikkate alınarak uzatılmasını istedi. Aşırı yağış, sel ve dolu nedeniyle oluşan verim ve kalite kayıplarının da dikkate alınarak üreticilere acil ve etkin destek sağlanması gerektiğini ifade etti.

Sencer Solakoğlu: "İktidarı da Tarımı da Değiştirmeye Kararlıyız" Haber

Sencer Solakoğlu: "İktidarı da Tarımı da Değiştirmeye Kararlıyız"

“İktidar Yolunda Yurt Gezileri” kapsamında tarım bölgelerini ziyaret eden Sencer Solakoğlu, çiftçilerle bir araya gelmeye devam ediyor. Manisa, Tekirdağ ve Kırklareli’yi kapsayan ziyaretlerinde tarım sektörünün sorunları ve çözüm önerileri ele alındı. ​Manisa ve Alaşehir Ziyaretleri ile Başlayan Rota ​Yurt gezilerinin ilk etabında yaklaşık 2 bin kilometre yol katettiklerini belirten Solakoğlu, Manisa’nın Alaşehir ilçesindeki sivil toplum kuruluşlarını (STK) ziyaret etti. ​Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen “5 Bin Çiftçiye 13 Milyon Metre Damlama Su Borusu Dağıtım Töreni”ne katılan Solakoğlu aynı günün gecesinde Şahyar’da üreticilerle buluşularak tarımsal meseleler üzerine istişarelerde bulunuldu. ​Tekirdağ ve Çorlu Tarım Fuarı Programı ​Gezinin devam rotası olan Tekirdağ’da yoğun bir program gerçekleştirildi. Solakoğlu ilk olarak ​YENİ Parti il örgütü ve bölgedeki STK’ları ziyaret etti. Çorlu’da düzenlenen tarım fuarına katılım sağlayan Solakoğlu sektördeki yenilikleri ve gelişmeleri yerinde inceledi. ​Süleymanpaşa ilçesine bağlı Karacakılavuz’da yüzlerce üreticiyle bir araya gelen Solakoğlu çiftçi ve üreticilerile sohbet gerçekleştirildi. ​Kırklareli ve Dokuzhöyük Köy Kahvesi Buluşması ​Ziyaret zincirinin son durağı olan Kırklareli’de il genelindeki sivil toplum kuruluşlarıyla temas kuruldu. Kırklareli programı, Dokuzhöyük köy kahvesinde çiftçilerle yapılan akşam buluşmasıyla tamamlandı. ​"Tarımı Değiştirmeye Kararlıyız" ​Sencer Solakoğlu, yurt gezilerinin kararlılıkla süreceğini vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Bu gezilerimiz, iktidar olana kadar hız kesmeden devam edecektir. İktidarı da tarımı da değiştirmeye kararlıyız."

Patates ve Soğan da Lüks Oldu: "Vatandaş Artık Açlığını Planlamak Zorunda Kalıyor" Haber

Patates ve Soğan da Lüks Oldu: "Vatandaş Artık Açlığını Planlamak Zorunda Kalıyor"

YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, son dönemde patates ve soğan fiyatlarında yaşanan fahiş artışlara tepki gösterdi. İktidarın yanlış tarım politikalarının mutfaktaki yangını büyüttüğünü belirten Başevirgen, "Bir zamanlar dar gelirlinin son sığınağı olan patates ve soğan bile artık vatandaşın sofrasından uzaklaşıyor. İktidar, 'Hiç olmazsa patates yeriz, soğan yer ayakta kalırız' diyen vatandaşın elinden onları da aldı" dedi. ​Bir Ayda %32,5 Artış: "Makas Açılıyor" ​Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) haziran ayı verilerine dikkat çeken Başevirgen, üretici ile market arasındaki fiyat makasının hızla açıldığına vurgu yaptı: ​Kuru Soğan: Marketteki fiyatı sadece bir ayda %32,5 oranında arttı. ​Patates: Patatesin fiyatı bir aylık süreçte %24,7 oranında yükseldi. ​Kırmızı et, tavuk ve balığı çoktan sofrasından çıkaran dar gelirlinin artık en temel gıda maddelerine bile erişemez duruma geldiğini ifade eden Başevirgen, "Bugün geldiğimiz noktada patates de soğan da dar gelirli için lüks haline getirildi" diye konuştu. ​"Çiftçi Üretmiyor, Vatandaş Açlığını Planlıyor" ​Yaşanan tablonun tesadüf olmadığını, yanlış tarım politikalarının doğrudan bir sonucu olduğunu savunan Başevirgen, mazot, gübre, ilaç ve elektrik maliyetlerinin üreticiyi iflasın eşiğine getirdiğini belirtti. ​İktidarın enflasyonla mücadele söylemlerinin mutfaktaki gerçeklikle uyuşmadığını vurgulayan Milletvekili Başevirgen, sözlerini şöyle tamamladı: ​"Saraydan bakınca enflasyon düşüyor olabilir ama pazara çıkan vatandaş için gerçek enflasyon etiketlerde yazıyor. İnsanlar artık çocuklarına et almayı hayal bile edemiyor. Şimdi patatesi, soğanı da hesaplayarak alıyor. Bir ülkeyi öyle bir hale getirdiler ki vatandaş açlığını bile planlamak zorunda kalıyor."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.