Hava Durumu

#Yerel Üretim

Kırsal Haber - Yerel Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerel Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gastronomi, Kültür ve Sürdürülebilirlik Mersin’de Masaya Yatırıldı Haber

Gastronomi, Kültür ve Sürdürülebilirlik Mersin’de Masaya Yatırıldı

Mersin Büyükşehir Belediyesi; Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Mersin Avrupa Birliği Bilgi Merkezi ve Slow Food iş birliğinde ‘Gastronomi, Kültür ve Sürdürülebilirlik: Topraktan Sofraya Lezzetin Hafızası’ başlıklı etkinlik düzenledi. Etkinlikte; gastronominin kültürel mirası, yerel üretim ve sürdürülebilirlik ile ilişkisi birçok farklı bakış açısıyla ele alındı. Türkiye’nin değişik bölgelerinden yerel üreticileri, şefleri, akademisyenleri ve gastronomi öğrencilerini Mersin’de buluşturan program, 5 oturum halinde gerçekleştirildi. Etkinlikte; topraktan sofraya uzanan üretim zinciri, yerel ürünlerin korunması, agroekolojik yaklaşımlar ve gastronominin kültürel kimlikle bağı, detaylı biçimde değerlendirildi. Etkinliğin ilk oturumunda ‘Gastronomi, Kültür ve Kimlik İlişkisi’, ikinci oturumda ‘Kültürel Diyalog ve Kültürel Miras Aracı Olarak Gastronomi’ başlıkları ele alındı. Programın diğer bölümlerinde ise ‘Topraktan Sofraya Gastronomi Kimliğinin Sürdürülebilirliği’, ‘Yerel ve Sürdürülebilir Üretimin Haritalanması: Organik ve Agroekolojik Çiftlikler’ ile ‘Türkiye Slow Food Liderleri Deneyim Paylaşımı’ başlıklı oturumlar gerçekleştirildi. Şahutoğlu: “Mersin, geniş mutfağıyla Akdeniz’in gastronomi hafızasıdır” Programa katılan Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, Mersin’in gastronomi konusunda çok zengin bir kent olduğunu vurguladı. Toroslar’dan Akdeniz’e uzanan geniş coğrafyada her ürünün, her tarifin ve her sofranın bir hikaye taşıdığını ifade eden Şahutoğlu, “Bu hikayeler nesilden nesile aktarıldıkça bir anlam kazanıyor. Bizler bu coğrafyadaki her bir hikayenin, aslında gastronomiyle bağlantısı olduğunu düşünüyoruz. Gastronomi sadece bir yemek değil; bir kültür ve birlikteliktir. Mersin bereketli toprağı, iklimi, coğrafyası, güçlü tarımı, aynı zamanda çok geniş mutfağıyla, aslında Akdeniz'in bir gastronomi hafızası” dedi. “Gastronomi kültürel bir mirastır ve aktarıldıkça varlığını sürdürür” Dünyada gıda sistemlerinin; yaşanan iklim değişikliği, gıda israfı ve sürdürülebilir tarımın zorlukları dolayısıyla büyük sorunlar yaşadığını kaydeden Şahutoğlu, gastronominin bir dayanışma olduğunu ve bu bilinçle çalışmalar sürdürdüklerini belirtti. Şahutoğlu, “Bizler, gıda sistemlerinin yaşamış olduğu bu sorunları da ele alarak, sağlıklı gıdanın üretimini destekleyecek ve üretilen bu sağlıklı gıdaların nesilden nesile aktarılmasını sağlayacak gıda sistemi oluşturuyoruz” diye konuştu. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak yerelde üretimi destekleyen, önceleyen, kooperatifleri güçlendiren, kadın emeğini görünür kılan önemli çalışmalara da imza attıklarını sözlerine ekleyen Şahutoğlu, “Bizler aynı zamanda gastronominin kültürel bir miras olduğunu ve bunun aktarıldıkça var olabileceğini düşünüyoruz. Çünkü sürdürülebilir gastronominin temelinin, sürdürülebilir tarımdan geçtiğini düşünüyor ve sürdürülebilir tarımın da yerelden desteklenebileceğini biliyoruz” ifadelerine yer verdi. Çakır: “Mersin’in önemli ürünlerini lezzete çevirmemiz lazım” MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır da Mersin’de üreticiden tüketiciye kadar herkesin birlik ve beraberlik içerisinde hareket edip, üretilen ürüne katma değer kazandırdığını söyleyerek, “Mersin’de çok önemli değerlerimiz var. Bu değerleri lezzete çevirmemiz lazım” dedi. Slow Food ekibinin çalışmalarının bu açıdan çok kıymetli olduğunu söyleyen Çakır, “Çünkü sürdürülebilirliği destekliyorlar. Slow Food-Yeryüzü pazarları da üreticimizi, tohumlarımızı ve ürünlerimizi koruyan önemli platformlar” diye konuştu. Lokmanoğlu: “Slow Food, hız odaklı tüketim anlayışına karşı doğmuş bir harekettir” Etkinliğin açılışında konuşan Türkiye Slow Food Koordinatörü Yasmina Lokmanoğlu ise Slow Food’un, modern dünyanın hız odaklı tüketim anlayışına karşı doğmuş önemli bir kültürel hareket olduğunu vurguladı. Slow Food’un, gıda ile nasıl bir gelecek kurulmak istendiğiyle alakalı olduğunu kaydeden Lokmanoğlu, “Bizler yiyeceği sadece tüketmeyen; aynı zamanda onu anlayan, sorgulayan ve sahip çıkan bir topluluğuz. Toprağı, üreticiyi ve geleceğimizi koruyabiliyoruz. İyi, temiz ve adil bir dünya ancak birlikte mümkün” ifadelerini kullandı. Programda ayrıca Slow Food Asya ve Pasifik Bölgesi Koordinatörü Elena Aniere, Avrupa’da sürdürülebilir gastronomi konulu sunumunda, Avrupa Birliği’nin ‘Çiftlikten Sofraya’ stratejisi kapsamında yürütülen iyi uygulama örneklerini paylaştı.

Gurme İzmir Olivtech’te Eskişehir Rüzgarı! Haber

Gurme İzmir Olivtech’te Eskişehir Rüzgarı!

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, yerel üretim hamlesini İzmir’de düzenlenen prestijli Gurme İzmir Olivtech Fuarı'na taşıdı. Sektörün en önemli buluşma noktalarından biri olan 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı’nda, Eskişehir’in ödüllü lezzetleri ve binlerce yıllık mutfak mirası büyük bir ilgiyle karşılandı. ​Ödüllü Dorlion Zeytinyağı Kalitesini İspatladı ​Fuarın en çok ziyaret edilen noktalarından biri olan Eskişehir standında, Premium Ödüllü Dorlion Zeytinyağı damga vurdu. Kısa süre önce düzenlenen Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması’nda, gönderdiği dört numunenin dördüyle de ödül kazanan Dorlion; "Özel Seri" başta olmak üzere altın ve gümüş ödüllü ürünleriyle profesyonel tadımcılardan ve ziyaretçilerden tam not aldı. ​5 Bin Yıllık Tarih Sofralarda: Küllüoba Ekmeği ​Eskişehir’in tarihsel mirasını gastronomi ile buluşturan Küllüoba Ekmeği, fuarın en merak uyandıran ürünleri arasında yerini aldı. Küllüoba Höyüğü kazılarından elde edilen bilgilerle, yaklaşık 5 bin yıl önceki tarife sadık kalınarak yeniden hayat bulan ekmek, lezzeti ve sağlığıyla dikkat çekti. ​Taş değirmende öğütülen Kavılca, Horasan ve Gacer buğdayları, ​Besleyici mercimek unu takviyesi, ​Düşük glütenli ve tamamen katkısız yapısı ile Küllüoba Ekmeği geleneksel dokusunu koruyarak modern sofralara taşındı. ​"2026 Eskişehir Yılı" Ulusal Ölçekte Tanıtıldı ​Stantta sadece yerel lezzetler değil, kentin gelecek vizyonu da paylaşıldı. Eskişehir’in kültürel, sanatsal ve turistik potansiyelini zirveye taşıyacak olan “2026 Eskişehir Yılı” projesi, fuar ziyaretçilerine ve sektör temsilcilerine detaylıca anlatıldı. Bu büyük vizyon projesi, İzmir gibi stratejik bir noktada geniş kitlelerle buluşarak önemli bir tanıtım başarısı yakaladı. ​İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’dan Tam Not ​Eskişehir standını ziyaret edenler arasında önemli isimler de vardı. CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, stanttaki ürünleri yakından inceledi. ​Dorlion Zeytinyağı’nın aroması ve Küllüoba Ekmeği’nin dokusunu deneyimleyen Başkan Tugay, her iki ürünü de çok beğendiğini ifade etti. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye selamlarını ileten Tugay, Eskişehir’in tarımsal üretim ve yerel kalkınma konusundaki başarılı çalışmalarını takdirle karşıladığını belirterek, iki şehir arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti. ​Üretim Çeşitliliği Halk Süt ile Tamamlandı ​Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve Halk Ekmek A.Ş. iş birliğiyle hazırlanan stantta ayrıca Halk Süt ürünleri de sergilendi. Doğallık, kalite ve tarihsel mirasın harmanlandığı bu sunumla Eskişehir, Gurme İzmir Olivtech Fuarı’nın en dikkat çeken ve takdir toplayan katılımcılarından biri oldu.

Urla’da 12. Enginar Festivali Coşkusu  Haber

Urla’da 12. Enginar Festivali Coşkusu 

İzmir’in gastronomi merkezi Urla’nın dünyaca ünlü organizasyonu Uluslararası Urla Enginar Festivali, 12’nci kez kapılarını açtı. 1-3 Mayıs tarihleri arasında Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktasına dönüştüren festivalin açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Ednan Arslan, Ümit Özlale, ev sahibi Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, dünyaca ünlü şefler ve Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya akın eden binlerce yurttaş katıldı. Çiftçilerden Urla’nın emeğine yakışır kortej Festival gelenekselleşen kortejle başladı. Başkan Dr. Cemil Tugay ve protokol, Jandarma Kavşağı’ndan başlayarak festivalin coşkusunu Urla sokaklarına taşıdı. Urla’nın bereketli topraklarını ve kültürel zenginliğini simgeleyen renkli kortej; özel kostümler, çiçeklerle bezeli figürler, minik sporcular, şefler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğiyle karnaval havasında gerçekleştirildi. Kortej Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Ardından Başkan Tugay ve protokol Urla Belediyesi önünden geçiş yapan çiftçileri selamladı. Çiftçiler atlarla enginar yüklü traktörlerle coşkuyu zirveye taşıdı. Açılış töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterisi yapıldı. “İzmir Türkiye’nin en fazla tarım yapılan kentidir” Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, “İzmir'in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali'nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihsel olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye'de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor” diye konuştu. “Urla’nın önce kökenini bilmek lazım” Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihsel ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, “Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz” dedi. Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, “Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız” diye konuştu. “İzmir'de yaşamaya her zaman özeniyorlar” Başkan Tugay, tarımın yalnızca gıda ihtiyacını karşılayan bir alan olmadığını, aynı zamanda korunması ve geliştirilerek geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu vurguladı. Tarımın, insanlığın en önemli kültürel birikimlerinden biri olan gastronominin de temelini oluşturduğunu belirten Tugay, “Urla’da bugün gördüğümüz gibi, nitelikli tarım yapıldığında ve insanlar bunun kıymetini bildiğinde, gastronomi de aynı ölçüde gelişiyor. Bu süreçlerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmıyor; zamanla ve emekle oluşuyor” dedi. İzmir’in 35 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, bu zenginliğin önemli örneklerinden birinin de sakız enginarı olduğunu ifade etti. Tugay, “Böyle bir zenginliğin içinde yaşıyoruz. Bu zenginlik sadece toprağı ve tarımıyla değil; insanıyla ve kültürüyle de var oluyor. Bu nedenle İzmir, pek çok insan için çekici ve nitelikli bir yaşam alanı sunuyor; insanlar burada yaşamayı her zaman arzu ediyor” diye konuştu. “Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız” İzmir ile gurur duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, “Biz bu şehirde memleketimizin her tarafından gelen insanlarla hep dostluk, kardeşlik içerisinde yaşadık. Komşuluğun, insanlığın değerini bildik. İzmir halkı her zaman yardımsever oldu. İzmir'le gurur duyuyoruz. Bazı insanlar İzmirlilerin 'İzmir'in dağlarında çiçekler açar' marşıyla neden coştuğunu anlayamıyorlar. Ya da umuda ihtiyacınız olduğu zaman 'Güzel günler göreceğiz çocuklar' şarkısında kendimizi bulmamızı da anlayamıyorlar. Ama biz öyle insanlarız. Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız; bu şehrin kültürel değerini, insana dair değerini, barışa dair değerini, çevreye dair değerini, yaşama dair değerini her anlamda bilen insanlarız. İzmir, her zaman değerleriyle, güzellikleriyle, mutluluklarıyla, keyfiyle İzmir olarak yaşamaya devam edecek. Bu şehre hizmet etmek bizler için büyük bir onurdur” diye konuştu. “Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak” Festivalin açılış töreninde konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, “Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak. Urla o şehirlerden birisi olacak. Bazı şehirler kalabalığıyla hatırlanır, bazıları ise ürettikleriyle. Urla üreten olmayı tercih eden ilçelerdendir. Tarım sadece üretim değil, bilgiyle, sabırla, doğayla kurulan bir dengedir. Biz bu toprağı korumaya, işlemeye devam ediyoruz. Atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza bırakmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Enginar da zeytin ve üzüm gibi bu değerlerin en önemli temsilcisi. Bütün dünya iklim krizi ve gıda güvenliği sorunuyla uğraşıyor. Urla bu yıl krizlere rağmen 6 milyar baş enginar rekoltesine ulaştı. Bu da topraktan bağımızın kopmadığının göstergesidir” diye konuştu. “Urla’da toprak konuşur, emek büyür” Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise, “Bugün burada sadece bir festivali değil, toprağın sabrını, emeğin değerini selamlıyoruz. Urla tarımının en büyük kahramanlarından birisi sakız enginarıdır. Enginar çiftçiye umut olur. Sadece enginarıyla değil üzümüyle, zeytiniyle, şevketi bostanıyla nice ürünler bu toprakların kültürüdür, değeridir. Toprak varsa hayat var. Urla her geçen gün betonlaşıyor. Kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz. Urla’da toprak konuşur, emek büyür. Her emek geleceğe bırakılmış bir mirastır” dedi. İzmir’in ilk deniz ürünleri festivali için kollar sıvandı Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, Başkan Balkan ve Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Dr. Levent Köstem ile festivalin ilk söyleşisinde konuşmacı oldu. Ahmet Güzelyağdöken’in moderatörlüğünde gerçekleşen “Tarım Gastronomi ve Turizm” başlıklı söyleşide Urla’nın gastronomi geleceği konuşuldu. İzmir’in dört bir yanında gerçekleştirilen festivallere karşın kentin en büyük değerlerinden deniz ürünlerine dair festivalin olmadığının konuşulması üzerine Başkan Tugay, “İzmir, Türkiye’nin en önemli gastronomi şehirlerinden birisi. İzmir’in zeytinyağlıları var, ot kültürü var ama aynı zamanda deniz ürünleri var. Deniz ürünleriyle ilgili bir festival olması lazım. Foça’da, Karaburun’da ya da kıyı balıkçılığının geliştiği yerlerde bu festivali yapabiliriz” dedi. Başkan Balkan ise Urla olarak deniz ürünleri festivaline talip olduklarını ifade etti. “Ege Bölgesi adeta bir maden” Söyleşide İzmir’in turizmde kalkınma yol haritasına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, İzmir için hedeflerinin katma değeri yüksek turizm ve nitelikli turist olduğunu söyledi. Bu doğrultuda İzmir’in iki önemli potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Tugay, bunlardan ilkinin antik ve tarihi-kültürel miras olduğunu belirtti. İzmir’in 7 antik kente sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin verdiği yaklaşık 200 kazı alanının bulunduğunu, yer altında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi değer olduğunu söyledi. Bu potansiyelin ortaya çıkarılmasıyla İzmir’in Roma benzeri bir kültürel çekim merkezine dönüşebileceğini ifade etti. İkinci önemli alanın gastronomi olduğunu vurgulayan Tugay, “Yurt dışında bize tattırılan yemeklerin çok daha iyisi bizim mutfağımızda var. İzmir gerçekten bir cennet. Ege Bölgesi gastronomi hammaddesi açısından adeta bir maden” dedi. Bu zenginliğin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti. Urla sokakları sanat ve gastronomiyle dolup taşacak 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali 3 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin taze ürünlerinin tezgahları bereketlendireceği festivalde dünyaca ünlü şeflerin mutfak atölyeleriyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak. Üç gün boyunca Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktası haline getirecek festival kapsamında Otopark, Malgaca ve Sanat Çarşısı’nda müzik dinletileri yer alacak. Ana sahnede ilk gün Grup Papara, ikinci gün Cuba Duo ve Grup Pikap, son gün ise ünlü sanatçı Mehmet Erdem konser verecek. Festival boyunca birbirinden ünlü şefler ana sahnede söyleşiler düzenleyecek. Festivalin sonunda ise Enginarlı Lezzetler Yemek Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak.

Manisa’nın Lezzet Mirası Masaya Yatırıldı Haber

Manisa’nın Lezzet Mirası Masaya Yatırıldı

486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Antik Çağ’dan Saray Mutfağına Manisa Gastronomisi: Bu Toprakların Sofra Kültürü ve Üretim Geleneği” söyleşisi, tarih ve lezzet meraklılarını bir araya getirdi. Manisa’nın binlerce yıllık mutfak kültürünün ele alındığı etkinlikte, kentin gastronomi turizmindeki geleceği konuşuldu. Seyahat yazarı ve fotoğrafçı Seymen Bozaslan’ın moderatörlüğünü üstlendiği söyleşiye; Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Gıda Mühendisi ve Arkeolog Ahmet Uhri ile Mutfak Araştırmacısı ve Turizmci Müjde Tönbekici konuşmacı olarak katıldı. Söyleşide, Manisa’nın antik dönemden Osmanlı saray mutfağına uzanan zengin yemek birikimi, üretim gelenekleri ve şifa odaklı beslenme kültürü detaylıca ele alındı. “Manisa’da Gastronomiye Daha Fazla Yatırım Yapacağız” Manisa’nın gastronomi potansiyelini markalaştırmak istediklerini belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, şu ifadeleri kullandı: “Manisa, sadece tarihi yapılarıyla değil, aynı zamanda mutfak kültürüyle de ziyaretçileri kendine çeken bir şehir. Göreve geldiğimizden beri bu potansiyelin farkındayız. Gastronomi alanına daha fazla yatırım yapacak, şehrimizin yerel lezzetlerini ulusal ve uluslararası turizmin odak noktası haline getireceğiz.” “Mesir Macunu, Manisa’nın Turizmdeki En Güçlü İmzasıdır” Başkan Besim Dutlulu, kentin coğrafi yapısının tarım ve gastronomi için eşsiz bir avantaj sunduğunu belirterek, Mesir Macunu’nun şehrin hem kültürel hem de manevi kimliğinde stratejik bir yere sahip olduğunu vurguladı. Mesir’in sadece festival dönemine sıkışmış bir öğe olmadığını ifade eden Dutlulu, bu şifalı mirasın Manisa’nın global tanıtımındaki en güçlü turizm değeri olduğunu dile getirdi. Yerel Üretim ve Sürdürülebilirlik Alanında uzman konuşmacıların katılımıyla gerçekleşen söyleşide; yerel ürünlerin korunması ve geleceğe aktarılması, coğrafi işaretli değerlerin gastronomi turizmine katkısı, geleneksel tariflerin modern mutfak teknikleriyle buluşması, yerel üreticilerin gastronomi ekosistemindeki rolü gibi kritik başlıklar değerlendirildi. Manisa’nın üretim kültürünün sürdürülebilirliği üzerine yapılan analizlerle sona eren söyleşi, katılımcılardan büyük beğeni topladı.

Gaziantep Büyükşehir, 16. GAPTARIM Fuarı’na Damga Vurdu Haber

Gaziantep Büyükşehir, 16. GAPTARIM Fuarı’na Damga Vurdu

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, bölgenin en büyük tarım buluşmalarından biri olan 16. GAPTARIM Tarım, Tarım Teknolojileri ve Hayvancılık Fuarı’ndaki yerini aldı. Gaziantep Ortadoğu Fuar Merkezi’nde (OFM) kapılarını açan fuarda, Büyükşehir’in tarımsal kalkınma projeleri ziyaretçilerden büyük ilgi görüyor. ​Başkan Fatma Şahin’den Fuar Alanına Çıkartma ​Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, fuar alanını ziyaret ederek hem belediye standında vatandaşlarla buluştu hem de sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Standları tek tek gezen Başkan Şahin, modern tarım teknolojileri ve yerel üretim modelleri üzerine yetkililerden bilgi alarak, Gaziantep’in tarım şehri kimliğini güçlendirecek adımların önemine vurgu yaptı. ​Tarımsal Kalkınmada "Gaziantep Modeli" ​Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanlığı tarafından kurulan stantlarda, çiftçilerin maliyetlerini düşüren ve verimliliği artıran projeler uzman ekiplerce anlatılıyor. Fuarda öne çıkan ana başlıklar şunlar: ​Mazot ve Gübre Destekleri: Üreticinin en büyük gider kalemlerine yönelik sağlanan doğrudan katkılar. ​Fide ve Tohum Dağıtımları: Yerel tohumların korunması ve yüksek verimli fide desteği. ​Akıllı Sulama ve Modern Tarım: Su tasarrufu sağlayan teknolojik altyapı projeleri. ​Ekipman Desteği: Çiftçilerin teknolojiye erişimini kolaylaştıran makine parkı hizmetleri. ​Çiftçi ve Teknoloji GAPTARIM’da Buluşuyor ​GAPTARIM Fuarı, sadece bir sergi alanı değil, aynı zamanda çiftçilerin yeni nesil tarım teknolojileriyle tanıştığı bir eğitim platformu işlevi görüyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi uzmanları, stantları ziyaret eden üreticilere projelerden nasıl yararlanabilecekleri konusunda rehberlik ediyor. ​“Toprak anadır, sadık yârimizdir” felsefesiyle hareket eden Büyükşehir, fuar süresince tarımsal desteklerin kapsamını genişletmeye ve üreticinin yanında olmaya devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.