Hava Durumu

#Yerel Üretim

Kırsal Haber - Yerel Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerel Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Denizli Kekiğinin Geleceği İçin Ortak Akıl Çalıştayı Haber

Denizli Kekiğinin Geleceği İçin Ortak Akıl Çalıştayı

Yerel üretimin güçlendirilmesi ve Denizli’nin özgün ekonomik değerlerinden biri olan kekiğin katma değerinin artırılması amacıyla Denizli Kekik Çalıştayı gerçekleştirilecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Kalkınma Ajansları tarafından yürütülen “Anadoludakiler: 81 İl 81 Ürün Programı” kapsamında düzenlenecek çalıştay, Denizli kekiğinin üretimden pazarlamaya uzanan değer zincirinin geliştirilmesine odaklanacak. Denizli kekiği için yol haritası hazırlanacak Güney Ege Kalkınma Ajansı tarafından gerçekleştirilecek çalıştayda, Denizli kekiğinin değer zincirinin güçlendirilmesi, katma değerinin yükseltilmesi ve markalaşma kapasitesinin geliştirilmesine yönelik değerlendirmeler yapılacak. Paydaşların bir araya geleceği çalıştayda ayrıca Denizli kekiğinin pazar payının artırılması için atılabilecek adımlar ele alınacak. Görüş ve öneriler doğrultusunda ürünün geleceğine yönelik yol haritası ve eylem planı hazırlanması hedefleniyor. Denizli Kekik Çalıştayı ne zaman? Denizli Kekik Çalıştayı, 13 Ekim 2026 Salı günü saat 10.00’da Anemon Otel’de gerçekleştirilecek. Çalıştay, Denizli kekiğinin yerel üretim potansiyelinin ortaya çıkarılması, ekonomik değerinin artırılması ve daha güçlü bir marka kimliği kazanmasına yönelik ortak çalışmalar açısından önem taşıyor.

Tekirdağ Büyükşehir'den Çorlu'ya İki Tek Market Birden Haber

Tekirdağ Büyükşehir'den Çorlu'ya İki Tek Market Birden

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, vatandaşın günlük yaşamına doğrudan dokunan sosyal belediyecilik uygulamalarına iki yeni halka daha ekledi. TEK Market projesi kapsamında 10’uncu ve 11’inci şubelerini Çorlu’da hizmete açan Büyükşehir Belediyesi, yerel üreticiyi destekleyen, vatandaşın bütçesini gözeten ve kaliteli, güvenilir, uygun fiyatlı ürünlere erişimi kolaylaştıran belediyecilik anlayışıyla farkını ortaya koyuyor. Şeyhsinan ve Muhittin mahallelerinde açılan iki yeni marketle birlikte TEK Marketler 10 ilçede 11 noktaya ulaştı. Çorlu’daki açılışların bir başka önemli yeniliği ise yerel üretimin desteklenmesi adına atılan güçlü bir adım oldu. Malkaralı süt üreticilerinden doğrudan temin edilen sütlerle Büyükşehir Belediyesi tarafından üretilen beyaz peynir ve kaşar peyniri ilk kez Çorlu’da TEK Market raflarındaki yerini aldı. Üreticiden tüketiciye uzanan dayanışma zincirini her geçen gün büyüten proje, yerel üreticiye güç verirken üreticinin emeğini görünür kılıyor, Tekirdağ’ın değerlerini vitrine taşıyor. Vatandaşların kaliteli ve uygun fiyatlı gıdaya erişimini kolaylaştıran TEK Market modeli, sosyal belediyeciliğin güçlü örneklerinden biri olarak kentte karşılık buluyor. Açılışta konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer de Büyükşehir Belediyesi’nin belediyecilik anlayışını, “Bizim için belediyecilik paylaşmaktır, dayanışmadır, halkın yanında durmaktır” sözleriyle ortaya koydu. ÇORLU’DA İKİ ŞUBE AYNI GÜN HİZMETE AÇILDI Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen TEK Marketlerin 10’uncu ve 11’inci şubeleri, Çorlu’nun Şeyhsinan ve Muhittin mahallelerinde düzenlenen törenlerle hizmete açıldı. Çorlu’da uzun süredir beklenen hizmetin bir değil iki yeni şubeyle vatandaşlarla buluşması yoğun ilgi gördü. Şeyhsinan Mahallesi’nde gerçekleştirilen açılış töreni, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programda ilk olarak TEK Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Hakan Biçer söz aldı. Biçer, TEK Marketlerin teknik yapısı, ürün tedariki ve işletme modeli hakkında ayrıntılı bilgiler paylaştı. Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt da konuşmasında, hayat pahalılığının arttığı bir dönemde Çorlu’ya iki TEK Market kazandırılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Sarıkurt, hizmetlerin Çorlu’ya kazandırılmasındaki katkıları dolayısıyla Başkan Yüceer’e ve Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ekiplerine teşekkür etti. CANDAN BAŞKAN: “ÜRETİCİDEN TÜKETİCİYE KÖPRÜ OLUYORUZ” Yurttaşların yoğun sevgi gösterileri ve alkışları eşliğinde kürsüye gelen Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, TEK Market projesinin ortaya çıkış sürecini anlattı. Vatandaşla kurduğu güçlü bağa ve halkın taleplerini doğrudan hizmete dönüştürmeye dayanan belediyecilik anlayışına dikkat çeken Candan Başkan, gerçek belediyeciliğin hemşehrilerin ihtiyaçlarını dinlemekten geçtiğini vurguladı. Ekonomik koşulların hem üreticiyi hem de tüketiciyi zorladığı bir dönemde yola çıktıklarını belirten Candan Başkan, TEK Marketlerin üretici ile tüketiciyi aynı noktada buluşturan güçlü bir köprü haline geldiğini ifade etti. Candan Başkan şöyle konuştu: “Bu projeye başlarken ilk önce hayal ettik ve sizleri dinledik. Sizlerin ihtiyaçlarını, sizlerin taleplerini… Çünkü biz biliyoruz ki belediyecilik vatandaşın taleplerinden, hemşehrilerin ihtiyaçlarından koparak olmaz. ‘Ben yaptım, oldu.’ diyerek olmaz. Gördük ki ekonomik sıkıntılar almış başını gitmiş. Sofralar küçülmüş. Biz de dedik ki Tekirdağ’da üretim durmamalı. Hayvancılık, tarım, çiftçilik bitmemeli. Biz nasıl üreticiden tüketiciye köprü oluruz? Hem üreticiyi desteklerken hem de tüketicinin sofrasını, tüketicinin cebini nasıl düşünebiliriz diye çıktık.” TEK Marketlerde yerel üretimin, kadın emeğinin, kadın kooperatiflerinin ve Tekirdağ’ın yöresel ürünlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılmasını hedeflediklerini belirten Başkan Yüceer, projenin aynı zamanda üretimin devamlılığına önemli katkı sunduğunu ifade etti. Yerel üreticinin emeğine değer kazandıran, kadınların üretimdeki gücünü destekleyen ve Tekirdağ’ın kendi değerlerini yine Tekirdağlılarla buluşturan proje, üretici ile tüketici arasındaki bağı güçlendiriyor. TEK Marketler bu yönüyle yalnızca bir satış noktası olmanın ötesine geçerek yerel kalkınmayı sosyal belediyecilikle buluşturan bir model oluşturuyor. TEK MARKET AĞI 11 İLÇEDE 13 ŞUBEYE ULAŞACAK Çorlu’da açılan iki şubeyle birlikte TEK Market sayısının 11’e yükseldiğini belirten Candan Başkan, önümüzdeki dönemde Çerkezköy ve Kapaklı’da açılacak yeni marketlerle birlikte 11 ilçenin tamamında hizmet vermeyi hedeflediklerini söyledi. TEK Market ağını Tekirdağ geneline yayma hedeflerini açıklayan Başkan Yüceer, şöyle konuştu: “Ne mutlu ki bugün açılışını yaptığımız bu marketlerle 10’uncu ve 11’inciyi açıyoruz. Önümüzdeki haftalarda da hazırlığımız tamam. Çerkezköy’de ikincisini, Kapaklı’da da ilkini açarak 11 ilçemizde 13 TEK Marketimizi tamamlayacağız. İhtiyaç olduğunda inşallah sayılarını artıracağız.” Böylece Büyükşehir Belediyesi, vatandaşın talebini hizmete dönüştüren ve hizmeti kentin tamamına yaymayı hedefleyen yaklaşımıyla TEK Market ağını 11 ilçeye ulaştırmaya hazırlanıyor. İlçeler arasında hizmet bütünlüğünü güçlendiren proje, vatandaş odaklı belediyeciliğin karşılığını sahada bulduğunu da ortaya koyuyor. TEK Marketlerin temel amacının üreticiyi desteklerken hemşehrilerin kaliteli ve daha uygun fiyatlı gıdaya ulaşmasını sağlamak olduğunu vurgulayan Başkan Yüceer, “Üreticimizin yüzü gülsün diyoruz. Kadınlarımızın emeği değer bulsun diyoruz. Hemşehrilerimizin sofrası bereketlensin diyoruz” ifadelerini kullandı. MALKARALI ÜRETİCİNİN SÜTÜ ÇORLU’DA RAFLARDA Açılışın dikkat çeken yeniliklerinden biri de Malkaralı süt üreticilerinden doğrudan temin edilen sütlerle Büyükşehir Belediyesi tarafından üretilen beyaz peynir ve kaşar peynirinin ilk kez TEK Market raflarında yer alması oldu. Üreticinin emeğini doğrudan tüketiciyle buluşturan uygulama, yerel üreticiye güç verirken Tekirdağ’ın tarımsal ve hayvansal üretim potansiyelini de ön plana çıkarıyor. Malkaralı üreticiden alınan sütün işlenerek katma değerli ürüne dönüştürülmesi ve yeniden Tekirdağlıların sofrasına ulaştırılması, TEK Market modelinin yerel kalkınma yönünü güçlendiren önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor. “BURADA GÖRDÜĞÜNÜZ ÜRÜNLERİN HEPSİ, YÜZDE 100 TEKİRDAĞ” TEK Marketlerdeki ürünlerin Tekirdağ’ın yerel üretim gücünü yansıtmasına büyük önem verdiklerini belirten Candan Başkan, belediyenin kendi üretiminden elde edilen ürünlerin yanı sıra kentteki üreticilerin ürünlerini de tüketiciyle buluşturduklarını söyledi. Tekirdağ’ın yerel değerlerini vitrine taşıyan bu anlayışın üretimin devamlılığı açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Başkan Yüceer, konuşmasına şöyle devam etti: “Burada gördüğünüz ürünlerin hepsi, yüzde 100 Tekirdağ. Kendi üretimimiz, kendi hayvanımız, kendi ürettiğimiz sucuklar, kendi ürettiğimiz kavurma, kuru etimiz… Bugün Çorlu’ya nasip oldu. Malkaralı süt üreticilerimizden alarak ilk kez hayata geçirdiğimiz peynirimizi, Malkara’nın kaşar peyniriyle beraber beyaz peynirini sizlerin lezzetine sunacağız.” Böylece üreticiden doğrudan temin edilen sütün işlenerek yeniden Tekirdağlı tüketicilerin sofrasına ulaştırıldığı yeni bir uygulama da TEK Market modeli içinde hayata geçirilmiş oldu. Üretimden tüketime uzanan zincirin mümkün olduğunca kent içerisinde kurulmasını hedefleyen bu model, yerel üretimi desteklerken Tekirdağ’ın kendi ekonomik değerlerine sahip çıkıyor. Üreticinin emeğinin değer bulmasına katkı sunan uygulama, yerel değerleri geleceğe taşıyan belediyecilik anlayışıyla da dikkat çekiyor. “BELEDİYECİLİK PAYLAŞMAKTIR, DAYANIŞMADIR, HALKIN YANINDA DURMAKTIR” TEK Marketlerin, kentte hayata geçirilen Kent Lokantaları ve gıda destekleriyle birlikte sosyal belediyecilik anlayışının önemli uygulamalarından biri olduğunu belirten Candan Başkan, belediyeciliğe bakışını şu sözlerle özetledi: “TEK Marketlerimiz ve hayata geçirdiğimiz bütün projeler… İlk önce biliyorsunuz Kent Lokantalarıyla başladık. Gıda desteklerimiz, TEK Marketlerimiz devam etti, edecek de. Çünkü bizim için belediyecilik paylaşmaktır, dayanışmadır, halkın yanında durmaktır. Biz bu anlayışla sizlere hizmet etmeye devam edeceğiz.” Kent Lokantalarından gıda desteklerine, üreticiyi destekleyen çalışmalardan TEK Marketlere uzanan sosyal belediyecilik uygulamaları, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin insan odaklı hizmet anlayışını sahaya yansıtıyor. Vatandaşın günlük yaşamına dokunan, aile bütçesini gözeten ve dayanışma ruhunu büyüten çalışmalar geniş kesimlerden karşılık buluyor. Büyükşehir Belediyesi, bir yandan üreticinin emeğine sahip çıkarken diğer yandan vatandaşların uygun fiyatlı ve güvenilir ürünlere erişimini kolaylaştırarak sosyal belediyecilik anlayışını güçlendiriyor. “TEKİRDAĞ’IMIZI, ÇORLU’MUZU SADECE TÜRKİYE’NİN DEĞİL, DÜNYANIN PARLAYAN YILDIZI YAPMA NOKTASINDA DA KARARLIYIZ” Konuşmasında Çorlu Belediyesi ile yürütülen işbirliğine de değinen Başkan Yüceer, Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt’a ortak çalışmalar ve yer temini konusundaki destekleri için teşekkür etti. Kreş ve otopark ihtiyacına yönelik projelerin de sürdüğünü belirten Yüceer, iki belediyenin ortak akılla çalışmaya devam edeceğini ifade etti. Kurumlar arası işbirliğini vatandaşın ihtiyaçlarına doğrudan cevap veren hizmetlere dönüştüren yaklaşımın süreceğini belirten Candan Başkan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bir elin nesi var, iki elin sesi var. Biz bu elleri çoğaltmak istiyoruz. Biz Çorlu’nun sesini, Tekirdağ’ın sesini büyütmek istiyoruz. Ortak akılla, sizlerin talepleri ve ihtiyaçları doğrultusunda Tekirdağ’ımızı, Çorlu’muzu sadece Türkiye’nin değil, dünyanın parlayan yıldızı yapma noktasında da kararlıyız, inançlıyız, azimliyiz.” AÇILIŞA VATANDAŞLARDAN YOĞUN İLGİ Konuşmaların ardından kurdele kesilerek Şeyhsinan Mahallesi’ndeki TEK Market hizmete açıldı. Candan Başkan ve beraberindeki protokol üyeleri marketi gezerek ürünleri inceledi ve vatandaşlarla sohbet etti. Açılışın ardından Muhittin Mahallesi’ndeki ikinci TEK Market de ziyaret edilerek incelemelerde bulunuldu. Çorlu’da aynı gün iki TEK Marketin hizmete alınması vatandaşların ilgisini çekerken, üreticiden tüketiciye uzanan hizmet zincirinin büyümesi de memnuniyetle karşılandı. Yeni şubeler, kaliteli, güvenilir ve uygun fiyatlı ürünleri vatandaşlarla buluşturan yapısıyla Çorlu’da sosyal belediyeciliğin yeni hizmet noktaları arasına girdi. ÜRETİCİNİN EMEĞİ DEĞER BULUYOR, VATANDAŞIN SOFRASI DESTEKLENİYOR Çorlu’da açılan iki yeni şubeyle birlikte TEK Marketler, üreticinin emeğini doğrudan tüketiciyle buluşturan, yerel üretimi destekleyen ve hemşehrilerin uygun fiyatlı, güvenilir gıdaya erişimine katkı sunan yapısını büyütmeye devam ediyor. Yerel üreticiye güç veren, kadın emeğini destekleyen, Tekirdağ’ın yöresel değerlerini ön plana çıkaran ve vatandaşın bütçesini gözeten TEK Market projesi, Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışının sahadaki güçlü uygulamalarından biri olarak öne çıkıyor. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, vatandaşın talebini hizmete dönüştüren, üreticiden tüketiciye dayanışma köprüsü kuran ve kentin yerel değerlerine sahip çıkan yaklaşımıyla hizmet standardını yukarı taşırken, TEK Market ağını kentin tamamına yayacak yeni adımlarla yoluna devam ediyor. Törene Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, TEK Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Hakan Biçer, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, muhtarlar, belediye bürokratları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Eylül Ayında 12 Yöresel Ürün Daha Coğrafi İşaretle Tescillendi Haber

Eylül Ayında 12 Yöresel Ürün Daha Coğrafi İşaretle Tescillendi

Türkiye’nin farklı illerine özgü 12 yöresel ürün, Eylül ayında coğrafi işaretle tescillendi. Böylece Türkiye’de tescilli coğrafi işaretlerin sayısı 1.898’e ulaştı. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yapılan açıklamada, Eylül ayında Türkiye’nin farklı bölgelerinden 12 ürünün daha coğrafi işaret olarak tescillendiği duyuruldu. Tescillenen ürünler arasında geleneksel el sanatlarından yöresel yemeklere, tarımsal ürünlerden orman ürünlerine kadar farklı alanlardan ürünler yer aldı. Eylül ayında tescillenen coğrafi işaretler Eylül ayında coğrafi işaret tescili alan ürünler ve illeri şöyle sıralandı: Çamlıyayla İğne Oyaları – Mersin Bursa Dede Çorbası / Bursa Kesme Hamur Çorbası – Bursa Zonguldak Kestane Balı – Zonguldak Haymana Yoğurdu – Ankara Pazaryeri Bozası – Bilecik Alaşehir Çekirdeksiz Üzümü – Manisa Osmancık Irgat Böreği – Çorum Nevşehir Üzüm Turşusu – Nevşehir Adıyaman Kavurmalı Hıtap – Adıyaman Kızıldamlar Kestane Kabağı – Bilecik Acıpayam Çakır Havucu – Denizli Fethiye Kuzu Göbeği Mantarı – Muğla Tescilli coğrafi işaret sayısı 1.898 oldu Türk Patent ve Marka Kurumu’nun paylaşımına göre, Eylül ayında tescillenen 12 ürünle birlikte Türkiye’deki tescilli coğrafi işaret sayısı 1.898’e ulaştı. Coğrafi işaretler; belirli bir yöreyle özdeşleşen, üretim yöntemi veya niteliği bakımından o yöreyle bağlantısı bulunan ürünlerin korunmasına ve tanıtılmasına katkı sağlıyor. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki yöresel ürünlerin coğrafi işaretle tescillenmesi, bu ürünlerin yöresel kimliğinin korunmasının yanı sıra yerel üretim ve gastronomi kültürünün görünürlüğünü de artırıyor. Coğrafi işaretli ürünlere erişim Türkiye’de tescilli coğrafi işaretler ve başvuru süreçlerine ilişkin bilgilere Türk Patent ve Marka Kurumu’nun Coğrafi İşaretler Portalı üzerinden ulaşılabiliyor.

ÇAY-KA Lezzet Fabrikası Tanıtıldı Haber

ÇAY-KA Lezzet Fabrikası Tanıtıldı

Çaycuma’da kadınların yöresel ürünleri üretip pazara sunmasına yönelik hazırlanan ÇAY-KA Lezzet Fabrikası projesi tanıtıldı. 9 milyon TL bütçeli projeyle atıl durumdaki Şahnalar İlkokulu, üretim ve eğitim merkezine dönüştürüldü. Şahnalar İlkokulu üretim merkezine dönüştürüldü Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen 2025 Yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında hayata geçirilen ÇAY-KA Lezzet Fabrikası projesinin tanıtım etkinliği gerçekleştirildi. Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, projenin Çaycuma İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yürütücülüğünde, S.S. Çaycumalı Kadınların Emeği Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ortaklığında uygulandığı belirtildi. Proje kapsamında atıl durumdaki Şahnalar İlkokulu, yöresel ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve pazara sunulmasına yönelik üretim ve eğitim merkezine dönüştürüldü. Projeye 6,6 milyon TL destek Toplam 9 milyon TL bütçeye sahip projeye Karadeniz Kalkınma Ajansı tarafından 6,6 milyon TL destek sağlanıyor. Projede Zonguldak İl Özel İdaresi, Çaycuma Kaymakamlığı, Çaycuma Belediyesi, Çaycuma İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Çaycuma Ticaret ve Sanayi Odası, Bülent Ecevit Üniversitesi Çaycuma Meslek Yüksekokulu ve Çaycuma Ziraat Odası da iş birliği yapan kurumlar arasında yer alıyor. ÇAY-KA Lezzet Fabrikası ile kadınların üretime daha fazla katılması, elde ettikleri ürünlerden gelir sağlamalarının desteklenmesi ve yöresel ürünlerin katma değerinin artırılması hedefleniyor. Yöresel ürünler katma değere dönüşecek Proje yalnızca üretim altyapısının geliştirilmesini değil, Çaycuma’nın yerel üretim kültürünün korunmasını da amaçlıyor. Yöresel ürünlerin işlenerek paketlenmesi ve pazarlanması sayesinde ürünlerin daha geniş pazarlara ulaştırılması, yerel değerlerin markalaşma sürecinin desteklenmesi ve bölgesel ekonomiye katkı sağlanması planlanıyor. Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın paylaşımında projenin, Anadoludakiler yaklaşımında yer alan Anadolu’nun bereketini, birikimini ve hünerini görünür kılma anlayışıyla örtüştüğü ifade edildi. ÇAY-KA Lezzet Fabrikası ile kadın emeğinin, yerel üretim kültürünün ve yöresel ürünlerin aynı üretim modeli içerisinde buluşturulması amaçlanıyor.

Adakarası Üzümü İçin Bağbozumu Coşkusu Haber

Adakarası Üzümü İçin Bağbozumu Coşkusu

Adakarası Üzümü Bağbozumu Festivali, coğrafi işaretli Adakarası Üzümü’nün geçmişinin, kültürel değerinin ve bölgedeki öneminin ele alındığı etkinliklerle gerçekleştirildi. Marmara Adalar Belediye Başkanı Aydın Dinçer’in de katıldığı festivalde geleneksel bağbozumu etkinliği düzenlenirken, vatandaşlara sardalya ve üzüm suyu ikram edildi. Adakarası Üzümü Festivalde Tanıtıldı Marmara Adalar Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Coğrafi İşaretli Adakarası Üzümü Bağbozumu Festivali, üzüm üretiminin bölgedeki kültürel ve ekonomik önemine dikkat çekti. Festival programında düzenlenen “Adakarası Sohbetleri” kapsamında Adakarası Üzümü’nün geçmişi, kültürü ve bölge açısından taşıdığı önem konuşuldu. Katılımcılar, Adakarası Üzümü’nün geleneksel üretim kültürüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Geleneksel Bağbozumu Etkinliği Düzenlendi Festivalin önemli etkinliklerinden biri ise Mehmet Dalgıç Adakarası Bağı’nda gerçekleştirilen geleneksel bağbozumu oldu. Katılımcılar, üzüm hasadına eşlik ederek bağbozumu geleneğini yerinde yaşadı. Avşa’da Festival Coşkusu Sürdü Günün devamında Avşa İskele Meydanı’nda vatandaşlara sardalya ve üzüm suyu ikram edildi. Yerel üretim ve bölge kültürünün öne çıkarıldığı etkinliklerle festival coşkusu vatandaşlarla birlikte sürdürüldü. Marmara Adalar Belediyesi, festivale katılım sağlayan tüm hemşehrilerine teşekkür ederek Adakarası Üzümü’nün tanıtılması ve yaşatılmasına yönelik etkinliklerin önemine dikkat çekti.

Adana Lezzet Festivali İçin Geri Sayım Başladı Haber

Adana Lezzet Festivali İçin Geri Sayım Başladı

Adana’nın zengin mutfak kültürünü ve gastronomi mirasını buluşturan 10. Uluslararası Adana Lezzet Festivali, 9-10-11 Ekim tarihlerinde Merkez Park’ta düzenlenecek. Festival, üreticilerden kadın kooperatiflerine, şeflerden akademisyenlere kadar gastronominin farklı paydaşlarını Adana sofrasında buluşturacak. Adana’nın lezzetleri üç gün boyunca tanıtılacak Adana Lezzet Festivali, bu yıl 10. kez gastronomi tutkunlarını ağırlamaya hazırlanıyor. 9, 10 ve 11 Ekim tarihlerinde Merkez Park’ta gerçekleştirilecek festivalde, Adana’nın geleneksel lezzetleri ve mutfak kültürü ön plana çıkarılacak. Festival kapsamında üreticiler, kadın kooperatifleri, usta isimler, şefler, akademisyenler ve gastronomi tutkunları bir araya gelecek. Etkinlik boyunca Adana’nın yöresel ürünlerinin ve geleneksel mutfak bilgisinin daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor. Yerel üretim ve kadın kooperatifleri öne çıkacak Adana Lezzet Festivali, yalnızca gastronomi alanında değil, yerel üretimin desteklenmesi açısından da önemli bir buluşma noktası olacak. Üreticilerin ve kadın kooperatiflerinin festivalde yer almasıyla yöresel ürünlerin tanıtımına katkı sağlanacak. Festival, geleneksel bilgiyi görünür kılarken Adana’nın mutfak mirasının gelecek nesillere aktarılmasına da katkı sunacak. Gastronomi tutkunları Merkez Park’ta buluşacak Üç gün boyunca Merkez Park’ta gerçekleştirilecek 10. Uluslararası Adana Lezzet Festivali, Adana’nın kendine özgü yemek kültürünü deneyimlemek isteyen ziyaretçileri bir araya getirecek. Festivalin, Adana’nın gastronomi turizmine katkı sağlaması ve kentin mutfak kültürünün ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtılmasına katkıda bulunması bekleniyor. Meta Açıklama: 10. Uluslararası Adana Lezzet Festivali, 9-10-11 Ekim tarihlerinde Merkez Park’ta düzenlenecek. Festivalde Adana mutfağı, yerel üretim ve gastronomi kültürü buluşacak.

Kırsal ve Gastronomik Zenginliklerin Bilinirliği Artıyor Haber

Kırsal ve Gastronomik Zenginliklerin Bilinirliği Artıyor

Bodrum’un kırsal, tarımsal ve gastronomik zenginliklerini öne çıkaran Agro Bodrum Rotası, tamamlanan tabela ve yönlendirme levhalarıyla daha görünür ve erişilebilir hale geldi. Bodrum Belediyesi, Bodrum Ticaret Odası (BODTO), Bodrum Kaymakamlığı ve TÜRSAB iş birliğiyle yürütülen agro-turizm projesi kapsamında, BODTO’nun destekleriyle hat üzerindeki tüm destinasyonlarda tabela ve yönlendirme levhalarının montaj çalışmaları tamamlandı. Görünürlüğü artan rotadaki son durumu yerinde incelemek amacıyla Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Ercan Pehlivan, BODTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Serdar Kocadon, BODTO Meclis Üyesi Toros Demirdöven ve Konaklama Komitesi Başkanı Yasemin Akpınar Çiftlik Mahallesi’nden Karaova’ya uzanan hat üzerinde saha gezisi gerçekleştirdi. Projenin geliştirilmesi ve rotadaki mevcut durumun tespiti amacını taşıyan gezi programında heyet; zeytinyağı fabrikaları, üzüm bağları, halı dokuma atölyeleri, Garaova Tarım Parkı ile İsmail Hakkı Tonguç Tarım Okulu ve Müzesi’ni ziyaret etti. Yerel üretim süreçlerini de yerinde gözlemleme fırsatı bulan heyet, Bodrum’u deniz-kum-güneş algısının ötesinde dört mevsim yaşayan bir destinasyon kılacak adımları değerlendirdi. Ayrıca köy yaşamı, geleneksel halıcılık, organik tarım ve yerel tohum çalışmaları hakkında da bilgi aldı. Program kapsamında köy kahvesinde bölge sakinleriyle bir araya gelen heyet, vatandaşların talep ve önerilerini dinledi.

Gençlik ve Tarım Kampının 3. Dönemi Tamamlandı Haber

Gençlik ve Tarım Kampının 3. Dönemi Tamamlandı

Bodrum Belediyesi tarafından gençlerin tarımsal üretimi tanımaları, sürdürülebilir tarım konusunda bilgi ve deneyim kazanmaları amacıyla düzenlenen Gençlik ve Tarım Kampının 3. dönemi tamamlandı. Türkiye’nin farklı illerinin yanı sıra Bodrum ve Muğla’nın ilçelerinden katılımcıların yer aldığı kamp, Garaova Tarım Park’ta gerçekleştirildi. Doğayla iç içe bir ortamda düzenlenen programda katılımcılar, tarımsal üretimin aşamalarını görerek uygulamalı çalışmalara katıldı. Bodrum Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen kamp, sabahın erken saatlerinde lavanta hasadı ile başladı. Hasadın ardından gerçekleştirilen eğitim ve etkinliklerde sürdürülebilir tarım, yerel üretim ve doğal kaynakların korunması gibi konular ele alındı. Program kapsamında yerel gastronomi, kültürel miras ve kırsal yaşamı bir araya getiren Agro Bodrum Rotası üzerindeki üretim alanları da ziyaret edildi. Ziyaretlerde üretim süreçlerini yerinde inceleyen katılımcılar, üreticilerden yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Kampın son gününde sertifika töreni düzenlendi Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Ercan Pehlivan ile Tarımsal Hizmetler Müdürü Sinem Uyar Kuyumcu’nun katıldığı törende, programı tamamlayan katılımcılara sertifikaları takdim edildi. Gençleri toprakla, üretimle ve yerel değerlerle buluşturan Gençlik ve Tarım Kampı, önümüzdeki dönemlerde de katılımcılara tarımsal üretimi yakından tanıma ve uygulamalı deneyim kazanma fırsatı sunmayı sürdürecek.

Trabzon Mutfağı UNESCO Yolunda Haber

Trabzon Mutfağı UNESCO Yolunda

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon’un UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı 2027 Gastronomi Şehri adaylığı sürecini başlattıklarını açıkladı. Trabzon mutfağının zenginliği ve sağlıklı beslenme kültürüne katkısına dikkat çeken Başkan Genç, şehrin gastronomi mirasını küresel ölçekte tanıtmaya kararlı olduklarını belirterek, "Trabzon mutfağı ömrü uzatır" dedi. Trabzon’un UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı 2027 Gastronomi Şehri adaylığı için Trabzon Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde çalışma başlatıldı. Süreç hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla basın toplantısı düzenlendi. Trabzon’un zengin gastronomi mirasının ulusal ve uluslararası alanda tanıtılması ve kentin gastronomi potansiyelinin daha görünür hale getirilmesi için hedeflenen UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı adaylık sürecinin anlatıldığı toplantıya, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Başkan Danışmanı Mustafa Yaylalı, Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Selim, adaylık sürecinin yürütülmesi için oluşturulan Bilim Kurulu'nun Başkanı Prof. Dr. İrfan Yazıcıoğlu, Bilim Kurulu Genel Sekreteri Doç. Dr. Mehmet Akif Şen, Yönetim ve İletişim Danışmanı Dr. Muhammed Attila Sevim, Proje Asistanı Büşra Kadir, Ulusal Basın ve Medya Danışmanı Füsun Özer, UNESCO Küresel Şehirler İletişim Danışmanı Genco Demirer ve DOKA Genel Sekreteri Kemal Akpınar katıldı. TRABZON HAK EDİYOR Trabzon’un tarihi, kültürel ve gastronomik zenginliğiyle 'Gastronomi Şehri' ünvanını fazlasıyla hak ettiğini belirten Başkan Genç, “Trabzon’umuzun UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı kapsamında Gastronomi Şehri ünvanına adaylık sürecini başlatıyoruz. Medeniyetin en önemli göstergelerinden biri şehirlerdir. Şehirlerin tarihi, kültürü, kimliği ve sahip olduğu değerler, o medeniyetin en güçlü yansımalarındandır. Trabzon da bu anlamda çok özel ve çok güçlü bir şehirdir. Yaklaşık dört bin yıllık tarihiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kadim bir şehirden söz ediyoruz. Fatih Sultan Mehmet Han’ın fethettiği, Yavuz Sultan Selim Han’ın 22 yıl şehzadelik yaptığı, Kanuni Sultan Süleyman’ın doğup büyüdüğü ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün üç kez ziyaret ettiği bir şehirden bahsediyoruz. Trabzon; tarihiyle, kültürüyle, doğasıyla, yeşiliyle, mavisiyle ve insanıyla güçlü bir şehir kimliğine sahiptir” dedi. HAZIRLIK SÜRECİNİ BAŞLATIYORUZ Başkan Genç, Trabzon’un uluslararası marka değerini artıracak projeleri öncelikli gördüklerini belirterek, “İşte bugün sizlerle paylaştığımız UNESCO Gastronomi Şehri hedefi de bu vizyonun önemli bir parçasıdır. Trabzon, sadece tarihi ve doğal güzellikleriyle değil, kendine özgü mutfak kültürüyle de Türkiye’nin güçlü gastronomi merkezlerinden biridir. Bugün coğrafi işaret tescili alan ürünlerimizin önemli bir bölümü gastronomi alanındadır. Bunun yanında yüzlerce yıllık tariflerimiz, kuşaktan kuşağa aktarılan lezzetlerimiz ve zengin mutfak kültürümüz bulunmaktadır. Bütün bu değerlerin uluslararası ölçekte hak ettiği karşılığı bulması amacıyla UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Şehri başvurusu için profesyonel bir hazırlık sürecini başlatıyoruz. Bu ünvanı kazandığımız takdirde Trabzon’un uluslararası tanınırlığı daha da artacak, gastronomi turizminde güçlü bir marka şehir haline gelecek ve dünya şehirleri arasında çok daha görünür bir konuma ulaşacaktır” diye konuştu. ASIRLARDIR DEVAM EDEN GÜÇLÜ BİR MİRAS Başkan Genç, Trabzon’un UNESCO Gastronomi Şehri hedefini destekleyen güçlü tarihi kaynaklara sahip olduğunu belirterek, “Elimizde bu hedefi destekleyen çok güçlü tarihi kaynaklar bulunuyor. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Trabzon mutfağına özel olarak yer verilmekte, hamsili pilakiden meyve zenginliğine kadar şehrimizin mutfak kültürü ayrıntılarıyla anlatılmaktadır. Osmanlı salnamelerinde Tonya tereyağı özel olarak zikredilmekte, bölgenin ürün kalitesi vurgulanmaktadır. Bütün bunlar Trabzon’un gastronomi kültürünün yeni değil, asırlardır devam eden güçlü bir miras olduğunu ortaya koymaktadır. Trabzon’un yüksek rakımlı coğrafyası, yayla kültürü, göç geleneği, iklimi, üretim biçimi ve yaşam kültürü mutfağımızı şekillendiren en önemli unsurlar olmuştur. Hamsiköy sütlacından Tonya tereyağına, Vakfıkebir ekmeğinden Akçaabat köftesine kadar birçok ürünümüz bu kültürel birikimin günümüze ulaşmış en önemli temsilcileridir” dedi. BİN 282 FARKLI YEME İÇME İŞLETMESİNE SAHİBİZ Başkan Genç, UNESCO Gastronomi Şehri adaylığı için hazırlanan başvuru dosyasının tarihi ve kültürel verilerin bilimsel çalışmalarla desteklenerek oluşturulduğunu ifade ederek, “Bütün bu tarihi ve kültürel verileri bilimsel çalışmalarla destekleyerek güçlü bir başvuru dosyası hazırlıyoruz. Trabzon’un bir diğer önemli avantajı ise köklü gastronomi işletmeleridir. Bugün şehrimizi ziyaret eden misafirlerimiz yaklaşık bin 282 farklı yeme içme işletmesinde Trabzon mutfağını deneyimleme fırsatı bulmaktadır. Elli yılı aşkın geçmişe sahip restoranlarımız, kuşaktan kuşağa aktarılan işletmecilik anlayışımız ve geleneksel pişirme tekniklerimizi yaşatan esnafımız bu başvurunun en güçlü yönlerinden biridir. Biz istiyoruz ki Trabzon mutfağı sadece lezzetiyle değil, hikayesiyle, tarihiyle, üretim kültürüyle ve sürdürülebilir yapısıyla da dünyada hak ettiği yeri alsın. Bu süreçte üniversitelerimiz, kamu kurumlarımız, meslek odalarımız, sektör temsilcilerimiz ve değerli basınımızla birlikte hareket edeceğiz. İnanıyorum ki Trabzon, sahip olduğu tarihi, kültürel ve gastronomik zenginliğiyle UNESCO Gastronomi Şehri ünvanını fazlasıyla hak eden şehirlerden biridir. Bu süreçte vereceğiniz katkılar ve göstereceğiniz destek bizim için çok kıymetlidir” şeklinde konuştu. 19 İŞARETLİ ÜRÜNÜMÜZÜN 9’U GASTRONOMİ ALANINDA Başkan Genç, “Şehrimize gelen ziyaretçilerin öncelikle dikkat ettiği iki temel konu vardır. Birincisi konaklama, ikincisi ise yeme içme kültürüdür. Bir başka ifadeyle gastronomidir. Biz inanıyoruz ki gastronomi alanında uluslararası standartları yakaladığımızda, Trabzon’un turizmine ve ekonomisine çok daha güçlü katkılar sağlayacağız. Trabzon’un en önemli avantajlarından biri de yerel üretim kültürüdür. Köy pazarlarımızda üreticilerimizin kendi emekleriyle yetiştirdiği taze sebzeler, yöresel otlar, mevsim meyveleri ve geleneksel ürünler doğrudan üreticiden tüketiciye ulaşıyor. Büyükşehir Belediyesi olarak bu anlayışı destekliyor, doğal üretimin ve yerel kalkınmanın yanında duruyoruz. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş 15 coğrafi işaretli ürünümüzün 9’u gastronomi alanındadır. Bunlar; Akçaabat köftesi, Trabzon kuymağı, Vakfıkebir ekmeği, Vakfıkebir külek peyniri, Tonya tereyağı, Hamsiköy sütlacı, Sürmene pidesi, Arsin Foşa fındığı ve Yomra elmasıdır. Bu ürünler, Trabzon’un kendine özgü üretim kültürünün ve mutfak zenginliğinin en önemli göstergeleridir. Coğrafi işaretli 9 gastronomi ürününe sahip olmak, UNESCO sürecinde elimizi güçlendiren en önemli avantajlarımızdan biridir” dedi. ŞEHRİMİZİN ULUSLARARASI MARKA DEĞERİNİ ARTIRACAK Gastronomi turizminin yalnızca turizm sektörüne değil, yerel ekonominin birçok alanına doğrudan katkı sağlayacağını ifade eden Başkan Genç, şöyle konuştu: “UNESCO üyeliği yalnızca bir ünvan değildir. Aynı zamanda kültürel mirasın korunmasını, yaşatılmasını ve gelecek kuşaklara aktarılmasını esas alan önemli bir uluslararası sorumluluktur. Biz de Trabzon olarak bu sorumluluğu üstlenmeye hazırız. Bu doğrultuda belediyemizin öncülüğünde yürütülecek adaylık süreci; şehrimizin uluslararası marka değerini artıracak, turizm gelirlerimizi yükseltecek, yerel üretimi güçlendirecek ve Trabzon’u Karadeniz’in gastronomi merkezi haline getirecek önemli bir adım olacaktır. Bu süreçte temel hedeflerimiz çok nettir. Trabzon’un yükselen turizm potansiyelini gastronomiyle desteklemek, yerel mutfak kültürümüzü uluslararası ölçekte görünür kılmak, restoran işletmeciliğinde kültürel etkileşimi artırmak, dünya mutfaklarının Trabzon’da yatırım yapmasını teşvik etmek, yerel üretici ile aile işletmeleri ve büyük işletmeler arasında sürdürülebilir bir gastronomi ekosistemi oluşturmak, genç kuşaklara mutfak mirasımızı aktarmak, coğrafi işaretli ürünlerimizin ekonomik değerini yükseltmek, gastronomi turizmini dört mevsime yaymak ve Trabzon’u Karadeniz’in gastronomi başkenti haline getirmektir.” TRABZON MUTFAĞI ÖMRÜ UZATIR Başkan Genç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bugün dünyada “Mavi Bölgeler” olarak adlandırılan, insanların en uzun ve sağlıklı yaşadığı bölgeler üzerine yapılan araştırmalar gösteriyor ki uzun yaşamın temelinde sağlıklı ve doğal beslenme, fiziksel hareket, güçlü aile bağları ve sosyal dayanışma yer alıyor. Bu noktada biz de iddialı bir cümle kuruyoruz: Trabzon mutfağı ömrü uzatır. Bu yalnızca slogan değildir. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Trabzon, ortalama yaşam süresi bakımından 80,3 yıl ile Türkiye’nin en uzun yaşam süresine sahip illeri arasında yer almaktadır. Doğal ürünlerimiz, güçlü mutfak kültürümüz ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarımızın bunda önemli bir payı olduğuna inanıyoruz. Bu vesileyle, UNESCO Gastronomi Şehri adaylık sürecimize katkı sunan tüm kurumlarımıza, bilim kurulumuza, hocalarımıza, paydaşlarımıza ve her zaman yanımızda olan değerli basın mensuplarımıza gönülden teşekkür ediyorum. İnşallah hep birlikte Trabzon’u dünyanın saygın gastronomi şehirlerinden biri haline getireceğiz.” ADAYLIK SÜRECİ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRMEDE BULUNDU Yönetim ve İletişim Danışmanı Dr. Muhammed Attila Sevim, UNESCO Gastronomi Şehri adaylık sürecinin aşamalarına ilişkin bilgilendirmede bulunarak, “İlk etapta niyet mektubumuzla birlikte hazırladığımız başvuru dosyamızı 27 Eylül 2026'ya kadar UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’na teslim etmemiz gerekiyor. UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’nun değerlendirmesinin ardından, 31 Ekim 2026 Dünya Şehircilik Günü’ne kadar 2027 yılı aday şehirleri açıklanacak. Bunun devamında ise kasım ve aralık aylarında başvuru dosyamızı UNESCO’nun çevrim içi başvuru sistemi üzerinden resmi olarak sunacağız. Başvurumuzun ardından dosyamız; UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nda yer alan gastronomi şehirlerinin incelemesi, UNESCO Genel Kurulu değerlendirmesi ve uzman komisyonların profesyonel değerlendirmesi olmak üzere üç aşamalı bir süreçten geçecek. Türkiye’den başka aday şehirlerimizin de olması mümkün. Ancak asıl rekabetin uluslararası düzeyde yaşanacağını biliyoruz. UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nın en fazla önem verdiği kriterlerden biri, şehirler arasındaki iş birliği ve ortak proje geliştirme kapasitesidir. Trabzon olarak bu noktada önemli avantajlarımız bulunuyor. Katmanlı tarihimiz, imparatorluk geçmişimiz ve farklı şehirlerle güçlü kültürel bağlar kurabilecek potansiyelimiz, adaylık sürecinde bize önemli katkı sağlayacaktır. Adaylık sürecinin 2027 yılının ekim ayında tamamlanmasını bekliyoruz. Hedefimiz, Trabzon’un UNESCO Gastronomi Şehri ünvanını almaya hak kazanmasıdır. Bunun için şehrimizin tüm paydaşlarıyla birlikte güçlü bir başvuru dosyası hazırlayacak ve Trabzon’un gastronomi alanındaki zenginliğini uluslararası platformda en iyi şekilde ortaya koyacağız” dedi. Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Yazıcıoğlu ve Bilim Kurulu Genel Sekreteri Doç. Dr. Mehmet Akif Şen de, Trabzon'un güçlü bir aday olduğunu belirterek, şehrin UNESCO Gastronomi Şehri ünvanını alacağına inandıklarını söylediler. DOKA Genel Sekreteri Kemal Akpınar ise sürece her türlü desteği sağlayacaklarını vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.