Hava Durumu

#Yerel Ürünler

Kırsal Haber - Yerel Ürünler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerel Ürünler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇİDEM Tarımsal Üretimin Yeni Merkezi Olacak Haber

ÇİDEM Tarımsal Üretimin Yeni Merkezi Olacak

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Seyitgazi Belediyesi iş birliğiyle, “2026 Eskişehir Yılı” vizyon projeleri kapsamında hayata geçirilen Çiftçi Destekleme ve Eğitim Merkezi (ÇİDEM), Seyitgazi Taşlıkköy’de düzenlenen törenle hizmete açıldı. Üretim, deneme, eğitim ve ürün işleme faaliyetlerini aynı çatı altında buluşturan merkez, Eskişehir’in tarımsal üretim gücünün artırılmasına ve çiftçilerin yeni üretim modelleriyle buluşturulmasına katkı sağlayacak. ÇİDEM KAPILARINI AÇTI Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Seyitgazi Belediyesi arasında imzalanan iş birliği protokolü doğrultusunda hayata geçirilen Çiftçi Destekleme ve Eğitim Merkezi (ÇİDEM), düzenlenen törenle kapılarını açtı. Taşlıkköy’de hizmet verecek olan ÇİDEM; çiftçilerin farklı üretim modellerini uygulamalı olarak görebileceği, deneyebileceği ve elde edilen sonuçları ekonomik açıdan değerlendirebileceği bir uygulama merkezi olarak tasarlandı. Merkezde gerçekleştirilecek çalışmalarla üreticilerin bilgi ve deneyimlerinin artırılması, tarımsal üretimde çeşitliliğin geliştirilmesi ve yenilikçi üretim yöntemlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. AÇILIŞ TÖRENİ YAPILDI Açılış törenine Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin yanı sıra Seyitgazi Kaymakamı Akgün Corav, Türkiye’de tarım ve hayvancılık sektörünün önde gelen isimlerinden onur konuğu Sencer Solakoğlu, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı, Yeni Parti İl Başkanı Talat Yalaz, ESOGÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Onur Koyuncu, belediye bürokratları, çiftçiler, üreticiler, oda ve birlik temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. ÜRETİM, EĞİTİM VE İŞLEME BİR ARADA ÇİDEM bünyesinde farklı tarımsal üretim alanlarının yanı sıra ürünlerin işlenmesine yönelik çalışmalar da gerçekleştirilecek. Merkezde kurulan distilasyon ünitesi ve gıda kurutma ünitesi ile tarımsal ürünlerin katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik uygulamalar yapılacak. Ayrıca tıbbi ve aromatik bitki varlığının artırılması, üreticilerin bu alandaki yeni üretim modellerine yönlendirilmesi ve bölgenin tarımsal potansiyelinin değerlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütülecek. 2026’NIN EN ÖNEMLİ PROJELERİNDEN BİRİ Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, açılışta yaptığı konuşmada Çiftçi Destekleme ve Eğitim Merkezi’nin 2026 Eskişehir Yılı kapsamında hayata geçirilen önemli projelerden biri olduğunu belirterek, “2026, plakamız 26 ve Eskişehir yılı olarak ilan ettiğimiz bu yılın en önemli açılışlarından birisinde bir aradayız.” dedi. ÇİDEM’in yalnızca Seyitgazi’ye değil, kentin tamamına hizmet vereceğini vurgulayan Ünlüce, “12 kırsal ilçemiz, Odunpazarı ve Tepebaşı Belediyelerimizin kırsal mahalleleri ile kentte yaşayıp tarıma ve hayvancılığa ilgi duyan herkesin yararlanacağı, yaşayan bir merkez olacak.” ifadelerini kullandı. Başkan Ünlüce konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı: “Burası gerçek bir eğitim, öğretim ve üretim merkezi olacak. Aslında çiftçimizin tam da ihtiyaç duyduğu bir yer olacak. Eskişehir’in tarım ve üretim alanında çok güçlü bir geçmişi var. İlk tohum ıslah merkezinin Eskişehir’de kurulması bunun en önemli göstergelerinden biri. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında tarımsal üretim ve araştırma alanında atılan önemli adımlardan söz ediyoruz. Bu vesileyle, hepinizin bildiği üzere, Ali Numan Kıraç’ı da burada saygıyla ve sevgiyle anmak istiyorum. Kuru tarımla ilgili ilk deneme istasyonlarından biri yine burada kuruluyor. Bugün üniversitemizde de onun adının bir yerleşkeye verilerek yaşatılıyor olması bizler için büyük bir gurur. Ne mutlu bizlere, ne mutlu Eskişehir’e. Eskişehir’de üçüncü şeker fabrikasının kurulması ve ilk köy enstitülerinden birinin burada hayata geçirilmesi de kentimizin tarım, eğitim ve üretim tarihindeki önemini gösteriyor. İşte böylesine güçlü bir geçmişe sahip olan Eskişehir’de, bu kadar kapsamlı bir Çiftçi Destekleme ve Eğitim Merkezi’ni kurmak da Eskişehir’e, bizlere yakışırdı diye düşünüyorum. Bugün bu gururla sizlerin karşısındayız. Burada kurduğumuz merkezin bütün Türkiye’ye ilham verecek, örnek olacak bir merkez olmasını istiyoruz. Bu iddiayla yola çıktık. Bunun için çok çalışıyoruz ve daha çok çalışmaya da devam edeceğiz.” Çiftçi Temsilcisi Belgin Bilici, kadın üreticilerin tarlada ve evde büyük bir sorumluluk üstlendiğini belirterek artan maliyetler, su sıkıntısı ve iklim şartlarının çiftçiyi zorladığına değindi. Bilici, ÇİDEM’in yeni üretim yöntemlerini öğrenmek ve tecrübe paylaşmak adına kadın üreticilere büyük katkı sunacağını ifade etti. Eskişehir Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlıkları Genel Sekreteri Fatma Çelik, tarımın yalnızca üretmek değil, çiftçinin emeğini ve ürününü korumak olduğunu vurgulayarak merkezin tarımsal güvenliğe ve üretime güç katacağını söyledi. Eskişehir Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Nejat Yatır, merkez sayesinde yeni yetişen genç çiftçilerin teknik anlamda güçleneceğini ve bu yatırımların Eskişehir tarımının geleceği için umut verici olduğunu belirtti. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, Eskişehir’in Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren tarımsal araştırmaların ve tohum ıslahının merkezi olduğunu hatırlattı. Verim artışı, doğru sulama, gübreleme ve toprağın korunması konularında merkezde yürütülecek bilimsel çalışmalara Ziraat Mühendisleri Odası olarak tam destek vereceklerini aktardı. Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, 2022'de BEBKA desteğiyle başlayan Taşlık Çiftlikköy projesinin kapsamını genişleterek ÇİDEM’e dönüştürdüklerini açıkladı. Merkezde topraksız çilek yetiştiriciliğinden tıbbi aromatik bitkilere, kurutma ve distilasyon tesislerinden küçükbaş/kanatlı hayvancılığa kadar geniş bir yelpazede uygulamalı eğitim verileceğini ve çocuklara yönelik atölyeler düzenleneceğini ifade etti. Başkan Uğur Tepe, “ÇİDEM’in kapıları yalnızca üreticilerimize değil, 7’den 70’e tüm hemşehrilerimize açık olacak. Çocuklarımızın toprağı tanımasını, üretimin aşamalarını yerinde görmesini ve çiftçinin emeğinin değerini öğrenmesini önemsiyoruz. Düzenleyeceğimiz atölyeler, eğitimler ve üretici buluşmalarıyla vatandaşlarımızı tarımla buluşturacağız. Üreticimiz de yeni bir ürünü veya üretim yöntemini kendi tarlasında uygulamadan önce burada görebilecek, sonuçlarını değerlendirebilecek ve kendisi için en uygun yöntemi belirleyebilecek. Kısacası ÇİDEM; üreticimiz ile bilgiyi, tarım ile teknolojiyi, çiftçimizin tecrübesi ile bilimin imkânlarını aynı noktada buluşturacak. 2022 yılında Taşlık Çiftlikköy ile başlayan süreci bugün ÇİDEM ile yeni bir anlayışla ileriye taşıyoruz. Bu süreçte bizlere her zaman destek olan Eskişehir Büyükşehir Belediyemize ve Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce’ye teşekkür ediyorum. ÇİDEM’in Seyitgazi’mize, Eskişehir’imize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hepinizin ayaklarına sağlık.” ifadelerini kullandı. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Seyitgazi’de atılan bu adımın bilimsel üretimi destekleyerek Türkiye’ye yeni bir tarım vizyonu sunduğunu ve üreticinin maliyet kaygılarına çözüm üreteceğini kaydetti. Yeni Parti İl Başkanı Talat Yalaz, Türkiye'nin tarımsal üretimde yeniden kendine yeten bir ülke konumuna gelmesi gerektiğini belirterek, açılan merkezin ülke çapında diğer yerel yönetimlere örnek teşkil edeceğini savundu. Konuşmasında Çiftçi Destekleme ve Eğitim Merkezi’nin önemine dikkat çeken onur konuğu Sencer Solakoğlu, tarımda yalnızca üretmenin değil; verimlilik, eğitim, teknoloji, doğru pazarlama ve katma değerli üretimin de büyük önem taşıdığını vurguladı. Solakoğlu, “Hepimizin ortak değeri, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ü burada anmak istiyorum. Çünkü onun vizyonu, tam da burada yapılan ve yapılmaya çalışılan, özellikle sürdürülebilir bir şekilde yapılmaya çalışılan bu anlayışla örtüşüyor. Bu kısım çok kıymetli. Büyükşehir Belediye Başkanımız da buna değindi. Çok önemli bir adım. Bizim vizyonumuzu bu kadar güzel özetleyip bir de icraata koyan belediye başkanlarıma gerçekten kalben, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak teşekkür ediyorum.” dedi. Merkezin yalnızca üretim aşamasına değil, ürünün üretildikten sonra işlenmesi, katma değer kazandırılması, markalaşması ve pazarlanmasına yönelik düşünce ve fikirlerin geliştirilmesine de katkı sağlayacağını belirten Solakoğlu, bu yönüyle merkezin çiftçiler için önemli bir buluşma ve öğrenme alanı olacağını dile getirdi. Konuşmasının sonunda merkezin tarımsal üretimin gelişmesine sağlayacağı katkının altını çizen Solakoğlu, tüm çiftçileri merkezden yararlanmaya davet ederek, gençlerin de burada edinecekleri bilgi ve deneyimlerle üretime yönelik yeni bir motivasyon kazanmasını temenni etti. BAŞKAN ÜNLÜCE ÜRETİM ALANLARINI İNCELEDİ Açılış töreninin ardından Başkan Ayşe Ünlüce ve beraberindeki heyet, ÇİDEM’de oluşturulan üretim alanlarını gezerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Merkezde örtü altı ve açık alan sebze yetiştiriciliği, topraksız çilek serası, tıbbi ve aromatik bitkiler, üzümsü meyveler ve meyve bahçesi gibi farklı ürünlerin yetiştirildiği alanları inceleyen Ünlüce ve beraberindeki heyet, üretim alanlarında gerçekleştirilen uygulamalar hakkında bilgi aldı. Ayrıca Başkan Ayşe Ünlüce ve beraberindeki heyet safran soğanı dikimi gerçekleştirdi. ÇİDEM’de farklı ürünlerin aynı merkezde denenmesinin, bölge çiftçileri açısından önemli bir uygulama alanı oluşturması hedefleniyor. YEREL ÜRÜNLER VE TARIMSAL ÇALIŞMALAR TANITILDI Açılış programı kapsamında ÇİDEM’de tarımsal üretim alanında faaliyet gösteren kurum, kuruluş ve birliklerin katkılarıyla çeşitli stantlar da kuruldu. Ziraat Mühendisleri Odası, Eskişehir Kent Konseyi, Arı Yetiştiricileri Birliği, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Koza Birlik ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan stantlarda Küllüoba Ekmeği, Dorlion Zeytinyağı, yerel tohumlar ve belediye bünyesinde üretilen çeşitli ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Diğer yandan ESMEK tarafından çadırlarda çocuklara yönelik faaliyetler düzenlendi. Stantlarda ayrıca Eskişehir’in tarımsal üretim potansiyeli, yerel ürünleri ve üreticilere yönelik çalışmalar hakkında da bilgilendirmeler yapıldı. Bilinçli üretimi desteklemek için ücretsiz toprak analizi de gerçekleştirildi. ARICILARA EĞİTİM VE ARI YEMİ DESTEĞİ ÇİDEM açılış programı kapsamında üreticilere yönelik eğitim çalışmaları da gerçekleştirildi. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nden Doç. Dr. Şaban Keskin tarafından “Arı Yetiştiriciliğinde Tropilaelaps Akarı ile Mücadele ve Sonbahar Bakımı” başlıklı eğitim düzenlendi. Arı yetiştiricilerinin yoğun ilgi gösterdiği eğitimde, arıcılıkta karşılaşılan sorunlar, sonbahar döneminde yapılması gereken bakım çalışmaları ve Tropilaelaps akarıyla mücadele konusunda bilgiler paylaşıldı. Eğitimin ardından Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından arı yetiştiricilerine arı yemi desteğinde bulunuldu. ÇİDEM ile Eskişehir’in tarımsal üretim kapasitesinin geliştirilmesi, çiftçilerin bilgi ve teknolojiyle buluşturulması, alternatif ve katma değerli üretim modellerinin yaygınlaştırılması ve üreticilerin ekonomik açıdan güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceği belirtildi.

İncir, Zeytin ve Üzümün Geleceği Tartışıldı Haber

İncir, Zeytin ve Üzümün Geleceği Tartışıldı

Mudanya Belediyesi’nin düzenlediği Tarım Çalıştayı’nda incir, üzüm ve zeytin üretiminin sorunları ile çözüm önerileri ele alındı. Üreticinin emeğinin karşılığını alması için atılabilecek adımların tartışıldığı çalıştayda, Mudanya tarımının geleceğine ilişkin yol haritasına yönelik öneriler geliştirildi. Mudanya Belediyesi, tarımsal kalkınmayı desteklemek, yerel üreticiyi güçlendirmek ve üretimi daha sürdürülebilir ve verimli hale getirmek amacıyla yürüttüğü çalışmalara bir yenisini ekledi. Mudanya TARIM iş birliğiyle “Mudanya’nın Bereketi: İncir – Üzüm – Zeytin” başlıklı Tarım Çalıştayı, Tirilye Taş Mektep Akademi’de düzenlendi. Sürdürülebilir yerel kalkınmaya katkı sağlamayı hedefleyen çalıştayda, Mudanya’nın tarımsal potansiyeli ve üretimin mevcut durumu değerlendirildi. İncir, üzüm ve zeytinin üretimden pazarlamaya uzanan sorunları tartışılırken, tarımsal verimliliği artırmak, üreticiyi desteklemek ve yerel üretimi güçlendirmek için çözüm önerileri paylaşıldı. Çalıştaya akademisyenler, muhtarlar, üreticiler, sektör temsilcileri ve kamu kurumu temsilcileri katıldı. “HER ÜRÜNÜN ARKASINDA EMEK VAR” Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Mudanya Belediye Başkan Yardımcısı Volkan Keçeci, “Her ürünün arkasında yılların birikimi, üreticinin emeği ve toprağa duyulan bağlılık var” dedi. Mudanya’nın zeytin, incir ve üzümüyle önemli bir tarım kenti olduğunu belirtti. Ürünlerin her birinin arkasında yılların birikiminin, üreticinin emeğinin ve toprağa duyulan bağlılığın olduğunu söyleyen Keçeci, şöyle konuştu: “Tarımın geleceği açısından önümüzde önemli başlıklar bulunuyor. İklim değişikliği, su kaynakları, toprak sağlığı, üretim maliyetleri ve üreticinin emeğinin karşılığını alamaması bunların başında geliyor. Özellikle bilimsel bilgi ile üreticimizin deneyimini buluşturmayı ve çalıştaydan uygulanabilir sonuçlar çıkarmayı önemsiyoruz. Mudanya’nın toprağını, üretimini ve tarımsal değerlerini geleceğe birlikte taşıyabilmek dileğiyle çalıştaya katkı sunan tüm akademisyenlerimize, uzmanlarımıza, üreticilerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” TARIMIN GELECEĞİ İÇİN BİLİMSEL ÖNERİLER Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Gürbüz, “Mudanya Tarımının Geleceği” isimli sunumunda pazarlama, coğrafi işaret, tescil miktarları, iklim, bitki sağlığı ve gastronomi başlıklarında son gelişmeleri aktardı. Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, “Toprak Sağlığı ve Besleme” başlıklı sunumunda Mudanya’da gerçekleştirdikleri toprak analizi verilerini paylaştı. Zeytin başta olmak üzere tarımsal ürünlere çok fazla önem verilmesi gerektiğini söyleyen Aksoy, üreticilerin destekleneceği politikaların hayata geçmesinin önemini vurguladı. Yüksek Ziraat Mühendisi Arca Atay ise “Ekolojik Tarım” başlıklı sunumunda organik tarım sisteminin Türkiye’deki verilerini paylaştı. Organik tarımın 1984 yılında başladığını ve 2004 yılında kanunlaşarak yürürlüğe girdiğini belirten Atay, Türkiye’de sertifikalı 37 bin çiftçinin olduğunu söyledi. Organik tarımın iklim krizine ve tarıma olan etkilerinden de bahseden Atay, en büyük katkısının toprak karbonunu artırması olduğunu ifade etti. TEMATİK TOPLANTILAR DÜZENLENDİ Sunumların ardından “İncir ve Üzüm: Mudanya’nın Saklı Değeri”, “Zeytin: Mudanya’nın Köklü Değeri ve Geleceği” ve “Kırsal Kalkınma, Örgütlenme, Gastronomi ve Agro Turizm” isimleriyle kurulan tematik masalarda ürünlerin kuvvetli ve zayıf yönleri, tehditler ve fırsatlar konularında katılımcıların fikirleri ve önerileri alındı. Üretimden pazarlamaya, ürün kalitesinden markalaşmaya kadar uzanan tarımsal değer zincirinin değerlendirildiği çalıştay, farklı paydaşların bilgi ve deneyimlerini bir araya getirerek Mudanya tarımının geleceğine yönelik öneriler ortaya koydu. Çalıştayda gün boyunca Taş Mektep Terası’nda zeytin, zeytinyağı, siyah incir ve kara üzüm başta olmak üzere yerel ürünler, kurulan stantlarda sergilendi.

KUDAKA’dan Yerel Değerlere Destek: Anadoludakiler Programı Başladı Haber

KUDAKA’dan Yerel Değerlere Destek: Anadoludakiler Programı Başladı

Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA), bölgenin köklü kültürünü ve yerel mirasını ekonomik değere dönüştürecek dev bir adımı hayata geçiriyor. 2026 Yılı Çalışma Programı ve Bütçesi kapsamında hazırlanan Anadoludakiler Coğrafi İşaretli Ürünlerin Üretimi ve Tanıtımı Mali Destek Programı, 17 Eylül 2026 tarihi itibarıyla resmen ilan edildi. Toplam bütçesi 75 milyon TL olan bu program; Erzurum, Erzincan ve Bayburt illerindeki tescilli veya tescil süreci başlamış coğrafi işaretli ürünlerin üretim ve tanıtım kapasitesini artırmayı hedefliyor. Yerel Ürünler "Anadoludakiler" Markasıyla Küresel Pazara Açılıyor Programın temel amacı; Doğu Anadolu’nun özgün lezzetlerini ve kültürel değerlerini sürdürülebilir bir ekonomik modele dönüştürmek. Bu kapsamda Erzurum, Erzincan ve Bayburt’ta yerel üretici örgütlerinin rekabet gücünün artırılması, ürünlerin işleme ve kalite altyapılarının güçlendirilmesi ile ulusal ve uluslararası pazarlara erişimin kolaylaştırılması planlanıyor. Desteklenecek projelerde üç temel öncelik öne çıkıyor: Coğrafi işaretli ürünlerin turizmle entegre bir şekilde tanıtılması ve deneyim alanlarının oluşturulması. Et, süt ve arıcılık gibi bölge için hayati önem taşıyan sektörlerde üretim, işleme ve kalite standartlarının yükseltilmesi. Üretimde kullanılan yerel ve doğal kaynakların sürdürülebilir, katma değerli yöntemlerle işlenmesine yönelik altyapıların kurulması. Proje Başına 10 Milyon TL’ye Varan Destek ve Önemli Şartlar KUDAKA tarafından sağlanan destek oranları projenin toplam uygun maliyetinin yüzde 25’i ile yüzde 50’si arasında değişecek. Proje başına verilecek destek miktarı asgari 2 milyon TL, azami ise 10 milyon TL olarak belirlendi. Uygulama süreleri 12 ile 24 ay arasında planlanan projelerde kritik bir zorunluluk da bulunuyor: Her projenin uygun bütçesinin yüzde 10 ile yüzde 25’lik kısmı, "Anadoludakiler" markasıyla bütünleşik tanıtım, pazarlama ve satış faaliyetlerine ayrılmak zorunda. Programa kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, kooperatifler ve birlikler başvuru yapabilecek. Bireysel başvuruların kabul edilmediği programda gerçek kişiler başvuru sahibi olamayacak. Başvuru Takvimi ve Eğitim Süreçleri Projelerin Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden 9 Kasım 2026 saat 23.50’ye kadar onaylanması gerekiyor. Sistem üzerinden alınan taahhütnamelerin ise 16 Kasım 2026 saat 18.00’e kadar e-imza ile ya da elden/posta yoluyla KUDAKA’ya teslim edilmesi şart. KUDAKA, potansiyel başvuru sahiplerini bilgilendirmek amacıyla bölgede kapsamlı bir toplantı ve eğitim programı da başlattı. Yüz yüze bilgilendirme toplantıları 23 Eylül'de Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası'nda başlayarak, 24 Eylül'de Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası, 25 Eylül'de Bayburt Valiliği, 6 Ekim'de Oltu İlçe Belediyesi ve 7 Ekim'de Pasinler İlçe Belediyesi bünyesinde 14.00-15.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Ayrıca proje hazırlık sürecini kolaylaştırmak amacıyla 8 ve 9 Ekim 2026 tarihlerinde saat 13.00-15.00 arasında Zoom platformu üzerinden çevrim içi KAYS başvuru eğitimleri verilecek. Programın tüm detaylarına ve başvuru rehberine KUDAKA’nın resmi internet sitesindeki "Açık Destek Programları" bölümünden ulaşılabiliyor.

Troia Bağ Yolu İçin Yeni Adım Haber

Troia Bağ Yolu İçin Yeni Adım

Çanakkale’nin tarihi, kültürel ve gastronomik değerlerini bağcılık mirasıyla buluşturan Troia Bağ Yolu’nun tanıtım çalışmaları Eceabat’ta gerçekleştirilen Etruscan Deneyimi ve Troia Bağ Yolu sunumuyla devam etti. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın destekleriyle yürütülen tanıtım programında turizm profesyonelleri ve davetliler bir araya geldi. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nı Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Çelik temsil etti. Troia Bağ Yolu’nun hedefleri anlatıldı Etruscan Hotel’de gerçekleştirilen programda, Troia Bağ Yolu projesinin kapsamı, stratejik yaklaşımı ve destinasyon oluşturma hedefleri ele alındı. Sunumda Çanakkale’nin sahip olduğu tarihi ve kültürel mirasın yanı sıra bağcılık, yerel ürünler ve gastronomi değerlerinin turizm ekseninde bir araya getirilmesiyle oluşturulabilecek yeni deneyimler değerlendirildi. Troia Bağ Yolu Proje Strateji Danışmanı Vildan Elif Bozkurt, projenin vizyonu, stratejisi ve bölgeyi bir destinasyon olarak geliştirme hedefleri hakkında bilgi verdi. Bağcılık Tarihi Müzesi Küratörü ve Tur Rehberi Murat Yankı Asmadan ise Çanakkale ve çevresindeki bağcılık kültürünün tarihsel gelişimini anlatarak bölgenin bağcılık mirasının turizm deneyimine dönüştürülmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çanakkale’nin turizm potansiyeli öne çıkarılacak Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Çelik, Çanakkale’nin Troia başta olmak üzere güçlü bir tarihi ve kültürel mirasa sahip olduğunu belirterek bağcılık kültürü, yerel ürünler ve gastronomik zenginliklerin de kentin turizm potansiyelini güçlendirdiğini ifade etti. Çelik, Troia Bağ Yolu’nun bu değerleri bütüncül bir yaklaşımla ele almasının ve ziyaretçilere farklı bir destinasyon deneyimi sunmayı hedeflemesinin önemli olduğunu vurguladı. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası olarak turizm çeşitliliğinin geliştirilmesini ve yerel değerlerin ekonomik değere dönüştürülmesini desteklediklerini belirten Çelik, projenin Çanakkale’nin tanıtımına ve kentin turizmden aldığı payın artırılmasına katkı sağlayacağına inandıklarını söyledi. Etruscan Deneyimi ve Troia Bağ Yolu lansman sunumu, Çanakkale’nin bağcılık, gastronomi, kültür ve turizm değerlerinin bir arada değerlendirilerek yeni turizm deneyimlerine dönüştürülmesine yönelik önemli bir buluşma olarak gerçekleştirildi.

Başkan Ataç: ''Çiftçinin Emeği, Bu Ülkenin Geleceğidir'' Haber

Başkan Ataç: ''Çiftçinin Emeği, Bu Ülkenin Geleceğidir''

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, çiftçilerin artan üretim maliyetleri ve gelir kaybı etkileri altında üretimi sürdürmeye çalıştığını belirterek, “Çiftçi ayakta kalırsa kent de ayakta kalır, sofra da bereketli olur” dedi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Tarımsal üretimin yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; toplumsal refah ve ülkenin geleceği açısından stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Ataç, çiftçilerin her geçen gün daha ağır koşullarda üretim yaptığını ifade etti. Başkan Ataç, mazot, gübre, yem, ilaç, elektrik, sulama ve işçilik maliyetlerindeki artışların üreticinin belini büktüğünü belirterek şunları söyledi: “Çiftçimiz bugün tarlasına giderken mazotu, ürününü yetiştirirken gübreyi, sulama yaparken elektriği, hayvanını beslerken yemi düşünmek zorunda kalıyor. Üretim maliyetleri artıyor ama çiftçimizin emeğinin karşılığı aynı oranda artmıyor. Üreten kazanamıyor, tüketen pahalıya ulaşıyor. Bu tablo sürdürülebilir değildir.” Başkan Ataç, çiftçinin yaşadığı sorunun yalnızca kırsalın değil, toplumun tamamının sorunu olduğunu vurgulayarak, “Çiftçi üretmezse pazar boşalır, sofra küçülür, kent yoksullaşır, ülke dışa bağımlı hale gelir. Bu nedenle çiftçiyi korumak, aslında toplumun tamamını korumaktır” dedi. Çiftçiyi desteklemek tercih değil zorunluluktur Çiftçinin desteklenmesinin bir tercih değil, kamusal sorumluluk olduğunu vurgulayan Ataç, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Üretim maliyetleri düşürülmeli, çiftçinin emeği değerinde karşılık bulmalı, küçük üretici korunmalı, yerel ürünler desteklenmelidir. Kırsal yaşamı güçlendirmeden sağlıklı kentler kuramayız. Tarımı güçlendirmeden ekonomik bağımsızlıktan söz edemeyiz. Toprağa emek veren, alın teriyle bu ülkenin sofrasına bereket taşıyan tüm çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyorum. Çiftçimizin emeği varsa umut vardır, bereket vardır, gelecek vardır.” “Tarımı, Enerjiyi ve Çevreyi Birlikte Düşünüyoruz” Tepebaşı Belediyesi olarak üretimin, emeğin, çevrenin ve yerel kalkınmanın yanında olduklarını belirten Başkan Ataç, belediyenin temiz enerji yatırımlarına da dikkat çekti. Başkan Ataç, “Bugünün dünyasında tarımı, enerjiyi ve çevreyi birbirinden ayrı düşünemeyiz. İklim krizi en çok çiftçimizi etkiliyor. Kuraklık, aşırı sıcaklar, düzensiz yağışlar ve artan enerji maliyetleri üreticimizin yükünü artırıyor. Tepebaşı Belediyesi olarak güneş panellerimizle temiz enerji üretiyor, kamu kaynaklarını daha verimli kullanıyor ve doğaya olan yükümüzü azaltıyoruz. Bizim için sürdürülebilirlik, çiftçinin, üreticinin, çocuklarımızın ve gelecek kuşakların hakkını koruma meselesidir” ifadelerini kullandı. “Küçük üreticinin emeğini görünür kılıyoruz” Tepebaşı Belediyesi’nin kırsal kalkınma anlayışında küçük üreticilerin desteklenmesinin ve yerel ürünlerin öne çıkarılmasının önemli yer tuttuğunu belirten Ataç, Kızılinler ve Uludere’de düzenlenen hasat şenliklerinin bu yaklaşımın somut örneklerinden olduğunu söyledi. Başkan Ataç, “Kırsal kalkınma; üreticinin toprağında kalması, köylerin yaşamaya devam etmesi, yerel ürünlerin değer kazanması, kadın emeğinin görünür olması ve gençlerin üretimden kopmaması demektir. Kızılinler’de ve Uludere’de gerçekleştirdiğimiz hasat şenlikleriyle küçük üreticilerimizin emeğini görünür kılıyor, yerel ürünlerimizin tanıtılmasına katkı sunuyoruz. Bu şenlikler, toprağa, üretime, yerel kültüre ve çiftçinin alın terine sahip çıkma iradesidir” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.