Hava Durumu

#Yerel Yönetimler

Kırsal Haber - Yerel Yönetimler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yerel Yönetimler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KUDAKA’dan Yerel Değerlere Destek: Anadoludakiler Programı Başladı Haber

KUDAKA’dan Yerel Değerlere Destek: Anadoludakiler Programı Başladı

Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA), bölgenin köklü kültürünü ve yerel mirasını ekonomik değere dönüştürecek dev bir adımı hayata geçiriyor. 2026 Yılı Çalışma Programı ve Bütçesi kapsamında hazırlanan Anadoludakiler Coğrafi İşaretli Ürünlerin Üretimi ve Tanıtımı Mali Destek Programı, 17 Eylül 2026 tarihi itibarıyla resmen ilan edildi. Toplam bütçesi 75 milyon TL olan bu program; Erzurum, Erzincan ve Bayburt illerindeki tescilli veya tescil süreci başlamış coğrafi işaretli ürünlerin üretim ve tanıtım kapasitesini artırmayı hedefliyor. Yerel Ürünler "Anadoludakiler" Markasıyla Küresel Pazara Açılıyor Programın temel amacı; Doğu Anadolu’nun özgün lezzetlerini ve kültürel değerlerini sürdürülebilir bir ekonomik modele dönüştürmek. Bu kapsamda Erzurum, Erzincan ve Bayburt’ta yerel üretici örgütlerinin rekabet gücünün artırılması, ürünlerin işleme ve kalite altyapılarının güçlendirilmesi ile ulusal ve uluslararası pazarlara erişimin kolaylaştırılması planlanıyor. Desteklenecek projelerde üç temel öncelik öne çıkıyor: Coğrafi işaretli ürünlerin turizmle entegre bir şekilde tanıtılması ve deneyim alanlarının oluşturulması. Et, süt ve arıcılık gibi bölge için hayati önem taşıyan sektörlerde üretim, işleme ve kalite standartlarının yükseltilmesi. Üretimde kullanılan yerel ve doğal kaynakların sürdürülebilir, katma değerli yöntemlerle işlenmesine yönelik altyapıların kurulması. Proje Başına 10 Milyon TL’ye Varan Destek ve Önemli Şartlar KUDAKA tarafından sağlanan destek oranları projenin toplam uygun maliyetinin yüzde 25’i ile yüzde 50’si arasında değişecek. Proje başına verilecek destek miktarı asgari 2 milyon TL, azami ise 10 milyon TL olarak belirlendi. Uygulama süreleri 12 ile 24 ay arasında planlanan projelerde kritik bir zorunluluk da bulunuyor: Her projenin uygun bütçesinin yüzde 10 ile yüzde 25’lik kısmı, "Anadoludakiler" markasıyla bütünleşik tanıtım, pazarlama ve satış faaliyetlerine ayrılmak zorunda. Programa kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, kooperatifler ve birlikler başvuru yapabilecek. Bireysel başvuruların kabul edilmediği programda gerçek kişiler başvuru sahibi olamayacak. Başvuru Takvimi ve Eğitim Süreçleri Projelerin Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden 9 Kasım 2026 saat 23.50’ye kadar onaylanması gerekiyor. Sistem üzerinden alınan taahhütnamelerin ise 16 Kasım 2026 saat 18.00’e kadar e-imza ile ya da elden/posta yoluyla KUDAKA’ya teslim edilmesi şart. KUDAKA, potansiyel başvuru sahiplerini bilgilendirmek amacıyla bölgede kapsamlı bir toplantı ve eğitim programı da başlattı. Yüz yüze bilgilendirme toplantıları 23 Eylül'de Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası'nda başlayarak, 24 Eylül'de Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası, 25 Eylül'de Bayburt Valiliği, 6 Ekim'de Oltu İlçe Belediyesi ve 7 Ekim'de Pasinler İlçe Belediyesi bünyesinde 14.00-15.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Ayrıca proje hazırlık sürecini kolaylaştırmak amacıyla 8 ve 9 Ekim 2026 tarihlerinde saat 13.00-15.00 arasında Zoom platformu üzerinden çevrim içi KAYS başvuru eğitimleri verilecek. Programın tüm detaylarına ve başvuru rehberine KUDAKA’nın resmi internet sitesindeki "Açık Destek Programları" bölümünden ulaşılabiliyor.

Edirne Belediyesi B40 Toplantılarında Balkan Kentleri İle Buluştu Haber

Edirne Belediyesi B40 Toplantılarında Balkan Kentleri İle Buluştu

Edirne Belediyesi, Balkan kentleri arasındaki iş birliğini geliştirmek ve yerel yönetimlerin ortak sorunlarına yönelik çözüm önerilerini değerlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Edirne Belediyesini temsilen İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Dilara Merve Aydoğan ile Edirne Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’ne bağlı Avrupa Birliği ve Uluslararası İlişkiler Birimi Personeli Can Mert Çeker, B40 Balkan Şehirleri Ağı tarafından 6–8 Eylül 2026 tarihlerinde Hırvatistan’ın Zagreb kentinde düzenlenen çalışma grubu toplantılarında yer aldı. B40’ın 2026 Dönem Başkanlığını yürüten Zagreb Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantılarda, Edirne Belediyesi’nin yanı sıra Bijeljina, Chania, Köstence, İstanbul, Kotor, Larissa, Saraybosna, Muğla, Novo Mesto, Tetovo, Tuzla ve Zagreb’den belediye temsilcileri bir araya geldi. Programın ana gündemini, yerel yönetimlerin değişen ihtiyaçları ve kentlerin karşı karşıya kaldığı ortak sorunlar oluşturdu. Yerel Demokrasi ve Göç Çalışma Grubu’nda vatandaşların yerel karar alma süreçlerine katılımının artırılması, kamu hizmetlerinde yapay zekâdan yararlanılması, mahalle ölçeğinde yenilikçi uygulamalar ve gençlere yönelik kültürel çalışmalar ele alındı. Edirne Belediyesi’nin katıldığı bir diğer çalışma grubu olan Yerel İklim Eylemi Çalışma Grubu’nda ise kentlerin iklim değişikliğinin etkilerine karşı daha dirençli hale getirilmesi gündeme geldi. Özellikle kentsel ısı adaları, artan sıcaklıklara karşı dayanıklılığın artırılması, yeşil alanların geliştirilmesi, vatandaş odaklı kentsel yeşillendirme ve iklim dirençli kamusal alanların oluşturulması konuları ele alındı. İklim değişikliğinin kent yaşamı üzerindeki etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği bir dönemde, yeşil alanların artırılması ve kamusal alanların iklim koşullarına uyumlu hale getirilmesinin yerel yönetimler açısından taşıdığı önem vurgulandı. EDİRNE BELEDİYESİ UYGULAMALARI YERİNDE İNCELEDİ Zagreb’deki program yalnızca toplantılarla sınırlı kalmadı. Programın son gününde gerçekleştirilen saha ziyaretlerinde, Zagreb Belediyesi tarafından uygulanan bazı yerel hizmet modelleri ve kentsel projeler yerinde incelendi. Edirne Belediyesi temsilcileri, Göçmenler için Tek Durak Merkezi (One Stop Shop for Migrants) ile Green Courtyard (Yeşil Avlu) uygulamalarını ziyaret ederek çalışmaları yerinde gözlemledi

Orman Yerleşim Arayüzlerinde Yapılaşma Standartları Çanakkale'de Değerlendirildi Haber

Orman Yerleşim Arayüzlerinde Yapılaşma Standartları Çanakkale'de Değerlendirildi

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) tarafından Türkiye Ormancılar Derneği (TOD) ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Şehir Plancıları Odası (ŞPO) iş birliğiyle yürütülen “Orman-Yerleşim Arayüzü Yapılaşma Standartları Rehberi” çalışması kapsamında “Orman Yerleşim Arayüzü Alanlarında Yangın Güvenliği ve Yapılaşma Standartları Çalıştayı” düzenleniyor. TBB tarafından, ormanlarla bitişik veya orman içi yerleşimlere sahip belediyelerin karşı karşıya kaldığı sorunların ele alınması ve bu alanlarda alınabilecek önlemlere ilişkin ortak bir yaklaşım geliştirilmesi amacıyla başlatılan “Orman-Yerleşim Arayüzü Yapılaşma Standartları Rehberi” çalışmasının ikinci aşaması Çanakkale’de gerçekleştiriliyor. Orman Yerleşim Arayüzü Alanlarında Yangın Güvenliği ve Yapılaşma Standartları Çalıştayı’nda sahadaki deneyimler ve mevcut sorunlar üzerinden rehbere girdi oluşturacak çözüm önerileri ele alınıyor. Çalıştayın açılışında Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız, TOD Genel Başkanı Ahmet Hüsrev Özkara ve TMMOB Şehir Plancıları Odası Afet Çalışmaları Merkezi Koordinatörü Dr. Gencay Serter konuşma yaptı. Erkek: “Ormanlarımızı ve tarım arazilerimizi korumak zorundayız” Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, çalıştayın Çanakkale’de gerçekleştirilmesini anlamlı bulduğunu belirterek kentin son yıllarda büyük orman yangınları nedeniyle ciddi travmalar ve acılar yaşadığını ifade etti. Çanakkale’nin olağanüstü bir ekosisteme sahip olduğunu vurgulayan Erkek, “Ekosistemi korumak ve gelecek nesillere aktarmak çok çok önemli.” dedi. İklim değişikliğinin yarattığı olumsuz sonuçlara karşı merkezi yönetim, yerel yönetimler, meslek odaları ve ilgili tüm paydaşların uyum ve dayanışma içinde çalışmasının önemine dikkati çeken Erkek, depremlere, yangınlara, heyelanlara, sellere ve taşkınlara karşı dirençli kentlerin oluşturulması gerektiğini söyledi. Çanakkale’nin geçmişte büyük sel ve taşkınlar da yaşadığını hatırlatan Erkek, kentte iklim değişikliği ve sıfır atık alanlarında çalışmalar yürütüldüğünü, çevre yatırımları ve su yönetimi konularında da çalışmalar yapıldığını belirtti. Orman yangınlarının ciddi ekolojik krizlere yol açtığını ifade eden Erkek, yangın sonrasında yanan alanların ekosistemin kendini toparlayabilmesi için korunmasının önemine değinerek, “Bugün maalesef Türkiye’nin birçok yerinde ormanların içerisinde yerleşimler görüyoruz. Ormanlarımızı ve tarım arazilerimizi mutlaka korumak zorundayız” ifadelerini kullandı. Çalıştay kapsamında ortaya çıkacak çıktı, bildiri ve rehberlerin önem taşıdığını söyleyen Erkek, “Bu rehber bize gerçekten rehberlik edecek.” diyerek çalışmaya katkı sunan TBB’ye, TOD’a, TMMOB Şehir Plancıları Odasına, akademisyenlere ve çalışma arkadaşlarına teşekkür etti. Yıldız: “Rehber, yerel yönetimlerimiz için yol gösterici bir kaynak olacak” TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız, iklim krizinin etkisiyle artan sıcaklıkların orman yangınlarının yayılma hızını ve şiddetini artırdığına dikkat çekerek, yangınların yalnızca ekolojik bir kriz olmaktan çıkarak yerleşim yerlerini, can ve mal güvenliğini, tarım alanlarını ve altyapıyı tehdit eden çok boyutlu bir afet haline geldiğini belirtti. Yıldız, kentleşme politikaları ve bütüncül planlamadan uzak yerleşim kararlarının orman alanları üzerindeki insan baskısını artırarak riskleri büyüttüğünü ifade etti. TBB’nin belediyelerin kurumsal kapasitelerini güçlendirmek ve kentleri afetlere karşı dirençli hale getirmek gibi önemli bir sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Yıldız, “Belediyelerimizin karşı karşıya kaldığı sorun alanlarında, onlara bilimsel temellere dayanan, uygulanabilir ve ufuk açıcı politikalarla destek olmak, Birliğimiz açısından büyük bir sorumluluktur.” dedi. Bu sorumluluk doğrultusunda ŞPO ve TOD iş birliğinde “Orman-Yerleşim Arayüzü Yapılaşma Standartları Rehberi” çalışmasının başlatıldığını aktardı. Çalışmanın ilk etabında İzmir’in Seferihisar ve Menderes ilçelerine saha ziyareti gerçekleştirildiğini belirten Yıldız, yangınlardan etkilenen yerleşimlerin ve yangın riski yüksek orman-yerleşim arayüzlerinin yerinde incelendiğini, bu alanlarda yaşayan yurttaşların deneyimlerinin ve karşılaştıkları sorunların dinlendiğini söyledi. Çanakkale’de çalışmanın ikinci aşamasına geçildiğini ifade eden Yıldız, rehberin sahadaki sorunlar, bilgi ve deneyimler ile ortaya konulacak çözüm önerilerinden besleneceğini kaydetti. “Yapılaşma Standartları Rehberi, siz değerli katılımcıların sahada karşılaştıkları sorunlar ve paylaşılacak bilgi ve deneyimlerden hareketle ortaya konulacak çözüm önerilerinden beslenecek, yerel yönetimlerimiz için güçlü ve yol gösterici bir kaynak olacaktır.” diyen Yıldız, çalıştay ve rehberle mevzuattaki eksikliklerin tespit edilmesi, belediyelerin imar uygulamalarına katkı sağlayacak çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve orman-yerleşim arayüzlerinde alınması gereken önlemlerin yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini belirtti. Özkara: “İklim değişikliği orman yangınlarında belirleyici bir faktör” TOD Genel Başkanı Ahmet Hüsrev Özkara, giderek büyüyen orman yangını tehdidinin özellikle yerleşim alanları üzerindeki etkisinin nasıl azaltılacağının ele alınmasının önemine dikkat çekti. İklim değişikliğinin yangınlar ve diğer afetler açısından belirleyici bir faktör olduğunu belirten Özkara, “İklim değişikliği gerçekten çok önemli bir değişken ve yaşadığımız olaylar özellikle orman yangınları ve diğer afetlerle ilgili son derece belirleyici bir faktör.” dedi. Son yıllardaki yangın sayısı ve yanan alanlardaki artışa işaret eden Özkara, “Rakamlar açık bir şekilde hem adet olarak hem alan olarak bize şu gerçeği gösteriyor: İklim değişikliğinin henüz farkında değiliz, henüz bu konuda kendimizi yeteri kadar ifade edecek çalışmaları maalesef hayata geçiremiyoruz.” ifadelerini kullandı. Orman yangınlarıyla mücadelede kurumlar arası iş birliğinin önemine vurgu yapan Özkara, sorunların birlikte değerlendirilerek ortak bir sistemin harekete geçirilmesi gerektiğini söyledi. Bu yaklaşımı “bütünleşik orman yangınlarıyla mücadele yönetimi” olarak tanımlayan Özkara, “Bu durum artık bir kurumun işin altından çıkacağı bir noktadan çıkmıştır, bu sadece Orman Genel Müdürlüğünün başarabileceği bir iş değildir.” dedi. Serter: “Orman yangınları yükselen yeni kentsel risk” ŞPO Afet Çalışmaları Merkezi Koordinatörü Dr. Gencay Serter ise şehir planlama mesleğinin temel faaliyet alanlarından birinin riskleri tespit etmek, mümkün olduğunda ortadan kaldırmak ve gerçekleşmesi halinde etkilerini en aza indirecek faaliyet ve arazi kullanım kararlarını belirlemek olduğunu söyledi. Afetlere karşı önlem alma yaklaşımının uzun yıllar ikinci plana atıldığını belirten Serter, “Gerçekleşmesi muhtemel risklere karşı önlem alma düşüncesi; maalesef ülkemizde uzun yıllardır hep ikinci plana atılmış ve bu yanlış tutum yaşanan her afette yıkıcı sonuçlar yaratarak kendini acı bir şekilde hatırlatmıştır.” ifadelerini kullandı. Ekonomik getiri odaklı yaklaşımların afet riskleri karşısında ciddi sonuçlar doğurabildiğine dikkat çeken Serter, “Halbuki, türü her ne olursa olsun yaşanan bir afet, elde edilen tüm ekonomik getirileri bir anda yok edebilmekte, sebep olduğu can kayıplarıyla toplumumuzda tarifi mümkün olmayan acılara sebep olmaktadır.” dedi. Serter, orman yangınlarına ilişkin mevzuatın yeterli seviyede olmadığını ve kentleşme süreçlerinde bu afet türünün adeta göz ardı edildiğini ifade etti. Orman yerleşim arayüzlerinde yapılaşma standartları değerlendirildi Açılış konuşmalarının ardından “Orman Yerleşim Ara Yüzü Alanlarında Yapılaşma Standartları” başlıklı panel gerçekleştirildi. Doç. Dr. Cihan Erdönmez’in moderatörlüğündeki panelde Prof. Dr. Doğan Dursun, Prof. Dr. Arzu Başaran Uysal, Prof. Dr. Cumhur Güngöroğlu ve Orman Mühendisi Vehbi Tutmaz konuşmacı olarak yer aldı. Çalıştayın öğleden sonraki bölümünde ise üç ayrı atölye çalışması gerçekleştirilecek. Atölyelerde; yerleşim ve orman bitişiğindeki orman alanlarında yaşanan sorunlar, eksiklikler ve alınabilecek önlemler ele alınacak. Çalıştayın sonunda ise atölye çalışmalarından elde edilen çıktıların sunumu gerçekleştirilecek.

Manisa’da Bağcılığın Geleceği İçin Ortak Akıl Buluşması Haber

Manisa’da Bağcılığın Geleceği İçin Ortak Akıl Buluşması

Manisa’da düzenlenen Bağcılık ve Tarım Çalıştayı’nda, kentin tarımsal üretiminde önemli bir yere sahip olan bağcılık sektörü ele alındı. Çalıştayda sektörün mevcut durumu, üreticilerin yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri değerlendirildi. Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Şehzadeler Bağbozumu Şenlikleri kapsamında 7 Eylül 2026 tarihinde “Bağcılık ve Tarım” konulu çalıştay gerçekleştirildiği belirtildi. Çalıştayda Manisa tarımının güncel durumu, bağcılık sektörünün mevcut yapısı, üretimde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Manisa’nın bağcılık alanındaki üretim gücünün daha da geliştirilmesine yönelik görüşler de ele alındı. Bağcılık sektörünün geleceği değerlendirildi Üreticilerin karşılaştığı sorunlara çözüm yollarının belirlenmesi ve sektörün geleceğine yönelik değerlendirmelerin yapılması amacıyla düzenlenen çalıştay; kamu kurumları, yerel yönetimler, akademisyenler, sektör temsilcileri ve üreticileri bir araya getirdi. Çalıştaya Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Karayılan, Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürü Akay Ünal, İl Müdür Yardımcısı Serdar Mersinli, Şehzadeler İlçe Tarım ve Orman Müdürü Gökmen Kaya ve Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap’ın yanı sıra sektör temsilcileri, akademisyenler ve üreticiler katıldı. Hedef üretim gücünü artırmak Çalıştayda, Manisa’nın bağcılık alanındaki üretim potansiyelinin geliştirilmesi, üreticilerin sorunlarına yönelik çözüm önerilerinin ortaya konulması ve sektörün geleceğine ilişkin ortak akıl oluşturulması hedeflendi. Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün paylaşımında, kentin tarımsal zenginliğini geleceğe taşımak, bağcılığı güçlendirmek ve üreticilerin emeğini daha değerli hale getirmek amacıyla ortak çalışmaların sürdürüleceği vurgulandı.

Kırsal Kalkınmada Dev Adım: 130 Milyon Dolarlık Projede 3. Faz Başladı Haber

Kırsal Kalkınmada Dev Adım: 130 Milyon Dolarlık Projede 3. Faz Başladı

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi (KDAKP) kapsamını büyütüyor. Afyonkarahisar, Karabük, Kayseri ve Kütahya’nın da dahil olmasıyla proje 12 ile ulaştı. Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde toplam 130 milyon dolar bütçe ile hayata geçirilen iki dev projeden biri olan Göksu Taşeli Havzası Kalkınma Projesi (GTHKP) tamamlanırken, Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi (KDAKP) yeni fazıyla sahaya iniyor. KDAKP Faz 3 ile birlikte kırsal kalkınmada yeni bir dönem başlarken, 2030 yılına kadar yapılacak yatırımların yol haritası netleşti. 12 İle Ulaşan Büyük Kalkınma Hamlesi İlk iki fazında elde ettiği başarıların ardından etki alanını genişleten KDAKP, kırsalda yaşayan dezavantajlı nüfusun sosyal ve ekonomik refahını artırmayı hedefliyor. Doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ile iklim değişikliğine uyum kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan proje, 3. fazı ile toplam 12 şehirde eş zamanlı yürütülüyor. 69 Bin Haneye Touch Eden 1,5 Milyar TL'lik Yatırım Projenin Kastamonu, Bartın, Sinop, Çankırı, Adana, Mersin, Osmaniye ve Kahramanmaraş’ta yürütülen ilk iki fazında devasa bir başarıya imza atıldı: 78 ilçe ve 2 bin 954 köyde yaklaşık 69 bin haneye ulaşıldı. 74 milyon avro bütçeli bu süreçte sulama sistemlerinden pazaryerlerine kadar 1,5 milyar TL’nin üzerinde destek sağlandı. 100 bin kadın ve 60 bin gence doğrudan ulaşıldı. Üretici örgütlerinin kurumsal kapasitelerini geliştirmek amacıyla 26 milyon TL kaynak aktarıldı. Faz 3 İçin 46 Milyon Avroluk Yeni Bütçe KDAKP Faz 3; Afyonkarahisar, Karabük, Kayseri ve Kütahya illerinin 28 ilçe ve 681 köyünde uygulanacak. 46 milyon avro finansmanla desteklenen yeni faz sayesinde çok daha fazla üreticiye ve kırsal haneye ulaşılması hedefleniyor. 2030'a Kadar Yatırım Planları Hazır Kayseri'de düzenlenen lansman programı ile kamuoyuna duyurulan Faz 3 sürecinde; dört yeni ilin Stratejik Yatırım Planları tamamlandı. Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler ve üretici örgütlerinin katılımıyla Yerel Kalkınma Platformları kurularak 2030 yılına kadarki yatırım hedefleri belirlendi.

Odunpazarı Belediyesi'nden Üreticiye Bilim Destekli Tarım Hamlesi Haber

Odunpazarı Belediyesi'nden Üreticiye Bilim Destekli Tarım Hamlesi

Odunpazarı Belediyesi, tarımsal üretimde verimliliği artırmak ve üreticileri bilimsel yöntemlerle desteklemek amacıyla düzenlediği "Kalkanlı Yeni Çeşit Deneme ve Çiftçi Eğitim Merkezi Tarla Günü"nde çiftçileri uzmanlarla buluşturdu. Kalkanlı Mahallesi'nde gerçekleştirilen etkinlikte, Eskişehir'in iklimine uygun 15 farklı buğday, arpa ve tritikale çeşidi üreticilerin beğenisine sunuldu. Tarla Günü'ne Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi İkinci Başkanı ve NBC Tarım A.Ş. Kurucu Ortağı Dr. Necmettin Polat, Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nihat Çuhadar, muhtarlar ve çok sayıda üretici katıldı. BAŞKAN KURT: "TARIM BAĞIMSIZ TÜRKİYE'NİN EN TEMEL GÜCÜDÜR" Programda konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, tarımın bir ülkenin ekonomik gücünün ve bağımsızlığının temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. "Tarım bağımsız Türkiye'nin en temel gücüdür. Tarımı güçlü olmayan bir ülkenin ekonomisinin de güçlü olması kolay değildir" diyen Kurt, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığına dikkat çekti. Bir kamyon buğday satılarak ancak bir cep telefonu alınabildiğini hatırlatan Kurt, bu durumun tarım ürünleri ile sanayi ürünleri arasındaki fiyat dengesizliğini açıkça ortaya koyduğunu belirterek, "Bu tablo, üreticinin emeğinin gerçek değerini bulamadığını gösteriyor" dedi. Türk tarımının uzun yıllardır yeterince desteklenmediğini ifade eden Kurt, bunun hem üretimde hem de ülke ekonomisinde önemli kayıplara yol açtığını söyledi. Yerel yönetimler olarak üreticinin yanında olmayı sürdüreceklerini belirten Kurt, "Üretimi desteklemeyen, üreticiyi teşvik etmeyen hiçbir anlayış köylünün refahını sağlayamaz. Belediye olarak kırsal mahallelerdeki imkânlarımızı üreticimizin yararına kullanıyor, yeni üretim modellerini deniyor ve başarılı sonuçları çiftçilerimizle paylaşarak onların önünü açmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Kurt, Tarla Günü kapsamında gerçekleştirilen deneme çalışmalarının üreticilere yol göstereceğine inandığını belirterek projede emeği geçen belediye çalışanlarına, akademisyenlere ve paydaş kurumlara teşekkür etti. 15 FARKLI ÇEŞİT ÜRETİCİYLE BULUŞTU Odunpazarı Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü koordinasyonunda, Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi, NBC Tarım A.Ş. ve Odunpazarı Ziraat Odası iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, kurulan deneme parsellerinde 9 buğday, 3 arpa, 2 ata buğdayı ve 1 tritikale çeşidi tanıtıldı. Üreticiler, çeşitlerin gelişim durumlarını doğal tarla koşullarında inceleme fırsatı bulurken, ziraat mühendislerinden verim, dayanıklılık ve iklim uyumu konusunda uygulamalı bilgi aldı. BAŞKAN KURT'A TEŞEKKÜR Programda konuşan Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi İkinci Başkanı ve NBC Tarım A.Ş. Kurucu Ortağı Dr. Necmettin Polat, Ziraat Mühendisleri Odası olarak her zaman üreticilerin yanında olduklarını belirtti. Polat, üreticiyi bilimsel çalışmalarla buluşturan bu projeyi hayata geçiren Odunpazarı Belediyesi'ne ve Başkan Kazım Kurt'a teşekkür etti. Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu da Tarla Günü'nün üreticilerin yeni çeşitleri yerinde görerek değerlendirmesi açısından önemli bir çalışma olduğunu ifade ederken, çiftçiye verdiği desteklerden dolayı Başkan Kazım Kurt'a teşekkür etti. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nihat Çuhadar ise yerel yönetimlerin tarıma yönelik ortak çalışmalarının kırsal kalkınmaya önemli katkı sunduğunu söyleyerek, üreticiyi destekleyen projeleri nedeniyle Odunpazarı Belediyesi'ni ve Başkan Kazım Kurt'u kutladı. Tarla Gününde Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, protokolde bulunan isimler ve üreticiler deneme alanlarını gezerek farklı tohum çeşitlerini yerinde inceledi, uzmanlardan birebir bilgi aldı. Bilimsel verilerle desteklenen uygulamalı eğitimlerin, bölge tarımında verimliliğin artırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

Yağışlı Kış Yanıltmasın: 2026 Yazında Büyük Yangın Riski Kapıda! Haber

Yağışlı Kış Yanıltmasın: 2026 Yazında Büyük Yangın Riski Kapıda!

Kamuoyunda oluşan "kış yağışlı geçti, yangın olmaz" algısı büyük bir hataya dönüşebilir. Uzmanlar uyarıyor: Yağışlar orman altı örtüsünü ve otları coşturdu; Temmuz ayında beklenen %82'lik El Niño dalgası bu bitkileri canlı birer bombaya dönüştürebilir. Türkiye genelinde bol yağışlı geçen kış ve ilkbahar ayları, kamuoyunda yanıltıcı bir rahatlama hissi yarattı. Ancak Doç. Dr. Okan Ürker’in analizlerine göre, orman yangını riski sadece düşen yağış miktarıyla değil, peyzajda biriken "yakıt yükü" ve yazın yaşanacak kuruma hızıyla belirleniyor. 2026 yazına girerken hidrolojik göstergeler olumlu görünse de, kapıdaki El Niño tehlikesi Akdeniz Havzası için tam bir risk çarpanı haline gelmiş durumda. Yangın Üçgeni ve "Yakıt Yükü" Yönetimi Nedir? Orman yangınlarının arkasındaki bilimsel gerçeği anlamak için yangın üçgenine bakmak gerekiyor. Bir yangının başlaması ve büyümesi için üç unsur şart: Isi, oksijen ve yanıcı madde (yakıt). Havada bulunan oksijeni kontrol etmek imkansızdır. Isı kaynağını (insan hatası, yıldırım vb.) eğitimlerle azaltsak bile sıfıra indirmek mümkün değildir. Bu durumda geriye müdahale edebileceğimiz tek bir değişken kalıyor: Yanıcı maddeleri yönetmek. Yakıt Yükü Nedir? Orman yangınları literatüründe "yakıt"; benzin veya kömür değil; kuruyan otlar, çalılar, maki örtüsü, devrik ağaçlar, kozalaklar ve yerleşim yerlerinin etrafındaki her türlü yanıcı bitki atığıdır. Yağışlı kış sonrası hızla büyüyen bu otsu bitkiler, ani sıcaklık yükselişi ve kuru rüzgarlarla birleştiğinde en kolay tutuşan "ince yakıtlara" dönüşür. Temmuz 2026 İçin Korkutan Tahmin: %82 El Niño Olasılığı ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’nin (NOAA) Mayıs 2026 değerlendirme raporu, yangın riskinin boyutunu gözler önüne seriyor. Rapora göre, Temmuz ayına kadar küresel olarak El Niño koşullarının gelişme ihtimali %82. Türkiye, El Niño’dan doğrudan etkilenmese de bu küresel doğa olayı Akdeniz Havzası'ndaki sıcak hava dalgalarını tetikliyor, yaz kuraklığını uzatıyor ve bağıl nemi kritik seviyelere düşürüyor. Kışın coşan otsu örtünün, El Niño kaynaklı aşırı sıcaklar ve insan ihmaliyle birleşmesi durumunda, özellikle Ege ve Akdeniz kuşağında yangınların hızla afete dönüşebileceği belirtiliyor. Yangınlar Artık Sadece "Orman İçi" Bir Mesele Değil Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi (EFFIS) verilerine göre, 2025 yılında Avrupa Birliği genelinde yanan alan miktarı tarihi rekor kırdı. Türkiye'de de benzer bir tablo hakim. Geçtiğimiz yıl çıkan yangınların çok büyük bir kısmı ormanlık alanların dışında başlayıp rüzgarla ormana sıçradı. Bugün gelinen noktada yangın riski orman sınırlarını aşarak şu alanları tehdit ediyor: Tarım arazileri, anız bölgeleri ve boş parseller Yol kenarları ve enerji nakil hatlarının çevresi Yazlık siteler, kırsal mahalleler ve kır-kent arayüzleri Yangın Sezonu Öncesi Kim, Ne Yapmalı? Yangınla mücadelede başarı, sadece uçak ve helikopter sayısıyla ölçülemez. Asıl başarı, yangın hiç çıkmadan önce yapılan risk azaltımı ve temizlik çalışmalarıdır. Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları geldiğinde önlem almak için artık çok geç kalınmış olacak. İşte kurumlar, yerel yönetimler ve vatandaşlar düzeyinde acilen tamamlanması gereken hazırlıklar: 1. Kurumlar (OGM ve Bakanlıklar) Sadece müdahale değil, önleyici yakıt yönetimi planlanmalı. Riskli alanlarda mekanik seyreltme, budama, enerji hatları çevresinde şerit temizliği yapılmalı ve bilimsel kontrollü yakma uygulamaları devreye alınmalı. 2. Belediyeler ve Yerel Yönetimler İtfaiye hazırlığının ötesine geçilmeli. Mahalle ve yazlık site çevrelerindeki boş parsellerde kuru ot temizliği zorunlu tutulmalı. Kaçış/tahliye yolları açık tutulmalı, su ikmal noktaları netleştirilmeli. 3. Vatandaşlar ve Çiftçiler Ev ve bahçe çevrelerinde "savunulabilir alanlar" yaratılmalı. Çatılarda ve oluklarda biriken kuru yapraklar temizlenmeli; tüp, odun, plastik gibi yanıcı maddeler ev duvarlarına bitişik istiflenmemeli. Kaynak, spiral, ot biçme ve biçerdöver gibi kıvılcım çıkaran işlemler günün en sıcak ve rüzgarlı saatlerinde kesinlikle yapılmamalı. Orman yangınları artık sadece ormancıların değil; turizmciden çiftçiye, belediyeden her bir vatandaşa kadar hepimizin ortak sorumluluğudur. Yangına dirençli peyzajlar oluşturmak, afeti kapımızdan uzak tutmanın tek yoludur.

İBB Başkanvekili Nuri Aslan: ''Sağlık Tam Bir İyilik Halidir'' Haber

İBB Başkanvekili Nuri Aslan: ''Sağlık Tam Bir İyilik Halidir''

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Sağlıklı Kentler Forumu’nda konuştu. Aslan, “Dünya Sağlık Örgütü’nün de tanımladığı gibi; sağlık, tam bir iyilik halidir. Bu anlayışla kentimize yaşam vadileri, yeni parklar ve yeşil alanlar kazandırıyor; kamusal meydanları insanların bir araya gelebileceği ortak yaşam alanlarına dönüştürüyoruz” dedi. 153 belediyeyi ortak bir vizyon etrafında buluşturan Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, İstanbul’da toplandı. Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen foruma İBB Başkanvekili Nuri Aslan da katıldı. Dönem Başkanlığını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın yaptığı Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin forumun açılış konuşmasını yapan Aslan, sözlerine İstanbul’un seçilmiş Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını ileterek başladı. Aslan, konuşmasına şu şekilde devam etti; “Sözlerime başlamadan önce, İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını sizlere iletmek isterim. Kendisi bugün burada olmayı çok arzu ederdi. Ekrem Başkanımız, seçildiği ilk günden itibaren İstanbul için ‘Adil, Yeşil ve Yaratıcı’ vizyonunu ortaya koymuş; tüm çalışmaları doğru strateji ve planlamayla hayata geçirmek adına büyük bir mücadele başlatmıştır. Bu mücadelemiz kararlılıkla devam etmektedir. Yol arkadaşları olarak bizler, onun bıraktığı yerden aynı azimle çalışıyor; süreci, kendisi geri döndüğünde hiçbir aksama olmadan devralacağı şekilde yürütüyoruz.” “EKREM BAŞKAN ÖNCÜLÜĞÜNDE BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİREREK BİLİM KURULLARI KURDUK” “Ekrem Başkanımız öncülüğünde yerel yönetimlerde bir ilki gerçekleştirerek Bilim Kurulları kurduk. Attığımız her adımı bilime dayandırdık. Tıp merkezlerimiz, bütünleşik halk sağlığı merkezlerimiz ve sosyal uyum destek merkezlerimizle her vatandaşımızın sağlık hizmetine adilce ulaşmasını sağlıyoruz. Sağlığın sadece fiziksel bir durum olmadığının bilincindeyiz. Dünya Sağlık Örgütü’nün de tanımladığı gibi; sağlık, tam bir iyilik halidir. Bu anlayışla kentimize yaşam vadileri, yeni parklar ve yeşil alanlar kazandırıyor; kamusal meydanları insanların bir araya gelebileceği ortak yaşam alanlarına dönüştürüyoruz. Toplu ulaşım yatırımlarını büyütürken çevre ve iklim politikalarını önceliyor, afetlere karşı altyapı çalışmalarımızı ve kritik ulaşım hatlarındaki güçlendirme faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. İstanbul’un geleceğini şekillendirecek 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı üzerinde sivil toplum kuruluşları, bakanlıklar, valilik ve tüm devlet kurumlarıyla eş güdüm içinde çalışıyoruz.” “BİZİM TÜM ÇALIŞMALARIMIZIN ODAĞINDA İNSAN YAŞAMI VARDIR.” “Bizim tüm çalışmalarımızın odağında insan yaşamı vardır. Kaygı, gelecek korkusu ve derin adaletsizlik hissinin olduğu bir toplumda gerçek bir ‘iyilik hali’ mümkün değildir. Bu nedenle; ‘Yuvamız İstanbul’ Çocuk Etkinlik Merkezlerimiz, spor salonlarımız, öğrenci yurtlarımız, Anne Kart uygulamamız, Kent Lokantalarımız, kütüphane ve ders atölyelerimiz, sosyal yardımlarımız; adil ve eşit bir kent oluşturma irademizin birer tezahürüdür. Tek bir amacımız var: Kentimizi ve insanımızı anlamak, doğru işlere imza atmak. Dünya hızla değişiyor; enerji ve su kaynaklarımız, nüfusumuz ve ekonomimiz dönüşüyor. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: ‘Yerinde duran, geriye gidiyor demektir. İleri, daima ileri!’ Bir asır önce sanayi devrimini yakalamak ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için devrimler yapıyorduk ve bu yolda çok mesafe katettik. Bugün Türkiye, coğrafyasında çok güçlü bir konuma sahip. Ancak şehirleşmede de devasa bir artış yaşadık. Eskiden nüfusun yüzde 20’si şehirlerde yaşarken, bugün bu oran yüzde 90’lara ulaştı. Doğayla bütünleşik kentler kurmanın yollarını arıyoruz. Pandemi süreci bizlere gösterdi ki şehirlerimiz aynı zamanda sağlığın ve salgının da merkezidir. Su kaynaklarının korunması, kuraklıkla mücadele, gıda ve enerji güvenliği artık ulusların kaderini belirleyen unsurlar haline gelmiştir. Şehirlerimizde yeşil ve gri arasında amansız bir mücadele sürüyor ve bu konuların hepsi birbirine bağlıdır. Bir bölgedeki kuraklık başka bir yerde göçü tetikliyor; enerji krizi üretimi, üretim ise toplumsal eşitliği etkiliyor. Bu trendleri okumak, şehirlerimizin kaderini belirleyecek politikalarda bize yol gösterecektir.'' “BİZLER ORTAK ÇALIŞMA KÜLTÜRÜNÜ VE DAYANIŞMAYI KENTLERİMİZİN GELECEĞİ ADINA ÇOK KIYMETLİ BULUYORUZ” “Bugün burada deneyimlerimizi paylaşmaktan ve ortak akılla hareket etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Tarihin ve Boğaz’ın kucaklaştığı bu eşsiz şehirde geleceğe bakıyoruz. Çünkü 21. yüzyılda şehirleri sadece binalar ve yollar değil; dayanışma, bilim ve insan odaklı yönetim anlayışı ayakta tutar. Demokrasi; birlikte düşünmek, birbirinden öğrenmek ve iyiliği birlikte büyütmektir. Bu dönem birlik başkanlığı görevini yürüten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay, kapsayıcı ve uzlaşmacı yaklaşımıyla yerel yönetimler arasında güçlü bir diyalog köprüsü kurmuştur. Bizler de bu ortak çalışma kültürünü ve dayanışmayı kentlerimizin geleceği adına çok kıymetli buluyoruz. Bu duygularla, 45. Olağan Meclis Toplantımızın ve Sağlıklı Kentler Forumu’nun ülkemize, şehirlerimize ve tüm yurttaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. İstanbul’umuza yeniden hoş geldiniz; ayağınıza, emeğinize sağlık.” Daha sonra Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Cemil Tugay ve Cork Sağlıklı Şehirler Siyasi Temsilcisi Tony Fitzgerald da kısa birer konuşma yaptı. Açılış konuşmalarının ardından günün ilk oturumu sonlandı. Sağlıklı kentler forumu, “Gıda Düğümü”, “Su Düğümü”, “Enerji Düğümü” ve gün son paneli olan Koridorlarla geçiş oturumuyla devam edecek.

Başkan Melek Mızrak Subaşı Romanya’da Ödülleri Teslim Aldı Haber

Başkan Melek Mızrak Subaşı Romanya’da Ödülleri Teslim Aldı

Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Romanya’da düzenlenen NALAS 21. Genel Kurulu’na katıldı. Encümen üyesi olduğu Marmara Belediyeler Birliği adına "İyi Uygulama Örnekleri" ödülünü alan Subaşı, bölgedeki yeşil belediyecilik çalışmalarının uluslararası başarıya ulaştığını vurguladı. ​NALAS Genel Kurulu’nda Bilecik Temsili ​Güneydoğu Avrupa Yerel Yönetimler Dernekleri Ağı (NALAS) 21. Genel Kurulu, bu yıl Romanya’da gerçekleştirildi. Marmara Belediyeler Birliği üyesi belediye başkanları ve temsilcilerinin yer aldığı programda Bilecik Belediyesi’ni Başkan Melek Mızrak Subaşı temsil etti. ​Bölgedeki yerel yönetimlerin iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen genel kurulda, sürdürülebilir şehirler ve yerel yönetimlerin geleceği masaya yatırıldı. ​Marmara’nın Yeşil Uygulamalarına Uluslararası Ödül ​Marmara Bölgesi'ndeki belediyelerin hayata geçirdiği "İyi Uygulama Örnekleri", NALAS seçim komitesi tarafından ödüle layık görüldü. MBB Encümen Üyesi sıfatıyla ödülü teslim alan Başkan Subaşı, tören sonrası yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: ​"Marmara belediyelerinin iyi uygulama örneklerinin seçim komitesi tarafından başarılı bulunması ve bu özel ödülün encümen üyesi olduğum Marmara Belediyeler Birliği’ne verilmesi bizler için büyük bir onur. Genel Sekreterimiz M. Cemil Arslan ve Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan ile birlikte bu gururu paylaştık." ​2026 Yeşil Şampiyonlar Ödülü Mustafa Bozbey Adına Teslim Alındı ​Törende ayrıca, Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in öncülüğünde yürütülen proje dikkat çekti. “Döngüsel Ekonomi” kategorisinde 2026 Yeşil Şampiyonlar Ödülü’nü almaya hak kazanan proje, bölgenin çevre vizyonunu tescilledi. Başkan Subaşı, Sayın Bozbey adına bu anlamlı ödülü teslim almanın kendisi için ayrı bir gurur kaynağı olduğunu belirtti. ​"Hedefimiz Adil, Yeşil ve Dirençli Kentler" ​Başkan Melek Mızrak Subaşı, ulusal ve uluslararası gelişmeleri yakından takip ederek Bilecik ve Marmara Bölgesi için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. Subaşı; "Bölgemizde adil, yeşil ve dirençli kentler hedefiyle çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Belediye başkanlarımızla gerçekleştirdiğimiz fikir alışverişleri son derece verimli geçti," diyerek emeği geçenlere teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.