Hava Durumu

#Yeşil Dönüşüm

Kırsal Haber - Yeşil Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeşil Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir Sanayi Odasına Dünya Çapında “En İyi Oda” Büyük Ödülü Haber

Eskişehir Sanayi Odasına Dünya Çapında “En İyi Oda” Büyük Ödülü

Eskişehir Sanayi Odası’nın yeşil dönüşüm ve verimlilik alanındaki çalışmalarıyla kazandığı Asya-Pasifik şampiyonluğu, Filipinler’de düzenlenen törenle taçlandı. Asya-Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Konfederasyonu (CACCI) Ödülleri’nde Büyük Oda Kategorisi birinciliğine layık görülen Eskişehir Sanayi Odası (ESO), ödülünü Filipinler’de gerçekleştirilen törende teslim aldı. Bu başarıyla Eskişehir sanayisinin dönüşümüne öncülük eden ESO’nun çalışmaları uluslararası alanda bir kez daha takdir gördü. Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore ve Avustralya’nın da aralarında bulunduğu 27 ülkeyi kapsayan CACCI bünyesinde kazanılan DÜNYA ÇAPINDA “EN İYİ ODA” BÜYÜK ÖDÜLÜ; ESO’nun üyelerine yönelik yeşil dönüşüm, yalın üretim, dijitalleşme ve verimlilik çalışmalarının başarısını ortaya koydu. “Bu ödül, fabrikalarımızda başlayan dönüşümün dünyadaki karşılığıdır” Ödüle ilişkin değerlendirmede bulunan ESO Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir’in üretim gücünü uluslararası platformlarda temsil etmekten gurur duyduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Eskişehir’de sanayicilerimizle birlikte başlattığımız dönüşümün bugün Filipinler’de böylesine anlamlı bir ödülle taçlanması hepimiz için büyük bir gurur. Bu ödül, fabrikalarımızda başlayan dönüşümün, üretime yansıyan bilginin ve ortak emeğin dünyadaki karşılığıdır. Üyelerimizin daha verimli üretmesi, kaynaklarını daha etkin kullanması ve küresel rekabette güçlenmesi için attığımız adımların uluslararası alanda takdir görmesi, çalışma azmimizi daha da artırıyor.” Eskişehir’den dünyaya örnek çalışmalar ESO, Model Fabrikası ve Sürdürülebilir Yeşil Sanayi Birimi aracılığıyla son dört yılda 100’den fazla firmaya karbon ayak izi hesaplaması ve sürdürülebilirlik raporlamasında doğrudan destek sağladı. Yeşil Yakalı Akademisi’nde 200’ün üzerinde lider yetiştirilirken, 100’ün üzerinde üye firmada yalın dönüşüm ve dijital dönüşüm olgunluk analizleri tamamlandı. Farklı kurumlardan sağlanan 4,5 milyon avronun üzerindeki kaynak, üyelerin yeşil ve dijital dönüşümünü hızlandırmak ve rekabet gücünü artırmak amacıyla kullanıldı. Kesikbaş, bu başarının ortak bir emeğin eseri olduğunu vurgulayarak, “Bu ödülü; üreten, istihdam sağlayan ve şehrimizin geleceğine yatırım yapan tüm sanayicilerimiz adına alıyoruz. Meclisimize, Yönetim Kurulumuza, üyelerimize ve özveriyle çalışan ekibimize teşekkür ediyorum. Eskişehir sanayisinin başarılarını dünya sahnesine taşımaya devam edeceğiz. Birlikte inandık, birlikte başardık. Bu gurur hepimizin.” dedi.

Eskişehir Sanayi Odası 58. Kuruluş Yıl Dönümünü Kutluyor Haber

Eskişehir Sanayi Odası 58. Kuruluş Yıl Dönümünü Kutluyor

Eskişehir Sanayi Odası (ESO), 1 Kasım 1968 tarihinde başlayan yolculuğunun 58. yıl dönümünü kutluyor. ESO Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, odanın 58 yıllık geçmişine ve Eskişehir sanayisinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eskişehir Sanayi Odası'nın 58. kuruluş yıl dönümünü gururla kutladıklarını belirten Eskişehir Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, sanayicilerin emeği ve cesaretiyle büyüyen odanın, birlikte üretme anlayışıyla şehrin ve ülkenin kalkınmasına katkı sunduğunu ifade etti. ESO Vizyon 2030 ile Eskişehir sanayisinde yeni hedefler Gelecek dönemde en önemli sorumluluklarının köklü birikimi bilim ve teknolojiyle geleceğe taşımak olduğunu vurgulayan Kesikbaş, ESO Vizyon 2030 kapsamında Eskişehir'i teknoloji geliştiren, tasarım yapan, yüksek katma değer üreten ve dünya ile rekabet eden küresel bir sanayi merkezi hâline getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Üniversitelerin bilimsel birikimini sanayinin üretim gücüyle buluşturmak istediklerini kaydeden Kesikbaş, gençlerin fikirlerini Eskişehir'de ürüne, girişime ve ekonomik değere dönüştürebileceği bir gelecek için çalıştıklarını dile getirdi. Birlikte üretmenin gücüyle yeni ufuklara Sanayideki ilerlemeyi toplumsal dönüşümün de itici gücü olarak gördüklerini ifade eden Kesikbaş, bilime güvenen, yeniliğe açık, kadınların ve gençlerin potansiyelini üretime ve karar süreçlerine taşıyan bir anlayışı geliştirmek istediklerini söyledi. Teknolojik gelişmenin refaha, fırsat eşitliğine ve daha nitelikli bir yaşama dönüşmesinin önemine dikkat çekti. ESO'dan verimlilik, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm çalışmaları Eskişehir Sanayi Odası bünyesinde faaliyet gösteren Teknoloji Üreten Eskişehir Model Fabrikası, ESO Akademisi ve Sürdürülebilir Yeşil Sanayi Birimi ile bu hedeflere somut katkılar sunduklarını belirten Kesikbaş, verimlilikten dijitalleşmeye, yeşil dönüşümden uluslararasılaşmaya kadar uzanan çalışmaların merkezinde insan ve ortak geleceğin bulunduğunu vurguladı. Eskişehir'in sanayideki başarısının kalıcı olması için birlikte üretme ve başarma kültürünün önemine işaret eden Kesikbaş, sanayiciler, çalışanlar, üniversiteler ve tüm paydaşlarla aynı hedef doğrultusunda buluşmanın en büyük güçleri olduğunu ifade etti. 58 yıllık miras geleceğe taşınacak Eskişehir Sanayi Odası'nın 58 yıllık geçmişinde emeği bulunan herkese teşekkür eden Celalettin Kesikbaş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Odamıza emek veren tüm başkanlarımıza, yönetim kurullarımıza, meclislerimize, meslek komitelerimize ve çalışanlarımıza şükranlarımı sunuyor; aramızdan ayrılanları rahmetle anıyorum. 58 yıllık mirasımızı, bilimin rehberliğinde ve ortak akılla geleceğe taşıyacağız."

Egeli İhracatçılara 2,16 Milyar TL İhracat Desteği Haber

Egeli İhracatçılara 2,16 Milyar TL İhracat Desteği

Egeli ihracatçılar 2026 yılının 9 aylık döneminde 2 milyar 158 milyon dolarlık ihracat desteklerinden yararlandı. Ticaret Bakanlığı'nın ihracatçılara sağladığı ihracat desteklerinin ihracatçılara ulaşmasına aracılık eden Ege İhracatçı Birlikleri, 2026 yılının ocak–eylül döneminde 2025 yılının aynı dönemine göre ihracat desteklerinde yüzde 18,2'lik artışla 2 milyar 158 milyon TL’ye ulaştı. Yurt dışı fuar katılımı ile Marka ve TURQUALITY destekleri toplam tutarın yüzde 52,4’ünü oluştururken, küresel tedarik zinciri, e-ihracat ve yeşil dönüşüme yönelik desteklerdeki artışlar dikkat çekti. Ege İhracatçı Birlikleri, ihracatçıların uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmalarına yönelik Ticaret Bakanlığı desteklerine erişiminde aracılık görevini sürdürüyor. EİB, 2026 yılının ocak – eylül döneminde toplam 7 bin 685 destek dosyası sonuçlandırdı. Öztürk: “Devlet destekleri ihracatçılarımızın rekabet gücünü besliyor” Devlet desteklerinin firmaların uluslararası arenada rekabetçiliklerine katkı sağladığını ve büyüme hedeflerine destek olduğuna dikkat çeken Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Yeni bir pazara girmek, o pazarda kalıcı olmak ve markamızı büyütmek uzun vadeli emek ve kaynak gerektiriyor. Ticaret Bakanlığımızın sunduğu destekler, ihracatçılarımızın bu süreçlerdeki mali yükünü hafifleterek pazarlama, tanıtım, markalaşma ve ürün geliştirme çalışmalarına daha fazla kaynak ayırmasına katkı sağlıyor. Firmalarımızın mevcut müşterileriyle ilişkilerini güçlendirmeleri, yeni alıcılara ulaşmaları ve uluslararası rekabet güçlerini geliştirmeleri açısından bu destekleri çok değerli buluyoruz” dedi. Fuar ve markalaşma destekleri öne çıktı 2026 yılının ocak–eylül döneminde en yüksek destek tutarı, 674,7 milyon TL ile yurt dışı fuar katılımında gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,5 artan bu desteği, yüzde 45,9 artışla 456,1 milyon TL’ye ulaşan Marka ve TURQUALITY desteği izledi. Yurt içi fuar katılım desteği de yüzde 67,3 artarak 258,2 milyon TL oldu. Yurt içi ve yurt dışı fuar katılım desteklerinin toplamı 932,9 milyon TL’ye ulaştı. Fuarların ihracatçıların alıcılarla doğrudan temas kurmasını sağladığını belirten Öztürk, “Firmalarımız fuarlarda ürünlerini tanıtıyor, yeni iş bağlantıları kuruyor ve hedef pazarların beklentilerini yerinde görüyor. Fuar katılım destekleri bu temasların kurulmasını kolaylaştırırken, Marka ve TURQUALITY destekleri firmalarımızın uluslararası pazarlarda daha güçlü ve kalıcı bir konum edinmesine katkı sunuyor. İhracatımızın katma değerini artırmak için ürün kalitemizi tasarım, tanıtım ve markalaşmayla birlikte geliştirmeliyiz” ifadelerini kullandı. Küresel tedarik zinciri ve e-ihracatta güçlü artış Küresel tedarik zinciri desteği, 2025 yılının ilk dokuz ayında 425 bin TL düzeyindeyken 2026 yılının aynı döneminde 192,3 milyon TL’ye yükseldi. Bu kalemde sonuçlandırılan dosya sayısı 1’den 22’ye çıktı. E-ihracat destekleri ise yüzde 104,1 artışla 79,2 milyon TL’ye ulaştı. Yurt dışı birim desteği yüzde 74,7 artarak 110 milyon TL’ye, pazara giriş belgeleri desteği yüzde 14,5 artarak 156,3 milyon TL’ye yükseldi. Sektörel heyetlere yönelik destekler yüzde 53,2 artışla 76,7 milyon TL, UR-GE proje desteği ise yüzde 37,4 artışla 68,1 milyon TL olarak gerçekleşti. Yeşil Mutabakata Uyum Projesi Desteği – Responsible® Programı kapsamında sağlanan destek, yüzde 351,4 artarak 3,6 milyon TL’den 16,1 milyon TL’ye yükseldi. Sonuçlandırılan dosya sayısı 6’dan 37’ye çıktı. Tasarım ve ürün geliştirme projesi desteği de yüzde 19,8 artışla 5,7 milyon TL’ye ulaştı. Küresel tedarik zincirlerine katılımın, firmalarımızın uluslararası alıcılarla daha uzun vadeli iş ilişkileri kurması açısından önemli bir fırsat sunduğunun altını çizen EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk; “E-ihracat ise farklı ülkelerdeki müşterilere dijital kanallardan ulaşma imkânını genişletiyor. Pazara giriş belgeleri, yurt dışı birim, sektörel heyet ve UR-GE destekleriyle birlikte bu araçlar, ihracatçılarımızın pazarlarını çeşitlendirmesine ve farklı satış kanallarında varlık göstermesine katkı sağlıyor. Yeşil dönüşüm ve tasarım rekabetçiliği güçlendiriyor. Sürdürülebilirlik ve tasarım ihracatın geleceğinde belirleyici. Alıcıların beklentilerine uygun ürün geliştirmek ve sürdürülebilir üretim yetkinliklerimizi güçlendirmek, firmalarımızın pazarlardaki konumunu destekliyor. Yeşil dönüşüm ve tasarım alanındaki destekler bu nedenle gelecekteki rekabet gücümüze yapılan bir yatırım niteliği taşıyor. Ege İhracatçı Birlikleri olarak ihracatçılarımızın ihtiyaçlarına uygun desteklerden yararlanmasına aracılık etmeyi sürdüreceğiz. Firmalarımızı, ihracat planlarını oluştururken Ticaret Bakanlığımızın desteklerini de değerlendirmeye davet ediyoruz. Ticaret Bakanlığımız 2026 yılı için 45 milyar TL’lik ihracat desteği bütçesi oluşturdu. 2027 yılı bütçe taslağında 65 milyar TL’ye çıkarılması planlanıyor. Bu kaynağı çok kıymetli buluyoruz ancak ihracat desteklerine ayrılan bütçenin toplam ihracatımızın yüzde 1’i seviyesine çıkarılmasını bekliyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

GMKA Desteğiyle Kooperatif Enerji Giderlerinde Yüzde 60 Tasarruf Sağladı Haber

GMKA Desteğiyle Kooperatif Enerji Giderlerinde Yüzde 60 Tasarruf Sağladı

Balıkesir’in Altıeylül ilçesinde faaliyet gösteren Atköy ve Çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA) desteğiyle güneş enerjisi yatırımını hayata geçirdi. Süt işleme ve peynir üretiminde kullanılan elektriğin bir bölümünü güneş enerjisinden karşılayan kooperatif, enerji giderlerinde yüzde 60 tasarruf sağladı. Atköy Kooperatifinde Güneş Enerjisi Yatırımı Güney Marmara Kalkınma Ajansı tarafından uygulanan Yeşil Gelecek Programı kapsamında desteklenen “Atköy GES Tesisi Projesi”, Balıkesir’in Altıeylül ilçesinde faaliyet gösteren Atköy ve Çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi tarafından hayata geçirildi. Güneş enerjisinden elektrik üretimini sağlayan yatırımla kooperatifin enerji maliyetlerinin azaltılması ve üretim faaliyetlerinde çevresel sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi hedefleniyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi (SoGreen) kapsamında sağlanan destekler, kooperatiflerin ve üretici birliklerinin yeşil dönüşüm yatırımlarına katkı sunuyor. Süt ve Peynir Üretiminde Yenilenebilir Enerji Kullanılıyor Süthane işletmeciliği ve peynir imalatı alanlarında faaliyet gösteren Atköy ve Çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifinde kurulan güneş enerjisi sistemiyle, üretim için ihtiyaç duyulan elektriğin bir bölümü yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanıyor. Yatırım sayesinde enerji giderlerinin azaltılması, kooperatifin mali yapısının güçlendirilmesi ve sağlanan tasarrufun üretim faaliyetlerinin geliştirilmesine yönlendirilmesi amaçlanıyor. Şebekeden alınan elektrik miktarının azalmasıyla enerji maliyetlerindeki değişimlerin kooperatif üzerindeki etkisinin de hafifletilmesi bekleniyor. Faruk Özen: Enerji Giderlerinde Yüzde 60 Tasarruf Sağladık Atköy ve Çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı ve Balıkesir Bölgesi Hayvancılık Kooperatifleri Birliği (Balıkesir HAYKOOP) Başkanı Faruk Özen, güneş enerjisi yatırımının kooperatif açısından önemli bir kazanım olduğunu belirtti. Süt işleme ve peynir üretiminde enerji giderlerinin maliyetler içerisinde önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Özen, GMKA desteğiyle hayata geçirilen yatırım sayesinde enerji giderlerinde yüzde 60 oranında tasarruf sağladıklarını söyledi. Bu tasarrufun kooperatif kaynaklarının daha verimli kullanılmasına ve üretim faaliyetlerinin daha güçlü bir mali yapıyla sürdürülmesine katkı sunduğunu belirten Özen, kendi elektriğini güneş enerjisinden üretmenin ve çevreye duyarlı üretim anlayışını benimsemenin memnuniyet verici olduğunu dile getirdi. Yatırımın bölgedeki diğer kooperatiflere de örnek olmasını temenni eden Özen, projenin hayata geçirilmesine destek veren GMKA’ya ve emeği geçenlere teşekkür etti. GMKA’dan Kooperatiflerin Yeşil Dönüşümüne Destek GMKA Genel Sekreteri Onur Adıyaman, Atköy GES Tesisi Projesi’nin yenilenebilir enerji kullanımını kooperatifçilikle buluşturan somut bir uygulama olduğunu ifade etti. Kooperatiflerin yerel üretimin devamlılığında ve üreticilerin ortak hareket etme kapasitesinin geliştirilmesinde önemli rol üstlendiğini belirten Adıyaman, güneş enerjisi yatırımının üretim maliyetlerinin azaltılması ile çevresel sürdürülebilirliğin birlikte ele alındığı bir örnek oluşturduğunu kaydetti. Enerji giderlerinden sağlanan tasarrufun kooperatifin üretim gücüne ve ortaklarına sunduğu hizmetlere katkı sağlamasının önemine dikkat çeken Adıyaman, SoGreen kapsamında desteklenen yatırımlarla yeşil dönüşümün sunduğu imkânları bölgedeki kooperatifler ve üreticiler için erişilebilir hâle getirmeyi amaçladıklarını belirtti. Adıyaman, yerel kaynakları değerlendiren, yenilenebilir enerji kullanımını artıran ve üreticilerin ekonomik dayanıklılığını güçlendiren uygulamaların yaygınlaşmasının Güney Marmara’nın sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunacağını vurguladı. Atköy GES Tesisi Projesi, tarımsal üretim ve gıda işleme faaliyetlerinde yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması, maliyetlerin düşürülmesi ve kooperatiflerin yeşil dönüşümünün desteklenmesi açısından bölgesel kalkınmaya katkı sağlayan yatırımlar arasında yer alıyor.

İklim Değişikliği Türkiye’de Sağlık ve Ekonomiyi Tehdit Ediyor Haber

İklim Değişikliği Türkiye’de Sağlık ve Ekonomiyi Tehdit Ediyor

Lancet Countdown’ın iklim değişikliği ve sağlık ilişkisini inceleyen raporu, küresel ölçekte sıcaklığa bağlı ölümlerin arttığını ortaya koydu. Türkiye’de 2021-2025 döneminde ülke topraklarının yüzde 70’inin en az bir ay aşırı kuraklık yaşadığı belirtilirken, aşırı sıcaklar nedeniyle iş gücü kayıplarının 2025’te 2,6 milyar dolara ulaştığı bildirildi. HASUDER ise adil bir kömürden çıkış planı ve ulusal iklim-sağlık eylem planı hazırlanması çağrısı yaptı. İklim Değişikliğinin Sağlık Üzerindeki Etkileri Hızlanıyor Paris Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinin 10. yılında yayımlanan Lancet Countdown raporu, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerinin son 10 yılda önceki 10 yıla kıyasla daha hızlı arttığına dikkat çekti. Raporda, iklim değişikliğiyle mücadele önlemlerinin yetersiz kaldığı vurgulanırken, iklim krizinin resmen küresel bir sağlık acil durumu olarak kabul edilmesi çağrısı yapıldı. Rapora göre, yüksek sıcaklıklarla ilişkili ölümler 2016’dan bu yana yüzde 36 arttı. Yalnızca 2023 yılında dünya genelinde yüksek sıcaklıklarla bağlantılı yaklaşık 710 bin ölüm gerçekleşti. Bu ölümlerin en az yüzde 70’inin iklim değişikliğiyle ilişkilendirilebileceği hesaplandı. İklim değişikliğinin neden olduğu yüksek sıcaklıkların 2016-2023 yılları arasında yaklaşık 3 milyon ölüme yol açtığı belirtildi. Yeşil Dönüşüm Yüz Binlerce Hayat Kurtardı Raporda, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında hız kazanan yeşil dönüşümün olumlu sonuçlarına da yer verildi. Son 10 yılda gerçekleştirilen dönüşümün 300 binden fazla hayatın kurtulmasına katkı sağladığı hesaplandı. Temiz enerji yatırımları 2025 yılında 2,1 trilyon dolara ulaşarak fosil yakıtlara yapılan yatırımların neredeyse iki katına çıktı. Ayrıca 2016’dan bu yana en az 77 ülkede fosil yakıtlardan kaynaklanan hava kirliliğinin azalmasıyla tahminen 323 bin ölümün önlendiği bildirildi. Buna karşın fosil yakıtlar küresel enerji arzının yüzde 80’inden fazlasını oluşturmaya devam ediyor. Raporda, en büyük 100 petrol ve gaz şirketinin üretim planlarının, küresel ısınmayı 1,5 dereceyle sınırlama hedefiyle uyumlu seviyeleri 2040 yılına kadar yüzde 150 oranında aşma yolunda olduğu uyarısı yapıldı. Türkiye’de Sıcak Hava Dalgaları İklim Değişikliğiyle Bağlantılı Raporda Türkiye’ye ilişkin veriler, iklim değişikliğinin sıcak hava dalgaları, kuraklık, orman yangınları ve hava kirliliği üzerindeki etkilerini ortaya koydu. Türkiye’de 2021-2025 döneminde sıcak hava dalgasının etkili olduğu günlerin yüzde 87’sinin, iklim değişikliğinin yaşanmadığı bir senaryoda görülmeyeceği hesaplandı. Aynı dönemde Türkiye’de yaşayanların yılda ortalama 24 sıcak hava dalgasına maruz kaldığı ve bu günlerin yüzde 85’inin iklim değişikliğine atfedildiği belirtildi. Sıcak hava dalgalarına karşı daha duyarlı olan 65 yaş üzerindeki bireylerin maruz kaldığı sıcak hava dalgası günlerinin sayısı, 1986-2005 dönemine kıyasla yüzde 271 artarak 22 güne ulaştı. Bebeklerde ise bu artış yüzde 288 olarak hesaplandı ve sıcak hava dalgasına maruz kalınan gün sayısı 23’e yükseldi. Türkiye Topraklarının Yüzde 70’i Aşırı Kuraklık Yaşadı İklim değişikliğinin Türkiye’de orman yangınları, kuraklık olayları ve toz fırtınalarının artmasına ve şiddetlenmesine neden olduğu belirtildi. Rapora göre, 2021-2025 yılları arasında Türkiye topraklarının yüzde 70’i en az bir ay boyunca aşırı kuraklık yaşadı. Bu oran, 1981-1990 döneminde yüzde 15 olarak hesaplanmıştı. Orman yangınlarının yol açtığı hava kirliliğinin de önemli bir sağlık sorunu oluşturduğu vurgulandı. Türkiye’de orman yangınları kaynaklı hava kirliliğinin 2021-2025 döneminde yılda yaklaşık 4 bin 200 ölüme neden olduğu tahmin ediliyor. Bu sayı, 2003-2013 döneminde yılda yaklaşık 3 bin 500 olarak hesaplanmıştı. Aşırı Sıcakların Türkiye Ekonomisine Maliyeti 2,6 Milyar Dolar Lancet Countdown raporu, aşırı sıcakların çalışma hayatı ve ekonomik faaliyetler üzerindeki etkilerine de dikkat çekti. Türkiye’de aşırı sıcaklar nedeniyle yaşanan iş gücü kaybının ekonomik değerinin 2025 yılında 2,6 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Kayıpların yüzde 45’inin tarım sektöründe gerçekleştiği ifade edildi. 2016-2025 döneminde aşırı sıcaklar nedeniyle kaybedilen iş saatlerinin, 1990’lı yıllara kıyasla yüzde 35 daha yüksek olduğu bildirildi. HASUDER’den Prof. Dr. Özge Karadağ da Türkiye’de 2016-2025 döneminde aşırı sıcaklar nedeniyle yılda ortalama 550 milyon potansiyel çalışma saatinin kaybedildiğini belirtti. Karadağ, kaybın yarısından fazlasının tarım sektöründe yaşandığını vurgulayarak çalışanların sağlığını ve geçimini koruyacak düzenlemelerin gerekliliğine dikkat çekti. Karadağ’a göre çalışma ve dinlenme sürelerinin sıcaklık ve nemi birlikte değerlendiren göstergelere göre düzenlenmesi, gölge alanların oluşturulması, güvenli içme suyuna erişimin sağlanması ve değişen koşullara uygun eğitimlerin güncellenmesi temel koruyucu önlemler arasında yer alıyor. HASUDER’den Adil Kömürden Çıkış Planı Çağrısı HASUDER’in Türkiye için hazırladığı politika belgesinde, halk sağlığını korumak ve hava kalitesini iyileştirmek amacıyla Türkiye’nin iklim hedefleriyle uyumlu, takvimi belirlenmiş ve adil bir kömürden çıkış planı hazırlanması önerildi. Belgede, kömür kullanımının ciddi bir sağlık yükü oluşturduğu ve bu yükün toplumun farklı kesimlerini eşitsiz biçimde etkilediği vurgulandı. Türkiye’de elektrik santrallerinden kaynaklanan hava kirliliğine bağlı erken ölüm sayısının 2016-2022 döneminde yüzde 18 artarak 9 bin 500’e yükseldiği belirtildi. HASUDER’den Doç. Dr. Melike Yavuz, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini azaltmak için ulusal ve il düzeyinde iklim ve sağlık eylem planlarının hazırlanmasını önerdi. Yavuz, sıcak hava dalgaları ve yangın dumanı gibi tehlikelerin önceden belirlenmesi, risk altındaki kişilere zamanında ulaşılması ve sağlık kuruluşlarıyla ilgili kurumların önceden planlanan koruyucu önlemleri hızla uygulamaya koymasının önemini vurguladı. Ulusal İklim ve Sağlık Eylem Planı Önerisi HASUDER, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirmek amacıyla kırılganlık ve risk analizlerini içeren bir Ulusal İklim ve Sağlık Eylem Planı hazırlanmasını da öneriyor. Ayrıca mevcut ulusal erken uyarı ve müdahale sistemlerine sağlık boyutunun entegre edilmesi ve Bütünleşik Bir İklim ve Sağlık Erken Uyarı ve Müdahale Sistemi kurulması çağrısı yapılıyor. Raporda yer alan bulgular, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığını; halk sağlığı, çalışma hayatı, tarım ve ekonomi üzerinde de önemli sonuçlar doğurduğunu ortaya koyuyor. HASUDER’in politika önerileri ise iklim risklerine karşı koruyucu sağlık önlemlerinin güçlendirilmesi ve çalışanların korunmasına yönelik düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

COP31'e Gaziantep’ten Güçlü Mesaj Haber

COP31'e Gaziantep’ten Güçlü Mesaj

Gaziantep, Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde yerel yönetimlerin iklim mücadelesindeki rolünü güçlendirmeyi hedefleyen önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu’nda, Türkiye’nin farklı şehirlerinden belediye başkanları, uluslararası kuruluşların temsilcileri ve iklim politikası uzmanları bir araya geldi. Yeşil sanayiden su güvenliğine, iklim finansmanından dirençli kentlere kadar birçok başlığın ele alındığı toplantıda, Gaziantep ve Muğla’da yürütülecek çalışmaların COP31’e taşınacak ortak politika önerilerine temel oluşturması hedeflendiGaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Sıfır Atık Vakfı, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Teşkilatı (UCLG-MEWA), Dünya Yerel Yönetimler ve Demokrasi Akademisi (WALD), Birleşmiş Milletler Türkiye ve COP31 Üst Düzey İklim Şampiyonluğu iş birliğiyle düzenlenen program, “Yerel Liderlik, Kapsayıcı Kentsel Dayanıklılık ve Sürdürülebilir Dönüşüm” temasıyla Teymur Continental Hotel ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yerel yönetimlerin küresel iklim politikalarının oluşturulmasında daha etkin rol üstlenmesini amaçlayan buluşmada, belediyelerin iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum kapasitesinin artırılması, uluslararası finansman kaynaklarına erişimin kolaylaştırılması ve şehirler arasında bilgi ve deneyim paylaşımının güçlendirilmesi üzerinde duruldu. Toplantıda ayrıca iklim politikalarının kentsel planlama, belediye bütçeleri, altyapı yatırımları ve kamu hizmetleriyle bütünleştirilmesi, bölgesel iklim risklerinin belirlenmesi ve başarılı yerel uygulamaların yaygınlaştırılması konuları değerlendirildi. GAZİANTEP VE MUĞLA’DAN COP31’E ORTAK İKLİM GÜNDEMİ COP31 hazırlıkları kapsamında bölgesel diyalog merkezleri olarak belirlenen Gaziantep ve Muğla, farklı iklim öncelikleriyle çalışmaların odağında yer aldı. Gaziantep’te dayanıklı şehirler, yeşil sanayi, döngüsel ekonomi, göç ve kapsayıcı dönüşüm konuları öne çıkarken Muğla’da turizm, su güvenliği, biyolojik çeşitlilik, doğa temelli çözümler ve sürdürülebilir kalkınma başlıkları ele alındı. Yerel iklim eylemi, altı temel tematik alan çerçevesinde değerlendirildi. Yerel liderlik ve çok düzeyli iklim yönetişimi, kentsel dayanıklılık ve iklime duyarlı kalkınma, yerel düzeyde iklim finansmanı, adil ve kapsayıcı dönüşüm, su, gıda, doğa ve döngüsellik ile inovasyon, teknoloji ve veri başlıklarında yürütülen çalışmalarla COP31 sürecine somut politika önerileri sunulması hedeflendi. ŞAHİN: ÇEVREYİ KORUMAK HEM MEDENİYETİMİZİN MİRASI HEM DE GELECEĞE KARŞI SORUMLULUĞUMUZ Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, programda yaptığı konuşmada iklim değişikliğiyle mücadelenin yalnızca teknik yatırımlarla değil, bilimsel yaklaşım, toplumsal bilinç ve medeniyet değerleriyle birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Çevreyi koruma sorumluluğunun bireyden başlayarak şehirlerin yönetimine kadar uzandığını belirten Şahin, şunları söyledi: “Yalınlaşmamız, akıllanmamız ve buradan yeni bir şey söylememiz lazım. Hazreti Mevlana’nın söylediği ‘dün dünde kaldı cancağızım’ diyor, bugün yeni bir şey söylemek lazım. Türkiye Cumhuriyeti’nin temeline baktığınız zaman Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir’ dediği bir cumhuriyet tarihimiz var. Kuruluş felsefemiz bu. Bizim medeniyetimizde, Yüce kitap çok net bir şekilde diyor ki ‘ben sana nizam verdim’ diyor, denge. ‘Gökyüzüne bir bak’ diyor. ‘Ve bozma’ diyor ya. ‘Bozma. İnsan eliyle bozma’ diyor, uyarıyor seni. Yüce Peygamber ‘kıyamet dahi kopacağını bilsen elindeki fidanı toprakla buluştur’ diyor. Ektiğin şeyden insan ve hayvan yiyorsa sana sadaka yazılır diyor. Yolda giderken bir pisliği kaldırdığında sana sevap yazan bir medeniyetten geliyoruz. Kendi çocuklarımıza elimizdeki çöpü yere atmamayı öğretmeliyiz. O yüzden ‘Atma’ diyoruz, proje yapıyoruz.” ŞAHİN: SIFIR ATIĞA EN YAKIN 20 ŞEHİRDEN BİRİYİZ Gaziantep’in uluslararası ölçekte yürüttüğü çevre ve iklim çalışmalarına değinen Başkan Şahin, kentin Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından yeşil şehir olarak değerlendirildiğini hatırlattı. İklim eylem planları, sürdürülebilir şehircilik uygulamaları ve çevre yatırımlarıyla Gaziantep’in uluslararası alanda önemli başarılar elde ettiğini belirten Şahin, “İklim master planını yaptık, bütün eylem planlarını oluşturduk. Biz bu yaptığımız bütün çalışmalardan dolayı da Avrupa Konseyi’nde Almanlarla yarıştık, 16 oyla büyük ödülü hak ettik. Sıfır atığa en yakın 20 şehirden biriyiz. Bunu ben söylemiyorum. Bunu bana yurt dışından söylüyorlar” dedi. ŞAHİN: VERİ ODAKLI YÖNETİM VE ÖLÇÜLEBİLİR İLERLEME OLMAZSA OLMAZIMIZ İklim politikalarının başarısında bilimsel verilerin ve ölçülebilir hedeflerin belirleyici olduğunu vurgulayan Şahin, akıllı şehir uygulamalarının güçlü bir veri altyapısıyla mümkün olabileceğine dikkat çekti. Başkan Şahin, “Verilerimiz ile konuşmamız gerekiyor. Herkesin veri alışverişi yaparak Big datayı oluşturması lazım. Aksi takdirde Akıllı şehir olamayız. Bir şehri akıllı yapmadan önce akıllı bir yol üzerinde bulunup bu yolda yürümemiz lazım. Dolayısıyla veri odaklı yönetim ve ölçülebilir ilerleme olmazsa olmaz iyi eylem arasında bulunmalı” diye konuştu. GAZİANTEP’İN YEŞİL DÖNÜŞÜM YATIRIMLARI ULUSLARARASI KATILIMCILARA ANLATILDI Başkan Fatma Şahin, konuşmasının ardından Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen çevre ve iklim yatırımlarını kapsamlı bir sunumla katılımcılara aktardı. Sunumda su kaynaklarının korunması ve verimli kullanılması, kuraklıkla mücadele, atık yönetimi, yenilenebilir enerji yatırımları, biyogaz enerji tesisi, sıfır atık uygulamaları ve yeşil şehir hedefleri kapsamında yürütülen çalışmalar ele alındı. Gaziantep’in iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını artırmaya yönelik altyapı yatırımları ve uluslararası iş birlikleri hakkında da bilgi veren Şahin, yerel yönetimlerin sürdürülebilir kalkınmadaki sorumluluklarına dikkat çekti. KAYA: BU TOPLANTININ ÜLKEMİZE VE BÖLGEMİZE HAYIRLAR GETİRMESİNİ DİLİYORUM Gaziantep Vali Yardımcısı Oktay Kaya, programın hazırlanmasında emeği geçen kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek, “Bu toplantının ülkemize ve bölgemize hayırlar getirmesini diliyorum. Bu toplantının hazırlanmasında emeği geçen herkese ve katılımları dolayısıyla teşekkür ederim” açıklamasında bulundu. AĞIRBAŞ: GAZİANTEP BU BULUŞMA İÇİN OLDUKÇA DOĞRU BİR ADRES COP31 Üst Düzey İklim Şampiyonu ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Gaziantep’in üretim kültürü, sanayi gücü ve kaynakların verimli kullanılmasına dayanan gelenekleriyle iklim politikaları açısından önemli bir şehir olduğunu belirtti. İklim değişikliğiyle mücadelenin uluslararası diplomasi kadar yerel yönetimlerin somut uygulamalarına da bağlı olduğunu vurgulayan Ağırbaş, “Biliyoruz iklim krizi çok önemli. İklim kriziyle ilgili uluslararası anlaşmaları ve bu süreci diplomatik platformlarda takip etmeye devam edeceğiz. İklim süreciyle alakalı en önemli paydaşlarımız yerel yönetimlerimiz. Bugün bu toplantının düzenlendiği bu güzel şehir Gaziantep bu buluşma için oldukça doğru bir adres. Türkiye’nin en güçlü sanayi ve ihracat şehirlerinden biri olan Gaziantep yeşil sanayi konusunda da oldukça etkili bir şehir” ifadelerini kullandı. DUMAN: GAZİANTEP VE MUĞLA’DA YAPILACAK TOPLANTILAR COP31 İÇİN BİR ZEMİN TESİS EDİCİDİR WALD Yönetim Kurulu Başkanı ve UCLG-MEWA Genel Sekreteri Dr. Mehmet Duman, artan sıcaklıklar ve su kıtlığının şehirler üzerindeki etkilerine dikkat çekerek iklim krizine karşı yerel yönetimler arasında güçlü iş birlikleri kurulması gerektiğini söyledi. Duman, “Yerel yönetimler, belediyelerimiz iklim krizinde en ön cephede yer alır. Biz şehirler arasındaki iş birliğinin en büyük güç mekanizmasından biri olduğuna inanıyoruz. Antalya’da COP31’de bir araya gelecekler. Gaziantep ve Muğla’da yapılacak toplantılar, COP31’e hazırlık için önemli bir zemin oluşturacaktır” diye konuştu. AHONSİ: GAZİANTEP’İN LİDERLİĞİNDE BAKMAMIZ GEREKEN ŞEY YEŞİL DÖNÜŞÜM Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, yeşil dönüşümün ekonomik kalkınma ve sosyal adaletle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. İnovasyonun yeşil sanayileri desteklediğini, doğru planlanan yatırımların altyapıyı güçlendirirken yeni istihdam alanları oluşturduğunu ifade eden Ahonsi, Gaziantep’in özellikle yeşil dönüşüm ve konut alanındaki deneyimlerinin diğer şehirler için önemli örnekler sunduğunu vurguladı. Ahonsi, “Gaziantep’in liderliğinde bakmamız gereken şey yeşil dönüşüm. Hem ekonomik açıdan uygulanabilir hem de sosyal açıdan adil olmalıdır. Burada Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin bize vereceği birçok ders var. Özellikle yeşil dönüşüm ve konut alanında. Gaziantep’te ise, bölgedeki belediyelerin ve ortakların deneyimlerini ve önerilerini bu taslağa dahil ederek onu güçlendirmeye amaçlıyoruz. Nihai hedefimiz, bildirgeyi COP31 sırasında Antalya’da düzenlenecek özel bir yan etkinlikte sunmak ve böylece yerel iklim eyleminin uluslararası iklim diyaloğunda açık ve ortak bir sesle temsil edilmesini sağlamaktadır” ifadelerini kullandı. ALTAY: BU ORTAK AKIL İKLİM EYLEMLERİMİZİ ÇOK DAHA DİRENÇLİ, KAPSAYICI VE İNSAN ODAKLI HALE GETİRECEK Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, programa gönderdiği video mesajında iklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, ekonomik kalkınmayı, şehirlerin dayanıklılığını ve toplumsal yaşamı doğrudan etkileyen küresel bir güvenlik meselesine dönüştüğünü ifade etti. Altay, “Muğla’da kıyı dirençliliği ve su güvenliği, Gaziantep’te ise yeşil sanayi ve dirençli kentler odak ekseninde şekillenecek bu ortak akıl inanıyorum ki iklim eylemlerimizi çok daha dirençli, kapsayıcı ve insan odaklı hale getirecektir” dedi. GAZİANTEP BİLDİRİSİ TASLAĞI COP31 YOLUNDA İLK ADIMLARDAN BİRİ OLDU Açılış konuşmalarının ardından UCLG-MEWA Genel Koordinatörü Yahya İbrahim tarafından Gaziantep Bildirisi Taslağı katılımcılara sunuldu. Taslakta yerel yönetimlerin iklim politikalarında daha güçlü temsil edilmesi, iklim finansmanına erişimin artırılması, su ve gıda güvenliğinin sağlanması, teknolojik çözümlerin yaygınlaştırılması ve adil dönüşümün desteklenmesi konuları öne çıktı. İbrahim, “Türkiye’nin Kasım 2026’da Antalya’da COP31’e ev sahipliği yapacak olmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Belediyeler iklim etkisi anlamında ön cephede yer almaktadır. Gaziantep’te, bölgede su kıtlığı, kuraklık, aşırı sıcaklık, orman yağmurları, biyoçeşitlilik kaybı, artan kent altyapısı ve temel hizmetler baskısı nedeniyle daha da zor bir hale gelmektedir. Biz, çok düzeyli yönetişimle yerel yönetimlerin desteğini, gücünü artırmak istiyoruz. Yerel sistem finansmanının artırılmasını ve adil bir geçişim sağlanmasını, suların korunmasını, gıda sistemlerinin korunmasını hedefliyoruz. Bununla ilgili olarak teknolojiyi kullanmak istiyoruz. COP31 açısından Muğla ve Gaziantep’ten çağrımızdır. Küresel iklim eylemi yerelde öncülük yapılan, ölçülebilir sonuçlara dönüştürülmelidir” açıklamasında bulundu. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLARI İKLİM POLİTİKALARINI MASAYA YATIRDI Program kapsamında düzenlenen “İklim Eylemi için Yerel Liderlik ve Çok Düzeyli İklim Yönetişimi” panelinde farklı şehirlerin iklim değişikliğiyle mücadele deneyimleri ve yerel yönetimlerin karşılaştığı sorunlar değerlendirildi. Gaziantep Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı ve Çevresel Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Emine Koban moderatörlüğünde gerçekleştirilen panele İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel ve Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk katıldı. Programın ikinci belediye başkanları oturumu ise WALD Akademi Direktörü Hülya Alper moderatörlüğünde Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet, Terme Belediye Başkanı Şenol Kul ve Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun’un katılımıyla gerçekleştirilecek şekilde programda yer aldı. İKLİM DİYALOĞU ÖĞLEDEN SONRA TEMATİK TOPLANTILARLA DEVAM EDECEK COP31 hazırlıkları kapsamında Gaziantep’te düzenlenen Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu, öğleden sonra gerçekleştirilecek tematik yuvarlak masa toplantılarıyla devam edecek. Program kapsamında saat 14.00’te başlayacak eş zamanlı oturumlarda kentsel dirençlilik ve iklime duyarlı kalkınma, iklim finansmanının yerelleştirilmesi, adil ve kapsayıcı dönüşüm, su, gıda, doğa ve döngüsellik ile yenilikçilik, teknoloji ve veri olmak üzere beş temel başlık ele alınacak. Yerel yönetim temsilcileri ve uzmanların katılımıyla gerçekleştirilecek toplantılarda, şehirlerin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığının artırılması, sürdürülebilir kalkınma politikalarının geliştirilmesi ve yerel iklim eylemlerinin finansmanına yönelik çözüm önerileri değerlendirilecek. Saat 16.00’da yapılacak genel değerlendirme oturumunda ise tematik toplantılardan çıkan sonuçlar ve temel mesajlar, BM Türkiye İş birlikleri ve Kalkınma Finansmanı Yöneticisi Bülent Açıkgöz koordinasyonunda ele alınacak. Gaziantep’te yürütülen çalışmaların, Muğla’daki bölgesel diyalog süreciyle birlikte COP31’e sunulacak ortak politika önerilerine katkı sağlaması, yerel yönetimlerin uluslararası iklim müzakerelerinde daha güçlü ve ortak bir sesle temsil edilmesi hedefleniyor.

Dünya Yatırım Forumu’nda Enerji Güvenliği ve Yeşil Dönüşüm Ele Alındı Haber

Dünya Yatırım Forumu’nda Enerji Güvenliği ve Yeşil Dönüşüm Ele Alındı

Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 9. Dünya Yatırım Forumu kapsamında gerçekleştirilen panelde enerji güvenliği, yeşil dönüşüm ve yenilenebilir enerji yatırımlarının önemine dikkat çekti. Panelde, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinde ticaret ve yatırımların temiz enerji dönüşümündeki rolü de değerlendirildi. Enerji Güvenliği ve Sürdürülebilir Yatırımlar Gündemdeydi Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) ile Katar Hükümeti iş birliğinde Doha’da düzenlenen 9. Dünya Yatırım Forumu kapsamında, “Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Enerji Güvenliğine Yatırım” başlıklı panel gerçekleştirildi. Panele konuşmacı olarak katılan Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, enerji güvenliği, yeşil dönüşüm ve sanayi rekabetçiliği arasındaki ilişkiye yönelik değerlendirmelerde bulundu. Yenilenebilir Enerji Yatırımları ve Uluslararası İş Birliği Vurgusu Panelde, sürdürülebilir bir enerji geleceğinin oluşturulmasında yenilenebilir enerji yatırımlarının önemi ele alındı. Tuzcu, enerji güvenliğinin sağlanması, yeşil dönüşümün desteklenmesi ve sanayinin rekabet gücünün korunması açısından uluslararası iş birliğinin önemine değindi. COP31 Sürecinde Temiz Enerji Dönüşümü Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı 31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) kapsamında ticaret ve yatırımların temiz enerji dönüşümünü destekleyici rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Panelde ele alınan konular, enerji güvenliği ile sürdürülebilir kalkınma hedefleri arasındaki ilişkinin yanı sıra yeşil dönüşüm sürecinde yatırımların ve uluslararası iş birliklerinin önemini ortaya koydu.

Kütahya'nın Üretim ve Yatırım Potansiyeli Ele Alındı Haber

Kütahya'nın Üretim ve Yatırım Potansiyeli Ele Alındı

Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) heyeti, organ seçimlerinin ardından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nu ziyaret etti. KUTSO’nun 2026–2030 dönemi çalışma önceliklerinin ele alındığı ziyarette, Kütahya iş dünyasının beklentileri, yerel kalkınma hedefleri ve işletmelerin finansmana erişimi değerlendirildi. KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, Meclis Başkanı Fatih Alkış, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emin Yüce, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Mustafa Selman Hatipoğlu ve Tolga Eskioğlu, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Ahmet Saner Gönül, Yönetim Kurulu Üyeleri Semra Tozaraydın, Osman Baş, Ömer Yiğit, Sezai Ekmel Sarpaşar ve Emirhan Aydın, Meclis Başkan Yardımcısı Uğur Kırdar ile KUTSO Meclis üyeleri ve Meslek Komitesi üyelerinin katıldığı ziyarette, Odanın geride kalan dönemde yürüttüğü çalışmalar ve yeni dönem hedefleri hakkında bilgi paylaşıldı. KÜTAHYA’NIN ÜRETİM VE YATIRIM POTANSİYELİ ELE ALINDI Ziyarette konuşan KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, geride kalan dört yıl boyunca Kütahya’ya, Odaya ve iş dünyasına sağladığı destekler dolayısıyla TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür etti. TOBB camiasının dayanışmasını her zaman yanlarında hissettiklerini belirterek bu yapının bir parçası olmanın önemli bir sorumluluk taşıdığını ifade etti. Küresel ekonomik belirsizliklerin arttığı, üretim ve yatırım kararlarının zorlaştığı bir dönemde TOBB’un özel sektörün taleplerinin gündeme taşınmasında ve çözüm yollarının geliştirilmesinde üstlendiği role dikkat çekti. Anadolu’daki işletmelerin finansmana erişim, ihracat, nitelikli iş gücü, dijital ve yeşil dönüşüm alanlarında karşılaştığı ihtiyaçlara değinerek TOBB’un sağladığı temsil ve dayanışmanın önemini vurguladı. KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, TOBB’un iş dünyası açısından taşıdığı anlamı, “TOBB’un gücünü yalnızca temsil ettiği işletmelerin sayısında değil, zor zamanlarda iş dünyamıza sağladığı güven, ortaya koyduğu ortak akıl ve ülkemizin geleceğine duyduğu sorumlulukta görüyoruz.” sözleriyle dile getirdi. GERİDE KALAN DÖNEMİN ÇALIŞMALARI VE YENİ DÖNEM HEDEFLERİ PAYLAŞILDI Kütahya’nın sanayi birikimini, girişimcilik potansiyelini ve insan kaynağını geliştirmek amacıyla yürütülen çalışmaları aktaran KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat; işletmelerin rekabet gücünün artırılmasına, yeni yatırımların önünün açılmasına, gençlerin ve kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer almasına öncelik verdiklerini belirtti. Yerel kalkınmayı Oda çalışmalarının merkezine aldıklarını ifade ederek Kütahya’nın güçlü olduğu sektörlerin geliştirilmesi, yeni üretim alanlarının desteklenmesi ve yatırımcılar için daha cazip bir merkez hâline gelmesi yönündeki hedeflerini paylaştı. Kütahya iş dünyasının uluslararası bağlantılarının güçlendirilmesine de değinen KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat; Erasmus programları, uluslararası iş birlikleri, tedarik zinciri buluşmaları ile yatırım ve ihracat odaklı faaliyetlerde ortak hedefin, kentin potansiyelini Türkiye’ye ve dünyaya daha güçlü biçimde tanıtmak olduğunu kaydetti. Yeni dönemde başlatılan çalışmaların kalıcı kazanımlara dönüştürülmesini hedeflediklerini belirterek işletmeleri yeni teknolojiler, yeni pazarlar ve yatırım fırsatlarıyla buluşturmaya devam edeceklerini ifade etti. BİRLİKTE ÇALIŞMA VURGUSU Konuşmasında KUTSO üyelerine ve yeni dönemde görev alan Oda organlarına da teşekkür eden KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, geride kalan dönemde farklı sektörlerin ortak hedefler etrafında buluştuğunu ve birlikte çalışma kültürünün güçlendiğini belirtti. Oda çalışmalarının, iş dünyası temsilcilerinin kendi işletmelerindeki sorumluluklarının yanında şehrin geleceği için zaman ve emek ayırmasını gerektirdiğine dikkat çekerek bu sorumluluğu üstlenen tüm üyelere teşekkür etti. Yeni döneme ilişkin kararlılıklarını ise “Birliğimiz güçlü, hedeflerimiz büyük, çalışma azmimiz tamdır.” sözleriyle ifade etti. FİNANSMANA ERİŞİM VE KGF GÖRÜŞÜLDÜ Ziyarette işletmelerin finansmana erişimine ilişkin değerlendirmelerde de bulunuldu. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Kredi Garanti Fonu (KGF) hakkında bilgi vererek fonun işletmelerin finansmana erişimindeki rolüne değindi. Görüşmede ayrıca üyelerin ihtiyaçlarına yönelik hizmetlerin geliştirilmesi, mesleki eğitim ve istihdamın desteklenmesi, girişimciliğin yaygınlaştırılması ve firmalar arasındaki ticari bağlantıların güçlendirilmesine yönelik çalışmalar ele alındı. KUTSO ile TOBB arasında yürütülebilecek ortak çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. SEÇİM SONUÇLARINI VE TOBB ZİYARETİNİ DEĞERLENDİRDİ Ziyaret kapsamında verdiği röportajda organ seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulunan KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, yoğun saha çalışmalarıyla yürütülen sürecin yüzde 70 katılım, yüzde 75 oy oranı ve 15 meslek komitesinin tamamında elde edilen başarıyla sonuçlandığını belirtti. Seçim sürecinin geride kaldığını ve KUTSO üyelerinin bir bütün olduğunu vurgulayarak yeni dönemde tüm üyelerle birlikte Kütahya’nın, bölgenin ve ülkenin kalkınmasına katkı sağlamak için çalışacaklarını ifade etti. TOBB ziyaretine ilişkin değerlendirmesinde ise TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yol gösterici yaklaşımının ve Anadolu iş dünyasına verdiği güvenin önemine dikkat çekti. Sağladığı destek ve verdiği moral dolayısıyla teşekkür ederek görevine devam etmesini gönülden desteklediklerini dile getirdi. KUTSO heyeti, kabulleri, misafirperverlikleri ve Oda çalışmalarına sağladığı destekler dolayısıyla TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür etti.

Sanayi İçin İklim Finansmanı Ve Yeşil Dönüşüm Ele Alındı Haber

Sanayi İçin İklim Finansmanı Ve Yeşil Dönüşüm Ele Alındı

Tepebaşı İklim Haftası kapsamında düzenlenen panelde sanayiciler, işletmeler, kamu kurum kuruluşları ve meslek odaları yeşil dönüşüm faaliyetleri, iklim finansmanı ve Ufuk Avrupa destekleri hakkında bilgilendirildi. Tepebaşı İklim Haftası kapsamında düzenlenen “İklim Finansmanı ve Yeşil Dönüşüm Paneli”nde, sanayiciler, iş dünyası, kamu ve oda temsilcileri yeşil dönüşümün finansman olanakları ve iklim odaklı destek programları hakkında bilgilendirildi. Tepebaşı İklim Haftası, Tepebaşı Belediyesi ve Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) işbirliği ile gerçekleşen, iklim değişikliğiyle mücadelede sanayinin rolünü ve yeşil dönüşümün sunduğu imkânları ele alan bir panelle devam etti. EOSB İdari Bina Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen “İklim Finansmanı ve Yeşil Dönüşüm Paneli”ne sanayiciler, iş dünyası, kamu ve oda temsilcileri katıldı. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Nezih Orhon’un moderatörlüğünde düzenlenen panelde, işletmelerin yeşil dönüşüm süreçlerinde yararlanabileceği destek ve finansman olanakları farklı kurumların çalışmaları üzerinden değerlendirildi. BEBKA’dan Nigah Ertekin, “Yeşil Dönüşüm Faaliyetleri ve Destekleri” başlıklı sunumunda bölgesel destekleri aktarırken, EcoMuse’den Seyran Hatipoğlu “İşletmeler için İklim Finansmanı ve Yeşil Dönüşüm” başlığıyla işletmelerin iklim odaklı dönüşüm süreçlerini ele aldı. TÜBİTAK Ufuk Avrupa Programı’ndan Arzu İpek Yılmaz Üçüncü ise “Ufuk Avrupa Programı: İşletmeler için İklim Odaklı Destekler” sunumuyla Avrupa Birliği programının sunduğu fırsatları anlattı. Yeşil dönüşüm fırsatları konuşuldu Panelde, düşük karbonlu üretime geçişin işletmeler açısından taşıdığı önem, yeşil dönüşüm yatırımlarının finansmanı ve ulusal ve uluslararası destek programlarından yararlanma yolları değerlendirildi. Katılımcılar, uzmanlara sorularını yönelterek işletmelerin dönüşüm sürecinde karşılaşabileceği ihtiyaçlar ve fırsatlar hakkında bilgi aldı. COP31 öncesinde sanayi ve iş dünyasının düşük karbonlu geleceğe hazırlanmasına katkı sunmayı amaçlayan panel, Tepebaşı İklim Haftası’nın iklim bilincini yaygınlaştırma ve kurumlar arası iş birliğini güçlendirme hedefini de destekledi. Panelde Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ı, Meclis Üyesi Nazan Erşahin vekâleten temsil etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.