Hava Durumu

#Yeşil Dönüşüm

Kırsal Haber - Yeşil Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeşil Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Trade & Climate Tracker" ile İklim ve Enerji Odaklı Anlaşmalar Takipte Haber

"Trade & Climate Tracker" ile İklim ve Enerji Odaklı Anlaşmalar Takipte

Uluslararası ticaret anlaşmaları artık yalnızca gümrük vergileri ve serbestleşmeyle sınırlı kalmıyor; iklim krizi, enerji güvenliği ve yeşil dönüşüm küresel ticaretin merkezine yerleşiyor. Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınma Enstitüsü (IISD), bu alandaki büyük bir boşluğu doldurmak için çevrimiçi bir platform olan Trade & Climate Tracker (Ticaret ve İklim Takipçisi) projesini hayata geçirdi. ​1 Ocak 2025’ten bu yana imzalanan 70’ten fazla anlaşmayı haritalandıran platform, ticaret politikalarının küresel enerji dönüşümünü nasıl desteklediğini gözler önüne seriyor. ​Veriler Ne Söylüyor? Son Dönem Ticaret Anlaşmalarının Öne Çıkan Bulguları ​IISD tarafından metinleri kamuya açık 46 ticaret anlaşması üzerinden yapılan analizler, ticaret ve iklim ilişkisinin boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor: ​İklim İşbirliği Artıyor: Anlaşmaların %58’inde iklim işbirliğine açıkça yer verilirken, %40’ında emisyon azaltımı vurgulanıyor. Ayrıca anlaşmaların yarısından fazlasında ormansızlaşmayla ilgili hükümler bulunuyor. ​Enerji Altyapısı Güvence Altında: Metinlerin %67’si enerji verimliliği ve elektrik şebekeleri gibi kritik altyapı yatırımlarını kapsayan enerji işbirliği hükümleri içeriyor. ​Yenilenebilir Enerji Birleştirici Unsur: Anlaşmaların %36’sında yenilenebilir enerjiye dair hükümler yer alıyor. Uzmanlar, yenilenebilir enerjinin son dönem ticaret anlaşmalarında güçlü bir ortak payda olarak öne çıktığına dikkat çekiyor. ​Kritik Hammaddeler Odak Noktasında: Anlaşmaların %53’ü kritik hammaddeleri kapsıyor. Bu başlık altında madenlere erişimin güvence altına alınması ve tedarik zinciri güvenliği ittifaklarının geliştirilmesi hedefleniyor. ​"Geleceğin Yeşil Pazarları Şekilleniyor" ​IISD’nin Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma Direktörü Alice Tipping, yeni platformun önemini şu sözlerle değerlendirdi: ​"Hükümetler, 21. yüzyılda büyümenin ve kalkınmanın, düşük karbonlu ve iklime dayanıklı ekonomilere dayalı olacağının farkında. Tracker, bu dönüşümü görünür hale getiriyor ve ülkelerin, geleceğin küresel yeşil pazarlarını oluşturmak için ekonomik anlaşmaları nasıl kullandığını görmemizi sağlıyor." ​Veriler, bu eğilimin yalnızca iklim politikalarında iddialı ülkelerle sınırlı kalmadığını; farklı ekonomik ve siyasi önceliklere sahip hükümetlerin imzaladığı anlaşmalarda da ortak bir standart haline gelmeye başladığını gösteriyor. Trade & Climate Tracker, küresel ticaret diplomasisinde yeşil dönüşümü izlemek isteyenler için kritik bir başvuru kaynağı olmayı sürdürüyor.

Erzurum’da Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Katma Değere Dönüşecek Haber

Erzurum’da Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Katma Değere Dönüşecek

Erzurum, sahip olduğu zengin biyoçeşitliliği ekonomiye kazandırmak adına dev bir adım atıyor. Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) desteğiyle, Erzurum Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Kooperatifi tarafından yürütülecek olan "Erzurum Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Biyoekonomi Pilot Tesisi Fizibilitesi" projesinin sözleşmesi imzalandı. ​Bu stratejik girişimle, bölgenin doğal zenginlikleri yüksek teknolojiyle işlenerek küresel pazarlara taşınacak. ​Erzurum'un Doğal Zenginliği Endüstri 4.0 ile Buluşuyor ​KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven ve kooperatif temsilcilerinin katılımıyla resmiyet kazanan proje, Erzurum'u tıbbi ve aromatik bitki üretiminde bir merkez haline getirmeyi hedefliyor. Fizibilite çalışması kapsamında kurulması planlanan yıllık 100 bin ton kapasiteli pilot tesis, bölge ekonomisi için kritik bir rol oynayacak. ​Projenin öne çıkan teknolojik ve stratejik hedefleri: ​İleri Teknoloji: Süperkritik CO₂ ekstraksiyon teknolojisi ile bitkilerden yüksek verimli ve katma değerli ürün eldesi. ​Dijital Dönüşüm: Endüstri 4.0 entegrasyonu, dijital izlenebilirlik sistemleri ve Ar-Ge odaklı üretim modelleri. ​Yeşil Büyüme: Yenilenebilir doğal kaynaklar ve sürdürülebilir biyokütle değer zinciri. ​15 Stratejik Bitki ile İhracat Hamlesi ​Proje sadece teknolojik altyapıyla sınırlı kalmayacak; aynı zamanda yerel üreticiyi merkeze alan güçlü bir tedarik zinciri oluşturulacak. Özellikle kuşburnu, ışkın, yabani kekik ve meyan kökü gibi Erzurum coğrafyasına özgü 15 stratejik bitki için detaylı üretici envanteri hazırlanacak. ​Fizibilite raporunda, bu bitkilerden elde edilen nihai ürünlerin Avrupa Birliği, Orta Doğu ve Uzak Doğu pazarlarına ihracatı için kapsamlı bir strateji belirlenecek. Kooperatif modeliyle hayata geçirilecek bu sistem, kırsal kalkınmayı desteklerken yerel üreticilerin gelir düzeyini artırmayı hedefliyor. ​Bölgesel Kalkınma ve Yeşil Dönüşüm İçin Yeni Bir Sayfa ​Erzurum’un biyoekonomi alanındaki rekabet gücünü artıracak olan bu çalışma, bölgeyi sürdürülebilir sanayi yatırımları için bir çekim merkezi yapacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte: ​Ekonomik Değer: Doğal kaynakların ham madde olarak değil, işlenmiş yüksek katma değerli ürün olarak satılması. ​Kırsal Kalkınma: Yerel üreticinin modern tarım ve biyoteknoloji ile entegre olması. ​Yatırım İklimi: Yeşil dönüşüm odaklı yeni girişimler için güçlü bir yol haritası oluşması. ​Erzurum, biyoekonomi potansiyeliyle Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine güçlü bir katkı sunmaya hazırlanıyor.

AKİB, İSO 500’de 62 Firma İle Temsil Edildi Haber

AKİB, İSO 500’de 62 Firma İle Temsil Edildi

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) açıkladığı "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025 Araştırması"nda üretim ve ihracattaki güçlü performansıyla dikkat çekti. İSO 500 listesinde 62 üye firmayla temsil edilen AKİB, 1 trilyon 886 milyar TL üretimden net satış ve 10 milyar 839 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştı. Böylece AKİB'in 2025 yılında gerçekleştirdiği 16,8 milyar dolarlık ihracatın yaklaşık yüzde 64,3'ü, İSO 500 listesinde yer alan 62 üye firma tarafından gerçekleştirildi. AKİB üyesi firmalar arasında üretimden net satışlarda ilk sırada yer alan TÜPRAŞ, 698 milyar 789 milyon TL'lik tutar ile İSO 500 listesindeki liderliğini korudu. AKİB üyelerinden İskenderun Demir ve Çelik A.Ş., 120 milyar 792 milyon TL üretimden net satışıyla İSO 500'de 11'inci sırada yer alırken Tosyalı Demir Çelik Sanayi A.Ş. ise 104 milyar 301 milyon TL ile 14'üncü sıraya yerleşti. AKİB üyeleri ihracatta da güçlü performanslarını sürdürdü. Toplam 5,32 milyar dolarlık ihracatıyla Türkiye'nin en büyük ikinci ihracatçısı olan TÜPRAŞ'ı 875,2 milyon dolarla Şişecam, 650,5 milyon dolarla İskenderun Demir ve Çelik, 406,6 milyon dolarla Kılıç Deniz Ürünleri, 354,1 milyon dolarla Kastamonu Entegre ve 349,5 milyon dolarla Sasa Polyester izledi. 18 farklı sektörde üretim yapan sanayi ekosistemi İSO 500 listesinde yer alan AKİB üyesi firmalar, 18 farklı sanayi alt sektöründe faaliyet göstererek bölgenin üretim çeşitliliğini ortaya koydu. En güçlü temsil 18 firmayla gıda sanayisinde gerçekleşirken 13 firmayla demir-çelik ana metal sanayisi ikinci sırada yer aldı. Elektrik makineleri ile dokuma sanayileri 5’er; taş ve toprağa dayalı sanayi ile ağaç, mobilya ve mefruşat sanayileri ise 3’er firmayla listede temsil edildi. Taşıt araçları, kimya, cam, plastik, lastik, kâğıt ve petrol ürünleri gibi stratejik sektörlerde faaliyet gösteren firmalar da AKİB'in geniş üretim ekosistemini destekledi. Üretim büyüklüğü açısından değerlendirildiğinde ise petrol ürünleri sanayisi lider konumda yer aldı. Tek firma ile temsil edilen sektör, 699 milyar TL'ye yaklaşan üretimden net satış gerçekleştirerek AKİB'in toplam üretim hacminde belirleyici rol oynadı. Demir-çelik ana metal sanayisi 469 milyar TL, gıda sanayisi ise 200 milyar TL'nin üzerinde üretimden net satış hacmine ulaştı. Cam sanayisi 94 milyar TL, elektrik makineleri sanayisi ise 68 milyar TL'nin üzerinde üretim performansı sergiledi. İhracatta sektör çeşitliliği öne çıktı 2025 yılı verileri, AKİB'in ihracat başarısının yalnızca rafineri ve enerji sektörüne dayanmadığını ortaya koydu. Demir-çelik, cam, kimya, gıda, su ürünleri, ağaç ürünleri, otomotiv ve elektrik ekipmanları sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar da yüksek ihracat performanslarıyla öne çıktı. Özellikle İskenderun merkezli demir-çelik üreticileri, bölgenin ihracatında önemli pay sahibi olurken Sasa Polyester kimya sektöründe, Şişecam cam sanayisinde, Kılıç Deniz Ürünleri ile Yayla Agro Gıda ise tarım ve gıda sanayisinde yüksek katma değerli ihracatlarıyla dikkat çekti. Temsa ve HES Kablo gibi teknoloji yoğun üretim yapan sanayi kuruluşları da uluslararası pazarlardaki güçlü performanslarıyla AKİB'in ihracat kompozisyonunu daha nitelikli hale getirdi. "Üretimden ihracata uzanan başarı hikâyesini birlikte yazıyoruz" AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı İSO 500 verilerinin, Akdeniz İhracatçı Birlikleri'nin güçlü üretim altyapısını yüksek katma değerli ihracatla buluşturan sanayi ekosistemini bir kez daha kanıtladığını belirtti. AKİB'in, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine stratejik katkı sağlamayı sürdürdüğünü vurgulayan Hıradağı, şu değerlendirmede bulundu: “İSO 500 listesinde 62 üyemizin yer alması, bu firmalarımızın 1,9 trilyon liraya yaklaşan üretimden net satış ile 10,8 milyar doları aşan ihracat gerçekleştirmesi, bölgemizin üretim kapasitesini ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü açıkça göstermektedir. Birliğimizin 2025 yılındaki toplam ihracatının yaklaşık üçte ikisinin İSO 500'de yer alan üyelerimiz tarafından gerçekleştirilmesi; güçlü sanayi altyapısının, sürdürülebilir büyümenin ve ihracat odaklı kalkınmanın en sağlam dayanağı olduğunu teyit etmektedir. Bu başarı, Akdeniz Bölgesi'nin Türkiye'nin üretim ve ihracat geleceğinde üstlendiği stratejik rolü de ortaya koymaktadır. Bugün dünya ticaretinde tedarik zincirleri yeniden şekilleniyor. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve teknoloji odaklı üretim küresel rekabetin temel dinamikleri haline geliyor. Biz de AKİB olarak bu dönüşümü sadece takip eden değil, yön veren bir anlayışla hareket ediyoruz. Teknoloji yoğun üretimi, inovasyonu, sürdürülebilirliği ve markalaşmayı odağına alan yeni nesil ihracat vizyonumuz doğrultusunda üyelerimizi geleceğin rekabet koşullarına hazırlamaya devam edeceğiz. Akdeniz'in güçlü sanayi altyapısını, stratejik limanlarını, lojistik üstünlüğünü ve girişimcilik potansiyelini küresel değer zincirlerine daha güçlü entegre ederek yeni yatırım, yeni pazar ve yeni iş birliklerinin önünü açacağız. Hedefimiz; sadece daha fazla ihracat yapan değil, yüksek teknoloji üreten, küresel markalar geliştiren ve uluslararası ticarette yön belirleyen bir üretim ekosistemi oluşturarak Akdeniz'i Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınmasının öncü merkezi haline getirmektir. İSO 500 listesinde yer alarak ülkemizin üretim ve ihracat gücüne değer katan tüm üyelerimizi ve sanayicilerimizi gönülden kutluyorum. Bu önemli başarıda emeği bulunan çalışanlarımıza, yöneticilerimize ve tüm paydaşlarımıza özverili katkıları için teşekkür ediyor; hep birlikte Türkiye'nin üretim yolculuğunu daha güçlü yarınlara taşıyacağımıza yürekten inanıyorum.”

AKİB’in Yeni Dönem Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı Haber

AKİB’in Yeni Dönem Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı

Türkiye’nin ihracatına geçen yıl 16,8 milyar dolarlık katkı sağlayan ve yüzde 7,1 paya ulaşan Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nin (AKİB) yeni dönem Koordinatör Başkanı, Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı İmam Gazali Hıradağı oldu. Koordinatör Başkanlık görevini Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş’ten devralan İmam Gazali Hıradağı, yeni döneme ilişkin vizyonunu paylaştı. Hıradağı, “Akdeniz’in üretim gücünü, sanayi kabiliyetini ve ihracat vizyonunu önceki dönem başkanlarımızın yaptığı gibi küresel ölçekte daha görünür kılmak için çalışacağız. Sadece mevcut pazarlarımızı büyütmeye değil, yüksek katma değerli üretim, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve sürdürülebilir ticaret ekseninde ihracatçılarımıza yeni rekabet alanları kazandırmaya odaklanacağız. AKİB çatısı altında birliklerimiz arasındaki sinerjiyi daha da güçlendirerek Akdeniz Bölgesi’ni Türkiye’nin dış ticarette stratejik büyüme merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz.” dedi. Hıradağı’nın yardımcıları Aytek ve Akgöl Demir ve demir dışı metallerden hazır giyime, hububat ve bakliyattan kimya, mobilya, tekstil ve yaş meyve sebzeye kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren 30 bini aşkın ihracatçı firmayı temsil eden AKİB’de, İstanbul’da gerçekleştirilen Başkanlar Kurulu toplantısının ardından 2 Haziran 2026 tarihinden itibaren bir yıl süreyle görev yapacak Koordinatör Başkan ve Koordinatör Başkan Yardımcıları açıklandı. AKMİB Yönetim Kurulu Başkanı İmam Gazali Hıradağı, AKİB Koordinatör Başkanı unvanını alırken, AKİB Koordinatör Başkan Yardımcılığı görevlerine Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (AHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Aytek ile Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (ASHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Akgöl seçildi. Başkanlar Kurulu toplantısında görev süreleri sona eren Fatih Doğan, Ferhat Gürüz, Gürkan Tekin, R. Onur Kılıçer ve Saadettin Çağan’a AKİB’e ve ihracat camiasına sundukları değerli hizmetler dolayısıyla teşekkür plaketleri takdim edildi. AKİB Koordinatör Başkanlığı görevini devralan İmam Gazali Hıradağı’na başarılar dileyen AHBİB Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, şunları söyledi: “AKİB Koordinatör Başkanlığı görevini üstlenen Sayın İmam Gazali Hıradağı’nı tebrik ediyor, yeni döneminin hayırlı olmasını diliyorum. Küresel ticarette dengelerin yeniden kurulduğu bu süreçte, Sayın Hıradağı’nın liderliğinde bölgemizin üretim ve ihracat gücünün daha da ileri taşınacağına inanıyorum. Yeni pazarlara erişimi artıran, rekabetçiliği güçlendiren ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen önemli başarılara imza atılacağına yürekten inanıyorum.” “Türkiye Yüzyılı’nın ihracat vizyonunu Akdeniz’den dünyaya taşıyacağız” Veysel Memiş’e yapmış olduğu hizmetlerden dolayı teşekkür eden İmam Gazali Hıradağı, “İhracatta Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda yeşil dönüşüm, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim ve pazar çeşitlendirmesini önceliklendireceklerini ifade etti. Türkiye’nin küresel pazarlardaki etkinliğini artırmak, ihracatçıların rekabet gücünü yükseltmek ve sektörlerin büyüme ivmesini kalıcı başarılarla taçlandırmak için tüm paydaşlarla iş birliği içerisinde çalışacaklarını vurgulayan Hıradağı, yeni dönemde AKİB’in yol haritasına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Bugün dünya ticaretinde yalnızca ürünler değil; teknoloji, sürdürülebilirlik, inovasyon ve marka değeri de rekabet ediyor. Bizler AKİB olarak ihracatı sadece rakamlardan ibaret görmüyor, üretim gücünü küresel etkiye dönüştüren stratejik bir kalkınma aracı olarak değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, Akdeniz Bölgesi’ni yüksek katma değerli üretimin, yeşil dönüşümün ve ihracat odaklı büyümenin öncü merkezlerinden biri haline getirmektir. Güçlü sanayi altyapımız, girişimci ruhumuz ve 30 bini aşkın ihracatçımızın dinamizmiyle Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu daha da güçlendireceğiz. Birliklerimiz arasındaki sinerjiyi artırarak yeni pazarlara açılan, yenilikçi üretimi destekleyen ve sürdürülebilir başarılar üreten bir ihracat ekosistemi inşa edeceğiz.”

KTO'dan Avrupa'ya Dijital Ticaret Köprüsü Haber

KTO'dan Avrupa'ya Dijital Ticaret Köprüsü

Kayseri Ticaret Odası, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret Odası ve Çekya’dan Çek Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle yürütülecek olan ‘DigiConnect - Odalar Arası Dijital Bağlantı ve İş Birliği Ağı Projesi’nin açılış toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Kayseri’nin üretim gücünün dijitalleşme ile küresel pazarlara entegre edilmesi hedeflendiği vurgulandı. KTO Başkanı Gülsoy, “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize süreçlerinin kolaylaştırılması ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması ortak rekabet gücümüz için bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bugün başlattığımız bu proje tam da bu ihtiyacın somut bir karşılığıdır.” dedi. Kayseri Ticaret Odası, uluslararası ticaret ağlarını güçlendirecek vizyoner bir projeye daha imza attı. Avrupa Birliği desteğiyle, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret ve Sanayi Odası ile Çekya’dan Çek Ticaret Odası iş birliğiyle yürütülecek olan “DigiConnect” projesinin açılış toplantısı yapıldı. KTO Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya; Türkiye-Çekya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Belçika’nın Türkiye Büyükelçisi Hendrik Van de Velde, Çekya’nın Türkiye Büyükelçisi. Petr Štěpánek, KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Yönetim Kurulu Üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı. BAŞKAN GÜLSOY: “YENİ BİR ULUSLARARASI TİCARET HATTININ TEMELİNİ ATIYORUZ” Toplantının açılış konuşmasını yapan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri’nin 6 bin yıllık ticari geçmişine vurgu yaparak, dijitalleşmenin önemine dikkat çekti. Gülsoy, “Bugün burada sadece bir projenin açılışını yapmıyoruz, üç ülke arasında kurulacak yeni bir uluslararası ticaret hattının temelini atıyoruz.” dedi. Dünyanın yeniden şekillendiğini belirten Gülsoy, “Yakın coğrafyamızda yaşanan savaşlar, küresel dengelerdeki kırılmalar, tedarik zincirlerinde yaşanan kopmalar Ticaret savaşları, enerji ve gıda ve iklim krizleri. Tüm bunlar bize tek bir gerçeği gösteriyor: Artık hiçbir ülke tek başına güçlü kalamaz. Güç; iş birliğinde, güven ortamında ve doğru bağlantılar kurabilme kabiliyetinde yatmaktadır. Artık sadece üretmek yetmiyor. Bugün güçlü olan; değişime uyum sağlayabilen, dijitalleşme, yapay zekâ gibi yeni akımları doğru okuyup uygulayabilen, doğru ortaklıklar kurabilen ve birlikte hareket edebilenlerdir.” dedi. “GÜMRÜK BİRLİĞİ VE VİZE SORUNLARI ORTAK REKABET GÜCÜMÜZÜN ÖNÜNDEKİ ENGELDİR” Konuşmasında, iş dünyasının sahadaki gerçeklerine de değinen Başkan Gülsoy; vize süreçlerindeki gecikmeler, iş insanlarının hareket kabiliyetini kısıtlayan uygulamalar ve güncellenmeyen Gümrük Birliği’nin oluşturduğu yapısal sorunlara dikkat çekti. Gülsoy, "Bu tablo yalnızca Türkiye’yi değil, Avrupa’yı da doğrudan etkilemektedir. Ticaret tek taraflı değildir; bağlantı zayıfladığında herkes kaybeder. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize süreçlerinin kolaylaştırılması ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması ortak rekabet gücümüz için bir tercih değil, bir zorunluluktur. Her zaman dediğimiz gibi: 'Türkiye'siz AB, AB'siz Türkiye olmaz.' Bugün başlattığımız DigiConnect projesi, tam da bu ihtiyacın somut bir karşılığıdır." ifadelerini kullandı. “DİGİCONNECT SADECE BİR PROJE DEĞİL, BİRLİKTE ÜRETME VE BÜYÜME MODELİDİR” DigiConnect Projesi’nin vizyonunu paylaşan Başkan Gülsoy; bu girişimin sadece kurumsal iş birliklerini güçlendirmeyi değil, üyeler arasında kalıcı ticari bağlar kurarak sürdürülebilir bir iş ekosistemi oluşturmayı hedeflediğini vurguladı. Gülsoy, "Açık söylemek gerekir ki bu sadece bir proje değildir. Bu, bir iş birliği modelidir; birlikte üretmenin ve birlikte büyümenin somut bir sistemidir. Kayseri’nin üretim gücü; Belçika’nın lojistik ve dağıtım kabiliyetiyle, Çekya’nın sanayi ve teknoloji altyapısıyla birleştiğinde ortaya çok daha büyük bir ekonomik değer çıkacaktır" şeklinde konuştu. “AMACIMIZ NETTİR: KAYSERİ’Yİ DÜNYAYA BAĞLAMAK” Bu iş birlikleri sayesinde ticaretin karşılıklı gelişeceğini, ortak üretim, teknoloji transferi ve yeni pazarlara birlikte açılma fırsatlarının doğacağını belirten Başkan Gülsoy, kazan-kazan mantığının ülke ekonomisine katkı sağlayacağını vurguladı. Gülsoy, "Çünkü mesele sadece ticaret değildir; mesele doğru bağlantılar kurmak, birlikte üretmek ve birlikte büyümektir" dedi. AB destekli projeler, inovasyon ve teknoloji merkezleri ve Kayseri Sanayi Dönüşüm Programı ile üyelerin küresel pazarlara erişimini güçlendirip yeni nesil üretimi desteklediklerini ve katma değeri artırdıklarını belirten Başkan Gülsoy, "Amacımız nettir: Kayseri’yi dünyaya bağlamak. Şuna yürekten inanıyorum: Gelecek; tek başına güçlü olanların değil, birlikte değer üretenlerin olacaktır." diyerek sözlerini tamamladı . MİLLETVEKİLİ CINGI: “DİJİTALLEŞME ARTIK KAÇINILMAZ” Türkiye-Çekya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı’da konuşmasına Kayseri Ticaret Odası Başkanımız Ömer Gülsoy’un Avrupa Birliği projelerinin şehrimizdeki uygulanmasındaki göstermiş olduğu yoğun gayretlerden dolayı teşekkür ederek başladı. Cıngı, “ Ülkemiz hamd olsun çok ciddi merhaleler kat etti. Son yıllarda dünyada çok muhtelif krizler yaşanmasına rağmen, istikrarlı ekonomik büyümesini, kişi başı milli gelirini, ihracatını, savunma sanayi ve bilişim sektöründeki derinleşmesini artırarak yoluna devam ediyor. Bizim tek bir ülke olarak ne fırsatlara açılma ihtimalimiz var, ne de tehditlerden kaçabilme ihtimalimiz var. Artık çok yoğun uluslararasılaşmaya ve dijitalleşmeye doğru gidiyoruz. Dünyada zaten en yoğun konuşulan kavramlar dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yeşil enerji, suçla mücadele, iklim krizi bunlar Kayseri’de ve Türkiye’de neyse Fransa, İtalya, İspanya ve Estonya’da da aynı konular. Dolayısıyla lasmanı içinde bulunduğumuz bu projede de dünyanın şuanda karşı karşıya kalmış olduğu tehdit ve fırsatlara bir cevap niteliğinde. Türkiye’de konuşulan konuların aynısını Avrupada da dinlemek zorunda kalıyoruz. Dijitalleşme kaçınılmaz bir şey. Avrupa Birliği de Dijitalleşme üzerine çok ciddi fonlar ayırıyor ve destekler veriyor. Biz de Kayseri olarak Avrupa Birliğinin böylesine güzel bir desteğinden faydalanarak Kayseri’deki ticaret erbabına yönelik fayda sağlayacak, bizim dış ticaretimizi geliştirecek çok önemli bir platformu hazırlamış olduk. Emeğe geçenlere teşekkür ediyoruz.” İfadelerini kullandı. ÇEKYA BÜYÜKELÇİSİ ŞTĚPÁNEK: “TÜRKİYE, AVRUPA VE ÇEKYA İÇİN VAZGEÇİLMEZ BİR STRATEJİK ORTAKTIR” Toplantıda konuşan Çek Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Petr Štěpánek, uluslararası ilişkilerin sadece pragmatizm değil, güçlü ve güvenilir ortaklıklar gerektirdiği bir dönemde Türkiye’nin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin Çek Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği için stratejik bir müttefik, önemli bir ekonomik aktör ve bölgede istikrar unsuru olduğunu vurgulayan Štěpánek, "Daha geniş Avrupa perspektifinde Türkiye'yi; sanayi, tarım ve enerji güvenliği alanlarında kritik bir ticaret ortağı, vazgeçilmez bir lojistik merkez ve Avrupa'ya doğal bir geçiş kapısı olarak görüyoruz" dedi. İkili ilişkilerin tarihin en başarılı dönemlerinden birini yaşadığını ve 2025 yılında karşılıklı ticaret hacminin 7,5 milyar Euro'yu aştığını belirten Büyükelçi Štěpánek, Çekya'nın Türkiye'ye ihracatının rekor seviyeye ulaştığını kaydetti . “DİGİCONNECT, GİRİŞİMCİLERİMİZ İÇİN MODERN İŞ BİRLİĞİNİN BAŞARILI BİR ÖRNEĞİ OLACAKTIR” Savunma, enerji, otomotiv, makine ve tarım gibi köklü sektörlerin yanı sıra bilgi teknolojileri ve sağlık gibi alanların da ikili ticarete dahil olduğunu ifade eden Büyükelçi Štěpánek, mevcut Gümrük Birliği’nin hizmetler, kamu alımları ve tarım ürünlerini de kapsayacak şekilde modernize edilmesini kararlılıkla desteklediklerini yineledi. Bu adımın ekonomilerin rekabet gücünü artıracağını belirten Štěpánek, DigiConnect projesinin önemine değinerek, "Tüm stratejik vizyonlar, gerçek bağlantıları kuran girişimcilerimizin aktif rolü olmadan kağıt üzerinde kalacaktır. DigiConnect Projesi gibi girişimlerin – Odalar Arası Dijital Bağlantı ve İş Birliği Ağı – Türkiye, Çek Cumhuriyeti ve Belçika'daki iş dünyası kuruluşları arasında modern iş birliğinin başarılı bir örneği olacağına inanıyorum . 2026 yılında şirketlerin küresel pazardaki rekabet gücünü artıracak olan unsur süreçlerin dijitalleşmesidir. Bu platform, iyi uygulamaların etkin şekilde paylaşılmasını sağlayacak ve girişimcilerimiz için doğrudan bir iletişim kanalı oluşturacaktır" şeklinde konuştu . BELÇİKA BÜYÜKELÇİSİ VAN DE VELDE: “KAYSERİ VE BELÇİKA ARASINDA DERİN İNSANİ VE TİCARİ BAĞLAR BULUNMAKTADIR” Belçika Krallığı’nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde ise konuşmasına, Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy’a başarılı iş birliği ve misafirperverliği için teşekkür ederek başladı . Kayseri’nin Belçika için özel bir yeri olduğunu ifade eden Van de Velde, "Türk-Belçika toplumunun önemli bir kısmı kökenlerini bu bölgeye dayandırmakta olup, bu durum toplumlarımız arasında derin insani ve kültürel bağlar oluşturmaktadır. Aynı zamanda bugün Kayseri'de 350'den fazla Belçika vatandaşı yaşamakta ve çalışmaktadır. Bu bireysel bağlar, güveni, sürekliliği ve ekonomik ilişkilerimiz için güçlü bir zemini oluşturmaktadır" dedi . Belçika ve Türkiye'nin güçlü ve gelişen ekonomik ilişkilere sahip olduğunu, Türkiye'nin AB dışındaki dördüncü en büyük ihracat pazarları olduğunu belirten Büyükelçi Van de Velde, ikili ticaretin yıllık 13,17 milyar Euro seviyesinde olduğunu ve karşılıklı yatırımların arttığını kaydetti . “KAYSERİ’NİN ÜRETİM GÜCÜ VE BELÇİKA’NIN TEKNOLOJİSİ BİRBİRİNİ TAMAMLAYACAKTIR” Kayseri’nin mobilya, ev aletleri, savunma ve havacılık gibi sektörlerdeki üretim kalitesi ve ihracat odaklı yapısıyla Türkiye'nin dinamik sanayi gücünün en önemli örneklerinden biri olduğunu belirten Büyükelçi Van de Velde, ekonomiler arasındaki güçlü tamamlayıcılığa vurgu yaptı. Van de Velde, "Gaziantep, Mersin, İzmir, İstanbul, Ankara, Antalya, Bodrum ve Eskişehir'in ardından şimdi de Kayseri'deyiz. Bu ziyaretler, Türk ekonomisinin Avrupa Birliği ile ne kadar uyumlu ve entegre olduğunu göstermiştir. Türkiye Gümrük Birliği, Türkiye'yi Avrupa değer zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası haline getirmiştir. Belçika, bu entegrasyonun modernize edilmesini ve derinleştirilmesini güçlü şekilde desteklemektedir. Kayseri'nin üretim gücü ve girişimcilik kültürü, Belçika'nın yüksek katma değerli üretim, dijital çözümler, lojistik ve Endüstri 4.0 alanlarındaki bilgi birikimi ile büyük ölçüde örtüşmektedir. Birlikte çalışarak şirketlerimiz, küresel değer zincirleri için rekabetçiliği ve dayanıklılığı artıran çözümler geliştirebilir. İşte tam da bu nedenle DIGIConnect projesi büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı . PROJE İŞ BİRLİĞİ MODELİ SUNUYOR Kayseri Ticaret Odası, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret Odası ve Çekya’dan Çek Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle yürütülecek olan DigiConnect Projesi; • Kurumsal iş birliklerini güçlendirmeyi, • Sürdürülebilir bir iş ekosistemi oluşturmayı, • Üç ülke arasındaki 14 milyar Euro’yu aşan ticaret hacmini dijital ağlarla yukarı taşımayı hedefliyor. Program, açılış konuşmalarının ardından proje koordinatörünün gerçekleştirdiği teknik sunum ile sona erdi.

DENİB’de Seçim Heyecanı: Osman Uğurlu Tek Liste İle Güçlü Vizyonu Açıkladı! Haber

DENİB’de Seçim Heyecanı: Osman Uğurlu Tek Liste İle Güçlü Vizyonu Açıkladı!

Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB), yeni dönem başkanını seçmek üzere 10 Nisan 2026 Cuma günü sandığa gidiyor. Seçimlere tek aday olarak girmesi beklenen Osman Uğurlu, Genel Kurul öncesinde yaptığı açıklamada Denizli ihracatını dünya liginde daha üst sıralara taşıyacak projelerini ve vizyonunu paylaştı. Denizli İhracatında Hedef: Katma Değerli Büyüme Denizli’nin 4,7 milyar doları aşan ihracat hacmi ve 183 ülkeye yayılan ticaret ağıyla Türkiye’nin 9. büyük ihracat şehri olduğunu hatırlatan Osman Uğurlu, mevcut başarıyı bir adım öteye taşıyacaklarını belirtti. Uğurlu, yeni dönem stratejisini şu sözlerle özetledi: “1.700 aktif ihracatçımızın rekabet gücünü artırmak en temel önceliğimiz. Küresel ticaretin yeniden şekillendiği bu dönemde, ortak akıl ve istişare kültürüyle proaktif bir yapı oluşturacağız.” 4 Yıllık Yol Haritası: Yeşil Dönüşüm ve E-İhracat Osman Uğurlu, önümüzdeki 4 yıllık görev süresi boyunca odaklanacakları kritik başlıkları şöyle sıraladı: Yeşil Dönüşüm: Avrupa Yeşil Mutabakatı'na uyum sürecinde firmalara tam destek. Dijitalleşme ve E-İhracat: Firmaların dijital pazarlarda derinleşmesi için yeni projeler. Markalaşma: Denizli ürünlerinin dünya pazarındaki marka değerinin yükseltilmesi. Sektörel Stratejiler: Kamu, üniversite ve özel sektör iş birliğiyle sorunlara kalıcı çözümler. "Birlik ve Beraberlik En Büyük Gücümüz" Denizli ihracatının başarısının arkasındaki en büyük etkenin birlik ruhu olduğunu vurgulayan Uğurlu, tüm DENİB üyelerini genel kurula davet etti. İhracatçıların desteğinin kendileri için en büyük güven kaynağı olduğunu belirten Uğurlu, yeni döneme güçlü bir başlangıç yapacaklarına olan inancını dile getirdi.

Akdeniz İhracatında Mart Sıçraması Haber

Akdeniz İhracatında Mart Sıçraması

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılı Mart ayında sergilediği yüzde 24'lük büyüme ile ihracatta güçlü bir ivme yakaladı. Kimya ve yaş meyve sebze sektörlerinin domine ettiği Mart ayında 1,81 milyar dolar ihracat rakamına ulaşılırken, yılın ilk çeyreği ise toplamda 4,58 milyar dolarla dengeli bir yükseliş grafiği çizdi. ​Sanayi ve Tarım Ele Ele: İhracatın Lokomotifi Kimya Oldu ​AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş, Mart ayı performansının arkasında hem sanayi hem de tarım sektörlerinin eş zamanlı yükselişinin yattığını belirtti. Özellikle kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü, Mart ayında yakaladığı yüzde 71'lik dev artışla toplam ihracatın parlayan yıldızı oldu. ​Mart Ayı Sektörel Artış Oranları: ​Kimya: %71 artış (796,5 milyon dolar) ​Yaş Meyve Sebze: %23 artış (193,5 milyon dolar) ​Demir ve Demir Dışı Metaller: %13 artış (398,9 milyon dolar) ​Avrupa Pazarında Agresif Genişleme ​AKİB’in 2026 stratejisinde pazar çeşitliliği meyvelerini vermeye başladı. Geleneksel pazarlardaki dalgalanmalara rağmen Avrupa hattında rekor artışlar kaydedildi. İspanya ve İtalya gibi kritik pazarlardaki büyüme dikkat çekti. ​İspanya: Mart ayında %165 artış (110,9 milyon dolar) ​İtalya: Mart ayında %79 artış (172,7 milyon dolar) ​Romanya: Mart ayında %50 artış (169,2 milyon dolar) ​Yılın ilk çeyreğinde ise en dikkat çeken sıçrama %166 artış oranıyla Fas pazarında yaşandı. Polonya ve Gürcistan gibi yükselen pazarlar da AKİB’in yeni rotaları arasında yerini aldı. ​Veysel Memiş: "Küresel Ticarette Yeni Bir Oyun Alanı Kuruyoruz" ​Küresel talepteki kırılmalara rağmen dirençli bir yapı sergilediklerini vurgulayan Başkan Veysel Memiş, ihracatın geleceğine dair şu vizyonu paylaştı: ​"Rekabet artık sadece maliyetle değil; hız, esneklik ve sürdürülebilirlik ile belirleniyor. Akdeniz ihracatını yeşil dönüşüm ve dijital altyapı ekseninde yeniden konumlandırıyoruz. Hedefimiz, değişen küresel tedarik zincirinde vazgeçilmez bir üretim üssü olmak."

Manisa Kendi Enerjisini Üretecek Haber

Manisa Kendi Enerjisini Üretecek

Manisa Büyükşehir Belediyesi, iklim krizine karşı kararlı bir duruş sergileyerek enerji sektöründe önemli bir adım attı. “Yeşil Dönüşüm” hareketinin öncüsü olması hedeflenen Manisa Enerji AŞ’nin lansmanı, geniş bir katılımla yapıldı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Manisa’nın geleceğini aydınlatacak, doğayla barışık ve teknolojiyle örülmüş yeni bir dönemin meşalesini yakıyoruz. Manisalı hemşehrilerimize etiket fiyatlarından 1 yıl boyunca yüzde 10 indirim yapıyoruz” dedi. Manisa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir enerji yatırımlarına bir yenisini ekleyerek Manisa Enerji AŞ’yi kamuoyuna tanıttı. Lansman toplantısına Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun yanı sıra; CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, CHP Manisa Milletvekili Selma Aliye Kavaf, Kırkağaç Belediye Başkanı Üstün Dönmez, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, CHP ilçe başkanları, Türkiye Enerji Platformu temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Lansman öncesi CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in tebrik mesajı okundu; ardından Manisa Enerji’nin vizyonunu anlatan tanıtım videosu gösterildi. Manisa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Aksoy, şirketin vizyonunu ve hedeflerini yaptığı sunumla anlattı. İstanbul Enerji AŞ Genel Müdürü Yüksel Yalçın da İstanbul’da hayata geçirdikleri enerji projeleri ile ilgili bir konuşma yaptı. “Manisa Artık Kendi Enerjisini Üretiyor” Manisa Enerji AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Aksoy, yaptığı sunumda şirketin kuruluş felsefesini anlattı. Merhum Ferdi Zeyrek’in vizyonuyla temelleri atılan bu hayali gerçeğe dönüştürmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Aksoy, “Bu hayalin gerçeğe dönüşmesinde Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Besim Dutlulu’nun ortaya koyduğu vizyon ve güçlü destek bizlere yol gösterdi. Manisa artık yalnızca enerjisini tüketen değil, enerjisini üreten bir şehir olma yolunda kararlı adımlar atıyor. Doğanın gücünü geleceğin vizyonuyla buluştururken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği değerlere sahip çıkarak ilerliyoruz” dedi. “Küresel Vizyon: 2050’de Net-Sıfır Emisyon” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, konuşmasında Manisa Enerji AŞ’nin stratejik önemine vurgu yaptı. Şubat ayında imzalanan “Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi (GCoM)” ile Manisa’nın dünyanın en büyük kentsel iklim koalisyonuna dahil olduğunu hatırlatan Başkan Dutlulu, şu ifadeleri kullandı: “Bugün burada sadece bir şirketin tanıtımını yapmıyoruz; Manisa’nın geleceğini aydınlatacak, doğayla barışık ve teknolojiyle örülmüş yeni bir dönemin meşalesini yakıyoruz. Attığımız bu imza, evlatlarımıza iklim krizine karşı dirençli, havası temiz ve doğası canlı bir Manisa bırakacağımıza dair verdiğimiz bir sözdür. 2050 yılındaki ‘Net-Sıfır Emisyon’ hedefimiz doğrultusunda Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planımızı (SECAP) şehrimizin anayasası olarak güncelliyoruz. Valiliğimizden üniversitemize, sanayi odalarımızdan sivil toplum kuruluşlarımıza kadar tüm paydaşlarımızın katılımıyla Manisa’nın iklim kırılganlıklarını ve risk haritalarını ortak akılla belirliyoruz” “Dirençli bir şehir inşa ediyoruz” Dirençli bir şehir modeli inşa etmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Dutlulu, “Belediyemiz bünyesinde kurduğumuz İklim Değişikliği Komitesi ile çalışmalarımızı kurumsal bir yapıya kavuşturduk. Bilimsel veriler ışığında; tarımdan sanayiye, enerji verimliliğinden yeşil bina uygulamalarına kadar her alanda dirençli bir şehir modeli inşa etmeyi hedefliyoruz. İklim krizinin en somut etkisi olan su stresiyle mücadele kapsamında MASKİ Genel Müdürlüğümüz organizasyonunda DSİ ile stratejik iş birliğimizi güçlendiriyoruz. Şehrimizde yağmur suyu hasadı ve gri su kullanımını yaygınlaştırıyor, su kaynaklarımızı korumak adına geçirgen yüzey malzemeleri ve modern sulama tekniklerini hayata geçiriyoruz. Şehrimizin dört bir yanına kazandırdığımız ve sayısını her geçen gün artırdığımız su göletleri ile tarımsal sulamada can suyu oluyoruz. Yalnızca su depolamakla yetinmiyor; suyun her damlasını kıymetli kılan modern sulama tekniklerini ve yağmur suyu hasadı uygulamalarını hayata geçiriyoruz. Belediyemize ait tüm taşınmazlarda enerji verimliliği taraması başlatarak kamu binalarımızı “Yeşil Bina” sertifikasyon sürecine hazırlıyoruz. Sokak aydınlatmalarımızı modern ve tasarruflu sistemlerle yenilerken, projelerimizi uluslararası fon ve hibe programlarıyla destekleyerek şehrimize artı değer katıyoruz. “Manisa’nın parası Manisa’da kalsın istiyoruz” Manisa Enerji’nin kuruluş amacını ve vizyonuna değinen Başkan Dutlulu, “Dünya değişiyor, iklim krizi artık kapımızda değil, hayatımızın tam merkezinde. Bizler bu değişim karşısında sadece bugünü kurtaran değil, evlatlarımızın geleceğini teminat altına alan bir belediyecilik anlayışını savunuyoruz. İşte Manisa Enerji, tam da bu sorumluluk bilinciyle güvenin, sürdürülebilirliğin ve hizmetin adı olarak doğdu! Peki, neden Manisa Enerji? Çünkü Manisa Enerji, sadece bir enerji tedarikçisi değil, şehrimizin enerji ekosistemini dönüştüren teknolojik bir merkezdir. Dünyanın en gelişmiş şehirlerinde hangi teknoloji varsa, Manisa Enerji ile bizim sokaklarımızda da o olacak. 48,4 milyon kilowatt-saat seviyelerine ulaşan tedarik hacmimizle kamu kurumlarından işletmelere kadar devasa bir ağa kesintisiz güç sağlıyoruz. Çünkü biz istiyoruz ki; Manisa’nın parası Manisa’da kalsın! İstiyoruz ki; bu şehrin sanayicisi, esnafı ve kamu kurumları enerjisini Manisa’nın öz kaynaklarından, Manisa’nın güneşinden alsın. Biz sadece elektrik tedarik etmiyoruz; biz Manisa’nın ekonomik gücünü tahkim ediyor, şehrimizin çevresel geleceğine doğrudan imzamızı atıyoruz” dedi. “Güneşin gücünü her eve her işletmeye taşımaya kararlıyız” Başkan Dutlulu, “Manisa Enerji, sadece bir tabela değil, topyekün bir “Yeşil Dönüşüm” hareketidir! “Elektrik faturanı güneş ödesin” diyerek yola çıktık. Çatılardan büyük ölçekli projelere kadar güneşin gücünü her haneye, her işletmeye taşımaya kararlıyız. Ücretsiz keşif ve fizibilite çalışmalarımızla süreci başlatıyor; projelendirmeden resmi onay takibine kadar her adımı uçtan uca yönetiyoruz. Buradan tüm hemşerilerimize sesleniyorum: Evinizin çatısına kuracağınız her panelde Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin imzası ve güveni var. Sadece kurulum değil, hibrit depolama çözümlerimizle de kesintisiz enerjiyi kapınıza getiriyoruz. Ancak bizim vizyonumuz sadece çatılarla sınırlı değil; biz bu enerjiyi toprağın bereketiyle birleştiriyoruz. “Çiftçimizin yanındayız” Manisalı üreticilere yönelik önemli çalışmalar yaptıklarını belirten Başkan Dutlulu, “Çiftçimizin en büyük maliyet kalemi olan enerji ve su kullanımını optimize etmek adına, damlama sulama sistemlerine yönelik çok güçlü bir destek süreci başlattık. Modern sulama sistemlerine geçişi teşvik ederek hem su tasarrufu sağlıyor hem de enerji verimliliğini tarlalarımıza taşıyoruz. Manisa’nın üreticisi artık daha az maliyetle daha modern yöntemlerle toprağını işleyecek” dedi. “Manisa’nın Yarınları Küresel Standartlarla Mühürleniyor” Manisa’nın sürdürülebilir enerji stratejileriyle artık küresel ölçekte takip edilen bir “dünya şehri” kimliği kazandığını vurgulayan Başkan Besim Dutlulu, şehrin dijital ve çevreci dönüşümünü şu sözlerle özetledi: “Şehrimizin dört bir yanını çevre dostu şarj istasyonlarıyla donatıyor, Manisa’yı elektrikli araç çağına hazırlıyoruz. Yapay zeka destekli izleme platformlarımızla operasyonel süreçlerde yüksek verimlilik sağlıyor; reaktif güç takibi ve akıllı alarm mekanizmalarıyla işletmelerimizin maliyet risklerini en aza indiriyoruz. Manisa Enerji AŞ, sanayi kuruluşlarımıza ISO 14064 standartlarıyla uyumlu dijital altyapı çözümleri sunarak karbon ayak izi yönetiminde rehberlik ediyor. Biz burada sadece enerji üretmiyoruz; Manisa’nın yarınlarını küresel standartlarla mühürlüyoruz!” Başkan Dutlulu’dan İndirim Müjdesi Şeffaf ve izlenebilir bir yönetim modelini şehirde kurumsallaştırdıklarını ifade eden Başkan Dutlulu, büyük vizyonda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür ederek konuşmasını şu müjdeyle tamamladı: “Manisa artık sadece tarımı ve sanayisiyle değil, sürdürülebilir enerji stratejileriyle de parlayan bir yıldızdır. Bu devasa vizyonun en güçlü kalesi olan Manisa Enerji AŞ’nin tüm hemşerilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu büyük adımın sevincini paylaşmak adına, Manisalı hemşerilerimize enerji etiket fiyatları üzerinden bir yıl boyunca yüzde 10 indirim uygulanacağının müjdesini veriyorum.” Lansman programı, protokol üyeleri ve katılımcıların günün anısına çektirdiği hatıra fotoğrafı ile sona erdi. Törenin ardından Manisa Enerji AŞ yetkilileri, şirketin faaliyet alanları ve hedefleri hakkında konuklara bilgiler verdi.

AKİB'den Fas Pazarında Yüzde 405'lik Rekor Artış Haber

AKİB'den Fas Pazarında Yüzde 405'lik Rekor Artış

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) şubat ayında 1,34 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş, yılın ikinci ayında en yüksek ihracat değerlerine kimya, demir-çelik ve yaş meyve sebze sektörlerinde ulaşırken, en fazla ihracatı Rusya, Irak ve Fas’a yaptıklarını belirtti. Şubat ayında 21 milyar dolarlık ülke ihracatına yüzde 7,2 oranında katkı verdiklerini kaydeden AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş, bölge ihracatının son iki aylık periyotta 2,76 milyar dolara ulaştığını, yıllıklandırılmış dış satım performansının ise yüzde 16,6 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiğini bildirdi. Küresel ticaretin giderek daha karmaşık ve belirsiz bir hâl aldığını, jeopolitik gerilimler ve bölgesel savaşların lojistik, tedarik zinciri ve pazar dinamiklerini doğrudan etkilediğini vurgulayan Başkan Veysel Memiş, ortaya çıkan konjonktürde Akdenizli ihracatçıların gelişmeleri yakından takip ederken pazar çeşitlendirmesi, yenilikçi üretim ve dijital ticaret odaklı yaklaşımlarıyla zorlukları fırsata dönüştürmeye gayret ettiğini söyledi. AKİB, 2026’yı sürdürülebilirlik yılı ilan etti AKİB’in ana hedefinin üye firmaların uluslararası pazarlarda daha etkili olmalarını sağlamak, ihracat yapmayan ya da ihracat potansiyelini yeterince değerlendiremeyen KOBİ’leri de kazanmak olduğunu anımsatan Başkan Veysel Memiş, kurum olarak ihracat performansını daha yukarılara taşımak adına iki önemli projeyi faaliyete geçirdiklerini belirtti. 2026 yılını “Sürdürülebilirlik Yılı” ilan ederek Türk ihracatçılarının yeşil dönüşüm sürecine uyumunu stratejik öncelik hâline getirdiklerini vurgulayan Başkan Veysel Memiş, sahada firmalara birebir destek sunan Yeşil Mentörlük Programı’nı hayata geçirdiklerini bu sayede her firma için özel sürdürülebilirlik yol haritalarının hazırlanacağını söyledi. Başkan Veysel Memiş, “Program kapsamında firmalarımızın karbon ayak izi, enerji verimliliği, atık yönetimi, kurumsal yönetişim ve dijitalleşme alanlarındaki performanslarını ölçülebilir şekilde değerlendireceğiz. Sürdürülebilirlik Karnesi ve Öncü Adım Belgeleri ile bu sürecin hem görünür hem de kalıcı bir farkındalığa dönüşmesini sağlayacağız. Ayrıca Yeşil Dönüşüm Webinar Serisi ile firmalarımızın bilgiye kolayca erişmelerini mümkün kıldık. Böylece ihracatçılarımızı, küresel değer zincirlerinde daha şeffaf, sürdürülebilir ve rekabetçi bir konuma taşımayı hedefliyoruz.” diye konuştu. “İlk kez bir UR-GE projesi ihtiyaç analizini kendi uzman kadromuz hazırladı” Başkan Veysel Memiş, AKİB koordinasyonunda Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) iş birliğiyle ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (ASHİB) tarafından hayata geçirilen Süt ve Süt Ürünleri UR-GE Projesi’nin 20 firmanın katılımıyla ihracat artışını sürdürülebilirlik, karbon yönetimi ve kurumsal kapasite gelişimiyle birlikte ele alan bütüncül bir rekabetçilik modeli ortaya koyduğunu ifade etti. Başkan Veysel Memiş, “Firmaların kurumsal kapasitelerini, pazar potansiyellerini ve eğitim ihtiyaçlarını sistematik bir bütünlükle analiz eden bu çalışmayı asıl ayrıcalıklı kılan nokta ise kurum tarihinde ilk kez bir UR-GE projesi ihtiyaç analizinin dışarıdan hizmet alımı yerine tamamen birliğin kendi uzman kadrosu tarafından hazırlanmış olmasıdır. Kendi iç kaynaklarımızla üretilen bu rapor; karbon yönetimi, dijital pazarlama ve stratejik pazar analizleri gibi somut çözüm önerileriyle firmalarımızı küresel değer zincirinde üst sıralara taşıyacak uygulanabilir bir rehber niteliği taşımaktadır.” dedi. “Yaş meyve sebze, hazır giyim, demir-çelik ve tekstil sektörlerinde ivmelenme kaydettik” Mersin, Adana, Hatay, Kayseri ve Karaman illeri başta olmak üzere Türkiye genelinde 30 bini aşkın üyesiyle büyük bir aile olan AKİB’in şubat ayındaki ihracatında yaş meyve sebze, hazır giyim, demir-çelik ve tekstil sektörlerinde ivmelenme kaydettiğini ifade eden Başkan Veysel Memiş, şunları söyledi: “Yılın ikinci ayında en çok ihracatı 361,7 milyon dolar değer ile Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz gerçekleştirdi. Bu birliğimizi, 321,6 milyon dolar değer ile Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliğimiz ikinci sıradan, 225,4 milyon dolar değer ile Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğimiz üçüncü sıradan takip etti. Yine şubat ayında Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz 140,8 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliğimiz 87,6 milyon dolar, Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliğimiz 87 milyon dolar, Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz 41,4 milyon dolar, Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz 30 milyon dolar ihracat değeri elde etti.” “Fas pazarında yüzde 405 artış yakaladık” AKİB’in şubat ayı ihracat performansını ülkelere göre değerlendiren Başkan Veysel Memiş, “Söz konusu dönemde en fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler listesinde ilk üç sırada Rusya, Irak ve Fas yer aldı. Rusya’ya 98,6 milyon dolar, Irak’a 98,6 milyon dolar ve Fas’a 86,1 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik. Şubat ayında ihracat hacminde en güçlü artışı yüzde 405 artışla Fas pazarında yakaladık. Gürcistan, Ukrayna, ABD, Rusya ve Polonya bu dönemde anlamlı ihracat artışları sağladığımız ülkeler oldu.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.