Hava Durumu

#Yoğurt

Kırsal Haber - Yoğurt haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yoğurt haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Toplanan İnek Sütü Miktarı 1 Milyon Tonu Aştı Haber

Toplanan İnek Sütü Miktarı 1 Milyon Tonu Aştı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos 2026 dönemine ait "Süt ve Süt Ürünleri Üretimi" verilerini paylaştı. Açıklanan verilere göre, ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı Ağustos ayında yıllık bazda belirgin bir artış gösterdi. ​Toplanan İnek Sütü Miktarı 1 Milyon Tonu Aştı ​Ticari süt işletmelerince Ağustos 2026'da 1 milyon 21 bin 399 ton inek sütü toplandı. Toplanan süt miktarı, bir önceki yılın aynı ayına göre %9,5 artış kaydetti. ​2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ise toplanan inek sütü miktarı, geçen yılın aynı dönemine göre %2,8 artarak 7 milyon 862 bin 534 ton seviyesinde gerçekleşti. Temmuz ayında 987 bin 644 ton olan toplanan inek sütü miktarı, Ağustos ayında bir önceki aya göre %3,4 oranında arttı. ​Süt Ürünleri Üretiminde Aylık ve Dönemlik Değişimler ​Ağustos ayında süt ve süt ürünleri imalatında öne çıkan veriler şu şekilde sıralandı: ​İçme Sütü: Ağustos ayında içme sütü üretimi geçen yılın aynı ayına göre %4,8 artarak 138 bin 885 ton oldu. Ocak-Ağustos döneminde ise yıllık artış %8,2 ile 1 milyon 181 bin 93 ton olarak kaydedildi. ​İnek Peyniri: İnek peyniri üretimi Ağustos ayında %3,4 artışla 71 bin 334 tona, 8 aylık toplamda ise %3,6 artışla 572 bin 956 tona ulaştı. ​Yoğurt: Ağustos ayında yoğurt üretimi %0,9 oranında azalarak 134 bin 781 tona gerilese de Ocak-Ağustos dönemindeki toplam üretim %7,0 artışla 997 bin 795 ton olarak gerçekleşti. ​Ayran ve Kefir: Ayran ve kefir üretimi Ağustos'ta %0,8 artışla 99 bin 433 tona yükseldi. Yılın ilk 8 ayında ise %7,6 artışla toplam 735 bin 42 ton üretildi. ​Tereyağı ve Sadeyağ: Tereyağı ve sadeyağ üretimi Ağustos ayında %7,5 artış göstererek 8 bin 966 ton seviyesine ulaştı. Ocak-Ağustos döneminde ise toplam üretim %1,1 azalarak 74 bin 605 ton oldu.

Çiftliklerde Süt Ürünleri Üretimi ve Pazarlama Trendleri Haber

Çiftliklerde Süt Ürünleri Üretimi ve Pazarlama Trendleri

Türkiye'de tarımsal hanehalkı işletmelerinden gerçekleştirilen süt ürünleri üretimi ve bu ürünlerin pazara sunulma yöntemleri yeni bir döneme işaret ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2020 ile 2025 yılları arasında çiftlik ölçeğindeki üretim dengeleri değişirken, üreticilerin ürettikleri süt ürünlerini doğrudan pazarlama ve katma değere dönüştürme tercihleri dikkat çekici biçimde şekillendi. Üretimde Yeni Denge ve Değişen Yapı TÜİK verilerine göre, 2020 yılında tarımsal hanehalkı işletmelerinde imal edilen toplam süt ürünü miktarı 1 milyon 175 bin 848 ton seviyesinde gerçekleşmişti. Takip eden süreçte kademeli bir değişim gösteren üretim hacmi, 2025 yılı itibarıyla 742 bin 416 ton seviyesinde dengelendi. 2020-2025 dönemindeki veriler incelendiğinde; 2021 yılında 1 milyon 156 bin ton seviyelerinde seyreden rekolte, 2022'de 938 bin ton, 2024'te 834 bin ton ve 2025 yılında 742 bin ton bandında gerçekleşerek çiftlik içi imalatta yeni bir ölçek oluşturdu. Çiftçiler Doğrudan Satışa Yöneliyor Çiftliklerde üretilen ürünlerin değerlendirilme kanalları incelendiğinde, üreticilerin öz tüketimden ziyade doğrudan pazara odaklandığı ve ürünlerini daha etkin biçimde ekonomiye kazandırdığı görülüyor. 2020 yılında üretilen süt ürünlerinin yüzde 45,4'ü doğrudan tüketiciye, sokak sütçülerine veya tüccarlara satılırken; 2025 yılında bu oran yüzde 52,9'a yükseldi. Böylece doğrudan satış kanalı, çiftçiler için ana gelir kaynağı ve en yüksek paya sahip pazarlama yolu olmayı sürdürdü. Buna karşılık, hane içinde tüketilen, ücretsiz dağıtılan veya kayıp olarak kayıtlara geçen ürünlerin payı azaldı. 2020'de üretimin yüzde 49,8'ini oluşturan öz tüketim ve kayıpların payı, 2025'te yüzde 42,4 seviyesine indi. Süt toplama merkezlerine ve sanayi tesislerine satılan işlenmiş çiftlik ürünlerinin payı ise yıllar içinde yüzde 3 ile yüzde 7 arasında bir seyir izledi. Yoğurt ve Peynir Liderliğini Koruyor Çiftliklerde işlenen süt ürünleri arasında ilk iki sırayı geleneksel üretim alışkanlıklarına uygun olarak yoğurt ve peynir paylaşıyor. Yoğurt Üretimi: Çiftliklerde en çok imal edilen ürün konumundaki yoğurt, 2020 yılında 672 bin 394 ton seviyesindeyken 2025 yılında 406 bin 175 ton olarak kaydedildi. Yoğurdun yüzde 54,8'i hanelerde tüketilirken, yüzde 43,9'u doğrudan pazarlanıyor. Peynir Üretimi: 2020'de 401 bin 129 ton olan çiftlik peyniri üretimi, 2025'te 285 bin 22 ton seviyesinde gerçekleşti. Peynir, ticari değeri en yüksek ürünlerden biri olarak öne çıkıyor. Çiftliklerde üretilen peynirin yüzde 66,9 gibi büyük bir kısmı doğrudan tüketiciye ve tüccara satılırken, yaklaşık yüzde 10,3'lük kısmı ise süt işleme tesislerine aktarılıyor. Tereyağı ve Diğer Ürünler: 2020 yılında 87 bin 577 ton olan çiftlik tereyağı üretimi 2025'te 45 bin 992 ton olurken; kaymak ve diğer yan ürünler toplam üretim içinde düzenli payını koruyor. Tarımsal hanehalkları, değişen üretim ölçeklerine rağmen doğrudan satış kanallarını daha güçlü kullanarak ürünlerini katma değere dönüştürmeye ve yerel pazardaki etkinliğini sürdürmeye devam ediyor.

Madem Gübre Var, Neden Çiftçiye Peşin Satılmıyor! Haber

Madem Gübre Var, Neden Çiftçiye Peşin Satılmıyor!

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Tarım Kredi Kooperatifleri’nin gübre satışlarını zorlaştırmasının çiftçiyi üretim sürecinin en kritik döneminde mağdur ettiğini söyledi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın “gübre stokları yeterli, arz güvenliğini tehdit eden bir durum yok” açıklamasını hatırlatan Sarıbal, sahadaki uygulamanın farklı olduğunu belirtti. Sarıbal, gübre stoklarının yeterli olduğuna ilişkin açıklamalara rağmen çiftçilerin peşin ödeme yapmak istese bile gübre alamadığını söyledi. Milletvekili Sarıbal’ın aktardığına göre çiftçi Hüseyin Kaya, peşin parayla gübre almak için Gürsu Tarım Kredi Kooperatifi’ne gitti. Ancak kooperatif yetkilileri kendisine “Peşin gübre satmıyoruz, vadeli satıyoruz” yanıtını verdi. Buna göre çiftçi peşin ödeme yapmak istediğinde gübre verilmezken, vadeli satış kabul edildiğinde gübre temin edilebiliyor. Milletvekili Sarıbal, çiftçilere vadeli satış dayatıldığını belirterek, “Çiftçiler neden peşin gübre alamadığını sorduğunda ise stokçuluk yapıldığı yanıtını veriyorlar. Gübre stoklarının yeterli olduğu söylenirken, çiftçiye peşin satış yapılmıyorsa bu stokçuluk değil midir? Tarım Kredi Kooperatifleri çiftçinin kurumu mudur, yoksa çiftçiyi borçlandırmanın aracı mı?” diye konuştu. Tarım girdilerindeki yüksek maliyetlerin üreticiyi zorladığını belirten Sarıbal, “Gıda enflasyonu yıllık yüzde 36,44, aylık yüzde 6,89. Sofranın tamamı zamlı. Meyvesi yenen sebzeler yüzde 33, baklagil yüzde 21,6, süt ürünleri yüzde 16, sebze, yoğurt, turunçgil yüzde 14. Yani kahvaltı da zamlı, akşam yemeği de zamlı, çocuğun beslenme çantası da zamlı. Enflasyon liginde listenin zirvesinde Güney Sudan ve İran’dan sonra üçüncüyüz. Ekonomi politikasının röntgeni bu. Çünkü gıda enflasyonu; faizin, girdi bağımlılığının, tarım desteklerinin yetersizliğinin ve ithalata dayalı üretim modelinin sonucudur. Eğer mazot ithalse, gübre ithalse, yem hammaddesi ithalse, kur arttığında maliyetin artması fizik kanunu gibidir. Zincirin tamamı yanlış kurulmuşsa, sorun halkalarında değil, zinciri kuran akıldadır. Gıda enflasyonu bu seviyedeyse, ekonomi yönetimi en temel sınavdan kalmış demektir” ifadelerini kullandı.

Sahurda ve İftarda Dengeli Beslenmeye Dikkat Edin Haber

Sahurda ve İftarda Dengeli Beslenmeye Dikkat Edin

Antalya Büyükşehir Belediyesi diyetisyeni İpek Öztaş, Ramazan ayında değişen beslenme düzenine sağlıklı uyum sağlamanın yollarını anlattı. Sahur ve iftarda dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Öztaş, yavaş ve kontrollü yemenin sindirim sistemi için kritik olduğunu vurguladı. Ramazan ayının başlamasıyla birlikte günlük beslenme düzeni değişiyor, oruç sürecine sağlıklı bir geçiş yapmak ve vücut dengesini korumak ise büyük önem taşıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Haşim İşcan Aile Eğitim ve Sosyal Hizmetler Merkezi’nde görev yapan diyetisyen İpek Öztaş, Ramazan boyunca doğru beslenme alışkanlıklarının nasıl olması gerektiğine ilişkin önemli bilgiler verdi. SAHURDA YEDİKLERİMİZ ÖNEMLİ Beslenme düzeninin değiştiği bu dönemde vatandaşların bazı hususlara dikkat etmesi gerektiğini belirten Öztaş, sahurun gün boyu enerjiyi korumak açısından kritik olduğunu söyledi. Öztaş, “Sahur, gün boyunca enerjinizi yüksek tutmanızı sağlar. Bu nedenle lif açısından zengin tam buğday ekmeği ve sebzeler ile protein değeri yüksek peynir, yumurta, yoğurt gibi besinler tercih edilmeli. Ceviz ve badem gibi sağlıklı yağ kaynakları da tokluk süresini uzatır ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlar” dedi. İFTAR İÇİN DENGELİ BİR TABAK OLUŞTURULMALI İftara hurmayla başlamanın doğru bir tercih olduğunu ifade eden Öztaş, suyun yavaş tüketilmesi gerektiğini vurguladı. “Mideyi aniden doldurmak yerine küçük bir kase çorbayla başlanmalı ve ardından 10-15 dakika beklenmeli. Ana öğünde tavuk, balık, kırmızı et ya da baklagiller gibi protein kaynaklarının yanında tam buğday ekmeği, bulgur pilavı ve sebze tüketilerek dengeli bir tabak oluşturulmalı. Aşırı yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden kaçınılmalı; ızgara, fırın veya tencere yemekleri tercih edilmeli” diye konuştu. YAVAŞ VE KONTROLLÜ YEMEYE ÖZEN GÖSTERİN Yeme alışkanlıklarının da en az içerik kadar önemli olduğunu belirten Öztaş, hızlı yemenin şişkinlik ve hazımsızlığa yol açabileceğini söyleyerek, “Lokmalar iyice çiğnenmeli, yavaş ve kontrollü yenmeli. Günlük en az 2 litre su tüketilmeli. İftardan sonra meyve, süt, yoğurt ya da ayran gibi ara öğünler kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur. Ayrıca iftar sonrasında yapılacak hafif tempolu yürüyüşler sindirim sistemini destekler, ancak ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Ramazan Ayı Öncesinde Fiyatlarda Artış Haber

Ramazan Ayı Öncesinde Fiyatlarda Artış

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimlerine ilişkin bir basın açıklaması yaptı. 2007 yılından bu yana Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin Ramazan öncesi fırsatçılığa izin verilmemesi konusunda çalışmalar yaptığını hatırlatan Bayraktar, “Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerine yönelik fiyat hareketleri Birliğimiz tarafından incelendi. Yapılan çalışmada, geçen yılın Ramazan dönemi ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlar karşılaştırıldı; ayrıca son 15 günlük süreçte üretici ve market fiyatlarında yaşanan değişimler ürün bazında değerlendirildi. Çalışma kapsamında üretici ve market fiyat farkları ile aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimleri de ele alındı” dedi. Geçen yıla göre Ramazan ayı öncesi üretici market fiyatları “Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda, bu yıl markette 39 ürünün 32’sinde fiyat artışı, 7’sinde fiyat düşüşü gerçekleşti. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 197,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 149,2 ile kabak, yüzde 117,1 ile fındık, yüzde 108,8 ile elma izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürünler ise yüzde 41,9 ile kuru soğan, yüzde 31,9 ile kuru fasulye, yüzde 26,4 ile nohut ve yüzde 18,3 ile beyaz lahana oldu. Geçtiğimiz yılın Ramazan öncesine göre bu sene tüketicilerimiz marketten limonu 3 kat, kabağı 2,5 kat, fındığı 2,2 kat ve elmayı 2,1 kat fazlaya alarak tüketmek zorunda kalacaklar. Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesine göre üreticide 31 ürünün 21’inde fiyat artışı, 9’unda fiyat düşüşü görülürken 1 üründe fiyat değişimi yaşanmadı. Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 68,5 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 44 ile beyaz lahana, yüzde 29,8 ile sivri biber, yüzde 23 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 212,7 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160 ile antepfıstığı, yüzde 133,3 ile kuru kayısı, yüzde 100 ile kırmızı mercimek izledi.” 28 Ocak-12 Şubat 2026 market fiyatları “15 günlük süreçte markette 41 ürünün 27’sinde fiyat artışı, 14’ünde fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasadaki fiyat artışını yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9,6 ile yeşil mercimek oldu. Yeşil mercimekteki fiyat düşüşünü yüzde 9 ile antepfıstığı, yüzde 8,3 ile nohut, yüzde 7,8 ile kuru soğan ve yüzde 6,5 ile havuç izledi.” 28 Ocak-12 Şubat 2026 üretici fiyatları “15 günlük süreçte üreticide 33 ürünün 21’inde fiyat artışı olurken, 4’ünde fiyat düşüşü gürüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi görülmedi. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 17 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 12,7 ile kuru soğan ve fındık, yüzde 9,4 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 47,3 ile maydanozda görüldü. Maydanozdaki fiyat artışını yüzde 36,1 ile marul, yüzde 28,8 ile mandalina, yüzde 28,6 ile havuç, yüzde 23,9 ile pırasa takip etti.” Üretici fiyat değişimlerinin nedenleri “Kuru soğanda rekoltenin yüksek olması ve sıcaklıkların artması nedeniyle depolarda bozulmalar yaşanmaya başlandı. Ürün kaybı riskini azaltmak isteyen üreticiler, kuru soğanı kısa sürede elden çıkarmak amacıyla piyasaya düşük fiyatlardan sunmaya başladı. Patateste ise piyasada durgunluk yaşanıyor, alıcı talebinin zayıf olması fiyatları olumsuz etkiliyor. Talebin azalması karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. 2025 yılında yaşanan zirai don sebebiyle fındık rekoltesi düştü. Fakat buna rağmen piyasada oluşan fındık fiyatları son dönemlerde manipülatif hareketlerle düşürüldü.” Aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimi “Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle ürün fiyatları marketlerde çok sık değişiyor. Maliyetler sebep gösterilerek marketler arası aynı marka ürünler farklı fiyatlara satılıyor. Tüketicilerimiz doğal olarak hangi ürün hangi markette düşük fiyata satılıyor arayışına girmek zorunda kalıyor. Birliğimizce Ankara’da temel tüketim maddeleri arasından seçilen aynı marka ve gramajdaki 5 farklı ürünün 4 farklı marketteki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Yaptığımız çalışma sonucunda ürünlerin belirli markalar tarafından paketlenmiş fiyatının marketten markete oldukça değişkenlik gösterdiği görüldü. Aynı markanın aynı gramajda ürünün farklı marketlerdeki fiyatları değerlendirildiğinde; Ayçiçek yağında yüzde 68,3, nohutta yaklaşık yüzde 41, tavuk yüzde 26,3, süt yüzde 22,5 ve yoğurt yüzde 19,9 oranlarda değişimler olduğu görülüyor. Yaptığımız çalışmada; 1 litre X marka Ayçiçek yağının fiyatı marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 179 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Ayçiçek yağı litre fiyatının farklı marketlerdeki değişimi yüzde 68,3 ü buluyor. 1 kilogram X marka nohudun fiyatı, marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 154 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Nohutta aynı markanın farklı marketlerdeki fiyat değişimi yaklaşık yüzde 41’i buluyor. 1 kilogram X marka bütün tavuk fiyatı, marketlerde 95 lira ile 119 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Aynı marka bütün tavuğun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 26,3’ü buluyor. 1 litre X marka sütün fiyatı, marketlerde 57 lira 90 kuruş ile 70 lira 90 kuruş arasında değişiyor. Sütün farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 22,5’i buluyor. 1 kilogram X marka yoğurdun fiyatı, marketlerde 77 lira 50 kuruş ile 92 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Yoğurdun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 19,9’u buluyor. Son yıllarda önemli ölçüde artan üretim maliyetleri ve yaşanan doğal afetler nedeniyle üreticilerimiz yeterli geliri elde edemiyor ve üretmekte zorlanıyorlar. Buna rağmen üreticilerimizin ürettiği ürünlerin marketlerde birbirinden farklı yüksek fiyatlara satılması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan tüketicilerimiz ramazan alışverişlerini yaparken taklit ve tağşiş yapılan ürünler konusunda dikkatli olmalı, güvendikleri yerlerden ihtiyaçlarını almalı ve şüpheli ürünleri ihbar etmelidir. Taklit ve tağşişin önlenmesi için tüm illerde denetimlerin sık sık yapılması sağlanmalıdır. Mübarek Ramazan ayının İslam âlemi ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını, sağlık, huzur, bolluk ve bereket getirmesini diliyor, yaşadığımız doğal afet etkilerinin bir an önce son bulmasını temenni ediyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.