Hava Durumu

#Yoksulluk

Kırsal Haber - Yoksulluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yoksulluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Gülcan Kış: "Vatandaşın Sofrasından 130 Ekmek Eksildi!" Haber

CHP'li Gülcan Kış: "Vatandaşın Sofrasından 130 Ekmek Eksildi!"

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin derinleşen ekonomik krizini ve düşen alım gücünü çarpıcı verilerle eleştirdi. 2018 yılındaki "Verin yetkiyi, görün etkiyi" vaadini hatırlatan Kış, "Gördük o etkiyi; milletin sofrasından tam 130 ekmek eksildi" dedi. "Verin Yetkiyi Dediniz, Yoksulluğu Getirdiniz" Konuşmasında ekonomik tablonun her mutfakta hissedildiğini vurgulayan Gülcan Kış, 2018 yılında Cumhurbaşkanı tarafından dile getirilen vaatlerin bugün bir yoksulluk belgesine dönüştüğünü savundu. Kış, "Bugün o etkinin ne olduğunu bu ülkenin her hanesi, her mutfağı iliklerine kadar yaşıyor" ifadelerini kullandı. Somut Verilerle Alım Gücü Kaybı: 1.734'ten 1.604'e düştü Asgari ücretlinin ekmek üzerinden alım gücünü hesaplayan Kış, aradaki uçurumu şu rakamlarla ortaya koydu: 2016 Yılı: Bir asgari ücretle 1.734 adet ekmek alınabiliyordu. Günümüz: Bir asgari ücretle ancak 1.604 adet ekmek alınabiliyor. Kayıp: Vatandaşın sofrasından tam 130 ekmek eksildi. "En temel gıdamız ekmek nerede pahalanıyorsa orada yoksulluk vardır. Sofralar küçülüyor, yoksulluk büyüyor." "Mazot 80 Liraya Dayandı, Üretici Kan Ağlıyor" Tarım ve üretim maliyetlerindeki artışın ekmek fiyatlarını tetiklediğini belirten Kış, çiftçinin üretimden koptuğunu söyledi. Mazotun 80 TL sınırına dayandığını hatırlatan CHP'li Kış, gübre ve yem fiyatlarındaki artışın Türkiye'yi ithalata mahkum ettiğini vurguladı: "Çiftçi üretemiyor, üretse kazanamıyor. Artık üretimi değil, ithal ettiğimiz buğdayı ve mısırı konuşuyoruz." "Bu Bir Tercih Meselesidir" Yaşanan ekonomik krizin bir tesadüf olmadığını, uygulanan politikaların bir sonucu olduğunu savunan Gülcan Kış, iktidarın üreteni değil rantı ve ithalatı öncelediğini ifade etti. Hem fırıncının maliyetler altında ezildiğini hem de vatandaşın ekmeği tane hesabıyla alabildiğini belirterek, "Bu kriz toplumun tamamının krizidir" dedi. "Millet Sofrasından Eksileni Unutmaz" Konuşmasını sandık göndermesiyle tamamlayan Gülcan Kış, 130 ekmeğin sadece bir sayı olmadığını, milyonlarca hanenin yoksulluk belgesi olduğunu söyledi: "Bu millet sofrasından eksileni unutmaz. Sandık geldiğinde bu tabloyu yaratanlar bunun hesabını verecektir."

Türkiye’de Yılda 23 Milyon Ton Gıda Çöpe Gidiyor! Haber

Türkiye’de Yılda 23 Milyon Ton Gıda Çöpe Gidiyor!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de yaptığı konuşmada Türkiye’nin derinleşen yoksulluk ve devasa gıda israfı çelişkisine dikkat çekti. Dünyada 800 milyon insanın açlık çektiğini hatırlatan Gürer, Türkiye’de ise her yıl milyonlarca ton gıdanın tarlada, depoda ve sofrada ziyan edildiğini vurguladı. ​“Bir Yanda Açlık, Diğer Yanda İsraf!” ​Küresel açlık verilerini paylaşan Gürer, dünya nüfusunun 8 milyar 300 milyona ulaştığını ancak 800 milyona yakın insanın kronik açlık yaşadığını belirtti. Türkiye’deki tabloyu ise şu sözlerle özetledi: ​“İsraf nedeniyle dünyada 2,3 milyar ton gıda çöpe gidiyor. Türkiye’de ise 2025 yılı verilerine göre gıda israfı 23 milyon ton ile 26 milyon ton arasına yükselmiş durumda. Bu tablo insanlık adına kabul edilemez.” ​Türkiye’de 50 Milyon Kişi Sağlıklı Beslenemiyor ​Ekonomik krizin mutfağa yansımasını rakamlarla açıklayan CHP’li Gürer, Türkiye’de yaklaşık 50 milyon kişinin sağlıklı beslenme imkanından mahrum olduğunu iddia etti. Gürer’in paylaştığı güncel ekonomik veriler şöyle: ​Açlık Sınırı: 32.793 TL ​Yoksulluk Sınırı: 106.817 TL ​Sosyal Yardım Alanlar: Belediye yardımlarıyla birlikte yaklaşık 20 milyon kişi. ​Yoksul Çocuk Sayısı: 15 yaş altı yaklaşık 10 milyon çocuk maddi yoksulluk içinde. ​“Sıfır Atık Karnesi Zayıf: 12 Milyon Ton Atık İthal Edildi” ​Hükümetin Sıfır Atık projesindeki verilerin sahayla örtüşmediğini savunan Ömer Fethi Gürer, poşet kullanımının azalmadığını ve tarım arazilerinin naylon atıklarla zehirlendiğini söyledi. Ayrıca Türkiye’nin Avrupa’nın atık merkezi haline geldiğini belirterek şu çarpıcı veriyi paylaştı: ​“2024 yılında Avrupa Birliği’nden ihraç edilen atıkların 12 milyon 253 bin tonu Türkiye’ye geldi. Bu atıklar geri dönüşüm verilerine dahil mi, açıklanmalıdır.” ​Niğde’de Patates, Sofrada Ekmek İsraf Ediliyor ​Gıda kaybının üretimden sofraya her aşamada yaşandığını belirten Gürer, Niğde örneğini verdi: “Niğde’de tonlarca patates alıcı bulunamadığı için tarlada kaldı ve çürüdü.” Türkiye genelinde ise yılda yaklaşık 4 milyar ekmeğin çöpe gittiğine dikkat çekti. ​Gürer’den Hükümete Şeffaflık Çağrısı ​Tarım ve Orman Bakanlığı’na seslenen Gürer, gıda kaybının hangi aşamada (üretim, depo, raf, sofra) yaşandığının net bir şekilde açıklanmasını talep ederek; "Açlık varken israf kabul edilemez. Gerçekleri kamuoyuyla paylaşın" dedi.

Gürer: ''900 Gram Bebek Maması 1140 Lira Oldu'' Haber

Gürer: ''900 Gram Bebek Maması 1140 Lira Oldu''

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “en az 3 çocuk” tavsiyesini bebek maması fiyatları üzerinden değerlendirdi. Gürer, “Sayın Erdoğan, vatandaşın daralan geliriyle oluşan yoksulluğu görmeden çocuk sayısını artırma çağrısı yapıyor. Asgari ücretlinin 2024’ten bu yana bebeğinin rızkından 8 paket mama alındı. Bir çocuk bile vatandaşı sağlıklı beslenme ve ihtiyacını karşılamada zorlarken, üç çocuk tavsiyesine uyanın onu sağlıklı büyütmesi de zorlaştı. Ana-baba boğazını kıssa dahi çocuk giderleri ev gelir-gider dengesini bozuyor.” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’deki derin yoksulluğun en somut göstergelerinin her ay açıklanan yoksulluk verileri olduğunu belirtti. Yoksulluk verileri açıklandığında durumun daha iyi görüldüğünü ifade eden Gürer, “Çocuk arabasından çocuk bezine kadar raftaki ürün fiyatları katlandı. Çocuk için rafa el uzatılan her ürünün fiyatı önemli ölçüde arttı. Bebek maması fiyatlarını ve asgari ücretin alım gücündeki erimeyi bir de bu pencereden bakalım.” dedi. Gürer, 2024-2026 yılları arasındaki verileri kıyaslayarak, iktidarın nüfus politikası ile ekonomi politikası arasındaki çelişkiyi mama fiyatları üzerinden gösterdi. “MAAŞ ARTIYOR, ALINABİLEN PAKET SAYISI AZALIYOR!” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in hazırladığı analizde, üst segment mamanın %119, alt segment mamanın ise %97 zamlandığı görüldü. Asgari Ücretin Mama Alım Gücü (900 Gr. Paket): Yıl Asgari Ücret (TL) Alt Segment Fiyat (TL) Maaşla Alınan (Adet) Üst Segment Fiyat (TL) Maaşla Alınan (Adet) 2024 17.002 345 49 Paket 520 32 Paket 2025 22.104 495 44 Paket 750 29 Paket 2026 28.075 680 41 Paket 1.140 24 Paket “3 ÇOCUK DEMEK, AYLIK 10 BİN LİRA SADECE MAMA PARASI DEMEK!” “3 çocuk” söylemine özünde yaşlanan nüfus dikkate alındığında olağan görülebileceğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Peki, bu çocukların nasıl bakılacak, giderleri nasıl karşılanacak, karnı nasıl doyacağını hesaplıyor mu? Bugün bir bebek ayda 3 paket 900 gramlık mama bitiriyor. 2026 fiyatlarıyla 3 çocuklu bir ailenin sadece üst segment mama maliyeti ayda 10 bin 260 TL tutuyor! 28 bin lira asgari ücret alan bir babanın, maaşının üçte birinden fazlasını sadece mamaya vermesi gerekiyor. Bu hesaba çocuk bezi, kıyafet, kira, elektrik dahil değil. AKP iktidarı, halka çocuk sayısı vereceğine, marketlerde alarm takılan mamaların fiyatlarına bakmalıdır,” dedi. “VATANDAŞIN CEBİNDEN 8 PAKET MAMA ÇALINDI” Asgari ücretlinin son iki yılda yaşadığı kaybı yüzdesel olarak değerlendiren Ömer Fethi Gürer: Üst Segment Kaybı: “2024’te 32 paket alabilen işçi, 2026’da 24 pakete düştü. Alım gücü %25 eridi.”Maliyet Yükü: “Bir asgari ücretli, tek bir çocuğun üst segment maması için maaşının %12,1’ini ayırmak zorunda..” “BEBEK MAMASI LÜKS TÜKETİM DEĞİLDİR” CHP’ Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çözümün sayı vermekte değil, halkın alım gücünü korumakta olduğunu belirterek, “İktidarın ekonomi modeli, bebeklerin rızkını enflasyon ile eritmiştir. Bebek maması lüks değil, zorunlu bir ihtiyaçtır. Dar gelirli ailelere nakdi mama desteği verilmelidir. Vatandaş çocuk maması alırken düşünüyorsa, iktidar kendi politikalarını sorgulamalıdır. Bizim önceliğimiz tenceresi kaynayan, bebeği doyan aileler ile mutlu yaşamdır” diye konuştu.

Geçim Kaygısı Bayramın Ağız Tadını da Kaçırdı Haber

Geçim Kaygısı Bayramın Ağız Tadını da Kaçırdı

Ramazan Bayramının artan hayat pahalılığı ve derinleşen ekonomik sorunlarla geldiğini ve yurttaşların bayram sevincini gölgelediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, AKP’nin 24 yıllık iktidarının sonunda nerede o eski bayramlar dediğini, ağız tadıyla bayram dahi kutlanamaz olduğunu söyledi. Tüm halkımızın bayramını içtenlikle kutluyorum diyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer çocukluğumuzun bayramlarında günler kala bayram telaşı yaşanır, kıyafetler, ayakkabılar, bayramlıklar alınırken şeker, lokum durumu el veren çikolata alırken bayram harçlıkları yanında çorap, mendil el öpmeye gelen çocuklara verilirdi. Tatlılar yapılır, yemekler hazırlanır, sofralar kurulur, bayram için kurulan lunaparklara gidilirdi. Gurbettekiler bayram için memlekete gelir. Vefat eden aile büyükleri mezarına gidilir. Bayramlaşmalar da bayram namazından sonra başlardı. AKP iktidarı gelir gider dengesi vatandaş aleyhine bozdu. Emekli, asgari ücretli ile 50 milyon yoksulluk sınırı altında gelirle yaşamak zorunda bırakıldı. Bir mahallede yoksulun varlığı hissedilmesin diye dayanışma sağlanırdı. Günümüzde mahalle tümden yoksullaştı. Bir mutlu azınlık villalarda yaşarken çoğunluk artan yaşam pahalılığı ile gelecek kaygısı ile yaşıyor” diye konuştu. Ömer Fethi Gürer, Bayram aynı zamanda toplumda dayanışma ve paylaşmanın en güçlü hissedildiği dönemler olduğunu ancak mevcut ekonomik koşulların yurttaşların bayram hazırlıklarını dahi zorlaştırdığını ifade etti. “BAYRAM ALIŞVERİŞİ BİRÇOK AİLE İÇİN LÜKS OLDU” CHP’li Ömer Fethi Gürer, dar gelirli vatandaşların artan fiyatlar karşısında zorlandığını belirterek, “Ramazan ayı boyunca dayanışmayı ve paylaşmayı sınırlı da olsa hatırladık. Ancak bugün geldiğimiz noktada milyonlarca yurttaşımız bayram alışverişi yapamadan, çocuklarına yeni bir kıyafet alamadan, bayram sofrasını nasıl kuracağını düşünerek bayrama giriyor. Emekli aldığı maaşla torununa harçlık veremiyor, işçi geçim derdinde,” diye konuştu. “EMEKLİ İKRAMİYESİ 4 BİN LİRADA BIRAKILDI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bayram öncesi emeklilere verilen ikramiyenin artırılmaması, milyonlarca emeklinin bayrama hayal kırıklığıyla girdiğini belirterek, “Artan hayat pahalılığı karşısında emekliler zaten zor geçinirken, bayram ikramiyesinde de bir artış yapılmadı ve ikramiye 4 bin TL’de bırakıldı. Bugün bırakın bayram alışverişini, temel gıda ihtiyaçlarını karşılamak bile zorlaşmışken emekliye verilen bu tutar bayram sevincini büyütmekten çok geçim sıkıntısını hatırlatıyor. Emeklilerimizin insan onuruna yakışır bir gelirle yaşamalarını sağlayacak düzenlemelerin yapılması şarttır.” dedi. “BAYRAMLAR TOPLUMUN GERÇEKLERİNİ DAHA GÖRÜNÜR KILIYOR” Ekonomik politikaların geniş toplum kesimlerini zorladığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bayramların ülkedeki ekonomik tabloyu daha açık şekilde ortaya koyduğunu belirterek, “Bayramlar toplumun aynasıdır. O aynaya baktığımızda artan gıda fiyatlarını, borç içinde yaşayan esnafı, emeğinin karşılığını alamayan işçiyi ve maliyetler altında ezilen çiftçiyi görüyoruz. Halkın bayram sevincini gölgeleyen bu tablo yanlış ekonomi politikalarının sonucudur.” “DAR GELİRLİ VATANDAŞ BAYRAMA KAYGIYLA GİRİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle dar gelirli vatandaşların bayram dönemlerinde daha fazla zorlandığını belirterek gıda fiyatları, kira ve temel ihtiyaç giderlerindeki artışın aile bütçelerini ciddi şekilde sarstığını söyledi. “BAYRAMI BAYRAM GİBİ YAŞAYACAĞIMIZ GÜNLERİ KURACAĞIZ” Tüm zorluklara rağmen bayramların toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli günler olduğunu ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bayramlar umudu büyütme zamanıdır. Bu ülkenin insanı daha adil, daha eşit ve daha huzurlu bir Türkiye’yi hak ediyor. Çocukların bayramı gerçekten bayram gibi yaşayabildiği, emeklinin, işçinin, çiftçinin yüzünün güldüğü günleri birlikte kuracağız,” diye konuştu. Gürer, bayramların yalnızca kutlama değil aynı zamanda toplumdaki sorunların çözümü için dayanışmanın güçlenmesi gereken günler olduğunu belirterek, ekonomik sorunların giderildiği bir Türkiye’de bayramların gerçek anlamıyla bayram olarak yaşanacağını ifade etti. Gürer, “Ramazan Bayramını tüm halkımızın kutluyorum” dedi.

2018’de Bir Koyun Alan İkramiye, Bugün Harçlık Bile Değil! Haber

2018’de Bir Koyun Alan İkramiye, Bugün Harçlık Bile Değil!

Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılı Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verileri üzerinden iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi. Gürer, açıklanan büyüme rakamları ile vatandaşın yaşadığı gerçekler arasında derin bir çelişki bulunduğunu ifade ederek, özellikle emeklilerin ve dar gelirli kesimlerin ağırlaşan geçim sıkıntısına ve emekliye reva görülen ikramiye tutarına dikkat çekti. “BÜYÜME VAR DENİYOR, TARIMDA YÜZDE 8,8 DÜŞME VAR” Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılına ilişkin verilerine göre Türkiye ekonomisi geçen yıl yüzde 3,6 büyürken, 2025’in son çeyreğinde de yüzde 3,4’lük büyüme kaydedildiğini belirten Gürer, bu tabloya karşın tarım sektöründe yüzde 8,8’lik bir gerileme yaşandığını vurguladı. Tarımda yaşanan düşmenin , uzun süredir dile getirdikleri sorunların rakamlara yansımış hali olduğunu belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarımda her şeyin iyi olduğu yönündeki açıklamalar, resmi verilerle çökmüştür” dedi. İthalata dayalı tarım anlayışının sürdürülebilir olmadığını ifade eden Gürer, gıda fiyatlarındaki artışın en çok emeklileri ve asgari ücretlileri vurduğunu söyledi. “KİŞİ BAŞI GELİR 18.440 DOLAR DENİYOR AMA EMEKLİYE ARTIŞ YOK” Hazine ve Maliye Bakanı’nın kişi başına gelirin 18.440 dolara yükseldiği ve Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler grubuna dahil olduğu yönündeki açıklamalarına da değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, büyüme söylemi ile emeklinin yaşadığı hayat arasındaki çelişkiye işaret etti. “Büyüyen bir ülkede emekli maaşına cüzi miktarda dahi artış yapılamıyorsa burada ciddi bir tutarsızlık vardır” diyen Gürer, 17 milyon emekliyi ilgilendiren bayram ikramiyesi konusunda yapılan açıklamaların hayal kırıklığı yarattığını ifade etti. BAYRAM İKRAMİYESİ TARTIŞMASI: “2018’DE BİR KOYUN ALINABİLİYORDU” Bayram ikramiyesinin 2018 yılında başlatıldığını hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, o dönem verilen 1.000 liralık ikramiye ile bir koyun alınabildiğini, bugün ise 4.000 liralık ikramiyenin alım gücünün o günün çok gerisinde kaldığını söyledi. İktidar cephesinden bayram ikramiyesinde artış olmayacağı yönünde yapılan açıklamaların emekliler için yeni bir hüsran yarattığını belirten Gürer, “Bayram ikramiyesi en azından asgari ücret düzeyine çıkarılmalıydı. Asgari ücret talebinden vazgeçtik; mevcut 4.000 lira üzerine dahi artış yapılmayacağı açıklanmıştır. Bu büyük bir haksızlıktır” dedi. “BÜTÇE DİSİPLİNİ SÖZ KONUSU OLUNCA HEP EMEKLİ HATIRLANIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ne zaman emekliye ya da asgari ücretliye artış gündeme gelse bütçe disiplini hatırlanıyor. Ancak yandaşa ya da rant odaklarına yönelik harcamalarda aynı hassasiyet gösterilmiyor” ifadelerini kullandı. Açıklanan enflasyon rakamları nedeniyle yılbaşında yapılan maaş artışlarının kısa sürede eridiğini belirten Ömer Fethi Gürer, yılbaşından bu yana bir emekli maaşında yaklaşık 2.500 liralık alım gücü kaybı oluştuğunu söyledi. 20 bin liraya çıkan emekli maaşının reel olarak geçen yılın başındaki seviyenin altına gerilediğini ifade etti. “EMEKLİ AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA” CHP’li Ömer Fethi Gürer, kira, ulaşım, sağlık, eğitim ve özellikle gıda giderlerindeki artışın emeklileri ağır biçimde etkilediğini belirtti. Mevcut maaşların açlık ve yoksulluk sınırının altında kaldığını vurgulayan Gürer, emekli maaşlarının asgari ücretin altına düşmemesi gerektiğini söyledi. 2008 yılında çıkarılan düzenleme ile aylık bağlama oranının yüzde 70’ten yüzde 30’lara kadar düşürülmesinin emekli maaşlarında ciddi kayba yol açtığını ifade eden Gürer, şu talepleri sıraladı: Tüm emekli maaşları asgari ücret düzeyine çıkarılmalı. Ayrımsız tüm emeklilere seyyanen zam yapılmalı. Enflasyona karşı koruyucu düzenleme getirilmeli. Farklı dönemlerde emekli olanlar için intibak düzenlemesi yapılmalı. Aynı prim ve gün sayısıyla emekli olanlar arasındaki maaş farkı giderilmeli. Hizmete dayalı intibak sistemi uygulanmalı. İlaç katkı payı kaldırılmalı. Emeklilerin sendikalaşmasının önündeki engeller kaldırılmalı.” Dedi. “ET VE SÜT KUYRUĞU EMEKLİNİN GERÇEĞİ OLDU” Emeklilerin artık çarşı pazarda zorunlu ihtiyaçlarının dışına çıkamadığını belirten Ömer Fethi Gürer, et ve süt ürünlerine erişimin dahi kamu kurumlarının uygun fiyatlı satış noktalarında kuyruğa girerek sağlanabildiğini söyledi. Protein ürünlerinde tüketiminde ciddi düşüş yaşandığını vurguladı. Pazarlarda dahi uygun fiyatlı ürün bulunamadığını ifade eden Gürer, tarımdaki gerilemenin gıda enflasyonunu artırdığını ve bunun da doğrudan dar gelirliyi etkilediğini belirtti. “50 MİLYONA YAKIN KİŞİ YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA” Bölgede devam eden savaşların Türkiye ekonomisine olası etkilerine de değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, önümüzdeki dönemin daha zorlu geçeceğini söyledi. Yaklaşık 50 milyona yakın kişinin yoksulluk sınırının altında gelire sahip olduğunu ifade eden Gürer, sosyal devlet anlayışının gereği olarak bu kesimlerin korunması gerektiğini vurguladı. Bu grubun 17 milyonunu emeklilerin oluşturduğunu belirten Gürer, “Açlık sınırının altında yaşıyor” dedi. “KARAR GÖZDEN GEÇİRİLMELİ” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bayram ikramiyesi kararının mutlaka gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Emeklilerin ve asgari ücretlilerin yaşamlarını sürdürebilecek düzeyde bir gelire kavuşturulmasının zorunlu olduğunu ifade eden Gürer, seyyanen zam ve ikramiye artışının artık bir ihtiyaç değil, zorunluluk haline geldiğini dile getirdi. “Gıdasız yaşam olmaz” diyen Ömer Fethi Gürer, ekonomik büyümenin toplumun tüm kesimlerine yansımadığı sürece anlamlı olmayacağını belirterek, emekli ve dar gelirli yurttaşların alım gücünü artıracak adımların ivedilikle atılması çağrısında bulundu.

Yoksulluk ve Yoksunluğun Çözümüne Yönelik Anlamlı Bir Adım Haber

Yoksulluk ve Yoksunluğun Çözümüne Yönelik Anlamlı Bir Adım

ABB Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve AKK Kent Yoksulluğu ile Mücadele Çalışma Grubu, geçtiğimiz aylarda düzenlenen “Neden Yoksuluz?” panelinin devamı niteliğindeki “Neden yoksuluz: Yoksunluğa, Yoksunluğa Hayır” çalıştayına ev sahipliği yaptı. İki gün boyunca Kocatepe Kültür Merkezi’nde “Neden Yoksuluz?” temasıyla, “Neden yoksuluz: Yoksunluğa, Yoksunluğa Hayır” vurgusunun yapıldığı çalıştayın açılış gününe; ABB eski Başkanı Murat Karayalçın, İktisat Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın Karatepe, AKK Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, ABB Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ahmet Güven, AKK Başkan Yardımcısı Dr. Süleyman Basa, AKK Onur Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ruşen Keleş, AKK Kent Yoksulluğu ile Mücadele Çalışma Grubu Sözcüsü Fikret Bahadan, AKK Genel Koordinatörü Ömer Şan, AKK İcra ve YK üyesi Murat Akyüz başta olmak üzere çok sayıda, ABB-AKK temsilcisi, STK temsilcisi, akademisyen ve davetli katıldı. ÇALIŞTAYDA YOKSULLUK KONUŞULDU, SONUÇ BİLDİRGESİ HAZIRLANDI Yoksulluğun ve yoksunluğun alanında uzman isimler tarafından ele alınarak nedenlerinin tartışıldığı çalıştayda; kent yoksulluğunun güncel durumu, yoksulluğun sosyal, ekonomik ve mekânsal nedenleri ile dezavantajlı grupların yaşadığı yoksunluk alanları tüm yönleriyle konuşuldu. ABB’nin kent yoksulluğu ile mücadele çalışmaları olmak üzere; çocuk yoksulluğundan göç yoksulluğuna, gıda yoksulluğundan yoksulluğun psikolojik etkilerine kadar birbirinden önemli tematik sunumların yer aldığı çalıştayda; çalışma grupları tarafından sorun analizi yapmak ve konuyla ilgili kalıcı çözüm yolları aramak amacıyla sonuç bildirgesi de hazırlandı. “ABB OLARAK TÜRKİYE’DE YENİ BİR BELEDİYECİLİĞE IŞIK OLDUK” Çalıştayın açılışında konuşan ABB Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Ahmet Güven, “Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak yoksulluğu; geçici yardımlarla değil, hak temelli, sürdürülebilir ve insan onurunu esas alan politikalarla ele alıyoruz” diyerek, Büyükşehir’in kent yoksulluğuyla mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalara değindi ve Aralık ayı itibarıyla Başkent’te sosyal yardımın 200 bin aileye ulaştığını vurgulayarak şunları söyledi: “Türkiye’de yeni bir belediyeciliğe ışık olduk. Sosyal hizmetlerimizi şeffaf, kapsayıcı ve ihtiyaç odaklı bir anlayışla yürütüyor; çocuklardan gençlere, kadınlardan emeklilere kadar her kesimi kapsayan destek modelleri geliştiriyoruz. Gıdadan doğalgaza kadar 22 kalemde desteklerimizi sürdürüyoruz. Biz, sadece sosyal yardım yapmıyoruz, kentteki esnafa ve şehir ekonomisine büyük bir katkı sunuyor, her insana dokunmaya çalışıyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesi ile sosyal belediyeciliğin de başkenti Ankara’dır.” “ÇALIŞTAYI YOKSULLUĞUN NEDENLERİNE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ARAMAK İÇİN DÜZENLENDİK” AKK Kent Yoksulluğu ile Mücadele Çalışma grubu sözcüsü Fikret Bahadan, “Bu çalıştaya aylardır hazırlanıyoruz” sözleriyle konuşmasına başladı ve şöyle dedi: “Bu çalıştay; bireysel değil, kolektif bir emek ürünüdür ve yalnızca yoksulluğu tartışmak değil, yoksulluğun nedenlerini ortaya koymak aynı zamanda da çözüm önerileri aramak için düzenlenmiştir. Yoksulluk, bir tercih değil, sonuçtur. Yoksulluk ortadan kaldırılabilir; bunun yolu üretim ve dayanışmadır. Ayrıca, sosyal belediyecilik bir lütuf değil, kurumsal bir sorumluluktur.” “YOKSULLUĞU SOSYOLOJİK BİR KATEGORİ OLARAK GÖRMEMİZ VE İVEDİLİKLE ÇÖZMEMİZ LAZIM” ABB eski Başkanı ve AKK Onur Kurulu üyesi Murat Karayalçın, çalıştayın büyük bir anlam ifade ettiğini belirterek, “Yoksullukla ilgili tam resmi görebilmemiz için işin toplumsal ve kültürel yönünü görerek dikkate almamız gerekiyor. Yoksulluğu sosyolojik bir kategori ve özel bir sorun alanı olarak görmemiz ve ivedilikle çözmemiz lazım” dedi. AKK Onur Kurulu üyesi Prof. Dr. Ruşen Keleş, “Yeni Kentsel Gündem” maddelerinden bahsederek, “Yoksulluk ve yoksunluk maddi değildir. ‘Yoksulluk’ deyince, insanların bilgi, bilinç ve kültür düzeylerinden de söz edebilirsiniz; bu yoksulluğun en önemli ve tehlikelisidir” diye konuştu. İktisat Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın Karatepe ise “Yoksulluk, kendiliğinden ortaya çıkabilen bir şey gibi algılanmamalıdır. Kentsel dağıtımın, kentsel faydaya imkân verebileceği düzenlemelere de ihtiyaç vardır” ifadelerini kullandı. ÇALIŞTAYDA TEMATİK SUNUMLARLA YOKSULLUK DERİNLEMESİNE KONUŞULDU Çalıştayın ilk gününde, ABB Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ahmet Güven “Belediyenin Yoksullukla Mücadele Çalışmaları” konulu sunum yaptı. Ardından, alanında uzman isimler, “Çocuk Yoksulluğu ve Yoksunluğu”, “Eğitim Yoksulluğu ve Yoksunluğu”, “Emeklilerin Yoksulluğu ve Yoksunluğu”, “Kadın Yoksulluğu ve Yoksunluğu”, “Göç Yoksulluğu ve Yoksunluğu”, “Yoksullaşan Kitleler, Demokrasi Pratiği ve Vatandaşlık Temel Geliri”, “Dijital Bağımlılık ve Yoksulluk” başlıklı sunumlarıyla katılımcılara ışık tuttu. Çalıştayın ikinci gününde de “Gıda Yoksulluğu ve Yoksunluğu”, “Yoksulluğun Eğitimde Fırsat Eşitliği Üzerine Etkileri”, “Enerji Yoksulluğu ve Yoksunluğu”, “Genç Yoksulluğu ve Yoksunluğu”, “Yoksulluğun Psikososyal Etkileri”, “ Mesleki ve Teknik Eğitimin Sorunları ve Çözüm Önerileri” ve“Kadının Sosyal Hayattaki Yoksunluğu” başlıklı konular, sunumlar eşliğinde katılımcılara aktarıldı. ÇALIŞTAYIN SONUÇ RAPORU HAZIRLANACAK Çalıştayın kapanış konuşmasını yapan Çalıştay Koordinatörü Prof. Dr. Habib Akdoğan, çalıştay ile ilgili sonuç raporu hazırlanacağının ve yayımlanacağının altını çizerek, “Yoksulluk, kader değildir. Yoksulluk, kor gibi yakar ve yalnızca yoksulluk olarak kalmaz, beraberinde yoksunluğu da getirir. Yoksulluk, herkesin sorunudur” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.