Hava Durumu

#Yüksek Teknoloji

Kırsal Haber - Yüksek Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yüksek Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kayseri Pastırması Tescillendi, Sıra Sucuk ve Mantıda Haber

Kayseri Pastırması Tescillendi, Sıra Sucuk ve Mantıda

Globalden Yerele: Kayseri Panelinde konuşan Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri iş dünyasının gelecek vizyonunu “markalaşma, kurumsallaşma, halka açılma ve yabancı ortaklık” ekseninde ortaya koydu. Borsa İstanbul’da işlem gören 12 Kayseri şirketinin bulunduğunu belirten Gülsoy, “Hedefimiz borsadaki şirket sayımızı katlamak” dedi. Kayseri Ticaret Odası 2030 vizyonunun merkezinde şirketlerin büyütülmesi, sermaye piyasalarıyla buluşturulması, yüksek teknolojiye geçiş, ihracatın artırılması ve Orta Anadolu’nun üretim merkezi haline gelmesi bulunuyor. Mobilya, elektrikli ev aletleri ve çelik kapı sektörlerinde Türkiye’nin lider üreticisi konumunda olan Kayseri, kapsamlı bir dönüşüm projesi ve lojistik yatırımları ile büyüyecek. "KAYSERİLİ ŞİRKETLERİN BORSAYA AÇILMASI İVEDİLİKLE GÜNDEME ALINMALI" Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ve Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar ile KTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen “Globalden Yerele: Kayseri” başlıklı panelde, küresel ekonomide yaşanan gelişmelerin Kayseri’ye etkilerini ve şehrin önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini paylaştı. Kayseri Ticaret Odası’nın 2030 vizyonunda, iş dünyasının gelecek 10 yılına ilişkin ortaya konulan yol haritasında şirketlerin kurumsallaşmasından halka arzlara, dijital ve yeşil dönüşümden yüksek teknoloji yatırımlarına, yabancı ortaklıklardan lojistik altyapının güçlendirilmesine kadar kapsamlı bir dönüşüm hedefleniyor. “Kayseri deyince akla ticaret gelir, evet doğrudur. Ancak artık şirketlerimiz kurumsallığıyla da tüm ülkede örnek olmalıdır” diyen Gülsoy, gelecek dönemin asıl hedefinin Kayseri şirketlerini daha büyük ve daha güçlü yapılara dönüştürmek olduğunu vurguladı. Bu dönüşümün en dikkat çekici başlıklarından biri ise şirketlerin sermaye piyasalarıyla buluşturulması. KTO Başkanı Gülsoy, şirketlerin büyümesi ve rekabetçi kalabilmesi için bir yol haritası belirlediklerini söyleyerek, “Ekonominin kurtuluş reçetesini; markalaşma, kurumsallaşma, halka açılma ve yabancı ortaklık olarak belirledik” dedi ve Kayseri’de birçok firmanın ilk iki aşamada önemli mesafe aldığını ifade etti. “Markalaşma safhasını çoğu işletmemiz tamamlamış noktada. Kurumsallaşma kısmı da KOBİ’sinden büyük işletmesine kadar pek çok şirketimizde tamamlanmış durumda. Artık Kayserili şirketlerimizin bir sonraki safha olan halka açılmayı, yani borsaya açılmayı ivedilikle gündeme alması gerekli” diyen Gülsoy, “Önümüzdeki dönemi 2030 vizyonu hedeflerimiz çerçevesinde şirketlerimizin borsaya açılma dönemi olarak planlıyoruz” diye konuştu ve sermaye piyasalarından sağlanacak kaynağın yalnızca halka açılan şirketi değil, şehir ekonomisinin tamamını etkileyeceğini söyledi. "İHRACATÇIMIZA YÜZDE 5 İLAVE DESTEK NEFES OLUR" İhracatçılara verilen yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğine ek yüzde 5 destek verilmesi gerektiğinin de altını çizen Gülsoy, “Enflasyonun, girdi ve enerji maliyetlerinin yükseldiği, kârlılık oranlarının sıfıra indiği, aynı zamanda finansa erişimin de zorlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Bunun için devletimizin ihracatçılarımıza artı yüzde 5 daha destek vermesini talep ediyoruz. Bizim güçlü ve büyük devletimiz için bu rakam hiçbir şey değil. Bu gerçekleşirse ihracatçımız için nefes olur, moral buluruz. Şunu da özellikle belirtmeliyim ki bizim iş dünyamız enseyi karartmıyor, devletine güvenerek çalışmaya ve üretmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı. BORSA İSTANBUL’DA 12 KAYSERİ ŞİRKETİ VAR Kayseri’nin sermaye piyasalarında bugün ulaştığı nokta, 2030 hedefinin başlangıç noktası olarak gösteriliyor. Borsa İstanbul’da 12 Kayseri şirketi işlem görüyor. Ayen Enerji, Erbosan Boru, Formet Metal ve Cam, Kayseri Şeker Fabrikası, Karsu Tekstil, Lüks Kadife, Mega Metal, Meysu Gıda, Oylum Sınai Yatırımlar, Rainbow Polikarbonat, Temapol Polimer Plastik ve Yataş, Kayseri’nin Borsa İstanbul’daki temsilcileri arasında bulunuyor. Gülsoy, bu sayının Anadolu açısından önemli olduğunu ancak Kayseri için yeterli olmadığını belirtti. “Kayseri’mizden 12 şirketle Anadolu’da bu konuda lideriz. Konya ve Antep dokuzar halka açık şirket barındırıyor. Ancak bu başarı bize yeter mi? Asla yetmez” ifadelerini kullanan Gülsoy, “Borsaya açılan tek bir şirketimiz, Kayseri ekonomisine neredeyse milyarlık bir fon akışı sağlıyor. Halka açılan şirketlere gelen para neticede Kayseri ekonomisine, Kayseri’deki diğer şirketlere de dolaylı olarak akıyor” şeklinde konuştu. Bu nedenle halka arz, KTO açısından yalnızca şirketlerin finansman bulmasına yönelik bir yöntem olarak değil, şehir ekonomisini büyütecek bir mekanizma olarak değerlendiriliyor. KAYSERİ; MOBİLYA, ELEKTRİKLİ EV ALETLERİ VE ÇELİK KAPIDA TÜRKİYE’NİN LİDERİ Kayseri'de üç büyük organize sanayi bölgesi var. Kayseri OSB'de bin 200'den fazla fabrika ve 80 bin civarı çalışan, Mimarsinan OSB'de yaklaşık 200 civarı fabrika ve 10 bin civarı çalışan, İncesu OSB'de ise 270'den fazla parselin yarısı kadarında işletmeler faaliyet gösteriyor ve 4 bin civarı çalışan bulunuyor. OSB’ler dışındaki sanayi işletmelerimizde ve şehrimizdeki binlerce işletmede çalışan yüz binlerce kişi ile Kayseri ekonomisi ve ticareti değer yaratmaya devam etmektedir. Kayseri’nin gurur kaynağı olan şirketlerin aslında geçmişin KOBİ’leri olduğunun altını çizen KTO Başkanı Gülsoy, “Geçmişteki KOBİ’lerimiz günümüzün büyük işletmeleri haline geldi. Bu durum şimdiki küçük ve orta ölçekli işletmelerimize de örnek olmalıdır. Dünün KOBİ’si bugünün büyük işletmesi, bugünün büyük işletmesi yarının dünya çapında işletmesidir. Kayseri Ticaret Odası yönetimi olarak biz de işletmelerimizin büyümesine vesile olmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İSO İlk 500’de 11 ve İSO İkinci 500’de yer alan 15 firmamız göğsümüzü kabartmıştır. Bu güçlü firmalarımız başta olmak üzere, üretim kapasitesi yüksek pek çok şirketimizin sermaye piyasalarına adım atarak Borsaya açılmalarını hedefliyoruz” dedi. Şirketlerin halka açılması için ilgili kurumlarla iş birliği yapacaklarını da belirten Gülsoy, sonraki aşamada ise dünya ölçeğindeki fonların ve küresel şirketlerin Kayseri firmalarına yatırım yapması, kaynak sağlaması ve yabancı ortaklıklar kurması için ticaret odası olarak yurt içinde ve dışında gerekli Kayseri Lobisini oluşturacaklarını söyledi. Gülsoy ayrıca, “Ormanımız olmadığı halde mobilya ve mobilya yan sanayi üretiminde Türkiye birincisiyiz. Elektrikli ev aletleri ve çelik kapı üretiminde yine Türkiye birincisiyiz. Savunma sanayiinde ve tekstil ürünlerinde de söz sahibiyiz” ifadelerini kullandı. ORTA ANADOLU ÜRETİM HAVZASI KAYSERİ’NİN GELECEK YÜZ YILINI KURTARACAK Kayseri'nin önümüzdeki döneme dair en büyük stratejik hedefinin ise “Orta Anadolu Üretim Havzası” olduğunu kaydeden Gülsoy, sadece Kayseri’nin değil Türkiye’nin geleceğini de ilgilendiren, sanayinin Anadolu’ya yayılmasına yönelik önemli açıklamalarda bulundu. “Marmara Bölgesi artık doldu, taştı. Sanayiyi tek bir bölgeye hapsetmek, Marmara’nın omuzlarına bu kadar yük yüklemek hem o bölgeye hem de Türkiye’nin geleceğine yazıktır. Marmara’da yaşanacak yıkıcı bir deprem, Türkiye ekonomisinin şalterini indirmek demektir. Ülkemizin ekonomik ve sosyal yaşantısını riske atmamak için, yumurtaların hepsini aynı sepete koymamalıyız” diyen Gülsoy, Kırıkkale’den Ankara’ya, Konya’dan Aksaray’a, Niğde’den Mersin’e ve Kayseri’ye uzanan bir üretim koridorunun şart olduğunu söyledi. Orta Anadolu Üretim Havzası projesini 2019 yılından bu yana dile getirdiklerini ve artık somut bir devlet politikasına dönüşmeye başladığını kaydeden Gülsoy, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Ulusal Sanayi Alanları Master Planı ile Marmara’daki sanayi kümelenmesinin risk haritası çıkarılacak kapsamlı bir çalışma başlatıldı. Buna göre İstanbul, Tekirdağ, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova, Kocaeli ve Sakarya illerinde bulunan 77 Organize Sanayi Bölgesi ile birlikte büyük sanayi tesisleri ve kritik altyapılar; ulaşım ve enerji bağlantıları da dikkate alınarak incelenecek. Marmara’daki yoğunluğu azaltma hedefi doğrultusunda, İç Anadolu ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere yeni sanayi havzaları oluşturulması planlanıyor. Kayseri’mizin de içinde bulunduğu 16 ili kapsayan bu stratejik hamle, Türkiye’nin ikinci büyük sanayi koridorunu inşa edecektir. Kayseri; sahip olduğu sanayi kültürüyle, çevresindeki 13 ili doğrudan, 20’den fazla ili ise dolaylı olarak etkileyen bir 'çekim merkezidir'. Biz bu yatırımları sonuna kadar hak ediyoruz. Bu vizyoner kararla hem bölgesel kalkınma farkları azalacak hem de Türkiye ekonomisi deprem riskine karşı sigortalanmış olacaktır” diye konuştu. Gülsoy, bu projenin, Kayseri ticaretinin ve sanayisinin gelecek 100 yılını kurtaracak bir dönüm noktası olduğunu söyledi. KAYSERİ’NİN 20 YILLIK GELECEĞİ İÇİN STRATEJİK PROJELER HAYATA GEÇİRİLİYOR Kayseri Ticaret Odası (KTO), yalnızca günün ekonomik sorunlarına değil, Kayseri’nin önümüzdeki 10-20 yıllık geleceğine yönelik stratejik projelere de odaklanıyor. Oda Başkanı Gülsoy, rekabetin artık teknoloji, inovasyon ve yüksek katma değer üzerinden şekillendiğine dikkat çekerek yürüttükleri projeleri anlattı. Projeler arasında Kayseri Teknoloji ve İnovasyon Kampüsü (TEKMER) öne çıkıyor. Abdullah Gül Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında girişimci ve yatırımcıların aynı ekosistemde buluşturulması hedefleniyor. Robotik, yazılım, yapay zekâ, elektronik ve makine tasarımı gibi alanlarda çalışmaların yürütüleceği merkezde, fikir aşamasındaki projelerin prototipten ticarileşmeye ve uluslararasılaşmaya kadar desteklenmesi planlanıyor. KTO Başkanı, TEKMER’in Kayseri’nin geleceği açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Biz burada sıradan bir bina yapmıyoruz; girişimcimizin tüm yolculuğunu uçtan uca destekleyen bütüncül bir ekosistem kuruyoruz” ifadelerini kullandım. Projenin kısa süre içerisinde hayata geçirilmesi hedefleniyor. Odanın Avrupa Birliği destekli DigiConnect projesi ile KOBİ’lerin dijital dönüşümünün hızlandırılması ve Avrupa pazarlarıyla bağlantılarının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında Çekya ve Belçika’daki ticaret odalarıyla iş birlikleri geliştirilirken, son olarak Prag’da Kayserili iş insanlarının katılımıyla B2B görüşmeleri gerçekleştirildi. Gülsoy, KAGUTİM projesinin ise tamamlanarak KTO bünyesinde aktif şekilde hizmet verdiğini söyledi. KTO’nun 2026 yılı çalışmalarının merkezinde yer alan Üretim ve İhracatta Dönüşüm Programı kapsamında ise 500’ün üzerinde firmanın ziyaret edilerek üretim, ihracat, dijital ve yeşil dönüşüm, insan kaynağı ve finansmana erişim gibi alanlarda analiz edilmesi planlanıyor. Bu çalışmaların ardından Kayseri Üretim ve İhracat Stratejik Eylem Planı hazırlanacak. Oda ayrıca uluslararası öğrencilerle firmaları buluşturan Global Talent Kayseri programı, TOKİ ile süreci yürütülen Kayseri Ticaret Karma Küçük Sanayi Sitesi, gençlere yönelik KTO ERVA Spor Kulübü, savunma sanayii ve yüksek teknoloji alanında faaliyet gösteren KİM Teknoloji ile verimlilik ve yeşil dönüşüm çalışmaları yürüten Kayseri Model Fabrika projelerini de sürdürüyor. KTO Başkanı, tüm bu çalışmaların ortak hedefinin Kayseri’nin yalnızca ticaret ve sanayi alanında değil, teknoloji, inovasyon, ihracat ve yüksek katma değerli üretimde de Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri haline gelmesi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Çok mal satıp az kazanmak" yerine, nitelikli, yüksek fiyatlı, katma değer yaratan, marka değeri olan ürün üreteceğiz. Kilogram başına düşen ihracat değerimizi üst seviyelere çıkaracağız. İdari süreçlerden üretim bandına, e-ticaretten e-ihracata kadar her alanda tam dijitalleşmiş bir Kayseri iş dünyası hedefliyoruz. Gençlerimizin ve kadınlarımızın enerjisini ticarete kazandırarak, krizlere dirençli, sürekli yeni fikirler üreten güçlü bir girişimcilik altyapısı inşa ediyoruz. Bizim bütün gayretimiz; tüccarımızın, sanayicimizin yükünü hafifletmek ve Kayseri’yi küresel ligde hak ettiği yere taşımak.” “ULAŞIM OLMADAN TİCARET OLMAZ” Kayseri’nin dünya devleriyle yarıştığını ve lojistik avantajı elinde tutanların bir adım öne geçtiğini kaydeden Gülsoy, şunları söyledi: “Altını çizerek söylüyorum: Ulaşım olmadan ticaret olmaz. Biz hiçbir zaman denizimiz yok diye hayıflanmadık, sızlanmadık. Raylı sistemle Kayseri’mizi Mersin’e, İskenderun’a bağlayacak o demiryolu koridoru bizim denizimizdir. Yeni Havalimanı Terminal Binası hizmete açıldı. Hızlı tren projemiz kararlılıkla sürdürülüyor. Şu an yüzde 50’si tamamlandı, 2028’de faaliyete geçecek. Otoyol bağlantımız için ilk ihale yapıldı. Yıllardır her platformda yüksek sesle dile getirdiğimiz Lojistik Merkez’in de bugün somut adımlara dönüşmesinden büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Şunun altını özellikle ve kalın harflerle çizmek istiyorum: Lojistik Merkez sadece bir depo alanı değildir. Kayseri’ye kurulacak bu Lojistik Merkez, sadece bu şehre değil, tüm Orta Anadolu Üretim Havzası’na can suyu olacaktır. Biz bu projeyi olursa iyi olur diye değil, Kayseri için olmazsa olmaz diyerek takip ediyoruz. Biliyoruz ki ulaşım kanallarını açtığımız her nokta; Kayseri için yeni bir pazar, yeni bir aş ve yeni bir iş demektir. Bu proje, Kayseri’nin üretim gücünü dünya pazarlarına taşıyan en büyük köprümüz olacaktır. Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nin teknik birikimi, Büyükşehir Belediyemizin öncülüğü, Sayın Valimiz ve yerel yönetimlerimizle el ele vererek, bu projenin her bir çivisi çakılana kadar takipçisi olacağız. Çünkü biliyoruz ki ulaşım varsa hareket vardır, ticaret vardır; ticaret varsa da bereket vardır.” KAYSERİ PASTIRMASI TESCİLLENDİ, SIRA SUCUK VE MANTIDA Kayseri denilince akıllara artık sadece ticaret ve sanayi şehri değil, binlerce yıllık gastronomi kültürü de geliyor. Kayseri Ticaret Odası da bu kadim lezzetlere ve coğrafi işaretli ürünlere yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor. Başkan Gülsoy, “Biz Kayseri’nin sadece bugününü ve geleceğini değil, binlerce yıllık kadim mirasını da korumayı görev biliyoruz” sözleriyle Kayseri mutfağına sahip çıktıklarını belirtti. Kayseri’nin şu anda 34 tescilli coğrafi işaretli ürünü olduğunu ve bu ürünlerin 17’sinin KTO tarafından tescil ettirildiğini belirtilen Gülsoy, “Şehrimizin tescilli markalarının yarısında Kayseri Ticaret Odası’nın alın teri, imzası var. Kayseri Pastırması'nın Avrupa Birliği nezdinde tescil edilmesi sürecinde Bulgaristan karşısında verdiğimiz o büyük hukuk mücadelesinin ve kazandığımız tarihi zaferin mimarı Kayseri Ticaret Odası’dır. Şimdi sırada sucuğumuz ve mantımız var. Kayseri Sucuğu ve Kayseri Mantısı’nın da coğrafi işaret tescilini almak için çalışmalarımızı tüm hızıyla, kararlılıkla sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera Otb Altyapısı Hızla Yükseliyor Haber

Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera Otb Altyapısı Hızla Yükseliyor

Tarım ve Orman Bakanlığının finansman desteği ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün koordinasyonuyla hayata geçirilen Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB), Türkiye'nin yeni tarımsal üretim ve yenilenebilir enerji üssü olmaya hazırlanıyor. Yüksek teknolojiye dayalı üretim vizyonuyla kurulan 5 milyar TL'lik dev yatırım, toplam 1.227 dekar alanda 32 modern sera parseli ve 9 tarımsal sanayi parselinden oluşuyor. Proje kapsamında bugüne kadar 20 sera parseli ile 1 tarımsal sanayi parselinin tahsisi tamamlandı. Bölgedeki jeotermal kapasiteyi artırmak amacıyla yürütülen yeni sondaj çalışmaları da eş zamanlı olarak devam ediyor. Sahada Gece Vardiyası: 233 Personel, 171 İş Makinesi Altyapı inşaatının en kısa sürede tamamlanması için sahadaki çalışmalar gece gündüz aralıksız sürdürülüyor. Dev projede 233 personel ve 171 iş makinesi aralıksız görev yaparken, altyapı imalatlarında önemli aşamalar geride bırakıldı: İhata Çiti ve Nebati Toprak Kazısı: %100 Yol İyileştirme Kazısı: %98 Yağmur Suyu ve Atık Su Altyapısı: %95 Yol İyileştirme Dolgusu: %91 Parsel Kazı ve Dolguları: %68 İçme Suyu Deposu: %45 İçme Suyu Hatları: %38 Trafo Binaları: %25 Elektrik Şebekesi Kablo Muhafaza Boruları: %18 2 ve 3 numaralı yolların altyapı hatları tamamlanırken, parsel branşmanlarının ardından yol tesviyesi, bordür ve kilit parke imalatlarına geçilmesi planlanıyor. "Kayseri’de Tarımsal Üretimin Geleceğini İnşa Ediyoruz" Projenin Türkiye’nin gıda arz güvenliği ve tarımsal üretim vizyonu açısından stratejik bir adım olduğunu vurgulayan Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız, şu değerlendirmelerde bulundu: "Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera OTB, Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı'nın liderliğinde hayata geçirdiğimiz planlı üretim ve sürdürülebilir tarım vizyonumuzun en güçlü örneklerinden biridir. Burada yalnızca bir altyapı yatırımı gerçekleştirmiyor; jeotermal enerjiyi yüksek teknolojiyle buluşturarak yılın 12 ayında kesintisiz üretim yapabilecek güçlü bir tarımsal üretim üssü kuruyoruz. Yaklaşık 5 milyar TL yatırım büyüklüğüne sahip projemiz tamamlandığında yıllık 35 bin ton yaş meyve ve sebze üretilecek, 1.500 vatandaşımıza doğrudan istihdam sağlanacaktır. Üretim ve tarımsal sanayiyi aynı merkezde buluşturan bu yatırım, Kayseri'nin üretim gücünü ve ihracat potansiyelini önemli ölçüde artıracaktır. Türkiye Yüzyılı'nda ülkemizin gıda arz güvenliğini güçlendiren yeni tarım merkezlerini kararlılıkla inşa etmeye devam edeceğiz."* Yıllık 35 Bin Ton Üretim ve Yıl Boyu Kesintisiz Hasat Jeotermal enerji desteği sayesinde üretimde ısıtma giderleri minimuma indirilirken, iklim koşullarından bağımsız olarak yılın 12 ayı boyunca kesintisiz üretim yapılabilecek. Yıllık 35 bin tonluk rekolte hedefiyle bölgenin ihracat kapasitesine çarpan etkisi yapması beklenen proje; yenilenebilir enerji, yüksek teknoloji ve planlı üretimi aynı çatı altında buluşturuyor.

Adana Karataş'ta 1,2 Milyar Liralık Dev Sera Yatırımı Haber

Adana Karataş'ta 1,2 Milyar Liralık Dev Sera Yatırımı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Adana Karataş'ta hayata geçirilen sera organize tarım bölgesinin 1,2 milyar liralık yatırımla yıllık 100 bin ton üretim kapasitesine sahip olacağını duyurdu. Projeyle birlikte bölgede modern topraksız tarım dönemi resmen başladı. ​Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı konuya ilişkin yaptığı açıklamada, tarıma elverişsiz alanların yüksek teknoloji gücüyle bereketli üretim merkezlerine dönüştürüldüğünün altını çizdi. ​"Yıl Sonuna Kadar 650 Dekar Alanda Üretim Hedefleniyor" ​Bakan Yumaklı, projeye ve hedeflere ilişkin şu bilgileri paylaştı: ​"Adana Karataş Sera Organize Tarım Bölgemizde 1,2 milyar liralık yatırımla modern topraksız tarım dönemini başlattık. Yıllık 100 bin ton üretim kapasitesi, 5 bin vatandaşımıza istihdam imkânı ve yıl sonuna kadar 650 dekar alanda üretim hedefimizle ülkemizin gücüne güç katıyoruz. Hayırlı, bereketli olsun." ​5 Bin Kişiye İstihdam Sağlanacak ​Yüksek teknolojiyle donatılan Adana Karataş Sera Organize Tarım Bölgesi, sadece yüksek üretim kapasitesiyle değil, istihdama sunduğu katkıyla da dikkat çekiyor. Tamamlandığında 5 bin kişiye iş imkânı sunması beklenen dev tesis, ülke ekonomisine ve bölge istihdamına önemli bir katma değer sağlayacak. Yıl sonuna kadar 650 dekar alanda üretim yapılması hedeflenen organize tarım bölgesi, Türkiye'nin tarımsal üretim gücünü artırmaya devam ediyor.

Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB’de Yatırımlar Hız Kesmiyor Haber

Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB’de Yatırımlar Hız Kesmiyor

İzmir’in Dikili ilçesinde 65 milyon dolarlık Dünya Bankası finansmanıyla hayata geçirilen Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB), yüksek teknoloji, yenilenebilir enerji ve tarımsal sanayiyi aynı merkezde buluşturarak Türkiye’nin tarımsal dönüşümüne öncülük ediyor. Avrupa’nın en büyük jeotermal sera üretim merkezlerinden biri olması planlanan projede çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. ​Stratejik Dönüşüm ve Uluslararası Finansman Desteği ​Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde yürütülen proje; Türkiye’nin üretim, ihracat, istihdam ve gıda arz güvenliği hedeflerine güçlü katkılar sağlıyor. Dünya Bankası destekli Türkiye İklim Akıllı ve Rekabetçi Tarımsal Büyüme Projesi (TUCSAP) kapsamında sağlanan yaklaşık 65 milyon dolarlık finansman, Türkiye tarım sektörüne aktarılan en büyük uluslararası fonlar arasında yer alıyor. ​Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan yetkililer, Dikili OTB’nin yalnızca modern seralardan ibaret olmadığını; üretimden işlemeye, paketlemeden ihracata kadar tüm süreçleri tek bir sistemde birleştiren dev bir ekosistem olduğunu vurguladı. ​3 Milyon Metrekarelik Alanda Entegre Üretim Modeli ​Toplam 3 milyon 38 bin 787 metrekarelik devasa bir alanda kurulan Dikili OTB, modern sera teknolojileri ile jeotermal enerjiyi harmanlıyor. Proje altyapısında şu donatılar yer alıyor: ​50 adet yüksek teknolojili sera parseli ​47 adet tarımsal sanayi parseli ​Eğitim ve araştırma merkezleri ​Paketleme, depolama ve işleme tesisleri ​İdari ve sosyal donatı alanları ​Yenilenebilir enerji sistemleri ile ileri düzey lojistik altyapı ​2026 Yatırımları ve Tamamlanan Altyapı Çalışmaları ​Bölgede bugüne kadar gerçekleştirilen fiziki altyapı çalışmaları şu başlıklar altında toplandı: ​8 milyon 300 bin metreküp kazı ve dolgu çalışması tamamlandı. ​97 bin metreküp taş istinat duvarı imalatı gerçekleştirildi. ​Yüksek ve orta gerilim enerji hatlarının deplasmanı bitirildi; kanalizasyon ve yağmur suyu hatları oluşturuldu. ​İçme suyu ile jeotermal üretim kuyularında hedef debi ve sıcaklık değerlerine ulaşıldı. ​2026 yılı yatırımları kapsamında Dünya Bankası kaynaklarından yaklaşık 2,2 milyar TL ödenek tahsis edilerek çalışmaların kesintisiz sürmesi sağlandı. ​Üretim, İstihdam ve İhracat Hedefleri ​Tam otomasyon sistemleri ve dijital tarım uygulamalarıyla geleceğin tarım modelini temsil eden Dikili OTB, tam kapasiteye ulaştığında şu ekonomik ve sosyal kazanımları sunacak: ​Yıllık 80 bin ton yaş meyve ve sebze üretimi ​3 bin 500 kişiye doğrudan istihdam imkânı ​Kadın istihdamında %75’e varan oran ​Yıl boyunca kesintisiz, yüksek katma değerli ve ihracat odaklı üretim ​Jeotermal enerjinin gücüyle enerji maliyetlerinin düşürüldüğü, çevre dostu ve sürdürülebilir üretim ilkelerinin benimsendiği bu dev üs; Türkiye’nin küresel tarım pazarlarındaki rekabet gücünü zirveye taşıyacak.

Türkiye’nin Tarımdaki Dev Hamlesi Sahada İncelendi Haber

Türkiye’nin Tarımdaki Dev Hamlesi Sahada İncelendi

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı, Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, İzmir’in Dikili ilçesinde yapımı hızla devam eden Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi’nde kapsamlı inceleme ve değerlendirmelerde bulundu. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan'ın ev sahipliği yaptığı ziyarete, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Organize Tarım ve Hayvancılık Bölgeleri Daire Başkanı Deniz Oruç, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Danışmanı Çağrı Gülelçin, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Karayılan, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Kaymakamı Cevat Gün ve Yönetim Kurulu Üyeleri Ercan Korkmaz ile Hayrettin Uçak, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Müteşebbis Heyet Üyesi ve Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz ve Müteşebbis Heyet Üyeleri İbrahim Lütfi Kolat, Birol Celep ile Mehmet Kadri Gündeş, Adalet ve Kalkınma Partisi Dikili İlçe Başkanı Mehmet Akif Güveli, Milliyetçi Hareket Partisi Dikili İlçe Başkanı Mehmet Arslan ile Bergama Ticaret Odası Meclis Başkanı Onur Kayalıoğulları ile Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Bölge Müdürü Samet Başeğmez katıldı. Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesini artıracak, gıda arz güvenliğini güçlendirecek ve ihracata dayalı yüksek teknolojili üretim altyapısı oluşturacak proje kapsamında yürütülen çalışmalar sahada yerinde incelendi. Heyet; altyapı imalatları, jeotermal enerji sistemleri, yeni sondaj faaliyetleri, Dünya Bankası finansmanıyla yürütülen yatırımlar ve yatırımcı hazırlık süreçlerine ilişkin detaylı bilgi aldı. Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, ziyarete ilişkin değerlendirmesinde, projenin Cumhurbaşkanlığımızın güçlü vizyonu ve Tarım ve Orman Bakanlığımızın kararlı desteğiyle emin adımlarla ilerlediğini belirterek şunları ifade etti: “Dikili OTB, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu ile Tarım ve Orman Bakanlığımızın planlı üretim, gıda arz güvenliği, yenilenebilir enerji ve tarımda teknolojik dönüşüm hedeflerinin sahadaki en somut örneklerinden biridir. Bu büyük yatırımın her aşamasında Cumhurbaşkanlığımızın ve Bakanlığımızın güçlü desteğini yanımızda görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı başta olmak üzere, Bakan Yardımcımız Sayın Dr. Ahmet Bağcı’ya, Tarım Reformu Genel Müdürümüz Sayın Dr. Osman Yıldız’a ve Bakanlığımızın tüm ilgili birimlerine, Dikili OTB’ye gösterdikleri yakın ilgi, destek ve güven için şükranlarımızı sunuyoruz. Dikili OTB tamamlandığında yalnızca İzmir ve Ege Bölgesi için değil, ülkemiz tarımı için de stratejik bir üretim üssü olacaktır. Jeotermal enerjiyle ısıtılan yüksek teknolojili seraları, tarımsal sanayi alanları, yenilenebilir enerji altyapısı, ihracat odaklı üretim modeli ve özellikle kadın istihdamını ve kadın girişimci ekosistemini önceleyen yaklaşımıyla bu proje, Türkiye’nin tarımda yeni nesil kalkınma vizyonuna güçlü bir katkı sağlayacaktır. Bizler de bu sorumluluğun bilinciyle, kamu kurumlarımız, kurucu kuruluşlarımız, yatırımcılarımız ve tüm paydaşlarımızla birlikte çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.” AVRUPA’NIN EN BÜYÜK YÜKSEK TEKNOLOJİLİ JEOTERMAL SERA KÜMELERİNDEN BİRİ Toplam 3 milyon 38 bin 787 metrekare alan üzerine kurulan Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi, modern tarım teknolojileri ile yenilenebilir enerji kaynaklarını aynı çatı altında buluşturuyor. Proje kapsamında; 50 adet yüksek teknolojili sera parseli, 47 adet tarımsal sanayi parseli ile birlikte eğitim ve araştırma merkezleri, paketleme, depolama ve işleme tesisleri, idari ve sosyal alanlar, yenilenebilir enerji sistemleri ve ileri düzey lojistik ve teknik altyapılar hayata geçiriliyor. Dünya Bankası destekli Türkiye İklim Akıllı ve Rekabetçi Tarımsal Büyüme Projesi (TUCSAP) kapsamında yaklaşık 65 milyon ABD doları finansmanla yürütülen yatırım, Türkiye’de tarım sektörüne sağlanan en büyük uluslararası finansman desteklerinden biri olma özelliğini taşıyor. TARIMDA YÜKSEK TEKNOLOJİ, YÜKSEK VERİMLİLİK VE YÜKSEK İHRACAT DÖNEMİ Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi, klasik sera yatırımlarının ötesine geçen yapısıyla tam otomasyonlu üretim sistemleri, jeotermal enerjiyle ısıtılan modern seralar, dijital tarım uygulamaları ve sürdürülebilir üretim altyapısını bir araya getirerek geleceğin tarım modelini temsil ediyor. Projenin tam kapasiteyle faaliyete geçmesiyle birlikte; yıllık 80 bin ton yaş meyve ve sebze üretimi, 3 bin 500 ila 4 bin kişilik doğrudan istihdam, kadın istihdamında yüzde 75’e varan oran, yıl boyunca kesintisiz üretim ve ihracat odaklı yüksek katma değerli üretim kapasitesi hedefleniyor. Jeotermal enerji kullanımının sağlayacağı avantajlarla enerji maliyetlerinde düşüş sağlanırken üretim verimliliği artıyor, modern üretim teknikleri sayesinde uluslararası pazarlara yönelik kaliteli ve sürdürülebilir üretim gerçekleştirilmesi hedefleniyor. DEV ALTYAPI YATIRIMINDA TARİHİ İLERLEME Sahada yapılan incelemelerde altyapı yatırımlarında önemli ilerlemeler kaydedildiği görülürken; bugüne kadar yürütülen çalışmalar kapsamında; 8 milyon 300 bin metreküp kazı ve dolgu çalışması tamamlanmış, 97 bin metreküp taş istinat duvarı imalatı gerçekleştirilmiş, yüksek ve orta gerilim enerji hatlarının deplasmanı ile kanalizasyon ve yağmur suyu altyapıları tamamlanmıştır. Ayrıca içme ve kullanma suyu amaçlı açılan kuyularda yeterli debi kapasitesine ulaşılmış, üretim kuyularında proje gereksinimlerini karşılayan debi ve sıcaklık değerleri elde edilmiştir. Elektrik ve telekomünikasyon altyapısında önemli ilerlemeler sağlanırken, jeotermal şebeke ve ısıtma sistemlerinin sahada eş zamanlı olarak inşasına devam edilmektedir. Yeni açılan kuyularla birlikte bölgenin jeotermal kapasitesi ise artırılmaktadır. Öte yandan, 2026 yılı için Dünya Bankası kaynaklarından yaklaşık 2,2 milyar TL ödenek tahsis edilerek çalışmaların kesintisiz şekilde sürdürülmesi sağlandı. TÜRKİYE YÜZYILI’NIN TARIMSAL ÜRETİM ÜSSÜ Dikili OTB, sadece bir yatırım projesi değil; planlı üretimin, gıda arz güvenliğinin, sürdürülebilir kalkınmanın ve tarımsal sanayileşmenin somut bir örneğidir. Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi, yalnızca bir yatırım projesi değil; planlı üretimin, gıda arz güvenliğinin, sürdürülebilir kalkınmanın ve tarımsal sanayileşmenin somut bir örneği olarak öne çıkıyor. Tamamlandığında tarım dışı alanları yüksek teknoloji üretim merkezlerine dönüştürmesi, bölgesel kalkınmayı hızlandırması, binlerce kişiye yeni istihdam imkânı sağlaması ve bununla beraber tarımsal ihracatı artırması, yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırması ve Türkiye’nin küresel tarım rekabet gücünü yükseltmesi hedefleniyor. Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda tarım sektöründe katma değerli üretimin, teknolojik dönüşümün ve sürdürülebilir kalkınmanın öncü merkezlerinden biri olarak yükselmeye devam ediyor. Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı ve Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız incelemelerinin ardından çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda kararlılıkla sürdürüldüğünü belirterek, altyapı yatırımlarının tamamlanmasıyla birlikte Dikili OTB’nin ülkemizin tarımsal üretim ve ihracat hedeflerine uzun yıllar hizmet edecek stratejik bir yatırım merkezi olacağını ifade etti.

KTO Başkanı Gülsoy: ''Dinamik Bir Destek Kalkanı Oluşturulması Şart'' Haber

KTO Başkanı Gülsoy: ''Dinamik Bir Destek Kalkanı Oluşturulması Şart''

Kayseri, Mart ayında 314 milyon 106 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mart Ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, “Küresel pazarlardaki daralmaya ve maliyet artışlarına rağmen ihracatçımız büyük bir özveriyle mücadele ediyor. Bu direnci korumak için reel sektörü destekleyecek mekanizmalar hayati önem taşıyor” dedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı Mart ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, rakamları ve sektörel gelişmeleri paylaştı. Kayseri’nin Mart ayı ihracat performansına değinen Başkan Gülsoy, “Mart ayında 314 milyon 106 bin 541 dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,45 oranında bir azalış yaşansa da sanayicimiz dünyanın dört bir yanına ulaşmaya devam ediyor. İthalatımız ise 154 milyon 959 bin 912 dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 23,63 artış gerçekleşmiştir.“ diye konuştu. İLK ÇEYREKTE 924 MİLYON DOLARLIK PERFORMANS 2026 yılının ilk üç aylık verilerini de paylaşan Gülsoy, “Yılın ilk çeyreğinde toplam ihracat rakamımız, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 0,71’lik sembolik bir azalışla 924 milyon 429 bin 851 dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde ithalat rakamlarımız ise yüzde 0,37 oranında gerileyerek 430 milyon 378 bin 207 dolar seviyesine kalmıştır.” dedi. Kayseri olarak Mart ayında dünya genelinde 145 ülkeye ihracat gerçekleştirme başarısı gösterdiklerini ifade eden Gülsoy, “En çok ihracat yaptığımız ilk 10 pazarımız; Almanya, Avusturya, Polonya, ABD, Belçika, İtalya, Fransa, Fas, Irak ve Mısır olarak sıralanmıştır.” ifadelerini kullandı. Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Elektrik ve Elektronik, Makine ve Aksamları, Kuru Meyve ve Mamulleri, Kimyevi Madde ve Mamulleri, Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri, Halı gibi sektörlerde artış yaşanırken; Demir ve Demir Dışı Metaller, Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri, Çelik, Tekstil ve Hammaddeleri, Madencilik Ürünleri, İklimlendirme Sanayii sektöründe azalış yaşanmıştır.“ dedi. “DİNAMİK BİR DESTEK KALKANI ŞART” Sanayicinin üzerindeki maliyet yüküne dikkat çeken Başkan Gülsoy, “Enerji, lojistik ve finansman maliyetlerinin yükseldiği bu dönemde ihracat yapmak zor hale gelmiştir. Artan maliyetler karşısında sanayicinin sermayesini koruyacak dinamik bir destek kalkanı oluşturulması şarttır. Ticaretin önündeki en büyük engel öngörülemezliktir; ancak Kayserili tüccarımız bu süreci aktif bir şekilde yönetmektedir” dedi. İhracatın sürdürülebilirliği için yüksek teknoloji ve yeşil dönüşümün kaçınılmaz olduğunu hatırlatan Gülsoy, “Ülkemiz için rekabet eden, istihdam sağlayan ve ekonomimize değer katan tüm ihracatçı üyelerimize ve çalışanlarına teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Samsun Bafra Sera OTB Üretim Üssüne Dönüştü Haber

Samsun Bafra Sera OTB Üretim Üssüne Dönüştü

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Bakanlık tarafından %80 hibe desteğiyle kurulan Samsun Bafra Sera Organize Tarım Bölgesi’nin (OTB) 4 milyar liralık yatırım hacmine ulaştığını duyurdu. Yumaklı, projenin yüksek teknoloji ve "Sıfır Atık" prensibiyle bölge ekonomisinin lokomotifi olacağını belirtti. ​Samsun Bafra OTB: Karadeniz'in Modern Tarım Üssü ​Bakan İbrahim Yumaklı, Samsun Bafra’da hayata geçirilen sera yatırımlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Karadeniz bölgesinde yüksek teknoloji ve modern tarım teknikleriyle yeni bir dönem başladığına dikkat çeken Yumaklı, Bafra Sera OTB’nin sadece bir tarım alanı değil, tam donanımlı bir üretim üssü olduğunu vurguladı. ​Dev Yatırım: 4 Milyar Lira Hacim ve Yüksek Verim ​Bakanlığın sunduğu %80 hibe desteği ile yükselen projenin ekonomik büyüklüğü göz dolduruyor. Bakan Yumaklı’nın paylaştığı verilere göre Bafra Sera OTB’nin vizyonu şu rakamlarla şekilleniyor: ​Yatırım Hacmi: 4 Milyar TL ​Üretim Kapasitesi: 800 bin metrekare hedefi ​Ekonomik Katkı: Yıllık 1,5 milyar TL ​İstihdam: 1500 kişi (Çalışanların %75’i kadın) ​Topraksız Tarım ve Sıfır Atık Prensibi ​Bafra Sera OTB’de uygulanan topraksız tarım teknikleri sayesinde hem birim alandan alınan verim maksimize ediliyor hem de kaynaklar daha verimli kullanılıyor. Çevre dostu yaklaşımıyla öne çıkan tesis, sıfır atık prensibiyle üretim yaparak sürdürülebilir tarımın en modern örneklerinden birini sunuyor. ​"Türkiye Yüzyılı'nı Bereketle İnşa Ediyoruz" ​Yatırımın istihdam ve ihracat odaklı yapısına dikkat çeken Bakan Yumaklı, "Yatırım, istihdam ve ihracatla Türkiye Yüzyılı'nı bereketle inşa ediyoruz," ifadelerini kullanarak, bu tür organize tarım bölgelerinin Türkiye’nin gıda arz güvenliği ve bölgesel kalkınması için stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.