Hava Durumu

#Yumurta

Kırsal Haber - Yumurta haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yumurta haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Deve Kuşlarında 10 Yıl Sonra Doğal Üreme Başarısı Haber

Deve Kuşlarında 10 Yıl Sonra Doğal Üreme Başarısı

Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin Anadolu Harikalar Diyarı içerisinde hizmet veren Hayvanat Bahçesi’nde, doğal yaşam koşullarına uygun olarak sürdürülen bakım ve koruma çalışmaları önemli bir üreme başarısıyla taçlandı. Aynı habitatta yaşayan 1 erkek ve 2 dişi deve kuşu, yaklaşık 10 yıl aradan sonra insan müdahalesi olmadan doğal şekilde yumurtladı ve kendi yavrularını çıkardı. 11 yumurtadan 2’si yavru verirken, deve kuşlarından biri dün, diğeri ise 6 gün önce dünyaya geldi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından Anadolu Harikalar Diyarı Hayvanat Bahçesi’nde hayvanların doğal davranışlarını sürdürebilmelerine imkân sağlayan yaşam alanları ve özenli bakım uygulamaları titizlikle devam ettiriliyor. Bu çalışmalar kapsamında hayvanat bahçesinde yaşayan deve kuşlarında yaklaşık 10 yıl sonra dikkat çekici bir doğal üreme süreci gerçekleşti. Aynı habitatta bulunan 1 erkek ve 2 dişi deve kuşu, herhangi bir müdahale olmaksızın yaklaşık 45 gün önce 11 yumurta bıraktı. Sürecin ardından yumurtalardan ikisi yavruladı. Yavrulardan biri dün, diğeri ise 6 gün önce dünyaya gelirken, anne deve kuşlarının kalan 9 yumurtanın üzerinde titizlikle kuluçkaya yatmaya devam ettiği belirtildi. Doğal Davranışların Sürdürülmesine Özel Önem Deve kuşlarının kendi doğal süreçleri içerisinde eşleşmesi, yumurtlaması, kuluçkaya yatması ve yavrularını çıkarması, hayvanların yaşam alanlarına uyum sağladığının önemli göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, hayvanat bahçesinde görev yapan veteriner hekimler ve uzman bakıcıların gözetiminde hayvanların sağlık, beslenme ve yaşam koşullarını düzenli olarak takip ederken, mümkün olduğunca doğal davranışlarını sürdürebilecekleri ortamların oluşturulmasına da önem veriyor. 136 Tür, Yaklaşık 1.600 Hayvan Anadolu Harikalar Diyarı Hayvanat Bahçesi, 136 farklı türden yaklaşık 1.600 hayvana ev sahipliği yapıyor. Türkiye'nin önemli hayvanat bahçeleri arasında yer alan tesis, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin insan ve tüm canlıları merkeze alan hizmet anlayışı doğrultusunda, hayvanların dört mevsim sağlıklı ve konforlu koşullarda yaşamlarını sürdürebilmeleri amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle sıcak hava koşullarına karşı hayvanların ihtiyaçlarına yönelik özel bakım uygulamaları gerçekleştirilirken, veteriner hekimler ve uzman bakıcılar tarafından hayvanların sağlık durumları yakından takip ediliyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi, doğal yaşamın korunması, hayvan refahının gözetilmesi ve farklı türlerin gelecek nesillere tanıtılması amacıyla yürüttüğü çalışmalarla ziyaretçilerine doğal yaşamın farklı örneklerini sunmaya devam ediyor. Hayvanat bahçesi, ziyaretçilerini her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ağırlıyor.

Ağustos Ayında Üretici ile Market Arasındaki Makas Açıldı: Zirvede Limon Var Haber

Ağustos Ayında Üretici ile Market Arasındaki Makas Açıldı: Zirvede Limon Var

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ağustos ayı tarım ve gıda piyasalarındaki fiyat değişimlerini, üretici-market arasındaki uçurumu ve girdi maliyetlerindeki son durumu kamuoyuyla paylaştı. Ağustos ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı rekor seviyelere ulaşırken, bu farkın en fazla görüldüğü ürün yüzde 748,4 ile limon oldu. ​Üretici ve Market Arasındaki Fiyat Uçurumu Derinleşiyor ​Ağustos ayında üreticide çok ucuz olan tarım ürünlerinin market raflarında katbekat fiyatlarla satılması dikkat çekti. Bayraktar’ın açıkladığı verilere göre, üretici ve market fiyatları arasındaki en yüksek farklar şu şekilde sıralandı: ​Limon: Üreticide 10 TL olan limon, markette 84,84 TL’ye satılarak 8,5 kat (yüzde 748,4 fark) fiyata ulaştı. ​Havuç: 10,66 TL'den üreticiden çıkan havuç, markette 51,20 TL (yüzde 380,3 fark) oldu. ​Elma: 18,75 TL olan elma, market raflarında 89,60 TL’den (yüzde 377,9 fark) alıcı buldu. ​Kabak: Üretici fiyatı 16,02 TL iken markette 54,61 TL’ye (yüzde 240,9 fark) yükseldi. ​Yeşil Soğan: 17,33 TL olan yeşil soğan, markette 58,83 TL’den (yüzde 239,4 fark) satıldı. ​Markette ve Üreticide En Çok Hangi Ürünler Etkilendi? ​Ağustos ayında markette 37 ürünün 19’unda fiyat artışı yaşanırken, 18 üründe düşüş görüldü. Üretici cephesinde ise incelenen 29 üründen 9’u zamlanırken, 13’ünde ucuzlama, 7’sinde ise fiyat değişimi olmadı. ​Öne Çıkan Değişimler: ​Markette Fiyatı En Çok Artan: %37,8 oranındaki artışla yumurta oldu. Yumurtayı yeşil fasulye, yeşil soğan, marul ve kuru incir izledi. ​Markette Fiyatı En Çok Düşen: %34,2 düşüşle sivribiber oldu. Sivribiberi kuru soğan, kuru üzüm, şeftali ve kırmızı mercimek takip etti. ​Üreticide Fiyatı En Çok Artan: %39,9 ile yine yumurta liderliği kimseye bırakmadı. ​Üreticide Fiyatı En Çok Düşen: %75 azalışla rekor düzeyde ucuzlayan ürün limon oldu. ​Fiyat Değişimlerinin Temel Nedenleri Nelerdir? ​TZOB raporunda, ürün bazında yaşanan fiyat hareketlerinin ardındaki arz ve talep dengeleri detaylandırıldı: ​Limon ve Kuru Soğan: Limonda, geçen yıldan depolanan ürünlerin arzı sürerken erkenci çeşitlerin de piyasaya girmesi fiyatları aşağı çekti. Kuru soğanda ise Orta Anadolu’daki hasat yoğunluğu ve devam eden ithalat fiyatları düşürdü. ​Patates: Afyonkarahisar, Denizli, Amasya, Niğde ve Nevşehir gibi merkezlerde yazlık patates sökümünün aynı döneme denk gelmesi arzı patlattı. Önceki dönem fiyat yüksekliği nedeniyle üreticinin hızlı söküme yönelmesi de fiyatları baskıladı. ​Yumurta: Üretim maliyetlerindeki (yem, enerji, nakliye) artışlar ve sektördeki planlama eksikliğinden doğan arz-talep dengesizliği fiyatları yukarı taşıdı. ​Marul ve Maydanoz: Üretimde beklenen daralmaların yanı sıra, Samsun’un Çarşamba ilçesinde yaşanan aşırı yağışlar ve seraların su altında kalması ürün kayıplarına yol açarak fiyatları artırdı. ​Girdi Maliyetlerindeki Yıllık Artış Üreticiyi Zorluyor ​Tarım sektörünün en büyük sorunlarından biri olan girdi maliyetlerindeki tırmanış Ağustos ayında da devam etti. Son bir yıllık veriler, tarımsal enflasyonun boyutunu gözler önüne serdi: ​Gübre Fiyatları: Aylık bazda DAP gübresi yüzde 4,5, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 4,4 artarken; yıllık bazda amonyum nitrat gübresi yüzde 61,2, amonyum sülfat yüzde 55,2, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 32,7 ve DAP gübresi yüzde 25,3 oranında zamlandı. ​Yem ve Enerji: Süt ve besi yemleri aylık bazda yataya yakın artsa da yıllık bazda besi yemi yüzde 34,5, süt yemi yüzde 31,8 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık yüzde 25,1 yükseldi. ​Mazot: Çiftçinin en temel masraf kalemlerinden olan mazot, aylık yüzde 7 artış gösterirken, yıllık bazda yüzde 57,9 oranında zamlandı. Tarım ilacı fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 27,8 oldu.

Dünya Sofralarının Protein İhtiyacını Karşıladılar Haber

Dünya Sofralarının Protein İhtiyacını Karşıladılar

Dünya sofralarının üç öğün protein ihtiyacını karşılayan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, son 1 yıllık dönemde ihracatını 2 milyar doların üzerine taşıyarak tarihi bir başarıya imza attı. 2001 yılında 50 milyon dolar ihracat hacmine sahip olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, son 25 yılda ihracatta 40 kat büyüyerek 2 milyar doları aşma mutluluğunu yaşadı. ESÜHMİB Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının yüzde 50’sini tek başına gerçekleştirerek çifte mutluluk yaşadı. Ege İhracatçı Birlikleri’nde 2 milyar doları geçen ilk gıda birliği oldular Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde 5 yıldır gıda ihracatında lider olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, EİB bünyesinde 2 milyar dolar ihracat rakamına ulaşan ilk gıda ihracatçı birliği oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, son 1 yıllık dönemde ihracatlarını yüzde 13,5’luk artışla 1 milyar 763 milyon dolardan 2 milyar 1 milyon dolara yükselttiklerini, yüzde 13,5’luk artış hızıyla da 12 ihracatçı birliği arasında ihracatının en çok artıran birlik olduklarını vurguladı. İhracatta aslan payı su ürünlerinin İhracat rekoruna en büyük katkıyı 1 milyar 596 milyon dolarla dolarla su ürünleri sektörünün verdiğini paylaşan Demir, “Su ürünleri sektörümüz toplam ihracatımızın yüzde 80’ini gerçekleştirdi. Levrek 682 milyon dolarla ihracatımıza en büyük katkısı sağlamayı sürdürdü. Çipura 524 milyon dolar, Türk somonu 253 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdı. Yumurta sektörümüz 169,5 milyon dolar, kanatlı sektörümüz 137,5 milyon dolar, süt ürünleri sektörümüz 39,5 milyon dolar ve bal sektörümüz 15,5 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi” ifadelerini kullandı. 14 Ağustos 2025 -13 Ağustos 2026 aralığında ihracat yaptıkları ülke sayısının 118’den 122’ye yükseldiğini aktaran Başkan Demir şöyle devam etti: “İtalya 255 milyon dolarlık ihracatla birinci ülke oldu. Geçen yıl birinci olan Rusya bu yıl 241 milyon dolarlık ihracatla ikinci sıraya yerleşti. Üçüncü sırada ise 236 milyon dolarla Yunanistan yer aldı. Bu ülkeleri Hollanda, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri, Irak, Polonya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Almanya izledi.”

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamullerde Ufuk Atakan Demir Dönemi Haber

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamullerde Ufuk Atakan Demir Dönemi

Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) çatısı altında faaliyet gösteren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nde yeni dönem başladı. Genel kurulda tek liste ile gidilen seçimde, More Su Ürünleri temsilcisi Ufuk Atakan Demir, Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. Bedri Girit’ten Bayrak Devri 2018 yılından bu yana başkanlık görevini başarıyla yürüten Bedri Girit, koltuğu Ufuk Atakan Demir’e devretti. Girit, veda konuşmasında birliğin Türkiye genelindeki ihracatın yaklaşık yüzde 48’ini gerçekleştirdiğini vurgulayarak; kanatlı, süt ve bal sektörlerindeki güçlü konumun altını çizdi. Girit, yeni dönemde de yönetim kurulu üyesi olarak sektöre katkı sağlamaya devam edecek. İhracatın Kalbi Ege’de Atıyor: %46’lık Pay! Yeni Başkan Ufuk Atakan Demir, Ege Bölgesi'nin sektördeki dominant gücüne dikkat çekti. Demir, yaptığı açıklamada şu çarpıcı verileri paylaştı: Bölgesel Başarı: Türkiye genelindeki su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının %46’sı tek başına Ege Bölgesi’nden gerçekleşti. Su Ürünleri Liderliği: Türkiye'nin 2,24 milyar dolarlık su ürünleri ihracatının %66’sı Ege Bölgesi tarafından yapıldı. 2025 Performansı: Birlik ihracatı bir önceki yıla göre %7 artarak 1 milyar 840 milyon dolara ulaştı. 2030 Vizyonu: 3 Milyar Dolar İhracat Hedefi Görev süresi boyunca ihracat kapasitesini artırmayı hedefleyen Ufuk Atakan Demir, gelecek stratejisini şu sözlerle özetledi: “2026 yılı için birliğimiz özelinde 2 milyar dolar, 2030 yılı sonunda ise 3 milyar dolar ihracat hedefine kararlılıkla ilerliyoruz. Kanatlı, yumurta, süt ve bal sektörlerimizin desteğiyle yeni pazarlara erişimi güçlendireceğiz.” İhracatın Yıldızları Ödüllendirildi Genel kurul öncesinde düzenlenen törende, 2025 yılındaki 1,84 milyar dolarlık ihracata aslan payını sağlayan 27 dev firmaya plaket verildi. Sektörlerine göre ödül alan bazı lider firmalar: Su Ürünleri: Kılıç Deniz, Gümüşdoğa, Noordzee. Kanatlı: Abalıoğlu Lezita, Gedik Tavukçuluk. Süt Ürünleri: Yaşar Dış Ticaret (Pınar), Akavi Süt. Yumurta ve Bal: Ektav Tavukçuluk, Manavlar Gıda. Ufuk Atakan Demir Kimdir? 1973 doğumlu olan Demir, Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Bölümü mezunudur. Yaşar Holding ve Çamlı Yem’deki yöneticilik kariyerinin ardından More Aquaculture bünyesinde Genel Müdürlük görevini sürdürmektedir. Demir aynı zamanda İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi ve Avrupa Akuakültür Üreticileri Federasyonu (FEAP) bünyesinde üst düzey görevler yürütmektedir.

CHP'li Gürer: "İhracata Kırmızı, İthalata Yeşil Işık" Haber

CHP'li Gürer: "İhracata Kırmızı, İthalata Yeşil Işık"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ticaret Bakanlığı’nın bazı tarım ürünlerinde ihracatı sınırlandıran ve ithalatı kolaylaştıran son kararları değerlendirdi. Gürer, “Bu kararlar tarımda yaşanan sorunların ihracatı kısıtlama, ithalatı artırmaya yönelik olması üretimdeki sorunların yansımasıdır” dedi. “İHRACAT YASAĞI, ÜRETİMDEKİ SORU GÖSTERİYOR “ Beyaz et, yumurta, nohut ve kuru fasulyede ihracatın sınırlandırılmasını, elma ve limonun kayda bağlı sisteme alınmasını değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Yıllardır çiftçi yeterince desteklenmedi, girdi maliyetleri kontrol altına alınmadı, üretim planlaması yapılmadı. Bugün gelinen noktada üretim düştü. 2025 yılı hububat ve bakliyatta 2002 yılı gerisinde üretim oldu. Bu durum daha çok ithalata kapı araladı. İhracatın kısılması açığın artmaması için gerekliliğe dönüştü. Kendi kendine yetmeyip birde İhracat kapısı açık tutmak fiyatları daha da katlayacaktı. Sorun yok diyerek bu kararları verenler özünde sorunun varlığını anlatıyorlar,” diye konuştu. “İTHALAT KAPILARI AÇILIYOR” Gürer, ayçiçeği, mercimek ve yulaf gibi ürünlerde gümrük vergilerinin düşürülmesini açığın varlığında olağan olduğuna işaret etti. Siz üretmezseniz ve açığınız varsa çare ithalata kalıyor diyen Gürer, “Bu yaklaşım yerli üreticiyi desteklemeden planlı kamucu bir anlayışla tarımı yönetememeden kaynaklanıyor, Türkiye gibi tarım potansiyeli yüksek bir ülkenin çözümü ithalatta araması tarımda yaşanan sorunlarda artışa işarettir” dedi. “ENFLASYONUN NEDENİ MALİYETLERDİR” Gıda fiyatlarındaki artışın temel nedeninin üretim girdi maliyetleri olduğuna dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, , “Gübre, mazot, yem ve enerji fiyatları bu seviyedeyken üretim sorunu devam eder. Açıklanan tedbirler geçici rahatlama sağlar, bugün başka ülkeden ürün alırsınız yarın o ürünü sağlayamazsanız, sorun artar,” dedi. “TARIMDA POLİTİKA ŞART” CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Kriz yönetimi” olarak çözüm dışa satışı daraltıp dış ülkelerden daha fazla ithalata kapı aralamak olarak nitelendirerek, “Bugün uygulanan politikalar günü kurtarma çabasıdır. Yasaklarla, kotalarla, ithalatla fiyat baskılamak yerine üretimi artıran, çiftçiyi destekleyen, planlı ve sürdürülebilir bir tarım politikası hayata geçirilmelidir. Türkiye’nin ihtiyacı ithalat ile değil, çiftçisini üretimde tutarak daha çok desteklemek, üretim planlaması yapmaktan geçer. Rafta her ürün var demek yerine, her ürünü ben üretiyorum demek marifet olandır,” dedi.

Sahurda ve İftarda Dengeli Beslenmeye Dikkat Edin Haber

Sahurda ve İftarda Dengeli Beslenmeye Dikkat Edin

Antalya Büyükşehir Belediyesi diyetisyeni İpek Öztaş, Ramazan ayında değişen beslenme düzenine sağlıklı uyum sağlamanın yollarını anlattı. Sahur ve iftarda dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Öztaş, yavaş ve kontrollü yemenin sindirim sistemi için kritik olduğunu vurguladı. Ramazan ayının başlamasıyla birlikte günlük beslenme düzeni değişiyor, oruç sürecine sağlıklı bir geçiş yapmak ve vücut dengesini korumak ise büyük önem taşıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Haşim İşcan Aile Eğitim ve Sosyal Hizmetler Merkezi’nde görev yapan diyetisyen İpek Öztaş, Ramazan boyunca doğru beslenme alışkanlıklarının nasıl olması gerektiğine ilişkin önemli bilgiler verdi. SAHURDA YEDİKLERİMİZ ÖNEMLİ Beslenme düzeninin değiştiği bu dönemde vatandaşların bazı hususlara dikkat etmesi gerektiğini belirten Öztaş, sahurun gün boyu enerjiyi korumak açısından kritik olduğunu söyledi. Öztaş, “Sahur, gün boyunca enerjinizi yüksek tutmanızı sağlar. Bu nedenle lif açısından zengin tam buğday ekmeği ve sebzeler ile protein değeri yüksek peynir, yumurta, yoğurt gibi besinler tercih edilmeli. Ceviz ve badem gibi sağlıklı yağ kaynakları da tokluk süresini uzatır ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlar” dedi. İFTAR İÇİN DENGELİ BİR TABAK OLUŞTURULMALI İftara hurmayla başlamanın doğru bir tercih olduğunu ifade eden Öztaş, suyun yavaş tüketilmesi gerektiğini vurguladı. “Mideyi aniden doldurmak yerine küçük bir kase çorbayla başlanmalı ve ardından 10-15 dakika beklenmeli. Ana öğünde tavuk, balık, kırmızı et ya da baklagiller gibi protein kaynaklarının yanında tam buğday ekmeği, bulgur pilavı ve sebze tüketilerek dengeli bir tabak oluşturulmalı. Aşırı yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden kaçınılmalı; ızgara, fırın veya tencere yemekleri tercih edilmeli” diye konuştu. YAVAŞ VE KONTROLLÜ YEMEYE ÖZEN GÖSTERİN Yeme alışkanlıklarının da en az içerik kadar önemli olduğunu belirten Öztaş, hızlı yemenin şişkinlik ve hazımsızlığa yol açabileceğini söyleyerek, “Lokmalar iyice çiğnenmeli, yavaş ve kontrollü yenmeli. Günlük en az 2 litre su tüketilmeli. İftardan sonra meyve, süt, yoğurt ya da ayran gibi ara öğünler kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur. Ayrıca iftar sonrasında yapılacak hafif tempolu yürüyüşler sindirim sistemini destekler, ancak ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.