Hava Durumu

#Zeytinyağı

Kırsal Haber - Zeytinyağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zeytinyağı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'nın Zeytin Mirası Gemlik ve Orhangazi'de Yaşatılıyor Haber

Bursa'nın Zeytin Mirası Gemlik ve Orhangazi'de Yaşatılıyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle bu yıl “İki İlçe, Tek Miras” sloganıyla düzenlenen Gemlik-Orhangazi Zeytin Festivali başladı. Festival, bölgenin köklü zeytin kültürünü üretimden sofraya uzanan yolculuğuyla vatandaşlarla buluşturuyor. Festival kapsamında düzenlenen zeytin hasadı geniş katılımla gerçekleştirildi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Şahin Biba’nın yanı sıra Gemlik Kaymakamı Osman Aslan Canbaba, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Garnizon Komutan Vekili Albay Murat Dülger, 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın torunları Akile Gürsoy ve Bilge Gürsoy ile Eski Devlet Bakanı Hasan Gemici de şenlikte yer aldı. Kardeş şehirler Giresun, Çaycuma ve Edirne’nin yanı sıra Kosova, Moldova ve Romanya’dan gelen heyetler de hasat coşkusuna ortak oldu. Hasat için bahçelerde bir araya gelen katılımcılar, üreticilerin aylar süren emeğinin karşılığını aldığı döneme tanıklık etti. Şenlikte konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Şahin Biba, zeytinin Gemlik ve Orhangazi için yalnızca bir tarım ürünü olmadığını, birçok ailenin geçim kaynağını oluşturduğunu vurguladı. Zeytinin pazardaki karşılığının üreticinin bahçesindeki emeğiyle başladığına dikkat çeken Biba, üreticinin emeğinin ekonomik karşılığını almasının önemine işaret etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretimin devamlılığını ve üreticinin işini kolaylaştıracak desteklerle yanında olmayı önemsediklerini belirten Biba, organizasyonda emeği geçen Gemlik ve Orhangazi belediyelerine teşekkür ederek tüm üreticilere bereketli bir hasat sezonu diledi. ZEYTİN KÜLTÜRÜ YAŞATILIYOR Gemlik ve Orhangazi’nin zeytin üretimindeki güçlü konumunun öne çıkarıldığı festivalde, üreticilerin emeğinin yanı sıra bölgenin köklü zeytincilik geleneği de yaşatılıyor. Zeytin ve zeytinyağı üreticileri, sektör temsilcileri ve vatandaşları bir araya getiren etkinliklerde, zeytinin üretimden sofraya uzanan yolculuğu farklı etkinliklerle ele alınıyor. Gemlik ve Orhangazi’nin ortak zeytin mirasını buluşturan festival 13 Eylül Pazar günü son bulacak.

Türk Gıda İhracatçıları Çin Pazarında Yeni Bağlantılar Kurdu Haber

Türk Gıda İhracatçıları Çin Pazarında Yeni Bağlantılar Kurdu

Türkiye’nin Çin Halk Cumhuriyeti’ne gıda ihracatını artırmak ve Türk gıda ürünlerinin dünyanın en büyük pazarlarından Çin’deki bilinirliğini güçlendirmek amacıyla, 2-6 Eylül 2026 tarihlerinde Guangzhou’da “Çin (Guanco) Ticaret Heyeti” düzenlendi. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği organizasyonunda gerçekleştirilen ticaret heyetinde, gıda sektörünün farklı alt gruplarında faaliyet gösteren 12 Türk firması Çinli ithalatçılarla bir araya geldi. Ege İhracatçı Birliklerini, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Kadri Gündeş temsil etti. 60 Çinli alıcı, 160’tan fazla ikili iş görüşmesi Çin’in yüksek nüfusu, büyüyen orta sınıfı ve ithal gıda ürünlerine yönelik artan ilgisiyle Türk gıda ihracatçıları açısından büyük potansiyel taşıdığını vurgulayan belirten Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Kadri Gündeş şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye çok geniş bir ürün yelpazesinde güçlü bir tarımsal üretim altyapısına sahip. Zeytin ve zeytinyağından kuru meyveye, su ürünlerinden süt ürünlerine, hububat ve bakliyattan yaş meyve sebzeye kadar Çinli tüketicilere sunabileceğimiz çok sayıda ürünümüz var. Türkiye’nin Çin’e gıda ihracatı 2025 yılında 218 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ihracatın yüzde 22 artışla 177 milyon dolara ulaştı. Ancak Çin pazarının büyüklüğünü dikkate aldığımızda mevcut rakamların çok daha üzerine çıkabilecek potansiyele sahibiz. Firmalarımızın ürünlerini ithalatçı, distribütör ve alıcılara doğrudan anlatabildiği yoğun bir görüşme programı gerçekleştirdik. 60’a yakın Çinli alıcıyla 160’tan fazla iş görüşmesi yapılması heyetimize gösterilen ilginin önemli bir göstergesi. Bu temasların önümüzdeki dönemde artmasını temenni ediyoruz. Önümüzdeki dönemde bu temasların artarak devam etmesini temenni ediyoruz. Ayrıca Ticaret Ataşelerimiz Şerife Yıldırım Demirel ve Taylan Özgür Kavşut ile Başkonsolosluğumuz aracılığıyla, VIP heyet programının gerçekleştirilmesine yönelik girişimlerde bulunulması planlanıyor.” dedi. Heyetin ikili iş görüşmeleri programı Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Kadri Gündeş, Guangzhou Gıda İşletmeleri Derneği Başkanı Mai Jiaying, Türkiye Cumhuriyeti Guanco Başkonsolosu Adnan Hayal, T.C. Guanco Ticaret Ataşeleri Şerife Yıldırım Demirel ve Taylan Özgür Kavşut’un katılımlarıyla gerçekleşti. Hedefimiz, önümüzdeki 5 yılda Çin’e gıda ihracatımızı 1 milyar doların üzerine taşımak Heyet kapsamında 4 Eylül 2026 tarihinde SIAL in China South Guangzhou 2026 Fuarı’nı ziyaret ettiklerini aktaran Gündeş, fuarın ardından toptan satış merkezleri ve perakende marketlerde pazar incelemeleri gerçekleştirdiklerini söyleyerek sözlerini şöyle tamamladı: “Çinli tüketicinin ürün tercihini, ambalaj beklentisini, fiyat algısını, raflardaki ürün konumlandırmasını ve dağıtım kanallarının işleyişini doğru analiz etmek zorundayız. Fuar, toptancı ve perakende ziyaretlerimiz sayesinde firmalarımız pazarı doğrudan gözlemleme imkânı buldu. 2019 yılında Birliğimiz bünyesinde kurduğumuz Çin Çalışma Grubumuzla, Çin pazarına yönelik faaliyetlerimizi uzun soluklu bir strateji çerçevesinde sürdürüyoruz. Xiamen’den Urumçi’ye, Şanghay’dan Pekin’e kadar birçok şehirde ticaret heyetleri, milli katılım fuarları düzenledik; Çinli kurumlarla güçlü iş birlikleri geliştirdik. WeChat ve Weibo başta olmak üzere Çin’in dijital platformlarında Türk gıda ürünlerinin tanıtımını sürdürürken, JD ve T-Mall tarafından onaylı ajanslarla da firmalarımızın dijital mağazalar açmasına yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Hedefimiz, önümüzdeki 5 yılda Çin’e gıda ihracatımızı 1 milyar doların üzerine taşımak.” 12 Türk firması Çin pazarında Çin (Guanco) Ticaret Heyeti’ne hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri, su ürünleri ve hayvansal mamuller, zeytin ve zeytinyağı, yaş meyve sebze ile kuru meyve sektörlerinden 12 Türk firması katıldı. Heyette; DAİ Endüstriyel Gıda Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti., Feceks Dış Ticaret ve Gıda Sanayi Tic. Ltd. Şti., Fevzi Tunçelli Damlyağ, Hipal Organik Dış Ticaret Limited Şirketi, Kanat Grup Gıda Tarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Kavaklıdere Şarapları A.Ş., Narda Dış Ticaret Limited Şirketi, Parlak Su Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş., SHN Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Timtaş Tarım İlaç ve Mahs. Tic. A.Ş., TLN Enerji Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve Uğuray Süt A.Ş. yer aldı.

Manisa Ticaret Borsası’ndan Zeytin Sezonu Öncesi Kritik Değerlendirme Haber

Manisa Ticaret Borsası’ndan Zeytin Sezonu Öncesi Kritik Değerlendirme

Manisa Ticaret Borsası, zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteren üyelerin katılımıyla “Zeytinyağı Fabrikaları Bilgilendirme ve Değerlendirme Toplantısı” düzenledi. Yeni sezon öncesi sektörün tüm aşamalarının masaya yatırıldığı toplantıda, üretimden pazarlamaya kadar dikkat edilmesi gereken hususlar ele alındı. ​Sektörün Sorunları ve Çözüm Önerileri Görüşüldü ​Manisa Ticaret Borsası'nda gerçekleştirilen toplantıya; Borsa Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Ersaygı, Hüseyin Şenay ve Taner Özalp, Disiplin Kurulu Üyesi Sevim Sayal ile zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteren üyeler katılım sağladı. ​Toplantıda, sektörün mevcut durumu değerlendirilerek işletmelerin karşılaştığı temel sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri detaylı bir şekilde tartışıldı. ​Üretim, İşleme ve Depolama Süreçlerinde Mevzuat Vurgusu ​Görüşmede, Manisa’da düzenlenen “Asırlık Ağaçtan Sofraya Zeytinyağı Çalıştayı” sonuçları doğrultusunda yeni sezon öncesi sektörün dikkat etmesi gereken kritik hususlar üzerinde duruldu. Zeytinyağının üretim, işleme, depolama ve piyasaya arz süreçlerinde;​mevzuata tam uygunluğun sağlanması, ürün kalitesinin en üst düzeyde korunması, ​olası teknik ve sektörel sorunların önüne geçilmesi için alınacak tedbirler gündeme getirildi. Riskler ve Bilinçlendirme Çalışmaları Değerlendirildi ​Üyelerin görüş, talep ve önerilerinin de dinlendiği buluşmada, zeytinyağı piyasasındaki güncel gelişmeler masaya yatırıldı. Üreticilerin bilinçlendirilmesinin ve süreç içerisinde karşılaşabilecekleri olası risklere karşı tedbirlerin zamanında alınmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı. ​Sektör temsilcilerinin bilgi ve deneyimlerini paylaştığı toplantı, yapılan sunumlar ve karşılıklı değerlendirmelerin ardından sona erdi.

Gaziantep Ticaret Borsası’ndan OVP ve Tarım Vurgusu Haber

Gaziantep Ticaret Borsası’ndan OVP ve Tarım Vurgusu

Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı'nın katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda Karadeniz'deki tahıl koridoru gelişmelerinden lisanslı depoculuk düzenlemelerine, hububat rekolte beklentilerinden reel sektörün finansman taleplerine kadar kritik başlıklar ele alındı. ​Gaziantep Ticaret Borsası'nda (GTB) düzenlenen Ağustos ayı meclis toplantısında, tarım, gıda ve ticaret dünyasının gündemindeki başlıca konular masaya yatırıldı. GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı'nın açılış ve değerlendirme konuşmaları yaptığı toplantıda, bölgesel gelişmelerin yanı sıra eylül ayında güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program (OVP) öncesi iş dünyasının beklentileri paylaşıldı. ​Ahmet Tiryakioğlu: "Tahıl Sevkiyatındaki Riskler Fiyat Baskısı Oluşturabilir" ​Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, küresel tarım ticaretinde jeopolitik unsurların etkisinin arttığını belirtti. Karadeniz ve Azak Denizi'nde limanlar ile ticari gemilere yönelik artan saldırıların Rusya-Ukrayna tahıl sevkiyatını olumsuz etkilediğini vurgulayan Tiryakioğlu, lojistik aksaklıkların küresel piyasalarda yeni belirsizlikler doğurabileceğine dikkat çekti. ​Türkiye’nin hububat üretim verilerine de değinen Tiryakioğlu, TÜİK 2026 yılı 1. tahminine göre ülke genelinde tahıl üretiminin yüzde 21,7 artışla 41,6 milyon tona ulaşmasının beklendiğini aktardı. Buğday üretiminin 22,8 milyon ton, arpa üretiminin ise 9 milyon ton seviyesinde öngörüldüğünü belirten Tiryakioğlu, yüksek rekoltenin üreticiye gerçek kazanç olarak yansıması için depolama ve fiyat istikrarının kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. ​Lisanslı depoculuk mevzuatındaki yeniliklere de parantez açan Tiryakioğlu, asgari kapasite ve ödenmiş sermaye düzenlemelerinin sistemi daha güçlü bir yapıya kavuşturacağını söyledi. Öte yandan, ABD’nin Türk zeytin ve zeytinyağı ihracatına getirmesi planlanan ilave yüzde 12,5'lik vergi tarifesinin rekabet gücünü zedeleyebileceğini belirterek, alternatif pazar arayışlarının hızlandırılması gerektiğinin altını çizdi. ​Mehmet Akıncı: "Reel Sektörün Finansmana Erişimi Desteklenmeli" ​GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise borsa tarafından yürütülen projeler ve yeni dönem faaliyetleri hakkında meclis üyelerini bilgilendirdi. Gaziantep’in tarım ve gıda sektöründeki lider konumunu pekiştirmek için çalıştıklarını belirten Akıncı, ilerleyen süreçte zeytinyağı lisanslı depoculuğunun da kent gündemine taşınabileceğini kaydetti. ​Eylül ayında açıklanması beklenen yeni OVP dönemi öncesinde reel sektörün beklentilerini paylaşan Akıncı, enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesinin önemine inandıklarını ifade etti. Yüksek finansman maliyetleri ve işletme sermayesi ihtiyacının üretim yapan işletmeler tarafından yakından takip edildiğini belirten Akıncı, şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Ekonomi yönetimimizin enflasyonla mücadele programının öneminin farkındayız. Bununla birlikte reel sektörün üretim kabiliyetini koruyacak, nakit akışını destekleyecek ve yatırım finansmanına erişimini kolaylaştıracak mekanizmaların güçlendirilmesinin bu sürece önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz." ​Toplantı, meclis üyelerinin sektördeki güncel gelişmeler ve çözüm önerileri üzerine gerçekleştirdiği istişarelerin ardından sona erdi.

CHP’li Orhan Sarıbal: "Çiftçinin Banka Borcu 275 Kat Arttı!" Haber

CHP’li Orhan Sarıbal: "Çiftçinin Banka Borcu 275 Kat Arttı!"

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, çiftçinin bankalara olan tarımsal kredi borcunun 2004’te 5,3 milyar TL’den Haziran 2026’da 1 trilyon 459 milyar TL’ye çıktığını açıkladı. Tarımsal destekler aynı dönemde 54 kat artarken borcun 275 kat büyüdüğünü belirten Sarıbal, “Çiftçi perişan. Hem de üreterek perişan” dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, düzenlediği basın toplantısında çiftçinin borçluluğunu, üretim maliyetlerinin altında kalan ürün fiyatlarını, Malatya’da selden zarar gören kayısı üreticilerini, kuru üzümde açıklanmayan alım fiyatını ve ABD’nin Türk zeytinyağına getirdiği ek gümrük vergisini değerlendirdi. Gıdaya erişimin temel bir hak olduğunu vurgulayan Sarıbal, tarımsal üretimin yalnızca çiftçinin değil, bütün toplumun geleceğini ilgilendirdiğini söyledi. Tarım toprakları kadar o topraklarda üretimi sürdüren çiftçilerin de korunması gerektiğini belirten Sarıbal, iktidarın üretim yerine ithalatı merkeze alan politikalarının hem çiftçiyi hem tüketiciyi yoksullaştırdığını ifade etti. Çiftçinin borcu desteğin 8,7 katına çıktı Çiftçinin bankalara olan tarımsal kredi borcunun Haziran 2026 itibarıyla 1 trilyon 459 milyar TL’ye ulaştığını açıklayan Sarıbal, 2004 yılında bu borcun 5,3 milyar TL düzeyinde olduğunu hatırlattı. Aynı dönemde tarımsal desteklerin 3,1 milyar TL’den 167,6 milyar TL’ye çıktığını belirten Sarıbal, çiftçinin borcu 275 kat artarken desteklerdeki artışın 54 katta kaldığını söyledi. 2004 yılında çiftçinin banka borcunun tarımsal desteklerin 1,7 katı olduğunu, bugün ise bu oranın 8,7 kata çıktığını kaydeden Sarıbal, takipteki tarım kredilerinin de bir yılda 7,7 milyar TL’den 25,5 milyar TL’ye yükseldiğine dikkat çekti. Sarıbal şöyle konuştu: “Çiftçi perişan. Hem de üreterek perişan. Bankalar çiftçinin traktörüne, tarlasına, malına mülküne el koyabiliyor. O yürekli, onurlu üretici bankanın, kamunun önünde boynu bükük yaşamak zorunda bırakılıyor. Krediler tarımsal finansmanın merkezi olmamalı. Çiftçi faizlerle sömürülmemeli; onurluca üretimini sürdürebilmeli.” Çiftçinin üretim girdilerinin hiçbirinde söz sahibi olmadığını ifade eden Sarıbal; mazotun, gübrenin, tohumun, fidenin, elektriğin, sulamanın ve kredi faizlerinin fiyatını çiftçinin belirlemediğini söyledi. Çiftçinin ürettiği ürünün fiyatında da söz sahibi olamadığını vurgulayan Sarıbal, sözleşmeli tarım uygulamalarının mevcut haliyle çiftçiyi değil şirketleri ve tüccarları koruduğunu belirtti. “Çiftçinin örgütü, hukukçusu ve kamusal güvencesi masada yok. Tüccarın ve sanayicinin ise hukukçusu da mühendisi de finansman gücü de var” diyen Sarıbal, üretim planlamasının çiftçi örgütleriyle birlikte yapılmasını, stratejik ürünlere taban fiyat ve alım güvencesi verilmesini istedi. Şeftali üreticisi maliyetin altında satışa zorlanıyor Şeftali üreticisinin Bursa, Mersin ve Denizli’de maliyetin altında kalan fiyatlarla karşı karşıya olduğunu belirten Sarıbal, Bursa’da kilogram maliyeti 20–25 TL’ye ulaşan sanayilik şeftaliye 5 TL’ye kadar fiyat verildiğini söyledi. Mersin’de yaklaşık 15 TL’ye mal edilen sanayilik şeftalinin yine 5 TL’ye alınmak istendiğini aktardı. Denizli’nin Çivril ilçesinde ise kilogram maliyeti yaklaşık 22 TL olan sofralık şeftalinin fiyatının 15 TL’ye kadar düştüğünü belirten Sarıbal, üreticinin ürünü sattığında da dalında bıraktığında da zarar ettiğini söyledi. Şeftalinin uzun süre depolanamayan ve yıllarca emek verilerek yetiştirilen bir ürün olduğuna dikkat çeken Sarıbal, şöyle devam etti: “Çiftçi bu bahçeyi bir yılda kurmadı. Fidanı dikti, dört beş yıl ürün bekledi. On, on beş, yirmi yıllık ağaçlarını bugün nasıl yok edecek? Ürün dalında toplanmıyor, çürüyor. Üretim yapan çiftçi adeta cezalandırılıyor.” Malatya’da 168 çiftçi selden etkilendi Malatya’da etkili olan sağanak ve selin kayısı üreticisine ağır zarar verdiğini belirten Sarıbal, CHP Malatya İl Başkanlığının sahadan aktardığı son bilgileri paylaştı. Bu bilgilere göre 168 çiftçinin selden etkilendiğini, 3 ev, 2 ahır ve 2 deponun hasar gördüğünü açıklayan Sarıbal, kurutulmak üzere serilen 400 tondan fazla kayısının telef olduğunu söyledi. Kayısı üreticisinin ürünü kurutarak kilogramını yaklaşık 500 TL’den satmayı beklediğini, selden etkilenen ürünlerin ise büyük ölçüde ekonomik değerini kaybettiğini belirten Sarıbal, zarar tespitinin gecikmeden tamamlanmasını istedi: “El uzatın çiftçiye. Derhal zarar tespiti yapın. Selin alıp götürdüğü ürünü yerinde bulamayabilirsiniz. Dalda kayısının toplandığı ağaçları, bu ağaçların verimini ve üretim alanını inceleyerek gerçek zararı belirleyin.” Yalnızca faizli borç ertelemesinin üreticinin sorununu çözmeyeceğini vurgulayan Sarıbal; kaybın doğrudan karşılanmasını, üreticilere karşılıksız destek sağlanmasını ve borçların faizsiz biçimde yeniden düzenlenmesini istedi. Benzer kayıpların yeniden yaşanmaması için yüksek ve gerektiğinde üzeri kapatılabilen kurutma alanları yapılması gerektiğini belirten Sarıbal, teknolojik kurutma tesisleri ve depolama altyapısının da kamu kaynaklarıyla desteklenmesini talep etti. Kuru üzümde fiyat geciktirilmemeli Çekirdeksiz kuru üzümün Türkiye’nin en önemli üretim ve ihracat kalemlerinden biri olduğunu belirten Sarıbal, ülkede yılda yaklaşık 250–300 bin ton kuru üzüm üretildiğini, bunun yaklaşık 150 bin tonunun ihraç edildiğini söyledi. Çiftçiler Sendikasının 2026 yılı için bir kilogram kuru üzümün çıplak maliyetini 93 TL olarak hesapladığını aktaran Sarıbal, çiftçinin emeği ve insanca yaşam payı eklendiğinde referans fiyatın 151,50 TL’ye ulaştığını belirtti. TMO’nun 2025 yılında 9 numara çekirdeksiz kuru üzüm için kilogram başına 120 TL fiyat açıkladığını hatırlatan Sarıbal, yeni sezon fiyatının hâlâ açıklanmamasının üreticiyi tüccarın insafına bıraktığını söyledi. Geçen yıl 16–18 TL arasında satılan şıralık ve şaraplık yaş üzümün bu yıl 11–12 TL’ye kadar düştüğünü kaydeden Sarıbal, “TMO bir an önce fiyat açıklamalı ve fiyat 150 liranın altında olmamalıdır. TARİŞ gibi üretici kuruluşları yeniden güçlendirilmeli, üretici piyasanın insafına terk edilmemelidir” dedi. Zeytinyağı üreticisi ek vergi baskısıyla karşı karşıya ABD’nin Türkiye’den ithal edilen zeytin ve zeytinyağına yüzde 12,5 oranında ek gümrük vergisi getirmesinin üretici ve ihracatçı açısından yeni bir baskı oluşturduğunu söyleyen Sarıbal, ABD’nin Türkiye zeytinyağı ihracatındaki önemine dikkat çekti. 2024–2025 sezonunun ilk dokuz ayında yaklaşık 480 milyon dolarlık zeytinyağı ihraç edildiğini, bunun 118 milyon dolarlık bölümünün ABD’ye yapıldığını belirten Sarıbal, miktar bakımından ihraç edilen her 100 ton zeytinyağının yaklaşık 43 tonunun ABD pazarına gönderildiğini kaydetti. Türkiye’ye ek tarife uygulanırken önemli bir zeytinyağı üreticisi olan Tunus’un aynı ek verginin dışında tutulduğunu ifade eden Sarıbal, şunları söyledi: “Dünyanın büyük ülkeleri kendi üreticisini korumak için gümrük vergisi koyuyor. Biz ise sıkıştığımız anda vergileri sıfırlayıp başka ülkelerin ürünlerini Türkiye’de satmayı tercih ediyoruz. Kendi üreticimizi koruyacak bir dış ticaret politikası oluşturmak zorundayız.” Türkiye’nin zeytinyağını dökme olarak düşük fiyatla ihraç etmesinin katma değerin başka ülkelerde kalmasına neden olduğunu belirten Sarıbal, markalaşmayı ve üreticinin ihracat gelirinden daha fazla pay almasını sağlayacak kamusal bir politika istedi. Turşuluk biber üreticisi birkaç alıcıya mahkûm edildi Balıkesir’in Deliklitaş ve Yaylacık mahallelerinde üretilen turşuluk biberin kilogramının 35–40 TL’ye zor alıcı bulduğunu belirten Sarıbal, üreticilerin maliyetlerini karşılayabilmek için en az 70 TL fiyat beklediğini söyledi. Mazot ve gübre fiyatlarının yüzde 50–60; işçilik, bakım, lastik ve tamir giderlerinin ise yüzde 40–50 arttığını aktaran Sarıbal, buna karşılık üreticinin ürününü geçen yılın fiyatının yaklaşık yarısına satmak zorunda kaldığını ifade etti. Üreticinin az sayıdaki sanayicinin belirlediği alım koşullarına mahkûm edildiğini söyleyen Sarıbal, piyasanın kamu tarafından düzenlenmesini, üretim maliyetinin altında alım yapılmasının önlenmesini ve üretici örgütlerinin fiyat belirleme sürecine katılmasını istedi. “Bu düzen böyle gitmez” Tarımın banka kredileriyle ve ithalatla değil; üretim planlaması, yeterli destek, taban fiyat, alım güvencesi ve güçlü üretici örgütleriyle ayakta tutulabileceğini vurgulayan Sarıbal, açıklamasını şöyle tamamladı: “Bu ülkenin çiftçisi onurludur. Yazın sıcağında, kışın soğuğunda üretmektedir ama sahipsiz bırakılmıştır. Bu düzen böyle gitmez ve gitmeyecek. Bu ülkenin toprağından, suyundan, çiftçisinden, insanından ve doğasından yana yeni bir düzeni hep beraber kuracağız.”

Zeytin Sektörünün Geleceği Akhisar’da Masaya Yatırıldı Haber

Zeytin Sektörünün Geleceği Akhisar’da Masaya Yatırıldı

Akhisar Ticaret Borsası ev sahipliğinde düzenlenen Zeytin Derneği Ortak Akıl Toplantısı’nda, Türkiye zeytin ve zeytinyağı sektörünün üretimden ihracata kadar tüm kritik sorunları masaya yatırıldı. Sektör temsilcileri, ortak akıl ve iş birliği vurgusu yaparak küresel pazarlarda rekabet gücünü artırma çağrısında bulundu. ​Akhisar’da gerçekleştirilen ve geniş bir katılımcı profiline ev sahipliği yapan Zeytin Derneği Ortak Akıl Toplantısı – Akhisar Buluşması, tarım ve sanayi dünyasını aynı masada buluşturdu. Akhisar Kaymakamı Mustafa Can, Akhisar Ticaret Borsası Başkanı Alper Alhat, Zeytin Derneği Başkanı Ali Nedim Güreli, Manisa TKDK İl Koordinatörü Murat Akın, Akhisar İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Tasın, Manisa İl Gıda ve Yem Şube Müdürü Dr. Defne Bacınoğlu, akademisyenler, sanayiciler ve çok sayıda üreticinin katıldığı toplantıda, üç ana oturum halinde kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. ​Balıkesir Üniversitesi Edremit MYO Öğretim Görevlisi Dr. Mücahit Kıvrak’ın oturum başkanlığını üstlendiği çalıştayda, geçmiş ortak akıl toplantılarının mimarlarından merhum Hasan Köşklü rahmetle anılırken, bu buluşmaların gelenekselleştirilerek sürdürülmesi kararlaştırıldı. ​Alper Alhat’tan Küresel Rekabet Çağrısı: "Türkiye Olarak Yarışmalıyız" ​Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Akhisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Alper Alhat, zeytin sektörünün yaklaşık 400 bin ailenin geçim kaynağı olduğuna dikkat çekti. Alhat, Türkiye’nin artık il bazlı rekabeti geride bırakması gerektiğini belirterek şu önemli çağrıda bulundu: ​"Bugün hangi şehrin daha iyi üretim yaptığı değil, Türkiye olarak dünyada en kaliteli ürünü nasıl üreteceğimizi konuşmalıyız. Şehir yarışlarını bırakıp artık ülke olarak yarışmalıyız. Türkiye’nin başarısı hepimizin başarısıdır." ​Dönemsel kazançlar yerine sürdürülebilir büyümenin hedeflenmesi gerektiğini vurgulayan Alhat; iç tüketimin artırılması, kayıt dışılıkla mücadele, tağşişli ürünlerle etkin denetim ve zeytinyağı üretiminde verimlilik sağlayan enzim uygulamalarının bilimsel veriler ışığında yeniden değerlendirilmesi konularında ilgili bakanlıklara ortak rapor sunulmasını önerdi. Ayrıca zeytin işleme sürecinde ortaya çıkan vejetasyon suyunun (karasu) çevresel sürdürülebilirlik çerçevesinde tarım arazilerinde değerlendirilmesi için mevzuat düzenlemesi yapılması gerektiğine işaret etti. ​Ali Nedim Güreli: "Çiftçi Ayakta Kalmazsa İhracatçı da Kalamaz" ​Zeytin Derneği Başkanı Ali Nedim Güreli, derneğin tamamen gönüllülük esasıyla, sektörün ortak sorunlarına çözüm üretmek amacıyla kurulduğunu belirtti. Yaklaşık 46 yıldır sektörün içinde yer aldığını ifade eden Güreli, üreticinin desteklenmediği bir yapıda sürdürülebilirliğin mümkün olmadığını vurguladı: ​"Sorun çoktu ki insanlar bu çatı altında bir araya geldi. Çiftçi ayakta kalmazsa ihracatçı da ayakta kalamaz. Üreticimizin emeğini korumalı, markalı ve katma değerli ihracatı teşvik mekanizmalarıyla güçlendirmeliyiz." ​Akhisar Kaymakamı Mustafa Can ise kamu kurumları ile sektör paydaşlarının ortak bir amaç doğrultusunda bir arada olmasının, sorunların çözümünü hızlandıracağını ifade ederek emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti. ​Akademik Bakış: Dökme Yağ Satışı Katma Değeri Düşürüyor ​Toplantının ilk oturumunda Prof. Dr. Hakan Adanacıoğlu (Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü), Türkiye zeytin sektörünün küresel konumunu, fiyat karşılaştırmalarını ve pazarlama politikalarını katılımcılarla paylaştı. Adanacıoğlu, yüksek üretim potansiyeline sahip bir ülkenin dökme yağ satışı yapmasının katma değeri düşürdüğünü belirterek şu tavsiyelerde bulundu: ​Parçalı üretim yapısı nedeniyle yaşanan kalite ve standardizasyon sorunları kooperatifleşme ile aşılmalıdır. ​Sürdürülebilir destekler ve markalaşma hamleleriyle küresel pazarlarda rekabet gücü artırılmalıdır. ​İhracat destekleriyle üretici fiyatlarının yükselmesi sağlanmalıdır. ​Manisa TKDK İl Koordinatörü Murat Akın ise kümelenme desteklerinin önemine dikkat çekerek, Manisa genelinde bugüne kadar 124 tesise hibe desteği sağladıklarını ve yeni projeleri beklediklerini aktardı. ​Üreticilerin Gündemi: İşçilik Maliyetleri, İş Kazaları ve Lisanslı Depoculuk ​Sektör temsilcileri ve üreticilerin dile getirdiği başlıca sorunlar ve çözüm önerileri şu şekilde sıralandı: ​Yüksek İşçilik Maliyetleri ve Teşvikler: Hasat ve budama maliyetlerinin azaltılması için devlet desteklerinin artırılması, hasat-budama kooperatifleri kurularak makine ve ekipman desteğinin bu yapılara verilmesi istendi. ​Tarımsal Sigorta ve Güvenlik: İşçilerin zeytin bahçelerinde yaşadığı iş kazaları ve sonrasındaki mağduriyetler nedeniyle tarımsal sigortaların daha kolay ve etkin hale getirilmesi talep edildi. ​Lisanslı Depoculuk: Üretim sezonunda fiyatların gevşemesi karşısında, bekleme gücü olan üreticilerin ürünlerini 9 ay süreyle lisanslı depolarda muhafaza edebilmesi için finansman desteği sağlanması gerektiği vurgulandı. ​Tağşiş (Sahte Zeytinyağı) ve Kalite Kriterleri Masaya Yatırıldı ​İkinci ve üçüncü oturumlarda Dr. Fahri Yemişçioğlu, zeytinyağında tağşiş (sahte ürün) sorunu ve kalite kriterleri üzerine önemli bilgiler paylaştı: ​Sentetik Yağ Tehlikesi: Son zamanlarda sahte yağdan çok daha tehlikeli olan sentetik yağ hilelerinin artış gösterdiğine dikkat çekildi. ​E-Ticaret Denetimleri: İnternet sitelerinde satılan sahte zeytinyağlarının dürüst üreticilere zarar verdiği belirtilerek, e-ticaret denetimlerinin sıkılaştırılması gerektiği ifade edildi. ​Mali İzlenebilirlik: Tağşişin önlenmesi adına "mali izlenebilirlik sistemi"nin acilen devreye alınması önerildi. ​K Değerleri: Zeytinyağı analizlerinde kritik bir sorun haline gelen K değerlerinin yükselmemesi için bahçeden depoya kadar dikkat edilmesi gereken teknik hususlar tek tek sıralandı. ​"Sorunları Kulislerde Değil, Aynı Masada Çözüyoruz" ​Toplantının kapanış değerlendirmesini yapan Zeytin Derneği Başkan Yardımcısı Mustafa Alhat, derneğin logoisundaki beş elin üreticiden sanayiciye, akademiden ambalaj sektörüne kadar tüm paydaşları temsil ettiğini hatırlattı. Alhat, "Sorunlarımızı kulislerde konuşmak yerine aynı masada, açık yüreklilikle konuşup ortak çözümler üretmek istiyoruz" diyerek ortak akıl buluşmalarının farklı bölgelerde kararlılıkla devam edeceğini belirtti.

Başkan Tugay: ''Zeytinin Değerini Ekonomiye Yansıtmalıyız'' Haber

Başkan Tugay: ''Zeytinin Değerini Ekonomiye Yansıtmalıyız''

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kurduğu Zeytin Konseyi ikinci kez toplandı. İzmir’in milyonlarca zeytin ağacına sahip olmasına rağmen üretimin yeterli katma değer oluşturmadığına dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, kalite, markalaşma ve doğru pazarlama stratejileriyle zeytinciliğin ekonomik gücünün artırılması gerektiğini vurguladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde, kentin binlerce yıllık kadim kültürü ve önemli geçim kaynaklarından biri olan zeytinin geliştirilmesi amacıyla kurulan Zeytin Konseyi ikinci toplantısını gerçekleştirdi. Zeytin ve zeytinyağının topraktan sofraya uzanan tüm aşamalarını değerlendirerek doğru üretim ve pazarlama stratejilerinin oluşturulmasına katkı sağlamayı hedefleyen konsey, Başkan Dr. Cemil Tugay’ın yönetiminde Çetin Emeç Toplantı Salonu’nda bir araya geldi. Toplantıda, İzmir zeytini ve zeytinyağının geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunulurken, fidan seçiminden hasada, analiz süreçlerinden yağ sıkımına kadar üretim zincirinin tüm aşamalarında yaşanan sorunlar ve geliştirilmesi gereken alanlar ele alındı. “Türkiye’nin yağlık zeytin üretiminin yüzde 18’i İzmir’de” Toplantıda İzmir’deki zeytin üretimine ilişkin rakamları aktaran Başkan Tugay, “İzmir genelinde 846 bin dekar alanda yağlık, 104 bin dekar alanda ise sofralık zeytin üretimi yapılıyor. Türkiye’deki toplam yağlık zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 18’ini tek başına İzmir karşılıyor. Sofralık zeytinde ise ülke payımız yüzde 4,86 seviyesinde. İzmir’de yaklaşık 16 milyon meyve veren yağlık, 1,9 milyon ise meyve veren sofralık zeytin ağacı bulunuyor. Zeytin, İzmir’in birçok ilçesinde birinci ve en baskın tarımsal faaliyet alanını oluşturuyor. Zeytinde en yüksek ihtisaslaşmamız Yarımada Havzası’nda. En yüksek zeytin alanına sahip ilçemiz ise Bayındır. İzmir’de gerçekten konsey kurmaya hak edecek kadar zeytincilik faaliyetleri var” şeklinde konuştu. Zeytinde ekonomik sürdürülebilirlik vurgusu İzmir’in zeytin ve zeytinyağında kalite standartlarının oluşturulması, markalaşma ve üretim kalitesinin artırılması hedeflerine dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, mevcut üretim yapısının kente ve üreticiye yeterli katma değeri sağlayıp sağlamadığının sorgulanması gerektiğini söyledi. Başkan Tugay, “İzmir’deki zeytin üretimi acaba yeterince katma değer sağlıyor mu? İnsanların emeği hakkıyla karşılık buluyor mu? Burada bir sorun var. Nerede hata yapıldığını ortaya koyup bunun üzerine çalışmamız lazım. Zeytinde verimlilikle ilgili çalışmalar yapılmalı, verim kaybının önüne geçilmeli ve üretim artırılmalı. Üretim maliyetleri düşürülmeli. İnsanlar ürettiklerinin para etmesini istiyor. Bugün zeytin para etmezse insanlar ağaçlarını kesecek duruma gelebilir. Bizim bunu ön plana çıkarmamız gerekiyor” dedi. Zeytine yalnızca romantik bir bakışla yaklaşılmaması gerektiğini vurgulayan Tugay, “Zeytine romantik boyutuyla değil, herkes için değerli olan ekonomik boyutuyla bakmalıyız. Ortada temel bir ihtiyaç var. Zeytinde iyi bir iş modeli, kaliteli üretim, markalaşma ve doğru pazarlama olduğunu düşünmeliyiz. Elbette zeytin kültürünü ve tarihini korumaya yönelik çalışmalar yapılabilir; buna itirazımız yok. Ancak bunun nasıl sürdürülebilir olacağı da önemli. Herkesin ekonomik sürdürülebilirliğe ihtiyacı var. En yüksek katma değeri sağlayacak ürünü elde edip bunu iyi pazarlamak gerekiyor” ifadelerini kullandı. İzmir Zeytinyağı markası için yol haritası Toplantıda tüm katılımcıların görüşlerini dinleyen Başkan Dr. Cemil Tugay, konsey üyelerinin taleplerini de değerlendirerek yakın zamanda bir zeytin çalıştayı düzenlemeyi planladıklarını açıkladı. Konseyin ikinci buluşmasında, İzmir zeytinyağı kimliğinin oluşturulması ve markalaştırılması, kalite standartlarının belirlenmesi, taklit ve tağşişle mücadele, doğru analiz ve fidan seçimleri ile üretici ve tüketiciye yönelik eğitimler ele alındı. Ayrıca İzmir’e özgü zeytin türlerinin geliştirilmesi ve iklim krizi başta olmak üzere kalite kaybına neden olan faktörlerle mücadele gibi birçok konu da masaya yatırıldı. Konseye kimler katıldı? Başkan Tugay’ın yönetiminde bir araya gelen konseye Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkililerinin yanı sıra İzmir Planlama Ajansı (İZPA) Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, Prof. Dr. Yusuf Kurucu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Nehir Yüksel, İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyeleri Günay Baysal, Gündüz Kaya, Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Fikret Akova ve Meltem Zengin, Zeytinyağı Uzmanı Dr. Ümmühan Tibet, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Didar Sevim, Dr. Özgür Dursun, Ege Üniversitesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Zafer Can, Prof. Dr. Aykan Candemir, Bergama Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Selahattin Sezgin, Gödence Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Özcan Kokulu, Ödemiş Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hurşit Nallı, Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği’nden Özge Demir, Ulusal Tarım Gıda Birliği’nden Bilal Özdemir, Bergama Belediyesi Tarım Danışmanı Dr. Sumru Eltez katıldı.

Başkan Dalgıç: ''Zeytinin Başkenti Tirilye’dir'' Haber

Başkan Dalgıç: ''Zeytinin Başkenti Tirilye’dir''

Mudanya Belediyesi’nin bu yıl ikincisini düzenlediği “Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali”, büyük ilgi ve coşkuyla başladı. “Zeytinin Evinde Bulaşalım” çağrısını yineleyen Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Tirilye zeytinini hak ettiği yere getirmeyi, üreticinin emeğini görünür kılmayı ve zeytin kültürünü gelecek kuşaklara taşımayı hedeflediklerini söyledi. Mudanya Belediyesi tarafından “Zeytinin Evinde Buluşalım” sloganıyla bu yıl ikincisi düzenlenen Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali, binlerce kişinin katılımıyla coşkulu bir başlangıç yaptı. Dünyanın en kaliteli zeytinlerinin yetiştiği Tirilye’de başlayan festival, tarihi sokakları, yerel üreticileri, atölyeleri ve etkinlikleriyle ilk günden yoğun ilgi gördü. Festival, Tirilye Kültür Merkezi önündeki asırlık çınar ağacının altından başlayan ve sahilde son bulan kortej yürüyüşüyle başladı. Zeytin çiçeği dalları taşıyan traktörün eşlik ettiği kortejde, bando takımı festival coşkusunu Tirilye sokaklarına taşırken, zeytin çiçeği taçları takan katılımcılar renkli görüntüler oluşturdu. Tirilye’yi dolduran ziyaretçiler, gün boyunca kurulan üretici stantlarını gezerken, zeytin ve zeytinyağı kültürünü yakından tanıma fırsatı buldu. Mudanya’nın zeytin kültürünü, üreticisini ve bereketli toprağını görünür kılan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptıklarını belirten Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali’nin Mudanya’nın üretim kimliğini güçlendiren önemli adımlardan biri olduğunu söyleyerek, zeytin ve zeytinyağında markalaşmanın önemine dikkat çekti. Dalgıç, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Zeytinin katma değerini artırmak ve üreticimizin emeğini daha görünür kılmak için kararlılıkla çalışıyoruz. Çepni İmece Zeytinyağı Fabrikası’nda ürettiğimiz zeytinyağıyla uluslararası bir yarışmada gümüş madalya kazandık. Bu başarı bizim için yalnızca bir başlangıç. Mudanya yerinde sayan bir kent olmayacak; üreten, gelişen ve ufkunu genişleten bir kent olacak. Ar-Ge çalışmalarımız kapsamında limon ve mandalina aromalı zeytinyağları da üretiyoruz. Çok daha iyilerini başararak bu zenginliği geleceğe taşımakta kararlıyız.” ZEYTİNİN GÖLGESİNDE FESTİVAL COŞKUSU Festivalin ilk gününde Taş Mektep avlusunda “Kadim Ağaçların Gölgesinde Bölgemizde Zeytin Üreticiliği” ve “Kitapların Hikaye Anlatıcılığı” söyleşileri gerçekleştirildi. Zeytin yetiştiriciliğinin öneminin masaya yatırıldığı söyleşilerde, katılımcılar geçmişten bugüne uzanan bir yolculuğa çıktı. Şeflerin katılımıyla düzenlenen yemek atölyelerinde zeytinyağlı lezzetlerin incelikleri paylaşılırken, yetişkinler ve çocuklar için hazırlanan üretim atölyeleri yoğun ilgi gördü. Çocuklar gün boyunca kendileri için oluşturulan etkinlik alanlarında eğlenirken, aileleri de yerel üreticilerin ürünlerini keşfetme ve alışveriş yapma imkanı buldu. Festivalin en heyecanlı anlarından biri ise büyük ilgi gören Zeytinyağlı Yemek Yarışması oldu. Birbirinden iddialı tariflerin yarıştığı etkinlikte “Kabak Sıyırma” yemeğiyle Ayşe Aydın birinci, “Zeytinyağlı Enginar” ile Şadıman Sözen ikinci, “Zeytinyağlı Yaprak Sarma” ile Nilgün Sözen ise üçüncü oldu. Gün boyu süren etkinlikler, akşam saatlerinde Tirilye sahilinde gerçekleştirilen Ceren Toksöz konseriyle taçlandı. Gün batımının eşsiz atmosferinde düzenlenen konserde yüzlerce kişi şarkılara hep bir ağızdan eşlik ederek festival coşkusunu sahile taşıdı. Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali, 31 Mayıs Pazar günü de birbirinden renkli etkinliklerle devam edecek. Tirilye, festivalin ikinci gününde de ziyaretçilerini zeytin kültürü, lezzet ve müzikle buluşturacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.