Hava Durumu

#Ziraat Mühendisi

Kırsal Haber - Ziraat Mühendisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ziraat Mühendisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Erkan: "Yapay Zeka Önemli, Ancak Zooteknist Denetimi Şart!" Haber

Başkan Erkan: "Yapay Zeka Önemli, Ancak Zooteknist Denetimi Şart!"

Zootekni Federasyonu, 1 Ekim Ulusal Zootekni Günü dolayısıyla yayımladığı kamuoyu açıklamasında; hayvancılıkta dijitalleşme ve yapay zeka kullanımının önemine dikkat çekerken, zooteknistlerin imza yetkileri ve yasal kazanımlarının korunması çağrısında bulundu. ​Zootekni Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Cengiz Erkan tarafından yapılan 1 Ekim Ulusal Zootekni Günü ve kuruluş yıldönümü açıklamasında şu ifadelere yer verildi; "Bugün, güvenilir gıda arzının, tarımsal kalkınmanın ve hayvansal üretimin gizli kahramanları olan meslektaşlarımızın bir araya gelerek kurduğu Zootekni Federasyonumuzun 1 Ekim 2013 tarihli kuruluş yıldönümünü ve Ulusal Zootekni Günü'nü kutlamanın gururunu yaşıyoruz. ​Dünyamız; iklim değişikliği, kuraklık ve su stresiyle boğuşurken, hayvancılık sektörünün geleneksel yöntemlerden ziyade yeni nesil üretim modellerine yöneldiği artık bir gerçektir. Tam da bu süreçte zootekni bilimi; yapay zekayı ve dijitalleşmeyi sahaya indirerek üretimin geleceğini inşa etmektedir. Akıllı sensörler ve veri analitiğiyle hayvan refahını ve yem tüketimini anlık yönetiyoruz. Ancak unutulmamalıdır ki; yapay zeka kendi başına karar verici değil, biyolojik kısıtlamaları ve saha dinamiklerini doğru yorumlayan zooteknistin elinde anlam kazanan bir araçtır. Sahada zooteknist denetimi olmadan doğrudan teknoloji çıktılarına güvenmek, telafisi imkansız üretim kayıplarına yol açabilir. ​"Yasal Kazanımların Korunması ve Sahadaki Etkinliğin Artırılması Şarttır" ​Hayvancılıkta verimliliği küresel standartlara ulaştırmanın yolu, zooteknistlerin sahadaki etkinliğini artırmaktan ve hak ettikleri yasal düzenlemeleri hayata geçirmekten geçer. Zootekni Federasyonu olarak, meslektaşlarımızın yetki alanlarının daraltılmasına karşı yasal mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Zooteknistlerin imza yetkileri, işletme yöneticiliği hakları ve hayvancılık projelerindeki karar verici rolleri yasal düzenlemelerle tahkim edilmelidir. ​Bakanlık taşra teşkilatlarından özel entegre tesislere, damızlık birliklerinden yem fabrikalarına kadar her hayvansal üretim basamağında zooteknist istihdamı zorunlu hale getirilmelidir. Bilim insanlarının ve saha mühendislerinin yetkilendirilmediği bir üretim modeli, ithalata bağımlı kalmaya mahkumdur. ​"Kaba Yem Üretimi Milli Güvenlik Meselesidir" ​Hayvansal üretimin en büyük maliyet kalemi olan yem, iklim krizi ve artan girdi maliyetleriyle stratejik bir kırılma noktasına gelmiştir. İthal ikameci politikalardan kurtulmanın tek yolu, kendi kaba yem ve yem hammaddeleri üretimimizi yapay zeka tabanlı hassas tarım uygulamalarıyla optimize etmektir. Zooteknistler; kuraklığa dayanıklı yem bitkilerinin yaygınlaştırılmasında ve karbon ayak izini düşüren rasyon reçetelerinin hazırlanmasında en yetkin meslek grubudur. ​Bu anlamlı günde; mevzuat sorunlarına ve sahadaki zorluklara rağmen bilimin ışığında üretmeye devam eden, ülkemizin gıda güvenliğini omuzlayan tüm ziraat mühendisi zooteknist meslektaşlarımın 1 Ekim Zootekni Günü'nü en içten dileklerimle kutluyorum."

Silifke'de Enginar Üretimi Yaygınlaştırılıyor Haber

Silifke'de Enginar Üretimi Yaygınlaştırılıyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin’de tarımsal üretimin çeşitlendirilmesi ve üreticilerin katma değeri yüksek ürünlerle buluşturulması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından Silifke’nin Atakent Mahallesi’nde 10 üreticiye toplam 10 bin adet enginar yumrusu dağıtıldı. Yüzde 100 hibeli olarak gerçekleştirilen destek kapsamında üreticiler; hem yeni bir ürünü toprakla buluşturacak hem de 2 yıl sonra aldıkları miktardaki yumruyu Büyükşehir’e teslim ederek, desteğin başka üreticilere ulaşmasına da katkı sunacak. Atlı: “2025 yılında başlattığımız enginar yumrusu desteği, sürdürülebilir bir proje” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Mühendisi Mehmet Atlı, Silifke’nin iklim ve toprak yapısının enginar üretimine uygun olduğunu ifade ederek, özellikle don riskinin bulunmadığı bölgelerde enginar üretiminin yaygınlaşmasını hedeflediklerini söyledi. Enginarın ılıman bölgelere daha fazla adapte olduğunu aktaran Atlı, “Yumruların parçalar haline getirilerek, çok sıcak olmayan eylül ayı içerisinde toprağa ekilmesini tavsiye ediyoruz. Bu aylarda ekimi yapılan ürün nisan ayı gibi hasat edilebilir” bilgisini verdi. Projenin sürdürülebilir bir yapıda hazırlandığını da vurgulayan Atlı, “2025 yılında başlattığımız bu projeyle; destek verdiğimiz her çiftçiden 2 yıl sonra aldığımız aynı miktardaki ürünü, yeni üreticilere ulaştıracak ve böylece sürdürülebilir bir döngü yakalamış olacağız. Bu bağlamda 2026’da teslim ettiğimiz yumrulardan bin tanesini 2028’de çiftçilerimizden geri alıp, onu da yine diğer çiftçilerimizle buluşturmak istiyoruz” dedi. “Yerel ürün çeşitlerinin desteklenmesine yönelik farklı projelerimiz de devam ediyor” Mersin genelinde yerel ürün çeşitlerinin desteklenmesine yönelik farklı projelerin de sürdüğünü belirten Atlı, “Mersin’de tamamen yerli veya spesifik ürün çeşitleriyle çiftçimizin yanında oluyoruz. Gülnar’da atalık nohut, leklek fasulyesi; Silifke’de yerli sarı buğday; Aydıncık’ta salatalık; Erdemli’de sırık domates; Mersin genelinde badem, ceviz, alıç, sarıulak ve gemlik zeytin fidanı gibi yerel ürünleri de çiftçilerimize yüzde 50 hibeli olarak sunuyoruz” ifadelerini kullandı. Erkut Belli: “Enginarın hem bölgemize hem de ülkemize bir getirisi olacak” Destekten yararlanan üreticilerden Erkut Belli, enginar üretimine daha önce tecrübesi bulunan yakınlarının yönlendirmesiyle karar verdiğini anlattı. Daha önce çilek ve narenciye üretimi yaptığını belirten Belli, enginar üretiminden beklentisini, “Piyasamız iyi olursa elbette bir getirisi olacak. Çiftçilerin en büyük sermayesi umuttur. Ben inanıyorum ki enginarın hem bölgemize hem de ülkemize bir getirisi olacak” sözleriyle dile getirdi. Dilara Belli: “Enginar bizim için alternatif bir üretim alanı oluşturdu” Bir diğer üretici Dilara Belli ise bu yıl ilk kez enginar üretimi yapacağını belirterek, Büyükşehir’in desteğini Atakent Mahalle Muhtarı aracılığıyla öğrendiğini söyledi. Daha önce çilek üretimi yaptığını, ancak yüksek maliyetlerin kendilerini zorladığını ifade eden Belli, enginarın kendileri için alternatif bir üretim alanı oluşturduğunu belirterek, “Enginar hem sağlık açısından faydalı, hem de maliyet olarak bizi çok zorlamayacak bir ürün. O yüzden bu şekilde ilerleme kararı aldık. İlerisi için de bize güzel sonuçlar vereceğini düşünüyoruz” dedi. Genç bir üretici kadın olarak Büyükşehir’in sunduğu tarımsal desteklerden yararlanmaktan mutluluk duyduğunu da sözlerine ekleyen Belli, “Biz üretici kadınlara sağladığı tüm imkânlar için Vahap Seçer’e teşekkür ederim” diye konuştu.

ZMO Eskişehir Şubesi 2026 Tarım Sezonunu Değerlendirdi Haber

ZMO Eskişehir Şubesi 2026 Tarım Sezonunu Değerlendirdi

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Yönetim Kurulu Üyesi Gürol Kara ve Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder'in katılımıyla gerçekleştirilen ortak basın toplantısında, 2026 tarım sezonu bilimsel veriler ışığında masaya yatırıldı. Toplantıda yüksek rekolte beklentilerinin sevindirici olduğu ancak tarımın yalnızca tonaj artışından ibaret olmadığı vurgulandı. ​TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, 2026 yılı tarım sezonuna dair stratejik değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı. Eskişehir Şube binasında düzenlenen basın toplantısında; iklim krizinden su yönetimine, bitki sağlığından girdi maliyetlerine kadar tarımsal üretimin geleceğini yakından ilgilendiren kritik başlıklar ele alındı. ​2026 Tarım Sezonunda Rekolte Beklentileri ve Gelir Dengesi ​Yılın ilk resmi bitkisel üretim tahminlerine göre, 2026 tarım sezonunda önemli üretim artışları öngörülüyor. Açıklanan öngörü rakamları şu şekildedir: ​Buğday üretimi: 22,8 milyon ton ​Arpa üretimi: 9 milyon ton ​Ayçiçeği üretimi: 2,3 milyon ton ​Şeker pancarı üretimi: Yaklaşık 22 milyon ton ​Mısır üretimi: 8 milyon tona gerileme ​Beklenen rekolte artışlarına dikkat çeken ZMO Yönetim Kurulu Üyesi Gürol Kara, yüksek tonajların tek başına bir başarı ölçütü olamayacağını belirtti. Kara, üretimin artmasının tek başına yeterli olmadığını, üreticinin o ürünü hangi maliyetle ürettiğinin ve hasat sonunda ne kazandığının en az verim kadar önemli olduğunu ifade etti. ​Eskişehir Tarımında Kritik Eşik: Su ve Toprak Yönetimi ​Eskişehir özelinde tarımsal yapının detaylı bir analizi de paylaşıldı. Kentin yaklaşık 546.200 hektarlık toplam tarım arazisinin %61,7'sine (337.000 hektar) denk gelen beş ana ürün öne çıkıyor: ​Buğday: Yaklaşık %40 pay ​Mısır: Yaklaşık %10 pay ​Şeker Pancarı ve Yağlık Ayçiçeği: Yaklaşık %4-5'er pay ​Eskişehir'de artık "Hangi ürünü ne kadar ekelim?" sorusunun ötesine geçilmesi gerektiği belirtilerek, "Hangi ürünü nerede, ne kadar su kullanarak ve hangi ekonomik değerle üretmeliyiz?" sorusunun sorulmasının elzem olduğu ifade edildi. ​Bitki Sağlığında "4 D Anahtarı" ile Erken Mücadele ​Eskişehir tarımında ekim alanları ve verimin yanı sıra bitki sağlığının da yakından takip edilmesi gerektiği vurgulandı. Yapılan arazi kontrollerinde öne çıkan riskler ve hastalıklar şöyle sıralandı: ​Şeker pancarında: Cercospora yaprak leke hastalığı. ​Mısırda: Empoasca yaprak piresi, yaprak kurtları ve iki noktalı kırmızı örümcek. ​Buğdayda: Kök-kökboğazı ve sarıpas (Fusarium, Rhizoctonia ve Bipolaris etmenleri). ​Ayçiçeğinde: Mildiyö ve yeşil kurt zararlıları. ​Hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi aramak yerine düzenli sürvey, doğru teşhis, doğru zamanlama ve entegre mücadelenin şart olduğu belirtildi. Bitki korumadaki başarının **"4 D Anahtarı"**na bağlandığı ifade edilerek bu anahtarlar; Doğru İlaç, Doğru Teşhis, Doğru Zaman ve Doğru Uygulama olarak sıralandı. ​Tarımın Merkezinde Ziraat Mühendisi Yer Almalıdır ​Gelişen hassas tarım teknolojileri, uydu görüntüleri, drone uygulamaları ve yapay zekâ sistemlerine rağmen tarladaki gerçek durumu okuyacak uzmanlara olan ihtiyacın hiçbir zaman azalmayacağına dikkat çekildi. TMMOB ZMO Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, ziraat mühendislerinin sadece teknik birer kişi olmadığını; tarım ekonomisinden zootekniye kadar pek çok alt bilim dalıyla tarladaki toprağın zemininden başlayan süreci okuyan temel aktörler olduğunu vurguladı. ​Ayrıca kamuda, özel sektörde ve bayilerde görev yapan tüm ziraat mühendislerinin sosyal haklarının, itibarının ve istihdam olanaklarının üst seviyeye çıkarılması için mücadeleye devam edecekleri ifade edildi. ​Çözüm Ortak Akılda ​Toplantının sonunda, siyasi ayrım gözetmeksizin tüm paydaşların ortak bir zeminde buluşması gerektiği yinelendi. Ziraat Odaları, Tarım ve Orman Bakanlığı, üniversiteler, araştırma kuruluşları, özel sektör ve üreticilerin aynı hedef doğrultusunda birlikte çözüm üretmesinin şart olduğu belirtildi.

YENİ Partili Ayhan Barut’tan Limon Üreticisi İçin Çağrı Haber

YENİ Partili Ayhan Barut’tan Limon Üreticisi İçin Çağrı

Adana’da 2026 limon hasadı başlarken üreticinin düşük alım fiyatı ve yüksek üretim maliyetleriyle mücadelesi sürüyor. Yüreğir Ovası’nda limon üreticilerini ziyaret eden YENİ Parti Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, limonun kilogram üretim maliyetinin yaklaşık 10 lira olduğunu, buna karşın üreticiye 5-6 lira civarında fiyat teklif edildiğini söyledi. Hasat döneminde limon üreticisinin ciddi bir fiyat sorunu yaşadığını belirten Barut, üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için kilogram başına en az 15-16 lira fiyat oluşması gerektiğini ifade etti. Barut, alıcı bulunamaması nedeniyle ürünlerin dalında beklediğini ve limon üreticisinin zarar etme riskiyle karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Adana’da limon üreticisi maliyet baskısı altında Yüreğir Ovası’ndaki bir limon bahçesinde ziraat mühendisi Hüseyin Doğru ile incelemelerde bulunan Ayhan Barut, Çukurova’da limon hasadının başladığı dönemde üreticinin beklediği fiyatı bulamadığını belirtti. Limon yetiştirmenin uzun ve emek yoğun bir süreç olduğuna dikkat çeken Barut, üreticinin yaklaşık 5 yıl boyunca ürün almak için emek verdiğini söyledi. Hasat döneminde çiftçinin gelir elde etmeyi beklediğini belirten Barut, düşük alım fiyatlarının üreticiyi zor durumda bıraktığını ifade etti. Barut, “Limonu yetiştirmek kolay değil. Yaklaşık 5 yıl uğraşıyor çiftçi, emek verip üretiyor. Tam hasat vakti üretici sevinip bayram edecekken maalesef limonda yine hüsranla karşı karşıya” dedi. Limonun üretim maliyeti 10 lira, alım fiyatı 5-6 lira Limon üretim maliyetinin kilogram başına yaklaşık 10 lira olduğunu belirten Barut, üreticinin sürdürülebilir şekilde üretim yapabilmesi için maliyetlerin üzerinde bir fiyat alması gerektiğini söyledi. Üreticinin eline geçmesi gereken fiyatın en az 15-16 lira seviyesinde olması gerektiğini ifade eden Barut, piyasada 5-6 lira gibi fiyatların konuşulmasının limon üreticisini endişelendirdiğini kaydetti. Barut, yakın dönemde market ve pazarlarda kilogram fiyatı 200 liraya kadar çıkan limonun bugün üreticinin elinde kalmasına tepki göstererek, “Daha yakın zamana kadar markette ve pazarlarda kilo fiyatı 200 lirayı bulan limon ne oldu da dalında bekliyor?” diye sordu. Türkiye’de limon üretiminde Çukurova önemli bir merkez Türkiye’nin yıllık limon üretiminin yaklaşık 2 milyon ton olduğunu belirten Barut, Adana, Hatay ve Mersin’in Türkiye limon üretiminde önemli bir paya sahip olduğunu söyledi. Yüksek girdi maliyetlerinin çiftçinin üretim gücünü olumsuz etkilediğini ifade eden Barut, limon üreticisinin desteklenmesi çağrısında bulundu. Üreticinin zararına satış yapmak zorunda kalması halinde limon bahçelerinin ve ağaçlarının kesilmesi riskinin yeniden ortaya çıkabileceğini belirten Barut, bunun ülke tarımı açısından ciddi bir kayıp olacağını dile getirdi. Barut, üreticiye maliyetlerini karşılayabileceği ve sürdürülebilir üretim yapabileceği bir fiyat verilmesi gerektiğini belirterek, çiftçinin desteklenmesinin tüketici açısından da olumlu sonuçlar doğuracağını söyledi. Ziraat mühendisi Doğru: “Üretici bu işin altından kalkamayacak” Limon bahçesinde tarımsal üretim danışmanlığı yapan ziraat mühendisi Hüseyin Doğru da limon sektöründeki fiyat ve maliyet sorununa dikkat çekti. Yaklaşık 35 yıldır narenciye sektöründe çalıştığını belirten Doğru, limonda alıcı sorunu yaşandığını ve üreticiye verilen fiyatların maliyetlerin altında kaldığını ifade etti. İşçilik, akaryakıt ve gübre gibi temel tarımsal girdilerin fiyatlarının yükseldiğini belirten Doğru, buna rağmen limonun düşük fiyatlarla satılmasının üreticiyi zarara sürüklediğini söyledi. Yakın zamana kadar limon fiyatlarının yükseldiğini, depolardaki ürünlerin piyasaya çıkmasıyla birlikte fiyatların gerilediğini belirten Doğru, erkenci mandalinada da benzer bir fiyat sorunu yaşandığını ifade etti. Doğru, “Çiftçi sürekli zarar ederse bu girdi fiyatlarındaki artışla üretim sürekli zorlaşıyor. Böyle giderse üretici bu işin altından kalkamayacak” dedi.

Çiftçinin Alın Teri Erken Mücadeleyle Korunuyor Haber

Çiftçinin Alın Teri Erken Mücadeleyle Korunuyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, zorlu koşullarda var olma mücadelesi veren çiftçiyi dirençli hale getirmek için, ülke genelinde hızla yayılarak milyonlarca dolarlık zarara neden olan kahverengi kokarca böceğine karşı mücadele başlattı. Ürünlere zarar veren istilacı türe karşı, üreticiler bilinçlendirilerek feromon tuzağı dağıtımına başlandı. 1000 adet tuzakla başlayan dağıtım İzmir geneline yayılacak. Böylece hem çiftçinin emeği hem de kentin gıda güvenliği korunacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türkiye genelinde son dönemde hızla yayılmaya başlayan, önemli ihracat kalemleri arasındaki ürünlere zarar veren kahverengi kokarca böceğine karşı harekete geçti. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, çiftçilerin ekonomik kayıp yaşamaması ve İzmir’in ihracat payında düşüş yaşanmaması için kent genelinde zararlıya karşı mücadele ve bilinçlendirme çalışmasına başladı. İzmir’in üretimde lider olduğu satsuma mandalina, mısır, kiraz ve domates başta olmak üzere fındık, elma, armut, turunçgiller, ceviz, biber, patlıcan gibi çok sayıda meyve ve sebzede hasar bırakarak ekonomik kayba neden olan kahverengi kokarca böceğiyle mücadele kapsamında çiftçiye feromon tuzağı dağıtıldı. Zararlının yayılımı kontrol altına alınacak Çalışma Bakırçay Havzası’nda Bergama’dan başladı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın ziraat mühendisleri, çiftçiyle bir araya gelerek kahverengi kokarca böceğinin zararlarına karşı üreticiyi bilgilendirdi. İlk etapta 1000 adet feromon tuzağı dağıtıldı. Dağıtımı yapılan tuzaklar aracılığıyla zararlının yoğun görüldüğü alanlarda popülasyonunun takibi sağlanarak, mücadelenin zamanında ve etkin şekilde yürütülmesi sağlanacak. Böylelikle zararlının yayılımı kontrol altına alınarak erken müdahale sağlanmış olacak. Ekolojik, sürdürülebilir mücadele Sahada tuzakların kurulumu hakkında çiftçiyi bilgilendiren Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli ziraat mühendisi Barış Pasin, “Ülkemizde son yıllarda yayılan kahverengi kokarca zararlısıyla ilgili bir mücadele çalışması içerisindeyiz. Bu mücadeleyi daha efektif, daha kontrollü sağlayabilmek için feromon tuzağı dağıtıyoruz. Bu projenin asıl amacı, tuzakla canlının popülasyonunu ölçmek ve popülasyonun tespit edilmesi halinde üremesini engelleyebilmek için mücadele yönüne geçmek. Üreticilerimizi de bu konuda bilinçlendirebilmek istiyoruz. Ekolojik, sürdürülebilir bir mücadele yöntemi ile vatandaşlarımızla daha temiz, daha duyarlı bir üretim sahası oluşturabilmek” diye konuştu. “Öncülüğünü yapmış olacağız” Tuzak desteğinden faydalanan Bergamalı üretici Erol Akkul ise “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetine şimdiden teşekkür ediyoruz. Kahverengi kokarca böceğini inşallah burada görmeyiz. Görürsek de mücadelenin öncülüğünü yapmış olacağız. Yayılmasını engellenmek için öncelik bu tuzakların kurulumunu yapıyoruz” dedi. Bir sezonda 3 bin yumurta bırakan istilacı tür Kahverengi kokarca böceği, tarımsal üretimde önemli ölçüde kayıplara neden olan tahripkâr ve istilacı bir zararlı olarak tanımlanıyor. Genellikle yaprakların altına, meyve kabuklarına ya da genç sürgünlere yumurta bırakan zararlılar, bir yaprağın üzerine tek seferde 28 yeşil yumurta, bir sezonda ise 3 bin yumurta yumurtlayabiliyor. Meyvelerin kökünü 20 günde kurutabilen kahverengi kokarca, günde 30 kilometre uçabiliyor. Bitkileri emmek için hortumunu kullanan zararlı beslendiği meyvelerin dış yüzeyinde nekroz alanları veya çukurlu bölgeler oluşabileceği gibi, yapraklarda benekler ortaya çıkabiliyor. Tohum kaybı ve bitki patojenlerinin bulaşmasına da sebep olabilen tür, hem ekonomik hem de ekolojik açıdan ciddi kayıplara yol açıyor. İhracatta milyonlarca dolarlık zarara neden oluyor Zararlı, mahsulde lekelenme, buruşma ve çökmelere neden oluyor. Bu durum hem hasat edilebilir ürün miktarını hem de kaliteyi düşürüyor. Hasat edilen ürünlerde tespit edilmesi halinde ise özellikle Avrupa ihracatında kabul sorunlarına yol açabiliyor. Türkiye’de Karadeniz Bölgesi’nde hızla yayılmaya başlayan kahverengi kokarca böceği, geçtiğimiz yıllarda yalnızca fındık üretiminde 500 milyon dolara varan zarara neden oldu. Türkiye’nin yanı sıra Gürcistan’da da fındık hasadının yaklaşık üçte birini tahrip eden bu türe karşı İzmir’de mücadele erken dönemde başlatılmış oldu.

Korkuteli İlk Kez İpekböcekçiliği İle Tanışıyor Haber

Korkuteli İlk Kez İpekböcekçiliği İle Tanışıyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi hem geleneksel ipek böceği yetiştiriciliğini yaşatmak hem de kırsaldaki üreticilere yeni bir gelir kapısı oluşturmak amacıyla çalışmalarına hız verdi. Korkuteli ilçesinde ilk defa denenecek olan ipekböcekçiliği için talepte bulunan üreticilere dut fidanı dağıtımı ve dikimi gerçekleştirildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi, yerelden kalkınma hedefi doğrultusunda tarımsal üretimin artmasına yönelik desteklerini sürdürüyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve Koza Birlik Kooperatifi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında üreticilere dut fidanı dağıtımları yapılıyor. Son olarak Korkuteli ilçesinde ipekböcekçiliği yapmak için talepte bulunan üreticilere dut fidanı dağıtımı gerçekleştirildi. HEDEF İPEKBÖCEKÇİLİĞİNİ ANTALYA GENELİNE YAYMAK Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli Ziraat Mühendisi Fatma Güler Urkun, Korkuteli’nin ilk kez ipekböcekçiliği ile tanışacağını belirterek, “Unutulan kozacılığın, ipek böceği yetiştiriciliğinin bütün Antalya genelinde yeniden canlanıp yaygınlaşmasını hedefliyoruz. 2019 yılından itibaren talep eden üreticilere dut fidanı ve besleme kasası dağıtıyoruz. Alanya ve Gazipaşa’nın ardından artık batı ilçelerimize yöneldik ve ilk kez Korkuteli ilçesi ipekböcekçiliği ile tanışacak. Çomaklı Mahallesi’ndeki üreticilerimiz Mihriban ve Hasan Özkan ipek böceği üretiminin başlangıcı olan dut bahçesi tesisi ile üretimin ilk adımını attı” diye konuştu. DUT FİDANI DİKİMİ YAPILDI İpekböcekçiliği için ilk dikimi yapan Mihriban Özkan ise “Eşim emekli olduktan sonra şehirde yaşayıp evde boş vakit geçirmek istemedik. Köyümüzdeki bahçemizi değerlendirmek istedik. Tarlamıza hangi ürünü ekelim nasıl değerlendirelim diye düşünürken, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ipekböceği yetiştiriciliği projesini öğrendik. Eşimle birlikte biz de bunu yapabiliriz diye harekete geçtik ve Büyükşehir Belediyesi’ne başvurduk. Yetkililer hemen bize destek oldu, ipekböceği ve yetiştiriciliği hakkında bilgilendirdiler ve dut fidanı sağladılar, bugün de Ziraat Mühendisleri bahçemize gelip bizimle fidan dikimi yaptık. İnşallah dikimlerimiz tutar ipek böceği yetiştiriciliğine başlarız. Hem hobi hem de küçük bir gelir kapısı olabilir. Belki hem kendi köyümüzdekilere hem de çevre köylerde yaşayan üreticilere bir ilham veririz. Korkuteli’de de ilk kez bizim başlatmamız heyecan veriyor” dedi.

Muğlalı Kadınlar Karabuğday İle Tanışıyor Haber

Muğlalı Kadınlar Karabuğday İle Tanışıyor

Muğla’da kadın üreticilerin tarımsal üretimde daha etkin rol almasını hedefleyen “Muğlalı Kadınlar Karabuğday ile Tanışıyor” projesinin açılış programı ve eğitim çalışması, 27 Mart 2026 tarihinde Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Kadın üreticilere destek, üretime değer katacak Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen “Kadın Çiftçiler Tarımsal Yeniliklerle Buluşuyor” programı kapsamında hayata geçirilen proje, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şubesi tarafından hazırlanarak 2026 yılı için onay aldı. 140 bin TL bütçeyle uygulanacak proje ile kadın üreticilere tohum ve gübre desteği sağlandı. Proje kapsamında Muğla’nın belirlenen pilot ilçelerinde 7 kadın çiftçiye karabuğday tohumu dağıtılarak demonstrasyon çalışmaları yapılacak. Toplam 35 dönüm alanda gerçekleştirilecek üretimde 350 kilogram karabuğday tohumu kullanılacak. Ayrıca 7 kadın üreticiye toplam 700 kilogram (14 çuval) NPK (20-20-20) gübresi verildi. Karabuğday üretimi yaygınlaştırılacak Proje süresince Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Bahri Dağdaş Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü iş birliğinde eğitimler, demonstrasyon çalışmaları ve üretim süreçlerine yönelik teknik destekler sürdürülecek. Program, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar ve Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’ın açılış konuşmalarıyla başladı. “Kadın ve genç çiftçiler üretimin temel gücü” İl Müdürü Seyfettin Baydar konuşmasında karabuğdayın önemine dikkat çekerek, 2021-2026 yılları arasında yürütülen projeler hakkında bilgi verdi. Kadın ve genç çiftçilerin tarımsal üretimdeki rolünün önemine vurgu yapan Baydar, katılımcılar nezdinde tüm üreticilere teşekkür etti. Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras ise konuşmasında karabuğdayın özellikle glutensiz gıda sektöründeki yerine değinerek, Muğla’nın tarımsal potansiyeline katkı sağlayan üreticilere teşekkürlerini iletti. Eğitimlerle üreticiye rehberlik edilecek Açılış konuşmalarının ardından program, Ziraat Mühendisi Sergül Çulha’nın proje sunumu ile devam etti. Çulha, 2021-2026 yılları arasında yürütülen projeler ve yeni başlayan proje hakkında katılımcılara bilgi verdi. Bahri Dağdaş Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Ahmet Güneş ise karabuğdayın bal üretimindeki önemi, glutensiz beslenmedeki yeri, tıbbi özellikleri ve düşük girdi maliyetleri hakkında kapsamlı bir eğitim verdi. Tohum ve gübre dağıtımı yapıldı Program, kadın üreticilere karabuğday tohumu ve gübre takdimi ile sona erdi.

Aksekili Üreticilere Bordo Bulamacı Hibesi Yapıldı Haber

Aksekili Üreticilere Bordo Bulamacı Hibesi Yapıldı

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Akseki ilçesinde bulunan çiftçilere, özellikle meyve ağaçlarında görülen hastalıklara karşı önemli bir koruyucu olan bordo bulamacı hibesi gerçekleştirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemeye yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, Akseki ilçesinde üretimin artırılması ve çiftçilerin bilinçlendirilmesi amacıyla tarımsal eğitim programı düzenledi. Uzman ekipler tarafından verilen eğitimde, bitki hastalıklarıyla mücadele yöntemleri ve doğru ilaçlama teknikleri hakkında üreticilere bilgiler aktarıldı. Eğitimin ardından çiftçilerin üretim maliyetlerini azaltmaya katkı sağlamak amacıyla bordo bulamacı desteği dağıtıldı. BAŞKAN AKÇA’DAN BÜYÜKŞEHİR’E TEŞEKKÜR Dağıtım programına katılan Akseki Belediye Başkanı İlkay Akça, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin çiftçilerin ve üreticilerin her zaman yanında yer aldığını söyledi. Akça “Bugün ilçemizde bordo bulamacı dağıtımını gerçekleştirdik. Bu desteğin hem üreticilerimize hem de ürünlerimize önemli katkı sağlayacağına inanıyorum. Emeğe, emekçiye ve alın terine her zaman saygı duyuyoruz. Bu desteklerinden dolayı Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyorum” diye konuştu. BORDO BULAMACI HİBESİYLE EKONOMİK DESTEK Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli Ziraat Mühendisi Erdost Eroğlu, “Yaklaşık 200 bin metrekarelik alanı kapsayan bu uygulamayla üreticilerimize destek olduk. Bordo bulamacı hem ekonomik açıdan çiftçilerimize önemli katkı sağlıyor hem de ağaçlarımızı bakteriyel ve fungal hastalıklara karşı koruyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak üreticilerimizi desteklemeye devam edeceğiz” dedi. BÜYÜKŞEHİR ÜRETİCİNİN HER ZAMAN YANINDA Akseki ilçesi Aşağı Aşıklar Mahalle Muhtarı Mustafa Er ise bordo bulamacı dağıtımından dolayı Büyükşehir Belediyesine teşekkür ederek “Çiftçilerimizi tarımsal amaçlı destekleri çok memnunuz. Büyükşehir Belediyesi üreticinin her zaman yanında” ifadelerini kullandı.

Ücretsiz Parazit Uygulaması Üreticinin Yüzünü Güldürdü Haber

Ücretsiz Parazit Uygulaması Üreticinin Yüzünü Güldürdü

Antalya Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı destekleyen uygulamalarını aralıksız sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, Döşemealtı Yeniköy Mahallesi’nde küçükbaş hayvancılıkla uğraşan üreticilere ücretsiz dış parazit ilaçlama uygulaması gerçekleştirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve üreticinin yükünü hafifletmek amacıyla tarımsal destek çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Döşemealtı Yeniköy Mahallesi’nde gerçekleştirilen uygulama bölgede koyun ve keçi yetiştiriciliği yapan çiftçilerin hayvanları, uzman ekipler tarafından tek tek parazit banyosundan gerçekleştirildi. Uygulama üreticiler tarafından büyük bir memnuniyetle karşılanırken, hayvanlar parazitlerden arındırılırken, et ve süt veriminde artış, ölüm ve hastalık riskinde ise ciddi azalma sağlanıyor. Aynı zamanda çiftçiler, ilaç ve veteriner giderlerinden tasarruf ederek ekonomik olarak rahatlıyor. PARAZİT KAYNAKLI HASTALIKLARIN ÖNÜNE GEÇİLİYOR Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda ziraat mühendisi olarak görev yapan Merve Güneş Bahşi özellikle uygulamanın et ve süt veriminde önemli bir artış sağladığına dikkat çekerek, “Bu uygulamayla kırsalda bit, pire, kene ve uyuz etkenlerinin popülasyonunun artmasını da engellemiş olmaktayız” dedi. ÜRETİCİ MEMNUN Döşemealtı Yeniköy Mahallesi Muhtarı Ahmet Kıvrak “Uygulamadan çok memnun kaldık. Dış parazit uygulaması düzenli olarak yılda 2 veya 3 defa yaptığımız bir uygulama olup, en çok zorlandığımız şeydi. Hayvanlarımız kısa zamanda ve daha emniyetli şekilde ilaçlanmış oldu” diyerek memnuniyetini dile getirdi. Uygulamadan yararlanan bir diğer üretici Ayşe Kıvrak ise uygulamanın ücretsiz şekilde yapılmasından dolayı memnuniyetini dile getirerek Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.