Hava Durumu

#Ziraat Mühendisleri

Kırsal Haber - Ziraat Mühendisleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ziraat Mühendisleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2026 Yılı Fındık Rekolte Tahmini Açıklandı: Türkiye Geneli 805 Bin Tonu Aştı Haber

2026 Yılı Fındık Rekolte Tahmini Açıklandı: Türkiye Geneli 805 Bin Tonu Aştı

Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB), fındık sektörünün geleceğine ve tarım politikalarına ışık tutacak 2026 ürünü resmi rekolte tahmin raporunu kamuoyuyla paylaştı. Yaklaşık 20 yıldır büyük bir titizlikle yürütülen kapsamlı saha çalışmalarının sonucunda, 2026 yılı Türkiye toplam kabuklu fındık rekoltesi 805.246 ton olarak hesaplandı. ​2026 Yılı Türkiye Toplam Fındık Rekolte Tahmini: 805.246 Ton (Doğu Karadeniz: 524.358 Ton | Batı Karadeniz: 280.888 Ton) ​Gerçeğe En Yakın Sonuç İçin Üç Aşamalı Titiz Saha Çalışması ​Fındık sektörüne ilişkin stratejilerin belirlenmesinde temel göstergelerin başında gelen rekolte tahmini, uluslararası standartlara uygun ve gerçeğe en yakın sonuçları ortaya koyan üç aşamalı bir saha süreciyle gerçekleştirildi: ​1. Aşama (14 Şubat - 3 Mart): Karanfil sayımı ile sürecin ilk adımı atıldı. ​2. Aşama (25 Nisan - 8 Mayıs): Karanfillerin çotanağa dönüşüm oranları detaylıca incelendi. ​3. Aşama (13 - 28 Temmuz): Çotanak sayımı ile saha çalışmaları nihayete erdirildi. ​Türkiye genelinde ekonomik anlamda fındık üretimi yapılan 15 il ve 87 ilçede, alanında uzman ziraat mühendisleri tarafından toplam 477 bahçe ziyaret edildi. Farklı fındık çeşitlerine ait 1.625 dal üzerinde birebir sayım yapılarak meyve tutum oranları ve randıman değerleri hesaplamalara doğrudan dâhil edildi. ​İller Bazında 2026 Fındık Rekolte Dağılımı ​Temmuz ayı çotanak sayımı sonuçlarına göre, illere göre tahmini kabuklu fındık üretim miktarları şu şekildedir: ​Doğu Karadeniz Bölgesi ​Artvin: 5.269 Ton ​Rize: 1.042 Ton ​Trabzon: 43.463 Ton ​Giresun: 91.865 Ton ​Ordu: 263.196 Ton ​Samsun: 115.512 Ton ​Gümüşhane: 781 Ton ​Tokat: 3.230 Ton ​DOĞU KARADENİZ TOPLAMI: 524.358 Ton ​Batı Karadeniz ve Diğer Bölgeler ​Sinop: 1.890 Ton ​Bartın: 8.170 Ton ​Kastamonu: 6.499 Ton ​Zonguldak: 32.408 Ton ​Düzce: 102.773 Ton ​Sakarya: 104.660 Ton ​Kocaeli: 13.590 Ton ​Bolu: 2.984 Ton ​İstanbul: 2.186 Ton ​Diğer İller: 5.728 Ton ​BATI KARADENİZ TOPLAMI: 280.888 Ton ​TÜRKİYE GENELİ TOPLAM REKOLTE: 805.246 Ton ​Doğru Stratejiyle İhracatta Büyük Fırsat ​KFMİB Yönetim Kurulu tarafından yapılan değerlendirmede, tahmin edilen bu üretim miktarının doğru stratejiler ve etkin planlamalarla Türkiye fındık ihracatı açısından büyük bir fırsata dönüştürülebileceği vurgulandı. Açıklama, 2026/2027 fındık sezonunun tüm üreticilere, ihracatçılara ve sektör paydaşlarına hayırlı ve bereketli olması temennisiyle son buldu.

ZMO'dan Tarım ve Orman Bakanlığı'na Çağrı: "Personel Alım Sayısı Artırılmalı" Haber

ZMO'dan Tarım ve Orman Bakanlığı'na Çağrı: "Personel Alım Sayısı Artırılmalı"

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO), Tarım ve Orman Bakanlığı'nın duyurduğu 1.874 sözleşmeli personel alım ilanına ilişkin Bakanlığa resmi başvuruda bulundu. ZMO; Ziraat, Su Ürünleri ve Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği kadrolarının artırılmasını ve Su Bilimleri Mühendislerine de kontenjan ayrılmasını talep etti. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın taşra teşkilatında görevlendirmek üzere 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında ilan ettiği 1.874 sözleşmeli personel alımı sektörel temsilciler tarafından takiple izleniyor. İlanda yer alan 515 Ziraat Mühendisi, 49 Su Ürünleri Mühendisi ve 6 Balıkçılık Teknolojisi Mühendisi kadrosu olumlu bir adım olarak değerlendirilse de TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) mevcut sayıların saha ihtiyacını karşılamaktan uzak olduğuna dikkat çekti. "Ziraat Mühendisi Kontenjanı Mevcut İhtiyacı Karşılamıyor" ZMO tarafından Personel Genel Müdürlüğüne iletilen resmi yazıda; tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, gıda güvencesi, iklim değişikliğiyle mücadele, bitkisel ve hayvansal üretimin geliştirilmesi gibi stratejik hedefler hatırlatıldı. ZMO, ilan edilen 515 Ziraat Mühendisi kadrosunun artırılmasının; yürütülmekte olan tarım sayımı, üretim planlaması ve teknik tarımsal hizmetlerin sahada daha etkin yürütülmesi adına kamu yararı taşıdığını vurguladı. Su Ürünleri ve Balıkçılık Kadroları Yetersiz Bulundu Mavi vatan ve iç su kaynaklarındaki üretimin her geçen gün stratejik önem kazandığı belirtilen açıklamada, 49 Su Ürünleri Mühendisi kontenjanının artırılması, 6 Balıkçılık Teknolojisi Mühendisi kadrosunun ise yetersiz kaldığı ifade edildi. "Su Bilimleri Mühendislerine Kadro Verilmemesi Önemli Bir Eksiklik" Başvuruda öne çıkan bir diğer kritik unsur ise Su Bilimleri Mühendisleri oldu. İlanda bu meslek grubuna hiç yer verilmemesini eleştiren ZMO; deniz ve iç su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, su kalitesi denetimi ve sucul ekosistemlerin korunması gibi alanlarda uzman olan Su Bilimleri Mühendislerine de uygun sayıda kadro tahsis edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Ziraat Mühendisleri Odası, kamu hizmetlerinin aksamaması ve sektörün sahada ihtiyaç duyduğu teknik güce ulaşabilmesi adına alım sayılarının yeniden gözden geçirilerek düzenlenmesi talebini yineledi.

Odunpazarı Belediyesi'nden Üreticiye Bilim Destekli Tarım Hamlesi Haber

Odunpazarı Belediyesi'nden Üreticiye Bilim Destekli Tarım Hamlesi

Odunpazarı Belediyesi, tarımsal üretimde verimliliği artırmak ve üreticileri bilimsel yöntemlerle desteklemek amacıyla düzenlediği "Kalkanlı Yeni Çeşit Deneme ve Çiftçi Eğitim Merkezi Tarla Günü"nde çiftçileri uzmanlarla buluşturdu. Kalkanlı Mahallesi'nde gerçekleştirilen etkinlikte, Eskişehir'in iklimine uygun 15 farklı buğday, arpa ve tritikale çeşidi üreticilerin beğenisine sunuldu. Tarla Günü'ne Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi İkinci Başkanı ve NBC Tarım A.Ş. Kurucu Ortağı Dr. Necmettin Polat, Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nihat Çuhadar, muhtarlar ve çok sayıda üretici katıldı. BAŞKAN KURT: "TARIM BAĞIMSIZ TÜRKİYE'NİN EN TEMEL GÜCÜDÜR" Programda konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, tarımın bir ülkenin ekonomik gücünün ve bağımsızlığının temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. "Tarım bağımsız Türkiye'nin en temel gücüdür. Tarımı güçlü olmayan bir ülkenin ekonomisinin de güçlü olması kolay değildir" diyen Kurt, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığına dikkat çekti. Bir kamyon buğday satılarak ancak bir cep telefonu alınabildiğini hatırlatan Kurt, bu durumun tarım ürünleri ile sanayi ürünleri arasındaki fiyat dengesizliğini açıkça ortaya koyduğunu belirterek, "Bu tablo, üreticinin emeğinin gerçek değerini bulamadığını gösteriyor" dedi. Türk tarımının uzun yıllardır yeterince desteklenmediğini ifade eden Kurt, bunun hem üretimde hem de ülke ekonomisinde önemli kayıplara yol açtığını söyledi. Yerel yönetimler olarak üreticinin yanında olmayı sürdüreceklerini belirten Kurt, "Üretimi desteklemeyen, üreticiyi teşvik etmeyen hiçbir anlayış köylünün refahını sağlayamaz. Belediye olarak kırsal mahallelerdeki imkânlarımızı üreticimizin yararına kullanıyor, yeni üretim modellerini deniyor ve başarılı sonuçları çiftçilerimizle paylaşarak onların önünü açmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Kurt, Tarla Günü kapsamında gerçekleştirilen deneme çalışmalarının üreticilere yol göstereceğine inandığını belirterek projede emeği geçen belediye çalışanlarına, akademisyenlere ve paydaş kurumlara teşekkür etti. 15 FARKLI ÇEŞİT ÜRETİCİYLE BULUŞTU Odunpazarı Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü koordinasyonunda, Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi, NBC Tarım A.Ş. ve Odunpazarı Ziraat Odası iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, kurulan deneme parsellerinde 9 buğday, 3 arpa, 2 ata buğdayı ve 1 tritikale çeşidi tanıtıldı. Üreticiler, çeşitlerin gelişim durumlarını doğal tarla koşullarında inceleme fırsatı bulurken, ziraat mühendislerinden verim, dayanıklılık ve iklim uyumu konusunda uygulamalı bilgi aldı. BAŞKAN KURT'A TEŞEKKÜR Programda konuşan Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi İkinci Başkanı ve NBC Tarım A.Ş. Kurucu Ortağı Dr. Necmettin Polat, Ziraat Mühendisleri Odası olarak her zaman üreticilerin yanında olduklarını belirtti. Polat, üreticiyi bilimsel çalışmalarla buluşturan bu projeyi hayata geçiren Odunpazarı Belediyesi'ne ve Başkan Kazım Kurt'a teşekkür etti. Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu da Tarla Günü'nün üreticilerin yeni çeşitleri yerinde görerek değerlendirmesi açısından önemli bir çalışma olduğunu ifade ederken, çiftçiye verdiği desteklerden dolayı Başkan Kazım Kurt'a teşekkür etti. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nihat Çuhadar ise yerel yönetimlerin tarıma yönelik ortak çalışmalarının kırsal kalkınmaya önemli katkı sunduğunu söyleyerek, üreticiyi destekleyen projeleri nedeniyle Odunpazarı Belediyesi'ni ve Başkan Kazım Kurt'u kutladı. Tarla Gününde Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, protokolde bulunan isimler ve üreticiler deneme alanlarını gezerek farklı tohum çeşitlerini yerinde inceledi, uzmanlardan birebir bilgi aldı. Bilimsel verilerle desteklenen uygulamalı eğitimlerin, bölge tarımında verimliliğin artırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

ZMO’dan 14 Mayıs Uyarısı: "Çiftçi Borç Batağında, Tarım Sektörü Alarm Veriyor!" Haber

ZMO’dan 14 Mayıs Uyarısı: "Çiftçi Borç Batağında, Tarım Sektörü Alarm Veriyor!"

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde acı tabloyu açıkladı. 2026 verilerine göre çiftçinin borcu 1,3 trilyon TL’yi aşarken, tarım sektörü küçülmeye devam ediyor. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde bir açıklama yayımlayan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, Türkiye tarımının içinde bulunduğu yapısal krizi çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. "Üreticiyi korumak, geleceği korumaktır" vurgusu yapan oda, neoliberal politikaların ve artan girdi maliyetlerinin çiftçiyi üretimden kopardığını belirtti. Tarımsal Borç Yükü 1,3 Trilyon TL’yi Geçti Ziraat Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; ''Tarım, yalnızca bir üretim faaliyeti değil; toplumların beslenmesini, kalkınmasını ve yaşam kültürünü şekillendiren temel bir değerdir. Sofralarımıza ulaşan her üründe çiftçilerin alın teri, emeği ve özverisi bulunmaktadır. Çiftçilerin üretimdeki vazgeçilmez rolüne dikkat çekmek ve emeklerini görünür kılmak amacıyla her yıl 14 Mayıs, Dünya Çiftçiler Günü olarak kutlanmaktadır. Bu tarih, Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu (IFAP) tarafından 1984 yılında alınan bir kararla ilan edilmiştir. Ülkemizde uygulanagelen neoliberal tarım politikaları sonucunda, tarım sektörü ve çiftçilerimiz çok katmanlı sosyo-ekonomik ve yapısal sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Savaşlar, kuraklık, pandemi, ekonomik krizler ve jeopolitik gerilimler gibi olağanüstü süreçler sorunların temel nedenleri olarak gösterilmiş ve normalleştirilmeye çalışılmış; üretimi ve üreticiyi güçlendirecek kalıcı ve etkin tarım politikaları oluşturulup, uygulanamamış, mevcut sorunlar daha da derinleşmiştir. Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üretici sayısı yaklaşık 2 milyon 363 bin olup, son yıllarda artış görülse de kırsal nüfusun yaşlanması ve küçük ölçekli işletmelerin üretimden çekilmesi tarım açısından önemli bir risk oluşturmaktadır. Aynı dönemde ÇKS kayıtlı tarımsal üretim alanı 170 milyon dekara ulaşmış olsa da toplam 239 milyon 780 bin dekar toplam tarım arazileri varlığımızın yaklaşık 70 milyon dekarı ÇKS kaydı dışında ve desteklemelerden yararlanamamaktadır. Girdi maliyetlerindeki artış üretim üzerindeki en önemli baskı unsurlarından biri haline gelmiştir. 2026 yılı şubat ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi oniki aylık ortalamalara göre %32,64 oranında artarken; gübre fiyatları 2025 yılı itibarı ile %44,95, tohum fiyatları %38,98 ve veteriner harcamaları %72,78 oranında yükselmiştir. Buna karşın üretici gelirleri aynı oranda artmamakta, bu durum çiftçilerin kârlılığını ve sonraki yıl üretme motivasyonlarını ciddi biçimde azaltmaktadır. Artan üretim maliyetleri ve yetersiz destekler nedeniyle üreticiler, tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmek için giderek daha fazla borçlanmak zorunda kalmaktadır. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, 2026 yılı Mart ayı itibarıyla tarım sektörünün bankalara olan toplam nakdi kredi borcu 1 trilyon 355 milyar 462 milyon TL’ye ulaşmıştır. Tarım, avcılık ve ormancılık sektörleri birlikte değerlendirildiğinde ise toplam kredi borcu 1 trilyon 371 milyar 425 milyon TL düzeyine çıkmaktadır. Aynı dönemde tarım sektöründe 21 milyar 203 milyon TL tutarında kredi takibe düşmüş olup, takipteki kredilerin toplam tarımsal kredilere oranı yüzde 1,56 olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca, önemli bir kredi tutarının yakın izlemede bulunduğu ve bazı kredilerin yeniden yapılandırıldığı dikkate alındığında, üreticilerin finansal yükünün giderek ağırlaştığı anlaşılmaktadır. Bu veriler, çiftçilerimizin artan girdi maliyetleri, düşük ürün fiyatları ve yetersiz destekleme politikaları nedeniyle üretimlerini büyük ölçüde kredi kullanarak sürdürdüğünü ortaya koymaktadır. Tarımsal üretimin devamlılığının sağlanabilmesi için üreticilerin borç yükünün hafifletilmesi, uygun koşullu finansman olanaklarının genişletilmesi ve destekleme politikalarının güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Üreticilerin kredi borçları dolayısıyla kredibiliteleri olmadığından kredi kuruluşları dışında girdi tedarikçileri, tüccarlar ve sözleşmeli üretim yaptıranlardan sağladıkları finansmanın istatistiki verileri, üreticiye ve üretime etkileri de araştırılmaya muhtaçtır. Tarımsal üretimin planlanmasında kamu müdahalesinin zayıflaması, tarımsal KİT’lerin ortadan kaldırılması ve kooperatiflerin etkinliğinin azalması, çiftçinin pazarlık gücünü ciddi şekilde zayıflatmıştır. Çiftçi örgütlerinin karar süreçlerine yeterince dâhil olamaması da üreticinin emeğinin karşılığını almasını zorlaştırmaktadır. Buna karşın ithalata dayalı politikaların devam etmesi, hasat dönemlerinde yapılan dış alımlar ve fiyat baskılamaları üreticiyi daha da kırılgan hale getirmektedir. Tarım sektöründe yaşanan sorunlar yalnızca üretim aşamasıyla sınırlı değildir. Üretilen ürünlerin pazarlanmasında da yapısal problemler bulunmaktadır. Zincir marketlerin piyasadaki güçlü konumu, Hal Yasası’nın yetersizliği ve çiftçi aleyhine işleyen sözleşmeli üretim modelleri, gıda tedarik zincirinde ciddi dengesizliklere yol açmaktadır. Bu durum, “tarlada ucuz, rafta pahalı ürün” sorununun kalıcı olarak çözülmesini engellemektedir. Sosyal yapıya bakıldığında ise çiftçi nüfusunun yaş ortalaması giderek yükselmekte, gençlerin tarıma ilgisi azalmakta ve kırsal alanlardan kente göç devam etmektedir. Kadın ve çocuk işçiliği ile mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sorunlar ise halen çözüm beklemektedir. TÜİK verilerine göre Türkiye’de tarım sektörü 2025 yılında %8,8 oranında küçüldüğü dikkate alındığında, üretim planlamasına dayanmayan ve destek mekanizmaları yetersiz kalan bir yapının gıda güvenliğini sürdürülebilir kılması mümkün görünmemektedir. Tüm bu göstergeler, tarım sektörünün yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal ve yapısal bir dönüşüm ihtiyacı içinde olduğunu ortaya koymaktadır. Kalıcı çözüm, üreticiyi ve tüketiciyi merkeze alan, tarımsal varlıkları koruma altına alan, planlı üretimi esas alan ve girdi maliyetlerini kontrol altına alan bütüncül bir tarım politikası ile mümkündür. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü, yalnızca üreticilerimizin emeklerinin hatırlandığı bir gün değil, aynı zamanda tarım sektörünün yapısal sorunlarının çözümüne yönelik güçlü bir iradenin ortaya konulması gereken önemli bir gündür. Ziraat Mühendisleri Odası olarak; planlı ve bilimsel temellere dayalı tarımsal üretimin esas alınmasını, kamusal girdi üretimi ile girdi maliyetlerinin düşürülerek üreticinin korunmasını, tarımsal kamu yönetiminin ve kooperatifçiliğin güçlendirilmesini, tarım arazilerinin etkin biçimde korunmasını, planlı bir kıra dönüş ve tarımsal üretime katılma politikası geliştirilmesini ve tarımda genç nüfusun arttırılmasını temel öncelikler olarak görmekteyiz. Çiftçimizin emeğinin karşılığını alabildiği, adil bir tarım yapısının oluşturulması, ülkemizin gıda egemenliği açısından ertelenemez bir zorunluluktur.''

TMMOB ZMO: ''Tarımda İş Sağlığı Değil, "Yaşama Mücadelesi" Veriliyor!'' Haber

TMMOB ZMO: ''Tarımda İş Sağlığı Değil, "Yaşama Mücadelesi" Veriliyor!''

4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası dolayısıyla bir açıklama yayımlayan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, tarım sektöründeki iş cinayetlerine dikkat çekti. Rapora göre Türkiye, ölümlü iş kazalarında Avrupa’da ilk sırada yer alırken, en çok can kaybı tarım sektöründe yaşanıyor. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO), çalışma hayatının en kanayan yaralarından biri olan iş sağlığı ve güvenliği (İSG) konusunda tarım sektörünün içinde bulunduğu vahim tabloyu gözler önüne serdi. "Tarımda iş güvenliği bir tercih değil, yaşama mücadelesidir" denilen açıklamada, 2026 yılının ilk verileri paylaşıldı. Tarım Sektörü İş Cinayetlerinde Başı Çekiyor ZMO tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye’de iş kazalarına bağlı ölümlerin yaklaşık %20’si tarım ve orman işkolunda gerçekleşiyor. Konuyla ilgili yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; ''İş sağlığı ve güvenliği (İSG), Uluslararası Çalışma Örgütü (International Labour Organization-ILO) tarafından temel bir insan hakkı olarak tanımlanmakta; çalışanların güvenli, sağlıklı ve insan onuruna yakışır koşullarda çalışmasını güvence altına almayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda çalışanlar; karşılaştıkları riskler hakkında bilgi edinme, gerekli eğitimleri alma, süreçlere katılma ve tehlike anında çalışmaktan kaçınma hakkına sahiptir. İşverenler ise riskleri önceden öngörmek, gerekli önlemleri zamanında almak ve güvenli çalışma ortamını sağlamakla yükümlüdür. İSG anlayışı, kazalar gerçekleştikten sonra müdahale etmeyi değil, henüz ortaya çıkmadan önlemeyi esas alır; fiziksel risklerin yanı sıra psikososyal tehditleri de kapsayan bütüncül bir yaklaşımı gerektirir. Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yasal çerçeve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile önemli kazanımlar sağlanmış olsa da, uygulama ve mevzuatın bazı noktalarında yapısal eksiklikler bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili yönetmeliklerle yürütülen süreçlerin 6331 sayılı İSG Kanunuyla entegrasyonunda karmaşıklıklar yaşanabilmektedir. İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği'nde bulunan bazı hükümler, uygulamadaki sıkıntılarla birleştiğinde yasal çerçevenin işlevselliğini azaltabilmektedir. Denetim mekanizmalarının yetersizliği, kayıt dışı istihdamın yaygınlığı, işverenlerin maliyet odaklı yaklaşımı ve eğitim eksiklikleri bu alandaki başlıca sorunlar arasında yer almaktadır. Bu sorunlar, özellikle tarım sektöründe daha belirgin hale gelmektedir. Güvencesizlik, mevsimlik işçilik, kadın ve çocuk emeği sömürüsü, düşük eğitim düzeyi, ekipman kullanımında eğitim eksikliği ve yaygın kayıt dışılık, tarımı İSG açısından en kırılgan ve riskli sektörlerden biri haline getirmektedir. Bu nedenle, yalnızca mevzuatın varlığı değil, etkin ve kararlı bir uygulama süreci de hayati önem taşımaktadır. ILO verilerine göre, dünyada her yıl 2,3 ila 3 milyon insan iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu hayatını kaybetmektedir. Dünya çapında her gün yaklaşık bir milyon iş kazası yaşanmakta, her 15 saniyede bir işçi iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Türkiye, ölümlü iş kazalarında Avrupa'da ilk sırada yer almaktadır. Türkiye’de iş kazalarına bağlı ölümlerin önemli bir bölümü tarım sektöründe gerçekleşmektedir. Bazı yıllarda bu sektör, en fazla can kaybının yaşandığı alan olarak öne çıkmaktadır. İSİG Verilerine göre; 2025 yılında tarım/orman işkolunda 414 emekçi (183 işçi ve 231 çiftçi) hayatını kaybetmiştir. İş cinayetlerinin yaklaşık %20’sinin tarımda meydana geldiğini göstermektedir. 2026 Nisan ayı İş Cinayetleri Raporunda; 189 hayat kaybına neden olan iş cinayetlerinden 41 kaybın (%22) Tarım/Orman işkolunda olduğu kaydedilmiştir. Özellikle tarım makinelerinin kullanımı ve traktör kazaları, bu kayıpların başlıca nedenleri arasında yer almaktadır. Etkisi uzun dönemde ortaya çıkabilen risklerinden Bitki Koruma Ürünleri maruziyeti İSG sorunu olarak da ele alınmalıdır. Bu tablo, tarımın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda yüksek risk barındıran bir çalışma alanı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Ziraat Mühendisleri Odası olarak; tarım sektöründe iş sağlığı ve güvenliğinin güçlendirilmesi için denetimlerin artırılması, yaptırımların caydırıcılığının sağlanması, kayıt dışı çalışmanın önlenmesi ve tüm tarım çalışanlarına düzenli İSG eğitimlerinin verilmesi gerektiğini vurgulamaktayız. Tarımda kullanılan makine ve ekipmanların güvenli hale getirilmesi, özellikle traktör kazalarını önleyici teknik tedbirlerin yaygınlaştırılması ve kişisel koruyucu donanım kullanımının zorunlu kılınması büyük önem taşımaktadır. Mevsimlik tarım işçilerinin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi, çalışma sezonu öncesi İSG eğitimine tabi tutulmaları, küçük ölçekli işletmelerin İSG uygulamalarına uyumunun desteklenmesi ve toplumsal farkındalığı artıracak ulusal politikaların kararlılıkla hayata geçirilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak, işçi sağlığı ve iş güvenliği yalnızca teknik bir düzenleme alanı değil, doğrudan insan hayatına temas eden etik bir sorumluluk ve haktır. Çalışma yaşamı; insan onurunu merkeze alan, emeğin değerini gözeten ve bilimin rehberliğini esas alan bir anlayışla yeniden inşa edilmelidir. Çünkü ancak emeğin gücü ile bilimin ışığı aynı ufukta buluştuğunda, çalışma hayatı daha adil, daha güvenli ve daha insanca bir düzene kavuşacaktır.''

Eskişehir’de Çiftçi Söyleşileri Çifteler’den Başladı Haber

Eskişehir’de Çiftçi Söyleşileri Çifteler’den Başladı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi iş birliğiyle düzenlenen üretici eğitim söyleşileri 2026 yılında da hız kesmeden devam ediyor. Yılın ilk buluşması Çifteler ilçesinde gerçekleştirilirken, etkinlikte kuraklıkla mücadele ve verimli tarım teknikleri ön plana çıktı. Çifteler’de "Kuru Tarım" Seferberliği Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi’nin ortaklaşa yürüttüğü projenin 2026 yılındaki ilk durağı Çifteler oldu. Yerel üreticilerin yoğun katılım gösterdiği söyleşiye; Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakçı, Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Hale Senem Acar ve Eskişehir Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Selma Güder katılarak üreticilerle bir araya geldi. Uzmanlardan Uygulamalı Eğitim ve Yerinde Toprak Analizi Söyleşi kapsamında Doç. Dr. Koç Mehmet Tuğrul tarafından üreticilere şu konularda teknik bilgiler aktarıldı: Kuru Tarım Teknikleri: Su kısıtı olan bölgelerde uygulanacak modern yöntemler. Suyun Etkin Kullanımı: Su kaynaklarının tasarruflu ve sürdürülebilir yönetimi. Toprak Analizi: Çiftçilerin yanlarında getirdiği toprak numuneleri, uzmanlar tarafından anlık olarak analiz edilerek sonuçlar yerinde paylaşıldı. "Geleceğin Tarımını Bilinçli Üreticiyle İnşa Ediyoruz" Su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekilen etkinlikte, bilinçli tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması hedefleniyor. Üreticilerin sahada karşılaştığı sorunlara çözüm önerilerinin sunulduğu soru-cevap bölümüyle sona eren toplantı, teknik bilgilendirme açısından büyük beğeni topladı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, farklı konu başlıklarıyla ilçelerdeki eğitim söyleşilerinin devam edeceğini belirterek tüm üreticileri bu bilgilendirme toplantılarına katılmaya davet etti.

Ziraat Mühendisleri Odası'nın Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi Haber

Ziraat Mühendisleri Odası'nın Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası`nın 50. Dönem Olağan Genel Kurulu 28 Mart 2026 Cumartesi günü Kocatepe Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Genel Kurul Toplantısı 468 delegeden 254 delegenin imzalarının saptanmasıyla ODA Genel Başkanı Baki Remzi Suiçmez tarafından açıldı. Yapılan açık oylama sonucunda Murat Akar oy birliği ile Divan Başkanlığına seçildi. Divan Başkan Yardımcılıkları ve yazman üyelikleri için yazılı önergeler verildi. Yapılan oylama sonucu Başkan Yardımcılıklarına Selma Güder ve Fatma Irmak, Yazman Üyeliklere; Seçil Özkılınç, Özer Uçar, Necat Ağca Ve Ahmet Berkin Sarıefe oybirliği ile seçildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı`nın okunmasının ardından, Divan Başkanı tarafından gündem Genel Kurula okundu, yapılan oylama sonucunda oybirliği ile gündem kabul edildi. Açış konuşması ZMO 49. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez Tarafından Yapıldı. Gündem Gereği Açılışta “tmmob Yürütme Kurulu Üyesi Arif Balkanay, Kesk Tarım Orkam Sen Başkanı Serap Baysal, Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı Hidayet Muslu, Tüketici Hakları Derneği Başkanı Ergun Kılıç, Türkiye Sulama Kooperatifleri Merkez Birliği Başkanı Halis Uysal, Tobb Tarım Meclisi Başkanı M. Ülkü Karakuş, Tarım Orman İş Sendikası Başkanı Yusuf Kurt, İyi Parti Genel Başkan Başdanışmanı Zafer Ulutaş, Dem Parti Ağrı Milletvekili Nejla Demir, Cumhuriyet Halk Partisi Adana Milletvekili Ayhan Barut, Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Milletvekili Fethi Gürer, Cumhuriyet Halk Partisi Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez” Konuşmalarında Genel Kurula İyi dilek ve temennilerini sundular. Açış konuşmalarının ardından, Gündemin komisyonların seçimi maddesine geçildi. Verilen önergeler üzerine Oy Sayım Komisyonu, Bütçe Komisyonu, Sonuç Bildirgesi Komisyonu, Ana Yönetmelik Değişikliği Komisyonu, Önerileri teker teker oylamaya sunuldu. Önerilen komisyon üyeleri oy birliği ile kabul edildi. Çalışma Raporu 49. Dönem Yönetim Kurulu Yazman Üyesi Özgür Cemile Göktaş Küçük, Mali Rapor İse 49. Dönem Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Yener Ataseven tarafından okundu. Denetleme Kurulu Raporunun ilk kısmını 49. Dönem Denetleme Kurulu Üyesi Neriman Okşan Ergin, Denetleme Kurulu Raporunun Sonuç Ve Öneriler Kısmı İse 49. Dönem Denetleme Kurulu Üyesi Nihan Yenilmez Arpa Tarafından Okundu. Raporların Okunması Tamamlandıktan Sonra Raporların Görüşülmesine Geçildi. Görüşmeler Sırasında, Ekin Baran Taştan (adana), Zeki Oymak (aydın), Vahap Tuncer (antalya), Ferdan Çiftçi (izmir), Erol Özkan (kırklareli), Tevfik Türk (izmir), Engin Gözüaçık (rize), Mahinur Şahbaz (istanbul), Ebubekir Küçük (sivas), Seray Elhüseyni (balıkesir), Elşan Atay (tekirdağ), Necati Gül (çorum), İskan Işık (van), Okan Özkan (mersin) söz alarak görüşlerini bildirdiler. 49.Dönem Çalışma ve Mali Raporu ile Denetleme Kurulu Raporları ayrı ayrı oy çokluğuyla ile aklandı. Aklanmadan sonra söz isteyen 49. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi SUİÇMEZ Genel Kurul'a teşekkürlerini sundu. Ana yönetmelik değişikliği komisyonu tarafından divana sunulan yönetmelik değişikliği hakkında komisyon raporu Özcan GAYGUSUZ tarafından okundu. Yönetmelik değişikliği oybirliği ile kabul edildi. Dilek ve öneriler gündemine geçildi. Sırasıyla; Hakan Bodrumlu (izmir), Ali Rıza Boz (izmir), Selçuk Ağca (kahramanmaraş), Hüseyin İyidoğan (ankara), Ebru Kaçin (antalya), Ramazan Bozdağ (urfa) yeni döneme ait dilek ve önerilerde bulundular. Geniş katılımla gerçekleşen Genel Kurulumuzda; Oda Yönetim, Denetleme ve Onur Kurulu Asıl ve Yedek Üyeleri ile TMMOB Yönetim, Denetleme ve Yüksek Onur Kurulu Üyeleri Aday Adaylarının belirlenmesi ve duyurulması gündemine geçildi. Oda Yönetim, Denetleme ve Onur Kurulu Asıl ve Yedek Üye adayları için 4 ayrı liste "Çağdaş Ziraat Mühendisleri Grubu" (mavi liste), "Çağdaş Demokrat Ziraat Mühendisleri (Kırmızı Liste), “Ziraat Mühendisleri Mavi Değişim Gurubu” (açık mavi) , “Ziraat Mühendisleri Demokratik Birliği Grubu” (sarı liste) ve Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyeliği için Abdullah Berk AKKAŞ divana başvurdular. Divan Başkanlığı`na gelen bir önerge gereğince TMMOB Genel Kurulu Delege Listelerinin basılı blok olarak oylanması kabul edildi. Genel Kurul devam ederken, Genel Kurul`u temsilen bir heyet, Anıtkabir`i ziyaret etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.