Hava Durumu

#Zirai Ilaç

Kırsal Haber - Zirai Ilaç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zirai Ilaç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YENİ Partili Ayhan Barut: "Hasat Gecikti, Sulama Borçları Ertelensin" Haber

YENİ Partili Ayhan Barut: "Hasat Gecikti, Sulama Borçları Ertelensin"

YENİ Parti Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, hasat yapamayan, ürünü para etmeyen ve artan maliyetler altında zorlanan çiftçilerden 31 Ağustos’a kadar sulama ücretlerini ödemelerinin istenmesine tepki gösterdi. Barut, başta sulama ücretleri olmak üzere çiftçilerin borçlarının en azından hasat sonuna kadar ertelenmesini talep etti. Bu yıl üretim sezonunda yaşanan olağanüstü yağışlar ve olumsuz hava koşullarının tarımsal üretimi ve çiftçileri zor durumda bıraktığını belirten Barut, üreticilerin tarlalarına zamanında girememesi nedeniyle ekim ve dikimlerin geciktiğini, ürünlerde verim ve kalite kayıplarının yaşandığını söyledi. Özellikle mısır hasadının gecikmesinin çiftçilerin borç ödeme takvimini de doğrudan etkilediğini ifade eden Barut, Adana ve Çukurova’nın Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olduğunu belirterek, 2026 sezonunda bölgede yaşanan aşırı yağış, sel ve dolu olaylarının tarımsal üretimi ciddi biçimde olumsuz etkilediğini kaydetti. Özellikle mısır üretiminde bazı bölgelerde verim kayıplarının önemli boyutlara ulaştığını belirten Barut, Çukurova Bölgesi’nde mevsim koşullarından kaynaklı olarak mısır hasadının geciktiğini ve çok az sayıda çiftçinin hasat yapabildiğini ifade etti. Çiftçilerin henüz ürünlerini hasat edip gelir elde edemeden sulama borçlarını 31 Ağustos’a kadar ödeme baskısıyla karşı karşıya bırakılmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Barut, normal üretim takviminin dışında gelişen hava koşulları nedeniyle ekimlerin gecikmesi, ürünlerin gelişme dönemlerinin uzaması ve hasadın ötelenmesinin çiftçilerin iradesi dışında gerçekleştiğini vurguladı. Üretim maliyetlerinin de her geçen gün arttığına dikkat çeken Barut, mazot, gübre, tohum, zirai ilaç, işçilik, elektrik ve sulama giderlerindeki yüksek artışların üreticinin maliyet yükünü ciddi ölçüde artırdığını belirtti. Buna karşılık ürün fiyatlarının üreticinin artan maliyetlerini karşılamaktan uzak kalmasının çiftçilerin ekonomik sıkıntısını daha da derinleştirdiğini ifade etti. Barut, bu şartlar altında 31 Ağustos 2026 tarihine kadar sulama ücretlerinin ödenmesinin zorunlu tutulmasının Çukurova çiftçisinin mevcut gerçekliğiyle bağdaşmadığını belirterek, çiftçiden önce ürününü hasat etmesinin, ürününü gerçek değerinden satabilmesinin ve ardından borcunu ödeyebilecek bir gelir elde etmesinin beklenmesi gerektiğini söyledi. Hasat süreci tamamlanmadan, ürün henüz tarladayken çiftçinin ödeme baskısı altına alınmasının ekonomik yükü daha da artıracağını belirten Barut, başta sulama borçları olmak üzere çiftçilerin kamuya ve ilgili kurumlara olan tarımsal borçlarının ertelenmesi çağrısında bulundu. Barut, 31 Ağustos 2026 olarak belirlenen sulama ücreti ödeme süresinin bölgedeki hasat takvimi dikkate alınarak uzatılmasını istedi. Aşırı yağış, sel ve dolu nedeniyle oluşan verim ve kalite kayıplarının da dikkate alınarak üreticilere acil ve etkin destek sağlanması gerektiğini ifade etti.

17 Ülkeden Uzmanlar Türk Tütünü İçin İzmir'de Buluştu Haber

17 Ülkeden Uzmanlar Türk Tütünü İçin İzmir'de Buluştu

Ege Tütün İhracatçıları Birliği (ETİB) ev sahipliğinde ve İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen Cooperation Centre for Scientific Research Relative to Tobacco/Centre de Coopération pour les Recherches Scientifiques Relatives au Tabac (Tütün Araştırmaları Bilimsel İş Birliği Merkezi) 65’inci Zirai Kimyasal Analiz Alt Grup Toplantısı, 17 farklı ülkeden gelen bilim insanlarını, araştırmacıları ve tütün sektör temsilcileri ile zirai ilaç firmalarını Türk tütününün kalbi İzmir’de bir araya getirdi. Geçtiğimiz yıl Belgrad / Sırbistan'da 64'üncüsü düzenlenen etkinlik, bu yıl Türkiye'nin ev sahipliğinde başarıyla tamamlandı. Toplantının açılışında konuşan Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Selim Jimi, tütünün Türkiye için yalnızca ticari bir ürün değil, ülkenin sosyal ve ekonomik dokusuna işlemiş köklü bir değer olduğunu vurguladı. Ege bölgesinin iklimi ve toprağıyla dünyanın en kaliteli oryantal tütünlerine hayat verdiğini belirten Başkan Jimi, küresel pazarda kalıcı itibarın ancak kalite, güvenlik ve mevzuat mükemmelliğine verilen sürekli taahhütle mümkün olacağını ifade etti. Jimi, doğru ve standartlaştırılmış zirai kimyasal testlerin, dinamik küresel pazardaki mevzuat risklerine karşı en güçlü kalkan olduğunu belirterek, yerel bilimsel ekosistem ile küresel standartların oluşturduğu sinerjinin önemine dikkat çekti. Gündemde Bitki Koruma Ürünleri ve Sürdürülebilirlik Vardı 28–31 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilen program çerçevesinde; küresel ticaret engellerini aşmak, ürün güvenliğini en üst seviyeye çıkarmak ve ortak bir bilimsel dil oluşturmak adına son derece kritik başlıklar masaya yatırıldı. Etkinlik kapsamında ilk olarak Türkiye’deki tütün yetiştiriciliğinin tarihsel gelişimi ile CORESTA’nın küresel misyonu, vizyonu ve Zirai Kimyasal Danışma Komitesi'nin (ACAC) sektörel hedefleri paylaşıldı. Yerel bilimsel merkezlerin teknik altyapıları, analiz kapasiteleri ve küresel standartlara katkıları sunulurken; bitki koruma ürünlerinin (CPA) güvenli kullanımı, firmaların zirai ilaç yönetim sistemleri, mevzuat değişimleri ve sürdürülebilir tarım vizyonu da kapsamlı şekilde ele alındı. Diğer yandan, yasaklanan zirai ilaçlardan DDT'nin geçmişten günümüze geçirdiği tarihsel dönüşüm ve topraktaki kalıcı etkileri teknik boyutuyla incelenirken, çevrede ve ürünlerde kalıcılık gösteren "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerinin tütün analizlerindeki güncel durumu aktarıldı. Bunun yanı sıra laboratuvar analizlerinde sıklıkla karşılaşılan kalıcı kimyasal bileşikler ("klasik şüpheliler") ve bunların tespitindeki analitik zorluklar tartışılırken, küresel ve yerel sektör temsilcileri ile laboratuvar yöneticilerinin katıldığı interaktif bir panelde zirai kimyasal yönetimindeki saha gerçekleri ve çözüm yolları değerlendirildi. Programın devamında Manisa’daki tütün tarlalarına yapılan saha ziyaretiyle çiftçilerin geleneksel ile modern üretimi bir arada nasıl uyguladıkları yerinde incelendi. Tanzanya’dan Arjantin’e dünyanın dört bir yanından uzmanların bir araya geldiği programda, tütün üretim süreçleri ve tarımsal uygulamalar yerinde incelendi; sektörün güncel gelişmeleri üzerine bilgi ve deneyim paylaşımında bulunuldu.

CHP'li Başevirgen: "Mazot On Kat Arttı, Destek Yerinde Saydı" Haber

CHP'li Başevirgen: "Mazot On Kat Arttı, Destek Yerinde Saydı"

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, artan mazot fiyatları karşısında çaresiz kalan çiftçilere dikkat çekti. Başevirgen, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilen 2018 yılında yaklaşık 6,5 lira olan motorinin litre fiyatı bugün 71 liraya dayandı. Sekiz yılda mazot 10 kattan fazla zamlandı. Mazot 10 kat arttı, destek yerinde saydı; çiftçi üretemez hale getirildi. Çiftçi artık traktörünü çalıştırmadan önce cebindeki parayı hesaplıyor” dedi. Mazottaki artışın tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini de ifade eden Başevirgen, “Gübre fiyatları 6 ila 10 kat arttı. Zirai ilaç fiyatları döviz kuruna bağlı olarak üreticinin ulaşamayacağı seviyelere çıktı. Tohum, elektrik, sulama, işçilik ve nakliye maliyetleri de sürekli yükseldi. Üretimin her aşaması zamlandı ama çiftçinin kazancı aynı oranda artmadı. Çiftçiyi desteklemek bir tercih değil, milli güvenlik meselesidir. Üreticiyi üretimden vazgeçirirseniz, gıda enflasyonunu da önleyemezsiniz. Mazot desteği gerçek maliyetleri karşılamalı, gübre ve zirai ilaç destekleri artırılmalı, Tarım Kanunu eksiksiz uygulanmalıdır. Sarayın israfına kaynak bulanlar, bu ülkenin alın teriyle üreten çiftçisine kaynak bulmak zorundadır” dedi. CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi Bekir Başevirgen, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilen 2018 yılından bu yana tarımsal üretim maliyetlerinde yaşanan büyük artışın çiftçiyi üretimden kopma noktasına getirdiğini belirterek, iktidarın tarım politikalarını sert sözlerle eleştirdi. “ÇİFTÇİ ARTIK TRAKTÖRÜNÜ ÇALIŞTIRMADAN ÖNCE CEBİNDEKİ PARAYI HESAPLIYOR” Başevirgen, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilen 2018 yılında yaklaşık 6,5 lira olan motorinin litre fiyatı bugün 71 liraya dayandı. Sekiz yılda mazot yaklaşık 10 kattan fazla zamlandı. Mazot 10 kat arttı, destek yerinde saydı; çiftçi üretemez hale getirildi. Çiftçi artık traktörünü çalıştırmadan önce cebindeki parayı hesaplıyor” dedi. Mazottaki artışın tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini de ifade eden Başevirgen, “Gübre fiyatları 6 ila 10 kat arttı. Zirai ilaç fiyatları döviz kuruna bağlı olarak üreticinin ulaşamayacağı seviyelere çıktı. Tohum, elektrik, sulama, işçilik ve nakliye maliyetleri de sürekli yükseldi. Üretimin her aşaması zamlandı ama çiftçinin kazancı aynı oranda artmadı” diye konuştu. “KANUNU BİLE UYGULAMIYORLAR” Tarım Kanunu’nun açık hükmüne rağmen çiftçiye verilmesi gereken desteğin yıllardır eksik ödendiğini vurgulayan Başevirgen, “Tarım Kanunu, çiftçiye verilecek desteğin milli gelirin en az yüzde 1’i olmasını emrediyor. Ancak iktidar yıllardır kendi çıkardığı kanuna dahi uymuyor. Çiftçiden desteği esirgeyenler, ithalata milyarlarca doları gözlerini kırpmadan harcıyor. Yerli üretici kaderine terk edilirken yabancı üretici destekleniyor” ifadelerini kullandı. Üreticinin artık borçla üretim yapmaya çalıştığını söyleyen Başevirgen, “Çiftçi bankalara, kooperatiflere ve tarım kredi kuruluşlarına borçlanarak ayakta durmaya çalışıyor. Hasat sonunda ise çoğu zaman borcunu bile kapatamıyor. Bu düzenin kazananı çiftçi değil; ithalat lobileri ve aracılar oluyor. Kaybeden ise hem üretici hem de pazarda yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalan milyonlarca vatandaşımızdır” dedi. “ÜRETİMİ BİTİREN HER KARAR, SOFRADAKİ EKMEĞİ KÜÇÜLTÜR” Başevirgen, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Çiftçiyi desteklemek bir tercih değil, milli güvenlik meselesidir. Üreticiyi üretimden vazgeçirirseniz, gıda enflasyonunu da önleyemezsiniz. Mazot desteği gerçek maliyetleri karşılamalı, gübre ve zirai ilaç destekleri artırılmalı, Tarım Kanunu eksiksiz uygulanmalıdır. Üretimi bitiren her karar, sofradaki ekmeği küçültür. Sarayın israfına kaynak bulanlar, bu ülkenin alın teriyle üreten çiftçisine kaynak bulmak zorundadır. Çiftçi ayakta kalırsa Türkiye ayakta kalır; çiftçi çökerse kaybeden 86 milyon olur.”

Çevre Dostu Çiftçi Kartı Projesi Gazipaşa’da Büyüyor Haber

Çevre Dostu Çiftçi Kartı Projesi Gazipaşa’da Büyüyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin uluslararası alanda da ödüle layık görülen “Çevre Dostu Çiftçi Kart” projesi büyümeye devam ediyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, projeyi Gazipaşa’da hayata geçirmek amacıyla Gazipaşa Belediye Başkanı Mehmet Ali Yılmaz ile protokol imzaladı. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından 2022 yılında Çevre Kurulu koordinasyonunda başlatılan ve 2023 yılında Çin’de düzenlenen Guangzhou Uluslararası Kentsel İnovasyon Konferansı’nda ödül kazanan “Çevre Dostu Çiftçi Kartı” projesi büyümeye ve yaygınlaşmaya devam ediyor. Antalya’da her yıl yoğun şekilde kullanılan zirai ilaç ambalajlarının doğaya, toprağa ve temiz su kaynaklarına karışmasını önlemek amacıyla hayata geçirilen proje; Kumluca, Finike, Demre, Alanya, Aksu, Kemer ve Serik’in ardından yeni dönemde Gazipaşa’da da uygulanacak. ÇEVRE VE TARIM BİLİNCİ GÜÇLENİYOR Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, projeyi, yeni dönemde Gazipaşa’da da hayata geçirmek amacıyla Gazipaşa Belediye Başkanı Mehmet Ali Yılmaz ile protokol imzaladı. Başkan Vekili Özdemir, projeyi Antalya’nın ilçelerinde yaygınlaştırmayı sürdürdüklerini belirterek, “Zirai ilaç ambalaj atıklarının doğaya, toprağa ve su kaynaklarına karışmasını önlemeyi hedefleyen bu çevreci uygulamayla hem atıkların güvenli şekilde toplanmasını sağlıyor hem de sürdürülebilir tarım ve çevre bilincini güçlendiriyoruz. Antalya’nın verimli topraklarını ve temiz su kaynaklarını korumak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.