Hava Durumu

#Antalya

Kırsal Haber - Antalya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Antalya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Büyükşehir'in Desteğiyle Üretici Kendi Yemini Kendi Üretiyor Haber

Büyükşehir'in Desteğiyle Üretici Kendi Yemini Kendi Üretiyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi Korkuteli'nin Yazır Mahallesi'ne kazandırdığı yem ezme ve kırma makinesi bölgedeki çiftçilere büyük kolaylık sağlıyor. Hayvan yemi için ayırdıkları tahılları makine sayesinde hızlı bir şekilde öğüten üreticiler hem yem maliyetlerini azaltıyor hem de hayvanlarının verimliliklerini doğal yollarla koruyor. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Yazır Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi işbirliği ile Yazır mahallesine kazandırılan yem ezme makinesi ekipman desteği bölgedeki üreticilerin yüzünü güldürüyor. Ulaşım kolaylığı ve çiftçi dostu uygun fiyat politikası ile hayvancılara büyük kolaylık sağlayan makine sayesinde yaz-kış ezme yem üretimi yapılıyor. Saatte 3 ton yem üretimi kapasitesine makine ile çiftçiler depoladıkları tahılları hızlı bir şekilde hayvan yemine dönüştürebiliyor. Organik bir şekilde kendi hammaddeler ile enerji ve protein yönünden dengeli yem üretebilen çiftçiler Büyükşehir Belediyesi’nin bu desteğinden büyük bir memnuniyet duyuyor. EKİPMAN DESTEĞİ İLE ÜRETİCİLER KAZANIYOR Büyükşehir işbirliği ile bölgedeki hayvancılığa önemli bir destek sunulduğunu belirten S.S. Yazır Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Yaşar Kocaoğlu “Burada daha önceden sadece kırma yapabiliyorduk. Sonra Büyükşehir Belediyemizden talepte bulunarak ezme makinesini de ekledik. Artık herkes küçükbaş ve büyükbaş hayvanlarına ezme yem vermeye başladı. Vatandaşlarımız ellerinde ne varsa arpa, buğday, yulaf tahıllarını getiriyor. Ellerinde her zaman bulunduramayacağı ham maddeleri pamuk küspesi, kepek ve mısır gibi ek ürünleri de sürekli elimizde bulundurarak biz temin ediyoruz. Vitamin ve tuzu da ekleyip fabrikada üretilen yemler gibi üretim yapabiliyoruz. Ekipman desteğinin bölgemizdeki üreticilere katkısı oldukça büyük oldu. Sürekli ezme yem kullanıldığı için hayvanların sindirimleri kolaylaşıyor bu da verimin artmasına neden oluyor. Büyükşehir Belediyemize teşekkür ederiz” dedi. KENDİ YEMİMİZİ KENDİMİZ ÜRETİYORUZ Yazır Mahallesi’ndeki yem ezme tesisinin çevre mahallelerden de yoğun ilgi gördüğünü söyleyen Korkuteli Yazır Mahalle Muhtarı Mehmet Kocaoğlu ise “Bu ekipman desteği mahallemize kazandırılmadan önce yemlerimizi hazır olarak alıyorduk. Bu makine geldiğinden beri çiftçilerimiz tahıllarını getirerek ezme işlemi yapıyor. Hayvanlara bu yem iyi geliyor. Ben kendim de hayvancılık yapıyorum. İşimizi kolaylaştıran güzel bir hizmet. Bu öğütücü yokken ilçe merkezine gitmek zorunda kalıyorduk. Herkeste yemi taşıyacak büyük kapasitede vasıta olmadığı için sürekli gidip gelmek maliyetli ve zor oluyordu. Şimdi ise çevremizdeki sekiz dokuz mahalle ile birlikte burayı kullanıyoruz” diye konuştu. BÜYÜKŞEHİR’E TEŞEKKÜR Kooperatif Başkanı Kocaoğlu, konuşmasında şunlara değindi: “Çiftçilik de yaptığımız için her yıl çeşitli tahıllarımız oluyor. Arpa, yulaf buğday, mısır gibi ham maddesi kendimizden ürünlerimizi hayvanlarımızın ihtiyacına türüne göre bağlı ziraat mühendislerimiz belirliyor. Fabrikada üretilen yemler gibi organik olarak aynısını burada kolaylıkla üretebiliyoruz. En önemlisi yemimizin içinde ne var biliyoruz. Emeği geçen herkese ve Büyükşehir Belediyemize mahallemiz adına çok teşekkür ediyorum.” MALİYETİ UYGUN Yazır Mahallesi’ne 6 km uzaklıktaki Esenyurt Mahallesi’nden gelerek tahıllarını öğüten Recep Aksakal isimli üretici de “Yem ezme makinesinden son derece memnunuz. Hem yakın olması hem uygun fiyatlı olması bizim için büyük avantaj sağlıyor. Burada yem kırma makinesi yokken hazır yem kullanıyorduk. Arpa, buğday gibi tahıllarımız kendimizin olduğu için burada sadece öğütme parası vererek yemlerimizi üretiyoruz. Hayvanlarımıza verdiğimiz yemlerin içerisine hangi katkıları koyduğumuzu gözümüzle görüyoruz. Hayvanlarımızın verimi artıyor destekleri için belediyemize teşekkür ederiz” şeklinde konuştu.

Antalya’nın En Büyük Gücü Üreten ve Geleceğe İnanan Kadınlardır Haber

Antalya’nın En Büyük Gücü Üreten ve Geleceğe İnanan Kadınlardır

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Akdeniz Girişimci İş Kadınları Derneği işbirliğiyle 'Girişimde Kadın Zirvesi’nin ikincisi düzenlendi. Zirvede konuşan Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, “Bir kadın üretmeye başladığında yalnızca bir işletme büyümez. Bir aile güçlenir, bir şehir gelişir, bir ülkenin geleceği değişir” diye konuştu. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve AGİDER işbirliğinde geçtiğimiz yıl ilki gerçekleştirilen ‘Girişimde Kadın Zirvesi'nin ikincisi Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu'nda gerçekleştirildi. Zirvede, Antalyalı kadınlar ve öğrenciler ilham veren hikayelerini baş aktörlerinden dinledi. KADIN ÜRETİNCE AİLESİ, ŞEHRİ VE ÜLKESİ GELİŞİR Zirvenin açılış konuşmasını yapan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, bir toplumun kalkınmasının kadınların üretimde, ekonomi, sanatta ve karar mekanizmalarda güçlü şekilde yer almasından geçtiğine vurgu yaptı. Başkan Vekili Özdemir, “Kadın girişimciliği sadece iş kurmak değildir. Bir fikri bir cesareti gerçeğe dönüştürmektir. Bir kadın üretmeye başladığında yalnızca bir işletme büyümez. Bir aile güçlenir, bir şehir gelişir, bir ülkenin geleceği değişir” diye konuştu. CESUR FİKİRLER YARININ GÜÇLÜ EKONOMİSİNİ KURACAK Büşra Özdemir, Antalya’nın doğasıyla kültürüyle üretim gücü ve girişimcilik ruhuyla Türkiye’nin en güçlü şehirlerinden biri olduğunu, bu şehrin en büyük gücünün hayallerinden vazgeçmeyen, üreten, risk alan ve geleceğe inanan kadınlar olduğunu kaydetti. Başkan Vekili Özdemir, konuşmasında şunlara değindi: “Kadınların ekonomik hayatta daha fazla yer alması için sizlerle beraber projeler üretmeye, girişimciliği güçlendirmeye ve kadınların fikirlerini büyütebileceği fırsatlar yaratmaya devam ediyoruz. Bugünün küçük fikirleri yarının büyük markalarıdır. Bugünün cesur adımları yarının güçlü ekonomisini kurar. Zirvenin yeni başarı hikayelerinin başladığı bir yolculuk olduğunu düşünüyorum. Zirvenin ilham dolu verimli ve güçlü işbirliklerine vesile olmasını diliyorum. Kadın varsa üretim vardır, umut vardır. Kadın varsa gelecek vardır.” DÜNYA DÖNÜŞÜMDE GİRİŞİMCİLİK ÖNEM TAŞIYOR AGİDER Başkanı Gökçen Atmaca da Antalya Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle zirvenin ikincisini düzenlemekten dolayı çok mutlu olduklarını söyleyerek, “İlk zirveyi düzenlerken iken amacımız girişimcilik eko sistemine katkı sağlayacak bir buluşma noktası oluşturmak, deneyim paylaşımını teşvik etmek ve yeni işbirliklerine zemin hazırlamaktı. Bugün bu buluşmanın büyüyerek devam ettiğini görmek bizler için kıymetli. Dünya hızlı bir dönüşüm süreci içinde. Teknolojide yaşanan gelişmeler yeni iş modelleri ve değişen ekonomik dinamikler girişimciliği her zamankinden önemli yere taşıyor. Kurumların sivil toplumun ve girişimcilik ekosisteminin birlikte hareket etmesi sürdürülebilir ve güçlü ekonomik yapı için önemli bir gerekliliktir” diye konuştu. DENEYİMLERİNİ GENÇLERLE PAYLAŞTILAR Gökçen Atmaca moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; kadın girişimciler Başak Topbaştekin, Gaye Gül Ersan ve Zeynep Özcan deneyimlerini, yola nasıl çıktıklarını, başarı hikayelerini, finansal ve sosyal konularda karşılaştıkları zorlukları katılımcılarla paylaştı. Zirvenin sonunda S2B (Öğrenci-Girişimci Eşleşmesi) etkinliği de gerçekleştirildi.

Ücretsiz Parazit Uygulaması Üreticinin Yüzünü Güldürdü Haber

Ücretsiz Parazit Uygulaması Üreticinin Yüzünü Güldürdü

Antalya Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı destekleyen uygulamalarını aralıksız sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, Döşemealtı Yeniköy Mahallesi’nde küçükbaş hayvancılıkla uğraşan üreticilere ücretsiz dış parazit ilaçlama uygulaması gerçekleştirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve üreticinin yükünü hafifletmek amacıyla tarımsal destek çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Döşemealtı Yeniköy Mahallesi’nde gerçekleştirilen uygulama bölgede koyun ve keçi yetiştiriciliği yapan çiftçilerin hayvanları, uzman ekipler tarafından tek tek parazit banyosundan gerçekleştirildi. Uygulama üreticiler tarafından büyük bir memnuniyetle karşılanırken, hayvanlar parazitlerden arındırılırken, et ve süt veriminde artış, ölüm ve hastalık riskinde ise ciddi azalma sağlanıyor. Aynı zamanda çiftçiler, ilaç ve veteriner giderlerinden tasarruf ederek ekonomik olarak rahatlıyor. PARAZİT KAYNAKLI HASTALIKLARIN ÖNÜNE GEÇİLİYOR Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda ziraat mühendisi olarak görev yapan Merve Güneş Bahşi özellikle uygulamanın et ve süt veriminde önemli bir artış sağladığına dikkat çekerek, “Bu uygulamayla kırsalda bit, pire, kene ve uyuz etkenlerinin popülasyonunun artmasını da engellemiş olmaktayız” dedi. ÜRETİCİ MEMNUN Döşemealtı Yeniköy Mahallesi Muhtarı Ahmet Kıvrak “Uygulamadan çok memnun kaldık. Dış parazit uygulaması düzenli olarak yılda 2 veya 3 defa yaptığımız bir uygulama olup, en çok zorlandığımız şeydi. Hayvanlarımız kısa zamanda ve daha emniyetli şekilde ilaçlanmış oldu” diyerek memnuniyetini dile getirdi. Uygulamadan yararlanan bir diğer üretici Ayşe Kıvrak ise uygulamanın ücretsiz şekilde yapılmasından dolayı memnuniyetini dile getirerek Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür etti.

Türk Çam Balı, Manuka Balının Tahtına Göz Dikti Haber

Türk Çam Balı, Manuka Balının Tahtına Göz Dikti

Türkiye, 100 bin tona yaklaşan üretimiyle dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi konumunda. Çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Ancak üretimdeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor. Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesi kolları sıvadı. Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle gerçekleştirmek için harekete geçti. İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı. Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, “Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak” şeklinde konuştu. Kalpaklıoğlu: “Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış” Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi. Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor.” Hedef: 3,9 dolardan Premium Segmente geçmek “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Bilimsel olarak standardize edilmiş, fonksiyonel ve terapötik potansiyeli kanıtlanmış, uluslararası pazarda premium segmentte konumlanan Türkiye, üretim gücünü artık değer gücüyle buluşturmak zorundadır. Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak.” Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının Protokateşik Asit (PCA) varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, “Türk Çam Balının: Kimyasal olarak standardizasyonu, Otantik ürün doğrulaması, Fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, Uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam Balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir” diyerek sözlerini noktaladı. 24 Aylık Ar-Ge Yol Haritası Planlanan proje kapsamında: Çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanması Canlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılması Kimyasal yapı–biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konması Marker bileşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesi En az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor.

Sahurda ve İftarda Dengeli Beslenmeye Dikkat Edin Haber

Sahurda ve İftarda Dengeli Beslenmeye Dikkat Edin

Antalya Büyükşehir Belediyesi diyetisyeni İpek Öztaş, Ramazan ayında değişen beslenme düzenine sağlıklı uyum sağlamanın yollarını anlattı. Sahur ve iftarda dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Öztaş, yavaş ve kontrollü yemenin sindirim sistemi için kritik olduğunu vurguladı. Ramazan ayının başlamasıyla birlikte günlük beslenme düzeni değişiyor, oruç sürecine sağlıklı bir geçiş yapmak ve vücut dengesini korumak ise büyük önem taşıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Haşim İşcan Aile Eğitim ve Sosyal Hizmetler Merkezi’nde görev yapan diyetisyen İpek Öztaş, Ramazan boyunca doğru beslenme alışkanlıklarının nasıl olması gerektiğine ilişkin önemli bilgiler verdi. SAHURDA YEDİKLERİMİZ ÖNEMLİ Beslenme düzeninin değiştiği bu dönemde vatandaşların bazı hususlara dikkat etmesi gerektiğini belirten Öztaş, sahurun gün boyu enerjiyi korumak açısından kritik olduğunu söyledi. Öztaş, “Sahur, gün boyunca enerjinizi yüksek tutmanızı sağlar. Bu nedenle lif açısından zengin tam buğday ekmeği ve sebzeler ile protein değeri yüksek peynir, yumurta, yoğurt gibi besinler tercih edilmeli. Ceviz ve badem gibi sağlıklı yağ kaynakları da tokluk süresini uzatır ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlar” dedi. İFTAR İÇİN DENGELİ BİR TABAK OLUŞTURULMALI İftara hurmayla başlamanın doğru bir tercih olduğunu ifade eden Öztaş, suyun yavaş tüketilmesi gerektiğini vurguladı. “Mideyi aniden doldurmak yerine küçük bir kase çorbayla başlanmalı ve ardından 10-15 dakika beklenmeli. Ana öğünde tavuk, balık, kırmızı et ya da baklagiller gibi protein kaynaklarının yanında tam buğday ekmeği, bulgur pilavı ve sebze tüketilerek dengeli bir tabak oluşturulmalı. Aşırı yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden kaçınılmalı; ızgara, fırın veya tencere yemekleri tercih edilmeli” diye konuştu. YAVAŞ VE KONTROLLÜ YEMEYE ÖZEN GÖSTERİN Yeme alışkanlıklarının da en az içerik kadar önemli olduğunu belirten Öztaş, hızlı yemenin şişkinlik ve hazımsızlığa yol açabileceğini söyleyerek, “Lokmalar iyice çiğnenmeli, yavaş ve kontrollü yenmeli. Günlük en az 2 litre su tüketilmeli. İftardan sonra meyve, süt, yoğurt ya da ayran gibi ara öğünler kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur. Ayrıca iftar sonrasında yapılacak hafif tempolu yürüyüşler sindirim sistemini destekler, ancak ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Çiftçilere Sera Naylonu Desteği Sürüyor Haber

Çiftçilere Sera Naylonu Desteği Sürüyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, il genelinde zarar gören tarımsal alanlarda hasar tespit çalışmalarını sürdürürken, tespitleri tamamlanan bölgelerde sera naylonu dağıtımları gerçekleştirildi. Ekipler, üreticilere sera naylonlarını teslim etti. Antalya Büyükşehir Belediyesi, 22 Ocak’ta etkili olan şiddetli yağış ve hortumun ardından 10 ilçede 406 üreticinin 1 milyon 113 bin 660 metrekare üretim alanında oluşan zarara yönelik hasar tespit ve destek çalışmalarını sürdürdü. Büyükşehir Belediyesi, Kumluca, Finike, Demre ve Kaş’ta 181 üreticiye 212 bin 400 metrekare sera naylonu desteği sağlarken, bu hafta 217 bin 100 metrekare sera naylonunu daha üreticilere ulaştırıldı. Destek kapsamında Manavgat, Kepez, Serik, Aksu ve Gazipaşa’da sera naylonu dağıtımları devam etti. Büyükşehir Belediyesi, üreticilerin mağduriyetinin giderilmesi için bu beş ilçede 173 üreticiye 217 bin 100 metrekare naylon desteği verildi. ÜRETİCİNİN ZARARI KARŞILANIYOR Kepez ilçesi Zeytinlik Mahallesi’nde serada üretim yapan Selim Güngör, yapılan çalışmadan memnuniyet duyduğunu belirterek, “Geçtiğimiz günlerde oluşan hortum ve yağışlardan 8 dönüm kadar alanım zarar gördü. Büyükşehir Belediyemizin ekipleri gelip kontrolleri yaptılar, zararlarımızı karşıladılar” dedi. MUHTARDAN BÜYÜKŞEHİR’E TEŞEKKÜR Aksu Kumköy Mahalle Muhtarı Mustafa Oruç, yaşanan afetin ardından Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin hızlı şekilde hasar tespit çalışmalarını tamamlayarak zarar gören üreticilere sera naylonu desteği sağladığını belirterek, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne tüm çiftçiler adına teşekkür ederiz” dedi. ÜRETİCİ DESTEKTEN MEMNUN Kumköy Mahallesi’nde çilek üreticiliği yapan Mehmet Salih Ekinci ise şiddetli hortum ve aşırı yağış nedeniyle seralarının zarar gördüğünü ifade ederek, “5 dönümlük bir alanım kullanılamaz hale geldi, aşırı yağış nedeniyle de sular altında kaldı. Sağ olsun belediyemiz yardımda bulundu. Zararımızın bir kısmını da karşılamış olsun. Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz” diye konuştu.

Antalya, Zeytinyağı Çalıştayı’na Ev Sahipliği Yapacak Haber

Antalya, Zeytinyağı Çalıştayı’na Ev Sahipliği Yapacak

Zeytinyağında markalaşma çalışmalarını sürdüren Antalya, Zeytinyağı Çalıştayı’na ev sahipliği yapacak. 11 Şubat 2026’da alanında uzman akademisyenler ve sektör temsilcileri, zeytin ve zeytinyağını konuşmak üzere Antalya’da bir araya gelecek. Zeytin ve zeytinyağına dair bilimsel, ekonomik ve kültürel başlıkların gündeme geleceği çalıştayda, üretimden tüketime, ticaretten markalaşmaya kadar geniş bir yelpazede sunumlar yapılacak. 1. Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması kapsamında düzenlenecek Çalıştay, zeytinyağında kalite bilincinin artırılmasına katkı sunmayı hedefliyor. BİLİM İNSANLARI ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞINI KONUŞACAK Çalıştayda, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Fatih Alpay Vuran “Zeytinyağında Kalite Bir Sayı mıdır? Kimya ve Duyuların Kesişiminde Yeniden Düşünmek”, Adnan Menderes Üniversitesi’nden Prof. Dr. Renan Tunalıoğlu “Zeytin Bahçesinden Kaliteli Zeytinyağı Üretimine Yolculuk”, Bursa Teknik Üniversitesi’nden Dr. Belkıs Yaşa “Zeytinyağı ve Zeytin Yaprağının Sağlık Amaçlı Kullanımı”, Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Orhan Özçatalbaş “Dünya ve Türkiye’de Zeytinyağı Ticareti ve Markalaşma: Antalya Örneği” başlığıyla sunum yapacak. Zeytinyağının sağlık üzerindeki etkileri de çalıştayın önemli başlıkları arasında yer alıyor. Hacettepe Üniversitesi’nden Dr. Gül Kahraman, “Tavşan Yüreği Zeytinyağının Kimyasal Profili ve Antikanser Etkileri” konulu sunumunda belirli zeytin çeşitlerinin biyoaktif özelliklerine dikkat çekecek. Çalıştayın zeytinyağının turizm boyutunu ise Profesyonel Turist Rehberi Semra Demirağ anlatacak. Demirağ, “Antalya’nın Sessiz Mirası Zeytin, Zeytinyağı ve Turizmde Yeni Bir Değer” sunumuyla zeytinin gastronomi turizmi ve destinasyon kimliği açısından taşıdığı potansiyeli vurgulayacak. YOL HARİTASI BELİRLENECEK Sunumların ardından gerçekleştirilecek masa çalışmaları ile üretim ve kalite, sağlık ve fonksiyonel değer, markalaşma ve iletişim, turizm ve gastronomi ile yönetişim ve mevzuat başlıklarında somut sorunlar ve çözüm önerileri ele alınacak. Her masa, kısa ve uygulanabilir öneriler geliştirerek çalıştaya katkı sağlayacak. Çalıştay sonunda elde edilen tüm bilimsel ve teknik çıktılar, “Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Yol Haritası (2026–2035)” başlığı altında birleştirilecek. Bu yol haritası, Antalya’nın zeytinyağında kaliteyi kalıcı hale getiren, katma değeri artıran ve sürdürülebilir bir üretim modeli ortaya koymayı hedefleyen ortak bir vizyon belgesi niteliği taşıyacak. ANTALYA İÇİN KALICI DEĞER HEDEFİ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, zeytinyağının Antalya için önemli bir tarım ürünü olduğunu belirterek, “Zeytinyağında kaliteyi bilimsel temelde ele alarak üretimden markalaşmaya uzanan güçlü bir yol haritası oluşturmayı hedefliyoruz. Bu çalıştay, Antalya’nın zeytinyağında kalıcı bir değer üretmesi açısından önemli bir adımdır” dedi. Çandır, çalıştayın, üreticilerden akademisyenlere, ihracatçılardan turizm temsilcilerine kadar geniş bir katılımla gerçekleşmesini beklediklerini söyledi. Antalya Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, çalıştayın üreticiye doğrudan katkı sağlayacağını vurgulayarak, “Bölgemizde üretilen zeytinyağında kaliteyi artırmak, doğru üretim tekniklerini yaygınlaştırmak ve sürdürülebilirliği sağlamak önceliğimiz. Bu çalıştay, bilim ve sahayı buluşturan önemli bir platform olacak” dedi.

Başkan Vekili Özdemir’den Afetzede Çiftçilere Geçmiş Olsun Ziyareti Haber

Başkan Vekili Özdemir’den Afetzede Çiftçilere Geçmiş Olsun Ziyareti

Antalya Büyükşehir Belediyesi, 22 Ocak’tan itibaren etkili olan sağanak yağış ve fırtınanın neden olduğu hasarların giderilmesi amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir de hayatı olumsuz etkileyen ve birçok çiftçinin serasında maddi hasara neden olan afet sonrası Demre, Finike ve Kumluca ilçelerine ziyarette bulundu. Başkan Vekili Özdemir, şu ana kadar Demre, Finike, Kumluca ve Kaş ilçelerinde 121 çiftçiye 212 bin 400 metrekare sera naylonu desteğinde bulunduklarını söyledi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, 22 Ocak’tan bu yana etkili olan yağış, fırtına ve hortumdan etkilenen bölgelere geçmiş olsun demek ve çiftçilerin ihtiyaçlarını dinlemek amacıyla Demre, Finike ve Kumluca ilçelerini ziyaret etti. Başkan Vekili Özdemir’in ilk durağı Demre oldu. Özdemir, Demre İlçe Hizmet Binası önünde gerçekleşen buluşmada, Demre’de seraları afette zarar gören çiftçilerle bir araya geldi. Başkan Vekili Özdemir, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, Demre Belediye Başkanı Fahri Duran’ın da bulunduğu ziyarette, çiftçilere sera naylonu desteğinde bulunuldu. Özdemir, Demre’deki saha incelemelerinin ardından, Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi ile birlikte, Finike Saklısu Mahallesi’ndeki çiftçilerle buluştu. Başkan Vekili Özdemir, programın son bölümünde Kumlucalı çiftçilerle görüşme gerçekleştirerek, zarar gören seraları gezdi. KISA SÜREDE GEREKLİ REAKSİYON ALINDI Demre, Finike ve Kumluca’daki çiftçilerle bir araya gelen Özdemir, “Şehrimizi ciddi anlamda etkileyen yoğun bir yağış ve fırtınayla karşı karşıya kaldık. Bu afet hepimizi derinden üzdü. Özellikle çiftçilerimiz ve seralar zarar gördü. Hızlı şekilde reaksiyon almaya çalıştık, Yaraları sarmak için ilk günden itibaren tüm imkânlarımızı seferber ettik. Sizleri görüp, ihtiyaçlarınızı dinlemek için buraya geldik. Çiftçilerimize geçmiş olsun diyoruz. İlk günden itibaren herkesin yardımına koşmaya çalıştık. Şu ana kadar Demre, Finike, Kumluca ve Kaş ilçelerinde 121 çiftçiye 212 bin 400 metrekare sera naylonu desteğinde bulunduk. Afet anından beri teknik ekiplerimizle, psikologlarımızla, sosyologlarımızla birlikte tespitlerimizi yaptık. Ekiplerimiz 7/24, 1400 personel ve çok sayıda araçla sahadaydık. Çok şükür kısa sürede gerekli reaksiyonları aldık, çiftçilerimizin toparlanmaya başladığını görmek bizi memnun ediyor. Allah inşallah bu afetleri bir daha yaşatmaz” dedi. KAŞLI AFETZEDELERE NAYLON DESTEĞİ Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, Kaş ilçesinde etkili olan fırtına nedeniyle hasar gören seralarda hasar tespit çalışmalarının ardından sera naylon dağıtımı gerçekleştirdi. Kaş Ova Mahallesi’nde Ova Spor Salonu yanında gerçekleştirilen dağıtım kapsamında, ilçede seracılıkla uğraşan 32 çiftçiye toplam 29 bin 500 metrekare sera naylonu desteği sağlandı. Üreticiler zor günlerinde yanlarında olan Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederken, Kınık Mahalle Muhtarı Şenol Tüm de afetin yaşandığı andan itibaren kendilerini yalnız bırakmayan ve emeği geçen Büyükşehir ekiplerine teşekkür etti.

Sel Kader Değil, Tarım Topraklarımız Yok Oluyor! Haber

Sel Kader Değil, Tarım Topraklarımız Yok Oluyor!

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, son yıllarda artan sel ve su baskınlarının tarımsal üretime vurduğu darbeye dikkat çekerek, yetkilileri sadece "görüntü vermek" yerine bilimsel ve kalıcı çözümler üretmeye çağırdı. Kaçın, "Üreticilerimiz ülkemizin bacasız fabrikalarıdır; bu fabrikaların kapanmasına seyirci kalınamaz," dedi. ​"Tarım Topraklarının %12’si Kaybedildi" ​Türkiye genelinde tarım topraklarının yaklaşık %12’sinin kaybedildiğini belirten Ebru Kaçın, üreticilerin her 2-3 yılda bir, hatta bazı bölgelerde her yıl doğal afetlerle boğuştuğunu vurguladı. Birinci sınıf tarım arazilerinin ve seraların büyük risk altında olduğunu ifade eden Kaçın, üreticinin üretimden kopma noktasına geldiğini belirtti. ​Genç Nüfus Tarımdan Uzaklaşıyor: Ortalama Yaş 58! ​Tarımın sürdürülebilirliği konusunda tehlike çanlarının çaldığını ifade eden ZMO Şube Başkanı Kaçın; "Üreticilerimizin yaş ortalaması 58’e ulaştı. Gençler hızla sektörden uzaklaşıyor. Bu tablo, ülkemizin gıda güvenliği için ciddi bir alarmdır," uyarısında bulundu. ​Antalya’da Yapılaşma ve Sel Riski ​Antalya özelinde kritik bölgelere dikkat çeken Kaçın, özellikle Kumluca, Aksu (Kemerağzı, Kundu, Boztepe) ve Serik bölgelerinin her yıl ağır zararlar gördüğünü hatırlattı. Ayrıca Konyaaltı ilçesi Çakırlar bölgesindeki TOKİ planlamasına dair endişelerini dile getiren Kaçın, şu ifadeleri kullandı: ​"Çakırlar’daki konut alanlarının sel riski taşıdığı bilinmektedir. Plansız ve bilimsel verilerden uzak yapılaşmalar, sadece konutları değil, çevredeki stratejik tarım alanlarını da geri dönüşü olmayan zararlara sürüklemektedir." ​"Afet Kaderdir Ama Tedbir Sorumluluktur" ​Doğal afetlerin kaçınılmaz olabileceğini ancak risklerin bilimle yönetilebileceğini savunan Ebru Kaçın, "Sel kader değil; önlenebilir riskler için tedbir almak yetkililerin sorumluluğundadır. Üreticimizi ve gıda güvenliğimizi korumak için acilen kalıcı çözümler hayata geçirilmelidir," diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.