Hava Durumu

#Bakliyat

Kırsal Haber - Bakliyat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bakliyat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 6,4 Milyar Dolarlık Rekor İhracat Haber

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 6,4 Milyar Dolarlık Rekor İhracat

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), 2026 yılının ilk altı ayında sergilediği başarılı performansla dikkat çekiyor. Bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile Türkiye ekonomisine güç katan İİB, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 oranında artışla 6 milyar 450 milyon dolar tutarında ihracata imza attı. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), yılın ilk yarısında, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 7.3 oranında artış neticesinde 6 milyar 450 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk yarısını ihracat artışı ile kapatarak, başarılı bir performans sergiledi” dedi. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2026 yılının ilk altı ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 7.3 oranında artış neticesinde 6 milyar 450 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İstanbul İhracatçıları, 193 ülke pazarına ürün sattı ve birliğin ülke ihracatındaki payı yüzde 5.4 oldu. İİB, haziran ayında ise, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 32.8 oranında artışla 1 milyar 105 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. Avrupa Birliği ülkelerine ihracatta artış İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk altı ayında, değer bazında en fazla ihracatı 407.5 milyon dolar ile Amerika Birleşik Devletleri’ne gerçekleştirdi. ABD’ye en fazla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamullerinin şeker ve şekerli mamuller alt sektörü ile kağıt ve karton ürünleri alt sektörlerine ait ürünler satıldı. İİB, ABD’nin ardından değer bazında en fazla Birleşik Krallık, Norveç, Almanya ve Irak’a ihracat yaptı. İİB tarafından yapılan ihracatta; Birleşik Krallık’a kağıt ve karton ürünleri ile gemi, Norveç’e gemi, Almanya’ya fındık ve mamulleri ile kağıt ve karton ürünleri, Irak’a ise hayvansal mamuller ile ağaç ve orman ürünleri ön plana çıktı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8.1 oranında artış sonucu 1 milyar 663 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri oldu. İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk altı ayında, yaklaşık 1 milyar 820 milyon dolar; İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), 1 milyar 738 milyon dolar; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), yaklaşık 1 milyar 561 milyon dolar; İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), yaklaşık 538 milyon dolar; İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB), 466 milyon dolar; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 287 milyon dolar; İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB) ise 145 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Özkan: İİB, yılın ilk yarısında başarılı bir performans sergiledi İstanbul İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk yarısını, yüzde 7.3 oranında ihracat artışı ile kapatarak, başarılı bir performans sergiledi. Haziran ayını, hedef pazarlarımıza yönelik etkinliklerimizle tamamladık. Dünya denizcilik sektörünün kalbi, Atina'da düzenlenen Posidonia 2026 Fuarı'nda attı. İstanbul İhracatçı Birlikleri, fuarın Türkiye Milli Katılım organizasyonu başarı ile tamamladı. Kolombiya’da düzenlenen ve Güney Amerika’daki gıda endüstrisinin önemli fuarlarından Alimentec-Anuga Select Colombia 2026’da Türkiye Milli Katılımını organize ederek, Türk gıda ürünlerinin tanıtımını yaptık. Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) büyük gıda fuarlarından Summer Fancy Food Show’da, İHBİR tarafından yürütülen “İHBİR Şekerli Mamuller ve Pastacılık Sektörleri İhracat Atılımı UR-GE Projesi” kapsamında, standlı fuar katılımı gerçekleştirildi. İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği tarafından yürütülen “Print in İstanbul Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Projesi”, çalışmalarına devam ediyor. Projede yer alan firma temsilcilerinin katılımı ile “Uluslararası pazarlarda ticari istihbarat” konulu eğitim düzenlendi. İİB; ABD Pazarı İçin Stratejik Adımlar”, “Gelecekte Gerekli Temel Yetkinlikler” konularında, genel katılıma açık, online, ücretsiz eğitimler düzenledi. Hedef pazarlarımıza yönelik yaptığımız çalışmalar ve yurt dışında organize ettiğimiz milli katılımlı fuarlar başta olmak üzere planlamalarımız doğrultusunda hareketle ihracatımızı artıracak, ülke ekonomisine katkımızı sürdüreceğiz” dedi.

AKİB, 2026'nın İlk Yarısında İhracatını 9,68 Milyar Dolara Çıkardı Haber

AKİB, 2026'nın İlk Yarısında İhracatını 9,68 Milyar Dolara Çıkardı

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılının ilk 6 aylık döneminde yüzde 17'lik büyüme yakalayarak 9,68 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Haziran ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artışla 1,7 milyar dolarlık dış satıma imza atılarak Türkiye'nin dış ticaretine güçlü bir katkı sağlandı. ​Küresel ticaretteki rekabet ve belirsizliklere rağmen üretim ve yatırım hedeflerinden taviz vermeyen Akdeniz İhracatçı Birlikleri, 2026 yılına çift haneli büyüme rakamlarıyla damga vurmaya devam ediyor. ​"Başarımızın Temelinde Üretim Disiplini ve Uyum Kabiliyeti Var" ​AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, elde edilen ivmenin sadece rakamsal bir başarı olmadığını; bölgenin üretim altyapısının ve girişimcilik kültürünün bir sonucu olduğunu vurguladı. ​Hıradağı, ihracatın niteliğini artırmanın önemine dikkat çekerek şunları kaydetti: ​"Haziran ayında yakaladığımız %32'lik artış ve ilk altı aydaki %17'lik büyüme, doğru stratejilerin ve ihracatçılarımızın kararlılığının açık göstergesidir. Önceliğimiz; katma değer odaklı üretimi güçlendirmek, markalaşmayı hızlandırmak ve küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü kalıcı hale getirmektir." ​Sektörel İhracat Performansı: Kimya Zirvede, Tarımda Rekor Büyüme ​Ocak-Haziran 2026 döneminde bölge ihracatının lokomotifi Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği oldu. Birlik, 3,58 milyar dolarlık ihracat hacmiyle AKİB'in toplam ihracatının yaklaşık üçte birini tek başına gerçekleştirdi. ​Dönemin diğer öne çıkan sektörel performansları şu şekildedir: ​Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği, yüzde 15 artışla 2,18 milyar dolarlık ihracata imza attı. ​Dönemin en dikkat çeken sıçramasını yüzde 44'lük artışla 1,22 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği yakaladı. ​Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, yüzde 1 artışla 901,3 milyon dolarlık ihracat yaptı. ​Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 547,6 milyon dolar, Akdeniz Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 500,5 milyon dolar, Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği ise 172,2 milyon dolarlık ihracata ulaştı. ​Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, yüzde 26'lık artışla 290,6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. ​Hedef Pazarlarda Çift Haneli Büyümeler ​AKİB, 2026'nın ilk yarısında pazar çeşitliliğini güçlendirerek Avrupa, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Amerika'da önemli pazar paylarına ulaştı. ​Öne Çıkan Ülke Performansları: ​En Büyük Pazar: Irak (679,6 milyon dolar). ​Avrupa Pazarı: İtalya yüzde 20 artışla 655,2 milyon dolar, Romanya yüzde 35 artışla 631,5 milyon dolar, İspanya yaklaşık yüzde 100 artışla 510,1 milyon dolar, Malta yüzde 388 artışla 175,4 milyon dolar, Almanya yüzde 6 artışla 356,7 milyon dolar, Birleşik Krallık yüzde 26 artışla 224,7 milyon dolar ve Fransa yüzde 21 artışla 201,7 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştı. ​Kuzey Afrika Pazarı: Fas yüzde 158 artışla 341,6 milyon dolar ve Mısır yüzde 24 artışla 296,6 milyon dolarlık ihracata yükseldi. ​Diğer Küresel Pazarlar: Rusya Federasyonu yüzde 33 artışla 519,7 milyon dolar ve ABD yüzde 17 artışla 360,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. ​Başkan Hıradağı, "Avrupa Birliği'nde pazar payımızı artırıyor, Orta Doğu'daki güçlü konumumuzu koruyor, Kuzey Afrika'da yeni fırsatlar yakalıyor ve Amerika pazarındaki etkinliğimizi büyütüyoruz. Farklı kıtalarda eş zamanlı büyüyebilme kabiliyetimiz, AKİB'in en büyük rekabet avantajıdır," ifadelerini kullandı.

Aşure Zamanı Reis Lezzetleri ile Tam Kıvamında Haber

Aşure Zamanı Reis Lezzetleri ile Tam Kıvamında

Muharrem ayının bu yıl 16 Haziran Salı günü başlamasıyla birlikte, paylaşmanın, bereketin, birlik ve dayanışmanın en özel simgelerinden biri olan aşure geleneği yeniden sofralara taşınacak. 25 Haziran Perşembe gününe denk gelen Aşure Günü vesilesiyle Reis Gıda, “Aşure Zamanı Reis Lezzetleri ile Tam Kıvamında” söylemiyle hem geleneksel aşurenin köklü lezzetini hem de yeni nesil fit aşureyi sofralarla buluşturuyor. Aşure, Anadolu mutfağının en köklü lezzetlerinden biri olmasının yanı sıra, farklılıkların aynı kazanda uyumla buluşmasının da güçlü bir sembolüdür. Buğdayın bereketi, nohudun doyuruculuğu, fasulyenin geleneksel lezzeti, pirincin kıvam veren dokusu; kuru meyveler ve kuruyemişlerle birleşerek her kaşıkta paylaşmanın anlamını yaşatır. Reis Gıda, 1981 yılından bu yana sofralara taşıdığı pirinç, bulgur, bakliyat ve tahıl ürünleriyle geleneksel mutfak kültürünün yaşatılmasına katkı sunuyor. Aşure gibi doğru ürün seçimi, özenli hazırlık ve sabır isteyen tariflerde; buğdaydan nohuda, kuru fasulyeden pirince kadar kullanılan her malzeme lezzetin ve kıvamın tamamlayıcısı oluyor. Geleneksel aşurenin lezzeti doğru malzemeden gelir Geleneksel aşure; buğday, nohut, kuru fasulye, pirinç, kuru üzüm, kayısı, incir, fındık, ceviz, nar ve tarçın gibi malzemelerin bir araya gelmesiyle hazırlanır. Aşurenin lezzetini ve kıvamını belirleyen en önemli unsurlardan biri, buğdayın yeterince haşlanması ve bakliyatların doğru şekilde pişirilmesidir. Reis buğday, nohut, kuru fasulye ve pirinç gibi temel ürünler, aşurenin hem geleneksel lezzetini hem de kıvamını destekleyen ana malzemeler arasında yer alır. Büyük tencerelerde pişirilip kaselere bölünen aşure; komşularla, dostlarla ve ihtiyaç sahipleriyle paylaşılarak evlerden sokaklara, sofralardan gönüllere uzanan bir iyilik geleneğini temsil eder. Chia ile glutensiz fit aşure Son yıllarda geleneksel tarifler, farklı beslenme tercihlerine uygun alternatiflerle yeniden yorumlanıyor. Bu anlayışın öne çıkan örneklerinden biri olan chia tohumlu glutensiz fit aşure; daha hafif, pratik ve modern bir seçenek sunuyor. Chia ile yapılan fit aşurede chia tohumu genellikle süt veya bitkisel sütle bekletilerek jel kıvamı alıyor. Bu karışıma nohut, fasulye, hurma, kuru kayısı, kuru üzüm, tarçın, fındık, badem ve ceviz gibi malzemeler eklenebiliyor. Böylece geleneksel aşurenin bereketli ve çok malzemeli yapısı korunurken, daha hafif ve yeni nesil bir sunum elde ediliyor. Aşure; geçmişten bugüne yalnızca gelen bir tatlı olmakla birlikte paylaşma kültürünü yaşatan güçlü bir gelenek olarak sofralarda yerini alıyor. Reis Gıda, 25 Haziran Aşure Günü’nde tüm sofralara bereket, tüm kalplere birlik ve paylaşma duygusu diliyor.

AHBİB İhracatta Hem Ürün Hem Pazar Çeşitliliği İle Büyüdü Haber

AHBİB İhracatta Hem Ürün Hem Pazar Çeşitliliği İle Büyüdü

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, mayıs ayında 151,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre ihracatlarını yüzde 4 artırdıklarını belirten AHBİB Başkanı Veysel Memiş, mayıs ayında özellikle Umman, Filistin, Libya, Sudan, Kenya, Tanzanya ve Somali pazarlarında kaydedilen güçlü artışların ihracat performansına önemli katkı sağladığını ifade etti. Mevcut pazarlardaki güçlü konumlarını korumayı sürdürdüklerini kaydeden Veysel Memiş, yeni ve gelişen pazarlarda yakalanan ivmenin sektörün büyüme potansiyelini desteklediğini ve ihracatın daha geniş bir coğrafyaya yayılmasına olanak sağladığını vurguladı. Bakliyat, pastacılık ürünleri ve şeker ihracatı başı çekti AHBİB’in mayıs ayında en fazla ihracat gerçekleştirdiği ürün grubunun 31,6 milyon dolar değer ve yüzde 21 pay ile bakliyat sektörü olduğunu belirten Veysel Memiş, “Bakliyat grubunda özellikle kırmızı mercimek ihracatında elde ettiğimiz 21,6 milyon dolarlık hacim sektörümüzün üretim ve tedarik gücünü ortaya koydu. Kırmızı mercimek tek başına toplam ihracatımızın yüzde 15’ini oluşturdu. Irak, Sudan, Filistin, Kenya ve Cibuti gibi pazarlarda elde ettiğimiz güçlü performans, bölgemizin geleneksel ürünlerdeki rekabet avantajını teyit etti.” dedi. Pastacılık ürünlerinin 29 milyon dolarlık ihracat hacmiyle sektörün en güçlü kalemlerinden biri olmaya devam ettiğini dile getiren Memiş, tatlı bisküvi ve gofretler ile diğer pastacılık ürünlerinde sürdürülebilir bir ihracat performansı sergilendiğini kaydetti. Japonya, Irak, Yemen, Rusya Federasyonu ve Almanya gibi pazarlarda Türk gıda ürünlerine yönelik ilginin artarak devam ettiğini söyledi. Şeker ve şeker mamulleri sektöründe yüzde 26 artışla 21,7 milyon dolarlık ihracata ulaşıldığını belirten Memiş, özellikle şeker ihracatında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1.068’lik artış yakalanmasının dikkat çekici olduğunu söyledi. Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında artan talebin sektörün büyümesini desteklediğini ifade eden Memiş, “İran, Hollanda, Almanya ve Rusya Federasyonu başta olmak üzere birçok pazarda güçlü bir ivme yakaladık.” diye konuştu. Afrika ve Körfez ülkeleri ihracatın lokomotifi oldu AHBİB’in mayıs ayı performansını ülkelere göre değerlendiren Başkan Veysel Memiş, ihracat yaptıkları ülke sayısının 100’ü aştığını, Orta Doğu, Afrika ve Avrupa pazarlarında kaydedilen güçlü performansın sektörün büyümesine önemli katkılar sağladığını belirtti. Veysel Memiş, şunları söyledi: “Mayıs ayında en büyük pazarımız 14 milyon dolarlık ihracatla Irak oldu. Irak'ı 13,6 milyon dolarla Umman ve 12,1 milyon dolarla İran takip etti. Özellikle Umman pazarında yakaladığımız güçlü ivme dikkat çekti. Geçen yılın aynı dönemine göre bu ülkeye ihracatımızda yüzde 5 bin 256 oranında artış kaydettik. Körfez bölgesinde Türk gıda ürünlerine yönelik talebin artması, firmalarımızın pazardaki etkinliğinin güçlenmesi ve ticari ilişkilerimizin gelişmesi bu başarıda önemli rol oynadı. Orta Doğu pazarlarının yanı sıra Afrika ülkelerinde de dikkat çekici sonuçlar elde ettik. Filistin'e ihracatımız yüzde 378 artışla 7,6 milyon dolara, Libya'ya yüzde 541 artışla 5,8 milyon dolara, Sudan'a ise yüzde 55 artışla 6,4 milyon dolara ulaştı. Kenya, Tanzanya ve Somali gibi ülkelerde kaydedilen yüksek artış oranları, Afrika kıtasının sektörümüz açısından giderek daha stratejik bir konuma geldiğini ortaya koyuyor. Avrupa pazarında da varlığımızı korumayı sürdürüyoruz. Almanya, İtalya, Hollanda ve Birleşik Krallık gibi ülkeler ihracatımızda önemli yer tutmaya devam ediyor. Özellikle kaliteli ürün, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik alanlarında sağladığımız standartlar sayesinde Avrupa pazarındaki rekabet gücümüzü artırıyoruz.”

Güneydoğu Anadolu’nun 4 Aylık Hububat Sektörü İhracatı 1,2 Milyar Dolar Haber

Güneydoğu Anadolu’nun 4 Aylık Hububat Sektörü İhracatı 1,2 Milyar Dolar

Güneydoğu Anadolu'nun toplam ihracatındaki yüzde 31,1 payı ile liderliğini sürdüren hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracatı, yılın ilk dört ayında 1,2 milyar dolar oldu. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre bölgedeki hububat sektörü ihracatı miktar bazında yüzde 1,3 yükselirken, değer bazında artış yüzde 3,9’a ulaştı. Dört aylık süreçte 401 bin ton makarna, 281 bin ton buğday unu, 171,9 bin ton da ayçiçek yağı ihraç edildi. En fazla gelir elde edilen ürün olan ayçiçek yağındaki ihracat yüzde 38,9 artış ile 279,4 milyon dolara ulaşırken, ikinci sırada yer alan makarnanın ihracatı yüzde 12,4 artışla 217,4 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ortalama ihracat birim fiyatlarındaki artışın yüzde 2,6 olarak gerçekleştiği bu dönemde Orta Doğu’ya ihracat yüzde 10,7 düşüşle 484,4 milyon dolar olurken, 445 milyon dolar ihracat yapılan Afrika pazarında yüzde 25,4 artış sağlandı. “Nisan’da aylık bazda yüzde 26,5 ihracat artışı sağladık” Küresel emtia fiyatlarını takip eden FAO Gıda Fiyat Endeksi’ne göre, hububat sektörünün fiyat artış eğiliminin üst üste üç aydır devam ettiğine dikkat çeken Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, sektörün Nisan ayı ihracatındaki artışını şu şekilde değerlendirdi: “Orta Doğu’yu etkileyen savaş süreci, tarım ve gıda sektörünün dünya genelindeki stratejik ağırlığını bir kez daha ortaya koydu. Özellikle bitkisel yağ alt endeksinin son dört ayda ivme kazanarak Temmuz 2022’den bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaşması, gıdaya erişimin önemini tekrar gösterdi. Ticari ve jeopolitik belirsizliklerin arttığı bu süreçte, Türkiye genelinde hububat sektörü ihracatının Nisan’da aylık bazda yüzde 16,3’lük bir artış yakalaması ülkemizin üretim gücünü yansıtıyor. Bu artış trendini, aylık bazda yüzde 26,5’lik bir büyüme hızıyla destekleyen Güneydoğu Anadolu bölgesi de Nisan’da 350 milyon dolara yaklaşan hububat sektörü ihracatı ile öne çıkıyor. Bu performans, temin ettiği ham maddeyi yüksek teknolojili tesislerinde işleyerek katma değerli mamule dönüştüren gıda sanayicilerimizin, tedarik zincirindeki değişimleri operasyonel bir başarıya da dönüştürebildiğinin kanıtı. Küresel risklerin zirve yaptığı bir atmosferde Türkiye, yakın coğrafyamızın gıda arz güvenliğini sağlayan asıl merkez olduğunu bir kez daha ispat etti.” “Operasyonel esnekliğimizi kalite ve lojistik avantajlarla tahkim ediyoruz” Türkiye’nin gıda ticaretindeki stratejik konumunu operasyonel bir sürdürülebilirlikle tahkim etmek adına, üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçleri sahadaki dinamiklerle tam uyumlu hale getirmeye odaklandıklarını belirten Kadooğlu şunları söyledi: “Ülkemizde uzun yıllar ortalamasının üzerinde seyreden yağışların, kışlık hububat ekilişlerinde yarattığı bereketli hasat beklentisi gıda ihracatçılarımız için bir güven zemini oluşturuyor. Diğer yandan yerelde aşırı yağışlar nedeniyle Güneydoğu Anadolu havzasında baharlık mısır ve ayçiçeği ekilişlerinin ötelenmiş olması, ham madde tedarik planlamasında çok daha proaktif davranmamızı zorunlu kılıyor. Üretim takvimindeki hassas bir dengeyi yönetmeye çalıştığımız bu dönemde, operasyonel yükümüzü hafifletecek finansal rahatlamalar kritik önem taşımaktadır. İhracat odaklı ekonomik büyümeyi güçlendirmek amacıyla ihracatçı firmaların tabi olduğu kurumlar vergisinde yapılan düzenleme, bu noktada işletmelerin finansal yükünü hafifleten önemli bir kazanım olmuştur. Küresel rakiplerimizin rekor üretim beklentilerine karşılık, sanayicimizin direksiyonu yüksek kaliteli ve yüksek proteinli ürünlere kırması ise bölge ihracatımızın sadece hacimle değil, kaliteyle de ayrıştığının en somut göstergesidir.”

Avrupa Birliği Ülkelerine İhracatta Yüzde 18.3 Artış Haber

Avrupa Birliği Ülkelerine İhracatta Yüzde 18.3 Artış

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), yılın ilk dört ayında, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8.9 oranında artış neticesinde 4 milyar 236 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “Seçimlerden sonraki yeni dönemde hedefimiz, İİB olarak yalnızca mevcut başarılarımızı korumakla kalmayıp; yeni pazarlara açılarak, katma değerli üretimi artırarak ve sektörlerimizin küresel rekabet gücünü daha da yukarı taşıyarak güçlü bir büyüme ivmesi yakalamaktır.” dedi. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2026 yılının ilk dört ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8.9 oranında artış ile 4 milyar 236 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İstanbul İhracatçıları, 183 ülke pazarına ürün sattı ve ülke ihracatındaki payı yüzde 5.4 oldu. İİB, nisan ayında ise, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 35.8 oranında artış ile 1 milyar 314 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. Avrupa Birliği ülkelerine ihracatta yüzde 18.3 oranında artış İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk dört ayında, değer bazında en fazla ihracatı 234 milyon dolar ile Birleşik Krallık’a gerçekleştirdi. Birleşik Krallık’a en fazla gemi ile kağıt ve karton ürünleri satıldı. İİB, Birleşik Krallık’ın ardından değer bazında en fazla Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Norveç ve Irak’a ihracat yaptı. İİB tarafından yapılan ihracatta; Almanya’ya fındık ve mamulleri ile kağıt ve karton ürünleri; Amerika Birleşik Devletleri’ne hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri şeker ve şekerli mamuller alt sektörü ile kağıt ve karton ürünleri; Norveç’e gemi; Irak’a ise, ağaç ve orman ürünleri ile hayvansal mamuller ön plana çıktı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, 757 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri oldu. AB’ye yapılan ihracat, bir önceki döneme kıyasla yüzde 4.1 oranında arttı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, 1 milyar 163 milyon dolar ile Avrupa Birliği (AB) ülkeleri oldu. AB’ye yapılan ihracatta, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 18.3 oranında artış sağlandı. İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk dört ayında, yaklaşık 1 milyar 177 milyon dolar; İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), yaklaşık 1 milyar 176 milyon dolar; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), 932 milyon dolar; İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), 380.5 milyon dolar; İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB), yaklaşık 334 milyon dolar; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 186 milyon dolar; İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB), yaklaşık 103 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Özkan: Hedefimiz güçlü bir büyüme ivmesi yakalamak İstanbul İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “20 bini aşkın aktif üyesi ile İstanbul İhracatçı Birlikleri olarak, yılın ilk dört ayını 2025 yılının aynı dönemine kıyasla yüksek oranlı bir ihracat artışı ile kapatarak başarılı bir döneme imza attık. Nisan ayı, kurumsal etkinliklerimiz ve çalışmalarımız açısından oldukça yoğun geçti. Öncelikle Genel Sekreterliğimize bağlı birliklerimizin olağan seçimli genel kurul toplantılarını, üye ihracatçı firmalarımızın geniş katılımı ile gerçekleştirdik. İhracatçılarımız, 2025 yılı yönetim kurulu çalışma, mali ve denetim kurulu raporlarını ibra ederken, 2026 yılının yol haritasını da hep birlikte belirledi. Seçimler neticesinde; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB) Başkanlığı’na Mustafa Talha Pepe, İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB) Başkanlığı’na Semih Ergüder, İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamulleri İhracatçıları Birliği (İSHİB) Başkanlığı’na Teoman Durukan, İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (İYMSİB) Başkanlığı’na ise Cevdet Çekok seçildi. İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı (İFMİB) Muzaffer Taviloğlu ve İstanbul Hububat Bakliyat ve Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı (İHBİR) Kazım Taycı ile, ben de, İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı olarak güven tazeleyerek yeniden görevlerimize başladık. 2026-2030 döneminde görev yapacak tüm birlik başkanlarımıza başarılar diliyorum. Bu yoğun dönemde İYMSİB, İSHİB ve GYHİB birliklerimiz, 2025 yılının başarılı ihracatçılarını ödüllendirdiğimiz gurur dolu törenlere imza attı. Hedef pazarlarımızda da durmaksızın çalıştık; su ürünleri sektöründe dünyanın en önemli fuarı kabul edilen Seafood Expo Global 2026’da, İSHİB’in düzenlediği milli katılım organizasyonu ile ülkemizden 16 firmamız ürünlerini başarıyla sergiledi. Ayrıca, kağıt ambalaj sektörüne yönelik gerçekleştirdiğimiz 'New York Sektörel Ticaret Heyeti' organizasyonuyla, Türk ihracatçılarımız ile Amerikalı ithalatçıları verimli iş birlikleri için bir araya getirdik. Ticari faaliyetlerimizin yanı sıra eğitimlerimize de ara vermeden devam ettik. Bu kapsamda, 'İhracatın Finansmanında İhracatı Geliştirme A.Ş.' konulu eğitim düzenledik. Seçimlerden sonraki yeni dönemde hedefimiz, İİB olarak yalnızca mevcut başarılarımızı korumakla kalmayıp; yeni pazarlara açılarak, katma değerli üretimi artırarak ve sektörlerimizin küresel rekabet gücünü daha da yukarı taşıyarak güçlü bir büyüme ivmesi yakalamaktır. Tüm paydaşlarımızla tam bir sinerji içinde hareket ederek, sürdürülebilir ve dengeli bir ihracat yapısını kararlılıkla inşa edeceğiz.” dedi.

CHP'li Sarıbal: ''Kırsalı Yeniden Bereketlendireceğiz!'' Haber

CHP'li Sarıbal: ''Kırsalı Yeniden Bereketlendireceğiz!''

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle Meclis’te yaptığı açıklamada, AKP iktidarının tarımı planlayan, üreticiyi destekleyen kamucu anlayışı tasfiye ettiğini, artan maliyetler, borç yükü ve şirket odaklı politikalar nedeniyle çiftçinin üretimden çekildiğini ifade etti, “Çiftçinin alın terini borca, ithalata ve şirketlere teslim eden iktidarı göndereceğiz. Bu ülkenin çiftçisi yeniden toprağıyla, üretimle buluşacak, emeğinin karşılığını alacak” dedi. AKP’nin üretim karşıtı politikalarının çiftçiyi hızla tarımdan uzaklaştırdığını belirten Milletvekili Orhan Sarıbal, tarımdaki çöküşün verilerle ortada olduğunu söyledi. 2000’li yılların başında 2,8 milyon olan kayıtlı çiftçi sayısının bugün 2,3 milyona düştüğünü kaydeden Sarıbal, SGK’ya kayıtlı çiftçi sayısının ise son 17 yılda 1 milyondan 616 bine gerilediğini ifade etti. Kırsalın hızla yaşlandığını belirten Sarıbal, çiftçilerin yaş ortalamasının 60’a yaklaştığını söyledi. Tarımın istihdam ve milli gelir içindeki payının da dramatik biçimde gerilediğine dikkati çeken Sarıbal, “2002’de toplam istihdamın yaklaşık yüzde 35’i tarımdaydı. Bugün bu oran yüzde 14’e kadar düştü. Tarımın milli gelir içindeki payı ise yüzde 10’ların üzerinden yüzde 5,2 seviyesine geriledi” ifadelerini kullandı. Türkiye’de çiftçilerin kişi başına düşen milli gelirin ancak üçte biri kadar gelir elde edebildiğini belirten Sarıbal, kişi başına tarımsal katma değerin Almanya’nın yaklaşık 8,5 kat, Fransa’nın ise 5 kat gerisinde kaldığını söyledi. İKTİDARIN ÇİFTÇİLERE 2 TRİLYON BORCU VAR! 2006 yılında yürürlüğe giren Tarım Kanunu’nun, tarımsal desteklerin milli gelirin en az yüzde 1’i düzeyinde verilmesini zorunlu kıldığını hatırlatan Sarıbal, iktidarın bu hükmü yıllardır uygulamadığını söyledi. Çiftçiye verilen desteklerin çoğu zaman yüzde 0,5’in altında kaldığını, son yıllarda ise yüzde 0,2 seviyelerine kadar gerilediğini belirten Sarıbal, “Yasanın öngördüğü desteğin yalnızca beşte biri çiftçiye verildi” dedi. Sarıbal, 2007-2026 döneminde Tarım Kanunu’nun uygulanmaması nedeniyle devletin çiftçiye olan borcunun cari fiyatlarla yaklaşık 2 trilyon liraya ulaştığını ifade etti. TARIMSAL DESTEKLER 54, ÇİFTÇİNİN BORCU 256 KAT ARTTI! Yetersiz destekler nedeniyle üreticinin bankalara bağımlı hale getirildiğini belirten Sarıbal, çiftçilerin banka borcunun 2026 Mart itibarıyla bir önceki yıla göre yüzde 40 artarak 1 trilyon 350 milyar liraya yükseldiğini söyledi. “Son 20 yılda tarımsal destekler 54 kat artarken çiftçilerin banka borçlarının 256 kat artması, desteklenenin üretici değil finans sistemi olduğunu açıkça göstermektedir” diyen Sarıbal, mevcut politikaların kırsalı çöküşe sürüklediğini kaydetti. 26 MİLYON DEKAR TARIM ALANI KAYBEDİLDİ Ürettiğinin karşılığını alamayan çiftçilerin hızla üretimden çekildiğini ifade eden Sarıbal, 2002 yılında 266 milyon dekar olan ekili-dikili tarım alanlarının 2025 itibarıyla 240 milyon dekara gerilediğine, yaklaşık 26 milyon dekarlık tarım alanının kaybedildiğine dikkati çekti. Sarıbal, “Üreticiyi korumayan, planlamadan uzak, ithalata bağımlı bu anlayış sürdükçe hem çiftçi yoksullaşacak hem de toplum sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimde daha büyük krizlerle karşı karşıya kalacaktır” dedi. Hububat, bakliyat ve yağlı tohum üretiminin artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığını belirten Sarıbal, bunun ithalatı destekleyen tarım politikalarının sonucu olduğunu söyledi. 2025 yılının Türkiye tarımı açısından çok yönlü bir yıkım yılına dönüştüğünü ifade eden Sarıbal, kuraklık ve zirai don olaylarının zaten kırılgan hale getirilen bitkisel üretimi ağır biçimde sarstığını belirtti. Tarımsal hasılanın son 25 yılın en sert daralmalarından birini yaşayarak yüzde 8,8 küçüldüğünü kaydeden Sarıbal, birçok üründe rekolte kayıplarının yüzde 60’lara ulaştığını vurguladı. ÇİFTÇİNİN YAŞADIĞI ENFLASYON ÇOK DAHA YÜKSEK TÜİK’in 2026 Mart verilerine göre genel enflasyonun yüzde 30,87, gıda enflasyonunun ise yüzde 32,36 olarak açıklandığını hatırlatan Sarıbal, çiftçinin yaşadığı gerçek enflasyonun çok daha yüksek olduğunu söyledi. Son bir yılda gübre fiyatlarının yüzde 57 ile yüzde 104 arasında arttığını, mazot fiyatlarındaki yükselişin ise yüzde 57,6’ya ulaştığını belirten Sarıbal, elektrik, sulama, yem ve zirai ilaç maliyetlerindeki artışlarla birlikte üretimin sürdürülemez hale geldiğini ifade etti. “Temel tarımsal girdilerin enflasyonun iki katına varan oranlarda zamlanması, çiftçinin her üretim döneminde daha da yoksullaştığını açıkça göstermektedir” diyen Sarıbal, üreticinin üretimden çekilmesiyle birlikte Türkiye’nin gıda güvencesinin de ciddi biçimde zayıfladığını kaydetti. KAMUCU POLİTİKALAR HAYATA GEÇİRİLMEDEN KRİZİNDEN ÇIKAMAYIZ Tarımda üretimin ve çiftçinin milli gelirden aldığı payın artırılması gerektiğini belirten Sarıbal, tarımsal desteklerin Tarım Kanunu’nda öngörüldüğü gibi milli gelirin en az yüzde 1’i düzeyine çıkarılması çağrısında bulundu. Çiftçi BAĞ-KUR primlerinin düşürülmesi, emeklilik için gerekli prim gün sayısının 7 bin 200’e indirilmesi ve SGK prim ödeme gün sayısının 15 güne düşürülmesi gerektiğini ifade eden Sarıbal, başta don ve kuraklık olmak üzere tüm doğal afetlerde üreticinin gerçek zararının eksiksiz karşılanması gerektiğini söyledi. Sarıbal, “Üreticiyi koruyan kamucu politikalar hayata geçirilmeden Türkiye’nin tarım ve gıda krizinden çıkması mümkün değildir” dedi.

AHBİB'in Nisan Ayı İhracatında Bakliyat, Pastacılık ve Şeker Mamulleri Öne Çıktı Haber

AHBİB'in Nisan Ayı İhracatında Bakliyat, Pastacılık ve Şeker Mamulleri Öne Çıktı

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, nisan ayında 173,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Yılın dördüncü ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 oranında artış sağladıklarını vurgulayan AHBİB Başkanı Veysel Memiş, Irak ve Suriye pazarında derinleştiklerini, en güçlü ivmelenmeyi Cibuti, İran, Suudi Arabistan, Ürdün ve Tunus pazarında yakaladıklarını belirtti. Bakliyat, pastacılık ve şeker mamulleri öne çıktı 2025 yılı Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda üyelerin büyük desteğiyle yeniden başkanlığa seçilerek güven tazeleyen Başkan Veysel Memiş, AHBİB’in nisan ayı ihracat performansını ürün gruplarına göre değerlendirirken bakliyat, pastacılık ürünleri ile şeker ve şeker mamullerinin dikkat çekici ihracat rakamlarıyla öne çıktığını vurguladı. Yılın dördüncü ayında 209 bin 760 ton ürünü uluslararası pazarlarda dövize dönüştürdüklerini belirten Başkan Veysel Memiş, “Bölge ihracatında bakliyat, 52,4 milyon dolarlık değeri ve yüzde 32’lik payıyla lider konumda yer aldı. Yüzde 87’lik artış kaydettiğimiz bu grup içinde özellikle kırmızı mercimek, 41,4 milyon dolar değer ile toplam ihracatımızın yüzde 25’ini oluşturdu. Katma değeri yüksek ürünler arasında yer alan pastacılık ürünleri, 33,7 milyon dolarlık ihracatla yüzde 34’lük büyüme sağladı. Şeker ve şeker mamulleri ihracatı ise 22,4 milyon dolara ulaştı.” dedi. Lokomotif pazarlar Orta Doğu ve Afrika Nisan ayında bölge ihracatının lokomotif pazarlarının Irak, Suriye, Cibuti, Sudan, Almanya, İran, Suudi Arabistan, İtalya, Rusya ve Ürdün olduğunu bildiren Veysel Memiş, bu ülkelerin AHBİB’in ihracatında istikrar ve büyümenin temelini oluşturduğunu, özellikle katma değeri yüksek ürünlerdeki artışın Türkiye’nin küresel tarım rekabetçiliğini güçlendirdiğini vurguladı. Başkan Veysel Memiş, şunları söyledi: “AHBİB’in nisan ayı ihracat rakamlarını ülke bazında analiz ettiğimizde, geleneksel pazarlarımızdaki güçlü duruşun kararlılıkla sürdüğünü görüyoruz. Bölge ihracatımızda Irak, 18,5 milyon dolarlık hacmi ve yüzde 11’lik pazar payı ile liderlik koltuğundaki yerini korudu. Irak’ı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artış sağlayarak 13,9 milyon dolarlık hacme ulaşan ve yüzde 8 pay alan Suriye yakından takip etti. Nisan ayının en dikkat çeken performansı ise Cibuti’den geldi. Bu pazarımızda yakaladığımız yüzde 482’lik rekor çıkışla 10,3 milyon dolarlık ihracat seviyesine ulaşarak yüzde 6’lık bir pay elde ettik.” Yeni hizmet döneminde temel öncelikler ve hedefler Yeni hizmet dönemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Başkan Veysel Memiş, ihracatı daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya taşıma sözü verdi. 2022 yılından bu yana yürüttükleri görev süresince somut çıktılara odaklandıklarını vurgulayan Başkan Veysel Memiş, “Hedef pazarlara yönelik 4 sektörel ticaret heyeti organize ederken, dünya genelinde 19 uluslararası fuara katılım sağlayarak yeni iş bağlantılarının yolu açtık. İhracatçı firmaların gücüne güç katmak amacıyla 4 UR-GE projesi hayata geçirdik. Yurt dışı pazarlama ve eğitim programlarıyla firmaların kurumsal altyapısını geliştirdik. Sektör içi koordinasyonu sağlamak adına 9 istişare toplantısı gerçekleştirdik. Başarıyı ödüllendirmek amacıyla 4 büyük ödül töreni düzenledik. Tüm hamlelerin neticesinde 2025 yılı itibarıyla 1,8 milyar dolarlık devasa bir ihracat hacmine ulaştık. Yeni hizmet döneminde kazanılan başarıların üzerine koyarak ilerleyeceğiz. Temel önceliğimiz, sektörümüzün ihtiyaçlarını her platformda en gür sesle ifade etmek ve ihracatçımızın küresel rekabet gücünü artırmaktır.” diye konuştu.

Hububat ve Bakliyat İhracatında 3,9 Milyar Dolarlık İvme: Ayçiçek Yağı Zirvede! Haber

Hububat ve Bakliyat İhracatında 3,9 Milyar Dolarlık İvme: Ayçiçek Yağı Zirvede!

Türkiye’nin hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektörü, 2026 yılının ilk dört ayını 3,9 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Miktar bazında düşüş yaşansa da birim fiyatlardaki artış geliri dengeledi. Sektör Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, "Yerli üretim kalemizle küresel darboğazı aşacağız" mesajı verdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre; ayçiçek yağından makarnaya, bisküviden buğday ununa kadar geniş bir ürün yelpazesini kapsayan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, küresel piyasalardaki dalgalanmalara rağmen ihracatta güçlü duruşunu sürdürüyor. İhracatın Yıldızı Ayçiçek Yağı Oldu Yılın ilk dört ayında sektörün en çok ihraç edilen ürün grupları ve performans verileri şu şekilde gerçekleşti: Toplam İhracat: 3,9 Milyar Dolar oldu. Ayçiçek Yağı: %24 artışla 452,2 milyon dolarla sektör lideri olurken, Çikolata ve Kakaolu Ürünler: 343,2 milyon dolar, Makarna, tatlı bisküvi ve gofretler 300 milyon dolar barajını aştı. İhracat miktarı geçen yıla oranla %16,7 gerilemiş olsa da, dolar bazındaki birim fiyatların %13,9 oranında yükselmesi, toplam değer kaybının %5,2'de sınırlı kalmasını sağladı. Pazar Çeşitliliği: İran’da Büyük Yükseliş Orta Doğu pazarında, özellikle Irak’taki %28,2’lik düşüşün etkisiyle toplamda %15,7’lik bir azalma kaydedildi. Ancak İran pazarı, %37,6’lık rekor artış ve 103,6 milyon dolarlık hacmiyle Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ilk 7 ülke arasına girmeyi başardı. Ahmet Tiryakioğlu: "Küresel Gıda Arzının Stratejik Kalesiyiz" TİM Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, küresel ölçekte artan buğday fiyatları ve kuraklık endişelerine dikkat çekerek yerli üretimin önemini vurguladı: "Dünya genelinde gübre tedariki ve kuraklık nedeniyle gıda arzı üzerinde bir belirsizlik hakim. Ancak Türkiye, bu olumsuz tabloyu yerli üretimin bereketiyle lehine çeviriyor. Yağışların mevsim normallerinin üzerinde olması buğday rekoltesi beklentimizi yükseltti. Sanayi altyapımızla birleşen bu verimlilik, ülkemizi küresel gıda arz güvenliğinin stratejik bir kalesi haline getiriyor." Kamu-Özel Sektör İş Birliği Güven Veriyor Finansman maliyetleri ve lojistik zorluklara rağmen Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) dengeleyici rolünün kritik olduğunu belirten Tiryakioğlu, "Kamunun stok yönetimi ve çiftçimizi koruyan duyarlılığı, ihracat pazarlarındaki rekabetçiliğimizin teminatıdır" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.