Hava Durumu

#Bakliyat

Kırsal Haber - Bakliyat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bakliyat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İİB Başkanı Özkan: "Başarılı Bir İlk Üç Çeyrek Geçirdik" Haber

İİB Başkanı Özkan: "Başarılı Bir İlk Üç Çeyrek Geçirdik"

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), yılın ilk dokuz ayında (ocak-eylül), geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla, ihracatını yüzde 4.2 oranında artırarak, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile toplamda yaklaşık 9 milyar 600 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “İhracat pazarlarımızı çeşitlendirmek, ihracatımızı artırmak ve firmalarımızın uluslararası rekabet gücünü geliştirmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz.” dedi. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2026 yılının ilk üç çeyreğinde yaklaşık 9 milyar 600 milyon dolar tutarında ihracat yaparak, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla, yüzde 4.2 oranında ihracat artışı yakaladı. İstanbul İhracatçıları, ilk dokuz ayda 198 ülke pazarına ürün sattı ve ülke ihracatındaki payı yüzde 5.2 oldu. İstanbul İhracatçı Birlikleri, eylül ayında ise, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 7.5 oranında artışla 1 milyar 83 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. En fazla ihracat ABD’ye İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk dokuz ayında, değer bazında en fazla ihracatı 578 milyon dolar ile Amerika Birleşik Devletleri’ne gerçekleştirdi. Mal grupları bazında; ABD’ye en fazla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamullerinin şeker ve şekerli mamuller alt sektörü ile mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörünün kağıt ve karton ürünleri alt sektörlerine ait ürünler satıldı. İİB, ABD’nin ardından değer bazında en fazla Birleşik Krallık, Irak, Almanya ve Norveç’e ihracat yaptı. İİB tarafından yapılan ihracatta; Birleşik Krallık’a kağıt ve karton ürünleri ile gemi, Irak’a ağaç ve orman ürünleri ile hayvansal mamuller; Almanya’ya fındık ve mamulleri ile kağıt ve karton ürünleri, Norveç’e ise gemi; ön plana çıktı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3.5 oranında artış sonucu 2 milyar 321 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri oldu. Avrupa Birliği ülkelerine yapılan ihracat, yılın ilk dokuz ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1 oranında arttı. İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk dokuz ayında, yaklaşık 2 milyar 863 milyon dolar; İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), yaklaşık 2 milyar 664 milyon dolar; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), 1 milyar 998 milyon dolar; İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), 866 milyon dolar; İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB), yaklaşık 641 milyon dolar; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, yaklaşık 430 milyon dolar; İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB) ise yaklaşık 214 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Özkan: Başarılı bir ilk üç çeyrek geçirdik İstanbul İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “İstanbul ihracatçıları olarak 2026 yılının ilk üç çeyreğini, 2025 yılının aynı dönemine kıyasla ihracatımızı yüzde 4,2 artırarak başarılı bir şekilde tamamladık. Eylül ayı da ihracatımızı artırmaya yönelik faaliyetlerimiz açısından oldukça yoğun geçti. Dünyanın farklı bölgelerinde düzenlenen önemli fuarlara yönelik milli katılım organizasyonlarımızın yanı sıra alım heyetlerimizle de ihracatçılarımızı uluslararası pazarlardaki fırsatlarla buluşturduk. Eylül ayında, bölgenin önemli fuarları arasında yer alan Furniture China 2026, Kuzey Amerika’nın önemli fuarlarından Americas Food & Beverage Show 2026 ve dünyanın önde gelen gemi inşa, makine ve deniz teknolojileri fuarlarından SMM 2026’nın milli katılım organizasyonlarını gerçekleştirdik. Su ürünleri sektörünün önemli buluşmalarından Seafood Expo Russia ile Monaco’da düzenlenen dünyanın önde gelen yat fuarlarından Monaco Yacht Show 2026’ya ise info standımızla katılarak sektörlerimizin uluslararası alandaki tanıtımına katkı sağladık. Birliklerimiz bünyesinde yürütülen sektörel faaliyetler de eylül ayı boyunca devam etti. İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz (İHBİR), TÜYAP’ta düzenlenen Foodist İstanbul 2026 Fuarı’nda Türkiye Gıda Platformu çatısı altında yer aldı. Birliğimiz koordinasyonu ile, Hububat Sektör Kurulu tarafından Amerika’ya yönelik olarak faaliyete geçirilen Şekerli Mamuller ve Pastacılık Ürünleri Turquality Tanıtım Projesi kapsamında, Americas Food&Beverage Show ile eş zamanlı olarak Miami’de reklam çalışmalarının yanı sıra influencer, ithalatçı, distribütör, brooker vb. davetlilerin de katıldığı “Türkiye’s Sweet Heritage Comes to Miami with Sweet Türkiye” temalı bir Tadım Günü etkinliği gerçekleştirildi. Birliklerimiz, 63. Şam Uluslararası Fuarı’na, sektör kurullarında yer alan diğer ihracatçı birlikleri ile ortak info stantla katılarak, faaliyetleri hakkında ziyaretçilere bilgiler verdi. Kolombiya’nın önde gelen perakende zincirlerinden Jeronimo Martins’in yetkililerinin katılımıyla Özel Nitelikli Alım Heyeti ve İkili İş Görüşmeleri Programı düzenlendi. Ayrıca Furnishings & Design İstanbul (FDI) Fuarı ile eş zamanlı olarak Sektörel Alım Heyeti Programı gerçekleştirildi. İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliğimiz tarafından yürütülen CartonBridge Türkiye Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Projesi kapsamında da çalışmalarımız sürüyor. Projede yer alan firma temsilcilerinin katılımıyla ‘Hedef Pazarlarda İhracat Mevzuatı, Ürün Standartları ve İhracat Destekleri’ konulu eğitim düzenlendi. İHBİR Teknik Eğitim Programı kapsamında gerçekleştirilen ‘Kakao ve Çikolata Teknolojileri, Trendler ve Kalite Parametreleri’ ile ‘Uluslararası Ticari Belgeler – Kullanılış Biçimleri ve Uygulamaları’ eğitimleri de firmalarımızın yoğun katılımıyla tamamlandı. İhracat pazarlarımızı çeşitlendirmek, ihracatımızı artırmak ve firmalarımızın uluslararası rekabet gücünü geliştirmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı sürdürecek, ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki etkinliğini artırmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” dedi.

Reis Gıda, Geleneksel Lezzetleri Yenilikçi Ürünlerle SIAL Paris’e Taşıdı Haber

Reis Gıda, Geleneksel Lezzetleri Yenilikçi Ürünlerle SIAL Paris’e Taşıdı

1981 yılından bu yana Türk gıda sektöründe faaliyet gösteren Reis Gıda, 17–21 Ekim 2026 tarihleri arasında Fransa’da düzenlenen, dünyanın önde gelen uluslararası gıda fuarlarından SIAL Paris 2026’da yerini aldı. Organizasyonun düzenli katılımcıları arasında bulunan Reis, pirinç, bulgur ve bakliyat çeşitlerinin yanı sıra değişen tüketici beklentilerine yönelik geliştirdiği yenilikçi ürünlerini sektör profesyonelleriyle buluşturuyor. 45 yıllık köklü birikiminden aldığı güçle uluslararası pazarlardaki konumunu sağlamlaştırmayı hedeflerken, fuar kapsamında yeni ihracat fırsatlarını değerlendirmeye ve küresel iş birliklerini geliştirmeye odaklanıyor. Yerli üretim kalitesiyle dünya pazarlarında Bugün 26 ülkeye ihracat gerçekleştiren Reis, 2026 yılı içerisinde üç yeni ülkeye yönelik ticari görüşmelerini sürdürüyor. İhracat ağını genişletme hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalarla, Türk gıda ürünlerinin uluslararası pazarlardaki erişiminin artırılması amaçlanıyor. Yerli üretimin desteklenmesi ve Türkiye'de yetişen tarım ürünlerinin kalitesinin dünyaya tanıtılması, ihracat stratejisinin önemli unsurları arasında bulunuyor. Anadolu'nun köklü tarım kültüründen gelen ürünleri farklı coğrafyalardaki sofralara ulaştıran Reis, uluslararası kalite standartlarını esas alan yaklaşımıyla Türk üretiminin değerini küresel ölçekte temsil etmeyi hedefliyor. Geleneksel ürünlere yenilikçi yaklaşım Değişen beslenme alışkanlıkları, bakliyatın farklı tariflerde ve ürün gruplarında değerlendirilmesine yönelik ilgiyi artırıyor. Bu gelişmeler doğrultusunda, geleneksel mutfağımızın temel ürünleri arasında yer alan bakliyatlar, yenilikçi kullanım alanlarıyla da öne çıkıyor. SIAL Paris 2026’da tanıtılan nohut unu, kırmızı mercimek unu ve karabuğday unu, glutensiz beslenmeyi tercih eden tüketicilere yönelik ürün çeşitliliğini yansıtıyor. Farklı tariflerde kullanılabilen bu un çeşitleri, geleneksel lezzetlerin modern mutfaklarla buluşmasına yeni olanaklar sunuyor. “Türk gıda ürünlerinin uluslararası pazarlardaki değerini artırmayı önemsiyoruz” Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis, SIAL Paris 2026 katılımına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “45 yıllık yolculuğumuzda kalite, güven ve sürdürülebilir iş birlikleri üzerine kurulu bir marka anlayışı geliştirdik. Bugün bu birikimi farklı coğrafyalara taşıyarak ülkemizin tarımsal potansiyelini ve köklü mutfak kültürünü uluslararası alanda temsil etmekten gurur duyuyoruz. Dünya genelinde gıda tercihleri hızla değişiyor. Tüketiciler ürünlerin kalitesine, içeriğine ve kullanım çeşitliliğine daha fazla önem veriyor. Özellikle bakliyat gibi mutfağımızda önemli bir yere sahip olan ürünlerin farklı tariflerde değerlendirilmesi, sektörümüz açısından yeni fırsatlar sunuyor. SIAL Paris 2026’da Uluslararası Temaslar Sürüyor Fuar kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerde, farklı pazarlardaki ticari fırsatlar ve sektörel gelişmeler ele alınıyor. Reis Gıda, 17–21 Ekim 2026 tarihleri boyunca Paris Nord Villepinte Fuar Merkezi’nde, 6A Salonu G047 numaralı standında uluslararası sektör temsilcilerini ağırlıyor.

AHBİB Akdeniz'in Gıda Devlerini Ödüllendirdi Haber

AHBİB Akdeniz'in Gıda Devlerini Ödüllendirdi

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB), 2025 yılında gerçekleştirdiği 1,8 milyar dolarlık ihracat performansına Mersin, Adana, Kayseri, Hatay ve Karaman illerinde ve AHBİB genelinde en güçlü desteği veren 27 üyesini ödüllendirdi. AHBİB Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş’in ev sahipliğinde Mersin Divan Otel’de gerçekleştirilen 2025 Yılı İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’ne Mersin Valisi Atilla Toros, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Serdar Yıldızgörer, Mersin Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Abdullah Özdemir, Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Berdan Doğan, Adana Sanayi Odası (ADASO) Başkanı Zeki Kıvanç, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi Ali Can Yamanyılmaz, Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı ve AKİB’e bağlı ihracatçı birliklerinin başkanları ve yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile davetliler katıldı. “Türkiye’nin küresel gıda tedarik zincirindeki konumunu daha da ileri taşımak istiyoruz” Törenin açılış konuşmasını yapan AHBİB Başkanı Veysel Memiş, ihracatçıların değişen pazar koşulları, artan maliyetler ve küresel belirsizliklere rağmen üretim ve dış ticaretten vazgeçmediğini söyledi. Elde edilen başarının üreticiden sanayiciye, çalışanlardan girişimcilere kadar geniş bir kesimin ortak emeğine dayandığını vurgulayan Veysel Memiş, sundukları ödüllerin bu emeğin ve kararlılığın bir simgesi olduğunu ifade etti. Dünya ticaretinde rekabetin yoğunlaştığına, maliyet baskılarının arttığına ve tüketici beklentilerinin hızla değiştiğine işaret eden Veysel Memiş, ihracatçıların yeni dönemin koşullarına uyum sağlamasının büyük önem taşıdığını belirtti. Veysel Memiş, “Ürünlerimizi daha yüksek katma değerli hale getirmek, markalarımızı güçlendirmek, yeni pazarlarda kalıcı olmak ve Türkiye’nin küresel gıda tedarik zincirindeki konumunu daha da ileri taşımak istiyoruz.” diye konuştu. AHBİB’in ihracatçıların rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden Veysel Memiş, sektörel ticaret heyetleri, UR-GE projeleri, yurt dışı pazarlama faaliyetleri, eğitimler ve uluslararası fuarlarla firmaların yeni pazarlara erişimini desteklediklerini vurguladı. Veysel Memiş, üyelerin karşılaştığı sorunlara çözüm üretmek ve ortak aklı ihracat politikalarının merkezine taşımak için de çalıştıklarını belirtti. “Bu sektör, toprağımızın bereketini sanayimizin üretim kapasitesiyle buluşturuyor” Mersin Valisi Atilla Toros ise ödül alan AHBİB üyelerini tebrik ederken Türkiye’nin ihracat performansı ve Mersin’in ekonomideki stratejik konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin gelişmiş üretim altyapısı, dinamik ekonomisi ve girişimci insan kaynağıyla büyümesini sürdürdüğünü belirten Vali Toros, üretimden vazgeçmeyen ve yeni pazarlar arayan ihracatçıların bu başarıda önemli payı olduğunu vurguladı. Mersin’in ekonomik gücünü destekleyen sektörler arasında hububat ve bakliyatın önemli bir yere sahip olduğunu belirten Vali Toros, tarımsal üretimin sanayiyle buluşmasının katma değer ve ihracat açısından önemine işaret etti. Türkiye’nin hububat ve bakliyat sektöründeki ihracatının 12,3 milyar doları aştığını, AHBİB’in ise 1,8 milyar dolar ihracat hacmiyle bu performansa önemli katkı sunduğunu kaydeden Toros, sektörün üretim, istihdam ve dış ticaret açısından taşıdığı role dikkat çekti. Vali Toros, “Bu sektör, toprağımızın bereketini sanayimizin üretim kapasitesiyle buluşturuyor, tarımsal ürünlerimizi katma değere dönüştürüyor, ülkemizin istihdamına ve ihracatına önemli katkılar sunuyor” diyen Toros, Mersin’in tarımsal üretimi ekonomik değere dönüştüren ve uluslararası pazarlara taşıyan bir ticaret merkezi olduğunu belirtti. “Türkiye, bölgesel bir lojistik merkez olma potansiyeli taşıyor” TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal da konuşmasında Türkiye’nin hububat üretimindeki güçlü konumuna ve ihracat potansiyeline dikkat çekti. Mersin’in dünya bakliyat ticareti ve işleme sanayisinin önemli merkezlerinden biri olduğunu belirten Güldal, kentin tarımsal ürünlerin işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülmesinde stratejik rol üstlendiğini ifade etti. Küresel gerilimlerin tahıl ticareti ve navlun maliyetleri üzerindeki etkilerine de değinen Güldal, Türkiye’nin üretim kapasitesi, güçlü stokları, modern depolama altyapısı ve limanlarıyla bölgesel bir lojistik merkez olma potansiyeli taşıdığını belirtti. Mersin’in bu açıdan önemli avantajlara sahip olduğunu ifade eden Güldal, Türkiye’de depolanabilecek tarım ürünlerinin yıl boyunca farklı pazarlara ulaştırılabileceğini kaydetti. MTSO Başkanı Serdar Yıldızgörer ise üretimi ihracatla katma değere dönüştürmenin küresel rekabet koşullarında önemli bir başarı olduğunu belirterek, Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmesinde ihracatçı firmaların kritik rol üstlendiğini söyledi. İhracatçıların desteklenmesinin önemine dikkat çeken Yıldızgörer, ödül alan firmaları kutlayarak AHBİB’e, Başkan Veysel Memiş’e ve ihracata katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, üretim, ihracat, yatırım, istihdam ve vergi yoluyla ülke ekonomisine katkı sunan tüm firmaların takdiri hak ettiğini vurgulayarak, ödül alan firmaları kutladı. Programın devamında İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu ise güncel ekonomik görünüm ve önümüzdeki döneme ilişkin sunum yaptı. AHBİB 2025 Yılı İhracatın Yıldızları listesine giren firmalar Konuşmaların ardından AHBİB Başkanı Veysel Memiş ile birlikte Vali Atilla Toros, TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, MTSO Başkanı Serdar Yıldızgörer, ADASO Başkanı Zeki Kıvanç, MTB Başkanı Abdullah Özdemir ve AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, AHBİB’in 2025 yılındaki ihracat performansına Mersin, Adana, Hatay, Kayseri ve Karaman illeri ve AHBİB genelinde en güçlü desteği veren 27 firmanın temsilcilerine ödüllerini verdi. 2025 ihracatın yıldızları listesinde şu firmalar yer aldı: Arbel Bakliyat, Aves Enerji Yağ, ADM Besin, Boomex Company, Armada Gıda, Durum Gıda, Başhan Agro Gıda, Pioneer Tohumculuk, Memişoğlu Tarım Ürünleri, Anı Bisküvi, Omnia Nişasta, Tat Nişasta, Aksu Piliç Tarım Sanayi, Bifa Bisküvi, Şimşek Bisküvi, Lark Gıda, Saray Bisküvi, Özalp Un ve Unlu Mamulleri, Çarşıbaşı Süt Mamulleri, Öz-Yıl Un ve Unlu Mamulleri, Bakers Unlu Mamuller, Oylum İç ve Dış Ticaret, Ekrem Agro Dış Ticaret, Atmey Gıda, Progen Tohum, Mirbey Un Gıda ve Bayramoğlu Kardeşler.

Yarının Gıdasını Güvence Altına Almanın Yolu Kadın Çiftçiyi Güçlendirmekten Geçiyor Haber

Yarının Gıdasını Güvence Altına Almanın Yolu Kadın Çiftçiyi Güçlendirmekten Geçiyor

Işılay Reis, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü ve 16 Ekim Dünya Gıda Günü vesilesiyle yaptığı değerlendirmede; sürdürülebilir gıda geleceği için kadın üreticilerin desteklenmesi, yerli tarımın güçlendirilmesi ve geleneksel ürünlerin korunmasının stratejik önemine dikkat çekti. ​Dünya nüfusunun hızla artması, iklim değişikliğinin getirdiği zorluklar ve doğal kaynakların verimli kullanılması gerekliliği, gıda güvencesi ile tarımsal üretimin önemini her geçen gün artırıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO), 16 Ekim Dünya Gıda Günü için belirlediği “Bugün Yenilik Yap. Yarını Besle.” teması da küresel gıda sistemlerinin geleceğine dair kritik bir çağrı sunuyor. ​Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis, gıdada yenilik anlayışının yalnızca yüksek teknolojiyle sınırlı olmadığını vurgulayarak; bilgiye erişimi kolaylaştırmak, toprağı ve suyu verimli kullanmak, yerli üretimi teşvik etmek ve geleneksel tarım bilgisini bilimle buluşturmanın yeniliğin en temel unsurları olduğunu ifade etti. ​2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı: Küresel Ekonomiye 1 Trilyon Dolarlık Potansiyel ​Gıda geleceğinin mimarlarının kadın çiftçiler olduğuna dikkat çeken Işılay Reis, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nün ve Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı'nın tarihi bir fırsat sunduğunu belirtti. ​FAO verilerine göre küresel tarım ve gıda sistemlerindeki iş gücünün yüzde 42’sini kadınlar oluşturuyor. Kadın üreticilerin ekonomik imkânlarının geliştirilmesinin hayati sonuçlar doğuracağını belirten Reis, şu değerlendirmelerde bulundu: ​“Kadınların tarımdaki fırsatlarının ve imkânlarının artırılması, küresel ekonomiye yaklaşık 1 trilyon dolarlık katkı sağlama ve 45 milyon insanın gıda güvencesini güçlendirme potansiyeline sahip. Kadın çiftçilerin bilgiye, teknolojiye, finansmana ve pazara erişimini kolaylaştırmak; kırsal kalkınmayı, aile işletmelerinin sürdürülebilirliğini ve gelecek nesillerin toprakla olan bağını doğrudan destekler. Kadın çiftçiye yapılan her yatırım, doğrudan ülkemizin geleceğine yapılmış yatırımdır.” ​Reis Bakliyat Köyleri ile Yerli Üretime Sürdürülebilir Destek ​Tarımsal zenginliğin geleceğe aktarılması için özellikle pirinç, bulgur ve bakliyat gibi temel gıda maddelerinde yerli üretimin devamlılığının şart olduğunu belirten Işılay Reis, Reis Gıda olarak yürüttükleri projeleri aktardı: ​Emeğe ve Bilgiye Yatırım: 2019 yılında hayata geçirilen Reis Bakliyat Köyleri projesiyle kadın üreticilerin bilgi birikimi, teknik altyapısı ve doğru tarım uygulamalarına erişimi destekleniyor. ​Geleneksel Değerleri Koruma: Yerli bakliyat tohumlarının ve geleneksel üretim kültürünün gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. ​Bakliyat: Geleceğin Protein Kaynağı ve Mutfak Kültürümüzün Hazinesi ​OECD-FAO Tarım Görünümü Raporu’na atıfta bulunan Işılay Reis, nohut, mercimek ve fasulye gibi geleneksel bakliyat ürünlerinin bitkisel protein, lif, vitamin ve mineral açısından dengeli beslenmenin merkezinde yer aldığını vurguladı. ​Nohut ve mercimek unları gibi yenilikçi alternatiflerin mutfak kültürünü zenginleştirdiğini belirten Reis, geleneksel değerlerin doğal yapısını, kalitesini ve besleyici değerini koruyarak tüketicilere ulaştırmayı temel sorumluluk kabul ettiklerini söyledi. ​Yarının Sofraları Bugünden Atılan Adımlarla Şekillenecek ​Sürdürülebilir ve güvenilir gıda sistemlerinin kurulabilmesi için kamu, özel sektör, üniversiteler, kooperatifler ve üretici birliklerinin ortak hareket etmesi gerektiğinin altını çizen Işılay Reis, sözlerini şöyle tamamladı: ​“Güçlü bir gıda geleceği; üreten kadınların emeği, yerli tarımın gücü ve geleneksel değerlerimizi geleceğe taşıyan yenilikçi yaklaşımlarla şekillenecek. Kamu, özel sektör ve sivil toplum iş birliğiyle kadın çiftçilerimizin imkânlarını genişletip gençlerimizin tarıma olan ilgisini artırabiliriz. Toprağımızın bereketini ve üreticimizin emeğini koruyarak yarının sofralarına güvenle ulaşacağız.”

Ağıralioğlu: "Devlet Kendi Çiftçisinin Rakibi Değil, Teminatı Olacaktır" Haber

Ağıralioğlu: "Devlet Kendi Çiftçisinin Rakibi Değil, Teminatı Olacaktır"

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye'deki tarım ve hayvancılık politikalarını sert bir dille eleştirdi. Çiftçinin yaşadığı mağduriyetleri sıralayan Ağıralioğlu, üretimi destekleyecek yeni tarım vizyonunu açıkladı. ​Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye genelindeki çiftçilerin ve tarım üreticilerinin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çeken kapsamlı bir açıklama yaptı. Karadeniz’den Ege’ye, Anadolu’nun dört bir yanındaki üreticilerin emeklerinin karşılığını alamadığını belirten Ağıralioğlu, mevcut tarım politikalarını eleştirerek çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı. ​"Kendi Üreticisiyle Rekabet Eden Devlet Olur Mu?" ​Ağıralioğlu, farklı bölgelerdeki ürün ve üretici durumlarını örnek göstererek tablonun ciddiyetini vurguladı. Karadeniz'de fındık üreticisinin sesini duyurmaya çalıştığını ifade eden Ağıralioğlu, Ege'de ise geçen yıl 80 liraya satılan üzüme bu yıl tüccarın 60 lira bile vermediğini ifade etti. Ağıralioğlu, temmuz ayında buğdayını 12 liradan satmak zorunda kalan çiftçinin bugün aynı buğdayın 19 liraya çıktığını gördüğünü, besicinin ise karkas et fiyatlarında bir yıldır yerinde saydığını belirtti. ​Kiraz, kayısı, elma, erik ve salçalık domates üreticisinin zarar ettiğini ya da ürünü üç yıl önceki fiyatlara satmak zorunda kaldığını vurgulayan Ağıralioğlu, zeytin hasadı başlamasına rağmen fiyatların hâlâ belirsiz olmasına tepki gösterdi. ​Ağıralioğlu, durumu Artvinli bir vatandaşın "Bereketin kıtlığını çekiyoruz" sözleriyle özetleyerek "Kendi üreticisiyle rekabet eden devlet olur mu?" sorusunu yöneltti. ​"Çiftçimizi Aracının İnsafına, Tefecinin Eline Bırakmayacağız" ​Türkiye'nin milyarlarca dolarını hububat, yem bitkileri ve bakliyat ithalatına harcadığını belirten Yavuz Ağıralioğlu, kendi kendine yeten bir tarım düzeni kuracaklarını ifade etti. ​Ağıralioğlu, iktidara gelmeleri halinde uygulayacakları tarım modelini şu sözlerle detaylandırdı: ​"Üreticinin gübresini, tohumunu, ilacını, mazotunu karşılayacak; mahsulünü önceden belirlenmiş, maliyetini karşılayan ve kârını güvence altına alan bir fiyatla alacağız. Çiftçiyi bankanın faizine, aracının insafına, tefecinin eline bırakmayacağız. Girdisini vereceğiz, mahsulünü alacağız." ​"Planlanamayan Üretim İthalata Yol Açıyor" ​Tarımda planlamanın hayati bir rol taşıdığına değinen Ağıralioğlu, kontrolsüz üretimin israfa, yetersiz üretimin ise bağımlılık yaratan ithalata sebep olduğunu söyledi. ​Devletin ana görevinin üretimi planlamak olduğunu vurgulayan Ağıralioğlu, "Sayamadığınız tarımı nasıl planlayacaksınız? Planlayamadığınız üretimi nasıl yöneteceksiniz? Çiftçimizin ihtiyacı sadaka değil, emeğinin karşılığıdır. Bizim anlayışımızda devlet, kendi çiftçisinin rakibi değil, teminatı olacaktır. Bu topraklarda bereketin kıtlığını değil, bereketin hakkını verdiğimiz günleri yaşayacağız" diyerek sözlerini tamamladı.

Tarım Ve Gıdada İthalat İhracatı Solladı Haber

Tarım Ve Gıdada İthalat İhracatı Solladı

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım, gıda ve içecek sektörünün 2026 yılının ilk 8 aylık dış ticaret verilerini değerlendirdi. Gürer, ihracatın yüzde 5,09 artmasına karşılık ithalatın yüzde 17,72 yükseldiğine dikkat çekerek, “Tarım ve gıda sektöründe ithalata dayalı yapı daha da belirgin hale geliyor. İhracat sınırlı artarken ithalat çok daha hızlı büyüyor” dedi. Gürer, 2026 yılının ilk 8 ayında tarım, gıda ve içecek sektöründe ihracatın 21 milyar 190 milyon dolara, ithalatın ise 20 milyar 430 milyon dolara ulaştığını belirtti. Geçen yıl aynı dönemde 20 milyar 160 milyon dolar olan ihracatın yalnızca yüzde 5,09 arttığını ifade eden Gürer, 17 milyar 360 milyon dolar seviyesindeki ithalatın ise yüzde 17,72 yükseldiğini söyledi. Ömer Fethi Gürer, “İhracat ile ithalat arasındaki artış hızına baktığımızda ortaya dikkat çekici bir tablo çıkıyor. İhracat yüzde 5,09 artarken ithalat yüzde 17,72 artıyor. Yani ithalatın büyüme hızı ihracatın büyüme hızının üç katından fazla. Bu tablo, tarım ve gıda sektöründe dışa bağımlılığın sürdüğünü gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu. AĞUSTOS AYINDA İTHALATTA YÜZDE 34,38 ARTIŞ TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ağustos 2026'da sektörün 2 milyar 530 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, geçen yılın aynı ayında ihracatın 2 milyar 300 milyon dolar olduğunu aktardı. Aynı dönemde ithalatın ise 1 milyar 490 milyon dolardan 2 milyar 10 milyon dolara yükseldiğini belirten Gürer, “Ağustos ayında ihracat yüzde 9,61 artarken ithalat yüzde 34,38 arttı. Bir tarafta ihracat artıyor ama diğer tarafta ithalat çok daha hızlı yükseliyor. Tarım ve gıda sektöründe üretim gücümüzü artırmak yerine dışarıdan daha fazla ürün ve girdi almaya devam ediyoruz” dedi. HAYVAN YEMİ İTHALATI 1 MİLYAR 225 MİLYON DOLAR ARTTI İthalat kalemleri içerisinde hayvan yeminin dikkat çekici bir noktaya geldiğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda hayvan yemi ithalatındaki artışın 1 milyar 225 milyon dolar olduğunu belirterek, “Bunun yanı sıra bitkisel yağ ithalatı 389 milyon dolar, un ithalatı 356 milyon dolar ve canlı hayvan ithalatı 238 milyon dolar arttı. Hayvancılıkta yem sorununu çözemediğimiz gibi yem ithalatını da artırıyoruz. İlk 8 ayda hayvan yemi ithalatındaki artış 1 milyar 225 milyon dolar. Canlı hayvan ithalatı da 238 milyon dolar artmış durumda. Hem hayvanı hem de hayvanın temel girdisini dışarıdan alıyoruz” dedi. SOYA VE MISIR İÇİN MİLYARLARCA DOLAR ÖDENİYOR Tarım ve hayvancılığın temel girdilerinde ithalatın boyutuna dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda 1,6 milyar dolarlık soya fasulyesi, 1,3 milyar dolarlık dane mısır ve 1,1 milyar dolarlık ham ayçiçeği yağı ithal edildi. Bu üç ürün grubunun toplam ithalat değerinin yaklaşık 4 milyar dolara ulaştı” diye konuştu. CANLI HAYVAN İTHALATI DA ARTIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, canlı hayvan ithalatındaki artışın da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “İlk 8 ayda canlı hayvan ithalatındaki artış 238 milyon dolar, yalnızca Ağustos ayında 125,1 milyon dolarlık sığır ithalatı gerçekleştirildi” dedi. AĞUSTOSTA 377,8 MİLYON DOLARLIK ÜÇ KALEM Ağustos ayındaki ithalat kalemlerine de değinen Gürer, yalnızca soya küspesi, sığır ve rafine palm yağı ithalatının toplamının 377,8 milyon dolara ulaştığını belirtti. Gürer, Ağustos ayında; 137,9 milyon dolar soya küspesi, 125,1 milyon dolar sığır, 114,8 milyon dolar rafine palm yağı ithal edildiğini aktardı. İHRACATTA ŞEKERLİ MAMULLER, UN, BEYAZ ET VE BAKLİYAT GERİLEDİ Ömer Fethi Gürer, toplam ihracat rakamındaki artışın sektörün bütün ürün gruplarında aynı şekilde gerçekleşmediğini de dikkat çekerek, “İlk 8 ayda; Şekerli mamuller ihracatı 227 milyon dolar, un ihracatı 189 milyon dolar, beyaz et ihracatı 150 milyon dolar ve bakliyat ihracatı 114 milyon dolar geriledi” şeklinde konuştu. Gürer, “Toplam ihracat rakamındaki yüzde 5,09'luk artış, bütün sektörlerde olumlu bir tablo olduğu anlamına gelmiyor. Önemli tarım ve gıda ürünlerinde ihracat kayıpları yaşanıyor. Şekerli mamullerden una, beyaz etten bakliyata kadar birçok üründe gerileme söz konusu” dedi. TÜRKİYE TARIMSAL GİRDİDE DIŞ PAZARLARA BAĞIMLI Türkiye'nin tarım, gıda ve içecek sektöründeki ithalat kaynaklarına da dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda Brezilya'nın 2 milyar 590 milyon dolarla ilk sırada bulunduğunu belirtti. Brezilya'yı 2 milyar 553 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 1 milyar 656 milyon dolarla Ukrayna ve 1 milyar 596 milyon dolarla ABD izledi. İTHALATA ÖDENEN KAYNAK YERLİ ÜRETİME AKTARILMALI Tarım, gıda ve içecek sektörünün 2026 yılının ilk 8 aylık verilerinin, ithalatın ihracattan çok daha hızlı büyüdüğünü ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İlk 8 ayda 20 milyar 430 milyon dolarlık ithalat gerçekleşmiş. Bunun içinde yalnızca soya fasulyesi 1,6 milyar dolar, dane mısır 1,3 milyar dolar, ham ayçiçeği yağı 1,1 milyar dolar. Hayvan yemi ithalatındaki artış 1 milyar 225 milyon dolar. Canlı hayvan ithalatındaki artış 238 milyon dolar. Bu kaynakların daha büyük bölümünü kendi çiftçimize, kendi üreticimize aktarmamız gerekiyor” diye konuştu. Öne çıkan rakamlar İhracat: 21,19 milyar dolar İthalat: 20,43 milyar dolar İhracat artışı: %5,09 İthalat artışı: %17,72 Ağustos ihracatı: 2,53 milyar dolar Ağustos ithalatı: 2,01 milyar dolar Ağustos ithalat artışı: %34,38 Hayvan yemi ithalatındaki artış: 1,225 milyar dolar Bitkisel yağ ithalatındaki artış: 389 milyon dolar Un ithalatındaki artış: 356 milyon dolar Canlı hayvan ithalatındaki artış: 238 milyon dolar Soya fasulyesi ithalatı: 1,6 milyar dolar Dane mısır ithalatı: 1,3 milyar dolar Ham ayçiçeği yağı ithalatı: 1,1 milyar dolar Şekerli mamuller ihracatındaki düşüş: 227 milyon dolar Un ihracatındaki düşüş: 189 milyon dolar Beyaz et ihracatındaki düşüş: 150 milyon dolar Bakliyat ihracatındaki düşüş: 114 milyon dolar.

AHBİB Başkanı Memiş: ''Geleneksel Pazarlardaki Daralmayı Alternatif Rotalarla Aştık'' Haber

AHBİB Başkanı Memiş: ''Geleneksel Pazarlardaki Daralmayı Alternatif Rotalarla Aştık''

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, 2026 yılı Ocak-Eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artışla 1,36 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Küresel gıda ticaretinde rekabetin giderek sertleştiğine dikkati çeken AHBİB Başkanı Veysel Memiş, geleneksel pazarlardaki daralmayı alternatif rotalarla aştıklarını, elde edilen bu performansın sektörün üretim ve dış ticaret kapasitesini net bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı. Veysel Memiş, “Türkiye'nin tarımsal üretim gücü, geniş ürün yelpazesi, yüksek işleme kapasitesi ve stratejik coğrafi konumu, gıda ihracatımızda bize önemli avantajlar sunuyor. AHBİB olarak bu avantajları daha yüksek katma değere, yeni pazarlara ve sürdürülebilir ihracat artışına dönüştürmek amacıyla çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.” dedi. "Bakliyatta liderliğimizi koruyoruz, kırmızı mercimek öne çıkıyor" Son dokuz aylık dönemde ürün grupları bazındaki performansa değinen Veysel Memiş, en yüksek ihracat değerlerine bakliyat, pastacılık ürünleri ve bitkisel yağlarda ulaşıldığını belirtti. Bakliyatın birliğin toplam ihracatından yüzde 25 pay alarak birinci sıradaki yerini koruduğunu ifade eden Veysel Memiş, şunları kaydetti: Ocak-Eylül döneminde bakliyat ihracatımızı yüzde 16 artırarak 323,2 milyon dolara taşıdık. Miktar bazındaki artışımız ise yüzde 31 oldu. Bakliyat grubumuzda özellikle kırmızı mercimek belirleyici bir rol üstlendi. Kırmızı mercimek ihracatımız değerde yüzde 23 artışla 226,3 milyon dolara ulaştı. Miktarda ise yüzde 45’lik büyümeye ulaştık. Bu ürün tek başına Birliğimizin toplam ihracatının yüzde 17'sini oluşturdu. Oluşan tablo, bakliyat ihracatımızdaki güçlü hareketliliği açıkça gösteriyor." "Katma değerli üretim kapasitemiz gelişiyor" Sektörün ikinci güçlü alanının pastacılık ürünleri, üçüncüsünün ise bitkisel yağlar olduğunu ileten Veysel Memiş, ürün çeşitliliğine ilişkin şu bilgileri verdi: "Pastacılık ürünlerinde 272,1 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Özellikle diğer pastacılık ürünleri ile malt, un ve nişasta esaslı ürünlerde yakaladığımız yüksek oranlı artışlar, katma değerli ürünlere yönelik ihracat kapasitemizin geliştiğini ortaya koyuyor. Üçüncü sırada yer alan bitkisel yağlarda ise yüzde 16 artışla 200 milyon dolar değere ulaştık. Bu grupta ayçiçeği tohumu yağı ihracatımız yüzde 19 artışla 90,8 milyon dolara, soya yağı ve fraksiyonları ihracatımız yüzde 15 artışla 80,1 milyon dolara yükseldi. Bitkisel yağlardaki bu tablo, çeşitlenen ürün yapımızı ve farklı pazarlardaki talep gücümüzü yansıtıyor." "Pazar çeşitliliği hayati önem taşıyor” İhracat yapılan ülkeler ve pazar çeşitlendirme stratejileri hakkında da değerlendirmede bulunan AHBİB Başkanı Veysel Memiş, geleneksel pazarların yanı sıra yeni coğrafyalarda kalıcı bağlar kurmanın önemine dikkati çekti. Veysel Memiş, “Ocak-Eylül döneminde en çok ihracat yaptığımız pazarlar arasında 140,9 milyon dolarla Irak ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi 105,4 milyon dolarla Suriye ve 73,1 milyon dolarla İran takip etti. Irak, Suriye ve İran geleneksel ve güçlü pazarlarımız olmayı sürdürdü. Ancak Irak ve Suriye pazarlarındaki ihracat değerlerinin geçen yılın aynı dönemine göre gerilemesi, pazar çeşitliliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. İhracatımızı birkaç pazara yoğunlaştırmak yerine farklı coğrafyalarda kalıcı ticari bağlantılar kurmamız gerekiyor. Nitekim 9 aylık dönemde Afrika, Amerika, Avrupa ve Asya pazarlarında yakaladığımız ivme, ihracat ağımızdaki çeşitlenmeyi gözler önüne seriyor. Bu dönemde en yüksek ihracat artışını yüzde 2.350 yükselişle 4,8 milyon dolara ulaştığımız Uganda'da yakaladık. Uganda'yı yüzde 1.908 artışla 14,3 milyon dolara yükselen Umman ve yüzde 1.149 artışla 5,9 milyon dolara ulaşan Meksika izledi. Afrika hattında Somali'ye ihracatımız yüzde 293 artışla 12,1 milyon dolara, Cibuti'ye yüzde 91 artışla 43,2 milyon dolara, Libya'ya yüzde 132 artışla 37,7 milyon dolara çıktı. Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde yüzde 57 artışla 8,6 milyon dolar ve Kamerun'da yüzde 90 artışla 5,2 milyon dolar seviyelerine ulaştık. Orta Doğu'da Suudi Arabistan 45,9 milyon dolar, Ürdün 24,9 milyon dolar, Yemen 20,8 milyon dolar, BAE 20,2 milyon dolar ve Kuveyt 5,6 milyon dolar ile büyümesini sürdürdü. Avrupa ve Asya kulvarında ise İspanya'ya ihracatımız yüzde 63 artışla 17,7 milyon dolara, Polonya'ya yüzde 27 artışla 14,5 milyon dolara, Malezya'ya yüzde 33 artışla 12,9 milyon dolara ve Tayland'a yüzde 37 artışla 7,2 milyon dolara yükseldi. Hedefimiz, Türk gıda ürünlerinin dünya sofralarındaki payını daha da artırmaktır." diye konuştu.

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektörü ABD Pazarında Büyümeye Odaklandı    Haber

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektörü ABD Pazarında Büyümeye Odaklandı  

Ege Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği tarafından yürütülen Aegean Cereals, Pulses, Oilseeds and Products UR-GE Projesi kapsamında 10 ihracatçı firma, 14-16 Eylül 2026 tarihlerinde ABD’nin Florida eyaletinin Miami kentinde düzenlenen America’s Food & Beverage Show fuarına stantlı katılım gerçekleştirdi. UR-GE Projesi kapsamında gerçekleştirilen programda ihracatçı firmalar, fuarda uluslararası alıcılarla doğrudan temas kurarken, Turkish Tastes tadım etkinliğiyle de Türk gıda ürünleri sektör profesyonellerine tanıtıldı. Heyet ayrıca ABD gıda perakende pazarını yerinde inceleyerek tüketici eğilimleri, ürün konumlandırması ve rekabet koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Öztürk, “Firmalarımız üç gün boyunca hem fuarda yeni iş bağlantıları kurdu hem de ABD gıda pazarının yapısını sahada inceleme fırsatı yakaladı. ABD, Türk gıda sektörü açısından yüksek potansiyel taşıyan pazarlardan biri. Türkiye’nin ABD’ye hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı 2025 yılında yüzde 36 artışla 885 milyon dolara ulaştı. Birliğimizin ABD’ye ihracatı ise 2025 yılında yüzde 69 artışla 50 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2026 yılı Ocak-Ağustos döneminde Türkiye geneli sektör ihracatımız yüzde 4 artarak 596 milyon dolara çıktı. Türkiye genelinde ABD’ye sektör ihracatımızı 1 milyar dolar seviyesinin üzerine taşımayı hedefliyoruz.” diye konuştu. Turkish Tastes ile Türk gıda ürünlerinin tanıtımı yapıldı, ABD perakende pazarı sahada incelendi America’s Food & Beverage Show kapsamında, Ege İhracatçı Birlikleri tarafından ABD pazarında yürütülen Turkish Tastes projesi çerçevesinde Türk gıda ürünlerine yönelik tanıtım ve tadım etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte Türk gıda ürünlerinin farklı mutfaklardaki kullanım alanları sektör profesyonellerine tanıtılırken, ziyaretçilere çeşitli ürünleri doğrudan deneyimleme imkânı sunuldu. Turkish Tastes etkinliğine Türkiye Cumhuriyeti Washington Büyükelçisi Sedat Önal, Türkiye Cumhuriyeti Miami Başkonsolosu Yeşim Kebapçıoğlu ve Miami Ticaret Ataşesi Erdinç Erbay da katıldı. Başkan Öztürk, Turkish Tastes ile UR-GE Projesi arasındaki tamamlayıcı yapıya dikkat çekerek, “Bir taraftan UR-GE Projemizle firmalarımızın pazara giriş kapasitesini güçlendirirken, diğer taraftan Turkish Tastes ile Türk gıda ürünlerinin bilinirliğini ve kullanım alanlarını anlatıyoruz. Böylece firma bazlı ihracat çalışmalarımızı ülke ve sektör tanıtımıyla destekleyen bir model oluşturuyoruz. ABD gıda perakende pazarının yerinde incelenmesi, tüketici eğilimlerinin gözlemlenmesi ve Türk gıda ürünlerinin pazardaki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunulması amacıyla Publix, Walmart, Costco Wholesale, President Supermarket ve Whole Foods Market mağazalarına pazar ve market ziyaretleri de gerçekleştirdik.” ifadelerini kullandı. Fuar süresince Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Öztürk ve Ege Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Haluk Tezcan, UR-GE projesi kapsamında fuarda yer alan firmaların stantlarını ziyaret etti. 10 firma UR-GE kapsamında Miami’de yer aldı ALTERNATİF TARIM VE ORMAN ÜRÜNLERİ SAN. TİC. LTD. ŞTİ. BELMAR DIŞ TİCARET A.Ş. BEŞE HELVACILIK ŞEKERLEME SAN. VE TİC. A.Ş. BOZTOPRAK GIDA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. BUĞDAYCI UN GIDA NAKLİYE İNŞAAT PAZARLAMA VE TİCARET A.Ş. CHEF SEASONS GIDA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. HEMSİ TARIM ÜRÜNLERİ TİCARET VE SANAYİ A.Ş. KÜÇÜKBAY YAĞ VE DETERJAN SANAYİ A.Ş. SEYRAN GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. YÜKSEL TEZCAN GIDA SAN. VE TİC.

Türk Gıda İhracatçıları Çin Pazarında Yeni Bağlantılar Kurdu Haber

Türk Gıda İhracatçıları Çin Pazarında Yeni Bağlantılar Kurdu

Türkiye’nin Çin Halk Cumhuriyeti’ne gıda ihracatını artırmak ve Türk gıda ürünlerinin dünyanın en büyük pazarlarından Çin’deki bilinirliğini güçlendirmek amacıyla, 2-6 Eylül 2026 tarihlerinde Guangzhou’da “Çin (Guanco) Ticaret Heyeti” düzenlendi. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği organizasyonunda gerçekleştirilen ticaret heyetinde, gıda sektörünün farklı alt gruplarında faaliyet gösteren 12 Türk firması Çinli ithalatçılarla bir araya geldi. Ege İhracatçı Birliklerini, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Kadri Gündeş temsil etti. 60 Çinli alıcı, 160’tan fazla ikili iş görüşmesi Çin’in yüksek nüfusu, büyüyen orta sınıfı ve ithal gıda ürünlerine yönelik artan ilgisiyle Türk gıda ihracatçıları açısından büyük potansiyel taşıdığını vurgulayan belirten Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Kadri Gündeş şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye çok geniş bir ürün yelpazesinde güçlü bir tarımsal üretim altyapısına sahip. Zeytin ve zeytinyağından kuru meyveye, su ürünlerinden süt ürünlerine, hububat ve bakliyattan yaş meyve sebzeye kadar Çinli tüketicilere sunabileceğimiz çok sayıda ürünümüz var. Türkiye’nin Çin’e gıda ihracatı 2025 yılında 218 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ihracatın yüzde 22 artışla 177 milyon dolara ulaştı. Ancak Çin pazarının büyüklüğünü dikkate aldığımızda mevcut rakamların çok daha üzerine çıkabilecek potansiyele sahibiz. Firmalarımızın ürünlerini ithalatçı, distribütör ve alıcılara doğrudan anlatabildiği yoğun bir görüşme programı gerçekleştirdik. 60’a yakın Çinli alıcıyla 160’tan fazla iş görüşmesi yapılması heyetimize gösterilen ilginin önemli bir göstergesi. Bu temasların önümüzdeki dönemde artmasını temenni ediyoruz. Önümüzdeki dönemde bu temasların artarak devam etmesini temenni ediyoruz. Ayrıca Ticaret Ataşelerimiz Şerife Yıldırım Demirel ve Taylan Özgür Kavşut ile Başkonsolosluğumuz aracılığıyla, VIP heyet programının gerçekleştirilmesine yönelik girişimlerde bulunulması planlanıyor.” dedi. Heyetin ikili iş görüşmeleri programı Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Kadri Gündeş, Guangzhou Gıda İşletmeleri Derneği Başkanı Mai Jiaying, Türkiye Cumhuriyeti Guanco Başkonsolosu Adnan Hayal, T.C. Guanco Ticaret Ataşeleri Şerife Yıldırım Demirel ve Taylan Özgür Kavşut’un katılımlarıyla gerçekleşti. Hedefimiz, önümüzdeki 5 yılda Çin’e gıda ihracatımızı 1 milyar doların üzerine taşımak Heyet kapsamında 4 Eylül 2026 tarihinde SIAL in China South Guangzhou 2026 Fuarı’nı ziyaret ettiklerini aktaran Gündeş, fuarın ardından toptan satış merkezleri ve perakende marketlerde pazar incelemeleri gerçekleştirdiklerini söyleyerek sözlerini şöyle tamamladı: “Çinli tüketicinin ürün tercihini, ambalaj beklentisini, fiyat algısını, raflardaki ürün konumlandırmasını ve dağıtım kanallarının işleyişini doğru analiz etmek zorundayız. Fuar, toptancı ve perakende ziyaretlerimiz sayesinde firmalarımız pazarı doğrudan gözlemleme imkânı buldu. 2019 yılında Birliğimiz bünyesinde kurduğumuz Çin Çalışma Grubumuzla, Çin pazarına yönelik faaliyetlerimizi uzun soluklu bir strateji çerçevesinde sürdürüyoruz. Xiamen’den Urumçi’ye, Şanghay’dan Pekin’e kadar birçok şehirde ticaret heyetleri, milli katılım fuarları düzenledik; Çinli kurumlarla güçlü iş birlikleri geliştirdik. WeChat ve Weibo başta olmak üzere Çin’in dijital platformlarında Türk gıda ürünlerinin tanıtımını sürdürürken, JD ve T-Mall tarafından onaylı ajanslarla da firmalarımızın dijital mağazalar açmasına yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Hedefimiz, önümüzdeki 5 yılda Çin’e gıda ihracatımızı 1 milyar doların üzerine taşımak.” 12 Türk firması Çin pazarında Çin (Guanco) Ticaret Heyeti’ne hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri, su ürünleri ve hayvansal mamuller, zeytin ve zeytinyağı, yaş meyve sebze ile kuru meyve sektörlerinden 12 Türk firması katıldı. Heyette; DAİ Endüstriyel Gıda Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti., Feceks Dış Ticaret ve Gıda Sanayi Tic. Ltd. Şti., Fevzi Tunçelli Damlyağ, Hipal Organik Dış Ticaret Limited Şirketi, Kanat Grup Gıda Tarım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Kavaklıdere Şarapları A.Ş., Narda Dış Ticaret Limited Şirketi, Parlak Su Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş., SHN Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Timtaş Tarım İlaç ve Mahs. Tic. A.Ş., TLN Enerji Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve Uğuray Süt A.Ş. yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.