Hava Durumu

#Bakliyat

Kırsal Haber - Bakliyat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bakliyat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Güneydoğu’nun 2025 Yılı Hububat İhracatı 3,6 Milyar Dolar Oldu Haber

Güneydoğu’nun 2025 Yılı Hububat İhracatı 3,6 Milyar Dolar Oldu

Güneydoğu Anadolu'nun 12 milyar dolara ulaşan toplam ihracatı içindeki yüzde 29,7’lik payı ile ihracat liderliğini elinde bulunduran hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracatı 2025 yılında yüzde 3,6 artışla 3,6 milyar dolar oldu. İhracatın tonaj olarak yüzde 5,1 gerilemeyle 4,2 milyon ton olduğu bu dönemde, 1 milyon tonu geçen makarna ihracatından 613,6 milyon ton gelir elde edildi. Dünya rafine ayçiçek yağı ticaretinin önemli merkezlerinden biri olan bölgede bu ürünün ihracatı yüzde 18,1 daha artış sağlayarak 607,5 milyon dolara ulaştı. Bölgenin Türkiye’nin toplam makarna ihracatındaki payı yüzde 67,2, ayçiçek yağı ihracatındaki payı ise yüzde 56,4 oldu. Türkiye’nin Orta Doğu ülkelerine gerçekleştirdiği yaklaşık 4 milyar dolarlık hububat ihracatının yüzde 40’tan fazla kısmı Güneydoğu’dan gerçekleşirken, Afrika’ya yapılan 2,9 milyar dolarlık hububat ihracatı içinde bölgenin payı 37,2’ye yükseldi. “Güneydoğu’da ticaret jeopolitik gelişmelerle birlikte şekilleniyor” Dünyada artan jeopolitik riskler, iklim kaynaklı arz dalgalanmaları ve tedarik zincirlerinde yaşanan kırılganlıkların gıda ürünlerini stratejik bir güvenlik başlığına dönüştürdüğüne dikkat çeken Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, 2025 yılı sonuçlarını şu sözlerle değerlendirdi: “Uluslararası yeni dengeler, fiyat istikrarını ve pazar sürekliliğini aynı anda yönetebilen ülkeleri öne çıkarırken; Türkiye üretim kapasitesi, coğrafi konumu ve güçlü sanayi altyapısıyla bu dönüşümün önemli aktörlerinden biri hâline geliyor. Şirket kârlılıklarını baskılayan finansman maliyetleri, kurdaki dezavantajlar ve küresel talepteki dalgalanmalar, ihracatçılarımızı kısa vadeli hacim hedeflerinin ötesine geçen, daha dayanıklı, daha çeşitlendirilmiş ve katma değer odaklı bir rekabet anlayışına yöneltiyor. Bu çerçevede hububat sektörü; üretim ölçeği, sürekliliği ve sanayiyle kurduğu güçlü entegrasyon sayesinde Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir denge unsuru olma niteliğini sürdürüyor. Nitekim sektörümüz, 2025 yılında yüzde 29,7’lik payla GAİB bünyesindeki lider konumunu koruyarak bu dinamizmi somut verilerle ortaya koydu. Elbette Güneydoğu Anadolu’nun ticaret yolları üzerindeki özel konumu nedeniyle, ihracatımızın yalnızca küresel talep koşullarıyla değil, yakın coğrafyada yaşanan jeopolitik gelişmelerle birlikte şekillendiğini unutmamak lazım. TİM Suriye Masası olarak, Suriye’deki rejim değişikliği sonrasında hızlanan ikili ticaretin kurumsal ve sürdürülebilir bir zemine oturması için önemli adımlar attık, tüm sektörlerimize fayda sağlayacak çalışmalar yaptık. İki ülke arasında normalleşen ilişkilerden en fazla fayda sağlayan alanlardan birinin hububat sektörü olması, sektörün stratejik rolünü bir kez daha teyit eden bir gelişme oldu.” “En büyük 30 pazarımızın 20’sinde iki ve üç haneli artışlar sağladık” Güneydoğu Anadolu’nun yalnızca Türkiye’nin değil, küresel ölçekte de önemli gıda ticaret merkezlerinden biri hâline geldiğini vurgulayan Kadooğlu, değerlendirmesini şu ifadelerle sürdürdü: “Güneydoğu Anadolu’dan 1 milyon ton makarna ihracatı gerçekleştirdiğimiz 2025 yılında hem makarna hem de ayçiçek yağında 600 milyon doların üzerinde gelirler elde ettik. Bölgemizin Türkiye toplam makarna ihracatındaki payını yüzde 67,2’ye, ayçiçek yağı ihracatındaki payını ise yüzde 56,4’e yükselttik. Irak pazarında yaşanan iç gelişmelere bağlı olarak yaklaşık 200 milyon dolara karşılık gelen ve yüzde 16,8’lik bir kayıp yaşanmasına rağmen; Suriye, ABD, Cibuti ve Gana başta olmak üzere diğer ilk beş pazardan yaklaşık 300 milyon dolarlık ilave gelirle bu açığı telafi ettik ve en büyük 30 pazarımızın 20’sinde yüzdesel olarak iki ve üç haneli artışlar sağladık. Çikolata ve kakao içeren ürünlerde yüzde 31,7, diğer pastacılık ürünlerinde yüzde 44,6’ya ulaşan birim fiyat artışları, Güneydoğu’nun yalnızca hacimle değil, katma değerle büyüyen bir ihracat yapısına kalıcı biçimde yöneldiğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde bu yapıyı daha da güçlendirerek, bölgemizi küresel gıda ticaretinde istikrarın ve sürdürülebilir büyümenin merkezlerinden biri hâline getirmeyi hedefliyoruz.”

Hububat Sektörü İhracatı 2025’te 12,4 Milyar Dolar Oldu Haber

Hububat Sektörü İhracatı 2025’te 12,4 Milyar Dolar Oldu

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşılan verilere göre; çikolata ve kakaolu ürünler, ayçiçek yağı, bisküvi ve gofret, şekerleme çeşitleri ile makarna ve buğday unu gibi temel gıda kalemlerini kapsayan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, 2025 yılında toplam 12,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Sektör ihracatı değer bazında yüzde 3,9 oranında bir yükseliş gösterdi. İhracat sıralamasında, 1,4 milyar dolara yakın tutar ve yüzde 47,7’lik artışla çikolata ve kakao bazlı ürünler ilk sırayı alırken, ikinci sırada yüzde 18,9 artış ve 1,1 milyar dolarlık ihracatla ayçiçek yağı yer aldı. Makarna ve buğday unu ihracatında sırasıyla yüzde 1,6 ve yüzde 3 gerileme yaşandı. 2025 yılında 1,7 milyar dolar ile sektörün en fazla ihracat yaptığı ülke Irak'taki daralma yüzde 18,2’ye ulaşırken; yüzde 36,3’lük artış sağlanan ABD’ye yapılan ihracat 885 milyon doları aştı. Yüzde 35,4 artış sağlanan Suriye’ye bu dönemde 700 milyon dolarlık ürün ihraç edildi. “Türkiye kalite standartlarını ve ürün güvenilirliğini daha ileri bir noktaya taşıdı” 2025 yılında küresel ticareti doğrudan etkileyen gelişmelere rağmen sektörün sergilediği dayanıklılığa işaret eden TİM Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu yıl sonu verilerini şöyle değerlendirdi: “Bitkisel ürünler ihracatında sınırlı bir daralma yaşandığı bir yılda hububat sektörünün pozitif ayrışması; sürdürülebilir gelir ve dış ticaret açısından, tohuma dayalı ekilen alanlar ile çok yıllık ürünlere dayalı dikilen alanlar arasındaki dengenin stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu. Hububat ve bakliyat gibi temel ürün gruplarının sağladığı ölçek ve süreklilik, gıda sanayinin rekabet gücünü besleyen tamamlayıcı bir unsur niteliği taşıdı. 2025 yılında en büyük ihracat pazarımız olan Irak’ta, 400 milyon dolara yakın bir tutara karşılık gelen ve değer bazında yüzde 18,2’ye ulaşan daralmaya rağmen, sektörümüzün yılı yaklaşık yüzde 4’lük ihracat artışıyla kapatması bu açıdan son derece anlamlıdır. Bu tablo, sektörün pazar çeşitlendirme refleksinin ve dış şoklara karşı uyum kabiliyetinin somut bir göstergesidir. ABD pazarında yakalanan yüzde 36,3’lük ihracat artışı ise, Türkiye’nin kalite standartlarını ve ürün güvenilirliğini daha ileri bir noktaya taşıdığının güçlü bir göstergesidir. Bu başarıda, yıl boyunca ABD genelinde yoğun biçimde yürütülen tanıtım faaliyetleri, organizasyonlar, fuar katılımları ve ticaret heyetleriyle sahada emek veren ihracatçı birliklerimizin katkısı yadsınamaz. Bu çalışmalar, yalnızca ihracat rakamlarını değil, Türkiye algısını da yukarı taşıyan bir etki yaratmıştır.” “Öne çekilmiş talep eğilimi ve fiyatlama davranışlarındaki dalgalanmalar azalıyor” Gıda sanayiinin 2025 yılında yalnızca ihracat performansıyla değil, istihdam yaratan yapısı, tedarik zinciri üzerindeki çarpan etkisi ve fiyat istikrarına sunduğu katkıyla da Türkiye ekonomisinin dayanıklılık alanlarından biri olarak öne çıktığına dikkat çeken Tiryakioğlu şunları söyledi: “Türkiye’de dezenflasyon patikasının güçlenmesiyle birlikte, geçmiş dönemde gözlenen öne çekilmiş talep eğiliminin ve fiyatlama davranışlarındaki dalgalanmaların giderek azaldığını görüyoruz. Bu dengelenme ortamında ISO PMI verileri, gıda ürünleri sektörünün Aralık’ta iki aylık yavaşlamanın ardından yeniden büyüme eğilimine girdiğini ortaya koyuyor. Üretimde kaydedilen bu artış, Nisan 2024’ten bu yana ölçülen en yüksek hızda gerçekleşirken; özellikle yeni ihracat siparişlerindeki toparlanmanın, toplam talebi güçlü biçimde desteklediği görülüyor. Sanayi genelinde daralma eğiliminin sürdüğü bir yılda, gıda sanayiinin üretim, ihracat ve istihdam açısından en canlı alanlardan biri olarak öne çıkması, sektörün ekonomimizdeki stratejik rolünü bir kez daha teyit ediyor. Önümüzdeki dönemde, üretim kapasitesini güçlendiren, verimliliği artıran ve piyasa mekanizmasına güven veren adımların sürmesi halinde, gıda sektörünün enflasyonla mücadeledeki yapıcı rolünün 2026 yılında daha da belirginleşeceğine inanıyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.