Hava Durumu

#Balıkçılık

Kırsal Haber - Balıkçılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Balıkçılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DTB’den Mısır'da Tarım ve Gıda Odaklı İşbirliği Hamlesi Haber

DTB’den Mısır'da Tarım ve Gıda Odaklı İşbirliği Hamlesi

Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 4 Şubat’ta Mısır'a gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesinde Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu’nun ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye-Mısır Oda ve Borsalar İş Birliği Forumu’na katıldı. Aynı zamanda UMAT-Umumi Mağazalar Türk A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Ticaret Borsaları Konsey Üyesi olan Başkan İbrahim Tefenlili, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ve 81 oda-borsa başkanının katılımıyla Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu’nun ev sahipliğinde İskenderiye’de gerçekleşen İş Birliği Forumu’na katılım sağladı. Forumda iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi amaçlanıyor. Toplantıda, TOBB ve Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu ile iki ülke Oda ve Borsaları arasında sanayi, ticaret, tarım, balıkçılık, turizm, lojistik ve inşaat alanlarında iş birliği anlaşmaları imzalandı. DTB’DEN MISIR’DA GÜÇLÜ ULUSLARARASI ADIM Forum kapsamında Başkan Tefenlili, Kalyubiye Ticaret Odası (Qalyubia Chamber of Commerce) arasında tarım ve ticaret iş birliğini öngören protokol imzalandı. Gerçekleştirilen ikili görüşmelerin ve imzalanan protokollerin, Türkiye ve Mısır arasında yeni iş fırsatları sunması amaçlanıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Tefenlili; “TOBB ve Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu koordinasyonunda iki ülkenin oda ve borsaları arasında geçerli olmak üzere tarım, ticaret, sanayi, balıkçılık, turizm, lojistik ve inşaat alanlarında iş birliği anlaşmaları imzalandı. İki ülkeye hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Biz de Denizli Ticaret Borsası olarak bu iş birliklerine katkı sağladık. Kalyubiye Ticaret Odası’yla (Qalyubia Chamber of Commerce) tarım ve ticaret alanlarında iş birliğini öngören protokol imzaladık. Burada gerçekleşen temaslarla iki ülke arasında ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için ortak yatırım fırsatlarını görüşme fırsatı yakaladık. Afrika başta olmak üzere üçüncü ülkelerde iş birliği imkanını istişare ettik” ifadelerini kullandı.

Sulak Alanların Tahribi Toplum Sağlığını Tehdit Ediyor! Haber

Sulak Alanların Tahribi Toplum Sağlığını Tehdit Ediyor!

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü'ne ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. TVHB Başkanı Ali Eroğlu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 2 Şubat, 1971 yılında İran’ın Ramsar kentinde imzalanan Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar (Ramsar) Sözleşmesi’nin kabul edildiği güne atfen Dünya Sulak Alanlar Günü olarak ilan edilmiştir. Türkiye’nin de taraf olduğu sözleşmeyi 172 ülke imzalamıştır. Sulak alanlar; dünyamızın biyolojik çeşitliliğinin korunması, iklim dengesinin sürdürülebilirliği ve su kaynaklarının devamlılığı açısından hayati öneme sahip doğal ekosistemlerdir. Bu alanlar yalnızca çok sayıda canlı türü için yaşam alanı oluşturmakla kalmamakta; suyun doğal filtrasyonu, taşkınların dengelenmesi, karbon tutumu, mikroklimanın düzenlenmesi ve ekosistem sürekliliğinin sağlanması gibi yaşamsal işlevleri de yerine getirmektedir. Ancak son yıllarda hızlanan kentleşme, plansız arazi kullanımı, kontrolsüz tarımsal faaliyetler, endüstriyel kirlilik ve iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle sulak alanlarımız ciddi baskı altındadır. Sulak alanların kirlenmesi ya da yok olması, yaban hayatındaki hassas dengeyi bozarak yabani türlerin insan ve evcil hayvanlarla temasını artırmakta; bu durum halk sağlığı açısından önemli biyolojik riskler doğurmaktadır. Özellikle göçmen kuşların mola alanı olan sulak alanların tahribi, Kuş Gribi, Batı Nil Virüsü ve benzeri zoonotik enfeksiyonların ortaya çıkma ve yayılma riskini artırmaktadır. Sulak alanlar aynı zamanda, çağımızın en önemli küresel tehditlerinden biri olan antimikrobiyal dirençle mücadelede “doğanın böbrekleri” işlevini görmektedir. Hayvansal ve tarımsal atıkların su kaynaklarına karışmasını engelleyen, patojen yükünü azaltan bu doğal filtrasyon sistemlerinin bozulması; dirençli mikroorganizmaların doğrudan çevreye ve gıda zincirine karışmasına zemin hazırlamaktadır. Sulak alanlar; hayvancılık, balıkçılık ve tarımsal üretim açısından stratejik öneme sahip olmasının yanı sıra, zoonotik hastalıkların izlenmesi, çevresel risklerin erken tespiti ve biyogüvenliğin sağlanması bakımından da kritik alanlardır. Bu ekosistemlerde meydana gelen bozulmalar, ekosistem dengesini zayıflatmakta ve toplum sağlığını tehdit eden yeni risk alanlarının oluşmasına neden olmaktadır. Veteriner hekimler; hayvan hastalıklarının kontrolü, yaban hayatının izlenmesi ve sulak alanlarda yaşayan canlıların sağlığının korunması süreçlerinde bilimsel ve kamusal sorumluluk üstlenmektedir. İnsan, hayvan ve çevre sağlığının ayrılmaz bir bütün olduğunu esas alan Tek Sağlık (One Health) yaklaşımı, sulak alanların korunmasında temel bir yol haritası niteliği taşımaktadır. Ülkemiz, uluslararası sözleşmeler kapsamında sulak alanların korunmasına yönelik önemli yükümlülükler üstlenmiş bulunmaktadır. Ancak mevcut tehditlerin boyutu dikkate alındığında; bu taahhütlerin sahaya etkin biçimde yansıtılması, koruma-kullanma dengesini esas alan, bilimsel temelli, şeffaf ve denetlenebilir politikaların kararlılıkla uygulanması gerekmektedir. Biyolojik çeşitliliğin korunması, ekosistem sağlığının sürekliliği ve doğal mirasımızın gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için sulak alanların korunması zorunludur. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak; ilgili kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, meslek örgütlerini ve toplumu, sulak alanlarımızın korunması konusunda daha duyarlı olmaya ve somut adımlar atmaya davet ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Türkiye'de Balık Üretimi Cumhuriyet Tarihinin Rekorunu Kırdı Haber

Türkiye'de Balık Üretimi Cumhuriyet Tarihinin Rekorunu Kırdı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, kota sisteminin üretim planlaması kapsamında çok etkili olduğunu belirterek, “2025'te Türkiye'de balık üretimi 1 milyon 20 bin tonla cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Yani bu hakikaten çok büyük, devasa bir rakam." dedi. Bakan Yumaklı Sarıyer'de balıkçılarla buluştu ve burada onların sorun ve taleplerini dinledi. 2025'in son gününde balıkçılarla beraber olduklarını dile getiren Yumaklı, her zaman olduğu gibi sektörün de sorunlarını bizzat balıkçı reislerin kendi ağızlarından dinlediklerini söyledi. Zaman zaman balıkçılarla bu şekilde bir araya geldiklerini kaydeden Bakan Yumaklı, bugün de kendilerine aktardıkları konuların bir kısmının önceden gelen konular olduğunu ve bunları da çözmek için gayret sarf edeceklerini bildirdi. “BALIKÇILIKTA, İHRACATTA 2 MİLYAR DOLAR SINIRINA ULAŞTIK" Bakan Yumaklı, bu sektörün Türkiye ekonomisi açısından son derece önemli olduğunu belirterek şöyle konuştu: “2 milyar dolar sınırına ulaştık ihracatta, bu son derece kıymetli. Yani üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkenin balıkçılarına da yetiştiricilerine de bu yakışırdı. 2025'te bir değerlendirme yapacak olursak tabii iklim değişikliğinin etkisi bütün sektörlerde olduğu gibi balıkçılık sektöründe de işte denizlerin sıcaklıkları, balıkların göç yollarının değişmesi ve benzeri gibi konularla onlar açısından da kimi zaman zor, kimi zaman kolay geçti ama netice itibarıyla kazasız belasız bu yılı atlatmış olduk." Yapılan bütün düzenlemeleri balıkçılarla konuşarak yaptıklarını vurgulayan Yumaklı, özellikle kota sisteminin üretim planlaması kapsamında çok etkili olduğuna işaret etti. Bakan Yumaklı, balıkçılarla buluşmalarında sistemin sonuçlarını ve düzeltilmesi gereken yönleri varsa onları da konuşmuş olduklarını aktararak, “2025'te Türkiye'de balık üretimi 1 milyon 20 bin tonla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Yani bu hakikaten çok büyük, devasa bir rakam. Tabii TÜİK tarafından sanırım haziran ayında tam kesin rakamlar açıklanacak ama bizim kayıtlarımıza göre bu. Bunun yaklaşık 400 bin tonu avcılık, 600 bin tonu yetiştiricilikten gerçekleşmiş oldu." ifadelerini kullandı. Koruma-kullanma dengesinin son derece kıymetli olduğunu dile getiren Yumaklı, hem avcılara, balıkçı reislere hem de yetiştiricilere bu koruma-kullanma dengesine uydukları için teşekkür ettiğini söyledi. “HEM AVCILIK HEM YETİŞTİRİCİLİK ANLAMINDA ÜRETİMİMİZİN REKOR KIRDIĞI BİR YIL OLDU" Bakan Yumaklı, balıkçılık sektörünü geliştirmenin yolunun üretimi artırmak olduğunu belirterek, üretim arttıkça, sektördeki insanlar para kazandıkça, halkın çok sevdiği ürün sofralara gittikçe sektörün de gelişeceğini vurguladı. Koruma-kullanma dengesinin bu anlamda herkesin özellikle üzerinde durduğu bir husus olacağını dile getiren Yumaklı, 2025'te hamsi üretiminin beklentilerinin üzerine çıkarak 245 bin ton olduğunu bildirdi. Yumaklı, “2025 yılı balıkçılarımızın Türkiye ekonomisine yine çok önemli katkıda bulunduğu bir yıl oldu. Hem avcılık hem yetiştiricilik anlamında üretimimizin rekor kırdığı bir yıl olmuş oldu. 2026'nın da aynı şekilde devam etmesi için biz sektörle uyumlu ve beraber çalışmamıza devam edeceğiz. Buradan tekraren bu sektörde kimler varsa bütün paydaşlarımıza hayırlı, bereketli, kazasız belasız, huzurlu bir 2026 yılı diliyorum." diyerek sözlerini tamamladı.

Bakan Yumaklı İstanbul'da Balıkçılık Denetimine Katıldı Haber

Bakan Yumaklı İstanbul'da Balıkçılık Denetimine Katıldı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, su ürünleri avcılığında sürdürülebilirliğin sağlanması ve yasa dışı avcılık ile mücadeleye yönelik denetimlerini 7/24 esasına göre aralıksız sürdürdüklerini belirterek “Bu yıl içerisinde 177 bin denetim yaptık. Sene sonuna kadar arkadaşlarımız bunu 180 bine tamamlayacaklardır. Bu denetimlerde 76 gemiye, 482 ton deniz ürününe ve 2 binin üzerinde de av malzemeleri ve ekipmanına el koyduk" ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, İstanbul'da Sarıyer Kireçburnu mevkisinde gerçekleştirdikleri denetimler sonrası yaptığı açıklamada, ülkede su ürünleri avcılığı ve yetiştiriciliğinde sürdürülebilirliğin sağlanmasına büyük önem verdiklerini bildirdi. Bu kapsamda, Sarıyer ilçesinde denetimlerde bulunduklarını, boğazda avcılık yapan ya da dinlenen gemileri yerinde gördüklerini vurgulayan Yumaklı, gerçekleştirdikleri denetim faaliyetine ilişkin şu bilgileri aktardı: “İstanbul'da olduğu gibi, üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin tamamında da balıkçılık sektörü birkaç yıldır adeta destan yazıyor. Biz de hem onların işlerini kolaylaştırmak hem de yaptıkları işlerin uygunluğunu denetlemek amacıyla Zeytinburnu'ndan açıldık. Denetimlerimiz, tamamen herhangi bir uygunsuzluk yakalamak üzerine değil, balıkçılarımızın hep birlikte daha fazla av yapmalarını, daha fazla kazanmalarını sağlamak üzere kurulu, adaletsizliği ortadan kaldırmak üzere yaptığımız denetimler. Bu yıl içerisinde 177 bin denetim yaptık. Sene sonuna kadar arkadaşlarımız bunu 180 bine tamamlayacaklardır. Bu denetimlerde 76 gemiye, 482 ton deniz ürününe ve 2 binin üzerinde de av malzemeleri ve ekipmanına el koyduk. Burada amacımız, uygunsuzlukları yakalamak değil, uygunsuzlukları önlemektir. Dolayısıyla aynı şekilde arkadaşlarımız boğaz başta olmak üzere, ki çok hassas bir takipte vatandaşlarımız tarafından bunun da bilincindeyiz, hem de Artvin'den başlayarak Hatay'a kadar bütün av alanlarında balıkçılarımızın kendilerine çizilen kurallar çerçevesinde av yapmalarını sağlamaya gayret edeceğiz." “AVCILIĞIMIZIN ÜÇTE İKİSİ ÜRETİM PLANLAMASINA DAHİL OLMUŞ OLDU" Bakan Yumaklı, balıkçılık ve su ürünleri sektörünü, koruma kullanma dengesini gözeterek her geçen gün daha da ileriye taşıdıklarının altını çizerek şu değerlendirmelerde bulundu: “Burada önemli olan, koruma kullanma dengesi. Özellikle 2024 yılının başından itibaren sektördeki bütün paydaşların da bize desteğiyle üretim planlamasını su ürünlerinde de gerçekleştirdik. 2024 yılının tamamında ve 2025 yılında gördük ki üretim planlamasının sonuçları hem denizlerimizde balık artışıyla hem de kaptanlarımızın, reislerimizin gelir artışıyla sonuçlandı. Bunu daha da üst seviyelere çıkarmak mümkün. Aynı şekilde bunu yapmaya devam edeceğiz. Planlamaya dahil 11 tür var. Avcılığımızın üçte ikisi, yetiştiricilik de dahil olmak üzere yüzde 98'i neredeyse üretim planlamasına dahil olmuş oldu. Geçtiğimiz yıl hamsi üzerinde bir kota uygulaması başlatmıştık. 2024 yılında 150 bin ton civarındaydı. Bu sene hamside 220 bin tonun üzerinde bir üretim miktarı bekliyoruz. Dolayısıyla bu da kota uygulaması, üretim planlaması, reislerimizin kurallara uymasıyla beraber hep birlikte hem balık stokumuzu artırmak hem de avcılık ve yetiştiricilik ile ilgili daha ileriye gitmemize sebep olacak." Türkiye'nin 23 yılda iç sularda, kıyı kesimlerinde ve denizlerde ciddi bir üreticilik ve avcılık gelişimi sağladığına işaret eden Yumaklı, şunları kaydetti: “Türkiye Avrupa'da ikinci, dünyada 17. sırada yer alıyor, 2 milyar dolarlık bir ihracat rakamına ulaşmış durumdayız. Reislerimiz sadece bizim sularımızda değil, uluslararası sularda da avlanıyorlardı. Bunları çeşitlendirerek daha fazla ülkeye gidip avlanmalarını sağlamak üzere ülkelerle anlaşmalar yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Buradan bütün balıkçılarımıza, avcılarımıza, yetiştiricilerimize hayırlı, bereketli avlar, çok güzel sonuçlar diliyorum. İnşallah onların bizlerle beraber çalışması ve desteği sayesinde, sularımızdaki, üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin denizlerindeki balık stokunu ve yetiştiricilikte de bu sene 7 bin 500 ton ilave kapasiteyle yetiştiricilikteki kapasitemizi artırarak önümüzdeki yıllarda yeni rekorlara imza atmaya devam edeceğiz. Hayırlı bereketli olsun. Ülkemizde sürdürülebilir balıkçılık için gece gündüz çalışan tüm personelimize de teşekkür ediyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.