Hava Durumu

#Balıkçılık

Kırsal Haber - Balıkçılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Balıkçılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aydın’da Su Ürünleri Sektöründe Yeni Hedefler Haber

Aydın’da Su Ürünleri Sektöründe Yeni Hedefler

Aydın’ın su ürünleri sektöründeki mevcut potansiyeli ve geleceğe yönelik hedefleri, Didim’de gerçekleştirilen Su Ürünleri Sektörü İstişare Toplantısı’nda ele alındı. 77 bin 475 tonluk proje kapasitesiyle Türkiye’de üçüncü sırada yer alan Aydın’ın sürdürülebilir üretim gücünün artırılması değerlendirildi. Aydın’ın Su Ürünleri Üretim Gücü Masaya Yatırıldı Aydın Valisi Dr. Osman Varol’un başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Ayhan Temiz, Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Edip Yağan, teknik personel ile Kuşadası, Söke ve Didim İlçe Tarım ve Orman Müdürleri katıldı. Toplantıda Aydın’ın su ürünleri alanındaki mevcut durumu, sektörün gelişimine yönelik hedefler ve sürdürülebilir üretimin güçlendirilmesine ilişkin görüş ve öneriler değerlendirildi. 243 Balıkçı Teknesi ve 1.445 Balıkçı Faaliyet Gösteriyor Su ürünleri yetiştiriciliğinde 77 bin 475 tonluk proje kapasitesine sahip olan Aydın, Türkiye genelinde üçüncü sırada bulunuyor. Kentte su ürünleri sektörünün üretim yapısında 2 birlik, 12 kooperatif, 243 kayıtlı balıkçı teknesi ve 1.445 balıkçı önemli bir yer tutuyor. Sürdürülebilir Üretim İçin Çalışmalar Değerlendirildi Toplantıda doğal kaynakların korunması, üreticilerin desteklenmesi ve su ürünleri sektörünün Aydın ekonomisine sağladığı katma değerin artırılması amacıyla yürütülecek çalışmalar da gündeme geldi. Aydın’ın su ürünleri sektörünün geleceğine yönelik hedeflerin, doğal kaynakların korunması ve üreticilerin emeğinin desteklenmesiyle birlikte sektör paydaşları arasındaki iş birliğiyle geliştirilmesi değerlendirildi.

CHP'li Sarıbal: ''Balık Var Ama Balıkçı Denize Çıkamıyor'' Haber

CHP'li Sarıbal: ''Balık Var Ama Balıkçı Denize Çıkamıyor''

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, tarım ve gıda gündemini değerlendirdiği basın toplantısında balıkçıların artan maliyetlerini, çiğ süt fiyatını ve 2027 yılı besilik sığır ithalatı planını ele aldı. Sarıbal, “Üreticiyi yaşatmadan süt sorununu çözemezsiniz. Merayı ıslah etmeden sürdürülebilir bir hayvancılık sağlayamazsınız” dedi. Beslenmenin temel bir hak olduğunu vurgulayan Sarıbal, balıkçılık ile süt ve et üretiminin birbirinden ayrı sorunlar gibi görülemeyeceğini söyledi. Üreticinin artan giderler karşısında ayakta kalmakta zorlandığını, yurttaşın ise nitelikli gıdaya erişimde güçlük çektiğini belirtti. “Balık var ama balıkçı denize çıkamıyor” Yeni av sezonunun ilk haftasında İstanbul Gürpınar Su Ürünleri Hali’nde işlem gören miktar, geçen yılın aynı dönemindeki yaklaşık 920 tondan 1.884 tona yükseldi. Bunun yaklaşık 904 tonunu palamut, 552 tonunu hamsioluştururken istavrit miktarı 226 tondan 76 tona geriledi. Sarıbal, bu verilerin türler arasında farklı bir tabloya işaret ettiğini, av miktarındaki artışın balıkçının geçim sorununu ortadan kaldırmadığını söyledi. Hatay’da yaklaşık 60 balıkçının maliyetlerini karşılayamadığı için seferlerini durdurduğunu aktaran Sarıbal, mazotun yanı sıra işçilik, kumanya, ekipman ve bakım giderlerinin de yükseldiğini belirtti. Mazot fiyatının bir yılda yaklaşık yüzde 73 arttığını söyleyen Sarıbal, “Memleketin birçok bölgesinde balıkçılar ava çıkmıyor. Bugün yaşadığımız sorunun özü, girdilerin aşırı yüksek olması” dedi. Sarıbal, küçük ölçekli balıkçılara ayrılan yaklaşık 145 milyon liralık desteğin tekne boyuna ve bölgeye göre dağılımının açıklanmasını istedi. Aktardığı 2023 verilerine göre 12 metrenin altındaki teknelerin balıkçı gemileri içindeki payı yüzde 51 iken tahsil edilmeyen ÖTV tutarından aldıkları payın yüzde 6,8 olduğunu belirterek, “ÖTV desteğinden kim, ne kadar yararlanıyor? Küçük avcılık yapan teknelerin payını açıkça görmeliyiz” diye konuştu. Sarıbal, 2026 av sezonunda ruhsatlı gemi sayısının, fiilen ava çıkan ve çıkmayan teknelerin, sefer ve av miktarlarının 2025’in aynı dönemiyle karşılaştırılarak yayımlanmasını da talep etti. Yakıt alım defteri bulunan gemiler ile fiilen avlanan gemilerin ayrı gösterilmesi gerektiğini söyledi. Balıkçının geçimini korurken denizlerin de korunması gerektiğini vurgulayan Sarıbal, “Deniz yoksa balıkçılık da yok” dedi. “Çiğ süt fiyatı 1 Ekim’de güncellensin” Hayvancılıkta süt üreticisinin gelir kaybının gelecekteki et üretimini de etkilediğini belirten Sarıbal, Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ inek sütü tavsiye fiyatının 1 Mayıs’tan bu yana 24,30 TL/litre olduğunu hatırlattı. Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği’nin (TÜSEDAD) 100 baş sağmal ve günlük ortalama 30 litre verim esas alan işletme modelinde ağustos ayı sıcak çiğ süt üretim maliyeti ise 28,50 TL/litre olarak hesaplandı. Üreticilerin farklı fiyatlardan süt sattığına dikkat çeken Sarıbal, “Çiğ süt tavsiye fiyatı 1 Ekim’de üreticinin gerçek maliyeti ve önümüzdeki üç ayın riskleri dikkate alınarak güncellensin. Süt üreticisinin geliri güvence altına alınsın; üretici maliyetinin altında üretime zorlanmasın” çağrısında bulundu. Sarıbal, süt ve etin üreticiden rafa ulaşıncaya kadar fiyatlarının nasıl oluştuğunun açıklanmasını istedi. Yem bitkisi üretimine ve mera ıslahına kaynak ayrılması, yerli damızlıkların korunması, buzağı kayıplarının azaltılması ve şap başta olmak üzere hayvan hastalıklarıyla mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çocukların süte, halkın yeterli ve dengeli gıdaya erişimini de bir kamu sorumluluğu olarak değerlendirdi. 2027 ithalat planında 380 bin baş büyük işletmelere ayrıldı Sarıbal, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2027 için 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatı planladığını hatırlatarak bunun 380 bin başının 200 baş ve üzeri kapasiteli işletmelere, 100 bin başının ise daha küçük işletmelere ayrıldığını belirtti. Böylece planlanan kontenjanın yaklaşık yüzde 79’u büyük kapasiteli işletmelere yöneliyor. “İthalat iktidarın temel tarım politikasına dönüştü” diyen Sarıbal, 2010’dan bu yana büyükbaş ve küçükbaş canlı hayvan ile kırmızı et ithalatına 15 milyar doları aşan kaynak harcandığına ilişkin dış ticaret derlemesini hatırlattı. Sarıbal, ithalatın sürmesine karşın üreticinin yem, mera ve damızlık sorunlarının çözülmediğini, düşük gelirli yurttaşların da uygun fiyatlı ete erişemediğini söyledi. Hayvancılık desteklerinin toplam tarımsal destekler içindeki payının 2020’de yaklaşık yüzde 35–36 düzeyindeyken yüzde 17’lere gerilediğini belirten Sarıbal, küçük ve orta ölçekli aile işletmelerine öngörülebilir destek ve erişilebilir kaynak sağlanmasını istedi. Yerli ırkların korunması ve meraların ıslahı üzerinde durarak, ithal besilik hayvanla yürüyen bir düzenin yerli damızlık ve yem üretiminin yerini tutamayacağını ifade etti. Et ve Süt Kurumu’nun canlı hayvan ve et ithalatından bir yılda ne kadar gelir elde ettiğini ve bu kaynağı nerede kullandığını açıklaması çağrısında bulunan Sarıbal, “Başarıyı ithalat kotasındaki sınırlı düşüşle değil; üreticinin üretimde kalması, hayvan başına verimin artması ve halkın yeterli, nitelikli et ve süt ürününe erişmesiyle ölçmek gerekir” dedi. Sarıbal, sözleşmeli tarımda da üreticinin örgütlü ve güçlü bir taraf haline gelmesi gerektiğini belirterek alım fiyatlarının gerçek maliyeti ve üreticinin yaşam payını karşılamasını istedi. Basın toplantısını şu sözlerle tamamladı: “Üreticiyi yaşatmadan süt sorununu çözemezsiniz. Süt sürüsünü korumadan hayvancılığı geliştiremezsiniz. Küçük üreticiyi desteklemeden sürdürülebilir süt ve et üretimi sağlayamazsınız.”

Karaburun’un Nergis Üretimine Büyük Destek Haber

Karaburun’un Nergis Üretimine Büyük Destek

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karaburun’un simgesi nergisin üretimini korumak ve artırmak amacıyla üreticiye 300 bin nergis soğanı desteği programını başlattı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Karaburun’da düzenlenen törenle nergis soğanlarını üreticilere teslim etti. Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan’ın ev sahipliğindeki programa önceki dönem İzmir milletvekillerinden Kani Beko, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Candaş Yeter ve Mustafa Õzuslu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, üreticiler ve yurttaşlar katıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Halk Dansları Topluluğu da programda gösteri sergiledi. Tugay: Karaburun İzmir’in canı ciğeridir Karaburun’un İzmir için özel ve değerli bir bölge olduğunu belirten Başkan Tugay, “Karaburun İzmir’in canı ciğeridir. Çok özel ve değerli bir bölgedir. Onun için çalışacağız. Büyükşehir Belediyesi’nin ya da belediyelerin mevzuatında ‘üreticiye destek olun’ diye bir şart yok. Ancak böylesine kıymetli bir değeri görmezden gelme şansınız da yok. Eğer bu şehrin evladıysanız ve değerinin farkındaysanız çalışacak, destek olacaksınız. Biz de bu geleneğe sahip çıkmaktan onur duyuyoruz” dedi. “Ortada bir sorun varsa ‘Biz ne yapabiliriz?’ diye soruyoruz” Mandalina üreticilerinin yaşadığı sorunları dinlediklerini belirten Tugay, “Ortada bir sorun varsa kendimize ‘Bu durumda biz ne yapabiliriz?’ diye soruyoruz” dedi. Tugay, üreticilerin mandalinalarını boylayıp ayırabileceği ve paketleyebileceği bir tesisin kurulumu konusunun gündeme geldiğini aktardı. Karaburun’un bahçelerini daha fazla İzmirliyle buluşturmak istediğini belirten Tugay, “Binlerce İzmirliyi buraya getirip mandalina ağaçlarından ürün toplamalarını, mandalinaları evlerine götürmelerini istiyoruz. Organizasyon ve toplanan ürünlerin ücretlerini de biz karşılayalım şeklinde değerlendirmelerde bulunduk. Söylenen her söz, iletilen her konu can kulağıyla dinleniyor ve takip ediliyor. Siz problemleriniz ve isteklerinizi bize iletmeye devam edin” ifadelerini kullandı. “12 milyon nergis çok iyi bir rakam” Karaburun’un nergis üretimindeki önemine dikkat çeken Tugay, “Geçen yıl ülkemizde üretilen 43 milyon nergisin 12 milyonu Karaburun’da üretildi. Bu çok iyi bir rakam ve desteklenmeyi hak ediyor. Bu yıl üreticilerimize 300 bin nergis soğanı dağıtacağız” dedi. Başkan Tugay, törenin ardından soğanları üreticilere teslim etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, 2026 dikim döneminde nergis soğanlarını Karaburun’un 15 mahallesine ulaştıracak. Girgin Erdoğan: “Karaburun’un tarımsal geleceğine yapılan bir yatırım” Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’mızın gerçekleştirdiği nergis soğanı dağıtımını sadece bir destek değil, Karaburun’umuzun tarımsal geleceğine yapılan bir yatırım olarak görüyoruz. Toprağımızla buluşacak her soğan yeni bir üretimin başlangıcıdır. Üretilen her nergis ise üreticimizin emeğine, aile ekonomisine ve Karaburun’un yerel kalkınmasına katkı demektir. Sizler toprağınızı işledikçe bu toprakların hikayesi yaşamaya devam edecektir” ifadelerini kullandı. Türkiye’deki her dört nergisten biri Karaburun’dan Karaburun’un nergis üretimindeki gücü rakamlara da yansıyor. 2025 verilerine göre Türkiye genelinde 942 bin 300 metrekarelik alanda 43 milyon 568 bin adet nergis üretildi. İzmir’de ise 353 bin metrekarelik alanda 12 milyon 2 bin adet nergis yetiştirildi ve kentteki üretimin tamamı Karaburun’da gerçekleştirildi. Bu rakamlarla Karaburun tek başına Türkiye nergis üretiminin dörtte birinden fazlasını karşılarken İzmir, üretim alanı ve miktarında Mersin’in ardından Türkiye’de ikinci sırada yer aldı. İlk etapta 150 bin soğan 300 bin nergis soğanının dağıtımı iki etapta gerçekleştirilecek. İlk etapta 150 bin soğan Karaburun’un 6 mahallesindeki üreticilere ulaştırılacak. Kalan 150 bin soğanın ise ilk dağıtımın ardından 10 gün içerisinde teslim edilmesi planlanıyor. Böylece toplam 15 mahallede yeni nergisler toprakla buluşacak. Karaburun’da da nergis desteğinin yanı sıra tarımsal sulama, zeytin üretimi, küçük ölçekli balıkçılık ve bitkisel üretim alanlarında çalışmalar yürütülüyor. Parlak Sulama Tesisi’nin Ulamış’taki tesisle birlikte yenilenmesi için yaklaşık 30 milyon liralık çalışma sürerken, Parlak Sulama Göleti’ne 90 kW gücünde güneş enerjisi tesisi kurulması planlanıyor. Kırsal üretime 1,4 milyar liralık kaynak İzmir Büyükşehir Belediyesi, kırsalda üretimin devamlılığını sağlayacak çalışmalarını sürdürüyor. İzmir’in kırsalında 55 bin 600 üretici bulunuyor. 2026 yılında Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bütçesi kapsamında 1,4 milyar liralık kaynak ayrıldı. Kaynak; üreticinin işini kolaylaştırmak, suyun daha verimli kullanılmasını sağlamak ve üretimi güçlendirmek için değerlendiriliyor.

Türk Balıkları Future Fish Eurasia’da Görücüye Çıktı Haber

Türk Balıkları Future Fish Eurasia’da Görücüye Çıktı

Türkiye’ye yıllık 2,3 milyar dolar döviz kazandıran Türk su ürünleri sektörü, 2,5 milyar dolar hedefine ulaşmak için Future Fish Eurasia - 12. Uluslararası Su Ürünleri İhracat ve İşleme, Akuakültür ve Balıkçılık Teknolojileri Fuarı’nda Türk balıklarını görücüye çıkardı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Avrasya Fuarcılık tarafından düzenlenen Future Fish Eurasia, 24-26 Eylül tarihleri arasında Fuar İzmir C Hol’de gerçekleştiriliyor. Türkiye’nin su ürünleri alanındaki önemli uluslararası buluşmalarından olan fuarda; balık işleme teknolojilerinden akuakültür ekipmanlarına, kafes sistemlerinden yem üretim teknolojilerine ve balıkçılık malzemelerine kadar sektörün farklı alanlarındaki ürün ve teknolojiler sergileniyor. Norveç ve Libya ise fuarda ülke pavyonlarıyla yer alıyor. Fuar İzmir’de 26 ülkeden 165 firma ve markanın katıldığı fuar, su ürünleri, akuakültür ve balıkçılık teknolojileri sektörünün uluslararası temsilcilerini İzmir’de buluşturdu. Future Fish Eurasia Fuarı’nın 12 yıl önce küçük bir organizasyon olarak başladığını günümüzde sektörün en büyük buluşma noktası olduğunu dile getiren Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün Türkiye genelinde 4,5 milyar dolarlık bir ihracata imza atar konuma geldiğini bunun 2,3 milyar dolarlık kısmının su ürünleri sektörünce yapıldığını belirtti. Su ürünleri sektörünün 1999 yılında 50 milyon dolar olan ihracatının hızlı bir gelişim gösterdiğini paylaşan Kızıltan, “Ege Bölgesi’nde o yıllarda en az ihracat yapan sektörken bugün en çok ihracat yapan ikinci sektör konumuna yükseldik. Bundan da çok büyük gurur duyuyoruz. Bugünlere kolay gelinmedi. Çok zorluklarla gelindi. Küçük toprak havuzlarda yetiştirilen tahta kafeslerde başlayan bir ihracat yolculuğunda bugün yurt dışına teknoloji ve ARGE'yi ihraç eden bir konuma geldik. Bugün diğer ülkelere özellikle Türkiye Cumhuriyetlere, Afrika ülkelerine ve birçok ülkeye kültür balıkçılığı konusunda yatırımlarda yön vermeye başladık. Bu yüzden de bu sektörün geleceğinin çok parlak olduğunu düşünüyoruz. Son zamanlarda özellikle Türk somonu büyük gelişim gösterdi. Bu yıl 650 milyon dolar ihracata ulaşacağız” şeklinde konuştu. Akbaş; “Su ürünleri sektöründe yetiştiricilik avcılığı geçti” Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Akbaş su ürünleri sektörünün gıda güvenliği, sağlıklı beslenme, istihdam, ihracat, kırsal kalkınma ve ekosistemlerin korunması açısından stratejik bir sektör haline geldiğini vurguladı. Üretimde yetiştiriciliğin avcılığın önüne geçtiğine dikkat çeken Akbaş, “Geleceğin su ürünleri sektörü daha fazla üretmekten önce daha planlı, daha verimli ve daha sürdürülebilir üretmek zorundadır” dedi. Türkiye’nin 2025 yılında 1 milyon 37 bin tonluk su ürünleri üretimiyle Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını, bunun yaklaşık 627 bin tonunun yetiştiricilikten elde edildiğini belirten Akbaş, sektörün teknoloji ve yenilikçilik kapasitesindeki gelişimine vurgu yaptı. Türkiye’nin su ürünleri yetiştiriciliğinde Avrupa Birliği ülkeleri arasında birinci sırada bulunduğunu belirten Akbaş, “Çipura ve levrek üretiminde dünyada birinci, alabalık üretiminde ise ikinci sırada yer alıyoruz. Birinciliğe yükselmeyi hedefliyoruz. 100 ülkeye ihracat yapıyoruz. Asıl hedefimiz ürünlerin katma değerini ve marka değerini artırarak Türkiye’yi dünya su ürünleri sektöründe daha güçlü bir merkez haline getirmek. 2026 yılı ihracat hedefimiz 2,5 milyar dolar” ifadelerini kullandı. Camara: “İş birliği yapmak istiyoruz” Gine Cumhuriyeti Balıkçılık ve Deniz Ekonomisi Bakanı Fatima Camara, Gine'nin Future Fish Eruasia Fuarı’na balıkçılık ve su ürünleri sektörümüzü dış ticarete, yatırımlara, inovasyona ve uluslararası iş birliğine daha fazla açma kararlılığı nedeniyle katıldıklarını ifade etti. Gine’nin su ürünleri sektöründe muazzam bir potansiyele sahip olduğunun altını çizen Bakan Camara; “Gine, Atlas Okyanusu'na açılan bir kıyı şeridine, 1164 akarsuya, 14'ü uluslararası olan 23 nehir havzasına ve yüksek bir yağış miktarına sahiptir. 2026 yılı itibarıyla değerlendirilebilir deniz balıkçılığı potansiyelimiz yaklaşık 905.000 tona ulaştı. Balıkçılık ve su ürünlerini ekonomimizin önemli sektörleri haline getirmek için gerekli kaynaklara ve potansiyele sahibiz. ​Ancak sadece kaynaklara sahip olmak yetmez; bunları üretime, istihdama, gelire ve ülkemiz için katma değere dönüştürebilmemiz gerekir. Gine'de amacımız daha fazla değer yaratmak. ​Yavru balık bulunabilirliğini ve kalitesini artırmak için modern kuluçkahanelerin kurulması, ​İşletmelerin performansını ve verimliliğini artırmak için modern su ürünleri üretim teknolojilerinin benimsenmesi, ​Yerel balık yemi üretimi ve bunların kalite denetiminin güçlendirilmesi ​Bu öncellikler somuttur. Sahada tespit edilen ihtiyaçlara karşılık gelmektedir ve aramızda bulunan şirketler, yatırımcılar, araştırma kurumları ve kalkınma ortakları ile iş birliği imkanları sunmaktadır.​Gine bu buluşmaya soyut bir hedefle gelmemiştir. Kaynaklarıyla, tespit edilmiş ihtiyaçlarıyla, öncelikleriyle ve sürdürülebilir ortaklıklar kurma iradesiyle gelmiştir. Diyaloğa açığız, yatırıma açığız, iş birliğine açığız ve her şeyden önce uzun vadeli ilişkiler inşa etmeye hazırız. Yatırım yapmak isteyenleri, teknolojisini paylaşmak isteyenleri, eğitime katkıda bulunmak isteyenleri, araştırmayı geliştirmek isteyenleri ve Gine'de değer zincirleri oluşturmaya katılmak isteyenleri ağırlamak istiyoruz. Amacımız ortaklarımızla birlikte inşa etmektir” şeklinde konuştu. Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Şebnem Türe, İzmir’in denizle kurduğu ilişkinin yalnızca kıyısında yaşamakla sınırlı olmadığını, üretimden ticarete ve kültüre kadar kentin birçok alanında kendini gösterdiğini ifade etti. İzmir’in su ürünleri sektörü açısından da önemli bir merkez olduğunu ifade eden Türe, “Türkiye’nin yıllık 2,3 milyar dolarlık su ürünleri ihracatında Ege Bölgesi üçte ikisini gerçekleştiriyor. Önümüzde yalnızca ihracatı artırmak değil, bunu sürdürülebilir biçimde yapmak gibi önemli bir sorumluluk da var. Denizlerimiz ve su kaynaklarımız sınırsız değil” dedi. Fuarın açılış törenine, Gine Cumhuriyeti Balıkçılık ve Deniz Ekonomisi Bakanı Fatima Camara, Norveç’in Ankara Büyükelçisi Andreas Gaarder, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Akbaş, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Şebnem Türe, Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Atakan Demir, Başkan Yardımcısı Bedri Girit, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Şahin Çakan, İsmail Aksoy ve Avrasya Fuarcılık Genel Müdürü Selin Akdoğan ile sektör temsilcileri katıldı. Future Fish Eurasia ile eş zamanlı düzenlenen AquaFeed Eurasia Uluslararası Yem Konferansı’nda ise akuakültür yemleri, beslenme, üretim teknolojileri ve sektördeki yeni gelişmeler ele alınacak. Fuar boyunca sektör temsilcileri yeni ürün ve teknolojileri inceleme, iş bağlantıları kurma ve yeni ihracat pazarlarına yönelik temaslarda bulunma fırsatı bulacak. Future Fish Eurasia, 26 Eylül Cumartesi gününe kadar Fuar İzmir’de ziyaret edilebilecek. ESÜHMİB standına akın var Türkiye’nin su ürünleri ihracatının üçte ikisine imza atan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin standı, Future Fish Eurasia Fuarı’nda çekim merkezi oldu. Chef İbrahim Önen’in Türk balıklarıyla hazırladığı lezzetler uzun kuyruklar oluşturdu.

İzmir Ticaret Odası 137’nci İş Birliği Anlaşmasını Norveç ile İmzaladı Haber

İzmir Ticaret Odası 137’nci İş Birliği Anlaşmasını Norveç ile İmzaladı

İzmir ile Norveç arasındaki 2 bin 700 kilometrelik mesafe, su ürünleri sektöründe kurulacak yeni iş birlikleriyle kısalıyor. İzmir Ticaret Odası (İZTO), su ürünleri ve akuakültür alanında dünyanın önde gelen ülkelerinden Norveç ile “mavi” ortaklığın ilk adımını attı. Norveç Doğu Ticaret ve Sanayi Odası ile imzalanan İş Birliği Anlaşması ile sürdürülebilir balıkçılıktan yapay zekâ ve dijital teknolojilere, soğuk zincir ve lojistikten katma değerli üretime kadar birçok alanda ortak çalışmaların hayata geçirilmesi hedefleniyor. İZTO’nun uluslararası ticari iş birliği anlaşmalarının sayısını 137’ye yükselten protokol, İzmir’in üretim ve ihracat gücü ile Norveç’in su ürünlerindeki bilgi birikimi ve teknolojik deneyimini aynı zeminde buluşturacak. TİCARET KÖPRÜSÜ İzmir Ticaret Odası, Norveç Doğu Ticaret ve Sanayi Odası heyetini ağırladı. Norveç Krallığı Ankara Büyükelçisi Andreas Gaarder, Norveç Doğu Ticaret ve Sanayi Odası üyeleri ile İzmir Balıkçılık Çalışma Komitesi üyelerinin katıldığı toplantı, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan ile Norveç Doğu Ticaret ve Sanayi Odası Genel Müdürü Olga Larsen’in açılış konuşmalarıyla başladı. Açılış konuşmalarının ardından Norveç balıkçılık ve su ürünleri sektörünün sunduğu fırsatlar, Odamız projeleri ve İzmir balıkçılık sektörüne ilişkin sunumlar gerçekleştirildi. ÇAKAN: İŞ BİRLİĞİMİZ ÖNEMLİ FIRSATLAR YARATACAK Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin Çakan, Norveç’in su ürünleri alanındaki bilgi birikimi ve teknolojik yetkinliği ile İzmir’in üretim ve ihracat kapasitesinin birbirini tamamlayan önemli avantajlar sunduğunu belirtti. Balıkçılık ve su ürünleri sektörünün sürdürülebilir biçimde gelişmesinin, sektörün tüm paydaşlarının ortak katkısıyla mümkün olduğuna değinen Çakan, İzmir Ticaret Odası’nın paydaşı olduğu İzmir Balıkçılık Çalışma Komitesi’nin ilgili alanda iş birliğini geliştirmeye yönelik çalışmalar yaptığına değindi. Çakan sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle sürdürülebilir yetiştiricilik, balık sağlığı, dijital izleme sistemleri ve yeni üretim teknolojileri alanlarında geliştirilecek ortak çalışmaların her iki taraf için de önemli fırsatlar yaratacağına inanıyoruz. Bugün imzaladığımız İş Birliği Anlaşması’nın, iki ülke iş dünyası arasındaki bilgi ve bağlantı paylaşımını güçlendirmesine ve yeni iş ortaklıklarının kurulmasına zemin hazırlamasını bekliyoruz” LARSEN: DİPLOMATİK İLİŞKİLERİN 100. YIL DÖNÜMÜ Norveç Doğu Ticaret ve Sanayi Odası Genel Müdürü Olga Larsen, Türkiye ile Norveç arasındaki ekonomik ilişkiler kapsamında JETCO Anlaşması’na (Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi) dikkat çekerken, 2026 yılının iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümü olduğunu vurguladı. Özellikle su ürünleri ve akuakültür alanında iki ülke arasındaki iş birliğinin geliştirilmesinin önemine değinen Larsen, İzmir Ticaret Odası ile Norveç Doğu Ticaret ve Sanayi Odası arasında imzalanan İş Birliği Anlaşmasının, söz konusu alanlardaki mevcut iş birliklerinin güçlendirilmesine ve yeni iş birliği fırsatlarının geliştirilmesine katkı sağlayacağına dikkat çekti. GAARDER: İZMİR FAHRİ KONSOLOSLUĞUNUN YENİDEN FAALİYETE GEÇMESİ İLİŞKİLERİ GELİŞTİRECEK Toplantıya katılan Norveç Krallığı Ankara Büyükelçisi Andreas Gaarder, Norveç ile İzmir arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin önemine dikkat çekerek, özellikle su ürünleri ve akuakültür alanında sektörel iş birliklerinin ve karşılıklı temasların artırılmasının yeni iş fırsatları yaratacağını ifade etti. Gaarder ayrıca,Norveç İzmir Fahri Konsolosluğu’nun yeniden faaliyete geçecek olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bunun Norveç ile İzmir arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayacağını belirtti. TİCARİ ANLAŞMA SAYISI 137’YE YÜKSELDİ Konuşmaların ardından, İzmir Ticaret Odası ile Norveç Doğu Ticaret ve Sanayi Odası arasında kurumsal iş birliğinin güçlendirilmesi ve iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlanması amacıyla İş Birliği Anlaşması imzalandı. İmzalanan protokol ile İzmir Ticaret Odası’nın ticari anlaşma sayısı 137’ye yükseldi. Anlaşma ile neler olacak? İki ülkenin sektör temsilcileri “Sürdürülebilir Balıkçılık Üzerine Çalışma Grupları” kurulacak. Çalışma grupları aracılığıyla; Sürdürülebilir balıkçılık ve deniz kaynaklarının korunması konusunda bilgi ve deneyim paylaşımı, balıkçıların yapay zeka ve dijital teknolojilerden daha fazla yararlanmasını sağlayacak ortak projeler, soğuk zincir, depolama, lojistik ve balığın pazarlanması alanlarında ortak çalışmalar, balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesi, balıkçıların mesleki eğitimleri ve gençlerin sektöre kazandırılması, kadınların kooperatiflerde ve su ürünleri ekonomisinde daha etkin rol almasını sağlayacak modeller, İzmir ve Norveç arasında karşılıklı teknik ziyaretler, eğitim programları ve kooperatif değişim programları, Avrupa Birliği ve diğer uluslararası fonlara yönelik ortak proje geliştirilmesi gibi alanlarda somut çalışmalar yapılabilecek.

Balon Balığı Avcılığında Destek Kapsamı Genişletildi Haber

Balon Balığı Avcılığında Destek Kapsamı Genişletildi

Tarım ve Orman Bakanlığının balon balığı avcılığının desteklenmesine ilişkin tebliğinde değişikliğe gidildi. Yeni düzenlemeyle destek kapsamında değerlendirilen balon balığı miktarında önemli bir artış yapıldı. Balon balığı avcılığının desteklenmesine ilişkin düzenlemede değişiklik yapıldı. “Balon Balığı Avcılığının Desteklenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2024/8)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2026/22)” Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Destek kapsamındaki miktar 1 milyon adede çıkarıldı Yapılan değişiklikle, 13 Nisan 2024 tarihli ve 32516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Balon Balığı Avcılığının Desteklenmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan miktarlar yeniden düzenlendi. Buna göre, ilgili maddenin (c) bendinde yer alan “200.000 adede kadar (200.000 adet dâhil)” ibaresi, “1.000.000 adede kadar (1.000.000 adet dâhil)” şeklinde değiştirildi. Aynı şekilde (ç) bendindeki 200.000 adetlik üst sınır da 1.000.000 adede yükseltildi. Böylece söz konusu iki bent kapsamında desteklemeye esas alınan balon balığı miktarlarında üst sınır 200 bin adetten 1 milyon adede çıkarılmış oldu. Balon balığı avcılığında yeni dönem Düzenleme, balon balığı popülasyonunun kontrol altına alınmasına yönelik avcılık faaliyetlerinin desteklenmesi açısından yeni bir uygulama alanı oluşturuyor. Değişiklikle birlikte destek kapsamında değerlendirilebilecek balon balığı miktarı önemli ölçüde artırılmış oldu. Tebliğ No: 2026/22, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.