Hava Durumu

#Balıkçılık

Kırsal Haber - Balıkçılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Balıkçılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kıyı Kentlerinin Geleceği Mersin’de Tartışıldı Haber

Kıyı Kentlerinin Geleceği Mersin’de Tartışıldı

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde düzenlenen “Kıyı Kentleri Çalıştayı” Mersin’de gerçekleştirildi. Çalıştayda; kıyı kentlerinde planlama, çevresel sürdürülebilirlik, iklim değişikliğine uyum, kıyı ekosistemlerinin korunması, kamusal alan kullanımı, yetki ve yönetim süreçleri ile mavi ekonomi başlıkları ele alındı. TBB ve Mersin Büyükşehir Belediyesi, kıyı kentlerinin sorunlarının tespiti ve iyi uygulama örneklerinin paylaşılmasını amaçlayan “Kıyı Kentleri Çalıştayı” düzenledi. Mersin Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştay, belediye başkanlarını, akademisyenleri ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Kıyı kentlerinin turizm, ulaşım ve ekonomik faaliyetler açısından yoğun kullanımına dikkat çekilen çalıştayda, bu alanların aynı zamanda hassas ve kırılgan ekosistemler olduğuna vurgu yapıldı. Artan nüfus, turizm hareketliliği, konut ve sanayi yatırımları ile altyapı ihtiyaçlarının kıyı alanları üzerindeki etkilerinin ele alındığı programda, ortak sorunlara yönelik çözüm yolları ele alındı. Çalıştayın açılış konuşmalarını TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız yaptı. Seçer: “196 belediye kıyılarda yer alıyor” Seçer konuşmasında Türkiye’nin yaklaşık 8 bin 333 kilometrelik kıyı uzunluğuna sahip olduğunu ve 196 belediyenin kıyı alanlarında yer aldığını ifade etti. Bu belediyelerin sınırları içerisinde yaklaşık 22 milyon kişinin yaşadığını vurgulayan Seçer, “Veriler bize çok açık bir gerçeği göstermektedir; kıyı kentlerinin geleceği, aslında Türkiye’nin geleceğinin önemli bir parçasıdır.” dedi. Kıyıların; limanlar, tersaneler, enerji tesisleri, lojistik merkezler ve balıkçılık faaliyetleri gibi birçok kullanım alanını barındırdığını dile getiren Seçer, bu durumun zaman zaman mekansal kullanım çatışmalarına, çevresel sorunlara ve planlama güçlüklerine yol açabildiğini söyledi. Seçer: “Kıyı yönetimi stratejik bir alan” İklim değişikliğinin kıyı kentleri üzerindeki etkilerine de değinen Seçer, deniz seviyesinin yükselmesi, kıyı erozyonu, aşırı hava olayları ve sel felaketinin bu riskler arasında yer aldığını belirtti. Seçer, kıyı yönetiminin çevre politikaları, şehir planlaması, ekonomik kalkınma, afet yönetimi ve sosyal adaletin kesişiminde yer alan stratejik bir alan olduğunu ifade etti. Seçer: “TBB’de Kıyı Kentleri Komisyonu kurduk” TBB olarak kıyı yönetimini yerel yönetimlerin geleceğini ilgilendiren bir yönetişim alanı olarak ele aldıklarını belirten Seçer, bu kapsamda Birlik bünyesinde Kıyı Kentleri Komisyonu’nun kurulduğunun altını çizdi. Komisyon çalışmaları ile sahadan beslenen ve yerel deneyimleri merkeze alan bir çalışma modeli hedeflediklerini dile getiren Seçer, Mersin’de gerçekleştirilen toplantının bölgesel toplantıların ilk adımı olduğunu dile getirdi. Sürecin devamında Ege ve Marmara bölgelerinde düzenlenecek toplantı ve çalıştaylarla “Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politika Belgesi”nin hazırlanmasının planlandığını aktaran Seçer, “Bu belge ile kıyı alanlarının planlanması, çevresel sürdürülebilirlik, iklim değişikliğine uyum, kamusal erişim hakkı ve mavi ekonomi başlıklarında yerel yönetim perspektifini ortaya koyan bir yol haritası oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi. Seçer: “Kıyıların korunması tüm kamu kurumlarının ve toplumun ortak sorumluluğu” Seçer ayrıca kıyı alanların korunmasının tüm kurumların ortak sorumluluğu olduğunu dile getirerek sözlerini şu şekilde devam etti: “Kıyı yönetimi konusunda yerel yönetimlerin bilgi birikimi ve deneyimi son derece değerlidir. Kıyı alanlarının planlanması ve yönetilmesi süreçlerinde yerel yönetimlerin daha güçlü biçimde sürece dahil edilmesi, hem uygulama etkinliğini artıracak hem de daha sürdürülebilir sonuçlar doğuracaktır." Mersin Büyükşehir Belediyesinin yaptığı çalışmaları anlatan Seçer, Türkiye Belediyeler Birliği olarak belediyelerin deneyimlerini görünür kılmayı, iyi uygulamaları yaygınlaştırmayı ve merkezi idare ile yerel yönetimler arasında güçlü bir diyalog zemini oluşturmayı önemli bir görev olarak gördüklerini de sözlerine ekledi. Yıldız: “Kıyı kentlerimiz ülkemizin önemli zenginlikleri arasında yer alıyor” TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız da konuşmasında, Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz’e uzanan sınırlarıyla son derece önemli bir potansiyele sahip kıyı kentlerinin doğal, ekonomik ve kültürel açıdan Türkiye’nin önemli zenginlikleri arasında olduğunu belirtti. Bu zenginliğin kıyıların kent kimliğinin oluşumunda ve kamusal yaşamın şekillenmesinde belirleyici rol oynadığını ifade eden Yıldız, “Kıyı kentleri, gelecek nesillere bırakacağımız ortak mirasımızdır. Bu nedenle kıyı alanlarının doğru planlanması ve yeni nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılması büyük önem taşıyor.” dedi. Yıldız: “Kıyı alanlarının yönetimi ve korunması yerel yönetimler açısından önemli bir sorumluluk alanı” Kıyı alanlarının yönetimi, korunması ve sürdürülebilir kullanımının yerel yönetimler açısından önemli bir sorumluluk alanı olduğuna dikkati çeken Yıldız, atık su yönetimi ve kıyı temizliği gibi konuların belediyelerin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını kaydetti. Bu kapsamda TBB bünyesinde Kıyı Kentleri Komisyonu’nun kurulduğunu belirten Yıldız, komisyon aracılığıyla kıyı belediyelerinin sorunlarının ele alınmasını, iyi uygulama örneklerinin paylaşılmasını ve yerel yönetim perspektifini merkeze alan bir politika çerçevesi oluşturulmasını amaçladıklarını ifade etti. Kıyı Alanları, Planlama ve Mavi Ekonomi Ele Alındı TBB Genel Sekreter Yardımcıları Dr. Şengül Altan Arslan ve Feridun Ulutaş ile uzmanlardan oluşan geniş bir TBB ekibinin görev aldığı çalıştayda, TBB Kıyı Kentleri Komisyonu Üyesi ve İzmir Deniz İşletmeciliği Nakliye ve Turizm Tic. A.Ş. (İZDENİZ) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler genel değerlendirmelerde bulundu. Çalıştayda; İskenderun Körfezi Kıyı Alanları Planları, belediyelerin kıyı alanlarına yönelik yetki ve sorumlulukları ile yasal kurumsal yapı başlıklarında sunumlar yapılırken Mersin Büyükşehir Belediyesinin yerel uygulamalarına ilişkin de katılımcılara bilgi verildi. Çalıştay kapsamında “Kıyının Kamu Yararına Kullanımı (Engeller, Sorunlar ve Potansiyeller)”, “Kıyı ve Deniz Ekosisteminin Korunması, Çevresel Sürdürülebilirlik ve Dayanıklılık”, “Planlama Süreçleri, Yönetim, Yetki ve Kurumsal Yapı” ve “Mavi Ekonomi, Kıyıdaki Ekonomik Sektörler” başlıklı dört ayrı atölye çalışması düzenlendi. Atölyelerde; kıyıya erişim, kamusal alan, kıyı–kent ilişkisi ve toplumsal eşitlik; kıyı ekosistemlerinin korunması, çevresel sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği; planlama süreçleri, yerel ve merkezi yönetimlerin yetki ve sorumlulukları ile mevzuat; ayrıca mavi ekonomi kapsamında kıyıdaki ekonomik faaliyetler ve sektörlere ilişkin konular ele alındı.

IPARD III Programı 2026 Yılı Çağrı Takvimi Yayımlandı Haber

IPARD III Programı 2026 Yılı Çağrı Takvimi Yayımlandı

Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) tarafından ortaklaşa finanse edilen, Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili kuruluşu TKDK tarafından uygulanan IPARD III Programı kapsamında 2026 yılı çağrı takvimi yayımlandı. 241 milyon Avro hibe desteği sağlayacak çağrılarla kırsalda yaklaşık 400 milyon Avroluk yeni yatırımın hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bakan Yumaklı, yaptığı yazılı açıklamada, 2024 yılında uygulanmaya başlanan IPARD III Programı'yla birlikte başvuru inceleme süreçlerinin hızlandırılması ve girişimcilere kolaylık sağlanması amacıyla başlatılan yıllık çağrı takvimi uygulamasının kararlılıkla sürdürüldüğünü bildirdi. Yayımlanan yeni takvim doğrultusunda, sadece 2026 yılında çıkılacak çağrı dönemlerinde kırsal alanlarda yaklaşık 400 milyon avro tutarında yatırımın ülke ekonomisine kazandırılmasının ve binlerce kişiye yeni istihdam sağlanmasının hedeflendiğini vurgulayan Yumaklı, hayvansal üretimden bitkisel üretime, el sanatlarından kırsal turizme ve yenilenebilir enerjiye kadar çok geniş bir yelpazede üreticilere destek vermeye devam edeceklerinin altını çizdi. 241 MİLYON AVROLUK DESTEK DÖRT FARKLI TEDBİRİ KAPSIYOR Açıklanan IPARD III Programı 2026 Yılı Çağrı Takvimi'ne göre; nisan ayında 25 milyon avro bütçeli "Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme", mayıs ayında ise 30 milyon avro bütçeli "Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar" tedbirleri için ilana çıkılacak. Haziran ayında "Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar" başlığında 30 milyon avroluk bir destek paketi devreye alınırken; temmuz ayında ise Avrupa Komisyonu'ndan yetki devri alınmasının akabinde IPARD Programı kapsamında ilk kez uygulanacak olan ve büyükşehir belediyeleri hariç yerel yönetimlerin faydalanabileceği 156 milyon avro bütçeli "Kırsal Alanda Kamu Altyapı Yatırımları" çağrısı yayımlanacak. Desteklenen sektöre göre projelerin bütçe sınırları 5 bin avro ile 3 milyon avro arasında değişiklik gösterirken, yatırımcılara yüzde 50 ile yüzde 75 oranlarında hibe desteği sağlanacak. Özellikle kamu altyapı yatırımları ile paketlik içme suyu arıtma tesisleri, katı atık transfer istasyonları ve yenilenebilir enerji sistemleri gibi kırsalın çehresini değiştirecek projelere 3 milyon avroya kadar hibe verilebilecek. KADIN VE GENÇLERE POZİTİF AYRIMCILIK İLE ÜLKE EKONOMİSİNE DEV KATKI TKDK tarafından 2011 yılından bu yana uygulanan IPARD Programları kapsamında bugüne kadar 27 bin 297 tesis ve projeye reel fiyatlarla toplam 129 milyar TL hibe desteği verildiğini hatırlatan Bakan Yumaklı, bu sayede ülkeye yaklaşık 273 milyar TL tutarında yatırım kazandırıldığını ve 107 bini aşkın kişiye istihdam sağlandığını aktardı. Kırsal kalkınmada kadınların ve gençlerin rolünün hayati olduğuna dikkati çeken Yumaklı, proje seçimlerinde ilave puan verilerek ve 40 yaş altı genç yatırımcılara ek hibe oranları sağlanarak pozitif ayrımcılık uygulandığını belirtti. Bu kapsamda bugüne dek 7 bin 653 kadın girişimciye 42,6 milyar TL, 14 bin 933 genç girişimciye ise 86,7 milyar TL hibe desteği sağlandığını ifade etti. Yumaklı, 241 milyon avro bütçeli IPARD III Programı 2026 Çağrı Takvimi'nin ülkemize, yatırımcılara ve tüm tarım kesimine hayırlı olmasını temenni etti. ​

Şahin Kaptan, Çocuklara Balığı Sevdirmek İçin Yola Çıktı Haber

Şahin Kaptan, Çocuklara Balığı Sevdirmek İçin Yola Çıktı

İzmir Ticaret Odası bünyesinde faaliyet gösteren İzmir Balıkçılık Çalışma Komitesi çocuklar için örnek bir çalışmaya imza attı. 20 kurumdan temsilcilerin yer aldığı komite, Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nden öğretim üyelerinin katkılarıyla çocuk yaşta balık tüketimini özendirmek ve balığın denizden sofraya uzanan yolculuğunu anlatmak amacıyla “Şahin Kaptan’ın Balıkçılık Dünyası” kitabını hazırladı. Her bir detayı çocukların ilgisi çekecek şekilde hazırlanan kitap, İzmir Valiliği koordinasyonuyla kentimizdeki okullarda ücretsiz olarak dağıtılacak. BALIK TÜKETİMİNDE GERİDEYİZ Türkiye’nin, üç tarafı denizlerle çevrili bir balık cenneti olmasına rağmen kişi başı yıllık balık tüketiminin yalnızca 7,7 kg ile kıyı ülkelerinin gerisinde olması, İzmirli sektör temsilcilerini harekete geçirdi. Bu tabloyu değiştirmek ve özellikle çocuklarda su ürünleri kaynakları, sürdürülebilir balıkçılık ve sağlıklı tüketim bilinci oluşturmak amacıyla özel bir kitap hazırlığı başlatıldı. HEDEF KİTLE 7-11 YAŞ GRUBU Yaklaşık 8 ay süren ve Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nin değerli öğretim üyelerinin katkıda bulunduğu çalışmada, zeka gelişimine katkı sağlayan, Omega-3 bakımından zengin, yüksek protein içeriğine sahip, göz ve kalp sağlığını destekleyen doğanın süper besini balığın, özellikle çocuklarımıza doğru ve eğlenceli bir anlatımla tanıtılması hedeflendi. 7–11 yaş grubuna yönelik olarak hazırlanan kitap; bulmacalar, boyama sayfaları ve görsellerle zenginleştirildi. ÇAKAN: ÇOCUKLAR GELECEĞİMİZ Kitap projesinin çok büyük bir emeğin sonucu olarak ortaya çıktığını ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin Çakan, “Kentimiz ve ülkemizin balıkçılık ve su ürünleri sektörünün gelişimine ve sorunlarının çözümüne katkı sağlamak amacıyla, kamu kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, kooperatif ve birlik temsilcileri ve su ürünleri sektöründe faaliyet gösteren sektör temsilcilerinin katılımı ile oluşturulan İzmir Balıkçılık Çalışma Komitemiz, kurulduğu 2019 yılından beri büyük bir özveri ile çalışıyor. Bu kez geleceğimizin temeli çocuklarımız için bir proje üretmekten memnuniyet duyuyoruz. Kitabımızda, denizlerimizde balık avcılığı, yetiştiricilik (çiftlik balıkçılığı), balıkların soframıza ulaşıncaya kadar geçirdiği aşamalar ve çeşitli balık türleri görseller eşliğinde anlatılıyor. Özellikle denizlerin geleceğimiz olduğu vurgulanarak, kurallara uygun avcılığın ve sürdürülebilir balıkçılığın önemi ele alındı” dedi. OKULLARDA DAĞITILACAK Çakan sözlerine şöyle devam etti: “Kitabımıza İzmir Ticaret Odası web sayfasından ulaşmak mümkün. Ayrıca İzmir Valiliğimiz koordinasyonunda okullarımıza dağıtım yapacağız. Çalışmamızın özellikle çocuklarımızda balık tüketimi bilincini arttırmasını ve sektörümüzün geleceğine katkı sağlamasını diliyoruz. “Şahin Kaptan’ın Balıkçılık Dünyası” kitabını hazırlanmasında bize her zaman destek veren İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanımız Mahmut Özgener başta olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” İzmir Balıkçılık Çalışma Komitesinde Yer Alan Kurumlar İzmir Büyükşehir Belediyesi Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi İzmir Ekonomi Üniversitesi İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü İzmir İl Sağlık Müdürlüğü İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü İzmir Ticaret Odası Ege Bölgesi Sanayi Odası Ege İhracatçı Birlikleri Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi WWF-Türkiye, Doğal Hayatı Koruma Vakfı Deniz Temiz Derneği Turmepa İzmir Şubesi S.S. İzmir Su Ürünleri Kooperatifleri Bölge Birliği İzmir Su Ürünleri Yetiştiricileri ve Üreticileri Birliği Ege Bölgesi Gırgır Balıkçıları Derneği İzmir Balıkçı İşadamları Derneği

DTB’den Mısır'da Tarım ve Gıda Odaklı İşbirliği Hamlesi Haber

DTB’den Mısır'da Tarım ve Gıda Odaklı İşbirliği Hamlesi

Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 4 Şubat’ta Mısır'a gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesinde Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu’nun ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye-Mısır Oda ve Borsalar İş Birliği Forumu’na katıldı. Aynı zamanda UMAT-Umumi Mağazalar Türk A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Ticaret Borsaları Konsey Üyesi olan Başkan İbrahim Tefenlili, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ve 81 oda-borsa başkanının katılımıyla Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu’nun ev sahipliğinde İskenderiye’de gerçekleşen İş Birliği Forumu’na katılım sağladı. Forumda iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi amaçlanıyor. Toplantıda, TOBB ve Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu ile iki ülke Oda ve Borsaları arasında sanayi, ticaret, tarım, balıkçılık, turizm, lojistik ve inşaat alanlarında iş birliği anlaşmaları imzalandı. DTB’DEN MISIR’DA GÜÇLÜ ULUSLARARASI ADIM Forum kapsamında Başkan Tefenlili, Kalyubiye Ticaret Odası (Qalyubia Chamber of Commerce) arasında tarım ve ticaret iş birliğini öngören protokol imzalandı. Gerçekleştirilen ikili görüşmelerin ve imzalanan protokollerin, Türkiye ve Mısır arasında yeni iş fırsatları sunması amaçlanıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Tefenlili; “TOBB ve Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu koordinasyonunda iki ülkenin oda ve borsaları arasında geçerli olmak üzere tarım, ticaret, sanayi, balıkçılık, turizm, lojistik ve inşaat alanlarında iş birliği anlaşmaları imzalandı. İki ülkeye hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Biz de Denizli Ticaret Borsası olarak bu iş birliklerine katkı sağladık. Kalyubiye Ticaret Odası’yla (Qalyubia Chamber of Commerce) tarım ve ticaret alanlarında iş birliğini öngören protokol imzaladık. Burada gerçekleşen temaslarla iki ülke arasında ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için ortak yatırım fırsatlarını görüşme fırsatı yakaladık. Afrika başta olmak üzere üçüncü ülkelerde iş birliği imkanını istişare ettik” ifadelerini kullandı.

Sulak Alanların Tahribi Toplum Sağlığını Tehdit Ediyor! Haber

Sulak Alanların Tahribi Toplum Sağlığını Tehdit Ediyor!

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü'ne ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. TVHB Başkanı Ali Eroğlu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 2 Şubat, 1971 yılında İran’ın Ramsar kentinde imzalanan Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar (Ramsar) Sözleşmesi’nin kabul edildiği güne atfen Dünya Sulak Alanlar Günü olarak ilan edilmiştir. Türkiye’nin de taraf olduğu sözleşmeyi 172 ülke imzalamıştır. Sulak alanlar; dünyamızın biyolojik çeşitliliğinin korunması, iklim dengesinin sürdürülebilirliği ve su kaynaklarının devamlılığı açısından hayati öneme sahip doğal ekosistemlerdir. Bu alanlar yalnızca çok sayıda canlı türü için yaşam alanı oluşturmakla kalmamakta; suyun doğal filtrasyonu, taşkınların dengelenmesi, karbon tutumu, mikroklimanın düzenlenmesi ve ekosistem sürekliliğinin sağlanması gibi yaşamsal işlevleri de yerine getirmektedir. Ancak son yıllarda hızlanan kentleşme, plansız arazi kullanımı, kontrolsüz tarımsal faaliyetler, endüstriyel kirlilik ve iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle sulak alanlarımız ciddi baskı altındadır. Sulak alanların kirlenmesi ya da yok olması, yaban hayatındaki hassas dengeyi bozarak yabani türlerin insan ve evcil hayvanlarla temasını artırmakta; bu durum halk sağlığı açısından önemli biyolojik riskler doğurmaktadır. Özellikle göçmen kuşların mola alanı olan sulak alanların tahribi, Kuş Gribi, Batı Nil Virüsü ve benzeri zoonotik enfeksiyonların ortaya çıkma ve yayılma riskini artırmaktadır. Sulak alanlar aynı zamanda, çağımızın en önemli küresel tehditlerinden biri olan antimikrobiyal dirençle mücadelede “doğanın böbrekleri” işlevini görmektedir. Hayvansal ve tarımsal atıkların su kaynaklarına karışmasını engelleyen, patojen yükünü azaltan bu doğal filtrasyon sistemlerinin bozulması; dirençli mikroorganizmaların doğrudan çevreye ve gıda zincirine karışmasına zemin hazırlamaktadır. Sulak alanlar; hayvancılık, balıkçılık ve tarımsal üretim açısından stratejik öneme sahip olmasının yanı sıra, zoonotik hastalıkların izlenmesi, çevresel risklerin erken tespiti ve biyogüvenliğin sağlanması bakımından da kritik alanlardır. Bu ekosistemlerde meydana gelen bozulmalar, ekosistem dengesini zayıflatmakta ve toplum sağlığını tehdit eden yeni risk alanlarının oluşmasına neden olmaktadır. Veteriner hekimler; hayvan hastalıklarının kontrolü, yaban hayatının izlenmesi ve sulak alanlarda yaşayan canlıların sağlığının korunması süreçlerinde bilimsel ve kamusal sorumluluk üstlenmektedir. İnsan, hayvan ve çevre sağlığının ayrılmaz bir bütün olduğunu esas alan Tek Sağlık (One Health) yaklaşımı, sulak alanların korunmasında temel bir yol haritası niteliği taşımaktadır. Ülkemiz, uluslararası sözleşmeler kapsamında sulak alanların korunmasına yönelik önemli yükümlülükler üstlenmiş bulunmaktadır. Ancak mevcut tehditlerin boyutu dikkate alındığında; bu taahhütlerin sahaya etkin biçimde yansıtılması, koruma-kullanma dengesini esas alan, bilimsel temelli, şeffaf ve denetlenebilir politikaların kararlılıkla uygulanması gerekmektedir. Biyolojik çeşitliliğin korunması, ekosistem sağlığının sürekliliği ve doğal mirasımızın gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için sulak alanların korunması zorunludur. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak; ilgili kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, meslek örgütlerini ve toplumu, sulak alanlarımızın korunması konusunda daha duyarlı olmaya ve somut adımlar atmaya davet ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Türkiye'de Balık Üretimi Cumhuriyet Tarihinin Rekorunu Kırdı Haber

Türkiye'de Balık Üretimi Cumhuriyet Tarihinin Rekorunu Kırdı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, kota sisteminin üretim planlaması kapsamında çok etkili olduğunu belirterek, “2025'te Türkiye'de balık üretimi 1 milyon 20 bin tonla cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Yani bu hakikaten çok büyük, devasa bir rakam." dedi. Bakan Yumaklı Sarıyer'de balıkçılarla buluştu ve burada onların sorun ve taleplerini dinledi. 2025'in son gününde balıkçılarla beraber olduklarını dile getiren Yumaklı, her zaman olduğu gibi sektörün de sorunlarını bizzat balıkçı reislerin kendi ağızlarından dinlediklerini söyledi. Zaman zaman balıkçılarla bu şekilde bir araya geldiklerini kaydeden Bakan Yumaklı, bugün de kendilerine aktardıkları konuların bir kısmının önceden gelen konular olduğunu ve bunları da çözmek için gayret sarf edeceklerini bildirdi. “BALIKÇILIKTA, İHRACATTA 2 MİLYAR DOLAR SINIRINA ULAŞTIK" Bakan Yumaklı, bu sektörün Türkiye ekonomisi açısından son derece önemli olduğunu belirterek şöyle konuştu: “2 milyar dolar sınırına ulaştık ihracatta, bu son derece kıymetli. Yani üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkenin balıkçılarına da yetiştiricilerine de bu yakışırdı. 2025'te bir değerlendirme yapacak olursak tabii iklim değişikliğinin etkisi bütün sektörlerde olduğu gibi balıkçılık sektöründe de işte denizlerin sıcaklıkları, balıkların göç yollarının değişmesi ve benzeri gibi konularla onlar açısından da kimi zaman zor, kimi zaman kolay geçti ama netice itibarıyla kazasız belasız bu yılı atlatmış olduk." Yapılan bütün düzenlemeleri balıkçılarla konuşarak yaptıklarını vurgulayan Yumaklı, özellikle kota sisteminin üretim planlaması kapsamında çok etkili olduğuna işaret etti. Bakan Yumaklı, balıkçılarla buluşmalarında sistemin sonuçlarını ve düzeltilmesi gereken yönleri varsa onları da konuşmuş olduklarını aktararak, “2025'te Türkiye'de balık üretimi 1 milyon 20 bin tonla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Yani bu hakikaten çok büyük, devasa bir rakam. Tabii TÜİK tarafından sanırım haziran ayında tam kesin rakamlar açıklanacak ama bizim kayıtlarımıza göre bu. Bunun yaklaşık 400 bin tonu avcılık, 600 bin tonu yetiştiricilikten gerçekleşmiş oldu." ifadelerini kullandı. Koruma-kullanma dengesinin son derece kıymetli olduğunu dile getiren Yumaklı, hem avcılara, balıkçı reislere hem de yetiştiricilere bu koruma-kullanma dengesine uydukları için teşekkür ettiğini söyledi. “HEM AVCILIK HEM YETİŞTİRİCİLİK ANLAMINDA ÜRETİMİMİZİN REKOR KIRDIĞI BİR YIL OLDU" Bakan Yumaklı, balıkçılık sektörünü geliştirmenin yolunun üretimi artırmak olduğunu belirterek, üretim arttıkça, sektördeki insanlar para kazandıkça, halkın çok sevdiği ürün sofralara gittikçe sektörün de gelişeceğini vurguladı. Koruma-kullanma dengesinin bu anlamda herkesin özellikle üzerinde durduğu bir husus olacağını dile getiren Yumaklı, 2025'te hamsi üretiminin beklentilerinin üzerine çıkarak 245 bin ton olduğunu bildirdi. Yumaklı, “2025 yılı balıkçılarımızın Türkiye ekonomisine yine çok önemli katkıda bulunduğu bir yıl oldu. Hem avcılık hem yetiştiricilik anlamında üretimimizin rekor kırdığı bir yıl olmuş oldu. 2026'nın da aynı şekilde devam etmesi için biz sektörle uyumlu ve beraber çalışmamıza devam edeceğiz. Buradan tekraren bu sektörde kimler varsa bütün paydaşlarımıza hayırlı, bereketli, kazasız belasız, huzurlu bir 2026 yılı diliyorum." diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.