Hava Durumu

#Balıkçılık

Kırsal Haber - Balıkçılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Balıkçılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB’den Küçük Ölçekli Balıkçılara Büyük Destek Haber

İBB’den Küçük Ölçekli Balıkçılara Büyük Destek

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), yerel üreticiyi destekleme ve kentsel ekonomiyi canlandırma vizyonuyla başlattığı projelerine bir yenisini daha ekledi. Sarıyer’de düzenlenen törenle, küçük ölçekli balıkçılara tekne bakım malzemeleri ve ekipman desteği verildi. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, “Maliyetler üreticilerimizi zorluyorsa biz yanlarında oluruz. Biz aslında sizin olanı size, yani halkın olanı halka veriyoruz” dedi. ​İstanbul’un denizcilik mirasının yaşatılması ve geçimini denizden sağlayan küçük ölçekli balıkçıların desteklenmesi amacıyla hayata geçirilen proje, tüm hızıyla devam ediyor. 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı coşkusuyla birleşen törende, İBB’nin üreticiye olan desteğinin kararlılıkla süreceği vurgulandı. ​1.317 Balıkçıya Ekipman Desteği ​Törende konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, bu yıl 1.317 küçük ölçekli balıkçının projeden faydalanacağını açıkladı. Balıkçıların ihtiyaçları doğrultusunda belirlenen; toplamda 6.050 kilogram epoksi macun ile 10.430 litre çeşitli tekne boyası (beyaz yağlı boya, beyaz epoksi ve tekne altı koruyucu boya) balıkçılara teslim edildi. ​“Ekonomik Krizin Çözümü Üretmekten Geçiyor” ​Konuşmasında artan maliyetlerin üreticilerin belini büktüğüne dikkat çeken Nuri Aslan, “Tarihimizin en ağır ekonomik krizlerinden birini yaşıyoruz. Ancak bu sıkıntıları atlatmanın yolu daha çok üretmekten geçiyor. Ekrem Başkanımızın göreve geldiği 2019 yılından bu yana çiftçimizi, arıcımızı ve balıkçımızı desteklemeyi bir vatan borcu bildik” ifadelerini kullandı. ​Aslan, İBB’nin bugüne kadar verdiği desteklerin bilançosunu da şu verilerle paylaştı: ​Tarım: 55 binden fazla çiftçiye 80 milyonu aşkın sebze fidesi, binlerce ton tohum ve gübre. ​Hayvancılık/Arıcılık: 9 bini aşkın üreticiye 11 bin tondan fazla yem desteği. ​Balıkçılık: Toplamda binlerce balıkçıya tulum, çizme ve tekne bakım malzemeleri. ​“Atatürk’ün Mirasına Sahip Çıkıyoruz” ​Konuşmasını Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık ve üretim vurgusuyla bitiren Aslan, “Atatürk bizlere her şartta üretmeyi, kendi kendimize yetebilmeyi ve denizlerimize sahip çıkmayı öğretti. Karşı karşıya kaldığımız zorluklar ne olursa olsun umudumuzu kaybetmeyeceğiz. Balıkçılarımız ağlarını umutla denize atarken, biz de bu ülkenin güzel yarınlarına olan inancımızı büyüteceğiz” şeklinde konuştu. ​Tören, Nuri Aslan ve protokol üyelerinin balıkçılara ekipmanlarını teslim etmesi ve çekilen toplu hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.

Türkiye Su Ürünleri Yetiştiriciliğinde Avrupa'nın Zirvesinde Haber

Türkiye Su Ürünleri Yetiştiriciliğinde Avrupa'nın Zirvesinde

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Yalova’da Akdeniz’in en büyüğü olma özelliği taşıyan Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi. Türkiye’nin balıkçılık filosunda ve yetiştiricilikte geldiği noktayı rakamlarla paylaşan Yumaklı, "Mavi Vatan"ın korunması ve ekonomik potansiyeli hakkında kritik mesajlar verdi. ​Türkiye Su Ürünleri Yetiştiriciliğinde Avrupa'nın Zirvesinde ​Bakan Yumaklı, son 23 yılda su ürünleri sektöründe yaşanan devasa büyümeye dikkat çekti. Üretim rakamlarının 600 bin tondan 1 milyon tonun üzerine çıktığını belirten Yumaklı, yetiştiricilik alanında 10 kattan fazla bir büyüme kaydedildiğini vurguladı. ​Öne Çıkan Veriler: ​Deniz Yetiştiriciliği: Türkiye, GFCM (Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu) bölgesinde %43 payla birinci sırada. ​Deniz Avcılığı: Bölgedeki pay %31,4. ​Global Sıralama: Su ürünleri yetiştiriciliğinde Avrupa’da 2’nci, dünyada ise 15’inci sıradayız. ​2028 Hedefi: 1,2 Milyon Ton Üretim, 3 Milyar Dolar İhracat ​Mevcut başarıları yeterli görmediklerini ifade eden Bakan Yumaklı, sektörün gelecek vizyonunu şu sözlerle özetledi: ​"2028 yılında toplam üretimi 1 milyon 200 bin tona çıkarmayı, şu an 2 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımızı ise 3 milyar dolara ulaştırmayı hedefliyoruz." ​Kaçak Avcılığa Geçit Yok: 2025 Yılında 207 Bin Denetim ​Sürdürülebilirlik ve "koruma-kullanma dengesi" üzerine hassasiyetle duran Yumaklı, denetim faaliyetlerindeki kararlılığı rakamlarla ortaya koydu. 2025 yılı içerisinde: 207 bin denetim gerçekleştirildi. 550 bin ton yasa dışı ürüne el konuldu. 84 uygunsuz gemi ve 2 binden fazla yasa dışı av aracına el konuldu. ​Bakan, "Denizlerimizin hakkını koruma anlamında hiçbir ihmale müsamaha göstermeyeceğiz. Kurallara uymayanların gözünün yaşına bakmayacağız" diyerek kaçak avcılıkla mücadelenin sertleşeceği sinyalini verdi. ​Yeni Yatırımlar Yolda: 7 Kontrol Gemisi ve Rehabilitasyon Merkezi ​Yalova'daki merkezin ardından Çanakkale'de Kuzey Ege ve sonrasında Güney Ege denetim birimlerinin kurulacağını müjdeleyen Yumaklı, teknolojik altyapının da güçlendirileceğini belirtti: ​Envantere 7 yeni kontrol gemisi katılacak. ​12 metre üzerindeki gemilerde BAGİS (Balıkçı Gemisi İzleme Sistemi) cihazları yenileniyor. ​Yaralı su canlıları için Sucul Canlıları Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi kurulacak. ​Sembolik Adım: Deniz Patlıcanı Salımı ​Törenin sonunda Bakan Yumaklı, ekosistemin temizliği için kritik öneme sahip olan deniz patlıcanlarını suya bıraktı. Ayrıca bir balıkçı gemisine yeni nesil BAGİS cihazının montajı bizzat Bakan tarafından yapıldı.

Hamside 245 Bin Tonla Rekor Bereket! Haber

Hamside 245 Bin Tonla Rekor Bereket!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bugün itibarıyla sona eren 2025-2026 su ürünleri av sezonunu değerlendirdi. Yaklaşık 245 bin tonluk avlanma miktarıyla son yılların en verimli hamsi sezonunun yaşandığını belirten Yumaklı, "Hem balıkçımız kazandı hem sofralarımız bereketlendi" dedi. ​Denizlerde 1 Eylül’de "Vira Bismillah" diyerek başlayan av sezonu bugün itibarıyla kapandı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geride kalan sezonun verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından örnek bir dönem olduğunu vurguladı. Özellikle Türkiye'nin mutfak kültüründe önemli bir yere sahip olan hamside ulaşılan rakamlar, sektörde büyük memnuniyet yarattı. ​Hamside Son Yılların En Yüksek Verimi ​Bakan Yumaklı, sezon boyunca uygulanan stratejik adımların meyvelerini verdiğini belirterek şu verileri paylaştı: ​Hamsi Avı Miktarı: Yaklaşık 245 bin ton. ​Başarı Faktörü: Gemi bazlı kota sistemi, planlı üretim ve koruma-kullanma dengesi. ​Yumaklı, "Kaynaklarımızı koruyarak yürüttüğümüz bu süreçle sadece bugünü değil, denizlerimizin geleceğini de güvence altına aldık. Atılan her ağ, denizlerimizdeki doğal dengenin korunmasına hizmet etti," ifadelerini kullandı. ​"Planlı Üretim ve Kota Sistemi Kazandırdı" ​Balıkçılık sektöründe hayata geçirilen gemi bazlı kota uygulamasının önemine değinen Bakan Yumaklı, bu sayede aşırı avcılığın önüne geçildiğini ve piyasada fiyat istikrarının sağlandığını belirtti. Planlı üretim modeli sayesinde balıkçıların daha verimli bir sezon geçirdiğini vurgulayan Yumaklı, denizlerdeki doğal yaşamı koruma odaklı politikaların devam edeceğinin sinyalini verdi. ​Balıkçılara Teşekkür: "Rastgele Diyen Ellere Sağlık" ​Sezonu "bereketin şükrüyle" tamamladıklarını ifade eden Yumaklı, zorlu deniz şartlarında çalışan balıkçıları da unutmadı: ​"Hırçın dalgalara göğüs geren, ağlarını her sabah 'rastgele' diyerek denize bırakan tüm reislerimize ve balıkçı kardeşlerimize emekleri için yürekten teşekkür ediyorum."

İzmir’de Deniz Sevgisi Bilgiyle Buluştu: "Yeni Nesil Balıkçı Çocuklar" Sahada! Haber

İzmir’de Deniz Sevgisi Bilgiyle Buluştu: "Yeni Nesil Balıkçı Çocuklar" Sahada!

İzmir’de çocuklara deniz ekosistemini ve balıkçılığı sevdirmek amacıyla başlatılan "Yeni Nesil Balıkçı Çocuklar" projesi kapsamında 200 öğrenci, su ürünleri dünyasını keşfetti. Mezattan tesislere uzanan iki günlük serüven, geleceğin balıkçılarına ilham oldu. ​Konak İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, İzmir Ticaret Odası (İZTO) ve Konak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ortaklaşa yürüttüğü "Yeni Nesil Balıkçı Çocuklar" projesi, çocukları denizle ve su ürünleri sektörüyle buluşturdu. Teorik eğitimlerin saha ziyaretleriyle harmanlandığı proje, sürdürülebilir balıkçılık konusunda farkındalık yarattı. ​Sınıftan Denize Bilgi Köprüsü ​Proje, Konak Mersinli Ortaokulu’nda eğitim gören 200 öğrenciye su ürünleri mühendisleri tarafından verilen kapsamlı eğitimlerle başladı. Deniz ekosisteminin korunması ve balıkçılık faaliyetlerinin anlatıldığı derslerin ardından, İzmir Ticaret Odası tarafından hazırlanan “Şahin Kaptan’ın Balıkçılık Dünyası” kitabı öğrencilere hediye edilerek öğrenilen bilgilerin kalıcı olması sağlandı. ​Buca Balık Hali’nde Heyecanlı Mesai ​Eğitimin ikinci aşamasında öğrenciler, balıkçılığın nabzının attığı Buca Balık Hali’ne konuk oldu. Sabahın erken saatlerinde balıkçıların yoğun mesaisine tanıklık eden 30 öğrenci; ​Farklı balık türlerini yakından inceledi, ​Balık mezatlarının nasıl yapıldığını öğrendi, ​Denizden sofraya uzanan meşakkatli süreci yerinde gözlemledi. ​Modern Tesisler ve Dev Akvaryum Gezisi ​Geleceğin balıkçı adayları, sadece avcılığı değil, modern işleme süreçlerini de inceleme fırsatı buldu. Buca’daki Şahin Balıkçılık Su Ürünleri Tesisi’ni ziyaret eden çocuklar, su ürünlerinin teknolojiyle nasıl işlendiğini gördü. İki günlük maraton, Bayraklı West Park AVM’deki dev akvaryumda gerçekleştirilen büyüleyici bir turla sona erdi. ​Mehmet Şahin Çakan: "Denizleri Korumak Onları Sevdirmekle Başlar" ​Projenin paydaşlarından biri olmaktan gurur duyduklarını belirten İZTO Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin Çakan, şu değerlendirmelerde bulundu: ​“Bugünün çocukları yarının yetişkinleridir. Denizlerimizi ve su ürünlerimizi korumanın yolu, onları çocuklarımıza sevdirmekten geçiyor. ‘Şahin Kaptan’ın Balıkçılık Dünyası’ kitabımızla bu sürece katkı sunmak bizler için çok kıymetli. Tüm paydaşlarımıza emekleri için teşekkür ederiz.”

Marmara Gölü’nde 6 Yıl Sonra Sular Yeniden Yükseliyor Haber

Marmara Gölü’nde 6 Yıl Sonra Sular Yeniden Yükseliyor

Manisa’da yaklaşık 6 yıldır tamamen kuruyan ve ekosistemi çöken Marmara Gölü, son yağışlarla birlikte yeniden su tutmaya başladı. CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen ve yerel temsilciler bölgede incelemelerde bulunarak, "Göl yaşasın, başka derdimiz yok" çağrısı yaptı. ​Manisa’nın Salihli, Saruhanlı ve Gölmarmara ilçeleri sınırlarında yer alan, "Ulusal Öneme Sahip Sulak Alan" tescilli Marmara Gölü’nde yıllar süren sessizlik yerini umuda bıraktı. Kuş cenneti olarak bilinen ancak kuraklık nedeniyle 400’e yakın kuş türünün terk ettiği, balıkçılığın bittiği gölde su seviyesinin yükselmeye başlaması bölge halkını heyecanlandırdı. ​"Marmara Gölü Siyaset Üstü Bir Konudur" ​Göl çevresinde incelemelerde bulunan CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, gölün kurtarılmasının hayati bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Başevirgen, "Bu göl tekrar yaşasın başka bir derdimiz yok. İktidar ya da muhalefet fark etmez, esas mesele bu ekosistemi geri kazanmaktır" diyerek yetkililere seslendi. ​Tarım Arazileri ve Menemen Ovası İçin Kritik Önem ​Gölmarmara Ziraat Odası Başkanı Erdal Ziyan, gölün su tutmasının sadece bir doğa olayı değil, bölgesel bir ekonomi meselesi olduğunu belirtti. Ziyan, şu noktalara dikkat çekti: ​Tarımsal Değer: Göl ne kadar su tutarsa, çevresindeki araziler o kadar değer kazanıyor. Kuruyan göl çevresinde toprak çoraklaşıyor. ​Geniş Sulama Ağı: Marmara Gölü, sulama kanallarıyla İzmir Menemen Ovası’na kadar su temini sağlıyor. ​Proje Beklentisi: Bozdoğan kar suyunun göle aktarılması için hazırlanan ve yıllık 25 milyon metreküp su sağlayacak projenin bütçe beklediğini ifade etti. ​"Burası Cennet Gibiydi, Şimdi Kuruduk" ​Gölün kurumasıyla birlikte geçim kaynaklarını kaybeden bölge kadınları, yaşanan dramı çarpıcı sözlerle özetledi. 25 yıl boyunca gölde balıkçılık yapan emekçiler, göl kuruduktan sonra yevmiyeli işlere gitmek zorunda kaldıklarını belirterek şunları söyledi: ​"Göl kurumadan önce hem suyumuz hem balığımız hem de mahsulümüz vardı. Göl kuruduğundan beri kapımın önündeki limon ağacından bile verim alamıyorum. Bağlarımızı don vuruyor; çünkü göl varken bölgeyi koruyordu. Burası eskiden cennet gibiydi." ​Ekosistem ve İklim Değişikliği ​Marmara Gölü'nün kuruması sadece balıkçılığı bitirmekle kalmadı, bölgedeki mikroklimal dengeyi de bozdu. Gölün yokluğuyla birlikte bölgede don olaylarının ve şiddetli kuraklığın arttığı gözlemlendi. Uzmanlar, Demirköprü ve Gördes Barajlarından yapılacak kontrollü su takviyeleriyle gölün eski canlılığına kavuşabileceğini belirtiyor.

Kıyı Kentlerinin Geleceği Mersin’de Tartışıldı Haber

Kıyı Kentlerinin Geleceği Mersin’de Tartışıldı

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde düzenlenen “Kıyı Kentleri Çalıştayı” Mersin’de gerçekleştirildi. Çalıştayda; kıyı kentlerinde planlama, çevresel sürdürülebilirlik, iklim değişikliğine uyum, kıyı ekosistemlerinin korunması, kamusal alan kullanımı, yetki ve yönetim süreçleri ile mavi ekonomi başlıkları ele alındı. TBB ve Mersin Büyükşehir Belediyesi, kıyı kentlerinin sorunlarının tespiti ve iyi uygulama örneklerinin paylaşılmasını amaçlayan “Kıyı Kentleri Çalıştayı” düzenledi. Mersin Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştay, belediye başkanlarını, akademisyenleri ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Kıyı kentlerinin turizm, ulaşım ve ekonomik faaliyetler açısından yoğun kullanımına dikkat çekilen çalıştayda, bu alanların aynı zamanda hassas ve kırılgan ekosistemler olduğuna vurgu yapıldı. Artan nüfus, turizm hareketliliği, konut ve sanayi yatırımları ile altyapı ihtiyaçlarının kıyı alanları üzerindeki etkilerinin ele alındığı programda, ortak sorunlara yönelik çözüm yolları ele alındı. Çalıştayın açılış konuşmalarını TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız yaptı. Seçer: “196 belediye kıyılarda yer alıyor” Seçer konuşmasında Türkiye’nin yaklaşık 8 bin 333 kilometrelik kıyı uzunluğuna sahip olduğunu ve 196 belediyenin kıyı alanlarında yer aldığını ifade etti. Bu belediyelerin sınırları içerisinde yaklaşık 22 milyon kişinin yaşadığını vurgulayan Seçer, “Veriler bize çok açık bir gerçeği göstermektedir; kıyı kentlerinin geleceği, aslında Türkiye’nin geleceğinin önemli bir parçasıdır.” dedi. Kıyıların; limanlar, tersaneler, enerji tesisleri, lojistik merkezler ve balıkçılık faaliyetleri gibi birçok kullanım alanını barındırdığını dile getiren Seçer, bu durumun zaman zaman mekansal kullanım çatışmalarına, çevresel sorunlara ve planlama güçlüklerine yol açabildiğini söyledi. Seçer: “Kıyı yönetimi stratejik bir alan” İklim değişikliğinin kıyı kentleri üzerindeki etkilerine de değinen Seçer, deniz seviyesinin yükselmesi, kıyı erozyonu, aşırı hava olayları ve sel felaketinin bu riskler arasında yer aldığını belirtti. Seçer, kıyı yönetiminin çevre politikaları, şehir planlaması, ekonomik kalkınma, afet yönetimi ve sosyal adaletin kesişiminde yer alan stratejik bir alan olduğunu ifade etti. Seçer: “TBB’de Kıyı Kentleri Komisyonu kurduk” TBB olarak kıyı yönetimini yerel yönetimlerin geleceğini ilgilendiren bir yönetişim alanı olarak ele aldıklarını belirten Seçer, bu kapsamda Birlik bünyesinde Kıyı Kentleri Komisyonu’nun kurulduğunun altını çizdi. Komisyon çalışmaları ile sahadan beslenen ve yerel deneyimleri merkeze alan bir çalışma modeli hedeflediklerini dile getiren Seçer, Mersin’de gerçekleştirilen toplantının bölgesel toplantıların ilk adımı olduğunu dile getirdi. Sürecin devamında Ege ve Marmara bölgelerinde düzenlenecek toplantı ve çalıştaylarla “Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politika Belgesi”nin hazırlanmasının planlandığını aktaran Seçer, “Bu belge ile kıyı alanlarının planlanması, çevresel sürdürülebilirlik, iklim değişikliğine uyum, kamusal erişim hakkı ve mavi ekonomi başlıklarında yerel yönetim perspektifini ortaya koyan bir yol haritası oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi. Seçer: “Kıyıların korunması tüm kamu kurumlarının ve toplumun ortak sorumluluğu” Seçer ayrıca kıyı alanların korunmasının tüm kurumların ortak sorumluluğu olduğunu dile getirerek sözlerini şu şekilde devam etti: “Kıyı yönetimi konusunda yerel yönetimlerin bilgi birikimi ve deneyimi son derece değerlidir. Kıyı alanlarının planlanması ve yönetilmesi süreçlerinde yerel yönetimlerin daha güçlü biçimde sürece dahil edilmesi, hem uygulama etkinliğini artıracak hem de daha sürdürülebilir sonuçlar doğuracaktır." Mersin Büyükşehir Belediyesinin yaptığı çalışmaları anlatan Seçer, Türkiye Belediyeler Birliği olarak belediyelerin deneyimlerini görünür kılmayı, iyi uygulamaları yaygınlaştırmayı ve merkezi idare ile yerel yönetimler arasında güçlü bir diyalog zemini oluşturmayı önemli bir görev olarak gördüklerini de sözlerine ekledi. Yıldız: “Kıyı kentlerimiz ülkemizin önemli zenginlikleri arasında yer alıyor” TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız da konuşmasında, Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz’e uzanan sınırlarıyla son derece önemli bir potansiyele sahip kıyı kentlerinin doğal, ekonomik ve kültürel açıdan Türkiye’nin önemli zenginlikleri arasında olduğunu belirtti. Bu zenginliğin kıyıların kent kimliğinin oluşumunda ve kamusal yaşamın şekillenmesinde belirleyici rol oynadığını ifade eden Yıldız, “Kıyı kentleri, gelecek nesillere bırakacağımız ortak mirasımızdır. Bu nedenle kıyı alanlarının doğru planlanması ve yeni nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılması büyük önem taşıyor.” dedi. Yıldız: “Kıyı alanlarının yönetimi ve korunması yerel yönetimler açısından önemli bir sorumluluk alanı” Kıyı alanlarının yönetimi, korunması ve sürdürülebilir kullanımının yerel yönetimler açısından önemli bir sorumluluk alanı olduğuna dikkati çeken Yıldız, atık su yönetimi ve kıyı temizliği gibi konuların belediyelerin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını kaydetti. Bu kapsamda TBB bünyesinde Kıyı Kentleri Komisyonu’nun kurulduğunu belirten Yıldız, komisyon aracılığıyla kıyı belediyelerinin sorunlarının ele alınmasını, iyi uygulama örneklerinin paylaşılmasını ve yerel yönetim perspektifini merkeze alan bir politika çerçevesi oluşturulmasını amaçladıklarını ifade etti. Kıyı Alanları, Planlama ve Mavi Ekonomi Ele Alındı TBB Genel Sekreter Yardımcıları Dr. Şengül Altan Arslan ve Feridun Ulutaş ile uzmanlardan oluşan geniş bir TBB ekibinin görev aldığı çalıştayda, TBB Kıyı Kentleri Komisyonu Üyesi ve İzmir Deniz İşletmeciliği Nakliye ve Turizm Tic. A.Ş. (İZDENİZ) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler genel değerlendirmelerde bulundu. Çalıştayda; İskenderun Körfezi Kıyı Alanları Planları, belediyelerin kıyı alanlarına yönelik yetki ve sorumlulukları ile yasal kurumsal yapı başlıklarında sunumlar yapılırken Mersin Büyükşehir Belediyesinin yerel uygulamalarına ilişkin de katılımcılara bilgi verildi. Çalıştay kapsamında “Kıyının Kamu Yararına Kullanımı (Engeller, Sorunlar ve Potansiyeller)”, “Kıyı ve Deniz Ekosisteminin Korunması, Çevresel Sürdürülebilirlik ve Dayanıklılık”, “Planlama Süreçleri, Yönetim, Yetki ve Kurumsal Yapı” ve “Mavi Ekonomi, Kıyıdaki Ekonomik Sektörler” başlıklı dört ayrı atölye çalışması düzenlendi. Atölyelerde; kıyıya erişim, kamusal alan, kıyı–kent ilişkisi ve toplumsal eşitlik; kıyı ekosistemlerinin korunması, çevresel sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği; planlama süreçleri, yerel ve merkezi yönetimlerin yetki ve sorumlulukları ile mevzuat; ayrıca mavi ekonomi kapsamında kıyıdaki ekonomik faaliyetler ve sektörlere ilişkin konular ele alındı.

IPARD III Programı 2026 Yılı Çağrı Takvimi Yayımlandı Haber

IPARD III Programı 2026 Yılı Çağrı Takvimi Yayımlandı

Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) tarafından ortaklaşa finanse edilen, Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili kuruluşu TKDK tarafından uygulanan IPARD III Programı kapsamında 2026 yılı çağrı takvimi yayımlandı. 241 milyon Avro hibe desteği sağlayacak çağrılarla kırsalda yaklaşık 400 milyon Avroluk yeni yatırımın hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bakan Yumaklı, yaptığı yazılı açıklamada, 2024 yılında uygulanmaya başlanan IPARD III Programı'yla birlikte başvuru inceleme süreçlerinin hızlandırılması ve girişimcilere kolaylık sağlanması amacıyla başlatılan yıllık çağrı takvimi uygulamasının kararlılıkla sürdürüldüğünü bildirdi. Yayımlanan yeni takvim doğrultusunda, sadece 2026 yılında çıkılacak çağrı dönemlerinde kırsal alanlarda yaklaşık 400 milyon avro tutarında yatırımın ülke ekonomisine kazandırılmasının ve binlerce kişiye yeni istihdam sağlanmasının hedeflendiğini vurgulayan Yumaklı, hayvansal üretimden bitkisel üretime, el sanatlarından kırsal turizme ve yenilenebilir enerjiye kadar çok geniş bir yelpazede üreticilere destek vermeye devam edeceklerinin altını çizdi. 241 MİLYON AVROLUK DESTEK DÖRT FARKLI TEDBİRİ KAPSIYOR Açıklanan IPARD III Programı 2026 Yılı Çağrı Takvimi'ne göre; nisan ayında 25 milyon avro bütçeli "Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme", mayıs ayında ise 30 milyon avro bütçeli "Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar" tedbirleri için ilana çıkılacak. Haziran ayında "Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar" başlığında 30 milyon avroluk bir destek paketi devreye alınırken; temmuz ayında ise Avrupa Komisyonu'ndan yetki devri alınmasının akabinde IPARD Programı kapsamında ilk kez uygulanacak olan ve büyükşehir belediyeleri hariç yerel yönetimlerin faydalanabileceği 156 milyon avro bütçeli "Kırsal Alanda Kamu Altyapı Yatırımları" çağrısı yayımlanacak. Desteklenen sektöre göre projelerin bütçe sınırları 5 bin avro ile 3 milyon avro arasında değişiklik gösterirken, yatırımcılara yüzde 50 ile yüzde 75 oranlarında hibe desteği sağlanacak. Özellikle kamu altyapı yatırımları ile paketlik içme suyu arıtma tesisleri, katı atık transfer istasyonları ve yenilenebilir enerji sistemleri gibi kırsalın çehresini değiştirecek projelere 3 milyon avroya kadar hibe verilebilecek. KADIN VE GENÇLERE POZİTİF AYRIMCILIK İLE ÜLKE EKONOMİSİNE DEV KATKI TKDK tarafından 2011 yılından bu yana uygulanan IPARD Programları kapsamında bugüne kadar 27 bin 297 tesis ve projeye reel fiyatlarla toplam 129 milyar TL hibe desteği verildiğini hatırlatan Bakan Yumaklı, bu sayede ülkeye yaklaşık 273 milyar TL tutarında yatırım kazandırıldığını ve 107 bini aşkın kişiye istihdam sağlandığını aktardı. Kırsal kalkınmada kadınların ve gençlerin rolünün hayati olduğuna dikkati çeken Yumaklı, proje seçimlerinde ilave puan verilerek ve 40 yaş altı genç yatırımcılara ek hibe oranları sağlanarak pozitif ayrımcılık uygulandığını belirtti. Bu kapsamda bugüne dek 7 bin 653 kadın girişimciye 42,6 milyar TL, 14 bin 933 genç girişimciye ise 86,7 milyar TL hibe desteği sağlandığını ifade etti. Yumaklı, 241 milyon avro bütçeli IPARD III Programı 2026 Çağrı Takvimi'nin ülkemize, yatırımcılara ve tüm tarım kesimine hayırlı olmasını temenni etti. ​

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.