Hava Durumu

#Bulgaristan

Kırsal Haber - Bulgaristan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bulgaristan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gıda İhracatında Alarm: AB’den 270 Bildirim, Yüzde 86’sı Ciddi Risk İçeriyor Haber

Gıda İhracatında Alarm: AB’den 270 Bildirim, Yüzde 86’sı Ciddi Risk İçeriyor

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Avrupa Birliği Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) verilerini değerlendirerek Türkiye kaynaklı gıda ürünlerine yönelik bildirimlerin endişe verici boyutlara ulaştığını duyurdu. Yılbaşından 17 Temmuz 2026 tarihine kadar olan süreci kapsayan verilere göre, Türkiye menşeli ürünlere ilişkin yapılan 270 bildirimin 197'si sınırda geri çevrilirken, 195'i "ciddi risk" kategorisinde değerlendirildi. ​270 Bildirimin Dörtte Üçü Sınırda Kaldı ​Avrupa Birliği’nin resmi kayıtlarına yansıyan verilere göre Türkiye’den ihraç edilen gıda ürünlerinde yaşanan sorunlar şu şekilde dağılım gösterdi: ​197 bildirim sınır reddi ile sonuçlandı. ​13 bildirim alarm niteliği taşıdı. ​49 bildirim bilgilendirme amacıyla yapıldı. ​11 bildirim ise takip amaçlı kayda geçti. ​İhraç edilen ürünlerin yaklaşık dörtte üçünün sınır kapılarından geri çevrildiğini belirten Ömer Fethi Gürer, bu tablonun üreticiden ziyade denetim mekanizmalarındaki eksiklikleri ve yanlış tarım politikalarını gözler önüne serdiğini vurguladı. ​Bildirimlerin Yüzde 86’sı Yüksek Risk Grubunda ​Yapılan toplam 270 bildirimin 195’inin doğrudan ciddi risk kapsamında değerlendirildiğini, 38 bildirimin ise potansiyel ciddi risk taşıdığını belirten Gürer, toplam vakaların yaklaşık %86’sının yüksek risk grubunda yer aldığını ifade etti. Bu durumun ihracat öncesi gerçekleştirilen denetimlerin yeterince etkin olmadığını kanıtladığını dile getirdi. ​Pestisit Kullanım Oranları Dünya Ortalamasının Çok Üzerinde ​Türkiye’de pestisit (tarım ilacı) kullanımının yoğun tarım yapılan bölgelerde dünya ortalamasını katbekat aştığına dikkat çeken Gürer, şu rakamları paylaştı: ​Dünya genelinde hektar başına ortalama pestisit kullanımı 2,6 kilogram düzeyinde seyrediyor. ​Türkiye genel ortalaması 2,1–2,3 kg arasında görünse de, yoğun üretim yapılan ilk 10 ilde bu rakam 6,7 kilograma çıkıyor. ​Konya hariç tutulduğunda, 9 üretim ilinde ise hektar başına 9,5 kilograma kadar ulaşıyor. ​En Büyük Sorun: Mikotoksinler ve Pestisit Kalıntıları ​AB pazarına gönderilen ürünlerde en sık karşılaşılan problemin mikotoksinler olduğunu belirten Gürer; kurutulmuş meyve, baharat ve sert kabuklu ürünlerde görülen Ochratoksin A, Aflatoksin B1 ve toplam aflatoksin sorunlarına işaret etti. Uygun olmayan depolama, kurutma ve üretim koşullarının bu toksinlerin oluşumuna zemin hazırladığını belirtti. ​Ayrıca ihracatta sorun yaratan başlıca pestisit kalıntıları arasında Acetamiprid, Formetanate, Indoxacarb, Prochloraz, Imazalil ve Fosthiazate maddelerinin yer aldığı açıklandı. ​En Çok Bildirim Yapan Ülkeler: Bulgaristan, Almanya ve Fransa ​Türkiye kaynaklı gıda ürünlerine yönelik en fazla bildirimin gerçekleştirildiği Avrupa ülkeleri şu şekilde sıralandı: ​Bulgaristan: 65 bildirim ​Almanya: 61 bildirim ​Fransa: 53 bildirim ​Bu üç ülkenin tek başına toplam bildirimlerin yaklaşık üçte ikisini oluşturduğu, yaşanan bu tablonun Türkiye'nin uluslararası pazardaki güvenilirliğini olumsuz etkilediği ifade edildi. ​"Sorun Çiftçide Değil, Plansız Yönetimde" ​Artan girdi maliyetleriyle (gübre, ilaç, mazot) mücadele eden üreticinin yalnız bırakıldığını belirten CHP’li Gürer, tarım sektöründeki yapısal sorunların çözümü için Tarım ve Orman Bakanlığı'na çağrıda bulundu: ​İhracata gidecek ürünlerde kalıntı analizleri artırılmalı. ​Üreticiye yönelik teknik destek ve eğitim faaliyetleri yaygınlaştırılmalı. ​Pestisit kullanımı sıkı bir şekilde denetlenmeli. ​Hasat sonrası depolama ve işleme süreçlerinde uluslararası standartlar eksiksiz uygulanmalı. ​Gürer, Avrupa kapılarından geri dönen her ürünün yalnızca ekonomik bir kayıp olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin tarımsal itibarı açısından da ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını sözlerine ekledi.

Yaş Meyve Sebze Sektörü 2026’nın İlk Yarısında Yüzde 49 Büyüdü! Haber

Yaş Meyve Sebze Sektörü 2026’nın İlk Yarısında Yüzde 49 Büyüdü!

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk altı ayında gösterdiği performansla Türkiye ekonomisine büyük bir katma değer sağladı. Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıkaya, Ocak-Haziran döneminde 1,12 milyar dolarlık ihracat başarısına ulaştıklarını duyurarak, sektörün Türkiye genelindeki toplam ihracata yaklaşık yüzde 48 oranında katkı sunduğunu belirtti. ​Narenciye İhracatın Lokomotifi Oldu ​Sektörün büyümesinde en büyük payı narenciye grubu aldı. Toplam yaş meyve sebze ihracatının yaklaşık yüzde 55’ini oluşturan narenciye ürünleri, geçen yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 66 artışla 620,5 milyon dolara ulaştı. ​Ürün bazındaki rekor performanslar ise dikkat çekti: ​Mandalina: 357,6 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 86 değer artışıyla listenin başında yer aldı. ​Şeftali: Yüzde 169 artışla 164,9 milyon dolara yükseldi. ​Limon: Birim fiyat avantajıyla yüzde 32 büyüme kaydetti. ​Diğer Ürünler: Portakal, kayısı ve kiraz-vişne grubunda üç haneli artışlar yakalanırken, greyfurt, nar ve sebze çeşitlerinde de istikrarlı büyüme devam etti. ​Rusya Liderliğini Korudu, Irak’ta “Rekor” Artış ​Küresel pazarlardaki çeşitliliğin ihracat ivmesini desteklediğini belirten Başkan Sarıkaya, hedef pazarlardaki başarıyı şu verilerle özetledi: ​Rusya Federasyonu: 402,5 milyon dolarla lider pazar olma konumunu sürdürdü (Yüzde 46 artış). ​Irak: Yüzde 315 gibi dikkat çekici bir oranla 245,5 milyon dolarlık ihracata ulaştı. ​Romanya: 113,1 milyon dolarlık hacimle üçüncü sırada yer aldı. ​Ayrıca Avrupa pazarında Polonya, Ukrayna ve Almanya’daki istikrarlı büyümenin yanı sıra; Çekya’da yüzde 124 ve Bulgaristan’da yüzde 48 oranındaki artışlar, Türk yaş meyve sebze ürünlerine olan küresel talebin güçlendiğini kanıtladı. ​"2026’yı Güçlü İhracat Rakamlarıyla Tamamlayacağız" ​Yılın ikinci yarısına dair hedeflerini paylaşan Bülent Sarıkaya, kalite ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmaların hız kesmeden devam edeceğini vurguladı. Sarıkaya, "Yeni pazarlara erişimi kolaylaştıran tanıtım faaliyetlerimiz, uluslararası fuar organizasyonları ve ticaret heyetlerimizle küresel pazarlardaki konumumuzu daha da sağlamlaştıracağız. Üreticimizden ihracatçımıza kadar tüm paydaşlarımızın ortak emeğiyle 2026 yılını başarıyla kapatacağız," dedi. ​Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatında öncü rol üstlenen Akdeniz bölgesi, stratejik pazar çeşitliliği ve yüksek katma değerli ürün portföyü ile yılın geri kalanında da rekorlar kırmaya hazırlanıyor.

Ediz Ün: “Türkiye Ayçiçeği İthalatında Dünya Birincisi Oldu” Haber

Ediz Ün: “Türkiye Ayçiçeği İthalatında Dünya Birincisi Oldu”

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, son yıllarda artan ithalat, düşük alım fiyatları ve kuraklık nedeniyle yağlık ayçiçeği üretiminin gerilediğini, buna karşılık ithalatın rekor seviyelere ulaştığını belirtti. Ün, uygulanan tarım politikalarının üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını savundu. Türkiye’de 58 ilde yağlık ayçiçeği üretimi yapıldığını ifade eden Ediz Ün, “Ülkemizin dörtte üçünde ayçiçeği üretimi gerçekleştiriliyor. Ancak 2025 yılında 1,6 milyon tonluk üretimle son 9 yılın en düşük seviyesine geriledik. 2025’teki yağlık ayçiçeği üretimi, bir önceki yıla göre yüzde 12, üretimin zirve yaptığı 2022 yılına göre ise yüzde 30 azaldı. Üstelik son 4 yıldır üst üste üretim düşüyor. Daha önce böyle bir tablo yaşanmamıştı” dedi. Edirne’nin geçmişte yağlık ayçiçeği üretiminde Türkiye birincisi olduğunu hatırlatan Ün, bugün üçüncü sıraya gerilediğini belirterek şunları söyledi: “Son 15 yılda Edirne’deki üretim yüzde 48 azaldı. Bu, bölgede yaşanan kuraklık ve tarlaların suya kavuşturulamamasından kaynaklanmaktadır. Edirne’nin temel tarımsal ürünlerinden biri olan ayçiçeğinde yaşanan bu gerileme hem bölge hem de Türkiye açısından büyük kayıptır.” “İthalatta dünya birincisiyiz” Ayçiçeği ithalatındaki artışa da dikkat çeken Ün, geçen yılın ilk 3 ayında 393 bin ton olan yağlık ayçiçeği ithalatının bu yıl aynı dönemde yüzde 54 artarak 607 bin tona yükseldiğini ifade etti. “İthalat 1,5 kattan fazla arttı. Üstelik bu ithalat tam da ekim öncesi dönemde yapılıyor” diyen Ün, AKP dönemindeki ithalat politikalarını şu sözlerle eleştirdi: “AKP döneminde ayçiçeği tohumu ve türevleri ithalatına 30 milyar dolar ödendi. Bu rakam, yaklaşık 57 milyon ton ayçiçeğine karşılık geliyor. Yani Türkiye’nin yaklaşık 30 yıllık üretimine eş değer bir ithalat yapılmış durumda. Düşünebiliyor musunuz, 30 yıllık üretim kadar ürün dışarıdan alınmış. İthalatı o kadar abarttılar ki Türkiye her yıl ayçiçeği ithalatında dünya birincisi oluyor.” İthalatın ağırlıklı olarak komşu ülkelerden yapıldığını belirten Ün, “İthalatın yüzde 40’ı Romanya’dan, yüzde 38’i Moldova’dan, yüzde 19’u ise diğer sınır komşumuz Bulgaristan’dan geliyor. Kısacası Türkiye’ye gelen her 10 ayçiçeği tohumunun 6’sı Romanya ve Bulgaristan’dan geliyor. Biz neden üretmiyoruz, neden ihraç eden ülke konumunda değiliz? Çünkü ithalatı seven bir AKP iktidarı ve bundan beslenen çevreler var” ifadelerini kullandı. “Tarımda dışa bağımlılık her geçen gün artıyor” Ekim sezonunun sürdüğünü hatırlatan Ün, üreticinin en büyük beklentisinin ürününün para edip etmeyeceği ve devlet desteği olduğunu belirtti. “Üretici bugün şunu soruyor: ‘Ürünüm para edecek mi, zarar edersem devlet yanımda olacak mı?’ Ancak görüyoruz ki AKP iktidarı ithalattan vazgeçmiyor. ‘Dışarıda ucuzsa ithal et’ anlayışını her geçen gün daha da sertleştirerek sürdürüyorlar. Bu politika belki birilerini zengin ediyor olabilir ama Türkiye tarımda her geçen gün kan kaybediyor, dışa bağımlılığı artıyor” diyen Ün, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Buradan AKP iktidarını uyarıyorum. Bir an önce aklınızı başınıza alın. Giderayak bu ülkenin tarımına daha fazla zarar vermeyin.”

Başkan Yüceer: "Birlikte Güçlüyüz, Birlikte Trakya'yız" Haber

Başkan Yüceer: "Birlikte Güçlüyüz, Birlikte Trakya'yız"

Trakya Belediyeler Birliği’nin Nisan Ayı Meclis Toplantısı’nda yeniden başkanlığa seçilen Başkan Dr. Candan Yüceer, “Trakya bir bütündür ve sorunlarımız ortak, çözümümüz de ortak olmak zorunda... Birlikte güçlüyüz, birlikte Trakya’yız” mesajıyla bölgeyi tehdit eden nükleer santral ve su krizi gibi kritik konularda dayanışma vurgusu yaptı. Trakya Belediyeler Birliği’nin 2026 Yılı Nisan Dönemi Olağan Meclis Toplantısı Tekirdağ’da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Toplantıda yapılan seçimler sonucunda Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, ikinci kez Trakya Belediyeler Birliği Başkanlığı’na seçilerek güven tazeledi. Nisan Dönemi Meclis Toplantısı öncesinde önceki dönemin son encümen toplantısı yapılırken, ardından gerçekleştirilen meclis toplantısında birlik yönetim organları yeniden belirlendi. Gizli oylama ile yapılan seçimlerde birlik başkanlığının yanı sıra meclis birinci ve ikinci başkan vekillikleri, kâtip üyelikleri, encümen üyeleri ile plan ve bütçe komisyonu üyeleri seçildi. Yeni dönemde birlik yönetim yapısı şekillenirken, gündemde yer alan maddeler de görüşülerek karara bağlandı. GÜNDEM MADDELERİ VE İŞBİRLİKLERİ Toplantıda ayrıca Trakya Belediyeler Birliği’nin 2025 yılı faaliyet raporu ve kesin hesapları meclisin onayına sunulurken, Trakya Kalkınma Ajansı ile işbirliği yapılmasına yönelik protokol için birlik başkanına yetki verilmesi ve uluslararası işbirliklerine ilişkin adımlar da ele alındı. Türkiye’den Trakya Belediyeler Birliği ile Bulgaristan, Romanya ve Kuzey Makedonya’daki yerel yönetim birlikleri arasında planlanan dört taraflı işbirliği protokolü de gündemde yer aldı. ÜYE SAYISI 43’E YÜKSELDİ Birliğin büyümesini sürdürdüğü toplantıda yeni üyelikler de dikkat çekti. Daha önce birlikten ayrılan Balıkesir Marmara Adalar Belediyesi yeniden üye olurken, Çanakkale Kepez Belediyesi’nin de katılımıyla üye sayısı 43’e yükseldi. SUNUMLAR GERÇEKLEŞTİRİLDİ Toplantı kapsamında çeşitli sunumlar da gerçekleştirildi. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Eğitim Şube Müdürü Erkan Ilgaz, birlik bünyesinde yürütülen eğitim faaliyetlerine ilişkin bilgi paylaşımında bulundu. Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanı Sevim Avcı Yener, İklim ve Afet Platformu çalışmaları kapsamında afet yönetimine ilişkin mevcut durum ve yapılması gerekenler hakkında değerlendirmeler yaparken, İklim Platformu Başkanı Nilgün Erkmen Göktaş da iklim konusu hakkında kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Trakya Kalkınma Ajansı uzmanı Berkay Habiboğlu ise Avrupa Birliği fonları ve diğer finansman kaynaklarına ilişkin bilgiler vererek, belediyelerin bu fonlardan yararlanabilmesi için güçlü proje ekiplerinin önemine dikkat çekti. Çorlu Belediye Başkan Yardımcısı Güner Çetin de uluslararası işbirliği perspektifinde dört ülkeyi kapsayan protokol sürecine ilişkin sunum yaptı. CANDAN BAŞKAN: “TRAKYA’NIN MESELESİ SADECE TRAKYA’NIN DEĞİL, TÜRKİYE’NİN MESELESİDİR” Toplantıda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı ve Trakya Belediyeler Birliği Başkanı Dr. Candan Yüceer, Trakya Bölgesi’nin Türkiye açısından önemine değinerek, “Trakya, köklü tarihi, güçlü üretim kültürü ve stratejik konumuyla ülkemizin en kıymetli bölgelerinden biridir. Aynı anda hem sanayiyi hem tarımı hem ticareti taşıyan, üretimiyle, ihracatıyla, ödediği vergilerle Türkiye’ye büyük katma değer sağlayan bir bölgedir. Bu nedenle Trakya’nın meselesi sadece Trakya’nın değil, Türkiye’nin meselesidir” şeklinde konuştu. “TRAKYA BİR BÜTÜNDÜR” Bölgenin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayan Başkan Yüceer, “Biz Trakya’ya bir bütün olarak bakıyoruz. Sanayisiyle, tarımıyla, limanlarıyla, üniversiteleriyle Trakya bir bütündür. Ve bu bütünlüğü koruyarak, hiçbir alanı ihmal etmeden yol yürümek zorundayız” dedi. “NÜFUS VE İHTİYAÇLAR ÇOK HIZLI BÜYÜYOR ANCAK KAYNAKLARIMIZ AYNI HIZDA BÜYÜMÜYOR” Trakya’nın karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çeken Candan Başkan, “Bugün bölgemiz çok ciddi bir baskı altında. Trakya, özellikle Tekirdağ’ımız yoğun bir göç alıyor. Nüfus hızla artıyor, sanayi büyüyor, tüketim artıyor ama kaynaklarımız aynı hızda büyümüyor. En başta da su… Yer altı sularına bağımlılığımız her geçen gün artıyor ve bu durum sürdürülebilir değil” ifadelerini kullandı. NÜKLEER SANTRAL VURGUSU Trakya Bölgesi’nde inşa edilmesi planlanan nükleer santral konusuna da değinen Başkan Yüceer, nükleer santralin bölgeyi felakete sürükleyeceğini ifade ederek, “İşte tam da bu noktada, bölgemizin taşıma kapasitesini zorlayacak adımlara çok dikkat etmek zorundayız. Özellikle nükleer santral gibi su tüketimi, çevresel etkileri ve uzun vadeli riskleri son derece yüksek olan projelerin Trakya’nın gerçekleriyle uyumlu olmadığını açıkça ifade etmek durumundayız. Bu mesele sadece bir enerji meselesi değil; suyun, tarımın, doğanın ve gelecek nesillerimizin meselesidir” dedi. “SORUNLARIN HİÇBİRİ İL YA DA İLÇE SINIRI TANIMIYOR” Başkan Yüceer, bölgenin ortak sorunlarına da değinerek, “Bugün karşı karşıya olduğumuz sorunlar da ortak. İklim krizi, kuraklık, çevre sorunları, ekonomik zorluklar… Bunların hiçbiri il ya da ilçe sınırı tanımıyor. O yüzden bu sorunlara verilecek cevap da ortak olmak zorunda” diye konuştu. “BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ, BİRLİKTE TRAKYA’YIZ” Trakya Belediyeler Birliği’nin önemine vurgu yapan Candan Başkan, “İşte tam da bu noktada Trakya Belediyeler Birliği’nin varlığı çok kıymetli. Bu birliğin en temel amacı; dayanışmayı kurumsallaştırmak, bilgi ve deneyimi paylaşmak, ortak aklı büyütmektir. Çünkü biz biliyoruz ki; birlikte güçlüyüz, birlikte Trakya’yız” ifadelerini kullandı. “ORTAK SORUMLULUKLA HAREKET ETMELİYİZ” Konuşmasının devamında birlik ruhuna dikkat çeken Yüceer, “Hiçbir belediyemizin kendini yalnız hissetmediği, her birimizin birbirine omuz verdiği bir anlayışı büyütmek zorundayız. Farklılıklarımız olabilir ama bizi bir araya getiren ortak sorumluluğumuzdur, ortak sevdamızdır” dedi. “TRAKYA’NIN YARINI AYDINLIK OLSUN“ Başkan Yüceer, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Bizim meselemiz; Trakya’nın sesini daha güçlü duyurmak, potansiyelini ortaya çıkarmak ve bunu sürdürülebilir kılmaktır. İnanıyorum ki, bu birlik çatısı altında dayanışmamızı büyüterek, ortak aklı güçlendirerek ve birlikte hareket ederek Trakya’nın geleceğini çok daha güçlü şekilde inşa edeceğiz. Bu duygularla bugüne kadar emek veren herkese teşekkür ediyor, bundan sonra görev alacak arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. Birliğimiz daim olsun, Trakya’nın yarını aydınlık olsun. Hepinize saygılar sunuyorum.” Toplantı, yeni dönemde görev alacak üyelere başarı dilekleri ve Trakya’nın ortak geleceğine vurgu yapılan mesajlarla sona erdi.

Körfezdeki Dev Temizlik Dünya Gündeminde Haber

Körfezdeki Dev Temizlik Dünya Gündeminde

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Avrupa’da örnek gösterilen İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi bu kez uluslararası basının gündemine oturdu. Proje alanına teknik gezi düzenleyen basın mensupları, kusursuz bir şekilde ilerleyen çalışmaları takdir etti. ULUSLARARASI BASIN MENSUPLARI KATILDI Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin çevre yatırımları arasında öne çıkan ve Avrupa’nın en büyük çevre projelerinden biri olarak gösterilen İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi, uluslararası basının gündemine taşındı. STRATCOM Zirvesi dolayısıyla İstanbul’da bulunan uluslararası basın mensupları, program çerçevesinde Kocaeli’ye gelerek dev projeyi yerinde inceleme fırsatı buldu. BİRÇOK FARKLI ÜLKEDEN GELDİLER Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen STRATCOM Zirvesi için Türkiye’ye gelen uluslararası basın mensupları, sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın en büyük çevre projesini yerinde inceledi. Azerbaycan, Romanya, Vietnam, Bulgaristan, Fas, Mısır, Macaristan ve İspanya başta olmak üzere birçok ülkeden gazetecinin katıldığı program yoğun ilgi gördü. PROJEYİ YERİNDE İNCELEDİLER İzmit Sekapark’taki Maide Restoran’daki program, tanıtım ve proje sunumlarıyla başladı. İzmit Körfezi’nde biriken dip çamurunun çevresel etkileri, müsilajla ilişkisi ve yürütülen çalışmalar uluslararası basın mensuplarına detaylı şekilde anlatıldı. Katılımcılar, su altı görüntüleri ve teknik sunumlarla projenin bilimsel boyutuna da yakından tanıklık etti. Toplantının ardından gazeteciler, tarama gemisiyle dip çamuru temizleme sahasına götürülerek çalışmaları yerinde gözlemledi. Daha sonra susuzlaştırma sahasında yapılan işlemler hakkında bilgi alan heyet, projenin tüm aşamalarını sahada inceleme fırsatı buldu. KENDİ ÜLKELERİNDE GÜNDEME TAŞIYACAKLAR Program sonunda gazeteciler sahada çekimler yaparak yetkililerden bilgi aldı. Birçok yabancı basın mensubu, projenin ölçeği ve çevresel etkisi açısından dikkat çekici olduğunu belirterek kendi ülkelerinde de gündeme taşıyacaklarını ifade etti. DİP ÇAMURU PROJESİNİN AMACI İzmit Körfezi’nin doğu baseninde biriken dip çamuru, su sirkülasyonunu engelleyerek kötü koku, bulanıklık ve ekosistem bozulmasına yol açıyor. Özellikle rüzgarlı havalarda su kolonuna karışan bu çamur, deniz yaşamını olumsuz etkilerken Marmara Denizi’nde görülen müsilaj oluşumunu da tetikliyor. Bu nedenle hazırlanan bilimsel raporlar doğrultusunda dip çamurunun temizlenmesiyle birlikte biyolojik çeşitliliğin korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliğinin sağlanması hedefleniyor. AVRUPA’NIN EN BÜYÜK ÇEVRE PROJELERİNDEN BİRİ İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi kapsamında 468 hektarlık alanda yaklaşık 3,8 milyon metreküp dip çamurunun temizlenmesi planlanıyor. Bu büyüklük yaklaşık 650 futbol sahasına eşdeğer olup, proje Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı iş birliğiyle yürütülüyor. PROJEDE GELİNEN AŞAMA HANGİ DURUMDA? Projede hazırlık süreci 2022 yılında başlatılmış, gerekli uygulama projeleri, yasal izinler ve ihale süreçlerinin tamamlanmasının ardından 2 Mayıs 2023 tarihinde çalışmalar resmen başladı. Bugüne kadar deniz tabanında 195 hektarlık alan temizlenmiş, yaklaşık 1,8 milyon metreküp dip çamuru, yani 120 bin kamyonluk atık deniz ekosisteminden uzaklaştırıldı. Çalışmalar planlanan takvim doğrultusunda aralıksız bir şekilde devam etmekte.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.