Gıda İhracatında Alarm: AB’den 270 Bildirim, Yüzde 86’sı Ciddi Risk İçeriyor
Gıda İhracatında Alarm: AB’den 270 Bildirim, Yüzde 86’sı Ciddi Risk İçeriyor
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Avrupa Birliği Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) verilerini değerlendirdi.
Haber Giriş Tarihi: 29.07.2026 09:43
Haber Güncellenme Tarihi: 29.07.2026 09:46
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.kirsalhaber.com/
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Avrupa Birliği Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) verilerini değerlendirerek Türkiye kaynaklı gıda ürünlerine yönelik bildirimlerin endişe verici boyutlara ulaştığını duyurdu. Yılbaşından 17 Temmuz 2026 tarihine kadar olan süreci kapsayan verilere göre, Türkiye menşeli ürünlere ilişkin yapılan 270 bildirimin 197'si sınırda geri çevrilirken, 195'i "ciddi risk" kategorisinde değerlendirildi.
270 Bildirimin Dörtte Üçü Sınırda Kaldı
Avrupa Birliği’nin resmi kayıtlarına yansıyan verilere göre Türkiye’den ihraç edilen gıda ürünlerinde yaşanan sorunlar şu şekilde dağılım gösterdi:
197 bildirim sınır reddi ile sonuçlandı.
13 bildirim alarm niteliği taşıdı.
49 bildirim bilgilendirme amacıyla yapıldı.
11 bildirim ise takip amaçlı kayda geçti.
İhraç edilen ürünlerin yaklaşık dörtte üçünün sınır kapılarından geri çevrildiğini belirten Ömer Fethi Gürer, bu tablonun üreticiden ziyade denetim mekanizmalarındaki eksiklikleri ve yanlış tarım politikalarını gözler önüne serdiğini vurguladı.
Bildirimlerin Yüzde 86’sı Yüksek Risk Grubunda
Yapılan toplam 270 bildirimin 195’inin doğrudan ciddi risk kapsamında değerlendirildiğini, 38 bildirimin ise potansiyel ciddi risk taşıdığını belirten Gürer, toplam vakaların yaklaşık %86’sının yüksek risk grubunda yer aldığını ifade etti. Bu durumun ihracat öncesi gerçekleştirilen denetimlerin yeterince etkin olmadığını kanıtladığını dile getirdi.
Pestisit Kullanım Oranları Dünya Ortalamasının Çok Üzerinde
Türkiye’de pestisit (tarım ilacı) kullanımının yoğun tarım yapılan bölgelerde dünya ortalamasını katbekat aştığına dikkat çeken Gürer, şu rakamları paylaştı:
Dünya genelinde hektar başına ortalama pestisit kullanımı 2,6 kilogram düzeyinde seyrediyor.
Türkiye genel ortalaması 2,1–2,3 kg arasında görünse de, yoğun üretim yapılan ilk 10 ilde bu rakam 6,7 kilograma çıkıyor.
Konya hariç tutulduğunda, 9 üretim ilinde ise hektar başına 9,5 kilograma kadar ulaşıyor.
En Büyük Sorun: Mikotoksinler ve Pestisit Kalıntıları
AB pazarına gönderilen ürünlerde en sık karşılaşılan problemin mikotoksinler olduğunu belirten Gürer; kurutulmuş meyve, baharat ve sert kabuklu ürünlerde görülen Ochratoksin A, Aflatoksin B1 ve toplam aflatoksin sorunlarına işaret etti. Uygun olmayan depolama, kurutma ve üretim koşullarının bu toksinlerin oluşumuna zemin hazırladığını belirtti.
Ayrıca ihracatta sorun yaratan başlıca pestisit kalıntıları arasında Acetamiprid, Formetanate, Indoxacarb, Prochloraz, Imazalil ve Fosthiazate maddelerinin yer aldığı açıklandı.
En Çok Bildirim Yapan Ülkeler: Bulgaristan, Almanya ve Fransa
Türkiye kaynaklı gıda ürünlerine yönelik en fazla bildirimin gerçekleştirildiği Avrupa ülkeleri şu şekilde sıralandı:
Bulgaristan: 65 bildirim
Almanya: 61 bildirim
Fransa: 53 bildirim
Bu üç ülkenin tek başına toplam bildirimlerin yaklaşık üçte ikisini oluşturduğu, yaşanan bu tablonun Türkiye'nin uluslararası pazardaki güvenilirliğini olumsuz etkilediği ifade edildi.
"Sorun Çiftçide Değil, Plansız Yönetimde"
Artan girdi maliyetleriyle (gübre, ilaç, mazot) mücadele eden üreticinin yalnız bırakıldığını belirten CHP’li Gürer, tarım sektöründeki yapısal sorunların çözümü için Tarım ve Orman Bakanlığı'na çağrıda bulundu:
Üreticiye yönelik teknik destek ve eğitim faaliyetleri yaygınlaştırılmalı.
Pestisit kullanımı sıkı bir şekilde denetlenmeli.
Hasat sonrası depolama ve işleme süreçlerinde uluslararası standartlar eksiksiz uygulanmalı.
Gürer, Avrupa kapılarından geri dönen her ürünün yalnızca ekonomik bir kayıp olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin tarımsal itibarı açısından da ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını sözlerine ekledi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Gıda İhracatında Alarm: AB’den 270 Bildirim, Yüzde 86’sı Ciddi Risk İçeriyor
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Avrupa Birliği Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) verilerini değerlendirdi.
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Avrupa Birliği Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) verilerini değerlendirerek Türkiye kaynaklı gıda ürünlerine yönelik bildirimlerin endişe verici boyutlara ulaştığını duyurdu. Yılbaşından 17 Temmuz 2026 tarihine kadar olan süreci kapsayan verilere göre, Türkiye menşeli ürünlere ilişkin yapılan 270 bildirimin 197'si sınırda geri çevrilirken, 195'i "ciddi risk" kategorisinde değerlendirildi.
270 Bildirimin Dörtte Üçü Sınırda Kaldı
Avrupa Birliği’nin resmi kayıtlarına yansıyan verilere göre Türkiye’den ihraç edilen gıda ürünlerinde yaşanan sorunlar şu şekilde dağılım gösterdi:
197 bildirim sınır reddi ile sonuçlandı.
13 bildirim alarm niteliği taşıdı.
49 bildirim bilgilendirme amacıyla yapıldı.
11 bildirim ise takip amaçlı kayda geçti.
İhraç edilen ürünlerin yaklaşık dörtte üçünün sınır kapılarından geri çevrildiğini belirten Ömer Fethi Gürer, bu tablonun üreticiden ziyade denetim mekanizmalarındaki eksiklikleri ve yanlış tarım politikalarını gözler önüne serdiğini vurguladı.
Bildirimlerin Yüzde 86’sı Yüksek Risk Grubunda
Yapılan toplam 270 bildirimin 195’inin doğrudan ciddi risk kapsamında değerlendirildiğini, 38 bildirimin ise potansiyel ciddi risk taşıdığını belirten Gürer, toplam vakaların yaklaşık %86’sının yüksek risk grubunda yer aldığını ifade etti. Bu durumun ihracat öncesi gerçekleştirilen denetimlerin yeterince etkin olmadığını kanıtladığını dile getirdi.
Pestisit Kullanım Oranları Dünya Ortalamasının Çok Üzerinde
Türkiye’de pestisit (tarım ilacı) kullanımının yoğun tarım yapılan bölgelerde dünya ortalamasını katbekat aştığına dikkat çeken Gürer, şu rakamları paylaştı:
Dünya genelinde hektar başına ortalama pestisit kullanımı 2,6 kilogram düzeyinde seyrediyor.
Türkiye genel ortalaması 2,1–2,3 kg arasında görünse de, yoğun üretim yapılan ilk 10 ilde bu rakam 6,7 kilograma çıkıyor.
Konya hariç tutulduğunda, 9 üretim ilinde ise hektar başına 9,5 kilograma kadar ulaşıyor.
En Büyük Sorun: Mikotoksinler ve Pestisit Kalıntıları
AB pazarına gönderilen ürünlerde en sık karşılaşılan problemin mikotoksinler olduğunu belirten Gürer; kurutulmuş meyve, baharat ve sert kabuklu ürünlerde görülen Ochratoksin A, Aflatoksin B1 ve toplam aflatoksin sorunlarına işaret etti. Uygun olmayan depolama, kurutma ve üretim koşullarının bu toksinlerin oluşumuna zemin hazırladığını belirtti.
Ayrıca ihracatta sorun yaratan başlıca pestisit kalıntıları arasında Acetamiprid, Formetanate, Indoxacarb, Prochloraz, Imazalil ve Fosthiazate maddelerinin yer aldığı açıklandı.
En Çok Bildirim Yapan Ülkeler: Bulgaristan, Almanya ve Fransa
Türkiye kaynaklı gıda ürünlerine yönelik en fazla bildirimin gerçekleştirildiği Avrupa ülkeleri şu şekilde sıralandı:
Bulgaristan: 65 bildirim
Almanya: 61 bildirim
Fransa: 53 bildirim
Bu üç ülkenin tek başına toplam bildirimlerin yaklaşık üçte ikisini oluşturduğu, yaşanan bu tablonun Türkiye'nin uluslararası pazardaki güvenilirliğini olumsuz etkilediği ifade edildi.
"Sorun Çiftçide Değil, Plansız Yönetimde"
Artan girdi maliyetleriyle (gübre, ilaç, mazot) mücadele eden üreticinin yalnız bırakıldığını belirten CHP’li Gürer, tarım sektöründeki yapısal sorunların çözümü için Tarım ve Orman Bakanlığı'na çağrıda bulundu:
İhracata gidecek ürünlerde kalıntı analizleri artırılmalı.
Üreticiye yönelik teknik destek ve eğitim faaliyetleri yaygınlaştırılmalı.
Pestisit kullanımı sıkı bir şekilde denetlenmeli.
Hasat sonrası depolama ve işleme süreçlerinde uluslararası standartlar eksiksiz uygulanmalı.
Gürer, Avrupa kapılarından geri dönen her ürünün yalnızca ekonomik bir kayıp olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin tarımsal itibarı açısından da ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını sözlerine ekledi.
En Çok Okunan Haberler