Hava Durumu

#Çiftçi

Kırsal Haber - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şereflikoçhisar'da 15 Bin 450 Kilogram Aspir Tohumu Dağıtıldı Haber

Şereflikoçhisar'da 15 Bin 450 Kilogram Aspir Tohumu Dağıtıldı

Ankara kırsalındaki üreticinin her daim yanında olan Ankara Büyükşehir Belediyesi, Şereflikoçhisar ilçesinde yüzde 50 hibe desteği ile 65 çiftçiye toplamda 15 bin 450 kilogram aspir tohumu dağıttı. Kırsal kalkınma alanındaki çalışmalarıyla Başkentli üreticiye can suyu olan Ankara Büyükşehir Belediyesi, Şereflikoçhisar ilçesinde yüzde 50 hibe destekli aspir tohumu dağıtımı gerçekleştirdi. Kentteki toprak verimliliğini canlı tutmak, aspir tohumu ekim alanını genişletmek ve yağ üretimini artırmak amacıyla Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından yürütülen çalışma kapsamında; Şereflikoçhisarlı 65 çiftçiye toplamda 15 bin 450 kilogram aspir tohumu desteği verildi. “ÜRETİCİLERİMİZ, ASPİR YAĞINDAN DA GELİR ELDE EDEBİLECEK” ABB Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı Bitkisel Üretim Şube Müdürü Niyazi Zobu, “Üreticilerimiz, nadas alanlarını boş bırakmasın, aspir ekerek değerlendirsin ve desteklemelerinden faydalansın istiyoruz” diyerek, üreticilerin sadece aspir bitkisinin kendisinden değil, yağından da gelir elde edebileceğini vurguladı. Zobu, şunları söyledi: “Aspir, kurağa dayanıklılığı çok yüksek ve önemli bir yağ bitkisi. Üretimin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. Üreticilerimizin ürünlerini katma değeri yüksek yağa dönüştüreceğiz. Şereflikoçhisar ilçemizle birlikte bir soğuk pres sıkım ünitesi kuracağız. Üreticilerimiz, ürettikleri aspirleri sadece aspir olarak satmayacaklar. Kısacası, yağa dönüştürerek kazanç elde edebilmelerini istiyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımız devam edecek.” “BÜYÜKŞEHİR BELEDİYEMİZ İLE ÜRETİCİLERİMİZİ DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Şereflikoçhisar Belediye Başkanı Mustafa Koçak ise Büyükşehir Belediyesi ile Şereflikoçhisar Belediyesi’nin üreticiye desteklerinin devam edeceğinin altını çizerek şöyle konuştu: “Bizler, kalkınmanın kırsaldan olacağının farkındayız. Bu yüzden de kırsalda üreticilerimizi hem Ankara Büyükşehir Belediyesi hem de Şereflikoçhisar ilçe belediyesi olarak desteklemeye devam edeceğiz. Ankara genelinde üreticiden elini hiçbir zaman çekmeyen başta Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Mansur Başkan’ımız olmak üzere Kırsal Hizmetler Daire Başkan’ımız Şemsi Başkan’ımıza Genel Sekreter Yardımcımız Mekin Başkan’a Şereflikoçhisar halkı adına çok teşekkür ediyorum.” KIRSALDAKİ ÜRETİCİDEN BÜYÜKŞEHİRE TEŞEKKÜR Destekten yararlanan Başkentli üreticiler ise memnuniyetlerini dile getirerek ABB Başkanı Mansur Yavaş’a teşekkürlerini şu sözlerle ifade etti: -Metin Bozkurt: “Cumhuriyet tarihinde yapılmayanı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Mansur Yavaş’tan gördük biz... İnsanlar, domates, biber, patlıcan fidesi desteği bile aldı. Daha mazbatayı almadan köy yollarımızı, arazi yollarımızı iyileştirdi. Görünen köy kılavuz istemez. Allah razı olsun. Ankara Şereflikoçhisar Sandıklı Mahallesi’nden bir üretici olarak teşekkürlerimi sunuyorum Başkan’ımıza. Çalışmalarının devamını diliyorum.” -Cebrail Yılmaz: “Mansur Yavaş’tan çok çok memnunuz, çiftçi olarak. Mansur Yavaş geldikten sonra çiftçilere destek verildi. Çiftçiye en büyük desteği Mansur Başkan veriyor.” -Murat Şenol: “Desteklerden çok memnunuz, Mansur Başkan’ımızdan da çok memnunuz. Bugüne kadar hiçbir belediye başkanı böyle bir destekte bulunmadı. Şu an çiftçilerin alabileceği veya bugüne kadar aldığı en maksimum seviyede destek alıyoruz. Bunlardan çok memnunuz, kendisinden de çok memnunuz. Allah razı olsun.”

Her Kriz Ülkemizi ve Çiftçimizi Vuruyor! Haber

Her Kriz Ülkemizi ve Çiftçimizi Vuruyor!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, İran'a yönelik saldırıların ardından gübre, petrol ve doğalgazda dışa bağımlı olan Türkiye'de tarım ve çiftçinin büyük krizle karşı karşıya kaldığını söyledi. İktidarı Meclis'te göreve çağıran Barut, "Üretimi önceleyen, çiftçiyi koruyan, gübreden mazota her alanda dışa bağımlılığı azaltan, yerli üretime dönük politikalara yönelin" dedi. "AĞIR FATURAYI ÖDÜYORUZ" Meclis Genel Kurulu'nda Yeni Yol Grubu'nun sunduğu Hürmüz Boğazı ekseninde yaşanan krize yönelik önerge üzerine CHP Grubu adına kürsüye çıkan Ayhan Barut, "Ortada AKP eliyle ne Türk çiftçisi kalmış ne de üretim. Geçen yıl Türk çiftçisi bir taraftan doğal felaketlerle uğraştı, başına gelmeyen kalmadı, bir taraftan da ekonomik krizlerle uğraştı ve şu anda da ülke çiftçisi maalesef çok zor günler geçiriyor. Buradan 'Türk çiftçisinin durumu iyi' diyenlere şunu söylemek istiyorum: 2025 yılı Türkiye ekonomisi yüzde 3,6 büyürken tek küçülen sektör tarım sektörüdür; yüzde 8,8 küçülmüştür. Geçen yıl doğal felaketlerle uğraşırken bu yıl da ülkemiz çiftçisi savaşın ağır faturasını ödüyor" diye konuştu. "SADECE ASKERİ BİR KRİZ DEĞİL" Dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan bir krizin mutlaka ülke ekonomisi, tarımı ve çiftçisini olumsuz etkilediğini belirten Barut, sözlerine şöyle devam etti: "Dünyanın neresinde olursa olsun, özellikle de bölgemizde bir gerilim olsa, atılan her bir füze, yapılan her bir askerî harekât başta Türkiye ekonomisini ve bizim ülkemizin çiftçisini, tarımsal üretiminin maliyetini olumsuz etkiliyor. Bunun sonucunda da yurttaşımızın mutfağı olumsuz etkileniyor ve pahalıya tüketmek durumunda kalıyor. Aslında tüm dünyayı sarsan pandemide görüldü, aynı zamanda Gazze'ye yönelik vahşi saldırılarda da görüldü, Ukrayna savaşında da gördük ve defalarca da tecrübe edildi ancak ders çıkaran bir iktidar maalesef yok. Şu anda da Amerika ve İsrail ile birlikte İran'a yönelik saldırılar da bu acı tabloyu ortaya koyuyor. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan bu kriz sadece askeri bir kriz değildir. Dünya petrolü, enerjisi, gübresi ve bu hammaddelerin büyük bir bölümü bu dar geçitten taşınmaktadır. Bu hatta yaşanan bir kriz enerji fiyatlarını, gübre ve petrol fiyatlarını fırlatmaktadır." "ÖNLEM ALINMAZSA KAYIPLAR ARTACAK" Türkiye'nin petrolde, doğalgazda ve gübrede dışa bağımlı bir ülke olduğunu anımsatan Barut, şunları kaydetti: "Bu dışa bağımlılıktan dolayı da artan gübre ve mazot fiyatları çiftçimizi çok zor durumda bırakmıştır ve işin içinden çıkılmaz bir duruma sokmuştur. Çok değil, daha beş yıl önce gübre fiyatları, özellikle üre gübresinin tonu 3 bin lirayken, şu anda tonu 30 bin liraya gelmiştir.Şu on günlük savaş anında dahi yüzde 20 civarında gübrede fiyatlar artmıştır. Şu anda çiftçi bu fiyatlara rağmen gübreyi arasa da bulamıyor, eline de geçiremiyor. Tam da ekim dönemi. Beş yıl önce 6,5 lirayken bugün 65 liranın üzerine 1 litre mazotun fiyatı çıkmıştır. Soruyorum size, 'Bu şartlarda çiftçi nasıl üretsin?' Üretse bile bu fiyatlara gübreyi nasıl alsın, nasıl eksin? Gübre kullanamayacağı için, en önemli girdi, verimi doğrudan etkileyen gübre eğer olmazsa hem ürün kalitesinde hem de rekoltede büyük kayıplar olacak. Çiftçimizi sahipsiz sanmayın.Çiftçinin kullandığı mazottan tüm vergi yüklerini kaldırın, gübrede dışa bağımlılığı azaltın. Üretimi önceleyen, çiftçiyi koruyan, gübreden mazota her alanda bağımlılığı azaltan, yerli üretime dönük politikalara yönelin."

17'inci Güney Ege Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı Milas’ta Kapılarını Açtı Haber

17'inci Güney Ege Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı Milas’ta Kapılarını Açtı

Milas’ta bu yıl 17’ncisi düzenlenen Güney Ege Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı kapılarını ziyaretçilere açtı. Expoline Fuarcılık tarafından organize edilen fuarın açılış programı; Expoline Fuarcılık yetkilisi Yavuz Hakbilir ve Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar’ın konuşmalarıyla başladı. Programda sırasıyla Milas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Reşit Özer, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke de birer konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında Milas’ın tarımsal üretimdeki önemine değinen İl Müdürü Seyfettin Baydar, “Tarımın köklü geçmişe sahip olduğu, bereketli topraklarıyla ülkemizin önemli üretim merkezlerinden biri olan Milas’ta düzenlenen Tarım Fuarı’nın açılışında sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Milas, yalnızca Muğla’nın değil, ülkemizin de önemli tarım havzalarından biridir. Zeytinden bal üretimine, hayvancılıktan arıcılığa kadar geniş bir üretim yelpazesiyle bölge ekonomisine ve ülke tarımına önemli katkılar sunmaktadır” dedi. Baydar, Muğla’nın tarımsal ihracat verilerine de değinerek, 2025 yılında 75 milyon dolar bitkisel üretim ve 745 milyon dolar su ürünleri ihracatı ile toplamda 820 milyon dolarlık tarımsal ihracata ulaşıldığını ifade etti. Tarım fuarlarının sektör açısından büyük önem taşıdığını belirten Baydar, “Tarım fuarları üreticilerimizi yeni teknolojilerle buluşturan, bilgi ve tecrübenin paylaşıldığı, sektör paydaşlarını bir araya getiren önemli platformlardır. Tarımda verimliliği artırmak, sürdürülebilir üretimi güçlendirmek ve çiftçilerimizin rekabet gücünü yükseltmek açısından bu tür organizasyonlar büyük önem taşımaktadır” diye konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteklerine de değinen Baydar, son 10 yılda üreticilere 2,7 milyar TL, yalnızca 2025 yılında ise 724 milyon TL’nin üzerinde destekleme ödemesi yapıldığını belirtti. Baydar ayrıca, hayata geçirilen planlı üretim destekleme modeli ile üreticilerin hangi havzada hangi ürüne ne kadar destek alacağını önceden bilerek üretim planlaması yapabileceğini ifade etti. Fuarın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Baydar, “Expoline firmamızın bu yıl 17’ncisini düzenlediği Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nın gerçekleşmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara, fuara katılım sağlayan 208 firmamıza ve kıymetli üreticilerimize teşekkür ediyorum. Milas Tarım Fuarı’nın bölgemiz, üreticilerimiz ve ülkemiz tarımı için hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke ise konuşmasında fuarın 17 yıldır düzenlenmesinin önemli bir başarı olduğunu belirterek, “17 yıl gibi uzun soluklu devam eden bir fuar organizasyonu, bu etkinliğin sahiplenildiğinin önemli bir göstergesidir. Katılımın da oldukça yüksek olduğunu görüyorum. Bu fuarın daha uzun yıllar devam etmesini diliyorum” ifadelerini kullandı. Kaymakam Böke ayrıca, fuarın kadın üretici dostu bir tarım fuarı olmasına yönelik temennisini dile getirerek, tarımda kadın emeğinin ekonomiye büyük katkı sağladığını ve Muğla’nın bu konuda öne çıkan illerden biri olduğunu vurguladı. Konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesilerek fuarın resmi açılışı gerçekleştirildi. Protokol üyeleri daha sonra fuar alanındaki stantları ziyaret ederek katılımcılarla bir araya geldi.

Bakan Yumaklı: ''Gübre Stoklarımızda Herhangi Bir Problem Yok'' Haber

Bakan Yumaklı: ''Gübre Stoklarımızda Herhangi Bir Problem Yok''

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gümüşhane programı kapsamında ildeki tarım sektör temsilcileri ile bir araya geldi. Bakan Yumaklı toplantıda yaptığı konuşmasında, dünyada yaşanan gelişmelerin hızla değiştiğini, bugün de İran ile ABD-İsrail savaşına şahit olduklarını ifade etti. Hükümet olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan riyasetinde bütün riskli alanların öncesinden değerlendirildiğini vurgulayan Yumaklı, her bir riskin çıkma ihtimalinin değerlendirilmesinden sonra yol haritalarının belirlendiğini aktardı. Bakan Yumaklı, "Gübre ve gübre ham madde tedarikimizi zaten yapmıştık. Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok. Bu kapsamda arzı artırma yönünde de bazı tedbirler de aldık." diye konuştu. Yumaklı, alternatif ülkelerden gübre tedariki için Ticaret Bakanlığı ile karar alarak bazı ülkelere uygulanan gümrük vergisini sıfıra indirdiklerini kaydetti. İhracat kapasitesine sahip gübrelerin ihracatını da durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesinin önünü açtıklarına vurgu yapan Yumaklı, şu değerlendirmede bulundu: "Ayrıca antrepolarda bulunan üre gübresinin Türkiye üzerinden yurt dışına transitini ve yeniden ihracını da durdurduk. Son olarak dün aldığımız başka bir tedbirle 10 yıldır kullanımı yasak olan amonyum nitrat gübresinin tarımda kullanımına geçici olarak izin verdik. Bütün bu uygulamaların tamamını, Çiftçi Kayıt Sistemi ve Gübre Takip Sistemi üzerinden kontrollü şekilde 30 Mayıs'a kadar sürdüreceğiz. Ülkemiz etrafında yaşanan bu ateş çemberinde bizler, Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde en az etkilenecek şekilde tedbirlerimizi alıyoruz. Tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği açısından hiçbir problemimiz yoktur." Üretim planlamasına dayalı yeni destek modelleri uyguladıklarını anlatan Yumaklı, üretimi artırmak amacıyla, özellikle de kadın ve gençlerin bu üretimin içerisinde daha fazla yer alması amacıyla yol haritası belirlediklerini aktardı. Bakan Yumaklı, tarımsal destek ödemelerine ilişkin şunları kaydetti: "Hayvancılık destek ödemelerini geçtiğimiz sene yapmıştık. Şimdi de bitkisel üretimle alakalı üretimin destek ödemelerine başladık. İnşallah ülkemiz genelinde 9 milyar lirası temel destek olmak üzere farklı kalemlerle birlikte 10,7 milyar lirayı çiftçilerimizin, üreticilerimizin hesaplarına bugün itibariyle aktarıyoruz. İnşallah mart ve nisan aylarında toplam 81 milyar lirayı üreticilerimizin hesaplarına aktarmış olacağız." Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan haziran verilerine göre, 2023 Aralık ayından bu yana büyükbaş varlığının yüzde 6,8, küçükbaş varlığının ise yüzde 10,5 arttığını belirten Yumaklı, özellikle "Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek" ve "Güçlü Besi, Güçlü Üretim" projeleriyle hayvancılığa yeni bir vizyon kazandırdıklarını ve yeni açıklanan "Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek" projesinin de bu vizyonun bir parçası olduğunu söyledi. Bakan Yumaklı, son günlerde sosyal medyada yer alan bazı illerde hayvan refahına aykırı görüntülerle ilgili olarak, "Bizim böyle bir şeye müsaade etmemiz, tasvip etmemiz mümkün değil. Bunun hiçbir gerekçesi de olamaz. Bunlarla ilgili tespitlerimizde biz en ağır cezai müeyyideleri uyguluyoruz. Onlarla alakalı da yeniden olmamasıyla ilgili takiplerimizi de çok yakından sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı. GÜMÜŞHANE'YE 62 MİLYAR LİRALIK DESTEK VE YATIRIM SAĞLANDI Bakan Yumaklı, son 23 yılda Gümüşhane'de tarım, orman ve su alanlarında yaklaşık 62 milyar liralık destek ve yatırım gerçekleştirdiklerini bildirdi. Gümüşhane'de coğrafi işaretli pestil ve kömenin daha fazla üretilmesi ve ekonomiye katkı sağlanması noktasında 32 işletmenin kırsal kalkınma hibe desteklerinden yararlandığını anlatan Yumaklı, bu işletmelerin yılda yaklaşık 5 bin ton üretim yaptığını ifade etti. Kırsal kalkınma destekleriyle de yerel ürünleri büyütmeye, üreticiyi desteklemeye devam edeceklerini dile getiren Yumaklı, Gümüşhane'de yetiştiricilerin ekonomik hayvancılık yapmaları için 400 bin dekarda mera ıslah çalışmasını tamamladıklarını ve 96 bin dekar alana sahip 3 ovayı koruma altına aldıklarını kaydetti. Bakan Yumaklı, Gümüşhane'nin tarımsal hasılasının son 23 yılda yüzde 96 arttığını söyledi. Gümüşhane İçmesuyu İsale Hattı ve Arıtma Tesisi Projesi'nin 1,3 milyar lira maliyetle tamamlandığı bilgisini veren Yumaklı, 17 bin dekarı sulayacak Kelkit Söğütlü Barajı Sulaması Projesi'nin 715 milyon lira maliyetle ağustosta hizmete alınacağını, Şiran Bahçeli Göleti'nin ise yaklaşık 190 milyon lira maliyetle hizmete alındığını kaydetti.​

Balıkesirli Üreticilere Yüzde 100 Hibeli İncir Fidanı Desteği Haber

Balıkesirli Üreticilere Yüzde 100 Hibeli İncir Fidanı Desteği

“Zengin toprakların fakir çiftçisi olmayacak” ilkesiyle kırsal kalkınmaya desteklerini sürdüren Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Havranlı üreticilere yüzde 100 hibeli incir fidanı desteği sağladı. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Tarımda Balıkesir Modeli’ni geliştirmek amacıyla hayata geçirilen “20 ilçede 20 ürün” projesi kapsamında Havran’da düzenlenen “İncir Fidanı Dağıtım Törenine” katıldı. Havran Tekke Mahallesi Millet Parkı’nda düzenlenen törene Akın’ın yanı sıra Havran Belediye Başkanı Emin Ersoy, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar, üreticiler ve basın mensupları katıldı. Geniş bir katılımla gerçekleşen törende konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir gibi bereketli topraklarda fakir çiftçileri olmayacağını söyledi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, 20 ilçeye eşit hizmet götürdüklerini belirtirken, “Biz, Kuvayımilliyeciyiz. Milli birliğe ve beraberliğe inanan vatanseverleriz. Memleketimizi seviyoruz, memleketimize aşığız. Onun için de hiçbir bahane üretmeden, gece gündüz demeden, ayrım yapmadan çalışıyoruz. Mücadele ediyoruz. Bu topraklar zengin topraklar. “Zengin toprakların fakir çiftçileri olmayacak’ diye bir sözüm var. Bunun için çalışıyoruz. Köylerimizin de boş kalmaması için, gençlerimizin kırsalı bırakıp gitmemesi için çok büyük bir çabamız var. İncir fidanı dağıtımımızla her ilçemizde güçlü olan ürünü büyütmek ve bu konuda kırsal kalkınmayı daha da büyütmek için mücadele ediyoruz.” diye konuştu. ÜRETİCİYE YÜZDE 100 HİBELİ İNCİR FİDANI DESTEĞİ Havran’ın yalnızca Balıkesir’in değil, Türkiye’nin de önemli noktalarından bir tanesi olduğunu dile getiren Akın, “Havran Siyah İnciri, kalitesi ve aromasıyla ülkemizde çok özel bir yere sahip. Bunun yanı sıra Sarı Dizilik ve Kara Dizilik gibi yerel incir çeşitleriyle de ön plana çıkmış bir ilçemizdir. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu kırsal kalkınmayı destekleme programımızda incir fidanlarımızı yüzde 100 hibe ile teslim ediyoruz. Havran İnciri, bu toprakların üretim kültürünün en kıymetli miraslarından biridir. Biz de emanete sahip çıkan evlatlar olarak, hep beraber burada elimizi taşın altına koyduk. Birlik ve beraberlik içerisinde bu adımı attık. Bunu üreteceğiz ama bu ürüne satın alma garantisi de veriyoruz. Çiftçimizi de yalnız bırakmıyoruz. İstiyoruz ki üreticimiz alın terinin karşılığını alsın, sofrasındaki ekmek büyüsün. Bizler çiftçimizin bereketini artırmak için bir aradayız.” şeklinde konuştu. “ZENGİN TOPRAKLARIN FAKİR ÇİFTÇİLERİ OLMAYACAK” “Üretemeyen toplumlar yok olmaya mahkumdur” diyen Akın, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Tarımda üreticinin gelir artışını yükseltmek hem çiftçimizin hevesini artırıyor hem de gelecek nesilleri özendiriyor. Üretim gücünü kaybeden toplumlar geleceğe güçlü yürüyemezler. Biz, çiftçimizin emeğini karşılıksız bırakmayacağımıza ant içtik. Onun için hep birlikte çalışıyoruz. İthal ürünlerdense kendi ürünlerimizi, yerel ürünlerimizi farklı bir noktaya taşıyoruz. Bu ürünlerimizi diğer ilçelerimizden de alıyoruz, bunları katma değeri yüksek hale getiriyoruz. Tarım sektörünün geleceğini kendine dert edinen herkesle birlikte ortak hareket ediyoruz. Bizler 20 belediye başkanımızla birlikte, Büyükşehir Belediyemizle beraber bu memlekette, bu zengin toprakların fakir çiftçileri olmasına asla izin vermeyeceğiz hemşehrilerim.” ERSOY: “EL ELE GÜZEL PROJELERİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ” Havran’da verimli projeleri hayata geçirdiği için Başkan Akın’a teşekkür eden Havran Belediye Başkanı Emin Ersoy, “Havranlı olmaktan ve Havran’da yaşamaktan çok büyük bir mutluluk duyuyoruz. Havranlılarla her zaman iç içe ve onlara hizmet noktasında ilçe belediyesi, Büyükşehir Belediyesi ve Bakanlıklarımızla birlikte hizmet etmekten çok büyük bahtiyar olduğumu her daim söylüyorum. Havran, tarihi ve kültürünün yanı sıra tarımsal potansiyeliyle de Balıkesir’i doyuran ilçelerden biridir. Tarımsal üretimiyle bereketli toprakların olduğu bir ilçedir. Önümüzdeki günlerde daha güzel projelerle el ele vererek ilçemizin tarımsal potansiyelinin artması için çiftçilerimize desteklerimizi sağlayacağız.” dedi.

Mersinli Üreticinin Emeğine Adeta Limon Sıkılıyor Haber

Mersinli Üreticinin Emeğine Adeta Limon Sıkılıyor

Zirai don felaketinin etkilerini araştırmak üzere kurulan Meclis Araştırma Komisyonu üyesi ve CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, limon ithalatında gümrük vergisinin düşürülmesine ilişkin yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararına sert tepki gösterdi. Kış, Mersin başta olmak üzere Türkiye’nin limon üretim merkezlerinde üreticinin büyük bir belirsizlik ve ekonomik baskı altında olduğunu belirterek, hükümetin tarım politikalarını “tutarsız ve günü kurtarmaya yönelik” sözleriyle eleştirdi. Resmî Gazete’de yayımlanan kararla limon ithalatında uygulanan gümrük vergisinin 31 Temmuz 2026’ya kadar yüzde 10’a indirildiğini hatırlatan Kış, bu kararın piyasada üretici aleyhine sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Kış, “Türkiye limon üretiminde dünyanın sayılı ülkelerinden biri. Mersin, Adana ve Hatay gibi üretim merkezlerinde çiftçiler yıl boyunca emek veriyor, maliyetlere katlanıyor. Ancak depolarda hâlâ limon dururken ithalatın önünün açılması üreticiye ‘sen üretme’ demekten başka bir şey değildir” dedi. “Önce ihracat yasağı, şimdi ithalat kolaylığı” Gülcan Kış, limon piyasasında son dönemde alınan kararların birbirini çürüttüğünü vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı: “Daha kısa bir süre önce limona ihracat yasağı getirildi. Üreticinin dış pazarı kapatıldı. Şimdi ise ithalatın önü açılıyor. Bu nasıl bir planlama, nasıl bir tarım politikası? Bir tarafta depolarda ürününü satamayan çiftçi var, diğer tarafta ithalat kapısı aralanıyor. Bu tablo, Türkiye’de tarımın nasıl yönetildiğinin açık bir göstergesidir.” “Mersinli üreticinin emeğine adeta limon sıkılıyor” Mersin’in Türkiye’de limon üretiminin kalbi olduğunu vurgulayan Kış, alınan kararların doğrudan bölge üreticisini etkilediğini söyledi. Kış, “Mersin’de binlerce aile limon üretiminden geçimini sağlıyor. Bahçelerde yıl boyunca verilen emek, yapılan masraf, işçinin alın teri var. Ama yanlış kararlarla Mersinli üreticinin emeğine adeta limon sıkılıyor. İthal ürün piyasaya girdiğinde tüccar yerli limonu daha düşük fiyatla almak ister. Bunun bedelini de çiftçi öder” ifadelerini kullandı. “Tarım politikası ithalatla yönetilemez” Kış, Türkiye’de son yıllarda tarım politikalarının ithalata dayalı hale geldiğini belirterek hükümeti sert sözlerle eleştirdi. “Patateste, soğanda, ette, buğdayda aynı tabloyu gördük. Fiyat yükseldiğinde çözüm olarak ithalat kapısı açılıyor. Oysa sorun üretimde değil; planlamada, piyasa denetiminde ve üreticiyi koruyan politikaların eksikliğinde” dedi. Kış, limon kararının da bu yanlış yaklaşımın yeni bir örneği olduğunu vurgulayarak, “Tarımı ithalatla yönetemezsiniz. Çiftçi üretmezse sofradaki ürün de olmaz. Türkiye’nin ihtiyacı olan şey ithalat kapılarını açmak değil, üreticiyi koruyan güçlü ve sürdürülebilir bir tarım politikasıdır” diye konuştu. “Tarım Bakanlığı’nda bile istikrar yok” AKP iktidarının tarım politikalarında tutarsızlık içinde olduğunu ifade eden Kış, son yıllarda Tarım ve Orman Bakanlığı’nda yaşanan değişikliklere dikkat çekti. “Tarım gibi stratejik bir alanda bile istikrar yok. AKP iktidarı döneminde Tarım Bakanlığı koltuğunda sürekli değişiklikler yaşandı. Son yıllarda bakanlar hızla değişirken, tarım politikası da sürekli yön değiştiriyor. Bu tablo, üreticinin neden yalnız bırakıldığını açıkça gösteriyor. Tarım yönetilemeyince bedelini çiftçi ödüyor.” “Üreticinin yanındayız” Zirai don felaketinin etkilerini araştıran Meclis Komisyonu’nda görev yaptığını hatırlatan Kış, sahada üreticilerin yaşadığı sorunları yakından gördüklerini belirtti. “Mersin’de, Adana’da, Hatay’da çiftçilerimizin yaşadığı sıkıntıları birebir dinliyoruz. Üretici maliyet altında eziliyor, ürününü değerinde satamıyor. Tarım politikalarının günü kurtaran kararlarla değil, üreticiyi merkeze alan uzun vadeli bir planlamayla yürütülmesi gerekiyor.” Kış, limon üreticilerinin sorunlarının takipçisi olacaklarını belirterek, “Çiftçinin emeğini korumak, üretimi sürdürülebilir hale getirmek ve Türkiye’yi yeniden güçlü bir tarım ülkesi yapmak için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

Gürer: ''Savaş Tarımda Girdi Maliyetlerini Patlattı'' Haber

Gürer: ''Savaş Tarımda Girdi Maliyetlerini Patlattı''

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında savaşın tarım sektörüne yansıyan etkilerini, gübre ve yem fiyatlarındaki sert artışı ve üreticinin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunları kapsamlı verilerle değerlendirdi. Gürer, tarımsal üretimde girdi maliyetlerinin kontrol altına alınmaması durumunda hem üreticinin hem de tüketicinin çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacağını vurguladı. “GÜBRE VE YEM FİYATLARI SON HAFTALARDA HIZLA ARTTI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, savaşın tarım sektörüne doğrudan etki ettiğini belirterek, “Savaşın bölgemize olumsuz yansımaları tarım kesiminde şiddetle hissedilir hâle geldi. Özellikle gübre ve yem fiyatları son haftalarda önemli ölçüde arttı. Gübrede güncel fiyatlara bakıldığında amonyum sülfatın ton fiyatı 15 bin 750 lirayı gördü. Üre gübre 30 bin lira seviyesinde ancak satışı yok, piyasada kapalı durumda,” dedi. Üre gübrenin üretimde kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Gürer, “Üre gübre taban ve üst gübresi olarak kullanılan ve neredeyse tamamı ithal olan bir gübre. Özellikle İran’dan ticari anlamda gübre gelişi yoğun olduğundan bu süreçte onun da fiyatı arttı,” diye konuştu. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de üretilen DAP gübresinde de ciddi artış yaşandığını ifade ederek, “DAP gübre ise ülkemizde Mazıdağı fosfat madenlerinden elde edilen bir gübre ve 37 bin liraya çıkmış durumda. Son dönemdeki fiyat artışı neredeyse geçen yılın toplam artışını geçmiş durumda” dedi. “STOK VAR DENİYOR AMA ÇİFTÇİ GÜBRE BULAMIYOR” AKP İktidarının stokların yeterli olduğu yönündeki açıklamalarını da değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sahadaki durumun farklı olduğunu söyledi. Gürer, “Bakanlar bu konuda açıklamalar yapıyor, önlemlerin alındığını ve stokların yeterli olduğunu söylüyorlar. Ancak gübreyi almaya gittiğinizde ya gübre bulunamıyor ya da fiyatı katlanmış durumda,” dedi. İRAN’DAN YEM VE GÜBRE İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin İran ile olan tarımsal girdi ticaretine ilişkin verileri de paylaştı. Buna göre 2025 yılında İran’dan iki farklı yem grubunda ithalat yapıldığını belirten Gürer, “Hayvan gıdası olarak kullanılan diğer bitkisel maddeler, bitkisel döküntü, artık ve yan ürünler kapsamında 2 bin 883 ton ürün ithal edildi ve bunun karşılığında 223 bin 667 dolar ödeme yapıldı. Aynı yıl 6 bin 876 ton farklı yem ürünü ithal edildi ve bunun için 12 milyon 415 bin 151 dolar İran’a ödeme yapıldı,” şeklinde konuştu. Gübre ithalatına ilişkin verileri de paylaşan Gürer, “2025 yılında İran’dan 6 milyon 114 bin 98 dolar değerinde azotlu ve kimyasal gübre ithalatı yapıldı. 2026 yılında ise ilk dönemde 428 bin 255 dolar tutarında ithalat gerçekleştirildi. Bu veriler İran’ın hem yem hem gübre konusunda Türkiye’nin ithalat yaptığı ülkelerden biri olduğunu gösteriyor,” dedi. “TÜRKİYE KENDİ KENDİNE YETERLİ OLMAK ZORUNDA” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, savaşın tarımda dışa bağımlılığın risklerini açık şekilde ortaya koyduğunu belirterek, “Gübre fabrikaları ve yem fabrikaları özelleştirilirken, 24 yıllık iktidar döneminde Türkiye’nin kendi kendine yeter hâle getirilmesi gerektiğini defalarca dile getirdik. Pandemiden ders çıkarılmadı, kuraklık ve don da ders alınması için yeterli olmadı,” diye konuştu. Gürer sözlerini şöyle sürdürdü: “Savaş ise girdi maliyetlerini artıran ürünlerin fiyatındaki artışla birlikte Türkiye’nin kendi kendine yeterli olmasının ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha gösterdi.” “YANLIŞ TARIM POLİTİKALARI RAF FİYATLARINI DA ARTIRIYOR” Tarım politikalarındaki eksikliklerin sadece üreticiyi değil tüketiciyi de etkilediğini belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Tarım politikalarındaki yanlışlar ve uygulamadaki eksiklikler raftaki ürünlerin fiyatının artmasına yol açıyor. Böylece fiyatlar yükseliyor ve vatandaş her gıdaya erişemiyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye, 2002 yılının da altında hububat ve bakliyat üreten bir ülke konumuna geldi,” dedi. Girdi maliyetlerindeki artışın üretimi doğrudan etkileyeceğini belirten Gürer, “Girdi maliyetlerindeki bu artış yeterli gübrenin kullanılmasının önüne geçecek. Daha az gübre atılacak ve bu durum verim ve üretimde kayıplara yol açacak,” ifadelerini kullandı. “DESTEKLER ZAMANINDA ÖDENMELİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilere verilen desteklerin gecikmesinin üretimi zorlaştırdığını belirterek “2025 yılının destekleri 2026 yılında ödeniyor. Çiftçi zaten zor durumda. Desteklerin mazot ve gübre için iki taksitte verilmesi daha büyük sıkıntılar yaratacaktır. 2025’ten kalan desteklerin verilmesi yanında 2026 yılı desteklerinin de çiftçiye ulaştırılması gerekir,” dedi. “ÇİFTÇİNİN BANKA BORCU 1 TRİLYON 240 MİLYAR LİRA” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin borç yükünün de üretimi zorlaştırdığını ve temel girdi kalemi olan yem ve gübre girdilerinde sübvansiyon sağlanması gerektiğini belirterek, “Çiftçilerin bankalara olan kredi borcu 1 trilyon 240 milyar liraya ulaşmış durumda. Bu nedenle büyük bir zorluk yaşıyorlar. İcra ve haciz işlemleri devam ediyor. Bu süreci aşmanın yollarından biri yem ve gübrede yüzde 50 oranında sübvansiyon sağlanmasıdır. Çiftçilere bu anlamda destek verilmelidir. Ayrıca borç yükünün hafifletilmesi için icra işlemleri durdurulmalı, üretimi sürdürebilmeleri için ek kredi destekleri verilmelidir. Borçlar ötelenmelidir,” diye konuştu. “TÜRKİYE ÜRETMEK ZORUNDADIR” Tarımda üretimin stratejik önemine dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Türkiye üretmek zorundadır. Üretimde yaşanacak her düşüş ülkenin sorunlarını daha da büyütecektir. Bu nedenle hem çiftçiye hem besiciye destek verilmesi gerekir,” dedi. Ömer Fethi Gürer “ Çiftçiler borçlarını ödemekte sorun yaşıyor. Mutlak surette icralar durdurulmalıdır ve üretim yapmasını sağlayacak hem kredi desteği verilmeli hem de borçlar ötelenmelidir. Bu süreç devam ettiğinde stokta ürünün varlığı fiyatının düşmesine vesile olmuyor, fiyatın daha da artmasına neden oluyor. Bu konuda 'stoklar yeterli' diye açıklama yapan bakanların niye fiyatların arttığını da açıklaması gerekiyor. Savaş İran'da oluyor, Türkiye'de stoktaki ürünün fiyatı artıyor. Doğal olarak ithalat yapanlar gittiklerinde aynı fiyatta ürün getiremeyecekleri için şimdiden fiyatı güncelleyerek kendi kayıplarının önüne geçmeye çalışıyorlar. Oysa Türkiye'de gübreyle ilgili ithalat yapan da üretim yapan da AK Parti'nin yakın iş insanları. Bunların da eğer bakanın sözü yetmiyorsa Cumhurbaşkanı tarafından uyarılması gerekir. Türkiye üretmek zorundadır. Üretimdeki her düşme Türkiye'nin sorunlarını katlar. Onun için hem çiftçiye destek verilmeli hem besiciye destek verilmeli hem üretimi sürdürülebilecek oranda ek kredi desteklerinin yolu açılmalıdır. Girdi maliyetleri mutlak surette durdurulacak, gübre ve yemde sübvanse sağlanarak destek verecek yöntemler uygulamaya geçirilmelidir. Aksi takdirde savaşın bitmesine rağmen Türkiye'de fiyatlar geriye gelmediği için maliyetler artacaktır. Bunun üstüne düşük alım fiyatı uygulanırsa çiftçi oldukça zor bir noktaya gelecektir."” dedi. LİMONDA İTHALAT ELEŞTİRİSİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, limon üretimine rağmen ithalatın sürmesini de eleştirerek, “Limonla ilgili olarak ithalat vergisinin yüzde 54’ten yüzde 10’a düşürüldüğü görülüyor. Oysa şu anda limon hasadı sona ermiş durumda ve üreticilerin elinde ciddi miktarda ürün bulunuyor. Yanlış politikalar nedeniyle tüccarın piyasaya girmemesi sonucunda limon fiyatı 5 liraya kadar düşmüştü. Doğru bir planlama yapılmış olsaydı limonlar bahçede kalmazdı,” ifadelerini kullandı Limon ithalatına ilişkin verileri de paylaşan Gürer, “2025 yılında limon ithalatı 2 bin 130 ton oldu ve bunun için 2 milyon 376 bin 276 dolar ödendi. 2024 yılında ise 2 bin 54 ton ithalat yapıldı ve 1 milyon 941 bin 609 dolar yurt dışına ödendi. Sadece bir ayda 705 ton limon ithal edildi ve bunun için 549 bin 344 dolar ödeme yapıldı,” dedi. “ÜRETİCİYİ KORUYAN POLİTİKALAR GEREKİYOR” Türkiye’nin önemli bir narenciye üreticisi olmasına rağmen üreticinin yeterince korunmadığını belirten Gürer şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye önemli bir narenciye ülkesi olmasına rağmen üreticinin yaşadığı sorunlara yeterince sahip çıkılmıyor. Stokta ürün varken ithalatın yolu açılıyor. Dengeli, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir politika izlenmediği için limon da sorunlu ürünlerden biri hâline geldi. Bu sorunun çözümü doğru planlama ve üreticiyi koruyan politikaların hayata geçirilmesidir.”

Gübreler Toprakla Buluşuyor, Çiftçinin Yüzü Gülüyor Haber

Gübreler Toprakla Buluşuyor, Çiftçinin Yüzü Gülüyor

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın öncülüğünde yürütülen tarımsal destek projeleri kapsamında sebze, meyve ve fındık yetiştiricilerine sağlanan yüzde 50 hibeli gübreler, üreticilerin yüzünü güldürüyor. Destekten yararlanan yaklaşık 5 bin 200 çiftçi, gübrelerini tarla ve bahçelerinde kullanmaya başladı. 80 BİN HEKTAR TARIM ARAZİSİ DESTEKLENDİ Çiftçi dostu Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimi artırmak ve çiftçilerin maliyet yükünü azaltmak amacıyla hayata geçirdiği onlarca proje ile üreticilerin yanında olmaya devam ediyor. Büyükşehir, “Zirai Gübre Desteği Projesi” doğrultusunda çiftçilere yüzde 50 hibeli 15-15-15 kompoze gübre desteği sağladı. Bu proje ile yaklaşık 80 bin hektar tarım arazisi desteklenmiş oldu. ÇİFTÇİLER ÇOK MEMNUN Gübrelerini teslim alan sebze, meyve ve fındık yetiştiricileri, tarla ve bahçelerinde kullanmaya başladı. Kocaeli’de en çok tarım faaliyetinin yapıldığı Kandıra’da üreticiler, gübrelerini toprakla buluşturmaya başladı. Destekten yararlanan üreticilerden biri de Kandıra’nın Sucuali Mahallesi’nde yaşayan çiftçi İlyas Şen oldu. Yaklaşık 10 dönümlük örnek fındık bahçesinde gübreleme çalışmalarına başlayan Şen, verilen desteğin üretim için büyük önem taşıdığını söyledi. “GÜBREYİ TADIMLIK DEĞİL, DOYUMLUK KULLANIYORUZ” Gübreyi tadımlık değil, doyumluk olarak toprağa attıklarını ifade eden Şen, “Tahir Büyükakın Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Bu destekler sayesinde daha çok ekiyor, daha çok ürün alıyoruz. Mahsulümüz daha bereketli oluyor.” dedi. “GÜBRENİN KALİTESİ VE VERİMİ YÜKSEK” Bahçesinde bakım ve gübreleme çalışmalarını sürdüren Şen, bu yıl verim ve kalite açısından yüksek bir sezon beklediğini ifade etti. Bahçesine uyguladığı gübrenin azot, fosfor, çinko ve potasyum içerdiğini belirten üretici İlyas Şen, bu karışımın fındık ağaçlarını kış ayazı ve dona karşı daha dayanıklı hale getirdiğini, meyvenin iç dolgunluğunu artırdığını ve aynı zamanda kalite randımanını yükselttiğini söyledi. “EMEĞİ GEÇEN HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUM” Şen, konuşmasının devamında şunları aktardı: “Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin yıllardır çiftçilere verdiği destekten memnunuz. Özellikle ziraat mühendisleri gübre, mazot, ilaçlama ve teknik destek konusunda üreticilere önemli katkılar sağlıyor. İhtiyaç duyduğumuzda bahçelerimize kadar gelerek teknik destek veriyorlar. Başta Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” “TOPRAKLARIMIZ BEREKETLENDİ” Kandıra Sucuali Mahalle Muhtarı Sezgin Özcan ise çiftçilere verdiği tarımsal desteklerden dolayı tüm üreticiler adına Başkan Tahir Büyükakın’a teşekkür ederek, “Destekler verilmeden önce verim azdı. Ama yüzde 50 hibeli gübre verdikten sonra verim iyice arttı. Ürünler daha kaliteli. Topraklarımız bereketlendi. Başkanımızdan, Allah razı olsun” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.