Hava Durumu

#Çiftçi

Kırsal Haber - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yörükkırka, Kırsal Turizmin Önemli Duraklarından Biri Oluyor Haber

Yörükkırka, Kırsal Turizmin Önemli Duraklarından Biri Oluyor

Eskişehir’in Odunpazarı ilçesine bağlı Yörükkırka Mahallesi’nde bu yıl üçüncüsü düzenlenen Geleneksel Balkabağı Festivali, iki gün boyunca yaklaşık 8 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Kırsal kalkınmayı desteklemek, yerel üretimi güçlendirmek ve Yörükkırka’nın yöresel değerlerini tanıtmak amacıyla düzenlenen festival; konserler, halk oyunları, gastronomi atölyeleri, yöresel ürün stantları ve çeşitli etkinliklerle renkli görüntülere sahne oldu. Odunpazarı Kent Konseyi öncülüğünde, Yörükkırka Mahalle Meclisi ve mahalle sakinlerinin katkılarıyla düzenlenen festival, protokol üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen kurdele kesimiyle başladı. KIRSAL KALKINMA VE YEREL ÜRETİME VURGU Festivalin açılışında konuşan Yörükkırka Muhtarı İlhami Yolcular, festivalin mahalleye ve yöre ekonomisine sağladığı katkıya dikkat çekerek, organizasyona destek veren herkese teşekkür etti. Yolcular, “Köyümüzü kalkındırmak ve yöresel ürünlerimizi tanıtmak için çıktığımız bu yolda bizleri yalnız bırakmayan ve destekleyen Odunpazarı Belediye Başkanımız Sayın Kazım Kurt’a, Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru ve ekibine, Mahalle Meclisimize ve tüm köylülerimize teşekkür ediyorum” dedi. Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru ise kırsal bölgelerin sahip olduğu kültürel, tarihi ve doğal değerlerin görünür hale getirilmesinin önemine dikkat çekti. Kumru, “Amacımız gittiğimiz her yere dokunmak; oranın kültürünü, tarihini ve toprağını ön plana çıkarmaktır. Kırsalın Türk ekonomisini kurtaracağını düşünüyoruz. Yörükkırka sadece kabağıyla değil; Cüneyt Arkın’ın beş filminin çekildiği volkanik kayalıkları, nesli tükenmekte olan arı kuşları ve tarihi zenginlikleriyle de özel bir bölgedir” ifadelerini kullandı. BAŞKAN KAZIM KURT: “KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİDİR” Festivalin ikinci gününde Yörükkırka’yı ziyaret eden Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, festival alanını gezerek yerel üreticiler ve vatandaşlarla bir araya geldi. Stantları ziyaret eden Kurt, üreticilerin sorunlarını dinleyerek yerel üretimin ve köylünün desteklenmesinin önemine vurgu yaptı. Başkan Kurt, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Maalesef çiftçi buğday ve tarım ürünlerini ucuza verirken , mazot ve benzini pahalıya almaktadır .Ekonominin zor olduğu şartlarla kırsalda tarım yapanlar bu ülkede kalkınmaya katkı sağlayamazlar. Bizler istiyoruz ki köylü milletin efendisidir , felsefesinin karşılığı olan değeri vermeye ve sorunlarını her zaman katkı vererek sizleri yaşadığınız kırsalda güçlendirmeye çalışarak destek vermeye devam edeceğiz. Biz Yörükkırka’da mahalle meclisimizle ve halkımızla birlikte küçük dokunuşlarla büyük bir dayanışma sağladık. Türk köylüsü çalışkan, sabırlı ve üreticidir. Üretimi teşvik eden adımlarla Yörükkırka bu köylerin merkezi haline geldi. Emeği geçen muhtarımızı, mahalle meclisimizi, özellikle Yörükkırkalı kadınlarımızı ve festivalimize katılan şeflerimizi kutluyorum.” YÖRÜKKIRKA’DA KÜLTÜR, SANAT VE GASTRONOMİ BULUŞTU İki gün boyunca devam eden festival, farklı yaş gruplarına hitap eden etkinlikleriyle ziyaretçilere dolu dolu bir program sundu. Festivalin ilk gününde Semah Açıkel ve Arzu Elmacı sahne alırken, ikinci gün Murat Şan konseriyle festival coşkusu doruğa ulaştı. Eskişehir Dünya Gastronomi Aşçılar Pastacılar Derneği (ESDAP) tarafından gerçekleştirilen gastronomi workshoplarında ise balkabağı kullanılarak hazırlanan özel lezzetler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Festival kapsamında Yörükkırka Efeleri halk oyunları gösterisi gerçekleştirirken, Yörükkırkalı kadınların hazırladığı geleneksel “Şalvar Gecesi” de büyük ilgi gördü. Yaklaşık 50 stantta Yörükkırkalı üreticilerin el emeği ürünleri, yöresel lezzetleri ve birbirinden farklı balkabağı çeşitleri ziyaretçilerle buluştu. YÖRÜKKIRKA, KIRSAL TURİZMİN ÖNEMLİ DURAKLARINDAN BİRİ OLUYOR Yaklaşık 8 bin kişinin ziyaret ettiği festival, Yörükkırka’nın yalnızca tarımsal üretimiyle değil; kültürel, tarihi ve doğal zenginlikleriyle de tanınmasına katkı sağladı. Yerel üreticilerin ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturduğu festival, bölge ekonomisine katkı sunarken Yörükkırka’nın kırsal turizm potansiyelinin de daha geniş kitlelere tanıtılmasına olanak sağladı. 3. Geleneksel Yörükkırka Balkabağı Festivali, üreticisiyle, kadınlarıyla, gençleriyle, çocuklarıyla ve ziyaretçileriyle dayanışmanın, yerel üretimin ve köy kültürünün buluştuğu iki günlük büyük bir şölene dönüşerek sona erdi.

NİLKOOP’ta Resul Tarman Güven Tazeledi Haber

NİLKOOP’ta Resul Tarman Güven Tazeledi

S.S. Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin (NİLKOOP) Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nda mevcut başkan Resul Tarman, iki yıl daha başkanlık görevine seçildi. S.S. Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı, Çatalağıl Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, belediye meclis üyeleri ve NİLKOOP üyeleri katıldı. Divan başkanlığını Okan Şahin’in, divan üyeliklerini ise Emre Karagöz, Salih Güleç ve Gülver Deniz’in üstlendiği genel kurulda gündem maddeleri görüşülerek oylandı. Tek listeyle gidilen seçimde mevcut başkan Resul Tarman, iki yıl süreyle yeniden başkanlığa seçildi. “ORTAK AKIL VE ŞEFFAFLIKLA ÇALIŞACAĞIZ” Genel kurulun açılışında konuşan NİLKOOP Başkanı Resul Tarman, kooperatifin geleceği açısından önemli bir buluşma gerçekleştirdiklerini ifade etti. Tarman, “Hep birlikte, ortak akılla ve dayanışma içinde kooperatifimizi daha güçlü bir yapıya kavuşturmak için çalışacağız. Temel amacımız, üreticimizin alın terinin karşılığını alması, kooperatifimizin büyümesi ve sahada çok daha etkin hale gelmesidir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da şeffaflık, dayanışma ve ortaklarımızın menfaatlerini ön planda tutacağız. Genel kurulumuzun kentimize ve üreticimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi. “ÇİFTÇİ PARA KAZANMAZSA BU TOPRAKLARI KORUYAMAYIZ” Toplantıda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, NİLKOOP’un işlevini ve sahadaki gücünü artırmayı hedeflediklerini belirtti. Tarımda kooperatifleşmenin hayati bir ihtiyaç olduğunu dile getiren Başkan Şadi Özdemir, belediye bünyesinde kurdukları Kooperatif Destekleme Merkezi ile üreticiye kurumsal destek sağladıklarını hatırlattı. Gelecekte dünyanın ciddi bir gıda ve su kriziyle karşı karşıya kalacağına dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Biz kendi verimli topraklarımızın üretim dışı kalmasına izin veremeyiz. Tarım alanlarımızı ve köylerimizi koruyabilmemizin tek yolu var; çiftçimizin, köylümüzün bu topraklardan para kazanmasını sağlamak. Üretici para kazanmazsa bu toprakları koruma şansımız kalmaz. Gençlerimize bu topraklarda para kazanabileceklerini göstermek zorundayız. Bu nedenle belediye olarak tüm imkanlarımızla kooperatiflerimizin arkasındayız. Çiftçimize ziraat mühendisliği desteği veriyoruz, toprak analizlerini yapıyoruz. Üretimin her aşamasında yanlarındayız; yeter ki üretici örgütlü olsun.” YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ Tek liste ile gidilen seçimin ardından Resul Tarman başkanlığındaki yeni yönetim netleşti. NİLKOOP Yönetim Kurulu asil üyeliklerine Akın Uludağ, Mustafa Aslan, Demirhan Aslan, İrfan Özer, Ali Yavuz Kaya, Semiha Öztan, Erdal Karakaya, Ali Çekçek, Alper Akbulut ve Erol Bora seçildi. Yönetim kurulu yedek listesinde ise Ekrem Erk, Celaleddin Boran, Gökçe Güney, Recep Bayraktar, Salih Güleç, Hüseyin Otman, Ertan Ateş, İbrahim Olgun, İsmail Duman, Erol Aydın ve Kenan Erbaş yer aldı. Kooperatifin Denetim Kurulu asil üyeliklerine Mehtap Esen, Berna Hacer Bilici ve Ata Erk Şanlı getirilirken; Ali Sezgin, Gülver Deniz ve Tuğçe Savaş da denetim kurulu yedek üyeleri olarak belirlendi.

Gürer: "Tarım Kesimi Sorunu Çözmeden Ürün Fiyatı Düşmez" Haber

Gürer: "Tarım Kesimi Sorunu Çözmeden Ürün Fiyatı Düşmez"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2026 yılında tarımsal üretimde geçen yıla göre daha verimli bir dönem yaşanmasına rağmen çiftçinin ürettiği ürünün tarlada yeterli değeri bulamadığını belirterek, tarımda sürdürülebilir üretim için kamu merkezli yeni bir anlayışa ihtiyaç olduğunu söyledi. Gürer, çiftçinin bir yandan artan girdi maliyetleriyle mücadele ettiğini, diğer yandan ürününü beklediği fiyattan satamadığını ifade ederek, bankalardan kullanılan yaklaşık 1 trilyon 500 milyar liralık kredi yüküne dikkat çekti. Ömer Fethi Gürer, “2026 yılı 2025 yılına göre çiftçiler için daha verimli bir yıl oldu. Ancak ürettikleri ürünün önemli ölçüde tarlada değer bulmaması çiftçiyi gene zora soktu” dedi. Çiftçinin üretimi sürdürebilmek için yalnızca mevcut borçlarını ödemek değil, gelecek yılın üretim masraflarını da karşılamak zorunda olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimin yüksek maliyet baskısı altında devam ettirilmeye çalışıldığını belirterek, “1 trilyon 500 milyar lira yalnız bankalardan kredi kullanarak üretim yapan çiftçimiz, ürettiği üründen sağlayacağı gelirle gelecek yıl ekimini yapabilmek ve bu bağlamda da işini sürdürmek istiyordu” diye konuştu. GİRDİ MALİYETLERİ ÇİFTÇİYİ DÜŞÜNDÜRÜYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle mazot başta olmak üzere tarımsal girdilerde yaşanan artışın çiftçinin üretim kararlarını doğrudan etkilediğini ifade ederek, “Ancak içinde bulunduğu koşullarda geçen yılki fiyatı neredeyse katlayan mazot başta olmak üzere giderler çiftçiyi nasıl üretim yaptıracağı konusunda düşündürüyor. Bu yıl buğdayda, arpada, pamukta, mısırda, fındıkta, çayda, fasulyede, mercimekte, nohutta beklediği fiyatları oluşmadı.Ürün çiftçiden aracıya geçince fiyat artmaya başlıyor .Son tüketici ise en az üç el değişen ürünün artan fiyatı ile sorun yaşıyor ” şeklinde konuştu. TÜCCARA MAHKÛM BİR PİYASA VAR Tarımda kamu müdahalesinin yetersiz kalmasının üreticiyi piyasa koşullarına ve tüccara bağımlı hale getirdiğini ifade eden TBMM Tarım Orman Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Tüccara mahkûm bir piyasa var. Kamu bu işin içinde olmadıktan sonra çiftçi refahını sağlamak olası değil. Girdi maliyetleri artı bir makul kârla tarımın sürdürülebildiği sağlanabilir. Bunun için de anlayışın değişmesi gerekir” diye konuştu. ALIM FİYATI DEĞİL, TABAN FİYAT UYGULANMALI CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımda üreticiyi koruyacak kamucu politikaların uygulanması gerektiğini belirterek, “Mutlak surette kamucu bir anlayışla alım fiyatı değil, taban fiyatı uygulanarak, kredi borçları ötelenerek, faizler silinerek çiftçiye ciddi anlamda destek sağlanırsa üretimimiz artar. İthalata da ihtiyaç kalmaz” dedi. Çiftçinin borç baskısından kurtarılmasının yalnızca üreticinin değil, Türkiye'nin gıda arz güvenliğinin de güçlendirilmesi anlamına geleceğini ifade eden Gürer, yerli üretimin artırılması halinde ithalata duyulan ihtiyacın azalacağını söyledi. YERLİ ÜRETİCİ DESTEKLENİRSE KIRSALA DÖNÜŞ SAĞLANIR Tarımın yalnızca gıda üretimi açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Gürer, kırsal nüfusun korunması ve yeniden üretime yönlendirilmesinin ekonomik ve sosyal açıdan önemli olduğunu ifade etti. Gürer, “Yerli üretici desteklenirse kırsala göçü yeniden sağlarsa hem büyük kentler rahatlar hem de Türkiye ürettiği ürünü işlenmiş, dondurulmuş, katma değerli ürüne dönüştürerek yurt dışına satarak da bu anlamda gelir sağlar” diye konuştu. KÜÇÜK AİLE TİPİ ÜRETİCİLER DESTEKLENMELİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İşsizliği önlemek için de küçük aile tipi üreticiler desteklenmeli. Kooperatifçilik yeniden düzenlenip tarım kooperatifçiliği çiftçi lehine olacak biçimde oluşturulmalı. Üretim öncesi, üretim süreci, üretim sonrasında, pazarlamada, üretimde kooperatiflerle sürdürülmeli” dedi. Gürer, “Bu sayede hem üreten kazanır hem tüketene uygun fiyatla ürün giderek Türkiye'deki raftaki pahalılığın önüne geçirir. Aracılık sistemi, tüccarın varlığı ve de ithalat bu sistemde sorun yaratıyor. Bu sorun görülmeli ve çözüm üretilmelidir” diye konuştu. DAR GELİRLİ DARDA CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer Tarımda çözülmeyen sorunların rafta ürün fiyatına yansıdığını söyledi. Gürer “ Tarlada kalan ürün,ahır gideri ile soruna dönüşen hayvancılık ile ortaya çıkan sorunların yanında en az üç kez el değiştirerek üreticiye ulaşan ürünün katlayan fiyatı dar gelirlileri zorluyor.İthal ürün fiyatı piyasayı dengeleme yerine haksız kazancın oluşumuna neden oluyor. Fakir Fukara aç.Tarım Kesimi sorunu çözmeden ürün fiyatı düşmez.Ekmek elden su gölden yaşayanlar dışında herkes gıda fiyatlarından dertli.Dünyada gıda enflasyonunda önde olmamız tarıma yönelik düzenlemelerde desteklerin yetersiz ve plansız olması önemi var.Emekli,asgari ücretli sofrada tabak eksiktirken günde üç öğün sofra kurmaya zorlanıyor.Gelir düşük ve sabit fiyatlar sürekli artıyor.Akaryakıta gelen her zam sofraya eren her ürünün fiyatını etkiliyor.Gerekli önlemler alınmalıdır” diye konuştu.

Büyükşehir'in Zeytin Fidanları Ürün Verdi Haber

Büyükşehir'in Zeytin Fidanları Ürün Verdi

Mersin Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine katkı sunmak amacıyla üreticilere yönelik fidan desteklerini sürdürüyor. Geçmiş yıllarda dağıtılan zeytin fidanlarının ürün vermeye başlamasıyla birlikte üreticiler hasat döneminin sevincini yaşarken, Karaisalı Mahallesi’ndeki çiftçiler de yetiştirdikleri zeytinleri toplamaya başladı. Sağlanan desteklerle tarımsal üretimin güçlendirilmesi ve üreticilerin ekonomik açıdan desteklenmesi hedefleniyor. Büyükşehir’in fidan desteği sayesinde tarlalar zeytin ağaçlarıyla kaplandı Kentin önemli tarımsal ürünlerinden biri olan zeytinin üretim alanlarının geliştirilmesi, fidan desteklerinin üreticilere ulaştırılması ve tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliğinin sağlanması, kırsal kalkınma açısından önem taşıyor. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde bugüne kadar 6 bin 657 üreticiye toplam 200 bin 419 adet zeytin fidanı ulaştırıldı. Dağıtılan Sarı Ulak ve Gemlik çeşidi zeytin fidanları, üreticilerin bahçelerinde gelişerek ürün vermeye başladı. Fidan desteğinden yararlanan üreticiler, yetiştirdikleri zeytinlerin hasadını gerçekleştiriyor. Bu yıl içerisinde 13 ilçeyi kapsayacak şekilde badem, ceviz ve alıcın yanı sıra, Sarı Ulak ve Gemlik çeşidi fidanların dağıtılması planlanıyor. Desteklerden yararlanmak isteyen üreticiler, başvurularını Teksin uygulaması ve Alo 185 hattı üzerinden gerçekleştirebilecek. Savaş: “Fidan desteğinden yararlanan üreticiler, emeklerinin karşılığını hasat etmenin mutluluğunu yaşıyor” Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Mühendisi Vakıf Savaş, Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı desteklemek ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağlamak amacıyla üreticilere yönelik zeytin fidanı desteklerinin devam ettiğini belirtti. Savaş, “Bu kapsamda, geçtiğimiz yıllarda 6 bin 657 üreticiye toplamda 200 bin 419 adet zeytin fidanı ulaştırıldı. Üreticilere dağıtılan Sarı Ulak ve Gemlik çeşidi zeytin fidanları, dikildikleri bahçelerde gelişerek ürün vermeye başladı. Fidan desteğinden yararlanan üreticiler şimdi emeklerinin karşılığını hasat etmenin mutluluğunu yaşıyor. Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı desteklerle zeytin üretim alanlarını artırılması, üreticilerin desteklenmesi ve yerelde tarımsal üretimin güçlendirilmesi hedefleniyor” dedi. Ersoy: “Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal destek ve teşviklerini takdirle karşılıyoruz” Mersin Akdeniz Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Alper Ersoy, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal destek ve teşviklerini takdirle karşıladıklarını belirterek, Mersin’in iklimi, toprak yapısı ve ürün çeşitliliğiyle Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu, zeytinin de öne çıkan ürünler arasında yer aldığını ifade etti. Ersoy, “Vahap Başkan’ımıza bu konudaki duyarlılığı için teşekkür ediyoruz. Önemli buluyoruz. Görevi olmamasına rağmen bir belediyenin bu kadar duyarlı davranması bizim için de gerçekten takdire şayan bir durum. Bu bağlamda belediyemizin dağıttığı zeytin fidanlardan ilk ürünlerin alınmasının mutluluğunu yaşıyoruz. Belediyemize bu konuda çok teşekkür ediyoruz” dedi. Kaplan: “Büyükşehir bana fidan desteği sağlamış olmasaydı tarlam boş kalacaktı” Büyükşehir’in zeytin fidanı desteğinden yararlanan çiftçilerden Emine Kaplan, geçen yıl zeytin hasatının kendilerine kadar yettiğini, bu yıl ise çok daha fazla verim aldıklarını anlattı. Kaplan, “Büyükşehir’e teşekkür ediyorum. Ekonomik olarak zor şartlarda aldım. Maddi imkânsızlıklar yüzünden tarlam kaç yıldır boş duruyordu. Onların sayesinde fidanı aldım, diktim. Bu yıl ilk kez sofralık zeytin hasatına başladık. Hiç ilaç, gübre atmadım. Her şey doğal. Bu destekler kadınlar için çok önemli. Sadece zeytin değil, başka desteklerden yararlanan arkadaşlar da var” dedi. “Bir zeytin ağacı bir evi geçindirir” Kadınların ekonomik açıdan özgür olmalarının önemine vurgu yapan Kaplan, “Hasatımız ne kadar çoğalırsa gelirimiz de o derece düzelir. Büyükşehir bunu bana sağlamış olmasaydı tarlam boş kalacaktı. Bir zeytin ağacı bir evi geçindirir. Zeytin fidanı ömürlüktür, tarlam boş kalmaz. Ne kadar güzel bir şey. Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer’e ve çalışanlara teşekkür ediyorum. Çok büyük bir özveriyle bu işlerin peşinde duruyorlar” diye konuştu. Özbayrak: “Büyükşehir Belediyemiz her zaman çiftçinin yanında” Büyükşehir’in desteklerinden çok memnun olduğunu belirten bir diğer çiftçi Rukiye Özbayrak, “Büyükşehir Belediyemiz her zaman çiftçinin yanında. Çeşitli fidanlar veriyor. Zeytinlerimiz büyüdü, emeğimizin karşılığını görüyoruz. Bu sene yağmur güzel yağdığı için hasatımız çok şükür iyi, zeytinlerimiz kaliteli ve güzel. İlk hasatımızı almanın mutluluğunu yaşıyoruz. Hasatlarımız çoğaldıkça kazançlarımız da artar umarım” dedi. Özbayrak, bir sonraki aşamada siyah zeytin hasat edeceklerini belirterek, “Sonrasında da zeytinyağımız olacak. Allah bollukla, bereketle huzur içerisinde yedirmeyi nasip eylesin. Büyükşehir Belediye Başkanımıza sonsuz teşekkür ediyoruz. Çünkü gerçekten çiftçinin ve dar gelirlinin yanında. Bizlere destek, biz de onlara desteğiz” ifadelerine yer verdi.

Başkan Er: "Malatya’yı Tarım Ve Hayvancılığın Merkezi Haline Getireceğiz" Haber

Başkan Er: "Malatya’yı Tarım Ve Hayvancılığın Merkezi Haline Getireceğiz"

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 14. Malatya Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı'nın açılışında konuştu. Başkan Er; kentin yeniden inşa ve ihya sürecinin yalnızca şehircilik ve ulaşım yatırımlarıyla sınırlı olmadığını, sanayi, turizm ve tarım alanlarında da geleceğin Malatya’sının inşa edildiğini vurguladı. Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen fuar, törenle kapılarını açtı. Orduzu Pınarbaşı Fuar Alanı'ndaki açılışa; Vali Seddar Yavuz, AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, siyasi partilerin il başkanları, belediye başkanları, kamu kurum müdürleri, tarım birlik başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, dernek ve oda başkanları, üreticiler ile çok sayıda vatandaş katıldı. Deprem nedeniyle fuara 7 yıl ara verildiğini hatırlatan Başkan Er, Malatya’nın yeniden ayağa kaldırılması için yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şu ifadeleri kullandı: "Malatya’yı sadece depremin yaralarını sararak bırakmadık. Yeni bir Malatya inşa ettik, inşa etmeye de devam ediyoruz." "GELECEĞİN MALATYA’SINI TARIMDA DA İNŞA EDİYORUZ" Malatya’nın tarım potansiyelini geliştirmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Başkan Er; fuarın, kenti ve bölgeyi tarım, gıda ve hayvancılık alanında daha güçlü bir merkez haline getirme hedefinin bir parçası olduğunu kaydetti. Fuarda klasik sergileme anlayışının ötesine geçilerek tarım teknolojileri ve çiftçiler için özel bölümlerin oluşturulduğunu söyleyen Başkan Er; drone gösterileri, akıllı sulama uygulamaları, çiftçi buluşmaları ve uzman eğitimlerinin yanı sıra çocuklara yönelik tohum ekme atölyeleri gibi etkinliklerin de düzenleneceğini ifade etti. 451 KAPALI SİSTEM SULAMA PROJESİ Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından il genelinde yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi veren Başkan Sami Er, çiftçi-devlet iş birliğiyle 432 milyon lira tutarında 451 kapalı sisteme dönüşüm projesinin hayata geçirildiğini aktardı. 2026 yılı sulama havuzu seferberliği kapsamında 218 sulama havuzunun yapımına yönelik saha çalışmalarının sürdüğünü belirten Başkan Er, Beydağı Ağaçlandırma Projesi kapsamında da binlerce fidan ve tohumun toprakla buluşturulduğunu kaydetti. Üreticilerin sadece tarla ve bahçelerde değil, mera ve yaylalarda da desteklendiğini ifade eden Er, hayvancılıkla uğraşan üreticilerin su ihtiyacını karşılamak amacıyla bugüne kadar 500’ün üzerinde beton ve sac sıvat desteği sağlandığını belirtti. Zorlu coğrafi şartlarda üretim yapan hayvancı ve arıcılara yönelik enerji desteğinin de sürdüğünü aktaran Başkan Er, elektrik erişiminin güç olduğu bölgelerde üretimin devamlılığını sağlamak adına 400’ün üzerinde jeneratör desteği verildiğini söyledi. ÜRETİCİNİN YOLUNA 2,3 MİLYAR LİRALIK YATIRIM Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla ürünlerin pazara ulaştırıldığı yollarda da önemli çalışmalar gerçekleştirildiğini belirten Başkan Er; 945 kilometre asfaltlama, 261 kilometre yol açma ve genişletme çalışması yapıldığını açıkladı. Söz konusu yatırımların toplam tutarının 2 milyar 359 milyon liraya ulaştığını belirten Başkan Sami Er, üretimin her aşamasında çiftçilerin yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayarak şöyle konuştu: "Üreticimizin tarlasına giden yolu açmak kadar hayvanın suya ulaşmasını sağlamak, yayladaki üreticimizin enerjisini temin etmek de belediyecilik hizmetlerimizin bir parçasıdır." Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya'yı bir fuar şehrine dönüştürmek için ciddi çalışmalar yürüttüklerini ve fuarların artarak devam edeceğini sözlerine ekledi. Malatya Valisi Seddar Yavuz, tarım ve hayvancılık fuarlarının üreticileri yeni teknolojilerle buluşturması açısından kritik önem taşıdığını belirtti. Türkiye'nin artık sadece dışarıdaki teknolojileri takip eden değil; Ar-Ge ve inovasyona yatırım yapan, özgün teknolojiler geliştirip ihraç edebilen bir anlayışa yöneldiğini vurgulayan Vali Yavuz, Büyükşehir Belediyesinin tarımsal desteklerinden dolayı Başkan Er’e teşekkür etti. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, tarım fuarlarının yeni üretim teknikleriyle buluşma işlevini üstlendiğini söyleyerek Türkiye’nin teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon alanında yaşadığı dönüşümün önemine değindi. Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan, tarımın stratejik bir sektör olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımıza Malatya’yı bir fuar kentine dönüştürdüğü için teşekkür ediyoruz. Büyükşehir Belediyemizle beraber çok sayıda projede ortaklık gerçekleştiriyoruz. Bir taraftan lisanslı depolar yaparken diğer taraftan Hayvancılık Organize Sanayi Bölgesi’ni aktif hale getirmek için gayretle çalışıyoruz." Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi Yunus Kılınç da yıllar sonra yeniden düzenlenen fuarın hayata geçirilmesinde emeği geçen Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er'e teşekkürlerini iletti. Konuşmaların ardından 14. Malatya Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı'nın açılışı gerçekleştirildi. 160 MARKA ZİYARETÇİLERLE BULUŞUYOR 7 yıl aradan sonra kapılarını açan ve 4 Ekim’de sona erecek olan fuar, 160 markanın katılımıyla gerçekleştiriliyor. Fuar alanında tarım ve hayvancılıktaki son teknolojik gelişmeler sergilenirken, çocukların da tarımsal üretim süreçlerini yakından tanıması amacıyla uygulamalı tohum ekme etkinlikleri düzenleniyor. 'EN GÜZEL BUZAĞI' YARIŞMASI DÜZENLENDİ Fuar kapsamında Orduzu Mişmişpark Fuar Alanı’nda "12. En Güzel Buzağı Yarışması" yapıldı. 11 üreticinin katıldığı yarışma öncesinde konuşan Malatya İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ergül Günaydın, hayvancılığın büyük emek istediğini belirterek üreticileri teşvik etmek amacıyla bu organizasyonu düzenlediklerini söyledi.

Ekim Vakti Geldi, Çiftçiyi Kara Bir Düşünce Sardı Haber

Ekim Vakti Geldi, Çiftçiyi Kara Bir Düşünce Sardı

Anahtar Parti Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Demiröz, tarım sektöründeki derinleşen kriz ve yaklaşan yeni ekim sezonu öncesinde bir açıklama yaptı. Çiftçinin maliyet baskısı altında ezildiğini belirten Demiröz, iktidarın tarım politikalarını sert bir dille eleştirerek acil üretim sermayesi çağrısında bulundu. ​"Tohum Bedava Değil, Peşin Satışla Veriliyor" ​Hasan Hüseyin Demiröz, yetkililerin "tohum dağıtımı başladı" söylemlerine tepki göstererek, gerçeklerin tablodakinden farklı olduğunu vurguladı: ​“Tohum dağıtımı başladı diyorsunuz. Doğru, tohumu dağıtıyorsunuz; ama bedava değil. TİGEM’in 2026 yılı fiyat cetvelinde işlem açıkça 'peşin satış' olarak geçiyor. Dağıtıcı kuruluşların nakliye, sigorta, masraf ve kâr payını ekleyerek tohumu çiftçiye satacağı da açıkça yazıyor.” ​Geçen Sezonun Borcu Kapanmadı, Çiftçi Çıkmazda ​Açıklanan tarımsal ürün fiyatlarının çiftçinin maliyetini karşılamaktan uzak olduğunu ve emeğin karşılığını vermediğini ifade eden Demiröz, şu değerlendirmelerde bulundu: "Ürününü bekletecek deposu ve borcunu çevirecek sermayesi olmayan çiftçi tüccarın insafına bırakıldı. Üreten kesim kazanamadı ve geçen sezonun borcunu dahi kapatamadı. Gübre, mazot ve tohum peşin parayla alınırken, ürünün geliri aylar sonra elde ediliyor. Geçen sezondan borçlu çıkan çiftçinin yeniden ekim yapacak sermayesi kalmadı." ​Çiftçinin Önünde İki Zorlu Yol Var ​Yeni ekim döneminin kapıda olduğunu hatırlatan Demiröz, sermayesiz kalan üreticinin iki seçenekle baş başa bırakıldığını belirtti; ​"Ya tarlasını ekmeyecek ve üretim düşecek. Ya da bankaya, tüccara ve tefeciye mahkûm olacak. Bu durumun devam etmesi halinde üretim azalacak, ithalat artacak ve Türkiye'nin gıda güvenliği daha büyük bir tehdit altına girecek." ​"Çiftçiye Nasihat Değil, Üretim Sermayesi Verin" ​Tarım sektöründe kalıcı çözüm için somut adımlar atılması gerektiğini belirten Anahtar Parti yöneticisi, çözüm önerilerini şu sözlerle sıraladı: "Planlanan ürüne göre tohum, gübre ve mazot ekimden önce sağlanmalı. Malzeme bedeli, hasat döneminde üründen mahsup edilmeli. ​Çiftçi, tohumu toprağa atmadan önce faize ve borca teslim edilmemeli. Tarım politikasının kürsüdeki sözlerle değil, tarlanın bilançosuyla ölçülmesi gerektiği unutulmamalı." ​Demiröz açıklamasını, "Bugün borsada tarım şirketleri üzerinden vurgun yapılıyor; tarlada ise çiftçiye borç, faiz ve çaresizlik kalıyor" sözleriyle tamamladı.

CHP'li Gürer: ''Domates Üreticisi Ürününden Para Kazanamıyor'' Haber

CHP'li Gürer: ''Domates Üreticisi Ürününden Para Kazanamıyor''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Yıllara göre değişse de ülkede yıllık ortalama 14 milyon ton domates üretildiğini ve önemli miktarda domates ve salça ihraç edildiğini belirterek, artan girdi maliyetleri nedeniyle üreticinin ürününü değerinde satamadığını söyledi. Domates üretiminde bölgesel planlamaya ihtiyaç olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, “Üreticilerle konuştuğumuzda diyorlar ki, girdi maliyeti düşük olsun, biz domatesi daha uygun fiyatta verelim. Ama ürettiğimiz fiyata satamadığımız zaman bu işi yapmak istemiyoruz” dedi. Domates Üreticisi Ürününden Para Kazanamıyor CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu yıl yine domates üreticisi ürettiği üründen para kazanamadığını söyleyerek dert yanıyor. 14 milyon ton ortalama ülkemizde domates yetişiyor. Önemli ölçüde de ürün ve salça ya da kurutularak ihraç ediliyor” dedi. Gürer, “Bölgelere göre domatesle ilgili giderler farklılaşıyor. Özellikle sudaki gider, su olmayan bölgelere göre daha fazla ek maliyet yaratıyor” ifadelerini kullandı. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, işçilik maliyetlerinin de üretici üzerindeki yükü artırdığını belirterek, “İşçilik maliyeti günlük 1200 lira yevmiyesine kadar yükselmiş durumda. İlacı, gübresi, tohumu, sulama suyu ve diğer giderlerle maliyet artıyor. Domates üreticisi bu yıl ürünün değer bulmasını bekledi ama değer bulmadı” diye konuştu. DOMATES FİYATI BÖLGELERE GÖRE DEĞİŞİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, domatesin farklı illerde 3 ila 8 lira arasında değişen fiyatlarla satıldığını belirterek, “3 lira ile 8 lira aralığında farklı illerde domatesin fiyatı oluşuyor. Çünkü üretim alanı daha geniş olan yerde domatesin fiyatı daha düşük. Bazı bölgelerde 8 liraya kadar toptan satışlar gerçekleşiyor” dedi. Ömer Fethi Gürer, “Doğal olarak girdi maliyetlerindeki artış üreticiyi zorluyor” diyerek, üreticinin yüksek maliyetler nedeniyle ürününü değerinde satamadığını ifade etti. “GİRDİ MALİYETİ DÜŞÜK OLSUN, DOMATESİ DAHA UYGUN FİYATA VERELİM” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticilerle yaptığı görüşmelerde çiftçilerin girdi maliyetlerinin düşürülmesini istediğini belirterek, “Üreticilerle konuştuğumuzda diyorlar ki girdi maliyeti düşük olsun biz domatesi daha uygun fiyatta verelim. Ama ürettiğimiz fiyata satamadığımız zaman bu işi yapmak istemiyoruz” dedi. Gürer, Türkiye’de domates üretiminde uzun yıllardır benzer sorunların yaşandığını belirterek, “Ülkemizde son 25 yıl içinde domateste birden fazla sorun yaşandı. Bununla ilgili de bir planlamaya ihtiyaç var” diye konuştu. “DOMATESİN GİRMEDİĞİ HEMEN HEMEN YEMEK DAHİ YOK” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, domatesin çok geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu belirterek, “Salçalık domates, kurutmalık domates, turşuluk domates gibi domatesin girmediği hemen hemen yemek dahi yok” dedi. Gürer, domatesin yanı sıra patates ve soğan gibi temel tarım ürünlerinde de planlamanın şart olduğunu vurgulayarak, “Onun için domateste olsun, patateste, soğanda olsun, Tarım ve Orman Bakanlığı bölgesel olarak bu işi düzenli planlamalı ve üretici ürettiği üründen zarar etmemeli. Girdi maliyetleri makul bir noktaya çekilmeli ve üreticiden tüketiciye giden ürünün kat kat fiyat artmasının önüne geçilmeli” dedi. TARLADA ÜRETİCİ KAZANAMIYOR, RAFTA TÜKETİCİ ZORLANIYOR Ömer Fethi Gürer, “tarlada üreten para kazanamıyor. Rafta da giden ürünü alırken zorlanıyor” diyerek üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çekti. Ömer Fethi Gürer, özellikle emeklilerin, asgari ücretlilerin ve dar gelirli yurttaşların sebze ve meyveye erişimde sorun yaşadığını belirterek, “Özellikle emekli, asgari ücretli dar gelirliler sebzeye, meyveye ulaşımda sıkıntı çekiyorlar. Çünkü burada 8 liraya satılan domatesi 60 liradan 70 liradan rafta almak durumunda kalıyorlar. Bu sistemin sorunu. Sistem doğru planlanırsa bu sorunlar aşılır” ifadelerini kullandı. İHRACATTAKİ KISITLAMALAR ÜRETİCİYİ DE ETKİLİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, domates ve salça ihracatında yaşanan gelişmelerin üretim sürecini etkilediğini belirterek, “İhracatta da yurt dışına salça gönderilirken orada kısıtlama getirilip fabrikadaki salça stokta kalmasına yol açılırsa öyle olunca da fabrika gidip domatesi ikinci yıl alırken nazlanıyor. Bunların doğru planlaması, üreticiye destek verilmesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesi için çalışma yapılması esas olmalıdır” diye konuştu. Ömer Fethi Gürer, domatesin farklı şekillerde değerlendirilerek katma değerinin artırılabileceğini ifade ederek, “Ne yapılır? Kurutulur, salça yapılır. Bunun yanı sıra turşusu yapılır. Yani farklı alanlarda domatesten yararlanabilir” diye konuştu. SÖZLEŞMELİ ÜRETİMDE ÜRETİCİ SORUN YAŞIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son yıllarda domates üretiminde sorunların devam ettiğini belirterek, “Oysa ülkemizde son yıllarda domateste de sorun var. Yurt dışına önemli ihracat yapıyoruz. Salça ihracatı, domates ihracatı gerçekleştiriyoruz. Ancak uygulanan yanlış politikalar bu bağlamda da çiftçiyi sorumlu kılıyor. Bazı bölgelerde domates sözleşmeli ürün olarak yetiştiriliyor. Fabrikalar ürün çok olunca üreticiyi boğuyorlar. Böyle olunca sıkıntı oluyor” ifadelerini kullandı. “ÜRÜNLERİMİZ TARLADA KALMASIN” CHP’li Gürer, Anadolu’nun birçok bölgesinde domatesin salçaya dönüştürüldüğünü belirterek, “Anadolu'nun çoğu yerinde salça şu anda kaynatılıyor. Yurttaşlarımız pazar yerlerinden aldıkları domatesleri ya da yetiştirdikleri ürünleri salçaya çevirerek 6-7 ay boyunca bundan fayda sağlıyorlar” dedi. Ömer Fethi Gürer, domatesin işlenmiş ve kurutulmuş ürünlere dönüştürülmesinin önemine dikkat çekerek, “Önemli olan işlenmiş ve kurutulmuş ürüne dönüştürülerek daha fazla fayda sağlayacağımız ürünlerimiz tarlada kalmasın” diye konuştu. “DOMATES ÇİFTÇİSİNİN BİR YILLIK EMEĞİ BOŞA GİTMEMELİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin bir yıllık emeğinin karşılığını alamamasının önüne geçilmesi gerektiğini belirterek, “Domates çiftçisi para kazanamadığını söylüyor. O domates çiftçisinin bir yıllık emeği boşa gitmemeli. Bu anlamda daha çok tesis, daha çok üretim, daha çok ihracat ve ihracat yapılırken de uygulamalarda sorun olmayacak düzenlemelere gidilmelidir. Domates üreticisinin bu yıl yaşadığı sorun daha önceki dönemlerde de tekrarlanmıştır. Artık planlı bir tarım politikasıyla bu sorunların önüne geçilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

3.Balıkesir Tarım ve Hayvancılık Fuarı Kapılarını Açtı Haber

3.Balıkesir Tarım ve Hayvancılık Fuarı Kapılarını Açtı

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Balıkesir Tarım ve Hayvancılık Fuarı kapılarını ziyaretçilere açtı. Geniş katılımla gerçekleşen açılış töreninde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, fuara katılan firma sayısının geçen yıla oranla iki kat arttığını belirtirken “Balıkesir artık üreticiyi ve sektörü bir araya getiren gücüyle de Türkiye’de söz sahibi oluyor. Çiftçimiz daha çok kazanacak, yetiştiricimiz daha güçlü olacak. Balıkesir tarımda ve hayvancılıkta Türkiye’ye öncülük eden şehirlerden biri olacak.” dedi. Üreticinin emeğini bilim ve en yenilikçi teknoloji ile buluşturan aynı zamanda Türkiye’nin tarım ve hayvancılık sektörüne büyük katkı sunan 3. Balıkesir Tarım ve Hayvancılık Fuarı, kapılarını açtı. 24-27 Eylül tarihleri arasında ziyarete açık olan fuar ulusal ve uluslararası düzeyde çok sayıda firmaya ev sahipliği yapıyor. Fuarın Ali Hikmet Paşa Spor Tesisleri’nde düzenlenen açılış törenine Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın yanı sıra Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Demokrat Parti İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcısı Abdülkadir Akın, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Naki Çetin, il protokolü, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, genel sekreter yardımcıları, daire başkanları, dernek yöneticileri, STK temsilcileri, üreticiler ve basın mensupları katıldı. “DÜNYADA TARIM YENİDEN ŞEKİLLENİYOR” Balıkesir Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nı düzenlemekten büyük bir mutluluk ve gurur duyduklarını belirten Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, fuarın hayırlı olmasını diledi. Balıkesir’in üreten bir şehir olduğunu söyleyen Akın, “Balıkesir, toprağında üretiyor, ovasında üretiyor, çiftliğinde üretiyor, sanayisinde üretiyor. Ve biz bu büyük gücün kıymetini biliyoruz. Çünkü bu şehirde üretim, rakamlardan ibaret bir ekonomik faaliyet değil. Binlerce ailenin geçimi, köylerimizin geleceği, sofralarımızın bereketi ve Balıkesir’in yarını demek. Bugün üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz Balıkesir Tarım ve Hayvancılık Fuarı da işte bu anlayışın bir ürünü. Üç yıl önce çıktığımız yol her geçen yıl büyüyor. Geçtiğimiz yıla göre katılımcı sayımız iki kat artmış durumda. 350 markayı Balıkesir’imizde ağırlıyoruz. Katılımcılarımızın yaklaşık yüzde 30’unu ulusal ölçekte faaliyet gösteren markalar oluşturuyor. Hayvancılık çadırımızı geçen yılın üç katı büyüklüğüne çıkardık. Bütün bunlar bize şunu gösteriyor: Balıkesir artık üreticiyi ve sektörü bir araya getiren gücüyle de Türkiye’de söz sahibi oluyor. Biz bugün bir fuarın açılışını yapıyoruz ama konuştuğumuz mesele fuar alanından çok daha büyük. Dünyada tarım yeniden şekilleniyor. İklim değişiyor. Su azalıyor. Maliyetler yükseliyor. Teknoloji hızla gelişiyor. Gıdaya erişim bütün dünyanın en önemli meselelerinden biri haline geliyor. Böyle bir dönemde Türkiye’nin kendi toprağına, kendi üreticisine ve kendi üretim gücüne her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Ben bunu çok açık söylüyorum: Bir ülkenin gerçek gücü, kendi insanını doyurabilmesinden ve üreten insanını toprağında tutabilmesinden geçer.” şeklinde konuştu. ÜRETİCİ GÜÇLENİRSE BALIKESİR GÜÇLENİR Çiftçi ürettiğinden kazanması, yetiştiricinin geleceğinden endişe etmemesi gerektiğini ifade eden Akın, “Gençlerimiz köyünden ayrılmayı tek çare olarak görmeyecek; doğduğu topraklarda üreterek de geleceğini kurabilecek. Çiftçimiz, yetiştiricimiz, üreticimiz ne kadar güçlüyse Türkiye de o kadar güçlüdür. Bizim tarıma bakışımız budur. Tarım değişiyorsa biz de üreticimizi bu değişimin dışında bırakamayız. Bilgiyi tarlaya, teknolojiyi çiftliğe götürmek zorundayız. Suyu daha akıllı kullanmak, verimi yükseltmek, maliyetleri azaltmak, yeni pazarların kapısını açmak zorundayız. Bu fuarın bizim için anlamı tam olarak burada başlıyor. Dört gün boyunca tohumculuktan seracılığa, tarımsal mekanizasyondan traktör ve ekipmanlara, akıllı tarım uygulamalarından çiftlik teknolojilerine kadar pek çok yenilik burada olacak. Ziraat Odalarımızdan çok büyük destek aldık. Balıkesir Ziraat Odası Başkanımız, ilçe ziraat odası başkanlarımız ve muhtarlarımıza da tek tek teşekkür etmek istiyorum. Ama benim için asıl önemli olan şu: Eğer çiftçimiz buradan kazançlı çıkıyorsa, biz doğru bir iş yapmışız demektir. Ben her zaman söylüyorum: Balıkesir benim ailem. O yüzden benim için çiftçimizin sorunu bir başkasının sorunu olamaz. Yetiştiricimizin yaşadığı sıkıntıya uzaktan bakamam. Bu şehrin üreticisi kazanıyorsa benim ailem kazanıyor. Üreticisi güçleniyorsa Balıkesir güçleniyor. Ben masa başından çiftçiye yol gösteren bir belediyeciliğe inanmıyorum. Çiftçinin yanına gideceksiniz, onu dinleyeceksiniz, neye ihtiyacı olduğunu birlikte belirleyeceksiniz. Biz Balıkesir’de bunu yapıyoruz.” diye konuştu. “ÇİFTÇİMİZ DAHA ÇOK KAZANACAK, YETİŞTİRİCİMİZ DAHA GÜÇLÜ OLACAK” Bu yılki fuarda hayvancılık alanında da önemli yeniliklerin olduğunun bilgisini paylaşan Akın, “Bu yıl ilk kez Türkiye Hayvancılık Zirvesi’ne Balıkesir ev sahipliği yapıyor. Büyükbaş ve küçükbaş yetiştiricilerimiz, kırmızı et, süt ve kanatlı sektörlerinin temsilcileri aynı masada olacak. Sektör kendi geleceğini Balıkesir’de konuşacak. Biz istiyoruz ki Balıkesir, Türkiye’nin tarımını ve hayvancılığını konuştuğu şehirlerden biri olsun. Bereketli topraklarımız var. Güçlü bir hayvancılık kültürümüz var. Sanayimiz, üniversitemiz, odalarımız, birliklerimiz, bilim insanlarımız var. Hepsinden önemlisi, üreten insanımız var. Şimdi bütün bunları daha güçlü biçimde bir araya getireceğiz. Çiftçimiz daha çok kazanacak, yetiştiricimiz daha güçlü olacak. Balıkesir tarımda ve hayvancılıkta Türkiye’ye öncülük eden şehirlerden biri olacak.” diye konuştu. “BU FUAR BÜYÜK BİR ORTAK EMEĞİN SONUCU” Balıkesir’in mayasında birlik olduğuna vurgu yapan Akın, “Biz Kuvayımilliye’nin baş şehriyiz. Bu şehir, memleket meselesi olduğunda farklılıklarını bir kenara bırakıp aynı hedef için omuz omuza vermeyi tarihinden bilir. Bugün de yapmamız gereken budur. Mesele üretimse ortak paydamız Balıkesir’dir, Türkiye’dir. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Biz çok iyi çiftçi ve çok iyi asker yetiştiren bir milletiz.” diyor. Biz de Cumhuriyetimizin bize bıraktığı üretim iradesini bilimin, teknolojinin ve çağın imkânlarıyla daha ileriye taşıyacağız. Balıkesir üretecek. Üreticimiz kazanacak. Türkiye güçlenecek. Bu fuar büyük bir ortak emeğin sonucu. Sayın Valimize ne kadar teşekkür etsek az. Balıkesir Ticaret Odamıza, Sanayi Odamıza, Ticaret Borsamıza, BASİAD’ımıza, Ziraat Odamıza, Ziraat Mühendisleri Odamıza, Tarım İl Müdürlüğümüze, Üniversitemize, federasyonlarımıza, birliklerimize, meslek kuruluşlarımıza ve katkı sunan bütün kurumlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Fuarımıza katılan firmalarımıza, sektör temsilcilerimize ve Balıkesir’e gelen bütün misafirlerimize hoş geldiniz diyorum. Ve son sözümü üreticilerimize söylemek istiyorum. Siz üretin. Biz emeğinizin yanında olacağız. Siz toprağınıza sahip çıkın. Biz üretimin önündeki engelleri kaldırmak için var gücümüzle çalışacağız. Siz Balıkesir’in bereketini büyütün. Biz de sizin sesinizi her yerde duyurmaya devam edeceğiz. Çünkü Balıkesir benim ailem. Bu ailenin alın terine de emeğine de geleceğine de sahip çıkmak benim boynumun borcudur. Gönülde Millet, Gönülden Hizmet anlayışıyla; üreten, kazanan ve bereketini paylaşan bir Balıkesir için çalışmaya devam edeceğiz. 3. Balıkesir Tarım ve Hayvancılık Fuarımızın üreticilerimize, sektörümüze, Balıkesir’imize ve ülkemize hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı. USTAOĞLU: “BİR ÜLKE İÇİN TARIM ÇOK ÖNEMLİDİR” Balıkesir’de tarım ve hayvancılığın çok önemli bir yere sahip olduğunu dile getiren Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, “Ülkemizde en önemli, tabiri caizse tarım üssü olan Balıkesir’imizde böyle bir fuar organizasyonu da çok kıymetli ve çok önemli. Çünkü burada yenilikçi bir yaklaşımla bir anlamda en önemli özelliği, bizim üreticilerimize, çiftçilerimize buradaki yeni gelişmeleri, üretim alanındaki yeni yaklaşımları paylaşarak, burada onların istifade edebilecekleri farklı alanlarda onlara tabiri caizse vizyon kazandırmak, onlara bir bakış açısı kazandırmak ve onlara sahip çıkma adına bu tip organizasyonlar, fuarlar çok önemli. Bu organizasyonlar inanıyoruz ki şehrimizde tarım alanında faaliyet gösteren üreticilerimize çok ciddi katkı sağlayacak. Bir ülke için tarım çok önemlidir. ” şeklinde konuştu. ALTINTAŞ: “GURUR DUYUYORUM” Demokrat Parti İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş, tarım ve hayvancılık sektörünün şehri Balıkesir’de fuarın düzenlenmesinden büyük bir mutluluk duyduğunu ifade ederken fuarın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti. DÜZGÜN: “YENİLİKLERDEN GERİ KALMAYACAĞIZ” Balıkesir Tarım ve Orman İl Müdürü Hüseyin Düzgün, “İlimiz 390 bin hektar tarım alanından 83 bin hektar alanını endüstri bitkilerinden bahçe bitkilerine, yem bitkilerinden tıbbi aromatik bitkiler ve hatta egzotik bitkilere varıncaya kadar çok geniş bir ürün yelpazesine sahiptir. Tarım 4.0’dan tarım 5.0’ geçildiği bir dönemde artık yapay zekanın tarımda artık çok daha fazla kullanılacağı bir dönemde biz bu yeniliklerden geri kalmayacağız. İnşallah bu ve ilerleyen yıllardaki bu fuarlar ve bizim yıl boyu verdiğimiz eğitimlerle çiftçimizin daha fazla üretmesi, daha kaliteli üretmesi ve daha fazla kazanması için çalışacağız, gayret edeceğiz.” dedi. ÇETİN: “TÜRKİYE’DEKİ HER SOFRADA BALIKESİR’İN İZİ VAR” Balıkesir Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Çetin, “Balıkesir tarım ve hayvancılığın merkezidir. Bunu sadece biz söylemiyoruz. Her sabah erkenden tarlasına, ağılına, kümesine giden üreticimiz, yetiştiricimiz, sanayicimiz ürettiği katma değerle ispatlıyor. Türkiye’nin neresine giderseniz gidin sofradaki ette, sütte, peynirde, zeytinyağında, yumurtada bu memleketin, Balıkesir’in izi vardır.” ifadelerini kullandı. YARIŞ: “BALIKESİR OLARAK ÖNEMLİ BİR AVANTAJA SAHİBİZ” Balıkesir’in üretim potansiyeline değinen Balıkesir Sanayi Odası Başkanı Nazmi Yarış, “İklim değişikliği, azalan su kaynakları, artan maliyetler ve küresel rekabet bize şunu açıkça gösteriyor, tarımda da hayvancılıkta da artık daha verimli, daha teknolojik ve daha yüksek katma değerli üretim yapmak zorundayız. Balıkesir olarak bu konuda önemli bir avantaja sahibiz. Güçlü tarım ve hayvancılık altyapımızın yanında tarım makineleri, gıda sanayisi ve üretim teknolojilerinde de önemli bir birikime sahibiz.” dedi. KULA: “SİYAH ÇAY DIŞINDA HER ŞEYİN YETİŞTİĞİ TEK İLİZ” Fuara ilk günden itibaren yoğun bir katılım olduğunu söyleyen Balıkesir Ticaret Odası Başkanı Rahmi Kula, “Bugün üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz fuarın bu kadar yüksek bir katılımla olması beni son derece memnun etti. Birinci fuara baktığımızda eksiklerimiz vardı. İkincisini biraz daha iyileştirdik. Bugün üçüncüsünü gerçekleştiriyoruz. Bundan sonra üzerine katlayarak çok çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Siyah çay dışında tarım ve hayvancılıkta tüm ürünlerin yetiştiği, Türkiye’yi doyuran iliz. Ben bunu gururla söylüyorum. Yeter ki biz 50 çeşit peynirimizle, sütümüzle, Balıkesir kuzumuzla, zeytinimize, zeytinyağımıza, Gönen Baldo pirincimize sahip çıkalım, markalaşmayı artıralım. Bunu yaptığımızda ben çok daha ilerilerde olacağımıza inanıyorum.” ifadelerini kullandı. SAVAŞ: “İNANDIK VE BAŞARDIK” BASİAD Başkanı Selçuk Savaş, “Bugün benim için çok gurur verici bir gün. Bu fuarın hayalini yaklaşık 3,5 sene evvel kurduk. Bu yola çıktığımız zaman birçok kamu kurumu ve kuruluşlarından yardımlar aldık. Burada Ahmet Akın Başkan’ımın bizi sahiplenmesini, Sayın Valimizin himayelerine almasına minnettarız. Bu süreçte en büyük gücümüz Balıkesir’in üretimine ve geleceğine inancımız oldu.” dedi.Yırcalı Holding Yönetim Kurulu Üyesi Sinan Yırcalı ise yaptığı konuşmasında fuarın Balıkesir’e hayırlı olmasını diledi.

Eskişehir Genç Rençberler Derneği Açıldı: "Çiftçi Kazanırsa Eskişehir Kazanır!" Haber

Eskişehir Genç Rençberler Derneği Açıldı: "Çiftçi Kazanırsa Eskişehir Kazanır!"

Tarım sektörüne yeni bir soluk getirmek, girdi maliyetlerini aşağı çekmek ve üreticilerin haklarını korumak amacıyla hayata geçirilen Eskişehir Genç Rençberler Derneği'nin hizmet binası düzenlenen görkemli bir törenle açıldı. Kuruluş programında dikkat çekici açıklamalarda bulunan Dernek Başkanı Burak Kuşan, "Çiftçilik yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi ve memleket meselesidir" diyerek, tüm siyasi partilere eşit mesafede durduklarını ve tek odaklarının üretici olduğunu ifade etti. ​"Çiftçinin Alın Teri Kutsaldır, Hakkı Hepimizin Hakkıdır" ​Konuşmasına toprak ve tarımın hayati önemine değinerek başlayan Başkan Burak Kuşan, tohumun ekiminden hasat sürecine kadar yaşanan zorluklara ve verilen büyük emeğe vurgu yaptı. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün "Köylü milletin efendisidir" sözünü anımsatan Kuşan, bu ifadenin sadece tarihi bir cümle olmadığını, soframızdaki ekmeğin ve Türkiye'nin geleceğinin temelinde çiftçinin alın terinin yattığını belirtti. ​"Sorunları Konuşan Değil, Çözüm Üreten Bir Derneğiz" ​Eskişehir Genç Rençberler Derneği’nin temel gayesinin çatışma çıkarmak değil, sahada karşılaşılan problemlere kalıcı çözümler bulmak olduğunu belirten Burak Kuşan, derneğin öncelikli hedeflerini şöyle sıraladı: ​Girdi Maliyetlerinin Düşürülmesi: Üreticinin üzerindeki maliyet yükünü hafifletmek adına çeşitli protokoller imzalamak ve avantajlar yaratmak. ​Eğitim ve Bilinçlendirme: Modern tarım teknikleri konusunda üreticilere yönelik eğitimler düzenleyerek onları bilgilendirmek. ​Dayanışma ve Birlik: Üreticiler arasındaki birlik ve beraberliği güçlendirmek için dayanışma etkinlikleri gerçekleştirmek. ​Güçlü İş Birliği: Siyasi görüş ayrımı gözetmeksizin, çiftçinin sorunlarını çözmek isteyen her kurum ve kişiyle ortak hareket etmek. ​Kuşan, "Bizim için partiler değil, üreticiler önceliklidir. Bizim partimiz çiftçi, tarafımız ise üreticidir" diyerek; genç çiftçilere, kadın üreticilere ve hayvancılıkla uğraşan tüm paydaşlara kapılarının ardına kadar açık olduğunu dile getirdi. ​"Eskişehir Çiftçisi Artık Yalnız Değildir" ​Derneğin kuruluşu sürecinde maddi ve manevi katkı sağlayan tüm kamu kurumlarına, iş dünyası temsilcilerine, işletmelere ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür eden Burak Kuşan, büyük başarıların ancak büyük gönüllerle mümkün olacağını vurguladı. ​Program kapsamında Eskişehir tarımını daha güçlü kılacak projelerin müjdesi de verildi. Başkan Kuşan, sözlerini şu umut dolu mesajla noktaladı: ​"İnanıyoruz ki çiftçi kazandığında Eskişehir kazanır, Eskişehir kazandığında ise hepimiz kazanırız. Çiftçinin sadece seçim dönemlerinde değil, her daim kıymet gördüğü bir Eskişehir hayal ettik. Bu hayalin ilk adımını bugün atıyoruz. Birlik olursak başaracağız!" Açılışta söz alan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç; "Türkiye, dünyada halkını dışarıdan ithalat yapmadan doyurabilen yedi ülkeden biriydi. Peki, bu ülke nasıl bu noktaya geldi? Burak Başkan'ın her sözüne katılıyorum, hatta belki eksik bile söyledi. Bu büyük ülkede tarım ve hayvancılığa destek verilmezse yazıklar olsun. Çünkü ülkemizin tek kurtuluş yolu tarımdan geçer. Bu nedenle bu derneğe elimden gelen tüm desteği verecek ve her zaman yanlarında olacağım" dedi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise konuşmasında; "Ülkemizde tarım ve hayvancılığın içinde bulunduğu durum ortada, ciddi sorunlarla mücadele ediyoruz ancak dayanışma ve birlik içerisinde olursak bu zorlukların üstesinden gelebiliriz." ifadelerini kullandı. Ocak 2026'da litresi 52 TL olan mazotun şu an 100 TL'yi aştığını hatırlatan Ünlüce, "Bu şartlarda çiftçilikle uğraşmak, tarım ve hayvancılığı sürdürebilmek gerçekten bir kahramanlık ve başarı hikayesidir. Ancak toprağımızdan ve çiftçilikten asla vazgeçmeyeceğiz. Topraklarımızın bereketine güvenmeye ve geçmişten gelen gücümüzü korumaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu. ​Kültürümüzden gelen tarım ve hayvancılık yatkınlığımızı, geleceğe umutla bakan genç rençberlerimizle birlikte sürdüreceğimizi belirten Ünlüce, "Büyükşehir Belediye Başkanı olarak her zaman yanlarında olacağımızı ifade etmek isterim." dedi. ​Belediyeler aracılığıyla yapılan desteklerin bir can suyu niteliğinde olduğunu vurgulayan Ünlüce, "Bunlar güçlü devlet politikaları gerektirdiği kadar, hemşerilerimizin rençberlikten vazgeçmemesiyle mümkün olabilir. Bugün vazgeçmek için çok sebep olsa da, bu kuruluş hikayesinde gördüğümüz üzere coşku ve heyecanla devam etmek isteyen çok sayıda çiftçimiz var. Bu duygularla hepinizin önünde saygıyla eğiliyorum." diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.