Hava Durumu

#Çiftçi

Kırsal Haber - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Buzağı Büyütme Yem Desteği" Yetiştiriciye Can Suyu Oldu Haber

"Buzağı Büyütme Yem Desteği" Yetiştiriciye Can Suyu Oldu

Ankara Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticilerin maliyet yükünü azaltmak amacıyla Ankara’da bir ilke daha imza attı. Yüzde 75 hibeli olarak verilen “Buzağı Büyütme Yem Desteği” kapsamında 25 ilçedeki 2 bin 200 yetiştiriciye toplam 40 bin torba yem dağıtıldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi, hayvancılıktan tarıma kentin dört bir yanında çiftçiye dokunan desteklerini hayata geçirmeye devam ediyor. Her daim kırsaldaki üreticinin ve yetiştiricinin yanında olan Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı, Ankara’da bir ilke daha imza atarak yüzde 75 hibeli “Buzağı Büyütme Yemi” desteğini verdi. Zengin mineral, vitamin ve proteinli yemler, buzağı için özel olarak üretilirken aynı zamanda da yetiştiricileri ekonomik olarak rahatlattı. Kentte ilk kez hayata geçen destekten, 25 ilçedeki 2 bin 200 yetiştirici yararlandı ve toplamda 40 bin torba yem dağıtıldı. “AMACIMIZ TÜKETİCİLERİN SAĞLIKLI ET ÜRÜNLERİ ÜRETMESİNİ SAĞLAMAK” Özellikle küçük üreticileri ayakta tutmak için tüm destekleri sağladıklarını vurgulayan ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, şöyle konuştu: “Bugün Kalecik’te hayvan üreticimizi desteklemek için buzağı yemi desteği vermeye başladık. Buzağılar ölmesin kampanyası başlattık ve bu kampanya kapsamında buzağı yemlerini dağıtıyoruz. Aynı zamanda veterinerlik hizmetlerine de başladık. Hedefimiz buzağıları öldürmeden üreticimizin hem para kazanmasını sağlamak hem de ülkemizin et açığına katkı sağlamak. Hem bunları yaparak ülkemizde tüketicilerimizin sağlıklı et ürünleri üretmesini sağlamak hem de üreticimizin buzağıları canlı tutarak para kazanmasını sağlamak. Özellikle küçük üreticileri ayakta tutmak için tüm desteklerimizi sağlıyoruz.” “HER KURTARDIĞIMIZ BUZAĞI ÜRETİME KATKI SAĞLAYAN SÜT ÜRETEN HAYVAN DEMEK” ABB Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal, “Ankara genelinde buzağı büyütme yemi dağıtıyoruz. Bunları yüzde 75 hibe ile veriyoruz üreticilerimize. Bunun özelliği bu sene doğan buzağılarımızın midelerine uygun proteini yüksek normal besi yeminden hariç hayatta kalma şansını artıran özellikte bir yem. Bala, Haymana, Beypazarı ve Nallıhan ilçelerini dağıttık bugün ise Kalecikteyiz. Her kurtardığımız buzağı ülkemiz için üretime katkı sağlayan süt üreten hayvanlar demek” diye konuştu. “ANKARA İÇİN BU DESTEKLER BİR ŞANS” Ekonomik koşulların zor olduğu bu dönemde bu desteklerin üretim maliyetlerinde üreticiye fayda sağlamak açısından çok önemli olduğunun altını çizen Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, “Bugün burada 4 bin 50 torba buzağı geliştirme yemi dağıtıldı. 212 üreticimiz de bundan yararlandı. Ekonomik koşulların zor olduğu bu dönemde bu yardımların üreticimize üretim maliyetlerine fayda sağlamak açısından çok önemi var. Geldik gördük üreticimiz gerçekten desteklerden memnun. Girdi maliyetlerini düşürerek tüketiciye sağlıklı ve ucuz besinin gitmesi lazım. Ankara için bu destekler bir şans umarım Türkiye genelinde de bu şans yakalanır” dedi. BÜYÜKŞEHİR’İN DESTEKLERİNDEN KIRSALDAKİ ÜRETİCİ MEMNUN Desteğin ilk dağıtımı Ankara’nın Balâ ilçesinde gerçekleşirken Yaylalıözü Mahallesi Muhtarı Kamil Ünlü, “Mansur Başkan’ımıza teşekkür ediyorum, mahallemize ve köyümüze verdiği hizmetlerden dolayı. Buzağı desteklerimizi aldık, silaj desteği verdi, tohum desteği verdi. Kendilerine çok teşekkür ederiz. Bütün destekleri alıyoruz, çiftçilerimiz de memnun” diye konuşurken desteklerden ilçedeki çiftçilerin yararlandığını belirten Küçükdavdanlı Mahallesi Muhtarı Yüksel İmir ise, “Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim, çok güzel bir desteğiniz var, devamını dilerim. Bu destekler de olmasa zor… Yem pahalı, arpa pahalı, çiftçiler zor durumda” ifadelerini kullandı. Büyükşehir’in desteklerinden ve hizmetlerinden memnun olan Balâlı ve Kalecikli çiftçiler ise Ankara’da bir ilk olan desteğe tam not verirken şunları kaydetti: Cemal Tuncer: “Gösterdiği yakınlıktan dolayı Sayın Başkan’ımıza çok teşekkür ediyoruz. Yemi buzağıma yedireceğim sadece yem için değil, tüm desteklerinden dolayı Başkan’ımıza teşekkür ediyorum.” Satılmış Ardıç: “Mansur Başkan’ımıza çok çok teşekkür ediyoruz, bize her türlü desteği veriyor. Daha önce böyle bir şey yoktu. Mansur Başkan’ımız başlattı bu projeyi Allah razı olsun. Hayvancılıkla uğraşıyoruz, bize katkı oluyor.” Kadir Güreşçi: “Ben bir vatandaş, bir köylü olarak bütün tohum desteklerini almış bulunmaktayım. Şehirde değil de köyde yaşamanın avantajlarını gördüm. Biz üreticiler üretmeyi bırakma aşamasındaydık ama böyle bir destek ile bir nebze de olsun rahatlamış bulunmaktayız.” Basri Şahin: “Değerli Başkan’ımız Mansur Yavaş’a teşekkür ediyoruz. Biz, hayvancılıkla uğraşıyoruz, Başkan’ımıza da çiftçilere desteğinden dolayı teşekkür ediyoruz. Çiftçi zor durumda. Çiftçi bunu temin edemediği için Başkan’ımız da yüzde 75 hibeli verdi.” Ali Şahin: “Tüm kırsal desteklerden yararlanıyorum. Bu destek bize çok kar ettirdi. Ben 26 çuvalı dışarıdan 26 bin TL’ye alacakken buradan bize yaklaşık 5 bin TL’ye mal oldu. Bu desteklerden çok memnunuz.” Haydar Demir: “Yemleri hayvanlar severek yiyor. Hem maddi olarak hem emek olarak yararlı oluyor. Büyük bir destek.” Satılmış Akgün: “Veteriner, mazot, yem, fide hemen her çiftçi desteğini alıyorum ve çok memnunum. Bana daha yüksek rakama mal olacak fiyatı ben burada daha düşük rakamla alıyorum. Bu büyüme büyükşehir sayesinde oluyor. Can suyu oluyor. Büyükşehirin desteği ile malımı da artırdım, hayvanımı da artırdım bütün tarım işlerimi yükselttim.”

Mersinli Üretici Battı, Bakanlık Cevap Vermedi Haber

Mersinli Üretici Battı, Bakanlık Cevap Vermedi

Mersin’de mart ayında etkili olan sel, dolu ve hortum felaketi binlerce dönüm tarım arazisinde ağır hasara yol açarken, üreticiler zararlarının karşılanmasını bekliyor. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış’ın afetin ardından Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya yönelttiği 9 soruluk yazılı soru önergesine gelen yanıt ise tartışma yarattı. Üreticilerin yaşadığı mağduriyetin boyutunu, zarar gören alanların büyüklüğünü, sağlanacak destekleri ve alınacak önlemleri soran Kış, Bakanlığın kritik soruların büyük bölümünü yanıtsız bıraktığını belirterek tepki gösterdi. "Çiftçi selde ürününü kaybetti, serasını kaybetti, gelirini kaybetti. Biz Bakanlığa üreticinin zararını nasıl karşılayacağını sorduk. Bakanlık ise sayfalarca mevzuat gönderdi. Mersinli çiftçi cevap bekliyor, iktidar sorumluluktan kaçıyor" dedi. "Üretici zararını biliyor, Bakanlık açıklamıyor" Silifke’de hortum ve dolunun, Tarsus’ta ise sel felaketinin tarımsal üretime büyük darbe vurduğunu hatırlatan Kış, sahada görülen tabloyla Bakanlığın açıkladığı rakamlar arasında ciddi fark bulunduğunu söyledi. Kış, "Çiftçilerimizin beyanları, ziraat odalarının tespitleri ve sahadaki görüntüler ortada. Ancak Bakanlık gerçek zararın boyutuna ilişkin net bir tablo ortaya koymuyor. Hasar tespit çalışmalarının tamamlanıp tamamlanmadığı bile açık şekilde belirtilmiyor. Üretici ne kadar zarar gördüğünü biliyor ama devlet hâlâ bunun hesabını veremiyor" ifadelerini kullandı. "Destek yerine kredi öneriliyor" Tarım ve Orman Bakanlığı'nın cevabında yeni bir hibe, doğrudan gelir desteği ya da özel bir afet desteğine yer verilmediğine dikkat çeken Kış, üreticilerin borç yükü altında ezildiğini belirtti. "Çiftçi zaten yüksek mazot, gübre, ilaç ve sulama maliyetleriyle mücadele ediyor. Afet geliyor, eldeki ürünü de götürüyor. Böyle bir tabloda üreticinin beklediği şey yeni kredi borcu değil, zararını karşılayacak gerçek destektir" diyen Kış, Bakanlığın yeni bir destek programı açıklamamasını eleştirdi. "TARSİM yaptıramayan çiftçi ne olacak?" Bölgede birçok üreticinin yüksek maliyetler nedeniyle tarım sigortası yaptıramadığını belirten Kış, önergesinde bu sorunu da gündeme taşıdığını ancak Bakanlığın bu konuda da yanıt vermediğini söyledi. "Sigorta yaptıramayan çiftçi ne olacak? TARSİM kapsamı dışında kalan üreticiler nasıl korunacak? Topraksız tarım yapan üreticiler için bir çalışma var mı? Bu soruların hiçbirine cevap verilmedi. Afetin ardından en çok mağdur olan kesim yine kaderine terk edildi" dedi. "Aynı felaket yaşanıyor, aynı ihmaller sürüyor" Tarsus'ta taşkın riski bulunan bölgelerde yıllardır kalıcı önlem alınmadığını vurgulayan Kış, yaşananların doğal afet kadar plansızlığın ve ihmalin sonucu olduğunu söyledi. "Biz yıllardır aynı bölgelerde aynı manzaraları görüyoruz. Her kuvvetli yağışın ardından tarım arazileri su altında kalıyor, üretici zarar görüyor. Buna rağmen neden kalıcı önlemler alınmadığını sorduk. Bakanlığın verdiği cevap ise yeni bir çalışmanın değerlendirildiği yönünde. Çiftçi yıllardır değerlendirme değil çözüm bekliyor." "Mersin üretirse Türkiye kazanır" Mersin'in Türkiye'nin en önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan CHP'li Gülcan Kış, üreticinin yalnız bırakılmasının yalnızca çiftçiyi değil gıda arzını ve tüketiciyi de etkileyeceğini belirtti. Kış, "Mersin üretirse Türkiye kazanır. Ancak bugün üretici zararını karşılayamıyor, maliyetlerin altında eziliyor ve afetlerle baş başa bırakılıyor. Çiftçinin ayakta kalması için somut destek şarttır. Mersinli üreticinin hakkını savunmaya ve bu soruların peşini bırakmamaya devam edeceğiz" dedi.

Gürer: ''Binlerce Ton Patates Hayvan Yemi Oldu'' Haber

Gürer: ''Binlerce Ton Patates Hayvan Yemi Oldu''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ağcaşar köyünde patates üreticileriyle bir araya geldi. Üreticiler, “Üretiyoruz, sonuçta ise ürün depoda çürüyor. Bu durumu gören yok” dediler. Ağcaşar köyünde patates üreticisi Mustafa Işık patatesin değer bulamadığını, büyükşehirde yüksek fiyata satılan ürünün köyde 3 liraya bile alıcı bulamadığını ve yüzlerce ton ürünün çürümeye terk edildiğini anlattı. Depolarda dökme yada çuvallar dolusu patatesin beklediğini belirten Gürer, “Niğde’de bu yıl yine patates depoda kaldı. Yaklaşık 200 bin ton patates ne yazık ki çöp oldu. 2025 yılında patates tarlada tüccar gelmediği için üreticimiz bir umutla ürününü depolara kaldırdı. Ancak depoya kaldırılan patatesler için de alım gerçekleşmeyince ürünler çürümeye başladı” dedi. “BÜYÜKŞEHİRDE 20 LİRA, KÖYDE 3 LİRAYA ALICI YOK” Patates üreticisinin büyük bir mağduriyet yaşadığını söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “büyükşehirlerde kilosu en az 20 liraya satılan patates ya hayvan yemi oluyor ya çürüyor ya da sokağa atılarak tamamen değersiz hale geliyor. Oysa ülkemizde patates her alanda kullanılabilecek bir ürün. Yemeklik olur, sanayide kullanılır, işlenmiş ya da dondurulmuş gıdaya dönüştürülebilir. Ancak Niğde bölgesi yaklaşık 1 milyon ton patates yetiştiriyor ve bu patatesler çöp olmaktan kurtulamıyor” diye konuştu. Patates üretimiyle ilgili yıllardır aynı sorunların yaşandığını vurgulayan Gürer, “Patatesle ilgili daha önce çağrıda bulunmuştuk. Tarım Kredi Kooperatifleri ve Toprak Mahsulleri Ofisi alıma girsin, üretici mağdur edilmesin demiştik. 1999 yılında da yaklaşık 6,5 milyon ton patates üretiliyordu, bugün 2025’e geldik yine aynı miktarlarda üretim var. Nüfus artmasına rağmen patatesin yemeklik ya da sanayide kullanım alanı artırılmadığı için üretici ortada kalıyor. Küçük aile tipi işletmeler büyük sorun yaşıyor. Büyük şirketler bu işi kendi içinde koordine ediyor, onlar para kazanıyor ama üretici mağdur oluyor.” “ÜÇ YILDA BATTIM” Patates üreticisi Mustafa Işık ise yaşadığı ekonomik çöküşü anlattı. Çiftçiliğe umutla başladığını ancak kısa sürede büyük zarar ettiğini belirten Işık, “kendi işimde çok iyiydim ama bu süreçte battım. Bu iş artık toparlanmaz hale geldi,” dedi. Girdi maliyetlerinin katlandığını belirten Işık, özellikle gübre fiyatlarındaki artışa dikkat çekerek, “İki sene önce gübreyi 4 liraya alıyorduk, bu sene 22 liraya aldık. Eğer bu patatesin ihracatı olmazsa çiftçi ayakta duramaz. Kimse yardım etmiyor. Ürünü 10 ay depoda beklettim. Şimdi ‘Keşke satsaydın’ diyorlar ama alan yoktu. Şirketler çok büyük üretim yaptığı için bizim köylerde sıkıntı başladı,” ifadelerini kullandı. “200 TON PATATES ÇÖP OLDU” Mustafa Işık, depolardaki ürünlerin büyük bölümünün artık kullanılamaz hale geldiğini belirterek, “Benim burada yaklaşık 200 ton patatesim çöp oldu. Şu anda 100 ton kadar var. Bir kısmını dağıttım, bir kısmını hayvanlara verdim. Ağacaşar köyünde hemen her evde 50 ton civarında patates depoda duruyor. Adana’da yeni ürün başladı, bunlar artık tamamen çöp,” dedi. Yaptığı yatırımın da zarar olduğunu söyleyen Işık, “Ben bu depoyu yaklaşık 2 milyon maliyetle yaptım. Bu patatesi depoya koymanın bile bana 2 milyon zararı oldu. Elektrik parasını bile ödeyemedim” diye konuştu. “BU YIL EKMEYECEĞİM, HAMMALLIK YAPACAĞIM” Köyde başka üreticiler de aynı tabloyu yaşadıklarını anlattı. Bir üretici artık tarım yapmak istemediğini belirterek “Köylerin geneli aynı durumda. Bu yıl bir şey ekmeyeceğim, hammallık yapacağım. Çiftçi bu kadar zarar edince artık patates ekmeyecek gibi görünüyor. Çoğu mısıra döndü. Bu patatesi 3 liraya bile satamadık” dedi. “KÖYLERDE İCRALAR BAŞLADI” Üreticilerin yaşadığı en büyük sorunlardan birinin kredi borçları olduğunu söyleyen Mustafa Işık, “Şu anda en büyük sıkıntı kredi. Küçük çiftçiye ÇKS yok diye kredi vermiyorlar. Çiftçinin yeniden ekim yapacak durumu kalmadı. Sosyal Güvenlik Kurumu borcun varsa kredi de çekemiyorsun. Kredi borçlarını ödeyebilmek için insanlar hayvanını satıyor. Köylerde icralar başladı. Tarlalar, evler bankalara geçti. Bazı evler satıldı, bazıları bankaların üzerinde duruyor. Özel bankalar daha da kötü davranıyor,” dedi. GÜRER: “BU MİLLİ SERVET ÇÖPE GİTMEMELİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ürünlerin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Patates iri ve kaliteli. Büyükşehirlerde en az 20 liraya satılan ürün burada 3 liraya bile alıcı bulamıyor. Depodaki patates çöp olmuş durumda. Artık ancak hayvan yemi olarak değerlendirilmeye çalışılıyor,” şeklinde konuştu. Türkiye’de yaşanan gıda israfına dikkat çeken Gürer, “Daha önce de iktidara seslendim. Bu milli servet sadece bir kişinin ürünü değil, ülkenin değeridir. Bunların çöp olmaması gerekiyor. Türkiye’de yılda yaklaşık 23 milyon ton gıda israf ediliyor. Bunun önemli bir kısmı da tarladan depoya gelip değer bulamayan ürünlerden oluşuyor. Buna mutlaka çözüm üretilmeli,” dedi. “ÇİFTÇİNİN CİĞERİ YANIYOR” Çiftçinin yaşadığı ekonomik yıkımı anlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçinin ciğeri yanıyor. İcra geliyor, tarlası gidiyor, traktörü gidiyor. Patatesten para kazanamıyor. Çoluk çocuk bir süre dayanıyorlar, sonra şehirlere gidip asgari ücretle çalışmak zorunda kalıyorlar. Oysa bu insanlar üretmeli. Çiftçilerin içine düşürüldüğü durum ülkenin geleceği açısından da büyük risk,” diye konuştu. Patates üreticisinin desteklenmemesi halinde tüketicinin de ağır bedel ödeyeceğini belirten Gürer, “Bugün üretici patates üretmese büyükşehirde yaşayan insanlar patatesin kilosunu 100 liraya almak zorunda kalırdı. Şu patates 3 liraya satılamaz mı? Bu ülkenin kamu kuruluşları ne için var? Tarım Kredi Kooperatifleri, Toprak Mahsulleri Ofisi üreticiden bu ürünü alsın. Alamayan fakir fukara vatandaşlara dağıtılsın,” dedi. “KİMSENİN KONUŞACAK HÂLİ KALMAMIŞ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, köylerde yaşanan ekonomik çöküşün artık sosyal bir yıkıma dönüştüğünü belirterek, “Yıllardır bu insanlar aynı sorunu yaşıyor. Köy kahvesinde gördük, herkes aynı durumda. Kimsenin konuşacak hali kalmamış. Cepler boş, insanlar perişan. Özellikle kredi meselesi çiftçiyi çok sıkıştırıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu primini ödeyemeyen çiftçinin yakasına banka da yapışıyor. ‘Önce borcunu öde, sonra kredi verelim’ diyorlar. Peki bu insan borcunu nasıl ödeyecek? Ürettiği ürün bu haldeyken nasıl ayakta kalacak?” “KREDİ VERİYORLAR AMA NAKİT VERMİYORLAR” Mustafa Işık ise kredi sistemine tepki göstererek yaşadığı sıkıntıyı şu sözlerle anlattı: “Ben krediye başvurdum. Kredi onaylanıyor ama parayı karta yatırıyorlar. Gübre al, yem al diyorlar. Benim nakit paraya ihtiyacım var. Bana kredi veriyorsan nakit vermen lazım. En büyük sorun bu. Ben bu işi yeniden krediyle çevirmek zorundayım.” “PATATES ARTIK HAYVAN YEMİ OLDU” Depolardaki ürünlerin artık hayvan yemi olarak değerlendirildiğini söyleyen CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Gördüğünüz gibi depolardaki çuvallar adeta tarlanın içine taşınmış gibi duruyor. Patateste durum vahim. Bu ürün artık hayvan yemine dönüşmüş durumda” diye konuştu. Fransa örneği üzerinden tarımdaki plansızlığa dikkat çeken Gürer, “Fransa’da 3,5 milyon süt ineği var ama Türkiye’den daha fazla süt alıyorlar. Çünkü hayvanın yemesi gereken kaliteli yemi veriyorlar. Bizde ise elde kalan patates hayvan yemi yapılarak hiç olmazsa zarar azaltılmaya çalışılıyor,” dedi.

Gürer: ''Çiftçi Sayısı Azalıyor, Kırsal Yaşlanıyor'' Haber

Gürer: ''Çiftçi Sayısı Azalıyor, Kırsal Yaşlanıyor''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında tarım sektörünün içinde bulunduğu ağır tabloyu değerlendirdi. Gürer, çiftçinin üretimden kopma noktasına geldiğini belirterek, “Çiftçi mutlu değil. Ürettiği üründen para kazanamıyor, borcunu çevirmeye çalışıyor” dedi. Konuşmasına Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi gerçek üreticisi olan köylüdür” sözleriyle başlayan Gürer, Cumhuriyetin ilk yıllarında üreticiye verilen desteğin bugün sürdürülmediğini söyledi. “Cumhuriyetin ilk yıllarında çiftçiye, köylüye, üretene verilen desteklerle Türkiye yürüyebilseydi bugün 21 üründe arz açığı olan, ithalata mecbur bırakılan bir ülke olmayacaktık” diyen Gürer, özellikle hububat ve bakliyatta dışa bağımlılığın giderek arttığını vurguladı. “ÇİFTÇİ SAYISI AZALIYOR, KIRSAL YAŞLANIYOR” Türkiye’de çiftçi sayısının her geçen yıl düştüğünü ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçi Kayıt Sistemi’ne göre yaklaşık 2 milyon 300 bin çiftçi bulunuyor. Ancak nüfusa oranladığımızda ciddi bir azalma var. Kırsalda yaş ortalaması 58’e yükseldi” dedi. Kırsal yaşamın cazibesini kaybettiğini belirten Gürer, “Buralarda okul yok, sağlık ocağı yok, sosyal donatı alanı yok. İnsanlar yalnızca üretim için yaşıyor. Destek verilmediği için kırsal göç devam ediyor,” şeklinde konuştu. “22 YILDA ANKARA BÜYÜKLÜĞÜNDE TARIM ARAZİSİ KAYBEDİLDİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son 22 yılda 2,5 milyon hektar tarım arazisinin kaybedildiğini belirterek, “Ankara büyüklüğünde tarım arazisi artık yok. Bu alanlar kaybedilmeseydi bugün yaklaşık 8 milyon ton daha fazla buğday üretirdik. Türkiye ithalata ihtiyaç duymazdı” ifadelerini kullanan Gürer, “Her saatte 18 futbol sahası büyüklüğünde tarım arazisi kaybediyoruz” dedi. “ÇİFTÇİ KAZANMIYOR, ARACILAR KAZANIYOR” Üretim maliyetlerindeki artışın çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını belirten Ömer Fethi Gürer, mazot, gübre, ilaç, elektrik ve sulama giderlerinin üreticiyi ezdiğini ifade etti. , “Çiftçi bu maliyet artışları kadar kazanmıyor. Aracılar, tüccarlar, ithalatçılar kazanıyor. Esas üreten ise desteklenmiyor” diyen TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, taban fiyat uygulamasının kaldırılmasıyla üreticinin tüccarın insafına bırakıldığını ifade etti. Alım fiyatı açıklanıyor ama tüccar bunun altında fiyat veriyor. Ürün tarlada değer bulmuyor” dedi. “TÜRKİYE 21 ÜRÜNDE ARZ AÇIĞI VERİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin temel tarım ürünlerinde dışa bağımlı hale geldiğini belirterek, “Buğdayda, arpada, pamukta, bitkisel ham yağda, soyada, ayçiçeğinde, cevizde, bademde, çayda ithalata muhtaç durumdayız,” dedi. Mercimek üretimindeki düşüşe de dikkat çeken Gürer, “2025 yılında mercimek üretimi 2002’nin yarısı kadar gerçekleşti. Nohut ve fasulyede dahi arz açığı oluştu” diye konuştu. “TARIM KANUNU UYGULANMIYOR” Cumhurbaşkanı’nın Dünya Çiftçiler Günü’nde yaptığı açıklamalara değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım Kanunu’nun uygulanmadığını ifade ederek, “Tarım Kanunu’na göre 2026 yılında çiftçiye verilmesi gereken destek 722 milyar lira. Verilen destek ise yalnızca 168 milyar lira. Çiftçiye kanunla verilmesi gereken destek dahi verilmiyor. Tarım Bakanlığı’nın bütçesi bile çiftçiye verilmesi gereken desteğin altında tutuluyor,” ifadelerini kullandı. “GES YAPILSIN AMA VERİMLİ TARIM ARAZİLERİNE DEĞİL” Son dönemde verimli tarım arazilerine kurulan güneş enerji santrallerini de eleştiren CHP’li Ömer Fethi Gürer, “GES’e karşı değiliz ama verimli tarım arazileri üzerine GES yapılmasının mantığı yok. Yol kenarında ürün yetişebilecek en verimli alanlar enerji yatırımı için kullanılıyor. Bu da tarım alanlarının daha da daralmasına neden oluyor” dedi. “GEÇEN YIL KURAKLIK ÜRETİMİ VURDU” Su yönetimi ve kuraklık konusuna da değinen Ömer Fethi Gürer, “Türkiye geçtiğimiz dönemde yaşadığı kuraklık nedeniyle ciddi ürün kayıpları yaşadı. Geçen yıl yalnızca hububat ve bahçe bitkilerinde yaklaşık 20 milyon ton kayıp oluştu” dedi. “MAZOTTA ÖTV VE KDV KALDIRILMALI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çözüm önerilerini belirterek, çiftçinin ayakta kalabilmesi için acil düzenlemeler gerektiğini söyledi. Gürer, “Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılmalı. Elektrik borçları yapılandırılmalı. Çiftçi borçları ötelenmeli, icralar durdurulmalı. Ziraat Bankası’nın yeniden çiftçi kuruluşuna dönüştürülmeli. Kooperatifçilik de güçlendirilmeli” dedi. “GIDA YOKSA YAŞAM YOK” Konuşmasının sonunda tarımın stratejik önemine dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çok güzel villalarınız olabilir, çok güzel apartmanlarınız olabilir ama gıdanız yoksa yaşamı sürdüremezsiniz. Duvarı kemirerek yaşam devam etmiyor.” Sümerlerden kalan bir sözü hatırlatan Gürer, “Koyunu ve buğdayı olanın kapısını altını olan bekler” diyerek gıdanın ve üretimin önemine vurgu yaptı. Gürer, “Çiftçiyi, üreticiyi sahiplenmek zorundayız. Çünkü bu sektör milli güvenlik kadar önemlidir” dedi.

Gürer: ''Atatürk Haczedilemez Demişti, Çiftçi Hacizlik Oldu'' Haber

Gürer: ''Atatürk Haczedilemez Demişti, Çiftçi Hacizlik Oldu''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yaptığı konuşmada çiftçinin içinde bulunduğu ekonomik tabloyu eleştirdi. Gürer, çiftçinin üretmek istediğini ancak artan maliyetler, düşük alım fiyatları ve borç yükü altında ezildiğini belirterek, “Çiftçimiz mutsuz, çiftçimiz borçlu, çiftçimizin kapısında icra var” dedi. Konuşmasına tarım sektöründeki sosyal ve ekonomik çöküşe dikkat çekerek başlayan Gürer, çiftçinin artık üretimden kopma noktasına geldiğini söyledi. Gürer, “Çiftçimiz üretmek istiyor ama ürettiği ürünü satmada sıkıntılar yaşıyor” ifadelerini kullandı. Çiftçi sayısındaki gerilemeye ve sosyal güvenlik sistemine prim ödeyebilen üretici sayısındaki düşüşe dikkat çeken Gürer, şunları söyledi: “Bakanlığın verilerine göre 2 milyon 300 bin ÇKS’li çiftçimiz var. Ziraat Odalarında kayıtlı yaklaşık 5 milyon çiftçi bulunuyor. Ama sosyal güvenlik sistemine gidip prim ödeyebilen çiftçi sayısı 2009 yılında 1 milyondu, bugün 616 bine düştü. Çiftçimiz gerçek anlamda içine düşürüldüğü durum nedeniyle sorunlu ve sıkıntılı bir süreç yaşıyor.” “ÇİFTÇİNİN BORCU 1,5 TRİLYON LİRAYA DAYANDI” Tarım sektöründeki borç yükünün ağırlaştığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin bankalara ve piyasaya olan toplam borcunun 1,5 trilyon liraya ulaştığını belirtti. Gürer, “Çiftçilerin bankalara ve finans kuruluşlarına borcu 1 trilyon 337 milyar lira. Piyasaya olan borçlarla birlikte çiftçimiz yaklaşık 1,5 trilyon lira borçlu durumda” diye konuştu. 2021 yılında çiftçinin toplam borcunun 135 milyar lira olduğunu anımsatan Ömer Fethi Gürer, desteklerin yetersizliği nedeniyle borçlanmanın katlanarak arttığını söyledi. Tarım Kanunu’nun desteklerle ilgi madde uygulanmadığını belirterek, “Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesine göre 2026 yılında çiftçiye verilmesi gereken destek 722 milyar liraydı. Verdiğiniz destek ise sadece 168 milyar lira. Daha acısı, Tarım ve Orman Bakanlığının bütçesi 542 milyar lira. Son üç yılda çiftçiden esirgediğiniz destek toplamı 1 trilyon 354 milyar lira. Eğer bu destekler verilmiş olsaydı bugün çiftçi bu kadar borçlu olmayacaktı,” dedi. “ÇAY ÜRETİCİSİ MUTLU DEĞİL” Yaş çay alım fiyatı üzerinden üreticinin yaşadığı gelir kaybını örnek gösteren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “35 liralık çay fiyatı çiftçiyi mutlu etmedi. Geçen yıl üretici 6 kilogram yaş çay sattığında 1 kilogram kuru çay alabiliyordu. Bu yıl 8,5 kilo yaş çay satarsa ancak 1 kilo kuru çay alabiliyor. Geçen yıla göre değerlendirdiğimizde üreticinin ürününe en az 15 lira daha düşük fiyat verilmiş durumda,” diye konuştu. Buğday fiyatlarına ilişkin de uyarıda bulunan Gürer, hasat döneminin başladığını hatırlatarak, “Çukurova’da hasat başladı. Eğer buğdaya 24-25 liranın altında buğday alım fiyat verirseniz çiftçi yine mutlu olmayacak” dedi. “ÇİFTÇİ MANİFATURACIYA DEĞİL BANKAYA KOŞUYOR” Geçmişte çiftçinin ürününü sattığında ailesine ihtiyaç alabildiğini, bugün ise doğrudan bankaya borç ödemeye gittiğini söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Eskiden çiftçi ürününü satar, manifaturacıya gider, eşine çocuğuna bir şey alırdı. Şimdi ürününü satarsa ‘Hemen borcumu yatırayım, yoksa icra geliyor diye bankanın kapısına koşuyor” ifadelerini kullandı. Gürer, Anadolu’nun birçok kentinde traktörlere, hayvanlara ve tarım arazilerine haciz geldiğini söyledi. CHP Milletvekili Ö Fethi Gürer, “Yetmedi, çiftçinin evini elinden aldınız. Çiftçi ‘Oturacak evimi bile bırakmadılar’ diyor” sözleriyle yaşanan tabloyu anlattı. Mustafa Kemal Atatürk döneminde çıkarılan düzenlemeyi hatırlatan Gürer, “1936 yılında Atatürk, ‘Çiftçinin hayvanı, ekipmanı, tarlası haczedilemez’ diye kanun çıkarmıştı. Şimdi o düzenlemenin arkasından dolaşılıyor, çiftçi hacizlik hale getiriliyor” dedi. “KIRSAL BOŞALIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Kırsalda okul yok, sağlık ocağı yok, sosyal donatı alanı yok. İnternet çekmiyor, telefon çekmiyor ama o insan yine de üretmek istiyor. Çiftçinin yaş ortalaması 58’e çıktı. Bu insanlara sahip çıkmak zorundayız” diye konuştu. Tarımda çözüm önerilerini de sıralayan Ömer Fethi Gürer, mazot ve gübrede sübvansiyon çağrısı yaptı. Gürer, “Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılsın. Gübre ve yem yüzde 50 sübvanse edilsin. Taban fiyat uygulamasına geri dönülsün. Piyasa tüccarın insafına bırakılmasın. Kooperatifçilik geliştirilsin” dedi. “İTHALATLA SORUN ÇÖZÜLMEDİ” Konuşmasının son bölümünde hayvan ithalatını eleştiren TBMM Tarım, Orman ,Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, yıllardır sürdürülen ithalat politikalarının çözüm üretmediğini belirterek, “2010 yılından beri hayvan ithal ediyorsunuz ama sorun çözülmedi, büyüdü. Geçen yıl 739 bin büyükbaş hayvan ithal edildiğini, bu yıl ise 500 bin hayvan daha ithal edilecek” dedi. Besicilerin hâlâ hayvan bulamadığını ifade eden Gürer, Et ve Süt Kurumunun kâr açıklamasını da eleştirerek “Et ve Süt Kurumu önceki yıl 11 milyar lira, 2025 yılında 14 milyar lira kâr etmiş. Bu kurumlar kâr etmek için değil, hem üreticiyi hem tüketiciyi korumak için vardırZarar etme başa başı yakala piyasayı dengele ,” diye konuştu. Özelleştirmelerle gübre ve yem fabrikalarının kapatıldığını belirten Gürer, “Ülkenin geleceğini yok etmeyin. Gelin, çiftçi durumunu, tarımı birlikte araştıralım. Siz de alanda, yerinde görün” çağrısında bulundu.

Başkan Ünlüce: ''Eskişehir’de Üretimi Büyütmeyi Sürdüreceğiz'' Haber

Başkan Ünlüce: ''Eskişehir’de Üretimi Büyütmeyi Sürdüreceğiz''

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla açıklama yapan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, üretimin ve üreticinin her zaman yanında olduklarını belirterek, kırsal kalkınmayı destekleyen projelerin artarak süreceğini söyledi. Başkan Ayşe Ünlüce, “Üreten, emek veren ve kırsal kalkınmaya katkı sağlayan tüm çiftçilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Tarım ve hayvancılığı destekleyen projelerimizle Eskişehir’de üretimi büyütmeyi sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı. BÜYÜKŞEHİR ÜRETİCİNİN YANINDA Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla göreve geldiği günden bu yana gerçekleştirilen destekler hakkında konuşan Başkan Ünlüce, üreticilere yönelik çok sayıda proje hayata geçirildiğini söyledi. HASAT DESTEĞİ PROJESİ Hasat Desteği Projesi kapsamında bin 555 çiftçiye destek sağlanırken, toplam 35 bin 335 dekar alan destek kapsamına alındı. Bu destekle üreticilerin hasat dönemindeki mali yüklerinin hafifletilmesi amaçlandı. KÜÇÜKBAŞ ÜRETİCİ YEM VE BALYA Küçükbaş üretici yem ve balya desteği kapsamında ise 2024-2025 döneminde 261 çiftçiye toplam 60 ton arpa, buğday ve yulaf karışımı yemlik tahıl ile 5 bin adet balya dağıtıldı. Desteklerle küçükbaş hayvancılığın güçlendirilmesi hedeflendi. MOBİL TOPRAK ANALİZİ ÇALIŞMALARI Mobil Toprak Analizi çalışmalarıyla 2024 yılından bu yana 45 bin dekar alanda bin 708 toprak analizi gerçekleştirildi. 670 üreticiye ulaşılan çalışma sayesinde doğru gübreleme planlaması yapılarak hem verim artışı hem de toprak sağlığının korunması amaçlandı. ZEYTİN FİDANI DESTEĞİ Sakarya Vadisi’nde yürütülen çalışmalar kapsamında Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerinde 384 çiftçiye toplam 26 bin 500 zeytin fidanı dağıtıldı. Böylece bölgedeki zeytinciliğin geliştirilmesi ve üretim kapasitesinin artırılması hedeflendi. DUT FİDANI DESTEĞİ Koza Birlik iş birliğiyle yürütülen Dut Fidanı Desteği kapsamında ise dut çeliğinden yetiştirilen 2 bin 900 adet dut fidanı üreticilere ulaştırıldı. Çalışmayla ipek böcekçiliğinin yeniden canlandırılması amaçlanırken, 54 üretici ve 3 kuruma destek sağlandı. SIVI GÜBRE DESTEĞİ Mihalıççık ilçesinde dondan zarar gören kiraz üreticilerine yönelik gerçekleştirilen sıvı gübre desteği kapsamında 112 çiftçiye toplam 3 bin 780 litre sıvı gübre dağıtıldı. Başkan Ünlüce, doğal afetlerden etkilenen üreticilerin yanında olmaya devam edeceklerini belirtti. EĞİTİM FAALİYETLERİ SÜRÜYOR Belediye ile Ziraat Mühendisleri Odası iş birliğinde düzenlenen eğitim faaliyetleri kapsamında ise ilçelerde gerçekleştirilen 9 farklı eğitim programına 309 çiftçi katıldı. KÜÇÜKBAŞ HAYVAN Hayvancılık alanındaki desteklerin de sürdüğünü ifade eden Başkan Ünlüce, Sarıcakaya’da 30, Mihalgazi’nde ise 28 üreticiye toplam 290 küçükbaş hayvan desteği verildiğini açıkladı. Destek kapsamında bugüne kadar yaklaşık 350 kuzu doğumu gerçekleşti. MİNERAL BLOK VE SAĞIM SOLÜSYONU Çifteler, Seyitgazi, Alpu, Sivrihisar, Han, Mahmudiye ve İnönü ilçelerinde toplam 430 üreticiye 9 bin 816 paket mineral blok desteği sağlandı. Ayrıca Sivrihisar’da büyükbaş hayvancılıkla uğraşan 24 üreticiye toplam 240 litre sağım sonrası solüsyon desteği verildi. FONDAN ARI YEMİ VE YORGA- YASTIK ÜRETİMİ Arıcılığı desteklemek amacıyla Eskişehir genelinde 329 arı yetiştiricisine toplam 6 bin 683 kilogram fondan arı yemi dağıtıldı. Öte yandan Seyitgazi ve Alpu ilçelerinde kırkım sonrası toplanan yünler değerlendirilerek ihtiyaç sahibi aileler için 140 tek kişilik yorgan ve 100 yastık üretildi. Çiftçilerin gününü kutlayan Başkan Ünlüce, “Toprağa alın terini döken, emeğiyle üretimi büyüten tüm çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kutlu olsun. Bereketli topraklarımızı emekleriyle geleceğe taşıyan üreticilerimiz, ülkemizin en büyük gücüdür. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da çiftçilerimizin ve üreticilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Tarım ve hayvancılığı destekleyen projelerimizle Eskişehir’de üretimi büyütmeyi sürdüreceğiz. Üreten eller var oldukça umut, bereket ve dayanışma büyüyecek. Tüm çiftçilerimize bol kazançlı, bereketli ve sağlıklı bir üretim yılı diliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Başkan Er: ''Kırsal Bölgelere Desteklerimizi Sürdüreceğiz'' Haber

Başkan Er: ''Kırsal Bölgelere Desteklerimizi Sürdüreceğiz''

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, ''Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığımız aracılığıyla 250 bin metre boru alımı yaparak köylü-belediye iş birliğiyle birçok sulama projesini hayata geçirdik. 2026 yılı içerisinde de yeni projelerimizi hayata geçirerek çiftçimize ve üreticimize destek olmaya devam edeceğiz'' dedi. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Yazıhan Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından düzenlenen Yazıhan Tarım ve Hayvancılık Şenliği’ne katıldı. Başkan Er, şenlikte yaptığı konuşmada, üreticilerin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutladı. Kendisinin de bir çiftçi çocuğu olduğunu ve köyde büyüdüğünü anımsatan Başkan Er, şenlik alanını görünce çocukluğunun aklına geldiğini orakla, tırpanla tarlada çalıştıklarını, harmanda patoz kullandıklarını ifade etti. “TÜRKİYE BİR TARIM ÜLKESİDİR” Türkiye'nin her alanda çok büyük gelişmeler kaydettiğini dile getiren Başkan Er, ''Bir zamanlar yön verilen bir ülkeyken, bugün Allah’a şükür oyun kuran bir ülke konumundayız. Sanayiden teknolojiye, eğitimden ulaşıma kadar her alanda önemli mesafeler katettik. Tarımda da aynı şekilde çok büyük ilerlemeler olduğunu hep birlikte görüyoruz. Eskiden Eylül sonuna kadar harmanda çalışır, okullar açıldığı halde hasadı bitiremezdik. Şimdi ise teknoloji sayesinde çiftçimiz kısa sürede işini tamamlayabiliyor. Bu da ülkemizin geldiği noktayı göstermesi açısından çok kıymetlidir. Türkiye bir tarım ülkesidir. Aynı zamanda teknoloji alanında da ciddi atılımlar gerçekleştirmektedir. Malatya'da bir tarım şehridir'' diye konuştu. “CUMHURBAŞKANIMIZA VE BAKANLARIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUM” Dünyada son dönemde yaşanan gelişmelerin tarımın önemini bir kez daha ortaya koyduğuna dikkati çeken Başkan Er, şunları kaydetti: ''Pandemi döneminde de Rusya-Ukrayna savaşında da tarımın ne kadar stratejik bir alan olduğunu hep birlikte gördük. Bu yüzden kendi kendine yetebilen bir ülke olmak zorundayız. Bu anlayışla çiftçimize destek olmayı, üreticimizin yanında durmayı çok önemsiyoruz. Bugün kırsal nüfusun azaldığını görüyoruz. Gençlerimizi köyde tutmakta zorlanıyoruz. Ancak üretimin devam etmesi için kırsal kalkınmayı desteklemek mecburiyetindeyiz.'' Malatya'da İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği döneminde tarıma yönelik önemli projeleri hayata geçirdiklerini, Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde de tarıma ciddi katkı sağladıklarını aktaran Başkan Er, ''2010 yılında “Kentten Köye Dönüş” projeleriyle yüzlerce tarımsal sulama projesini hayata geçirmiştik. Göreve geldiğimizden bu yana da çiftçimize destek olmak adına önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Geçtiğimiz yıl tarım açısından ciddi sıkıntılar yaşandı. Ancak Sayın Cumhurbaşkanımız ve ilgili bakanlarımızla yaptığımız görüşmelerde Malatya tarımının önemini, özellikle kayısının şehrimizin temel değeri olduğunu ifade ettik. Allah razı olsun hem ülkemizde hem Malatya’da çiftçilerimizin zararlarının karşılanması noktasında önemli destekler sağlandı. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımıza ve tüm bakanlarımıza teşekkür ediyorum. Sadece konut yapmakla kalmıyor, sanayiden tarıma, altyapıdan üretime kadar her alanda çalışmalar yürütüyoruz. Sayın Valimizle birlikte Ankara’da bakanlarımızla, milletvekillerimizle ve kurumlarımızla güçlü bir uyum içerisinde çalışıyoruz. Hamdolsun, Malatya her geçen gün daha da güçleniyor” dedi. “TARIM ALANINDA ÖNEMLİ ADIMLAR ATTIK” Köylü-belediye iş birliğiyle birçok sulama projesini hayata geçirdiklerini de söyleyen Başkan Er, “Tarım alanında da önemli adımlar attık. Organize hayvancılık bölgemizde yaşanan su problemini kısa sürede çözdük. Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığımız aracılığıyla 250 bin metre boru alımı yaparak köylü-belediye iş birliğiyle birçok sulama projesini hayata geçirdik. Bu yıl da yeni ihalelerimizi gerçekleştirdik ve kırsal bölgelerimizi desteklerimizi sürdüreceğiz. Yine küçükbaş hayvancılıkla uğraşan yetiştiricilerimize jeneratörler, sıvatlar ve çeşitli ekipman destekleri verdik. Projelerinde köylerimize öncülük ederek üreticilerimizin yanında olduk. İnşallah 2026 yılı içerisinde de yeni projelerimizi hayata geçirerek çiftçimize ve üreticimize destek olmaya devam edeceğiz" şeklinde sözlerini tamamladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, şenlik kapsamında düzenlenen çeşitli yarışmalarda dereceye giren üreticilere hediyelerini takdim

CHP'li Sarıbal: ''Kırsalı Yeniden Bereketlendireceğiz!'' Haber

CHP'li Sarıbal: ''Kırsalı Yeniden Bereketlendireceğiz!''

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle Meclis’te yaptığı açıklamada, AKP iktidarının tarımı planlayan, üreticiyi destekleyen kamucu anlayışı tasfiye ettiğini, artan maliyetler, borç yükü ve şirket odaklı politikalar nedeniyle çiftçinin üretimden çekildiğini ifade etti, “Çiftçinin alın terini borca, ithalata ve şirketlere teslim eden iktidarı göndereceğiz. Bu ülkenin çiftçisi yeniden toprağıyla, üretimle buluşacak, emeğinin karşılığını alacak” dedi. AKP’nin üretim karşıtı politikalarının çiftçiyi hızla tarımdan uzaklaştırdığını belirten Milletvekili Orhan Sarıbal, tarımdaki çöküşün verilerle ortada olduğunu söyledi. 2000’li yılların başında 2,8 milyon olan kayıtlı çiftçi sayısının bugün 2,3 milyona düştüğünü kaydeden Sarıbal, SGK’ya kayıtlı çiftçi sayısının ise son 17 yılda 1 milyondan 616 bine gerilediğini ifade etti. Kırsalın hızla yaşlandığını belirten Sarıbal, çiftçilerin yaş ortalamasının 60’a yaklaştığını söyledi. Tarımın istihdam ve milli gelir içindeki payının da dramatik biçimde gerilediğine dikkati çeken Sarıbal, “2002’de toplam istihdamın yaklaşık yüzde 35’i tarımdaydı. Bugün bu oran yüzde 14’e kadar düştü. Tarımın milli gelir içindeki payı ise yüzde 10’ların üzerinden yüzde 5,2 seviyesine geriledi” ifadelerini kullandı. Türkiye’de çiftçilerin kişi başına düşen milli gelirin ancak üçte biri kadar gelir elde edebildiğini belirten Sarıbal, kişi başına tarımsal katma değerin Almanya’nın yaklaşık 8,5 kat, Fransa’nın ise 5 kat gerisinde kaldığını söyledi. İKTİDARIN ÇİFTÇİLERE 2 TRİLYON BORCU VAR! 2006 yılında yürürlüğe giren Tarım Kanunu’nun, tarımsal desteklerin milli gelirin en az yüzde 1’i düzeyinde verilmesini zorunlu kıldığını hatırlatan Sarıbal, iktidarın bu hükmü yıllardır uygulamadığını söyledi. Çiftçiye verilen desteklerin çoğu zaman yüzde 0,5’in altında kaldığını, son yıllarda ise yüzde 0,2 seviyelerine kadar gerilediğini belirten Sarıbal, “Yasanın öngördüğü desteğin yalnızca beşte biri çiftçiye verildi” dedi. Sarıbal, 2007-2026 döneminde Tarım Kanunu’nun uygulanmaması nedeniyle devletin çiftçiye olan borcunun cari fiyatlarla yaklaşık 2 trilyon liraya ulaştığını ifade etti. TARIMSAL DESTEKLER 54, ÇİFTÇİNİN BORCU 256 KAT ARTTI! Yetersiz destekler nedeniyle üreticinin bankalara bağımlı hale getirildiğini belirten Sarıbal, çiftçilerin banka borcunun 2026 Mart itibarıyla bir önceki yıla göre yüzde 40 artarak 1 trilyon 350 milyar liraya yükseldiğini söyledi. “Son 20 yılda tarımsal destekler 54 kat artarken çiftçilerin banka borçlarının 256 kat artması, desteklenenin üretici değil finans sistemi olduğunu açıkça göstermektedir” diyen Sarıbal, mevcut politikaların kırsalı çöküşe sürüklediğini kaydetti. 26 MİLYON DEKAR TARIM ALANI KAYBEDİLDİ Ürettiğinin karşılığını alamayan çiftçilerin hızla üretimden çekildiğini ifade eden Sarıbal, 2002 yılında 266 milyon dekar olan ekili-dikili tarım alanlarının 2025 itibarıyla 240 milyon dekara gerilediğine, yaklaşık 26 milyon dekarlık tarım alanının kaybedildiğine dikkati çekti. Sarıbal, “Üreticiyi korumayan, planlamadan uzak, ithalata bağımlı bu anlayış sürdükçe hem çiftçi yoksullaşacak hem de toplum sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimde daha büyük krizlerle karşı karşıya kalacaktır” dedi. Hububat, bakliyat ve yağlı tohum üretiminin artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığını belirten Sarıbal, bunun ithalatı destekleyen tarım politikalarının sonucu olduğunu söyledi. 2025 yılının Türkiye tarımı açısından çok yönlü bir yıkım yılına dönüştüğünü ifade eden Sarıbal, kuraklık ve zirai don olaylarının zaten kırılgan hale getirilen bitkisel üretimi ağır biçimde sarstığını belirtti. Tarımsal hasılanın son 25 yılın en sert daralmalarından birini yaşayarak yüzde 8,8 küçüldüğünü kaydeden Sarıbal, birçok üründe rekolte kayıplarının yüzde 60’lara ulaştığını vurguladı. ÇİFTÇİNİN YAŞADIĞI ENFLASYON ÇOK DAHA YÜKSEK TÜİK’in 2026 Mart verilerine göre genel enflasyonun yüzde 30,87, gıda enflasyonunun ise yüzde 32,36 olarak açıklandığını hatırlatan Sarıbal, çiftçinin yaşadığı gerçek enflasyonun çok daha yüksek olduğunu söyledi. Son bir yılda gübre fiyatlarının yüzde 57 ile yüzde 104 arasında arttığını, mazot fiyatlarındaki yükselişin ise yüzde 57,6’ya ulaştığını belirten Sarıbal, elektrik, sulama, yem ve zirai ilaç maliyetlerindeki artışlarla birlikte üretimin sürdürülemez hale geldiğini ifade etti. “Temel tarımsal girdilerin enflasyonun iki katına varan oranlarda zamlanması, çiftçinin her üretim döneminde daha da yoksullaştığını açıkça göstermektedir” diyen Sarıbal, üreticinin üretimden çekilmesiyle birlikte Türkiye’nin gıda güvencesinin de ciddi biçimde zayıfladığını kaydetti. KAMUCU POLİTİKALAR HAYATA GEÇİRİLMEDEN KRİZİNDEN ÇIKAMAYIZ Tarımda üretimin ve çiftçinin milli gelirden aldığı payın artırılması gerektiğini belirten Sarıbal, tarımsal desteklerin Tarım Kanunu’nda öngörüldüğü gibi milli gelirin en az yüzde 1’i düzeyine çıkarılması çağrısında bulundu. Çiftçi BAĞ-KUR primlerinin düşürülmesi, emeklilik için gerekli prim gün sayısının 7 bin 200’e indirilmesi ve SGK prim ödeme gün sayısının 15 güne düşürülmesi gerektiğini ifade eden Sarıbal, başta don ve kuraklık olmak üzere tüm doğal afetlerde üreticinin gerçek zararının eksiksiz karşılanması gerektiğini söyledi. Sarıbal, “Üreticiyi koruyan kamucu politikalar hayata geçirilmeden Türkiye’nin tarım ve gıda krizinden çıkması mümkün değildir” dedi.

İBB’den Çiftçilere Yazlık Fide Desteği Haber

İBB’den Çiftçilere Yazlık Fide Desteği

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), tarihinde ilk kez 2020 yılında Ekrem İmamoğlu öncülüğünde başlatılan tarımsal destek programıyla üreticilerin yanında olmaya devam ediyor. Bu kapsamda Çatalca’da çiftçilere yönelik yazlık fide desteği programı düzenlendi. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, “2026 yılında 3 bin 34 çiftçiye 6 milyon 435 bin 458 adet yazlık sebze fidesi desteği verilecek. Bugüne kadar 10 bin 697 çiftçiye toplam 31 milyon 415 bin 331 adet yazlık sebze fidesi desteği sağlandı.” diye konuştu. İBB’nin yazlık sebze üretimi yapan çiftçilerin yükünün hafifletilmesi amacıyla başlattığı; domates, biberi, patlıcan, salatalık, kabak ve karpuzdan oluşan fide desteği bu yıl da devam ediyor. Bu kapsamda İBB’nin Çatalca Subaşı Köyü Mahallesi’nde gerçekleşen fide dağıtım programa; İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, Çatalca Ziraat Odası Başkanı Seyit Çetin, meclis üyeleri, muhtarlar, İBB bürokratları, siyasi parti temsilcileri, kooperatif ve sivil toplum kuruluşu yöneticileri ile çiftçiler katıldı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, program öncesinde Dünya Çiftçiler Günü’ne özel Çatalca’da tarım araçlarıyla yapılan kortej geçişine de katıldı. Nuri Aslan, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milli ekonominin temeli tarımdır” sözünün yazdığı pankartı taşıyan tarım aracına bindi ve Çatalca halkını selamladı. ÇİFTÇİLER: İBB’NİN DESTEĞİYLE ÜRETMEYE DEVAM EDİYORUZ Çatalca Belediyesi Çocuk Korusu performansı ve Çatalca Belediyesi Halk oyunları gösterisiyle başlayan fide dağıtım töreninde ilk sözü çiftçiler aldı. Üretici Sevil Yılmaz, “İBB’nin hayata geçirdiği tarımsal destek projeleri sayesinde bugün Çatalca’da daha umutlu bir üretim sezonu geçiriyoruz. Verilen fide, tohum, mazot, gübre ve yan destekleri üretim maliyetlerimizi hafifletti. Bu sayede bizler de üretmeye devam ediyoruz.” dedi. Söz alan bir diğer çiftçi Onur Demir, “Biz çiftçiler için üretim emek ve sabır işidir. İBB’nin yaptığı tarımsal destekler sayesinde üretmeye devam ediyor, toprağımızı boş bırakmıyoruz ve ülke ekonomisine katkıda bulunuyoruz.” diye konuştu. Daha sonra kürsüye gelen Çatalca Ziraat Odası Başkanı Seyit Çetin, “İBB’nin fide destekleri üreticimizin yükünü hafifleten, üretime moral veren önemli bir katkıdır. Başta İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu olmak üzere başkanvekilimiz Nuri Aslan’a ve emeği geçen Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığına teşekkür ediyorum.” dedi. ERHAN GÜZEL: DESTEKLER ÜRETİCİYE CAN SUYU OLDU Dünya Çiftçiler Günü’nü kutlayan Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, “Tarım yalnızca kırsalın değil, şehirlerin de geleceğidir. Tarım; gıda güvenliğidir, bağımsızlıktır, stratejik güçtür. Çatalca İstanbul’un en bereketli tarım topraklarıdır. İstanbul’un üretim merkezidir. Gıda güvenliğinin sigortasıdır.” dedi. Güzel, “İstanbul’da çiftçinin sesini yeniden duyan, üreticinin elinden tutan, ‘Bu kentin bereketi topraktadır’ diyerek tarımı yeniden ayağa kaldıran bir anlayış başladı. Ekrem Başkan’ımız göreve gelir gelmez İstanbul’un kırsalını yeniden ayağa kaldıracak tarımsal destekleri hayata geçirdi. Verilen destekler yıllardır yalnız bırakılan üreticimize adeta can suyu oldu.” ifadelerini kullandı. NURİ ASLAN: TÜM DESTEKLERİMİZİ HİBE OLARAK VERİYORUZ İBB’nin çiftçilere yönelik yaptığı çalışmalara değinen İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, “Ayçiçeği, mısır, buğday, arpa, yulaf tohumu, yazlık ve kışlık sebze fidesi gibi üretimin temel girdilerini ücretsiz olarak dağıttık. Mazot desteğini doğrudan çiftçimizin traktör deposuna ulaştırarak Türkiye’de bir ilke imza attık. Gübre, malç naylonu, damla sulama hortumu desteği ile üreticimizin maliyetlerini düşürdük. Hayvancılık ve arıcılık yapan üreticilerimize yem desteği verdik. Kentin dört bir yanında yerel üretimin ve gıda egemenliğinin güçlenmesi için projeler gerçekleştirdik. Tüm desteklerimizi hibe olarak veriyoruz.” dedi. “ÇALIŞMALARIMIZ HER YIL DAHA DA GÜÇLENEREK SÜRÜYOR” Başkanvekili Aslan, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal desteklerimiz hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda, ilk kez 2020 yılında yazlık sebze fidesi desteğiyle başlattığımız çalışmalarımızı her yıl daha da güçlendirerek sürüyor ve sürmeye devam edecek. 2026 yılı itibarıyla silajlık mısır tohumu, yağlık ayçiçeği tohumu, kuru fasulye ve nohut tohumu desteklerimizi tamamladık. Ayrıca mazot desteğimizin de 18 Mayıs tarihinde tamamlanacağını belirtmek isterim. Yazlık sebze üretimi yapan çiftçilerimizin yükünü; domates, biber, patlıcan, hıyar, kabak ve karpuz fidelerinden oluşan desteklerimizle hafifletmeye devam ediyoruz.” diye konuştu. Çiftçilere verilen desteklerin ayrıntılarına değinen Nuri Aslan, “Bugüne kadar toplam 10 bin 697 çiftçimize, 31 milyon 415 bin 331 adet yazlık sebze fidesi desteği sağladık. 2026 yılında ise 3 bin 34 çiftçimize 6 milyon 435 bin 458 adet fide desteği vererek üreticilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz. Desteklerimize başladığımız 2020 yılı ile 2025 yılı arasında 66 bin 654 üreticiye toplam 666 milyon milyonu aşan desteği sağladık. Bu yıl da toplamda 11 bin 500’ün üzerinde üreticimize 220 milyon TL’ye yakın destek vereceğiz.” İfadelerini kullandı. Çatalcalı üreticilerin İBB Başkanvekili Nuri Aslan’a kendi ürettikleri ürünlerden oluşan sepeti takdim etmesinin ardından kayıt yaptıran üreticilere üzerinde “para ile satılamaz” yazan fidelerin dağıtımı yapıldı. Tören, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.