Hava Durumu

#Çiğ Süt

Kırsal Haber - Çiğ Süt haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiğ Süt haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çiğ Süt Üreticisi Alarm Veriyor: "Maliyet 30 TL, Satış 22 TL!" Haber

Çiğ Süt Üreticisi Alarm Veriyor: "Maliyet 30 TL, Satış 22 TL!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'deki çiğ süt sektöründe yaşanan derin krizi TBMM gündemine taşıdı. Gürer, artan yem maliyetleri ve açıklanmayan süt fiyatları nedeniyle küçük üreticilerin üretimden çekildiğini belirterek, "Süt tozu ithal edeceğinize besiciye yemi sübvanse edin" çağrısında bulundu. ​TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, düzenlediği basın toplantısında süt üretimindeki düşüşü, ithalat verilerini ve üreticinin içinde bulunduğu mali çıkmazı rakamlarla ortaya koydu. ​Çiğ Süt Tavsiye Fiyatı Neden Açıklanmadı? ​Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) Ocak 2026’da çiğ süt tavsiye fiyatını 22,22 TL olarak belirlediğini ve Nisan ayında güncelleme sözü verdiğini hatırlatan Gürer, Nisan ayının ortasına gelinmesine rağmen sessizliğin sürdüğünü ifade etti. Gürer, "Üretici Nisan ayını bekliyordu ancak hâlâ bir açıklama yok. Belirsizlik üretimi bitiriyor," dedi. ​Üretim Maliyetleri 30 TL’ye Dayandı ​Yem fiyatlarındaki fahiş artışlara dikkat çeken Gürer, bir litre çiğ sütün üretim maliyetinin küçük aile işletmeleri için 28-30 TL bandına ulaştığını vurguladı. ​Yem Fiyatları: Ocak ayında 900 TL olan 50 kiloluk süt yemi, Nisan ayı itibarıyla 1100 TL’yi geçti. ​Günlük Gider: Bir ineğin günlük yem maliyeti Şubat ayında 317 TL iken, bugün 440 TL’ye fırladı. ​Süt Üretimi Düşerken İthalat Artıyor ​TÜİK verilerini paylaşan Gürer, ticari işletmelerde toplanan inek sütü miktarının 2025 yılı Şubat ayında bir önceki yıla göre %11 azalarak 887 bin tona gerilediğini belirtti. Üretimdeki bu düşüşe rağmen mamul üretimindeki artışın ve süt tozu ithalatının çelişki yarattığını ifade etti: ​"2026 yılının sadece ilk iki ayında 228 ton süt tozu ithal edilerek yurt dışına 611 bin dolar ödendi. Kendi üreticimizi desteklemek yerine dövizi dışarıya gönderiyoruz." ​"Bir İnek Kesilince Beş Buzağı Kaybediliyor" ​Maliyetleri karşılayamayan üreticilerin anaç ineklerini kesime göndermek zorunda kaldığını belirten Ömer Fethi Gürer, bu durumun hayvancılığın geleceğini tehlikeye attığını söyledi. Gürer, "Bir ineği satıp diğerine yem alıyorlar. Kırsalda ahırlar boşalıyor. Bir ineğin kesilmesi, gelecekte doğacak beş buzağının yok olması demektir," uyarısında bulundu. ​Çözüm Önerisi: 1 Litre Süt = 1,5 Kilo Yem ​Üreticilerin çiğ süt fiyatının artmasından ziyade maliyetlerin düşürülmesini talep ettiğini ifade eden Gürer, kalıcı çözüm için şu formülü sundu: "Dünya standartlarında üreticinin sürdürülebilirliği için 1 litre süt sattığında 1,5 kilo yem alabilmesi gerekir. Mevcut tabloda bu imkansız hale gelmiştir."

TÜSEDAD, Tarım Bakanı Yumaklı ile Görüştü Haber

TÜSEDAD, Tarım Bakanı Yumaklı ile Görüştü

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Yönetim Kurulu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve bakanlık bürokratlarıyla Ankara’da bir araya gelerek üreticinin sorunlarını masaya yatırdı. Toplantıda çiğ süt tavsiye fiyatlarından besilik hayvan ithalatına kadar hayvancılık sektörünü yakından ilgilendiren önemli kararlar paylaşıldı. ​İşte zirveden öne çıkan başlıklar ve üreticilerin bilmesi gereken detaylar: ​Çiğ Süt Fiyatları Nisan Ayında Yeniden Belirleniyor ​Üreticilerin en çok merak ettiği konuların başında gelen çiğ süt tavsiye fiyatı hakkında Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) mevcut işleyişine dair bilgilendirme yapıldı. Üç Aylık Periyot: USK, çiğ süt fiyatlarını üç ayda bir değerlendirmeye ve açıklamaya devam edecek. Nisan Müjdesi: Son olarak Ocak ayında belirlenen fiyatların ardından, Nisan ayı içerisinde yeni bir fiyat artışı beklentisiyle güncelleme yapılacağı ifade edildi. ​Kalite Odaklı Fiyatlandırma: Bakanlık, açıklanan fiyatın "tavsiye" niteliğinde olduğunu hatırlatarak; sütün kalitesi, hijyen standartları ve tonajına göre piyasada fiyat farklılıklarının oluşabileceğini vurguladı. ​Hayvancılık Desteklemelerinde Yeni Strateji: Kalite ve Hijyen ​Bakanlık yetkilileri, hayvancılık desteklemelerinin temel amacının üreticiyi ayakta tutmak olduğunu belirtti. Ancak yeni dönemde desteklerin kaliteyi yükseltme odaklı planlandığı, hijyen standartlarını artıran işletmelerin uzun vadede gelirlerini daha fazla güvence altına alacağı kaydedildi. ​Besilik Hayvan İthalatı ve Dağıtım Takvimi ​Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından yürütülen besilik hayvan ithalatı sürecine dair güncel veriler paylaşıldı: 2025 Taahhütleri: Planlanan dağıtım süreci hız kesmeden devam ediyor. Gemi Planlaması: Hali hazırda 4 geminin sevkiyat planlaması yapılmış durumda. Teslimat Tarihi: İthal edilen hayvanların dağıtımının bu ay sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor. ​Su Kısıtı Olan Bölgelerde Silajlık Mısır Ekimi ​Su kısıtı uygulanan bölgelerdeki üreticileri ilgilendiren silajlık mısır ekimi kurallarında bu yıl bir değişiklik yapılmayacağı, mevcut uygulamaların aynen süreceği bildirildi. TÜSEDAD, sistemin tam olarak oturmasının ardından süt ve besi hayvancılığının yoğun olduğu bölgelere özel istisnalar getirilmesi için girişimlerini sürdüreceğini beyan etti. ​TÜSEDAD Yönetim Kurulu, üyelerden gelen tüm taleplerin ve çözüm önerilerinin Bakan İbrahim Yumaklı’ya yazılı bir rapor halinde sunulduğunu belirterek, üreticinin sesi olmaya devam edeceklerini vurguladı.

Görünmez Tehlike: Zoonotik Tüberküloz Haber

Görünmez Tehlike: Zoonotik Tüberküloz

Kars Veteriner Hekimleri Odası tarafından Dünya Tüberküloz Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yapıldı. Kars VHO Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Ödül yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "1882 yılında Robert Koch’un Mycobacterium tuberculosis bakterisini keşfettiği gün olan 24 Mart, Dünya Sağlık Örgütü tarafından toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla “Dünya Tüberküloz Günü” olarak kabul edilmiştir. Kars Veteriner Hekimleri Odası olarak, insan ve hayvan sağlığının birbirinden ayrılamaz bir bütün olduğu gerçeğinden hareketle, bu anlamlı günde hayvansal kökenli tüberküloz riskine dikkat çekmek istiyoruz. Görünmez Tehlike: Zoonotik Tüberküloz Halk arasında "ince hastalık-verem" olarak bilinen tüberkülozun hayvancılıkla uğraşan bölgelerde görülen formu olan Zoonotik Tüberküloz (Bovine Tuberculosis), kronik ve bulaşıcı karakteriyle hem hayvancılık ekonomisini hem de doğrudan insan sağlığını tehdit etmektedir. Bakımsız ve kalabalık barınaklar, hijyen eksikliği ve kontrolsüz hayvan hareketleri bu hastalığın yayılmasındaki en temel etkenlerdir. Sofradaki Risk: Süt ve Et Ürünlerine Dikkat! Gelişmekte olan coğrafyalarda tüberkülozun insana geçişindeki en büyük risk faktörü; enfekte hayvanlardan elde edilen ve yeterli ısıl işlem görmemiş süt ve süt ürünlerinin tüketilmesidir. Doğru yöntemlerle pişirilmeyen etler de bu bulaş zincirinin bir halkasını oluşturmaktadır. Gıda değeri taşıyan hayvanlardan insanlara, ardından da insandan insana bulaşabilen bu hastalıkla mücadelede Veteriner Hekim kontrolü hayati önem taşır. Vatandaşlarımıza ve Yetiştiricilerimize Çağrı Kars Veteriner Hekimleri Odası olarak halk sağlığını korumak adına vatandaşlarımızı şu konularda uyarmayı bir görev addediyoruz: Bilinçli Yetiştiricilik: Yetiştiricilerimiz, işletmelerinde düzenli tüberküloz taramaları yaptırarak hastalıkla mücadelede aktif rol almalıdır. Tüberküloz sinsi seyreden ve dışarıdan belirti göstermeyen bir hastalık olduğu için, erken teşhis sayesinde enfekte hayvanlar sürüye hastalık yaymadan tespit edilip ayıklanabilir. Sürünüzün geleceği ve halk sağlığı için veteriner hekim kontrolünde yapılan periyodik testleri ihmal etmeyiniz. Kontrollü Kesim ve Mezbaha Denetimi: Enfeksiyonla Mücadelede Son Kale Sığır tüberkülozu, hayvanlarda çoğu zaman dışarıdan fark edilemeyen sinsi bir seyir izler. Bu sinsi tehlikenin teşhis edilmesindeki en kritik aşama, modern mezbahalarda veteriner hekimler tarafından gerçekleştirilen kesim öncesi ve özellikle kesim sonrası (post-mortem) muayenelerdir. Mevzuat gereği, tüberküloz şüphesi taşıyan veya tüberkülozlu olduğu tespit edilen karkaslar derhal imha edilerek gıda zincirinden çıkarılır. Bu nedenle, kesimhaneler dışında ve veteriner hekim muayenesi olmaksızın yapılan her kesim, tüberkülozun doğrudan sofranıza gelmesi demektir. Kendi sağlığınız ve sevdikleriniz için veteriner hekim onayı olmayan, mühürsüz etleri kesinlikle satın almayınız ve tüketmeyiniz. Isıl İşlem: Sofranızdaki Güvenlik Duvarı Tüberküloz etkeni olan bakteriler, yüksek ısıya karşı duyarlıdır. Bu nedenle; Süt ve Süt Ürünleri: Kaynağı belirsiz, denetimsiz ve çiğ süt tüketiminden kesinlikle kaçınılmalıdır. Süt, ev koşullarında mutlaka uygun süre ve derecede kaynatılmalı; güvenilir markaların pastörize veya UHT işleminden geçmiş süt ve süt ürünleri tercih edilmelidir. Isıl işlem görmemiş sütten yapılan taze peynir ve benzeri ürünlerin ciddi bir enfeksiyon kaynağı olduğu unutulmamalıdır. Kırmızı Et Tüketimi: Kırmızı etler "çiğ" veya "az pişmiş" (kanlı) şekilde tüketilmemelidir. Etin iç sıcaklığının bakterileri öldürecek seviyeye ulaşması sağlanmalı, özellikle kıyma gibi yüzey alanı genişletilmiş ürünlerde tam pişirme uygulanmalıdır. Mutfak Hijyeni: Çiğ et ve süt ile temas eden mutfak gereçlerinin (kesme tahtası, bıçak vb.) diğer gıdalarla temas etmeden önce iyice dezenfekte edilmesi, çapraz bulaşma riskini önlemek adına hayati önem taşır. Toplumsal Bilinç ve Sürekli Mücadele: Ortak Gelecek İçin Eğitim ve Tarama Tüberkülozla mücadelenin başarısı, hastalığın henüz ülkemizden tamamen eradike edilmediği gerçeğiyle yüzleşmek ve toplumsal farkındalığı diri tutmaktan geçmektedir. Başta Kars Veteriner Hekimleri Odası olmak üzere tüm ilgili kurum ve kuruluşların eşgüdüm içerisinde; yetiştiricilere, gıda sektörü paydaşlarına ve tüm halkımıza yönelik eğitim, tarama ve bilinçlendirme çalışmalarını aralıksız sürdürmesi bir zorunluluktur. Unutulmamalıdır ki; tüberkülozla mücadelede en güçlü silahımız, bilgiyle donatılmış ve saha taramalarıyla desteklenmiş bir toplumsal iş birliğidir. Sonuç: Güvenilir Gıda, Sağlıklı Gelecek Hayvansal protein, özellikle çocuk gelişimi ve toplum sağlığı için vazgeçilmezdir. Ancak bu gıdaların "ulaşılabilir" olması kadar "güvenilir" olması da şarttır. Veteriner hekim denetiminden geçmemiş her hayvansal ürün, sofralarımız için potansiyel bir risk taşır. Tüberkülozla mücadele; sadece bir tıp veya veterinerlik konusu değil, topyekûn bir halk sağlığı mücadelesidir. Hayvan sağlığını korumadan insan sağlığını koruyamayacağımız bilinciyle, tüm kamuoyunu duyarlı olmaya davet ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

TÜSEDAD Şubat Ayı Çiğ Süt Üretim Maliyetini Açıkladı Haber

TÜSEDAD Şubat Ayı Çiğ Süt Üretim Maliyetini Açıkladı

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), 2026 yılı Şubat ayı çiğ süt üretim maliyetlerini açıkladı. Verilere göre 1 litre sıcak çiğ sütün maliyeti 27,64 TL’ye yükseldi. ​Süt üreticilerinin maliyet yükü artmaya devam ediyor. TÜSEDAD tarafından yapılan son açıklamada, Şubat ayı itibarıyla çiğ süt üretim maliyetlerinde bir önceki aya göre %8,9 oranında bir artış yaşandığı belirtildi. ​Yem Fiyatlarındaki Artış Maliyeti Tetikledi ​TÜSEDAD Maliyet Komisyonu'nun verilerine göre, maliyet artışının temel nedeni yem fiyatlarına gelen zamlar oldu. Açıklamada şu detaylara yer verildi: ​Rasyon Maliyeti: Hayvan başına rasyon maliyeti bir önceki aya göre %10,49 arttı. ​Kaba ve Kesif Yem: Şubat ayında kaba yem fiyatlarında ortalama %6,40, kesif yem fiyatlarında ise %3,50 artış gözlemlendi. ​"Asgari Ücret Etkisini Geride Bıraktı" ​Dernek yönetimi, yem fiyatlarındaki bu yükselişin, Ocak ayında asgari ücret artışıyla birlikte gelen personel maliyeti yükünü dahi geride bıraktığına dikkat çekti. Maliyet hesaplamaları; 100 baş sağmal kapasiteli, günlük ortalama 30 litre verim alan bir işletme baz alınarak, güncel yem ve diğer tüm gider-gelir dengeleri gözetilerek yapıldı. ​Desteklemeler 2025 Verilerine Göre Hesaplandı ​2026 yılına ait çiğ süt prim ve buzağı destekleri henüz netleşmediği için hesaplamalarda, 2025 yılına ait ödenmiş ortalama destek miktarları gelir olarak dikkate alındı. ​Özetle Şubat 2026 Maliyet Tablosu: ​1 Litre Sıcak Çiğ Süt Maliyeti: 27,64 TL/L Aylık Artış Oranı: %8,9 Ana Gerekçe: Yem fiyatları ve rasyon maliyetlerindeki yükseliş.

TÜSEDAD Uyardı: "Manipülatif Söylemlere İtibar Etmeyin" Haber

TÜSEDAD Uyardı: "Manipülatif Söylemlere İtibar Etmeyin"

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), çiğ süt ve süt piyasasında yaşanan gelişmelere ilişkin sert bir açıklama yayınladı. Dernek, sektörde istikrarı bozmaya yönelik "asılsız ve manipülatif" iddialara karşı üreticileri ve sanayicileri uyardı. ​​Açıklamada, uzun süredir çiğ süt fiyatlarının üretim maliyetlerinin altında kalmasının işletmeleri zarara uğrattığı ve damızlık hayvan varlığının azalmasına yol açtığı vurgulandı. Bu durumun Türkiye’nin hayvansal üretim sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit ettiği belirtildi. ​Süt Tozu ve Tereyağı Düzenlemeleri ​TÜSEDAD, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından yürütülen stratejik müdahalelerin önemine dikkat çekti: ​Süt Tozu Regülasyonu: Üretilen süt tozlarının tamamının ihraç kaydıyla değerlendirildiği, iç piyasaya arz edilmesinin söz konusu olmadığı net bir dille ifade edildi. ​Tereyağı İthalatı: İç piyasadaki üreticiyi ve çiğ süt fiyatlarını korumak adına tereyağı ithalatının kapalı tutulduğu, bu kararın piyasa istikrarı için bir "kamu tasarrufu" olduğu belirtildi.​ ​Son günlerde süt tozlarının iç piyasaya sürüleceği ve tereyağı ithalatı için baskı kurulduğu yönündeki iddiaları yalanlayan TÜSEDAD Yönetim Kurulu, şu ifadeleri kullandı; ​"Bu söylemler sektörümüzde gereksiz bir tedirginlik yaratmakta ve piyasa istikrarını zedeleme riski taşımaktadır. Mevcut piyasa koşullarında üreticiyi zayıflatacak herhangi bir uygulamanın hayata geçirilmesi kabul edilemez." ​Şap ve "üç gün hastalığı" nedeniyle süt arzında yaşanan düşüşün, fiyatların sürdürülebilir seviyelere ulaşacağı beklentisini artırdığı belirtilirken; kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin hayati önem taşıdığı kaydedildi. TÜSEDAD açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Uzun süredir çiğ süt fiyatlarının üretim maliyetlerinin altında seyretmesi, üreticilerimizi ciddi ekonomik kayıplarla karşı karşıya bırakmış; birçok işletmenin zarar etmesine, üretimden çekilmesine ve damızlık hayvan varlığımızın azalmasına neden olmuştur. Bu durum, yalnızca sektör paydaşlarını değil, ülkemizin hayvansal üretim sürdürülebilirliğini doğrudan etkilemektedir. ​Bu olumsuz sürecin daha da derinleşmemesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından Et ve Süt Kurumu aracılığıyla yürütülen süt tozu regülasyonu uygulaması, üreticinin maliyet baskısı altında ezilmesini önlemeye yönelik stratejik bir müdahaledir. Regülasyon kapsamında üretilen süt tozlarının tamamı ihraç kaydıyla değerlendirilmekte olup iç piyasaya arz edilmesi söz konusu değildir. ​Öte yandan, tereyağı ithalatına ilişkin yetki Et ve Süt Kurumu'nda olup, piyasa regülasyon görevi gereği konuya ilişkin kararı veren yetkili mercidir. Verilen karar Tarım ve Orman Bakanlığı ilgili genel müdürlük ile istişare edilerek kesinleşmektedir. Bu düzenleme, piyasa istikrarının korunması ve üreticinin mağdur edilmemesi amacıyla tesis edilmiş bir kamu tasarrufudur. Uzun süredir tereyağı ithalatının kapalı tutulması ve ihracatın açık olması, iç piyasada üreticiyi ve çiğ süt fiyatlarını destekleyen önemli uygulamalardan biri olmuştur. ​Son dönemde yaşanan şap ve üç gün hastalığı nedeniyle süt arzında meydana gelen azalma, çiğ süt fiyatlarının sürdürülebilir seviyelere ulaşabileceğine dair beklenti oluşturmuş; üreticilerimizin üretime devam etme iradesini güçlendirmiştir. ​Ancak son günlerde; regülasyon kapsamında üretilen süt tozlarının iç piyasada satılacağı ve tereyağı ithalatı konusunda Et ve Süt Kurumu üzerinde baskı oluşturulmaya çalışıldığı yönünde iddialar gündeme getirilmektedir. Bu söylemler, sektörümüzde gereksiz bir tedirginlik yaratmakta ve piyasa istikrarını zedeleme riski taşımaktadır. ​Söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığı açıktır. Mevcut piyasa koşulları dikkate alındığında, üreticiyi zayıflatacak herhangi bir uygulamanın hayata geçirilmesi kabul edilemez. ​Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Üreticilerimizin ve sanayicilerimizin, sektörel dengeyi bozmayı amaçlayan asılsız ve manipülatif söylemlere itibar etmemeleri gerektiğini önemle vurgularız."

TÜSEDAD Ocak Ayı Çiğ Süt Üretim Maliyetini Açıkladı Haber

TÜSEDAD Ocak Ayı Çiğ Süt Üretim Maliyetini Açıkladı

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), 2026 yılı Ocak ayı çiğ süt üretim maliyet verilerini açıkladı. Yeni yılın ilk ayında bir litre sıcak çiğ sütün maliyeti 25,37 TL’ye yükseldi. ​Sektörün nabzını tutan TÜSEDAD, güncel yem fiyatları, asgari ücret zammı ve diğer girdi kalemlerini hesaplayarak hazırladığı Ocak 2026 maliyet raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre, süt üretim maliyetleri bir önceki aya göre %6 oranında artış gösterdi. ​Maliyet Artışının Arkasındaki Temel Nedenler ​TÜSEDAD Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, maliyetlerdeki bu yükselişin ana nedenleri şu başlıklarla özetlendi: ​Asgari Ücret Etkisi: Brüt asgari ücrete gelen zamla birlikte, toplam maliyet içerisindeki personel gideri payı %10,5’ten %12,5’e yükseldi. ​Yem Fiyatları: Hayvan başına günlük yem maliyetinde %2,43’lük bir artış yaşandı.​ Kesim Fiyatları Yetersiz Kaldı: Et kesim fiyatlarındaki yükselişin, artan personel ve yem giderlerini dengelemeye yetmediği vurgulandı.​Hesaplama Nasıl Yapıldı? ​Derneğin maliyet komisyonu, verileri gerçekçi bir işletme modeli üzerinden kurguladı. Hesaplamada; 100 baş sağmal kapasitesine sahip, günlük ortalama 30 litre süt verimi alan bir işletme baz alındı. Ayrıca çiğ süt prim desteği ve buzağı desteği gibi kalemler de "gelir" olarak hesaba dahil edildi. ​TÜSEDAD Yönetim Kurulu'ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Güncel veriler ve sektörün ortak aklıyla yenilediğimiz maliyet modeline göre; Ocak ayı 1 litre sıcak çiğ süt üretim maliyeti 25,37 TL/l olarak hesaplanmıştır. Kesim fiyatlarındaki artış, ne yazık ki giderlerdeki bu yükselişi kompanse edecek seviyede gerçekleşmemiştir." .​Sektör temsilcileri, üretim sürdürülebilirliği için maliyet artışlarının yakından takip edilmesi ve üretici fiyatlarının bu verilere göre güncellenmesi gerektiğini belirtiyor.

Yem Fiyatlarına Bir Ayda Gelen İki Zam Meclis Gündemine Taşındı Haber

Yem Fiyatlarına Bir Ayda Gelen İki Zam Meclis Gündemine Taşındı

Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, yem fiyatlarına son bir ayda iki kez yapılan zamlarla ilgili olarak Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın cevaplaması istemiyle soru önergesi verdi. Milletvekili Bekin verdiği soru önergesi ile ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi; "Hayvancılıkta girdi maliyetinde en önemli kalemi oluşturan yem fiyatlarına son bir ayda iki defa zam yapılmıştır. Yem fiyatlarına son 1 ayda 2 defa zam ya-pılması, hayvancılık ile uğraşan üreticilerimizin üretimlerini sürdürülemez hale getirmesine sebep olmuştur. Yılbaşı'nda yapılan ilk zamla "Süt 21" yeminin fiyatı 779 liraya, ikinci zamla birlikte ise 804 liraya yükselmiştir. Yapılan zam ile buzağı başlangıç yemi 768 lira olurken, kuzu büyütme yemi 799 liraya çıkmıştır. Hayvancılık ile uğraşan üretici, bu şartlarda işletmesini döndürmenin ve sürdürülebilir bir üretim yapmasının imkansız hale geldiğini ifade ederken birçok kişinin sektörden çekilme noktasına geldiğine de önemle dikkat çekilmektedir. Daha birkaç hafta önce süt üreticileri yem başta olmak üzere girdi maliyetlerinin çok yüksek olduğunu süt üretim masrafları ile bir litre çiğ süt fiyatının birbirini karşılamadığını her ortamda dile getirmiştir. Daha sonra üreticilerimizin serzenişleri karşısında ulusal süt konseyi fiyat güncellemesine gitmiş ve çiğ süt fiyatını yetersiz de olsa bir miktar artırmıştır. Ancak bugün gelinen noktada yeme yapılan bu zamlar hayvancılık ile uğraşan üreticimizin yarasını sarmaya yetmemiştir. Diğer bir değişle süt - yem paritesi, daha üretici zamlı süt parasını tahsil edemeden bozulmuştur. Bugün süt üreticileri ve besiciler için maliyet baskısının daha da arttığı çok açık ortadadır. Gelinen noktada bakanlık gerekli koruyucu ve destekleyici önlemler almaz ise ya üreten üreticimiz üretimden artık vazgeçecek ya da tüketiciler et ve et ürünleri ile süt ve süt ürünlerini daha yüksek fiyattan satın almak zorunda kalacaktır. Bu bağlamda; 1- Son bir aylık süreç içerisinde yem fiyatlarında yaşanan artışın nedenleri nelerdir? Bakanlığınız bu artışı önlemek veya sınırlamak adına herhangi bir politika uygulamakta mıdır? 2- Son beş yıl içerisinde ithal edilen hayvan yemi miktarı ve bunun toplam yem üretimi içindeki payı nedir? Bakanlığınızın yerli üretimi artırmaya yönelik çalış-maları var mıdır? Varsa bu çalışmalar ne aşamadadır? 3- Son üç yıl içerisinde (yıllık bazda) TMO, yem maliyetlerini düşürmek ama-cıyla piyasadan ne kadar arpa ve mısır gibi ürün toplamıştır. Bu toplandığı ürünlerin ne kadarını yetiştiricinin kullanımına sunmuştur? TMO'nun yetiştiricinin kullanımına sunduğu ürün miktarının artırılması için herhangi bir çalışma var mıdır? 4- Süt fiyatındaki artışın henüz üreticilerin gelirlerine yansımadan yem maliyetlerinin yükselmesi ile oluşan süt-yem paritesindeki dengesizliğin ortadan kaldırılması amacıyla çiğ süt fiyatında yeni bir düzenlemeye gidilmesine yönelik bir çalışmanız var mıdır? Varsa bu çalışmalar nelerdir? 5- Yem fiyatlarında yaşanan artışlar sonrası hayvancılık ile uğraşan üreticilerimiz karşılaştığı olumsuz etkileri azaltmak amacıyla, üreticilere yönelik doğrudan destek veya sübvansiyon sağlanması planlanmakta mıdır? 6- Küçük ve orta ölçekli hayvancılık işletmelerinin yem maliyetlerini düşürmek adına herhangi bir özel teşvik veya kredi desteği sağlanmasına yönelik bir çalışmanız var mıdır? Küçük ölçekli hayvancılık işletmelerinin kapanmasını önlemek ve sürdürülebilir bir üretim sağlayabilmesi için bakanlığınızın hangi çalışmaları yürütmektedir? 7- Hayvancılıkta üretim maliyetlerinin artması ve özellikle yem fiyatlarının yükselmesi karşısında kırmızı et üretimi ve et fiyatlarına etkisiyle ilgili herhangi bir etki analizi yapılmış mıdır?"

Bu Fiyat Sütü de Eti de Bitirir Haber

Bu Fiyat Sütü de Eti de Bitirir

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan çiğ süt tavsiye fiyatının hem süt üreticisini hem de et üreticisini yeni bir krizin içine sürükleyeceğini belirtti. Ün, açıklanan fiyatın maliyetlerle hiçbir şekilde örtüşmediğini vurguladı. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı fiyatla kendi verilerini dahi inkâr ettiğini ifade eden Ün, 22 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere açıklanan 22 lira 22 kuruşluk çiğ süt tavsiye fiyatının, bir önceki yılın aynı dönemine göre yalnızca yüzde 19’luk bir artış anlamına geldiğini söyledi. Buna karşın Konseyin kendi internet sitesinde yer alan verilere dikkat çeken Ün, şunları kaydetti: “Aralık ayı verilerine göre süt yemi bir yılda yüzde 29, yonca yüzde 36, mısır silajı yüzde 47, saman ise yüzde 100 artmış durumda. Yani üreticinin tüm girdileri çiğ süt fiyatının çok üzerinde artarken, açıklanan bu fiyat ‘üretici zarar etsin’ demektir. Ulusal Süt Konseyi’nde Tarım ve Orman Bakanlığı temsilcileri, sanayiciler, üretici temsilcileri ve bilim insanları var. Hiçbiri bu tabloyu görmüyor mu?” Konseyde alınan kararın sorumluluğuna da dikkat çeken Ün, “Sanayici kârını düşünür, bakanlık gıda enflasyonu artmasın diye fiyatı baskılar; bunu anlıyoruz. Peki bilim insanları bu maliyetleri görmüyor mu? Üreticiyi temsil edenler bu karara nasıl ‘evet’ dedi? Yarın üreticinin yüzüne nasıl bakacaklar?” ifadelerini kullandı. Açıklanan fiyatın yalnızca süt sektörünü değil, et üretimini de olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Ün, Türkiye’nin geçmişte bu süreci acı şekilde yaşadığını hatırlattı: “Bu filmi daha önce izledik. Süt para etmeyince yüz binlerce süt hayvanı kesime gitti. Önce et fiyatları düştü ardından kısa süre sonra et fiyatları yükseldi hem süt hem et üreticisi zarar etti. Ardından damızlık hayvan kalmadı ve Türkiye, hayvancılığa verdiği destekten çok daha fazlasını ithal hayvan ve et için harcadı. Bu yüzden diyoruz ki; süt hayvancılığı desteklenmeden et hayvancılığı ayakta kalamaz.” Süt üreticisi zarar ederken tüketiciye bir fayda sağlanmadığını da vurgulayan Ün, TÜİK verilerine işaret etti. Ün, “TÜİK’in son açıkladığı alt kalemlere göre süt fiyatları yüzde 24, peynir yüzde 31, tereyağı ise yüzde 36 artmış durumda. Şubat ayında tablo daha net görülecek. Eğer raf fiyatlarındaki artış, çiğ süt fiyat artışının üzerinde devam ederse bu, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sanayicinin yanında durduğunu gösterir. Bu da hem üreticiye hem tüketiciye bakanlık eliyle zarar verilmesi demektir” dedi. Türkiye’deki hayvancılık krizinin artık bir girdaba dönüştüğünü söyleyen Ün, iktidarın tarım politikalarını sert sözlerle eleştirdi: “Türkiye, AKP’nin başarısız tarım politikaları nedeniyle 2010 yılından bu yana hayvancılık krizinin içindedir. Bu krizden çıkış için öncelikle bu Tarım ve Orman Bakanı görevden alınmalıdır. İthalatı çözüm olarak gören bu anlayış, yakında süt ve süt ürünleri ithalatına da yönelir. Türkiye’nin artık üreticiyi merkeze alan yeni bir tarım politikasına ihtiyacı var. Aksi halde bu girdaptan çıkmamız mümkün değildir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.