Hava Durumu

#Dijital Dönüşüm

Kırsal Haber - Dijital Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜRİB ELÜS Piyasası 7 Yaşında! Haber

TÜRİB ELÜS Piyasası 7 Yaşında!

Türkiye Ürün İhtisas Borsası’nın (TÜRİB) faaliyete geçirdiği Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) Piyasası 7. yılını geride bıraktı. 7 yılda 63,4 milyon ton tarım ürününün el değiştirdiği borsada işlem hacmi 458 milyar TL’ye ulaştı. Türkiye Ürün İhtisas Borsası’nın (TÜRİB) 26 Temmuz 2019 tarihinde faaliyete geçirdiği Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) Piyasası, 7. hizmet yılını başarıyla tamamladı. Faaliyete geçtiği dönemde 4 milyon ton seviyesinde olan lisanslı depoculuk toplam saklama kapasitesi, 7 yılda 4 katına çıkarak 15,1 milyon tona ulaştı. Bugüne kadar TÜRİB’de toplam 458 milyar TL (18,83 milyar USD) değerinde, 63,4 milyon ton tarım ürünü güvenle el değiştirdi. Türkiye Hububat Rekoltesinin %41'i Lisanslı Depolarda Güvencede TÜRİB’de işlem gören ELÜS’e konu ürünler, Ticaret Bakanlığı denetimindeki lisanslı depolarda muhafaza ediliyor. Türkiye genelinde 380 farklı lokasyonda hizmet veren lisanslı depo sayısı 287’ye ulaşırken, mevcut kapasite Türkiye'nin son 5 yıllık ortalama hububat rekoltesinin yaklaşık %41’ini depolayabilecek güce ulaştı. Lisanslı depoculuk sisteminin denetim kapasitesini artırmak amacıyla TOBB ve TÜRİB ortaklığıyla kurulan Lisanslı Depoculuk Denetim A.Ş. ve TÜRİB Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen LİDBİS (Lisanslı Depoculuk Bilgi Sistemi) projesi ile fiziksel ve dijital kayıt uyumu anlık olarak izleniyor. TÜRİB'e Yapay Zekâ İle Uluslararası Ödül Piyasa izleme süreçlerinde yapay zekâyı devreye alan TÜRİB, "Veriden Güvene: Türkiye Ürün İhtisas Borsasında Yapay Zekâ ile Piyasa Güvenilirliği" projesiyle IDC DX Dijital Dönüşüm Zirvesi kapsamında "Yapay Zekâda İnovasyonun Sesleri" kategorisinde ödüle layık görüldü. 2026'da 3 Yeni Piyasa Geliyor: Vadeli İşlemler, Uluslararası Piyasa ve Teverruk TÜRİB, tarıma dayalı finansal ürünleri çeşitlendirerek uluslararası bir finansal merkez olma hedefi doğrultusunda üç yeni piyasa hazırlığını tamamlıyor: TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası: Fiyat risklerini yönetmek amacıyla devreye alınacak sistemde ilk etapta ekmeklik buğday ve mısır ELÜS’leri ile TÜRİB fiyat endeksleri kullanılacak. Takas ve risk yönetimi hizmetleri Takasbank tarafından verilecek. Uluslararası Ürün Piyasası: Antrepolarda bulunan tarım ürünlerinin TÜRİB üzerinden şeffaf, kayıtlı ve izlenebilir alım satımı sağlanacak. Türkiye'yi uluslararası tarım ticaretinin merkezi yapacak sistemin devreye alınması hedefleniyor. Teverruk Piyasası: Katılım finans ilkelerine uygun olarak kısa vadeli fon temini sağlamak amacıyla ELÜS üzerinden emtia alım satım işlemleri gerçekleştirilecek.

Hasat İzleme Sistemi İle Tarladaki Her Hareket Kayıt Altında Haber

Hasat İzleme Sistemi İle Tarladaki Her Hareket Kayıt Altında

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, makineli hasatta izlenebilirliği artırmak amacıyla "Hasat İzleme Sistemi" projesini hayata geçirdi. Sistem sayesinde biçerdöverlerin hızından ürün nemine, operatör bilgisinden bakımlara kadar her veri anlık takip edilecek. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürü Sayın Dr. Osman Yıldız'ın başkanlığında, makineli hasatta izlenebilirliğin sağlanması amacıyla Hasat İzleme Sistemi toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Türkiye genelindeki tüm hasat makinelerinin merkezi bir veri tabanında toplanmasını hedefleyen yazılım ve donanım altyapısı kapsamlı şekilde ele alındı. Tarladaki Her Hareket Mercek Altında Sistemin saha uygulamaları kapsamında geliştirilen özel donanımlar, pilot çalışma olarak 37 adet biçerdöver üzerine monte edildi ve 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla aktif olarak kullanılmaya başlandı. Hasat süresince biçerdöverlerden elde edilen; Konum ve harita bilgisi, Hasat hızı ve çalışma saati, Operatör kimlik bilgileri, Ürün nemi ve sıcaklık verileri anlık olarak merkeze aktarılarak değerlendirildi. Böylece tarımsal hasat faaliyetlerinin dijital ortamda canlı olarak izlenmesine yönelik stratejik bir adım atıldı. Sadece Konum Değil, Operatörden Bakıma Kadar Tam Kontrol Saha testlerinden elde edilen sonuçlar, sistemin yalnızca hasat sürecini değil; iş güvenliği ve makine parkı yönetimini de üst seviyeye çıkardığını gösterdi. Sistem sayesinde G sınıfı sürücü ve operatör belgesi kontrolleri dijital olarak yapılabiliyor. Ayrıca biçerdöverlerin tescil belgesi, plakası, markası, modeli, yaşı ve periyodik bakım geçmişi hem anlık hem de geçmişe dönük olarak tek ekrandan sorgulanabiliyor. Dijital İzlenebilirlik İle Verimli Hasat ve Etkin Denetim Hasat İzleme Sistemi'nin yaygınlaştırılmasıyla birlikte; hasat süreçlerindeki kayıp-kaçağın en aza indirilmesi, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve karar alma süreçlerinin veri odaklı yürütülmesi hedefleniyor. Proje, Türkiye'nin tarımsal üretimde dijital dönüşüm hedeflerine önemli bir katkı sunacak.

Erzurum’da Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Katma Değere Dönüşecek Haber

Erzurum’da Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Katma Değere Dönüşecek

Erzurum, sahip olduğu zengin biyoçeşitliliği ekonomiye kazandırmak adına dev bir adım atıyor. Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) desteğiyle, Erzurum Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Kooperatifi tarafından yürütülecek olan "Erzurum Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Biyoekonomi Pilot Tesisi Fizibilitesi" projesinin sözleşmesi imzalandı. ​Bu stratejik girişimle, bölgenin doğal zenginlikleri yüksek teknolojiyle işlenerek küresel pazarlara taşınacak. ​Erzurum'un Doğal Zenginliği Endüstri 4.0 ile Buluşuyor ​KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven ve kooperatif temsilcilerinin katılımıyla resmiyet kazanan proje, Erzurum'u tıbbi ve aromatik bitki üretiminde bir merkez haline getirmeyi hedefliyor. Fizibilite çalışması kapsamında kurulması planlanan yıllık 100 bin ton kapasiteli pilot tesis, bölge ekonomisi için kritik bir rol oynayacak. ​Projenin öne çıkan teknolojik ve stratejik hedefleri: ​İleri Teknoloji: Süperkritik CO₂ ekstraksiyon teknolojisi ile bitkilerden yüksek verimli ve katma değerli ürün eldesi. ​Dijital Dönüşüm: Endüstri 4.0 entegrasyonu, dijital izlenebilirlik sistemleri ve Ar-Ge odaklı üretim modelleri. ​Yeşil Büyüme: Yenilenebilir doğal kaynaklar ve sürdürülebilir biyokütle değer zinciri. ​15 Stratejik Bitki ile İhracat Hamlesi ​Proje sadece teknolojik altyapıyla sınırlı kalmayacak; aynı zamanda yerel üreticiyi merkeze alan güçlü bir tedarik zinciri oluşturulacak. Özellikle kuşburnu, ışkın, yabani kekik ve meyan kökü gibi Erzurum coğrafyasına özgü 15 stratejik bitki için detaylı üretici envanteri hazırlanacak. ​Fizibilite raporunda, bu bitkilerden elde edilen nihai ürünlerin Avrupa Birliği, Orta Doğu ve Uzak Doğu pazarlarına ihracatı için kapsamlı bir strateji belirlenecek. Kooperatif modeliyle hayata geçirilecek bu sistem, kırsal kalkınmayı desteklerken yerel üreticilerin gelir düzeyini artırmayı hedefliyor. ​Bölgesel Kalkınma ve Yeşil Dönüşüm İçin Yeni Bir Sayfa ​Erzurum’un biyoekonomi alanındaki rekabet gücünü artıracak olan bu çalışma, bölgeyi sürdürülebilir sanayi yatırımları için bir çekim merkezi yapacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte: ​Ekonomik Değer: Doğal kaynakların ham madde olarak değil, işlenmiş yüksek katma değerli ürün olarak satılması. ​Kırsal Kalkınma: Yerel üreticinin modern tarım ve biyoteknoloji ile entegre olması. ​Yatırım İklimi: Yeşil dönüşüm odaklı yeni girişimler için güçlü bir yol haritası oluşması. ​Erzurum, biyoekonomi potansiyeliyle Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine güçlü bir katkı sunmaya hazırlanıyor.

TAT Gıda’dan Tarımda Dijital Dönüşüm Haber

TAT Gıda’dan Tarımda Dijital Dönüşüm

Türkiye'nin tarımsal üretim gücünü teknolojiyle buluşturan Tat Gıda'nın geleneksel hale gelen Dijital Tarla Günü etkinliği, sektörün farklı paydaşlarını bir araya getirerek tarımın dönüşüm sürecine ışık tuttu. Tat Gıda, Bursa'nın Karacabey ilçesinde düzenlediği 9. Dijital Tarla Günü'nde dijital tarım uygulamalarının üretime sağladığı somut kazanımları ve sürdürülebilir tarım vizyonunu paylaştı. Şirket, yapay zekâ destekli sulama sistemleriyle su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlarken, dijital tarım uygulamalarını kullanan üreticilerde verimin yüzde 16 ila 28 arasında arttığını açıkladı. Tarımda dijital dönüşümün çevresel sürdürülebilirlik ve kaynak verimliliğine sağladığı katkıların da öne çıktığı etkinlikte, sektörün geleceğine yönelik önemli mesajlar verildi. Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Veysel Memiş’in ev sahipliğinde Camandıra Çiftliği’nde gerçekleştirilen 9. Dijital Tarla Günü etkinliğine Mustafakemalpaşa İlçe Tarım ve Orman Müdürü Nuri Oruç, Karacabey İlçe Tarım ve Orman Müdürü Davut Aytek, Mustafakemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Mehmet Aydemir ve Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem ile akademisyenler, çiftçiler, sektör paydaşları ve çözüm ortakları katıldı. BASF ve BASF Nunhems’in platin sponsor, Türkiye İş Bankası ve Sarten’in altın sponsor, United Genetics Turkey, Solares, Subutay Bulut Nakliyat, Baştürk Cam, Akca Lojistik, Özler Plastik ve Omnia Nişasta’nın gümüş sponsor olarak destek verdiği Tat Gıda 9. Dijital Tarla Günü’nün açılışında konuşan Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Veysel Memiş, veri odaklı üretim modelleri sayesinde çiftçilerin verimliliğini artırırken doğal kaynakların korunmasına da önemli katkılar sağladıklarını söyledi. “Sözleşmeli üretim modelimizi dijital teknolojilerle güçlendirerek tarımda dönüşüme öncülük ediyoruz" Tat Gıda'nın 2016 yılında başlattığı Dijital Tarım Programı'nın bugün Türkiye'de örnek gösterilen uygulamalardan biri haline geldiğini belirten Veysel Memiş, sözleşmeli üretim modelini dijital teknolojilerle güçlendirerek tarımsal üretimde dönüşüme öncülük ettiklerini söyledi. Dijital tarım uygulamalarının kapsamını her yıl genişlettiklerini kaydeden Memiş, bugün 400'ün üzerinde çiftçinin dijital tarım ekosistemine dahil olduğunu ve 20 bin dekardan fazla alanda dijital uygulamaların aktif olarak kullanıldığını ifade etti. Son iki yılda gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi veren Veysel Memiş, 15 bin dekardan fazla alanda uydu destekli bitki sağlığı takibi yapıldığını, 585 tarlanın dijital olarak izlendiğini ve 500'ün üzerinde toprak analiziyle üreticilere özel gübreleme programları oluşturulduğunu belirtti. Dijital takip sistemleri sayesinde yüzlerce problemli alanın erken dönemde tespit edilerek hızlı müdahale imkânı sağlandığını dile getirdi. Dijitalleşmenin sahadaki en önemli çıktısının verim artışı olduğunu vurgulayan Veysel Memiş, uydu teknolojileri, sensörler ve dijital karar destek sistemlerinden yararlanan üreticilerin verimlerinin geleneksel yöntemlerle üretim yapan çiftçilere kıyasla yüzde 16 ila yüzde 28 arasında daha yüksek gerçekleştiğini açıkladı. Bu sonuçların teknolojinin tarım sektöründe yalnızca bir yenilik değil, aynı zamanda verimlilik, rekabetçilik ve sürdürülebilirlik açısından stratejik bir araç olduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Veysel Memiş, dijital dönüşümün üreticilerin gelir seviyelerine de doğrudan katkı sunduğunu kaydetti. “Yapay zekâ destekli sulama sistemleri sayesinde su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlandı” Tat Gıda'nın dijital tarım çalışmalarını sadece verim artışıyla sınırlı değerlendirmediğini belirten Veysel Memiş, çevresel sürdürülebilirliği merkeze alan uygulamaların da önemli sonuçlar verdiğini söyledi. Toprak analizleriyle bilinçli gübreleme uygulamalarının yaygınlaştırıldığını ifade eden Veysel Memiş, yapay zekâ destekli sulama sistemleri sayesinde su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlandığını, veri temelli bitki koruma uygulamalarıyla ise pestisit kullanımının yüzde 44 oranında azaltıldığını açıkladı. Türkiye'de sözleşmeli sanayi domatesi üretiminin tamamında yüzde 100 damla sulama sistemi kullanan öncü üretici gruplarından biri olduklarını belirten Veysel Memiş, bu modelin hem su verimliliği hem de karbon ayak izinin azaltılması açısından güçlü bir sürdürülebilirlik örneği oluşturduğunu vurguladı. Tat Gıda'nın sürdürülebilir tarım hedeflerini uluslararası projelerle desteklediğini belirten Memiş, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile yürütülen Yeşil Tarım Projesi kapsamında sera gazı emisyonlarının azaltılması, su verimliliğinin artırılması ve çevresel etkilerin ölçülmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini söyledi. Şirketin aynı zamanda Avrupa Birliği Horizon Europe Programı tarafından desteklenen SolarHub Projesi'nin Türkiye'deki ana paydaşlarından biri olduğunu kaydeden Memiş, proje kapsamında tarım ve yenilenebilir enerji sistemlerinin entegrasyonuna yönelik yenilikçi uygulamaların sahada test edildiğini ve üreticilerle buluşturulduğunu ifade etti. “Temel amacımız teknolojiyi sahaya taşımak, üreticileri yenilikçi çözümlerle buluşturmak” Tarımsal üretim alanlarında yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Veysel Memiş, çiftçilerin bu dönüşümden en yüksek faydayı sağlaması amacıyla eğitimler, çalıştaylar ve uluslararası bilgi paylaşım faaliyetleri gerçekleştirdiklerini söyledi. Tarımın geleceğinin nitelikli insan kaynağıyla şekilleneceğine inandıklarını vurgulayan Memiş, Ege Üniversitesi ve Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen programlar kapsamında bugüne kadar 217 üniversite öğrencisine uygulamalı dijital tarım eğitimi verildiğini açıkladı. Ayrıca yüzlerce üreticinin dijital tarım teknolojileri ve yeni nesil üretim yöntemleri konusunda eğitim programlarına katıldığını belirten Veysel Memiş, teknolojik dönüşümün ancak bilgi paylaşımı ve üretici katılımıyla kalıcı hale gelebileceğini ifade etti. 9. Dijital Tarla Günü'nün temel amacının teknolojiyi sahaya taşımak, üreticileri yenilikçi çözümlerle buluşturmak ve başarılı uygulamaları paylaşmak olduğunu belirten Veysel Memiş, şunları söyledi: "Tarımın geleceğinin veriyle desteklenen, çevreye duyarlı, kaynaklarını verimli kullanan ve çiftçisini merkeze alan bir anlayışla şekilleneceğine inanıyoruz. Bugün sahada gördüğümüz her teknoloji ve her uygulama, daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha dirençli bir tarım sistemi oluşturma hedefimizin bir parçasıdır. Çiftçilerimiz, iş ortaklarımız, akademisyenlerimiz ve teknoloji sağlayıcılarımızla birlikte tarımın geleceğini inşa etmeye devam edeceğiz." Dijitalleşme, finansman ve sürdürülebilirlik aynı platformda buluştu Etkinlik kapsamında katılımcılara Tat Gıda'nın dijital tarım çalışmaları ve sahada elde edilen sonuçları anlatan özel bir tanıtım filmi de izletildi. Programın ilk oturumunda Tat Gıda Bilgi Teknolojileri ve Proje Yönetim Direktörü Çiğdem Şahin, şirketin dijital dönüşüm vizyonunu ve geleceğe yönelik stratejik hedeflerini anlattı. Şahin, dijitalleşmenin yalnızca verimlilik artışı sağlamadığını, aynı zamanda doğal kaynakların korunması, üretim süreçlerinin optimize edilmesi ve sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi açısından kritik rol üstlendiğini belirtti. Gazeteci ve Tarım-Gıda Editörü İrfan Donat moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Tat & BASF Dijital İş Birliği ve Sürdürülebilirlik" panelinde, BASF Tarım Çözümleri Türkiye ve Azerbaycan Ülke Müdürü Mustafa Yüksel ile BASF Nunhems Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan ve Pakistan Ülke Müdürü Önder Yılmaz konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda dijital teknolojilerin tarımsal üretime etkileri, sürdürülebilirlik hedefleri, yenilikçi tarım uygulamaları ve özel sektör iş birliklerinin sektöre sağladığı katkılar ele alındı. Katılımcılar, tarımın geleceğinde teknoloji ve sürdürülebilirliğin birbirini tamamlayan iki temel unsur olduğuna dikkat çekti. Programın “Sürdürülebilir Tarım Ekosistemi ve İş Bankası Tarım Bankacılığı” panelinde ise sürdürülebilir tarım ekosistemi ve tarım bankacılığı konusu gündeme geldi. Gazeteci ve Tarım-Gıda Editörü İrfan Donat'ın moderatörlüğünü yaptığı oturumda, Türkiye İş Bankası Tarım Bankacılığı Pazarlama Bölümü Müdür Yardımcısı Mustafa Alper Devran ile Tat Gıda'nın sözleşmeli üretim modeli içerisinde uzun yıllardır yer alan genç üreticiler Mustafa Demirel ve Eren Çağan deneyimlerini paylaştı. Panelde tarımın finansmanı, sürdürülebilir üretim modelleri, üreticilerin finansmana erişimi ve sözleşmeli üretimin sağladığı avantajlar değerlendirildi. Üreticiler sahadaki deneyimlerini aktarırken, finansman mekanizmalarının tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından taşıdığı önem vurgulandı.

TÜRİB Genel Müdürü Kırali Müjdeyi Verdi: Tarım Ticaretinde Vadeli İşlem Dönemi Başlıyor! Haber

TÜRİB Genel Müdürü Kırali Müjdeyi Verdi: Tarım Ticaretinde Vadeli İşlem Dönemi Başlıyor!

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Genel Müdürü Ali Kırali, Ankara’da düzenlenen tahıl konferansında lisanslı depoculuk, ELÜS piyasasının gelişimi ve tarım sektörüne çağ atlatacak yeni borsa projeleri hakkında çok önemli açıklamalarda bulundu. Kırali, tarım ticaretini daha şeffaf ve güvenli bir yapıya kavuşturacak olan TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası ve Uluslararası Ürün Piyasası’nın 2026 yılında devreye alınacağını müjdeledi. Peki, TÜRİB vadeli işlem sözleşmeleri neleri kapsayacak? Lisanslı depo kapasitesinde son durum ne? İşte tarım piyasalarına yön verecek dev hamlenin tüm detayları... TÜRİB İşlem Hacmi 423 Milyar TL’ye Ulaştı TÜRİB ELÜS (Elektronik Ürün Senedi) Piyasası’nın faaliyete geçtiği 26 Temmuz 2019 tarihinden bu yana tarım ticaretinin kalbi konumunda olduğunu belirten Ali Kırali, borsanın güncel verilerini paylaştı. Borsada bugüne kadar yaklaşık 423 milyar TL işlem hacmine ulaşıldığını ifade eden Kırali, bu süreçte tam 61 milyon ton ürünün el değiştirdiğini açıkladı. Lisanslı Depo Kapasitesi 14,3 Milyon Tonu Aşarak Rekor Kırdı Piyasa derinliğinin en büyük göstergesi olan lisanslı depoculuk tarafında da dev bir büyüme kaydedildi. TÜRİB’in kurulduğu 2019 yılında 4 milyon ton olan saklama kapasitesi, bugün itibarıyla 264 lisanslı depo işletmesi ve 359 lokasyonda 14,3 milyon ton faal kapasiteye ulaştı. Kapasitenin yıl sonuna kadar 15 milyon tonu aşmasını beklediklerini söyleyen Kırali, Türkiye'nin son 5 yıllık hububat rekoltesinin yaklaşık yüzde 40'ının lisanslı depolarda saklanabilir hale gelmesinin ELÜS piyasası için çok güçlü bir altyapı oluşturduğunu vurguladı. 2026’nın İkinci Yarısında Büyük Eşik: Vadeli İşlem Piyasası Geliyor Tarım sektöründe fiyat riskini yönetmek ve ileri tarihli fiyat oluşumunu desteklemek amacıyla tasarlanan TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası için geri sayım başladı. Projenin 2026 yılının ikinci yarısında devreye alınması hedefleniyor. Bu yeni katman sayesinde üretici, tüccar, sanayici ve yatırımcı gelecekteki fiyat risklerini önceden görebilecek ve yönetebilecek. Vadeli İşlem Piyasası'nın Öne Çıkan Özellikleri: İlk Aşamadaki Ürünler: İlk etapta dayanak varlık olarak ekmeklik buğday ve mısır ELÜS’leri ile bu ürünlere ilişkin TÜRİB fiyat endeksleri işleme açılacak. İki Farklı Uzlaşma Modeli: ELÜS dayanaklı sözleşmelerde fiziki teslimat gerçekleştirilecek; TÜRİB endekslerine dayalı sözleşmelerde ise nakdi uzlaşma sistemi uygulanacak. Güvenli Altyapı: Vadeli işlem sözleşmeleri; belirli bir vadede, önceden belirlenen fiyat, miktar ve nitelikte ürünü alma veya satma yükümlülüğü getirecek. Yükümlülüklerin yerine getirilmesi ise vade sonunda gerçekleşecek. Küresel Ticaret İçin Tarihi Adım: Uluslararası Ürün Piyasası TÜRİB'in önümüzdeki dönemde hayata geçireceği bir diğer vizyon proje ise Uluslararası Ürün Piyasası olacak. Bu proje ile gümrüklü antrepolarda bulunan, depolanmaya uygun ve standardize edilebilir tarım ürünlerinin TÜRİB işlem sistemi üzerinden doğrudan alınıp satılması sağlanacak. Piyasada işlem görecek tüm ürünler; menşei, antrepo bilgisi, kalite özellikleri ve analiz belgeleriyle birlikte şeffaf bir şekilde tanımlanacak. Alım-satım işlemleri, belirli teslim süreleri ve güvenli ödeme-takas mekanizmalarıyla yürütülecek. Bu hamle, Türkiye’nin tarım ürünleri ticaretindeki uluslararası erişim gücünü zirveye taşıyacak. Dijital Dönüşüm ve LİDBİS ile Tam Güvenlik TÜRİB’in gelişim stratejisinin teknolojik dönüşüm ve güven üzerine kurulu olduğunu hatırlatan Genel Müdür Ali Kırali, 13 Ocak 2025'te TÜRİS işlem platformuyla geçilen aracılı yapının (ÜPAK entegrasyonu) piyasanın sahadaki erişim kapasitesini artırdığını belirtti. Güven altyapısını pekiştirmek amacıyla Lisanslı Depoculuk Denetim A.Ş.'nin kurulduğunu ifade eden Kırali, TÜRİB Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen LİDBİS (Lisanslı Depoculuk Bilgi Sistemi) projesi sayesinde depolardaki fiziksel ürünler ile elektronik kayıtların ve analiz süreçlerinin çok daha güçlü bir şekilde anlık olarak izleneceğini müjdeledi.

Bakan Yumaklı Açıkladı: Tarımda Yapay Zekâ ve İHA Dönemi Başlıyor! Haber

Bakan Yumaklı Açıkladı: Tarımda Yapay Zekâ ve İHA Dönemi Başlıyor!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, tarım sektöründe yerli ve milli teknoloji hamlesine yönelik çok önemli açıklamalarda bulundu. Yapay Zekâ Politikaları Derneği (AIPA) tarafından düzenlenen ve Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu "AI Tomorrow Summit 2026" zirvesinde konuşan Bakan Yumaklı, tarımsal üretim süreçlerine entegre edilen yeni nesil teknolojileri duyurdu. Yumaklı, "Yapay zekâ, büyük veri, görüntü işleme sistemleri, sensör teknolojileri, robotik uygulamalar ve insansız hava araçlarını (İHA) üretim süreçlerimize entegre ediyoruz" diyerek akıllı tarımın şifrelerini verdi. "Yapay Zekâ Tarım İçin Bir Lüks Değil, Verimliliğin Anahtarıdır" Gıda güvenliğinin, stratejik bağımsızlığın ve milli güvenliğin en temel yapı taşının tarımsal üretim olduğunu vurgulayan Bakan Yumaklı, küresel iklim değişikliği ve artan dünya nüfusuna dikkat çekti. Yeni dönemde başarının sadece üretmekten değil, "akıllı üretmekten" geçtiğini belirten Yumaklı, yapay zekânın tarımdaki rolünü şu sözlerle özetledi: "Yapay zekâ teknolojileri tarımın geleceğini yeniden şekillendirecek stratejik bir güçtür. Bugün milyonlarca veriyi saniyeler içinde işleyerek karar desteği sunabilen bu teknoloji; tarım ve hayvancılıkta verimliliğin, kalitenin ve sürdürülebilirliğin en önemli anahtarıdır." Dijital Tarım Eylem Planı ve Strateji Belgesi Hazır! Bakanlık olarak değişimi izleyen değil, yöneten bir Türkiye vizyonuyla hareket ettiklerini ifade eden İbrahim Yumaklı, tarım sektörünü geleceğe taşıyacak iki büyük müjdeyi paylaştı: Yapay Zekâ ve Dijital Tarım Teknolojileri Araştırma Merkezi kuruldu. Yapay Zekâ Destekli Dijital Dönüşüm Strateji Belgesi ve Eylem Planı hazırlandı. Bakan Yumaklı, veriye dayalı yönetim anlayışını güçlendirecek ve yapay zekâ uygulamalarını ülke genelinde yaygınlaştıracak bu strateji belgesinin en kısa sürede kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Suyun Her Damlası Yapay Zekâ ile Korunacak Özellikle su kaynaklarının verimli kullanılmasının hayati bir önem taşıdığına değinen Bakan Yumaklı, dijital sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalar sayesinde suyun her damlasını korumayı hedeflediklerini belirtti. Bu süreçte TEKNOFEST gençliğine, üniversitelere ve genç girişimcilere olan inancının tam olduğunu vurgulayan Yumaklı, tarımın dijital dönüşümüne genç neslin yön vereceğini ifade etti. Zirvenin sonunda, AIPA Başkanı Zafer Küçükşabanoğlu tarafından Bakan İbrahim Yumaklı'ya yapay zekâ teknolojisi kullanılarak üretilen özel bir tablo hediye edildi.

İzmir Ticaret Borsası'nda Küresel Riskler ve Tarımda Dijital Dönüşüm Masada Haber

İzmir Ticaret Borsası'nda Küresel Riskler ve Tarımda Dijital Dönüşüm Masada

İzmir Ticaret Borsası Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı 15 Mayıs Cuma günü Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer’in başkanlığında, Yönetim Kurulu ve Meclis üyelerinin katılımı ile çevrim içi olarak gerçekleştirildi. Mayıs Ayı Meclisi’nde gündem; küresel ekonomide belirsizlikler, enerji piyasalarındaki gelişmelerin tarım sektörüne etkileri, yeşil mutabakat, iklim değişikliğinin üretime etkisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah için Dönüşüm Projesi”, tarımsal üretim maliyetleri ve sürdürülebilirlik, Dünya Bankası’nın yayımladığı son Emtia Piyasaları Görünümü Raporu’nun çıktıları ve dijital dönüşüm ile Borsamız çalışmaları ilgili güncel gelişmeler hakkındaki bilgilendirmeler oldu. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız, Kurban Bayramı tatilleri, Borsa toplantı ve etkinlik programlarının yoğunluğu nedeniyle, bu ay özelinde Meclis toplantısını çevrim içi gerçekleştirmek durumunda kaldıklarını ifade ederek söze başladı. Küresel piyasalarda aylardır devam eden belirsizlik ortamının artık geçici bir dalgalanma olmaktan çıkarak, kalıcı ekonomik risklere dönüşmeye başladığına dikkati çeken Tuncer, “Bugün dünyanın bir ucunda yaşanan bir krizin, ertesi gün tarlamızdaki maliyete, marketteki etikete ve vatandaşın mutfak harcamasına doğrudan yansıdığını hepimiz net bir şekilde görebiliyoruz. Dünya Bankası’nın yayımladığı son Emtia Piyasaları Görünümü Raporu’na göre; küresel enerji fiyatlarının 2026 yılında yüzde 24 artarak Ukrayna Savaşı’ndan bu yana en yüksek seviyesine ulaşmasının beklendiği, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıkların da dünya deniz yolu ham petrol ticaretinin yüzde 35’ini etkilediği belirtilmektedir. Uluslararası piyasalarda oluşan temel beklenti; enerji fiyatlarının yüksek seyrini koruyacağı, navlun maliyetlerinin artacağı ve tedarik zincirlerinde yeni kırılmaların yaşanabileceği yönündedir.” dedi. Bu gibi durumlar nedeniyle özellikle tarımsal üretim açısından işlerin giderek zorlaştığını, küresel gübre fiyatlarında bu yıl yüzde 31’e varan artış beklenirken, üre fiyatlarındaki yükselişin yüzde 60 seviyelerine ulaşabileceğinin ön görüldüğüne de değinen Tuncer, “Yani gördüğünüz gibi Hürmüz’de yaşanan bir gerilim, sadece petrol şirketlerini ilgilendirmiyor. Üreticimizi, sanayicimizi, ihracatçımızı ve en önemlisi vatandaşımızın cebini doğrudan etkiliyor. Eskiden üretici “Bu yıl ne kadar kazanırım?” diye hesap yapardı. Bugün ise “Maliyetleri nasıl karşılayacağım?” diye düşünüyor. Bu durum ne yazık ki üreticilerimizin motivasyonunu zayıflatmaktadır. Bugün üretimden vazgeçilen her bir dönüm arazi, ne yazık ki yarın daha yüksek gıda enflasyonu, daha fazla ithalat baskısı ve daha kırılgan bir ekonomi olarak karşımıza çıkacaktır. Ancak biliyoruz ki üretimden vazgeçmeyen toplumlar, zor dönemlerden güçlenerek çıkmayı başarırlar. Bu nedenle; bugün hepimize düşen görev, belirsizliklerin büyüttüğü kaygılara teslim olmak değil; üretimi, yatırımı ve dayanışmayı koruyarak ülkemizin ekonomik direncini daha da güçlendirmektir.” diye konuştu. Yönetim Kurulu adına konuşma gerçekleştiren Başkan Yardımcısı Ercan Korkmaz ise “Küresel belirsizliklerin ve Türkiye ekonomisindeki kritik ‘dengelenme’ sürecinin ortasında olduğumuz günlerdeyiz. Küresel ekonomi, bir yanda Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatları üzerindeki baskısı, diğer yanda ise teknolojinin devrimsel hızıyla şekilleniyor. IMF’nin son tahminleri, küresel büyümenin yüzde 3,1 seviyelerine gerilediği bir sürece işaret ediyor.” dedi. ABD ve Çin arasındaki teknoloji rekabeti ile Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikalarının, küresel ticarette korumacı yaklaşımların arttığını çok net bir şekilde ortaya koyduğuna değinen Ercan Korkmaz, “Bu noktada, Trump’ın tarihi Çin ziyaretinin sonuçlarını çok dikkatle izlememiz gerekiyor. Çünkü Çin, Türkiye’nin rekabet gücünü, pek çok başka etkenle birlikte ciddi şekilde aşındırmaya devam ediyor. Böyle bir iklimde yeşil mutabakat ve yapay zekanın artık bir tercih değil, küresel tedarik zincirinde kalıcı olabilmenin ön koşulu olduğunu kabul etmemiz şart.” diye konuştu. Kırsalda refahın artırılmasının, bugün artık yalnızca sosyal politika başlığı değil; doğrudan tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, gıda güvenliği ve ülke ekonomisinin dayanıklılığı ile ilgili stratejik bir konu olduğuna değinen Korkmaz, “Tarımı ayakta tutan temel unsur yalnızca toprak, su veya teknoloji değildir. Asıl belirleyici unsur kırsalda yaşamını sürdüren insanın ekonomik ve sosyal olarak üretime devam edebilmesidir. Bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanımızın, Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle düzenlenen etkinlikte açıkladığı, yaklaşık 400 bin üreticiye ulaşılması ve 250 bin kişilik yeni istihdam oluşturulması hedeflenen “Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah için Dönüşüm Projesi”ni çok kıymetli bulduğumuzu ifade etmek isterim.” diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından Borsa Yönetim Kurulu ve Meclis üyeleri temsilcisi oldukları sektörlere ilişkin güncel gelişmeler ve durum tespitlerini katılımcılarla paylaşarak karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.

Hayvansal Gıda Sektöründen TİM Başkanı Mustafa Gültepe’ye Tam Destek Haber

Hayvansal Gıda Sektöründen TİM Başkanı Mustafa Gültepe’ye Tam Destek

TİM seçimleri heyecanı yaşanırken, gıda sektörünün güçlü temsilcilerinden "istikrar" vurgusu geldi. TİM Sektörler Konseyi Üyesi ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Ali Can Yamanyılmaz, Mustafa Gültepe’nin yeniden adaylığını desteklediklerini açıkladı. ​"Tecrübe ve İstikrar İhracatın Güvencesidir" ​Sektör adına açıklamalarda bulunan Ali Can Yamanyılmaz, gıda güvenliğinin küresel ekonomideki kritik rolüne değinerek şunları söyledi: "Türkiye’ye net döviz girdisi sağlayan su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, dünya pazarında hassas bir dengede ilerliyor. Mustafa Gültepe’nin vizyoner liderliği, sektörümüzün rekabet gücünü koruması için hayati bir önem taşıyor. Tecrübe ve istikrar, bu zorlu yolda en büyük sermayemizdir." ​Maliyet Artışlarına Karşı Stratejik Öngörü ​Yamanyılmaz, üretim maliyetlerinin yükseldiği bir dönemde çözüm odaklı yaklaşımların önemine dikkat çekti. Yamanyılmaz, Mustafa Gültepe’nin ihracatçıya sunduğu çözüm odaklı projeler, maliyet baskısı altındaki sektörlere nefes aldırdığını ifade ederken Türkiye’nin yeni ihracat rekorlarına ulaşmasında Gültepe’nin tecrübesinin belirleyici olduğu vurgulandı. ​Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Dijital Dönüşüm ​Su ürünleri ve hayvansal gıda sektörünün geleceğinin sürdürülebilirlik üzerine kurulu olduğunu belirten Yamanyılmaz, "Gültepe Başkanımızın döneminde ivme kazanan Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum çalışmaları ve dijital dönüşüm hamleleri, sektörümüzün global pazarlardaki kalıcılığını perçinleyecektir" dedi. ​"İhracatın Şampiyonlar Ligi’nde Hedef Yeni Rekorlar" ​Sözlerini birlik ve beraberlik mesajıyla tamamlayan ASHİB Başkan Yardımcısı, katma değeri yüksek gıda ihracatının önemine değinerek; "Mustafa Gültepe liderliğinde Türkiye ihracatının Şampiyonlar Ligi'ndeki yerini sağlamlaştıracağına ve yeni rekorlara imza atacağına yürekten inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

TÜRİB’e Uluslararası Yapay Zeka Ödülü Haber

TÜRİB’e Uluslararası Yapay Zeka Ödülü

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB), yapay zeka destekli piyasa gözetim platformu ATİP ile teknoloji dünyasının prestijli ödüllerinden IDC "Voices of AI Innovation" ödülüne layık görüldü. Türkiye'nin tarımsal emtia piyasalarındaki güven ve şeffaflık vizyonunu teknolojiyle birleştiren TÜRİB, başarılarına bir yenisini daha ekledi. 17. IDC CIO Summit kapsamında düzenlenen ödül töreninde, TÜRİB’in öz kaynaklarıyla geliştirdiği ATİP (Algoritmik Tespit ve İzleme Platformu), yapay zekayı kurumsal stratejiye en iyi entegre eden projelerden biri olarak seçildi. Yapay Zeka ile Tarımsal Emtia Piyasasında "Veriden Güvene" TÜRİB Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen ve yeni nesil işlem altyapısı TÜRİS'e entegre edilen ATİP, piyasa gözetimini dijital bir boyuta taşıyor. "Veriden Güvene: Türkiye Ürün İhtisas Borsasında Yapay Zeka ile Piyasa Güvenilirliği" projesi, statik kontrollerin ötesine geçerek proaktif bir denetim mekanizması sunuyor. ATİP Platformunun Öne Çıkan Özellikleri Platform, tarımsal ürün piyasalarında işlem bütünlüğünü korumak adına şu ileri nesil teknolojileri kullanıyor: Makine Öğrenmesi ve Davranışsal Analiz: Yatırımcı profillerini analiz ederek olağan dışı hareketleri saptıyor. Anomali Tespiti: Potansiyel piyasa bozucu eylemleri ve şüpheli işlem örüntülerini anlık olarak yakalıyor. İlişki Ağı Analizi: Karmaşık işlem ağlarını çözerek şeffaflığı artırıyor. Piyasa Oynatım Kabiliyeti: Geçmiş işlem akışlarını yeniden inceleyerek gözetim uzmanlarına veri dayanaklı kanıtlar sunuyor. Akademik Birikim ve Yerli Teknoloji İş Birliği ATİP, sadece teknik bir yazılım değil, aynı zamanda bilimsel bir çalışmanın ürünü. TÜBİTAK 1005 programı kapsamında desteklenen akademik çalışmalarla metodolojik olarak güçlendirilen platform, TÜRİB’in finansal teknoloji alanındaki birikimini yansıtıyor. Ali Kırali: "Veriyi Aktif Bir Kurumsal Kapasiteye Dönüştürdük" Ödül hakkında açıklamalarda bulunan TÜRİB Genel Müdürü Ali Kırali, şunları söyledi: "TÜRİB olarak hedefimiz, tarımsal emtia piyasalarında şeffaf ve etkin bir altyapı sunmaktır. ATİP ile veriyi izlenen bir unsur olmaktan çıkarıp piyasa güvenini artıran bir güce dönüştürdük. IDC tarafından aldığımız bu ödül, dijital dönüşüm yolculuğumuzun uluslararası düzeydeki başarısını kanıtlıyor." IDC CIO Summit: Ajan Tabanlı Sistemlerin Yükselişi Bu yıl "The Rise of Agentic Systems" temasıyla düzenlenen IDC CIO Summit, yapay zekanın iş dünyasındaki dönüştürücü gücünü mercek altına aldı. TÜRİB'in bu platformda ödül alması, Türkiye’nin FinTech ve AgriTech alanındaki küresel rekabetçiliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.