SON DAKİKA
Hava Durumu

İzmir Ticaret Borsası'nda Küresel Riskler ve Tarımda Dijital Dönüşüm Masada

İzmir Ticaret Borsası Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer’in başkanlığında, Yönetim Kurulu ve Meclis üyelerinin katılımı ile çevrim içi olarak gerçekleştirildi.

Haber Giriş Tarihi: 17.05.2026 22:56
Haber Güncellenme Tarihi: 17.05.2026 22:59
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.kirsalhaber.com/
İzmir Ticaret Borsası'nda Küresel Riskler ve Tarımda Dijital Dönüşüm Masada

İzmir Ticaret Borsası Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı 15 Mayıs Cuma günü Meclis
Başkanı Ömer Gökhan Tuncer’in başkanlığında, Yönetim Kurulu ve Meclis üyelerinin
katılımı ile çevrim içi olarak gerçekleştirildi.

Mayıs Ayı Meclisi’nde gündem; küresel ekonomide belirsizlikler, enerji piyasalarındaki
gelişmelerin tarım sektörüne etkileri, yeşil mutabakat, iklim değişikliğinin üretime etkisi,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Türkiye Tarım Gıda
Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah için Dönüşüm Projesi”, tarımsal üretim maliyetleri
ve sürdürülebilirlik, Dünya Bankası’nın yayımladığı son Emtia Piyasaları Görünümü
Raporu’nun çıktıları ve dijital dönüşüm ile Borsamız çalışmaları ilgili güncel gelişmeler
hakkındaki bilgilendirmeler oldu.

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı
Ömer Gökhan Tuncer, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız, Kurban
Bayramı tatilleri, Borsa toplantı ve etkinlik programlarının yoğunluğu nedeniyle, bu ay
özelinde Meclis toplantısını çevrim içi gerçekleştirmek durumunda kaldıklarını ifade
ederek söze başladı. Küresel piyasalarda aylardır devam eden belirsizlik ortamının artık
geçici bir dalgalanma olmaktan çıkarak, kalıcı ekonomik risklere dönüşmeye
başladığına dikkati çeken Tuncer, “Bugün dünyanın bir ucunda yaşanan bir krizin, ertesi
gün tarlamızdaki maliyete, marketteki etikete ve vatandaşın mutfak harcamasına
doğrudan yansıdığını hepimiz net bir şekilde görebiliyoruz. Dünya Bankası’nın
yayımladığı son Emtia Piyasaları Görünümü Raporu’na göre; küresel enerji fiyatlarının
2026 yılında yüzde 24 artarak Ukrayna Savaşı’ndan bu yana en yüksek seviyesine
ulaşmasının beklendiği, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıkların da dünya deniz yolu
ham petrol ticaretinin yüzde 35’ini etkilediği belirtilmektedir. Uluslararası piyasalarda
oluşan temel beklenti; enerji fiyatlarının yüksek seyrini koruyacağı, navlun maliyetlerinin
artacağı ve tedarik zincirlerinde yeni kırılmaların yaşanabileceği yönündedir.” dedi.
Bu gibi durumlar nedeniyle özellikle tarımsal üretim açısından işlerin giderek
zorlaştığını, küresel gübre fiyatlarında bu yıl yüzde 31’e varan artış beklenirken, üre
fiyatlarındaki yükselişin yüzde 60 seviyelerine ulaşabileceğinin ön görüldüğüne de
değinen Tuncer, “Yani gördüğünüz gibi Hürmüz’de yaşanan bir gerilim, sadece petrol
şirketlerini ilgilendirmiyor. Üreticimizi, sanayicimizi, ihracatçımızı ve en önemlisi
vatandaşımızın cebini doğrudan etkiliyor. Eskiden üretici “Bu yıl ne kadar kazanırım?”
diye hesap yapardı. Bugün ise “Maliyetleri nasıl karşılayacağım?” diye düşünüyor. Bu
durum ne yazık ki üreticilerimizin motivasyonunu zayıflatmaktadır. Bugün üretimden
vazgeçilen her bir dönüm arazi, ne yazık ki yarın daha yüksek gıda enflasyonu, daha
fazla ithalat baskısı ve daha kırılgan bir ekonomi olarak karşımıza çıkacaktır. Ancak

biliyoruz ki üretimden vazgeçmeyen toplumlar, zor dönemlerden güçlenerek çıkmayı
başarırlar. Bu nedenle; bugün hepimize düşen görev, belirsizliklerin büyüttüğü kaygılara
teslim olmak değil; üretimi, yatırımı ve dayanışmayı koruyarak ülkemizin ekonomik
direncini daha da güçlendirmektir.” diye konuştu.

Yönetim Kurulu adına konuşma gerçekleştiren Başkan Yardımcısı Ercan Korkmaz ise
“Küresel belirsizliklerin ve Türkiye ekonomisindeki kritik ‘dengelenme’ sürecinin
ortasında olduğumuz günlerdeyiz. Küresel ekonomi, bir yanda Orta Doğu’daki jeopolitik
gerilimlerin enerji fiyatları üzerindeki baskısı, diğer yanda ise teknolojinin devrimsel
hızıyla şekilleniyor. IMF’nin son tahminleri, küresel büyümenin yüzde 3,1 seviyelerine
gerilediği bir sürece işaret ediyor.” dedi.

ABD ve Çin arasındaki teknoloji rekabeti ile Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikalarının,
küresel ticarette korumacı yaklaşımların arttığını çok net bir şekilde ortaya koyduğuna
değinen Ercan Korkmaz, “Bu noktada, Trump’ın tarihi Çin ziyaretinin sonuçlarını çok
dikkatle izlememiz gerekiyor. Çünkü Çin, Türkiye’nin rekabet gücünü, pek çok başka
etkenle birlikte ciddi şekilde aşındırmaya devam ediyor. Böyle bir iklimde yeşil
mutabakat ve yapay zekanın artık bir tercih değil, küresel tedarik zincirinde kalıcı
olabilmenin ön koşulu olduğunu kabul etmemiz şart.” diye konuştu.

Kırsalda refahın artırılmasının, bugün artık yalnızca sosyal politika başlığı değil;
doğrudan tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, gıda güvenliği ve ülke ekonomisinin
dayanıklılığı ile ilgili stratejik bir konu olduğuna değinen Korkmaz, “Tarımı ayakta tutan
temel unsur yalnızca toprak, su veya teknoloji değildir. Asıl belirleyici unsur kırsalda
yaşamını sürdüren insanın ekonomik ve sosyal olarak üretime devam edebilmesidir. Bu
anlamda Sayın Cumhurbaşkanımızın, Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle düzenlenen
etkinlikte açıkladığı, yaklaşık 400 bin üreticiye ulaşılması ve 250 bin kişilik yeni istihdam
oluşturulması hedeflenen “Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah için
Dönüşüm Projesi”ni çok kıymetli bulduğumuzu ifade etmek isterim.” diye konuştu.
Açılış konuşmalarının ardından Borsa Yönetim Kurulu ve Meclis üyeleri temsilcisi
oldukları sektörlere ilişkin güncel gelişmeler ve durum tespitlerini katılımcılarla
paylaşarak karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.