Hava Durumu

#Doğu Anadolu

Kırsal Haber - Doğu Anadolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğu Anadolu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KUDAKA’dan Yerel Değerlere Destek: Anadoludakiler Programı Başladı Haber

KUDAKA’dan Yerel Değerlere Destek: Anadoludakiler Programı Başladı

Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA), bölgenin köklü kültürünü ve yerel mirasını ekonomik değere dönüştürecek dev bir adımı hayata geçiriyor. 2026 Yılı Çalışma Programı ve Bütçesi kapsamında hazırlanan Anadoludakiler Coğrafi İşaretli Ürünlerin Üretimi ve Tanıtımı Mali Destek Programı, 17 Eylül 2026 tarihi itibarıyla resmen ilan edildi. Toplam bütçesi 75 milyon TL olan bu program; Erzurum, Erzincan ve Bayburt illerindeki tescilli veya tescil süreci başlamış coğrafi işaretli ürünlerin üretim ve tanıtım kapasitesini artırmayı hedefliyor. Yerel Ürünler "Anadoludakiler" Markasıyla Küresel Pazara Açılıyor Programın temel amacı; Doğu Anadolu’nun özgün lezzetlerini ve kültürel değerlerini sürdürülebilir bir ekonomik modele dönüştürmek. Bu kapsamda Erzurum, Erzincan ve Bayburt’ta yerel üretici örgütlerinin rekabet gücünün artırılması, ürünlerin işleme ve kalite altyapılarının güçlendirilmesi ile ulusal ve uluslararası pazarlara erişimin kolaylaştırılması planlanıyor. Desteklenecek projelerde üç temel öncelik öne çıkıyor: Coğrafi işaretli ürünlerin turizmle entegre bir şekilde tanıtılması ve deneyim alanlarının oluşturulması. Et, süt ve arıcılık gibi bölge için hayati önem taşıyan sektörlerde üretim, işleme ve kalite standartlarının yükseltilmesi. Üretimde kullanılan yerel ve doğal kaynakların sürdürülebilir, katma değerli yöntemlerle işlenmesine yönelik altyapıların kurulması. Proje Başına 10 Milyon TL’ye Varan Destek ve Önemli Şartlar KUDAKA tarafından sağlanan destek oranları projenin toplam uygun maliyetinin yüzde 25’i ile yüzde 50’si arasında değişecek. Proje başına verilecek destek miktarı asgari 2 milyon TL, azami ise 10 milyon TL olarak belirlendi. Uygulama süreleri 12 ile 24 ay arasında planlanan projelerde kritik bir zorunluluk da bulunuyor: Her projenin uygun bütçesinin yüzde 10 ile yüzde 25’lik kısmı, "Anadoludakiler" markasıyla bütünleşik tanıtım, pazarlama ve satış faaliyetlerine ayrılmak zorunda. Programa kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, kooperatifler ve birlikler başvuru yapabilecek. Bireysel başvuruların kabul edilmediği programda gerçek kişiler başvuru sahibi olamayacak. Başvuru Takvimi ve Eğitim Süreçleri Projelerin Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden 9 Kasım 2026 saat 23.50’ye kadar onaylanması gerekiyor. Sistem üzerinden alınan taahhütnamelerin ise 16 Kasım 2026 saat 18.00’e kadar e-imza ile ya da elden/posta yoluyla KUDAKA’ya teslim edilmesi şart. KUDAKA, potansiyel başvuru sahiplerini bilgilendirmek amacıyla bölgede kapsamlı bir toplantı ve eğitim programı da başlattı. Yüz yüze bilgilendirme toplantıları 23 Eylül'de Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası'nda başlayarak, 24 Eylül'de Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası, 25 Eylül'de Bayburt Valiliği, 6 Ekim'de Oltu İlçe Belediyesi ve 7 Ekim'de Pasinler İlçe Belediyesi bünyesinde 14.00-15.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Ayrıca proje hazırlık sürecini kolaylaştırmak amacıyla 8 ve 9 Ekim 2026 tarihlerinde saat 13.00-15.00 arasında Zoom platformu üzerinden çevrim içi KAYS başvuru eğitimleri verilecek. Programın tüm detaylarına ve başvuru rehberine KUDAKA’nın resmi internet sitesindeki "Açık Destek Programları" bölümünden ulaşılabiliyor.

CHP'li Gürer: "Hayvancılıkta İthalatla Çözüm Olmadığı Görülmeli" Haber

CHP'li Gürer: "Hayvancılıkta İthalatla Çözüm Olmadığı Görülmeli"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlara dikkat çekerek, hayvan varlığındaki azalışın et ve canlı hayvan ithalatını artırdığını söyledi. Gürer, üreticinin artan maliyetler nedeniyle hayvancılığı sürdürmekte zorlandığını, yurttaşların ise yüksek fiyatlar nedeniyle ete erişemediğini belirtti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de hayvancılık sektöründe sorunların giderek büyüdüğünü belirterek, hayvan varlığındaki gelişmelerin, üretim maliyetlerinin ve ithalat rakamlarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin hayvancılıkta kendi kendine yeterli bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade eden Gürer, mevcut uygulamaların ise ithalata bağımlılığı ortadan kaldırmadığını belirtti. Gürer, “Türkiye’de hayvancılıkta sorunlar artıyor. Hayvan varlığının azalması, et ve canlı hayvan ithalatının sürmesine neden oluyor. Resmi verilere göre büyükbaş hayvan varlığımız 16 milyon 800 bin civarında, koyun ve keçi varlığımız ise 54 milyon baş civarında görülüyor. Ancak sektör temsilcileri, gerçek hayvan varlığının açıklanan rakamların yaklaşık 2 milyon altında olduğunu ifade ediyor” dedi. ÜRETİCİNİN GELİRİ DÜŞÜYOR, GİDERİ ARTIYOR Hayvancılık yapan üreticilerin her geçen gün daha ağır maliyetlerle karşı karşıya kaldığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, ahır giderlerinden veteriner hizmetlerine, yemden elektriğe kadar birçok kalemde ciddi artışlar yaşandığını belirtti. Gürer, “Üreticinin ahır giderleri artıyor, bakım giderleri artıyor, buzağı ölümleri artıyor, hastalıklar artıyor. Buna karşılık üreticinin geliri düşüyor. Gideri artan, geliri azalan üretici hayvancılığı sürdürmekte zorlanıyor. Bu nedenle hayvancılık yapanların sayısı da her geçen yıl azalıyor” diye konuştu. Türkiye’nin et ve hayvan açığının devam ettiğine dikkat çeken Gürer, sorunun çözümünün üretimi artırmak yerine ithalat yoluyla sağlanmaya çalışıldığını ifade etti. Gürer, “Ülkemizin et ve hayvan açığı devam ediyor. Bu açığa çözüm ise ithalatla bulunmaya çalışılıyor. Binlerce ton et ve yüz binlerce hayvan ithal ediliyor. Oysa yapılması gereken, ithalatla günü kurtarmak değil, yerli üreticinin üretimini sürdürebileceği koşulları oluşturmaktır” dedi. 7 AYDA YAKLAŞIK YARIM MİLYON HAYVAN İTHAL EDİLDİ Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı için 500 bin baş hayvan ithalatı planladığını hatırlatan Gürer, yılın ilk 7 ayında bu sayıya neredeyse ulaşıldığını söyledi. Gürer, “Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026 yılı için 500 bin hayvan ithal edileceğini açıklamıştı. Ancak daha yıl tamamlanmadan, ilk 7 ayda 495 bin 527 baş hayvan ithal edildi. Yani Bakanlığın bir yıl için planladığı ithalat miktarına daha ilk 7 ayda ulaşıldı” ifadelerini kullandı. İthal edilen hayvanların türlerine ilişkin de bilgi veren Gürer, şunları söyledi: “İlk 7 ayda ithal edilen 495 bin 527 baş hayvanın 82 bin 454 başı damızlık sığır, 413 bin 73 başı ise damızlık dişi sığır olarak gerçekleşti. Yaklaşık yarım milyon hayvan ithal edildi. Bakanlığın kendi planladığı ithalat miktarına yıl tamamlanmadan ulaşılmış durumda.” Bu ithalatın Türkiye ekonomisine önemli bir döviz yükü getirdiğini ifade eden Gürer, “İlk 7 ayda yaklaşık 495 bin 527 baş sığırın ithal edilmesi karşılığında 177 milyon 265 bin dolar yurt dışına ödendi. Yerli üretimi güçlendirmek yerine dövizimizi yurt dışına gönderiyoruz” dedi. ET VE SÜT KURUMU KÂR EDERKEN VATANDAŞ ETE ULAŞAMIYOR Son yıllarda piyasanın dengelenmesi amacıyla Et ve Süt Kurumu aracılığıyla ithalat yapıldığını belirten Gürer, buna karşın yurttaşların ete erişim sorununun devam ettiğini söyledi. Gürer, “Et ve Süt Kurumu son yıllarda piyasanın dengelenmesi için ithalat gerçekleştiriyor. Ancak Et ve Süt Kurumunun verilerine baktığımızda kurumun kâr ettiğini görüyoruz. Oysa emekliler ve asgari ücretliler ete erişmekte sorun yaşıyor” dedi. Et ve Süt Kurumunun önceliğinin kâr etmek değil, yurttaşların uygun fiyatlarla ete erişimini sağlamak olması gerektiğini ifade eden Gürer, “Et ve Süt Kurumu ithal ettiği hayvandan ve etten kâr etme yerine başa baş noktasında kalmalı, piyasayı dengelemeli ve ete erişemeyen yurttaşların ete ulaşmasına olanak yaratmalıdır. Bugün emekli de asgari ücretli de kasaba gittiğinde et almakta zorlanıyor” diye konuştu. YERLİ ÜRETİCİ HAYVANINI KESİME GÖNDERMEK ZORUNDA KALIYOR Artan girdi maliyetlerinin hayvancılığı sürdürülemez hale getirdiğini belirten Gürer, üreticinin elindeki hayvanları kesime göndermek zorunda kaldığını söyledi. Gürer, “Yerli üretici, artan girdi maliyetleri karşısında hayvanını kesime göndermek durumunda kalıyor. Yem pahalı, mazot pahalı, elektrik pahalı, veterinerlik hizmetleri pahalı. Ahır giderleri sürekli artıyor. Ancak üreticinin gelirinde aynı oranda bir artış yaşanmıyor” dedi. Türkiye’de canlı hayvan ve et ithalatının 2010 yılından bu yana sürdüğüne dikkat çeken Gürer, yıllardır yapılan açıklamalara rağmen ithalatın sona ermediğini ifade etti. Gürer, “2010 yılında başlayan hayvan ve et ithalatı için her gelen Bakan, üç yıl içerisinde ithalatı sona erdireceğini açıkladı. Ancak aradan yıllar geçti ve ithalat hâlâ devam ediyor. Demek ki uygulanan politikalar, Türkiye’yi hayvancılıkta kendi kendine yeterli hale getiremedi” diye konuştu. BÜYÜKBAŞ ET İTHALATINDA MİLYONLARCA DOLAR YURT DIŞINA GİTTİ Ömer Fethi Gürer, büyükbaş et ithalatındaki yıllar içindeki artışa da dikkat çekerek, “2022 yılında yaklaşık 2 bin 169 ton büyükbaş eti ithal edildi. Bu ithalat için 21 milyon 574 bin dolar yurt dışına ödendi. 2023 yılında büyükbaş et ithalatı 36 bin 538 tona yükseldi. İthalat tutarı ise 235 milyon 999 bin dolar oldu” dedi. 2024 yılında ithalatın daha da arttığını belirten Gürer, “2024 yılında Türkiye yaklaşık 81 bin 164 ton büyükbaş eti ithal etti. Bunun karşılığında 524 milyon 28 milyon dolar yurt dışına ödendi. 2025 yılında ise yaklaşık 65 bin 708 ton büyükbaş eti ithal edildi ve bunun karşılığında 537 milyon 36 bin dolar döviz yurt dışına aktarıldı.” 2026 yılında da ithalatın yüksek seviyelerde devam ettiğini belirten Gürer, “2026 yılının daha ilk 7 ayında 54 bin 218 ton büyükbaş eti ithal edildi. Bu ithalat için 535 milyon 398 bin dolar yurt dışına ödendi. Yılın tamamlanmasına daha aylar varken, yalnızca 7 ayda ödenen döviz miktarı 535 milyon doları aştı” ifadelerini kullandı. KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIKTA DA İTHALAT DEVAM EDİYOR Türkiye’de et açığının kapatılması için özellikle koyun ve keçi yetiştiriciliğinin geliştirilmesi gerektiğinin yıllardır ifade edildiğini belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Küçükbaş hayvan varlığımızın artırılması gerektiği söyleniyor. Özellikle koyun ve keçi yetiştiriciliğiyle et açığının giderilebileceği ifade ediliyor. Ancak rakamlara baktığımızda küçükbaş hayvan etinde de ithalatın devam ettiğini görüyoruz” dedi. Küçükbaş et ithalatına ilişkin verileri paylaşan Gürer, “2022 yılında Türkiye yaklaşık 523 ton küçükbaş eti ithal etti ve bunun için 9 milyon 578 bin dolar ödendi. 2023 yılında 516 ton küçükbaş eti ithal edildi, ithalat tutarı 7 milyon 167 bin dolar oldu” diye konuştu. 2024 ve 2025 yıllarında da ithalatın sürdüğünü belirten Gürer, “2024 yılında yaklaşık 491 ton küçükbaş eti ithal edildi ve bunun karşılığında 5 milyon 420 bin dolar yurt dışına ödendi. 2025 yılında ise ithalat yeniden arttı ve 692 tona çıktı. Bunun karşılığında 9 milyon 364 bin dolar döviz yurt dışına gitti” dedi. 2026 yılında da ithalatın devam ettiğini ifade eden Gürer, “2026 yılının tamamlanmasına daha aylar varken 255 ton küçükbaş eti ithal edildi. Bu ithalat için de 3 milyon 849 bin dolar yurt dışına ödendi” şeklinde konuştu. GÜNEYDOĞU, DOĞU ANADOLU VE TRAKYA’DA HAYVANCILIK GELİŞTİRİLMELİ Türkiye’nin sahip olduğu potansiyelin doğru politikalarla hayvancılıkta dışa bağımlılığı ortadan kaldırabilecek düzeyde olduğunu söyleyen Gürer, bölgesel hayvancılık politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Gürer, “Türkiye’nin özellikle Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde mera hayvancılığı geliştirilmelidir. Trakya’da özellikle küçükbaş hayvancılık desteklenmelidir. Türkiye genelinde hayvancılığa yeterli ve sürdürülebilir destek verilmelidir” dedi. Buzağı ölümlerinin önlenmesi ve hayvan hastalıklarıyla daha etkin mücadele edilmesi gerektiğini de ifade eden Gürer, “Buzağı ölümlerinin önlenmesi gerekiyor. Hayvan hastalıklarıyla etkin ve sürekli mücadele edilmesi gerekiyor. Bunlar sağlanmadan hayvan varlığını artırmak mümkün değildir” diye konuştu. GİDERLER KATLANIYOR, GELİR AYNI ORANDA ARTMIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üreticinin ahır giderleri artıyor. Veteriner bakım giderleri artıyor. Yem, mazot, elektrik ve diğer masraflarda katlanarak artış yaşanıyor. Ancak üreticinin gelirinde aynı oranda bir artış olmuyor. Böyle bir ortamda üreticinin hayvancılığı sürdürmesi her geçen gün daha da zorlaşıyor” dedi. Yerli üreticinin desteklenmemesi halinde ithalatın devam edeceğini belirten Gürer, “Bir taraftan üretici maliyetler nedeniyle üretimden uzaklaşıyor, diğer taraftan yurt dışından et ve hayvan ithal ediliyor. Sonuçta hem kendi üreticimizi kaybediyoruz hem de dövizimizi yurt dışına gönderiyoruz” ifadelerini kullandı. HAYVANCILIK YAPANLAR SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK SORUNU YAŞIYOR Son dönemde hayvancılık yapan üreticilerin en önemli sorununun üretimin sürdürülebilirliği olduğunu ifade ettiğini belirten Gürer, artan ahır giderlerinin üreticiyi zorladığını söyledi. Gürer, “Son dönemlerde özellikle hayvancılık yapanlar, ahır giderlerindeki artış nedeniyle hayvancılığı sürdürebilmenin sorun haline geldiğini söylüyor. Üretici için artık en temel sorunlardan biri, bu işi devam ettirip ettiremeyeceğidir” dedi. Sorunun yalnızca üreticiyle sınırlı olmadığını belirten Gürer, hayvan kesildikten sonra başlayan sürecin de maliyetleri artırdığını ifade etti. Gürer, “Hayvan kesildikten sonra kasaba gidiyor. Kasabın da kirası var, elektriği var, nakliye giderleri var, farklı işletme masrafları var. Yani maliyet zincirin her aşamasında artıyor. Bu nedenle sorun sadece üreticinin sorunu değil” diye konuştu. HEM ÜRETEN, HEM SATAN, HEM ALAN DERTLİ Türkiye’de hayvancılık ve et sektöründe üreticiden kasaba, tüketiciden işletmeciye kadar herkesin sorun yaşadığına dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın kalıcı çözümler üretmesi gerektiğini belirterek, “Bugün ette ve hayvancılıkta hem üretenin hem satanın hem de alanın aynı anda dert yandığı bir süreçteyiz. Üretici maliyetlerden şikâyetçi, kasap artan işletme giderlerinden şikâyetçi, yurttaş ise yüksek fiyatlar nedeniyle ete erişememekten şikâyetçi. Buna rağmen çözüm olarak ithalata yönelmek kalıcı bir politika değildir. Türkiye’nin hayvancılık potansiyeli vardır. Mera hayvancılığı geliştirilirse, küçükbaş hayvancılık desteklenirse, üreticiye yeterli destek sağlanırsa, buzağı ölümleri azaltılırsa ve hayvan hastalıklarıyla etkin mücadele edilirse Türkiye kendi kendine yeterli hale gelebilir. Ancak bunlar yapılmadığı sürece hayvan varlığındaki sorunlar, et açığı ve ithalat devam edecektir. İktidarın artık hayvancılıkta kalıcı ve üreticiyi önceleyen çözümler üretmesi gerekiyor” dedi.

Meteoroloji Uyardı: 28 ve 29 Ağustos’ta Kuvvetli Yağış ve Fırtına Bekleniyor Haber

Meteoroloji Uyardı: 28 ve 29 Ağustos’ta Kuvvetli Yağış ve Fırtına Bekleniyor

İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 28 ve 29 Ağustos 2026 tarihli hava tahminlerini paylaşarak birçok il için kuvvetli yağış ve fırtına uyarısında bulundu. Meteoroloji’nin değerlendirmelerine göre, bazı bölgelerde sağanak yağışların çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması bekleniyor. 28 Ağustos’ta Kuvvetli Sağanak Bekleniyor Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün tahminlerine göre 28 Ağustos Cuma günü Kocaeli, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Bartın, Bolu, Karabük, Kastamonu, Sinop ve Çorum çevrelerinde aralıklı ve yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Orta Karadeniz’de etkili olması beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların ise Samsun, Ordu ve Giresun çevreleri ile Amasya ve Tokat’ın kuzeyinde kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Samsun’un doğusu ile Ordu’nun batısında yağışların çok kuvvetli ve yer yer şiddetli olması bekleniyor. 29 Ağustos’ta İç Anadolu ve Akdeniz İçin Uyarı 29 Ağustos Cumartesi günü İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Doğu Akdeniz’in iç ve yüksek kesimlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış öngörülüyor. Karaman, Niğde, Nevşehir, Aksaray, Kayseri, Yozgat ve Sivas çevreleri ile Konya’nın güneydoğusu, Mersin ve Adana’nın iç ve yüksek kesimlerinde yağışların yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor. Hatay genelinde de sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Doğu Anadolu’da Fırtına Bekleniyor Meteoroloji’nin değerlendirmesine göre Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda rüzgarın Van, Hakkari, Siirt ve Şırnak çevreleri ile Bitlis’in güney ve doğusunda güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli, yer yer fırtına ve hamleli kuvvetli fırtına şeklinde esmesi bekleniyor. Isparta, Burdur ve Denizli İçin Rüzgar Uyarısı Isparta, Burdur ve Denizli çevreleri ile Antalya ve Muğla’nın iç kesimlerinde ise kuzey yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına şeklinde rüzgar bekleniyor. İçişleri Bakanlığı’ndan Tedbir Çağrısı İçişleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarılarını paylaşarak vatandaşları olası olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olmaya çağırdı. Kuvvetli yağış ve fırtına nedeniyle ani sel, su baskını, heyelan, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış sırasında kuvvetli rüzgar, ağaç ve direk devrilmesi, çatı uçması ve ulaşımda aksamalar yaşanabileceği belirtildi. Vatandaşların yetkili mercilerin uyarılarını dikkate alarak gerekli tedbirleri alması istendi.

Doğu Anadolu'da Bölgesel Kalkınma Hamlesi: Ağrı ve Van'a Dev Yatırım Haber

Doğu Anadolu'da Bölgesel Kalkınma Hamlesi: Ağrı ve Van'a Dev Yatırım

Doğu Anadolu Bölgesi’nin zengin jeotermal kaynakları ile güçlü hayvancılık potansiyelini üretime dönüştürecek iki büyük stratejik proje hızla hayata geçiriliyor. Ağrı-Diyadin Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB) ile Van Besi OTB, toplam 5 bin 243 dekar alanı, 5 bin 500 kişilik dev istihdam kapasitesi ve yüksek katma değerli üretimiyle bölgenin yeni üretim üsleri olacak. ​Tarım ve sektör paydaşları tarafından sahada gerçekleştirilen kapsamlı teknik incelemelerde; altyapı imalatları, kritik iş kalemleri, yatırımcıların parsellere giriş takvimi ve üretime geçiş süreçleri titizlikle değerlendirildi. ​Ağrı-Diyadin Jeotermal Isıtmalı Sera OTB ile Yıl Boyu Kesintisiz Üretim ​Toplam 1.300 dekar alanda kurulan Ağrı-Diyadin Jeotermal Isıtmalı Sera OTB, modern tarım uygulamalarına öncülük ediyor. Proje sahasında 33 sera ve 1 tarımsal sanayi parseli yer alıyor. ​Tamamen Kamu Destekli Altyapı: Yol, içme suyu, elektrik, kanalizasyon, jeotermal kuyular, isale hatları ve ısı merkezinden oluşan entegre altyapı Bakanlık tarafından kredilendirildi. Sağlanan kredi desteğinin yüzde 100 hibe niteliğine dönüştürülmesiyle yatırımcının altyapı yükü tamamen kamu desteğiyle karşılandı. ​Üstyapı Çalışmaları Başladı: 6 etap hâlinde planlanan projenin 1. ve 2. etap altyapıları tamamlanarak yatırımcıların hizmetine sunuldu. Parsellerde üstyapı yatırımları hız kazanırken, yüksek teknolojili seralar da yükselmeye başladı. ​Kadın İstihdamına Öncelik: Jeotermal enerjinin gücüyle Ağrı’nın sert ve soğuk kış şartlarında dahi yılın 12 ayı kesintisiz üretim yapılacak. Isıtma maliyetlerinin minimuma indirileceği bu projede, tam kapasiteye ulaşıldığında 1.500 kişiye istihdam sağlanması ve çalışanların yüzde 75'inin kadınlardan oluşması hedefleniyor. ​Van Besi OTB ile Modern ve Entegre Hayvancılık Dönemi ​Doğu Anadolu'nun hayvancılık potansiyelini zirveye taşıyacak olan Van Besi OTB, toplam 3 bin 943 dekar alanda yükseliyor. Proje kapsamında 100 besi işletme parseli ve 6 tarımsal sanayi parseli bulunuyor. ​50 Bin Başlık Dev Kapasite: Proje, tamamlandığında aynı anda 50 bin baş büyükbaş hayvan kapasitesine ulaşacak ve yaklaşık 4 bin kişiye doğrudan istihdam sağlayacak. ​Eş Zamanlı İnşaat Süreci: Altyapı ihalesi tamamlanan projede çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Yol, içme ve kullanma suyu, atık su, yağmur suyu, elektrik, parsel bağlantıları, gübre yönetimi ve ortak hizmet altyapıları eş zamanlı olarak inşa ediliyor. Altyapı çalışmalarının 2026 yılının son çeyreğinde tamamlanarak yatırımcılara teslim edilmesi planlanıyor. ​Güçlü Sektörel Çarpan Etkisi: Van Besi OTB'nin faaliyete geçmesiyle işletmeler modern ve ortak bir altyapıya kavuşacak. Biyogüvenlik ve hayvan sağlığı standartlarının en üst seviyeye çıkarılacağı projede üretim maliyetleri düşecek; yem, veterinerlik, lojistik, ekipman, gübre yönetimi, et işleme ve pazarlama sektörlerinde de yeni yatırımlar tetiklenecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.