Hava Durumu

#Dünya Bankası

Kırsal Haber - Dünya Bankası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Bankası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünya Bankası Heyetinden Amasya DSYB'ye Ziyaret Haber

Dünya Bankası Heyetinden Amasya DSYB'ye Ziyaret

Dünya Bankası heyeti, Türkiye'de Depremden Etkilenen İllerde Tarım Sektörünün İyileştirilmesi Projesi (TARDİP) kapsamında Amasya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğini (DSYB) ziyaret ederek Merzifon’da bulunan Ortak Tarım Makine Parkı’nda incelemelerde bulundu. Ziyarete Dünya Bankası Uluslararası Tarımsal Mekanizasyon Uzmanı Thomas Wilde, Dünya Bankası Uzmanı Gülden Atkın, tercüman Şükrü Demircan ve Proje Danışmanı Ahmet Sümer katıldı. Amasya DSYB’nin 15 yıllık deneyimi paylaşıldı Birlik Başkanı Güner Aslan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda, Amasya DSYB’nin kurumsal yapısı, faaliyet alanları ve üreticilere yönelik çalışmaları hakkında bilgi verildi. Birliğin 15 yıldır yürüttüğü ortak tarım makineleri uygulamaları ve bu süreçte elde edilen deneyimler heyetle paylaşıldı. Merzifon Ortak Tarım Makine Parkı ziyaret edildi Programın devamında Merzifon’da bulunan Ortak Tarım Makine Parkı tesisinde incelemeler gerçekleştirildi. Makine Parkı Sorumlusu Emrah Yıldırım, tesisin kuruluş ve gelişim süreci, makine ve ekipmanların kullanım alanları, üreticilere sunulan hizmetler ve faaliyetlerin işleyişi hakkında heyeti bilgilendirdi. TARDİP kapsamında düzenlenen ziyaretle, ortak tarım makinelerinin kullanımına ilişkin bilgi ve deneyim paylaşımı sağlanması, mevcut uygulamaların yerinde incelenmesi ve tarımsal mekanizasyon çalışmalarının değerlendirilmesi amaçlandı.

TARGET Projesi Kapsamında Yeni Finansman İmkanı Haber

TARGET Projesi Kapsamında Yeni Finansman İmkanı

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) ile Ziraat Bankası, tarım ve gıda sektöründeki yatırımların finansmanına yönelik iş birliğini hayata geçirdi. TARGET Projesi kapsamında imzalanan protokolle, yatırımcılara uzun vadeli finansman imkânı sunulacak. TARGET Projesi kapsamında yeni finansman imkânı Türkiye Tarım-Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi (TARGET) kapsamında gerçekleştirilen iş birliği protokolü, İstanbul’da düzenlenen imza töreniyle hayata geçirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın genel koordinasyonunda yürütülen, TKDK tarafından uygulanan ve Dünya Bankası tarafından finanse edilen TARGET Projesi kapsamında, tarım ve gıda alanında yatırım yapacak işletmelerin finansmana erişiminin desteklenmesi amaçlanıyor. Yatırım tutarının yüzde 80’ine kadar finansman TARGET Projesi kapsamında yatırım tutarının yüzde 80’ine kadar geri ödemeli finansman sağlanabilecek. Proje büyüklüğüne göre 10 milyon ABD dolarına kadar kullandırılabilecek finansman, azami 2 yılı ödemesiz olmak üzere 7 yıla kadar vadeyle sunulacak. Finansman desteği; tarım ve gıda sektöründeki tesislerin inşası ile makine ve ekipman yatırımlarında kullanılabilecek. İlk fazda 750 milyon dolarlık kaynak TARGET Projesi kapsamında 10 yıllık dönemde toplam 5,3 milyar ABD doları tutarında finansman sağlanması planlanıyor. Projenin ilk fazında ise 750 milyon ABD dolarlık kaynağın kullandırılması öngörülüyor. “Tarım-gıda değer zincirinin farklı halkalarındaki yatırımları destekleyeceğiz” İmza töreninde konuşan Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı, TARGET Projesi’nin tarım ve gıda sektöründe yatırımların güçlendirilmesi ve kırsal refahın artırılması açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Bağcı, tarım ve gıda sektörünün sürdürülebilir gelişimi, üretim kapasitesinin artırılması ve üreticilerin rekabet gücünün güçlendirilmesi için finansmana erişimin önemine dikkat çekerek, TARGET Projesi ile üretimden işlemeye, depolamadan lojistiğe kadar tarım-gıda değer zincirinin farklı halkalarındaki yatırımların destekleneceğini ifade etti. Protokol, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı, TKDK Başkanı Dr. Ahmet Antalyalı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Yerelde Yeşil Dönüşüm ve Kapsayıcılık Vurgusu Haber

Yerelde Yeşil Dönüşüm ve Kapsayıcılık Vurgusu

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü, Türkiye’nin yeşil büyüme ve net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda hazırlanan "2025 Yılı Kalkınma Ajansları Sürdürülebilirlik Raporu"nu kamuoyuyla paylaştı. Rapor; yeşil dönüşümden sosyal kapsayıcılığa, afet dirençli kentlerden yenilikçi finansman modellerine kadar birçok detayı aktarıyor. Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hamlelerinde kritik bir rol üstlenen kalkınma ajanslarının 2025 yılındaki faaliyetleri, kapsamlı bir raporla tescillendi. On İkinci Kalkınma Planı ve 2053 Net Sıfır Emisyon hedefleriyle tam uyumlu olarak hazırlanan 2025 Yılı Kalkınma Ajansları Sürdürülebilirlik Raporu, yerelde gerçekleştirilen ekolojik ve sosyal dönüşüm projelerini bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Yeşil Dönüşüm ve Kaynak Verimliliğinde Büyük Atılım Raporun en dikkat çekici başlıklarından biri, çevre dostu üretim modellerine verilen güçlü destekler oldu. Enerji ve su verimliliğinden döngüsel ekonomiye kadar geniş bir yelpazede yürütülen çalışmalar, KOBİ’lerin küresel rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Özellikle Dünya Bankası iş birliğiyle hayata geçirilen ve yaklaşık 400 milyon ABD doları bütçeye sahip Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi (SoGreen), 81 ilde KOBİ’lerin yeşil dönüşüme adaptasyonunda kilit bir misyon üstleniyor. Bunun yanı sıra Yerel Kalkınma Hamlesi ve Anadoludakiler Programı gibi inisiyatiflerle yerel değerler korunurken, katma değerli ve çevreci üretim modelleri teşvik ediliyor. Sosyal Kapsayıcılık ve İstihdamda Rekor Rakamlar Kalkınma ajansları yalnızca ekolojik dengeye değil, toplumsal kalkınmaya da odaklanıyor. 2025 yılı boyunca kadın istihdamı, genç girişimciliği ve dezavantajlı grupların ekonomik hayata katılımı önceliklendirildi. Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP), SEECO Projesi, Çalışan ve Üreten Gençler Programı (ÇÜGEP) gibi öncü programlar sayesinde binlerce vatandaşa yeni istihdam kapıları aralandı, mesleki eğitimler verildi ve sosyal girişimcilik projeleri hayata geçirildi. Deprem Bölgesinde Toparlanma ve Dirençli Kentler 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından bölgenin yeniden ayağa kaldırılması sürecinde kalkınma ajansları aktif rol oynamaya devam etti. Doğu Akdeniz’de DOĞAKA öncülüğünde yürütülen çalışmalar ve Bölgesel Kalkınma Odaklı Toparlanma Acil Eylem Programı (BOTAP) kapsamında; altyapının güçlendirilmesinden ekonomik ve sosyal toparlanmanın hızlandırılmasına yerel üreticilerin desteklenmesine kadar pek çok kritik adım atıldı. Milyarlık Finansman Desteği ve 2040 Vizyonu Genel bütçe ödenekleri, yerel katkılar ve uluslararası fonların sinerjisiyle finanse edilen ajanslar, 2025 yılında 1.155 proje için yaklaşık 2,8 milyar TL tutarındaki destek sözleşmesini imzaladı. 1.134 nitelikli personelin görev yaptığı kurumlar, güçlü dijital altyapıları ve şeffaf denetim mekanizmalarıyla örnek bir kurumsal yapı sergiliyor. Gelecek dönemde sadece hibe sağlayan kurumlar olmanın ötesine geçerek; yeşil, dijital ve dirençli kalkınma süreçlerine yön veren stratejik birer aktör olmayı hedefleyen kalkınma ajansları, 2040 vizyonu doğrultusunda Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna liderlik etmeye hazırlanıyor.

Bakan Yumaklı: ''GEKİS ile Her Büyükbaş Hayvanın Dijital Bir Kimliği Olacak'' Haber

Bakan Yumaklı: ''GEKİS ile Her Büyükbaş Hayvanın Dijital Bir Kimliği Olacak''

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, hayata geçirilen Güvenli Elektronik Küpe İzleme Sistemi (GEKİS) ile her büyükbaş hayvanın dijital bir kimliğinin olacağını belirterek, "Doğumundan itibaren sağlık kayıtları, aşıları ve hareketleri güvenli biçimde takip edilecek." dedi. Yumaklı, Rusya Tarım Bakanlığı tarafından başkent Moskova'da düzenlenen “2. Uluslararası Veteriner Güvenliği Forumu"nun ana oturumunda konuştu. Türkiye'nin Avrupa, Asya, Kafkasya ve Orta Doğu'nun kesişiminde bulunduğuna işaret eden Yumaklı, yoğun hayvan ve hayvansal ürün hareketleri nedeniyle veteriner güvenliğini erken uyarı, aşılama, izlenebilirlik, laboratuvar altyapısı ve uluslararası iş birliğine dayanan bir sistem olarak ele aldıklarını belirtti. Bakan Yumaklı, veteriner güvenliğinin hayvan hastalıklarıyla mücadelenin yanı sıra gıda arz güvenliği, halk sağlığı, kırsal ekonomi ve uluslararası ticaret açısından da önem taşıdığını dile getirdi. Sınır aşan hayvan hastalıklarına karşı hazırlıklı olunması gerektiğini vurgulayan Yumaklı, SAT-1 tipi şap hastalığının 2025 ve 2026 yıllarında tarihsel yayılım alanının ötesine geçerek birçok ülkede görüldüğünü, Türkiye'de de yaklaşık 60 yıl sonra yeniden tespit edildiğini anlattı. Yumaklı, “Bakanlığımız hızla harekete geçmiş, Şap Enstitümüz SAT-1'e karşı aşı geliştirerek üretime başlamıştır." dedi. Şapla mücadele kapsamında 2025 yılında 23,8 milyon doz aşının sahaya gönderildiğini aktaran Yumaklı, büyükbaş hayvanlarda ilk tur aşılama oranının yüzde 92'ye ulaştığını bildirdi. HASTALIKLARDA İZLENEBİLİRLİĞİN ÖNEMİ Bakan Yumaklı, hastalıklarla mücadelede aşılama kadar izlenebilirliğin de önemli olduğunu dile getirerek, “Bu kapsamda Güvenli Elektronik Küpe İzleme Sistemi'ni (GEKİS) hayata geçirdik . GEKİS ile her büyükbaş hayvanımızın dijital bir kimliği olacak. Doğumundan itibaren sağlık kayıtları, aşıları ve hareketleri güvenli biçimde takip edilecek. Böylece dijitalleşmeyi doğrudan biyogüvenlik sistemimizin bir parçası haline getiriyoruz." dedi. Yüksek patojeniteli kuş gribini de yakından izlediklerini ifade eden Yumaklı, göçmen kuşların geçiş güzergahında bulunan Türkiye'de risk temelli gözetim ve erken uyarı çalışmalarının sürdüğünü, bu yıl ticari kanatlı işletmelerindeki biyogüvenlik kurallarını güçlendirdiklerini kaydetti. Bakan Yumaklı, bruselloz, tüberküloz, kuduz, şarbon ve koyun-keçi vebasına karşı aşılama, gözetim ve kontrol programlarını “Tek Sağlık" yaklaşımıyla yürüttüklerini anlattı. Türkiye'nin uluslararası ticaret ve ulaştırma koridoru olması nedeniyle transit hayvan ve hayvansal ürün hareketlerini de biyogüvenlik açısından takip ettiklerini belirten Yumaklı, sınır kontrol noktaları, sağlık sertifikasyonu, risk analizleri ve izlenebilirlik sistemleriyle biyolojik riskleri kontrol altında tutmaya çalıştıklarını söyledi. Yumaklı, amaçlarının uluslararası ticaretin kesintisiz sürdürülmesi ile hayvan ve halk sağlığının korunması arasında denge kurmak olduğunu ifade etti. LABORATUVAR ALTYAPISI GÜÇLENDİRİLİYOR Laboratuvar altyapısına ilişkin çalışmalara da değinen Yumaklı, Dünya Bankası iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında veteriner kontrol enstitülerinin altyapısını güçlendirdiklerini, Türkiye'ye 14 BSL-2 ve 7 BSL-3 laboratuvar kazandırmayı hedeflediklerini bildirdi. Yumaklı, söz konusu yatırımları ulusal teşhis kapasitesinin yanı sıra bölgesel erken uyarı ve uluslararası bilimsel iş birliği açısından da stratejik gördüklerini dile getirdi. Gıda kaynaklı biyolojik tehlikeler ile antimikrobiyal direncin de veteriner güvenliğinin bir parçası olduğunu belirten Yumaklı, biyolojik güvenliği çiftlikten sofraya bütün gıda zincirinde ele aldıklarını, hayvanlardan insanlara bulaşabilen etkenleri ve gıda kaynaklı salgınları izlediklerini söyledi. Hayvan hastalıklarının sınır tanımadığını vurgulayan Yumaklı, epidemiyolojik verilerin zamanında paylaşılması, yeni hastalıkların hızla bildirilmesi ve referans laboratuvarları arasında iş birliği yapılması çağrısında bulundu. Bakan Yumaklı, Türkiye'nin Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) başta olmak üzere uluslararası kuruluşlarla yakın iş birliği içinde çalıştığını, bilgi birikimini ve saha deneyimini ortaklarıyla paylaşmaya hazır olduğunu kaydetti. Bakan Yumaklı'nın katıldığı oturumda Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut, Rusya Federal Bitki Sağlığı Denetim Servisi (Rosselhoznadzor) Başkanı Sergey Dankvert de veteriner güvenliğine ilişkin değerlendirmede bulundu.​

Bakan Yumaklı: "Türkiye 185 Ülkeye, 2 Bin 226 Çeşit Tarım ve Gıda Ürünü İhraç Ediyor" Haber

Bakan Yumaklı: "Türkiye 185 Ülkeye, 2 Bin 226 Çeşit Tarım ve Gıda Ürünü İhraç Ediyor"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin tarımsal hasılasının 2025'te 83,2 milyar dolara ulaşarak tarihin en yüksek seviyesini gördüğünü belirterek, “Bugün Türkiye, 86 milyon vatandaşımızın ve ülkemizi ziyaret eden 60 milyonu aşkın turistimizin gıda arzını sağlıyor. Aynı zamanda 185 ülkeye, 2 bin 226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ediyor ve ekonomimize 32,6 milyar dolar katkı sunuyor." dedi. Bakan Yumaklı, Tüyap Kongre ve Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı “Foodist İstanbul"un açılış programına katıldı. Fuarın açılışında konuşan Bakan Yumaklı, dünyadaki gelişmelere bakıldığında insanlık tarihinin önemli kırılma noktalarından birine tanıklık edildiğini, küresel iklim değişikliği, ekstrem hava olayları, jeopolitik gerilimler, tedarik zincirlerinde yaşanan sorunlar, yükselen girdi maliyetleri, gübre krizleri ve hızla artan dünya nüfusunun bunlardan olduğunu dile getirdi. Bu dönemde tarım ve gıda sektörünün klasik bir ekonomik faaliyet alanı olmanın ötesine geçtiğini ifade eden Yumaklı, “Tarım ve gıda, bugün doğrudan bir milli güvenlik ve beka meselesidir. Nitekim dünyada yükselen gıda milliyetçiliği ve ülkelerin kendi kaynaklarını koruma arzusu bunun en açık göstergesidir." dedi. Bakan Yumaklı, nüfus artışı ve kentleşme hızına bakıldığında, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) projeksiyonlarının 2050'de bugün üretilenden çok daha fazla gıdaya ihtiyaç duyulacağını gösterdiğini söyledi. “DÜNYADAKİ TARIMSAL ÜRETİMİN OLUŞTURDUĞU KATMA DEĞERİN YÜZDE 1,75'İ TÜRKİYE'YE AİT" Kaynakların sınırlı olduğunu, doğal kaynakların korunması gerektiğini belirten Yumaklı, şöyle devam etti: “Birim alandan daha fazla verim alacağız. Teknolojiyi ve planlamayı üretimin merkezine koyacağız. Tarımı, sürdürülebilir bir anlayışla geleceğe taşıyacağız. İşte tüm bu küresel fırtınanın ortasında Türkiye, pasif bir izleyici değil süreci yöneten, altyapısını güçlendiren ve geleceğe hazırlanan güçlü bir aktör. Bunun tesadüf olmadığını gösteren somut verilerimiz var. 2025 Dünya Bankası verilerine göre dünya ekonomisinde Türkiye'nin payı yaklaşık yüzde 1,35. Tarıma baktığımızda çok daha güçlü bir tabloyla karşılaşıyoruz. Dünyadaki tarımsal üretimin oluşturduğu katma değerin yüzde 1,75'i Türkiye'ye ait. 2002'de tarımsal hasılada dünyada 12'nci sırada bulunan Türkiye, bugün 7'nci sıraya yükselmiş durumda. Tarımsal hasılamız 2025'te 83,2 milyar dolara ulaşarak tarihimizin en yüksek seviyesini gördü. Bu, Cumhuriyet tarihimizin tarımsal hasılada ulaştığı en yüksek seviye. Bugün Türkiye, 86 milyon vatandaşımızın ve ülkemizi ziyaret eden 60 milyonu aşkın turistimizin gıda arzını sağlıyor. Aynı zamanda 185 ülkeye, 2 bin 226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ediyor ve ekonomimize 32,6 milyar dolar katkı sunuyor." “TÜRKİYE'NİN ÜRETİM GÜCÜNÜ, KALİTESİNİ VE GÜVENİLİRLİĞİNİ KÜRESEL BİR MARKA DEĞERİNE DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYORUZ" Bakan Yumaklı, mevcut başarılarla yetinmediklerini, üretmek kadar üretileni dünyaya ulaştırmanın da önemli olduğunu ve bu nedenle ihracatçıların yeni pazarlara erişimini son derece önemsediklerini söyledi. Bir taraftan üretim gücünü artırırken, diğer taraftan yürüttükleri yoğun müzakerelerle ürünlerin önündeki teknik engelleri kaldırdıklarını ve yeni pazarların kapılarını açtıklarını dile getiren Yumaklı, “İstiyoruz ki Türk çiftçisinin emeği, dünyanın dört bir yanında raflarda yer alsın. Türkiye'nin üretim gücünü, kalitesini ve güvenilirliğini küresel bir marka değerine dönüştürmek istiyoruz." diye konuştu. Bakan Yumaklı, bu doğrultuda yürüttükleri tarım diplomasisinin somut sonuçlarını almaya başladıklarını belirterek, somon, çipura ve levrek gibi su ürünlerinin yanı sıra bademin de Çin pazarına girişinin önünü açtıklarını ifade etti. Çin'e kanatlı eti ürünleri ihracatının önünü açacak süreci ilerlettiklerini belirten Yumaklı, “Kiraz ihracatımızın daha etkin gerçekleştirilmesi için teknik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İncir, üzüm, nar ve elma gibi ürünlerimizde de yeni pazarların önünü açmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Diğer taraftan yaş meyve ve sebzeden su ürünlerine, süt ürünlerinden kanatlıya kadar birçok alanda işletmelerimizin onay süreçlerini hızlandırıyor, ihracatçımızın Rusya pazarındaki konumunu güçlendirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." dedi. Yumaklı, Avrupa Birliği başta olmak üzere geleneksel pazarlarda ihracatın sürdürülebilirliğini güvence altına almak amacıyla gıda güvenilirliği, bitki ve hayvan sağlığı, izlenebilirlik ve sertifikasyon alanlarında da çalışmaları kararlılıkla yürüttüklerini söyledi. Yeni dönemde önemli bir başka fırsatın daha olduğunu ifade eden Yumaklı, Türkiye'nin Suriye üzerinden Ürdün'e ve oradan Körfez ülkelerine uzanan kara yolu bağlantısının yeniden işler hale gelmesinin, özellikle yaş meyve ve sebze ile raf ömrü kısa ürünler için önemli bir lojistik avantaj sağlayacağını ifade etti. Bakan Yumaklı, Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan transit koridorunun 15 Nisan 2026'dan itibaren faaliyete başladığını belirterek, bu hattın etkin kullanılmasıyla üreticilerin ürünlerini Körfez pazarlarına çok daha kısa sürede ulaştırabilecek yeni bir ticaret güzergahına kavuştuklarını dile getirdi. Üreticinin emeğini yalnızca Türkiye'nin 86 milyon vatandaşıyla değil, dünyanın dört bir yanındaki tüketicilerle buluşturmayı hedeflediklerini söyleyen Yumaklı, “Türkiye'yi, bulunduğu coğrafyanın imkanlarını en iyi şekilde değerlendiren, kaliteli, güvenilir ve rekabetçi gıdanın dünyanın önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri haline getirmek istiyoruz." diye konuştu. “YIL SONUNA KADAR 4 OTB'Yİ DAHA ÜRETİME KAZANDIRACAĞIZ" Bakan Yumaklı, tarım-sanayi entegrasyonu açısından kritik öneme sahip Organize Tarım Bölgelerine (OTB) değinerek, Sera Organize Tarım Bölgelerinde jeotermal enerjinin kesintisiz gücünü seralarla buluşturduklarını, Besi Organize Tarım Bölgeleri ile de hayvancılıkta güçlü olunan yörelerin kalkınmasına katkı sağladıklarını dile getirdi. Bugüne kadar 46 OTB'ye tüzel kişilik kazandırdıklarını belirten Yumaklı, “16 OTB'de üretim başladı. Yıl sonuna kadar 4 OTB'yi daha üretime kazandıracağız. Diğer taraftan kırsal kalkınma yatırımlarımızdaki hibe ve teşviklerle, kırsalda üretimden işleme ve paketlemeye kadar gıda sanayimizin farklı alanlarındaki yatırımları destekliyoruz. Bu yatırımlarla, tıpkı AB coğrafi işaret tescilli 46 ürünümüzde olduğu gibi dünya çapında tanınan markalarımızın sayısını da artıracağız." ifadesini kullandı. Bakan Yumaklı, güvenilir gıdanın önemine işaret ederek, vatandaşların gıda tüketim yerlerinin denetim geçmişine hızlıca ulaşabilmesi için karekod uygulamasını başlattıklarını ve belirli işletmeler için zorunlu hale getirdiklerini söyledi. Hasat öncesinden sonrasına, hallerden toplu tüketim ve satış yerlerine kadar denetimleri yoğunlaştırdıklarını belirten Yumaklı, şunları kaydetti: “Başta B-Reçete olmak üzere aldığımız tedbirlerle önemli mesafe katettik. Zararlılarla mücadelede kimyasal yöntemler yerine biyolojik ve biyoteknik mücadeleyi önceleyen politikalarımıza da devam ediyoruz. RASFF bildirim sayısının son 4 yılda yüzde 75 azalması, bu alanda doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyor. Ancak daha yapacak çok işimiz olduğunu da biliyoruz. Çünkü hedefimiz sadece bugün güvenilir gıda üretmek değil, Türk tarım ürünlerinin güvenilirliğini dünya pazarlarında güçlü bir marka değerine dönüştürmek. Bu doğrultuda karekodlu sağlık sertifikası, onaylı işletme prosedürleri ve benzeri yenilikçi uygulamalar geliştiriyoruz. Hem ithalat hem de ihracat süreçlerinde daha güvenilir, daha izlenebilir ve daha kaliteli bir gıda sistemi oluşturmayı hedefliyoruz. Bütün bu düzenlemeleri sektörümüzün paydaşlarıyla birlikte hayata geçiriyoruz. Gıda ve içecek sanayicilerimize, üretici ve ihracatçı birliklerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza ve bu çalışmalara katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." “SÖZLEŞMELİ ÜRETİMİ HEM ÜRETİCİMİZ HEM SANAYİCİMİZ İÇİN GÜVENLİ BİR LİMAN OLARAK GÖRÜYORUM" Bakan Yumaklı, Türkiye'nin sahip olduğu coğrafi avantajı, modern üretim altyapısı, teknolojiye hızla adapte olan dinamik yapısı ve kararlı politikalarıyla, küresel fırtınaları en az zayiatla atlatarak küresel gıda tedarikinin güvenli limanı olmaya devam edeceğini söyledi. Sektörün rekabet gücünü daha da artırmak için sözleşmeli üretimin önemli olduğunu vurgulayan Yumaklı, “Özellikle ham madde tedarikinde sanayicimizin karşı karşıya kaldığı riskleri azaltmak, üretici ile sanayiciyi daha güçlü bir zeminde buluşturmak için sözleşmeli üretim modelini çok daha fazla benimsememiz gerekiyor. Ben sözleşmeli üretimi, hem üreticimiz hem sanayicimiz için güvenli bir liman olarak görüyorum." diye konuştu. Bakan Yumaklı, kurdele kesiminin ardından Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve beraberindeki heyetle fuar alanını gezerek firmalardan ürünlerine ilişkin bilgi aldı

TUCSAP Kapsamında İzmir ve Manisa’da 28 Gübre Deposu Yapılacak Haber

TUCSAP Kapsamında İzmir ve Manisa’da 28 Gübre Deposu Yapılacak

Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Türkiye İklim Akıllı ve Rekabetçi Tarımsal Büyüme Projesi (TUCSAP) kapsamında, hayvansal gübrenin çevre ve iklim dostu yöntemlerle yönetilmesine yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Projenin “3.3. Su Kirliliği ve Sera Gazı Emisyonları Üzerindeki Hayvansal Üretimden Kaynaklanan Baskıların Azaltılması” alt bileşeni kapsamında, çiftçilerin doğal kaynakları koruma-kullanma dengesi içerisinde çevre ve iklim dostu tarım uygulamalarına yönlendirilmesi amacıyla İzmir ve Manisa’da demonstrasyon uygulamaları gerçekleştirilecek. Bu kapsamda İzmir’in Kiraz ilçesine bağlı Şemsiler Mahallesi ile Manisa’nın Ahmetli ilçesine bağlı Ataköy Mahallesi’nde hayvancılık işletmelerine 28 adet hayvansal gübre deposu yaptırılacak. Yapım işlerinin etkin ve mevzuata uygun şekilde yürütülmesi amacıyla oluşturulan Yapı Denetim Teşkilatında görevli personele yönelik iki günlük eğitim ve bilgilendirme programı da 18-19 Ağustos 2026 tarihlerinde gerçekleştirildi. Programa Tarım ve Orman Bakanlığı merkez teşkilatı ile İzmir ve Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüklerinde Yapı Denetim Teşkilatında görevlendirilen teknik personel katıldı. Eğitimler, Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü uzmanlarının katkı ve desteğiyle gerçekleştirildi. Eğitim programında; yapım işlerinin uygulama projeleri, teknik şartname ve sözleşme hükümlerine uygunluğunun denetlenmesi, inşaat malzemelerinin kontrolü ve deney raporlarının değerlendirilmesi, imalatların ölçülmesi ve metraj işlemleri ile hak ediş raporlarının hazırlanması gibi teknik konular ele alındı. Ayrıca iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri, Dünya Bankası’nın çevresel ve sosyal gereklilikleri ile kontrol, raporlama ve koordinasyon süreçlerine ilişkin katılımcılara bilgi verildi. Programla Yapı Denetim Teşkilatı personelinin teknik ve idari kapasitesinin güçlendirilmesi, uygulamalarda ortak bir yaklaşım geliştirilmesi ve yapım işlerinin sözleşme hükümlerine uygun, kaliteli ve güvenli şekilde tamamlanması hedeflendi. Hayvansal gübrenin uygun koşullarda depolanmasını sağlayacak uygulamalarla su ve toprak kaynaklarının korunması, tarımsal kaynaklı kirlilik ile sera gazı emisyonlarının azaltılması ve hayvancılık işletmelerinde sürdürülebilir gübre yönetiminin yaygınlaştırılması amaçlanıyor.

Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB’de Yatırımlar Hız Kesmiyor Haber

Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB’de Yatırımlar Hız Kesmiyor

İzmir’in Dikili ilçesinde 65 milyon dolarlık Dünya Bankası finansmanıyla hayata geçirilen Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB), yüksek teknoloji, yenilenebilir enerji ve tarımsal sanayiyi aynı merkezde buluşturarak Türkiye’nin tarımsal dönüşümüne öncülük ediyor. Avrupa’nın en büyük jeotermal sera üretim merkezlerinden biri olması planlanan projede çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. ​Stratejik Dönüşüm ve Uluslararası Finansman Desteği ​Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde yürütülen proje; Türkiye’nin üretim, ihracat, istihdam ve gıda arz güvenliği hedeflerine güçlü katkılar sağlıyor. Dünya Bankası destekli Türkiye İklim Akıllı ve Rekabetçi Tarımsal Büyüme Projesi (TUCSAP) kapsamında sağlanan yaklaşık 65 milyon dolarlık finansman, Türkiye tarım sektörüne aktarılan en büyük uluslararası fonlar arasında yer alıyor. ​Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan yetkililer, Dikili OTB’nin yalnızca modern seralardan ibaret olmadığını; üretimden işlemeye, paketlemeden ihracata kadar tüm süreçleri tek bir sistemde birleştiren dev bir ekosistem olduğunu vurguladı. ​3 Milyon Metrekarelik Alanda Entegre Üretim Modeli ​Toplam 3 milyon 38 bin 787 metrekarelik devasa bir alanda kurulan Dikili OTB, modern sera teknolojileri ile jeotermal enerjiyi harmanlıyor. Proje altyapısında şu donatılar yer alıyor: ​50 adet yüksek teknolojili sera parseli ​47 adet tarımsal sanayi parseli ​Eğitim ve araştırma merkezleri ​Paketleme, depolama ve işleme tesisleri ​İdari ve sosyal donatı alanları ​Yenilenebilir enerji sistemleri ile ileri düzey lojistik altyapı ​2026 Yatırımları ve Tamamlanan Altyapı Çalışmaları ​Bölgede bugüne kadar gerçekleştirilen fiziki altyapı çalışmaları şu başlıklar altında toplandı: ​8 milyon 300 bin metreküp kazı ve dolgu çalışması tamamlandı. ​97 bin metreküp taş istinat duvarı imalatı gerçekleştirildi. ​Yüksek ve orta gerilim enerji hatlarının deplasmanı bitirildi; kanalizasyon ve yağmur suyu hatları oluşturuldu. ​İçme suyu ile jeotermal üretim kuyularında hedef debi ve sıcaklık değerlerine ulaşıldı. ​2026 yılı yatırımları kapsamında Dünya Bankası kaynaklarından yaklaşık 2,2 milyar TL ödenek tahsis edilerek çalışmaların kesintisiz sürmesi sağlandı. ​Üretim, İstihdam ve İhracat Hedefleri ​Tam otomasyon sistemleri ve dijital tarım uygulamalarıyla geleceğin tarım modelini temsil eden Dikili OTB, tam kapasiteye ulaştığında şu ekonomik ve sosyal kazanımları sunacak: ​Yıllık 80 bin ton yaş meyve ve sebze üretimi ​3 bin 500 kişiye doğrudan istihdam imkânı ​Kadın istihdamında %75’e varan oran ​Yıl boyunca kesintisiz, yüksek katma değerli ve ihracat odaklı üretim ​Jeotermal enerjinin gücüyle enerji maliyetlerinin düşürüldüğü, çevre dostu ve sürdürülebilir üretim ilkelerinin benimsendiği bu dev üs; Türkiye’nin küresel tarım pazarlarındaki rekabet gücünü zirveye taşıyacak.

Tarım Bakanı Yumaklı Açıkladı: Türkiye Tarımsal Hasılada Avrupa Lideri! Haber

Tarım Bakanı Yumaklı Açıkladı: Türkiye Tarımsal Hasılada Avrupa Lideri!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Uşak Banaz Jeotermal Sera Organize Tarım Bölgesi (Sera OSB) incelemeleri sırasında Türkiye’nin tarımdaki gücünü vurguladı. Dünya Bankası verilerine göre Türkiye’nin Avrupa’da 1. sırada yer aldığını belirten Bakan Yumaklı, 2026 yılında 5 yeni organize tarım bölgesinin daha üretime kazandırılacağını duyurdu. ​Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Banaz’da gerçekleştirilen Sera OSB alan gezisinde tarımsal üretim vizyonunu paylaştı. Tarımı "stratejik bir sektör" ve "milli güvenlik meselesi" olarak nitelendiren Yumaklı, Türkiye'nin gıda arz güvenliğindeki başarısını rakamlarla ortaya koydu. ​Türkiye, Avrupa’da Zirvede ​Dünya Bankası'nın 2025 yılı sonuçlarına atıfta bulunan Bakan Yumaklı, şu ifadeleri kullandı: ​"Ülkemiz, 83,2 milyar dolarlık tarımsal hasılayla Avrupa'da birinci, dünyada ise yedinci sırada yer alıyor. Bu başarı, Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki stratejik yatırımların bir sonucudur." ​2026’da 5 Yeni Organize Tarım Bölgesi Yolda ​İklim değişikliği ve tüketim merkezlerine yakınlık kriterleri gözetilerek kurulan Organize Tarım Bölgeleri (OTB) için çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini belirten Bakan Yumaklı, şu an 42 ilde 61 projenin yürütüldüğünü açıkladı: ​Tamamlanan ve Üretim: 46 projede tüzel kişilik kazanıldı, 20'sinin altyapısı bitti, 15 bölgede ise üretim başladı. ​Ekonomik Katkı: Hali hazırda üretime başlayan bölgeler yıllık 20 milyar liralık ekonomik katkı ve 10 bin kişilik istihdam sağladı. ​Gelecek Hedefi: 2026 yılı sonuna kadar 5 bölge daha üretime kazandırılacak. Tam kapasiteye ulaşıldığında 1,1 milyon ton bitkisel üretim, 600 bin büyükbaş hayvan üretimi ve 1 milyar dolarlık ihracat hedefleniyor. ​Banaz’da Jeotermal İle 12 Ay Kesintisiz Üretim ​Uşak Banaz'daki yatırımın Türkiye için önemine değinen Bakan Yumaklı, bölgedeki 70 derece sıcaklığındaki jeotermal kaynağın 12 ay boyunca kesintisiz üretim imkanı sağlayacağını belirtti: ​Yatırım Tutarı: 12 milyar TL. ​Kapasite: 1300 dekar sera, 400 dekar tarımsal sanayi alanı (Toplam 1700 dekar). ​Ekonomik Çıktı: Yıllık 65 bin ton domates üretimi ve 5 milyar liralık yıllık katkı. ​İstihdam Vurgusu: 2 bin 500 kişiye istihdam sağlanacak projede, çalışanların yüzde 75’inin kadın olması hedeflenerek kırsal kalkınmada kadınların gücü ön plana çıkarılıyor. ​Bakan Yumaklı, Manisa Salihli Jeotermal Organize Tarım Bölgesi'nin de bu stratejik ağın önemli bir parçası olduğunu sözlerine ekledi.

Türkiye Tarımda Tarihi Rekorunu Kırdı: Tarımsal Hasıla 83,2 Milyar Dolara Ulaştı Haber

Türkiye Tarımda Tarihi Rekorunu Kırdı: Tarımsal Hasıla 83,2 Milyar Dolara Ulaştı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin tarımsal üretim gücünü ortaya koyan 2025 yılı verilerini paylaştı. Dünya Bankası raporlarına göre Türkiye, tarımsal hasılada tarihte ilk kez 80 milyar dolar barajını aşarak 83,2 milyar dolara yükseldi ve Avrupa'da zirveye oturdu. ​Dünya tarım liginde yükselişini sürdüren Türkiye, Cumhuriyetimizin tarımsal vizyonunu somut başarılarla taçlandırmaya devam ediyor. Bakan İbrahim Yumaklı, "Tarımda tarihi rekor" olarak tanımladığı bu başarının, Anadolu'nun bereketli toprakları ve üreticilerin alın teriyle geldiğini belirtti. ​Avrupa'nın Lideri, Dünyanın 7 Numarası ​Dünya Bankası 2025 Tarımsal Hasıla Raporu verilerine göre, Türkiye tarımsal üretimde küresel bir güç haline geldi: ​Avrupa Sıralaması: Tarımsal hasıla bakımından Avrupa'da 1. sırada. ​Dünya Sıralaması: 83,2 milyar dolarlık hasıla ile dünya genelinde 7. sırada yer aldı. ​23 Yılda Büyük Atılım: 24,5 Milyar Dolardan 83,2 Milyar Dolara ​Türkiye'nin tarım sektöründeki istikrarlı büyümesi, uzun vadeli planlamaların başarısını gözler önüne seriyor. Veriler, sektörün son 23 yılda geçirdiği dönüşümü net bir şekilde ortaya koyuyor: ​2002 Yılı: 24,5 milyar dolarlık hasıla ile dünyada 12. sıradaydı. ​2023 Yılı: Cumhuriyetin 100. yılında 72,9 milyar dolarla 8. sıraya yükseldi. ​2025 Yılı: 83,2 milyar dolarlık rekor seviye ile 7. sıraya yerleşti. ​"Anadolu'nun Bereketi, Türkiye'nin Gücü" ​Bakan İbrahim Yumaklı, bu büyük başarının mimarı olan üreticilere, ihracatçılara ve sanayicilere teşekkürlerini ileterek şu değerlendirmede bulundu: "Toprağa hayat veren, bu gururu bizlere yaşatan tüm emektarlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Anadolu'nun bereketi, Türkiye'nin gücü olmaya devam edecek." ​Listenin zirvesinde ise 1 trilyon 298 milyar doları aşan hasılasıyla Çin yer alırken, Türkiye'nin bu başarısı küresel gıda arz güvenliğindeki konumunu da daha stratejik bir seviyeye taşıdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.