Hava Durumu

#Dünya Bankası

Kırsal Haber - Dünya Bankası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Bankası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Yumaklı: "Türkiye 185 Ülkeye, 2 Bin 226 Çeşit Tarım ve Gıda Ürünü İhraç Ediyor" Haber

Bakan Yumaklı: "Türkiye 185 Ülkeye, 2 Bin 226 Çeşit Tarım ve Gıda Ürünü İhraç Ediyor"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin tarımsal hasılasının 2025'te 83,2 milyar dolara ulaşarak tarihin en yüksek seviyesini gördüğünü belirterek, “Bugün Türkiye, 86 milyon vatandaşımızın ve ülkemizi ziyaret eden 60 milyonu aşkın turistimizin gıda arzını sağlıyor. Aynı zamanda 185 ülkeye, 2 bin 226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ediyor ve ekonomimize 32,6 milyar dolar katkı sunuyor." dedi. Bakan Yumaklı, Tüyap Kongre ve Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı “Foodist İstanbul"un açılış programına katıldı. Fuarın açılışında konuşan Bakan Yumaklı, dünyadaki gelişmelere bakıldığında insanlık tarihinin önemli kırılma noktalarından birine tanıklık edildiğini, küresel iklim değişikliği, ekstrem hava olayları, jeopolitik gerilimler, tedarik zincirlerinde yaşanan sorunlar, yükselen girdi maliyetleri, gübre krizleri ve hızla artan dünya nüfusunun bunlardan olduğunu dile getirdi. Bu dönemde tarım ve gıda sektörünün klasik bir ekonomik faaliyet alanı olmanın ötesine geçtiğini ifade eden Yumaklı, “Tarım ve gıda, bugün doğrudan bir milli güvenlik ve beka meselesidir. Nitekim dünyada yükselen gıda milliyetçiliği ve ülkelerin kendi kaynaklarını koruma arzusu bunun en açık göstergesidir." dedi. Bakan Yumaklı, nüfus artışı ve kentleşme hızına bakıldığında, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) projeksiyonlarının 2050'de bugün üretilenden çok daha fazla gıdaya ihtiyaç duyulacağını gösterdiğini söyledi. “DÜNYADAKİ TARIMSAL ÜRETİMİN OLUŞTURDUĞU KATMA DEĞERİN YÜZDE 1,75'İ TÜRKİYE'YE AİT" Kaynakların sınırlı olduğunu, doğal kaynakların korunması gerektiğini belirten Yumaklı, şöyle devam etti: “Birim alandan daha fazla verim alacağız. Teknolojiyi ve planlamayı üretimin merkezine koyacağız. Tarımı, sürdürülebilir bir anlayışla geleceğe taşıyacağız. İşte tüm bu küresel fırtınanın ortasında Türkiye, pasif bir izleyici değil süreci yöneten, altyapısını güçlendiren ve geleceğe hazırlanan güçlü bir aktör. Bunun tesadüf olmadığını gösteren somut verilerimiz var. 2025 Dünya Bankası verilerine göre dünya ekonomisinde Türkiye'nin payı yaklaşık yüzde 1,35. Tarıma baktığımızda çok daha güçlü bir tabloyla karşılaşıyoruz. Dünyadaki tarımsal üretimin oluşturduğu katma değerin yüzde 1,75'i Türkiye'ye ait. 2002'de tarımsal hasılada dünyada 12'nci sırada bulunan Türkiye, bugün 7'nci sıraya yükselmiş durumda. Tarımsal hasılamız 2025'te 83,2 milyar dolara ulaşarak tarihimizin en yüksek seviyesini gördü. Bu, Cumhuriyet tarihimizin tarımsal hasılada ulaştığı en yüksek seviye. Bugün Türkiye, 86 milyon vatandaşımızın ve ülkemizi ziyaret eden 60 milyonu aşkın turistimizin gıda arzını sağlıyor. Aynı zamanda 185 ülkeye, 2 bin 226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ediyor ve ekonomimize 32,6 milyar dolar katkı sunuyor." “TÜRKİYE'NİN ÜRETİM GÜCÜNÜ, KALİTESİNİ VE GÜVENİLİRLİĞİNİ KÜRESEL BİR MARKA DEĞERİNE DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYORUZ" Bakan Yumaklı, mevcut başarılarla yetinmediklerini, üretmek kadar üretileni dünyaya ulaştırmanın da önemli olduğunu ve bu nedenle ihracatçıların yeni pazarlara erişimini son derece önemsediklerini söyledi. Bir taraftan üretim gücünü artırırken, diğer taraftan yürüttükleri yoğun müzakerelerle ürünlerin önündeki teknik engelleri kaldırdıklarını ve yeni pazarların kapılarını açtıklarını dile getiren Yumaklı, “İstiyoruz ki Türk çiftçisinin emeği, dünyanın dört bir yanında raflarda yer alsın. Türkiye'nin üretim gücünü, kalitesini ve güvenilirliğini küresel bir marka değerine dönüştürmek istiyoruz." diye konuştu. Bakan Yumaklı, bu doğrultuda yürüttükleri tarım diplomasisinin somut sonuçlarını almaya başladıklarını belirterek, somon, çipura ve levrek gibi su ürünlerinin yanı sıra bademin de Çin pazarına girişinin önünü açtıklarını ifade etti. Çin'e kanatlı eti ürünleri ihracatının önünü açacak süreci ilerlettiklerini belirten Yumaklı, “Kiraz ihracatımızın daha etkin gerçekleştirilmesi için teknik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İncir, üzüm, nar ve elma gibi ürünlerimizde de yeni pazarların önünü açmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Diğer taraftan yaş meyve ve sebzeden su ürünlerine, süt ürünlerinden kanatlıya kadar birçok alanda işletmelerimizin onay süreçlerini hızlandırıyor, ihracatçımızın Rusya pazarındaki konumunu güçlendirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." dedi. Yumaklı, Avrupa Birliği başta olmak üzere geleneksel pazarlarda ihracatın sürdürülebilirliğini güvence altına almak amacıyla gıda güvenilirliği, bitki ve hayvan sağlığı, izlenebilirlik ve sertifikasyon alanlarında da çalışmaları kararlılıkla yürüttüklerini söyledi. Yeni dönemde önemli bir başka fırsatın daha olduğunu ifade eden Yumaklı, Türkiye'nin Suriye üzerinden Ürdün'e ve oradan Körfez ülkelerine uzanan kara yolu bağlantısının yeniden işler hale gelmesinin, özellikle yaş meyve ve sebze ile raf ömrü kısa ürünler için önemli bir lojistik avantaj sağlayacağını ifade etti. Bakan Yumaklı, Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan transit koridorunun 15 Nisan 2026'dan itibaren faaliyete başladığını belirterek, bu hattın etkin kullanılmasıyla üreticilerin ürünlerini Körfez pazarlarına çok daha kısa sürede ulaştırabilecek yeni bir ticaret güzergahına kavuştuklarını dile getirdi. Üreticinin emeğini yalnızca Türkiye'nin 86 milyon vatandaşıyla değil, dünyanın dört bir yanındaki tüketicilerle buluşturmayı hedeflediklerini söyleyen Yumaklı, “Türkiye'yi, bulunduğu coğrafyanın imkanlarını en iyi şekilde değerlendiren, kaliteli, güvenilir ve rekabetçi gıdanın dünyanın önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri haline getirmek istiyoruz." diye konuştu. “YIL SONUNA KADAR 4 OTB'Yİ DAHA ÜRETİME KAZANDIRACAĞIZ" Bakan Yumaklı, tarım-sanayi entegrasyonu açısından kritik öneme sahip Organize Tarım Bölgelerine (OTB) değinerek, Sera Organize Tarım Bölgelerinde jeotermal enerjinin kesintisiz gücünü seralarla buluşturduklarını, Besi Organize Tarım Bölgeleri ile de hayvancılıkta güçlü olunan yörelerin kalkınmasına katkı sağladıklarını dile getirdi. Bugüne kadar 46 OTB'ye tüzel kişilik kazandırdıklarını belirten Yumaklı, “16 OTB'de üretim başladı. Yıl sonuna kadar 4 OTB'yi daha üretime kazandıracağız. Diğer taraftan kırsal kalkınma yatırımlarımızdaki hibe ve teşviklerle, kırsalda üretimden işleme ve paketlemeye kadar gıda sanayimizin farklı alanlarındaki yatırımları destekliyoruz. Bu yatırımlarla, tıpkı AB coğrafi işaret tescilli 46 ürünümüzde olduğu gibi dünya çapında tanınan markalarımızın sayısını da artıracağız." ifadesini kullandı. Bakan Yumaklı, güvenilir gıdanın önemine işaret ederek, vatandaşların gıda tüketim yerlerinin denetim geçmişine hızlıca ulaşabilmesi için karekod uygulamasını başlattıklarını ve belirli işletmeler için zorunlu hale getirdiklerini söyledi. Hasat öncesinden sonrasına, hallerden toplu tüketim ve satış yerlerine kadar denetimleri yoğunlaştırdıklarını belirten Yumaklı, şunları kaydetti: “Başta B-Reçete olmak üzere aldığımız tedbirlerle önemli mesafe katettik. Zararlılarla mücadelede kimyasal yöntemler yerine biyolojik ve biyoteknik mücadeleyi önceleyen politikalarımıza da devam ediyoruz. RASFF bildirim sayısının son 4 yılda yüzde 75 azalması, bu alanda doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyor. Ancak daha yapacak çok işimiz olduğunu da biliyoruz. Çünkü hedefimiz sadece bugün güvenilir gıda üretmek değil, Türk tarım ürünlerinin güvenilirliğini dünya pazarlarında güçlü bir marka değerine dönüştürmek. Bu doğrultuda karekodlu sağlık sertifikası, onaylı işletme prosedürleri ve benzeri yenilikçi uygulamalar geliştiriyoruz. Hem ithalat hem de ihracat süreçlerinde daha güvenilir, daha izlenebilir ve daha kaliteli bir gıda sistemi oluşturmayı hedefliyoruz. Bütün bu düzenlemeleri sektörümüzün paydaşlarıyla birlikte hayata geçiriyoruz. Gıda ve içecek sanayicilerimize, üretici ve ihracatçı birliklerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza ve bu çalışmalara katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." “SÖZLEŞMELİ ÜRETİMİ HEM ÜRETİCİMİZ HEM SANAYİCİMİZ İÇİN GÜVENLİ BİR LİMAN OLARAK GÖRÜYORUM" Bakan Yumaklı, Türkiye'nin sahip olduğu coğrafi avantajı, modern üretim altyapısı, teknolojiye hızla adapte olan dinamik yapısı ve kararlı politikalarıyla, küresel fırtınaları en az zayiatla atlatarak küresel gıda tedarikinin güvenli limanı olmaya devam edeceğini söyledi. Sektörün rekabet gücünü daha da artırmak için sözleşmeli üretimin önemli olduğunu vurgulayan Yumaklı, “Özellikle ham madde tedarikinde sanayicimizin karşı karşıya kaldığı riskleri azaltmak, üretici ile sanayiciyi daha güçlü bir zeminde buluşturmak için sözleşmeli üretim modelini çok daha fazla benimsememiz gerekiyor. Ben sözleşmeli üretimi, hem üreticimiz hem sanayicimiz için güvenli bir liman olarak görüyorum." diye konuştu. Bakan Yumaklı, kurdele kesiminin ardından Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve beraberindeki heyetle fuar alanını gezerek firmalardan ürünlerine ilişkin bilgi aldı

TUCSAP Kapsamında İzmir ve Manisa’da 28 Gübre Deposu Yapılacak Haber

TUCSAP Kapsamında İzmir ve Manisa’da 28 Gübre Deposu Yapılacak

Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Türkiye İklim Akıllı ve Rekabetçi Tarımsal Büyüme Projesi (TUCSAP) kapsamında, hayvansal gübrenin çevre ve iklim dostu yöntemlerle yönetilmesine yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Projenin “3.3. Su Kirliliği ve Sera Gazı Emisyonları Üzerindeki Hayvansal Üretimden Kaynaklanan Baskıların Azaltılması” alt bileşeni kapsamında, çiftçilerin doğal kaynakları koruma-kullanma dengesi içerisinde çevre ve iklim dostu tarım uygulamalarına yönlendirilmesi amacıyla İzmir ve Manisa’da demonstrasyon uygulamaları gerçekleştirilecek. Bu kapsamda İzmir’in Kiraz ilçesine bağlı Şemsiler Mahallesi ile Manisa’nın Ahmetli ilçesine bağlı Ataköy Mahallesi’nde hayvancılık işletmelerine 28 adet hayvansal gübre deposu yaptırılacak. Yapım işlerinin etkin ve mevzuata uygun şekilde yürütülmesi amacıyla oluşturulan Yapı Denetim Teşkilatında görevli personele yönelik iki günlük eğitim ve bilgilendirme programı da 18-19 Ağustos 2026 tarihlerinde gerçekleştirildi. Programa Tarım ve Orman Bakanlığı merkez teşkilatı ile İzmir ve Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüklerinde Yapı Denetim Teşkilatında görevlendirilen teknik personel katıldı. Eğitimler, Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü uzmanlarının katkı ve desteğiyle gerçekleştirildi. Eğitim programında; yapım işlerinin uygulama projeleri, teknik şartname ve sözleşme hükümlerine uygunluğunun denetlenmesi, inşaat malzemelerinin kontrolü ve deney raporlarının değerlendirilmesi, imalatların ölçülmesi ve metraj işlemleri ile hak ediş raporlarının hazırlanması gibi teknik konular ele alındı. Ayrıca iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri, Dünya Bankası’nın çevresel ve sosyal gereklilikleri ile kontrol, raporlama ve koordinasyon süreçlerine ilişkin katılımcılara bilgi verildi. Programla Yapı Denetim Teşkilatı personelinin teknik ve idari kapasitesinin güçlendirilmesi, uygulamalarda ortak bir yaklaşım geliştirilmesi ve yapım işlerinin sözleşme hükümlerine uygun, kaliteli ve güvenli şekilde tamamlanması hedeflendi. Hayvansal gübrenin uygun koşullarda depolanmasını sağlayacak uygulamalarla su ve toprak kaynaklarının korunması, tarımsal kaynaklı kirlilik ile sera gazı emisyonlarının azaltılması ve hayvancılık işletmelerinde sürdürülebilir gübre yönetiminin yaygınlaştırılması amaçlanıyor.

Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB’de Yatırımlar Hız Kesmiyor Haber

Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB’de Yatırımlar Hız Kesmiyor

İzmir’in Dikili ilçesinde 65 milyon dolarlık Dünya Bankası finansmanıyla hayata geçirilen Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB), yüksek teknoloji, yenilenebilir enerji ve tarımsal sanayiyi aynı merkezde buluşturarak Türkiye’nin tarımsal dönüşümüne öncülük ediyor. Avrupa’nın en büyük jeotermal sera üretim merkezlerinden biri olması planlanan projede çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. ​Stratejik Dönüşüm ve Uluslararası Finansman Desteği ​Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde yürütülen proje; Türkiye’nin üretim, ihracat, istihdam ve gıda arz güvenliği hedeflerine güçlü katkılar sağlıyor. Dünya Bankası destekli Türkiye İklim Akıllı ve Rekabetçi Tarımsal Büyüme Projesi (TUCSAP) kapsamında sağlanan yaklaşık 65 milyon dolarlık finansman, Türkiye tarım sektörüne aktarılan en büyük uluslararası fonlar arasında yer alıyor. ​Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan yetkililer, Dikili OTB’nin yalnızca modern seralardan ibaret olmadığını; üretimden işlemeye, paketlemeden ihracata kadar tüm süreçleri tek bir sistemde birleştiren dev bir ekosistem olduğunu vurguladı. ​3 Milyon Metrekarelik Alanda Entegre Üretim Modeli ​Toplam 3 milyon 38 bin 787 metrekarelik devasa bir alanda kurulan Dikili OTB, modern sera teknolojileri ile jeotermal enerjiyi harmanlıyor. Proje altyapısında şu donatılar yer alıyor: ​50 adet yüksek teknolojili sera parseli ​47 adet tarımsal sanayi parseli ​Eğitim ve araştırma merkezleri ​Paketleme, depolama ve işleme tesisleri ​İdari ve sosyal donatı alanları ​Yenilenebilir enerji sistemleri ile ileri düzey lojistik altyapı ​2026 Yatırımları ve Tamamlanan Altyapı Çalışmaları ​Bölgede bugüne kadar gerçekleştirilen fiziki altyapı çalışmaları şu başlıklar altında toplandı: ​8 milyon 300 bin metreküp kazı ve dolgu çalışması tamamlandı. ​97 bin metreküp taş istinat duvarı imalatı gerçekleştirildi. ​Yüksek ve orta gerilim enerji hatlarının deplasmanı bitirildi; kanalizasyon ve yağmur suyu hatları oluşturuldu. ​İçme suyu ile jeotermal üretim kuyularında hedef debi ve sıcaklık değerlerine ulaşıldı. ​2026 yılı yatırımları kapsamında Dünya Bankası kaynaklarından yaklaşık 2,2 milyar TL ödenek tahsis edilerek çalışmaların kesintisiz sürmesi sağlandı. ​Üretim, İstihdam ve İhracat Hedefleri ​Tam otomasyon sistemleri ve dijital tarım uygulamalarıyla geleceğin tarım modelini temsil eden Dikili OTB, tam kapasiteye ulaştığında şu ekonomik ve sosyal kazanımları sunacak: ​Yıllık 80 bin ton yaş meyve ve sebze üretimi ​3 bin 500 kişiye doğrudan istihdam imkânı ​Kadın istihdamında %75’e varan oran ​Yıl boyunca kesintisiz, yüksek katma değerli ve ihracat odaklı üretim ​Jeotermal enerjinin gücüyle enerji maliyetlerinin düşürüldüğü, çevre dostu ve sürdürülebilir üretim ilkelerinin benimsendiği bu dev üs; Türkiye’nin küresel tarım pazarlarındaki rekabet gücünü zirveye taşıyacak.

Tarım Bakanı Yumaklı Açıkladı: Türkiye Tarımsal Hasılada Avrupa Lideri! Haber

Tarım Bakanı Yumaklı Açıkladı: Türkiye Tarımsal Hasılada Avrupa Lideri!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Uşak Banaz Jeotermal Sera Organize Tarım Bölgesi (Sera OSB) incelemeleri sırasında Türkiye’nin tarımdaki gücünü vurguladı. Dünya Bankası verilerine göre Türkiye’nin Avrupa’da 1. sırada yer aldığını belirten Bakan Yumaklı, 2026 yılında 5 yeni organize tarım bölgesinin daha üretime kazandırılacağını duyurdu. ​Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Banaz’da gerçekleştirilen Sera OSB alan gezisinde tarımsal üretim vizyonunu paylaştı. Tarımı "stratejik bir sektör" ve "milli güvenlik meselesi" olarak nitelendiren Yumaklı, Türkiye'nin gıda arz güvenliğindeki başarısını rakamlarla ortaya koydu. ​Türkiye, Avrupa’da Zirvede ​Dünya Bankası'nın 2025 yılı sonuçlarına atıfta bulunan Bakan Yumaklı, şu ifadeleri kullandı: ​"Ülkemiz, 83,2 milyar dolarlık tarımsal hasılayla Avrupa'da birinci, dünyada ise yedinci sırada yer alıyor. Bu başarı, Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki stratejik yatırımların bir sonucudur." ​2026’da 5 Yeni Organize Tarım Bölgesi Yolda ​İklim değişikliği ve tüketim merkezlerine yakınlık kriterleri gözetilerek kurulan Organize Tarım Bölgeleri (OTB) için çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini belirten Bakan Yumaklı, şu an 42 ilde 61 projenin yürütüldüğünü açıkladı: ​Tamamlanan ve Üretim: 46 projede tüzel kişilik kazanıldı, 20'sinin altyapısı bitti, 15 bölgede ise üretim başladı. ​Ekonomik Katkı: Hali hazırda üretime başlayan bölgeler yıllık 20 milyar liralık ekonomik katkı ve 10 bin kişilik istihdam sağladı. ​Gelecek Hedefi: 2026 yılı sonuna kadar 5 bölge daha üretime kazandırılacak. Tam kapasiteye ulaşıldığında 1,1 milyon ton bitkisel üretim, 600 bin büyükbaş hayvan üretimi ve 1 milyar dolarlık ihracat hedefleniyor. ​Banaz’da Jeotermal İle 12 Ay Kesintisiz Üretim ​Uşak Banaz'daki yatırımın Türkiye için önemine değinen Bakan Yumaklı, bölgedeki 70 derece sıcaklığındaki jeotermal kaynağın 12 ay boyunca kesintisiz üretim imkanı sağlayacağını belirtti: ​Yatırım Tutarı: 12 milyar TL. ​Kapasite: 1300 dekar sera, 400 dekar tarımsal sanayi alanı (Toplam 1700 dekar). ​Ekonomik Çıktı: Yıllık 65 bin ton domates üretimi ve 5 milyar liralık yıllık katkı. ​İstihdam Vurgusu: 2 bin 500 kişiye istihdam sağlanacak projede, çalışanların yüzde 75’inin kadın olması hedeflenerek kırsal kalkınmada kadınların gücü ön plana çıkarılıyor. ​Bakan Yumaklı, Manisa Salihli Jeotermal Organize Tarım Bölgesi'nin de bu stratejik ağın önemli bir parçası olduğunu sözlerine ekledi.

Türkiye Tarımda Tarihi Rekorunu Kırdı: Tarımsal Hasıla 83,2 Milyar Dolara Ulaştı Haber

Türkiye Tarımda Tarihi Rekorunu Kırdı: Tarımsal Hasıla 83,2 Milyar Dolara Ulaştı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin tarımsal üretim gücünü ortaya koyan 2025 yılı verilerini paylaştı. Dünya Bankası raporlarına göre Türkiye, tarımsal hasılada tarihte ilk kez 80 milyar dolar barajını aşarak 83,2 milyar dolara yükseldi ve Avrupa'da zirveye oturdu. ​Dünya tarım liginde yükselişini sürdüren Türkiye, Cumhuriyetimizin tarımsal vizyonunu somut başarılarla taçlandırmaya devam ediyor. Bakan İbrahim Yumaklı, "Tarımda tarihi rekor" olarak tanımladığı bu başarının, Anadolu'nun bereketli toprakları ve üreticilerin alın teriyle geldiğini belirtti. ​Avrupa'nın Lideri, Dünyanın 7 Numarası ​Dünya Bankası 2025 Tarımsal Hasıla Raporu verilerine göre, Türkiye tarımsal üretimde küresel bir güç haline geldi: ​Avrupa Sıralaması: Tarımsal hasıla bakımından Avrupa'da 1. sırada. ​Dünya Sıralaması: 83,2 milyar dolarlık hasıla ile dünya genelinde 7. sırada yer aldı. ​23 Yılda Büyük Atılım: 24,5 Milyar Dolardan 83,2 Milyar Dolara ​Türkiye'nin tarım sektöründeki istikrarlı büyümesi, uzun vadeli planlamaların başarısını gözler önüne seriyor. Veriler, sektörün son 23 yılda geçirdiği dönüşümü net bir şekilde ortaya koyuyor: ​2002 Yılı: 24,5 milyar dolarlık hasıla ile dünyada 12. sıradaydı. ​2023 Yılı: Cumhuriyetin 100. yılında 72,9 milyar dolarla 8. sıraya yükseldi. ​2025 Yılı: 83,2 milyar dolarlık rekor seviye ile 7. sıraya yerleşti. ​"Anadolu'nun Bereketi, Türkiye'nin Gücü" ​Bakan İbrahim Yumaklı, bu büyük başarının mimarı olan üreticilere, ihracatçılara ve sanayicilere teşekkürlerini ileterek şu değerlendirmede bulundu: "Toprağa hayat veren, bu gururu bizlere yaşatan tüm emektarlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Anadolu'nun bereketi, Türkiye'nin gücü olmaya devam edecek." ​Listenin zirvesinde ise 1 trilyon 298 milyar doları aşan hasılasıyla Çin yer alırken, Türkiye'nin bu başarısı küresel gıda arz güvenliğindeki konumunu da daha stratejik bir seviyeye taşıdı.

Türkiye’nin Tarımdaki Dev Hamlesi Sahada İncelendi Haber

Türkiye’nin Tarımdaki Dev Hamlesi Sahada İncelendi

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı, Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, İzmir’in Dikili ilçesinde yapımı hızla devam eden Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi’nde kapsamlı inceleme ve değerlendirmelerde bulundu. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan'ın ev sahipliği yaptığı ziyarete, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Organize Tarım ve Hayvancılık Bölgeleri Daire Başkanı Deniz Oruç, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Danışmanı Çağrı Gülelçin, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Karayılan, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Kaymakamı Cevat Gün ve Yönetim Kurulu Üyeleri Ercan Korkmaz ile Hayrettin Uçak, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Müteşebbis Heyet Üyesi ve Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz ve Müteşebbis Heyet Üyeleri İbrahim Lütfi Kolat, Birol Celep ile Mehmet Kadri Gündeş, Adalet ve Kalkınma Partisi Dikili İlçe Başkanı Mehmet Akif Güveli, Milliyetçi Hareket Partisi Dikili İlçe Başkanı Mehmet Arslan ile Bergama Ticaret Odası Meclis Başkanı Onur Kayalıoğulları ile Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Bölge Müdürü Samet Başeğmez katıldı. Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesini artıracak, gıda arz güvenliğini güçlendirecek ve ihracata dayalı yüksek teknolojili üretim altyapısı oluşturacak proje kapsamında yürütülen çalışmalar sahada yerinde incelendi. Heyet; altyapı imalatları, jeotermal enerji sistemleri, yeni sondaj faaliyetleri, Dünya Bankası finansmanıyla yürütülen yatırımlar ve yatırımcı hazırlık süreçlerine ilişkin detaylı bilgi aldı. Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, ziyarete ilişkin değerlendirmesinde, projenin Cumhurbaşkanlığımızın güçlü vizyonu ve Tarım ve Orman Bakanlığımızın kararlı desteğiyle emin adımlarla ilerlediğini belirterek şunları ifade etti: “Dikili OTB, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu ile Tarım ve Orman Bakanlığımızın planlı üretim, gıda arz güvenliği, yenilenebilir enerji ve tarımda teknolojik dönüşüm hedeflerinin sahadaki en somut örneklerinden biridir. Bu büyük yatırımın her aşamasında Cumhurbaşkanlığımızın ve Bakanlığımızın güçlü desteğini yanımızda görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı başta olmak üzere, Bakan Yardımcımız Sayın Dr. Ahmet Bağcı’ya, Tarım Reformu Genel Müdürümüz Sayın Dr. Osman Yıldız’a ve Bakanlığımızın tüm ilgili birimlerine, Dikili OTB’ye gösterdikleri yakın ilgi, destek ve güven için şükranlarımızı sunuyoruz. Dikili OTB tamamlandığında yalnızca İzmir ve Ege Bölgesi için değil, ülkemiz tarımı için de stratejik bir üretim üssü olacaktır. Jeotermal enerjiyle ısıtılan yüksek teknolojili seraları, tarımsal sanayi alanları, yenilenebilir enerji altyapısı, ihracat odaklı üretim modeli ve özellikle kadın istihdamını ve kadın girişimci ekosistemini önceleyen yaklaşımıyla bu proje, Türkiye’nin tarımda yeni nesil kalkınma vizyonuna güçlü bir katkı sağlayacaktır. Bizler de bu sorumluluğun bilinciyle, kamu kurumlarımız, kurucu kuruluşlarımız, yatırımcılarımız ve tüm paydaşlarımızla birlikte çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.” AVRUPA’NIN EN BÜYÜK YÜKSEK TEKNOLOJİLİ JEOTERMAL SERA KÜMELERİNDEN BİRİ Toplam 3 milyon 38 bin 787 metrekare alan üzerine kurulan Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi, modern tarım teknolojileri ile yenilenebilir enerji kaynaklarını aynı çatı altında buluşturuyor. Proje kapsamında; 50 adet yüksek teknolojili sera parseli, 47 adet tarımsal sanayi parseli ile birlikte eğitim ve araştırma merkezleri, paketleme, depolama ve işleme tesisleri, idari ve sosyal alanlar, yenilenebilir enerji sistemleri ve ileri düzey lojistik ve teknik altyapılar hayata geçiriliyor. Dünya Bankası destekli Türkiye İklim Akıllı ve Rekabetçi Tarımsal Büyüme Projesi (TUCSAP) kapsamında yaklaşık 65 milyon ABD doları finansmanla yürütülen yatırım, Türkiye’de tarım sektörüne sağlanan en büyük uluslararası finansman desteklerinden biri olma özelliğini taşıyor. TARIMDA YÜKSEK TEKNOLOJİ, YÜKSEK VERİMLİLİK VE YÜKSEK İHRACAT DÖNEMİ Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi, klasik sera yatırımlarının ötesine geçen yapısıyla tam otomasyonlu üretim sistemleri, jeotermal enerjiyle ısıtılan modern seralar, dijital tarım uygulamaları ve sürdürülebilir üretim altyapısını bir araya getirerek geleceğin tarım modelini temsil ediyor. Projenin tam kapasiteyle faaliyete geçmesiyle birlikte; yıllık 80 bin ton yaş meyve ve sebze üretimi, 3 bin 500 ila 4 bin kişilik doğrudan istihdam, kadın istihdamında yüzde 75’e varan oran, yıl boyunca kesintisiz üretim ve ihracat odaklı yüksek katma değerli üretim kapasitesi hedefleniyor. Jeotermal enerji kullanımının sağlayacağı avantajlarla enerji maliyetlerinde düşüş sağlanırken üretim verimliliği artıyor, modern üretim teknikleri sayesinde uluslararası pazarlara yönelik kaliteli ve sürdürülebilir üretim gerçekleştirilmesi hedefleniyor. DEV ALTYAPI YATIRIMINDA TARİHİ İLERLEME Sahada yapılan incelemelerde altyapı yatırımlarında önemli ilerlemeler kaydedildiği görülürken; bugüne kadar yürütülen çalışmalar kapsamında; 8 milyon 300 bin metreküp kazı ve dolgu çalışması tamamlanmış, 97 bin metreküp taş istinat duvarı imalatı gerçekleştirilmiş, yüksek ve orta gerilim enerji hatlarının deplasmanı ile kanalizasyon ve yağmur suyu altyapıları tamamlanmıştır. Ayrıca içme ve kullanma suyu amaçlı açılan kuyularda yeterli debi kapasitesine ulaşılmış, üretim kuyularında proje gereksinimlerini karşılayan debi ve sıcaklık değerleri elde edilmiştir. Elektrik ve telekomünikasyon altyapısında önemli ilerlemeler sağlanırken, jeotermal şebeke ve ısıtma sistemlerinin sahada eş zamanlı olarak inşasına devam edilmektedir. Yeni açılan kuyularla birlikte bölgenin jeotermal kapasitesi ise artırılmaktadır. Öte yandan, 2026 yılı için Dünya Bankası kaynaklarından yaklaşık 2,2 milyar TL ödenek tahsis edilerek çalışmaların kesintisiz şekilde sürdürülmesi sağlandı. TÜRKİYE YÜZYILI’NIN TARIMSAL ÜRETİM ÜSSÜ Dikili OTB, sadece bir yatırım projesi değil; planlı üretimin, gıda arz güvenliğinin, sürdürülebilir kalkınmanın ve tarımsal sanayileşmenin somut bir örneğidir. Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi, yalnızca bir yatırım projesi değil; planlı üretimin, gıda arz güvenliğinin, sürdürülebilir kalkınmanın ve tarımsal sanayileşmenin somut bir örneği olarak öne çıkıyor. Tamamlandığında tarım dışı alanları yüksek teknoloji üretim merkezlerine dönüştürmesi, bölgesel kalkınmayı hızlandırması, binlerce kişiye yeni istihdam imkânı sağlaması ve bununla beraber tarımsal ihracatı artırması, yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırması ve Türkiye’nin küresel tarım rekabet gücünü yükseltmesi hedefleniyor. Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda tarım sektöründe katma değerli üretimin, teknolojik dönüşümün ve sürdürülebilir kalkınmanın öncü merkezlerinden biri olarak yükselmeye devam ediyor. Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı ve Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız incelemelerinin ardından çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda kararlılıkla sürdürüldüğünü belirterek, altyapı yatırımlarının tamamlanmasıyla birlikte Dikili OTB’nin ülkemizin tarımsal üretim ve ihracat hedeflerine uzun yıllar hizmet edecek stratejik bir yatırım merkezi olacağını ifade etti.

İzmir Ticaret Borsası'nda Küresel Riskler ve Tarımda Dijital Dönüşüm Masada Haber

İzmir Ticaret Borsası'nda Küresel Riskler ve Tarımda Dijital Dönüşüm Masada

İzmir Ticaret Borsası Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı 15 Mayıs Cuma günü Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer’in başkanlığında, Yönetim Kurulu ve Meclis üyelerinin katılımı ile çevrim içi olarak gerçekleştirildi. Mayıs Ayı Meclisi’nde gündem; küresel ekonomide belirsizlikler, enerji piyasalarındaki gelişmelerin tarım sektörüne etkileri, yeşil mutabakat, iklim değişikliğinin üretime etkisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah için Dönüşüm Projesi”, tarımsal üretim maliyetleri ve sürdürülebilirlik, Dünya Bankası’nın yayımladığı son Emtia Piyasaları Görünümü Raporu’nun çıktıları ve dijital dönüşüm ile Borsamız çalışmaları ilgili güncel gelişmeler hakkındaki bilgilendirmeler oldu. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız, Kurban Bayramı tatilleri, Borsa toplantı ve etkinlik programlarının yoğunluğu nedeniyle, bu ay özelinde Meclis toplantısını çevrim içi gerçekleştirmek durumunda kaldıklarını ifade ederek söze başladı. Küresel piyasalarda aylardır devam eden belirsizlik ortamının artık geçici bir dalgalanma olmaktan çıkarak, kalıcı ekonomik risklere dönüşmeye başladığına dikkati çeken Tuncer, “Bugün dünyanın bir ucunda yaşanan bir krizin, ertesi gün tarlamızdaki maliyete, marketteki etikete ve vatandaşın mutfak harcamasına doğrudan yansıdığını hepimiz net bir şekilde görebiliyoruz. Dünya Bankası’nın yayımladığı son Emtia Piyasaları Görünümü Raporu’na göre; küresel enerji fiyatlarının 2026 yılında yüzde 24 artarak Ukrayna Savaşı’ndan bu yana en yüksek seviyesine ulaşmasının beklendiği, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıkların da dünya deniz yolu ham petrol ticaretinin yüzde 35’ini etkilediği belirtilmektedir. Uluslararası piyasalarda oluşan temel beklenti; enerji fiyatlarının yüksek seyrini koruyacağı, navlun maliyetlerinin artacağı ve tedarik zincirlerinde yeni kırılmaların yaşanabileceği yönündedir.” dedi. Bu gibi durumlar nedeniyle özellikle tarımsal üretim açısından işlerin giderek zorlaştığını, küresel gübre fiyatlarında bu yıl yüzde 31’e varan artış beklenirken, üre fiyatlarındaki yükselişin yüzde 60 seviyelerine ulaşabileceğinin ön görüldüğüne de değinen Tuncer, “Yani gördüğünüz gibi Hürmüz’de yaşanan bir gerilim, sadece petrol şirketlerini ilgilendirmiyor. Üreticimizi, sanayicimizi, ihracatçımızı ve en önemlisi vatandaşımızın cebini doğrudan etkiliyor. Eskiden üretici “Bu yıl ne kadar kazanırım?” diye hesap yapardı. Bugün ise “Maliyetleri nasıl karşılayacağım?” diye düşünüyor. Bu durum ne yazık ki üreticilerimizin motivasyonunu zayıflatmaktadır. Bugün üretimden vazgeçilen her bir dönüm arazi, ne yazık ki yarın daha yüksek gıda enflasyonu, daha fazla ithalat baskısı ve daha kırılgan bir ekonomi olarak karşımıza çıkacaktır. Ancak biliyoruz ki üretimden vazgeçmeyen toplumlar, zor dönemlerden güçlenerek çıkmayı başarırlar. Bu nedenle; bugün hepimize düşen görev, belirsizliklerin büyüttüğü kaygılara teslim olmak değil; üretimi, yatırımı ve dayanışmayı koruyarak ülkemizin ekonomik direncini daha da güçlendirmektir.” diye konuştu. Yönetim Kurulu adına konuşma gerçekleştiren Başkan Yardımcısı Ercan Korkmaz ise “Küresel belirsizliklerin ve Türkiye ekonomisindeki kritik ‘dengelenme’ sürecinin ortasında olduğumuz günlerdeyiz. Küresel ekonomi, bir yanda Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatları üzerindeki baskısı, diğer yanda ise teknolojinin devrimsel hızıyla şekilleniyor. IMF’nin son tahminleri, küresel büyümenin yüzde 3,1 seviyelerine gerilediği bir sürece işaret ediyor.” dedi. ABD ve Çin arasındaki teknoloji rekabeti ile Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikalarının, küresel ticarette korumacı yaklaşımların arttığını çok net bir şekilde ortaya koyduğuna değinen Ercan Korkmaz, “Bu noktada, Trump’ın tarihi Çin ziyaretinin sonuçlarını çok dikkatle izlememiz gerekiyor. Çünkü Çin, Türkiye’nin rekabet gücünü, pek çok başka etkenle birlikte ciddi şekilde aşındırmaya devam ediyor. Böyle bir iklimde yeşil mutabakat ve yapay zekanın artık bir tercih değil, küresel tedarik zincirinde kalıcı olabilmenin ön koşulu olduğunu kabul etmemiz şart.” diye konuştu. Kırsalda refahın artırılmasının, bugün artık yalnızca sosyal politika başlığı değil; doğrudan tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, gıda güvenliği ve ülke ekonomisinin dayanıklılığı ile ilgili stratejik bir konu olduğuna değinen Korkmaz, “Tarımı ayakta tutan temel unsur yalnızca toprak, su veya teknoloji değildir. Asıl belirleyici unsur kırsalda yaşamını sürdüren insanın ekonomik ve sosyal olarak üretime devam edebilmesidir. Bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanımızın, Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle düzenlenen etkinlikte açıkladığı, yaklaşık 400 bin üreticiye ulaşılması ve 250 bin kişilik yeni istihdam oluşturulması hedeflenen “Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah için Dönüşüm Projesi”ni çok kıymetli bulduğumuzu ifade etmek isterim.” diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından Borsa Yönetim Kurulu ve Meclis üyeleri temsilcisi oldukları sektörlere ilişkin güncel gelişmeler ve durum tespitlerini katılımcılarla paylaşarak karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Gıda Arz Güvenliği Sorunumuz Yoktur'' Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Gıda Arz Güvenliği Sorunumuz Yoktur''

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Programı'na katıldı. Üretim ve bereketin havasını soludukları buluşmayı düzenleyen Tarım ve Orman Bakanlığına yürekten teşekkürlerini ileten Erdoğan, salondaki çiftçilerin şahsında 81 ilde toprağını alın teriyle sulayan, mahsulünü emeğiyle harmanlayan, üretimiyle Türkiye'nin gücüne güç, sofrasına bereket katan tüm çiftçilerin Dünya Çiftçiler Günü'nü tebrik etti. "Bugün Türkiye'de tarım ve hayvancılık ayaktaysa, üretim ve ihracat her sene yeni rekorlar kırıyorsa, bunda sizin alın teriniz var" diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Türkiye'de toprak ve su kaynaklarımız, ormanlarımız en verimli surette korunuyorsa, bunda sizin dikkatinizin etkisi var. Soframıza gelen her üründe sizlerin halis niyeti, tertemiz emeği, samimi gayreti var. Aynı şekilde Türkiye'de vesayet zincirleri kırıldıysa, demokrasimiz daha da güçlü bir yapıya kavuştuysa bunda sizlerin hayır duası ve desteği var. Millî Mücadele'nin zaferle taçlanmasında, 15 Temmuz ihanetinin bozguna uğratılmasında sizlerin çok büyük rolü var. 15 Temmuz gecesi traktör lastiklerini ateşe veren, sokaklara, caddelere, meydanlara akın eden, milli iradeyi canı pahasına müdafaa eden tüm çiftçilerimize bugün bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Allah sizlerden razı olsun. Yokluğunuzu bu ülkeye, bu millete, bu ümmete göstermesin." "AMBARIN ANAHTARI KİMDEYSE GÜÇ ONDADIR" Geçen yıl doğrudan destek, kredi desteği, yatırım ödeneği, müdahale alımları ve ihracat destekleri dahil tarıma toplam 706 milyar lira destek verdiklerini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu yıl için bu rakamı tam 939 milyar liraya çıkardık. Şu gerçeği artık herkes kabul ediyor. Su stresi ve iklim krizinin yanı sıra son dönemde patlak veren salgın, sıcak savaş ve çatışmalar da gıda arz güvenliğinin önemini tescillemiştir. Son dönemde 'gıda milliyetçiliği' denilen kavramın küresel ölçekte yaygınlık kazandığını görüyoruz. Türkiye olarak hamdolsun tüm bunlara karşı tedbirlerimizi önceden aldık. 'Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır' diyerek planlamamızı bu gerçeklere göre yaptık. Bir taraftan dengeli dış politikamızla etrafımızı saran ateş çemberinden ülkemizi ve milletimizi korurken, diğer taraftan 86 milyon vatandaşımızın gıda emniyetini sorunsuz şekilde sağlamayı başardık. İran'ı ve Körfez'deki kardeş ülkeleri derinden sarsan çatışmaların, tarımsal üretimimizi etkilememesi için ilk günden beri teyakkuz halindeyiz. Tarımda, gübre ve gübre ham madde tedariklerini zaten yapmıştık, gübre stoklarımız yeterli seviyededir." Tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorunun olmadığını ifade eden Erdoğan, gübrede ise artık güzlük ekilişler için hazırlıkları yaptıklarını söyledi. Cennet vatanda şu anda 206 çeşit tarım mahsulünün yetiştiğine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunların birçoğunda kendimize yeter durumdayız. Bakınız şu rakamları biz değil uluslararası kuruluş söylüyor, sebze üretiminde dünyada 3'üncü, meyvede 4'üncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk 3'teyiz. Çiğ sütte, sığır etinde, tavuk etinde, yumurtada aynı şekilde dünyada ve Avrupa'da ilk sıralardayız. Bal üretiminde Avrupa'da lider, su ürünleri yetiştiriciliğinde ikinci sıradayız. Tohumculukta dünyada ilk 10 ülke arasındayız. Dünyanın tam 117 ülkesine tohum ihracatı gerçekleştiriyoruz. Çok şükür, bu yılın başından itibaren yağışlar iyi seyrediyor. Barajlarımız doluyor, sulama konusunda da herhangi bir sıkıntımız bulunmuyor. Zirai don ve kuraklık hadiseleri sebebiyle bir önceki sene düşüş yaşayan bitkisel üretimimiz bu yıl inşallah yeniden yükselişe geçecek. Hububat gibi stratejik ürünler başta olmak üzere birçok üründe inşallah bu yıl çok bereketli bir yıl olacak." "BÜYÜKBAŞ DESTEK PROGRAMIMIZ MEYVELERİNİ VERMEYE BAŞLADI" Cumhurbaşkanı Erdoğan, kırsal kalkınmanın sadece tarımın değil kalkınma politikalarının da temelini teşkil ettiğini dile getirdi. Bu alandaki önceliklerinin bilhassa gençler ve kadınların kırsal kalkınmanın ana aktörü haline gelmesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi: "Amaç, özellikle anaç hayvan sayımızı artırmak, aile işletmelerimizi güçlendirmek, kadın ve gençlerimizin hayvancılıkta daha fazla yer almalarını sağlamak, üzerinde özellikle durduğumuz hedeflerdir. Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek ve Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projelerimiz, üreticilerimiz nezdinde büyük rağbet gördü. Vatandaşlarımızın düşük maliyet ve uygun kredilerle hayvan temin ettiği bir yıllık bakım ve besleme giderleriyle sigorta primlerinin devlet tarafından karşılandığı bu destek programlarını sürekli hale getireceğiz. Büyükbaş destek programımız meyvelerini vermeye başladı. Hamdolsun buzağılar doğuyor, sürüler büyüyor, üretim güçleniyor. Küçükbaş destek programımızda ise başvurular tamamlandı. Hak sahiplerine ilk hayvan teslimatını önümüzdeki ay yapacağız. Diğer yandan Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı'na ayırdığımız tam 10 milyar liralık bütçenin de yüzde 20'sini yine gençlere ve kadınlara, yüzde 30'unu da aile işletmelerimize tahsis ettik. Bu sene hem hibe desteği oranımızı hem de destek alacak proje limit tutarını artırdık. Program kapsamında 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelerde tutarın yüzde 50 ile 70'i arasındaki kısmını hibe edeceğiz. Başvurular 12 Haziran'a kadar devam edecek." Erdoğan, gençleri, hanım üreticileri, tarımla iştigal eden tüm vatandaşları bu avantajlı programdan faydalanmaya davet etti. GIDA ARZ GÜVENLİĞİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımda hangi ürünün nerede ekileceğini belirledikleri devrim niteliğindeki üretim planlamasında 2 yılı geride bıraktıklarını söyledi. Hayvancılıkta da besi, süt ve kanatlı üretim bölgelerini tespit ederek buralara yapılacak yatırımlara ekstra teşvikler sağladıklarını anlatan Erdoğan, "Başta üretim planlaması olmak üzere hayata geçirdiğimiz uygulamalar sayesinde hamdolsun halihazırda gıda arz güvenliği sorunumuz yoktur. Ancak hem bu çalışmaların sürdürülmesi hem de gelecekte gıda sorunu yaşanmaması için yeni düzenlemeleri ve destek mekanizmalarını da hayata geçiriyoruz." dedi. TÜRKİYE TARIM GIDA SEKTÖRÜNÜN İSTİHDAM VE KIRSAL REFAH İÇİN DÖNÜŞÜM PROJESİ Kırsal kalkınmada yeni bir hamle olarak gördükleri projeyi milletle paylaşmak istediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımda planlamanın ikinci safhasına geçtiklerini aktardı. Bu yeni aşamada artık tarımsal yatırımları da planlayacaklarına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti: Tarım sektörünün ana damarı olan siz kıymetli çiftçilerimizin emeğinin zayi olmayacağı, pazarlama sorunu yaşamayacağı, ürünlerinin doğru yerde ve doğru sanayi tesisinde işleneceği bir sistemi inşallah hayata geçiriyoruz. Bakanlığımız aracılığıyla, Dünya Bankası tarafından sağlanacak kaynakla uygulanacak, Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi'ni bu yıl içinde başlatıyoruz. Projeyle, tarım ve gıda alanına yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracağız. Yatırım tutarının yüzde 80'ine kadar geri ödemeli finansman ve kredi garanti sistemi destekleri sağlayacağız. İşletmelerimize 24 ay geri ödemesiz 7 yıla kadar vadeli ve proje büyüklüğüne göre 10 milyon dolara kadar finansman imkânı sağlayacağız. Bu finansman desteği, tarım ve gıda alanında yapılacak tesis inşaatı ve makine ekipman yatırımlarına verilecek. 10 yıl boyunca planladığımız 5,3 milyar dolarlık bu finansman paketinin ilk 750 milyon dolarını 2026 yılı içinde girişimcilerimizin kullanımına açıyoruz. Yine bu proje kapsamında Kredi Garanti Fonu'nun da dahil olacağı mekanizmayla krediye erişimde sorun yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturacağız. Böylece 400 bin çiftçimizin ürünlerini pazarlayabilecekleri yeni kanallar oluşturacak 250 bin vatandaşımıza yeni istihdam imkânı getireceğiz. Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesinin çiftçilerimize, üreticilerimize ve Türk tarımına hayırlı olmasını diliyorum." Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da programda bir konuşma yaptı. Tarımın ne kadar stratejik bir alan olduğunu tüm dünyanın artık çok daha net gördüğüne işaret eden Yumaklı, "Savaşlar, salgınlar, iklim değişikliği ve su krizleri, bir kez daha göstermiştir ki ülkelerin en büyük gücü üretim kabiliyetidir. Biz de bu bilinçle hareket ediyoruz." diye konuştu. Yumaklı, bereketin sadece toprağa düşen yağmurla değil, doğru planlamayla, güçlü desteklerle ve sürdürülebilir üretimle mümkün olduğunu bildirdi. Bu anlayışla, üretim planlamasını 2 yıldır kararlılıkla uyguladıklarını dile getiren Yumaklı, hangi ürünün nerede ve hangi imkanlarla üretileceğini daha öngörülebilir bir hale getirdiklerini ifade etti. "KAZANIMLARIN ARTACAĞINA İNANCIMIZ TAM" Bakan Yumaklı, bu uygulamayla, suyu koruyan, verimliliği artıran, üreticiyi güçlendiren yeni bir üretim modeli inşa ettiklerini belirterek şunları kaydetti: "Planlamanın olumlu sonuçlarını almaya başladık. Önümüzdeki günlerde bu kazanımların çok daha artacağına inancımız tamdır. Bakanlık olarak mesai arkadaşlarımla birlikte çiftçilerin derdiyle hemhal olmayı, yüklerini hafifletmeyi ve emeklerinin bereketini artırmayı en büyük sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Çünkü çiftçimizin kazandığı yerde Türkiye kazanır, çiftçimizin güçlendiği yerde Türkiye güçlenir. Çiftçimizin bereketi arttıkça, milletimizin geleceği daha da parlar. Çiftçilerimizin emeğini akıl ve alın teriyle buluşturarak, Türkiye Yüzyılı'nı 'bereketin yüzyılı' yapmaya söz verdik. Bu hedef uğruna gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz."

Avrupa’nın En Büyük Sera Kümelenmelerinden Biri Dikili’de Yükseliyor Haber

Avrupa’nın En Büyük Sera Kümelenmelerinden Biri Dikili’de Yükseliyor

Avrupa’nın en büyük teknolojik sera kümelenmelerinden biri olmaya hazırlanan Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi’nde, toplam 3.038 dönüm alanda, 451 dönümü sanayi, 1.800 dönümü sera alanı, geri kalanı atık su arıtma tesisi, katı atık tesisi, GES ve RES yenilenebilir enerji alanları olmak üzere planlanan yatırım için sahaya inildi. Dünya Bankası’ndan aldığı desteklerle birlikte toplam 10 milyar USD yatırımla hayata geçen, tamamlandığında tüm bölgeyi kalkındıracak 47 fabrika ile 50 modern sera içeren dev projenin, 150’nin üzerinde paydaşın katılımıyla proje sahasında gerçekleştirilen tanıtım toplantısında, binlerce kişiye istihdam sağlayacak OTB, yatırımcılara yerinde tanıtıldı. TÜM PAYDAŞLAR KATILDI Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Katılımcı Bilgilendirme Toplantısı, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan başkanlığında, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Organize Tarım ve Hayvancılık Bölgeleri Daire Başkanı Deniz Oruç, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Kaymakamı Cevat Gün, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Korkmaz, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Müteşebbis Heyet Üyeleri İbrahim Lütfi Kolat, Birol Celep ve Mehmet Kadri Gündeş, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Bölge Müdürü Samet Başeğmez, Bakanlık Temsilcileri, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Temsilcileri, Dikili OTB Parsel Sahipleri, Dikili OTB Danışman ve Müşavirleri, Ziraat Bankası Temsilcileri ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşti. SAHADA İNCELEMELER YAPILDI Organizasyon kapsamında, ilk olarak saha inceleme ve bilgilendirme etkinliği düzenlendi. Katılımcılar, proje sahasındaki jeotermal kuyular, istinat duvarları ve devam eden altyapı çalışmalarını yerinde inceledi. Program, Bergama Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen toplantı ile devam etti. Toplantının açılışında projenin geldiği aşama hakkında genel bir bilgilendirme yapılırken, ardından sürece katkı sunan kurumların sunumları gerçekleştirildi. ÖZGENER: KATILIMCILARIN İLGİSİ ÖNEMLİ BİR GÖSTERGE Artan nüfus, iklim değişikliği ve kaynakların sınırlılığı gibi faktörlerin; gıda güvenliğini her zamankinden daha stratejik bir konu haline getirdiğini ifade eden Özgener, “Bu noktada, sürdürülebilir tarım projeleri; hem üretim gücümüzü artırmak hem de doğal kaynaklarımızı korumak açısından kritik bir rol üstleniyor. Kentimizde paydaşlarımız ile birlikte yürüttüğümüz organize tarım bölgelerimizi bu nedenle çok önemsiyoruz. Avrupa’nın en büyüklerinden biri olacak Dikili OTB’ye yatırım yapacak olan katılımcıların ilgisi bizler için doğru yolda olduğumuz en önemli göstergesi. Sadece bölgemize değil ülkemize katma değer sağlayacak bu projeye inanan ve bizlerden desteklerini esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm Bakanlarımıza, Milletvekillerimize, Oda ve Borsa Başkanlarımıza ve kentimizdeki tüm paydaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz.” diye konuştu. ÇAKAN: YATIRIMCILARIN MEMNUNİYETİ HEYECANIMIZI ARTIRDI Tarıma elverişsiz, bataklık olan bir alanın bu şekilde ekonomiye kazandırılmasından dolayı memnuniyet duyduklarını ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, “Dünya Bankası’nın projemize güvenerek verdiği destek ile yolumuza hızla devam ediyoruz. Sahamızı yerinde inceleyen yatırımcıların memnuniyeti heyecanımızı daha da artırdı. Yurtdışından gelen katılımcılarımız, projenin bu kadar kısa sürede geldiği aşamadan duydukları memnuniyeti ifade etti. Bizler de onların yatırım iştahını görünce, bölgemizin potansiyelinin hayal ettiğimizin çok daha ötesinde olduğunu anladık. Bu verimli toplantıdan aldığımız motivasyonla alt yapı çalışmalarımızı Temmuz ayında tamamlayıp, yatırımcılarımızın Eylül ayında sahada çalışmalara başlamasını planlıyoruz. Burada faaliyete geçecek tesisler yalnıza Dikili’ye değil; Bergama, Kınık, Menemen ve Ayvalık başta olmak üzere tüm Bakırçay Havzası’na hizmet edecek. Yıllık 80 bin ton katma değerli yaş sebze ve meyve üretimi hedefimiz var. Toplamda 3 bin 500-4 bin kişiye istihdam sağlanacak. Çalışanların yüzde 75’i kadınlardan oluşacak” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.