Hava Durumu

#Dünya Çiftçiler Günü

Kırsal Haber - Dünya Çiftçiler Günü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Çiftçiler Günü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Büyükşehir’in Çiftçi Şenliği Bereketiyle Kutlandı Haber

Büyükşehir’in Çiftçi Şenliği Bereketiyle Kutlandı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl 11’incisini düzenlediği “Çiftçi Şenliği”, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın katılımıyla İzmit Sapakpınar’da gerçekleştirildi. Başkan Büyükakın, sağanak yağış altında yoğun katılımla gerçekleşen kutlamalar için, “Şenliğimiz bereketiyle kutlanıyor. Çiftçimize desteğe durmadan devam edeceğiz. Biz sadece hizmet ediyoruz” dedi. ÇİFTÇİNİN YÜZÜ DESTEKLERLE GÜLÜYOR Avrupa’nın birçok şehrinde yeterli destek alamadığı için eylemde olan çifçiler, Kocaeli’de farklı etkinliklerle Dünya Çiftçiler Günü’nü kutlamaya devam ediyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğündeki kutlamalar pazar günü İzmit Sapakpınar Mahallesi’nde devam etti. Büyükşehir destekleri ile yüzü gülen çiftçiler, şenliğe yüksek katılım gösterdi. Sağanak yağışa rağmen alan, çiftçilerin ve vatandaşların akınına uğradı. Şenliğe, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez, AK Parti İzmit İlçe Başkanı Halil Güngör Dokuzlar, Kocaeli İl Tarım Müdürü Ali Ulvi Özerdem, İzmit Ziraat Odası Başkanı Yusuf Karaaslan, tarımla ilgili kooperatif ve birliklerin temsilcileri ile muhtarlar da katıldı. “ŞOV YOK, RİYA YOK. SADECE HİZMET VAR” Başkan Büyükakın, şenlik alanındaki stantları gezerek çiftçilerle yakından ilgilendi. Çiftçiler, sevgi gösterileri ile karşıladıkları Büyükakın’a teşekkür etti. Sağanak yağışa dikkat çeken Başkan Büyükakın, Çiftçi Şenliği’nin bereketi ile geldiğini belirterek, “Biz bu programları ne zaman yapsak, bereket oluyor. Çünkü biz, sizden aldığımız emanetin hakkını vermek için sadece hizmet ediyoruz. Şov yok, yalan yok, riya yok. Sadece hizmet var. Sadece sizin mutluluğunuz için emek var. Bunun karşılığında da bereket var. Şimdiden bereketli bir sezon diliyorum” dedi. “BU BEREKET DEVAM ETMELİ” Tarımın önemine de değinen Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, bu nedenle son 7 yılda üreticiye 1.5 milyar TL’lik destek sunduklarını hatırlattı. Başkan Büyükakın, “Sizi desteklemeye devam edeceğiz. Çünkü asıl bereketin toprakta olduğunu, toprağın ekilmeden bereketin devam etmeyeceğini biliyoruz. Bugüne kadar 1.5 milyar liralık destekle 97 proje hayata geçirdik. Bundan sonra da var gücünüzle arkanızda olacağız. Bu bereket devam etmeli” dedi. “ÇİFTÇİLERİN REİSİ BÜYÜKAKIN’DIR” Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez de şenlikte bir konuşma yaptı. Ölmez, “Kocaeli sadece sanayinin değil, tarımın da başkentidir. Bu, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri sayesinde oluyor” dedi. İzmit Ziraat Odası Başkanı Yusuf Karaaslan konuşmasına, “Çiftçilerin reisleri vardır. Bizim reisimiz de Tahir Büyükakın’dır” diyerek başladı. Sözleri çiftçilerden büyük alkış alan Karaaslan, “Bugüne kadar bizden desteğini esirgemedi. Her zaman yanımızda oldu” dedi. Karaaslan, Başkan Büyükakın’a çiftçilerin geleneksel kıyafetleri olan şalvar ve sekiz köşe kasket hediye etti. BAŞKAN’A OĞLAK HEDİYE EDİLDİ Şenlikte konuşan Sapakpınar Mahalle Muhtarı Ejder Okumuş ise tarıma desteklerinden dolayı Başkan Büyükakın’a teşekkür ederek, “Bu şenlik hem çiftçimizin moralini yükseltiyor hem de birlik beraberliğimizi güçlendiriyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği % 75 hibe destekli tohumların ekimine başladık. Bunun için de teşekkür ediyoruz” dedi. Muhtar Okumuş konuşmasının ardından çiftçiler adına Başkan Büyükakın’a oğlak hediye etti. ETKİNLİKLER ŞENLİĞE RENK KATTI Renkli görüntülere sahne olan şenlikte, eğlenceli ve ödüllü organizasyonlar düzenlendi. Mehter konseri, halk oyunları, animatör gösterileri ve çocuk oyun alanları da gün boyunca şenliğe renk kattı. Şenlik alanında kurulan stantlarda birlik ve kooperatifler faaliyetlerini tanıtırken, firmalar da tarımsal alet ve ekipmanlarını vatandaşların beğenisine sundu. Şenlikte ayrıca çekilişler de yapıldı. Üreticilere çekilişle buzağı, oğlak, akülü traktör, cep telefonu gibi hediyeler dağıtıldı. Ayrıca alan yöresel ürün stantlarıyla doluydu. Konuklara bol bol mancarlı pide, ayran ve limonata ikram edildi. Sponsorlar eşliğinde şenliğe katılanlara civciv, yem, fide ve bitkiler de verildi. İMERA FİNALDE SAHNE ALDI Konuşmaların ardından, ziraat odası başkanları ve çiftçileri, Başkan Büyükakın’a yetiştirdikleri ürünlerden hediye etti. Şenliğin finalinde Karadeniz müziğinin sevilen temsilcilerinden İmera sahne aldı. Seslendirdiği birbirinden güzel eserlerle katılımcılara unutulmaz anlar yaşatan grup, şenliğe damga vurdu.

Büyükşehir’den Çiftçiye Eğitim, Doğaya Nefes Haber

Büyükşehir’den Çiftçiye Eğitim, Doğaya Nefes

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Balıkesir Kent Konseyi iş birliğiyle yürütülen “Sağlıklı Tarım Sıfır Atık Temiz Balıkesir Projesi” ile kırsal mahallelerde çevre bilincinin artırılması, doğru pestisit kullanımının sağlanması ve tarımsal atıkların geri dönüşüme kazandırılması hedefleniyor. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde Altıeylül ilçesine bağlı Ovaköy Mahallesi’nde başlayan uygulama kapsamında eğitimlerle çiftçilerin farkındalığı artırılırken, atık toplama alanı da hizmete sunuldu. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde Tarımda Balıkesir Modeli kapsamında sürdürülebilir ve bilinçli tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ile Balıkesir Kent Konseyi iş birliğinde “Sağlıklı Tarım, Sıfır Atık, Temiz Balıkesir” projesi hayata geçirildi. Proje kapsamında üreticilere; pestisitlerin insan sağlığına, toprağa, su kaynaklarına ve doğal yaşama olası etkileri değerlendirilerek doğru dozda, uygun zamanda ve etikette belirtilen kurallara uygun şekilde kullanılması konusu detaylı olarak anlatılıyor. Çevre kirliliğini önüne geçmek için de boş pestisit ambalajlarının doğaya bırakılmaması, uygun şekilde toplanarak geri dönüşüm ve bertaraf süreçlerine dâhil edilmesi gerektiği anlatılarak; sıfır atık anlayışıyla çevre dostu tarımsal üretimin önemi vurgulandı. Altıeylül ilçesine bağlı Ovaköy kırsal mahallesinde üreticilere yönelik sunumlar yapılırken mahallede oluşturulan atık toplama alanı hizmete açıldı. Tarımsal faaliyetlerin sağlıklı ve çevreye duyarlı bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlayacak olan çalışma kapsamında Ovaköy Mahallesi’nde düzenlenen programa Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden, BBB Genel Sekreter Yardımcısı Reyhan Sunci Gülfırat, daire başkanları, muhtarlar, Balıkesir Kent Konseyi üyeleri ve vatandaşlar katıldı. ÖZDEN: “BU TESİSLERİ ÇOĞALTACAĞIZ” Balıkesir Kent Konseyi Kadın Meclisi’nin koordinasyonunda başlatılan çalışma hakkında bilgi veren Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden, “Biz bu projemiz kapsamında kırsal mahalle muhtarlarımızla, muhtarlar derneği başkanımız, Kent Konseyi Kadın Meclisi proje temsilcimiz Nurdan İstanbulluoğlu ve daire başkanlarımızla bir araya geldik. Muhtarlarımızın pestisit atıklarının doğru imhası yönünde gelen taleplerini aldık. Bu talepleri Ahmet Akın Başkan’ımıza götürdüğümüzde çalışmanın hemen başlatılması talimatını verdi. Bu projemizi de Ovaköy kırsal mahallemizde başlattık. Tarımsal faaliyetlerin yoğun olarak gerçekleştiği köylerden biri olduğu için Ovaköy’den başladık. Biz bu tesisleri de çoğaltacağız. ”diyerek çalışmalara verdiği destekten dolayı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’a teşekkürlerini sundu. ÇEVRE DOSTU TARIMSAL ÜRETİM HEDEFLENİYOR Türkiye’de tarımın lokomotif şehirlerinden olan Balıkesir’de sürdürülebilir tarımsal faaliyetleri çevreye duyarlı bir şekilde gerçekleştirmek için yürütülen çalışmalar kapsamında Ovaköy’deki üreticilere sunum ve bilgilendirmeler yapıldı. “Sağlıklı Tarım, Sıfır Atık, Temiz Balıkesir” projesinde Tarımda Balıkesir Modeli kapsamında sürdürülebilir ve bilinçli tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması amacıyla pestisit kullanımında ve sonrasında dikkat edilmesi gereken önemli konulara dikkat çekildi. Ayrıca uygulama sırasında koruyucu ekipman kullanımının önemi, hasat öncesi bekleme sürelerine uyulması, gereksiz ve aşırı pestisit kullanımının önüne geçilmesi gibi konular üzerinde duruldu. Çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla boş pestisit ambalajlarının doğaya bırakılmaması, uygun şekilde toplanarak geri dönüşüm ve bertaraf süreçlerine dâhil edilmesi gerektiği anlatılarak; sıfır atık anlayışıyla çevre dostu tarımsal üretimin önemi vurgulandı. Eğitim ve bilgilendirme faaliyetleriyle üreticilerde bilinç oluşturularak hem sürdürülebilir tarımın desteklenmesi hem de daha temiz ve sağlıklı bir Balıkesir hedefi ortaya konuldu. TARIMSAL ATIKLAR GERİ DÖNÜŞTÜRÜLECEK Ovaköy Mahallesi’nde Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından oluşturulan atık toplama alanı, vatandaşların hizmetine sunuldu. Çevre kirliliğinin önlenmesi ve israfın önüne geçilmesi amacıyla oluşturulan alanda; tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan zirai ilaç ambalaj atıkları, sera örtüsü ve sulama borusu gibi ambalaj atıkları toplanacak. Böylelikle tarımsal kaynaklı atıkların yakılması ve gelişi güzel çevreye atılmasının önüne geçilecek. Çevreye ve insan sağlığına olan zararları azaltmak, doğal kaynakları korumak için gerçekleşen projeyle zirai atıkların geri dönüşüm sürecine dâhil edilerek ülke ekonomisine de katkı sunması hedefleniyor.

Başkan Ünlüce: ''Eskişehir’de Üretimi Büyütmeyi Sürdüreceğiz'' Haber

Başkan Ünlüce: ''Eskişehir’de Üretimi Büyütmeyi Sürdüreceğiz''

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla açıklama yapan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, üretimin ve üreticinin her zaman yanında olduklarını belirterek, kırsal kalkınmayı destekleyen projelerin artarak süreceğini söyledi. Başkan Ayşe Ünlüce, “Üreten, emek veren ve kırsal kalkınmaya katkı sağlayan tüm çiftçilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Tarım ve hayvancılığı destekleyen projelerimizle Eskişehir’de üretimi büyütmeyi sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı. BÜYÜKŞEHİR ÜRETİCİNİN YANINDA Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla göreve geldiği günden bu yana gerçekleştirilen destekler hakkında konuşan Başkan Ünlüce, üreticilere yönelik çok sayıda proje hayata geçirildiğini söyledi. HASAT DESTEĞİ PROJESİ Hasat Desteği Projesi kapsamında bin 555 çiftçiye destek sağlanırken, toplam 35 bin 335 dekar alan destek kapsamına alındı. Bu destekle üreticilerin hasat dönemindeki mali yüklerinin hafifletilmesi amaçlandı. KÜÇÜKBAŞ ÜRETİCİ YEM VE BALYA Küçükbaş üretici yem ve balya desteği kapsamında ise 2024-2025 döneminde 261 çiftçiye toplam 60 ton arpa, buğday ve yulaf karışımı yemlik tahıl ile 5 bin adet balya dağıtıldı. Desteklerle küçükbaş hayvancılığın güçlendirilmesi hedeflendi. MOBİL TOPRAK ANALİZİ ÇALIŞMALARI Mobil Toprak Analizi çalışmalarıyla 2024 yılından bu yana 45 bin dekar alanda bin 708 toprak analizi gerçekleştirildi. 670 üreticiye ulaşılan çalışma sayesinde doğru gübreleme planlaması yapılarak hem verim artışı hem de toprak sağlığının korunması amaçlandı. ZEYTİN FİDANI DESTEĞİ Sakarya Vadisi’nde yürütülen çalışmalar kapsamında Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerinde 384 çiftçiye toplam 26 bin 500 zeytin fidanı dağıtıldı. Böylece bölgedeki zeytinciliğin geliştirilmesi ve üretim kapasitesinin artırılması hedeflendi. DUT FİDANI DESTEĞİ Koza Birlik iş birliğiyle yürütülen Dut Fidanı Desteği kapsamında ise dut çeliğinden yetiştirilen 2 bin 900 adet dut fidanı üreticilere ulaştırıldı. Çalışmayla ipek böcekçiliğinin yeniden canlandırılması amaçlanırken, 54 üretici ve 3 kuruma destek sağlandı. SIVI GÜBRE DESTEĞİ Mihalıççık ilçesinde dondan zarar gören kiraz üreticilerine yönelik gerçekleştirilen sıvı gübre desteği kapsamında 112 çiftçiye toplam 3 bin 780 litre sıvı gübre dağıtıldı. Başkan Ünlüce, doğal afetlerden etkilenen üreticilerin yanında olmaya devam edeceklerini belirtti. EĞİTİM FAALİYETLERİ SÜRÜYOR Belediye ile Ziraat Mühendisleri Odası iş birliğinde düzenlenen eğitim faaliyetleri kapsamında ise ilçelerde gerçekleştirilen 9 farklı eğitim programına 309 çiftçi katıldı. KÜÇÜKBAŞ HAYVAN Hayvancılık alanındaki desteklerin de sürdüğünü ifade eden Başkan Ünlüce, Sarıcakaya’da 30, Mihalgazi’nde ise 28 üreticiye toplam 290 küçükbaş hayvan desteği verildiğini açıkladı. Destek kapsamında bugüne kadar yaklaşık 350 kuzu doğumu gerçekleşti. MİNERAL BLOK VE SAĞIM SOLÜSYONU Çifteler, Seyitgazi, Alpu, Sivrihisar, Han, Mahmudiye ve İnönü ilçelerinde toplam 430 üreticiye 9 bin 816 paket mineral blok desteği sağlandı. Ayrıca Sivrihisar’da büyükbaş hayvancılıkla uğraşan 24 üreticiye toplam 240 litre sağım sonrası solüsyon desteği verildi. FONDAN ARI YEMİ VE YORGA- YASTIK ÜRETİMİ Arıcılığı desteklemek amacıyla Eskişehir genelinde 329 arı yetiştiricisine toplam 6 bin 683 kilogram fondan arı yemi dağıtıldı. Öte yandan Seyitgazi ve Alpu ilçelerinde kırkım sonrası toplanan yünler değerlendirilerek ihtiyaç sahibi aileler için 140 tek kişilik yorgan ve 100 yastık üretildi. Çiftçilerin gününü kutlayan Başkan Ünlüce, “Toprağa alın terini döken, emeğiyle üretimi büyüten tüm çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kutlu olsun. Bereketli topraklarımızı emekleriyle geleceğe taşıyan üreticilerimiz, ülkemizin en büyük gücüdür. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da çiftçilerimizin ve üreticilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Tarım ve hayvancılığı destekleyen projelerimizle Eskişehir’de üretimi büyütmeyi sürdüreceğiz. Üreten eller var oldukça umut, bereket ve dayanışma büyüyecek. Tüm çiftçilerimize bol kazançlı, bereketli ve sağlıklı bir üretim yılı diliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Başkan Er: ''Kırsal Bölgelere Desteklerimizi Sürdüreceğiz'' Haber

Başkan Er: ''Kırsal Bölgelere Desteklerimizi Sürdüreceğiz''

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, ''Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığımız aracılığıyla 250 bin metre boru alımı yaparak köylü-belediye iş birliğiyle birçok sulama projesini hayata geçirdik. 2026 yılı içerisinde de yeni projelerimizi hayata geçirerek çiftçimize ve üreticimize destek olmaya devam edeceğiz'' dedi. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Yazıhan Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından düzenlenen Yazıhan Tarım ve Hayvancılık Şenliği’ne katıldı. Başkan Er, şenlikte yaptığı konuşmada, üreticilerin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutladı. Kendisinin de bir çiftçi çocuğu olduğunu ve köyde büyüdüğünü anımsatan Başkan Er, şenlik alanını görünce çocukluğunun aklına geldiğini orakla, tırpanla tarlada çalıştıklarını, harmanda patoz kullandıklarını ifade etti. “TÜRKİYE BİR TARIM ÜLKESİDİR” Türkiye'nin her alanda çok büyük gelişmeler kaydettiğini dile getiren Başkan Er, ''Bir zamanlar yön verilen bir ülkeyken, bugün Allah’a şükür oyun kuran bir ülke konumundayız. Sanayiden teknolojiye, eğitimden ulaşıma kadar her alanda önemli mesafeler katettik. Tarımda da aynı şekilde çok büyük ilerlemeler olduğunu hep birlikte görüyoruz. Eskiden Eylül sonuna kadar harmanda çalışır, okullar açıldığı halde hasadı bitiremezdik. Şimdi ise teknoloji sayesinde çiftçimiz kısa sürede işini tamamlayabiliyor. Bu da ülkemizin geldiği noktayı göstermesi açısından çok kıymetlidir. Türkiye bir tarım ülkesidir. Aynı zamanda teknoloji alanında da ciddi atılımlar gerçekleştirmektedir. Malatya'da bir tarım şehridir'' diye konuştu. “CUMHURBAŞKANIMIZA VE BAKANLARIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUM” Dünyada son dönemde yaşanan gelişmelerin tarımın önemini bir kez daha ortaya koyduğuna dikkati çeken Başkan Er, şunları kaydetti: ''Pandemi döneminde de Rusya-Ukrayna savaşında da tarımın ne kadar stratejik bir alan olduğunu hep birlikte gördük. Bu yüzden kendi kendine yetebilen bir ülke olmak zorundayız. Bu anlayışla çiftçimize destek olmayı, üreticimizin yanında durmayı çok önemsiyoruz. Bugün kırsal nüfusun azaldığını görüyoruz. Gençlerimizi köyde tutmakta zorlanıyoruz. Ancak üretimin devam etmesi için kırsal kalkınmayı desteklemek mecburiyetindeyiz.'' Malatya'da İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği döneminde tarıma yönelik önemli projeleri hayata geçirdiklerini, Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde de tarıma ciddi katkı sağladıklarını aktaran Başkan Er, ''2010 yılında “Kentten Köye Dönüş” projeleriyle yüzlerce tarımsal sulama projesini hayata geçirmiştik. Göreve geldiğimizden bu yana da çiftçimize destek olmak adına önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Geçtiğimiz yıl tarım açısından ciddi sıkıntılar yaşandı. Ancak Sayın Cumhurbaşkanımız ve ilgili bakanlarımızla yaptığımız görüşmelerde Malatya tarımının önemini, özellikle kayısının şehrimizin temel değeri olduğunu ifade ettik. Allah razı olsun hem ülkemizde hem Malatya’da çiftçilerimizin zararlarının karşılanması noktasında önemli destekler sağlandı. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımıza ve tüm bakanlarımıza teşekkür ediyorum. Sadece konut yapmakla kalmıyor, sanayiden tarıma, altyapıdan üretime kadar her alanda çalışmalar yürütüyoruz. Sayın Valimizle birlikte Ankara’da bakanlarımızla, milletvekillerimizle ve kurumlarımızla güçlü bir uyum içerisinde çalışıyoruz. Hamdolsun, Malatya her geçen gün daha da güçleniyor” dedi. “TARIM ALANINDA ÖNEMLİ ADIMLAR ATTIK” Köylü-belediye iş birliğiyle birçok sulama projesini hayata geçirdiklerini de söyleyen Başkan Er, “Tarım alanında da önemli adımlar attık. Organize hayvancılık bölgemizde yaşanan su problemini kısa sürede çözdük. Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığımız aracılığıyla 250 bin metre boru alımı yaparak köylü-belediye iş birliğiyle birçok sulama projesini hayata geçirdik. Bu yıl da yeni ihalelerimizi gerçekleştirdik ve kırsal bölgelerimizi desteklerimizi sürdüreceğiz. Yine küçükbaş hayvancılıkla uğraşan yetiştiricilerimize jeneratörler, sıvatlar ve çeşitli ekipman destekleri verdik. Projelerinde köylerimize öncülük ederek üreticilerimizin yanında olduk. İnşallah 2026 yılı içerisinde de yeni projelerimizi hayata geçirerek çiftçimize ve üreticimize destek olmaya devam edeceğiz" şeklinde sözlerini tamamladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, şenlik kapsamında düzenlenen çeşitli yarışmalarda dereceye giren üreticilere hediyelerini takdim

ZMO’dan 14 Mayıs Uyarısı: "Çiftçi Borç Batağında, Tarım Sektörü Alarm Veriyor!" Haber

ZMO’dan 14 Mayıs Uyarısı: "Çiftçi Borç Batağında, Tarım Sektörü Alarm Veriyor!"

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde acı tabloyu açıkladı. 2026 verilerine göre çiftçinin borcu 1,3 trilyon TL’yi aşarken, tarım sektörü küçülmeye devam ediyor. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde bir açıklama yayımlayan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, Türkiye tarımının içinde bulunduğu yapısal krizi çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. "Üreticiyi korumak, geleceği korumaktır" vurgusu yapan oda, neoliberal politikaların ve artan girdi maliyetlerinin çiftçiyi üretimden kopardığını belirtti. Tarımsal Borç Yükü 1,3 Trilyon TL’yi Geçti Ziraat Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; ''Tarım, yalnızca bir üretim faaliyeti değil; toplumların beslenmesini, kalkınmasını ve yaşam kültürünü şekillendiren temel bir değerdir. Sofralarımıza ulaşan her üründe çiftçilerin alın teri, emeği ve özverisi bulunmaktadır. Çiftçilerin üretimdeki vazgeçilmez rolüne dikkat çekmek ve emeklerini görünür kılmak amacıyla her yıl 14 Mayıs, Dünya Çiftçiler Günü olarak kutlanmaktadır. Bu tarih, Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu (IFAP) tarafından 1984 yılında alınan bir kararla ilan edilmiştir. Ülkemizde uygulanagelen neoliberal tarım politikaları sonucunda, tarım sektörü ve çiftçilerimiz çok katmanlı sosyo-ekonomik ve yapısal sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Savaşlar, kuraklık, pandemi, ekonomik krizler ve jeopolitik gerilimler gibi olağanüstü süreçler sorunların temel nedenleri olarak gösterilmiş ve normalleştirilmeye çalışılmış; üretimi ve üreticiyi güçlendirecek kalıcı ve etkin tarım politikaları oluşturulup, uygulanamamış, mevcut sorunlar daha da derinleşmiştir. Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üretici sayısı yaklaşık 2 milyon 363 bin olup, son yıllarda artış görülse de kırsal nüfusun yaşlanması ve küçük ölçekli işletmelerin üretimden çekilmesi tarım açısından önemli bir risk oluşturmaktadır. Aynı dönemde ÇKS kayıtlı tarımsal üretim alanı 170 milyon dekara ulaşmış olsa da toplam 239 milyon 780 bin dekar toplam tarım arazileri varlığımızın yaklaşık 70 milyon dekarı ÇKS kaydı dışında ve desteklemelerden yararlanamamaktadır. Girdi maliyetlerindeki artış üretim üzerindeki en önemli baskı unsurlarından biri haline gelmiştir. 2026 yılı şubat ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi oniki aylık ortalamalara göre %32,64 oranında artarken; gübre fiyatları 2025 yılı itibarı ile %44,95, tohum fiyatları %38,98 ve veteriner harcamaları %72,78 oranında yükselmiştir. Buna karşın üretici gelirleri aynı oranda artmamakta, bu durum çiftçilerin kârlılığını ve sonraki yıl üretme motivasyonlarını ciddi biçimde azaltmaktadır. Artan üretim maliyetleri ve yetersiz destekler nedeniyle üreticiler, tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmek için giderek daha fazla borçlanmak zorunda kalmaktadır. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, 2026 yılı Mart ayı itibarıyla tarım sektörünün bankalara olan toplam nakdi kredi borcu 1 trilyon 355 milyar 462 milyon TL’ye ulaşmıştır. Tarım, avcılık ve ormancılık sektörleri birlikte değerlendirildiğinde ise toplam kredi borcu 1 trilyon 371 milyar 425 milyon TL düzeyine çıkmaktadır. Aynı dönemde tarım sektöründe 21 milyar 203 milyon TL tutarında kredi takibe düşmüş olup, takipteki kredilerin toplam tarımsal kredilere oranı yüzde 1,56 olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca, önemli bir kredi tutarının yakın izlemede bulunduğu ve bazı kredilerin yeniden yapılandırıldığı dikkate alındığında, üreticilerin finansal yükünün giderek ağırlaştığı anlaşılmaktadır. Bu veriler, çiftçilerimizin artan girdi maliyetleri, düşük ürün fiyatları ve yetersiz destekleme politikaları nedeniyle üretimlerini büyük ölçüde kredi kullanarak sürdürdüğünü ortaya koymaktadır. Tarımsal üretimin devamlılığının sağlanabilmesi için üreticilerin borç yükünün hafifletilmesi, uygun koşullu finansman olanaklarının genişletilmesi ve destekleme politikalarının güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Üreticilerin kredi borçları dolayısıyla kredibiliteleri olmadığından kredi kuruluşları dışında girdi tedarikçileri, tüccarlar ve sözleşmeli üretim yaptıranlardan sağladıkları finansmanın istatistiki verileri, üreticiye ve üretime etkileri de araştırılmaya muhtaçtır. Tarımsal üretimin planlanmasında kamu müdahalesinin zayıflaması, tarımsal KİT’lerin ortadan kaldırılması ve kooperatiflerin etkinliğinin azalması, çiftçinin pazarlık gücünü ciddi şekilde zayıflatmıştır. Çiftçi örgütlerinin karar süreçlerine yeterince dâhil olamaması da üreticinin emeğinin karşılığını almasını zorlaştırmaktadır. Buna karşın ithalata dayalı politikaların devam etmesi, hasat dönemlerinde yapılan dış alımlar ve fiyat baskılamaları üreticiyi daha da kırılgan hale getirmektedir. Tarım sektöründe yaşanan sorunlar yalnızca üretim aşamasıyla sınırlı değildir. Üretilen ürünlerin pazarlanmasında da yapısal problemler bulunmaktadır. Zincir marketlerin piyasadaki güçlü konumu, Hal Yasası’nın yetersizliği ve çiftçi aleyhine işleyen sözleşmeli üretim modelleri, gıda tedarik zincirinde ciddi dengesizliklere yol açmaktadır. Bu durum, “tarlada ucuz, rafta pahalı ürün” sorununun kalıcı olarak çözülmesini engellemektedir. Sosyal yapıya bakıldığında ise çiftçi nüfusunun yaş ortalaması giderek yükselmekte, gençlerin tarıma ilgisi azalmakta ve kırsal alanlardan kente göç devam etmektedir. Kadın ve çocuk işçiliği ile mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sorunlar ise halen çözüm beklemektedir. TÜİK verilerine göre Türkiye’de tarım sektörü 2025 yılında %8,8 oranında küçüldüğü dikkate alındığında, üretim planlamasına dayanmayan ve destek mekanizmaları yetersiz kalan bir yapının gıda güvenliğini sürdürülebilir kılması mümkün görünmemektedir. Tüm bu göstergeler, tarım sektörünün yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal ve yapısal bir dönüşüm ihtiyacı içinde olduğunu ortaya koymaktadır. Kalıcı çözüm, üreticiyi ve tüketiciyi merkeze alan, tarımsal varlıkları koruma altına alan, planlı üretimi esas alan ve girdi maliyetlerini kontrol altına alan bütüncül bir tarım politikası ile mümkündür. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü, yalnızca üreticilerimizin emeklerinin hatırlandığı bir gün değil, aynı zamanda tarım sektörünün yapısal sorunlarının çözümüne yönelik güçlü bir iradenin ortaya konulması gereken önemli bir gündür. Ziraat Mühendisleri Odası olarak; planlı ve bilimsel temellere dayalı tarımsal üretimin esas alınmasını, kamusal girdi üretimi ile girdi maliyetlerinin düşürülerek üreticinin korunmasını, tarımsal kamu yönetiminin ve kooperatifçiliğin güçlendirilmesini, tarım arazilerinin etkin biçimde korunmasını, planlı bir kıra dönüş ve tarımsal üretime katılma politikası geliştirilmesini ve tarımda genç nüfusun arttırılmasını temel öncelikler olarak görmekteyiz. Çiftçimizin emeğinin karşılığını alabildiği, adil bir tarım yapısının oluşturulması, ülkemizin gıda egemenliği açısından ertelenemez bir zorunluluktur.''

CHP'li Sarıbal: ''Kırsalı Yeniden Bereketlendireceğiz!'' Haber

CHP'li Sarıbal: ''Kırsalı Yeniden Bereketlendireceğiz!''

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle Meclis’te yaptığı açıklamada, AKP iktidarının tarımı planlayan, üreticiyi destekleyen kamucu anlayışı tasfiye ettiğini, artan maliyetler, borç yükü ve şirket odaklı politikalar nedeniyle çiftçinin üretimden çekildiğini ifade etti, “Çiftçinin alın terini borca, ithalata ve şirketlere teslim eden iktidarı göndereceğiz. Bu ülkenin çiftçisi yeniden toprağıyla, üretimle buluşacak, emeğinin karşılığını alacak” dedi. AKP’nin üretim karşıtı politikalarının çiftçiyi hızla tarımdan uzaklaştırdığını belirten Milletvekili Orhan Sarıbal, tarımdaki çöküşün verilerle ortada olduğunu söyledi. 2000’li yılların başında 2,8 milyon olan kayıtlı çiftçi sayısının bugün 2,3 milyona düştüğünü kaydeden Sarıbal, SGK’ya kayıtlı çiftçi sayısının ise son 17 yılda 1 milyondan 616 bine gerilediğini ifade etti. Kırsalın hızla yaşlandığını belirten Sarıbal, çiftçilerin yaş ortalamasının 60’a yaklaştığını söyledi. Tarımın istihdam ve milli gelir içindeki payının da dramatik biçimde gerilediğine dikkati çeken Sarıbal, “2002’de toplam istihdamın yaklaşık yüzde 35’i tarımdaydı. Bugün bu oran yüzde 14’e kadar düştü. Tarımın milli gelir içindeki payı ise yüzde 10’ların üzerinden yüzde 5,2 seviyesine geriledi” ifadelerini kullandı. Türkiye’de çiftçilerin kişi başına düşen milli gelirin ancak üçte biri kadar gelir elde edebildiğini belirten Sarıbal, kişi başına tarımsal katma değerin Almanya’nın yaklaşık 8,5 kat, Fransa’nın ise 5 kat gerisinde kaldığını söyledi. İKTİDARIN ÇİFTÇİLERE 2 TRİLYON BORCU VAR! 2006 yılında yürürlüğe giren Tarım Kanunu’nun, tarımsal desteklerin milli gelirin en az yüzde 1’i düzeyinde verilmesini zorunlu kıldığını hatırlatan Sarıbal, iktidarın bu hükmü yıllardır uygulamadığını söyledi. Çiftçiye verilen desteklerin çoğu zaman yüzde 0,5’in altında kaldığını, son yıllarda ise yüzde 0,2 seviyelerine kadar gerilediğini belirten Sarıbal, “Yasanın öngördüğü desteğin yalnızca beşte biri çiftçiye verildi” dedi. Sarıbal, 2007-2026 döneminde Tarım Kanunu’nun uygulanmaması nedeniyle devletin çiftçiye olan borcunun cari fiyatlarla yaklaşık 2 trilyon liraya ulaştığını ifade etti. TARIMSAL DESTEKLER 54, ÇİFTÇİNİN BORCU 256 KAT ARTTI! Yetersiz destekler nedeniyle üreticinin bankalara bağımlı hale getirildiğini belirten Sarıbal, çiftçilerin banka borcunun 2026 Mart itibarıyla bir önceki yıla göre yüzde 40 artarak 1 trilyon 350 milyar liraya yükseldiğini söyledi. “Son 20 yılda tarımsal destekler 54 kat artarken çiftçilerin banka borçlarının 256 kat artması, desteklenenin üretici değil finans sistemi olduğunu açıkça göstermektedir” diyen Sarıbal, mevcut politikaların kırsalı çöküşe sürüklediğini kaydetti. 26 MİLYON DEKAR TARIM ALANI KAYBEDİLDİ Ürettiğinin karşılığını alamayan çiftçilerin hızla üretimden çekildiğini ifade eden Sarıbal, 2002 yılında 266 milyon dekar olan ekili-dikili tarım alanlarının 2025 itibarıyla 240 milyon dekara gerilediğine, yaklaşık 26 milyon dekarlık tarım alanının kaybedildiğine dikkati çekti. Sarıbal, “Üreticiyi korumayan, planlamadan uzak, ithalata bağımlı bu anlayış sürdükçe hem çiftçi yoksullaşacak hem de toplum sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimde daha büyük krizlerle karşı karşıya kalacaktır” dedi. Hububat, bakliyat ve yağlı tohum üretiminin artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığını belirten Sarıbal, bunun ithalatı destekleyen tarım politikalarının sonucu olduğunu söyledi. 2025 yılının Türkiye tarımı açısından çok yönlü bir yıkım yılına dönüştüğünü ifade eden Sarıbal, kuraklık ve zirai don olaylarının zaten kırılgan hale getirilen bitkisel üretimi ağır biçimde sarstığını belirtti. Tarımsal hasılanın son 25 yılın en sert daralmalarından birini yaşayarak yüzde 8,8 küçüldüğünü kaydeden Sarıbal, birçok üründe rekolte kayıplarının yüzde 60’lara ulaştığını vurguladı. ÇİFTÇİNİN YAŞADIĞI ENFLASYON ÇOK DAHA YÜKSEK TÜİK’in 2026 Mart verilerine göre genel enflasyonun yüzde 30,87, gıda enflasyonunun ise yüzde 32,36 olarak açıklandığını hatırlatan Sarıbal, çiftçinin yaşadığı gerçek enflasyonun çok daha yüksek olduğunu söyledi. Son bir yılda gübre fiyatlarının yüzde 57 ile yüzde 104 arasında arttığını, mazot fiyatlarındaki yükselişin ise yüzde 57,6’ya ulaştığını belirten Sarıbal, elektrik, sulama, yem ve zirai ilaç maliyetlerindeki artışlarla birlikte üretimin sürdürülemez hale geldiğini ifade etti. “Temel tarımsal girdilerin enflasyonun iki katına varan oranlarda zamlanması, çiftçinin her üretim döneminde daha da yoksullaştığını açıkça göstermektedir” diyen Sarıbal, üreticinin üretimden çekilmesiyle birlikte Türkiye’nin gıda güvencesinin de ciddi biçimde zayıfladığını kaydetti. KAMUCU POLİTİKALAR HAYATA GEÇİRİLMEDEN KRİZİNDEN ÇIKAMAYIZ Tarımda üretimin ve çiftçinin milli gelirden aldığı payın artırılması gerektiğini belirten Sarıbal, tarımsal desteklerin Tarım Kanunu’nda öngörüldüğü gibi milli gelirin en az yüzde 1’i düzeyine çıkarılması çağrısında bulundu. Çiftçi BAĞ-KUR primlerinin düşürülmesi, emeklilik için gerekli prim gün sayısının 7 bin 200’e indirilmesi ve SGK prim ödeme gün sayısının 15 güne düşürülmesi gerektiğini ifade eden Sarıbal, başta don ve kuraklık olmak üzere tüm doğal afetlerde üreticinin gerçek zararının eksiksiz karşılanması gerektiğini söyledi. Sarıbal, “Üreticiyi koruyan kamucu politikalar hayata geçirilmeden Türkiye’nin tarım ve gıda krizinden çıkması mümkün değildir” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım Master Planı Çalışmalarında Sona Yaklaştı Haber

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım Master Planı Çalışmalarında Sona Yaklaştı

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında üreticilerin emeği ve kırsal kalkınmanın önemi bir kez daha gündeme gelirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi kırsalda topyekûn kalkınmayı hedefleyen Tarım Master Planı çalışmalarında sona yaklaştı. Kooperatifleri merkeze alan plan; toprağı ve suyu koruyan üretim modeli, gıda güvenliği, dirençli kırsal ekonomi ve genç nüfusun göçünü önleyecek politikalarla İzmir tarımına yeni bir yol çiziyor. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü, üretimi sürdüren çiftçinin emeğini, gıda güvenliğindeki kritik rolünü ve kırsal kalkınmanın önemini hatırlatırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi de tarımın geleceğine yön veren adımlarıyla öne çıkıyor. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay öncülüğünde hazırlanan Tarım Master Planı, İzmir’in kırsal kalkınma rotasını belirledi. Sürdürülebilir tarım, gıda güvenliği ve krizlere karşı dirençli bir kent hedefiyle oluşturulan yol haritasında kooperatifler merkezde yer aldı. Kırsal Çalışma Grubu Tarım Gıda Komisyonu tarafından yürütülen çalışmanın detaylarını Prof. Dr. Yusuf Kurucu paylaştı. İzmirli çiftçileri kooperatif çatısı altında güçlendirmeyi amaçlayan plan kapsamında, ziraat odalarıyla birlikte kent genelindeki 163 kırsal kalkınma kooperatifi, 81 sulama kooperatifi ve 45 su ürünleri kooperatifiyle kapsamlı görüşmeler yapıldı. Planın ilk aşamasında kooperatif temsilcileri Başkan Tugay ile bir araya gelirken, ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın uzman ekipleri sahaya çıkarak tüm kooperatifleri yerinde ziyaret etti. Yapılan görüşmeler sonucunda üreticilerin talepleri önceliklendirilerek uygulama süreci başlatıldı. “Büyükşehir’in kırsal kalkınma politikalarının merkezinde kooperatifler var” Başkan Dr. Cemil Tugay ile tarımda, kırsal kalkınmada bütüncül olarak bir yol haritası belirlendiğini söyleyen Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Bu yol haritası üzerinde yapılacak işlerin pek çoğu, kooperatiflerle kesişiyor. Yani İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kırsal hizmetler, tarım politikaları konusunda kooperatifler merkezde oldu. Yapacağımız her çalışmayı mümkünse kooperatifler aracılığıyla yapmak istiyoruz. Eğer kırsal kalkınmayı geliştirmek istiyorsak, biz yine kooperatifler aracılığıyla bunu yapacağız. Bizlerle sadece onların yanına gittiğimiz zaman değil, her zaman iletişime geçebilirler. Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı, Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı’nın kapıları açık. Sadece 2026'da değil, bütçeyi artırarak ilerleyen yıllarda da kırsal kalkınma yolunda yine kooperatiflerle iş birliği yapmaya devam edeceğiz. Onlar bizlere taleplerini ilettiği sürece biz de mevzuat ve ekonomik koşullar elverdiği sürece bunları gerçekleştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. Kooperatiflerin ortak endişesi susuzluk Kooperatiflerle yapılan görüşmelerin ışığında Tarım Master Planı’nın ana hedeflerini aktaran Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Üç yıl üst üste kuraklık yaşadık. Bu sene biraz yağmur yağdı ama iklim bilimcilere göre gelecek yıllarda maalesef bu böyle devam etmeyecek; iklim bilimciler kuraklık riskinin devam edeceğini söylüyor. Kısa sürede aldığımız ve sellere neden olan yağışlar da iklim değişikliğinin bir sonucudur. Kooperatifler bize geldiğinde tamamı, yani üç grup kooperatif de iklim değişikliğinin etkisinden bahsettiler. Kırsal kalkınma ve sulama kooperatiflerinin hepsi 2025 yılı ve öncesinde yaşanan susuzluktan, kuraklıktan bahsettiler. Dolayısıyla biz de önlemlerimizi değişen iklim koşullarıyla uyumlu olarak alıyoruz” dedi. Kurucu, iklim değişikliğine uyum konusunda kooperatiflerle iş birliği yaptıklarını belirterek “Salma sulamayı damlamaya geçirmek, damlamayı toprak altı damlamaya geçirmek, aşırı gübrelemeden kaçınmak, daha az gübre vermek, bilinçli hayvancılık yapmak, toprağın organik maddesini artırmak gibi çalışma hedeflerimiz var” diye konuştu. Gençlerin olması şart İkinci ana konunun, genç nüfusun kırsaldan kente göçü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Kırsalda genç nüfus neredeyse kalmadı. Çok büyük kayıp var. Bu çok önemli ve duvara çarpacağımızın bir resmidir. Kırsalda genç nüfusu tutabilmek için, onların sosyal refahını sağlayabilmemiz gerekiyor. Dolayısıyla kooperatiflerde de gençlerin olmasını istiyoruz. Yani yapılacak işin, bir yıllık iki yıllık değil, sürdürülebilir olması gerekiyor. Bunun için de gençlerin olması şart. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın tutumu kırsaldaki gelişmişliği dengelemek, kırsaldaki istihdamı yerinde tutmak üzerine. Özellikle bunu sağlayabilirsek, kırsaldan göçü engellemiş olacağız. Tamamıyla durdurmamız mümkün değil ama yüzde 10, yüzde 15 oranında göçü azaltma çabasında başarılı olabilirsek, bilin ki kırsaldaki üretim gelecek için umut verir hale gelecek” dedi. Tarımda teknolojiyi önerdiklerini vurgulayan Kurucu, “Tarımsal teknolojinin gelişmesi lazım ancak 65-75 yaş aralığındaki çiftçilere yeni tarımsal teknolojiyi öğretmek çok zor. Onlardan, bundan sonra 10 yıl daha bir tarımsal üretimin içerisinde kalmalarını beklemek de çok zor. Bu nedenle gençlere çok önem veriyoruz. İstediğimiz, genç nüfusun yerinde kalması. Burada başlattığımız ‘Toprağın Genç Aklı’ projesi, sevindirici bir şekilde karşılık buldu ve çok umut vericiydi. Arkadaşlarımız çalışmalarına devam edecekler” diye konuştu. “İzmir’in dirençli bir gıda üreticisi olması gerekiyor” Pandemi, susuzluk ve gıda krizi gibi konulara dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Başka krizler gelebilir. Bu gibi durumlarda İzmir’in dirençli bir gıda üreticisi olması gerekiyor. Mutlaka kendi gıdasını ulaşılabilir ve güvenli bir şekilde İzmirliye ulaştırması lazım. Kooperatifçilik; gıda üretimi ve gıda güvenliği, gıdaya ulaşabilmek için temel bir direnç sağlayan yapıdır. Bu yapıyı kaybetmemek lazım. Başkanımız Dr. Cemil Tugay, tarıma ve gıda sağlığına özellikle önem veriyor. Bireysel olarak üreticileri denetlemek mümkün değil. Ama kooperatifler, kendi ortaklarının ürettiği ister sebze meyve olsun, ister süt ve süt ürünleri olsun tüm üretimleri denetleyebilirler. O yüzden gıda sağlığı temel hedefine ulaşmak için de bizim kooperatiflerle iş birliği yapmamız gerekiyor” şeklinde konuştu. “Amacımız çok kooperatif değil, ortağı çok, dirençli kooperatif” Mevcut kooperatiflerin yapılarının güçlendirilmesi için eğitimlerin başlatıldığını ifade eden Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Kırsalda gittiğinizde kooperatiflere karşı bir güven kaybı var. Bu güven kaybının temel nedeni yönetimsel sorunlar olabiliyor. Hatalar yapıyorlar; hatalar yapınca bu kez karşılığı bir ceza, borç gibi bir şeyler gelebiliyor ve güven kaybı oluyor; kooperatif tasfiyeye gidiyor, iflasa gidiyor. Bunları engellemek için de önce kendi birimimize kooperatifle ilgili mevzuat eğitimi verdik. Kooperatifler bizden eğitim talep etti, onları da planlıyoruz. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla da kooperatifçilik eğitimini biz yerinde onlara vereceğiz. Amacımız çok sayıda kooperatif olsun diye değil, ortağı çok olan kooperatifler olsun. Kazansınlar ve bu kazançlarını eşit dağıtabilsinler, dirençli olsunlar” dedi. “Doğayı kirletmeden, yerinde üretim” 2025 Dünya Kooperatifçilik Yılı’nın "Kooperatifler daha iyi bir dünya kurar" mottosunu hatırlatan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Bugün Fransa'da, Almanya'da, Danimarka’da tarım ne kadar güçlü ve dirençli. Bu direnci, kooperatifler ve onun üst çatı kooperatifleriyle, yani devasa kooperatifleşmeyle sağlamışlar. Gıda fiyatı çok oynamaz, çiftçinin geliri regüle edilmiştir, iniş çıkışlar yaşanmaz. Çiftçi kırsalda kalmaktan memnundur. Bizim de bunu sağlamamız gerekiyor. Bu nedenle kooperatifler bizim temel kalkınma stratejilerimizin merkezinde oturuyor. Sürdürülebilir tarımsal üretim bizim temel hedeflerimizin içerisinde. Bunların kurumsal olarak yapılmaya devam edilmesi gerekiyor. Önemli dediğim şey de gıda ve su. Özellikle suyu da kirletmeden, toprağı da kirletmeden, üreticiyi de yerinde tutarak üretim yapmak” ifadelerini kullandı.

Başkan Subaşı Kızıldamlar Köyünde Sulama Borusu Dağıttı Haber

Başkan Subaşı Kızıldamlar Köyünde Sulama Borusu Dağıttı

Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Kızıldamlar Köyü sakinleriyle buluşarak köylülere sulama borusu dağıttı. Belediye başkan yardımcıları, ilgili birim müdürleri ve çalışanların olduğu dağıtım programında köy sakinleriyle buluşan Başkan Subaşı, talep ve görüşleri dinledi, çiftçilerle sohbet etti. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla ziyaretini gerçekleştiren Başkan Subaşı’na çocuklar ve köy sakinlerinden yoğun ilgi ve sevgi oldu. BELEDİYE BAŞKANI SUBAŞI: ‘’İMKANLARIMIZ ÖLÇÜSÜNDE HER ZAMAN ÇİFTÇİMİZİN YANINDA OLACAĞIZ’’ Bilecik Belediyesi olarak imkanları ölçüsünde her zaman çiftçilerin yanında olmaya devam edeceklerini hatırlatan Başkan Subaşı, ‘’Geçtiğimiz haftalarda Yeniköylü kadın çiftçilerimizi ziyaret ederek, sulama borusu dağıttık. Bu hafta da komşu köy Kızıldamlar’ı ziyaret ederek çiftçilerimizle bir araya geldik. Toprağa emek veren her bir çiftçimizin alın teri, bu ülkenin bereketidir. Bu düşünceyle Kızıldamlar köyümüzdeki vatandaşlarımıza da sulama boruları dağıttık. Ülkemizin zorlu ekonomik koşullarında üretime destek olmaya, üreten ve emek veren çiftçimizin yükünü bir nebze olsun hafifletmek için çalışmaya devam edeceğiz. Toprağı yaşatan, sofralarımıza bereket taşıyan tüm çiftçilerimizin Dünya Çiftçiler Günü kutlu olsun.’’ İfadelerini kullandı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.