Hava Durumu

#Erasmus+

Kırsal Haber - Erasmus+ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erasmus+ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Üniversitesi ile TAŞFED Arasında İş Birliği Protokolü Haber

Anadolu Üniversitesi ile TAŞFED Arasında İş Birliği Protokolü

Anadolu Üniversitesi ile Türkiye Aşçılar ve Şefler Federasyonu (TAŞFED) arasında eğitim, staj, istihdam, Ar-Ge ve sektörel iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan “Eğitim, Uygulama, Araştırma ve Sektörel İş Birliği Protokolü” imzalandı. Rektörlük Senato Salonunda gerçekleştirilen törende protokole Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ile TAŞFED Yönetim Kurulu Başkanı Bayram Özrek imza attı. Törenin ardından karşılıklı hediye ve plaket takdiminde bulunulurken TAŞFED heyeti, Eskişehir Meslek Yüksekokulunu (EMYO) da ziyaret ederek inceleme ve görüşmeler gerçekleştirdi. Protokol ile ulusal ve uluslararası gastronomi normları ile gıda güvenliği ve hijyen standartlarına uygun nitelikli mutfak profesyonellerinin yetiştirilmesi ve öğrencilerin mesleki yeterliliklerinin artırılması hedefleniyor. İş birliği kapsamında Türk mutfak mirasının korunması, kayıt altına alınması ve modernize edilerek dünyaya tanıtılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bunun yanı sıra sürdürülebilir mutfak pratikleri, sıfır atık ve inovatif mutfak teknolojileri alanlarında da ortak çalışmalar yürütülecek. Rektör Adıgüzel: “Eğitim ve sektör arasındaki bağı güçlendirmeyi önemsiyoruz” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel üniversite-sektör iş birliklerinin öğrencilerin mesleki gelişimine ve eğitim süreçlerinin niteliğinin artırılmasına önemli katkılar sunduğunu belirtti. Gastronomi alanında akademik bilgi ile sektör deneyiminin bir araya getirilmesinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Adıgüzel, TAŞFED ile imzalanan protokolün öğrencilerin uygulamalı eğitim olanaklarını geliştirmesinin yanı sıra staj ve istihdam süreçlerini de güçlendireceğini ifade etti. Rektör Adıgüzel iş birliği kapsamında Türk mutfak kültürünün araştırılması ve gelecek nesillere aktarılmasına yönelik çalışmaların da gerçekleştirileceğini belirterek protokolün Anadolu Üniversitesinin eğitim, uygulama ve araştırma faaliyetlerine katkı sağlayacağını söyledi. Başkan Özrek: “Türk gastronomisinin geleceği adına önemli bir adım” TAŞFED Başkanı Bayram Özrek ise Anadolu Üniversitesi ile gerçekleştirilen iş birliğinin Türk gastronomisinin geleceği açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Eğitimden sektörel uygulamalara, staj ve istihdamdan Ar-Ge çalışmalarına kadar geniş bir çerçevede yürütülecek iş birliğiyle gençlerin mesleki yetkinliklerinin güçlendirilmesini ve sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesini amaçladıklarını ifade eden Özrek, Türk mutfak kültürünün gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Özrek iş birliğine sağladıkları katkılar dolayısıyla Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Aşçılık Programı Müdürü Doç. Dr. Osman Güldemir’e teşekkür etti. Protokol kapsamında EMYO Aşçılık Programının ders içeriklerinin sektörün güncel ihtiyaçları doğrultusunda TAŞFED uzmanlarının danışmanlığında güncellenmesi ve TURAK gibi ulusal ve uluslararası akreditasyon süreçlerine teknik destek sağlanması planlanıyor. TAŞFED bünyesindeki usta şeflerin EMYO uygulama mutfaklarında gerçekleştirilecek masterclass ve atölye çalışmalarına katılarak bilgi ve deneyimlerini öğrencilerle paylaşması da hedefleniyor. Öğrencilerin mesleki deneyimlerini artırmaya yönelik olarak TAŞFED’e bağlı üye dernekler ile iş birliği yapılan otel ve restoran zincirlerinde staj olanaklarının geliştirilmesi, Anadolu Üniversitesi Kariyer Merkezi ile ortak kariyer günleri ve mentörlük programlarının düzenlenmesi planlanıyor. Türk mutfak kültürüne yönelik ortak projeler geliştirilecek İş birliği kapsamında Türk mutfak kültürü, coğrafi işaretli ürünler ve sürdürülebilir gastronomi başlıklarında TÜBİTAK, BAP, Kalkınma Ajansı ve Erasmus+ gibi ulusal ve uluslararası kaynaklara yönelik ortak projeler geliştirilmesi hedefleniyor. Öğrencilerin Uluslararası İstanbul Gastronomi Festivali başta olmak üzere çeşitli yarışmalara katılımının TAŞFED tarafından teknik koçlukla desteklenmesi ve Eskişehir’de tematik mutfak etkinliklerinin düzenlenmesi de protokol kapsamında yer alıyor. Protokol kapsamında eğitim kalitesinin artırılması amacıyla endüstriyel mutfak ekipmanlarının tanıtılması ve inovatif araçların temininde de ortak çalışmalar yürütülecek. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber) anahaber.anadolu.edu.tr

İzmir İklim Mücadelesinde Avrupa ile Bilgi Köprüsü Kuruyor Haber

İzmir İklim Mücadelesinde Avrupa ile Bilgi Köprüsü Kuruyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliğiyle mücadelede yerel politikaları güçlendirmek ve Avrupa kentleri arasındaki bilgi paylaşımını artırmak amacıyla yürüttüğü “İklim Gündeminin Büyükşehirlerde Uygulanması (CLI-MET)” projesi kapsamında Avrupa’dan uzman, akademisyen ve yerel yönetim temsilcilerini İzmir’de ağırladı. Proje heyeti, İzmir’in iklim krizine karşı doğa temelli uygulamalarından Kadifekale Mahalle Bostanı’nı da yerinde inceledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Avrupa’daki üniversite ve metropol yönetimleriyle birlikte yürüttüğü “İklim Gündeminin Büyükşehirlerde Uygulanması (CLI-MET)” projesi kapsamında ilk paydaş buluşması İzmir’de yapıldı. Palermo Üniversitesi’nin yürütücülüğünde, Erasmus+ Programı KA220-HED kapsamında desteklenen proje ile büyükşehirlerin iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum politikalarındaki rolünün güçlendirilmesi hedefleniyor. İklim krizi ile mücadele çalışmalarını inceledi İzmir’de düzenlenen buluşmada iklim adaleti, iklim finansmanı, kentlerin iklim politikaları ve farklı şehirlerde yürütülen çalışmalar ele alındı. Avrupa’nın farklı kentlerinden gelen uzman, akademisyen ve belediye temsilcileri, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iklim kriziyle mücadele kapsamında hayata geçirdiği uygulamaları da yerinde inceleme fırsatı buldu. Heyetin ziyaret noktalarından biri Kadifekale Mahalle Bostanı oldu. “İzmir öncü kent” İzmir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Müdürü Yiğit Beydağ, projenin iklim değişikliğiyle mücadelenin yerel düzeyde güçlendirilmesi açısından önem taşıdığını belirtti. Projenin yalnızca kent yönetimlerinin deneyim paylaşımını değil, öğrencilerin de iklim politikalarının geliştirilmesi süreçlerine dahil edilmesini amaçladığını belirten Beydağ, “İzmir burada öncü bir kent oldu. İklim değişikliğiyle ilgili konuların yerelde gündeme alınmasını, şehirlerin politikalar üretmesini ve çalışmalar yapmasını amaçlayan bir proje. Aynı zamanda bir Erasmus projesi. Öğrencilerin fikirlerini alarak üniversite döneminden itibaren iklim politikalarına dahil edilmelerini amaçlıyor. Bu açıdan önemli bir çalışma” diye konuştu. “İzmir gündemde kalmaya devam ediyor” İzmir’in proje kapsamında yürüttüğü çalışmaların Avrupa’daki paydaşlara aktarılmasının önemine değinen Beydağ, “İzmir’in iklim politikalarına ne kadar önem verdiğini, iklim değişikliğiyle ilgili konularda öncü bir kent olduğunu bir kez daha ortaya koymuş olduk. Projede çok önemli ülkeler ve üniversiteler yer alıyor. Daha önce yaptığımız çalışmaları kendilerine yerinde gösterdik ve çok beğendiler. İzmir, iklim değişikliğiyle mücadele konusunda yürüttüğü çalışmalarla Avrupa genelinde gündemde kalmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı. Vinci: “İklim sorunlarına bir yanıt” Projenin lider ortağı Palermo Üniversitesi’nden Proje Koordinatörü Ignazio Vinci ise çalışmanın temel amacının üniversiteler, yerel yönetimler ve Avrupa’daki metropoliten alanlar arasındaki bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmek olduğunu söyledi. Üç yıl sürecek projenin iklim krizine karşı ortak çözümler geliştirmeyi amaçladığını belirten Vinci, toplumun sürece dahil edilmesinin önemine dikkat çekti. Vinci, “İklim, son yıllarda en önemli konulardan biri. Bu proje de iklim sorunlarına bir yanıt niteliğinde. Ancak iklim değişikliğine karşı bir yanıt, toplumu sürece dahil etmeden mümkün değil. Toplumda farkındalık yaratmak ve farklı bilgi türlerini bir araya getirmek gerekiyor” dedi. “İzmir mükemmel bir örnek” İzmir’in proje ortakları arasında yer alma nedenlerine de değinen Vinci, kentin metropoliten yapısının iklim değişikliğinin etkilerinin yanı sıra çözüm üretme açısından da önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Vinci, “İzmir, metropoliten yapının tipik bir örneği. Trafik yoğunluğu, nüfus yoğunluğu ve çevresel sorunlar gibi metropollere özgü birçok mesele burada görülüyor. Ancak burada yaşayan insan sayısı aynı zamanda çözüm üretmek için önemli bir güç. Kentler, iklim değişikliğine karşı yanıtın hızlandırılabileceği yerlerdir” diye konuştu. İzmir’in sahip olduğu bilgi ve deneyim birikiminin de projede etkili olduğunu söyleyen Vinci, “İzmir mükemmel bir örnek ve bu nedenle kenti ortaklığın içinde görmek istedik” ifadelerini kullandı. Avrupa ortaklığı Palermo Üniversitesi’nin yürütücülüğünde Erasmus+ Programı KA220-HED kapsamında desteklenen proje üç yıl sürecek. Proje kapsamında kentlerin karşı karşıya olduğu iklim riskleri değerlendirilecek, farklı şehirlerin deneyimleri paylaşılacak ve yerel yönetimlerin iklim politikalarını daha etkin uygulayabilmesine yönelik yöntemler geliştirilecek. Projede İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yanı sıra Palermo Üniversitesi, Dortmund Teknik Üniversitesi, Madrid Teknik Üniversitesi, Milano Belediyesi ve Avrupa Metropoliten Bölgeler ve Alanlar Ağı (METREX) ortak olarak yer alıyor.

Bin Yıllık Balık Sosu Uşak’a Geliyor Haber

Bin Yıllık Balık Sosu Uşak’a Geliyor

Uşak Belediyesi işbirliğiyle Ortak Geleceğimiz Araştırma, İletişim ve Dayanışma Derneği yürütücülüğünde gerçekleştirilen Uluslararası Erasmus+ Atıksız Mutfak Projesi kapsamında, Garum ve Garos geleneği yeniden ele alınacak. Uşak Belediyesi Kent Tarihi Müzesinde kurulacak uygulamalı atölyede buluşacak olan katılımcılar, bin yıllık balık sosunu yeniden yaparak geleneği yaşatacak. Masterchef 2025 şampiyonu ünlü şef Sezer Dirican da etkinliğe katılarak deneyimlerini izleyicilerle paylaşacak. GASTRONOMİ MERAKLILARI ÜCRETSİZ KATILABİLECEK 24-27 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan uygulamalı atölyede Antik Çağ'ın önemli gastronomi miraslarından Garum ve Garos yeniden gündeme taşınırken, sürdürülebilir gastronomi ve atıksız mutfak uygulamaları ile yerel mutfak kültürü de ön plana çıkarılacak. Ortak Geleceğimiz Derneği Kurucusu Dr. Sezer Aksoy’un ve Masterchef 2025 şampiyonu şef Sezer Dirican’ın yanı sıra, gastronomi ve sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Elif Çamur’un, Türk ve yabancı birçok şefin ve çok sayıda katılımcının yer alacağı etkinliği; gastronomi meraklıları da ücretsiz olarak izleyebilecek. Atölyede Doç. Dr. Elif Çamur tarafından Akdeniz mutfak kültürünün en önemli miraslarından kabul edilen Garum ve Garos'un tarihsel gelişimi anlatılacak, ardından balığın tüm parçalarının değerlendirildiği atıksız mutfak uygulamaları kapsamında meşhur balık sosu hazırlanarak katılımcılara tattırılacak. Böylece geleneksel gastronomi bilgisi ile çağdaş sürdürülebilir mutfak anlayışı aynı sofrada buluşmuş olacak. GARUM VE GAROS NEDİR Antik Roma mutfağının en ünlü ve vazgeçilmez sosu olan Garum ve Garos, Antik Çağ'da (özellikle Antik Roma ve Bizans mutfaklarında) balık kılçıkları ve iç organlarının tuzlanıp güneşte fermente edilmesiyle yapılan popüler bir fermente balık sosu olarak biliniyor. Günümüzdeki umami (derin lezzet) ve tuzlu sosların antik dönemdeki karşılığı olarak tanımlanıyor. Bu önemli değerin yaşatılacağı etkinlik, gıda israfının azaltılması, yerel ürünlerin değerlendirilmesi, kültürlerarası paylaşımın güçlendirilmesi ve sürdürülebilir mutfak uygulamalarının yaygınlaştırılması açısından önemli bir buluşma olarak öne çıkıyor.

Dipsizgöl’ün Kültürel Miras Hikâyesi Avrupa’ya Taşınıyor Haber

Dipsizgöl’ün Kültürel Miras Hikâyesi Avrupa’ya Taşınıyor

İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yılda bir gün kadınların kamusal alanı devraldığı, erkeklerin ise evlerde kaldığı özgün gelenek, önce gençlerin araştırmasına ve ardından TÜBİTAK başarısına konu olmuştu. Bu yerel kültürel miras hikâyesi şimdi İnegöl Belediyesi’nin Erasmus+ desteği almaya hak kazanan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Avrupa’ya taşınıyor. İnegöl’ün kırsal Dipsizgöl Mahallesinde yıllardır yaşatılan ve yılda bir gün kadınlarla erkeklerin kamusal alan kullanımında rollerini değiştirdiği özgün gelenek, bu kez Avrupa ölçeğinde ele alınacak. İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen ve Dipsizgöl’ün bu geleneğini konu alan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesi, Erasmus+ KA210-YOU – Gençlik Alanında Küçük Ölçekli Ortaklıklar Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. BURSA’DA DESTEK ALMAYA HAK KAZANAN TEK BELEDİYE PROJESİ OLDU Proje aynı zamanda, ilgili başvuru döneminde Bursa ilindeki belediyeler tarafından sunulan Erasmus+ projeleri arasında destek almaya hak kazanan tek belediye projesi oldu. PROJE; TÜRKİYE, İSPANYA VE YUNANİSTAN’DAN GENÇLERİ ORTAK BİR ÇALIŞMA ZEMİNİNDE BULUŞTURACAK İnegöl’ün kültürel miras değerlerinin uluslararası ölçekte tanıtılması ve gençlerin bu mirasın araştırılması, yorumlanması ve geleceğe taşınmasında aktif rol üstlenmesi amacıyla hazırlanan proje; Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençleri ortak bir çalışma zemini üzerinde buluşturacak. DİPSİZGÖL’DE YILDA BİR GÜN ROLLER DEĞİŞİYOR Projenin çıkış noktasını, İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yaşatılan özgün kültürel miras pratiği oluşturuyor. Mahallede yılda bir gün gerçekleştirilen gelenekte, günlük yaşam içerisindeki toplumsal roller ve kamusal alan kullanımı sembolik olarak değişiyor. O gün kadınlar kıraathane gibi erkeklerin ağırlıklı olarak kullandığı kamusal alanda bir araya gelirken, erkekler evlerinde kalıyor. Kadınlar kıraathanede sohbet ediyor, çay ve kahvelerini içiyor, çeşitli masa oyunları oynayarak sosyal bir ortamda vakit geçiriyor. Erkekler ise o gün ev işleriyle ilgilenerek günlük yaşamın farklı sorumluluklarını üstleniyor. Yıllardır mahalle içerisinde yaşatılan bu gelenek, yalnızca farklı bir sosyal uygulama olmanın ötesinde; kamusal alanın kullanımı, toplumsal roller, kadınların görünürlüğü, gündelik yaşamın sorumlulukları ve karşılıklı empati açısından dikkat çekici bir kültürel miras örneği olarak değerlendiriliyor. YERELDEN DOĞAN ARAŞTIRMA TÜBİTAK BAŞARISINA DÖNÜŞTÜ Dipsizgöl’de yaşatılan bu gelenek, daha önce İnegöl Halil İnalcık Sosyal Bilimler Lisesi’nde felsefe grubu öğretmeni Pınar Yıldız ve öğrencisi Sıla Yavuz tarafından araştırma konusu haline getirilmişti. “KıraatAnne: Dipsizgöl’de Yılda Bir Gün Rol Mekân Değişimi” başlıklı çalışma ile Dipsizgöl’deki gelenek; toplumsal cinsiyet, kamusal alan, kültürel miras ve toplumsal roller çerçevesinde ele alındı. Yerel bir gelenekten yola çıkarak hazırlanan çalışma, TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Bölge Üçüncülüğü elde etti. Böylece Dipsizgöl’de yıllardır yaşatılan yerel bir uygulama önce gençlerin araştırma konusu oldu, ardından elde edilen akademik ve sosyal birikim yeni bir uluslararası projenin çıkış noktasını oluşturdu. DİPSİZGÖL’DEN AVRUPA’YA: BENZER GELENEKLER KARŞILAŞTIRILACAK İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen Rewriting Heritage (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Dipsizgöl’deki kültürel miras pratiği Avrupa’daki benzer geleneklerle birlikte ele alınacak. Proje kapsamında Türkiye’deki Dipsizgöl geleneğinin yanı sıra İspanya’daki Saint Águeda ve Yunanistan’daki Gynaikokratia gelenekleri incelenecek. Üç farklı ülkede ortaya çıkan bu gelenekler; kadınların kamusal alandaki görünürlüğü, toplumsal roller, yaşayan kültürel miras ve toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde gençlerin perspektifinden karşılaştırılacak. Böylece birbirinden farklı coğrafyalarda ortaya çıkan kültürel uygulamaların ortak yönleri ve farklılıkları gençler tarafından araştırılacak; geleneklerin ortaya çıktıkları toplumlarda ne ifade ettiği ve günümüzde nasıl yorumlandığı ele alınacak. KÜLTÜREL MİRAS SADECE KORUNMAYACAK, YENİDEN YORUMLANACAK Rewriting Heritage projesinin temel yaklaşımı, kültürel mirası yalnızca geçmişten geleceğe aktarılması gereken bir değer olarak görmenin ötesine geçiyor. Proje ile kültürel mirasın gençler tarafından araştırılan, sorgulanan, farklı kültürlerle karşılaştırılan ve günümüz değerleri doğrultusunda yeniden yorumlanan yaşayan bir alan olarak ele alınması hedefleniyor. Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençlerin bir araya geleceği proje sürecinde araştırma, saha gözlemleri, kültürlerarası öğrenme, tartışma ve yaratıcı üretim yöntemlerinden yararlanılacak. Gençler, farklı ülkelerdeki gelenekleri yerinde inceleyerek bu uygulamaların tarihsel ve toplumsal anlamlarını araştıracak. Farklı kültürlerden gelen akranlarıyla gerçekleştirecekleri çalışmalar sayesinde kendi kültürel miraslarına da farklı bir perspektiften bakma imkânı bulacak. GENÇLERİN GÖZÜNDEN BELGESEL HAZIRLANACAK Projenin dikkat çeken çıktılarından biri de gençlerin gerçekleştireceği araştırma ve saha çalışmalarından hareketle hazırlanacak belgesel çalışma olacak. Gençler, proje sürecinde elde ettikleri bilgi, gözlem ve deneyimleri görsel-işitsel içeriklere dönüştürerek kültürel mirasın aktarımında yeni nesil anlatım yöntemlerini kullanacak. Bu yönüyle proje, yalnızca kültürel mirasın tanıtılmasını değil, gençlerin araştırmacı, üretici ve aktif kültürel miras aktörleri olarak sürece dahil olmasını da amaçlıyor. İNEGÖL’ÜN KÜLTÜREL MİRASI AVRUPA’DA GÖRÜNÜRLÜK KAZANACAK Rewriting Heritage ile Dipsizgöl’de yaşatılan yerel bir kültürel değer, Avrupa’daki benzer örneklerle buluşturulacak. Projenin; İnegöl’ün kültürel mirasının uluslararası düzeyde görünürlüğünün artırılmasına, farklı ülkelerden gençler arasında kültürlerarası öğrenmenin güçlendirilmesine ve yerel değerlerin Avrupa ölçeğinde tanıtılmasına katkı sunması hedefleniyor. İNEGÖL’ÜMÜZÜN TARİHİ VE KÜLTÜRÜNÜ ÖNEMSİYORUZ Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yerel yönetimler olarak görevlerinin şehri geleceğe taşıyacak fiziki yatırım ve projelerle birlikte şehrin geçmişini gelecekle buluşturacak adımları da atmak olduğunu ifade etti. Bu kapsamda İnegöl Belediyesi olarak İnegöl’ün kültürü ve tarihini önemsediklerini kaydeden Taban, “Bu konuda da yaptığımız çalışmalar var. Şehir Araştırmaları Merkezimizi kurduk. Akademisyenlerimizle Yüzey Araştırmaları çalışmaları yaptık. Yine İnegöl gastronomisine dair çalışmalarımız bu yönde atılan adımlardan. Aynı zamanda bu kültürel birikimi ülke sınırları dışına taşıyacak çalışmalarımız da var. Gençlerimizi yurtdışı fırsatlarıyla buluşturan Eurodesk Temas Noktasını belediyemiz bünyesinde açtık. Arge Müdürlüğümüz tarafından çeşitli projeler hazırlıyoruz. Dipsizgöl mahallemizin özgün geleneği de bu kapsamda hazırladığımız projelerden. Bugün itibariyle neticesini aldık, İnegöl’ümüzün bir kültürünün Avrupa ölçeğinde tanınmasına katkı sağlamış olduk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

İzmir’in İklim Deneyimi Avrupa’ya Taşınacak Haber

İzmir’in İklim Deneyimi Avrupa’ya Taşınacak

İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliğinin kentler üzerindeki etkilerine karşı daha güçlü politikalar geliştirmek, iklim politikalarını yerel düzeyde daha etkin uygulamak, Avrupa kentleri arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmek amacıyla “İklim Gündeminin Büyükşehirlerde Uygulanması (CLI-MET)” projesinde yer aldı. Palermo Üniversitesi’nin yürütücülüğünde, Erasmus+ Programı KA220-HED (Yükseköğretimde İşbirliği Ortaklıkları) kapsamında desteklenen projenin ilk paydaş buluşmasına, 28-30 Eylül’de İzmir ev sahipliği yapacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Avrupa’daki üniversite ve metropol yönetimleriyle birlikte iklim değişikliğiyle mücadelede yeni politika ve uygulamaları geliştirmek için “İklim Gündeminin Büyükşehirlerde Uygulanması (CLI-MET)” projesinde yer aldı. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Müdürlüğü’nce yürütülen proje kapsamında ilk paydaş çalıştayı İzmir’de düzenlenecek. Çalıştayda, farklı kentlerin deneyimleri paylaşılacak ve iklim politikalarına yönelik eğitim programları gerçekleştirilecek. Kentlerin iklim riskleri değerlendirilecek Palermo Üniversitesi’nin yürütücülüğünde, Erasmus+ Programı KA220-HED (Yükseköğretimde İşbirliği Ortaklıkları) kapsamında desteklenen proje ile büyükşehirlerin iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum politikalarındaki rolünün güçlendirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında kentlerin karşı karşıya olduğu iklim riskleri değerlendirilecek, farklı şehirlerin deneyimleri paylaşılacak ve yerel yönetimlerin iklim politikalarını daha etkin uygulayabilmesine yönelik yöntemler geliştirilecek. Projede İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yanı sıra Palermo Üniversitesi, Dortmund Teknik Üniversitesi, Madrid Teknik Üniversitesi, Milano Belediyesi ve Avrupa Metropoliten Bölgeler ve Alanlar Ağı (METREX) ortak olarak yer alıyor. İlk buluşma İzmir’de Projenin ilk paydaş çalıştayına İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliği yapacak. 28-30 Eylül 2026 tarihlerinde Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenecek üç günlük programda akademisyenler, uzmanlar, kamu temsilcileri ve yerel paydaşlar bir araya gelecek. Çalıştayın ilk gününde iklim politikalarına ilişkin seminer ve paneller düzenlenecek. İkinci gün ise dört tematik çalışma grubunda kentlerin iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum kapasitesini geliştirmeye yönelik çalışmalar yürütülecek. İzmir’deki uygulamalar yerinde incelenecek Çalışma gruplarında iklim riskleri ve mekânsal planlama, su-enerji-mobilite uyumu, sosyal kırılganlık ve toplum dayanıklılığı ile yönetişim ve kurumsal koordinasyon başlıkları ele alınacak. Programın üçüncü gününde ise İzmir’deki uygulamaların yerinde incelenmesine yönelik saha ziyareti gerçekleştirilecek. Saha ziyaretlerinde Kadifekale Mahalle Bostanı'nda İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin gerçekleştirdiği kent bostanı faaliyetleri ve tohum serası gözlemlenecek. Ardından Kadifekale'den başlayıp Agora, Havra Sokağı ve Kemeraltı ile tur tamamlanacak. METREX ağı üzerinden Helsinki Metropoliten Bölgesi ve Lviv Metropoliten Aglomerasyonu deneyimleri de paylaşılacak. Üç Avrupa kentinde eğitim CLI-MET projesi kapsamında Palermo, Dortmund ve Madrid’de uluslararası eğitim programları düzenlenecek. İlk eğitim 11-17 Kasım 2026 tarihlerinde Palermo’da gerçekleştirilecek. 2027’de Dortmund’da, 2028’de ise Madrid’de yapılacak eğitimlerde sürdürülebilir kentler, Avrupa Birliği iklim politikaları, döngüsel ekonomi, kentsel dönüşüm, sosyal politikalar ve iklim değişikliğine uyum konuları ele alınacak. İklim Politikaları için El Kitabı Proje kapsamında büyükşehir ölçeğinde iklim politikalarının uygulanmasına ilişkin en az 10 örnek analizi hazırlanacak. Kentlerin iklim değişikliğiyle mücadelede geliştirdiği başarılı uygulamalar incelenerek diğer şehirlerin de yararlanabileceği bir bilgi birikimi oluşturulacak. Hazırlanan çalışmalar Dijital Akademi üzerinden erişime açılacak. Platformun en az 250 kayıtlı kullanıcıya ulaşması hedefleniyor. Projenin ilerleyen aşamalarında ise elde edilen bilgi ve deneyimler açık erişimli İklim Politikaları El Kitabında bir araya getirilecek.

Uluslararası bestHONEY Projesinin Kapanış Toplantısı Eskişehir’de Yapıldı Haber

Uluslararası bestHONEY Projesinin Kapanış Toplantısı Eskişehir’de Yapıldı

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinatörlüğünde yürütülen ve arıcılık sektörünü Avrupa Birliği standartlarına taşımayı hedefleyen uluslararası bestHONEY projesi, Eskişehir'de düzenlenen görkemli bir kapanış toplantısıyla tamamlandı. Erasmus+ Programı Mesleki Eğitimde İş Birliği Ortaklıkları kapsamında hayata geçirilen projenin 6. Uluslararası Toplantısı, 17-18 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Fransa, İtalya (Agrigento ve Bari) ile İspanya’nın ortak olduğu proje, bal üretiminde hijyen ve paketleme standartlarını en üst seviyeye çıkarmayı amaçlıyor. "Arıcılık Sektöründe Küresel Bilgi Paylaşımına Katkı Sağladık" Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, bestHONEY projesinin sürdürülebilir arıcılık sektörü için stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Çil, konuşmasında şunları kaydetti: "Bu proje yalnızca ülkemiz için değil, Avrupa Birliği ülkeleri ve dünya genelinde arıcılık ile bal üretimi alanındaki bilgi paylaşımına önemli katkılar sunacaktır. Proje sürecinde kurulan uluslararası iş birlikleri, kurumlarımızın kurumsal kapasitelerinin gelişimine olumlu etkiler sağladı. Ortaklarımızla kurduğumuz güçlü bağlar, gelecekte hayata geçireceğimiz yeni uluslararası projelere de zemin hazırlayacaktır." Eğitim Materyalleri Farklı Dillerde Dünyaya Açılıyor Proje Koordinatörü Veteriner Hekim Dr. Hatice Olcay, projenin amacı, hedef kitlesi ve elde edilen çıktılar hakkında detaylı bir sunum yaptı. Proje kapsamında hazırlanan eğitim materyallerinin mesleki eğitim personeline ve arıcılara rehberlik edeceğini belirten Olcay, bu materyallerin farklı dillerde hazırlanarak uluslararası düzeyde erişime sunulacağı müjdesini verdi. Uluslararası Ortaklar ve Uzman Personelden Yoğun Katkı Toplantıda İspanya, Fransa ve İtalya’dan gelen yabancı ortaklar, arıcılık standartlarına ilişkin sunumlarını paylaştı. Ayrıca Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü personeli Gıda Mühendisleri Zuhal Ünal Canbaz, Selma Öztürk, Ayşe Özden, Müge Çimen, Şeyda Kiran ve Veteriner Hekim Mehtap Özsancaktar kendi çalışma alanlarıyla ilgili yaptıkları teknik sunumlarla projeye büyük katkı sağladı. İki gün süren yoğun program, İl Müdürü Yüksel Çil’in yerli ve yabancı katılımcılara katılım belgelerini takdim etmesi ve gelecek projeler için iyi niyet temennilerinde bulunulmasının ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

Özer Matlı: ''Sürdürülebilir Kalkınmanın Anahtarı Gençler ve Kadınlar Olacak'' Haber

Özer Matlı: ''Sürdürülebilir Kalkınmanın Anahtarı Gençler ve Kadınlar Olacak''

Bursa Ticaret Borsası ile Gürsu Belediyesi arasında, genç kadınların girişimcilik ekosistemine entegrasyonunu sağlamak amacıyla hazırlanan “Genç Girişimciliğinin Artırılması İçin: Genç Kadınlar Teknoloji ve Liderlik Projesi” kamuoyuna tanıtıldı. Proje ile kadınların küresel girişimcilik ekosistemine dahil edilmesi ve dijitalleşen dünyada güçlü birer aktör olmaları hedefleniyor. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) ve Gürsu Belediyesi, genç girişimci kadınların teknoloji temelli iş fikirlerini uluslararası boyuta taşımak amacıyla örnek bir iş birliğine imza attı. Türkiye Ulusal Ajansı tarafından Avrupa Birliği Erasmus+ KA152-YOU programı kapsamında desteklenen ve 29 bin 359 Avro hibe almaya hak kazanan “Genç Girişimciliğinin Artırılması İçin: Genç Kadınlar Teknoloji ve Liderlik Projesi” lansman toplantısı, Bursa Ticaret Borsası Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa; Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyeleri İlker Birgül ve Emrah Silmez, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ve İcra Komitesi Üyeleri katıldı. Program kapsamında, Bursa Ticaret Borsası ve TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu’nun koordinasyonunda gerçekleştirilecek faaliyetlerin yol haritası paylaşıldı. “Genç kadınlarımızın yarınlarına dokunacağız” Toplantının açılışında konuşan TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen, projenin kadın girişimciliği için taşıdığı kritik öneme değindi. Şen, “Bugün burada genç kadınlarımızın geleceğine dokunacak, onları teknoloji, liderlik ve girişimcilik alanlarında daha güçlü hale getirecek çok kıymetli bir adım atıyoruz. Yerel yönetimler ile iş dünyasının ortak hareket etmesinin önemini bu iş birliği ile bir kez daha görüyoruz. Projeye olan inancı ve vizyonu dolayısıyla Bursa Ticaret Borsası Başkanı Sayın Özer Matlı’ya ve güçlü katkıları için Gürsu Belediye Başkanı Sayın Mustafa Işık’a teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. Özer Matlı: “Sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı gençler ve kadınlar olacak” Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı projenin; gençlerin, kadınların ve girişimcilik ekosisteminin geleceğine yönelik atılan çok kıymetli bir adım olduğunu vurguladı. Dijital dönüşümün hız kazandığı günümüzde gençlerin üretime, inovasyona ve girişimciliğe yönlendirilmesinin son derece değerli olduğunu ifade eden Başkan Matlı, “Bursa Ticaret Borsası olarak bizler, kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer aldığı, gençlerin fikirlerini cesaretle hayata geçirebildiği bir geleceğin, sürdürülebilir kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olduğuna inanıyoruz” diye konuştu. Güçlü iş birlikleri Bursa’ya değer katıyor Yerel yönetimler, iş dünyası ve sivil toplum örgütleri arasında kurulacak güçlü iş birliklerinin, ulusal ve uluslararası projelerde şehrimize ve bölgemize önemli fırsatlar kazandıracağını kaydeden Özer Matlı, “Bu doğrultuda koordinatör kurum olarak yürüteceğimiz sürecin, TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu’muzun katkıları ve sahadaki güçlü çalışmalarıyla çok değerli çıktılar ortaya koyacağına inanıyorum. Projede emeği geçen başta Gürsu Belediye Başkanı Sayın Mustafa Işık olmak üzere katkı sunan herkese teşekkür ediyor; projemizin kurumlarımıza, şehrimize ve gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. Işık: “Kadınları güçlendirmek, geleceği güçlendirmektir” Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık ise hedeflerinin gençlerin girişimcilik cesareti kazanarak geleceğe hazırlanması olduğunu vurguladı. Erasmus+ programı kapsamında Türkiye, Almanya ve Fransa’dan gençlerin katılımıyla Gürsu’da gerçekleştirilecek projenin; yapay zekadan e-ticarete, dijital pazarlamadan finansal okuryazarlığa kadar geniş bir eğitim yelpazesi sunduğunu belirten Başkan Işık, “Amacımız, gençlerimizin yalnızca bilgi edinmesini değil, aynı zamanda çözüm geliştiren bireyler olarak yetişmesini sağlamaktır. 1500’den fazla gence ulaşmayı hedeflediğimiz bu girişimle yeni fikirlerin ortaya çıkmasına ve uluslararası iş birliklerinin güçlenmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Unutulmamalıdır ki; kadınları güçlendirmek, geleceği güçlendirmektir” diye konuştu. Yerelden küresele kadın girişimciliği hamlesi Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen resmi lansman programı, Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık arasında imzalanan iyi niyet protokolü ile sona erdi. Bursa Ticaret Borsası’nın koordinatör kurum, Gürsu Belediyesi’nin yerel ortak olduğu projede; Türkiye’nin yanı sıra Almanya ve Fransa’dan genç kadın girişimciler yer alıyor. 12 ay sürecek olan proje kapsamında, Gürsu Ericek Adrenalin Parkı’nda geniş kapsamlı eğitim ve uygulama faaliyetleri yürütülecek. Proje süresince katılımcı genç kadınlara dijital pazarlama, yapay zeka, blockchain ve finansal yönetim gibi kritik alanlarda sertifikalı eğitimler verilecek.

Eskişehir’in Arıcılık Projesi Fransa’da Haber

Eskişehir’in Arıcılık Projesi Fransa’da

Eskişehir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından yürütülen ve arıcılık sektöründe Avrupa standartlarını hedefleyen bestHONEY projesi, uluslararası arenada ses getirmeye devam ediyor. Projenin 5. Uluslararası Toplantısı, 8-10 Nisan 2026 tarihlerinde Fransa’nın Compiègne kentinde gerçekleştirildi. ​Avrupa’nın Arıcılık Devleri Fransa’da Buluştu ​"En İyi Bal İçin Hijyen, Paketleme ve Üretim Standartlarının AB Düzeyine Getirilmesi" vizyonuyla hayata geçirilen projede; Türkiye, Fransa, İtalya ve İspanya'dan önemli kurumlar iş birliği yapıyor. Compiègne Teknoloji Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya katılan ekipler, bal üretiminde kaliteyi artıracak standartlar üzerine çalıştı. ​Yüksel Çil: "Uluslararası Ortaklıklar Geleceğin Anahtarı" ​Toplantının açılışında konuşan Eskişehir Tarım ve Orman İl Müdürü Yüksel Çil, mesleki iş birliği projelerinin Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki bağları güçlendirdiğini vurguladı. Çil, bu tür ortaklıkların gelecekteki tarım projelerine temel oluşturacağını ifade etti. ​"Uluslararası ortaklıklar, sadece bugünkü standartlarımızı yükseltmekle kalmıyor, aynı zamanda gelecekte yürüteceğimiz vizyon projelerine de çok önemli katkılar sağlıyor." — Yüksel Çil ​Teknik Gezi ve Tecrübe Paylaşımı ​Toplantı sadece masa başı çalışmalarla sınırlı kalmadı. Proje Koordinatörü Veteriner Hekim Dr. Hatice Olcay, projenin bütçe kullanımı ve gelecek faaliyetleri hakkında sunum yaparken, heyet Fransa’daki modern arıcılık tesislerine teknik gezi düzenledi. ​Proje kapsamında, Bal üretiminde AB uyumlu hijyen kurallarının belirlenmesi, Modern ve sağlıklı paketleme tekniklerinin yaygınlaştırılması, İtalya (Bari ve Agrigento), İspanya (Barselona) ve Fransa’daki uzmanların tecrübe aktarılması yer aldı. ​bestHONEY Projesi Nedir? ​Erasmus+ Programı Mesleki İşbirliği Ortaklıkları kapsamında yürütülen bu proje, Eskişehir’den başlayarak Avrupa genelinde bal üretim kalitesini standardize etmeyi amaçlıyor. Üç gün süren yoğun saha ve ofis çalışmalarının ardından katılımcılara sertifikaları takdim edildi.

Eskişehir’in Arıcılık Vizyonu Avrupa’ya Taşındı Haber

Eskişehir’in Arıcılık Vizyonu Avrupa’ya Taşındı

Eskişehir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği düzeyinde bal üretim standartlarını belirlemeyi hedefleyen “bestHONEY” (En İyi Bal İçin Hijyen, Paketleme ve Üretim Standartlarının AB Düzeyine Getirilmesi) Erasmus+ projesinin beşinci uluslararası toplantısı, 08-10 Nisan 2026 tarihleri arasında Fransa’nın Compiègne kentinde gerçekleştirildi. ​Uluslararası Ortaklıklarla Bal Standartları Yükseliyor ​Fransa, İtalya ve İspanya’dan ortakların katılımıyla düzenlenen organizasyon, Compiègne Teknoloji Üniversitesi ev sahipliğinde yapıldı. Açılış programında konuşan Prof. Dr. Claire Rossi, Erasmus+ projelerinin kurumsal iş birliği ve karşılıklı öğrenme süreçlerindeki stratejik rolüne dikkat çekti. ​Toplantıda söz alan Eskişehir Tarım ve Orman İl Müdürü, mesleki iş birliği projelerinin Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki tarımsal entegrasyona katkısını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: ​"Uluslararası ortaklıklar, sadece bugünün standartlarını iyileştirmekle kalmıyor, aynı zamanda gelecekteki projelerimiz için de güçlü bir zemin hazırlıyor. Fransa’da edindiğimiz tecrübeler, Türk arıcılık sektörünün vizyonuna değer katacaktır." ​Teknik Gezilerle Modern Arıcılık Yerinde İncelendi ​Üç gün süren program kapsamında teorik sunumların yanı sıra saha ziyaretlerine de ağırlık verildi: ​Vieux-Moulin Teknik Gezisi: Katılımcılar, bölgedeki bir arıcılık tesisini ziyaret ederek Fransa’daki arıcılık faaliyetlerini teknik düzeyde inceledi. ​Menevillers Aile İşletmesi Ziyareti: Modern arıcılık uygulamaları ve yüksek kaliteli Fransız balının üretim süreçleri yerinde gözlemlendi. ​Eskişehirli Uzmanlardan Teknik Sunumlar ​Eskişehir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü bünyesinde görev yapan gıda mühendisleri ve uzmanlar, projenin temel taşlarını oluşturan teknik konularda kapsamlı sunumlar gerçekleştirdi. Sunumlarda öne çıkan başlıklar şunlar oldu: ​Personel Hijyeni: Bal paketleme tesislerinde zorunlu hijyen kuralları. ​Gıda Güvenliği ve Mevzuat: Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği, tehlike analizi (HACCP) ve izlenebilirlik prosedürleri. ​İşyeri ve Etiketleme: Bal tesislerinin fiziksel gereklilikleri ve AB uyumlu etiketleme kuralları. ​Proje Koordinatörü Veteriner Hekim Dr. Hatice Olcay, bugüne kadar tamamlanan faaliyetler ve bütçe yönetimi hakkında katılımcıları bilgilendirirken, projenin gelecek dönem yol haritasını paylaştı. ​Program, katılımcılara sertifikalarının takdim edilmesi ve yeni iş birliği temennileriyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.