Hava Durumu

#Erzurum

Kırsal Haber - Erzurum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erzurum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İspir Fasulyesi İçin Gastronomi ve Turizm Projesi Başlıyor Haber

İspir Fasulyesi İçin Gastronomi ve Turizm Projesi Başlıyor

Erzurum’un coğrafi işaretli ürünlerinden İspir Fasulyesi, gastronomi turizmi ve nitelikli insan kaynağının geliştirilmesine yönelik proje ile turizm sektöründeki yerini güçlendirmeye hazırlanıyor. Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA), bölgenin coğrafi işaretli değerlerini turizm, yenilikçi uygulamalar ve nitelikli insan kaynağıyla buluşturan projelere destek vermeyi sürdürüyor. Bu kapsamda İspir Kaymakamlığı tarafından yürütülecek proje ile İspir Fasulyesinin gastronomi turizmindeki potansiyelinin geliştirilmesi hedefleniyor. İspir Fasulyesi İçin Gastronomi Eğitimleri Proje kapsamında turizm ve yiyecek-içecek sektöründe çalışanlar ile gençlere yönelik uygulamalı gastronomi eğitimleri düzenlenecek. Eğitimlerle birlikte İspir Fasulyesinin farklı kullanım alanlarının geliştirilmesi ve ürüne yönelik yenilikçi reçete ve sunumların ortaya çıkarılması amaçlanıyor. Hijyen ve Gıda Güvenliği Alanında Kapasite Artırılacak Proje kapsamında yalnızca gastronomi alanındaki uygulamalarla sınırlı kalınmayacak. Hijyen, gıda güvenliği ve hizmet kalitesi konularında da mesleki kapasitenin artırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilecek. Bu çalışmaların, bölgedeki turizm ve yiyecek-içecek sektöründe çalışanların mesleki yetkinliklerine katkı sağlaması hedefleniyor. İspir Fasulyesinin Dijital Tanıtımı Güçlendirilecek Projenin bir diğer başlığını ise İspir Fasulyesinin dijital tanıtımı oluşturuyor. Ürünün gastronomi turizmi potansiyelinin güçlendirilmesi ve daha geniş kitlelere tanıtılması için dijital tanıtım çalışmalarının geliştirilmesi planlanıyor. KUDAKA tarafından desteklenen proje ile Erzurum’un coğrafi işaretli değerlerinden İspir Fasulyesinin gastronomi, turizm ve nitelikli insan kaynağı ekseninde daha güçlü bir konuma taşınması amaçlanıyor.

Bakan Yumaklı Erzurum'da Açıkladı: Aşı ve Kimliklendirme Ücreti Alınmayacak Haber

Bakan Yumaklı Erzurum'da Açıkladı: Aşı ve Kimliklendirme Ücreti Alınmayacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği'nin Erzurum'daki tesisinin açılışına katıldı. Bakan Yumaklı burada yaptığı konuşmada "Bu yıl hayvan ve sürü sağlığı desteği altında yeni bir destekleme kalemi oluşturduk. Bu destek kapsamında yetiştiricilerimizden artık aşı ve kimliklendirme ücreti almıyoruz. Üreticilerimize hayırlı olsun." dedi. Yumaklı, Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği'nin Erzurum'daki tesisinin açılışında yaptığı konuşmada, hayvancılığın stratejik bir sektör olduğunu söyledi. Bugünün 19 Eylül Gaziler Günü olduğunu hatırlatan Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, başta Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatan için canını feda eden tüm şehitleri minnetle andı, hayatını kaybeden gazilere Allah'tan rahmet, hayatta olan gazilere sağlıklı ve uzun ömür diledi. Hayvancılığın bir ailenin geçimi, gençlerin kendi memleketlerinde gelecek kurması ve kadınların emeğinin berekete dönüşmesi anlamına geldiğini ifade eden Yumaklı, "Hepsinden önemlisi de bu ülkenin insanlarının sofrasına gelen lokmanın garantisidir." diye konuştu. HAYVANCILIĞA DESTEK 24 YILDA 654 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI Bakan Yumaklı, Türkiye'nin hayvancılığı stratejik bir sektör olarak gördüğünü belirterek, son 24 yılda hayvancılıkla ilgili desteklerin 654 milyar liraya ulaştığını bildirdi. Bu desteklerin yalnızca hayvan sayısının ve üretimin artırılması için verilmediğini vurgulayan Yumaklı, "Bizim asıl meselemiz daha verimli, daha kaliteli, daha sürdürülebilir bir hayvancılık yapılmasını sağlamak. En önemlisi de daha uygun maliyetle ve daha güçlü bir işletme yöntemiyle emeğinin karşılığını almak." ifadelerini kullandı. Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, 2024 yılının şubat ayında Hayvancılık Yol Haritası'nı açıkladıklarını anımsatarak, yol haritasındaki uygulamaların geri dönüşlerini almaya başladıklarını söyledi. İlk kez 3 yıllık üretim planlaması ve destekleme modelini hayata geçirdiklerini aktaran Yumaklı, "Amacımız şu, yarın ne olacak endişesi olmasın. Üreticilerimiz önlerini görsünler ve karar verecekleri zamanda buna riayet etsinler. Gençlerimiz daha fazla destek alsın. Girişimci kadın kardeşlerim daha fazla destek alsın." dedi. Aile işletmelerinin ayakta kalmasının ve büyümesinin önemine dikkati çeken Yumaklı, üretim planlamasıyla işletmelerin gelecek nesillere devredilerek devam ettirilmesini hedeflediklerini bunun için de bu üretim planlamasını hayata geçirdiklerini dile getirdi. Hayvancılığın başarısının yalnızca hayvan sayısıyla ölçülemeyeceğini işaret eden Bakan Yumaklı, sağlıklı hayvan olmadan hayvancılığın yapılamayacağını vurguladı. Bu kapsamda ilk olarak Erzurum'da olmak üzere 5 veteriner yol kontrol noktası oluşturduklarını, bu sayıyı 8'e çıkaracaklarını bildiren Yumaklı, geçen yıl yaşanan şap hastalığıyla mücadelenin 4 ay içinde tamamlandığını söyledi. Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: "Bu yıl hayvan ve sürü sağlığı desteği altında yeni bir destekleme kalemi oluşturduk. Bu destek kapsamında yetiştiricilerimizden artık aşı ve kimliklendirme ücreti almıyoruz. Üreticilerimize hayırlı olsun. Buradan bütün üreticilerimiz bunun için diğer desteklerden herhangi bir kesinti yapılmayacak. Ayrıca veteriner hekimler de herhangi bir şekilde ilave bir ücret talep etmeyecekler. Bütün bu rakam bunların hepsini topladığımızda yaklaşık 6 milyar liralık bir tutarı sadece bu iş için ayırmış olduk. Böylece üreticilerimizin üzerindeki bu iki kalemdeki yükü hafifletmeyi amaçlıyoruz." ERZURUM'A HAYVANCILIKTA POZİTİF AYRIMCILIK Erzurum'un büyükbaş hayvan varlığında Türkiye'de üçüncü sırada bulunduğunu belirten Yumaklı, şehrin yem bitkileri üretiminde de önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Erzurum'un geniş meralara sahip olması ve su probleminin bulunmamasının önemli avantajlar olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı, ama şu anda olması gereken yerde bulunmadığını bildirdi. Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, hayvancılıkla ilgili üretim planlamasına dahil 16 il bulunduğunu belirterek, bu illerdeki yetiştiricilere pozitif ayrımcılık yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini bildirdi. Erzurum'da besi ve süt sığırcılığı yapan yetiştiricilere dört başlıkta ilave destek sağladıklarını aktaran Yumaklı, "Birincisi buzağıya yüzde 50 daha fazla destek veriyoruz. İkincisi Ziraat Bankası'nın vermiş olduğu tarımsal kredilere ek yüzde 20 daha fazla faiz indirimi sağlıyoruz. Üçüncüsü çiğ süte yüzde 40 daha fazla destek veriyoruz. Dördüncüsü de yem bitkilerine yüzde 50 daha fazla destek veriyoruz." diye konuştu. "KALİTELİ DAMIZLIK MATERYAL YAYGINLAŞACAK" Açılışı yapılan tesisin sürüsünü büyütmek isteyen üreticiler için önemli bir merkez olacağını ifade eden Yumaklı, burada kaliteli damızlık materyalin yaygınlaştırılacağını kaydetti. Tesiste çoğunluğu Angus, diğer bölümü Hereford olmak üzere yaklaşık 1500 hayvan bulunduğunu belirten Yumaklı, bu hayvanların "Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek Projesi" kapsamında hak sahibi olacak yetiştiricilere dağıtılmasının planlandığını bildirdi. Hayvancılıkta kaliteli ve uygun maliyetli yemin de büyük önem taşıdığını vurgulayan Bakan Yumaklı, Erzurum'un bölgenin kaba yem ihtiyacını karşılayabilecek potansiyele sahip olduğunu kaydetti. Erzurum'daki sulama yatırımlarının da sürdüğünü belirten Yumaklı, Kuzgun-Daphane-Elmalı Tüneli'nin ihalesinin kasım ayında, Kuzgun-Daphane-Orta Bahçe Sulaması'nın aralık ayında, Narman Şehitler Barajı Sulaması ile Çipak Regülatör Sulaması'nın ihalelerinin ise mart ayında yapılacağını açıkladı. Yumaklı, "Ne zaman söylediysek ihalesini yapacağız, ne zaman bitireceğiz dediysek de bitireceğiz. İnşallah bugüne kadar söz verip yaptığımız gibi." dedi. TMO ARPA SATIŞINA BAŞLADI Toprak Mahsulleri Ofisi stoklarındaki arpanın satışına 17 Eylül itibarıyla başladıklarını bildiren Yumaklı, satışların ilk etapta büyükbaş ve küçükbaş besicileri, yetiştiriciler ve yem fabrikalarına yönelik olacağını söyledi. Bakan Yumaklı, 2028 yılına kadar Türkiye'de 2 milyon dekar mera alanını ıslah ederek üreticilerin hizmetine sunacaklarını da anlattı. Erzurum'un hayvancılık altyapısını geliştirmek amacıyla Aziziye ilçesinde 25 bin büyükbaş kapasiteli besi organize tarım bölgesi kurmak istediklerini belirten Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, projenin Erzurum'u hayvancılık ve kırmızı et üretiminde bölgesel merkez haline getirmesini hedeflediklerini ifade etti. Yumaklı, Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği tesisinin faaliyete geçmesiyle 9 bin ton kırmızı et üretimi ve 1500 kişilik istihdam sağlanacağını, ülke ekonomisine 3 milyar liralık katkı sunulacağını bildirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a desteklerinden dolayı teşekkür eden Bakan Yumaklı, tesisin hayvancılık sektörüne hayırlı olmasını diledi.

KUDAKA’dan Yerel Değerlere Destek: Anadoludakiler Programı Başladı Haber

KUDAKA’dan Yerel Değerlere Destek: Anadoludakiler Programı Başladı

Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA), bölgenin köklü kültürünü ve yerel mirasını ekonomik değere dönüştürecek dev bir adımı hayata geçiriyor. 2026 Yılı Çalışma Programı ve Bütçesi kapsamında hazırlanan Anadoludakiler Coğrafi İşaretli Ürünlerin Üretimi ve Tanıtımı Mali Destek Programı, 17 Eylül 2026 tarihi itibarıyla resmen ilan edildi. Toplam bütçesi 75 milyon TL olan bu program; Erzurum, Erzincan ve Bayburt illerindeki tescilli veya tescil süreci başlamış coğrafi işaretli ürünlerin üretim ve tanıtım kapasitesini artırmayı hedefliyor. Yerel Ürünler "Anadoludakiler" Markasıyla Küresel Pazara Açılıyor Programın temel amacı; Doğu Anadolu’nun özgün lezzetlerini ve kültürel değerlerini sürdürülebilir bir ekonomik modele dönüştürmek. Bu kapsamda Erzurum, Erzincan ve Bayburt’ta yerel üretici örgütlerinin rekabet gücünün artırılması, ürünlerin işleme ve kalite altyapılarının güçlendirilmesi ile ulusal ve uluslararası pazarlara erişimin kolaylaştırılması planlanıyor. Desteklenecek projelerde üç temel öncelik öne çıkıyor: Coğrafi işaretli ürünlerin turizmle entegre bir şekilde tanıtılması ve deneyim alanlarının oluşturulması. Et, süt ve arıcılık gibi bölge için hayati önem taşıyan sektörlerde üretim, işleme ve kalite standartlarının yükseltilmesi. Üretimde kullanılan yerel ve doğal kaynakların sürdürülebilir, katma değerli yöntemlerle işlenmesine yönelik altyapıların kurulması. Proje Başına 10 Milyon TL’ye Varan Destek ve Önemli Şartlar KUDAKA tarafından sağlanan destek oranları projenin toplam uygun maliyetinin yüzde 25’i ile yüzde 50’si arasında değişecek. Proje başına verilecek destek miktarı asgari 2 milyon TL, azami ise 10 milyon TL olarak belirlendi. Uygulama süreleri 12 ile 24 ay arasında planlanan projelerde kritik bir zorunluluk da bulunuyor: Her projenin uygun bütçesinin yüzde 10 ile yüzde 25’lik kısmı, "Anadoludakiler" markasıyla bütünleşik tanıtım, pazarlama ve satış faaliyetlerine ayrılmak zorunda. Programa kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, kooperatifler ve birlikler başvuru yapabilecek. Bireysel başvuruların kabul edilmediği programda gerçek kişiler başvuru sahibi olamayacak. Başvuru Takvimi ve Eğitim Süreçleri Projelerin Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden 9 Kasım 2026 saat 23.50’ye kadar onaylanması gerekiyor. Sistem üzerinden alınan taahhütnamelerin ise 16 Kasım 2026 saat 18.00’e kadar e-imza ile ya da elden/posta yoluyla KUDAKA’ya teslim edilmesi şart. KUDAKA, potansiyel başvuru sahiplerini bilgilendirmek amacıyla bölgede kapsamlı bir toplantı ve eğitim programı da başlattı. Yüz yüze bilgilendirme toplantıları 23 Eylül'de Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası'nda başlayarak, 24 Eylül'de Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası, 25 Eylül'de Bayburt Valiliği, 6 Ekim'de Oltu İlçe Belediyesi ve 7 Ekim'de Pasinler İlçe Belediyesi bünyesinde 14.00-15.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Ayrıca proje hazırlık sürecini kolaylaştırmak amacıyla 8 ve 9 Ekim 2026 tarihlerinde saat 13.00-15.00 arasında Zoom platformu üzerinden çevrim içi KAYS başvuru eğitimleri verilecek. Programın tüm detaylarına ve başvuru rehberine KUDAKA’nın resmi internet sitesindeki "Açık Destek Programları" bölümünden ulaşılabiliyor.

Yerel Kalkınma Hamlesi Projeleri Erzincan'da Değerlendirildi Haber

Yerel Kalkınma Hamlesi Projeleri Erzincan'da Değerlendirildi

Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) 166. Yönetim Kurulu Toplantısı, Yönetim Kurulu Dönem Başkanı Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu başkanlığında Erzincan Valiliği Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya Erzurum Valisi Aydın Baruş, Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Bayburt Belediye Başkanı Mete Memiş, KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven, Erzincan İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Cavit Şireci ve Bayburt İl Genel Meclisi Başkanı Hüseyin Şahin katıldı. Toplantıda, Erzurum, Erzincan ve Bayburt’tan oluşan Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi’nin ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına yönelik çalışmalar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Bölgenin yatırım ve turizm potansiyelinin geliştirilmesi, yeşil ve dijital dönüşüm, uluslararası iş birlikleri ile önümüzdeki döneme ilişkin stratejik planlama konuları ele alındı. Yerel Kalkınma Hamlesi projeleri değerlendirildi Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı 2026 yılı uygulaması kapsamında sunulan yatırım projelerine ilişkin değerlendirmeler Yönetim Kurulunda görüşülerek karara bağlandı. Yapılan değerlendirme sonucunda başarılı bulunan yatırım projelerinin, programın bir sonraki aşaması olan komite değerlendirmesine sunulmasına karar verildi. Fizibilite Desteği kapsamında 4,3 milyon TL destek Toplantıda ayrıca 2026 Yılı Fizibilite Desteği Programı kapsamında Aziziye Belediyesi, Erzincan Organize Sanayi Bölgesi ve Bayburt Belediyesi tarafından sunulan üç proje değerlendirildi. Başarılı bulunan projelere toplam 4 milyon 329 bin TL destek tahsis edilmesi kararlaştırıldı. Söz konusu desteklerle bölgede uygulanması planlanan yatırımların teknik ve ekonomik açıdan daha sağlıklı şekilde değerlendirilmesi ve yatırım kararlarının veriye dayalı olarak güçlendirilmesi hedefleniyor. Turizm altyapısı ve yatırım ortamı gündemde Yönetim Kurulu toplantısında, turizm altyapısının geliştirilmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi, bölgesel rekabet gücünün artırılması, yeşil ve dijital dönüşümün desteklenmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yürütülen çalışmalar değerlendirildi.

Nepal-Tibet Faciası İklim Değişikliğinin Etkisine Acı Bir Örnek Haber

Nepal-Tibet Faciası İklim Değişikliğinin Etkisine Acı Bir Örnek

Nepal ile Çin'in Tibet bölgesi arasındaki sınır hattında 26 Ağustos'ta meydana gelen yıkıcı heyelan ve sellerde yüzlerce kişi hayatını kaybederken, 1.400'e yakın kişiden hâlâ haber alınamıyor. İlk raporlarda felaketin 4.4 büyüklüğünde bir deprem tarafından tetiklendiği öne sürülse de, uzmanlar olay yerindeki incelemeler ve uydu verileri doğrultusunda gerçeğin çok daha farklı olduğunu ortaya koydu. ​İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Tolga Görüm, felaketin asıl sebebinin bir kaya-buz kütlesinin çökmesi olduğunu belirterek yaşananları, iklim değişikliğinin uzun ve kısa vadeli etkilerinin yıkıcı bir sonucu olarak nitelendirdi. ​Felakete Ne Sebep Oldu? Deprem mi, Kaya Çığı mı? ​Olayın ardından yapılan ilk değerlendirmeler deprem ihtimali üzerinde dururken, ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) ve yer bilimciler bu iddiayı netleştirdi. Prof. Dr. Tolga Görüm, Himalayalar'daki Langtang Lirung Zirvesi'nden kopan devasa bir kaya-buz kütlesinin kama kaymasıyla Lhende Khola Vadisi'ne girdiğini ifade etti. ​Kuru Sıvılaşma Etkisi: Serbest düşüşle vadiye inen kütle, altındaki buz erimesi kaynaklı sular üzerinde yüzerek bir kaya çığına (rock avalanche) dönüştü. ​Setlenme ve Sel Zinciri: Akarsuyun kısa süreliğine önünün kapanmasıyla oluşan set gölü bir süre sonra yıkıldı. Sel suları, yamaçlardaki malzemeleri alttan kazıyarak ilerledi ve önündeki her şeyi yuttu. ​Deprem Sinyalinin Yanılgısı: Olay sırasında kaydedilen sismik sinyallerin depremden değil, devasa kütlenin yere uyguladığı yoğun basınçtan kaynaklandığı anlaşıldı. ​İklim Değişikliğinin Zincirleme Etkisi ​Uzmanlar, bu tür felaketlerin ardında iklim krizinin yattığına dikkat çekiyor. Buzulların hızla erimesi, dağ kütlesinin üzerindeki büyük baskıyı ortadan kaldırıyor. Yükün azalması kütle içinde zamanla çatlakların oluşmasına yol açarken, eriyen buzullar kayanın termal iletkenliğini artırarak güneşten daha fazla ısı çekmesine neden oluyor. Bu süreç, kayaların çatlak dinamiklerini bozarak ani ve büyük çaplı çöküşleri tetikliyor. ​Benzer bir felaket 2021 yılında Hindistan'ın Chamoli bölgesinde yaşanmış, 200'den fazla kişi hayatını kaybederken dev bir hidroelektrik santrali tamamen yok olmuştu. ​Türkiye İçin Büyük Risk: Hangi Bölgeler Tehlike Altında? ​Tibet'teki felaketin bir benzeri, tarihte Türkiye topraklarında da yaşandı. 2 Temmuz 1840'ta Ağrı Dağı'ndaki Ahura Vadisi'nde meydana gelen kaya çığı ve sonrasında oluşan set gölünün patlaması sonucu 1.300 kişi hayatını kaybetmişti. ​Prof. Dr. Tolga Görüm, Türkiye'de de benzer risklerin bugün devam ettiğini vurgulayarak yüksek riskli bölgeleri sıraladı: ​Erzurum ve Artvin: İki il arasındaki Tortum bölgesi başta olmak üzere dağlık alanlar. ​Kars: Kağızman ilçesinde, volkanik alan üzerindeki heyelan setine yerleşmiş göl sistemleri ve altındaki Denizgölü köyü. ​Hakkari: Üst kesimlerinde buzul göllerinin yer aldığı ve küçük yerleşimlerin bulunduğu riskli dağlık alanlar. ​Erken Uyarı Sistemleri Hayat Kurtarabilirdi ​Bölgede yeterli erken uyarı sistemlerinin bulunmamasının can kayıplarını artırdığına dikkat çekiliyor. Yer altı hareketlerini ve gürültülerini dinleyerek kaya çığı ile selleri önceden tespit edebilen GEOFON gibi basit deprem izleme sistemleri, rota boyunca stratejik olarak yerleştirildiğinde erken uyarı sağlayabiliyor. Ancak 5-6 bin metre yükseklikteki dağlık coğrafyalarda bu tür operasyonların zorluğu ve maliyeti, önlem alınmasını güçleştiren unsurlar arasında yer alıyor. Kaynak: İklim Masası/www.iklimmasasi.com Kaynak: Selin Uğurtaş Kaynak: Prof.Dr. Tolga Görüm

Erzurum’da Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Katma Değere Dönüşecek Haber

Erzurum’da Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Katma Değere Dönüşecek

Erzurum, sahip olduğu zengin biyoçeşitliliği ekonomiye kazandırmak adına dev bir adım atıyor. Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) desteğiyle, Erzurum Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Kooperatifi tarafından yürütülecek olan "Erzurum Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Biyoekonomi Pilot Tesisi Fizibilitesi" projesinin sözleşmesi imzalandı. ​Bu stratejik girişimle, bölgenin doğal zenginlikleri yüksek teknolojiyle işlenerek küresel pazarlara taşınacak. ​Erzurum'un Doğal Zenginliği Endüstri 4.0 ile Buluşuyor ​KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven ve kooperatif temsilcilerinin katılımıyla resmiyet kazanan proje, Erzurum'u tıbbi ve aromatik bitki üretiminde bir merkez haline getirmeyi hedefliyor. Fizibilite çalışması kapsamında kurulması planlanan yıllık 100 bin ton kapasiteli pilot tesis, bölge ekonomisi için kritik bir rol oynayacak. ​Projenin öne çıkan teknolojik ve stratejik hedefleri: ​İleri Teknoloji: Süperkritik CO₂ ekstraksiyon teknolojisi ile bitkilerden yüksek verimli ve katma değerli ürün eldesi. ​Dijital Dönüşüm: Endüstri 4.0 entegrasyonu, dijital izlenebilirlik sistemleri ve Ar-Ge odaklı üretim modelleri. ​Yeşil Büyüme: Yenilenebilir doğal kaynaklar ve sürdürülebilir biyokütle değer zinciri. ​15 Stratejik Bitki ile İhracat Hamlesi ​Proje sadece teknolojik altyapıyla sınırlı kalmayacak; aynı zamanda yerel üreticiyi merkeze alan güçlü bir tedarik zinciri oluşturulacak. Özellikle kuşburnu, ışkın, yabani kekik ve meyan kökü gibi Erzurum coğrafyasına özgü 15 stratejik bitki için detaylı üretici envanteri hazırlanacak. ​Fizibilite raporunda, bu bitkilerden elde edilen nihai ürünlerin Avrupa Birliği, Orta Doğu ve Uzak Doğu pazarlarına ihracatı için kapsamlı bir strateji belirlenecek. Kooperatif modeliyle hayata geçirilecek bu sistem, kırsal kalkınmayı desteklerken yerel üreticilerin gelir düzeyini artırmayı hedefliyor. ​Bölgesel Kalkınma ve Yeşil Dönüşüm İçin Yeni Bir Sayfa ​Erzurum’un biyoekonomi alanındaki rekabet gücünü artıracak olan bu çalışma, bölgeyi sürdürülebilir sanayi yatırımları için bir çekim merkezi yapacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte: ​Ekonomik Değer: Doğal kaynakların ham madde olarak değil, işlenmiş yüksek katma değerli ürün olarak satılması. ​Kırsal Kalkınma: Yerel üreticinin modern tarım ve biyoteknoloji ile entegre olması. ​Yatırım İklimi: Yeşil dönüşüm odaklı yeni girişimler için güçlü bir yol haritası oluşması. ​Erzurum, biyoekonomi potansiyeliyle Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine güçlü bir katkı sunmaya hazırlanıyor.

Atıl Koyun Yünü, Katma Değerli Ürünlere Dönüşecek Haber

Atıl Koyun Yünü, Katma Değerli Ürünlere Dönüşecek

Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) iş birliğiyle, bölgenin hayvancılık potansiyelini biyoteknoloji ile buluşturacak stratejik bir adım atıldı. Koyun yününü yüksek katma değerli ürünlere dönüştürecek yeni tesisin fizibilite sözleşmesi imzalandı. ​Erzurum’un tarım ve hayvancılık potansiyelini ileri teknolojiyle harmanlayacak kritik bir proje için düğmeye basıldı. KUDAKA tarafından yürütülen 2026 Yılı Fizibilite Desteği Programı kapsamında desteklenmeye hak kazanan "Süperkritik CO₂ Teknolojisi ile Koyun Yününden Bütünleşik Lanolin, Kolesterol ve D3 Vitamini Üretim Tesisi Fizibilitesi" projesinin imzaları atıldı. ​Atıl Yün Ekonomiye Kazandırılıyor ​Erzurum ve çevresinde küçükbaş hayvancılık faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan, yıllık yaklaşık 3.000-4.500 tonluk büyük bir potansiyele sahip olmasına rağmen büyük ölçüde atıl kalan koyun yünü, bu projeyle katma değerli ürünlere dönüşecek. ​Proje, süperkritik CO₂ ekstraksiyon teknolojisini kullanarak; lanolin, kolesterol, 7-dehidrokolesterol ve D3 vitamini üretilmesini hedefliyor. Bu çalışma ile üretimin teknik, ekonomik, çevresel ve ticari uygulanabilirliği bilimsel verilerle analiz edilecek. ​Türkiye’nin Dışa Bağımlılığını Azaltacak Stratejik Adım ​Hazırlanacak fizibilite raporu, tesisin optimum kapasitesinden yatırım maliyetlerine ve hedef pazarlarına kadar detaylı bir yol haritası sunacak. Projenin temel hedefleri ise şöyle sıralanıyor: ​Ekonomik Katkı: Bölgedeki küçükbaş hayvancılık üreticilerine ilave gelir imkânı sağlamak. ​İthalatın Azaltılması: Türkiye’nin özellikle D vitamini ham maddesi konusundaki dışa bağımlılığını azaltmak. ​Kırsal Kalkınma: Bölgesel kalkınmayı destekleyen yenilikçi bir yatırım modelini hayata geçirmek. ​İleri Sanayi: Erzurum’u biyoteknoloji ve ileri işleme sanayisinde rekabetçi bir konuma taşımak. ​İmza Töreninde Güç Birliği ​KUDAKA hizmet binasında düzenlenen imza törenine; ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven, TOBB Erzurum İl Genç Girişimciler Kurulu Başkanı İsmail Suci ve kurum yetkilileri katıldı. ​Fizibilite çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte, Erzurum’un biyoteknoloji alanındaki vizyonunu güçlendirecek bu stratejik yatırımın, hayvancılık sektöründe yeni bir dönemi başlatması bekleniyor.

Erzurum Turizmine Çifte Destek Haber

Erzurum Turizmine Çifte Destek

Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) 2026 Yılı Teknik Destek Programı kapsamında, Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından sunulan “Erzurum İl Turizm Envanteri Hazırlanması” ve “Erzurum Kültürel Değerlerin Turizm Odaklı İçerik Geliştirme ve Etkinlik Danışmanlığı” projelerinin sözleşmeleri imzalandı. Erzurum’un turizm potansiyelini daha görünür hale getirmeyi ve kültürel mirasını etkinlik temelli turizm anlayışıyla güçlendirmeyi amaçlayan projeler, ilin sürdürülebilir turizm gelişimine önemli katkılar sunacak. İmzalanan ilk proje çerçevesinde Erzurum’un tüm ilçelerini kapsayan kapsamlı bir turizm envanteri hazırlanacak. Teknik destek sürecinde ilin doğal, tarihi ve turistik değerleri detaylı şekilde kayıt altına alınarak dijital ve basılı envanter oluşturulacak. Hazırlanacak envanter çalışması; kamu kurumları, özel sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının kullanımına sunularak Erzurum’un turizm planlamasına önemli bir veri altyapısı sağlayacak. Böylece kentin turistik çekiciliklerinin daha etkin tanıtılması ve destinasyon tercihlerinde Erzurum’un daha fazla öne çıkması hedefleniyor. Sözleşmesi imzalanan ikinci proje ise Erzurum’un sahip olduğu tarihsel ve kültürel mirasın turizm perspektifiyle yeniden değerlendirilmesine odaklanıyor. Özellikle Milli Mücadele’nin önemli dönüm noktalarından biri olan Erzurum Kongresi’nin 107. yılı kapsamında gerçekleştirilecek 23 Temmuz Erzurum Kongresi Sempozyumu’nun profesyonel bir yaklaşımla planlanması amacıyla içerik geliştirme, program yönetimi ve konuşmacı planlaması alanlarında uzman danışmanlık hizmeti sağlanacak. 90 gün sürecek teknik destek çalışmalarıyla Erzurum’un ulusal düzeyde görünürlüğünün artırılması, kültür turizmi alanındaki marka değerinin güçlendirilmesi ve etkinlik temelli turizm faaliyetlerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. KUDAKA tarafından desteklenen iki proje sayesinde Erzurum’un kültürel ve turistik değerlerinin daha etkin şekilde tanıtılması, kentin rekabet gücünün artırılması ve yerel ekonominin canlandırılmasına katkı sunulması hedefleniyor. Bu çalışmalar aynı zamanda Erzurum’un sürdürülebilir turizm hedeflerine ulaşmasında önemli bir kilometre taşı olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.