Hava Durumu

#Et Üretimi

Kırsal Haber - Et Üretimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Et Üretimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Sarıbal: ''Balık Var Ama Balıkçı Denize Çıkamıyor'' Haber

CHP'li Sarıbal: ''Balık Var Ama Balıkçı Denize Çıkamıyor''

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, tarım ve gıda gündemini değerlendirdiği basın toplantısında balıkçıların artan maliyetlerini, çiğ süt fiyatını ve 2027 yılı besilik sığır ithalatı planını ele aldı. Sarıbal, “Üreticiyi yaşatmadan süt sorununu çözemezsiniz. Merayı ıslah etmeden sürdürülebilir bir hayvancılık sağlayamazsınız” dedi. Beslenmenin temel bir hak olduğunu vurgulayan Sarıbal, balıkçılık ile süt ve et üretiminin birbirinden ayrı sorunlar gibi görülemeyeceğini söyledi. Üreticinin artan giderler karşısında ayakta kalmakta zorlandığını, yurttaşın ise nitelikli gıdaya erişimde güçlük çektiğini belirtti. “Balık var ama balıkçı denize çıkamıyor” Yeni av sezonunun ilk haftasında İstanbul Gürpınar Su Ürünleri Hali’nde işlem gören miktar, geçen yılın aynı dönemindeki yaklaşık 920 tondan 1.884 tona yükseldi. Bunun yaklaşık 904 tonunu palamut, 552 tonunu hamsioluştururken istavrit miktarı 226 tondan 76 tona geriledi. Sarıbal, bu verilerin türler arasında farklı bir tabloya işaret ettiğini, av miktarındaki artışın balıkçının geçim sorununu ortadan kaldırmadığını söyledi. Hatay’da yaklaşık 60 balıkçının maliyetlerini karşılayamadığı için seferlerini durdurduğunu aktaran Sarıbal, mazotun yanı sıra işçilik, kumanya, ekipman ve bakım giderlerinin de yükseldiğini belirtti. Mazot fiyatının bir yılda yaklaşık yüzde 73 arttığını söyleyen Sarıbal, “Memleketin birçok bölgesinde balıkçılar ava çıkmıyor. Bugün yaşadığımız sorunun özü, girdilerin aşırı yüksek olması” dedi. Sarıbal, küçük ölçekli balıkçılara ayrılan yaklaşık 145 milyon liralık desteğin tekne boyuna ve bölgeye göre dağılımının açıklanmasını istedi. Aktardığı 2023 verilerine göre 12 metrenin altındaki teknelerin balıkçı gemileri içindeki payı yüzde 51 iken tahsil edilmeyen ÖTV tutarından aldıkları payın yüzde 6,8 olduğunu belirterek, “ÖTV desteğinden kim, ne kadar yararlanıyor? Küçük avcılık yapan teknelerin payını açıkça görmeliyiz” diye konuştu. Sarıbal, 2026 av sezonunda ruhsatlı gemi sayısının, fiilen ava çıkan ve çıkmayan teknelerin, sefer ve av miktarlarının 2025’in aynı dönemiyle karşılaştırılarak yayımlanmasını da talep etti. Yakıt alım defteri bulunan gemiler ile fiilen avlanan gemilerin ayrı gösterilmesi gerektiğini söyledi. Balıkçının geçimini korurken denizlerin de korunması gerektiğini vurgulayan Sarıbal, “Deniz yoksa balıkçılık da yok” dedi. “Çiğ süt fiyatı 1 Ekim’de güncellensin” Hayvancılıkta süt üreticisinin gelir kaybının gelecekteki et üretimini de etkilediğini belirten Sarıbal, Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ inek sütü tavsiye fiyatının 1 Mayıs’tan bu yana 24,30 TL/litre olduğunu hatırlattı. Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği’nin (TÜSEDAD) 100 baş sağmal ve günlük ortalama 30 litre verim esas alan işletme modelinde ağustos ayı sıcak çiğ süt üretim maliyeti ise 28,50 TL/litre olarak hesaplandı. Üreticilerin farklı fiyatlardan süt sattığına dikkat çeken Sarıbal, “Çiğ süt tavsiye fiyatı 1 Ekim’de üreticinin gerçek maliyeti ve önümüzdeki üç ayın riskleri dikkate alınarak güncellensin. Süt üreticisinin geliri güvence altına alınsın; üretici maliyetinin altında üretime zorlanmasın” çağrısında bulundu. Sarıbal, süt ve etin üreticiden rafa ulaşıncaya kadar fiyatlarının nasıl oluştuğunun açıklanmasını istedi. Yem bitkisi üretimine ve mera ıslahına kaynak ayrılması, yerli damızlıkların korunması, buzağı kayıplarının azaltılması ve şap başta olmak üzere hayvan hastalıklarıyla mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çocukların süte, halkın yeterli ve dengeli gıdaya erişimini de bir kamu sorumluluğu olarak değerlendirdi. 2027 ithalat planında 380 bin baş büyük işletmelere ayrıldı Sarıbal, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2027 için 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatı planladığını hatırlatarak bunun 380 bin başının 200 baş ve üzeri kapasiteli işletmelere, 100 bin başının ise daha küçük işletmelere ayrıldığını belirtti. Böylece planlanan kontenjanın yaklaşık yüzde 79’u büyük kapasiteli işletmelere yöneliyor. “İthalat iktidarın temel tarım politikasına dönüştü” diyen Sarıbal, 2010’dan bu yana büyükbaş ve küçükbaş canlı hayvan ile kırmızı et ithalatına 15 milyar doları aşan kaynak harcandığına ilişkin dış ticaret derlemesini hatırlattı. Sarıbal, ithalatın sürmesine karşın üreticinin yem, mera ve damızlık sorunlarının çözülmediğini, düşük gelirli yurttaşların da uygun fiyatlı ete erişemediğini söyledi. Hayvancılık desteklerinin toplam tarımsal destekler içindeki payının 2020’de yaklaşık yüzde 35–36 düzeyindeyken yüzde 17’lere gerilediğini belirten Sarıbal, küçük ve orta ölçekli aile işletmelerine öngörülebilir destek ve erişilebilir kaynak sağlanmasını istedi. Yerli ırkların korunması ve meraların ıslahı üzerinde durarak, ithal besilik hayvanla yürüyen bir düzenin yerli damızlık ve yem üretiminin yerini tutamayacağını ifade etti. Et ve Süt Kurumu’nun canlı hayvan ve et ithalatından bir yılda ne kadar gelir elde ettiğini ve bu kaynağı nerede kullandığını açıklaması çağrısında bulunan Sarıbal, “Başarıyı ithalat kotasındaki sınırlı düşüşle değil; üreticinin üretimde kalması, hayvan başına verimin artması ve halkın yeterli, nitelikli et ve süt ürününe erişmesiyle ölçmek gerekir” dedi. Sarıbal, sözleşmeli tarımda da üreticinin örgütlü ve güçlü bir taraf haline gelmesi gerektiğini belirterek alım fiyatlarının gerçek maliyeti ve üreticinin yaşam payını karşılamasını istedi. Basın toplantısını şu sözlerle tamamladı: “Üreticiyi yaşatmadan süt sorununu çözemezsiniz. Süt sürüsünü korumadan hayvancılığı geliştiremezsiniz. Küçük üreticiyi desteklemeden sürdürülebilir süt ve et üretimi sağlayamazsınız.”

Murat Arnik: "Tencerede Et Değil, Kemik Kaynıyor, Kasap Esnafı Tükeniyor!" Haber

Murat Arnik: "Tencerede Et Değil, Kemik Kaynıyor, Kasap Esnafı Tükeniyor!"

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, kasap tezgâhlarındaki son durumu gözler önüne seren bir basın açıklaması yaptı. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, artan maliyetler ve düşen alım gücü nedeniyle vatandaşın artık et değil kemik satın almak zorunda kaldığını belirttiği açıklamasında kasaplarda satış hacminin %60'a varan oranlarda düştüğünü vurguladı Başkan Arnik, yaptığı açıklamada acil eylem planı çağrısında bulundu; "Et; üreticinin emeği, kasabın ekmeği, vatandaşın temel gıdasıdır. Bu zincirin bir halkası koptuğunda bütün toplum zarar görür. ​Geçmişte kemik, tamamen değersiz ya da her koşulda atık kabul edilen bir ürün değildi. İlikli ve etli kemikler çorba ile yemeklerde zaten kullanılırdı; ancak sade kemiklerin önemli bir kısmı ücretsiz verilir, sokak hayvanlarına ayrılır veya düşük değerli bir ürün olarak görülürdü. Bugün ise kemikler ayrıştırılıyor, sınıflandırılıyor ve satışa sunuluyor. Çünkü vatandaş, “Tencerede et olmasa da etin tadı ve kokusu olsun” düşüncesiyle kemiğe yöneliyor. ​Bugün kasap tezgâhlarında karşılaştığımız tablo çok nettir: ​Tencerede et değil, kemik kaynıyor. ​Vatandaşın ekonomik alım gücündeki yetersizlik doğrudan kasap tezgâhlarına yansıyor. ​Et alamayan vatandaş, yemeğine lezzet katabilmek için tenceresinde et yerine kemik kaynatıyor. ​Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik olarak açıkça ifade ediyorum: ​“Vatandaşın alım gücünün azalması, sofrasındaki et miktarını her geçen gün düşürürken geçmişte kasaplarda ücretsiz verilen kemiklere olan talebi artırdı. Bir zamanlar sokak hayvanları için ayrılan veya ücretsiz verilen kemik, bugün dar gelirli ailenin tenceresine et tadı verebilmek amacıyla satın aldığı ekonomik bir ürüne dönüştü.” ​Gelinen noktada vatandaş eti kilogramla değil, gramlık paketler hâlinde satın alıyor. Kırmızı ete ulaşamayan dar ve orta gelirli aileler tavuğa, sakatata, kıymaya, haşlamalık ve kemikli ürünlere yönelirken; bazı vatandaşlarımız artık etin kendisini değil, yalnızca kemiğini alabiliyor. Bu durum, ailelerin beslenme düzeninin bozulması ve özellikle çocuklarımızın sağlıklı protein kaynaklarına ulaşamaması demektedir. ​Kasaplarda Satış Hacmi Yarıya Indi ​Eskişehir'deki kasap işletmelerinin kilogram bazındaki satışlarında genel olarak %30 ile %40 arasında daralma yaşanırken, bazı işletmelerde bu kayıp %50 ila %60 seviyelerine ulaştı. ​Kasap işletmeleri soğuk hava depolarını, dolaplarını ve reyonlarını 24 saat çalıştırmak zorundadır. Satışlar düşse de elektrik, kira, personel, Bağ-Kur, SGK, vergi ve diğer sabit giderler devam etmektedir. Bir tarafta evine et götüremeyen vatandaş, diğer tarafta tezgâhında satış yapamayan esnaf bulunmaktadır. Bu tabloya daha fazla seyirci kalınamaz. ​Fiyatlardaki Çarpıcı Tablo ​Dana kıyma: Yaklaşık 1.000 TL / kg ​Dana kemiği: Yaklaşık 120 TL / kg ​Kuzu kemiği: Yaklaşık 100 TL / kg ​Tavuk kemiği: Yaklaşık 50 TL / kg ​800–1.000 TL verip et alamayan vatandaş, 100 TL'lik kemiğin hesabını yapıyor ve kasaba gelerek, "Bana bu paraya ne kadar gelirse et değil, kemik ver" diyor. Kemiğe gelen yoğun talep nedeniyle kasaplar dışarıdan kemik satın almak zorunda kalıyor. ​Belediyelere ve Kurumlara Çağrı ​1. Sosyal Belediyecilik ve Et Destek Kartı ​Belediyelerin dar gelirli vatandaşlara destek olmasına karşı değiliz; ancak kamu kaynakları esnafa rakip olmak için kullanılmamalıdır. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi kasap dükkânı açmak yerine, dar gelirli vatandaşlarımıza Et Destek Kartı vermeli ve bu kart tüm mahalle kasaplarında geçerli olmalıdır. ​Bu sayede: ​Dar gelirli vatandaş evine en yakın kasaptan güvenilir et alabilir. ​Sosyal destek alan vatandaşın mahremiyeti ve onuru korunur. ​Yerel esnaf sistemin dışında bırakılmamış ve korunmuş olur. ​2. Eskişehir'e Modern Mezbaha Şarttır ​Yanı başımızdaki Afyonkarahisar’da çok sayıda kesimhane ve et kombinası faaliyet gösterirken, Eskişehir’de seçeneklerin sınırlı kalması esnafı çevre illere bağımlı kılmaktadır. Kesim yaptırmak için yüzlerce kilometre yol gitmek zorunda kalan esnafın nakliye, zaman ve akaryakıt maliyetleri fiyatlara yansımaktadır. Eskişehir’in modern bir mezbahaya kavuşması artık bir tercih değil, zorunluluktur. ​3. Tavuk Parçalama Yetkisi Verilmelidir ​Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından teknik altyapısı ve hijyen yeterliliği denetlenen ruhsatlı kasaplara, özel onay belgesiyle kontrollü tavuk parçalama yetkisi verilmelidir. ​Sektör Temsilcilerine ve Kurumlara Uyarı ​Esnaf ve sanatkârımızdan yüksek aidatlar toplayan, makam odalarından çıkmayan sözde temsilcilere sesleniyoruz: Makam araçlarınızla ve özel şoförlerinizle esnafın arasına inin; kasap tezgâhlarına bakın, vatandaşı dinleyin. Esnaf size saltanat süresiniz diye yetki vermedi. ​Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre kırmızı et üretimi 2025 yılında %10,5 azalarak 1 milyon 885 bin 130 tona geriledi. İthalat kısa süreli bir çözüm olsa da yerli hayvancılık güçlendirilmediği sürece kriz tekrarlanacaktır. ​Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası olarak susmayacağız. Valiliğimizin koordinasyonunda; Büyükşehir Belediyesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Odamızın katılımıyla acil bir çalışma masası kurulmasını talep ediyoruz. ​Vatandaş kemiğe, kasap esnafı ise kepenk kapatmaya mahkûm edilemez!"

2025 Yılı Kırmızı Et Üretim Raporu: Üretimde %10,5’lik Gerileme Haber

2025 Yılı Kırmızı Et Üretim Raporu: Üretimde %10,5’lik Gerileme

TÜİK, Türkiye'nin 2025 yılı kırmızı et üretim istatistiklerini açıkladı. Tarımsal işletmelerden elde edilen verilere göre hazırlanan rapora göre, kırmızı et üretimi bir önceki yıla oranla %10,5 oranında azalarak 1 milyon 885 bin 130 ton seviyesine geriledi. 2024 yılında bu rakam 2 milyon 105 bin 895 ton olarak kayıtlara geçmişti. ​Sığır ve Koyun Eti Üretiminde Sert Düşüş ​Kırmızı et üretiminin lokomotifi olan sığır etinde yaşanan düşüş, toplam rakamlara doğrudan yansıdı. Sığır eti üretimi bir önceki yıla göre %11,5 azalarak 1 milyon 313 bin 7 tona düştü. Küçükbaş tarafında da benzer bir tablo hakim: ​Koyun eti üretimi: %8,1 azalışla 468 bin 470 ton, ​Keçi eti üretimi: %8,8 azalışla 90 bin 744 ton, ​Manda eti üretimi: %6,3 azalışla 12 bin 909 ton olarak gerçekleşti. ​10 Yıllık Projeksiyon: Üretim Trendi Ne Durumda? ​2025 yılındaki yıllık düşüşe rağmen, son on yılın verileri incelendiğinde uzun vadeli bir artış gözlemleniyor. 2016 yılında 1 milyon 303 bin 648 ton olan toplam kırmızı et üretimi, aradan geçen sürede dalgalanmalar yaşasa da 2025 yılı itibarıyla hala 2016 seviyesinin üzerinde seyrediyor. ​Üretim Paylarında Sığır Eti Liderliğini Koruyor ​Et türlerine göre üretim dağılımında sığır eti, %69,7'lik payla pazarın en büyük parçası olmaya devam ediyor. Ancak 2024 yılındaki %70,4'lük payına kıyasla küçük bir gerileme yaşandığı görülüyor. ​2025 Yılı Kırmızı Et Üretim Dağılımı: ​Sığır Eti: %69,7 ​Koyun Eti: %24,9 ​Keçi Eti: %4,8 ​Manda Eti: %0,7 ​

Ediz Ün: "Hayvancılık İthalat Sarmalında Can Çekişiyor!" Haber

Ediz Ün: "Hayvancılık İthalat Sarmalında Can Çekişiyor!"

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan "Kırmızı Et Üretim İstatistikleri"ne ilişkin değerlendirmede bulundu. Ün, kontrolsüz ithalata rağmen yerli üretimin çöktüğünü vurgulayarak, hayvancılık sektörünün bir "yok oluş" sürecine girdiğini ifade etti. Et Üretiminde Son 5 Yılın En Düşük Seviyesi Açıklanan verilerin bir başarı değil, bir felaket senaryosu olduğunu belirten Ediz Ün, şunları söyledi: Üretim Kaybı Hızlanıyor: "2025 yılı verilerine göre kırmızı et üretimi yaklaşık 1,9 milyon ton seviyesinde kaldı. Bu rakam, son 5 yılın en düşük seviyesidir. Geçen yıla oranla %10, iki yıl öncesine göre ise %21’lik bir üretim kaybı yaşıyoruz. Son iki yıldır üst üste yaşanan bu düşüş, sektörün yapısal bir krize girdiğinin kanıtıdır." İthalat Çare Olmadı: "Milyonlarca canlı hayvan ithal edilmesine rağmen hayvan sayımızı artıramıyoruz. Sığır, manda, koyun ve keçi varlığımız hem bir önceki yıla hem de iki yıl öncesine göre gerilemiş durumda. Kesilen hayvan sayısı azaldıkça et üretimi de doğal olarak dibe vuruyor." "14,3 Milyar Doları Elin Çiftçisine Verdik" Türkiye’nin kaynaklarının ithalata kurban edildiğini vurgulayan Ün, yerli ve milli söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını dile getirdi: "Türkiye, 2010 yılından bugüne kadar 8 milyon büyükbaş, 3,2 milyon küçükbaş ve 500 bin ton et ithalatı için toplam 14,3 milyar dolar ödedi. Bugün mevcut 17 milyon büyükbaş hayvanımızın yarısından fazlası ithal kökenli. Yem dışarıdan, ilaç dışarıdan, çoban dışarıdan; hayvancılığa dair ne varsa ithal! Hal böyleyken bize 'yerli ve milli' edebiyatı yapanların samimiyeti, ancak timsah gözyaşlarından ibarettir." Süt Üretimi de Alarm Veriyor Krizin sadece etle sınırlı kalmadığını, süt üretiminde de tarihi bir gerileme yaşandığını belirten Ün, şöyle devam etti: "Etteki başarısızlık sütte de aynı şiddette hissediliyor. Çiğ süt üretimi bir önceki yıla göre %5 azalarak 21,4 milyon tona geriledi. 2020 yılında 23,5 milyon ton olan üretim, son 5 yılda %9 eridi. Daha vahimi, son sekiz yılın en düşük çiğ süt üretimini yaşıyoruz. Çiğ süt tavsiye fiyatları maliyetleri karşılamadığı sürece kimse üretim yapmaz. Makyajlanmış veriler bile artık bu acı gerçeği gizleyemiyor." "Gıda Egemenliğimiz Tehlikede" AKP’nin tarım politikalarının bir "milli güvenlik sorunu" haline geldiğini belirten Ediz Ün, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Üzülerek ifade ediyorum ki; bu ülkenin tarım politikası iflas etmiştir. AKP iktidarda kaldığı her gün, ülkemizin gıda egemenliğinin yabancı devletlere ve küresel şirketlere devredilmesi anlamına gelmektedir. Bu toprakların varoluş nedeninin tarım olduğunu öğrenemediler, bilseler de gereğini yapmadılar. Ancak üreticimizle el ele vererek, tarımı ve hayvancılığı bu karanlıktan çıkaracak ve ülkemizi yeniden ayağa kaldıracağız."

Kastamonu Hayvancılığın Üssü Oluyor: Devrekani’ye 784 Milyon TL’lik Dev Yatırım! Haber

Kastamonu Hayvancılığın Üssü Oluyor: Devrekani’ye 784 Milyon TL’lik Dev Yatırım!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kastamonu Devrekani Besi Organize Tarım Bölgesi (OTB) projesinde sona yaklaşıldığını duyurdu. 784 milyon liralık yatırımla hayata geçen dev proje, tamamlandığında yıllık 8 bin 500 ton et üretimi gerçekleştirecek. ​Türkiye’nin tarım ve hayvancılık vizyonunda stratejik bir yere sahip olan Kastamonu, modern altyapı ve ileri teknoloji ile donatılan Besi Organize Tarım Bölgesi ile sektöre yön vermeye hazırlanıyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Devrekani’deki çalışmaların %92 seviyesine ulaştığını belirterek projenin bölge ekonomisine can suyu olacağını vurguladı. ​Altyapı Çalışmalarında %92 Seviyesine Ulaşıldı ​Kastamonu’nun bereketli topraklarını yüksek teknolojiyle buluşturan Devrekani Besi OTB projesi, kısa süre içinde yatırımcıların hizmetine açılacak. Bakan Yumaklı, altyapı inşaatının büyük ölçüde tamamlandığını ifade ederek, "Gıda arz güvenliğimizi teknoloji ve modern altyapı ile inşa ediyoruz" dedi. ​19 Bin Baş Kapasite ve Dev İstihdam Hamlesi ​Proje, sadece üretim rakamlarıyla değil, bölge halkına sağlayacağı iş olanaklarıyla da dikkat çekiyor. Tam kapasiteyle faaliyete geçtiğinde Devrekani Besi OTB’nin yaratacağı ekonomik etki şu şekilde öngörülüyor: ​Hayvan Kapasitesi: 19 bin 100 baş canlı hayvan kapasitesi. ​Et Üretimi: Yıllık ortalama 8 bin 500 ton kaliteli et üretimi. ​İstihdam: Bölgedeki 1.500 kişiye doğrudan iş imkanı. ​Yatırım Tutarı: Toplamda 784 milyon liralık dev bütçe. ​"Gıda Arz Güvenliğinin Teminatı: Teknoloji" ​Bakan İbrahim Yumaklı, projenin Türkiye'nin hayvancılık stratejisindeki önemine değinerek, "Kastamonu'nun bereketli toprakları, hayvancılığın merkezlerinden biri haline geliyor. Üretim gücümüzü artırırken modern altyapı sayesinde sürdürülebilir bir model oluşturuyoruz" açıklamasında bulundu. ​Modern teknolojiyle donatılan tesislerde, atık yönetimi ve hayvan sağlığı standartları en üst düzeyde tutularak çevre dostu bir üretim planlanıyor. Projenin hayata geçmesiyle birlikte Kastamonu, Türkiye'nin kırmızı et tedarik zincirinde kilit bir rol üstlenecek.

Kasapların Tercihi Büyükşehir Mezbahası Haber

Kasapların Tercihi Büyükşehir Mezbahası

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, modern donanımlı mezbahasıyla kentte sağlıklı ve güvenilir et üretiminin merkezi olmaya devam ediyor. İzmit Solaklar mevkiinde faaliyet gösteren tesis, hem teknolojik altyapısı hem de hijyen standartlarıyla kasapların da ilk tercihi konumunda. MODERN VE HİJYENİK ALTYAPI Veteriner Hizmetleri Şube Müdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyet gösteren Kocaeli Büyükşehir Mezbahası, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış, 4 bin 300 metrekare yapı alanı ve 600 metrekare hayvan gezinti alanına sahip modern bir tesis. Tesis, 200 büyükbaş ve 200 küçükbaş hayvan kapasiteli kesim alanları, 900 metrekarelik soğuk hava depoları ve sakatat depoları ile uluslararası standartlarda hizmet sunuyor. Otomasyon sistemleri ve hareketli platformlar sayesinde hem seri hem de helal kesim yapılıyor. KASAPLARDAN TAM NOT Kocaeli’de yaklaşık 40 yıldır kasaplık yapan İsmail Ömür, 17 yıldır Büyükşehir Mezbahası’nda kesim yaptığını belirterek, “Bu mesleği yaklaşık 40 yıldır yapıyorum. Hayvanlarımızı alıp buraya getiriyoruz, burada kesim yapıyoruz. Ardından etleri bir gece soğutucularda beklettikten sonra alıp dağıtımını gerçekleştiriyoruz. Bu meslekte 17 yıldır Büyükşehir Mezbahası’nda kesim yapıyorum. Belediyemize ve bu tesisi kazandıranlara teşekkür ederiz. Özellikle Tahir Bey’e çok teşekkür ediyorum. Burada görev yapan personeller, veterinerler, müdürümüz herkes elinden geleni yapıyor. Hizmet gerçekten çok güzel. Türkiye’nin en iyi hizmeti Kocaeli İzmit Mezbahası’nda veriliyor. Birçok mezbaha gördüm ama burası hem sağlık hem temizlik hem de ücret bakımından en iyisi. Kocaeli’de yaşayan kasaplar olarak kendimizi şanslı hissediyoruz. Bu tesis, bölgenin en iyi tesisi ve vatandaşın sağlıklı ete ulaşmasında önemli bir kaynak” dedi. AVRUPA STANDARTLARINDA HİZMET SUNULUYOR Yaklaşık 70 yıllık kasaplık geleneğini sürdüren Kemal Burak Öz ise Kocaeli Büyükşehir Mezbahası’nın güvenilirliği ve helal sertifikasıyla öne çıktığını belirterek, “Yaklaşık 70 yıldır faaliyet gösteren kasabımızı babamdan sonra ben devam ettiriyorum. Babamın yıllarca yaptığı gibi tüm kesimlerimizi burada yaptırıyoruz. Burada çalışan personel bilgili ve tecrübeli. Avrupa standartlarında bir hizmet sunuluyor. Kesimler hijyenik şekilde yapılıyor, bu nedenle içim rahat. Soğuk zincir burada hiç bozulmuyor. 1950’lerden beri amcalarım ve babamın başlattığı kasaplık geleneğini yaklaşık 70 yıldır sürdürüyoruz. Bu tecrübeyle etlerimizi Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İzmit Mezbahası’nda kestiriyoruz. Amacımız, Kocaeli halkına sağlıklı ve güvenli et sunmak” diye konuştu. SAĞLIKLI ETİN GÜVENCESİ Kocaeli Büyükşehir Mezbahası, haftalık ortalama 200 büyükbaş ve 50 küçükbaş hayvan kesimi gerçekleştiriyor. 38 personelin görev yaptığı tesiste her işlem veteriner hekim kontrolünde yürütülüyor. Soğuk hava depoları sayesinde etler hijyenik koşullarda dinlendiriliyor ve kasaplara teslim ediliyor. KOCAELİ HALKI İÇİN GÜVENİLİR ET ÜRETİMİ Helal kesim standartlarına uygun üretim yapan Kocaeli Büyükşehir Mezbahası, hem kasaplar hem de vatandaşlar için güvenin simgesi haline gelmiş durumda. Tesis, sağlıklı ve hijyenik etin vatandaşın sofrasına ulaşmasını sağlayarak, bölgedeki en modern kesim merkezi olma özelliğini sürdürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.