Hava Durumu

#Gastronomi

Kırsal Haber - Gastronomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gastronomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kayseri Pastırması Tescillendi, Sıra Sucuk ve Mantıda Haber

Kayseri Pastırması Tescillendi, Sıra Sucuk ve Mantıda

Globalden Yerele: Kayseri Panelinde konuşan Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri iş dünyasının gelecek vizyonunu “markalaşma, kurumsallaşma, halka açılma ve yabancı ortaklık” ekseninde ortaya koydu. Borsa İstanbul’da işlem gören 12 Kayseri şirketinin bulunduğunu belirten Gülsoy, “Hedefimiz borsadaki şirket sayımızı katlamak” dedi. Kayseri Ticaret Odası 2030 vizyonunun merkezinde şirketlerin büyütülmesi, sermaye piyasalarıyla buluşturulması, yüksek teknolojiye geçiş, ihracatın artırılması ve Orta Anadolu’nun üretim merkezi haline gelmesi bulunuyor. Mobilya, elektrikli ev aletleri ve çelik kapı sektörlerinde Türkiye’nin lider üreticisi konumunda olan Kayseri, kapsamlı bir dönüşüm projesi ve lojistik yatırımları ile büyüyecek. "KAYSERİLİ ŞİRKETLERİN BORSAYA AÇILMASI İVEDİLİKLE GÜNDEME ALINMALI" Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ve Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar ile KTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen “Globalden Yerele: Kayseri” başlıklı panelde, küresel ekonomide yaşanan gelişmelerin Kayseri’ye etkilerini ve şehrin önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini paylaştı. Kayseri Ticaret Odası’nın 2030 vizyonunda, iş dünyasının gelecek 10 yılına ilişkin ortaya konulan yol haritasında şirketlerin kurumsallaşmasından halka arzlara, dijital ve yeşil dönüşümden yüksek teknoloji yatırımlarına, yabancı ortaklıklardan lojistik altyapının güçlendirilmesine kadar kapsamlı bir dönüşüm hedefleniyor. “Kayseri deyince akla ticaret gelir, evet doğrudur. Ancak artık şirketlerimiz kurumsallığıyla da tüm ülkede örnek olmalıdır” diyen Gülsoy, gelecek dönemin asıl hedefinin Kayseri şirketlerini daha büyük ve daha güçlü yapılara dönüştürmek olduğunu vurguladı. Bu dönüşümün en dikkat çekici başlıklarından biri ise şirketlerin sermaye piyasalarıyla buluşturulması. KTO Başkanı Gülsoy, şirketlerin büyümesi ve rekabetçi kalabilmesi için bir yol haritası belirlediklerini söyleyerek, “Ekonominin kurtuluş reçetesini; markalaşma, kurumsallaşma, halka açılma ve yabancı ortaklık olarak belirledik” dedi ve Kayseri’de birçok firmanın ilk iki aşamada önemli mesafe aldığını ifade etti. “Markalaşma safhasını çoğu işletmemiz tamamlamış noktada. Kurumsallaşma kısmı da KOBİ’sinden büyük işletmesine kadar pek çok şirketimizde tamamlanmış durumda. Artık Kayserili şirketlerimizin bir sonraki safha olan halka açılmayı, yani borsaya açılmayı ivedilikle gündeme alması gerekli” diyen Gülsoy, “Önümüzdeki dönemi 2030 vizyonu hedeflerimiz çerçevesinde şirketlerimizin borsaya açılma dönemi olarak planlıyoruz” diye konuştu ve sermaye piyasalarından sağlanacak kaynağın yalnızca halka açılan şirketi değil, şehir ekonomisinin tamamını etkileyeceğini söyledi. "İHRACATÇIMIZA YÜZDE 5 İLAVE DESTEK NEFES OLUR" İhracatçılara verilen yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğine ek yüzde 5 destek verilmesi gerektiğinin de altını çizen Gülsoy, “Enflasyonun, girdi ve enerji maliyetlerinin yükseldiği, kârlılık oranlarının sıfıra indiği, aynı zamanda finansa erişimin de zorlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Bunun için devletimizin ihracatçılarımıza artı yüzde 5 daha destek vermesini talep ediyoruz. Bizim güçlü ve büyük devletimiz için bu rakam hiçbir şey değil. Bu gerçekleşirse ihracatçımız için nefes olur, moral buluruz. Şunu da özellikle belirtmeliyim ki bizim iş dünyamız enseyi karartmıyor, devletine güvenerek çalışmaya ve üretmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı. BORSA İSTANBUL’DA 12 KAYSERİ ŞİRKETİ VAR Kayseri’nin sermaye piyasalarında bugün ulaştığı nokta, 2030 hedefinin başlangıç noktası olarak gösteriliyor. Borsa İstanbul’da 12 Kayseri şirketi işlem görüyor. Ayen Enerji, Erbosan Boru, Formet Metal ve Cam, Kayseri Şeker Fabrikası, Karsu Tekstil, Lüks Kadife, Mega Metal, Meysu Gıda, Oylum Sınai Yatırımlar, Rainbow Polikarbonat, Temapol Polimer Plastik ve Yataş, Kayseri’nin Borsa İstanbul’daki temsilcileri arasında bulunuyor. Gülsoy, bu sayının Anadolu açısından önemli olduğunu ancak Kayseri için yeterli olmadığını belirtti. “Kayseri’mizden 12 şirketle Anadolu’da bu konuda lideriz. Konya ve Antep dokuzar halka açık şirket barındırıyor. Ancak bu başarı bize yeter mi? Asla yetmez” ifadelerini kullanan Gülsoy, “Borsaya açılan tek bir şirketimiz, Kayseri ekonomisine neredeyse milyarlık bir fon akışı sağlıyor. Halka açılan şirketlere gelen para neticede Kayseri ekonomisine, Kayseri’deki diğer şirketlere de dolaylı olarak akıyor” şeklinde konuştu. Bu nedenle halka arz, KTO açısından yalnızca şirketlerin finansman bulmasına yönelik bir yöntem olarak değil, şehir ekonomisini büyütecek bir mekanizma olarak değerlendiriliyor. KAYSERİ; MOBİLYA, ELEKTRİKLİ EV ALETLERİ VE ÇELİK KAPIDA TÜRKİYE’NİN LİDERİ Kayseri'de üç büyük organize sanayi bölgesi var. Kayseri OSB'de bin 200'den fazla fabrika ve 80 bin civarı çalışan, Mimarsinan OSB'de yaklaşık 200 civarı fabrika ve 10 bin civarı çalışan, İncesu OSB'de ise 270'den fazla parselin yarısı kadarında işletmeler faaliyet gösteriyor ve 4 bin civarı çalışan bulunuyor. OSB’ler dışındaki sanayi işletmelerimizde ve şehrimizdeki binlerce işletmede çalışan yüz binlerce kişi ile Kayseri ekonomisi ve ticareti değer yaratmaya devam etmektedir. Kayseri’nin gurur kaynağı olan şirketlerin aslında geçmişin KOBİ’leri olduğunun altını çizen KTO Başkanı Gülsoy, “Geçmişteki KOBİ’lerimiz günümüzün büyük işletmeleri haline geldi. Bu durum şimdiki küçük ve orta ölçekli işletmelerimize de örnek olmalıdır. Dünün KOBİ’si bugünün büyük işletmesi, bugünün büyük işletmesi yarının dünya çapında işletmesidir. Kayseri Ticaret Odası yönetimi olarak biz de işletmelerimizin büyümesine vesile olmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İSO İlk 500’de 11 ve İSO İkinci 500’de yer alan 15 firmamız göğsümüzü kabartmıştır. Bu güçlü firmalarımız başta olmak üzere, üretim kapasitesi yüksek pek çok şirketimizin sermaye piyasalarına adım atarak Borsaya açılmalarını hedefliyoruz” dedi. Şirketlerin halka açılması için ilgili kurumlarla iş birliği yapacaklarını da belirten Gülsoy, sonraki aşamada ise dünya ölçeğindeki fonların ve küresel şirketlerin Kayseri firmalarına yatırım yapması, kaynak sağlaması ve yabancı ortaklıklar kurması için ticaret odası olarak yurt içinde ve dışında gerekli Kayseri Lobisini oluşturacaklarını söyledi. Gülsoy ayrıca, “Ormanımız olmadığı halde mobilya ve mobilya yan sanayi üretiminde Türkiye birincisiyiz. Elektrikli ev aletleri ve çelik kapı üretiminde yine Türkiye birincisiyiz. Savunma sanayiinde ve tekstil ürünlerinde de söz sahibiyiz” ifadelerini kullandı. ORTA ANADOLU ÜRETİM HAVZASI KAYSERİ’NİN GELECEK YÜZ YILINI KURTARACAK Kayseri'nin önümüzdeki döneme dair en büyük stratejik hedefinin ise “Orta Anadolu Üretim Havzası” olduğunu kaydeden Gülsoy, sadece Kayseri’nin değil Türkiye’nin geleceğini de ilgilendiren, sanayinin Anadolu’ya yayılmasına yönelik önemli açıklamalarda bulundu. “Marmara Bölgesi artık doldu, taştı. Sanayiyi tek bir bölgeye hapsetmek, Marmara’nın omuzlarına bu kadar yük yüklemek hem o bölgeye hem de Türkiye’nin geleceğine yazıktır. Marmara’da yaşanacak yıkıcı bir deprem, Türkiye ekonomisinin şalterini indirmek demektir. Ülkemizin ekonomik ve sosyal yaşantısını riske atmamak için, yumurtaların hepsini aynı sepete koymamalıyız” diyen Gülsoy, Kırıkkale’den Ankara’ya, Konya’dan Aksaray’a, Niğde’den Mersin’e ve Kayseri’ye uzanan bir üretim koridorunun şart olduğunu söyledi. Orta Anadolu Üretim Havzası projesini 2019 yılından bu yana dile getirdiklerini ve artık somut bir devlet politikasına dönüşmeye başladığını kaydeden Gülsoy, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Ulusal Sanayi Alanları Master Planı ile Marmara’daki sanayi kümelenmesinin risk haritası çıkarılacak kapsamlı bir çalışma başlatıldı. Buna göre İstanbul, Tekirdağ, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova, Kocaeli ve Sakarya illerinde bulunan 77 Organize Sanayi Bölgesi ile birlikte büyük sanayi tesisleri ve kritik altyapılar; ulaşım ve enerji bağlantıları da dikkate alınarak incelenecek. Marmara’daki yoğunluğu azaltma hedefi doğrultusunda, İç Anadolu ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere yeni sanayi havzaları oluşturulması planlanıyor. Kayseri’mizin de içinde bulunduğu 16 ili kapsayan bu stratejik hamle, Türkiye’nin ikinci büyük sanayi koridorunu inşa edecektir. Kayseri; sahip olduğu sanayi kültürüyle, çevresindeki 13 ili doğrudan, 20’den fazla ili ise dolaylı olarak etkileyen bir 'çekim merkezidir'. Biz bu yatırımları sonuna kadar hak ediyoruz. Bu vizyoner kararla hem bölgesel kalkınma farkları azalacak hem de Türkiye ekonomisi deprem riskine karşı sigortalanmış olacaktır” diye konuştu. Gülsoy, bu projenin, Kayseri ticaretinin ve sanayisinin gelecek 100 yılını kurtaracak bir dönüm noktası olduğunu söyledi. KAYSERİ’NİN 20 YILLIK GELECEĞİ İÇİN STRATEJİK PROJELER HAYATA GEÇİRİLİYOR Kayseri Ticaret Odası (KTO), yalnızca günün ekonomik sorunlarına değil, Kayseri’nin önümüzdeki 10-20 yıllık geleceğine yönelik stratejik projelere de odaklanıyor. Oda Başkanı Gülsoy, rekabetin artık teknoloji, inovasyon ve yüksek katma değer üzerinden şekillendiğine dikkat çekerek yürüttükleri projeleri anlattı. Projeler arasında Kayseri Teknoloji ve İnovasyon Kampüsü (TEKMER) öne çıkıyor. Abdullah Gül Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında girişimci ve yatırımcıların aynı ekosistemde buluşturulması hedefleniyor. Robotik, yazılım, yapay zekâ, elektronik ve makine tasarımı gibi alanlarda çalışmaların yürütüleceği merkezde, fikir aşamasındaki projelerin prototipten ticarileşmeye ve uluslararasılaşmaya kadar desteklenmesi planlanıyor. KTO Başkanı, TEKMER’in Kayseri’nin geleceği açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Biz burada sıradan bir bina yapmıyoruz; girişimcimizin tüm yolculuğunu uçtan uca destekleyen bütüncül bir ekosistem kuruyoruz” ifadelerini kullandım. Projenin kısa süre içerisinde hayata geçirilmesi hedefleniyor. Odanın Avrupa Birliği destekli DigiConnect projesi ile KOBİ’lerin dijital dönüşümünün hızlandırılması ve Avrupa pazarlarıyla bağlantılarının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında Çekya ve Belçika’daki ticaret odalarıyla iş birlikleri geliştirilirken, son olarak Prag’da Kayserili iş insanlarının katılımıyla B2B görüşmeleri gerçekleştirildi. Gülsoy, KAGUTİM projesinin ise tamamlanarak KTO bünyesinde aktif şekilde hizmet verdiğini söyledi. KTO’nun 2026 yılı çalışmalarının merkezinde yer alan Üretim ve İhracatta Dönüşüm Programı kapsamında ise 500’ün üzerinde firmanın ziyaret edilerek üretim, ihracat, dijital ve yeşil dönüşüm, insan kaynağı ve finansmana erişim gibi alanlarda analiz edilmesi planlanıyor. Bu çalışmaların ardından Kayseri Üretim ve İhracat Stratejik Eylem Planı hazırlanacak. Oda ayrıca uluslararası öğrencilerle firmaları buluşturan Global Talent Kayseri programı, TOKİ ile süreci yürütülen Kayseri Ticaret Karma Küçük Sanayi Sitesi, gençlere yönelik KTO ERVA Spor Kulübü, savunma sanayii ve yüksek teknoloji alanında faaliyet gösteren KİM Teknoloji ile verimlilik ve yeşil dönüşüm çalışmaları yürüten Kayseri Model Fabrika projelerini de sürdürüyor. KTO Başkanı, tüm bu çalışmaların ortak hedefinin Kayseri’nin yalnızca ticaret ve sanayi alanında değil, teknoloji, inovasyon, ihracat ve yüksek katma değerli üretimde de Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri haline gelmesi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Çok mal satıp az kazanmak" yerine, nitelikli, yüksek fiyatlı, katma değer yaratan, marka değeri olan ürün üreteceğiz. Kilogram başına düşen ihracat değerimizi üst seviyelere çıkaracağız. İdari süreçlerden üretim bandına, e-ticaretten e-ihracata kadar her alanda tam dijitalleşmiş bir Kayseri iş dünyası hedefliyoruz. Gençlerimizin ve kadınlarımızın enerjisini ticarete kazandırarak, krizlere dirençli, sürekli yeni fikirler üreten güçlü bir girişimcilik altyapısı inşa ediyoruz. Bizim bütün gayretimiz; tüccarımızın, sanayicimizin yükünü hafifletmek ve Kayseri’yi küresel ligde hak ettiği yere taşımak.” “ULAŞIM OLMADAN TİCARET OLMAZ” Kayseri’nin dünya devleriyle yarıştığını ve lojistik avantajı elinde tutanların bir adım öne geçtiğini kaydeden Gülsoy, şunları söyledi: “Altını çizerek söylüyorum: Ulaşım olmadan ticaret olmaz. Biz hiçbir zaman denizimiz yok diye hayıflanmadık, sızlanmadık. Raylı sistemle Kayseri’mizi Mersin’e, İskenderun’a bağlayacak o demiryolu koridoru bizim denizimizdir. Yeni Havalimanı Terminal Binası hizmete açıldı. Hızlı tren projemiz kararlılıkla sürdürülüyor. Şu an yüzde 50’si tamamlandı, 2028’de faaliyete geçecek. Otoyol bağlantımız için ilk ihale yapıldı. Yıllardır her platformda yüksek sesle dile getirdiğimiz Lojistik Merkez’in de bugün somut adımlara dönüşmesinden büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Şunun altını özellikle ve kalın harflerle çizmek istiyorum: Lojistik Merkez sadece bir depo alanı değildir. Kayseri’ye kurulacak bu Lojistik Merkez, sadece bu şehre değil, tüm Orta Anadolu Üretim Havzası’na can suyu olacaktır. Biz bu projeyi olursa iyi olur diye değil, Kayseri için olmazsa olmaz diyerek takip ediyoruz. Biliyoruz ki ulaşım kanallarını açtığımız her nokta; Kayseri için yeni bir pazar, yeni bir aş ve yeni bir iş demektir. Bu proje, Kayseri’nin üretim gücünü dünya pazarlarına taşıyan en büyük köprümüz olacaktır. Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nin teknik birikimi, Büyükşehir Belediyemizin öncülüğü, Sayın Valimiz ve yerel yönetimlerimizle el ele vererek, bu projenin her bir çivisi çakılana kadar takipçisi olacağız. Çünkü biliyoruz ki ulaşım varsa hareket vardır, ticaret vardır; ticaret varsa da bereket vardır.” KAYSERİ PASTIRMASI TESCİLLENDİ, SIRA SUCUK VE MANTIDA Kayseri denilince akıllara artık sadece ticaret ve sanayi şehri değil, binlerce yıllık gastronomi kültürü de geliyor. Kayseri Ticaret Odası da bu kadim lezzetlere ve coğrafi işaretli ürünlere yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor. Başkan Gülsoy, “Biz Kayseri’nin sadece bugününü ve geleceğini değil, binlerce yıllık kadim mirasını da korumayı görev biliyoruz” sözleriyle Kayseri mutfağına sahip çıktıklarını belirtti. Kayseri’nin şu anda 34 tescilli coğrafi işaretli ürünü olduğunu ve bu ürünlerin 17’sinin KTO tarafından tescil ettirildiğini belirtilen Gülsoy, “Şehrimizin tescilli markalarının yarısında Kayseri Ticaret Odası’nın alın teri, imzası var. Kayseri Pastırması'nın Avrupa Birliği nezdinde tescil edilmesi sürecinde Bulgaristan karşısında verdiğimiz o büyük hukuk mücadelesinin ve kazandığımız tarihi zaferin mimarı Kayseri Ticaret Odası’dır. Şimdi sırada sucuğumuz ve mantımız var. Kayseri Sucuğu ve Kayseri Mantısı’nın da coğrafi işaret tescilini almak için çalışmalarımızı tüm hızıyla, kararlılıkla sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Başkan Er: “Malatya Gastronominin Merkezi Olacak” Haber

Başkan Er: “Malatya Gastronominin Merkezi Olacak”

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’nın zengin yemek kültürünün kalıcı bir şehir değerine dönüştürülmesi gerektiğini belirterek “Malatya denildiğinde nasıl kayısı akla geliyorsa, bundan sonra gastronomimizin ve yemek kültürümüzün de akla gelmesini istiyoruz.” dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Gastronomi ve Kültür Sokağı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen yarışmalarda dereceye giren yarışmacılar için düzenlenen ödül törenine katıldı. Kentteki bir otelde düzenlenen ödül töreni öncesi konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’nın yeniden imar ve ihya çalışmalarının yanı sıra turizm, kültür, sanat, spor ve gastronomi alanlarında da önemli çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Başkan Sami Er, 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’nın sadece fiziki olarak yeniden inşa edilmediğini, geleceğe yönelik önemli adımlar da atıldığını ifade etti. Malatya’nın konut ve iş yerlerinden altyapı ve ulaşıma, sanayiden tarıma ve turizme kadar birçok alanda yeniden ayağa kaldırıldığını belirten Başkan Er, “Bizler sadece depremin yaralarını sarmadık, geleceğin Malatya’sını inşa ettik.” dedi. “MALATYA’NIN TURİZM POTANSİYELİNİ ORTAYA ÇIKARIYORUZ” Malatya’nın turizm potansiyelini daha etkin şekilde değerlendirmek amacıyla Turizm Çalıştayı düzenlediklerini belirten Başkan Er, kentin tarihi, kültürel ve doğal değerlerinin bölgesel bir turizm anlayışıyla tanıtılması için çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Arslantepe Höyüğü’nün Malatya’nın en önemli tarihi değerlerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Er, düzenlenen etkinliklerle kentin depremle değil; tarihi, kültürü ve sahip olduğu değerlerle anılmasını hedeflediklerini ifade etti. Uluslararası Arslantepe Yarı Maratonu, Kayısı Festivali ve Kültür Yolu Festivali gibi organizasyonların da Malatya’nın normalleşmesine ve tanıtımına katkı sağladığını dile getiren Er, şehre daha fazla yerli ve yabancı ziyaretçi kazandırılması gerektiğini kaydetti. “GASTRONOMİ, TURİZMİMİZİN EN ÖNEMLİ UNSURLARINDAN BİRİ” Malatya’nın turizm hedefleri içerisinde gastronominin önemli bir yere sahip olduğunu belirten Başkan Sami Er, geçen yıl Kültür Yolu Festivali kapsamında gastronomiye yönelik çalışmalar yaptıklarını, bu yıl ise gastronominin festival programının önemli bir parçası hâline geldiğini söyledi. Malatya mutfağının yalnızca kayısıdan ibaret olmadığını vurgulayan Başkan Er, kentin güçlü bir mutfak kültürüne sahip olduğunu ifade etti. Etkinlik kapsamında 31 lezzet noktasının oluşturulduğunu, gastronomi merkezi açıldığını, yarışmalar ve paneller düzenlendiğini belirten Er; Malatya’nın zengin mutfak kültürünün hem hemşehrilerle hem de şehir dışından gelen misafirlerle buluşturulduğunu aktardı. “MALATYA’NIN MUTFAK HAFIZASI ÇOK GÜÇLÜ” Ünlü şef Ömür Akkor’un Malatya ziyaretine de değinen Başkan Er, Akkor’un Malatya’nın sahip olduğu mutfak hafızasıyla Türkiye’nin önemli mutfaklarından birine sahip olduğunu ifade ettiğini aktardı. Başkan Er, “Biz güçlü bir iddiayla yola çıktık. Malatya sadece kayısısıyla değil, mutfağıyla da Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biridir.” ifadelerini kullandı. Gastronomi alanındaki çalışmaların önümüzdeki dönemde de devam edeceğini belirten Başkan Sami Er; etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere, yarışmacılara, STK temsilcilerine ve vatandaşlara teşekkür etti. “MALATYA GASTRONOMİNİN DE MERKEZİ OLACAK” Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’nın zengin yemek kültürünün kalıcı bir şehir değerine dönüştürülmesi gerektiğini belirterek “Malatya mutfağı, yaşayan bir mutfak. Malatya denildiğinde nasıl kayısı akla geliyorsa, bundan sonra gastronomimizin ve yemek kültürümüzün de akla gelmesini istiyoruz.” dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya mutfağının nesilden nesile aktarılan önemli bir kültürel miras olduğunu ifade etti. Gastronomi ve yemek kültürünün Malatya’nın önemli değerlerinden biri olduğunu belirterek “Hâlâ ellerimizde pişen, annelerimizden evlatlarımıza aktarılan; düğünlerimizde, bayramlarımızda ve misafir sofralarımızda yaşamaya devam eden büyük bir kültürel mirasa sahibiz. Biz de bu zenginliğin farkında olarak geçtiğimiz yıl bu etkinliğin ilkini gerçekleştirdik, bugün ise ikincisini düzenliyoruz. İnşallah Malatya daha nice etkinliklere ev sahipliği yapacak ve hep birlikte bu etkinlikleri daha da artıracağız.” diye konuştu. “GASTRONOMİYİ 365 GÜN YAŞATACAĞIZ” Amaçlarının yalnızca birkaç günlük etkinlik düzenlemek olmadığını vurgulayan Başkan Er, Malatya gastronomi kültürünü kalıcı bir şehir değerine dönüştürmek istediklerini söyledi. Bu kapsamında Gastronomi Merkezi’ni hizmete açtıklarını belirten Başkan Er, “Bugün bizim meselemiz sadece birkaç günlük bir etkinlik düzenlemek değil. Asıl hedefimiz, Malatya’nın gastronomisini kalıcı bir şehir değerine dönüştürmek ve hak ettiği noktaya taşımaktır. Bu amaçla parkımızın içerisinde Gastronomi Merkezimizi hizmete açtık ve şehrimize çok önemli bir tesis kazandırdık.” ifadelerini kullandı. Gastronomi Merkezinde yöresel yemeklerin modern mutfak anlayışı ve dünya mutfağıyla buluşturulduğunu kaydeden Başkan Sami Er, “Kaliteli hizmeti, şık bir ortamı ve yüksek lezzet standardını bir araya getiriyoruz. Çünkü gastronomide bir iddiamız varsa bunu yalnızca festivallerde değil, yılın 365 günü yaşatmamız gerekiyor.” diye konuştu. “MUTFAK SANATLARI AKADEMİSİNİ KURUYORUZ” Gastronomi Merkezi bünyesinde Mutfak Sanatları Akademisini de kuracaklarını açıklayan Başkan Er, merkezin Malatya’nın gastronomi alanındaki gelişimine önemli katkı sunacağını söyledi. Başkan Er, “Yerimiz hazır, ekipmanlarımız hazır, ekiplerimiz hazır. İnşallah Malatya artık gastronominin de merkezi olacak. Gastronomi Merkezimizde hemşehrilerimize nezih bir ortamda kaliteli ve lezzetli yemekleri uygun fiyatlarla sunacağız. Bütün hemşehrilerimizi buraya davet ediyorum.” diye konuştu. Malatya’nın turizm potansiyelinin gastronomiyle daha da güçleneceğini ifade eden Başkan Er, kente gelen ziyaretçilerin yalnızca tarihi, doğal ve kültürel değerleri değil, Malatya’nın yemeklerini ve misafirperverliğini de hatırlayacağını dile getirdi. “MALATYA MUTFAĞI HAK ETTİĞİ KADAR TANITILAMIYOR” Malatya mutfağının Türkiye’nin önemli mutfaklarından biri olduğunu belirten Er, gastronomi alanında daha fazla tanıtım yapılması gerektiğini söyledi. Başkan Er şunları kaydetti: “Gerçekten çok önemli bir mutfağımız var. Ömür Akkor başta olmak üzere Türkiye’nin önemli gurmeleri ve şefleri de Malatya mutfağının önemini ifade ediyor. Ancak Malatya mutfağımızı hak ettiği kadar tanıtamadığımızın da farkındayız. İnşallah bundan sonra düzenleyeceğimiz festivaller ve etkinliklerle mutfağımızı daha güçlü şekilde tanıtacağız.” “Malatya denildiğinde nasıl kayısı akla geliyorsa, bundan sonra gastronomimizin ve yemek kültürümüzün de akla gelmesini istiyoruz.” diyen Başkan Er, bu hedef doğrultusunda çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti. 44 MALATYALI ESNAF ETKİNLİKTE YER ALDI Etkinliğe 44 esnafın katıldığını belirten Başkan Er, organizasyona dışarıdan esnaf alınmadığını, tüm katılımcıların Malatyalı esnaflardan oluştuğunu ifade etti. Başkan Sami Er, “Bu yıl etkinliğimize 44 esnafımız katıldı. Etkinliğimizde yer alan esnaflarımızın tamamı Malatyalı. Dışarıdan herhangi bir esnaf almadık. Tamamen yerli Malatya esnafımızla bu organizasyonu gerçekleştirdik.” diye konuştu. Gastronomi yarışmasına katılan tüm yarışmacılara teşekkür eden Er, etkinliğin kazananının Malatya olduğunu vurgulayarak “Burada aslında kazanan tek bir kişi yok. Bu etkinliğin kazananı herkes oldu, kazanan Malatya oldu.” ifadelerini kullandı. Organizasyonun gerçekleştirilmesinde emeği geçenlere de teşekkür eden Er, gastronominin tüm paydaşların ortak meselesi olduğunu belirtti. Başkan Er, “Gastronomi hepimizin ortak meselesi, hepimizin ortak değeridir. Hep birlikte Malatya’yı gastronomide hak ettiği yere taşıyacağız. Üniversitemizdeki hocalarımızın katkıları da bizim için son derece kıymetli. İnşallah hep birlikte, el ele vererek Malatya gastronomisini çok daha güçlü bir noktaya getireceğiz.” dedi. Başkan Er, konuşmasının sonunda etkinliğe katılan vatandaşlara ve emeği geçenlere teşekkür ederek “Bu soğuk günde buraya kadar gelerek bizleri yalnız bırakmayan, etkinliğimize katılan, emek veren herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. DERECEYE GİREN YARIŞMACILARA ÖDÜLLERİ VERİLDİ Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in konuşmasının ardından yarışmalarda dereceye girenlere ödülleri takdim edildi. Ev hanımları kategorisinde Sibel Altun birinci, Gülsen Karabulut ikinci, Semra Gürbüz üçüncü, Gül Bakal dördüncü oldu. Yarışmacılara ödüllerini Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er takdim etti. Öğrenci dalında Ramazan Sertdemir birinci, Yusuf Hakverdi ikinci, Hilal Mercan üçüncü, İnanç Oktay ise dördüncü oldu. Influencer dalında Tülay Dağdelen birinci, Arife Dinç ikinci, Kübra Erdoğan üçüncü oldu. Şefler, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e şef önlüğü hediye etti. Festivalin düzenlenmesinde emeği geçenlere de plaket takdim edildi.

COP31 Türkiye Buluşmaları – Gaziantep Toplantısı Düzenlendi Haber

COP31 Türkiye Buluşmaları – Gaziantep Toplantısı Düzenlendi

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde, COP31 hazırlık süreçlerine ilişkin değerlendirmelerin ele alındığı “COP31 Türkiye Buluşmaları – Gaziantep” toplantısı düzenlendi. Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da yapılacak COP31 Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’ne hazırlık çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen program, GAİB Hizmet Binası Konferans Salonu’nda yapıldı. Yaklaşık 200 ülkenin katılımıyla düzenlenecek zirvede ülkeler iklim anlaşmalarına ilişkin müzakereler yürütecek. Toplantıya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve COP31 Operasyon Yönetimi Baş Yöneticisi (COO) Burak Demiralp’in yanı sıra protokol üyeleri, kamu kurumları, özel sektör ve akademi temsilcileri ile ilgili paydaşlar katıldı. BAŞKAN ŞAHİN, GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN 12 YILLIK ÇALIŞMALARINI AKTARDI Programda Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, COP31’in önemi ve zirveye yönelik hazırlık çalışmaları hakkında sunum yaptı. Başkan Şahin, “Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın başarıda kara tahtaya yazdığı ‘Oku, düşün’ dediği; kıymetli hocalarımızın, ‘Uygulama ve neticelendirme’ dediği biziz, yani bu Türkiye Yüzyılı Belediyeciliği” sözleriyle yerel yönetimlerin uygulamadaki rolüne dikkat çekti. Başkan Şahin, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin COP31’e yönelik hazırlık sürecini, bu kapsamda belirlenen prensipleri ve 2014 yılından bu yana hayata geçirilen yatırımları katılımcılara aktardı. Şahin ayrıca kenti daha dirençli hale getirme hedefi doğrultusunda yürütülen projeler ile sıfır atık, ulaşımda yeşil dönüşüm ve atık yönetimi başta olmak üzere çevre alanında hayata geçirilen çalışmaları anlattı. COP31’DE GAZİANTEP MUTFAĞI ULUSLARARASI MİSAFİRLERE TANITILACAK Bakan Yardımcısı Burak Demiralp, COP31 kapsamında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Mutfak Sanatları Merkezi’nin (MSM) de bir restoranla yer alacağını ifade etti. Demiralp, restoran aracılığıyla uluslararası katılımcıların yanı sıra sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve yatırımcıların da Gaziantep mutfağını tanıma fırsatı bulacağını belirtti. DEMİRALP: “BAŞKAN ŞAHİN, ‘BAŞARILI BİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI NASIL OLUR?’ BİZE GÖSTERDİ Toplantıda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve COP31 Operasyon Yönetimi Baş Yöneticisi Burak Demiralp, Gaziantep’in üretim ve girişimcilik kültürüyle Türkiye’nin ekonomik geleceğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek şunları ifade etti: “Başkan Şahin, ‘Başarılı bir büyükşehir belediye başkanı nasıl olur?’ bize kendisi burada gösterdi. Bugün Türkiye Çevre ve İklim Politikaları’nı geliştirmekte ve uygulama yönünden küresel camiada takip edilen bir konuma erişmiştir. Bu başarının arkasında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konan 2053 Net-Sıfır ve Yeşil Kalkınma Vizyonu yatmaktadır. Bununla birlikte sınırları aşarak küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık Seferberliği, çevreye duyarlı, somut adımlarımızın en büyük sivil ve toplumsal örneği olmuştur.” BİZ FARKINDALIĞI ARTIRMAK İÇİN BUGÜN GAZİANTEP’İMİZE GELDİK Demiralp, konuşmasında COP31 sürecindeki eylem gündemleri arasında yeşil sanayinin önemli bir yer tuttuğunu belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yeşil Kalkınma Hareketi bugün sanayimiz açısından yalnızca çevresel bir yükümlülük değil, yeni pazarlara erişmenin, finansman imkanlarını geliştirmenin ve uluslararası rekabet gücünü korumanın önemli araçlarından biri haline gelmiştir. Türkiye olarak bu önemli bir uluslararası sorumluluğu üstleniyoruz. Biz farkındalığı arttırmak için bugün Gaziantep’imize geldik. Gaziantep, birçok kültürün ve medeniyeti bir arada bulunduran, tarihi zenginliklerle dolu devasa bir sanayi ve ticaret alanı sahip olan bu şehir COP31 operasyonları süreçlerinde destekçilerimizden bir tanesi de olacaktır. Ben burada Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum.” GÜL: BU HAYATTAKİ ÖDEVLERİMİZDEN BİRİSİ EMANET ALDIĞIMIZ ÇEVREYİ BİZDEN SONRAKİ NESİLLERE SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE DEVRETMEK AK Parti Grup Başkan Vekili ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül ise Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı uluslararası organizasyonlarla küresel ölçekteki etkinliğini artırdığını belirterek şunları ifade etti: “Burada da en büyük pay güçlü liderliğiyle, kararlı duruşuyla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bunun en önemli sebeplerinden birisi. Emanet olarak aldığımız çevrenin bizden sonraki nesillere de güçlü, sağlıklı bir şekilde bırakma gibi bir ödevimiz var. Yani bu hayattaki ödevlerimizden birisi emanet aldığımız bu çevreyi bizden sonraki nesillere çok sağlıklı bir şekilde devretme. Böyle bir görevi ve çok önemli bir misyonu ifade ediyoruz. Özellikle Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin de Sıfır Atık Projesi bu çevre hareketi de insanlık için çok önemli bir misyon üstlenmiştir. Gaziantep'imize de Büyükşehir Belediye Başkanımız Değerli Fatma Şahin Başkanımızın ortaya koyduğu vizyon çalışmalar çok kıymetli.” ÇEBER: İL OLARAK BİZ COP31’E HAZIRLANIYORUZ, HAZIR OLACAĞIZ VE EN ÇOK DESTEK VERENLERDEN BİRİ OLACAĞIZ Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise Başkan Fatma Şahin’in iklim ve çevre konusundaki şehir vizyonunu başarılı şekilde anlattığını belirterek şöyle konuştu: “İl olarak biz COP31'e hazırlanıyoruz, hazır olacağız ve en çok destek verenlerden biri olacağız, onu vaat ediyoruz, bu konuda bize liderlik yapar ve bu liderliğiyle de Türkiye Yüzyıl’ı denildiğinde neyi anlatmak istediğini daha iyi anlamamıza gayret etmemiz gereken Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonuna teşekkür ediyorum. Emine Hanımefendi bu konuların mihmandarlığını yapıyor. Bütün dünyanın gözü burada olacak. Orada Gaziantep'in harika bir standı, gastronomi merkezlerinden birisi olarak yeri olacak. Burada Fatma Başkan'ın gayreti var. Gaziantep stant olarak da bu ülkelerin önünde olacak.” Konuşmaların ardından İklim Değişikliği Başkanı ve COP31 İklim Diplomasisi Başyetkilisi Prof. Dr. Halil Hasar, COP31 Operasyon Yönetimi Koordinatörü Halil Erdoğan ve COP31 Green Zone İşbirliği Direktörü Elif Avşar, katılımcılara COP31 hazırlık sürecine ilişkin sunum yaptı. Öte yandan kamu kurumları, özel sektör temsilcileri, akademisyenler ve ilgili paydaşların katıldığı toplantıda iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve COP31 hazırlık süreci ele alındı.

Bursa'nın 700 Yıllık Lezzet Mirasına Bilimsel Yolculuk Haber

Bursa'nın 700 Yıllık Lezzet Mirasına Bilimsel Yolculuk

Bursa Büyükşehir Belediyesi, 27-30 Ağustos tarihlerinde gerçekleştireceği ‘Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi’ (EGCON) ile şehrin zengin mutfak mirasını akademi dünyasının görüşüne açıyor. Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı koordinasyonuyla bu yıl 5’incisi düzenlenecek Uluslararası Gastronomi Festivali kapsamında Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi (EGCON) gerçekleştirilecek. ‘700 Yıllık Bursa Sofrası: 7 Asırlık Gastronomi Yolculuğu’ temasıyla organize edilen kongre, 27-30 Ağustos 2026 tarihleri arasında düzenlenecek. Türkiye’nin 21 farklı üniversitesinden akademisyenlerin katkı sunacağı kongrede, Bursa’nın coğrafi işaretli ürünleri, yöresel lezzetleri, geleneksel üretim biçimleri, gastronomi kültürü ve kentin tarihsel süreç içerisinde oluşan mutfak mirası bilimsel çalışmalar çerçevesinde değerlendirilecek. TARİH VE GASTRONOMİ AYNI ZEMİNDE BULUŞACAK Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi ile kentin sahip olduğu gastronomik değerlerin oluşmasını sağlayan tarihsel, kültürel ve sosyal süreçlerin de ortaya konulması hedefleniyor. Bu kapsamda kongrenin en önemli buluşmalarından biri ise 29 Ağustos 2026 tarihinde, Aktopraklık Höyük Arkeopark Açık Hava Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Böylece gastronomi yalnızca yemek ve mutfak kültürü üzerinden değil; arkeoloji, tarih, kültür, tarım, üretim, turizm ve sosyal yaşamla ilişkili çok katmanlı bir kültürel miras alanı olarak ele alınacak. KÖKLÜ MİRAS AKADEMİK LİTERATÜRE KAZANDIRILACAK Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi kapsamında akademisyenler tarafından hazırlanan bildiriler, Türkçe ve İngilizce özet bildiri olarak yayımlanacak. Bilimsel değerlendirme sürecinin ardından uygun bulunan çalışmaların ise gastronomi alanındaki akademik yayınlardan biri olan Journal of Gastronomy (JoGA) dergisinde tam metin makale olarak değerlendirilerek yayımlanması planlanıyor. Bu yayın süreci sayesinde kongrede ortaya konulacak bilimsel çalışmaların yalnızca etkinlik kapsamında kalmaması, Bursa’nın gastronomi mirasına ilişkin akademik bilgi birikiminin genişletilmesi ve ulusal ve uluslararası bilimsel literatüre kazandırılması hedefleniyor. ULUSAL VE ULUSLARARASI GÖRÜNÜRLÜK ARTIRILACAK Bursa’nın coğrafi işaretli ürünleri, yerel lezzetleri, geleneksel mutfak kültürü ve gastronomi mirasının akademik çalışmalarla belgelenmesi; kentin gastronomi turizmi açısından sahip olduğu potansiyelin daha görünür hale gelmesine katkı sağlayacak. Bilimsel çalışmaların ulusal ve uluslararası akademik çevrelerle buluşturulmasıyla Bursa’nın gastronomi alanındaki özgün kimliğinin güçlendirilmesi ve kentin gastronomi destinasyonu olarak konumlandırılmasına yönelik çalışmalara akademik bir altyapı oluşturulması amaçlanıyor. ‘700 YILLIK BURSA SOFRASI’ GELECEĞE TAŞINIYOR ‘700 Yıllık Bursa Sofrası: 7 Asırlık Gastronomi Yolculuğu’ teması, Bursa’nın 700 yıllık Osmanlı-Türk şehir kültürü içerisindeki gastronomik birikimini tarihsel süreklilik içerisinde değerlendirmeyi amaçlıyor. Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi ile geçmişten günümüze ulaşan yemek kültürünün, üretim geleneklerinin, yerel ürünlerin ve gastronomi mirasının bilimsel yöntemlerle incelenmesi, elde edilen bilgi ve belgelerin akademik literatüre kazandırılması ve gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Kongre, bu yönüyle Uluslararası 5. Bursa Gastronomi Festivali’nin yalnızca lezzetlerin ve gastronomi deneyimlerinin buluştuğu bir organizasyon olmanın ötesine taşınmasına; Bursa mutfağının bilimsel, kültürel ve tarihsel yönleriyle ele alınmasına katkı sağlayacak. Bursa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilecek çalışmalarla, Bursa’nın zengin mutfak mirasının korunması, belgelenmesi, araştırılması, tanıtılması ve sürdürülebilir biçimde geleceğe aktarılması yönünde önemli bir akademik birikim oluşturulması hedefleniyor.

Malatya Gastronomi Festivali Yüz Binlerce Ziyaretçiyi Ağırladı Haber

Malatya Gastronomi Festivali Yüz Binlerce Ziyaretçiyi Ağırladı

Malatya Büyükşehir Belediyesi, Kültür Yolu Festivali bünyesinde gerçekleştirdiği Gastronomi & Kültür Sokağı programı ile Malatya’nın eşsiz lezzetlerini ve kültürel değerlerini ziyaretçilerle buluşturdu. Malatya Kültür Yolu Festivali kapsamında bu yıl ikincisi düzenlenen Gastronomi & Kültür Sokağı, 8-16 Ağustos tarihleri arasında binlerce Malatyalıyı ve farklı şehirlerden gelen ziyaretçileri ağırladı. Dokuz gün boyunca gastronomi, kültür, sanat ve eğlenceyi aynı çatı altında buluşturan festival; Malatya’nın zengin mutfak kültürünün tanıtılmasına önemli katkı sundu. Yaklaşık 300 bin metrekarelik 100. Yıl Kent Parkı; festival süresince Malatya’nın yöresel lezzetlerinin, coğrafi işaretli ürünlerinin ve köklü kültürel mirasının tanıtıldığı önemli bir buluşma noktası oldu. Festival kapsamında gerçekleştirilen gastronomi söyleşileri, ünlü şeflerin sunumları, workshoplar, tadım etkinlikleri, açık mutfak gösterileri, çocuk atölyeleri ve çeşitli kültürel etkinlikler ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Malatya Mutfağı Ünlü Şeflerle Tanıtıldı Gastronomi festivalinin önemli konuklarından biri de ünlü şef ve gastronomi yazarı Ömür Akkor oldu. Malatya’nın yöresel mutfağını ve sahip olduğu gastronomik zenginliği değerlendiren Akkor; Malatya mutfağının özgünlüğüne ve çeşitliliğine dikkat çekerek kentin lezzetlerinin Türkiye’ye ve dünyaya tanıtılmasının çok önemli olduğunu vurguladı. Festival boyunca alanında uzman şefler, gastronomi yazarları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen söyleşi ve etkinliklerde Malatya mutfağının geçmişten günümüze uzanan hikâyesi, yöresel ürünlerin gastronomideki yeri ve kentin sahip olduğu potansiyel ele alındı. Yöresel Lezzetler Yarıştı Gastronomi & Kültür Sokağı’nda ayrıca yöresel yemek yarışmaları gerçekleştirildi. Ev hanımları ve üniversite öğrencilerinin katılımıyla düzenlenen yarışmalarda, Malatya mutfağının geleneksel lezzetleri katılımcılar tarafından büyük bir ustalıkla sergilendi. Malatya’nın Gastronomi Potansiyeline Büyük Katkı Dokuz gün boyunca düzenlenen etkinlikler; Malatya’nın yalnızca bir gastronomi şehri değil, aynı zamanda güçlü bir kültür ve turizm potansiyeline sahip bir il olarak Türkiye’de özel bir yere sahip olduğunu gösterdi. 2. Gastronomi & Kültür Sokağı; Malatya’nın yöresel ürünlerinin ve mutfak kültürünün daha geniş kitlelere ulaştırılması, gastronomi turizminin geliştirilmesi ve kentin marka değerinin güçlendirilmesi açısından önemli bir organizasyon olarak tamamlandı.

Yeşil Bodrum Mandalini Sektör Buluşması Gerçekleştirildi Haber

Yeşil Bodrum Mandalini Sektör Buluşması Gerçekleştirildi

Bodrum Belediyesi, Bodrum Ticaret Odası, Bodrum Belediye AŞ, BODER ve BOYD iş birliğiyle Yeşil Bodrum Mandalini Sektör Buluşması gerçekleştirildi. “Yerel Üründen Özgün Lezzetlere” temasıyla 13 Ağustos Perşembe günü Trafo Kafe’de düzenlenen buluşmaya başkan yardımcıları, meclis üyeleri, Bodrum İlçe Tarım ve Orman Müdürü Muammer Bektaş, Belediye AŞ Genel Müdürü İbrahim Akbaş, Bodrum Belediyesi ilgili birim müdürleri, Bodrum Ticaret Odası Başkanı Mahmut Serdar Kocadon, Bodrum Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Derneği (BODER) yönetim kurulu üyeleri, Bodrum Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (BOYD) Başkanı Sabahattin Duman, muhtarlar, sektör temsilcileri, üreticiler, Bodrum’daki otel işletme müdürleri, satın alma ve yeme içme müdürleri ile basın mensupları katıldı. Coğrafi işaretli Yeşil Bodrum Mandalininin gastronomi, turizm ve ticaret alanlarında daha geniş kullanımını teşvik etmek, yerel üreticiler ile işletmeler arasında sürdürülebilir iş birlikleri oluşturmak amacıyla düzenlenen etkinlik, Bodrum mandalini üreticilerinin ve mandalin bahçelerinin yer aldığı video gösterimiyle başladı. Video gösteriminin ardından Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Ercan Pehlivan, Yeşil Bodrum Mandalininin kullanım alanlarıyla ilgili sunum gerçekleştirdi. Başkan Yardımcısı Pehlivan, mandalin üreticilerini desteklemek üzere yaptıkları çalışmalardan söz ederek bu yerel değeri pazara sürdüklerinin ve iyi bir sonuç aldıklarının altını çizdi. Yeşil Bodrum Mandalininin nasıl öne çıktığı ile ilgili de bilgiler paylaşan Pehlivan, “Önce kendi işletmelerimizle örnek olduk. Ürünü belediye kafelerinde bulunabilir hale getirdik. Şimdi bu değerli ürünümüz, İstanbul piyasasında da yerini aldı.” diyerek mandalin pazarının ulusal boyuta taşınmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Bodrum Mandalinatası Belediye Kafelerde Başkan Yardımcısı Ercan Pehlivan, konuşmasında Bodrum mandalinatası üretimine de yer verirken kırsal kalkınma modeli olarak ortaya çıkan bu ürünü belediye kafelerinde satışa sunduklarını belirtti. Hedeflerinin işletmelerde ürünün kullanımını artırmak olduğunu söyledi. Sektör Paydaşlarından Başkan Mandalinci’ye Destek Mesajı Etkinlik Yeşil Bodrum Mandalininin sürdürülebilirliğini sağlamak üzere iş birliğinde bulunan paydaşların konuşmalarıyla sürdü. BODER yönetim kurulu üyeleri Itır Köylü ve Yasemin Akpınar bu projenin ortağı oldukları için memnuniyet duyduklarını ifade etti. BOYD Başkanı Sabahattin Duman ise belediyeye teşekkür ederek sektör olarak bu girişimin yanında olacaklarını belirtti. BODTO Başkanı Mahmut Serdar Kocadon Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ile Başkan Yardımcısı Ercan Pehlivan’a teşekkür ettiği konuşmasında mandalin gazozu yapmak ve satmak hedefiyle Bodrum Turunçgil Üreticileri Birliğinin kuruluş sürecinden söz etti. Daha sonra mandalin lokumu yapımı, coğrafi işaret alım sürecinden de bahseden Kocadon, mandalinin bu noktaya geleceğini, bu kadar çeşitli ürün yelpazesinin olacağını düşünmediklerini ve bundan mutluluk duyduklarını iletti. Etkinlik, Yeşil Bodrum Mandalininin farklı kullanım alanlarına ilişkin örnek uygulamaların paylaşılması ve sektör paydaşlarının görüş ve önerilerinin alınarak birlikte geliştirilebilecek iş birliği modellerinin değerlendirilmesiyle son buldu.

4. Konya GastroFest İçin Geri Sayım Başladı: Bu Yılın Teması "Ekmek" Haber

4. Konya GastroFest İçin Geri Sayım Başladı: Bu Yılın Teması "Ekmek"

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, "Benim şehrimde yemek bir medeniyettir" sloganıyla düzenlenen 4. Konya Gastronomi Festivali’nin (GastroFest) tanıtım toplantısını gerçekleştirdi. Bilinen en eski mayalanmış ekmeğin bulunduğu Çatalhöyük’te yapılan lansmanda Başkan Altay, bu yılki festival temasını "ekmek" olarak açıkladı. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısına ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, kurum müdürleri, basın cemiyeti başkanları ve çok sayıda gazeteci katıldı. Ekmeğin Binlerce Yıllık Hikâyesi Doğduğu Topraklarda GastroFest’in tanıtımını Çatalhöyük’te yapmanın derin bir anlam taşıdığına dikkat çeken Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, ekmeğin ve mutfak kültürünün insanlık tarihindeki köklü yolculuğuna vurgu yaptı: "Bugüne kadar bilinen en eski mayalanmış ekmek örneği Çatalhöyük’te bulundu. Bu nedenle bu yılki festival temamızı 'ekmek' olarak belirledik. 4. Konya GastroFest’in tanıtımını Çatalhöyük’te gerçekleştirerek ekmeğin binlerce yıllık hikâyesini, başladığı topraklarda yeniden anlatıyoruz. Geçmişin bereketini bugünün sofrasıyla buluşturuyor; Konya’nın kadim yemek kültürünü hep birlikte geleceğe taşıyoruz." "Dünyanın İlk ve Tek Aşçı Türbesine Sahip Şehriyiz" Konya mutfağının Çatalhöyük’ten Selçuklu Saray Mutfağı’na, Mevlevîlik geleneklerinden günümüze uzanan zengin bir miras olduğunu belirten Başkan Altay, Konya’nın gastronomi alanındaki marka değerini şu sözlerle aktardı: "Ateşbaz-ı Veli’nin diyarında, ‘Hamdım, piştim, yandım’ diyen bir medeniyetin mutfak kültürünü dünyaya açıyoruz. Dünyanın ilk ve tek aşçı türbesine sahip şehri olan Konya’mızda, lezzetin ve hoşgörünün harmanlandığı büyük bir buluşmaya ev sahipliği yapıyoruz. Geçtiğimiz yıl 700 bin misafiri ağırladığımız festivalimiz; katılımcı sayısı, içerik zenginliği ve ünlü şeflerin katılımı bakımından Türkiye’de ilk sıraya yerleşmiştir." Şef Buluşmaları, Workshoplar ve Tadım Turları Festival boyunca Konya’nın tescilli lezzetlerinin ulusal ve uluslararası ölçekte tanınan şefler tarafından özel workshoplarla hazırlanacağını ifade eden Altay; yerel esnafın, üreticilerin ve gıda sektöründeki markaların bu organizasyon sayesinde yeni fırsatlar yakalayacağını belirtti. Temel hedefin, Konya’nın gastronomi turizminden aldığı payı büyütmek olduğu vurgulandı. 4. Konya GastroFest Ne Zaman ve Nerede Yapılacak? Başkan Altay, konuşmasının sonunda tüm Türkiye’yi lezzet şölenine davet etti: "Tüm hemşehrilerimizi ve ülkemizin dört bir yanından misafirlerimizi 3 – 6 Eylül tarihlerinde Kalehan Ecdat Bahçesi’ne davet ediyorum. Gelin, sadece midelere değil, ruhlara da hitap eden Konya’da, lezzetin başkentinde buluşalım."

Afyonkarahisar Türkiye Yüzyılı'nın Üretim Üssü Oluyor! Haber

Afyonkarahisar Türkiye Yüzyılı'nın Üretim Üssü Oluyor!

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Afyonkarahisar'da düzenlenen Sanayi ve Teknoloji Projeleri Açılış Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu. Şehrin büyümesine katkı sağlayacak 14 dev projenin açılışını gerçekleştiren Kacır, "Afyonkarahisar; güçlü sanayi altyapısı, jeotermal kaynakları, doğal taş ve gıda sektöründeki birikimiyle Türkiye Yüzyılı'nın sanayi ve kalkınma merkezlerinden biri olacak" dedi. Afyonkarahisar programı kapsamında yoğun bir saha mesaisi gerçekleştiren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır; Emirdağ OSB, İscehisar Mermer İhtisas OSB, Cumhuriyet Sucukları üretim tesisleri ve Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) İlaç Üretim Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Şehrin ekonomik ve sosyal kalkınmasına yön verecek 14 projenin açılışını icra eden Bakan Kacır, sanayiden teknolojiye, sağlıktan gastronomiye kadar geniş bir alanda yürütülen yatırımların detaylarını paylaştı. 23 Yılda OSB Alanı 6 Katına Çıktı Afyonkarahisar’ın sanayi altyapısını güçlendirmek adına atılan adımlara dikkat çeken Bakan Kacır, son 23 yılda elde edilen kazanımları şu sözlerle özetledi: "Afyonkarahisar’da yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı büyütmek amacıyla 23 yılda OSB sayımızı 6’dan 9’a, OSB’lerimizin toplam büyüklüğünü ise 425 hektardan 2 bin 624 hektara yükselttik. İscehisar Mermer OSB’de 256 hektarlık alanın altyapı çalışmalarını tamamlayarak sanayicilerimizin hizmetine sunduk. KOBİ'lerimize KOSGEB eliyle 2 milyar lira destek sağlarken, Teşvik Sistemi ile 164 milyar liralık yatırımın ve 28 binin üzerinde istihdamın önünü açtık." Yeni teşvik sisteminin detaylarına da değinen Kacır; OSB yatırımlarında çalışanların SGK İşveren Payının yarısını 8 yıl boyunca Bakanlık olarak karşıladıklarını, yatırımlarda finansman desteğini 30 milyon liraya çıkardıklarını ve vergi indirimleri ile KDV muafiyetleri sunduklarını belirtti. Yerel Kalkınma Hamlesi ile Mermer Atıklarına ve Jeotermale Dev Yatırım 2026 yılı başında güncellenen Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında yeni başvuruların alındığını belirten Bakan Kacır; jeotermal kaynakların değerlendirilmesi, su ürünleri yetiştiriciliği ve mermer atıklarından katma değerli ürün üretilmesine dönük 113 milyon lira büyüklüğünde 2 yeni projenin başvurusunun kabul edildiğini söyledi. Program kapsamındaki projelere 301 milyon liraya kadar finansman katkısı ve yüzde 50 oranında vergi indirimi sağlanacağı vurgulandı. Zafer Kalkınma Ajansı aracılığıyla bugüne kadar Afyonkarahisar'da 402 projeye 1,2 milyar lira destek sağlandığını açıklayan Kacır; gastronomi, kadın girişimciliği, e-spor ve gençlik merkezlerine dönük 11 yeni kalkınma projesinin de müjdesini verdi. Sanayi ve Eğitim Ele Ele: Zafer Teknopark ve Milli Teknoloji Atölyesi Teknoloji geliştirme ve Ar-Ge kapasitesini artırmak amacıyla hayata geçirilen iki kritik yatırımın altı çizildi: Zafer Teknopark Yeni Hizmet Binası: Afyonkarahisar OSB bünyesinde kurulan 4 bin metrekarelik kapalı alana sahip yeni bina ile üniversite-sanayi iş birliği güçlendirilecek. Milli Teknoloji Atölyesi: TÜBİTAK’ın 30 milyon lira desteğiyle Afyon Kocatepe Üniversitesi bünyesinde kurulan atölyede; yapay zekadan robotiğe, yazılımdan dijital üretime kadar pek çok alanda gençlerin proje geliştirmesine imkan tanınacak. İhsaniye ve Döğer’de Toplu Açılış Coşkusu Bakan Kacır, Valilik ve Belediye ziyaretlerinin ardından İhsaniye ve Döğer beldelerindeki toplu açılış törenlerine katıldı: İhsaniye'ye 145 Milyon Liralık Yatırım: Frig Vadisi ve Ayazini’nin turizm potansiyelini öne çıkaran 16 proje hizmete sunuldu. Döğer’e TÜBİTAK Kütüphaneleri ve Sanayi Bölgesi: Döğer’deki tüm okullara TÜBİTAK kütüphaneleri ve teknoloji setleri kazandırılacağını duyuran Kacır, bölgeye kurulacak 3,5 milyon metrekare büyüklüğündeki Sağlık ve Savunma Endüstri Bölgesi için gerekli nitelikli insan kaynağının bu topraklardan yetişeceğini ifade etti.

Afyonkarahisar’da Gastronomi Sokağı Hizmete Açıldı Haber

Afyonkarahisar’da Gastronomi Sokağı Hizmete Açıldı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla Afyonkarahisar Belediyesi tarafından şehre kazandırılan Gastronomi Sokağı hizmete açıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleştirilen toplu açılış programında, Belediye tarafından şehre kazandırılan Gastronomi Sokağı hizmete açıldı. Açılış, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Vali Dr. Naci Aktaş, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekilleri Ali Özkaya ve Hasan Arslan, Belediye Başkanı Burcu Köksal, İlçe Belediye Başkanları, il protokolü ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla düzenlendi. “AFYONKARAHİSARIMIZIN DEĞERLERİNİ YAŞATACAĞIZ” Açılışta konuşan Belediye Başkanı Burcu Köksal, Afyonkarahisar’ın gastronomi alanındaki zenginliğinin şehrin turizmine ve ekonomisine daha fazla katkı sağlaması gerektiğini ifade etti. Başkan Köksal, “Afyonkarahisar denildiğinde; Anadolu’nun kadim kültürü, Kocatepe’de yazılan büyük zafer, tarihî konaklarımız, üretim kültürümüz ve elbette sofralarımız gelir. Bizim hedefimiz bu alanın sadece bugün değil, yıllar boyunca şehrimize hizmet etmesidir. Buraya gelen vatandaşlarımız Afyonkarahisar’ın lezzetlerini tatsın. Geleneksel sanatlarımızı görsün. Ürünlerimizi tanısın ve tabii ki şehrimiz kazansın.” dedi. “ŞEHRİMİZİ DAHA DA İLERİYE TAŞIYACAĞIZ” Açılışa katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a teşekkürlerini ileten Başkan Burcu Köksal, “Şehrimiz adına gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı günde Sayın Bakanımızın aramızda bulunmasını çok kıymetli buluyorum. Biz Afyonkarahisar Belediyesi olarak şehrimizin menfaatine olan her konuda, devletimizin bütün kurumlarıyla iş birliği yapmaya hazırız. Bu vesileyle Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şehrimize yapılan yatırımlar ve Afyonkarahisarımıza gösterilen ilgi dolayısıyla teşekkürlerimi sunuyorum. Devletimizin imkânlarıyla, Bakanlıklarımızın çalışmalarıyla, belediyemizin hizmetleriyle ve hemşehrilerimizin emeğiyle bu şehri daha ileriye taşıyacağız. Ben bu güzel projenin Afyonkarahisarımıza, hemşehrilerimize, esnafımıza, üreticilerimize ve şehrimizi ziyaret eden tüm misafirlerimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı. ŞEHRİMİZİN GASTRONOMİ MARKASINA DEĞER KATACAK YENİ BİR CAZİBE ALANI Zafer Kalkınma Ajansı destekli 11 projenin açılışını gerçekleştiren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Afyonkarahisar’ımızın büyümesine ve kalkınmasına katkı sunacak projelerimizin şehrimize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. Zafer Kalkınma Ajansımız destekleriyle hayata geçecek ve şehrimizin kalkınma yolculuğuna ivme katacak 11 projenin açılışını icra ediyoruz. Gerçekleştirdiğimiz projelerle; şehrimizin gastronomiden turizme, kadın girişimciliğinden gençlerimizin istihdamına, sağlıktan enerji verimliliğine uzanan geniş bir alandaki potansiyelini harekete geçiriyoruz. Afyon Mutfağı Marka Olma Yolunda Projesiyle; yöresel lezzetlerimizi ve el sanatlarımızı turizmle buluşturan, şehrimizin gastronomi markasına değer katacak yeni bir cazibe alanı oluşturduk.” dedi. AK Parti Afyonkarahisar Milletvekilleri Ali Özkaya ve Hasan Arslan, projelerin şehre hayırlı olmalarını temenni etti. Gastronomi Sokağı’nın açılışının ardından Başkan Burcu Köksal ve beraberindeki protokol üyeleri, tesiste incelemelerde bulunarak el sanatları atölyelerini ziyaret etti ve Izgara ve Çay Evi’nde sunulan ürünleri inceledi. GASTRONOMİ VE KÜLTÜR AYNI SOKAKTA BULUŞUYOR Tarihi dokusuyla dikkat çeken Gastronomi Sokağı, toplam 500,58 metrekarelik alanda 4 ana blokta yer alan 13 sosyal tesis alanından oluşuyor. Doğal sit alanı sınırları içerisinde yer alan tesisin yapımında bölgenin tarihi dokusuna uyum sağlanırken, duvarlarda moloz taş, çatıda ahşap ve Osmanlı alaturka kiremit kullanıldı. Kapı ve pencere detaylarında ise ahşap malzeme tercih edildi. Gastronomi Sokağı’nda şehrin yöresel lezzetlerinin vatandaşlarla ve şehri ziyaret eden misafirlerle buluşturulmasının yanı sıra geleneksel el sanatlarının gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla da önemli çalışmalar yürütülüyor. GELENEKSEL EL SANATLARIMIZ YAŞATILIYOR Gastronomi Sokağı’ndaki dükkânların bir bölümü geleneksel el sanatları atölyelerine dönüştürüldü. Deri işleme, kitre bebek, keçe, çini, seramik, tel kırma, şifreli dantel, boynuz tarak ve bıçak yapımı olmak üzere 9 farklı el sanatında çalışmalar yürütülürken, 100’ün üzerinde gönüllü kursiyer bu faaliyetlere katılıyor. Bu çalışmalarla unutulmaya yüz tutmuş geleneksel sanatların yeniden hayatın içerisine kazandırılması, vatandaşların bu sanatları öğrenmesi ve üretime katılması hedefleniyor. IZGARA VE ÇAY EVİ HİZMETE BAŞLADI Gastronomi Sokağı içerisinde Belediye tarafından hizmete açılan Izgara ve Çay Evi de vatandaşların hizmetinde olacak. Afyonkarahisar mutfağının önemli gastronomi değerlerinden coğrafi işaretli Afyon Sucuğu ve köfte ızgara olarak hazırlanarak vatandaşların beğenisine sunulacak. Çay Evi konsepti kapsamında ise çay, oralet ve çeşitli sıcak ve soğuk içecekler vatandaşlarla buluşturulacak. Tesisin; Afyonkarahisarlıların aileleri ve sevdikleriyle birlikte vakit geçirebilecekleri, şehri ziyaret eden misafirlerin ise Afyonkarahisar’ın gastronomi değerlerini uygun fiyatlarla deneyimleyebilecekleri bir sosyal yaşam alanı olarak hizmet vermesi hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.