Hava Durumu

#Gıda Güvenliği

Kırsal Haber - Gıda Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kuru İncirin İhracat Yolculuğu 28 Eylül’de Başlıyor Haber

Kuru İncirin İhracat Yolculuğu 28 Eylül’de Başlıyor

Cennet meyvesi kuru incirin 2026 ürünü yeni mahsul ihracat yolculuğu için ilk yükleme/ihraç tarihi 28 Eylül 2026 Pazartesi olarak belirlendi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, yeni sezon öncesinde kuru incirde kalite ve gıda güvenliği arttırmak amacıyla yoğun bir mesai verdiklerini dile getirdi. Üreticilere örnek olması ve sergi yerlerinden aflatoksinli kuru incirlerin seçilerek ayıklanabilmesi amaçlı üretim bölgelerindeki muhtarlar aracılığıyla taşınabilir UV el lambaları Aydın ve İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda dağıttıklarını aktaran Gabay, “Sağlıklı hasat ve kurutma sağlanabilmesi için yine Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonun kurutma kerevetleri ve üretici bilgilendirme broşürleri dağıttık. Türkiye’nin en prestijli ürünlerinden kuru incirde güzel bir sezon geçirmek adına yoğun mesai veriyoruz” dedi. Türkiye’nin 2025/26 sezonununda 15 Ekim 2025-08 Eylül 2026 tarihleri arasında 2025 ürünü 55 bin ton kuru incir ihraç ederek 343 milyon dolar döviz geliri elde ettiği bilgisini veren Gabay şöyle devam etti; “Sezon sonunda 350 milyon doları aşacağımıza inanıyoruz. 2026-27 sezonunda kuru incir ihracatında 60 bin tonun üzerine çıkmayı hedefliyoruz.” Uzakdoğu’nun payı yüzde 16’ya yükseldi Türkiye’nin kuru incir ihraç ettiği pazarlarla ilgili bilgi veren Başkan Gabay, Avrupa Birliği’nin 17 bin 775 ton kuru incir talebiyle yüzde 32 pay aldığını ve liderliğini sürdürdüğüne işaret etti. Gabay; “Amerika kıtasına yaklaşık 16 bin ton kuru incir ihraç ettik. Uzakdoğu ülkelerine ihracatımız yüzde 29’luk artışla 7 bin tondan 8 bin 795 tona yükseldi. Uzakdoğu ülkelerinin ihracatımızdaki payı yüzde 13’ten yüzde 16’ya çıktı. Hindistan, Çin, Japonya gibi ülkelerde yaptığımız tanıtım çalışmalarının meyvelerini aldığımızı görüyoruz. Uzakdoğu pazarında hedefimiz ihracatımızın yüzde 25’ini bu ülkelere yapabilir konuma gelmek” ifadelerini kullandı. Kuru incir ihracatında Amerika Birleşik Devletleri 58 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, ikinci sırada 44,5 milyon dolarla Almanya ve üçüncü sırada 44 milyon dolarla Fransa yer aldı. Türkiye’den kuru incir talebini yüzde 249’luk artışla 5 milyon dolardan 17,7 milyon dolara çıkaran Çin, Türkiye’nin en çok kuru incir ihraç ettiği ülkeler sıralamasında dördüncü sıraya tırmandı. Kanada 13,5 milyon dolarlık kuru incir ihracatıyla beşinci oldu.

Eskişehir Esnafından Vali Yılmaz’a Ziyaret: Kayıt Dışı Gıda Satışına Sıkı Markaj Haber

Eskişehir Esnafından Vali Yılmaz’a Ziyaret: Kayıt Dışı Gıda Satışına Sıkı Markaj

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası (ESLOK) Başkanı Murat Arnik ve yönetim kurulu üyeleri, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’ı ziyaret etti. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette; kayıt dışı ekonomiyle mücadele, akşam saatlerinde yoğunlaşan ruhsatsız ve denetimsiz seyyar gıda satışlarının önlenmesi, halk sağlığının korunması, haksız rekabetin sona erdirilmesi ve denetim birimleri arasında güçlü bir koordinasyon mekanizması kurulması ele alındı. Şehir dışından gelen geçici ticari organizasyonlara alan tahsis edilmesi ve Eskişehir Yerel Esnaf Fuarı projesi de görüşmenin gündeminde yer aldı. ESLOK BAŞKANI MURAT ARNİK: “5 BİN İŞLETMENİN VE 65 BİN SEKTÖR ÇALIŞANININ SESİNİ VALİMİZE İLETTİK” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, yaklaşık 5 bin yiyecek-içecek işletmesi ile sektörden geçimini sağlayan yaklaşık 65 bin çalışanın beklentilerini, sahadaki sorunları ve çözüm önerilerini Vali Dr. Erdinç Yılmaz’a ayrıntılarıyla aktardıklarını belirtti. Murat Arnik, “Ruhsatını alan, vergisini ödeyen, çalışanının sigorta primini yatıran, hijyen ve gıda güvenliği kurallarına uyan esnafımız; kayıt dışı ve denetimsiz faaliyetler karşısında yalnız bırakılamaz. Esnafımızın emeğini korumak; Eskişehir’in ekonomisini, istihdamını ve vatandaşımızın güvenilir gıdaya ulaşma hakkını korumaktır.” dedi. MURAT ARNİK: “SAYIN VALİMİZİN ÇÖZÜM ODAKLI YAKLAŞIMI ESNAF TEŞKİLATIMIZA GÜVEN VERDİ” Arnik, “Sayın Valimizin samimi, mütevazı, çözüm odaklı ve kurumlar arası iş birliğini esas alan yaklaşımı bizlere güven vermiştir. Ruhsatlı esnafımızın haklarının ve halk sağlığının korunması yönünde ortaya koyduğu güçlü irade son derece kıymetlidir.” ifadelerini kullandı. ESLOK BAŞKANI MURAT ARNİK: “KAYIT DIŞILIK AKŞAM BAŞLIYORSA DEVLETİMİZİN DENETİMLERİDE AKŞAM YAPILMALIDIR” Kayıt dışılıkla mücadelenin tek bir kurumla sonuçlandırılamayacağını vurgulayan Murat Arnik; Valilik koordinasyonunda belediyelerin zabıta ve ruhsat birimleri, Eskişehir Defterdarlığına bağlı vergi dairesi birimleri, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ticaret İl Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve meslek odaları arasında hızlı ve kesintisiz bilgi akışı kurulması gerektiğini belirtti. Murat Arnik, “Denetimler yalnızca ruhsat veya vergi kaydıyla sınırlı kalmamalıdır. Ürün kaynağı, fiş ve fatura düzeni, gıda işletmesi kayıt ve onay belgeleri, çalışanların sosyal güvenlik kayıtları, etiket bilgileri, muhafaza şartları, soğuk zincir, izlenebilirlik ve hijyen koşulları birlikte incelenmelidir. Bir kurumun tespit ettiği aykırılık diğer kurumlardan habersiz kalmamalı; işlem sonuçlanıncaya kadar ortak takip sürdürülmelidir.” dedi. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, “Emek, 71 Evler, Çamlıca, Gündoğdu, Vadişehir ve Çankaya mahalleleri başta olmak üzere, saat 17.00’den sonra yoğunlaşan ruhsatsız, seyyar, kayıp-kaçak ve denetimsiz satışların Sayın Valimizin öncülüğünde sona erdirilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” dedi MURAT ARNİK: “YALNIZCA TUTANAK DEĞİL, CAYDIRICI VE ORTAK YAPTIRIM GEREKİYOR” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, idari cezaların faaliyeti önlemeye yetmediği durumlarda kurumların eş zamanlı ve sonuç odaklı hareket etmesi gerektiğini söyledi. Arnik, “Tespit edilen kayıt dışı faaliyetler, şartları oluştuğunda vergi idaresince resen mükellefiyet ve vergilendirme yönünden işleme alınmalıdır. İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz, izinsiz veya mevzuata aykırı gıda satışlarına karşı mevzuatın öngördüğü en etkili ve caydırıcı yaptırımları gecikmeksizin uygulamalıdır. Belediyelerimiz de ruhsat, işgal ve seyyar satış hükümleri bakımından süreci sonuna kadar takip etmelidir. Amaç yalnızca ceza yazmak değil, aynı faaliyetin başka bir noktada yeniden kurulmasını önlemektir. Valilik öncülüğünde kurulacak güçlü koordinasyonla bu sorunun kısa sürede sona erdirilebileceğine inanıyoruz.” dedi. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, Mesai bitimini fırsata çeviren ve sosyal medya fenomenleri aracılığıyla reklam yaparak müşteri toplayan kayıt dışı yapıların görmezden gelinemeyeceğini kaydeden Murat Arnik, “Esnafımızın hakkını savunmak kadar vatandaşımızın sağlık hakkını korumak da vicdani ve kamusal sorumluluğumuzdur. Tağşiş ve hile içerdiği tespit edilen, insan sağlığını hiçe sayan satışların Ahilik kültürüyle ve esnaflıkla hiçbir ilgisi yoktur. Dürüst esnafımızın emeğine ve itibarına kimsenin gölge düşürmesine izin vermeyeceğiz.” diye konuştu. ESLOK BAŞKANI MURAT ARNİK: “ESKİŞEHİR ESNAFINDAN DAHA AYRICALIKLI HİÇBİR TİCARİ ORGANİZASYON OLAMAZ” Şehir dışından gelen bazı organizasyonların “yöresel ürün festivali”, “lezzet festivali” veya “konser” adı altında geçici satış alanlarına dönüştürülmesine de değinen Murat Arnik, kültürel etkinliklere karşı olmadıklarını; yerel esnafı dışlayan, denetimden uzak ve haksız rekabet oluşturan ticari yapılara itiraz ettiklerini söyledi. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, “Şehir dışından gelen bütün ticari organizasyonlar da yerel esnafımızdan istenen vergi, ruhsat, hijyen, gıda güvenliği, ürün kaynağı, alan kullanım izni ve tüketici hakları kurallarına eksiksiz biçimde tabi olmalıdır. Eskişehir esnafından daha ayrıcalıklı hiçbir ticari organizasyon olamaz.” dedi. MURAT ARNİK: “ESKİŞEHİR YEREL ESNAF FUARI ŞEHRİMİZİN ÜRETİM GÜCÜNÜ ÖNE ÇIKARACAKTIR” Murat Arnik, Eskişehir Yerel Esnaf Fuarı’nın Valilik öncülüğünde; Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, meslek odaları, yerel yönetimler ve ilgili kamu kurumlarının iş birliğiyle düzenlenmesini önerdiklerini açıkladı. Arnik, “Eskişehir’in lokantacısı, kasabı, pastacısı, fırıncısı, üreticisi ve yöresel değerleri kendi şehrinde daha görünür hâle gelmelidir. Şehrimizin imkânları; burada istihdam sağlayan, vergi veren ve kazancını yine bu şehirde bırakan yerel esnafımızın gelişmesine katkı sunmalıdır.” dedi. ESLOK BAŞKANI MURAT ARNİK: “TESPİT EDECEĞİZ, BİLDİRECEĞİZ VE SONUÇ ALINCAYA KADAR TAKİP EDECEĞİZ” Murat Arnik sözlerini şöyle tamamladı: “Esnafımızdan ve vatandaşlarımızdan gelen ihbarları, sahadaki tespitlerimizi ve çözüm önerilerimizi yetkili kurumlarımıza ulaştıracağız. Riskli bölgeleri kayıt altına alacak; tespit edecek, bildirecek ve sonuç alınıncaya kadar takip edeceğiz. Eskişehir Valimiz Sayın Dr. Erdinç Yılmaz’ın öncülüğünde, ilgili kurumlarımızın iş birliğiyle kayıt dışı ve denetimsiz faaliyetlere karşı kararlılıkla mücadele edeceğiz. Esnaf ve sanatkârımızın yanında olduğunu açıkça ortaya koyan Sayın Valimize; nazik kabulleri, samimi ilgileri ve çözüm odaklı yaklaşımları dolayısıyla yönetim kurulumuz ve üyelerimiz adına teşekkür ediyorum.”

Kars Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Ercan Ödül Adaylığını Açıkladı Haber

Kars Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Ercan Ödül Adaylığını Açıkladı

Kars Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Ercan Ödül, görev süresi boyunca hayata geçirilen projeleri ve mesleki başarıları değerlendirerek, Eylül ayında yapılacak Seçimli 19. Olağan Genel Kurul’da yeniden aday olduğunu duyurdu. Başkan Ödül, meslek onurunu ve meslektaşlarının haklarını koruma hedefiyle çıktıkları yolda, ulaşılabilir ve ortak akla dayalı bir yönetim anlayışını benimsediklerini belirtti. "50’den Fazla Uygulamalı Eğitim ve 1.000’i Aşkın Sertifikalandırma" Görev süresi boyunca yürütülen faaliyetlerin altını çizen Ödül; hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığı alanlarında önemli adımlar attıklarını vurguladı. Mesleki gelişimi önceliklendirdiklerini belirten Ödül, şu ifadeleri kullandı: "Meslektaşlarımızın gelişimini desteklemek amacıyla 50’den fazla meslek içi uygulamalı eğitim düzenledik ve 1.000’den fazla meslektaşımızın bu sertifikalı programlardan yararlanmasını sağladık. Mesleki, ekonomik ve hukuki menfaatlerimizi her platformda savunduk, ihtiyaç duyan meslektaşlarımıza hukuki destek sunduk." Kamu İş Birlikleri ve Yeni İstihdam Alanları İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile yapılan protokollere dikkat çeken Ercan Ödül, kedi ve köpeklerin mikroçiplenmesi ile küçükbaş hayvanların aşılanması, küpelenmesi ve kayıt altına alınması süreçlerinde serbest veteriner hekimlere gelir getirici yeni yetki ve imkânlar sağlandığını aktardı. Bölgedeki kayıt süreçlerinin düzenli yürütüldüğünü, yıllık çalışma izinlerinin başarıyla yönetildiğini ve işverenlerle yapılan görüşmelerle yeni istihdam olanakları oluşturulduğunu ekledi. "500’den Fazla Basın Açıklaması ile Toplumsal Bilinçlendirme" Halk sağlığı ve zoonotik hastalıklar konusundaki hassasiyetlerini dile getiren Ödül, eğitim kurumlarında düzenlenen kariyer günleri ve bilgilendirme etkinlikleriyle gençlere veteriner hekimlik mesleğinin sevdirildiğini belirtti. Toplumu bilgilendirmek adına 500’ü aşkın basın açıklamasına imza attıklarını ve yetiştiricilere yönelik çalıştaylarda aktif rol aldıklarını kaydetti. "Daha Güçlü Bir Mesleki Temsil İçin Yeniden Göreve Talibiz" Başlatılan projeleri tamamlamak ve Odamızın kurumsal yapısını daha da güçlendirmek adına yeni dönemde de sorumluluk almaya hazır olduklarını belirten Ödül, adaylık açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Veteriner Hekimlik Andımıza ve Kars Veteriner Hekimleri Odası’nın köklü geleneklerine olan bağlılığımızla, Eylül ayında gerçekleştirilecek Seçimli 19. Olağan Genel Kurulumuzda Kars Veteriner Hekimleri Odası Başkanlığına yeniden aday olduğumu açıklıyorum. Daha güçlü bir mesleki temsil, daha dinamik bir Oda ve sarsılmaz bir mesleki dayanışma için yeniden göreve talibim. Takdir Genel Kurulumuzun; söz, yetki ve karar siz kıymetli meslektaşlarımızındır."

Yüntaş Besi Çiftliği Hizmete Açıldı Haber

Yüntaş Besi Çiftliği Hizmete Açıldı

Afyonkarahisar Belediyesi tarafından şehrin gıda güvenliği ve vatandaşların uygun fiyatlı, kaliteli gıdaya erişimine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirilen YÜNTAŞ Besi Çiftliği, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış törenine Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın yanı sıra il protokolü, ilçe ve belde belediye başkanları, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, basın mensupları ve vatandaşlar katıldı. ÜRETEN BİR BELEDİYEYİZ Açılışta konuşan Belediye Başkanı Burcu Köksal, YÜNTAŞ Besi Çiftliği’nin yalnızca bir tesis olmadığını belirterek, projenin üretimden sofraya uzanan yeni bir belediyecilik anlayışının önemli adımlarından biri olduğunu söyledi. Başkan Köksal, “Bugün burada yalnızca bir besi çiftliğinin açılışını yapmıyoruz. Bugün üretimden sofraya uzanan yeni bir anlayışın kapısını açıyoruz. Biz artık yalnızca satın alan ve satan bir belediye olmak istemiyoruz. Üreten bir belediye olmak istiyoruz.” dedi. ÜRETİMDEN SOFRAYA UZANACAĞIZ YÜNTAŞ Besi Çiftliği’nde yetiştirilecek hayvanların veteriner hekimlerin kontrolünde, sağlıklı ve kontrollü bir üretim sürecinden geçirileceğini ifade eden Başkan Köksal, belediyenin sahip olduğu imkânları vatandaşın yararına kullanacaklarını vurguladı. Ülkede kendi bünyesinde besi çiftliği olan tek belediye olduklarını belirten Belediye Başkanı Burcu Köksal, “Burada yetiştirilen hayvanlar, veteriner hekimlerimizin kontrolünde sağlıklı ve güvenilir bir üretim sürecinden geçecek. Daha sonra elde edilen etler Halk Gıda aracılığıyla vatandaşlarımızla buluşacak. Yani üretimden satışa kadar uzanan zinciri belediyemizin imkânlarıyla halkımızın hizmetine sunacağız.” ifadelerini kullandı. HALK GIDA 100 BİNDEN FAZLA HEMŞEHRİMİZE ULAŞTI Halk Gıda’nın bugüne kadar 100 binden fazla hemşehriye ulaştığını ifade eden Başkan Köksal, “Biz sosyal belediyeciliği lafla değil, hizmetle ortaya koyuyoruz. Emeklimizin, dar gelirli vatandaşımızın, çocuklarımızın sofrasını düşünüyoruz. Halk Gıda bunun en somut örneklerinden biri. Şimdi YÜNTAŞ Besi Çiftliğimizle birlikte üretimin bir ayağını daha kendimiz gerçekleştiriyoruz.” dedi. HALK GIDA VATANDAŞIMIZIN AYAĞINA GİDECEK Halk Gıda hizmetlerinin önümüzdeki dönemde mobil araçlarla mahallelere de taşınacağını müjdeleyen Başkan Burcu Köksal, “Vatandaşımız Halk Gıda’ya gelemiyorsa, Halk Gıda vatandaşımızın ayağına gidecek.” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından dualar eşliğinde YÜNTAŞ Besi Çiftliği’nin açılış kurdelesi kesildi. Başkanımız Burcu Köksal ve protokol üyeleri tesis içerisinde incelemelerde bulundu.

ETB Başkan Adayı Ahmet Oğuz'dan Güçlü Borsa Vizyonu Haber

ETB Başkan Adayı Ahmet Oğuz'dan Güçlü Borsa Vizyonu

Eskişehir Ticaret Borsası (ETB) Yönetim Kurulu Başkan Adayı Ahmet Oğuz, üyeyi merkeze alan, sahada aktif, dijitalleşen, lisanslı depoculukta güçlenen ve tarım ekonomisine yön veren yeni borsa vizyonunu kamuoyuna duyurdu. Düzenlenen proje tanıtım toplantısında konuşan Oğuz, Eskişehir’in tarım ve hayvancılık potansiyelini harekete geçirecek kapsamlı bir dönüşüm sürecini başlatmayı hedeflediklerini belirtti. "Güçlü, Üreten, Bereketli Borsa" anlayışıyla yola çıktıklarını vurgulayan Ahmet Oğuz; borsa üyelerinin ihtiyaçlarına çözüm üreten, ortak akılla hareket eden ve Eskişehir’in tarım ile hayvancılık hayatına yön veren güçlü bir idari yapı ortaya koyacaklarını ifade etti. "Geleceğe Katılımcı Yönetim Anlayışıyla Yürüyeceğiz" Eskişehir’in köklü ticari geçmişinden güç aldıklarını ve gençliğin enerjisini alanında uzman bir ekibin deneyimiyle birleştirdiklerini belirten Oğuz, şu değerlendirmelerde bulundu:“Üyelerimizin desteğiyle Eskişehir Ticaret Borsası’nda yeni bir dönemi başlatacağız. Eskişehir Ticaret Borsası’nı; üyelerinin arkasında kale gibi duran, şehre yön veren, üreticinin emeğini koruyan, tüccarın önünü açan ve çözüm üreten güçlü bir yapıya dönüştürmek istiyoruz. Hedefimiz, Eskişehir’in tarım, hayvancılık ve gıda ekonomisine değer katan, bölgesine örnek bir borsa oluşturmaktır.” Sektörel komisyonlar ve düzenli istişare mekanizmaları kuracaklarını belirten Oğuz, borsa üyelerinin görüş ve taleplerinin yönetim süreçlerine çok daha güçlü bir şekilde yansıtılacağını vurguladı. "Makamda Oturan Değil, Sahada Olan Bir Borsa Yönetimi" Yaklaşık 100 yıllık ticari birikime sahip bir gelenekten geldiğini ve 2018 yılından bu yana ETB bünyesinde meclis üyeliği ile yönetim kurulu üyeliği görevlerini sürdürdüğünü hatırlatan Ahmet Oğuz, elde ettiği tecrübeyle sektörün sorunlarına hakim olduğunu ifade etti. Borsanın sadece tescil işlemleri yapan bir yer olmaktan çıkarılıp üretici ve tüccarın sorunlarına doğrudan dokunan bir kuruma dönüştürüleceğini belirten Oğuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Borsa; makamda oturan değil, üyenin ve üreticinin yanında duran bir kurum olmalıdır. Tarlada, fabrikada, pazarda ve ilçelerde üyelerimizi dinleyen; sorunları ertelemeyen ve çözüm üreten bir anlayışı hayata geçirmek için uğraşacağız.” Öncelikli Hedefler: Depolama, Finansman ve Dijital Dönüşüm Hazırladıkları program dâhilinde ETB'yi çağın ve sektörün ihtiyaçlarına göre şekillendireceklerini ifade eden Başkan Adayı Ahmet Oğuz; yetersiz depolama, ilçelerdeki hizmet eksikliği, dijital altyapı yetersizliği, laboratuvar maliyetleri, finansmana erişim güçlükleri ve modern mezbaha ihtiyacını öncelikli gündem maddeleri arasına aldıklarını duyurdu. Ahmet Oğuz'un Eskişehir tarımı ve hayvancılığı için hayata geçirmeyi planladığı temel proje ve yatırımlar şunlardır: Tarım, Ticaret ve Eğitim Yerleşkesi: Üyelerin ihtiyaçlarına uygun depo ve ofis alanları, lisanslı depoculuk ve finansman merkezi, gelişmiş analiz laboratuvarı, eğitim alanları, genç çiftçi ve tarımsal inovasyon merkezi ile sosyal donatılar tek çatı altında toplanacak. Lisanslı Depoculuk ve ELÜS: Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) sistemi ve lisanslı depoculuk kent genelinde yaygınlaştırılacak. Böylece üreticiler ürünlerini uygun koşullarda depolayabilecek, hasat dönemindeki fiyat baskısından kurtulacak ve saklanan ürünleri finansmana erişimde teminat olarak kullanabilecek. Et ve Hayvancılık Değer Zinciri Çalışma Grubu: Şehre modern, hijyenik ve yüksek kapasiteli bir mezbaha kazandırılması için Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, sektör temsilcileri ve üreticilerin katılımıyla çalışmalar yürütülecek. Bu adımla kayıtlı ticaret ve gıda güvenliği teminat altına alınacak. Dijital Borsa ve Mobil Hizmetler: Borsa Üye Hizmet Merkezi, Dijital Borsa ve Mobil Üye Platformu ile işlemler dijitalleşecek. Eğitim ve Veri Odaklı Projeler: Eskişehir Çiftçi ve Tarım Akademisi, Eskişehir Tarım Veri Merkezi, Üye İçin Finansman Köprüsü, Ziraî Danışmanlık ve Verimli Üretim Programı ile Genç Çiftçi ve Tarım-Hayvancılık Girişimciliği Programı hayata geçirilecek. Markalaşma ve Coğrafi İşaret: Eskişehir’e özgü yerel ürünlerin katma değerini artırmak adına markalaşma süreçleri desteklenecek ve coğrafi işaret çalışmaları hızlandırılacak.

Türkiye’nin Tarımın Geleceği Iğdır’da Masaya Yatırıldı Haber

Türkiye’nin Tarımın Geleceği Iğdır’da Masaya Yatırıldı

Iğdır’da düzenlenen 16. Ulusal Tarım Ekonomisi Kongresinde, Türkiye tarımının geleceğine yönelik bilimsel değerlendirmeler ve stratejik tartışmalarla ele alındı. Kongrede, tarım ekonomisi, iklim değişikliği, gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım politikaları ele alındı. Iğdır’da Türkiye tarımının geleceğine yönelik önemli bir bilimsel organizasyon gerçekleştirildi. 16. Ulusal Tarım Ekonomisi Kongresi, Karaağaç Kampüsü 15 Temmuz Şehitleri Konferans Salonu’nda düzenlenen açılış programıyla başladı. Kongrenin açılışına Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar, Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Avrasya Tarım Ekonomistleri Derneği (ATED) Başkanı Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu, il protokolü, akademisyenler, öğrenciler ve sektör temsilcileri katıldı. Tarımın stratejik önemi vurgulandı Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda; küresel gıda krizleri, iklim değişikliği, sürdürülebilir tarım politikaları ve tarımsal üretimin geleceği gündeme geldi. Rektör Prof. Dr. Ekrem Gürel, açılış konuşmasında artan nüfus, iklim değişikliği ve tedarik zincirlerinde yaşanan sorunların tarımsal üretimin stratejik önemini artırdığına dikkat çekti. Tarımın bilimsel temellere dayalı şekilde geliştirilmesinin önemini vurgulayan Gürel, üniversitenin Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yürütülen ihtisaslaşma programı kapsamında “Katma Değeri Yüksek Tarımsal Ürünler” alanında ihtisas üniversitesi olduğunu belirtti. Gürel, üniversite olarak bilimsel çalışmaların yalnızca amfi ve laboratuvarlarla sınırlı kalmaması, doğrudan tarım sahası, toprak ve üreticiyle buluşturulması gerektiğini ifade etti. 40 bilim insanı bildirilerini sunacak Kongrede ATED Başkanı Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsa Özaydın, İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Tingiş ve Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Köksal Karadaş da konuşma gerçekleştirdi. Açılış programının ardından Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünden Dr. Metin Türker tarafından tarım sektörüne ilişkin kapsamlı bir sunum yapıldı. İki gün boyunca devam eden kongrede 10 farklı üniversiteden alanında uzman yaklaşık 40 bilim insanının 40’ı aşkın bildiri sundu. Kongre kapsamında tarım ekonomisinin güncel sorunları, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, gıda güvenliği, iklim değişikliğinin tarıma etkileri ve tarım politikalarının geleceğine ilişkin akademik çalışmalar ele alındı. Bildiriler kitap haline getirilecek Kongrenin tamamlanmasının ardından sunulan tebliğler ve bildiri özetlerinin kitap haline getirilerek akademik dünya ve kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor. Program katkı sunanlara teşekkür belgelerinin takdim edilmesi ve hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.

Yağmurun Ülkesinde Kuraklık Alarmı: Birleşik Krallık İklim Değişikliğiyle Yüzleşiyor Haber

Yağmurun Ülkesinde Kuraklık Alarmı: Birleşik Krallık İklim Değişikliğiyle Yüzleşiyor

Yağışlı havasıyla tanınan Birleşik Krallık, 2026 yazında tarihinin en şiddetli ve yıkıcı kuraklıklarından biriyle sarsıldı. Kış aylarındaki bol yağışa ve dolup taşan barajlara rağmen Nisan-Temmuz döneminde yaşanan olağanüstü kuraklık, iklim krizinin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. Newcastle Üniversitesi Hidroloji Okutmanı Dr. Anna Murgatroyd, son beş yılda üçüncü kez tekrarlanan bu krizin, uzun süreli sıcak hava dalgalarıyla kesişmesi nedeniyle geçmiş yıllara kıyasla çok daha hayati riskler barındırdığını vurguluyor. Islak Kışlar, Kurak Yazlar: "Hava Durumunda Kırbaç Etkisi" İklim modelleri, artan sera gazı emisyonlarının aşırı hava olaylarını birer istisna olmaktan çıkarıp günlük yaşamın parçası haline getirdiğini gösteriyor. Süreci "hava durumunda kırbaç etkisi" olarak tanımlayan uzmanlar, sistemin bir uçtan diğerine savrulduğuna dikkat çekiyor: Sıcaklık Rekorları ve Aşırı Talep: İngiltere'nin güneyi, doğusu ve Galler'de sıcaklıklar günlerce 30-35 derecenin, yer yer 40 derecenin üzerinde seyretti. Aşırı sıcaklar su talebini patlattı; bazı su şirketleri yaz döneminde beklenenin %20 üzerinde bir taleple karşılaştı. Jet Akımı ve Yüksek Basınç: Kuzey Atlantik jet akımının yerini Avrupa kıtası üzerinde kenetlenen yüksek basınç alanlarına bırakması, sıcak ve kuru havanın ada üzerinde sıkışıp kalmasına yol açıyor. Yangınlar, Kuruyan Nehirler ve Yükselen Gıda Fiyatları Kuraklığın sıcak dalgalarıyla birleşmesi ekosistem, gıda güvenliği ve toplum sağlığı üzerinde ağır tahribat yaratıyor: Çöken Ekosistemler ve Orman Yangınları: Nehir seviyeleri kritik eşiklerin altına düşerken bazı nehir yatakları tamamen kurudu. Toprak neminin tükenmesi ve kuruyan bitki örtüsü, ülke genelinde kontrol edilmesi güç orman ve fundalık yangınlarını tetikledi. Tarımda Mahsul Kaybı ve Pahalılık: Tarlalarını sulayamayan çiftçiler ürünlerini kurumaya terk etmek zorunda kaldı. Taze meyve ve sebzede dışa bağımlılık artarken, gıda fiyatlarındaki tırmanış sosyoekonomik baskıyı derinleştirdi. Sağlık Riskleri: Soğuma imkanlarının kısıtlanması; çocuklar, hamileler ve yaşlılar başta olmak üzere hassas grupların sağlığını doğrudan tehdit ediyor. Altyapı Yatırımları Tek Başına Yetersiz: Çözüm Talep Yönetiminde Oxford Üniversitesi’nde Londra’nın su temin altyapısı üzerine doktora çalışmasını tamamlayan Dr. Anna Murgatroyd, sadece yeni barajlar inşa etmenin veya depolama kapasitesini artırmanın tek başına çözüm olmadığını belirtiyor. Sürecin talep yönetimi ile desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Murgatroyd, atılması gereken üç kritik adımı şöyle sıralıyor: Akıllı Su Sayaçları: Evlerde sabit tarife yerine su sayacı kullanımına geçilerek bireysel tüketim bilincinin oluşturulması. Su Verimliliği Yüksek Teknolojiler: Yeni yapılarda su tasarruflu beyaz eşyaların ve sistemlerin kullanımının zorunlu kılınması. Eski Altyapı ve Sızıntı Önleme: Bazen 100 yılı bulan eski şehir altyapılarındaki boru sızıntılarının giderilmesi. Özelleştirmenin Unutulan Vaatleri Birleşik Krallık’ta su yönetimi 1989 yılında özelleştirilerek Thames Water ve Northumbrian Water gibi bölgesel özel şirketlere devredilmişti. Piyasa rekabeti sayesinde altyapıya devasa yatırımlar yapılacağı sözü verilmiş olsa da, ülkede son barajın 1992 yılında inşa edilmiş olması kamuoyundaki tepkileri artırıyor. Bugün İngiliz halkı, su şirketlerinin vaat ettikleri altyapı iyileştirmelerini acilen hayata geçirmesini talep ediyor. Kaynak: İklim Masası/www.iklimmasasi.com Kaynak: Selin Uğurtaş Kaynak: Dr. Anna Murgatroyd

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.