Hava Durumu

#Gülcan Kış

Kırsal Haber - Gülcan Kış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gülcan Kış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mersinli Üretici Battı, Bakanlık Cevap Vermedi Haber

Mersinli Üretici Battı, Bakanlık Cevap Vermedi

Mersin’de mart ayında etkili olan sel, dolu ve hortum felaketi binlerce dönüm tarım arazisinde ağır hasara yol açarken, üreticiler zararlarının karşılanmasını bekliyor. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış’ın afetin ardından Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya yönelttiği 9 soruluk yazılı soru önergesine gelen yanıt ise tartışma yarattı. Üreticilerin yaşadığı mağduriyetin boyutunu, zarar gören alanların büyüklüğünü, sağlanacak destekleri ve alınacak önlemleri soran Kış, Bakanlığın kritik soruların büyük bölümünü yanıtsız bıraktığını belirterek tepki gösterdi. "Çiftçi selde ürününü kaybetti, serasını kaybetti, gelirini kaybetti. Biz Bakanlığa üreticinin zararını nasıl karşılayacağını sorduk. Bakanlık ise sayfalarca mevzuat gönderdi. Mersinli çiftçi cevap bekliyor, iktidar sorumluluktan kaçıyor" dedi. "Üretici zararını biliyor, Bakanlık açıklamıyor" Silifke’de hortum ve dolunun, Tarsus’ta ise sel felaketinin tarımsal üretime büyük darbe vurduğunu hatırlatan Kış, sahada görülen tabloyla Bakanlığın açıkladığı rakamlar arasında ciddi fark bulunduğunu söyledi. Kış, "Çiftçilerimizin beyanları, ziraat odalarının tespitleri ve sahadaki görüntüler ortada. Ancak Bakanlık gerçek zararın boyutuna ilişkin net bir tablo ortaya koymuyor. Hasar tespit çalışmalarının tamamlanıp tamamlanmadığı bile açık şekilde belirtilmiyor. Üretici ne kadar zarar gördüğünü biliyor ama devlet hâlâ bunun hesabını veremiyor" ifadelerini kullandı. "Destek yerine kredi öneriliyor" Tarım ve Orman Bakanlığı'nın cevabında yeni bir hibe, doğrudan gelir desteği ya da özel bir afet desteğine yer verilmediğine dikkat çeken Kış, üreticilerin borç yükü altında ezildiğini belirtti. "Çiftçi zaten yüksek mazot, gübre, ilaç ve sulama maliyetleriyle mücadele ediyor. Afet geliyor, eldeki ürünü de götürüyor. Böyle bir tabloda üreticinin beklediği şey yeni kredi borcu değil, zararını karşılayacak gerçek destektir" diyen Kış, Bakanlığın yeni bir destek programı açıklamamasını eleştirdi. "TARSİM yaptıramayan çiftçi ne olacak?" Bölgede birçok üreticinin yüksek maliyetler nedeniyle tarım sigortası yaptıramadığını belirten Kış, önergesinde bu sorunu da gündeme taşıdığını ancak Bakanlığın bu konuda da yanıt vermediğini söyledi. "Sigorta yaptıramayan çiftçi ne olacak? TARSİM kapsamı dışında kalan üreticiler nasıl korunacak? Topraksız tarım yapan üreticiler için bir çalışma var mı? Bu soruların hiçbirine cevap verilmedi. Afetin ardından en çok mağdur olan kesim yine kaderine terk edildi" dedi. "Aynı felaket yaşanıyor, aynı ihmaller sürüyor" Tarsus'ta taşkın riski bulunan bölgelerde yıllardır kalıcı önlem alınmadığını vurgulayan Kış, yaşananların doğal afet kadar plansızlığın ve ihmalin sonucu olduğunu söyledi. "Biz yıllardır aynı bölgelerde aynı manzaraları görüyoruz. Her kuvvetli yağışın ardından tarım arazileri su altında kalıyor, üretici zarar görüyor. Buna rağmen neden kalıcı önlemler alınmadığını sorduk. Bakanlığın verdiği cevap ise yeni bir çalışmanın değerlendirildiği yönünde. Çiftçi yıllardır değerlendirme değil çözüm bekliyor." "Mersin üretirse Türkiye kazanır" Mersin'in Türkiye'nin en önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan CHP'li Gülcan Kış, üreticinin yalnız bırakılmasının yalnızca çiftçiyi değil gıda arzını ve tüketiciyi de etkileyeceğini belirtti. Kış, "Mersin üretirse Türkiye kazanır. Ancak bugün üretici zararını karşılayamıyor, maliyetlerin altında eziliyor ve afetlerle baş başa bırakılıyor. Çiftçinin ayakta kalması için somut destek şarttır. Mersinli üreticinin hakkını savunmaya ve bu soruların peşini bırakmamaya devam edeceğiz" dedi.

CHP'li Kış: "Türkiye Tarım Ülkesiydi, İthalat Ülkesine Dönüştürüldü" Haber

CHP'li Kış: "Türkiye Tarım Ülkesiydi, İthalat Ülkesine Dönüştürüldü"

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Türkiye’de tarımsal üretimde yaşanan çöküş ile vatandaşın giderek büyüyen borç yükünü birlikte değerlendirerek iktidarın ekonomi politikalarına sert sözlerle yüklendi. Kış, “Bir zamanlar kendi kendine yeten Türkiye, bugün portakalı İran’dan, buğdayı savaş halindeki ülkelerden, mercimeği Kanada’dan ithal eder hâle getirildi. Vatandaş ise maaşıyla değil kredi kartıyla yaşamaya zorlanıyor” dedi. Türkiye’nin gerçek gündeminin “geçim krizi” olduğunu vurgulayan Kış, üretimden kopan çiftçinin de borç altında ezilen vatandaşın da aynı ekonomik düzenin mağduru olduğunu söyledi. “TÜRKİYE TARIM ÜLKESİYDİ, İTHALAT ÜLKESİNE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ” Tarım ürünleri ithalatına ilişkin verileri değerlendiren Kış, yalnızca yılın ilk üç ayında yaklaşık 6,4 milyar dolarlık tarım ithalatı yapılmasının Türkiye açısından alarm niteliğinde olduğunu belirtti. Kış, “Konya Ovası yıllarca tahıl ambarı olarak anıldı. Bugün ise Türkiye, savaşın ortasındaki Rusya ve Ukrayna’dan yüz milyonlarca dolarlık buğday ithal ediyor. Bu tablo sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir çöküştür” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin narenciye üretim merkezi olan Akdeniz Bölgesi’ne rağmen portakal ithal edilmesini de eleştiren Kış, şunları söyledi: “Mersin’den Adana’ya, Antalya’dan Muğla’ya kadar narenciye bahçeleriyle dolu bir ülkede yaşıyoruz. Buna rağmen İran’dan ve KKTC’den portakal ithal ediyoruz. Çiftçi dalındaki ürünü maliyetini kurtarmadığı için toplatamazken, market rafındaki fiyat vatandaşın cebini yakıyor.” Kış, yalnızca portakal değil; elma, patates, mercimek, nohut, pirinç, pamuk ve çay gibi ürünlerde de ithalatın hızla arttığına dikkat çekti. “Çay ülkesi denilen Türkiye’nin Sri Lanka’dan, Hindistan’dan ve Kenya’dan çay ithal etmesi; Çukurova’nın pamuğunu kaybedip ABD ve Brezilya’dan pamuk almak zorunda kalması, tarım politikalarının iflas ettiğinin göstergesidir” diyen Kış, üreticinin yüksek maliyetler nedeniyle toprağını terk ettiğini söyledi. “ÇİFTÇİ ÜRETEMİYOR, VATANDAŞ KREDİ KARTIYLA YAŞIYOR” BDDK verilerine göre Türkiye’de toplam kredi hacminin bir yılda 18,3 trilyon liradan 25,5 trilyon liraya yükseldiğini hatırlatan Kış, vatandaşın artık temel ihtiyaçlarını bile borçlanarak karşıladığını ifade etti. Takibe düşen kredi miktarının da 308 milyar liradan 703 milyar liraya çıktığını belirten Kış, “Bu rakamlar bize şunu söylüyor: İnsanlar artık geçinmek için kredi kartına yükleniyor ve önemli bir kısmı bu borçları ödeyemiyor” dedi. Asgari ücretin yılın ilk aylarında büyük ölçüde eridiğini söyleyen Kış, milyonlarca yurttaşın açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini vurguladı. “Bugün Türkiye’de insanlar maaşıyla değil, kredi kartıyla yaşıyor. Emekliler yeniden çalışmak zorunda kalıyor. Asgari ücretli, daha maaşı cebine girmeden borcunu düşünmeye başlıyor. Bu tablo ekonomik kriz değil; doğrudan doğruya bir hayat pahalılığı felaketidir.” “ÜRETİM BİTTİKÇE BORÇ BÜYÜYOR” Tarımda yaşanan çöküş ile vatandaşın borç yükü arasında doğrudan bağ bulunduğunu ifade eden Kış, yanlış ekonomi politikalarının Türkiye’yi hem ithalata hem de finansal bağımlılığa sürüklediğini söyledi. Kış, “Üretimden koparılan çiftçi tarlasını bırakıyor, tüketici ise kredi kartına mahkûm ediliyor. Türkiye üreten bir ekonomi olmaktan çıkarılıp borçla ayakta duran bir ülkeye dönüştürüldü” dedi. Sanayicilerin ve iş dünyasının da mevcut vergi sisteminden şikâyet ettiğini belirten Kış, ekonomideki güvensizlik ortamının yatırım kararlarını da olumsuz etkilediğini söyledi. “HALKIN GERÇEK GÜNDEMİ AÇLIK VE GEÇİM MÜCADELESİDİR” İktidarın ekonomik tabloyu perdelemek için yapay gündemler oluşturduğunu savunan Kış, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Türkiye’nin gerçek gündemi; kredi kartı borcunu ödeyemeyen milyonlardır, üretmekten vazgeçen çiftçidir, geçinemediği için yeniden iş arayan emeklidir. Saray başka gündemler konuşabilir ama vatandaşın gündemi mutfaktır, pazardır, borçtur, geçim savaşıdır.”

CHP'li Kış: "Bu Ülkenin Çiftçisi Üretirken Neden İthalat Yapılıyor?" Haber

CHP'li Kış: "Bu Ülkenin Çiftçisi Üretirken Neden İthalat Yapılıyor?"

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gıda ithalatına ilişkin verdiği yazılı soru önergesi yanıtına sert tepki gösterdi. Kış, “Sayfalarca yazı yazılmış ama tek bir somut veri yok. Biz hikâye değil, hesap istedik” dedi. Kış’ın Türkiye’nin gıda ve tarımsal ürün ithalatına ilişkin yönelttiği 10 maddelik soru önergesine gelen yanıtın, soruların özünü karşılamadığını belirten Kış, özellikle ürün bazlı ithalat miktarları, ülke dağılımı ve döviz yüküne ilişkin hiçbir açık veri paylaşılmadığına dikkat çekti. “Somut veri yerine genel ifadelerle geçiştirdiler” Bakanlık yanıtında Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi ve destek politikalarına geniş yer verildiğini ancak soruların büyük bölümünün cevapsız bırakıldığını vurgulayan Kış, şu ifadeleri kullandı: “Hangi üründen ne kadar ithalat yapıldı dedik, yok. Hangi ülkeden alındı dedik, yok. İlk 10 ithalat kalemi nedir dedik, yok. Ödenen döviz ne kadar dedik, yine yok. Ama sayfalarca ‘üretim arttı’ anlatısı var.” “Kendine yeten ülke diyorsunuz, ithalatı açıklayamıyorsunuz” Bakanlık yanıtında Türkiye’nin birçok üründe kendine yeter olduğunun ifade edildiğini hatırlatan Kış, bu söylem ile artan ithalat arasında açık bir çelişki olduğunu söyledi: “Bir yandan ‘kendine yeten ülkeyiz’ diyorsunuz, diğer yandan ithalat neden artıyor sorusuna cevap veremiyorsunuz. Bu çelişkiyi açıklamak yerine konuyu dağıtmayı tercih ediyorsunuz.” “TÜİK’e bakın demek sorumluluktan kaçmaktır” Bakanlığın ithalat verileri için TÜİK’i işaret ettiğini de eleştiren Kış, şunları kaydetti: “Biz zaten dağınık veriyi değil, derlenmiş, analiz edilmiş, kamuoyunun anlayacağı net tabloyu istiyoruz. ‘TÜİK’e bakın’ demek bu sorumluluktan kaçmaktır.” “Bu bir cevap değil, denetimden kaçıştır” Kış, verilen yanıtın Meclis denetim mekanizmasını zayıflattığını belirterek şöyle konuştu: “Yazılı soru önergesi anayasal bir denetim aracıdır. Ama siz soruya cevap vermek yerine genel politika metni gönderiyorsanız, bu denetimden kaçmaktır. Biz sayfa sayfa hikâye istemedik. Somut, net, ölçülebilir veri istedik.” “Gerçek tabloyu açıklayana kadar sormaya devam edeceğiz” CHP’li Kış, gıda ithalatı konusunun Türkiye açısından stratejik önemde olduğunu vurgulayarak, şeffaflık çağrısını yineledi: “Bu ülkenin çiftçisi üretirken neden ithalat yapılıyor? Hangi ürünlerde dışa bağımlılık artıyor? Bunun bedelini kim ödüyor? Bu soruların cevabını alana kadar sormaya devam edeceğiz.”

CHP’li Gülcan Kış’tan Sert Eleştiri: “Emekli Pazara 500 TL ile Çıkıyor, Eli Boş Dönüyor!” Haber

CHP’li Gülcan Kış’tan Sert Eleştiri: “Emekli Pazara 500 TL ile Çıkıyor, Eli Boş Dönüyor!”

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Mart 2026 enflasyon verilerini değerlendirerek emekli maaşlarındaki erimeye dikkat çekti. Kış, “Yılın ilk üç ayında enflasyon yüzde 10’u aştı, verilen zammın yüzde 82’si daha cebe girmeden yok oldu” dedi. ​MERSİN – Türkiye’de artan hayat pahalılığı ve temel tüketim maddelerine gelen zamlar, emekli vatandaşların belini bükmeye devam ediyor. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların artık bir "toplumsal kriz" seviyesine ulaştığını belirterek, mutfaktaki yangının rakamlarla gizlenemeyeceğini vurguladı. ​"Verilen Zam Daha İlk Çeyrekte Eridi" ​2026 yılı Mart ayı itibarıyla TÜİK verilerine göre enflasyonun yüzde 10,04’e ulaştığını hatırlatan Kış, işçi ve Bağ-Kur emeklisine yapılan yüzde 12,19’luk artışın anlamsız kaldığını ifade etti. ​Kış, yaptığı açıklamada şu çarpıcı verilere yer verdi: ​Zammın Kaybı: Yıl başında verilen zammın yüzde 82’si üç ayda eridi. ​Maaşlardaki Kayıp: En düşük emekli aylığı olan 20 bin liranın yaklaşık 2 bin lirası enflasyon karşısında değer kaybetti. ​Enflasyon Hedefi Sapması: 2026 için öngörülen yüzde 16 enflasyon hedefinin yüzde 63’ü ilk üç ayda aşıldı. ​Elektrik ve Doğalgaz Zamları Emekliyi Vurdu ​Gıda fiyatlarındaki artışın yanı sıra enerji maliyetlerinin de emekli maaşlarını tükettiğini söyleyen Gülcan Kış, “Elektrik ve doğalgaza gelen yüzde 25’lik zamlar ve doğalgazdaki kademeli tarife uygulaması, bazı tüketicilerde yükü yüzde 132’ye kadar çıkarıyor. Emekli, ısınma ve aydınlanma masrafları arasında tercih yapmak zorunda kalıyor” dedi. ​"Türkiye'de Bir Bölüşüm Krizi Var" ​Türkiye’deki gelir adaletsizliğine dikkat çeken Kış, zengin ile yoksul arasındaki uçurumun büyüdüğünü belirtti: ​“En zengin yüzde 20, toplam gelirin yarısını alırken; en yoksul yüzde 20 sadece yüzde 6 pay alabiliyor. Bu sadece bir enflasyon sorunu değil, açık bir bölüşüm krizidir.” ​CHP’nin Çözüm Önerileri Meclis’te Reddedildi ​Emekli sorunlarının çözümü için CHP olarak sundukları kanun tekliflerinin iktidar tarafından geri çevrildiğini ifade eden Kış, şu taleplerini yineledi: ​En düşük emekli aylığı asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır. ​Bayram ikramiyeleri en az 5 bin lira olarak güncellenmelidir. ​Kira ve gıda destekleri ile emeklinin alım gücü korunmalıdır. ​"Emekli Sadaka Değil, Onuruyla Yaşamak İstiyor" ​Milletvekili Kış, açıklamasını emeklilerin yükselen sesine dikkat çekerek tamamladı: “Hafta sonu 81 ilde meydanlara çıkan emekliler artık susmuyor. AKP iktidarı emekliyi seçim zamanı hatırlayıp geçim zamanı unutuyor. Emekli sadaka değil, yıllarca verdiği emeğin karşılığını, onuruyla yaşayabileceği bir gelir istiyor.”

CHP'li Gülcan Kış: "Vatandaşın Sofrasından 130 Ekmek Eksildi!" Haber

CHP'li Gülcan Kış: "Vatandaşın Sofrasından 130 Ekmek Eksildi!"

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin derinleşen ekonomik krizini ve düşen alım gücünü çarpıcı verilerle eleştirdi. 2018 yılındaki "Verin yetkiyi, görün etkiyi" vaadini hatırlatan Kış, "Gördük o etkiyi; milletin sofrasından tam 130 ekmek eksildi" dedi. "Verin Yetkiyi Dediniz, Yoksulluğu Getirdiniz" Konuşmasında ekonomik tablonun her mutfakta hissedildiğini vurgulayan Gülcan Kış, 2018 yılında Cumhurbaşkanı tarafından dile getirilen vaatlerin bugün bir yoksulluk belgesine dönüştüğünü savundu. Kış, "Bugün o etkinin ne olduğunu bu ülkenin her hanesi, her mutfağı iliklerine kadar yaşıyor" ifadelerini kullandı. Somut Verilerle Alım Gücü Kaybı: 1.734'ten 1.604'e düştü Asgari ücretlinin ekmek üzerinden alım gücünü hesaplayan Kış, aradaki uçurumu şu rakamlarla ortaya koydu: 2016 Yılı: Bir asgari ücretle 1.734 adet ekmek alınabiliyordu. Günümüz: Bir asgari ücretle ancak 1.604 adet ekmek alınabiliyor. Kayıp: Vatandaşın sofrasından tam 130 ekmek eksildi. "En temel gıdamız ekmek nerede pahalanıyorsa orada yoksulluk vardır. Sofralar küçülüyor, yoksulluk büyüyor." "Mazot 80 Liraya Dayandı, Üretici Kan Ağlıyor" Tarım ve üretim maliyetlerindeki artışın ekmek fiyatlarını tetiklediğini belirten Kış, çiftçinin üretimden koptuğunu söyledi. Mazotun 80 TL sınırına dayandığını hatırlatan CHP'li Kış, gübre ve yem fiyatlarındaki artışın Türkiye'yi ithalata mahkum ettiğini vurguladı: "Çiftçi üretemiyor, üretse kazanamıyor. Artık üretimi değil, ithal ettiğimiz buğdayı ve mısırı konuşuyoruz." "Bu Bir Tercih Meselesidir" Yaşanan ekonomik krizin bir tesadüf olmadığını, uygulanan politikaların bir sonucu olduğunu savunan Gülcan Kış, iktidarın üreteni değil rantı ve ithalatı öncelediğini ifade etti. Hem fırıncının maliyetler altında ezildiğini hem de vatandaşın ekmeği tane hesabıyla alabildiğini belirterek, "Bu kriz toplumun tamamının krizidir" dedi. "Millet Sofrasından Eksileni Unutmaz" Konuşmasını sandık göndermesiyle tamamlayan Gülcan Kış, 130 ekmeğin sadece bir sayı olmadığını, milyonlarca hanenin yoksulluk belgesi olduğunu söyledi: "Bu millet sofrasından eksileni unutmaz. Sandık geldiğinde bu tabloyu yaratanlar bunun hesabını verecektir."

Vatandaş Geçinemiyor, İktidar Hâlâ ‘Nasıl Alırım’ Derdinde! Haber

Vatandaş Geçinemiyor, İktidar Hâlâ ‘Nasıl Alırım’ Derdinde!

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen torba yasa teklifine sert tepki gösterdi. Mazot fiyatlarının 75 lirayı aştığını ve yoksulluk sınırının 106 bin lirayı geçtiğini vurgulayan Kış, iktidarı "müflis tüccar" anlayışıyla hareket etmekle suçladı. ​Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, yeni vergi düzenlemelerini içeren kanun teklifini görüşürken, CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış’ın ekonomi odaklı konuşması gündeme damga vurdu. 12’nci madde üzerine söz alan Kış, derinleşen ekonomik krize rağmen iktidarın çözüm yerine yeni vergi yükleri getirdiğini ifade etti. ​"Açlık Sınırı 32 Bin, Mazot 75 Lira!" ​Konuşmasında güncel ekonomik verilere dikkat çeken Gülcan Kış, vatandaşın alım gücünün bittiğini şu sözlerle özetledi: ​Açlık Sınırı: 32 bin lirayı aştı. ​Yoksulluk Sınırı: 106 bin lira sınırını geçti. ​Akaryakıt Krizi: Mazot fiyatları 75 lira seviyesine dayanarak üretim maliyetlerini uçurdu. ​Kış, iktidara seslenerek; "Bir kez de ‘nasıl alırım’ yerine ‘vatandaşı nasıl rahatlatırım’ diye düşünün. İlk iki ayda faize 640 milyar lira ödediniz ama vatandaşa gelince ‘kaynak yok’ diyorsunuz" ifadelerini kullandı. ​Kıymetli Taşlara ÖTV: "Sektör Risk Altında" ​Düzenlemeyle kıymetli ve yarı kıymetli taşların yüzde 20 ÖTV kapsamına alınmasını eleştiren Kış, bu durumun üretimi düşüreceğini ve kayıt dışılığı artıracağını belirtti. CHP'nin lüks tüketime yönelik adil vergi önergesinin reddedildiğini hatırlatan Kış, "Saatin kordonundan vergi alıyorsunuz ama saatten almıyorsunuz. Vergi vatandaşa, muafiyet lükse gidiyor" dedi. ​İşsizlik Fonu ve Özelleştirme Tepkisi ​Torba yasada yer alan diğer maddelere de değinen Mersin Milletvekili, kamu kaynaklarının yönetimi konusunda şu uyarılarda bulundu: ​İşsizlik Sigortası Fonu: 628 milyar liralık fonun tek imzaya (Cumhurbaşkanı yetkisine) bağlanması, emeğin güvencesini zayıflatıyor. ​Kamu Taşınmazları: Üniversite ve SGK arazilerinin Özelleştirme İdaresi'ne devredilerek satışa çıkarılmasına tepki gösteren Kış, Mersin’deki 3 kamu sağlık alanının da bu listede olduğunu vurguladı. ​Depremzede Konutları: "Bütçe Açığını Kapatma Çabası" ​Deprem konutlarına yönelik ödeme düzenlemesini de eleştiren Kış, iktidarın 2046’ya kadar beklemek yerine parayı erkenden tahsil etmeye çalışmasını "ekonomiyi yönetememenin itirafı" olarak nitelendirdi. CHP olarak depremzedelere ilk konutun bedelsiz verilmesi taleplerinin yine reddedildiğini hatırlattı. ​Sonuç: "Bu Yasa Boşalan Kasayı Doldurma Girişimidir" ​Gülcan Kış, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla vergi değil; adalet, üretim ve refahtır. Bu teklif, ekonomik çöküşün açık bir itirafıdır."

Mersin Limanı'nda "Tekelleşme" Alarmı Haber

Mersin Limanı'nda "Tekelleşme" Alarmı

​CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Mersin Limanı’nda yaşanan yapısal sorunları ve fahiş maliyet artışlarını gündeme taşıdı. Limandaki fiyat politikasının bir "maliyet dayatmasına" dönüştüğünü belirten Kış, "Ticaret Mersin’den kaçıyor" uyarısında bulundu. ​"Bu Sadece Zam Değil, Ekonomik Bir Baskıdır" ​Mersin Uluslararası Liman İşletmesi’nin (MIP) 2026 yılı tarifesinde dolar bazında yaptığı yüzde 5’lik artışa dikkat çeken Gülcan Kış, liman ücretlerinin ihracatçı ve ithalatçı için taşınamaz bir yük haline geldiğini söyledi. Kış, limandaki durumun rekabet gücünü zayıflattığını vurgulayarak şunları ifade etti: ​"Zaten yüksek olan liman ücretleri bir kez daha artırılmış, asıl yük yine üreticinin sırtına bindirilmiştir. Bu durum tekelleşmiş bir maliyet dayatmasıdır." ​Dünyada Eşi Benzeri Yok: "Ücretli Yanaşma Penceresi" ​Milletvekili Kış, limandaki en büyük sorunlardan birinin dünyada benzeri bulunmayan "ücretli yanaşma penceresi" uygulaması olduğunu belirtti. 2013-2023 yılları arasında ücretsiz olan bu hizmetin yeniden ücretli hale getirilmesini eleştiren Kış, 2026 yılı itibarıyla ek maliyetleri şu rakamlarla açıkladı: ​20’lik Konteyner: 31,5 Dolar ek ücret ​40’lık Konteyner: 63 Dolar ek ücret ​Kış, bu ek ödemelerin konteyner başına ciddi bir maliyet yarattığını ve bu yükün doğrudan enflasyona yansıdığını ifade etti. ​"Maliyet Limanda Kalmıyor, Vatandaşın Cebine Yansıyor" ​Liman maliyetlerinin zincirleme bir etki yarattığını hatırlatan CHP’li vekil, artışların sadece sektörü değil, tüm toplumu etkilediğini söyledi. "Bu yük limanda kalmıyor; sanayiciye, ihracatçıya ve en sonunda vatandaşın mutfağına yansıyor" diyerek liman ücretlerinin bir enflasyon meselesi olduğunun altını çizdi. ​Çözüm Önerisi: Mersin’e Ana Konteyner Limanı ​Mersin Limanı’nın mevcut kapasitesinin yetersiz kaldığını ve rekabetin olmamasının fiyatları yukarı çektiğini belirten Gülcan Kış, hükümete çözüm yolunu gösterdi: ​"Çözüm nettir: Mersin’e bölgesel değil, doğrudan Ana Konteyner Limanı yapılmalıdır." ​Kış, gemi trafiğinin yüksek maliyetler nedeniyle alternatif limanlara kaymaya başladığını hatırlatarak, Mersin’in stratejik konumunu koruması için yeni liman yatırımının şart olduğunu vurguladı.

Vatandaş İcralık, İktidar Seyirci Haber

Vatandaş İcralık, İktidar Seyirci

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada bireysel borç krizinin boyutunu sert sözlerle ortaya koydu. Kış, “Her dakika 20 vatandaş icralık oluyor” diyerek çözüm için sundukları kanun teklifinin acilen gündeme alınmasını istedi. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’de derinleşen borç krizini çarpıcı verilerle gündeme taşıdı. Vatandaşın artık geçim değil, borçla ayakta kalma mücadelesi verdiğini belirten Kış, mevcut tablonun ekonomik değil, doğrudan toplumsal bir kriz olduğunu vurguladı. Türkiye’de bireysel borcun ulaştığı seviyeye dikkat çeken Kış, bankalara ve finans kuruluşlarına olan toplam borcun 6 trilyon 343 milyar liraya çıktığını söyledi. Bu tablonun daha da ağırlaştığını belirten Kış, bankaların takibe aldığı borçların 273 milyar lirayı aştığını, varlık yönetim şirketleriyle birlikte batık borcun 375 milyar liraya ulaştığını ifade etti. Sadece iki ayda icra dairelerine 2 milyon 241 bin yeni dosya geldiğini hatırlatan Kış, “Ben burada konuşurken bile her dakika 20 vatandaş daha icralık oluyor” sözleriyle krizin boyutunu ortaya koydu. “Bu düzen vatandaşı değil, yandaşı koruyor” İktidarın ekonomi politikalarını hedef alan Kış, bugüne kadar çıkarılan vergi aflarının vatandaş yerine büyük sermayeyi koruduğunu söyledi. “13 kez vergi affı çıkardınız. Milyarlarca liralık borcu sildiniz ama dayanacak gücü kalmayan vatandaşı bir kez bile düşünmediniz” diyen Kış, mevcut anlayışın sosyal devlet ilkesini ortadan kaldırdığını ifade etti. Meclis’e sunulan teklif: Borç yükü silinsin, vatandaş nefes alsın Kış, çözüm olarak Meclis Başkanlığı’na sundukları “Kredi Kartı ve Bireysel Borçların Yeniden Yapılandırılması” kanun teklifine işaret etti. 19 Ocak 2026 tarihinde sunulan teklifin, borç krizini hafifletmeye yönelik kapsamlı bir düzenleme içerdiğini belirtti . Teklifin gerekçesinde, yüksek faizler ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle borcun artık bir tercih değil, hayatta kalma aracı haline geldiği vurgulanırken, milyonlarca vatandaşın icra baskısı altında yaşamaya mahkûm edildiği ifade ediliyor. Düzenleme kapsamında; Borçların anapara üzerinden yeniden yapılandırılması, Faiz, gecikme cezası ve icra masraflarının tamamen silinmesi, 60 ila 72 ay vadeyle ödeme imkânı sağlanması, İcra ve haciz işlemlerinin durdurulması, Borcunu ödeyen vatandaşların kredi sicilinin temizlenmesi öngörülüyor Ayrıca yapılandırma sürecinde uygulanacak faiz oranına üst sınır getirilerek vatandaşın yeniden borç sarmalına sürüklenmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. “Borç artık bireysel değil, kamusal bir kriz” Kanun teklifinin en dikkat çekici yönlerinden biri ise borç meselesinin artık sadece bireylerin değil, toplumun tamamını etkileyen bir kriz olarak tanımlanması. Teklifte, vatandaşların maaş haczi, hesap blokesi ve sürekli icra tehdidi altında yaşadığına dikkat çekilerek mevcut sistemin sürdürülemez olduğu ifade ediliyor (sayfa 3). Kış’tan açık çağrı: “Bu teklif bekleyemez” Konuşmasının sonunda Meclis’e çağrıda bulunan CHP’li Kış, vatandaşın borç yükünün hafifletilmesi için siyasi irade gösterilmesi gerektiğini belirtti. “Vatandaşın borcundaki faiz yükü silinmeli, anapara yapılandırılmalı ve bu teklif bir an önce gündeme alınmalıdır” diyen Kış, iktidarın tercihini netleştirmesi gerektiğini vurguladı. Gülcan Kış’ın Meclis kürsüsünden yaptığı bu çıkış, ekonomik krizin en yakıcı başlıklarından biri olan bireysel borç meselesini yeniden Türkiye’nin gündemine taşıdı.

Bayram Sevincinin Yerini Geçim Sıkıntısı Aldı Haber

Bayram Sevincinin Yerini Geçim Sıkıntısı Aldı

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, bayramların toplumda dayanışma ve paylaşmanın en güçlü zamanları olması gerekirken, bugün milyonlarca vatandaşın bayrama ekonomik kaygılarla girdiğini vurguladı. Kış, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Bayramlar; birliktir, dayanışmadır, sofraların büyüdüğü, gönüllerin birleştiği günlerdir. Ancak bugün ne yazık ki milyonlarca yurttaşımız için bayram, sevinçten çok geçim hesaplarının gölgesinde yaşanıyor. İnsanlar bayram hazırlığını değil, faturalarını düşünüyor; yol masrafını hesaplıyor, çocuğuna harçlık verememenin mahcubiyetini yaşıyor.” Türkiye’de derinleşen ekonomik krizin bayramları dahi etkilediğini belirten Kış, şu değerlendirmede bulundu: “Bir ülkenin en güzel günlerinde bile insanlar temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa, burada ciddi bir sorun vardır. Bayramlar kimsenin kendini eksik hissetmediği, kimsenin mahcup olmadığı günler olmalıdır. Ama bugün bu tabloyu göremiyoruz.” Toplumdaki eşitsizliğin giderek arttığına dikkat çeken Kış, mevcut yönetim anlayışını eleştirdi: “Vatandaş her geçen gün daha fazla yoksullaşırken, bu tabloyu görmezden gelen bir anlayışla karşı karşıyayız. Bayramın ruhu paylaşmaktır ama bugün paylaşacak imkânı kalmayan milyonlar var. Bu tabloyu değiştirmek mümkündür ve bu sorumluluk da ülkeyi yönetenlerdedir.” Kış, mesajının sonunda Ramazan Bayramı’nın daha adil ve umut dolu bir geleceğe vesile olması temennisinde bulunarak şu ifadeleri kullandı: “Bu bayramın; sofralara bereket, ülkemize huzur, yarınlarımıza umut getirmesini diliyorum. Kimsenin kendini yalnız hissetmediği, herkesin bayramı gerçek anlamıyla yaşayabildiği bir Türkiye umuduyla tüm vatandaşlarımızın Ramazan Bayramı’nı kutluyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.