Hava Durumu

#Hayvancılık

Kırsal Haber - Hayvancılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayvancılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Denizli’de Üretime "Bereketli Sürüler" Dopingi Haber

Denizli’de Üretime "Bereketli Sürüler" Dopingi

Denizli Büyükşehir Belediyesi, yerel ekonomiyi canlandırmak amacıyla başlattığı “Bereketli Sürüler Projesi” kapsamında 572 üreticiye toplam 1.182 damızlık koyun ve koç desteği sağladı. Üretimi şehrin kurtuluş reçetesi olarak tanımlayan Başkan Çavuşoğlu, “Biz bu şehre aşığız. Bu şehirde üretenin yolu açık, başı dik olacak. Bu şehirde üreten kazanacak” dedi. Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından yerel ekonomiyi güçlendirmek ve küçükbaş hayvancılığı desteklemek amacıyla hayata geçirilen “Bereketli Sürüler Projesi” kapsamında, damızlık koyun ve koç desteği dağıtımı düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Denizli Ticaret Borsası Canlı Hayvan Pazarı’nda yapılan törene, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, CHP İl Başkanı Ali Osman Horzum, ilçe belediye başkanları, Büyükşehir bürokratları, ulusal ve yerel basın kuruluşlarının temsilcileri, Denizli’nin dört bir yanından gelen üreticiler ve davetliler katıldı. “Halkın parasını üreticinin alın terine harcıyoruz” Üreticinin alın terini baş tacı yapma sözüyle yola çıktıklarını belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, sosyal belediyecilik anlayışıyla şehrin kaynaklarını doğrudan halka aktardıklarını vurgulayarak, “Biz yola çıkarken bir söz verdik; eli nasırlı, alnı açık, tohumu toprakla buluşturan üreticimizi bu şehrin efendisi yapacağız dedik. Bugün burada hiçbir siyasi ayrım gözetmeksizin, tamamen şeffaf bir şekilde yapılan kuralarla gerçek ihtiyaç sahiplerine küçükbaş hayvan desteği sağlıyoruz. Birileri geçmişte belediyenin imkanlarını şahsi işlerinde kullanmış, halkın parasını kendi konforuna harcamış olabilir. Ancak bizim dönemimizde Denizli’nin tek kuruşu dahi boşa gitmeyecek. Bizim tek bir derdimiz var; o da üretenin yüzünü güldürmek, yastığa başımızı koyduğumuzda harama bulaşmamış olmanın huzuruyla uyumaktır” ifadelerini kullandı. Başkan Çavuşoğlu, “Üreticinin yanında saf tutuyoruz” Hayvancılığın zahmetli ama bereketli bir yolculuk olduğunu ifade eden Başkan Çavuşoğlu, desteklerin artarak devam edeceğini belirterek konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Siyasi fikri ne olursa olsun, bu şehirde üretmek isteyen herkesi baş tacı yapmaya söz verdik ve bugün bu sözü tutmanın gururunu yaşıyoruz. 'Kendi adamlarına verirler' diyenlere inat; müracaat eden her bir hemşehrimizin huzurunda, kuraları bizzat kendi ellerinizle çektirerek adaleti sağladık. Bizim terazimizde siyasi görüş değil, nasırlı ellerin emeği var. Bugüne kadar kimseye nasip olmamış mazot, gübre ve hayvan desteklerini hayata geçirirken tek bir kriterimiz oldu. O da bu topraklar için dökülen alın teridir. Sizler güneşin altında, yağmurda çamurda çalışırken biz de sizin yanınızda saf tutmaya devam edeceğiz. Bu şehirde kadınlarımızın bereketi, üreticimizin azmi olduğu sürece aşamayacağımız engel yok. Hayvanlarınız bereketli, kazancınız bol olsun; biz her daim yanınızdayız.” “Bu ülkenin tek çıkış yolu üretimden geçer” Üreticinin ve alın teri döken köylünün her daim yanında olduklarını vurgulayan CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, törende yaptığı konuşmada üretimin hayati önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Derman belediyecilik anlayışımız gereği sadece asfalt ve kaldırım yapmakla kalmıyor, üretime destek veriyoruz. Bugün ülkemiz maalesef samanından buğdayına kadar pek çok kalemde ithalata mahkûm edilmişken; bizler tüm zorluklara göğüs gererek üretimden vazgeçmeyen, özellikle hayvancılıkta büyük emek veren kadınlarımızın ve çiftçilerimizin yanındayız. Büyükşehir Belediyemizce hayata geçirilen bu küçükbaş hayvancılık desteği, hem bereketin kapısını aralamakta hem de ekonomik dar boğaza karşı üretimle verilen en güçlü cevabı temsil etmektedir. Biz el birliğiyle üretmeye devam edeceğiz, çünkü bu ülkenin tek çıkış yolu üretimden ve sizlerin mübarek ellerinden geçmektedir.” Denizli’de üretimin çarkları kadınların eliyle büyüyor Yerli ırkların yaygınlaştırılmasını ve sürülerde genetik ıslahla verimliliğin artırılmasını amaçlayan proje, törenin ardından üreticilerin hayvanlarını teslim almasıyla fiilen üretim sürecine dahil oldu. Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu ve beraberindeki protokol üyeleri, üreticilere koyun-koç dağıtımını birlikte gerçekleştirdi. Projenin en dikkat çeken isimlerinden biri de üniversite mezunu olan Baklanlı genç üretici Elif Hayta oldu. Eğitimini tamamladıktan sonra Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı bu imkânla hayvancılığa ilk adımını atan Hayta, gençlerin üretimde yer almasının önemine vurgu yaptı. İlk kez üreticiliğe başlayacak olmanın heyecanını yaşayan Elif Hayta, Başkan Çavuşoğlu’na bu önemli destek için teşekkür etti. 572 üreticiye 1182 adet koyun-koç desteği Proje kapsamında, hayvancılığa yeni adım atan 305 kadın üreticiye toplam 610 dişi koyun ve 305 damızlık koç teslim edildi. Kadın emeğini hayvancılıkta profesyonelleştirmeyi hedefleyen bu adımın yanı sıra, mevcut sürüsünü güçlendirmek isteyen 267 üreticiye de verimi yüksek birer damızlık koç dağıtımı gerçekleştirildi. Böylelikle kentin hayvancılık potansiyeline doğrudan can suyu verildi. Şap hastalığı nedeniyle karantina süreci devam eden Tavas ve Kale ilçesindeki 4’ü kadın olmak üzere toplam 10 üreticiye ise karantina süresi tamamlandıktan sonra koyun-koç desteği ulaştırılacak. Denizli Büyükşehir Belediyesi, bu projeyle sadece hayvan desteği sağlamakla kalmayıp, kırsal bölgelerdeki gelir kaynaklarını çeşitlendirerek sürdürülebilir bir tarım modelinin temellerini de sağlamlaştırdı.

Gündoğmuşlu Üreticilere Tırnak Bakım Desteği Haber

Gündoğmuşlu Üreticilere Tırnak Bakım Desteği

Antalya Büyükşehir Belediyesi, hayvancılıkla uğraşan üreticilere yönelik desteklerini sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi, büyükbaş hayvanların sağlığı ve verimi açısından büyük önem taşıyan tırnak bakım hizmetini çiftçilere ücretsiz olarak sunuyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticilerin yükünü hafifletmek amacıyla tarım ve hayvancılık alanındaki çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Gündoğmuş ilçesinde hayvancılıkla uğraşan çiftçilere ücretsiz tırnak bakım hizmeti verildi. Büyükbaş hayvanlarda yürüyüş bozukluklarının önlenmesi, süt ve et veriminin korunması ve genel hayvan sağlığının desteklenmesi açısından önem taşıyan uygulama, özellikle kırsal mahallelerde yaşayan üreticiler için önemli bir kolaylık sağlıyor. Üreticiler, özel olarak yaptırıldığında yüksek maliyet oluşturan bu hizmetin ücretsiz sunulmasından dolayı Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. BÜYÜKŞEHİR’DEN ÜCRETSİZ HİZMET Gündoğmuş’ta hayvancılıkla uğraşan Ahmet Uyar, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği hizmetin üreticiler için çok değerli olduğunu ifade ederek, tırnak bakım desteğini duyduktan sonra belediyeye başvurduğunu söyledi. Uyar, “Antalya Büyükşehir’in tırnak bakım hizmeti verdiğini duydum, aradım. Ekipler kısa sürede geldi. İneklerin sağlığı için tırnaklarının düzenli olarak törpülenmesi gerekiyor. Normalde bu bakım 5 bin liradan başlıyor. Büyükşehir Belediyesi bunu ücretsiz şekilde gerçekleştirdi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. BU HİZMETLERE ULAŞMAK KOLAY OLMUYOR Gündoğmuş’ta kısa süre önce hayvancılığa başlayan Mustafa Demirel de Büyükşehir Belediyesi’nin desteğinin kendileri için büyük kolaylık sağladığını belirtti. Kırsal bölgelerde yaşadıkları için bu tür hizmetlere ulaşmanın zor olduğunu vurgulayan Mustafa Demirel, “Hayvancılığa yeni başladım, 3 ay oldu. Kırsal bölgede yaşadığımız için bu hizmetlere erişim zor oluyor. Paramız olsa bile her zaman yaptıramıyoruz. Özelde bir hayvanın tırnak kesimi için 4-5 bin lira civarında ücret isteniyor. Büyükşehir Belediyesi’nden Allah razı olsun, böyle bir hizmet sundukları için teşekkür ederim” diye konuştu. VERİMİ ETKİLEYEN ÖNEMLİ BİR SORUN ÇÖZÜLMÜŞ OLDU 2 yıldır büyükbaş hayvancılıkla uğraşan Şaban Keskin ise hayvancılığa başladıktan sonra birçok zorlukla karşılaştığını, bunların başında da tırnak problemlerinin geldiğini söyledi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin zamanında müdahalesi sayesinde önemli bir sorunun çözüldüğünü belirten Keskin, “Hayvancılığa başlarken bu işin zorlukları olacağını söyleyenler olmuştu ama içine girince daha iyi anladım. Bu zorlukların başında da tırnak problemleri geliyor. Hayvanlarımızın et verimini, süt verimini, hatta yerine göre döl tutma verimini bile etkiliyor. Bu sorunu ilk fark ettiğimde özel veteriner desteği almaya çalıştım. Ancak Gündoğmuş’un uzak bir bölge olması ve ulaşımın zorluğu nedeniyle gelmek istemediler. Büyükşehir Belediyesi’ne başvurduğumda ekipler çok güzel ilgilendi, kısa sürede dönüş yaparak gereken desteği sağladı. Bizi bu dertten kurtardılar” ifadelerini kullandı.

CHP'li Gürer: "Tarımda Alarm Zilleri Çalıyor" Haber

CHP'li Gürer: "Tarımda Alarm Zilleri Çalıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, komisyonda görüşülen kanun teklifine ilişkin yaptığı kapsamlı konuşmada tarım, hayvancılık, gıda fiyatları, gübre maliyetleri ve orman düzenlemeleriyle ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Gürer, kanun teklifinin hazırlanma sürecini eleştirerek, “Ben yaptım oldu anlayışıyla getirilen bir düzenleme” ifadelerini kullandı. Gürer konuşmasına kanun teklifinin hazırlanma sürecini eleştirerek başladı. Teklifin ilgili kesimlerle görüşülmeden hazırlandığını belirtti CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Kanun teklifi yine kitle örgütleriyle, derneklerle, sendikalarla, odalarla yeterince görüşülmeden, muhalefetin de bu konuda ne düşündüğüne bakılmaksızın ‘Ben yaptım oldu’ anlayışıyla getirilmiş, içinde Anayasa’ya aykırı madde tekliflerinin de yer aldığı bir düzenleme” dedi. İktidarın yıllardır görevde olduğunu hatırlatan Gürer, “AKP iktidarı yirmi dört yıldır iktidarda, yirmi dört yıl sonra getirdiğini reform diye getiriyor ama maddeleri incelediğiniz zaman enteresanlıklar var” ifadelerini kullandı. SAVAŞIN OLUMSUZ YANSIMALARI TARIMI TEHDİT EDİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran arasında yaşanan savaşın, Türkiye’de tarım sektöründe var olan sorunları derinleştirdiğini belirterek, “Ülkemizde tarımda gübre, akaryakıt, enerji, yem ve temel gıda ürünlerinde ciddi arz açığı var. Dışa bağımlılığımız, bu sorunun doğrudan her kesime yansımasına neden oluyor,” dedi. Gürer, tarım politikalarının yanlış uygulamaları, pandemi ve küresel iklim değişikliği gibi süreçlerin uyarı niteliğinde olmasına rağmen iktidarın ders almadığını vurguladı. “Gıdadaki arz açığını önlemek için alınan tek önlem, ithalat vergilerini düşmek ve ihracata sınırlama getirmek oldu. Somut, çiftçiye üretimi artırmasını sağlayacak destek sağlanmadı,” diyen Gürer, Türkiye İstatistik Kurumu verilerini eleştirerek, “2025 yılı dördüncü çeyreğinde ekonomi yüzde 3,6 büyümüş ama biz bunu vatandaş olarak göremedik. Tarımsal üretim ise sert bir düşüş yaşadı, yüzde 8,8 azaldı. 2002’de üretilen buğday, arpa, fasulye, nohut, mercimekten 2025’te daha az üretim var. Buna rağmen ‘Sorun yok’ deniyor,” ifadelerini kullandı. HAYVANCILIKTA GERÇEKLER ÇARPITILIYOR Hayvancılıkta da ciddi sorunlar olduğunu belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “2024 yılında hayvan varlığımız 16 milyon 900 bin, 2025’te 739 bin hayvan ithalatı var. TÜİK bunu yüzde 4 artış olarak sunuyor. Ama biz şap hastalığı ve Kurban Bayramı’nda kesilen hayvanlarla birlikte kaybı biliyoruz. Damızlık Birliği verisine göre hayvan varlığı 13 milyon 100 bin, devlet verisiyle 17 milyon 390 bin. Amerika Tarım Bakanlığı 14 milyon 100 bin diyor. ‘Hayvan varlığımız arttı’ demek halkla dalga geçmektir,” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, mera alanlarının ciddi şekilde azaldığını ve özellikle Doğu ile Güneydoğu’daki hayvancılığı olumsuz etkilediğini de vurguladı. “Mera alanları enerji santralleri ve terör sebebiyle hayvancılığa kapatıldı. Ahırda beslenen hayvanların yemlerinin önemli bölümü ithal geliyor, süt yemi 50 kilo ile bin liraya dayanmış. Üretici zarar edince doğumuna bir ay kalmış hayvanı kesime gönderiyor, bu da beş yavrunun yok olmasına yol açıyor. Şap döneminde Türkiye buzağı ölümlerinde rekor kırdı,” diye konuştu. TARIM ALANLARI VE ÜRETİM DÜŞÜŞÜ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım alanlarındaki gerilemeyi de sert şekilde eleştirdi: “1980’de 28 milyon hektar olan tarım alanımız, Cumhurbaşkanlığı programına göre 23 milyon hektara gerilemiş. Meralar 40 milyon hektardan 14 milyona düşmüş. Türkiye’nin üretim modeli, ekilmeyen araziler, plansızlık ve öngörüsüzlük yüzünden çöküyor,” dedi. Bu bağlamda gübre ve yem fiyatlarındaki astronomik artışa da dikkat çeken Gürer, “2020 yılında 2.140 lira olan DAP gübrenin ton fiyatı şimdi 39 bin lira. Üre gübre ise 2020’de 1.860 liraydı, bugün 31.200 lira. Çiftçi bunu alıp atacak durumda değil. Bu nedenle acilen sübvanse destek sağlanmalı,” ifadelerini kullandı. Gürer, sahte gübre kullanımının üretimde ciddi kayıplara yol açtığını da belirtti. ÇİFTÇİYE SOMUT DESTEK TALEPLERİ Gürer, üreticiyi doğrudan destekleyecek önlemleri şöyle sıraladı: “Yem ve gübrede yüzde 50 sübvanse sağlanmalı.” “Ürün alım garantili ekim uygulamaları hayata geçirilmeli.” “Çiftçi, devletin alım garantisiyle ekim yapabilmeli.” “Akaryakıt üzerinden ÖTV ve KDV kaldırılmalı, nakliyecilere destek verilmeli, köprü ve yol geçiş ücretleri bir yıl alınmamalı.” Patates üretimi üzerinden örnek veren Gürer, “2000 yılında 6,5 milyon ton patates üretilmiş, 2024’te aynı miktar. Nüfus artmış, yemek alışkanlıkları değişmiş, çiftçi tarlasını satamıyor. Toplum yararı projeleri ile ürünler halkla buluşturulabilir. Tarım politikaları bu açıdan acilen güncellenmeli,” dedi. GIDA VE ENFLASYON SORUNLARI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gıda fiyatları ve enflasyon ilişkisine de değinerek, “Çiğ süt fiyatları sabit tutuluyor, yem fiyatı serbest. Sanayici yemi satıyor, süt fiyatı yükselmiyor. Raflarda peynirin maliyetini hesapladığınızda çiftçi kazanamıyor, aracılar kazanıyor. Makul girdi maliyeti ve kâr belirlenmeli. Yerli ürünün fiyatını ithalattan yüksek satmak kabul edilemez,” ifadelerini kullandı. TARIMIN STRATEJİK ÖNEMİ Son olarak Gürer, savaşın tarımı stratejik bir öneme taşıdığını vurguladı: “Savaş bir ders olmalı. Arz açığı olan ürünler için planlamalar yapılmalı. Çiftçi ve üretici desteklenmeli. ‘Sanayide, turizmde ilerleriz, tarımı da ithal ederiz’ mantığı çökmüştür. Gelişmiş ülkeler kendi üreticisini destekleyerek gıda güvenliğini sağlıyor. Türkiye de bunu yapmak zorunda,” dedi. 180 BİN FUTBOL SAHASI BÜYÜKLÜĞÜNDE ORMAN ALANI STATÜSÜNÜ KAYBEDECEK CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Meclis’te görüşülen düzenlemeye tepki göstererek, söz konusu maddeyle kesinleşmiş orman kadastrosuna göre devlet ormanı sayılan alanların idari bir değerlendirmeyle orman dışına çıkarılmasının önünün açıldığını ve bunun Anayasa’nın 169’uncu maddesine açıkça aykırı olduğunu belirtti. Gürer, düzenlemenin kabul edilmesi hâlinde 129 bin hektar, yaklaşık 180 bin futbol sahası büyüklüğündeki orman alanının statüsünü kaybedeceğini vurgulayarak, “Bir vatandaş ormanı kesip kaçak villa yapıyor, Orman İdaresi dava açıyor, mahkeme ‘Burası ormandır’ diyor; ancak bu maddeyle, yıkılması gereken yapı iki yıl içinde başvuru yapılmasıyla sahibine iade edilecek. Bu düzenleme, hukuksuzluğu ödüllendirmek, ormanları daraltmak ve kamu yararını zedelemek anlamına gelir. Devletin kendi ormanından vazgeçmesi kabul edilemez. Bu nedenle ormanların daraltılmasına yol açacak bu madde teklifinin kanun metninden çıkarılması gerekmektedir” dedi.

95 Proje İle Kırsal Kalkınmaya Katkı Haber

95 Proje İle Kırsal Kalkınmaya Katkı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 2019’dan 2026 yılına kadar geçen 7 yılda tarım ve hayvancılığı desteklemek amacıyla hayata geçirdiği 95 proje ile üreticilere toplam 1 milyar 455 milyon TL destek verdi. Gübre, mazot, tohum, sulama ve stratejik tarım projeleriyle binlerce çiftçi üretime kesintisiz devam etti. 95 PROJE İLE KIRSAL KALKINMAYA KATKI Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve üreticilerin artan girdi maliyetleri karşısında üretime devam edebilmesini sağlamak amacıyla tarıma yönelik desteklerini sürdürüyor. 2019 ile 2026 yılı Şubat ayı arasında yürütülen çalışmalar kapsamında 95 ayrı proje hayata geçirilirken, tarım ve hayvancılık alanında üreticilere toplam 1 milyar 455 milyon TL destek sağlandı. Uygulanan projelerle üretimin sürdürülebilirliği, çiftçi gelirlerinin artırılması ve Kocaeli’nin tarımsal potansiyelinin güçlendirilmesi hedeflendi. 5 BİN ÇİFTÇİYE GÜBRE DESTEĞİ Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere yönelik önemli projelerinden biri olan yüzde 50 hibeli “Zirai Gübre Destek Projesi” kapsamında 10 ilçe ve 277 mahallede üretim yapan 5 bin çiftçiye 1.850 ton (37 bin paket) gübre desteği verildi. Yaklaşık 48 milyon TL maliyetli proje ile 74 bin dekar meyve, sebze ve fındık bahçesi destek kapsamına alındı. KARTEPE’DE 2 BİN 500 ÇİFTÇİYE 53 MİLYON TL DESTEK Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından 2019 yılından itibaren Kartepe ilçesinde yürütülen tarımsal destek projeleri kapsamında 2 bin 500 çiftçiye toplam 53 milyon TL değerinde destek verildi. Büyükşehir’in tarım projeleri ilçedeki üretimin güçlenmesine katkı sağladı. GÜBRE VE MAZOT EN BÜYÜK DESTEK KALEMİ Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal destek programında üreticilerin en önemli maliyet kalemleri olan gübre ve mazot destekleri öne çıktı. Bu kapsamda 10 bin 250 çiftçiye 203 milyon TL gübre desteği, 16 bin 500 çiftçiye 208 milyon TL mazot desteği (7,6 milyon litre) verildi. Bu desteklerle çiftçilerin girdi maliyetlerinin azaltılması ve üretimin devamlılığının sağlanması amaçlandı. YEM BİTKİSİ ÜRETİMİNE 295 MİLYON TL Hayvancılığın sürdürülebilirliği için yem bitkisi üretimi de desteklenmeye devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından 7 bin 500 çiftçiye 9 bin 950 ton yem bitkisi tohumu dağıtılırken, bu projelerin toplam destek tutarı 295 milyon TL oldu. GÜBRE DESTEĞİ YILLARDIR SÜRÜYOR Büyükşehir Belediyesi tarafından üreticilere yönelik gübre destekleri geçmiş yıllarda da aralıksız sürdürüldü. Bu kapsamda 2021 yılında 6 bin 800 üreticiye 60 bin paket, 2023 yılında 7 bin üreticiye 78 bin paket, 2024 yılında 3 bin üreticiye 18 bin 500 paket, 2025 yılında ise 1.765 üreticiye 10 bin paket gübre desteği sağlandı. Bu destekler, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere yönelik sürdürülebilir destek politikasının önemli bir göstergesi oldu. STRATEJİK TARIM PROJELERİ HAYATA GEÇİRİLDİ Tarımda katma değeri yüksek üretimi artırmak amacıyla TABİP (Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Projesi) de uygulamaya alındı. Proje kapsamında 700 dekar alanda üretim yapıldı, 5,5 milyon fide dikildi, 80,5 milyon TL destek sağlandı. 2025 yılında proje kapsamında 176 ton ürün elde edildi. SERACILIK VE HAYVANCILIĞA DESTEK Seracılığın geliştirilmesi amacıyla 207 modern sera kurulurken, 1.400 üreticiye sera naylonu desteği verildi. Bu çalışmalar için toplam 68,5 milyon TL kaynak kullanıldı. Hayvancılık alanında ise 310 üreticiye 76 bin tavuk, 343 çiftçiye damızlık koç, 18 işletmeye damızlık manda, arıcılara ise ekipman ve şeker desteği sağlandı. TARIMSAL SULAMAYA 525 MİLYON TL YATIRIM Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için sulama altyapısına da büyük yatırımlar yapıldı. Üç etap halinde gerçekleştirilen sulama projeleri kapsamında kilometrelerce iletim hattı, hidrant yapıları, terfi merkezleri ve su depoları inşa edildi. Bu yatırımların toplam maliyeti 525 milyon TL olarak kayıtlara geçti. ÜRETİCİYE ÇOK YÖNLÜ DESTEK Büyükşehir Belediyesi tarafından ayrıca meyve fidanı dağıtımı, sebze tohumu ve fide destekleri, süt tankı dağıtımları, kooperatif destekleri, ücretsiz toprak ve süt analizleri ile tarım makineleri hibeleri de üreticilere sunuluyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, yürüttüğü projelerle hem tarımsal üretimi artırmayı hem de kırsal kalkınmayı güçlendirmeyi sürdürüyor.

Tüberkülozla Mücadelede "Tek Sağlık" Yaklaşımının Önemini Vurguluyoruz Haber

Tüberkülozla Mücadelede "Tek Sağlık" Yaklaşımının Önemini Vurguluyoruz

Türk Veteriner Hekimleri Birliği tarafından Dünya Tüberküloz Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yapıldı. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Tüberküloz (TB), insanlık tarihinin en eski ve en önemli enfeksiyon hastalıklarından biri olup, binlerce yıldır insan toplumlarını etkileyen küresel bir halk sağlığı sorunu olarak varlığını sürdürmektedir. Dünya Sağlık Örgütü raporlarına göre her yıl yaklaşık 10 milyondan fazla insan tüberküloza yakalanmakta ve 1 milyondan fazla kişi hastalık nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Tüberküloza neden olan etkenin, Robert Koch tarafından 24 Mart 1882 tarihinde keşfedilmesi nedeniyle bu tarih, her yıl “Dünya Tüberküloz Günü” olarak anılmaktadır. 1996 yılından bu yana kutlanan bu özel gün; hastalığa yönelik toplumsal farkındalığın artırılması, yürütülen mücadele çalışmalarının değerlendirilmesi ve etkin kontrol stratejilerinin geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Tüberkülozun insan sağlığı üzerindeki etkileri çoğunlukla Mycobacterium tuberculosis ile ilişkilendirilse de hayvan kaynaklı enfeksiyonlar da önemli bir halk sağlığı sorunu oluşturmaktadır. Bu bağlamda zoonotik tüberküloz, hayvanlarda bulunan Mycobacterium tuberculosis complex (MTBC) üyelerinin insanlara bulaşması sonucu gelişen enfeksiyonları ifade etmektedir. Zoonotik tüberkülozdan en sık sorumlu etkenlerden biri Mycobacterium bovis olup, bunun yanında Mycobacterium caprae ve Mycobacterium orygis gibi etkenlerde sıklıkla bildirilmektedir. Özellikle sığırlar başta olmak üzere çeşitli hayvan türlerinde enfeksiyona yol açan bu etkenler, insanlara doğrudan temas yoluyla ya da süt ve süt ürünleri başta olmak üzere enfekte hayvansal ürünlerin tüketilmesiyle bulaşabilmektedir. Bu nedenle tüberkülozla mücadelede hem beşeri tıp alanı hem de veteriner hekimlik hizmetleri, hayvan sağlığı uygulamaları ve gıda güvenliği politikalarının birlikte ele alınması gerekliliğini açıkça ortaya koymaktadır. Hayvanlarda tüberküloz enfeksiyonunu eradike etmeden, insan tüberkülozu ile mücadelede başarı mümkün değildir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak, tüberkülozla mücadelede “Tek Sağlık” yaklaşımının önemini bu vesileyle bir kez daha vurguluyoruz. İnsan, hayvan ve çevre sağlığını bir bütün olarak ele alan bu yaklaşım doğrultusunda; zoonotik hastalıkların oluşturduğu risklerin azaltılması, ulusal ve uluslararası düzeyde iş birliğinin güçlendirilmesi ve disiplinler arası koordinasyonun sağlanması büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda; tüberkülozun hayvanlar ve insanlar üzerindeki etkilerine ilişkin çiftçi ve hayvan sahiplerine yönelik eğitim faaliyetlerinin artırılması, hayvancılık işletmelerinde erken teşhis, kayıt ve izlenebilirlik sistemlerinin etkin şekilde uygulanması, hastalıklı hayvanların mevzuata uygun ve kontrollü biçimde sistem dışına çıkarılması, hayvansal gıdaların hijyen standartlarına uygun olarak üretilmesi ve denetlenmesi, etkin tanı yöntemlerinin geliştirilmesi ve zoonotik bulaşın erken tespiti ile tüberkülozla mücadelede görev alan veteriner hekimlerin yetki ve sorumluluklarının güçlendirilmesi kritik derecede önem taşımaktadır. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak; tüberkülozla mücadelede görev alan tüm meslek gruplarına desteklerimizi ifade ediyor, toplum sağlığının korunması adına üzerimize düşen sorumlulukları kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."

CHP'li Gürer: "Mars'ta Yaşam Bulunsa Et İthal Edeceksiniz!" Haber

CHP'li Gürer: "Mars'ta Yaşam Bulunsa Et İthal Edeceksiniz!"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılık ve et ithalatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, iktidarın yıllardır sürdürdüğü ithalat politikalarının ne üreticiyi ne de tüketiciyi rahatlattığını vurguladı. Gürer, Türkiye’nin koyun etini 17 bin kilometre uzaklıktaki Yeni Zelanda ve Avustralya’dan ithal etmesini eleştirerek, “Okyanus ötesinden et getiriliyor ama vatandaş hâlâ ete ulaşamıyor” dedi. Gürer, sürecin başlangıcına dikkat çekerek, “AKP iktidarları döneminde, 2010 yılında hayvan ve et ithalatı başladı. O günden bugüne 11 milyon hayvan ithal edildi, yaklaşık 12 milyar dolar döviz yurt dışına gitti. Buna rağmen sorun çözülmedi,” dedi. Her değişen bakanın ithalatın biteceğini söylediğini hatırlatan Gürer, “2025 yılında bakan, hayvan varlığımızın arttığını açıkladı. Ama buna rağmen ithalat devam ediyor,” ifadelerini kullandı. “İTHALAT ARTIYOR, ÇELİŞKİ BÜYÜYOR” Rakamlarla durumu ortaya koyan Gürer, “2025 yılında 739 bin hayvan ithal edildi. 2026 yılı için 500 bin hayvan ithalatı planlandı. Yılbaşından bu yana da 85 bin 561 hayvan ithalatı gerçekleşti,” dedi. Et ithalatının da hız kesmediğini belirten Gürer, “2025 yılında 695 ton koyun eti ithal edildi, karşılığında 9 milyon 392 bin dolar ödendi. Büyükbaşta ise 65 bin 707 ton et ithalatına 537 milyon 356 bin dolar verildi,” diye konuştu. 2026 yılında da ithalatın sürdüğünü vurgulayan Gürer, “Yılın ilk aylarında 37 ton koyun eti ithal edildi, 557 bin 274 dolar ödendi. Büyükbaşta ise 3 bin 117 ton ithalat için yaklaşık 29 milyon 942 bin dolar yurt dışına gitti,” dedi. “17 BİN KİLOMETREDEN ET GETİRİYORUZ” İthalatın kaynağına dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şu ifadeleri kullandı: “Yeni Zelanda’dan, Avustralya’dan koyun eti ithal ediyoruz. 17 bin kilometre öteden, aktarmalı uçuşla bir kişi yaklaşık 30 saatlik yolculukla bu ülkelere gidebiliyor. Bu gidişle Mars’ta yaşam bulunsa oradan da ithalat yapılacak.” İktidarın yerli üreticiyi desteklemek yerine ithalata yöneldiğini söyleyen Gürer, “Kendi üreticimizi, besicimizi desteklemek yerine ithalata sarılıyorlar. Bir yandan ‘koyun eti tüketin’ diyorlar, diğer yandan okyanus ötesinden koyun eti getiriyorlar. Bu ne yaman çelişkidir?” dedi. “UCUZA ALINIYOR, PAHALIYA SATILIYOR” İthal etin fiyat politikalarını da eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mezbahanede kesim fiyatı 600 lira civarında ama rafta fiyat 1000 liranın altına düşmüyor,” dedi. “İthalat piyasayı dengelemek için yapılır ama burada tam tersi oluyor,” diyen Gürer, “Yurt dışından ucuza alınan ürünler Türkiye’de pahalıya satılıyor,” ifadelerini kullandı. “BESİCİ AYAKTA KALAMIYOR” Üreticinin içinde bulunduğu durumu da anlatan Gürer, “Besicinin yem fiyatı, ahır gideri, veteriner ve aşı maliyetleri sürekli artıyor. Bu şartlarda hayvancılık sürdürülemez hale geliyor,” dedi. “17 bin kilometre öteden et taşınması sorun görülmüyor ama yerli üreticinin yaşadığı sorunlar görmezden geliniyor,” diyen Gürer, mevcut politikanın sürdürülebilir olmadığını vurguladı. “ÇÖZÜM YERLİ ÜRETİMDE” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mutlaka yem sübvanse edilmeli. Ahır giderleri düşürülmeli. Hayvancılık ithalata değil, yerli üretime dayalı olarak geliştirilmelidir. Hayvan varlığı arttı denilen bir ülkede neden Yeni Zelanda’dan, Avustralya’dan et ithal edilir? Bunun cevabı verilmelidir,” dedi. “SURİYE’DEN KOYUN ALIYORSANIZ, OKYANUS AŞMANIN ANLAMI NE?” İthalat politikalarındaki çelişkiye dikkat çeken CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Suriye’den 400 koyun ithal edilmiş. Madem çevre ülkelerden hayvan alınabiliyor, o zaman neden 17 bin kilometre öteden ithalat yapılıyor?” diye sordu. “Çevre ülkeleri aştınız, yetmedi okyanusu geçtiniz. Bunun mantığı nedir?” ifadelerini kullandı. “VATANDAŞ ET ALAMIYOR” Son olarak tüketicinin durumuna dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “Yapılan ithalata rağmen vatandaş ete erişemiyor. Emekli, asgari ücretli, dar gelirli et almakta zorlanıyor,” dedi. “Besici kazanamıyor, üretici kazanamıyor ama aradaki aracılar kazanıyor,” diyen Gürer, sözlerini şöyle tamamladı: “İthalat yapıyorsunuz, bari bunun vatandaşa faydası olsun. Ama yok. Fiyatlar rafta artıyor, birçok vatandaşın evine artık et girmiyor.”

ABB Kırsaldaki Üreticiye Can Suyu Olacak Haber

ABB Kırsaldaki Üreticiye Can Suyu Olacak

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), kırsaldaki üreticinin yüzünü güldürecek yeni bir projeye daha imza attı. Türkiye’de bir ilk olan “Veteriner Hekimliği Hizmet Projesi” kapsamında, küçük aile işletmelerinin veteriner giderlerinin bir kısmı Büyükşehir tarafından karşılanacak. Başvuruların 1 Nisan 2026’ya kadar süreceği projeden, 1-20 büyükbaş veya 1-200 küçükbaş hayvanı olan tüm üreticiler yararlanabilecek. Ankara Veteriner Hekimleri Odası iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında, hayvan yetiştiricileri, serbest veteriner hekimlerden aldıkları, suni tohumlama, aşı, ilaç, ilaçlı tedavi ve cerrahi müdahale gibi hizmetlerin bedelinin bir kısmını, Başkent Kartlarına yüklenecek destek ile ödeyebilecek. Destek ödemeleri yılda iki defa yapılacak. KARAKUŞ: “AMACIMIZ ÜRETİMİ DEVAM ETTİRMEK” Projenin Türkiye’de bir ilk olduğunu vurgulayan ABB Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı Hayvancılık Hizmetleri Şube Müdürü Hasan Hüseyin Karakuş, şunları söyledi: “İlçelerde bulunan serbest veteriner hekimler tarafından yetiştiricilerimizin almış olduğu aşı, ilaçlı tedavi, ilaç, suni tohumlama gibi hizmetlerin bedellerinin belirli bir kısmını Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı olarak karşılıyoruz. Yılda iki defa yetiştiricilerin Başkent Kartlarına ödeme yapacağız. Yetiştiriciler, veteriner hekimden hizmetini aldıktan sonra, Başkent Kartlarından çekimlerini gerçekleştirecekler. Amacımız; üretimin devam etmesi, üretime katkıda bulunmak ve yetiştiricilerin daha fazla gelir elde etmelerini sağlamak.” YILDIRIM: “ÜRETİCİYİ AYAKTA TUTMAK İÇİN DESTEK OLMAK İSTEDİK” ABB Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı veteriner hekimi Nadide Yıldırım ise projenin çıkış noktasını şöyle anlattı: “Sahaya çıktığımızda, yetiştiricilerimizle bir araya geldiğimizde, yetiştiricilerimizin hayvancılıkla alakalı önemli gider kalemlerinden birinin veteriner hekim hizmeti olduğunu ve bunu karşılamakta zorlandıklarını gördük. Büyükşehir Belediyesi adına, üreticilerimizi ayakta tutmak için bir nebze destek olmak istedik ve böyle bir projeyi geliştirdik. Şu an başvurularımız devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi olarak yetiştiricilerimizin yanındayız.” DESTEK HEM ÜRETİCİYE HEM VETERİNER HEKİME YARAYACAK Ankara Veteriner Hekimleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Veteriner Hekim Ferit Akkurt da projenin sektöre çifte katkı sağlayacağını belirterek, “Protokol kapsamında; çiftçilerimize, yetiştiricilerimize veteriner desteği adı altında bir miktar destek yatacak. Bu sayede, üreticimize bir kazanç sağlanacak ve bu kazanç da direkt klinisyen veteriner hekimlerimize bir destek olacak. Hem üreticilerimiz hem de klinisyen hekimlerimiz bu yaklaşımdan oldukça memnun kaldılar” ifadelerini kullandı. BAŞKENTLİ ÜRETİCİLER HİZMETTEN YARARLANMAK İÇİN GÜN SAYIYOR Hizmetten yararlanmak için başvuran üreticiler süreci heyecanla takip ederken projeden duydukları memnuniyeti ise şu sözlerle dile getirdi: -Ömür Taşın: “Geçen yıllarda olduğu gibi Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bize yapmış olduğu kırsaldaki desteklerden her türlü faydalandık. Daha önce özel veterinerlerde yaptığımız maliyetler çok yüksekti ama Büyükşehir’in bize yapmış olduğu bu proje sayesinde bizim girdilerimiz biraz daha azalacak. Allah razı olsun Başkan’ımızdan böyle bir proje yaptığı için, bizi desteklediği için. Köyümüze de çok büyük destekler yapmış oldu Büyükşehir Belediyesi.” -Batuhan Tokat: “Üreticinin en büyük gideri veteriner gideri ve yem gideriydi. Sağ olsun Mansur Başkan’ımız hem yem gideri hem veteriner hizmeti olarak destekliyor. Desteklerimiz güzel, beğeniyoruz. Ben de genç bir üretici olarak memnunum, teşekkür ederim.” -Yusuf Beyde: “Büyükşehir Belediye’mizin daha önce verdiği her türlü destekten faydalandık. Şimdi de Belediye’mizin bizlere yaptığı veterinerlik hizmeti desteğinden faydalanıyoruz. Bu destek gerçekten bizim omzumuzdaki yükleri hafifletmek adına çok güzel bir uygulama. Büyükşehir Belediye’mize yaptığı hizmetlerden dolayı çok teşekkür ediyoruz.” BAŞVURULAR 1 NİSAN’A KADAR Hizmetten yararlanmak isteyen üreticiler 1 Nisan 2026 tarihine kadar https://baskenttarim.ankara.bel.tr/ adresi üzerinden başvuru yapabilecek.

Büyükşehir'in Desteğiyle Üretici Kendi Yemini Kendi Üretiyor Haber

Büyükşehir'in Desteğiyle Üretici Kendi Yemini Kendi Üretiyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi Korkuteli'nin Yazır Mahallesi'ne kazandırdığı yem ezme ve kırma makinesi bölgedeki çiftçilere büyük kolaylık sağlıyor. Hayvan yemi için ayırdıkları tahılları makine sayesinde hızlı bir şekilde öğüten üreticiler hem yem maliyetlerini azaltıyor hem de hayvanlarının verimliliklerini doğal yollarla koruyor. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Yazır Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi işbirliği ile Yazır mahallesine kazandırılan yem ezme makinesi ekipman desteği bölgedeki üreticilerin yüzünü güldürüyor. Ulaşım kolaylığı ve çiftçi dostu uygun fiyat politikası ile hayvancılara büyük kolaylık sağlayan makine sayesinde yaz-kış ezme yem üretimi yapılıyor. Saatte 3 ton yem üretimi kapasitesine makine ile çiftçiler depoladıkları tahılları hızlı bir şekilde hayvan yemine dönüştürebiliyor. Organik bir şekilde kendi hammaddeler ile enerji ve protein yönünden dengeli yem üretebilen çiftçiler Büyükşehir Belediyesi’nin bu desteğinden büyük bir memnuniyet duyuyor. EKİPMAN DESTEĞİ İLE ÜRETİCİLER KAZANIYOR Büyükşehir işbirliği ile bölgedeki hayvancılığa önemli bir destek sunulduğunu belirten S.S. Yazır Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Yaşar Kocaoğlu “Burada daha önceden sadece kırma yapabiliyorduk. Sonra Büyükşehir Belediyemizden talepte bulunarak ezme makinesini de ekledik. Artık herkes küçükbaş ve büyükbaş hayvanlarına ezme yem vermeye başladı. Vatandaşlarımız ellerinde ne varsa arpa, buğday, yulaf tahıllarını getiriyor. Ellerinde her zaman bulunduramayacağı ham maddeleri pamuk küspesi, kepek ve mısır gibi ek ürünleri de sürekli elimizde bulundurarak biz temin ediyoruz. Vitamin ve tuzu da ekleyip fabrikada üretilen yemler gibi üretim yapabiliyoruz. Ekipman desteğinin bölgemizdeki üreticilere katkısı oldukça büyük oldu. Sürekli ezme yem kullanıldığı için hayvanların sindirimleri kolaylaşıyor bu da verimin artmasına neden oluyor. Büyükşehir Belediyemize teşekkür ederiz” dedi. KENDİ YEMİMİZİ KENDİMİZ ÜRETİYORUZ Yazır Mahallesi’ndeki yem ezme tesisinin çevre mahallelerden de yoğun ilgi gördüğünü söyleyen Korkuteli Yazır Mahalle Muhtarı Mehmet Kocaoğlu ise “Bu ekipman desteği mahallemize kazandırılmadan önce yemlerimizi hazır olarak alıyorduk. Bu makine geldiğinden beri çiftçilerimiz tahıllarını getirerek ezme işlemi yapıyor. Hayvanlara bu yem iyi geliyor. Ben kendim de hayvancılık yapıyorum. İşimizi kolaylaştıran güzel bir hizmet. Bu öğütücü yokken ilçe merkezine gitmek zorunda kalıyorduk. Herkeste yemi taşıyacak büyük kapasitede vasıta olmadığı için sürekli gidip gelmek maliyetli ve zor oluyordu. Şimdi ise çevremizdeki sekiz dokuz mahalle ile birlikte burayı kullanıyoruz” diye konuştu. BÜYÜKŞEHİR’E TEŞEKKÜR Kooperatif Başkanı Kocaoğlu, konuşmasında şunlara değindi: “Çiftçilik de yaptığımız için her yıl çeşitli tahıllarımız oluyor. Arpa, yulaf buğday, mısır gibi ham maddesi kendimizden ürünlerimizi hayvanlarımızın ihtiyacına türüne göre bağlı ziraat mühendislerimiz belirliyor. Fabrikada üretilen yemler gibi organik olarak aynısını burada kolaylıkla üretebiliyoruz. En önemlisi yemimizin içinde ne var biliyoruz. Emeği geçen herkese ve Büyükşehir Belediyemize mahallemiz adına çok teşekkür ediyorum.” MALİYETİ UYGUN Yazır Mahallesi’ne 6 km uzaklıktaki Esenyurt Mahallesi’nden gelerek tahıllarını öğüten Recep Aksakal isimli üretici de “Yem ezme makinesinden son derece memnunuz. Hem yakın olması hem uygun fiyatlı olması bizim için büyük avantaj sağlıyor. Burada yem kırma makinesi yokken hazır yem kullanıyorduk. Arpa, buğday gibi tahıllarımız kendimizin olduğu için burada sadece öğütme parası vererek yemlerimizi üretiyoruz. Hayvanlarımıza verdiğimiz yemlerin içerisine hangi katkıları koyduğumuzu gözümüzle görüyoruz. Hayvanlarımızın verimi artıyor destekleri için belediyemize teşekkür ederiz” şeklinde konuştu.

TİGEM Polatlı Tarım İşletmesinde 11 Bin Kuzu Dünyaya Geldi Haber

TİGEM Polatlı Tarım İşletmesinde 11 Bin Kuzu Dünyaya Geldi

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) bağlı Ankara’daki Polatlı Tarım İşletmesi, bugünlerde tatlı bir telaşa ev sahipliği yapıyor. Anadolu Merinosu ve Polatlı ırkı koyunların ıslah edildiği işletmede, baharın müjdecisi olan kuzulama dönemi tüm hızıyla sürüyor. ​Eylül Ayının Meyveleri Alınıyor ​2025 yılının Eylül ayında titizlikle gerçekleştirilen koç katım çalışmalarının ardından, beklenen ilk doğumlar 20 Şubat 2026 tarihi itibarıyla gerçekleşti. 9 bin 750 baş anaç koyunun yer aldığı işletmede, yaklaşık bir aydır devam eden doğum sezonuyla birlikte tesisler adeta kuzu sesleriyle yankılanıyor. ​Hedef: 13 Bin Yeni Kuzu ​Şu ana kadar 11 bin kuzunun sağlıklı bir şekilde dünyaya gözlerini açtığı işletmede, verimlilik rakamları yüzleri güldürüyor. Uzman ekiplerin gözetiminde devam eden doğum sezonu sonunda, toplam kuzu sayısının 13 bin civarına ulaşması hedefleniyor. Bu rakamlar, bölgedeki hayvancılık potansiyeli ve yerli ırkların geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyor. ​Öncelik: Yavru ve Ana Sağlığı ​Doğum sezonunun sorunsuz geçmesi için işletmede adeta "teyakkuz" hali hakim. Yürütülen çalışmalar hakkında şu detaylar öne çıkıyor: ​7/24 Gözetim: Doğumlar uzman personel ve veteriner hekimler tarafından anbean takip ediliyor. ​Hijyen Standartları: Yavru ve ana sağlığını korumak adına barınakların hijyenine ve besleme programlarına azami özen gösteriliyor. ​Verimlilik Odaklılık: Sağlıklı bir nesil yetiştirilmesi amacıyla her kuzu için özel bakım protokolleri uygulanıyor. ​Türkiye’nin damızlık ihtiyacını karşılama noktasında kritik bir rol üstlenen Polatlı Tarım İşletmesi, yerli ıslah çalışmalarıyla ülke hayvancılığına katma değer sağlamaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.