Hava Durumu

#Hibe Desteği

Kırsal Haber - Hibe Desteği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hibe Desteği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Geleceğin Tarımı Manisa’da Şekilleniyor Haber

Geleceğin Tarımı Manisa’da Şekilleniyor

Manisa Büyükşehir Belediyesi, tarımda dijital teknolojilerin geliştirilmesini ve kaynakların verimli kullanılmasını amaçlayan AFarEdge Projesi’nin ortakları arasında yer aldı. Avrupa Birliği Ufuk Avrupa Programı kapsamında destek almaya hak kazanan projenin hibe sözleşmesi imzalandı. Manisa’daki pilot uygulamada, Sarıgöl’de arıtılmış atık suyun tarımsal sulamada yeniden kullanımı üzerine çalışılacak. Finlandiya’daki Centria Uygulamalı Bilimler Üniversitesi koordinasyonunda yürütülen proje, 8 farklı ülkeden 36 uluslararası ortağı bir araya getiriyor. Avrupa Birliği, tarafından toplam 8,76 milyon avro hibe desteği sağlanan projeyle yapay zekâ, sensör teknolojileri ve uç bilişim uygulamalarından yararlanılarak tarımsal üretimde su verimliliğini artıracak çözümler geliştirilecek ve sahada test edilecek. Sarıgöl’de Arıtılmış Atık Su Tarıma Kazandırılacak Projenin Manisa ayağındaki uygulamaları Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü işbirliğiyle yürütülecek. Sarıgöl Atıksu Tesisi’nde gerçekleştirilecek pilot uygulamada, arıtılmış atık suyun tarımsal sulamada güvenli ve verimli bir şekilde yeniden değerlendirilmesi sağlanacak. Böylece küresel iklim değişikliğiyle birlikte artan kuraklık riskine karşı alternatif bir su kaynağı oluşturulması ve mevcut su kaynakları üzerindeki baskının azaltılması hedefleniyor. Projenin uluslararası koordinasyonu ve kurumlar arası iletişimi Manisa Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı tarafından, teknik ve saha uygulamaları ise MASKİ Genel Müdürlüğü eliyle yürütülecek. Proje Ortakları Finlandiya’da Bir Araya Geldi AFarEdge Projesi’nin açılış toplantısı, 8–10 Eylül 2026 tarihlerinde Finlandiya’da gerçekleştirildi. Toplantıda Manisa Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ Genel Müdürlüğü’nü, MASKİ Atıksu Arıtma Dairesi Başkan Vekili Onur Artan temsil etti. Sekiz Ülkeden 36 Ortak 8 farklı ülkeden (Finlandiya, Portekiz, Avusturya, İspanya, Hollanda, İsviçre, Fransa ve Türkiye) 36 ortağın yer aldığı projeye Türkiye’den Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin yanı sıra Ege Üniversitesi, Ergünler (ERARGE) ve Bitnet katılım sağlıyor. Eylül 2026’da başlayan ve 36 ay boyunca sürecek proje kapsamında geliştirilen dijital teknolojiler ve Manisa Sarıgöl’deki pilot uygulamanın saha deneyimleri sağlanmış olacak.

Kadın Balıkçıları Derneği Başkanı Sevinç Üsküplü: “Güçlü Kadınlar, Güçlü Deniz Toplulukları Demektir” Haber

Kadın Balıkçıları Derneği Başkanı Sevinç Üsküplü: “Güçlü Kadınlar, Güçlü Deniz Toplulukları Demektir”

Köşe yazarımız Su Ürünleri Mühendisi Gizem Tanrıkul Tunca, Kadın Balıkçıları Derneği Başkanı Sevinç Üsküplü ile derneğin kuruluş hikâyesi, faaliyet alanları, yürüttüğü projeler ve kadın balıkçıların sektördeki konumu üzerine bir röportaj gerçekleştirdi. Röportajda kadın balıkçıların hakları, görünmeyen emeklerinin görünür kılınması, ulusal ve uluslararası dayanışma çalışmaları ile iklim değişikliğinin balıkçılık üzerindeki etkileri ele alındı. Köşe yazarımız Su Ürünleri Mühendisi Gizem Tanrıkul Tunca’nın soruları ve Kadın Balıkçıları Derneği Başkanı Sevinç Üsküplü’nün yanıtları şöyle: Gizem Tanrıkul Tunca: ''Kadın Balıkçıları Derneği’nin kuruluş hikâyesini anlatır mısınız? Derneğin kurulmasına duyulan ihtiyaç nasıl ortaya çıktı ve kadın balıkçıların haklarını güçlendirmek, seslerini duyurmak için hangi çalışmaları yürütüyorsunuz?'' Sevinç Üsküplü: ''Kadın Balıkçıları Derneğinin serüveni, 2007 yılında Dr. Huriye Göncüoğlu’nun yüksek lisans teziyle başladı. 2010-2011 yılları arasında Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği (SÜR-KOOP) çatısı altında akademiden sahaya indi. Bu kapsamda kadın balıkçılara yönelik ekipman temini ve eğitim faaliyetleri yürütüldü. Saha çalışmaları, kadın balıkçıların yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi, görünürlüklerinin artırılması ve örgütlenme kapasitelerinin güçlendirilmesi gibi daha yapısal gereksinimleri olduğunu ortaya koydu. Daha önce Türkiye'deki balıkçılık sektöründe çalışan kadınlara ilişkin herhangi bir tespit veya değerlendirme yapılmamış, dolayısıyla çözüm ya da eylem planı da oluşturulmamıştı. Balıkçılık mesleği artık eskisi kadar gelir getiren bir meslek değil. Biyolojik çeşitliliğin azalması ve iklim krizinin etkileri, küçük ölçekli balıkçıları ek gelir kaynakları aramaya yöneltiyor. Biz de onlarla bazı üretim modelleri üzerine çalıştık. Çalışmalarımız sırasında, bölgeye gittiğimizde hemen kabul görmemiz beklenemezdi. Önce eşini, eşi yoksa ailedeki erkek bireyi, erkek birey yoksa muhtarı, muhtar da yoksa yereldeki balıkçı liderini ziyaret ederek kendimizi tanıttık. Yaptığımız işin ne kadar kıymetli ve özel olduğunu, kadınların da yer aldığı bir balıkçılık sektörü için kurduğumuz hayali onlarla paylaştık. Denizlerde kazandığımız deneyimlerle iç sulara yöneldik. Uluabat ve Beyşehir gölleri gibi bölgelerde de denizlerde karşılaştığımız engellerle karşılaştık. Ancak kadınların bizi kucaklayıcı tavrı ve sorunlarına sahip çıkmaları bizi heveslendirdi. Kimi zaman gündüz, kimi zaman gece saat ikide kıraathanede; kimi zaman köyün ilkokul sınıfında, kimi zaman bir evde, hatta bir caminin avlusunda buluştuk. Dünyadaki ve Türkiye'deki kadın balıkçıları, sorunlarını ve hayallerini konuştuk. Birlikte neler yapabileceğimizi tartıştık. Alanımızın yeterince geniş olmadığını, yaygınlaşamadığımızı gördük. Kadınların da talepleri doğrultusunda yerelden ulusal ölçeğe uzanan bir desteğe ihtiyaç olduğunu düşündük. Tam o sırada, Türkiye'nin en büyük balıkçı örgütlerinden biri olan Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği (SÜR-KOOP) çatısı altında Kadın Balıkçı Komisyonunu kurduk. Bu açıdan şanslıydık. Kadın Balıkçı Komisyonu, kadınların bu meslekte sürdürülebilir biçimde var olabilmesi ve kendilerini sorunun değil, çözümün bir parçası olarak görebilmesi için oluşturuldu. Akademide üretilen bilginin sahada karşılığı yoksa eksik kaldığına inanıyoruz. Araştırmalarımız sırasında kadınların deneyimlerinin yalnızca veri olarak kalmasına razı olmadık. Bu bilginin kadınların hayatını dönüştürmesi gerekiyordu. Dernek tam da bu noktada doğdu: Akademide söylenenin sahada savunuculuğa, örgütlenmeye ve güçlenmeye dönüşmesi için. Yani Kadın Balıkçıları Derneği önce bir tez çalışmasından, ardından da bir sorumluluktan doğdu. Kadın Balıkçıları Derneği, denizel ekosistem açısından önemli paydaşlar olan kadınları toplumsal, ekonomik ve mesleki açıdan güçlendirmeyi kendine misyon edinmiştir. Erkek egemen bu sektörde kadınları daha görünür kılmak başlıca hedefimizdir. Dernek olarak bu sektörde var olan; balıkçılık yapan, denize açılan, ağ donatan, balık satışı yapan, işleme ve işletme alanlarında, yetiştiricilikte, lojistikte, kurumların yönetiminde ve daha pek çok alanda emek veren tüm kadınlarla omuz omuzayız. Bu alanda ve meslekte ilk ve tek sivil toplum kuruluşuyuz. Bağımsız ve örgütlü bir yapıyız. Hopa'dan Samandağ'a kadar tüm kadın balıkçılar gönüldaşımızdır. Kadın Balıkçıları Derneği, bu meslekteki tek kadın sivil toplum kuruluşu olarak çok önemli bir paydaştır. Kuruluşumuzdan bu yana denizlerde görünmeyen kadın emeğini görünür kılmayı başardık. Kadınların balıkçılıkta söz sahibi olabilmesi için Türkiye'de ilk kez Kadın Balıkçı Komisyonunun kurulmasına öncülük ettik. Kadınların balıkçı kooperatiflerine ortak olabilmesi için savunuculuk yaptık ve kadın balıkçıların sahipliğindeki teknelere yüzde 35 daha fazla karşılıksız hibe desteği sağlanmasına yönelik politika değişikliğine öncülük ettik. Dernek, kadınların balıkçılık sektöründe hak ettikleri yeri alması için emek vermektedir. Çünkü güçlü kadınlar, güçlü deniz toplulukları demektir. Hedeflerimize yönelik çalışmalarımız şunlardır: Kadın balıkçıların konumlarını iyileştirmek ve birlikte güçlenmelerini sağlamak. Kadın balıkçıların rehberliğinde biyolojik çeşitliliği korumak. Kadın balıkçıların sahip olduğu geleneksel bilgiyi yaşatmak. Kadın balıkçıların mesleki eğitimlerle becerilerini güçlendirmek. Kadın balıkçıların karar alıcılar tarafından fark edilmelerini sağlamak. Kooperatiflere ortak olan kadınların sayısını artırmak. Genç nesil balıkçılar için seçenekler yaratmak. Balıkçı ailelerini mikro kredi sistemleri ve yeni gelir kaynakları gibi seçeneklerle desteklemek. Bu hedefler doğrultusunda birçok proje geliştirdik ve uyguladık. 1. Bir Mavi Gezen, Mavi İşler (2020-2021): Balık israfını önlemek ve aile ekonomisine katkı sağlamak amacıyla balık konservesi yapımını teşvik ettik. 2. Balıkçılar Arası Dayanışma ve Destek Programı (2020-2021): KAMER Vakfı ile ortak yürütülen program kapsamında dayanışma ve destek çalışmaları gerçekleştirdik. 3. Liderlik Programı: Yedi ilde takım liderlerimiz bulunuyor. 4. Mavi İşler Dijital Dönüşüm (2021): Kadınların dijital dönüşüm süreçlerine katılımını destekleyen çalışmalar yürüttük. 5. Mavi Pazaryeri: Denizden ilham alarak üretim yapan kadınların dayanışmasını temel alan sosyal girişimimiz kapsamında bir e-ticaret sitesini hayata geçirdik. 6. Denizler İçin Güçleniyoruz: Birleşmiş Milletler Kadın Biriminin (UN Women) desteğiyle yürütülen çalışma kapsamında lobicilik, savunuculuk ve mevzuat analizi faaliyetleri gerçekleştirdik. Balıkçılık sektöründe kadınların yetkinliklerinin artırılması ve söz sahibi olabilmesi için mevzuatın iyileştirilmesi kritik öneme sahip. 7. Kızılırmak Deltasında Kadın Balıkçılar: Geçmişin Gücüyle Geleceğe Yön Veriyor: Samsun'daki Kızılırmak Deltası'nda yürütülen programla sürdürülebilir balıkçılık için kadın balıkçıların yerel liderlik ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi, ekosistem temelli yönetim uygulamalarının geleneksel balıkçılık pratikleriyle birleştirilmesi hedeflendi. Kadınlar önemli emekçilerdir. Hedefimiz, kadınların ve erkeklerin bir arada olduğu, eşit haklara sahip, bütüncül bir balıkçılık sektörü için çalışmaktır. Gizem Tanrıkul Tunca: ''Tunus'ta WWF Akdeniz Deniz Girişimi (WWF Mediterranean Marine Initiative) tarafından düzenlenen ve 10'dan fazla ülkeden 80'den fazla kadını bir araya getiren buluşmanın temel amacı neydi? Farklı ülkelerden kadınların deneyimlerinde hangi ortak sorunlar, ihtiyaçlar ve çözüm önerileri öne çıktı?'' Sevinç Üsküplü: ''Tunus'ta WWF Akdeniz Deniz Girişimi tarafından düzenlenen ve dokuz ülkeden 80'den fazla kadını bir araya getiren buluşmanın temel amacı, yaşanmış deneyimleri, yerel bilgileri ve kanıtları pratik eylemlerle birleştirerek Tunus'ta ve Akdeniz genelinde balıkçılıkta ve kıyı topluluklarında kadınların rolünü ve liderliğini güçlendirmekti. Diyalog, saha deneyimi ve bilgi alışverişi yoluyla kadınların ekonomik açıdan güçlendirilmesi, balıkçılık yönetimine etkin katılımı, iklim dayanıklılığı, döngüsel ekonomi ve kadın liderliğindeki girişimler ele alındı.Etkinlikte, daha kapsayıcı, dirençli ve sürdürülebilir kıyı topluluklarının oluşmasına katkı sağlayabilecek ortak önceliklerin, pratik çözümlerin ve iş birliği yollarının belirlenmesi amacıyla paydaşlar bir araya geldi. Farklı ülkelerden kadınların deneyimlerinde değişen iklim koşulları, istilacı türler ve biyolojik çeşitliliğin azalması ortak sorunlar olarak öne çıktı. İhtiyaçlar ve çözüm önerileri üzerine konuştuk. Ayrıca dostluklar kurduk.'' Gizem Tanrıkul Tunca: ''Türkiye'de kadın balıkçıların sayısı, kayıtlı çalışma durumu ve faaliyet alanlarına ilişkin somut veriler mevcut mu? Kadınlar balıkçılık sektöründe önemli roller üstlenirken emeklerinin görünürlüğünü ve sektördeki temsillerini nasıl değerlendiriyorsunuz?'' Sevinç Üsküplü: ''Türkiye'de kadın balıkçıların sayısına, kayıtlı çalışma durumlarına ve faaliyet alanlarına ilişkin maalesef somut veriler mevcut değil. Kadınlar balıkçılık sektöründe önemli roller üstlenmelerine rağmen emekleri yeterince görünür değil. Türkiye'de binlerce aile balıkçılıktan geçiniyor. Diğer sektörlerde olduğu gibi balıkçılık sektöründe de kadınlar görünmüyor; eşit haklara ve eşit ücretlere sahip değiller. Sorunların başında, tekne sahibi olmadıkları için resmî kayıtlarda görünmemeleri geliyor. Balıkçı kooperatiflerine katılamıyor ve ortak olamıyorlar. Bu nedenle kadın balıkçıların denizdeki emekleri fark edilmiyor ve kayıt altına alınamıyor. Kooperatiflerde temsil edilemiyor, karar mekanizmalarında yer alamıyorlar. Sonuç olarak kadın balıkçıların varlıkları ve kararları, balıkçılık sektörüne yönelik politikalara yansımıyor. Bu durum değişmeye başladı. Kadın Balıkçıları Derneği olarak kuruluşumuzdan bu yana denizlerde görünmeyen kadın emeğini görünür kılmayı başardık. Kadınların balıkçılıkta söz sahibi olabilmesi için Türkiye'de ilk kez Kadın Balıkçı Komisyonunun kurulmasına öncülük ettik. Kadın balıkçıların kooperatiflere ortak olabilmesi için savunuculuk çalışmalarına başladık. Bu süreçte çok önemli bir gelişme daha yaşandı. Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ile yaptığımız istişareler sonucunda, kadın balıkçıların sahipliğindeki teknelere yüzde 35 daha fazla karşılıksız hibe desteği sağlanmasına yönelik politika değişikliğine derneğimiz öncülük etti. Derneğimizin yaptığı çalışmaların her biri büyük yankı uyandırdı ve ulusal ve uluslararası pek çok ödül aldı. Denizlerimizin sürdürülebilirliği için denizden ekmeğini kazanan ve denizde istihdam sağlayan tüm kadınların sesi olmaya devam edeceğiz.'' Gizem Tanrıkul Tunca: ''Önümüzdeki 10 yılda Türkiye'de iklim değişikliği ve denizlerdeki ekolojik değişimler balıkçılığı ve kadın balıkçıların geleceğini nasıl etkileyecek? Kadın emeğinin görünürlüğünü artırmak ve sektördeki konumlarını güçlendirmek için neler yapılmalı?'' Sevinç Üsküplü: ''Önümüzdeki 10 yıl, Türkiye'de balıkçılık açısından yalnızca iklim değişikliğiyle mücadele dönemi değil; aynı zamanda denizle kurduğumuz ilişkiyi, balıkçılığın geleceğini ve kadın emeğinin sektördeki yerini yeniden düşünmemiz gereken bir dönem olacak. Bence burada en önemli nokta şu: Denizlerde yaşanan değişimler balıkçıların geçim kaynaklarını etkilerken çoğu zaman resmî kayıtlarda görünmeyen kadınların emeğini de doğrudan etkileyecek. Önümüzdeki 10 yılda iklim değişikliği, Türkiye'de balıkçılığın hem ekolojik hem ekonomik hem de toplumsal yapısını etkileyecek. Denizlerin ısınması, balık türlerinin yer değiştirmesi ve aşırı hava olaylarının artması, özellikle küçük ölçekli kıyı balıkçılığının geleceğini daha belirsiz hâle getirebilir. Türkiye'de balıkçılık; yalnızca avlanan balık miktarı açısından değil, balık türlerinin dağılımı, avlanma mevsimleri, balıkçıların gelirleri ve kıyı topluluklarının geleceği açısından da önemli ölçüde olumsuz etkilenebilir. Bunu özellikle Türkiye'nin dört denizini ve küçük ölçekli balıkçılığı düşünerek değerlendirebiliriz. Balık türlerinin dağılımı değişecek. Balıkların üreme ve göç dönemleri değişebilecek. Bazı balık stokları baskı altında kalacak. İstilacı türlerin yayılması kolaylaşabilecek. Özellikle Akdeniz'de sıcak sulara uyumlu bazı istilacı türler yayılım alanlarını genişletebilir. Bu durum, yerli türlerle aralarındaki besin ve yaşam alanı rekabetini değiştirebilir. Balıkçıların ekonomik koşulları zorlaşabilecek. Balığın yerini bulmak için daha uzun mesafeler kat etmek, av araçlarını değiştirmek veya farklı türlere yönelmek gerekebilir. Bu durum yakıt, ekipman ve pazarlama maliyetlerini artırabilir. Kadın balıkçılar açısından bu ne anlama geliyor? Kadınların balıkçılıktaki emeği denize açılmanın ötesindedir. Ağ donatma, ağ onarma, balığı ayıklama, işleme, satış ve aile işletmesinin sürdürülmesi gibi faaliyetler de balıkçılığın ayrılmaz parçalarıdır. Balık türleri ve av mevsimleri değiştiğinde kadınların çalışma koşulları, gelirleri ve ekonomik güvenceleri de etkilenebilir. Bu nedenle kadınların emeklerinin resmî kayıtlarda tanınması, sosyal güvenceye erişimlerinin güçlendirilmesi ve iklim politikalarının hazırlanmasına katılmaları önemlidir. Peki, neler yapılmalı? Deniz sıcaklıkları ve balık stokları düzenli olarak izlenmeli. Avcılık yönetimi bilimsel verilere göre güncellenmeli. Küçük ölçekli balıkçılara iklim değişikliğine uyum desteği sağlanmalı. Kadın balıkçıların yerel bilgileri bilimsel araştırmalara dâhil edilmeli. Kadınların emeği ve ekonomik katkısı tanınmalı, karar mekanizmalarındaki temsilleri güçlendirilmeli. Temel mesajım şu: Denizlerin ısınması yalnızca balıkların yaşamını değil, denizle geçinen insanların geleceğini de etkileyecek. Deniz ekosistemlerini korumak ve balıkçılığın sürdürülebilirliğini sağlamak için kadın emeğini tanımak ve kadın balıkçıları çözümün bir parçası hâline getirmek gerekiyor.''

Çankırı’da Kırsal Üretime Yüzde 100 Hibe Desteği Haber

Çankırı’da Kırsal Üretime Yüzde 100 Hibe Desteği

Çankırı’da kırsal kalkınmayı desteklemek ve tarımsal üretimi güçlendirmek amacıyla yüzde 100 hibe desteğiyle yeni seralar kurulacak. Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi (KDAKP) kapsamında, her biri 90 metrekare büyüklüğünde olacak seraların kurulumu için üreticilerle sözleşmeler imzalandı. Yüzde 100 Hibe ile 90 Metrekarelik Seralar Kurulacak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi (KDAKP) kapsamında, Hassas Gruplar Hibe Desteği çerçevesinde Çankırı’da yeni sera yatırımları hayata geçirilecek. Çankırı İl Tarım ve Orman Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirilen programda, yüzde 100 hibe desteğiyle kurulacak 90 metrekarelik seralar için imzalar atıldı. Proje kapsamında üreticilerin modern sera imkânlarına kavuşması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin artırılması ve kırsal alanlarda ekonomik kalkınmaya katkı sağlanması hedefleniyor. Hedef Dört Mevsim Üretim ve Yüksek Verim Sera yatırımlarıyla üreticilerin iklim koşullarına bağımlılığının azaltılması, birim alandan daha yüksek verim elde edilmesi ve katma değeri yüksek ürünlerin yetiştirilmesi amaçlanıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte kırsalda üretim kapasitesinin geliştirilmesi ve üretici ailelerin ekonomik faaliyetlerinin desteklenmesi öngörülüyor. İl Müdürü Candan: “Üreticilerimizin Her Zaman Yanındayız” İmza programında üreticilere hitap eden Çankırı İl Tarım ve Orman Müdürü Latif Candan, sürdürülebilir tarımın ve verimliliğin önemine dikkat çekti. Candan, “Günümüz tarımında sürdürülebilirlik ve birim alandan yüksek verim almak büyük önem taşımaktadır. Kurulumu tamamlanacak olan bu 90 metrekarelik seralar ile amacımız, sizlerin iklim şartlarına bağlı kalmadan dört mevsim boyunca daha kaliteli ve katma değerli ürünler yetiştirmenizi sağlamaktır.” dedi. Kurulacak seraların hem aile ekonomilerine hem de bölge tarımına katkı sağlamasını temenni eden Candan, İl Müdürlüğünün teknik destek, bilgi ve birikimiyle üreticilerin yanında olmaya devam edeceğini belirtti. Kırsal Kalkınmaya Katkı Sağlanacak KDAKP Hassas Gruplar Hibe Desteği kapsamında gerçekleştirilecek sera kurulumlarıyla kırsal alanlarda üretim faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve sürdürülebilir tarımsal üretimin desteklenmesi hedefleniyor. Tamamı hibe desteğiyle hayata geçirilecek yatırımların, Çankırı’da tarımsal üretimin geliştirilmesine ve kırsal ekonominin güçlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.

Giresun’da KKYP 17. Etap Kapsamında 20 Yatırımcıyla Hibe Sözleşmesi İmzalandı Haber

Giresun’da KKYP 17. Etap Kapsamında 20 Yatırımcıyla Hibe Sözleşmesi İmzalandı

Giresun’da Kırsal Kalkınma Yatırım Programı (KKYP) 17. Etap kapsamında hibe desteği almaya hak kazanan 20 yatırımcı ile sözleşme imzalandı. Fındık işleme tesisleri, hayvancılık yatırımları ve fındık hasat filesini kapsayan projelerin toplam yatırım tutarı yaklaşık 43 milyon TL olarak açıklandı. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen Kırsal Kalkınma Yatırım Programı (KKYP) 17. Etap kapsamında hibe sözleşmesi imzalama işlemleri devam ediyor. Program çerçevesinde Giresun genelinde toplam 202 milyon 346 bin 726 TL yatırım tutarına sahip 68 proje, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından onaylandı. Söz konusu projeler toplam 123 milyon 548 bin 951 TL hibe desteği almaya hak kazandı. 20 yatırımcıyla hibe sözleşmesi imzalandı Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, 23 Ekim 2026 tarihinde İl Müdürlüğü toplantı salonunda hibe almaya hak kazanan yatırımcılarla bir araya geldi. Gerçekleştirilen programda, 2 fındık işleme tesisi, 1 ahır yapımı, 1 ahır modernizasyonu ve 16 fındık hasat filesi yatırımı olmak üzere toplam 20 proje için hibe sözleşmesi imzalandı. 20 projenin yatırım tutarı yaklaşık 43 milyon TL Hibe sözleşmesi imzalanan 20 projenin toplam yatırım tutarı 42 milyon 968 bin 818 TL olarak açıklandı. Bu yatırımlar kapsamında hak sahiplerine toplam 27 milyon 61 bin 153 TL hibe desteği sağlanacak. Desteklenen projeler arasında Giresun’un önemli tarımsal faaliyetlerinden biri olan fındık üretimine yönelik işleme tesisleri ve hasat ekipmanlarının yanı sıra hayvancılık işletmelerinin kurulması ve modernizasyonuna yönelik yatırımlar da yer alıyor. Giresun’da toplam 68 proje hibe almaya hak kazandı KKYP 17. Etap kapsamında Giresun’da onaylanan 68 projenin toplam yatırım tutarı 202,3 milyon TL’ye ulaşırken, projelere sağlanacak toplam hibe desteği 123,5 milyon TL olarak belirlendi. Proje uygulama takvimi doğrultusunda yatırımcılarla hibe sözleşmesi imzalama işlemleri devam ediyor. Program kapsamında tarımsal üretim, ürün işleme ve hayvancılık alanlarındaki yatırımların desteklenmesi hedefleniyor.

IPARD III 11. Başvuru Sonuçları Açıklandı Haber

IPARD III 11. Başvuru Sonuçları Açıklandı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD III Programı 11. Başvuru Çağrı İlanı sonuçlarının açıklandığını duyurdu. Et, süt, yumurta, su ürünleri ve meyve-sebze işleme sektörleri ile soğuk hava depolarına yönelik 95 proje, toplam 1,2 milyar TL hibe desteği almaya hak kazandı. Projelerin tamamlanmasıyla Türkiye ekonomisine yaklaşık 1,9 milyar TL değerinde yeni yatırım kazandırılması hedefleniyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, kırsal kalkınmayı desteklemek ve tarım-gıda sektörünün altyapısını güçlendirmek amacıyla yürütülen IPARD III Programı'nın 11. başvuru çağrısı kapsamında yapılan değerlendirmelerin tamamlandığını açıkladı. Sonuçlara göre, farklı üretim ve işleme alanlarında faaliyet gösteren 95 proje hibe desteğinden yararlanacak. IPARD III Kapsamında 95 Projeye Hibe Desteği IPARD III Programı, tarım ve gıda sektöründe modernizasyonu desteklemeyi, kırsal alanlarda ekonomik faaliyetleri geliştirmeyi ve üretim altyapısını güçlendirmeyi amaçlıyor. Programın 11. başvuru çağrısı kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda, et, süt, yumurta, su ürünleri ile meyve-sebze işleme ve soğuk hava deposu yatırımlarını içeren 95 proje desteklenmeye hak kazandı. Söz konusu projelere toplam 1,2 milyar TL hibe desteği sağlanacak. Desteklerle birlikte tarımsal üretimden gıda işlemeye, ürünlerin muhafazasından sektörel altyapının geliştirilmesine kadar çeşitli alanlarda yatırımların hayata geçirilmesi bekleniyor. 1,9 Milyar TL'lik Yeni Yatırım Hedefi Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın açıklamasına göre, hibe desteği almaya hak kazanan projelerin tamamlanmasıyla ülke ekonomisine yaklaşık 1,9 milyar TL değerinde yeni yatırım kazandırılacak. Yatırımların hayata geçirilmesiyle tarım ve gıda sektöründe modern altyapının güçlendirilmesi, ürünlerin işlenmesi ve muhafaza edilmesine yönelik kapasitenin artırılması ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi hedefleniyor. Kırsal Kalkınmada IPARD III Desteği IPARD III Programı kapsamında sağlanan hibeler, kırsal alanlarda yatırım yapmak isteyen işletmelerin projelerini hayata geçirmelerine katkı sunuyor. Et, süt, yumurta, su ürünleri ve meyve-sebze işleme gibi tarımsal üretimle doğrudan bağlantılı alanların yanı sıra soğuk hava deposu yatırımlarının desteklenmesi, tarım-gıda zincirinin farklı aşamalarında kapasite geliştirilmesini amaçlıyor. Bakan Yumaklı, IPARD III Programı aracılığıyla kırsal kalkınmayı güçlendirmeye ve tarım-gıda sektörünün altyapısını modernleştirmeye devam ettiklerini belirterek, desteklerin Türkiye'nin tarımsal üretim ve yatırım kapasitesine katkı sunacağını ifade etti.

Kastamonu’da Süt Üretimine 2,3 Milyon TL Hibe Desteği Haber

Kastamonu’da Süt Üretimine 2,3 Milyon TL Hibe Desteği

Kastamonu’da süt üretiminde kaliteyi artırmak ve soğuk zinciri güçlendirmek amacıyla 5 tarımsal kalkınma kooperatifine ait süt toplama merkezinin modernizasyonu için 2,3 milyon TL hibe desteği sağlandı. Projenin toplam yatırım tutarı 3,1 milyon TL olarak açıklandı. Süt Toplama Merkezleri Modernize Edilecek Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi (KDAKP) kapsamında, Kastamonu’daki 5 süt toplama merkezinin modernizasyonu için hibe sözleşmeleri imzalandı. Taşköprü’de 3, Kastamonu Merkez’de 1 ve Ağlı’da 1 olmak üzere toplam 5 merkezde gerçekleştirilecek çalışmalar için 3,1 milyon TL yatırım yapılacak. Proje kapsamında 2,3 milyon TL hibe desteği kullanılacak. Soğuk Zincir ve Süt Kalitesi Güçlendirilecek Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç’ın katılımıyla düzenlenen imza töreninde, süt üretiminde soğuk zincirin korunması, süt kalitesinin artırılması ve üreticilerin pazarlama imkânlarının geliştirilmesi konuları öne çıktı. İmza törenine İl Müdür Yardımcısı Satı Mehmet Sezer, Köy-Koop Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Özcan Özdemir, KDAKP Bölge Koordinatörü Dr. Murat Demirbük, Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürü Cihat Sipahi ile kooperatif temsilcileri katıldı. Modernizasyon yatırımlarıyla süt toplama altyapısının geliştirilmesi ve kooperatifler aracılığıyla yürütülen süt üretimi ve pazarlama faaliyetlerinin desteklenmesi hedefleniyor.

Badem Fidanları Meyve Vermeye Başladı Haber

Badem Fidanları Meyve Vermeye Başladı

Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen ‘Badem Fidanı Dağıtım Projesi’ kapsamında geçmiş yıllarda üreticilerle buluşturulan fidanlar yetişerek ürün vermeye başladı. Proje kapsamında Gülnar ilçesinde 23 bin 288, Mersin genelinde ise 34 bin 204 adet badem fidanı üreticilere ulaştırılmıştı. Gülnar’da ilk hasat heyecanı Bölgenin iklim, toprak ve yetiştiricilik koşulları dikkate alınarak yöreye uygun çeşitlerin üreticilerle buluşturulduğu proje kapsamında, Gülnar’ın Köseçobanlı Mahallesi’nde yaşayan Köprübaşı ailesinin bahçesinde de ilk hasat gerçekleştiriliyor. 2021 yılında yüzde 50 hibe desteğiyle temin edilen badem fidanlarını yetiştiren aile, yıllar içerisinde gelişen ağaçlardan ilk ürünlerini almaya başladı. Köprübaşı ailesi, ilerleyen dönemlerde elde edeceği ürünlerle birlikte, bahçenin kendileri için önemli bir gelir kaynağı oluşturmasını amaçlıyor. Projenin amacı, yeni badem bahçelerinin kurulmasını teşvik etmek Proje ile üreticilerin taleplerine yanıt verilmesi, Mersin’in farklı bölgelerindeki iklim ve toprak koşullarına uygun badem çeşitlerinin yaygınlaştırılması, yeni badem bahçelerinin kurulmasının teşvik edilmesi ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağlanması amaçlanıyor. Proje kapsamında geçmiş yıllarda dağıtılan fidanların gelişim süreçleri de takip edilerek, üreticilerin sahadaki ihtiyaçları gözlemleniyor. Elde edilen sonuçlar ve üreticilerden gelen talepler doğrultusunda bu yıl da yöreye uygun çeşitler esas alınarak, yüzde 50 hibeli badem fidanı desteğinin sürdürülmesi planlanıyor. Kutlu: “Mersin genelinde dağıtılan 34 bin 204 adet badem fidanının hasadını yapıyoruz” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Yüksek Mühendisi Aylin Kutlu, ‘Badem Fidanı Dağıtım Projesi’ kapsamında üreticilerden gelen talepler doğrultusunda; bölgenin iklim, toprak ve yetiştiricilik koşulları dikkate alınarak, yöreye uygun badem fidanlarının dağıtımını gerçekleştirdiklerini ifade etti. Kutlu, “Mersin genelinde 34 bin 204, Gülnar ilçemizde ise 23 bin 288 adet badem fidanı dağıtımını gerçekleştirdik. Geçmiş yıllarda dağıtımı gerçekleştirilen badem fidanları bugün hasat dönemine ulaştı. Üreticilerden gelen talepler doğrultusunda, bu yıl da yöreye uygun çeşitler esas alınarak yüzde 50 hibeli fidan dağıtımı yapılacak. Amacımız; üreticilerimizin doğru ürünlerle sürdürülebilir üretim yapmalarını desteklemek ve tarım gelirlerinin artmasına katkı sağlamak” diye konuştu. Köprübaşı ailesinin badem fidanları meyvelerini vermeye başladı Gülnar ilçesi Köseçobanlı Mahallesi’nde yaşayan ve Büyükşehir’in badem fidanı desteğinden yararlanan Ali İhsan Köprübaşı, “Biz fidanlarımızı 2021 yılında Büyükşehir’den yüzde 50 hibe desteğiyle almıştık. Bu yıl ilk hasadımızı yapıyoruz. Belediyeden aldığımız fidanlardan hem gelişim hem de rekolte anlamında memnunuz. Yine bu yıl hibe desteği olduğunu duyduk. Bahçemizdeki eksik noktaları da bu destekten yararlanarak tamamlamayı planlıyoruz” dedi. Büyükşehir’in tarımsal desteklerini beğeniyle takip ettiğini sözlerine ekleyen Köprübaşı, “Mahallemizde hayvancılıkla ve çiftçilikle uğraşan komşularımız var. Onlar da bu desteklerden memnun olduklarını söylüyorlar. Belediye bize destek veriyor. Bu sayede vatandaş ya elindeki işletmesini büyütüyor ya da sıfırdan kuruyor. Dağıtılan fidanların gelişimini de bizzat takip ediyorlar. Bu süreç takibinden de memnunuz” ifadelerini kullandı. Badem fidanı desteğinden yararlanan Sevim Köprübaşı; Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal desteklerinin yanı sıra, yol ve ulaşım başta olmak üzere birçok hizmetinden memnun olduğunu belirterek, “Evimiz ve bahçemiz Köseçobanlı’da. Yılın yarısını burada, yarısını Mersin’de geçiriyoruz. Eşim ve 2 çocuğumuzla bahçemizde hasatla ilgileniyoruz. Bu ilk hasadımız. İnşallah bize gelir getirecek. Büyükşehir Belediyesi’ne ve Vahap Bey’e çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Giresun’da Fındık Üreticilerine Sulama Desteği Haber

Giresun’da Fındık Üreticilerine Sulama Desteği

Giresun’da kuraklık ve iklim değişikliğiyle mücadele kapsamındaki tasarruflu sulama projelerinde imzalar atıldı. Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı ile çiftçilere %70 hibe desteği sağlanıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Kapsamında Bireysel Sulama Sistemlerinin Desteklenmesi (Tebliğ No: 2026/10) 2026 Yılı 21. Etap başvuruları sonuçlandı. Hak kazanan çiftçiler ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü arasında hibe sözleşmeleri resmen imzalandı. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz’ın makamında gerçekleşen imza töreniyle birlikte, bölgedeki fındık üreticilerine yönelik modern sulama yatırımlarının startı verildi. Fındık Bahçelerinde Yüzey Altı Damla Sulama Dönemi Projeye ilişkin açıklamalarda bulunan İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, hibe desteğinin ilimiz tarımına ve üreticilerimize hayırlı olmasını temenni ederek şu ifadeleri kullandı: "Giresun'da üç çiftçimiz, toplam 88,37 dekar fındık bahçesinde yüzey altı damla sulama sisteminden faydalanacaktır. Projelerin, hibe sözleşmesi imzalandıktan sonra 75 gün içerisinde tamamlanması gerekmektedir." 1.4 Milyon TL'yi Aşan Hibe Desteği Tasarruflu sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması amacıyla verilen desteğin mali detaylarını paylaşan Yılmaz, modern sulama yöntemlerinin önemine vurgu yaptı: Hibeye Esas Satın Alma Tutarı: 2.128.419,20 TL Sağlanan Hibe Oranı: %70 Bakanlıkça Karşılanacak Hibe Tutarı: 1.489.893 TL Yılmaz, projenin tamamlanmasının ardından ödemelerin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gerçekleştirileceğini belirtti. Kuraklık ve İklim Değişikliğine Karşı Tasarruflu Sulama Küresel iklim değişikliği ve artan kuraklık riskine karşı tarımsal sulama altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden İl Müdürü Yılmaz, Bakanlığın tarımda su tasarrufunu teşvik eden bireysel sulama sistemlerine %50 ile %70 oranında hibe desteği vermeye devam edeceğini altını çizdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.