SON DAKİKA
Hava Durumu

Kadın Balıkçıları Derneği Başkanı Sevinç Üsküplü: “Güçlü Kadınlar, Güçlü Deniz Toplulukları Demektir”

Köşe yazarımız Su Ürünleri Mühendisi Gizem Tanrıkul Tunca, Kadın Balıkçıları Derneği Başkanı Sevinç Üsküplü ile derneğin kuruluş hikâyesi, faaliyet alanları, yürüttüğü projeler ve kadın balıkçıların sektördeki konumu üzerine bir röportaj gerçekleştirdi.

Haber Giriş Tarihi: 28.10.2026 09:10
Haber Güncellenme Tarihi: 28.10.2026 09:42
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.kirsalhaber.com/
Kadın Balıkçıları Derneği Başkanı Sevinç Üsküplü: “Güçlü Kadınlar, Güçlü Deniz Toplulukları Demektir”

Köşe yazarımız Su Ürünleri Mühendisi Gizem Tanrıkul Tunca, Kadın Balıkçıları Derneği Başkanı Sevinç Üsküplü ile derneğin kuruluş hikâyesi, faaliyet alanları, yürüttüğü projeler ve kadın balıkçıların sektördeki konumu üzerine bir röportaj gerçekleştirdi. Röportajda kadın balıkçıların hakları, görünmeyen emeklerinin görünür kılınması, ulusal ve uluslararası dayanışma çalışmaları ile iklim değişikliğinin balıkçılık üzerindeki etkileri ele alındı.

Köşe yazarımız Su Ürünleri Mühendisi Gizem Tanrıkul Tunca’nın soruları ve Kadın Balıkçıları Derneği Başkanı Sevinç Üsküplü’nün yanıtları şöyle:

Gizem Tanrıkul Tunca: ''Kadın Balıkçıları Derneği’nin kuruluş hikâyesini anlatır mısınız? Derneğin kurulmasına duyulan ihtiyaç nasıl ortaya çıktı ve kadın balıkçıların haklarını güçlendirmek, seslerini duyurmak için hangi çalışmaları yürütüyorsunuz?''

Sevinç Üsküplü: ''Kadın Balıkçıları Derneğinin serüveni, 2007 yılında Dr. Huriye Göncüoğlu’nun yüksek lisans teziyle başladı. 2010-2011 yılları arasında Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği (SÜR-KOOP) çatısı altında akademiden sahaya indi. Bu kapsamda kadın balıkçılara yönelik ekipman temini ve eğitim faaliyetleri yürütüldü. Saha çalışmaları, kadın balıkçıların yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi, görünürlüklerinin artırılması ve örgütlenme kapasitelerinin güçlendirilmesi gibi daha yapısal gereksinimleri olduğunu ortaya koydu. Daha önce Türkiye'deki balıkçılık sektöründe çalışan kadınlara ilişkin herhangi bir tespit veya değerlendirme yapılmamış, dolayısıyla çözüm ya da eylem planı da oluşturulmamıştı.

Balıkçılık mesleği artık eskisi kadar gelir getiren bir meslek değil. Biyolojik çeşitliliğin azalması ve iklim krizinin etkileri, küçük ölçekli balıkçıları ek gelir kaynakları aramaya yöneltiyor. Biz de onlarla bazı üretim modelleri üzerine çalıştık. Çalışmalarımız sırasında, bölgeye gittiğimizde hemen kabul görmemiz beklenemezdi. Önce eşini, eşi yoksa ailedeki erkek bireyi, erkek birey yoksa muhtarı, muhtar da yoksa yereldeki balıkçı liderini ziyaret ederek kendimizi tanıttık. Yaptığımız işin ne kadar kıymetli ve özel olduğunu, kadınların da yer aldığı bir balıkçılık sektörü için kurduğumuz hayali onlarla paylaştık. Denizlerde kazandığımız deneyimlerle iç sulara yöneldik. Uluabat ve Beyşehir gölleri gibi bölgelerde de denizlerde karşılaştığımız engellerle karşılaştık. Ancak kadınların bizi kucaklayıcı tavrı ve sorunlarına sahip çıkmaları bizi heveslendirdi.

Kimi zaman gündüz, kimi zaman gece saat ikide kıraathanede; kimi zaman köyün ilkokul sınıfında, kimi zaman bir evde, hatta bir caminin avlusunda buluştuk. Dünyadaki ve Türkiye'deki kadın balıkçıları, sorunlarını ve hayallerini konuştuk. Birlikte neler yapabileceğimizi tartıştık. Alanımızın yeterince geniş olmadığını, yaygınlaşamadığımızı gördük. Kadınların da talepleri doğrultusunda yerelden ulusal ölçeğe uzanan bir desteğe ihtiyaç olduğunu düşündük. Tam o sırada, Türkiye'nin en büyük balıkçı örgütlerinden biri olan Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği (SÜR-KOOP) çatısı altında Kadın Balıkçı Komisyonunu kurduk. Bu açıdan şanslıydık. Kadın Balıkçı Komisyonu, kadınların bu meslekte sürdürülebilir biçimde var olabilmesi ve kendilerini sorunun değil, çözümün bir parçası olarak görebilmesi için oluşturuldu.

Akademide üretilen bilginin sahada karşılığı yoksa eksik kaldığına inanıyoruz. Araştırmalarımız sırasında kadınların deneyimlerinin yalnızca veri olarak kalmasına razı olmadık. Bu bilginin kadınların hayatını dönüştürmesi gerekiyordu. Dernek tam da bu noktada doğdu: Akademide söylenenin sahada savunuculuğa, örgütlenmeye ve güçlenmeye dönüşmesi için. Yani Kadın Balıkçıları Derneği önce bir tez çalışmasından, ardından da bir sorumluluktan doğdu. Kadın Balıkçıları Derneği, denizel ekosistem açısından önemli paydaşlar olan kadınları toplumsal, ekonomik ve mesleki açıdan güçlendirmeyi kendine misyon edinmiştir. Erkek egemen bu sektörde kadınları daha görünür kılmak başlıca hedefimizdir. Dernek olarak bu sektörde var olan; balıkçılık yapan, denize açılan, ağ donatan, balık satışı yapan, işleme ve işletme alanlarında, yetiştiricilikte, lojistikte, kurumların yönetiminde ve daha pek çok alanda emek veren tüm kadınlarla omuz omuzayız.

Bu alanda ve meslekte ilk ve tek sivil toplum kuruluşuyuz. Bağımsız ve örgütlü bir yapıyız. Hopa'dan Samandağ'a kadar tüm kadın balıkçılar gönüldaşımızdır. Kadın Balıkçıları Derneği, bu meslekteki tek kadın sivil toplum kuruluşu olarak çok önemli bir paydaştır. Kuruluşumuzdan bu yana denizlerde görünmeyen kadın emeğini görünür kılmayı başardık. Kadınların balıkçılıkta söz sahibi olabilmesi için Türkiye'de ilk kez Kadın Balıkçı Komisyonunun kurulmasına öncülük ettik. Kadınların balıkçı kooperatiflerine ortak olabilmesi için savunuculuk yaptık ve kadın balıkçıların sahipliğindeki teknelere yüzde 35 daha fazla karşılıksız hibe desteği sağlanmasına yönelik politika değişikliğine öncülük ettik.

Dernek, kadınların balıkçılık sektöründe hak ettikleri yeri alması için emek vermektedir. Çünkü güçlü kadınlar, güçlü deniz toplulukları demektir. Hedeflerimize yönelik çalışmalarımız şunlardır: Kadın balıkçıların konumlarını iyileştirmek ve birlikte güçlenmelerini sağlamak. Kadın balıkçıların rehberliğinde biyolojik çeşitliliği korumak. Kadın balıkçıların sahip olduğu geleneksel bilgiyi yaşatmak. Kadın balıkçıların mesleki eğitimlerle becerilerini güçlendirmek. Kadın balıkçıların karar alıcılar tarafından fark edilmelerini sağlamak. Kooperatiflere ortak olan kadınların sayısını artırmak. Genç nesil balıkçılar için seçenekler yaratmak. Balıkçı ailelerini mikro kredi sistemleri ve yeni gelir kaynakları gibi seçeneklerle desteklemek.

Bu hedefler doğrultusunda birçok proje geliştirdik ve uyguladık.

1. Bir Mavi Gezen, Mavi İşler (2020-2021): Balık israfını önlemek ve aile ekonomisine katkı sağlamak amacıyla balık konservesi yapımını teşvik ettik.

2. Balıkçılar Arası Dayanışma ve Destek Programı (2020-2021): KAMER Vakfı ile ortak yürütülen program kapsamında dayanışma ve destek çalışmaları gerçekleştirdik.

3. Liderlik Programı: Yedi ilde takım liderlerimiz bulunuyor.

4. Mavi İşler Dijital Dönüşüm (2021): Kadınların dijital dönüşüm süreçlerine katılımını destekleyen çalışmalar yürüttük.

5. Mavi Pazaryeri: Denizden ilham alarak üretim yapan kadınların dayanışmasını temel alan sosyal girişimimiz kapsamında bir e-ticaret sitesini hayata geçirdik.

6. Denizler İçin Güçleniyoruz: Birleşmiş Milletler Kadın Biriminin (UN Women) desteğiyle yürütülen çalışma kapsamında lobicilik, savunuculuk ve mevzuat analizi faaliyetleri gerçekleştirdik. Balıkçılık sektöründe kadınların yetkinliklerinin artırılması ve söz sahibi olabilmesi için mevzuatın iyileştirilmesi kritik öneme sahip.

7. Kızılırmak Deltasında Kadın Balıkçılar: Geçmişin Gücüyle Geleceğe Yön Veriyor: Samsun'daki Kızılırmak Deltası'nda yürütülen programla sürdürülebilir balıkçılık için kadın balıkçıların yerel liderlik ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi, ekosistem temelli yönetim uygulamalarının geleneksel balıkçılık pratikleriyle birleştirilmesi hedeflendi.

Kadınlar önemli emekçilerdir. Hedefimiz, kadınların ve erkeklerin bir arada olduğu, eşit haklara sahip, bütüncül bir balıkçılık sektörü için çalışmaktır.

Gizem Tanrıkul Tunca: ''Tunus'ta WWF Akdeniz Deniz Girişimi (WWF Mediterranean Marine Initiative) tarafından düzenlenen ve 10'dan fazla ülkeden 80'den fazla kadını bir araya getiren buluşmanın temel amacı neydi? Farklı ülkelerden kadınların deneyimlerinde hangi ortak sorunlar, ihtiyaçlar ve çözüm önerileri öne çıktı?''

Sevinç Üsküplü: ''Tunus'ta WWF Akdeniz Deniz Girişimi tarafından düzenlenen ve dokuz ülkeden 80'den fazla kadını bir araya getiren buluşmanın temel amacı, yaşanmış deneyimleri, yerel bilgileri ve kanıtları pratik eylemlerle birleştirerek Tunus'ta ve Akdeniz genelinde balıkçılıkta ve kıyı topluluklarında kadınların rolünü ve liderliğini güçlendirmekti. Diyalog, saha deneyimi ve bilgi alışverişi yoluyla kadınların ekonomik açıdan güçlendirilmesi, balıkçılık yönetimine etkin katılımı, iklim dayanıklılığı, döngüsel ekonomi ve kadın liderliğindeki girişimler ele alındı.Etkinlikte, daha kapsayıcı, dirençli ve sürdürülebilir kıyı topluluklarının oluşmasına katkı sağlayabilecek ortak önceliklerin, pratik çözümlerin ve iş birliği yollarının belirlenmesi amacıyla paydaşlar bir araya geldi. Farklı ülkelerden kadınların deneyimlerinde değişen iklim koşulları, istilacı türler ve biyolojik çeşitliliğin azalması ortak sorunlar olarak öne çıktı. İhtiyaçlar ve çözüm önerileri üzerine konuştuk. Ayrıca dostluklar kurduk.''

Gizem Tanrıkul Tunca: ''Türkiye'de kadın balıkçıların sayısı, kayıtlı çalışma durumu ve faaliyet alanlarına ilişkin somut veriler mevcut mu? Kadınlar balıkçılık sektöründe önemli roller üstlenirken emeklerinin görünürlüğünü ve sektördeki temsillerini nasıl değerlendiriyorsunuz?''

Sevinç Üsküplü: ''Türkiye'de kadın balıkçıların sayısına, kayıtlı çalışma durumlarına ve faaliyet alanlarına ilişkin maalesef somut veriler mevcut değil. Kadınlar balıkçılık sektöründe önemli roller üstlenmelerine rağmen emekleri yeterince görünür değil. Türkiye'de binlerce aile balıkçılıktan geçiniyor. Diğer sektörlerde olduğu gibi balıkçılık sektöründe de kadınlar görünmüyor; eşit haklara ve eşit ücretlere sahip değiller.

Sorunların başında, tekne sahibi olmadıkları için resmî kayıtlarda görünmemeleri geliyor. Balıkçı kooperatiflerine katılamıyor ve ortak olamıyorlar. Bu nedenle kadın balıkçıların denizdeki emekleri fark edilmiyor ve kayıt altına alınamıyor. Kooperatiflerde temsil edilemiyor, karar mekanizmalarında yer alamıyorlar. Sonuç olarak kadın balıkçıların varlıkları ve kararları, balıkçılık sektörüne yönelik politikalara yansımıyor.

Bu durum değişmeye başladı. Kadın Balıkçıları Derneği olarak kuruluşumuzdan bu yana denizlerde görünmeyen kadın emeğini görünür kılmayı başardık. Kadınların balıkçılıkta söz sahibi olabilmesi için Türkiye'de ilk kez Kadın Balıkçı Komisyonunun kurulmasına öncülük ettik. Kadın balıkçıların kooperatiflere ortak olabilmesi için savunuculuk çalışmalarına başladık. Bu süreçte çok önemli bir gelişme daha yaşandı. Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ile yaptığımız istişareler sonucunda, kadın balıkçıların sahipliğindeki teknelere yüzde 35 daha fazla karşılıksız hibe desteği sağlanmasına yönelik politika değişikliğine derneğimiz öncülük etti.

Derneğimizin yaptığı çalışmaların her biri büyük yankı uyandırdı ve ulusal ve uluslararası pek çok ödül aldı. Denizlerimizin sürdürülebilirliği için denizden ekmeğini kazanan ve denizde istihdam sağlayan tüm kadınların sesi olmaya devam edeceğiz.''

Gizem Tanrıkul Tunca: ''Önümüzdeki 10 yılda Türkiye'de iklim değişikliği ve denizlerdeki ekolojik değişimler balıkçılığı ve kadın balıkçıların geleceğini nasıl etkileyecek? Kadın emeğinin görünürlüğünü artırmak ve sektördeki konumlarını güçlendirmek için neler yapılmalı?''

Sevinç Üsküplü: ''Önümüzdeki 10 yıl, Türkiye'de balıkçılık açısından yalnızca iklim değişikliğiyle mücadele dönemi değil; aynı zamanda denizle kurduğumuz ilişkiyi, balıkçılığın geleceğini ve kadın emeğinin sektördeki yerini yeniden düşünmemiz gereken bir dönem olacak. Bence burada en önemli nokta şu: Denizlerde yaşanan değişimler balıkçıların geçim kaynaklarını etkilerken çoğu zaman resmî kayıtlarda görünmeyen kadınların emeğini de doğrudan etkileyecek. Önümüzdeki 10 yılda iklim değişikliği, Türkiye'de balıkçılığın hem ekolojik hem ekonomik hem de toplumsal yapısını etkileyecek. Denizlerin ısınması, balık türlerinin yer değiştirmesi ve aşırı hava olaylarının artması, özellikle küçük ölçekli kıyı balıkçılığının geleceğini daha belirsiz hâle getirebilir.

Türkiye'de balıkçılık; yalnızca avlanan balık miktarı açısından değil, balık türlerinin dağılımı, avlanma mevsimleri, balıkçıların gelirleri ve kıyı topluluklarının geleceği açısından da önemli ölçüde olumsuz etkilenebilir. Bunu özellikle Türkiye'nin dört denizini ve küçük ölçekli balıkçılığı düşünerek değerlendirebiliriz. Balık türlerinin dağılımı değişecek. Balıkların üreme ve göç dönemleri değişebilecek. Bazı balık stokları baskı altında kalacak. İstilacı türlerin yayılması kolaylaşabilecek. Özellikle Akdeniz'de sıcak sulara uyumlu bazı istilacı türler yayılım alanlarını genişletebilir. Bu durum, yerli türlerle aralarındaki besin ve yaşam alanı rekabetini değiştirebilir. Balıkçıların ekonomik koşulları zorlaşabilecek. Balığın yerini bulmak için daha uzun mesafeler kat etmek, av araçlarını değiştirmek veya farklı türlere yönelmek gerekebilir. Bu durum yakıt, ekipman ve pazarlama maliyetlerini artırabilir.

Kadın balıkçılar açısından bu ne anlama geliyor?

Kadınların balıkçılıktaki emeği denize açılmanın ötesindedir. Ağ donatma, ağ onarma, balığı ayıklama, işleme, satış ve aile işletmesinin sürdürülmesi gibi faaliyetler de balıkçılığın ayrılmaz parçalarıdır. Balık türleri ve av mevsimleri değiştiğinde kadınların çalışma koşulları, gelirleri ve ekonomik güvenceleri de etkilenebilir. Bu nedenle kadınların emeklerinin resmî kayıtlarda tanınması, sosyal güvenceye erişimlerinin güçlendirilmesi ve iklim politikalarının hazırlanmasına katılmaları önemlidir.

Peki, neler yapılmalı?

Deniz sıcaklıkları ve balık stokları düzenli olarak izlenmeli. Avcılık yönetimi bilimsel verilere göre güncellenmeli. Küçük ölçekli balıkçılara iklim değişikliğine uyum desteği sağlanmalı. Kadın balıkçıların yerel bilgileri bilimsel araştırmalara dâhil edilmeli. Kadınların emeği ve ekonomik katkısı tanınmalı, karar mekanizmalarındaki temsilleri güçlendirilmeli.

Temel mesajım şu: Denizlerin ısınması yalnızca balıkların yaşamını değil, denizle geçinen insanların geleceğini de etkileyecek. Deniz ekosistemlerini korumak ve balıkçılığın sürdürülebilirliğini sağlamak için kadın emeğini tanımak ve kadın balıkçıları çözümün bir parçası hâline getirmek gerekiyor.''

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.