Hava Durumu

#Hijyen

Kırsal Haber - Hijyen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hijyen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Balık Halinde İlk Ayda İşlem Hacmi 9 Bin Tonu Aştı Haber

Balık Halinde İlk Ayda İşlem Hacmi 9 Bin Tonu Aştı

İzmirliler, av sezonunun açıldığı eylül ayında balık tezgâhlarına yoğun ilgi gösterdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Su Ürünleri Hali’nde bir ayda 9 bin 67 ton balık işlem görürken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artış yaşandı. Sezonun öne çıkan balığı ise palamut oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Su Ürünleri Hali’nde yeni sezon bereketli başladı. Türkiye’nin lider su ürünleri hallerinden biri olan ve yılda 50 bin tonun üzerinde işlem hacmine ulaşan halde, 1 Eylül itibarıyla tezgâhlar doldu taştı. Dört aylık av yasağının sona ermesiyle birlikte İzmirliler, semt pazarlarından marketlere, balıkçılardan satış noktalarına kadar balığa yoğun ilgi gösterdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde haftanın 7 günü, 24 saat hizmet veren Su Ürünleri Hali’nde, eylül ayında 9 bin 67 ton balık işlem gördü. Geçen yılın aynı döneminde 8 bin 395 ton olan işlem hacmi, bu yıl yüzde 8 artış gösterdi. Sardalya, hamsi, palamut Su Ürünleri Hali’nde eylül ayında en çok işlem gören balıklar sıralamasında sardalya ve hamsi zirveye yerleşti. Uygun fiyatlarıyla vatandaşların sofralarında sıkça yer bulan sardalya, 2 bin 172 tonluk işlem hacmiyle ilk sırada yer alırken, hamsi 1781 tonla ikinci oldu. Listenin üçüncü sırasına ise geçen yıl öne çıkmayan palamut damga vurdu. 2025 yılında 100 tonun altında işlem gören palamut-torik, 2026’nın eylül ayında 1069 tonluk işlem hacmine ulaştı. Yüksek besin değeri ve lezzetiyle öne çıkan palamut, bu sezon uygun fiyatıyla da İzmirlilerin sofralarını süsledi. Sardalya, hamsi ve palamudun ardından en çok işlem gören balıklar sıralamasında 324 tonla çipura dördüncü, 231 tonla levrek beşinci sırada yer aldı. Çim çim karides 174 tonla altıncı, kolyoz 169 tonla yedinci, bakalyaro 167 tonla sekizinci, kupes 155 tonla dokuzuncu, barbun ise 152 tonluk işlem hacmiyle onuncu oldu Hizmet kalitesi korundukça işlem hacmi büyüyor 2026 yılının geride kalan 9 aylık döneminde 31 bin 697 tonla zirvedeki yerini koruyan İzmir Büyükşehir Belediyesi Su Ürünleri Hali, işlem hacmi, düzeni, denetimleri, imkânları ve çeşitliliğiyle Türkiye’ye örnek olmaya devam ediyor. Halde hizmet kalitesinin korunması için Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın kontrol ekipleri ve mühendisleri, Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleriyle koordineli biçimde denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Hal girişlerinde yapılan kontrollerle kayıp ve kaçaklara geçit verilmezken, satış alanlarında düzenin sağlanması ve hijyen koşullarının korunmasına yönelik çalışmalar titizlikle yürütülüyor.

9 Ekim Dünya Yumurta Günü: Üretimden Tüketime Yumurta Haber

9 Ekim Dünya Yumurta Günü: Üretimden Tüketime Yumurta

9 Ekim Dünya Yumurta Günü, yumurtanın beslenmedeki önemine ve yumurta tavukçuluğunun tarımsal üretimdeki rolüne dikkat çekiyor. Üretimden sofraya uzanan süreçte yumurta, gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım açısından da öne çıkıyor. Yumurta, dengeli beslenmenin önemli bir parçası Yumurta, yüksek kaliteli protein içeriği ve çeşitli besin öğeleriyle günlük beslenmede önemli bir yere sahip. B12 vitamini, kolin, selenyum ve diğer temel besin öğelerini içeren yumurta, dengeli beslenmenin destekleyici gıdaları arasında bulunuyor. Her yıl ekim ayının ikinci cuma günü kutlanan Dünya Yumurta Günü, yumurtanın besin değerini ve farklı kullanım alanlarını tanıtmayı amaçlıyor. Bu özel gün, aynı zamanda yumurta üreticilerinin emeğini ve sektörün gıda sistemindeki yerini hatırlatıyor. Yumurta üretimi tarımsal ekonomiye katkı sağlıyor Yumurta tavukçuluğu, yalnızca yumurta üretiminden ibaret değil. Yem üretimi, veterinerlik hizmetleri, paketleme, nakliye ve pazarlama gibi birçok alanla bağlantılı olan sektör, tarımsal tedarik zincirinin önemli halkalarından birini oluşturuyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye'de 2025 yılında yaklaşık 19,9 milyar adet tavuk yumurtası üretildi. Yem maliyetleri, hayvan sağlığı, biyogüvenlik uygulamaları ve pazara erişim, yumurta üreticilerinin faaliyetlerini etkileyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Üretimin devamlılığı, hem üreticilerin ekonomik sürdürülebilirliği hem de tüketicilerin gıdaya erişimi açısından önem taşıyor. Gıda güvenliği üretimden sofraya başlıyor Yumurtanın tüketiciye güvenilir biçimde ulaştırılması, üretim ve muhafaza koşullarının uygunluğuna bağlı. Hijyen uygulamaları, hayvan sağlığının korunması, izlenebilirlik ve uygun depolama koşulları, gıda güvenliğinin temel unsurları arasında bulunuyor. Sürdürülebilir yumurta üretimi için kaynakların verimli kullanılması, atık yönetimi ve çevresel etkilerin azaltılması da önem taşıyor. Hayvan refahını gözeten yetiştiricilik uygulamalarıyla birlikte bu başlıklar, sektörün uzun vadeli gelişiminde belirleyici rol oynuyor. Dünya Yumurta Günü, sofralarda sıkça tüketilen yumurtanın beslenmedeki değerini hatırlatırken bu gıdanın arkasındaki üretim emeğine ve tarımsal üretimin gıda güvencesindeki önemine de dikkat çekiyor.

İspir Fasulyesi İçin Gastronomi ve Turizm Projesi Başlıyor Haber

İspir Fasulyesi İçin Gastronomi ve Turizm Projesi Başlıyor

Erzurum’un coğrafi işaretli ürünlerinden İspir Fasulyesi, gastronomi turizmi ve nitelikli insan kaynağının geliştirilmesine yönelik proje ile turizm sektöründeki yerini güçlendirmeye hazırlanıyor. Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA), bölgenin coğrafi işaretli değerlerini turizm, yenilikçi uygulamalar ve nitelikli insan kaynağıyla buluşturan projelere destek vermeyi sürdürüyor. Bu kapsamda İspir Kaymakamlığı tarafından yürütülecek proje ile İspir Fasulyesinin gastronomi turizmindeki potansiyelinin geliştirilmesi hedefleniyor. İspir Fasulyesi İçin Gastronomi Eğitimleri Proje kapsamında turizm ve yiyecek-içecek sektöründe çalışanlar ile gençlere yönelik uygulamalı gastronomi eğitimleri düzenlenecek. Eğitimlerle birlikte İspir Fasulyesinin farklı kullanım alanlarının geliştirilmesi ve ürüne yönelik yenilikçi reçete ve sunumların ortaya çıkarılması amaçlanıyor. Hijyen ve Gıda Güvenliği Alanında Kapasite Artırılacak Proje kapsamında yalnızca gastronomi alanındaki uygulamalarla sınırlı kalınmayacak. Hijyen, gıda güvenliği ve hizmet kalitesi konularında da mesleki kapasitenin artırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilecek. Bu çalışmaların, bölgedeki turizm ve yiyecek-içecek sektöründe çalışanların mesleki yetkinliklerine katkı sağlaması hedefleniyor. İspir Fasulyesinin Dijital Tanıtımı Güçlendirilecek Projenin bir diğer başlığını ise İspir Fasulyesinin dijital tanıtımı oluşturuyor. Ürünün gastronomi turizmi potansiyelinin güçlendirilmesi ve daha geniş kitlelere tanıtılması için dijital tanıtım çalışmalarının geliştirilmesi planlanıyor. KUDAKA tarafından desteklenen proje ile Erzurum’un coğrafi işaretli değerlerinden İspir Fasulyesinin gastronomi, turizm ve nitelikli insan kaynağı ekseninde daha güçlü bir konuma taşınması amaçlanıyor.

Büyükşehir’den Üzüm Üreticilerine Makine Desteği Haber

Büyükşehir’den Üzüm Üreticilerine Makine Desteği

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Elmalı ilçesinde üzüm üretimi yapan çiftçilere hasat döneminde üzüm sıkma makinesi desteği sağlıyor. Makine sayesinde üreticiler hem zamandan hem de işçilik maliyetinden tasarruf ediyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticilerin iş yükünü azaltmak amacıyla tarımsal desteklerini sürdürüyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, Elmalı ilçesine bağlı Yuva ve Yalnızdam mahallelerinde vatandaşların kullanımı için üzüm sıkma makinesi desteği sağladı. Üreticiler, geleneksel yöntemlerle uzun sürede gerçekleştirdikleri üzüm sıkma işlemini makine sayesinde kısa sürede ve daha hijyenik koşullarda yapabiliyor. GÜNLER SÜREN İŞ SAATLER İÇİNDE TAMAMLANIYOR Yuva ve Yalnızdam mahallelerindeki üreticilerin kullanımına sunulan üzüm sıkma makinesi, özellikle hasat döneminde çiftçilere büyük kolaylık sağlıyor. Daha önce insan gücüyle veya ücretli işçi desteğiyle yapılan üzüm sıkma işlemi, makine sayesinde çok daha kısa sürede tamamlanıyor. Üreticiler böylece hem zamandan tasarruf ediyor hem de işçilik giderlerini azaltıyor. BİZE YÜZDE 100 KATKI SAĞLADI Üzüm bağı olan emekli Mehmet Kaçan, makinenin üreticiler için önemli bir kolaylık olduğunu söyledi. Kaçan, “Bu makine bize yüzde 100 katkı sağladı. Daha önce makine yokken üzüm sıkma işini 2-3 günde yapabiliyorduk. Şimdi aynı işi 1-2 saat içerisinde tamamlıyoruz. Bu makineyi bizlere ulaştıran ve bu kolaylığı sağlayan herkesten Allah razı olsun” dedi. EL DEĞMEDEN ÜZÜM SUYUMUZU SIKIYORUZ Çiftçilikle uğraşan Mehmet Kocabaş da üzüm sıkma makinesinin üreticilere hem hijyen hem de zaman açısından avantaj sağladığını ifade etti. Kocabaş, “Çok güzel bir makine. Hijyen konusunda da oldukça iyi. Üzümlerimizi el değmeden, temiz bir şekilde sıkıyoruz. Geriye kalan posayı da hayvanlarımız için yem olarak değerlendiriyoruz. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bu hizmeti sağladığı için teşekkür ediyorum” diye konuştu. 3-4 KİŞİNİN YAPTIĞI İŞİ BİR SAATTE YAPIYORUZ Üretici Hüsnü Çavuş ise makinenin özellikle ileri yaştaki çiftçiler için büyük kolaylık sağladığını belirterek, “Daha önce 3-4 kişinin yaptığı işi şimdi bir saat içerisinde yapabiliyoruz. Üzümlerimizi topladık. Bu makineyle sıkmak işlemini çok olay yapabiliyoruz. Eskiden üzüm sıkmak için yevmiye karşılığında işçi tutuyorduk ve bu da masraflı oluyordu. Bizler de artık 60 yaşına geldik. Makine sayesinde işimiz çok kolaylaştı. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bizlere yardımcı olduğu için teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Eskişehir Esnafından Vali Yılmaz’a Ziyaret: Kayıt Dışı Gıda Satışına Sıkı Markaj Haber

Eskişehir Esnafından Vali Yılmaz’a Ziyaret: Kayıt Dışı Gıda Satışına Sıkı Markaj

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası (ESLOK) Başkanı Murat Arnik ve yönetim kurulu üyeleri, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’ı ziyaret etti. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette; kayıt dışı ekonomiyle mücadele, akşam saatlerinde yoğunlaşan ruhsatsız ve denetimsiz seyyar gıda satışlarının önlenmesi, halk sağlığının korunması, haksız rekabetin sona erdirilmesi ve denetim birimleri arasında güçlü bir koordinasyon mekanizması kurulması ele alındı. Şehir dışından gelen geçici ticari organizasyonlara alan tahsis edilmesi ve Eskişehir Yerel Esnaf Fuarı projesi de görüşmenin gündeminde yer aldı. ESLOK BAŞKANI MURAT ARNİK: “5 BİN İŞLETMENİN VE 65 BİN SEKTÖR ÇALIŞANININ SESİNİ VALİMİZE İLETTİK” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, yaklaşık 5 bin yiyecek-içecek işletmesi ile sektörden geçimini sağlayan yaklaşık 65 bin çalışanın beklentilerini, sahadaki sorunları ve çözüm önerilerini Vali Dr. Erdinç Yılmaz’a ayrıntılarıyla aktardıklarını belirtti. Murat Arnik, “Ruhsatını alan, vergisini ödeyen, çalışanının sigorta primini yatıran, hijyen ve gıda güvenliği kurallarına uyan esnafımız; kayıt dışı ve denetimsiz faaliyetler karşısında yalnız bırakılamaz. Esnafımızın emeğini korumak; Eskişehir’in ekonomisini, istihdamını ve vatandaşımızın güvenilir gıdaya ulaşma hakkını korumaktır.” dedi. MURAT ARNİK: “SAYIN VALİMİZİN ÇÖZÜM ODAKLI YAKLAŞIMI ESNAF TEŞKİLATIMIZA GÜVEN VERDİ” Arnik, “Sayın Valimizin samimi, mütevazı, çözüm odaklı ve kurumlar arası iş birliğini esas alan yaklaşımı bizlere güven vermiştir. Ruhsatlı esnafımızın haklarının ve halk sağlığının korunması yönünde ortaya koyduğu güçlü irade son derece kıymetlidir.” ifadelerini kullandı. ESLOK BAŞKANI MURAT ARNİK: “KAYIT DIŞILIK AKŞAM BAŞLIYORSA DEVLETİMİZİN DENETİMLERİDE AKŞAM YAPILMALIDIR” Kayıt dışılıkla mücadelenin tek bir kurumla sonuçlandırılamayacağını vurgulayan Murat Arnik; Valilik koordinasyonunda belediyelerin zabıta ve ruhsat birimleri, Eskişehir Defterdarlığına bağlı vergi dairesi birimleri, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ticaret İl Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve meslek odaları arasında hızlı ve kesintisiz bilgi akışı kurulması gerektiğini belirtti. Murat Arnik, “Denetimler yalnızca ruhsat veya vergi kaydıyla sınırlı kalmamalıdır. Ürün kaynağı, fiş ve fatura düzeni, gıda işletmesi kayıt ve onay belgeleri, çalışanların sosyal güvenlik kayıtları, etiket bilgileri, muhafaza şartları, soğuk zincir, izlenebilirlik ve hijyen koşulları birlikte incelenmelidir. Bir kurumun tespit ettiği aykırılık diğer kurumlardan habersiz kalmamalı; işlem sonuçlanıncaya kadar ortak takip sürdürülmelidir.” dedi. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, “Emek, 71 Evler, Çamlıca, Gündoğdu, Vadişehir ve Çankaya mahalleleri başta olmak üzere, saat 17.00’den sonra yoğunlaşan ruhsatsız, seyyar, kayıp-kaçak ve denetimsiz satışların Sayın Valimizin öncülüğünde sona erdirilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” dedi MURAT ARNİK: “YALNIZCA TUTANAK DEĞİL, CAYDIRICI VE ORTAK YAPTIRIM GEREKİYOR” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, idari cezaların faaliyeti önlemeye yetmediği durumlarda kurumların eş zamanlı ve sonuç odaklı hareket etmesi gerektiğini söyledi. Arnik, “Tespit edilen kayıt dışı faaliyetler, şartları oluştuğunda vergi idaresince resen mükellefiyet ve vergilendirme yönünden işleme alınmalıdır. İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz, izinsiz veya mevzuata aykırı gıda satışlarına karşı mevzuatın öngördüğü en etkili ve caydırıcı yaptırımları gecikmeksizin uygulamalıdır. Belediyelerimiz de ruhsat, işgal ve seyyar satış hükümleri bakımından süreci sonuna kadar takip etmelidir. Amaç yalnızca ceza yazmak değil, aynı faaliyetin başka bir noktada yeniden kurulmasını önlemektir. Valilik öncülüğünde kurulacak güçlü koordinasyonla bu sorunun kısa sürede sona erdirilebileceğine inanıyoruz.” dedi. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, Mesai bitimini fırsata çeviren ve sosyal medya fenomenleri aracılığıyla reklam yaparak müşteri toplayan kayıt dışı yapıların görmezden gelinemeyeceğini kaydeden Murat Arnik, “Esnafımızın hakkını savunmak kadar vatandaşımızın sağlık hakkını korumak da vicdani ve kamusal sorumluluğumuzdur. Tağşiş ve hile içerdiği tespit edilen, insan sağlığını hiçe sayan satışların Ahilik kültürüyle ve esnaflıkla hiçbir ilgisi yoktur. Dürüst esnafımızın emeğine ve itibarına kimsenin gölge düşürmesine izin vermeyeceğiz.” diye konuştu. ESLOK BAŞKANI MURAT ARNİK: “ESKİŞEHİR ESNAFINDAN DAHA AYRICALIKLI HİÇBİR TİCARİ ORGANİZASYON OLAMAZ” Şehir dışından gelen bazı organizasyonların “yöresel ürün festivali”, “lezzet festivali” veya “konser” adı altında geçici satış alanlarına dönüştürülmesine de değinen Murat Arnik, kültürel etkinliklere karşı olmadıklarını; yerel esnafı dışlayan, denetimden uzak ve haksız rekabet oluşturan ticari yapılara itiraz ettiklerini söyledi. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, “Şehir dışından gelen bütün ticari organizasyonlar da yerel esnafımızdan istenen vergi, ruhsat, hijyen, gıda güvenliği, ürün kaynağı, alan kullanım izni ve tüketici hakları kurallarına eksiksiz biçimde tabi olmalıdır. Eskişehir esnafından daha ayrıcalıklı hiçbir ticari organizasyon olamaz.” dedi. MURAT ARNİK: “ESKİŞEHİR YEREL ESNAF FUARI ŞEHRİMİZİN ÜRETİM GÜCÜNÜ ÖNE ÇIKARACAKTIR” Murat Arnik, Eskişehir Yerel Esnaf Fuarı’nın Valilik öncülüğünde; Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, meslek odaları, yerel yönetimler ve ilgili kamu kurumlarının iş birliğiyle düzenlenmesini önerdiklerini açıkladı. Arnik, “Eskişehir’in lokantacısı, kasabı, pastacısı, fırıncısı, üreticisi ve yöresel değerleri kendi şehrinde daha görünür hâle gelmelidir. Şehrimizin imkânları; burada istihdam sağlayan, vergi veren ve kazancını yine bu şehirde bırakan yerel esnafımızın gelişmesine katkı sunmalıdır.” dedi. ESLOK BAŞKANI MURAT ARNİK: “TESPİT EDECEĞİZ, BİLDİRECEĞİZ VE SONUÇ ALINCAYA KADAR TAKİP EDECEĞİZ” Murat Arnik sözlerini şöyle tamamladı: “Esnafımızdan ve vatandaşlarımızdan gelen ihbarları, sahadaki tespitlerimizi ve çözüm önerilerimizi yetkili kurumlarımıza ulaştıracağız. Riskli bölgeleri kayıt altına alacak; tespit edecek, bildirecek ve sonuç alınıncaya kadar takip edeceğiz. Eskişehir Valimiz Sayın Dr. Erdinç Yılmaz’ın öncülüğünde, ilgili kurumlarımızın iş birliğiyle kayıt dışı ve denetimsiz faaliyetlere karşı kararlılıkla mücadele edeceğiz. Esnaf ve sanatkârımızın yanında olduğunu açıkça ortaya koyan Sayın Valimize; nazik kabulleri, samimi ilgileri ve çözüm odaklı yaklaşımları dolayısıyla yönetim kurulumuz ve üyelerimiz adına teşekkür ediyorum.”

Tepebaşı Belediyesi ve Esnaf Odası’ndan Eskişehir Gastronomisi İçin Ortak Adım Haber

Tepebaşı Belediyesi ve Esnaf Odası’ndan Eskişehir Gastronomisi İçin Ortak Adım

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik’i ve yönetim kurulu üyelerini oda hizmet binasında ziyaret etti. 15 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası 27. Olağan Genel Kurulu’nun ardından Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odasına yapılan ilk resmî kurum ziyareti olma özelliği taşıyan buluşmada; Eskişehir Yerel Esnaf Fuarı, Eskişehir Gastronomi Sokak Lezzetleri Alanı ve Mavi Bayrak Projesi ele alındı. AHMET ATAÇ:ESKİŞEHİR GASTRONOMİSİNİ BİR ARAYA GETİREN BU EKİBİ TEBRİK EDİYORUM. Eskişehir’de faaliyet gösteren yaklaşık 5 bin yiyecek-içecek işletmesini, 65 bin sektör çalışanını ve 1.500’e yakın tedarikçi firmayı kapsayan gastronomi ekosisteminin şehir ekonomisi açısından taşıdığı önemin vurgulandığı görüşmede, belediye-oda iş birliğiyle hayata geçirilebilecek çalışmalar değerlendirildi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Eskişehir Gastronomi Derneği sürecinden itibaren Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik ve ekibinin çalışmalarını yakından takip ettiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik ve ekip arkadaşlarının, Eskişehir Gastronomi Derneği sürecinde şehrimizin yiyecek-içecek sektörünü bir araya getiren güçlü bir organizasyon yapısı oluşturduğunu gördük. Bu birikim ve saha tecrübesinin Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası çatısı altında da etkin, başarılı ve vizyoner bir çalışma anlayışıyla sürdürüldüğünü memnuniyetle takip ediyoruz. Yerel esnafımızı güçlendirecek, kentimizin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak çalışmalarda iş birliğimizi ve dayanışmamızı sürdüreceğiz.” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik ise Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yerel esnaf ve sanatkârımıza verdiği değere dikkat çekerek, “Tepebaşı Belediyemizle bugüne kadar karşılıklı güven, samimiyet ve dayanışma içerisinde çalıştık. Tepebaşı Belediye Başkanımız Sayın Dt. Ahmet Ataç’ın sektörümüze yönelik çözüm odaklı yaklaşımına ve esnafımıza verdiği desteğe güveniyoruz. Esnafımızın, vatandaşımızın ve şehrimizin yararına olacak bütün çalışmalarda el ele vermeye devam edeceğiz.” dedi. AHMET ATAÇ’TAN ESKİŞEHİR YEREL ESNAF VE SANATKÂRIMIZI BİR ARAYA GETİRECEK YEREL ESNAF FUARI’NA TAM DESTEK. Ziyarette, Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik tarafından Eskişehir’de hayata geçirilmesi planlanan Yerel Esnaf Fuarı hakkında kapsamlı bir proje sunumu yapıldı. Eskişehir’in yerel esnaf odalarını, yerel esnafı yerel üreticilerini, yerel markalarını ve tedarikçi firmalarını vatandaşlarla buluşturması planlanan fuarın; şehirdeki ticari hareketliliği artırması, yerel markaların tanıtımını güçlendirmesi ve yeni iş birliklerine zemin hazırlaması hedefleniyor. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Eskişehir Yerel Esnaf Fuarı’na Tepebaşı Belediyesi olarak yasal ve kurumsal imkânlar çerçevesinde destek vereceklerini ifade etti. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik ise “Eskişehir Yerel Esnaf Fuarı; üreten, istihdam sağlayan, vergisini ödeyen ve şehrine değer katan yerel esnafımızın büyük buluşması olacaktır. Amacımız, Eskişehir’de üretilen değerin yine Eskişehir’de kalmasıdır. Esnafımız kazanacak, vatandaşımız yerel işletmelerimizle buluşacak ve şehrimizin ekonomisi güçlenecektir.” ifadelerini kullandı. MURAT ARNİK: ESKİŞEHİR’DE KURULACAK OLAN KOKOREÇÇİLER SOKAĞI PROJESİ İÇİN KURUMLARIMIZDAN DESTEK BEKLİYORUZ. Görüşmenin bir diğer önemli gündem maddesini; Eskişehir’in kokoreççilerini, köftecilerini, dönercilerini, kebapçılarını ve fast-food işletmelerini ortak bir proje çatısı altında buluşturacak Eskişehir Gastronomi Sokak Lezzetleri Alanı Projesi oluşturdu. Tepebaşı Belediyesi ile Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odasının ortak akıl ve istişare içerisinde geliştirmeyi planladığı projeyle; şehrin kendine özgü lezzetlerinin tanıtılması, ruhsatlı yerel işletmelerin görünürlüğünün artırılması ve Eskişehir’e yeni bir gastronomi çekim merkezi kazandırılması amaçlanıyor. Komşu Bozüyük’te bulunan Kokoreççiler Çarşısı örneğinin de değerlendirildiği görüşmede Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, uygun bir alan belirlenmesi, gerekli fizibilite çalışmalarının yapılması ve yasal prosedürlerin değerlendirilmesi konusunda çalışmaya hazır olduklarını belirtti. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, projenin temel yaklaşımını şu sözlerle açıkladı: “Bu proje kayıt dışı satışa alan açan değil; ruhsatlı, vergisini ödeyen ve denetim altında faaliyet gösteren yerel esnafımızı güçlendiren bir model olacaktır. Kokoreççimizden köftecimize, dönercimizden kebapçımıza kadar sektörümüzün kayıtlı temsilcilerini hijyen, kalite, gıda güvenliği ve adil rekabet ilkeleri etrafında buluşturmak istiyoruz. Vatandaşımız güvenle tüketsin, esnafımız kazansın ve Eskişehir gastronomi turizminden daha fazla pay alsın. Gastronomi turizmi; iş, aş, istihdam ve sürdürülebilir şehir ekonomisi demektir.” ELKO BAŞKANI MURAT ARNİK:MAVİ BAYRAK PROJESİYLE YİYECEK İÇECEK İŞLETMELERİ DESTEKLENECEK. Görüşmede ayrıca Tepebaşı Belediyesi, Eskişehir Gastronomi Derneği ve Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası iş birliğiyle yürütülen ve dahada etkin geliştirilmesi planlanan Mavi Bayrak Projesi değerlendirildi. Hizmet kalitesi, hijyen, gıda güvenliği ve sürdürülebilir işletmecilik anlayışıyla faaliyet gösteren nitelikli yerel yiyecek-içecek işletmelerinin desteklenmesini amaçlayan projenin, Eskişehir’in gastronomi turizmine ve güvenilir şehir markasına katkı sağlaması hedefleniyor. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, işletmelere değer kazandıracak ve kalite standartlarını teşvik edecek uzun soluklu her Proje için iş birliğine hazır olduklarını ifade etti. Ziyaretin sonunda Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, “Genel kurulumuzun ardından Odamıza gerçekleştirilen ilk resmî kurum ziyaretini yapan Tepebaşı Belediye Başkanımız Sayın Dt. Ahmet Ataç’a teşekkür ediyorum. Eskişehir Yerel Esnaf Fuarı, Eskişehir Gastronomi Sokak Lezzetleri Alanı ve Mavi Bayrak Projesi’ne yönelik ortaya koyduğu güçlü destek ve iş birliği iradesi bizleri onurlandırmıştır. Yönetim kurulumuz, üyelerimiz ve sektörümüz adına Sayın Başkanımıza nazik ziyareti, samimiyeti ve esnafımıza verdiği değer için şükranlarımı sunuyorum.” dedi.

Hantavirüs Nedir? Belirtileri Nelerdir? Türkiye'de Risk Var mı? Haber

Hantavirüs Nedir? Belirtileri Nelerdir? Türkiye'de Risk Var mı?

Türk Veteriner Hekimleri Birliği tarafından son günlerde Atlas Okyanusu’ndaki bir yolcu gemisinde görülen ve pandemi endişesine yol açan Hantavirüs vakalarına ilişkin bir açıklama yapıldı. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Son günlerde dünya kamuoyunda gündeme gelen Hantavirüs vakaları nedeniyle vatandaşlarımız arasında çeşitli endişeler oluştuğu görülmektedir. Atlas Okyanusu’nda seyreden bir yolcu gemisinde bildirilen vakalar sonrasında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından konuya ilişkin açıklamalar yapılmış, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bazı ülkelere bilgilendirme geçilmiştir. Hantavirüsler; başta fareler olmak üzere bazı kemirgen türleri aracılığıyla taşınan zoonotik etkenlerdir. İnsanlara çoğunlukla kemirgenlerin idrar, dışkı ve salyalarıyla kirlenmiş ortamların solunması veya bu materyallerle temas edilmesi sonucu bulaşmaktadır. Hantavirüs enfeksiyonları; ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları gibi grip benzeri belirtilerle başlayabilmekte, bazı vakalarda bulantı, kusma, karın ağrısı ve solunum güçlüğü gibi daha ciddi klinik tablolara ilerleyebilmektedir. Hastalığın bazı türleri böbrek yetmezliğiyle seyreden kanamalı tablolara, bazı türleri ise akciğer tutulumu ve solunum yetmezliğine neden olabilmektedir. Kamuoyunda yer alan bazı haberlerin aksine, hantavirüslerin büyük çoğunluğu insandan insana kolay bulaşma özelliği göstermemektedir. Bilimsel olarak sınırlı düzeyde insandan insana bulaş gösterdiği bilinen Andes tipi hantavirüslerde dahi bulaşın yakın ve uzun süreli temasla gerçekleşebildiği, toplum genelinde yaygın bulaş riskinin düşük olduğu bildirilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından mevcut küresel risk düzeyi düşük olarak değerlendirilmekte olup, mevcut veriler COVID-19 benzeri bir pandemi senaryosunu desteklememektedir. Hantavirüs Türkiye’de yeni ortaya çıkan bir hastalık değildir. Ülkemizde ilk doğrulanmış vaka kümeleri 2009 yılında özellikle Batı Karadeniz Bölgesi’nde ve ülkemizin diğer illerinde sınırlı ve izole vakalar bildirilmiştir. 2009–2018 yılları arasında bildirilen toplam vaka sayısı 251 olup, bu vakaların 13’ü ölümle sonuçlanmış ve vaka ölüm oranı %5,1 olarak hesaplanmıştır. Ancak ülkemizde bugüne kadar insandan insana bulaş gösteren Hantavirüs’ün Andes tipi bulaşı bildirilmemiştir. Bugüne kadar ülkemizde görülen vakaların büyük çoğunluğu kırsal alanlarda, kemirgen teması riski bulunan bölgelerde ortaya çıkmıştır. Geniş çaplı toplumsal yayılım veya pandemi benzeri bir tablo oluşmamıştır. Son günlerde uluslararası kamuoyuna yansıyan yolcu gemisi vakalarıyla bağlantılı olarak gemide bulunan 3 Türk vatandaşının test sonuçlarının negatif olduğu bildirilmiştir. Türkiye’de şu ana kadar Andes türüne ait doğrulanmış bir vaka da bulunmamaktadır. Bu süreçte toplum sağlığının korunması açısından paniğe neden olabilecek bilgi kirliliğinden kaçınılması büyük önem taşımaktadır. Zoonotik hastalıklarla mücadelede en etkili yaklaşım; farkındalık, koruyucu hekimlik uygulamaları, çevresel hijyen ve riskli alanlarda biyogüvenlik önlemlerinin uygulanmasıdır. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak vatandaşlarımızın özellikle kemirgen yoğunluğunun bulunduğu alanlarda dikkatli davranmalarının; depo, bodrum, samanlık ve benzeri kapalı alanların temizliği sırasında maske ve eldiven gibi kişisel koruyucu ekipman kullanmalarının; kemirgen dışkısı bulunan alanları kuru şekilde süpürmek yerine uygun dezenfektanlarla temizlemelerinin; gıda maddelerini açıkta bırakmamalarının ve hayvan barınakları ile kırsal alanlarda hijyen kurallarına azami özen göstermelerinin halk sağlığı açısından büyük önem taşıdığını hatırlatıyoruz. Dün Ebola, Sars, Mers, Covid-19, bugün Hantavirüs, yarın ise ne ile karşılacağımız belli değilken Tek Sağlık uygulamaları kaçılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. “Tek Sağlık” yaklaşımı çerçevesinde veteriner hekimler; zoonotik hastalıkların izlenmesi, önlenmesi ve halk sağlığının korunması açısından kritik görev üstlenmektedir. Bugün bir kez daha göstermiştir ki; tüm dünyada olduğu gibi veteriner hekimlik hizmetlerinin, temel sağlık hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olduğu gerçeği kabul edilerek tıp doktorları, veteriner hekimler ve diğer sağlık personelinin bir arada çalışmasını sağlayacak ve oluşumun kurumsal alt yapısını da içeren bir Tek Sağlık Yasası çıkarılmalı ve bu yasaya bağlı olarak uygun bir yapılanma oluşturulmalıdır. Bu doğrultuda; ilgili tüm meslek gruplarını bünyesinde barındıran ve salgın zoonotik hastalıkların kontrolü ve eradikasyonu olmak üzere, halk sağlığı ve hayvan sağlığı konusunda çalışmalar yapacak ve stratejiler oluşturacak, doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı Hastalık Kontrol ve İzleme Merkezi (HAKİM) acilen kurulmalıdır. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak gelişmeleri bilimsel veriler ışığında takip etmeye, toplumumuzu doğru bilgilerle bilgilendirmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz."

Şekersiz Gazozun Adresi Çamlı’ya Yeni Destek Haber

Şekersiz Gazozun Adresi Çamlı’ya Yeni Destek

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Türkiye’nin ilk şekersiz stevia (şeker otu) gazozunu üreten Çamlılı üreticiler, talep ettikleri kurutma makinesine kavuştu. Büyük çoğunluğu kadınlardan oluşan kooperatifin ürettiği stevia, istiridye mantarı ve domates gibi ürünlerin raf ömrünü uzatıp katma değerini artıracak makine teslim edildi. Destekle birlikte üreticiler, köylerinde üretmeye devam edebildiklerini vurguladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın kırsal kalkınma hamlesi ve üretici odaklı destek politikaları, İzmirli çiftçiye nefes aldırdı. Kırsalda gelir çeşitliliğini artırmak ve kadın üreticileri güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi, daha önce sağladığı stevia (şeker otu) fidesi desteğiyle Türkiye’de ilk kez şeker ilavesiz stevia gazozu üretiminin önünü açtığı Güzelbahçe Çamlı Üretim ve Pazarlama Kooperatifi’ne bu kez katma değeri artıracak sebze ve meyve kurutma makinesi desteği sağladı. Üyelerinin dörtte üçü kadınlardan oluşan kooperatifin, Başkan Tugay’a ilettiği talep doğrultusunda yapılan saha çalışmaları ve ihtiyaç analizlerinin ardından 80 tepsili kurutma makinesi temin edildi. Ürünlerin değerini artıracak bu destek, özellikle kadın üreticiler olmak üzere kooperatif üyeleri arasında memnuniyetle karşılandı. “Kooperatiflerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli ziraat mühendisi Hilal Balcıoğlu, kooperatife sağlanan destek sürecini şöyle anlattı: “Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak 2025 yılında kooperatifimize 15 bin stevia fidesi vermiştik. Üreticiler bu fideleri yetiştirip kurutarak gazoz üretiminde kullandı ve kuru ürün olarak da satışa sundu. Geçtiğimiz ay Başkan Dr. Cemil Tugay’ın katıldığı kooperatif toplantısında kurutma makinesi talebinde bulundular. Amaçları, ürünlerini kurutarak katma değerini artırmak ve pazara daha güçlü şekilde sunmaktı. Bu talep karşılık buldu ve makine teslim edildi. Çiftçilerimiz istiridye mantarı, domates, tarhana ve salça gibi ürünler üretiyor. Satılamayan ürünler bu makine sayesinde kurutularak daha uzun süre değerlendirilebilecek. Daha önce stevia bitkisini kendi imkanlarıyla kurutuyorlardı, şimdi ise daha kontrollü ve hijyenik koşullarda üretim yapabilecekler. Kooperatifin 57 ortağının 40’ı kadınlardan oluşturuyor. Kadın üreticilerimiz dayanışma içinde hareket ediyor. Biz de İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak başkanımızın öncülüğünde kooperatiflerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” “Raf ömrünü uzatacak” Çamlı Kooperatifi kurucu üyelerinden ve gıda mühendisi Işık Şahbaz, “İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yaptığımız kooperatif toplantısında ürünlerimize nasıl katma değer kazandırabileceğimizi öğrendik ve Cemil Başkanımızdan rica ettik. Kendisine teşekkür ediyoruz. Bu toplantıların devamını diliyorum. Şu an dört kabinli bir kurutma makinemiz var. Bu kabin bizim ürünlerimize katma değer kazandırdığı gibi raf ömrünü de uzatacak. Çok daha hijyenik ürünler elde edeceğiz. Bundan önce tamamen ev koşullarında kurutma yapılıyordu. Bazıları güneşte, bazıları gölgede kurutuyordu. Standart bir ürün elde edemiyorduk. Şimdi istediğimiz şekilde tek tip standart ürün üretme şansımız olacak” ifadelerini kullandı. “Bizim için de gurur” Kooperatif üyesi Sine Köse, desteğin ürün çeşitliliğini artıracağını ve uzun vadeli değerlendirme imkânı sağlayacağını ifade ederek, “Çok teşekkür ediyoruz. Bu destekler öncelikle köyde yaşamaya devam etmek için insanlara fırsat yaratıyor. Bence en önemli ayağı bu. Çünkü burada kalmaya devam etmek demek, toprağımızı işlemek demek. Toprağımızı işlemek demek, burada kalabilmek demek. Stevia zaten dünyada çok kullanılan bir ürün. Bu ürüne katma değer katmak, gazoz olarak üretmek bizim için de büyük gurur” diye konuştu. “Marka oluşturmaya başladık” Kooperatif üyelerinden Ayşe Özgen de kurutma makinesinin hijyen ve kalite açısından önemli katkı sağlayacağını belirterek, “Çok güzel bir çalışma yapıyoruz ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız destekliyor. Bu kurutma makinesi, mantarlarımız, kekiklerimiz, köyümüzde yapılan tarhanamız için çok önemli. Bir marka oluşturmaya başladık. Biz kadınlar, önümüz açıldığında çok güzel işler başarırız” ifadelerini kullandı. “Büyükşehir tam destek veriyor” İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı desteklerin Çamlı halkının hayatına dokunduğunu söyleyen Çamlı Mahallesi Muhtarı Ebru Günay Köse ise “İzmir Büyükşehir Belediyesi bize tam destek vermeye çalışıyor, sağ olsun. Kooperatifimiz ve Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı çok iyi çalışıyor. Bunu görmekten çok mutluyuz, çok teşekkür ediyoruz. Kooperatifin gelişmesiyle birlikte kadınların istihdamı daha kolay oldu. Herkese destekleri için teşekkür ederiz” dedi.

Kocaeli Büyükşehir, "Kurban Kesim Kursu" Düzenledi Haber

Kocaeli Büyükşehir, "Kurban Kesim Kursu" Düzenledi

KO-MEK kursları ile 7’den 70’e herkese kapılarını açan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “Kurban Kesim Elemanı Sertifika Programı” ile yaklaşan kurban bayramı öncesinde vatandaşlara uygulamalı eğitim verdi. Kursiyerler, İzmit Mezbahası’nda gerçekleşen eğitim programında kurban kesiminin dini yönü, hijyen ve bulaşıcı hastalıklar konusunda da bilgilendirildi. EĞİTİME 160 KURSİYER KATILDI Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların bilinçli ve hijyenik koşullarda kurban kesimi yapabilmesi amacıyla “Kurban Kesim Elemanı Sertifika Programını” bu yıl da hayata geçirdi. KO-MEK ve Veteriner Hizmetleri Şube Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen eğitimlere toplam 160 kursiyer katıldı. İzmit Mezbahası’nda gerçekleştirilen program, hem dini hassasiyetlere uygun kesim yapılmasını hem de kesim sırasında yaşanabilecek olası kazaların önlenmesini hedefledi. 6 HAFTA SÜREN YOĞUN EĞİTİM PROGRAMI Sabah 08.30 ile akşam 17.30 saatleri arasında düzenlenen eğitimler yaklaşık 6 hafta sürdü. Kurs süresince katılımcılara hem teorik hem de uygulamalı dersler verildi. Program kapsamında “İş Sağlığı ve Güvenliği”, “Kurban İbadetinin Dini Boyutu” ve “Kesim Teknikleri” gibi temel başlıklarda eğitimler gerçekleştirildi. Katılımcılar, veteriner hekimler tarafından verilen teorik bilgilerin ardından belediyenin uzman kesim personeli eşliğinde uygulamalı çalışmalar yaptı. HİJYEN, GÜVENLİK VE DİNİ USULLER ÖN PLANDA Eğitimlerde yalnızca kesim teknikleri değil, aynı zamanda hijyen kuralları ve çevre sağlığı da ele alındı. Kurban atıklarının doğru şekilde bertaraf edilmesi, kötü koku oluşumunun önlenmesi ve hastalık risklerinin azaltılması gibi konularda da detaylı bilgilendirme yapıldı. Ayrıca kursiyerlere kurban kesiminin İslami usullere uygun şekilde gerçekleştirilmesi, vekâlet alma, tekbir getirme ve gerekli dualar gibi dini uygulamalar da aktarıldı. BAYRAMA HAZIR SERTİFİKALI KURSİYERLER Eğitimi başarıyla tamamlayan 160 kursiyer, “Kurban Kesim Elemanı Sertifikası” almaya hak kazandı. Programla katılımcıların, Kurban Bayramı’nda daha bilinçli, güvenli ve sağlıklı kesim yapmaları amaçlanıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bayram öncesi düzenlediği bu eğitimle hem vatandaşları hazırlamayı hem de kesim alanlarında düzen ve güvenliği artırmayı hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.