Hava Durumu

#Hububat

Kırsal Haber - Hububat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hububat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kestelli: "Daha Güçlü Bir Üretim için Daha Güçlü Piyasalar Kurmalıyız" Haber

Kestelli: "Daha Güçlü Bir Üretim için Daha Güçlü Piyasalar Kurmalıyız"

İzmir Ticaret Borsası ev sahipliğinde, ElüsMarket Ürün Piyasası Aracı Kurumu (ÜPAK) A.Ş., İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ve Türkiye Ürün İhtisas Borsası A.Ş. (TÜRİB) iş birliğinde TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası Tanıtım Toplantısı düzenlendi. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren İzmir Ticaret Borsası ve ElüsMarket ÜPAK A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, "Türkiye çok büyük bir tarım ve gıda ekonomisine sahip. Üretiyor, işliyor ve dünyanın dört bir yanına ihraç ediyoruz. Ancak tarım ürünlerinin fiyatları artık yalnızca Türkiye'de oluşmuyor. Dünyanın herhangi bir yerindeki gelişme, Türkiye'deki üreticinin ve sanayicinin maliyetini etkileyebiliyor. Nitekim bugün Türkiye'deki birçok şirket, özellikle uluslararası ticarete konu olan tarım ürünlerinde fiyat risklerini yönetebilmek için küresel vadeli işlem piyasalarından yararlanıyor. Bu da çok önemli bir soruyu beraberinde getiriyor. Dünyanın önemli bir tarım ve gıda üreticisi olan Türkiye, kendi tarımsal ürünlerinin fiyat riskini kendi organize piyasalarında neden daha fazla yönetmesin? Bence bugün atılan adımın önemi tam da burada. Aslında bu hikâyenin Türkiye'de uzun bir geçmişi var ve başlangıcında İzmir Ticaret Borsası olarak önemli bir rolümüz bulunuyor." dedi. Kestelli: Daha Güçlü Bir Üretim için Daha Güçlü Piyasalar Kurmalıyız İzmir Ticaret Borsası'nın tarihinde önemli bir anlayış olduğunu dile getiren Işınsu Kestelli, “Biz yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya değil, yarının piyasalarının altyapısını kurmaya da çalışıyoruz. Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası (VOB) ile başlayan vadeli işlem piyasaları serüveni, lisanslı depoculukla güçlenen fiziki altyapı, TÜRİB ve ELÜS piyasalarıyla dijitalleşen ürün ticareti ve şimdi TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası. Bunların tamamı, Türkiye'nin tarım piyasalarını daha modern, daha şeffaf ve daha öngörülebilir hale getiren aynı dönüşümün parçalarıdır. Sadece emtianın alıcı satıcılarını değil nitelikli yatırımcıyı da piyasada görmek istiyoruz ve bu dönüşümün artık hızlanması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye'nin tarımda yalnızca üretim gücüyle değil, piyasa gücüyle de öne çıkması gerekiyor. Daha güçlü bir üretim için daha güçlü piyasalar kurmalı, daha rekabetçi bir tarım sektörü için fiyat risklerini daha iyi yönetmeliyiz. Bugün İzmir'de bu sürecin önemli bir adımı atılıyor. Bundan sonraki görevimiz, bu piyasayı birlikte geliştirmek, doğru anlatmak ve gerçek sektör ihtiyaçlarıyla buluşturmak.” diye konuştu. Hem İzmir Ticaret Borsası olarak hem de 21 Ticaret Borsası ve İş Yatırım ortaklığında kurdukları ELÜSMarket ÜPAK A.Ş. olarak vadeli piyasanın hayata geçirilmesini beklediklerini sözlerine ekleyen Kestelli, "Hem teknik altyapımız hem de deneyimli insan kaynağımız ile buna hazırız. İnanıyorum ki TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası, Türkiye'nin tarım sektöründe risk yönetimi anlayışının gelişmesine ve tarım ekonomimizin geleceğe daha güvenli bakmasına önemli bir katkı sağlayacaktır. Bu düşüncelerle etkinliğimize katkı sağlayan ELÜSMarket'e, İş Yatırım'a, TÜRİB'e, değerli panelistlerimize ve toplantıya katılan tüm sektör temsilcilerine teşekkür ediyor, toplantımızın çıktılarının ülkemiz tarımı ve piyasalarımız için hayırlı olmasını diliyorum.” dedi. Açılış konuşmasının ardından toplantı kapsamında moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü’nün üstlendiği, Türkiye Ürün İhtisas Borsası A.Ş. Genel Müdürü Ali Kırali, İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Burak Kınalılar, Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) Onursal Başkanı Haluk Tezcan, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve ELİDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Uçak ile Deriva Danışmanlık Kurucusu Dr. Tolga Uysal'ın panelist olarak yer aldığı ​"Vadeli İşlem Piyasalarındaki Gelişmeler" başlıklı panel düzenlendi. Tarım ürünlerinde vadeli işlem piyasaları, risk yönetimi, lisanslı depoculuk, ELÜS piyasası, vadeli işlemlerde bugün gelinen nokta panelde ön plana çıkan konu başlıkları arasında yer aldı. Bu yıl sonunda devreye alınması hedeflenen TÜRİB Vadeli İşlem Piyasasında kurgulanan piyasa yapısından bahseden Ali Kırali, “Öncelikle buğday ve mısır ürünleri ile başlamayı planlıyoruz. ELÜS dayanaklı kontratlar fiziki teslimatlı, endeks dayanaklı kontratlar nakdi uzlaşmalı olarak dizayn edildi. Fiziki teslimat noktasının, hububat üretiminin yoğun yapılması ve lojistik olarak merkezi konumda bulunması nedeniyle başlangıçta Konya olması düşünülmektedir. Dayanak ve teslimat noktalarını daha sonra artırma imkânı veren esnek bir altyapı oluşturduk. Vadeli piyasada üretici ve sanayicinin yanı sıra yatırımcılarında aktif olarak bulunmasını ve işlem derinliğinin artmasını hedefliyoruz” ifadelerinde bulundu. TÜRİB Vadeli İşlemler Piyasası’nda İş Yatırım’ın rolünden bahseden Burak Kınalılar ise “İş Yatırım olarak kendimizi tarım piyasaları ve sermaye piyasaları arasında bir köprü olarak görüyoruz. Sermaye piyasalarındaki aracılık, türev ürünler ve risk yönetimi konularındaki tecrübemizi bu yeni ekosisteme aktarabileceğimizi düşünüyoruz.” dedi. TÜRİB’in Vadeli İşlem Piyasaları Tanıtım Toplantısı’nın İzmir’de yapılıyor olmasının ülkemiz adına büyük bir şans olduğunu belirten Haluk Tezcan, “Bu durumu iyi yönetebilirsek dünyanın ambarı olma fırsatımız da var. Bunu yaparken günümüz teknolojisi ve finansman kaynakları ile merkez haline gelmemiz gerekiyor. Bunun için ülke olarak bilgimizde ve gücümüzde yeterli.” şeklinde konuştu. Uçak: Hızla Uyum Sağlayan Etkin ve Şeffaf Bir Tarımsal Üretim Sistemi İnşa Etmek Mecburiyetindeyiz Ülkemiz tarım sektörünün geleceği için etkin ve şeffaf bir tarımsal ticaret sistemi inşa etmemiz gerektiğini ifade eden İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve ELİDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Uçak, “Lisanslı depoculuğun tam kapasiteyle çalışmasını sağlamalı, elektronik ürün senedi ticaretini derinleştirmeli ve fiyat riskinden korunmaya imkân sağlayacak vadeli işlemler piyasasını hayata geçirmeliyiz. Vadeli piyasanın devreye girmesiyle işletmeler gelecekteki fiyatlarını yöneterek risklerini azaltabilecek, tacir ve sanayicilerimizin katılımıyla daha sağlıklı ve şeffaf gösterge fiyatlar oluşacaktır. Bu sürecin başarıya ulaşmasında Ticaret Borsalarına önemli görevler düşüyor. İzmir Ticaret Borsası olarak geçmişten gelen vadeli işlem piyasası deneyimimizle, üretici, tüccar ve sanayicilerimize yalnızca vadeli işlemin nasıl çalıştığını değil, kendi ticari faaliyetlerinde ne gibi faydalar sağlayacağını da anlatmak ve piyasanın doğru şekilde anlaşılmasına katkı sunmak istiyoruz.” şeklinde konuştu. Türkiye’de yatırımcı açısından emtia borsalarını yurt dışı ile karşılaştıran Dr. Tolga Uysal ise tarım sektörü paydaşlarının fiyat riskinden korunmak amacıyla vadeli işlem piyasalarına ihtiyacı olduğunu ve TÜRİB tarafından başlatılan girişiminin bu konuda çok başarılı ve faydalı olacağını belirtti.

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 7 Milyar 547 Milyon Dolarlık İhracat Haber

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 7 Milyar 547 Milyon Dolarlık İhracat

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), yılın ilk yedi ayında (ocak-temmuz), geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla, ihracatını yüzde 4.9 oranında artırarak, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile toplamda 7 milyar 547 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “Önümüzdeki dönemde de ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmak ve yeni iş fırsatları oluşturmak için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz” dedi. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye, farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2026 yılının ilk yedi ayında, 7 milyar 547 milyon dolar tutarında ihracat yaparak, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4.9 oranında ihracat artışı sağladı. İstanbul İhracatçıları, bir önceki yılın ayını dönemine kıyasla, yılın ilk yedi ayında, 193 ülke pazarına ürün sattı ve ülke ihracatındaki payı yüzde 5.4 oldu. İİB, temmuz ayında ise 1 milyar 107 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. Avrupa Birliği’ne yapılan ihracat arttı İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk yedi ayında, değer bazında en fazla ihracatı 463 milyon dolar ile Amerika Birleşik Devletleri’ne gerçekleştirdi. ABD’ye en fazla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamullerinin şeker ve şekerli mamuller alt sektörü ile kağıt ve karton ürünleri alt sektörlerine ait ürünler satıldı. İİB, ABD’nin ardından değer bazında en fazla Birleşik Krallık, Almanya, Norveç ve Irak’a ihracat yaptı. İİB tarafından yapılan ihracatta; Birleşik Krallık’a kağıt ve karton ürünleri ile gemi, Almanya’ya fındık ve mamulleri ile kağıt ve karton ürünleri, Norveç’e gemi; Irak’a ise hayvansal mamuller ile ağaç ve orman ürünleri ön plana çıktı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5.2 oranında artış sonucu 1 milyar 889 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri oldu. İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk yedi ayında, yaklaşık 2 milyar 193 milyon dolar; İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), 2 milyar 60 milyon dolar; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), 1 milyar 727 milyon dolar; İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), 640 milyon dolar; İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB), 532 milyon dolar; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, yaklaşık 334 milyon dolar; İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB) ise 168 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Özkan: “İhracatımızı artırırken yeni pazarlarda da güçlü bir ivme yakalıyoruz” İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, İstanbul İhracatçı Birlikleri’nin yılın ilk yedi ayına ilişkin ihracat performansını değerlendirerek, “İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk yedi ayında, geçen yılın aynı dönemine kıyasla ihracatını yüzde 4,9 oranında artırdı. Farklı pazarlarda elde ettiğimiz artışlar, ihracatımızın sürdürülebilir şekilde büyümesi ve pazar çeşitliliğimizin güçlenmesi açısından bizler için oldukça değerli. Önümüzdeki dönemde de ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmak ve yeni iş fırsatları oluşturmak için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Yılın ilk yedi ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla Avrupa Birliği ülkelerine yüzde 5,2, Afrika ülkelerine yüzde 7,2, Uzak Doğu ülkelerine yüzde 32,8 ve Bağımsız Devletler Topluluğu’na yüzde 1,2 oranlarında ihracat artışı gerçekleştirdik. Özellikle Uzak Doğu ve Afrika pazarlarında yakaladığımız ivme, ihracatçılarımızın farklı coğrafyalardaki fırsatları değerlendirme kapasitesini ortaya koyuyor. Mevcut pazarlarımızdaki konumumuzu güçlendirirken, yeni pazarlara açılma konusunda da ihracatçılarımızı desteklemeyi sürdürüyoruz. Temmuz ayında da ihracatçılarımızın uluslararası pazarlardaki bağlantılarını güçlendirecek önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Ticaret Bakanlığı koordinasyonu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB) organizasyonunda mobilya, ev tekstili ve halı sektörlerine yönelik düzenlenen Birleşik Krallık-Londra Ticaret Heyeti ile Türk ihracatçılarını Birleşik Krallık iş dünyasıyla bir araya getirdik. Bu tür ticaret heyetleriyle firmalarımızın yeni iş bağlantıları kurmasına, mevcut ilişkilerini geliştirmesine ve ihracat potansiyellerini artırmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. İhracatçılarımızın yalnızca yeni pazarlara ulaşmasını değil, değişen küresel ticaret koşullarına daha güçlü şekilde hazırlanmasını da önemsiyoruz. Bu doğrultuda temmuz ayında İİB Genel Sekreterliği organizasyonunda; ‘Markanızı Dünyaya Açın: E-İhracat Yol Haritası’, ‘Dijital Okuryazarlık’ ve ‘Kambiyo ve Dış Ticaret Uyum Süreçleri’ başlıklarında genel katılıma açık, çevrim içi ve ücretsiz eğitimler düzenledik. Önümüzdeki dönemde de ihracatçılarımızın ihtiyaçlarına yönelik eğitim, ticaret heyeti ve pazar geliştirme çalışmalarımızı sürdüreceğiz. İstanbul İhracatçı Birlikleri olarak hedefimiz, ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki varlığını daha da güçlendirmek ve ülkemizin ihracatına katkımızı artırmak. Mevcut pazarlarımızda derinleşirken yeni pazarlara açılmaya, ihracatçılarımız için yeni fırsatlar yaratmaya ve ihracat bayrağımızı dünyanın dört bir yanında daha güçlü şekilde dalgalandırmaya devam edeceğiz” dedi.

Gaziantep Ticaret Borsası’ndan OVP ve Tarım Vurgusu Haber

Gaziantep Ticaret Borsası’ndan OVP ve Tarım Vurgusu

Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı'nın katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda Karadeniz'deki tahıl koridoru gelişmelerinden lisanslı depoculuk düzenlemelerine, hububat rekolte beklentilerinden reel sektörün finansman taleplerine kadar kritik başlıklar ele alındı. ​Gaziantep Ticaret Borsası'nda (GTB) düzenlenen Ağustos ayı meclis toplantısında, tarım, gıda ve ticaret dünyasının gündemindeki başlıca konular masaya yatırıldı. GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı'nın açılış ve değerlendirme konuşmaları yaptığı toplantıda, bölgesel gelişmelerin yanı sıra eylül ayında güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program (OVP) öncesi iş dünyasının beklentileri paylaşıldı. ​Ahmet Tiryakioğlu: "Tahıl Sevkiyatındaki Riskler Fiyat Baskısı Oluşturabilir" ​Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, küresel tarım ticaretinde jeopolitik unsurların etkisinin arttığını belirtti. Karadeniz ve Azak Denizi'nde limanlar ile ticari gemilere yönelik artan saldırıların Rusya-Ukrayna tahıl sevkiyatını olumsuz etkilediğini vurgulayan Tiryakioğlu, lojistik aksaklıkların küresel piyasalarda yeni belirsizlikler doğurabileceğine dikkat çekti. ​Türkiye’nin hububat üretim verilerine de değinen Tiryakioğlu, TÜİK 2026 yılı 1. tahminine göre ülke genelinde tahıl üretiminin yüzde 21,7 artışla 41,6 milyon tona ulaşmasının beklendiğini aktardı. Buğday üretiminin 22,8 milyon ton, arpa üretiminin ise 9 milyon ton seviyesinde öngörüldüğünü belirten Tiryakioğlu, yüksek rekoltenin üreticiye gerçek kazanç olarak yansıması için depolama ve fiyat istikrarının kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. ​Lisanslı depoculuk mevzuatındaki yeniliklere de parantez açan Tiryakioğlu, asgari kapasite ve ödenmiş sermaye düzenlemelerinin sistemi daha güçlü bir yapıya kavuşturacağını söyledi. Öte yandan, ABD’nin Türk zeytin ve zeytinyağı ihracatına getirmesi planlanan ilave yüzde 12,5'lik vergi tarifesinin rekabet gücünü zedeleyebileceğini belirterek, alternatif pazar arayışlarının hızlandırılması gerektiğinin altını çizdi. ​Mehmet Akıncı: "Reel Sektörün Finansmana Erişimi Desteklenmeli" ​GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise borsa tarafından yürütülen projeler ve yeni dönem faaliyetleri hakkında meclis üyelerini bilgilendirdi. Gaziantep’in tarım ve gıda sektöründeki lider konumunu pekiştirmek için çalıştıklarını belirten Akıncı, ilerleyen süreçte zeytinyağı lisanslı depoculuğunun da kent gündemine taşınabileceğini kaydetti. ​Eylül ayında açıklanması beklenen yeni OVP dönemi öncesinde reel sektörün beklentilerini paylaşan Akıncı, enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesinin önemine inandıklarını ifade etti. Yüksek finansman maliyetleri ve işletme sermayesi ihtiyacının üretim yapan işletmeler tarafından yakından takip edildiğini belirten Akıncı, şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Ekonomi yönetimimizin enflasyonla mücadele programının öneminin farkındayız. Bununla birlikte reel sektörün üretim kabiliyetini koruyacak, nakit akışını destekleyecek ve yatırım finansmanına erişimini kolaylaştıracak mekanizmaların güçlendirilmesinin bu sürece önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz." ​Toplantı, meclis üyelerinin sektördeki güncel gelişmeler ve çözüm önerileri üzerine gerçekleştirdiği istişarelerin ardından sona erdi.

Veysel Memiş: "İspanya’da 12,5 Kat, Bulgaristan’da 11,6 Kat İhracat Artışı Sağladık" Haber

Veysel Memiş: "İspanya’da 12,5 Kat, Bulgaristan’da 11,6 Kat İhracat Artışı Sağladık"

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB), temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artışla 173,5 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Birlik, yılın yedinci ayında en yüksek ihracat değerlerine İran, Irak ve Suriye pazarlarında ulaşırken, İspanya ve Bulgaristan'a yönelik ihracatındaki yüksek oranlı artışlarla da dikkat çekti. AHBİB Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, temmuz ayında 1,1 milyar dolar düzeyinde gerçekleşen ulusal sektör ihracatından yüzde 15,3 oranında pay aldıklarını belirtti. Bölge ihracatçılarının geleneksel pazarlardaki konumunu korurken yeni ve yüksek büyüme potansiyeline sahip pazarlarda da önemli kazanımlar elde ettiğini kaydeden Veysel Memiş, “Yakın coğrafyamızdaki güçlü pazarlarımızın yanı sıra Avrupa, Afrika, Asya ve Latin Amerika'da elde ettiğimiz artışlar, Türk hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamullerinin küresel pazarlardaki rekabet gücünü gösteriyor. Önümüzdeki dönemde mevcut pazarlarımızdaki payımızı artırırken yeni pazarlara erişim çalışmalarımıza da ağırlık vereceğiz." dedi. “Bakliyat, bitkisel yağlar ve pastacılık ürünleri ihracatın yüzde 63’ünü taşıdı” AHBİB üyesi ihracatçıların temmuz ayında toplam 206 bin 411 ton ürünü uluslararası pazarlara ulaştırdığını belirten Veysel Memiş, en fazla ihracatın bakliyat, bitkisel yağlar ve pastacılık ürünleri gruplarında gerçekleştirildiğini söyledi. Veysel Memiş, “Birliğimizin ürün grupları bazındaki ihracatında bakliyat 36,3 milyon dolarlık değer ve yüzde 22 payla ilk sırada yer alırken, bitkisel yağlar 35,8 milyon dolarlık ihracatla toplam dış satımın yüzde 21'ini oluşturdu. Pastacılık ürünleri ise 32,8 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 20 payla üçüncü sırada yer aldı. Kırmızı mercimek ihracatı miktar bazında yüzde 101, değer bazında yüzde 65 artarak 26,6 milyon dolara ulaştı. Böylece kırmızı mercimek tek başına toplam Birlik ihracatının yaklaşık yüzde 16'sını oluşturdu. Şeker, diğer gıda müstahzarları, margarin, soya yağı ve fraksiyonları ile yağlı tohum ve meyvelerin un ve küspesi ürünleri, ihracat değerindeki yükselişleriyle öne çıktı.” diye konuştu. “İspanya’da 12,5 kat, Bulgaristan’da 11,6 kat ihracat artışı sağladık” Bölge ihracatını ülkelere göre değerlendiren Veysel Memiş, temmuz ayında en fazla dış satım yaptıkları ülkelerin başında İran, Irak ve Suriye’nin geldiğini belirtti. İspanya ve Bulgaristan başta olmak üzere birçok pazarda elde edilen güçlü artışların ise ihracatın coğrafi çeşitliliğini desteklediğini ifade eden Başkan Veysel Memiş, şunları söyledi: “İran’a yönelik ihracatımızı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 123 artırarak 21,3 milyon dolara yükselttik. Irak’a 16,8 milyon dolar, Suriye’ye ise 9,9 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Özellikle İspanya ve Bulgaristan pazarlarında kaydettiğimiz yüksek oranlı artışlar dikkat çekti. İspanya’ya ihracatımız yüzde 1.250 artışla 8,6 milyon dolara, Bulgaristan’a ihracatımız ise yüzde 1.063 artışla 7,4 milyon dolara ulaştı. Bunun yanı sıra Sudan, Libya ve ABD gibi pazarlarda da ihracatımızı önemli ölçüde artırdık. Bu tablo, ihracatçılarımızın farklı coğrafyalardaki fırsatları değerlendirdiğini ve pazar çeşitliliğimizi güçlendirdiğini gösteriyor.” Küresel gıda ticaretinde fiyat hareketleri, tedarik zincirlerindeki değişimler ve bölgesel gelişmelerin ihracatçılar açısından yeni fırsat ve riskleri beraberinde getirdiğine dikkati çeken Veysel Memiş, rekabet gücünün korunması için katma değerli üretim ve pazar çeşitliliğinin önem kazandığını vurguladı. Veysel Memiş, "2026'da ihracatçılarımız değişen küresel ticaret koşullarına uyum sağlarken yeni pazarlara erişim konusunda da önemli mesafe aldı. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi ve katma değerli üretim kapasitemizi artırarak sürdürülebilir ihracat artışını hedefliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

TÜRİB 7. Kuruluş Yılını ve 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılını Kutladı Haber

TÜRİB 7. Kuruluş Yılını ve 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılını Kutladı

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB), faaliyete geçişinin 7. yılını ve ilan edilen 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı'nı, Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) iş birliğiyle Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) merkezinde düzenlenen özel bir basın buluşmasıyla kutladı. ​Toplantıya TÜRİB Genel Müdürü Ali Kırali ve Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Necla Küçükçolak ev sahipliği yaparken; Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Aykut Gül ve FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık da konuşmacı ve katılımcı olarak yer aldı. ​TÜRİB'in 7 Yıllık Başarı Hikayesi ve Gelişimi ​TÜRİB Genel Müdürü Ali Kırali, toplantıda yaptığı konuşmada Türkiye'de ürün ihtisas borsacılığının gelişme aşamalarını ve bugün itibarıyla ulaştığı noktayı basın mensuplarıyla paylaştı. 8 Haziran 2018 tarihinde kurulan ve 26 Temmuz 2019'da ilk gongu çalarak faaliyete geçen TÜRİB, tarım ve finans piyasalarındaki güçlü ortaklık yapısıyla dikkat çekiyor. TÜRİB sermayesinin %51'i TOBB ve 53 Ticaret Borsasına aitken; Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) %15, Borsa İstanbul Grubu %25 (Borsa İstanbul, Takasbank ve MKK) ve kamu bankaları (Ziraat, Vakıfbank, Halkbank) %9 payla ortaklar arasında yer alıyor. ​Faaliyete geçişinden bu yana ELÜS (Elektronik Ürün Senedi) Piyasasında toplam işlem hacmi 475 milyar TL'ye, işlem miktarı ise 64,5 milyon tona ulaştı. Hacimde en büyük payı sırasıyla buğday, mısır, arpa ve ayçiçeği alıyor. Türkiye genelinde 289 lisanslı depo işletmesi, 54 ilde 383 farklı lokasyonda 15,2 milyon ton saklama kapasitesiyle hizmet veriyor. Bu kapasite, son 5 yıllık ortalama hububat rekoltesinin (37,2 milyon ton) yaklaşık %41'ine denk geliyor. ​2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı ve Kadın Üreticilerin Güçlendirilmesi ​Toplantının ana gündem maddelerinden biri olan 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı, kadın üreticilerin tarımsal üretimdeki kritik rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. TÜRİB Genel Müdürü Ali Kırali, kadın çiftçilerin üretimin, kırsal kalkınmanın ve gıda arz güvenliğinin temel aktörleri olduğunu vurguladı. Kadın üreticilerin lisanslı depoculuk sistemi, ELÜS Piyasası ve şeffaf fiyat oluşum imkanlarından daha etkin yararlanması hedefleniyor. Toplantıda FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Temsilcisi Işılay Reis Yorgun ve Tarım Orman Gençlik Konseyi Ordu Temsilcisi Hayriyenur Kırman da kadın ve genç çiftçilerin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu. ​Yeni Nesil Teknolojiler ve Stratejik Projeler ​TÜRİB, yerli ve milli kaynaklarla geliştirdiği altyapı projeleriyle tarım emtia piyasalarını dönüştürmeye devam ediyor: TÜRİS (TÜRİB İşlem Sistemi): Tamamen özkaynaklarla geliştirilen ve 13 Ocak 2025'te devreye alınan yeni sistem; Ürün Piyasası Aracı Kurumlarının (ÜPAK) entegrasyonunu sağlayarak yatırımcı tabanını genişletti. Kayıtlı yatırımcı sayısı 310 bini aşarken, günlük ortalama işlem hacmi 2026 yılı Temmuz sonu itibarıyla 720 milyon TL'ye yükseldi. ​ATİP (Algoritmik Takip ve İzleme Platformu): Yapay zeka destekli gözetim sistemi, IDC 2026 Zirvesi'nde "Yapay Zekada İnovasyonun Sesleri" kategorisinde ödüle layık görüldü. Gelecek Hedefleri (2026 IV. Çeyrek): TÜRİB, 2026 yılının son çeyreğinde Vadeli İşlem Piyasası, TÜRİB Uluslararası Ürün Piyasası (antrepolardaki ürünler için), Teverruk Piyasası (katılım finansı için) ve LİDBİS (Lisanslı Depo Bilgi Sistemi) projelerini hayata geçirmeyi hedeflemektedir. Ayrıca TOBB ve TÜRİB ortaklığıyla kurulan Lisanslı Depoculuk Denetim A.Ş. ile denetim mekanizmaları en üst seviyeye taşınmıştır.

Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektörü 2026 İhracat Artışı Hedefliyor Haber

Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektörü 2026 İhracat Artışı Hedefliyor

Unlu mamullerden hububata, bitkisel yağlardan kedi-köpek mamasına, bakliyatlardan şekerli mamullere, baharatlardan yağlı tohumlara geniş bir ürün yelpazesiyle 2025 yılında Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde yüzde 23’lük ihracat artış hızı ve 1 milyar 185 milyon dolarlık ihracatla ihracat artış rekortmeni olan Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 2026 yılının ilk yarısında 554 milyon dolarlık ihracata imza attı. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, yılın ikinci yarısında ihracatta yeniden yukarı yönlü bir hamle beklediklerini söyledi. 2026 yılı başında belirledikleri 1,4 milyar dolar ihracat hedefine ulaşma inancını koruduklarının altını çizen Öztürk, “2026 yılının ocak – haziran döneminde ihracatımızda en büyük payı 245 milyon dolarla bitkisel yağlar aldı. İkinci sırada yer alan küspeler, hayvan yemleri ve evcil hayvan mamaları grubu ise 94 milyon dolarlık ihracata ulaştı. Bu ürün grubunda değer bazında yüzde 29, miktar bazında ise yüzde 77 artış kaydedilmesi, yılın ilk yarısının en dikkat çekici performansı oldu” şeklinde konuştu. Kedi – köpek maması ihracatının yüzde 62’sini Ege Bölgesi yapıyor Öztürk, özellikle evcil hayvan mamaları sektörünün son yıllarda güçlü bir ivme yakaladığının altını çizerek şöyle devam etti: “Türkiye’nin bu alandaki ihracatının yüzde 62’sinin Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği üyeleri tarafından gerçekleştiriliyor. İlk altı ayda 45,5 milyon dolarlık ihracata ulaşan sektörün, devam eden yaş mama yatırımlarıyla önümüzdeki dönemde büyümesini sürdüreceğini ve cari açığın azaltılmasına katkı sağladığını görüyoruz. Evcil hayvan mamaları sektörüne yönelik başlattığımız UR-GE projesinde 14 firmamız yer alıyor. Hedef pazarlarda düzenlenecek fuar katılımları, ticaret heyetleri ve eğitim programlarıyla evcil hayvan mamaları sektöründeki ihracatçılarımızın küresel arenada pazarlama yeteneklerini artırıyoruz.” Çikolatalı şekercilik ürünleri 55 milyon dolar ihracatı hanesine yazdırdı Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği’nin ihracatında üçüncü sırada yer alan çikolatalı şekercilik ürünleri ihracatını yüzde 6 yukarı taşımayı başararak 55 milyon dolar ihracat gelirini hanesine yazdırdı. EHBİB’in ihracatından yağlı tohumlar 49 milyon dolar, hububattan mamul ürünler 41 milyon dolar, gıda müstahzarları 21 milyon dolar, hububat 17,7 milyon dolar, baharatlar 13,5 milyon dolar, değirmencilik ürünleri 13 milyon dolar ve şekercilik mamulleri 3,5 milyon dolarlık pay aldı. İhracatın zirvesinde Cezayir, Libya ve Suudi Arabistan yer aldı Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin en çok ihracat yaptığı ülke 2026 yılında da Cezayir oldu. 2026 yılının ocak – haziran döneminde Cezayir’e 63 milyon dolarlık ihracat yapan EHBİB, Libya’ya 39,2 milyon dolar, Suudi Arabistan’a 39 milyon dolar, Rusya Federasyonu’na 25 milyon dolar, ABD’ye ise 23 milyon dolarlık ihracat başarısı gösterdi. Fuarlarda TGİ markası altında yerlerini alıyorlar Türkiye genelinde hububat bakliyat yağlı tohumlar sektöründe faaliyet gösteren 6 ihracatçı birliğinin ortaklığında kurulan Türkiye Gıda İhracatçıları (TGİ) markasıyla uluslararası fuarlarda tadım etkinlikleriyle Türk lezzetlerinin tanıtımını yaptıklarını paylaşan Başkan Öztürk, “Yılın ikinci yarısında tanıtım ve pazarlama faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Türkiye Gıda İhracatçıları (TGİ) markasıyla 2026 yılının ilk yarısında Gulfood Dubai, Foodex Japan, Seoul Food & Hotel ve Summer Fancy Food Show fuarlarında yürütülen tanıtım çalışmalarımız devam edecek. 1-4 Eylül tarihlerinde İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek Foodist Fuarı’nın sektörün uluslararası tanıtımı açısından önemli bir organizasyon olacak. Bu fuarın dünyanın ilk üç fuarı arasında yerini alması için sektör olarak büyük destek veriyoruz” ifadelerini kullandı. Birliğin yürüttüğü UR-GE projelerinin firmaların rekabet gücünü artırdığını ifade eden Öztürk, hububat sektöründe 23 firmanın yer aldığı ilk UR-GE projesinin yurt dışı faaliyetlerinin sürdüğünü vurguladı. Ticaret heyetleri meyvelerini verdi Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılında Suudi Arabistan’a, 2026 yılında da Güney Kore’ye sektörel ticaret heyetleri yaptığını hatırlatan EHBİB Başkanı Muhammet Öztürk, “Suudi Arabistan’a ihracatta yüzde 19,2’lik artışla 32,7 milyon dolardan 39 milyon dolara ulaştık. Güney Kore’ye ihracatımızsa yüzde 95’lik yükselişle 1 milyon 837 bin dolardan 3 miyon 584 bin dolara ilerledi” ifadelerini kullandı. 6 ürünün ihracatında Türkiye lideri olduk Kedi-köpek maması, yaprak sarma, balık yemi, soya yağı, ekmeğe sürülen kakaolar ve ayçiçeği tohumu ihracatında Türkiye lideri olduklarını vurgulayan Öztürk sözlerini şöyle tamamladı; “Türkiye 2026 yılının ilk yarısında 35 milyon dolarlık balık yemi ihraç ederken bu ihracatın yüzde 86’sını gerçekleştirdik. 13 milyon dolarlık yaprak sarma ihracatından 10,4 milyon dolar pay aldık. 45,5 milyon dolarlık kedi-köpek maması ihracatıyla Türkiye ihracatının yüzde 62’sine imza attık. Türkiye 197 milyon dolarlık soya yağı ihraç ederken bu ihracatın yüzde 56’sını yaparak 111 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdık. Ekmeğe sürülen kakaolu ürünlerde 86 milyon dolarlık ihracatın yarısını gerçekleştirdik. 85 milyon dolarlık ayçiçeği tohumu ihracatından 35 milyon dolar pay aldık.”

28'inci Malatya Kayısı Festivali Coşkuyla Başladı Haber

28'inci Malatya Kayısı Festivali Coşkuyla Başladı

28'inci Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı’nın açılışı gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın katılımıyla gerçekleştirilen açılışta konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Malatya, devletimizin gücü ve milletimizin azim, sabır ve kararlılığıyla geleceğe artık çok daha güvenle bakmaktadır. İşte bu anlayışla Malatya'da sosyal ve kültürel hayatı daha da güçlendirecek yeni bir dönem başlatıyoruz" dedi. Büyükşehir Belediyesi ile Malatya Valiliği tarafından bu yıl 28'incisi düzenlenen Kayısı Festivali ve Fuarının açılışı gerçekleştirildi. Orduzu Pınarbaşı Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen açılış törenine Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Malatya Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 2. Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Aydın Kılıç, AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Bülent Tüfenkci ve Abdurrahman Babacan, AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, MHP Malatya İl Başkanı Turgay Şengönül, bakanlık genel müdürleri, askeri ve mülki erkân, belediye başkanları, kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri, sivil toplum kuruluşu başkanları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 28'inci Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı’nın açılışında yaptığı konuşmada, Malatya'nın en köklü ve en büyük organizasyonlarından biri olan Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı'nın 28'incisini düzenlemenin onuru ve mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. “MALATYA SON YILLARDA ÇOK AĞIR İMTİHANLARDAN GEÇTİ” 28'inci Kayısı Festivali ve Fuarı kapsamında Malatya'ya gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'ya şükranlarını sunan Başkan Er, festival coşkusunu hep birlikte yaşadıklarını belirtti. Malatya'nın son yıllarda çok ağır imtihanlardan geçtiğini dile getiren Başkan Er, şunları kaydetti: "Asrın felaketinden sonra da üreticilerimizi doğrudan derinden etkileyen zirai donu yaşadık. Hepinizin bildiği üzere geçtiğimiz yıl yaşadığımız acı süreç ve aziz şehitlerimize duyduğumuz saygıdan dolayı festivalimizi yapmadık. Elbette yaşadığımız zirai don felaketi üreticilerimizi ve şehrimizi çok derinden etkiledi. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Sayın Bakanımız İbrahim Yumaklı'nın gayretleriyle ilk günde Malatya'mıza gelmesiyle burada zirai donun hakikaten hangi boyutlarda olduğunu fark edip gerekli olan tüm yardımları temin ettiler ve Malatyalı çiftçimizin bundan etkilenmemesi için en azından masraflarını karşılayacak şekilde ödenekler ayırdılar. Ben emeklerinden dolayı, desteklerinden dolayı Sayın Bakanımıza da huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Bu yıl ise hamdolsun bereketli bir yıl hem kayısımız hem kirazımız hakikaten bol ve çok güzel, bereketli bir süreç yaşıyoruz. Bu da Malatya'mız için önemli bir müjdedir.” “MALATYA, YENİDEN AYAĞA KALKMIŞTIR” Malatya'nın yaşanan bütün zorluklara rağmen düzenlenen festivalle çok güçlü bir mesaj verdiğini ifade eden Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Malatya, yeniden ayağa kalkmıştır. Malatya, yeniden umut olmuştur. Malatya, devletimizin gücü ve milletimizin azim, sabır ve kararlılığıyla geleceğe artık çok daha güvenle bakmaktadır. Çok şükür, devletimizin güçlü iradesi, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliği ve milletimizin azmi, sabrı, dayanışması sayesinde zor günleri geride bıraktık. Artık şehrimizin dört bir yanında yeni konutlar yükseldi. İş yerlerimiz açılıyor; yollarımız, altyapımız, parklarımız ve sosyal yaşam alanlarımız yeniden hayat buluyor. Bugün artık yeniden üretiyor, yeniden büyüyor ve geleceğimizi el birliğiyle inşa ediyoruz" diye konuştu. “KAYISI, ŞEHRİMİZİN ALIN TERİDİR, EMEĞİDİR, BEREKETİDİR” Malatya'nın yeniden inşa ve diriliş sürecinde en büyük itici gücünün üretim olduğuna dikkati çeken Başkan Er, şunları kaydetti: "Bu noktada kayısı, şehrimizin alın teridir, emeğidir, bereketidir ve dünyaya açılan en değerli markasıdır. Bizler de Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak kayısımızın hak ettiği değeri görmesi, üreticimizin daha fazla kazanması ve Malatya'nın dünya pazarındaki gücünün artması için tüm kurumlarımızla koordinasyon halinde çalışmaya devam edeceğiz. Hedefimiz sadece fazla üretmek ve işlemek değil; daha yüksek katma değer yaratmak ve Malatya'yı tarımda olduğu kadar ticarette de Türkiye'nin öncü şehirlerinden biri haline getirmektir. Bir şehrin yeniden ayağa kalkması elbette sadece fiziki inşa ile binaların yapılmasıyla tamamlanmaz. Şehirler meydanlarıyla, sokaklarıyla, caddeleriyle, sanatla, sporla, kültürle ve en önemlisi bilen insanıyla gerçek anlamda hayat bulur. İşte bu anlayışla Malatya'da sosyal ve kültürel hayatı daha da güçlendirecek yeni bir dönem başlatıyoruz. Geçtiğimiz günlerde uluslararası katılımla gerçekleştirdiğimiz Arslantepe Yarı Maratonu bunun ilk güçlü örneklerinden biri oldu. Önümüzdeki süreçte de kültür yolu etkinliklerinden gastronomi festivaline, uluslararası spor organizasyonlarından gençlik buluşmalarına kadar şehrimizin her köşesini hareketlendirecek birçok organizasyonu sizlerle buluşturacağız. Çünkü biz istiyoruz ki Malatya sadece yeniden inşa edilen bir şehir değil; yaşayan, üreten, gezen, eğlenen ve kültürüyle öne çıkan geleceğin şehri olsun. Açılışını gerçekleştirdiğimiz festivalimiz işte bu vizyonun ve yaşama tutma irademizin en güzel örneklerinden biridir. Beş gün boyunca birbirinden farklı etkinliklerle Malatya'mız festival coşkusunu hep birlikte yaşayacaktır. Bu vesileyle Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı başta olmak üzere desteğini esirgemeyen tüm bakanlıklarımıza, kurumlarımıza, belediyelerimize ve üreticilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Sayın Bakanımıza huzurunuzda bir teşekkür, önemli bir teşekkürü daha burada sizlere bildirmek istiyorum. Sizin huzurunda teşekkür etmek istiyorum. Kayısı Araştırma Enstitümüz var. Hakikaten çok önemli bir alan. Tarım ve Orman Bakanımızla bu alanla ilgili görüşme yaptık. Buranın dokusunu bozmadan Malatya'mıza kazandıracağız. Bakanımız, "Başkanım beraber yapalım" dedi. Hakikaten burada huzurunuzda bu alanı Malatya'mıza kazandıran Bakanımıza teşekkür ediyorum. Kayısı Araştırma Enstitümüzle belediyemiz bir komisyon kurduk, çok ciddi çalışmalarımız var. Bir projemiz daha var; Malatya'mızın tüm enkazı Malatya'mızda mezarlığın yanında bir alanda toplandı. 800 bin metrekare alanın ayrıştırmasını Avrupa Birliği Fransa Kalkınma Ajansı'ndan aldığımız 10 milyon euroluk hibeyle yapıyoruz. Ayrıştırdıktan sonra buraya temiz toprakla örtüp üzerini bir bitkisel toprakla örtüp burayı Malatya'ya kazandırma hedefindeyiz. Bunun için bir çalışma yürütüyoruz. Bu alanı, Türkiye'nin en büyük orman parkı yapmak istiyoruz." Başkan Er, Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı'nın şehre, üreticilere ve ülkeye hayırlar getirmesini dileyerek, konuşmasını tamamladı. BAKAN YUMAKLI: ÜRETİCİMİZLE BİRLİKTE ÇALIŞMALARI YÜRÜTÜYORUZ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise "Bugün 28'incisi düzenlenen Kayısı Festivali ve Fuarı için buradayız. Dile kolay 28 yıl bir de bunun yapılmayan dönemini saydığınızda gerçekten adeta bir ömür. Aslında her yaptığımız işin bu ömrümüze ömür katan işlerden olmasını diler ve düşünürüz. Ancak bazen ummadığımız, elimizde olmayan sebeplerle etkileniriz. Ben depremle ilgili çok fazla bir şey söylemeyeceğim çünkü oradaki o ruh halini, yaşananları, o dönemin çok hızlı bir şekilde atlatılması için devletin, milletin el ele vererek nasıl can siperane çalıştığını biliyoruz" ifadelerini kullandı. Malatya'nın çehresinin değiştiğini, artık yüzünün gülmeye başladığını kaydeden Bakan Yumaklı, "Geçtiğimiz yıl zirai don felaketini yaşadık. Sadece Malatya'yı etkilemedi elbette ama bu şehrin alamet-i farikası olan bir ürünün neredeyse hiç olmamasına sebep oldu. Ancak bu sene yeniden umutlandık. İnşallah bereketli bir şekilde yapılan hasattan sonra üretimimize, ihracatımıza ve bundan Malatya'nın elde edeceği güce hep beraber kavuşmuş olacağız. Bu vesileyle içeri girerken daha kapıdan itibaren başlayarak bir festival havasında geçen bu fuarın sektörümüz açısından hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Artık dünya eski dünya değil; iklimiyle, jeopolitik olaylarıyla, izleri her gün hadi canım bu kadar da olur mu dedirten hususlarla birlikte gerçekten yeni bir döneme girmiş durumda. Bu yeni dönem tarımsal üretimi sadece bir ekonomik faaliyet olarak görmemizi engelliyor. Artık arz güvenliği yani gıdayı ihtiyacı olan insanlara ulaştırabilen ülkeler için gıda arz güvenliği bir milli güvenlik meselesi haline gelmiştir. İşte biz de tam da bu bilinçte hareket ediyoruz. Ülkemizin sahip olduğu bütün imkanları, bütün potansiyeli harekete geçirmek üzere çiftçimizle, üreticimizle birlikte el ele bu çalışmaları yürütüyoruz. Tabii sadece bunları söyleyerek ya da teorik olarak düşünerek bir sonuca ulaşmamız mümkün değil. Dolayısıyla ulaşmamız gereken bir hedef var. O da yapmış olduğumuz üretimin verimli bir şekilde olması, kaliteli bir şekilde yapılması ve teknolojiyi mutlaka ama mutlaka dünyadaki örneklerinden demiyorum. Onlardan daha iyi bir şekilde kullanabilecek hale gelmemiz gerekiyor. İşte tam da bu noktada rekabet gücünü artıran ülkelerin bunları yaptığını da düşünürsek eğer doğru veriyi doğru zamanda kullanarak üretime yön vermeye gayret ediyoruz. Bunun için biliyorsunuz üretim planlaması, tarımsal üretim planlaması 2024 yılından itibaren hayata geçti. Bu doğrultuda bütün şehirlerimizin tarımsal üretim altyapılarını güçlendirmeye gayret ediyoruz. Malatya da elbette bu manada önemli illerimizden bir tanesi" diye konuştu. “DEVLET OLARAK, HÜKÜMET OLARAK ÜRETİCİLERİMİZİN YANINDAYIZ” Bakanlık olarak Malatya'ya önemli yatırımlarla birlikte ciddi destekler sağladıklarını aktaran Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: "Son 24 yılı ele alacak olursak eğer Malatya'mıza toplam 75 milyar liralık destek ve yatırım yapıldı. Su ve sulama alanında 117 tesis hizmete alındı. 403 bin dekarlık arazi sulamaya açıldı ve bunun Malatya ekonomisine katkısı yaklaşık yıllık 7 milyar civarında. Yine kırsal kalkınma projeleri, ORKÖY projeleri, çeşitli farklı proje hibe ve destekleri yaklaşık 10 bine yakın kalkınma ve kırsal desteklerinden faydalanmış oldu. Malatya, kayısı başta olmak üzere toplam 53 ürünü coğrafi işaretle tescil ettirmiş durumda. Bu manada bu bilincin yüksek olduğu bir ilimiz. Üreticimizin bu manada alın terini de garanti altına alacak TARSİM yani tarım sigortalarıyla alakalı da son dönemde bilincin ve isteğin, arzunun yükselmiş olduğunu görüyoruz. Bu manada da son derece memnunuz. 2006 yılından bu yana tarımsal afetlerle alakalı zarar gören ürünlerle ilgili yaklaşık 6 milyar liralık zarar tazminatı da yine TARSİM'den üreticilerimize ödendi. Malumunuz geçtiğimiz yıl buraya geldik ve üreticilerimize; "Hiç kimse ağaçlarına dokunmasın" dedik. Bu festival için söylemiştim 28 yıl bir ömür. Bu ağaçların yetişmesi için de bir ömür gerekiyor. İlk söylediğimiz bu oldu ve ikinci söylediğimizde inşallah biz devlet olarak, hükümet olarak üreticilerimizin yanında olacağız. Ne söylediysek yaptık. Sağ olsunlar Malatyalı üreticilerimiz de bizlere itimat etti ve biz ağaçlarımızı bu yılın üretimine hep birlikte hazırladık. Aldığımız ürünün yüzümüzü güldürmesi sadece buradaki üreticilerin değil bence Türkiye'nin yüzünün gülmesidir." “MALATYA LİDER BİR ŞEHRİMİZ” Malatya denildiğinde akla kayısının geldiğini ifade eden Bakan İbrahim Yumaklı, "Ülkemiz, kayısı üretiminde dünyada birinci sırada. Malatya da kayısı üretiminde Türkiye'de birinci sırada yer alıyor. Dolayısıyla dünya kuru kayısı üretimi ve ihracatında da Malatya lider bir şehrimiz. Biz de bu emeği ve gayreti korumak adına çalışmalar yapıyoruz. Dünyada ve ülkemizde ilk ve tek olan biliyorsunuz kuru kayısı lisanslı deposu da 5 bin ton kapasiteyle Malatyalı üreticilerimize hizmet veriyor. Yine farklı ürünlerle alakalı da ülkemizin dört bir tarafında bir lisanslı depo seferberliği adeta başlamış durumda. Malatya'mızda, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından Kayseri yolunda organize sanayi bölgesi yakınında 4 bin metrekare kapalı alana sahip 20 bin tonluk hububat depolama tesisi inşaatında son aşamaya geldik. Yine su ve sulama yatırımlarımıza devam ediyoruz. Hepinizin malumu Battalgazi ve Yeşilyurt'un içme suyu altyapısını güçlendirecek bir proje çalışmamız vardı. Bu projenin gerçekleştirilmesiyle ilgili çalışmalara başladık. Yaklaşık 3.6 milyar liralık bir maliyetle inşallah bunu da kazandırmaya gayret ediyoruz. Yine Doğanyol'a hizmet verecek olan gölet inşasına başladık. Malatya içme suyu isale hattının birinci kısım kapsamında biliyorsunuz tamamlandı. 1.2 milyar liralık bir bütçeyle. Sultansuyu Barajı'nın rehabilitasyonu işini de inşallah yeniden barajı daha güvenli hale getirecek şekilde bitirdik" bilgisini verdi. “BİZ HEP BİRLİKTE İŞBİRLİĞİ YAPACAĞIZ” Bakan Yumaklı, “Malatya'nın alamet-i farikası olan kayısı festivaline, kayısı için düzenlenmiş bir festivale katılmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu tür festivalleri, gerçekten çok önemli olarak görüyorum. Bir kültürün sonraki nesillere aktarımı içinde son derece büyük bir önemi var. Biz hep birlikte işbirliği yapacağız. Elimizdeki imkanları sonuna kadar kullanacağız" dedi. VALİ YAVUZ: EMEK VEREN ÜRETİCİLERİMİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM Malatya Valisi Seddar Yavuz da Malatya'nın en önemli tarım şehirlerinden bir tanesi olduğuna dikkati çekerek, "Yaklaşık bir milyon dekar alanda kayısı üretimi gerçekleştiriyoruz. Verimin yüksek olduğu yıllarda da hatırı sayılır miktarda yaş kayısı ve kuru kayısı üretiyoruz ve bunu dünya piyasasına sunuyoruz. Geçen yıl tüm zorluklara rağmen 250 milyon dolarlık bir ihracatı gerçekleştirdik. Geçen yıl hiç ürünümüz olmamasına rağmen 250 milyon dolarlık bir katkı sunmuş sektörden bahsediyoruz. Malatya'mız sadece kayısı üretmiyor; diğer ürünlerde de özellikle hububat başta olmak üzere önemli ülkemizin ekonomisine katkı sunmaya devam ediyor. Yani insanlar işte hasat bittikten sonra bunların bakımlarını, daha sonra gerçekleştirebilecek gelirlerden işte nişanlılık, düğün, evlilik, kısacası arabasını değiştirecek, ev eşyasını değiştirecek. Kısacası biz koca bir yılı kayısıyla geçiriyoruz. Hangi bölgede hangi ürün varsa açıkçası bu sadece tarımsal bir ürün değil, aynı zamanda bir kültür olarak da bunu kabul etmek gerekiyor. Dolayısıyla ben çiftçilerimize, emek veren tacirlerimize, tüccarlarımıza, ihracatçılarımıza hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sayın Bakanımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Bu festivalin düzenlenmesinde birlikte gönül birlikteliği çalıştığımız çok kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımıza şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı. TÜFENKCİ: TÜRKİYE BÜYÜK BİR ÜLKE AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci ise "Malatya hem depremi yaşadı hem donu yaşadı. Depremde gerçekten hükümetimizin, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın, yereldeki arkadaşlarımızın, sivil toplumun el ele vererek Malatya'yı ve deprem bölgelerini Allah'a hamdolsun ayağa kaldırdık, yeniden inşa ve imar ettik, ihya ediyoruz. Bunun için başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Murat Kurum ve diğer bakan arkadaşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ve akabinde Malatya bir felaketi daha yaşadı, zirai don oldu. Orada da bakanımız, 36 ilde olduğu gibi Malatya'da da gerçekten hem aktif olarak Malatya'ya özel ilgi gösterdi. Onlara destekler vererek sürdürülebilir tarımı ve aynı zamanda teknik desteklerle de ağaçların kurumamasını önlemesi bakımından verdiği direktifler ve arkadaşlarımızın sahada olmasını bizzat gören birisi olarak kendilerine teşekkür ediyorum. Türkiye büyük bir ülke, Malatya da Türkiye'de önemli şehirlerden birisi. Büyükşehir Belediye Başkanımıza da valimize de teşekkür ediyorum. Şehrin dokusuna, kültürüne, geleceğe taşıma adına bu tip organizasyonlar ve festivaller şehrimizi ve bölgemizi heyecanlandırıyor. Bunun için de teşekkür ediyorum. İnşallah bu festivalimiz birliğimize, beraberliğimize, dirliğimize vesile olur" diye konuştu. ÖLMEZTOPRAK: YERLİ VE MİLLİ GELENEKLERİMİZ AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak da "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın kesintisiz direktifleri, talimatları ve destekleriyle asrın afetinde, asrın derin yaralarını saran bir memleket olarak, şimdi asrın ihyası, dayanışması ve inşallah yeniden güzel, birlik, beraberlik içerisinde ilerleyen, büyüyen ve gelişen bir Malatya diyoruz. Yerli ve milli geleneklerimiz bunlar. Fuarlarımız ve festivallerimiz var. Gençlerimiz, evlatlarımız var. Gençler tekrar bu şehirde kültür ve sanat görmek ister. Dolayısıyla kayısı festivali sadece kayısıdan ibaret değildir. Bu şehrin dokusunu, sosyal yapısını, bu şehrin dünyaya, bölgeye, Ortadoğu'ya ve tüm dünyaya söylemek istediği, hani sesini duyurduğu bir alan var ya, dünya kayısı başkenti diyoruz. Tarım Bakanlığımız bu konuda son hız Malatya'nın arkasında durmaya devam ediyor. Bu çok önemli. İşte buradaki ruhu korurken bu festivalin içeriği, anlamı, festivaldeki programların devam eden süreçte hem bizlere hem de bölgeden gelen değerli misafirlerimize hitabı çok önemli. Dolayısıyla festivalimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. Konuşmaların ardından 28'inci Malatya Kayısı Festivali ve Fuarının açılışı gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Bakan Yumaklı ve protokol üyeleriyle fuar alanında kurulan stantları gezdi.

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 6,4 Milyar Dolarlık Rekor İhracat Haber

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 6,4 Milyar Dolarlık Rekor İhracat

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), 2026 yılının ilk altı ayında sergilediği başarılı performansla dikkat çekiyor. Bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile Türkiye ekonomisine güç katan İİB, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 oranında artışla 6 milyar 450 milyon dolar tutarında ihracata imza attı. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), yılın ilk yarısında, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 7.3 oranında artış neticesinde 6 milyar 450 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk yarısını ihracat artışı ile kapatarak, başarılı bir performans sergiledi” dedi. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2026 yılının ilk altı ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 7.3 oranında artış neticesinde 6 milyar 450 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İstanbul İhracatçıları, 193 ülke pazarına ürün sattı ve birliğin ülke ihracatındaki payı yüzde 5.4 oldu. İİB, haziran ayında ise, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 32.8 oranında artışla 1 milyar 105 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. Avrupa Birliği ülkelerine ihracatta artış İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk altı ayında, değer bazında en fazla ihracatı 407.5 milyon dolar ile Amerika Birleşik Devletleri’ne gerçekleştirdi. ABD’ye en fazla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamullerinin şeker ve şekerli mamuller alt sektörü ile kağıt ve karton ürünleri alt sektörlerine ait ürünler satıldı. İİB, ABD’nin ardından değer bazında en fazla Birleşik Krallık, Norveç, Almanya ve Irak’a ihracat yaptı. İİB tarafından yapılan ihracatta; Birleşik Krallık’a kağıt ve karton ürünleri ile gemi, Norveç’e gemi, Almanya’ya fındık ve mamulleri ile kağıt ve karton ürünleri, Irak’a ise hayvansal mamuller ile ağaç ve orman ürünleri ön plana çıktı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8.1 oranında artış sonucu 1 milyar 663 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri oldu. İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk altı ayında, yaklaşık 1 milyar 820 milyon dolar; İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), 1 milyar 738 milyon dolar; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), yaklaşık 1 milyar 561 milyon dolar; İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), yaklaşık 538 milyon dolar; İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB), 466 milyon dolar; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 287 milyon dolar; İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB) ise 145 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Özkan: İİB, yılın ilk yarısında başarılı bir performans sergiledi İstanbul İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk yarısını, yüzde 7.3 oranında ihracat artışı ile kapatarak, başarılı bir performans sergiledi. Haziran ayını, hedef pazarlarımıza yönelik etkinliklerimizle tamamladık. Dünya denizcilik sektörünün kalbi, Atina'da düzenlenen Posidonia 2026 Fuarı'nda attı. İstanbul İhracatçı Birlikleri, fuarın Türkiye Milli Katılım organizasyonu başarı ile tamamladı. Kolombiya’da düzenlenen ve Güney Amerika’daki gıda endüstrisinin önemli fuarlarından Alimentec-Anuga Select Colombia 2026’da Türkiye Milli Katılımını organize ederek, Türk gıda ürünlerinin tanıtımını yaptık. Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) büyük gıda fuarlarından Summer Fancy Food Show’da, İHBİR tarafından yürütülen “İHBİR Şekerli Mamuller ve Pastacılık Sektörleri İhracat Atılımı UR-GE Projesi” kapsamında, standlı fuar katılımı gerçekleştirildi. İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği tarafından yürütülen “Print in İstanbul Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Projesi”, çalışmalarına devam ediyor. Projede yer alan firma temsilcilerinin katılımı ile “Uluslararası pazarlarda ticari istihbarat” konulu eğitim düzenlendi. İİB; ABD Pazarı İçin Stratejik Adımlar”, “Gelecekte Gerekli Temel Yetkinlikler” konularında, genel katılıma açık, online, ücretsiz eğitimler düzenledi. Hedef pazarlarımıza yönelik yaptığımız çalışmalar ve yurt dışında organize ettiğimiz milli katılımlı fuarlar başta olmak üzere planlamalarımız doğrultusunda hareketle ihracatımızı artıracak, ülke ekonomisine katkımızı sürdüreceğiz” dedi.

Eskişehir’de Arpa Hasadında Yüzler Gülüyor Haber

Eskişehir’de Arpa Hasadında Yüzler Gülüyor

Eskişehir genelinde 935 bin dekar alanda arpa hasadı tüm hızıyla devam ediyor. Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından tescil edilen yerli çeşitlerin demonstrasyon çalışmalarında elde edilen 470 kilogramlık dekar başı verim, bölge üreticisi için umut verici bir tablo çiziyor. ​Eskişehir tarımında hasat sezonunun en hareketli günleri yaşanıyor. İl genelinde geniş bir alana yayılan arpa hasadı, teknik ekiplerin gözetiminde ve üreticilerin yoğun katılımıyla sürdürülüyor. ​Yerli Çeşitlerle Yüksek Verim Hedefi ​Hasat çalışmaları kapsamında, Eskişehir Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından geliştirilen ve tescillenen "Ünver" ve "Sabribey" arpa çeşitleri, Tepebaşı ilçesi Çukurhisar Mahallesi’nde kurulan demonstrasyon parsellerinde dikkat çekti. ​9 Temmuz tarihinde gerçekleştirilen hasat işlemleri sonrasında yapılan ölçümlerde, kıraç koşullarda dahi dekarda ortalama 470 kilogram verim elde edildi. Bu sonuçlar, bölge iklimine tam uyumlu, dayanıklı ve yüksek verimli yerli çeşitlerin yaygınlaştırılması noktasında büyük bir başarıya işaret ediyor. ​İl Müdürlüğünden Hasat Sezonunda Denetim Seferberliği ​Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, hububat sezonunun üretici adına en verimli şekilde tamamlanması için saha çalışmalarını titizlikle yürütüyor. Teknik ekipler, ürün kayıplarının önüne geçmek amacıyla sahada şu çalışmaları gerçekleştiriyor: ​Biçerdöver Dane Kayıp Denetimleri: Hasat esnasında yaşanabilecek ürün kayıplarını minimuma indirmek. ​Hasat Kontrolleri: Biçerdöverlerin teknik standartlara uygunluğunu denetlemek. ​Teknik Bilgilendirme: Üreticilere hasat süreci ve sonrası için gerekli tarımsal rehberlik hizmeti sunmak. ​Bölge Tarımı İçin Yeni Bir Dönem ​Elde edilen verim değerlerinin Eskişehirli üreticiler için moral kaynağı olduğunu belirten yetkililer, yerli tohum kullanımının yaygınlaşmasının bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını vurguluyor. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün koordinasyonundaki bu çalışmalar, modern tarım teknikleri ile yerli üretimi birleştirerek çiftçinin emeğini korumayı hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.