Hava Durumu

#Kadın Çiftçiler

Kırsal Haber - Kadın Çiftçiler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Çiftçiler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Vekili Genç: "Kadınlar Ürettikçe Mersin Güçleniyor" Haber

Başkan Vekili Genç: "Kadınlar Ürettikçe Mersin Güçleniyor"

Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Gülşah Yıldırım Genç, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından, ‘Kadının Eli, Toprağın Bereketi’ mottosuyla düzenlenen ‘Dünya Kadın Çiftçiler Günü’ etkinliğine katılarak Mersin’in 13 ilçesinden gelen üreticilerle bir araya geldi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen etkinliğe Başkan Vekili Genç’in yanı sıra; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Milletvekili Gülcan Kış, CHP İl Başkanı Koral Ömür, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, Mezitli Belediye Başkan Vekili Turgut Selağzı, Silifke Belediye Başkan Vekili Oğuzhan Kökten, Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer, siyasi partilerin temsilcileri, muhtarlar, Mersin Büyükşehir ve MESKİ bürokratları, Meclis Üyeleri, oda ve dernek yöneticileri ile üretici kadınlar katıldı. Başkan Vekili Genç: “Başkanımız Vahap Seçer’in sizlere selam ve sevgileri var, Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nüzü kutluyor” Üretici kadınlarla bir arada olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek konuşmasına başlayan Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Gülşah Yıldırım Genç, Mersin’in 13 ilçesine emeğiyle hayat veren kadınların Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü kutladı. Dünya Kadın Çiftçiler Günü Etkinliği’ni yıllardır sürdüren herkese teşekkür eden Genç, “Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Vahap Seçer’in sizlere selamlarını ve sevgilerini iletmek istiyorum. Kendisiyle görüştüm; tüm üretici kadınların Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü kutluyor. Bu güzel buluşmada başkanımızın da aramızda olmasını hepimiz gibi ben de çok isterdim. Ancak hepimizin bildiği üzere kendisi bir süredir hukuki bir süreçle karşı karşıya. Tutuksuz yargılanması mümkünken başkanımız hakkında tutuklama gibi ağır bir karar verilmesini haksız buluyoruz. Bu kararın Mersin halkının iradesini de incittiğine inanıyoruz. Böylesi kararlar hukuka duyulan güveni zedelese de adaletin yerini bulacağına da inancımızı koruyoruz” diyerek, en büyük dileklerinin Vahap Seçer’in en kısa sürede görevine dönmesi olduğunu belirtti. Geç gelen adaletin adalet olmadığını vurgulayan Genç, Mersin halkının iradesine sahip çıkacaklarını ve Mersin Büyükşehir’in hizmetlerine de devam edeceğini belirtti. “Mersin’imizin bereketine bereket katıyorsunuz” Kadınların üretmenin yanı sıra aile ekonomisine de katkı sunduğunu, kırsalda yaşamı desteklediğini ve üretim kültürünü kuşaktan kuşağa aktardıklarını hatırlatan Genç, “Mersin’imizin tarımsal üretim gücünde, bereketli topraklarında ve zengin ürün çeşitliliğinde sizlerin çok büyük payı var. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleri, Anadolu kadınının emeğini ve fedakârlığını en güzel şekilde anlatıyor; ‘Dünyada hiçbir milletin kadını, milletini kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar çalıştım diyemez.’ Bugün burada bulunan siz değerli üretici kadınlar da bu güçlü mirası yaşatıyor, toprağa emek vererek Mersin’imizin bereketine bereket katıyorsunuz” sözlerine yer verdi. “Bir kadının ekonomik olarak güçlenmesi toplumun geleceğini de değiştirir” Kadınların yalnızca tarımsal üretimde değil, hayatın birçok alanında emek verdiğini söyleyen Genç, “Kadının emeği çoğu zaman ekonomik ve toplumsal olarak yeterince görünür olmuyor. Bir kadının ekonomik olarak güçlenmesi, yalnızca kendi yaşamını değil; ailesinin, çocuklarının ve toplumun geleceğini de değiştirir. İşte bu nedenle kadınların ekonomik açıdan güçlenmesini, kendi gelecekleri üzerinde daha fazla söz sahibi olmasını son derece önemli buluyoruz. Biz istiyoruz ki bugün burada emeği ile takdir edilen kadınlar; ürettiği değeri yöneten, kazancını artıran, kendi kararlarını alan ve ekonomik yaşamda daha güçlü yer edinen bireyler olsun” diyerek, kendisinin de kent yönetiminde bir kadın olarak sorumluluk aldığını ve Mersin halkına hizmeti sürdüreceğini aktardı. “48 farklı projemizden 10 bin 250 kadın yararlandı” Üreticilerin maliyetlerini azaltan ve üretimde verimliliği artıran birçok projeyi hayata geçirdiklerini belirten Genç, “Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak Başkanımız Sayın Vahap Seçer’in öncülüğünde onun belediyecilik vizyonuyla hayata geçirdiğimiz tüm hizmet ve yatırımlarda tarımsal üretimi ve kırsal kalkınmayı öncelikli çalışma alanlarımız arasında gördük. Bu çalışmalarda üretici kadınlara ve kadın kooperatiflerimize özel bir önem verdik. 2019 yılından bugüne Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığımızın 48 farklı projesinden 10 bin 250 kadın yararlandı. 2026 yılı sonuna kadar bu sayıyı 11 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Fide ve fidan desteklerinden hayvancılığa, arıcılıktan sera malzemelerine, güneş enerjisinden üretici eğitimlerine kadar pek çok alanda kadınların yanında olduk” diye konuştu. “Kadınlar ürettikçe Mersin güçleniyor” Mersin Büyükşehir olarak kadınların sosyal yaşamda daha fazla yer alması ve ekonomik olarak özgür birer birey olmaları için çalışmalar yapmaya devam edeceklerini kaydeden Genç, “Sizlerden beklentimiz; taleplerinizi, önerilerinizi ve karşılaştığınız sorunları bizlerle paylaşmanızdır. ‘Alo 185 Teksin Çağrı Hattımız’ üzerinden bize 7 gün 24 saat ulaşabileceğinizi biliyorsunuz. Sizlerin emeği Mersin’in ekonomisine, kültürüne ve geleceğine de değer katıyor. Sizler ürettikçe Mersin güçleniyor. Sizler kazandıkça ailelerimiz, köylerimiz ve kentimiz güçleniyor. Bizim görevimiz de sizlerin bu emeğini desteklemek, üretim yolculuğunuzda karşınıza çıkan engelleri azaltmak ve daha fazla fırsata ulaşmanızı sağlamaktır” diyerek, kadınların Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü bir kez daha kutladı. Vekil Kış: “Böyle sıkıntılı bir dönemde Büyükşehirimizin kadın üreticilere verdiği destek çok kıymetli” CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, kadınların Türkiye’nin gerçek gücü olduğunu söyledi. Çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını kaydeden Vekil Kış, “Mazot, gübre, ilaç fiyatları artarken ürünlerimiz dalında değer kaybediyor. Bu ülkenin kadınları hem hayatın yükünü hem de yanlış tarım politikalarının bedelini omuzlarında taşıyor. İşte böyle sıkıntılı bir dönemde Mersin Büyükşehir Belediyemizin siz üretici kadınlara sunduğu destekler hiç olmadığı kadar kıymetlidir. Üstelik belediyemiz içinden geçtiğimiz bütün olumsuzluklara rağmen yaşatılan tüm zorluklara rağmen çiftçimizin de üretici kadınların da yanında olmaya devam ediyor. Çünkü Mersin’de hizmetin de üretimin de dayanışmanın da durmaması gerektiğini bilen bir Büyükşehir Belediye yönetimi var” dedi. “Mersin Büyükşehir Belediyemiz üreticilerin yanında olmaya devam edecek” Son dönemde yaşanan gelişmelere de değinen Vekil Kış, belediye başkanlarının haksız ve hukuksuz yere tutsak edildiğini söyledi. Vekil Kış, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Vahap Seçer Başkanımız ne yazık ki haksız ve hukuksuz yere şu anda tutsak. Ben bugün kendisini cezaevinde ziyaret ettim. Özgürlüğünden uzak ama yüreği hala sizinle atıyor. Sizlere kucak dolusu sevgi ve selamlarını iletti. Vahap Başkanımız belki bugün aramızda değil ama bu kent için ortaya koyduğu emek, kurduğu dayanışma ağı ve başlattığı hizmetler yaşamaya devam ediyor” diye belirtti. Meral Seçer: “Vahap Başkan, sizlerle kurduğu gönül bağı ve kadın emeğine verdiği değerle aslında şu anda aramızda” Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer de konuşmasında, üretici kadınlarla bir arada olmanın kendisi için anlamından ve öneminden söz ederek, onları; ‘Toprağa emek veren, üreten, bütün zorluklara rağmen çalışan ve zorluklardan güçlükle çıkan kadınlar’ olarak tanımladı. Üretici kadınların birçoğu ile birlikte çalışma fırsatı elde ettiklerine değinen Meral Seçer, “Toprağın sabrını, emeğini ve dayanışmanın en güzel örneğini sizler veriyorsunuz. İyi ki varsınız ve iyi ki sizlerle yollarımız kesişti. Bundan dolayı çok mutluyuz” diye belirtti. Her yıl Dünya Kadın Çiftçiler Günü için bir araya geldiklerini ifade ederek konuşmasını sürdüren Seçer, “Bu buluşmalarımızda Vahap Başkanımız da yanımızda oluyordu. Vahap Başkan, sizlerle kurduğu gönül bağı ve kadın emeğine verdiği değerle aslında şu anda aramızda ve bizlerle birlikte. Çünkü hepimizde bir izi olduğuna inanıyorum, hepimiz onun varlığını yaptıklarıyla hissediyoruz. Bundan dolayı çok onurlu ve mutlu olduğumu da sizlere bildirmek isterim” ifadelerini kullandı. İnsan vicdanının çok kıymetli olduğuna değinen Seçer, “Hayat bazen insana hiç beklemediği anlar yaşatabiliyor, bizi çok farklı durumlarla karşı karşıya bırakabiliyor. Gerçekten insanın vicdanının rahatlığı, insanların sevgisi insana çok güç veriyor. Tam da bugün biz bu duygularla buradayız. İçimiz ve vicdanımız rahat, alnımız açık” dedi. “Bu toprakların ve ülkenin bel kemiği kadınlardır” Seçer, kadın çiftçilerin toprağı ve doğayı çok iyi tanıdıklarına dikkat çekerek, kökleri sağlam olanların en zorlu koşullarda bile dimdik ayakta kalabileceğini ifade etti. Hayatta karşılaşılan zorlukların ardından mutlaka bir aydınlığın geldiğini belirten Seçer, umudun ve dayanışmanın önemini vurguladı. Kadınlarla bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren ve kadınların sevgisi ile dayanışmasını hissetmenin kendisi için çok kıymetli olduğunu söyleyen Seçer, “Hiçbir zaman üretmekten ve çalışmaktan vazgeçmeyin. Gerçekten üreten ve çalışan insan daima iyi işler düşünmeye muktedirdir. Kötü işler düşünecek vakti yoktur. Bizler üretmeye ve çalışmaya devam edeceğiz. Bu toprakların ve ülkenin bel kemiği kadınlardır. Bizler üreteceğiz. Çünkü hepimiz bu toprakları çok seviyoruz. Vatanımız için çok çalışacağız, birlikte ve dayanışma içerisinde olacağız. Hepinizin Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü kutluyorum” dedi. Yüksel: “Çaltıbozkır’da yalnızca lavanta yetiştirmedik, köyümüzün geleceğine sahip çıktık” Çaltıbozkır Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Hatice Gülcan Yüksel, lavanta bahçesinin bir avuç insanın hayaliyle başladığını, kadın emeği ve dayanışmayla köyün umuduna dönüştüğünü belirterek, “Lavantayı yalnızca yetiştirmekle kalmadık, ona değer katmaya, ürüne dönüştürmeye başladık. Ancak ürünümüzü geliştirmek ve daha ileriye taşımak için kendi distilasyon tesisimize ihtiyacımız vardı. Başkanımız Sayın Vahap Seçer’in üreticilere yönelik desteğiyle yanımızda olduğunu gördük ve kendi tesisimizi hayata geçirebilmek için destek aldık. Bizim için bu destek yalnızca bir tesis kurulmasına katkı değildi. Aynı zamanda emeğimize, üretme gücümüze ve hayallerimize duyulan güvenin göstergesiydi” dedi. Doğan: “Küçük ölçekli üreticilere daha önce kimse Büyükşehir kadar destek vermemişti” Anamur Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatif Başkanı Neslihan Doğan, üreten kadınların destek gördüklerinde güçlendiklerini belirterek, “Bize bu gücü verdiği için ilk önce Mustafa Kemal Atatürk’e, ikinci olarak da ‘ben pozitif ayrımcıyım’ diyen ve en yakın zamanda aramızda görmek istediğimiz Vahap Seçer’e teşekkür ederiz. Bu projelerle kadın çiftçilerimize ve kadın kooperatiflerine ne kadar değer verildiğini gördük. Mersin Büyükşehir, dünyada bile bir benzeri olmayan projelerle Mersin’i tekrar ayağa kaldırdı. Mersin’de bir kadın çiftçi olarak, küçük ölçekli ailelerin bütçesine nasıl katkı sağlayabiliriz diye düşündüler. Küçük ölçekli üreticilere daha önce kimse Büyükşehir kadar destek vermemişti” dedi. Üretici kadın Yavuz: “Artık kameramız bile var, daha modern bir şekilde üretiyoruz” Solar Kamera Desteği yararlanıcısı Hacer Yavuz, arıcılık yapan göçebe bir ailenin kızı olduğunu söyleyerek, üretmenin önemini gelecek kuşaklara aktarmak gerektiğini kaydetti. Yavuz, “Üretmek çok güzel. Biz üreteceğiz. Öyle üreteceğiz ve varlığımızı göstereceğiz ki ışığımız öyle güçlü olacak ki birileri bizi fark edecek. Ben de bugün fark edildiğim için buradayım” dedi. Üretici kadın Çölgeçen: “Büyükşehir sayesinde kendi işimi yapıyorum” ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesinden yararlanan üretici Gözde Çölgeçen daha önce farklı işlerde çalıştığını ancak ailesine ve çocuklarına zaman ayırmakta zorlandığını belirterek, “Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesi sayesinde şimdi hem kendi işimin başındayım hem çocuklarıma vaktim oluyor hem de aile bütçeme destek sağlıyorum. Bu projeyi hayata geçiren Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer’e, belediyemize ve tüm çalışanlara gönülden teşekkür ediyorum. Biz kadınlara fırsat verildiğinde kadınlar üretir, güçlenir ve geleceğe umut ile bakar. Çünkü kadının emeği yalnızca bir aileyi değil, geleceği büyütür” diye belirtti. Üretici kadın Alkan: “Büyükşehir’in destekleri ile üretime devam ettik” Zeytin Fidanı desteğinden yararlanan üreticilerden Rukiye Özbayrak Alkan, şehirleşme ile birlikte bahçelerde üretimin zorlaştığını ve çeşitli nedenlerle topraklarının küçüldüğünü söyledi. Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri ile bu zorlukları aştıklarını sözlerine ekleyen Alkan, “Belediyemiz yetişme yerlerine göre zeytin, avokado, narenciye fidanları ile bizlere çok destek verdi. Bizi unutmuyorlar, ziyarete de geliyorlar. Geçen gün ziyarete geldiler ve zeytin ağaçlarının zeytinle dolduğunu gördüler. Bizleri unutmadıkları ve destek oldukları için Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyorum” dedi. Konuşmaların ardından üretici kadınlar kendi emekleriyle yetiştirdikleri taze meyveleri konuklara takdim etti. Program fotoğraf çekimlerinin ardından yemek ikramları ve Türk Halk Müziği Konseri ile sona erdi. Etkinliğin sonunda, günün anısına üretici kadınlara alıç fidesi hediye edildi.

Balıkesir’de Kadın Çiftçiler Bilgi Yarışmasında Buluştu Haber

Balıkesir’de Kadın Çiftçiler Bilgi Yarışmasında Buluştu

Balıkesir’de 2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı kapsamında düzenlenen “Kadın Çiftçiler Yarışıyor” programında kadın üreticiler bilgilerini yarıştırdı, yaşam hikâyeleriyle ilham verdi. Programda kadın emeğinin tarım ve hayvancılıktaki önemi vurgulanırken, yarışmaya katılan kadın çiftçilere ödülleri takdim edildi. Kadın çiftçiler bilgi ve deneyimlerini paylaştı Balıkesir Bölgesi Hayvancılık Kooperatifleri Birliği (HAYKOOP) tarafından, 2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı kapsamında “Kadın Çiftçiler Yarışıyor” programı düzenlendi. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan kadın çiftçilerin katıldığı bilgi yarışmasında üreticiler, tarım ve hayvancılık alanındaki bilgi ve birikimlerini ortaya koydu. Yarışmanın ardından katılımcı kadın çiftçilere ödülleri verildi. Program, kadın üreticilerin bilgi ve deneyimlerini paylaşmalarına, emeklerinin görünür kılınmasına ve tarımsal üretimdeki rollerinin öne çıkarılmasına katkı sağladı. Kadın emeği ve üretim azmi ön plana çıktı Programda, en yaşlı kadın çiftçiden genç üreticilere kadar farklı kuşaklardan kadınların yaşam hikâyeleri paylaşıldı. Kadınların yıllar içinde edindikleri tecrübeler, üretime katkıları ve çalışma azimleri katılımcılara ilham verdi. Kadın çiftçilerin tarım ve hayvancılık sektöründeki önemine dikkat çekilen etkinlikte, kadın emeğinin kırsal kalkınma ve sürdürülebilir tarımsal üretim açısından taşıdığı değer bir kez daha vurgulandı. Protokol üyeleri ve üreticiler katıldı “Kadın Çiftçiler Yarışıyor” programına Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürü Dr. Hüseyin Düzgün, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Balıkesir İl Koordinatörü Murat Öncül, Balıkesir HAYKOOP Başkanı Faruk Özen, protokol üyeleri ve üreticiler katıldı.

Eskişehirli Kadın Çiftçiler Kuşburnu Üretimi İçin Kütahya’da Haber

Eskişehirli Kadın Çiftçiler Kuşburnu Üretimi İçin Kütahya’da

Eskişehir’de kuşburnu üretimini yaygınlaştırmak amacıyla yürütülen proje kapsamında kadın çiftçiler Kütahya’ya teknik inceleme gezisi düzenledi. Üretim, hasat, kurutma ve pazarlama süreçlerini yerinde inceleyen üreticiler, edindikleri bilgilerle Eskişehir’de kuşburnu yetiştiriciliğini geliştirmeyi hedefliyor. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığının desteğiyle yürütülen “Kadın Çiftçiler Tarımsal Yeniliklerle Buluşuyor” programı kapsamında Kütahya’ya inceleme gezisi gerçekleştirildi. Kadın çiftçilerin tarımsal bilgi ve becerilerini geliştirmek, kuşburnu üretimini yaygınlaştırmak ve üretimden pazarlamaya kadar uzanan süreçleri yerinde öğrenmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen geziye, İl Müdürlüğü Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürlüğü teknik personeli ile Eskişehir’deki kuşburnu üretimi demonstrasyonlarına katılan kadın çiftçiler iştirak etti. 2025-2026 yılı programı kapsamında yürütülen “Ege’den Doğan Ay Eskişehir’i Aydınlatıyor” projesi ile Eskişehir’de kuşburnu yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. İzmir Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında, Eskişehir’in altı ilçesindeki mahallelerde kuşburnu üretiminin geliştirilmesi için çalışmalar yapılıyor. Proje çerçevesinde altı kadın üretici için 1.000’er metrekarelik alanlarda demonstrasyon bahçeleri kuruldu. Toplam 6 bin metrekarelik alanda oluşturulan bahçelerle kadın çiftçilerin kuşburnu yetiştiriciliği konusunda deneyim kazanması ve üretimin bölgede yaygınlaşması amaçlanıyor. Kuşburnu Üretimi ve Pazarlama Süreçleri Yerinde İncelendi Kütahya’da gerçekleştirilen teknik gezi kapsamında kuşburnu ve ahududu yetiştirilen alanlar ile pazarlama noktaları ziyaret edildi. Kadın çiftçiler, üretim yöntemleri ve ürünlerin pazara ulaştırılması konusunda yerinde bilgi edinme fırsatı buldu. Program kapsamında ayrıca S.S. Kütahya Sekiören Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ziyaret edildi. Ziyarette kadın girişimciliği, kooperatifçilik faaliyetleri ve üretim-pazarlama süreçleri hakkında bilgi alındı. Hekim Sinan Tıbbi ve Aromatik Merkezi de inceleme programının durakları arasında yer aldı. Kadın Çiftçilerin Üretim Kapasitesi Artırılacak Teknik gezi sayesinde kuşburnunun hasadı, kurutulması, muhafazası ve pazarlanması konularında bilgi edinen kadın çiftçilerin üretim kapasitelerinin ve özgüvenlerinin artırılması hedefleniyor. Geziden memnuniyetle ayrılan üreticiler, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün desteğiyle kurulan demonstrasyon bahçelerini geliştirerek kuşburnu üretimini kent genelinde yaygınlaştırmak istediklerini belirtti. Kadın çiftçiler, Eskişehir’in kuşburnu üretiminde öncü merkezlerden biri olması için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.

Akın: “Soframıza Gelen Her Lokmada Sizin Emeğiniz, Alın Teriniz Var” Haber

Akın: “Soframıza Gelen Her Lokmada Sizin Emeğiniz, Alın Teriniz Var”

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Dünya Kadın Çiftçiler Günü kapsamında BAÇEM’de Tohum Takas Şenliği düzenledi. Balıkesir’de bir ilk olan Tohum Takas Şenliği’nde kadın çiftçilerin emeğinin görünür kılınmasının önemine değinen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, “Soframıza gelen her lokmada sizin emeğiniz, alın teriniz var” dedi. Tarımsal üretimin öncü şehirlerinden olan Balıkesir’de Dünya Kadın Çiftçiler Günü, Tohum Takas Şenliği ile kutlandı. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından kentte ilki düzenlenen şenlikte kadın üreticiler el emeği ürünlerini sergiledi. Tohum takası ile Ata mirası tohumların gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniliyor. Yerel tohumları, kadın üreticiler ve dayanışma kültürüyle aynı çatı altında buluşturan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirdiği etkinlikte çocuklar için tohum topu ve sanat terapi atölyelerinin yanı sıra yetişkinler için de tütsü atölyeleri düzenlendi. BAÇEM’de düzenlenen programda konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, “Zengin toprakların fakir çiftçisi olmayacak! Balıkesir’imizin toprağı bereketliyse o toprağı işleyen çiftçimizin de yüzü gülecek.”dedi. KADIN ÇİFTÇİLERDEN İLHAM VEREN HİKÂYELER Balıkesir’de tarımsal üretimin vazgeçilmezlerinden olan kadın çiftçiler de programda yaptıkları konuşmalarla üretimin önemine değindiler. BAÇEM’de eğitimlere katıldığını söyleyen kadın üreticilerden Beyza Aydın, “Burada öğrendiğim yöntemlerle neredeyse altı çeşit şu anda ürün yetiştiriyorum ve Balıkesir Belediyesi’ne satıyorum. Biberiye ve adaçayının sözleşmeli üreticisiyim. Aynı zamanda adaçayı, lavanta, ıtır gibi ürünlerin de, kara mürver gibi ürünlerin de bölgedeki temel üreticilerinden biriyim.” dedi. Fide zamanı doğum sancısının tarlada üretimin içindeyken geldiğini söyleyen ve işini aşkla yaptığından bahseden üretici Eda Girgin, “Ben yirmi beş yaşındayım. Bu işe eşim sayesinde başladım. Tohum ve fide üretim belgemizi aldık, satış belgemizi aldık. Bu süreçte hamile kaldım. Sadece üretimimiz fide ve tohum değil, bebek de üretebiliyoruz. Bir bebek büyütürken bir bahçe ve bir iş büyütmek gerçekten çok zor. O yüzden kadın çiftçiler olarak aslında çok zorlanıyoruz. Mümkün olduğu kadar temiz içerikli ürünler üretmeye çalışıyorum. Mümkün olduğunca pestisitten uzak, bölgeye yaraşır bir şekilde üretim yapmaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı. “24 yıldır ilk defa Kaz Dağları’ndan buraya indim.” diyen Gülsüm Yalazı üretim yolcuğunu anlattı. Mesleğini çok sevdiğini söyleyen Yalazı, “Ben doğacıyım, ben çevreciyim. İyi şeyler yapmak istiyorum. Kapıdan girenlerle mutluyum. Ekmeğimi 24 yıldır kendim yapıyorum, başka bir yerden almıyorum. Hep kendim üretiyorum. Reçellerimi yapıyorum. Yaz sebzelerimi kendim yetiştiriyorum.” şeklinde konuştu. Coğrafi işaretli Seferberlik Çöreği’nin üretimini yapan Fatma Erdil, “Bugün burada bütün çiftçi kadınlarımızın, Çiftçiler Günü’nü kutlamaya, toprağa emek veren bütün kadın çiftçilerimize çok teşekkür etmeye ve onlara destek olmaya geldim. Ben de bir çiftçi çocuğuyum. 20 yıllık işimi ben de severek yapıyorum. Bayramda bayrama köyümüzde üretilen çöreğimizi pazarda sattım. El arabasına ürettiğim çöreklerimi koydum, sattım. Böyle böyle bir on yıl çalıştım. 2006’da resmi fırınımı açtım. Bugünlere de getirdim. 2023’te coğrafi işareti aldık. Balıkesir Büyükşehir Belediyemizin destekleriyle de buralara geldik.”ifadelerini kullandı. “BÜTÜN KADIN ÇİFTÇİLERİMİZİN GÜNÜNÜ YÜREKTEN KUTLUYORUM” Toprağa emek veren kadın çiftçilerin üretimdeki önemine dikkat çeken Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, “Bugün tarlasında alın teri döken, üreten, çocuklarını okutmak için, evlendirmek için büyük emekler veren, tarlasında çalışan, alın teriyle toprağımıza bereket katan bütün kadın çiftçilerimizin gününü yürekten kutluyorum. Sizler sabahın ilk ışıklarıyla tarlasına, bahçesine, zeytinliğine giden; evinde, köyünde, memleketinde üretimi ayakta tutan kadınlarsınız. Soframıza gelen her lokmada sizin emeğiniz, alın teriniz var. Hepinizin ellerine, emeklerine sağlık. İyi ki varsınız!” ifadelerini kullandı. “VEFASI OLMAYANIN BEKASI OLMAZ” BAÇEM’in tarımsal üretimdeki yerine değinen Başkan Akın, “Benim hayat anlayışım şudur, vefası olmayanın bekası olmaz. Hiç kimse tek başına hiçbir şeyin sahibi de olamaz. Sadece emanetçisi olur. Ben bu emaneti, burayı hayata geçiren Ahmet Edip Uğur Başkanımdan aldım. Çünkü Edip Uğur’un vizyonuyla kurulan bu yerde hizmet etmek de bizim için çok önemli. Biz ne yapıyoruz? İşte Edip Bey arkasından Zekai Kafaoğlu, Yücel Yılmaz, şimdi ben. Bunun emeğini daha da yukarıya çıkartıyoruz. Nedeni de şudur, emanete sahip çıkmak hem imanımızda var hem de anlayışımızda var. Emanete sahip çıkıyoruz, daha da büyütüyoruz, büyütmeye de devam edeceğiz.” dedi. “BALIKESİR’İMİZDE GÜZEL BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ” Kadın çiftçilerin sağlık taramalarından, tarlalarındaki ürünün katma değerini artırmaya kadar pek çok desteği verdiklerini söyleyen Başkan Akın, “Bugün Balıkesir’imizde güzel bir ilki gerçekleştiriyoruz. Türkiye’nin pek çok ilinde yıllardır düzenlenen Tohum Takas Şenliği’ni ilk kez şehrimizde gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bizim medeniyetimizde tohumun çok önemli. Tohum, toprağımızın hafızasıdır. Yani analarımızdan, atalarımızdan kalan bir emanet, bir miras. Anadolu’muzda insanlar bu mirası yüzyıllarca paylaşarak yaşattı. Komşunun bereketi komşuyla çoğalırdı. Ne mutlu ki bu güzel gelenek Balıkesir’imizin kırsal mahallelerinde bugün de yaşamaya devam ediyor. İşte biz de bu şenlikle o eski dayanışma ruhuna sahip çıkıyor, köylerimizde yaşatılan geleneği bütün Balıkesir’imizle buluşturuyoruz. İstiyoruz ki çocuklarımız toprağı tanısın, gençlerimiz ata tohumlarımızın kıymetini bilsin, üreticilerimiz de yılların birikimini birbirleriyle paylaşsın. Bugün elden ele dolaşan tohumlar yarın Balıkesir’imizin dört bir yanında yeniden yeşersin.” dedi. “46 FARKLI YEREL TOHUM ÇEŞİDİNİ ÇOĞALTIYORUZ” BAÇEM’de sürdürülen çalışmalar hakkında bilgi veren Akın, “Bugün kadın çiftçilerimizin hikâyelerini dinledik. Vallahi ben çok duygulandım. Böyle emek vermiş, üretimden vazgeçmemiş bu güzel hikâyeleri olan kadın çiftçilerimizin üniversitelerde konuşması lazım. Çünkü gençlerde maalesef hedef yok. Ben bakıyorum, görüyorum. Maalesef hedefte biraz geriye düştük. O zaman ne yapmak lazım? Umut vermek lazım, heyecan katmak lazım, bir de bunu somutlaştırmak lazım. Hakikaten çok önemli çünkü insanlar bir yerde umut bittiği zaman diğer yerde yepyeni bir tohum açıyor. Yepyeni bir hayat ortaya çıkıyor. BAÇEM’de de güzel hedeflerimiz var. Yakında buraya bir kafe açacağız. Burayı biraz daha hareketlendirmemiz lazım. Çocuklar buraya geldiklerinde tarımın ne olduğunu bilecekler. Biz Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak ata tohumlarımıza, yerel ürünlerimize ve tarımsal mirasımıza sahip çıkıyoruz. Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezimiz BAÇEM’de, “Yerel Tohum Parseli”mizde 46 farklı yerel tohum çeşidini çoğaltıyoruz. Anadolu’nun binlerce yıllık mirası olan siyez buğdayından her yıl 2 ton tohumluk üretiyor, çiftçilerimizle buluşturuyoruz. Burhaniye Ticaret Odamızın da çok destekleri oluyor. Burada ürünlerimizi değerlendiriyor. BAÇEM’de bunun yanında çok kıymetli çalışmalar yürütüyoruz. Zeytin Gen Bahçemizde 95 farklı zeytin çeşidini koruyoruz. Çocuklar, gençler görsün. Dünyada üretilen bütün zeytin çeşitleri burada. Onun yanında şunu da söyleyeyim, bundan sonra Sakız Adası’na gitmeye gerek yok. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Çiftçi Eğitim Merkezi’nde sakızımız üretiliyor. Hasadını da yeni yaptık. Ve bir tane ağaç değil, yüzlerce ağaç var. Önceki işleri emanetti. Onların üstüne yeni hizmetler, yeni işler koyup hizmetlerimizi artırıyoruz.”ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE’DE BİR İLK!” “Balıkesir Gülümüzün katma değerini artırmak için çalışıyoruz.” diyen Ahmet Akın, “ Türkiye’de ilk kez bir belediye tarafından yetiştirilip dağıtılan Maralfalfa yem bitkisini üreticilerimizle buluşturuyoruz. Marmara Adamızın mermer tozuyla olgunlaştırılan Balıkesir sakızımıza da sahip çıkıyoruz. Bütün bu çalışmalarımızın temelinde toprağımızın zenginliğini korumak, çiftçimizin üretimini desteklemek ve Balıkesir’imizin kendine özgü değerlerini yaşatmak var. Üreticimiz emeğinin karşılığını alacak, kadınlarımız üretimde daha güçlü olacak, köylerimizde hayat ve üretim devam edecek. Biz bunun için çalışıyoruz. Tarımda Balıkesir Modeli’ni hayata geçirdik. Bunun da amacı, Balıkesir’in zengin topraklarının fakir çiftçileri olmayacak. Tarımda Balıkesir Modeli Türkiye’ye örnek olacak dedim. Şimdi bir çok ilde bu konuşuluyor. Balıkesir’imizin 20 ilçesinde, üreticimizin ihtiyaç duyduğu her yerde çalışmaya, destek olmaya devam edeceğiz. Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü bir kez daha kutluyor, ilk Tohum Takas Şenliğimizin Balıkesir’imize hayırlı olmasını diliyorum. Yuvamızın huzuru, toprağımızın bereketi daim olsun.”ifadelerini kullandı. UZUNER: “YENİ BİR BULUŞMANIN İLK ADIMINI ATIYORUZ” Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü kutlayan Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Gülnaz Çelikyurt Uzuner, “Bugün bizim için iki açıdan çok anlamlı bir gün. Bir yandan tarımsal üretimin her aşamasında büyük emek veren kadın çiftçilerimizin gününü kutluyoruz. Diğer yandan da Balıkesir’imizde yerel tohumlarımıza odaklanan yeni bir buluşmanın ilk adımını atıyoruz. Bu noktada kadın çiftçilerimizin çok özel bir yeri var. Kadınlarımız yalnızca üretimin içerisinde yer almıyor; aynı zamanda yılların birikimini, geleneksel üretim yöntemlerini ve yerel çeşitliliğimizi de yaşatıyor, koruyor. Başta kadın çiftçilerimiz olmak üzere toprağa emek veren tüm üreticilerimizin Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü kutluyorum.” ifadelerini kullandı. Program sonrasında stantları gezen Başkan Akın, tohum takası gerçekleştirerek, kadın çiftçilerle bir araya geldi.

Eskişehir’in Altın Otu Projesine Bakanlıktan Prestijli Ödül Haber

Eskişehir’in Altın Otu Projesine Bakanlıktan Prestijli Ödül

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen “Bozkırlar Altın Çiçek ile Ölümsüzleşiyor” projesi, Dünya Kadın Çiftçiler Günü kapsamında düzenlenen törende ödüle layık görüldü. Projede altın otu üretimini katma değerli ürüne dönüştürerek kendi markasını oluşturan kadın çiftçi Neziha Eşkinat, Eskişehir’in gururu oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayım Dairesi Başkanlığı ev sahipliğinde, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla düzenlenen programda, kadın çiftçilerin tarımsal üretimdeki rolünü güçlendiren başarılı projeler ödüllendirildi. Orman Genel Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen törene Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, bakanlık yöneticileri ve Türkiye’nin dört bir yanından yüzlerce kadın çiftçi katıldı. Programda, 2014 yılından bu yana yürütülen çalışmalar arasından seçilen dört prestijli projeden biri, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda hayata geçirilen “Bozkırlar Altın Çiçek ile Ölümsüzleşiyor: Altın Otunu Eskişehir’de Yaygınlaştırma Projesi” oldu. Altın Otu Projesinin Ödülünü Neziha Eşkinat Aldı Eskişehir’in tarımsal üretim potansiyelini değerlendiren ve kadın girişimciliğine katkı sunan proje kapsamında verilen ödül, başarılı çalışmalarıyla öne çıkan kadın çiftçi Neziha Eşkinat’a takdim edildi. Eşkinat, ödülünü Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider’in elinden aldı. Törende Eskişehir’i İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, Şube Müdürü Mehmet Yurt, Proje Koordinatörü Ziraat Mühendisi Zuhal Akkaya ve kadın çiftçi Neziha Eşkinat temsil etti. Altın Otundan Katma Değerli Ürün Üretti, Kendi Markasını Kurdu Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen proje, Alpu, Sarıcakaya, Sivrihisar ve Han ilçelerinde uygulandı. Proje, alternatif tarımsal ürünlerin yaygınlaştırılmasının yanı sıra kadın çiftçilerin girişimcilik faaliyetlerini desteklemesiyle de dikkat çekti. Proje kapsamında iki dönümlük alanda altın otu yetiştirmeye başlayan Neziha Eşkinat, ürettiği bitkiyi işleyerek tıbbi ve aromatik ürünler pazarına yönelik katma değerli ürünlere dönüştürdü. Eşkinat, bu çalışmalar sonucunda kendi markasını oluşturarak kırsal kalkınma ve kadın girişimciliği açısından örnek bir başarıya imza attı. Daha önce safran ve kuşburnu projelerinde de yer alan Eşkinat, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün teknik desteği ve yönlendirmeleriyle yenilikçi tarımsal üretimde örnek gösterilen isimlerden biri haline geldi. Eskişehir’de Alternatif Tarım Ürünleri Yaygınlaştırılacak Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bölgenin tarımsal potansiyelini daha etkin değerlendirmek, alternatif ürünlerin üretimini yaygınlaştırmak ve kadın çiftçilerin üretimdeki etkinliğini artırmak amacıyla çalışmalarını sürdürecek. Altın otu projesinin elde ettiği başarı, kadın çiftçilerin yalnızca tarımsal üretimde değil, ürünlerin işlenmesi, markalaşması ve pazara sunulması süreçlerinde de önemli roller üstlenebileceğini ortaya koydu. Projenin, kırsal kalkınmaya ve Eskişehir’de katma değerli tarımsal üretimin gelişmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

Tepebaşı'nda Kadın Çiftçinin Emeği ve Gıda Güvenliği Konuşuldu Haber

Tepebaşı'nda Kadın Çiftçinin Emeği ve Gıda Güvenliği Konuşuldu

Tepebaşı Belediyesi, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü ile 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla “Gıda Güvenliğinde Kadın Çiftçinin Rolü” başlıklı panel düzenledi. Panelde, kadın çiftçilerin üretimdeki görünmeyen emeği ve güvenli gıdaya erişimdeki belirleyici rolü ele alındı. Uzmanlar, tarladan sofraya uzanan zincirde üreticiden tüketiciye herkesin sorumluluğuna dikkat çekti. Tepebaşı Belediyesi, kadın üreticilerin emeğini görünür kılan ve yerel üretimi destekleyen çalışmalarıyla, güvenli gıdaya erişim konusunda kentteki farkındalığı artırmayı sürdürüyor. Tepebaşı Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü, bu kapsamda 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü ile 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla “Gıda Güvenliğinde Kadın Çiftçinin Rolü” başlıklı panel düzenledi. Tepebaşı Belediyesi, Ziraat Mühendisleri Odası ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ortaklığında gerçekleştirilen etkinlik, Özdilek Sanat Merkezi’nde yapıldı. Özdilek Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen ve yaklaşık 70 kadın çiftçinin katıldığı etkinlikte; kadın üreticilerin gıda sistemindeki yeri, yerel pazarların önemi ve gıdanın güvenli biçimde tüketiciye ulaştırılması konuşuldu. Uzmanlar; üretimden pazara, tarladan sofraya uzanan süreçte kadın emeğinin görünürlüğünü ve gıda güvenliğinin önemini ele aldı. “Kadınlar tarımın ve ailenin merkezinde” TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı ve panelin moderatörü Selma Güder, açılış konuşmasında artan nüfusun gıda ihtiyacına ve kadın çiftçilerin tarımdaki yerine dikkat çekti. Güder, “Dünyamız 21’inci yüzyılın ilk çeyreğini bitirmek üzere. Dünya nüfusu 8,3 milyara, ülkemizin nüfusu ise 86 milyon 320 bin civarına ulaştı. Birleşmiş Milletlerin 2050 öngörülerine göre dünya nüfusunun 10 milyara, ülkemiz nüfusunun da 100 milyona ulaşması bekleniyor. Bu nüfusu doyurabilmek için gıda üretiminin yüzde 50 ila 70 artırılması öngörülüyor” dedi. “2 milyon kadın çiftçinin sadece 300 bini kayıtlı” Gıda ihtiyacının nasıl karşılanacağı sorusunun tarımı stratejik bir sektör olarak öne çıkardığını belirten Güder, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tarımın en önemli aktörleri, gıda güvencesini ve sürdürülebilir tarımı sağlayacak kadınlardır. Bugün 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü. Kadınların adı var; peki kendileri her yerde var mı? Ziraat odalarının verilerine göre yaklaşık 5 milyon çiftçi bulunuyor. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı çiftçi sayısı ise yaklaşık 3 milyon. Bunların yaklaşık 2 milyonu kadın. Ancak ÇKS’ye kayıtlı kadın çiftçi sayısı 300 bin civarında. Kadınlar aslında hem tarımın hem de ailenin merkezinde. Bugün bu konuyu konuşacağız.” Uzmanlar konuyu ele aldı TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder’in moderatörlüğündeki panele, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü’nden Prof. Dr. Fatma Handan Giray, aynı fakültenin Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Onur Ketenoglu ve Gıda Mühendisleri Odası Eskişehir İl Temsilcisi Tolga Güdelek katıldı. Kadın emeği, kooperatifler ve yerel pazarlar Prof. Dr. Fatma Handan Giray, alternatif tarım ve gıda sistemlerini, tedarik zincirini, kadınların üretimdeki görünmeyen emeğini ve kooperatiflerin rolünü değerlendirdi. Giray, Tepebaşı Belediyesi Kadın Üreticiler Satış Noktası’nı da içeren uygulama modeli ve yönetişim yaklaşımlarının, SERIGO ve BLUMI-Med adlı uluslararası projeler kapsamında incelendiğini aktardı. Doç. Dr. Onur Ketenoglu, gıda güvencesi ile gıda güvenliği arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Yerel pazarlarda açıkta satıştan ürün bilgisi ve etiketlemeye kadar uzanan riskleri anlatan Ketenoglu, gıda güvenliğinin üreticiden tüketiciye herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Tolga Güdelek ise “Tarladan Çatala” başlıklı sunumunda perakende sektöründeki gıda tedarik zinciri, güvenlik ve izlenebilirlik konularını ele aldı.

Eskişehir Büyükşehir'den Kadın Çiftçilere Katma Değerli Üretim Eğitimi Haber

Eskişehir Büyükşehir'den Kadın Çiftçilere Katma Değerli Üretim Eğitimi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü kapsamında kadın üreticilerin bilgi ve becerilerini geliştirmek, tarımsal üretimde katma değeri artırmak amacıyla “Tıbbi ve Aromatik Bitkilerde Katma Değerli Üretim Eğitimi” düzenledi. Eğitimde, kadın çiftçilerin üretim potansiyelini geliştirmeye ve tarımsal ürünlerden daha fazla ekonomik değer elde etmeye yönelik bilgiler paylaşıldı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimin geliştirilmesi, üreticilerin bilinçlendirilmesi ve kadınların tarımdaki rolünün güçlendirilmesi amacıyla eğitim ve destek çalışmalarını sürdürüyor. 2026 Eskişehir Yılı etkinlikleri kapsamında 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla düzenlenen eğitim programı, kadın üreticileri yeni üretim yöntemleri ve ekonomik fırsatlarla buluşturdu. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Seyitgazi Belediyesi ve Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi iş birliğiyle gerçekleştirilen eğitim, Seyitgazi ilçesine bağlı Taşlık Mahallesi’nde bulunan Çiftçi Destekleme ve Eğitim Merkezi’nde (ÇİDEM) yapıldı. KATMA DEĞERLİ ÜRETİM ANLATILDI Ziraat Mühendisi Dr. Nejla Alıcı ile Ziraat Yüksek Mühendisi Selim Taşgın’ın eğitimci olarak yer aldığı programda, tıbbi ve aromatik bitkilerin yetiştirilmesi, üretim potansiyelinin değerlendirilmesi ve bu bitkilerin katma değerli ürünlere dönüştürülmesi konuları ele alındı. Kadın çiftçilerin tarımsal üretimdeki bilgi ve deneyimlerini geliştirmeyi hedefleyen eğitimde, doğal bitkilerin ekonomik değerinin artırılması, üretim süreçlerinin daha verimli hâle getirilmesi ve tarımsal ürünlerin farklı alanlarda değerlendirilmesine ilişkin bilgiler aktarıldı. Programla birlikte kadın üreticilerin yeni üretim olanakları hakkında bilinçlenmesi ve yerel tarımsal üretimin güçlendirilmesi amaçlandı. Eğitimin sonunda, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla kadın üreticilere Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından yetiştirilen sukulentler ve yerel tohumlar, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin hediyesi olarak takdim edildi.

TZOB Başkanı Bayraktar: "Gıda Güvencesinin Teminatı Çiftçilerimizdir" Haber

TZOB Başkanı Bayraktar: "Gıda Güvencesinin Teminatı Çiftçilerimizdir"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, gıda güvencesinin sağlanması ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından yenilikçi teknolojilerin önemine dikkat çekti. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) kurulduğu 16 Ekim’in, Dünya Gıda Günü olarak tüm dünyada kutlandığını belirten Bayraktar, bu yıl Dünya Gıda Günü’nün “Bugün Yenilik Yap, Yarını Besle” temasıyla kutlandığını ifade etti. Dünyadaki her bireyin sağlıklı, güvenilir ve yeterli gıdaya ulaşmasının temel bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Bayraktar, dünyada herkesi doyuracak miktarda gıda üretilmesine rağmen açlıkla mücadelenin devam ettiğini bildirdi. Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Dünyada gıda üretimi yeterli, ancak açlık sorunu devam ediyor” “FAO’nun 2025 yılı verilerine göre 645 milyon insan yetersiz besleniyor ve açlık yaşıyor. 2,7 milyar insanın sağlıklı beslenmek için gerekli gıda bütçesi bulunmuyor. Dünya genelinde 2 yaş altındaki her 3 çocuktan 1’i yetersiz besleniyor ve sağlıklı gelişemiyor. Dünyada üretilen gıdaların yaklaşık yüzde 13’ü hasat ve nakliye sürecinde, yüzde 19’u ise tüketici ve perakende aşamasında israf ediliyor. Üretilen gıdanın dengeli dağıtılması, gıda kayıplarının ve israfının en aza indirilmesi büyük önem taşıyor. Bu yıl Dünya Gıda Günü, ‘Bugün Yenilik Yap, Yarını Besle’ temasıyla kutlanıyor. Açlığı sona erdirmek ve gıda adaletini sağlamak için dijitalleşmeyi, yapay zekâyı ve genç girişimciliğini kapsayan yenilikçi bir yaklaşımın benimsenmesi gerekiyor. Sürdürülebilir bir gelecek için tarım ve gıda sistemlerinde dijital dönüşüm ve teknolojik yenilikler kaçınılmazdır. Tarım sistemlerimizi dönüştürmeli, geleneksel tarım bilgilerimizi modern bilim ve yapay zekâ teknolojileriyle bir araya getirmeliyiz. Bugün yapacağımız yeniliklerle geleceğimizin gıda ihtiyacını karşılayabiliriz. Bu yılki temanın önemli odak noktalarından birini tarımda genç girişimciliği ve teknolojinin rolü oluşturuyor. 2026 yılının Birleşmiş Milletler tarafından ‘Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı’ ilan edilmesi de kadın çiftçilerimizin tarımsal üretimdeki emeğinin önemini ortaya koyuyor. Kadın çiftçilerimizin emeğini teknolojik imkânlarla desteklemek ve adil gıda zincirleri oluşturmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer almalıdır.” “Tarımda teknolojik dönüşüm için çiftçilerimiz desteklenmelidir” “Son yüzyılda tarım sektöründe yaşanan teknolojik gelişmeler, ülkemizde de önemli ilerlemeler sağladı. Traktörler ve biçerdöverler başta olmak üzere tarımsal mekanizasyon araçları artık akıllı makinelere dönüştü. Akıllı sulama ve gübreleme sistemlerinden akıllı seralara ve hayvancılık uygulamalarına kadar tarımda akıllı teknolojiler her geçen gün gelişiyor. Ancak burada asıl önemli konu, çiftçilerimizin bu teknolojilere ne ölçüde erişebildiğidir. Teknolojik imkânlara rağmen ülkemizde yeni teknolojilerin benimsenme hızı henüz istenilen seviyede değildir. Bunun en temel nedenlerinden biri üretici gelirlerinin kısıtlı olmasıdır. Gıda güvencemizin teminatı, toprağımızı işleyen ve alın teri döken çiftçilerimizdir. Yenilikçi tarım teknolojilerini küçük ve orta ölçekli üreticilerimizin erişimine sunmalı, bu alandaki destekleri artırmalıyız. Üretim maliyetlerini düşürmek, çiftçilerimize sürdürülebilir gelir imkânları sağlamak ve gençlerimizi tarıma teşvik etmek için gerekli tedbirleri hızla almalıyız. İklim krizine dirençli tohum çeşitlerini yaygınlaştırmalı, verimli sulama teknolojilerini kullanmalı ve sürdürülebilir toprak yönetimini sağlamalıyız. Gıda güvenliğini sağlamak, yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin yaşam hakkını da korumak demektir. Güvenilir ve yeterli gıdaya sürdürülebilir erişim; güçlü bir ekonominin, sağlıklı bir toplumun ve bağımsız bir geleceğin temel taşıdır. Tarım sektörü, ülkemizin ekonomik bağımsızlığının ve gıda güvencesinin temel dayanağıdır. Üretimin sürekliliğini sağlamak için doğal kaynaklarımızı korumalı ve kırsal kalkınmayı güçlendirmeliyiz. Tarımsal üretim yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda ulusal güvenlik ve toplumsal istikrar meselesidir.” Üreticilerin alın teriyle elde ettikleri ürünlerin değerini bulduğu, refah seviyesinin yükseldiği, gıda güvencesinin sağlandığı ve açlık sorununun yaşanmadığı bir Türkiye ve dünya dileğinde bulunan Bayraktar, 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nü kutladı.

TMMOB ZMO: "Kadın Emeği Tarımın Geleceğini Şekillendiriyor" Haber

TMMOB ZMO: "Kadın Emeği Tarımın Geleceğini Şekillendiriyor"

15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla açıklama yapan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, tarımsal üretimde kadın emeğinin görünür hâle getirilmesi, ücretsiz aile işçiliği sorununun çözülmesi ve kadın çiftçilerin sosyal güvenceye kavuşturulması çağrısında bulundu. Kadınların tarımsal desteklerden, finansman kaynaklarından ve karar alma mekanizmalarından eşit koşullarda yararlanması gerektiğine dikkat çeken Oda, kadın çiftçilerin güçlendirilmesinin gıda güvencesi ve kırsal kalkınma açısından taşıdığı önemi vurguladı. Kadın çiftçiler tarımsal üretimin her aşamasında yer alıyor 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü, tarımsal üretimde önemli sorumluluklar üstlenen kadınların emeğini hatırlatırken, karşı karşıya kaldıkları ekonomik ve toplumsal eşitsizlikleri de yeniden gündeme taşıyor. Toprağı işleyen, tohumu koruyan, ekimden hasada kadar üretimin farklı aşamalarında görev alan kadın çiftçiler, gıdanın sofralara ulaşmasında ve kırsal yaşamın devamlılığında önemli rol oynuyor. Ancak kadınların tarımsal üretimdeki yoğun emeği, çoğu zaman ekonomik kazanca, sosyal güvenceye ve karar alma süreçlerinde eşit temsile dönüşemiyor. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, kadınların üretimdeki varlığı ile sahip oldukları ekonomik ve toplumsal haklar arasındaki uçuruma dikkat çekti. Kadın çiftçilerin yaşadığı sorunların yalnızca bir istihdam meselesi olarak ele alınamayacağına işaret eden Oda, kadın emeğinin tanınması, hakların güvence altına alınması ve üretim kaynaklarına erişimde fırsat eşitliğinin sağlanması gerektiğini vurguladı. Tarımda milyonlarca kişi çalışıyor: Kadınların payı dikkat çekiyor Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2025 yılı işgücü istatistiklerine göre, Türkiye'de tarım sektöründe 4 milyon 560 bin kişi istihdam ediliyor. Aynı yıl istihdam edilen kadınların yüzde 18,8'i tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörlerinde çalışıyor. Bu veriler, tarımın kadınlar açısından önemli bir istihdam ve geçim alanı olmayı sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Ancak kadınların tarım sektöründeki varlığının yalnızca çalışan sayıları üzerinden değerlendirilmesi yeterli görülmüyor. Kadınların çalışma koşulları, elde ettikleri gelir, sosyal güvenlik sistemine erişimleri ve üretimdeki karar süreçlerine katılımları da dikkate alınması gereken başlıklar arasında bulunuyor. Kadın çiftçilerin tarımsal üretime sunduğu katkının ekonomik ve toplumsal açıdan karşılık bulması, sürdürülebilir bir tarım yapısının oluşturulması açısından önem taşıyor. Ücretsiz aile işçiliği kadın emeğini görünmez kılıyor Tarımsal üretimde çalışan kadınların önemli bir bölümü, aile işletmelerinde ücretsiz aile işçisi olarak faaliyet gösteriyor. Ekim, dikim, sulama, hasat, hayvan bakımı ve ürünlerin işlenmesi gibi çok sayıda işi üstlenen kadınlar, üretimin devamlılığı için yoğun emek harcıyor. Bununla birlikte kadınların sorumlulukları tarımsal faaliyetlerle sınırlı kalmıyor. Ev işleri, çocukların ve yaşlıların bakımı, hane halkının beslenmesi ve günlük yaşamın sürdürülmesine ilişkin görevler de büyük ölçüde kadınların omuzlarına yükleniyor. Kadınların üretimdeki katkısı çoğu zaman ayrı bir ücretle karşılanmazken, bu emek bağımsız gelir, emeklilik hakkı ve sosyal güvence gibi kazanımlara da dönüşemiyor. Böylece kadınlar hem üretim sürecinde hem de ev içindeki sorumluluklarda önemli bir yük üstlenmelerine rağmen ekonomik açıdan dezavantajlı konumda kalabiliyor. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, kadın emeğinin görünür ve kayıtlı hâle getirilmesi, ücretsiz aile işçiliği sorununun çözülmesi ve kadınların sosyal güvenlik ile emeklilik haklarına erişiminin sağlanması gerektiğine dikkat çekiyor. Kadın çiftçilerin üretim kaynaklarına erişimi güçlendirilmeli Kadınların tarımsal üretimde karşılaştığı eşitsizlikler, yalnızca ücret ve sosyal güvence sorunlarıyla sınırlı değil. Arazi ve mülkiyet haklarına erişim, tarımsal desteklerden yararlanma, uygun koşullu finansman bulma, teknoloji kullanımı, mesleki eğitim ve tarımsal danışmanlık hizmetlerine ulaşma konularında yaşanan güçlükler de kadın üreticilerin karşısına önemli engeller çıkarıyor. Üretim sürecinde aktif rol alan kadınların, üretim araçları ve ekonomik kaynaklar üzerinde aynı ölçüde söz sahibi olamaması, emeklerinin karşılığını almalarını zorlaştırıyor. Kadınların üretime katılmasının tek başına yeterli olmadığına dikkat çeken Oda, üretimden elde edilen gelire ve üretim kaynaklarına erişimde eşitliğin sağlanmasının önemini vurguluyor. Kadın çiftçilerin destek mekanizmalarından eşit koşullarda yararlanması, finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve bilgi ile teknoloji olanaklarının geliştirilmesi, hem kadınların ekonomik bağımsızlığını hem de tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini güçlendirebilecek adımlar arasında gösteriliyor. FAO verileri kadınlarla erkekler arasındaki gelir farkını ortaya koyuyor Kadın çiftçilerin yaşadığı eşitsizlikler yalnızca Türkiye'ye özgü bir sorun olarak öne çıkmıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) 2023 yılında yayımladığı Tarım-Gıda Sistemlerinde Kadınların Durumu başlıklı rapor da tarım sektöründe kadınların ekonomik ve toplumsal açıdan çeşitli dezavantajlarla karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor. Rapora göre, tarımda ücret karşılığı çalışan kadınlar, erkeklerin kazandığı her 1 dolar karşılığında ortalama 82 sent kazanıyor. Kadınların toprağa, finansmana, eğitime ve teknolojiye erişiminde yaşanan eşitsizlikler de üretim süreçlerinde karşılaştıkları güçlükleri artırıyor. Bu bulgular, kadınların tarım ve gıda sistemlerindeki katkılarının eşit ekonomik fırsatlarla desteklenmesi gerektiğini gösteriyor. Kadınların üretimde daha fazla sorumluluk üstlenmesi kadar, bu üretimden elde edilen gelirden adil biçimde yararlanması ve ekonomik kararlar üzerinde söz sahibi olması da önem taşıyor. Mevsimlik tarım işçileri ağır çalışma koşullarıyla karşı karşıya Kadın çiftçilerin ve tarım işçilerinin yaşadığı sorunlar, çalışma koşulları ve yaşam standartları bakımından da kendini gösteriyor. Özellikle mevsimlik tarım işçiliğinde uzun çalışma saatleri, güvencesiz istihdam, yetersiz barınma koşulları ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlar, kadınların yaşamını zorlaştırıyor. Tarımsal üretimin dönemsel ihtiyaçları doğrultusunda farklı bölgelere gitmek zorunda kalan mevsimlik işçiler, çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin çeşitli risklerle karşı karşıya kalabiliyor. Kadınların üretim faaliyetlerinin yanı sıra çocuk ve yaşlı bakımı gibi sorumlulukları da üstlenmesi, mevcut yükü daha da ağırlaştırıyor. Öte yandan iklim değişikliği, kuraklık, aşırı hava olayları ve üretim kayıpları, geçim kaynakları tarıma bağlı olan kırsal haneleri doğrudan etkiliyor. Üretimde yaşanan belirsizlikler ve gelir kayıpları, kadınların hem ekonomik hem de sosyal açıdan karşılaştıkları güçlükleri artırabiliyor. Bu nedenle kadın tarım işçilerinin insana yakışır çalışma ve yaşam koşullarına kavuşması, sosyal haklarının korunması ve kötü muameleye karşı etkili önlemler alınması önem taşıyor. Kadınlar tarımsal biyoçeşitliliğin korunmasına katkı sunuyor Kadın çiftçilerin tarımdaki rolü, yalnızca üretim faaliyetlerine katılmalarıyla sınırlı değil. Kadınlar, sahip oldukları bilgi ve deneyimle yerel tohumların korunmasına, tarımsal biyoçeşitliliğin sürdürülmesine, gıda güvencesinin güçlendirilmesine ve kırsal kalkınmanın desteklenmesine önemli katkılar sağlıyor. Geleneksel tarım bilgisi ile üretim deneyiminin gelecek kuşaklara aktarılmasında da önemli rol üstlenen kadınlar, kırsal yaşamın devamlılığı açısından değer taşıyor. Bu katkıların korunması ve geliştirilmesi, kadınların üretim kaynaklarına, eğitime, teknolojiye ve örgütlenme olanaklarına erişiminin artırılmasıyla mümkün oluyor. Kadınların tarımsal karar alma süreçlerinde daha etkin yer alması, yalnızca toplumsal eşitlik açısından değil, tarım politikalarının üreticilerin gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi bakımından da önem taşıyor. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odasından kadın çiftçiler için çözüm çağrısı TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, kadın çiftçilerin tarımsal üretimde karşılaştığı eşitsizliklerin giderilmesi için çeşitli alanlarda somut adımlar atılması gerektiğini belirtiyor. Odanın öne çıkardığı çözüm başlıkları arasında kadın emeğinin görünür ve kayıtlı hâle getirilmesi, ücretsiz aile işçiliği sorununun çözülmesi, sosyal güvenlik ve emeklilik haklarının güvence altına alınması bulunuyor. Bunun yanında kadın üreticilerin arazi ve mülkiyet haklarından, tarımsal desteklerden, uygun koşullu finansman kaynaklarından, eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden eşit biçimde yararlanması gerektiği ifade ediliyor. Önemli bir bölümü kadınlardan oluşan mevsimlik tarım işçilerinin insana yakışır çalışma ve yaşam koşullarına kavuşturulması, baskı ve kötü muameleye karşı etkili önlemler alınması da çözüm önerileri arasında yer alıyor. Kadın çiftçilerin kooperatiflerde, üretici örgütlerinde ve tarımsal karar alma mekanizmalarında daha etkin biçimde temsil edilmesi, ekonomik ve toplumsal haklarının güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Güçlü tarım için kadın emeği korunmalı Tarımsal üretimin geleceği, üreticilerin emeğinin korunmasına ve kırsal yaşamın geliştirilmesine bağlı bulunuyor. Kadınların emeğini görünmez kılan, haklara erişimdeki eşitsizlikleri sürdüren ve üreticilerin yaşam koşullarını iyileştirmeyen politikalarla güçlü ve sürdürülebilir bir tarım yapısının kurulması mümkün görünmüyor. Kadın çiftçilerin ekonomik bağımsızlıklarının desteklenmesi, sosyal haklarının güvence altına alınması ve üretim süreçlerinde eşit söz sahibi olmaları; gıda güvencesi ve yeterliliği, gıda egemenliği, kırsal kalkınma ve toplumsal refah açısından önem taşıyor. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, tarımsal üretimin her aşamasında emeği bulunan kadın çiftçilerin karşı karşıya kaldığı eşitsizliklerin giderilmesi için çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, kadınların emeklerinin karşılığını alabildiği, sosyal güvenceye sahip olduğu ve karar alma süreçlerinde etkin biçimde yer alabildiği bir tarımsal üretim yapısının oluşturulması gerektiğini vurguladı. Oda, açıklamasının sonunda tüm kadın çiftçilerin 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü'nü kutladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.