Hava Durumu

#Kadın Emeği

Kırsal Haber - Kadın Emeği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Emeği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Vekili Genç: "Kadınlar Ürettikçe Mersin Güçleniyor" Haber

Başkan Vekili Genç: "Kadınlar Ürettikçe Mersin Güçleniyor"

Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Gülşah Yıldırım Genç, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından, ‘Kadının Eli, Toprağın Bereketi’ mottosuyla düzenlenen ‘Dünya Kadın Çiftçiler Günü’ etkinliğine katılarak Mersin’in 13 ilçesinden gelen üreticilerle bir araya geldi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen etkinliğe Başkan Vekili Genç’in yanı sıra; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Milletvekili Gülcan Kış, CHP İl Başkanı Koral Ömür, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, Mezitli Belediye Başkan Vekili Turgut Selağzı, Silifke Belediye Başkan Vekili Oğuzhan Kökten, Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer, siyasi partilerin temsilcileri, muhtarlar, Mersin Büyükşehir ve MESKİ bürokratları, Meclis Üyeleri, oda ve dernek yöneticileri ile üretici kadınlar katıldı. Başkan Vekili Genç: “Başkanımız Vahap Seçer’in sizlere selam ve sevgileri var, Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nüzü kutluyor” Üretici kadınlarla bir arada olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek konuşmasına başlayan Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Gülşah Yıldırım Genç, Mersin’in 13 ilçesine emeğiyle hayat veren kadınların Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü kutladı. Dünya Kadın Çiftçiler Günü Etkinliği’ni yıllardır sürdüren herkese teşekkür eden Genç, “Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Vahap Seçer’in sizlere selamlarını ve sevgilerini iletmek istiyorum. Kendisiyle görüştüm; tüm üretici kadınların Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü kutluyor. Bu güzel buluşmada başkanımızın da aramızda olmasını hepimiz gibi ben de çok isterdim. Ancak hepimizin bildiği üzere kendisi bir süredir hukuki bir süreçle karşı karşıya. Tutuksuz yargılanması mümkünken başkanımız hakkında tutuklama gibi ağır bir karar verilmesini haksız buluyoruz. Bu kararın Mersin halkının iradesini de incittiğine inanıyoruz. Böylesi kararlar hukuka duyulan güveni zedelese de adaletin yerini bulacağına da inancımızı koruyoruz” diyerek, en büyük dileklerinin Vahap Seçer’in en kısa sürede görevine dönmesi olduğunu belirtti. Geç gelen adaletin adalet olmadığını vurgulayan Genç, Mersin halkının iradesine sahip çıkacaklarını ve Mersin Büyükşehir’in hizmetlerine de devam edeceğini belirtti. “Mersin’imizin bereketine bereket katıyorsunuz” Kadınların üretmenin yanı sıra aile ekonomisine de katkı sunduğunu, kırsalda yaşamı desteklediğini ve üretim kültürünü kuşaktan kuşağa aktardıklarını hatırlatan Genç, “Mersin’imizin tarımsal üretim gücünde, bereketli topraklarında ve zengin ürün çeşitliliğinde sizlerin çok büyük payı var. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleri, Anadolu kadınının emeğini ve fedakârlığını en güzel şekilde anlatıyor; ‘Dünyada hiçbir milletin kadını, milletini kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar çalıştım diyemez.’ Bugün burada bulunan siz değerli üretici kadınlar da bu güçlü mirası yaşatıyor, toprağa emek vererek Mersin’imizin bereketine bereket katıyorsunuz” sözlerine yer verdi. “Bir kadının ekonomik olarak güçlenmesi toplumun geleceğini de değiştirir” Kadınların yalnızca tarımsal üretimde değil, hayatın birçok alanında emek verdiğini söyleyen Genç, “Kadının emeği çoğu zaman ekonomik ve toplumsal olarak yeterince görünür olmuyor. Bir kadının ekonomik olarak güçlenmesi, yalnızca kendi yaşamını değil; ailesinin, çocuklarının ve toplumun geleceğini de değiştirir. İşte bu nedenle kadınların ekonomik açıdan güçlenmesini, kendi gelecekleri üzerinde daha fazla söz sahibi olmasını son derece önemli buluyoruz. Biz istiyoruz ki bugün burada emeği ile takdir edilen kadınlar; ürettiği değeri yöneten, kazancını artıran, kendi kararlarını alan ve ekonomik yaşamda daha güçlü yer edinen bireyler olsun” diyerek, kendisinin de kent yönetiminde bir kadın olarak sorumluluk aldığını ve Mersin halkına hizmeti sürdüreceğini aktardı. “48 farklı projemizden 10 bin 250 kadın yararlandı” Üreticilerin maliyetlerini azaltan ve üretimde verimliliği artıran birçok projeyi hayata geçirdiklerini belirten Genç, “Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak Başkanımız Sayın Vahap Seçer’in öncülüğünde onun belediyecilik vizyonuyla hayata geçirdiğimiz tüm hizmet ve yatırımlarda tarımsal üretimi ve kırsal kalkınmayı öncelikli çalışma alanlarımız arasında gördük. Bu çalışmalarda üretici kadınlara ve kadın kooperatiflerimize özel bir önem verdik. 2019 yılından bugüne Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığımızın 48 farklı projesinden 10 bin 250 kadın yararlandı. 2026 yılı sonuna kadar bu sayıyı 11 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Fide ve fidan desteklerinden hayvancılığa, arıcılıktan sera malzemelerine, güneş enerjisinden üretici eğitimlerine kadar pek çok alanda kadınların yanında olduk” diye konuştu. “Kadınlar ürettikçe Mersin güçleniyor” Mersin Büyükşehir olarak kadınların sosyal yaşamda daha fazla yer alması ve ekonomik olarak özgür birer birey olmaları için çalışmalar yapmaya devam edeceklerini kaydeden Genç, “Sizlerden beklentimiz; taleplerinizi, önerilerinizi ve karşılaştığınız sorunları bizlerle paylaşmanızdır. ‘Alo 185 Teksin Çağrı Hattımız’ üzerinden bize 7 gün 24 saat ulaşabileceğinizi biliyorsunuz. Sizlerin emeği Mersin’in ekonomisine, kültürüne ve geleceğine de değer katıyor. Sizler ürettikçe Mersin güçleniyor. Sizler kazandıkça ailelerimiz, köylerimiz ve kentimiz güçleniyor. Bizim görevimiz de sizlerin bu emeğini desteklemek, üretim yolculuğunuzda karşınıza çıkan engelleri azaltmak ve daha fazla fırsata ulaşmanızı sağlamaktır” diyerek, kadınların Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü bir kez daha kutladı. Vekil Kış: “Böyle sıkıntılı bir dönemde Büyükşehirimizin kadın üreticilere verdiği destek çok kıymetli” CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, kadınların Türkiye’nin gerçek gücü olduğunu söyledi. Çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını kaydeden Vekil Kış, “Mazot, gübre, ilaç fiyatları artarken ürünlerimiz dalında değer kaybediyor. Bu ülkenin kadınları hem hayatın yükünü hem de yanlış tarım politikalarının bedelini omuzlarında taşıyor. İşte böyle sıkıntılı bir dönemde Mersin Büyükşehir Belediyemizin siz üretici kadınlara sunduğu destekler hiç olmadığı kadar kıymetlidir. Üstelik belediyemiz içinden geçtiğimiz bütün olumsuzluklara rağmen yaşatılan tüm zorluklara rağmen çiftçimizin de üretici kadınların da yanında olmaya devam ediyor. Çünkü Mersin’de hizmetin de üretimin de dayanışmanın da durmaması gerektiğini bilen bir Büyükşehir Belediye yönetimi var” dedi. “Mersin Büyükşehir Belediyemiz üreticilerin yanında olmaya devam edecek” Son dönemde yaşanan gelişmelere de değinen Vekil Kış, belediye başkanlarının haksız ve hukuksuz yere tutsak edildiğini söyledi. Vekil Kış, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Vahap Seçer Başkanımız ne yazık ki haksız ve hukuksuz yere şu anda tutsak. Ben bugün kendisini cezaevinde ziyaret ettim. Özgürlüğünden uzak ama yüreği hala sizinle atıyor. Sizlere kucak dolusu sevgi ve selamlarını iletti. Vahap Başkanımız belki bugün aramızda değil ama bu kent için ortaya koyduğu emek, kurduğu dayanışma ağı ve başlattığı hizmetler yaşamaya devam ediyor” diye belirtti. Meral Seçer: “Vahap Başkan, sizlerle kurduğu gönül bağı ve kadın emeğine verdiği değerle aslında şu anda aramızda” Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer de konuşmasında, üretici kadınlarla bir arada olmanın kendisi için anlamından ve öneminden söz ederek, onları; ‘Toprağa emek veren, üreten, bütün zorluklara rağmen çalışan ve zorluklardan güçlükle çıkan kadınlar’ olarak tanımladı. Üretici kadınların birçoğu ile birlikte çalışma fırsatı elde ettiklerine değinen Meral Seçer, “Toprağın sabrını, emeğini ve dayanışmanın en güzel örneğini sizler veriyorsunuz. İyi ki varsınız ve iyi ki sizlerle yollarımız kesişti. Bundan dolayı çok mutluyuz” diye belirtti. Her yıl Dünya Kadın Çiftçiler Günü için bir araya geldiklerini ifade ederek konuşmasını sürdüren Seçer, “Bu buluşmalarımızda Vahap Başkanımız da yanımızda oluyordu. Vahap Başkan, sizlerle kurduğu gönül bağı ve kadın emeğine verdiği değerle aslında şu anda aramızda ve bizlerle birlikte. Çünkü hepimizde bir izi olduğuna inanıyorum, hepimiz onun varlığını yaptıklarıyla hissediyoruz. Bundan dolayı çok onurlu ve mutlu olduğumu da sizlere bildirmek isterim” ifadelerini kullandı. İnsan vicdanının çok kıymetli olduğuna değinen Seçer, “Hayat bazen insana hiç beklemediği anlar yaşatabiliyor, bizi çok farklı durumlarla karşı karşıya bırakabiliyor. Gerçekten insanın vicdanının rahatlığı, insanların sevgisi insana çok güç veriyor. Tam da bugün biz bu duygularla buradayız. İçimiz ve vicdanımız rahat, alnımız açık” dedi. “Bu toprakların ve ülkenin bel kemiği kadınlardır” Seçer, kadın çiftçilerin toprağı ve doğayı çok iyi tanıdıklarına dikkat çekerek, kökleri sağlam olanların en zorlu koşullarda bile dimdik ayakta kalabileceğini ifade etti. Hayatta karşılaşılan zorlukların ardından mutlaka bir aydınlığın geldiğini belirten Seçer, umudun ve dayanışmanın önemini vurguladı. Kadınlarla bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren ve kadınların sevgisi ile dayanışmasını hissetmenin kendisi için çok kıymetli olduğunu söyleyen Seçer, “Hiçbir zaman üretmekten ve çalışmaktan vazgeçmeyin. Gerçekten üreten ve çalışan insan daima iyi işler düşünmeye muktedirdir. Kötü işler düşünecek vakti yoktur. Bizler üretmeye ve çalışmaya devam edeceğiz. Bu toprakların ve ülkenin bel kemiği kadınlardır. Bizler üreteceğiz. Çünkü hepimiz bu toprakları çok seviyoruz. Vatanımız için çok çalışacağız, birlikte ve dayanışma içerisinde olacağız. Hepinizin Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü kutluyorum” dedi. Yüksel: “Çaltıbozkır’da yalnızca lavanta yetiştirmedik, köyümüzün geleceğine sahip çıktık” Çaltıbozkır Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Hatice Gülcan Yüksel, lavanta bahçesinin bir avuç insanın hayaliyle başladığını, kadın emeği ve dayanışmayla köyün umuduna dönüştüğünü belirterek, “Lavantayı yalnızca yetiştirmekle kalmadık, ona değer katmaya, ürüne dönüştürmeye başladık. Ancak ürünümüzü geliştirmek ve daha ileriye taşımak için kendi distilasyon tesisimize ihtiyacımız vardı. Başkanımız Sayın Vahap Seçer’in üreticilere yönelik desteğiyle yanımızda olduğunu gördük ve kendi tesisimizi hayata geçirebilmek için destek aldık. Bizim için bu destek yalnızca bir tesis kurulmasına katkı değildi. Aynı zamanda emeğimize, üretme gücümüze ve hayallerimize duyulan güvenin göstergesiydi” dedi. Doğan: “Küçük ölçekli üreticilere daha önce kimse Büyükşehir kadar destek vermemişti” Anamur Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatif Başkanı Neslihan Doğan, üreten kadınların destek gördüklerinde güçlendiklerini belirterek, “Bize bu gücü verdiği için ilk önce Mustafa Kemal Atatürk’e, ikinci olarak da ‘ben pozitif ayrımcıyım’ diyen ve en yakın zamanda aramızda görmek istediğimiz Vahap Seçer’e teşekkür ederiz. Bu projelerle kadın çiftçilerimize ve kadın kooperatiflerine ne kadar değer verildiğini gördük. Mersin Büyükşehir, dünyada bile bir benzeri olmayan projelerle Mersin’i tekrar ayağa kaldırdı. Mersin’de bir kadın çiftçi olarak, küçük ölçekli ailelerin bütçesine nasıl katkı sağlayabiliriz diye düşündüler. Küçük ölçekli üreticilere daha önce kimse Büyükşehir kadar destek vermemişti” dedi. Üretici kadın Yavuz: “Artık kameramız bile var, daha modern bir şekilde üretiyoruz” Solar Kamera Desteği yararlanıcısı Hacer Yavuz, arıcılık yapan göçebe bir ailenin kızı olduğunu söyleyerek, üretmenin önemini gelecek kuşaklara aktarmak gerektiğini kaydetti. Yavuz, “Üretmek çok güzel. Biz üreteceğiz. Öyle üreteceğiz ve varlığımızı göstereceğiz ki ışığımız öyle güçlü olacak ki birileri bizi fark edecek. Ben de bugün fark edildiğim için buradayım” dedi. Üretici kadın Çölgeçen: “Büyükşehir sayesinde kendi işimi yapıyorum” ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesinden yararlanan üretici Gözde Çölgeçen daha önce farklı işlerde çalıştığını ancak ailesine ve çocuklarına zaman ayırmakta zorlandığını belirterek, “Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesi sayesinde şimdi hem kendi işimin başındayım hem çocuklarıma vaktim oluyor hem de aile bütçeme destek sağlıyorum. Bu projeyi hayata geçiren Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer’e, belediyemize ve tüm çalışanlara gönülden teşekkür ediyorum. Biz kadınlara fırsat verildiğinde kadınlar üretir, güçlenir ve geleceğe umut ile bakar. Çünkü kadının emeği yalnızca bir aileyi değil, geleceği büyütür” diye belirtti. Üretici kadın Alkan: “Büyükşehir’in destekleri ile üretime devam ettik” Zeytin Fidanı desteğinden yararlanan üreticilerden Rukiye Özbayrak Alkan, şehirleşme ile birlikte bahçelerde üretimin zorlaştığını ve çeşitli nedenlerle topraklarının küçüldüğünü söyledi. Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri ile bu zorlukları aştıklarını sözlerine ekleyen Alkan, “Belediyemiz yetişme yerlerine göre zeytin, avokado, narenciye fidanları ile bizlere çok destek verdi. Bizi unutmuyorlar, ziyarete de geliyorlar. Geçen gün ziyarete geldiler ve zeytin ağaçlarının zeytinle dolduğunu gördüler. Bizleri unutmadıkları ve destek oldukları için Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyorum” dedi. Konuşmaların ardından üretici kadınlar kendi emekleriyle yetiştirdikleri taze meyveleri konuklara takdim etti. Program fotoğraf çekimlerinin ardından yemek ikramları ve Türk Halk Müziği Konseri ile sona erdi. Etkinliğin sonunda, günün anısına üretici kadınlara alıç fidesi hediye edildi.

Balıkesir’de Kadın Çiftçiler Bilgi Yarışmasında Buluştu Haber

Balıkesir’de Kadın Çiftçiler Bilgi Yarışmasında Buluştu

Balıkesir’de 2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı kapsamında düzenlenen “Kadın Çiftçiler Yarışıyor” programında kadın üreticiler bilgilerini yarıştırdı, yaşam hikâyeleriyle ilham verdi. Programda kadın emeğinin tarım ve hayvancılıktaki önemi vurgulanırken, yarışmaya katılan kadın çiftçilere ödülleri takdim edildi. Kadın çiftçiler bilgi ve deneyimlerini paylaştı Balıkesir Bölgesi Hayvancılık Kooperatifleri Birliği (HAYKOOP) tarafından, 2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı kapsamında “Kadın Çiftçiler Yarışıyor” programı düzenlendi. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan kadın çiftçilerin katıldığı bilgi yarışmasında üreticiler, tarım ve hayvancılık alanındaki bilgi ve birikimlerini ortaya koydu. Yarışmanın ardından katılımcı kadın çiftçilere ödülleri verildi. Program, kadın üreticilerin bilgi ve deneyimlerini paylaşmalarına, emeklerinin görünür kılınmasına ve tarımsal üretimdeki rollerinin öne çıkarılmasına katkı sağladı. Kadın emeği ve üretim azmi ön plana çıktı Programda, en yaşlı kadın çiftçiden genç üreticilere kadar farklı kuşaklardan kadınların yaşam hikâyeleri paylaşıldı. Kadınların yıllar içinde edindikleri tecrübeler, üretime katkıları ve çalışma azimleri katılımcılara ilham verdi. Kadın çiftçilerin tarım ve hayvancılık sektöründeki önemine dikkat çekilen etkinlikte, kadın emeğinin kırsal kalkınma ve sürdürülebilir tarımsal üretim açısından taşıdığı değer bir kez daha vurgulandı. Protokol üyeleri ve üreticiler katıldı “Kadın Çiftçiler Yarışıyor” programına Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürü Dr. Hüseyin Düzgün, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Balıkesir İl Koordinatörü Murat Öncül, Balıkesir HAYKOOP Başkanı Faruk Özen, protokol üyeleri ve üreticiler katıldı.

TMMOB Dünya Gıda Günü Sempozyumu’nda Gıda Adaleti Ele Alındı Haber

TMMOB Dünya Gıda Günü Sempozyumu’nda Gıda Adaleti Ele Alındı

TMMOB 16 Ekim Dünya Gıda Günü Sempozyumu, “Herkes İçin Gıda Adaleti” temasıyla 17 Ekim 2026’da gerçekleştirildi. Sempozyumda çocukların gıda güvencesi, kadın emeği, yoksulluk ve gelir dağılımındaki eşitsizlikler tartışıldı. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) çatısı altında Ziraat Mühendisleri Odası, Gıda Mühendisleri Odası ve Kimya Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen sempozyum, İnşaat Mühendisleri Odası Rüştü Özal Toplantı Salonu’nda yapıldı. Açılış konuşmalarını üç oda adına Kimya Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Akyürek, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Kıdemli Program Koordinatörü Özcan Türkoğlu gerçekleştirdi. Çocukların gıda güvencesi gündeme taşındı “Çocuklar İçin Gıda Güvencesi” başlıklı ilk oturumu, Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı İ. Uğur Toprak yönetti. Oturumda Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Türk Tabipleri Birliği Okul Sağlığı Çalışma Grubu Üyesi Dr. Gül Usar Yıldız ve SHUDER Okul Sosyal Hizmet Komisyonu Başkanı Sosyal Hizmet Uzmanı S. Sedat Türkeri, çocukların gıda güvencesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Katılımcıların sorularının yanıtlanmasıyla oturum tamamlandı. Kadın emeği ve yoksulluğun gıdaya erişime etkileri tartışıldı Ziraat Mühendisleri Odası II. Başkanı Şule Yıldırım’ın yönettiği “Tarım, Gıda Egemenliği ve Yoksulluk” başlıklı ikinci oturumda, gıdaya erişimin ekonomik ve toplumsal boyutları ele alındı. Siyaset Bilimci Dr. Ayşe Kaşıkırık, Mersin Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Gül Yılgör ve DİSK Araştırma Merkezi Uzmanı Zeynep Kandaz’ın konuşmacı olduğu oturumda; kadın emeği, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, ücretler ve gelir dağılımındaki adaletsizlik değerlendirildi. Gıda güvencesine erişimde yaşanan sorunların tartışıldığı oturumda, eşitsizlikleri derinleştiren yapısal sorunlara karşı çözüm önerileri sunuldu. Sempozyum, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

Tepebaşı'nda Kadın Çiftçinin Emeği ve Gıda Güvenliği Konuşuldu Haber

Tepebaşı'nda Kadın Çiftçinin Emeği ve Gıda Güvenliği Konuşuldu

Tepebaşı Belediyesi, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü ile 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla “Gıda Güvenliğinde Kadın Çiftçinin Rolü” başlıklı panel düzenledi. Panelde, kadın çiftçilerin üretimdeki görünmeyen emeği ve güvenli gıdaya erişimdeki belirleyici rolü ele alındı. Uzmanlar, tarladan sofraya uzanan zincirde üreticiden tüketiciye herkesin sorumluluğuna dikkat çekti. Tepebaşı Belediyesi, kadın üreticilerin emeğini görünür kılan ve yerel üretimi destekleyen çalışmalarıyla, güvenli gıdaya erişim konusunda kentteki farkındalığı artırmayı sürdürüyor. Tepebaşı Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü, bu kapsamda 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü ile 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla “Gıda Güvenliğinde Kadın Çiftçinin Rolü” başlıklı panel düzenledi. Tepebaşı Belediyesi, Ziraat Mühendisleri Odası ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ortaklığında gerçekleştirilen etkinlik, Özdilek Sanat Merkezi’nde yapıldı. Özdilek Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen ve yaklaşık 70 kadın çiftçinin katıldığı etkinlikte; kadın üreticilerin gıda sistemindeki yeri, yerel pazarların önemi ve gıdanın güvenli biçimde tüketiciye ulaştırılması konuşuldu. Uzmanlar; üretimden pazara, tarladan sofraya uzanan süreçte kadın emeğinin görünürlüğünü ve gıda güvenliğinin önemini ele aldı. “Kadınlar tarımın ve ailenin merkezinde” TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı ve panelin moderatörü Selma Güder, açılış konuşmasında artan nüfusun gıda ihtiyacına ve kadın çiftçilerin tarımdaki yerine dikkat çekti. Güder, “Dünyamız 21’inci yüzyılın ilk çeyreğini bitirmek üzere. Dünya nüfusu 8,3 milyara, ülkemizin nüfusu ise 86 milyon 320 bin civarına ulaştı. Birleşmiş Milletlerin 2050 öngörülerine göre dünya nüfusunun 10 milyara, ülkemiz nüfusunun da 100 milyona ulaşması bekleniyor. Bu nüfusu doyurabilmek için gıda üretiminin yüzde 50 ila 70 artırılması öngörülüyor” dedi. “2 milyon kadın çiftçinin sadece 300 bini kayıtlı” Gıda ihtiyacının nasıl karşılanacağı sorusunun tarımı stratejik bir sektör olarak öne çıkardığını belirten Güder, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tarımın en önemli aktörleri, gıda güvencesini ve sürdürülebilir tarımı sağlayacak kadınlardır. Bugün 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü. Kadınların adı var; peki kendileri her yerde var mı? Ziraat odalarının verilerine göre yaklaşık 5 milyon çiftçi bulunuyor. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı çiftçi sayısı ise yaklaşık 3 milyon. Bunların yaklaşık 2 milyonu kadın. Ancak ÇKS’ye kayıtlı kadın çiftçi sayısı 300 bin civarında. Kadınlar aslında hem tarımın hem de ailenin merkezinde. Bugün bu konuyu konuşacağız.” Uzmanlar konuyu ele aldı TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder’in moderatörlüğündeki panele, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü’nden Prof. Dr. Fatma Handan Giray, aynı fakültenin Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Onur Ketenoglu ve Gıda Mühendisleri Odası Eskişehir İl Temsilcisi Tolga Güdelek katıldı. Kadın emeği, kooperatifler ve yerel pazarlar Prof. Dr. Fatma Handan Giray, alternatif tarım ve gıda sistemlerini, tedarik zincirini, kadınların üretimdeki görünmeyen emeğini ve kooperatiflerin rolünü değerlendirdi. Giray, Tepebaşı Belediyesi Kadın Üreticiler Satış Noktası’nı da içeren uygulama modeli ve yönetişim yaklaşımlarının, SERIGO ve BLUMI-Med adlı uluslararası projeler kapsamında incelendiğini aktardı. Doç. Dr. Onur Ketenoglu, gıda güvencesi ile gıda güvenliği arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Yerel pazarlarda açıkta satıştan ürün bilgisi ve etiketlemeye kadar uzanan riskleri anlatan Ketenoglu, gıda güvenliğinin üreticiden tüketiciye herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Tolga Güdelek ise “Tarladan Çatala” başlıklı sunumunda perakende sektöründeki gıda tedarik zinciri, güvenlik ve izlenebilirlik konularını ele aldı.

TMMOB ZMO: "Kadın Emeği Tarımın Geleceğini Şekillendiriyor" Haber

TMMOB ZMO: "Kadın Emeği Tarımın Geleceğini Şekillendiriyor"

15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla açıklama yapan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, tarımsal üretimde kadın emeğinin görünür hâle getirilmesi, ücretsiz aile işçiliği sorununun çözülmesi ve kadın çiftçilerin sosyal güvenceye kavuşturulması çağrısında bulundu. Kadınların tarımsal desteklerden, finansman kaynaklarından ve karar alma mekanizmalarından eşit koşullarda yararlanması gerektiğine dikkat çeken Oda, kadın çiftçilerin güçlendirilmesinin gıda güvencesi ve kırsal kalkınma açısından taşıdığı önemi vurguladı. Kadın çiftçiler tarımsal üretimin her aşamasında yer alıyor 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü, tarımsal üretimde önemli sorumluluklar üstlenen kadınların emeğini hatırlatırken, karşı karşıya kaldıkları ekonomik ve toplumsal eşitsizlikleri de yeniden gündeme taşıyor. Toprağı işleyen, tohumu koruyan, ekimden hasada kadar üretimin farklı aşamalarında görev alan kadın çiftçiler, gıdanın sofralara ulaşmasında ve kırsal yaşamın devamlılığında önemli rol oynuyor. Ancak kadınların tarımsal üretimdeki yoğun emeği, çoğu zaman ekonomik kazanca, sosyal güvenceye ve karar alma süreçlerinde eşit temsile dönüşemiyor. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, kadınların üretimdeki varlığı ile sahip oldukları ekonomik ve toplumsal haklar arasındaki uçuruma dikkat çekti. Kadın çiftçilerin yaşadığı sorunların yalnızca bir istihdam meselesi olarak ele alınamayacağına işaret eden Oda, kadın emeğinin tanınması, hakların güvence altına alınması ve üretim kaynaklarına erişimde fırsat eşitliğinin sağlanması gerektiğini vurguladı. Tarımda milyonlarca kişi çalışıyor: Kadınların payı dikkat çekiyor Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2025 yılı işgücü istatistiklerine göre, Türkiye'de tarım sektöründe 4 milyon 560 bin kişi istihdam ediliyor. Aynı yıl istihdam edilen kadınların yüzde 18,8'i tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörlerinde çalışıyor. Bu veriler, tarımın kadınlar açısından önemli bir istihdam ve geçim alanı olmayı sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Ancak kadınların tarım sektöründeki varlığının yalnızca çalışan sayıları üzerinden değerlendirilmesi yeterli görülmüyor. Kadınların çalışma koşulları, elde ettikleri gelir, sosyal güvenlik sistemine erişimleri ve üretimdeki karar süreçlerine katılımları da dikkate alınması gereken başlıklar arasında bulunuyor. Kadın çiftçilerin tarımsal üretime sunduğu katkının ekonomik ve toplumsal açıdan karşılık bulması, sürdürülebilir bir tarım yapısının oluşturulması açısından önem taşıyor. Ücretsiz aile işçiliği kadın emeğini görünmez kılıyor Tarımsal üretimde çalışan kadınların önemli bir bölümü, aile işletmelerinde ücretsiz aile işçisi olarak faaliyet gösteriyor. Ekim, dikim, sulama, hasat, hayvan bakımı ve ürünlerin işlenmesi gibi çok sayıda işi üstlenen kadınlar, üretimin devamlılığı için yoğun emek harcıyor. Bununla birlikte kadınların sorumlulukları tarımsal faaliyetlerle sınırlı kalmıyor. Ev işleri, çocukların ve yaşlıların bakımı, hane halkının beslenmesi ve günlük yaşamın sürdürülmesine ilişkin görevler de büyük ölçüde kadınların omuzlarına yükleniyor. Kadınların üretimdeki katkısı çoğu zaman ayrı bir ücretle karşılanmazken, bu emek bağımsız gelir, emeklilik hakkı ve sosyal güvence gibi kazanımlara da dönüşemiyor. Böylece kadınlar hem üretim sürecinde hem de ev içindeki sorumluluklarda önemli bir yük üstlenmelerine rağmen ekonomik açıdan dezavantajlı konumda kalabiliyor. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, kadın emeğinin görünür ve kayıtlı hâle getirilmesi, ücretsiz aile işçiliği sorununun çözülmesi ve kadınların sosyal güvenlik ile emeklilik haklarına erişiminin sağlanması gerektiğine dikkat çekiyor. Kadın çiftçilerin üretim kaynaklarına erişimi güçlendirilmeli Kadınların tarımsal üretimde karşılaştığı eşitsizlikler, yalnızca ücret ve sosyal güvence sorunlarıyla sınırlı değil. Arazi ve mülkiyet haklarına erişim, tarımsal desteklerden yararlanma, uygun koşullu finansman bulma, teknoloji kullanımı, mesleki eğitim ve tarımsal danışmanlık hizmetlerine ulaşma konularında yaşanan güçlükler de kadın üreticilerin karşısına önemli engeller çıkarıyor. Üretim sürecinde aktif rol alan kadınların, üretim araçları ve ekonomik kaynaklar üzerinde aynı ölçüde söz sahibi olamaması, emeklerinin karşılığını almalarını zorlaştırıyor. Kadınların üretime katılmasının tek başına yeterli olmadığına dikkat çeken Oda, üretimden elde edilen gelire ve üretim kaynaklarına erişimde eşitliğin sağlanmasının önemini vurguluyor. Kadın çiftçilerin destek mekanizmalarından eşit koşullarda yararlanması, finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve bilgi ile teknoloji olanaklarının geliştirilmesi, hem kadınların ekonomik bağımsızlığını hem de tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini güçlendirebilecek adımlar arasında gösteriliyor. FAO verileri kadınlarla erkekler arasındaki gelir farkını ortaya koyuyor Kadın çiftçilerin yaşadığı eşitsizlikler yalnızca Türkiye'ye özgü bir sorun olarak öne çıkmıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) 2023 yılında yayımladığı Tarım-Gıda Sistemlerinde Kadınların Durumu başlıklı rapor da tarım sektöründe kadınların ekonomik ve toplumsal açıdan çeşitli dezavantajlarla karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor. Rapora göre, tarımda ücret karşılığı çalışan kadınlar, erkeklerin kazandığı her 1 dolar karşılığında ortalama 82 sent kazanıyor. Kadınların toprağa, finansmana, eğitime ve teknolojiye erişiminde yaşanan eşitsizlikler de üretim süreçlerinde karşılaştıkları güçlükleri artırıyor. Bu bulgular, kadınların tarım ve gıda sistemlerindeki katkılarının eşit ekonomik fırsatlarla desteklenmesi gerektiğini gösteriyor. Kadınların üretimde daha fazla sorumluluk üstlenmesi kadar, bu üretimden elde edilen gelirden adil biçimde yararlanması ve ekonomik kararlar üzerinde söz sahibi olması da önem taşıyor. Mevsimlik tarım işçileri ağır çalışma koşullarıyla karşı karşıya Kadın çiftçilerin ve tarım işçilerinin yaşadığı sorunlar, çalışma koşulları ve yaşam standartları bakımından da kendini gösteriyor. Özellikle mevsimlik tarım işçiliğinde uzun çalışma saatleri, güvencesiz istihdam, yetersiz barınma koşulları ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlar, kadınların yaşamını zorlaştırıyor. Tarımsal üretimin dönemsel ihtiyaçları doğrultusunda farklı bölgelere gitmek zorunda kalan mevsimlik işçiler, çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin çeşitli risklerle karşı karşıya kalabiliyor. Kadınların üretim faaliyetlerinin yanı sıra çocuk ve yaşlı bakımı gibi sorumlulukları da üstlenmesi, mevcut yükü daha da ağırlaştırıyor. Öte yandan iklim değişikliği, kuraklık, aşırı hava olayları ve üretim kayıpları, geçim kaynakları tarıma bağlı olan kırsal haneleri doğrudan etkiliyor. Üretimde yaşanan belirsizlikler ve gelir kayıpları, kadınların hem ekonomik hem de sosyal açıdan karşılaştıkları güçlükleri artırabiliyor. Bu nedenle kadın tarım işçilerinin insana yakışır çalışma ve yaşam koşullarına kavuşması, sosyal haklarının korunması ve kötü muameleye karşı etkili önlemler alınması önem taşıyor. Kadınlar tarımsal biyoçeşitliliğin korunmasına katkı sunuyor Kadın çiftçilerin tarımdaki rolü, yalnızca üretim faaliyetlerine katılmalarıyla sınırlı değil. Kadınlar, sahip oldukları bilgi ve deneyimle yerel tohumların korunmasına, tarımsal biyoçeşitliliğin sürdürülmesine, gıda güvencesinin güçlendirilmesine ve kırsal kalkınmanın desteklenmesine önemli katkılar sağlıyor. Geleneksel tarım bilgisi ile üretim deneyiminin gelecek kuşaklara aktarılmasında da önemli rol üstlenen kadınlar, kırsal yaşamın devamlılığı açısından değer taşıyor. Bu katkıların korunması ve geliştirilmesi, kadınların üretim kaynaklarına, eğitime, teknolojiye ve örgütlenme olanaklarına erişiminin artırılmasıyla mümkün oluyor. Kadınların tarımsal karar alma süreçlerinde daha etkin yer alması, yalnızca toplumsal eşitlik açısından değil, tarım politikalarının üreticilerin gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi bakımından da önem taşıyor. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odasından kadın çiftçiler için çözüm çağrısı TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, kadın çiftçilerin tarımsal üretimde karşılaştığı eşitsizliklerin giderilmesi için çeşitli alanlarda somut adımlar atılması gerektiğini belirtiyor. Odanın öne çıkardığı çözüm başlıkları arasında kadın emeğinin görünür ve kayıtlı hâle getirilmesi, ücretsiz aile işçiliği sorununun çözülmesi, sosyal güvenlik ve emeklilik haklarının güvence altına alınması bulunuyor. Bunun yanında kadın üreticilerin arazi ve mülkiyet haklarından, tarımsal desteklerden, uygun koşullu finansman kaynaklarından, eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden eşit biçimde yararlanması gerektiği ifade ediliyor. Önemli bir bölümü kadınlardan oluşan mevsimlik tarım işçilerinin insana yakışır çalışma ve yaşam koşullarına kavuşturulması, baskı ve kötü muameleye karşı etkili önlemler alınması da çözüm önerileri arasında yer alıyor. Kadın çiftçilerin kooperatiflerde, üretici örgütlerinde ve tarımsal karar alma mekanizmalarında daha etkin biçimde temsil edilmesi, ekonomik ve toplumsal haklarının güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Güçlü tarım için kadın emeği korunmalı Tarımsal üretimin geleceği, üreticilerin emeğinin korunmasına ve kırsal yaşamın geliştirilmesine bağlı bulunuyor. Kadınların emeğini görünmez kılan, haklara erişimdeki eşitsizlikleri sürdüren ve üreticilerin yaşam koşullarını iyileştirmeyen politikalarla güçlü ve sürdürülebilir bir tarım yapısının kurulması mümkün görünmüyor. Kadın çiftçilerin ekonomik bağımsızlıklarının desteklenmesi, sosyal haklarının güvence altına alınması ve üretim süreçlerinde eşit söz sahibi olmaları; gıda güvencesi ve yeterliliği, gıda egemenliği, kırsal kalkınma ve toplumsal refah açısından önem taşıyor. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, tarımsal üretimin her aşamasında emeği bulunan kadın çiftçilerin karşı karşıya kaldığı eşitsizliklerin giderilmesi için çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, kadınların emeklerinin karşılığını alabildiği, sosyal güvenceye sahip olduğu ve karar alma süreçlerinde etkin biçimde yer alabildiği bir tarımsal üretim yapısının oluşturulması gerektiğini vurguladı. Oda, açıklamasının sonunda tüm kadın çiftçilerin 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü'nü kutladı.

Edirne Belediyesi Kadın Üreticileri Bir Araya Getirdi Haber

Edirne Belediyesi Kadın Üreticileri Bir Araya Getirdi

Edirne Belediyesi’nin Dünya Kadın Çiftçiler Günü kapsamında düzenlediği etkinlikte kadın üreticiler bir araya geldi. Kadın Ritim Grubu’nun konseriyle başlayan programda, tarımda kadın emeği, teknolojinin üretime katkısı ve belediyenin üreticilere yönelik destekleri ele alındı. Türkiye’nin ilk akıllı köyünü kuran Tülin Akın da deneyimlerini kadın çiftçilerle paylaştı. Havsa Belediye Başkanı Hüseyin Özden, Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, il genel meclisi üyeleri, belediye meclisi üyeleri, muhtarlar, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları, belediye başkan yardımcıları, daire müdürleri, üreten kadınlar ve vatandaşların katıldığı program, Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Programda Edirne Belediye Başkan Vekili Gökce Onur Öktem açılış konuşmasını gerçekleştirdi. “ÜRETİCİLERİMİZİN YANINDA OLMAYI KALICI BİR ÇALIŞMA ALANI HALİNE GETİRDİK” Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın selamlarını ileterek konuşmasına başlayan Belediye Başkan Vekili Gökce Onur Öktem, kadın çiftçilerin tarımın her aşamasında büyük emek verdiğini belirtti. Tarladan bahçeye, hayvancılıktan aile işletmelerine kadar kadınların üretimde üstlendiği sorumluluğun önemine dikkat çekti. 2026 yılının Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı ilan edilmesinin de kadınların üretimdeki rolünün görünür kılınması açısından önemli olduğunu ifade etti. Edirne Belediyesi’nin üreticilere yönelik çalışmalarına da değinen Başkan Vekili Gökce Onur Öktem, Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü aracılığıyla tohum desteği sağlandığını, yerli tohumların korunması ve yaygınlaştırılması amacıyla 10 bin sebze fidesinin hemşehrilerle buluşturulduğunu aktardı. Belediyeye ait tarım arazilerinin üretime kazandırıldığını da belirterek bu alanlarda ayçiçeği, arpa ve buğday yetiştirildiğini; üretilen ayçiçeğinin yağa dönüştürülerek ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaştırılmak üzere değerlendirildiğini kaydetti. Sözlerinin sonunda ise tarımda teknoloji ve dijitalleşme alanındaki deneyimlerini paylaşmak üzere programa katılan Tülin Akın’ın sunumunun da kadın çiftçiler açısından değerli bir fırsat olduğunu belirterek tüm kadın çiftçilerin Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü kutladı. EDİRNE BELEDİYESİ’NİN TARIMSAL ÇALIŞMALARI ANLATILDI Açılış konuşmasının ardından Edirne Belediyesi’nin tarımsal faaliyetlerini ve Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün kuruluşundan bu yana hayata geçirilen destekleri anlatan video gösterimi gerçekleştirildi. Gösterimde, üreticilere yönelik destekler ve belediyenin tarımsal üretime katkı sunan çalışmaları katılımcılarla paylaşıldı. TÜRKİYE’NİN İLK AKILLI KÖYÜNÜ KURAN TÜLİN AKIN DENEYİMLERİNİ PAYLAŞTI Programın devamında, Türkiye’nin ilk akıllı köyünü kuran Tülin Akın sunumunu gerçekleştirdi. Tarımda teknoloji ve dijitalleşme üzerine deneyimlerini paylaşan Akın; kendi çalışma yolculuğunda karşılaştığı zorlukları, Türkiye’de ve dünyada tarımın geldiği noktayı, üretimin önemini ve kendisini motive eden unsurları anlattı. Kadın çiftçilerle bir araya gelen Akın, tarımda yeni teknolojilerin ve yenilikçi üretim yöntemlerinin sunduğu imkânlara dikkat çekti. Sunum, katılımcıların tarımın geleceğine ilişkin farklı deneyim ve yaklaşımları değerlendirmesine olanak sağladı. Soru-cevap bölümünde katılımcılar, tarımda yeni teknolojilerin kullanımı, sürdürülebilir üretim yöntemleri ve kadın çiftçilerin sektördeki rolüne ilişkin merak ettikleri konuları dile getirme fırsatı buldu. Karşılıklı fikir alışverişiyle zenginleşen etkinlik, kadın çiftçilerin bilgi ve deneyimlerini paylaşmalarına ve tarımın geleceğine yönelik yenilikçi yaklaşımlar üzerine değerlendirmelerde bulunmalarına katkı sağladı. KADIN ÜRETİCİLERE HEDİYE TAKDİMİ Etkinliğin sonunda Başkan Vekili Gökce Onur Öktem, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan adına Tülin Akın’a hediye takdiminde bulundu. Kadın çiftçilere ise ıspanak, dereotu, roka ve maydonoz tohumununda bulunduğu hediyeler takdim edildi. Katılımcılara lokma ikramının da yapıldığı program, kadın üreticilerin bir araya geldiği güzel bir buluşma olarak tamamlandı.

Kastamonu’da Kalkınmaya Değer Katan Projelere Ziyaret Haber

Kastamonu’da Kalkınmaya Değer Katan Projelere Ziyaret

Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) tarafından Kastamonu’da hayata geçirilen, üretim, istihdam, kadın emeği, temiz enerji ve mesleki eğitime katkı sağlayan projeler yerinde incelendi. Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Zeyneb Ersayın ve KUZKA Genel Sekreteri Mehmet Akif Eraslan’ın katılımıyla gerçekleştirilen saha ziyaretinde, Kastamonu’da bölgesel kalkınmaya katkı sunan projeler değerlendirildi. Temiz enerji ve girişimcilik aynı projede buluştu Saha ziyaretinin duraklarından biri, girişimciliği desteklemek ve işletmelerin maliyetlerini azaltmak amacıyla hayata geçirilen İŞGEM Güneş Enerji Santrali oldu. Proje, temiz enerji kullanımının yanı sıra girişimcilik ekosistemine sağladığı katkıyla öne çıkıyor. Tarımsal üretime katma değer Kastamonu Arı Yetiştiricileri Birliği Bal Paketleme Tesisi de ziyaret kapsamında incelendi. Tesis, yöresel ve katma değerli tarımsal üretimin güçlendirilmesine katkı sağlıyor. Kadın emeği üretime dönüşüyor Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen Hanönü Kadın Kooperatifi Sera Projesi de saha ziyaretinin önemli durakları arasında yer aldı. Proje, kadınların üretim süreçlerine daha etkin katılımını destekleyerek yerel ekonomiye katkı sunuyor. Geleneksel el sanatları geleceğe taşınıyor Ziyaret kapsamında Halk Eğitim Merkezi Ahşap İşleme Atölyesi de incelendi. Geleneksel ahşap işleme sanatının mesleki eğitim yoluyla gelecek kuşaklara aktarılmasını amaçlayan çalışma, yerel becerilerin korunmasına katkı sağlıyor. Kastamonu’daki saha ziyaretinde incelenen projelerin; üretim, istihdam, kadın emeği, temiz enerji ve mesleki eğitim başlıklarında bölgesel kalkınmaya katkı sunduğu belirtildi. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı, TR82 Bölgesi’nde sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor.

14. Kavacık Üzüm Festivali Coşkuyla Başladı Haber

14. Kavacık Üzüm Festivali Coşkuyla Başladı

İzmir’in coğrafi işaretli tescilli lezzeti Kavacık üzümü, Karabağlar Belediyesi’nin düzenlediği 14’üncü Kavacık Üzüm Festivali ile renkli görüntülere ev sahipliği yapıyor. Festivalin ilk günü bağ bozumu değerlendirmeleri, coşkulu etkinlikler ve Tire Belediyesi Armoni Bandosu’nun konseriyle geride kaldı. ​Karabağlar Belediyesi tarafından bu yıl 14’üncüsü gerçekleştirilen geleneksel Kavacık Üzüm Festivali, büyük bir coşku ve katılımla kapılarını açtı. Toprağın bereketi ile üreticinin emeğini buluşturan festival, ilk gününden itibaren binlerce ziyaretçiyi Kavacık Köyü’nün eşsiz atmosferinde buluşturdu. ​En Kaliteli Üzüm İçin Titiz Değerlendirme ​Festival etkinlikleri öncesinde, uzman jüri üyelerinin katılımıyla Kavacık bağları yerinde incelendi. Toplam 20 bağın tek tek ele alındığı değerlendirme sürecinde; üzümün tane ve salkım yapısı, renk, görünüm ve olgunluk derecesi, aroma ve genel ürün kalitesi, bağın genel durumu ile modern yetiştiricilik uygulamaları titizlikle dikkate alındı. ​Her salkımda büyük bir emeğin ve Kavacık’ın köklü hikayesinin yer aldığı vurgulanırken, coğrafi işaretli bu özel ürünün yaşatılması ve üretici desteğinin büyütülmesi yönündeki kararlılık yinelendi. ​Kadınların Emeği Festivali Taçlandırdı ​Kavacık Üzüm Festivali, sadece lezzetiyle değil, aynı zamanda dayanışma ruhuyla da dikkat çekiyor. Coğrafi işaretli Kavacık üzümünün bereketi, bölgedeki kadınların emeğiyle daha da anlam kazandı. Kavacık Kadın Kooperatifi, Karabağlar’daki Selluka Kadın Üretim Kooperatifi ve Kadın Emeği Pazarı, ürettikleri el emeği ürünlerle festivalin en değerli hikayelerinden birine imza attı. Topraktan sofraya uzanan bu üretim zinciri, dayanışma ruhuyla güçlenmeye devam ediyor. ​İlk Gün Konserle Tamamlandı ​Rengarenk stantlar, el emeği ürünler, keyifli atölyeler ve eğlenceli etkinliklerle gün boyu süren festival coşkusu, akşam saatlerinde müzikle doruğa ulaştı. Kavacık Köy Meydanı’nı dolduran vatandaşlar, Tire Belediyesi Armoni Bandosu’nun seslendirdiği şarkılara hep birlikte eşlik ederek unutulmaz bir gün yaşadı. Müziğin, neşenin ve dayanışmanın buluştuğu festivalin ilk günü renkli anlarla tamamlandı. ​Festivalin Son Gününe Davet ​Toprağa, ağaca ve doğaya bağlı herkesi buluşturan Kavacık Üzüm Festivali, yarın düzenlenecek etkinliklerle son gününe girecek. Karabağlar Belediyesi, keyifli ve bereketli bir hafta sonu geçirmek isteyen tüm vatandaşları Kavacık’ın eşsiz atmosferine davet ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.