Hava Durumu

#Kadın Girişimciliği

Kırsal Haber - Kadın Girişimciliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Girişimciliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehirli Kadın Çiftçiler Kuşburnu Üretimi İçin Kütahya’da Haber

Eskişehirli Kadın Çiftçiler Kuşburnu Üretimi İçin Kütahya’da

Eskişehir’de kuşburnu üretimini yaygınlaştırmak amacıyla yürütülen proje kapsamında kadın çiftçiler Kütahya’ya teknik inceleme gezisi düzenledi. Üretim, hasat, kurutma ve pazarlama süreçlerini yerinde inceleyen üreticiler, edindikleri bilgilerle Eskişehir’de kuşburnu yetiştiriciliğini geliştirmeyi hedefliyor. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığının desteğiyle yürütülen “Kadın Çiftçiler Tarımsal Yeniliklerle Buluşuyor” programı kapsamında Kütahya’ya inceleme gezisi gerçekleştirildi. Kadın çiftçilerin tarımsal bilgi ve becerilerini geliştirmek, kuşburnu üretimini yaygınlaştırmak ve üretimden pazarlamaya kadar uzanan süreçleri yerinde öğrenmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen geziye, İl Müdürlüğü Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürlüğü teknik personeli ile Eskişehir’deki kuşburnu üretimi demonstrasyonlarına katılan kadın çiftçiler iştirak etti. 2025-2026 yılı programı kapsamında yürütülen “Ege’den Doğan Ay Eskişehir’i Aydınlatıyor” projesi ile Eskişehir’de kuşburnu yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. İzmir Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında, Eskişehir’in altı ilçesindeki mahallelerde kuşburnu üretiminin geliştirilmesi için çalışmalar yapılıyor. Proje çerçevesinde altı kadın üretici için 1.000’er metrekarelik alanlarda demonstrasyon bahçeleri kuruldu. Toplam 6 bin metrekarelik alanda oluşturulan bahçelerle kadın çiftçilerin kuşburnu yetiştiriciliği konusunda deneyim kazanması ve üretimin bölgede yaygınlaşması amaçlanıyor. Kuşburnu Üretimi ve Pazarlama Süreçleri Yerinde İncelendi Kütahya’da gerçekleştirilen teknik gezi kapsamında kuşburnu ve ahududu yetiştirilen alanlar ile pazarlama noktaları ziyaret edildi. Kadın çiftçiler, üretim yöntemleri ve ürünlerin pazara ulaştırılması konusunda yerinde bilgi edinme fırsatı buldu. Program kapsamında ayrıca S.S. Kütahya Sekiören Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ziyaret edildi. Ziyarette kadın girişimciliği, kooperatifçilik faaliyetleri ve üretim-pazarlama süreçleri hakkında bilgi alındı. Hekim Sinan Tıbbi ve Aromatik Merkezi de inceleme programının durakları arasında yer aldı. Kadın Çiftçilerin Üretim Kapasitesi Artırılacak Teknik gezi sayesinde kuşburnunun hasadı, kurutulması, muhafazası ve pazarlanması konularında bilgi edinen kadın çiftçilerin üretim kapasitelerinin ve özgüvenlerinin artırılması hedefleniyor. Geziden memnuniyetle ayrılan üreticiler, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün desteğiyle kurulan demonstrasyon bahçelerini geliştirerek kuşburnu üretimini kent genelinde yaygınlaştırmak istediklerini belirtti. Kadın çiftçiler, Eskişehir’in kuşburnu üretiminde öncü merkezlerden biri olması için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.

Büyükkılıç: “Gastronomi Şehri Kayseri’mizde Tatlarımızı Sergileyeceğiz” Haber

Büyükkılıç: “Gastronomi Şehri Kayseri’mizde Tatlarımızı Sergileyeceğiz”

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, bugün kapılarını açacak 4’üncü Kayseri Gastronomi Günleri’nin hazırlıklarını yerinde inceledi. Vatandaşları dört gün sürecek lezzet şölenine davet eden Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin tescilli lezzetlerinden 1 ton börek aşı çorbasının da ikram edileceğini belirtti. Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından kentin gastronomi mirasını tanıtmak, yöresel ürünlerin bilinirliğini artırmak ve gastronomi turizmini geliştirmek amacıyla düzenlenen 4’üncü Kayseri Gastronomi Günleri için hazırlıklar tamamlanma aşamasına geldi. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, etkinlik alanını ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde inceledi, ekiplerden bilgi aldı. Başkan Büyükkılıç’a incelemeleri sırasında Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Genel Sekreter Yardımcısı Fatih Temeltaş ve daire başkanları eşlik etti. Stantların yerleşimi, etkinlik alanının düzenlenmesi, ziyaretçilerin ulaşım ve erişim imkânları ile oturma alanlarını inceleyen Büyükkılıç, organizasyonun dört gün boyunca konforlu ve hareketli bir ortamda gerçekleştirilmesi için yapılan çalışmaları değerlendirdi. Büyükkılıç: “Gastronomi Şehri Kayseri’mizde Tatlarımızı Sergileyeceğiz” 4’üncü Kayseri Gastronomi Günleri’nin düzenleneceği alandaki incelemelerinin ardından değerlendirmelerde bulunan Başkan Büyükkılıç, şunları söyledi: “Geçtiğimiz hafta sonu bilim festivalimizde yüz binlerin doldurduğu, adeta milli duygularımızın zirveye ulaştığı boyuttan sonra bu hafta da artık gastronomi şehri ünvanına kavuşmuş olan Kayseri'mizde tatlarımızı sergileyeceğiz ve kendisinden söz ettirecek anlar içerisinde gastronomi etkinliğimizi hayata geçireceğiz.” Gastronomi Günleri’ne yaklaşık 200 şefin katılacağını belirten Büyükkılıç, “Burada yeme içme mekânları, şeflerimiz ki 200'e yakın değişik yerlerden gelen şeflerimiz söz konusu. Onlarca ünlü şefimiz de ayrıca yer almaktadır. Biz bu anlamda da Kayseri’mizin güzel insanlarına bu ortamı sağlamak ve Kayseri'mizi tanıtmak amacıyla çalışmamızı yapıyoruz. Değişik konserlerimiz olacak, etkinliklerimiz olacak, workshoplarımız olacak. En büyük şef Memduh Başkan, o da burada gereken çalışmalara katkı sağlayacak” diye konuştu. “Dolu Dolu Dört Gün” Etkinliğin 22-25 Ekim tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacağını belirten Başkan Büyükkılıç, resmî açılış töreninin 23 Ekim Cuma günü gerçekleştirileceğini ifade ederek, “İnşallah dolu dolu bir dört gün; Perşembe günden itibaren besmele çekiyor, başlıyor, başlatıyoruz. Cuma günü de inşallah ayrıca şeflerimizin de büyük oranda katılımıyla açılış yapacağız” dedi. Kayserililere 1 Ton Börek Aşı Çorbası Daveti Etkinlik alanının esnaf ve ziyaretçilerin ihtiyaçları gözetilerek düzenlendiğine dikkat çeken Büyükkılıç, vatandaşları gastronomi buluşmasına davet ederek, “Burada da esnaflarımızın daha rahat ve konforlu çalışması için metrekareyi de büyüttük. Aralarda çok güzel ulaşım, erişim, oturma alanları oluşturduk. Ortam tam bu iş için uygun. Kayserili hemşehrilerimizi buradaki etkinliklere, workshoplara katılmaya bir ton börek aşımızı, tatmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı. “Odalarımızla, Esnaflarımızla, Vatandaşlarımızla El Ele, Gönül Gönüle” Kayseri’nin gastronomi zenginliğinin geçmişten bugüne uzanan kültürel birikimle şekillendiğini vurgulayan Başkan Büyükkılıç, organizasyonun kurumlar, esnaf ve vatandaşların iş birliğiyle hayata geçirildiğini belirterek şunları söyledi: “200'e yakın ürünüyle Kayseri geçmiş dönemlerden beri değişik medeniyetlerin ev sahipliğini yapmış olarak da bu ürünlerin tanıtımına vesile olacak. 38 civarında coğrafya işareti almış olan ürünümüz söz konusu. Odalarımızla, esnaflarımızla, vatandaşlarımızla el ele, gönül gönüle vermek suretiyle bu çalışmaları yapıyoruz. Ayrıca bilimsel bağlamda da Erciyes Üniversitemiz, Kayseri Üniversitemiz yine bu katkıları sağlıyor ve bizlerle birlikte bu çalışmalarda yer alıyor. Kısacası el ele, gönül gönüle diyoruz. Kayseri'mizi olumlu paylaşımlarla tanıtmak üzere her türlü etkinlikte Kayseri Büyükşehir Belediyesi ben varım diyor. Biz de buna desteğimizi sağlıyoruz. Ayrıca ilçe belediyelerimizin de burada alanları var. Onlara da teşekkür ediyoruz.” Etkinliğin ilk günü olan 22 Ekim Perşembe günü saat 12.00’de stantlar ziyaretçilere açılacak. Saat 16.00’da Büyükşehir Belediyesi Bando Konseri, saat 17.00’de ise Âşık Halil Daylak konseri gerçekleştirilecek. 23 Ekim Cuma günü saat 13.30’da kortej yürüyüşüyle başlayacak programda, saat 14.00’te resmî açılış töreni gerçekleştirilecek. Saat 15.30’da ise Kayseri’nin tescilli geleneksel lezzetleri arasında yer alan börek aşı çorbasından 1 ton ikram edilerek ziyaretçilere yöresel mutfağın önemli tatlarından biri sunulacak. Ünlü Şefler Kayseri Mutfağını Yorumlayacak 22-25 Ekim tarihleri arasında Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde düzenlenecek Kayseri Gastronomi Günleri, Türkiye’nin tanınmış şeflerini, gastronomi uzmanlarını ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek. PMasterChef Türkiye’nin sevilen şefleri Somer Sivrioğlu ve Mehmet Yalçınkaya ile programın eski jüri üyelerinden Hazer Amani’nin yanı sıra Rafet İnce, Yunus Emre Akkor, Eyüp Kemal Sevinç, Cüneyt Asan, Doğa Çitçi ve Asuman Kerkez gibi isimler etkinlikte yer alacak. Söyleşi ve uygulamalı atölyelerde şefler, mutfak deneyimlerini ve özel tariflerini ziyaretçilerle paylaşacak. Program kapsamında Somer Sivrioğlu “Yağlama”, Mehmet Yalçınkaya “Tepsi Mantısı”, Hazer Amani ise “Pöç Taco ve Pöçlü Nohutlu Gacer Pilavı” sunumlarıyla Kayseri mutfağının farklı yorumlarını gastronomi tutkunlarıyla buluşturacak. Pastırma, mantı, yağlama, Yamula patlıcanı ve gacer unuyla hazırlanan lezzetlerin öne çıkacağı organizasyonda, yerel ürünlerin turizmde kullanımı, gastronomide kadın girişimciliği, yerel işletmelerde markalaşma ve Kayseri mutfağının ulusal ve uluslararası alanda tanıtımı gibi konular da ele alınacak. Genç Şeflerden Çocuklara Her Yaşa Hitap Eden Program Gastronomi Günleri kapsamında lise ve üniversite öğrencilerine yönelik bireysel ve ekip yemek yarışmalarının yanı sıra ev hanımlarının katılacağı yöresel yemek yarışması, anne-çocuk yemek yarışması ve özel gereksinimli çocuklara yönelik etkinlikler düzenlenecek. Çocuk tiyatroları, atölyeler ve farklı etkinliklerle gastronomi kültürünün her yaştan katılımcıya ulaştırılması hedefleniyor. Dört gün boyunca sürecek etkinliklerle Kayseri’nin yöresel lezzetlerinin tanıtılması, yerel üreticilerin desteklenmesi ve kentin gastronomi turizmine katkı sağlanması amaçlanıyor. Kayseri’nin Gastronomi Potansiyeli Ulusal Ölçekte Tanıtılacak Kayseri Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen 4’üncü Kayseri Gastronomi Günleri, kentin tarihinden, kültüründen ve üretim geleneğinden beslenen mutfak zenginliğini daha geniş kitlelere tanıtmayı hedefliyor. Yerel işletmelerin görünürlüğünün artırılması, tescilli ürünlerin tanıtılması ve gastronomi alanındaki iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önem taşıyan organizasyon, 22-25 Ekim tarihleri arasında Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde ziyaretçilerini ağırlayacak. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yerinde incelediği hazırlıklarla son aşamaya gelen Gastronomi Günleri, Kayseri’nin geleneksel lezzetlerini, usta şeflerin deneyimlerini ve kültürel değerlerini aynı çatı altında buluşturacak.

Gastronomi Günlerinde Bir Ton Tescilli Börek Aşı Çorbası İkram Edilecek Haber

Gastronomi Günlerinde Bir Ton Tescilli Börek Aşı Çorbası İkram Edilecek

Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 4’üncü Kayseri Gastronomi Günleri, 22-25 Ekim tarihleri arasında Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilecek. Ünlü şefler, yöresel lezzetler, gastronomi atölyeleri ve yemek yarışmalarının yer alacağı organizasyonda, Kayseri’nin tescilli lezzetlerinden 1 ton börek aşı çorbası da vatandaşlara ikram edilecek. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın talimatlarıyla dördüncüsü gerçekleşecek Kayseri Gastronomi Günleri, kentin zengin gastronomi mirasını gelecek kuşaklara aktarmak, yerel ürünlerin bilinirliğini artırmak ve Kayseri’nin gastronomi turizmindeki marka değerini güçlendirmek amacıyla dördüncü kez kapılarını açacak. Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde 22-25 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek organizasyon, dört gün boyunca Kayseri’nin yöresel tatlarını farklı şehirlerin mutfak kültürleriyle buluşturacak. Gastronomi alanında önemli isimlerin katılımıyla gerçekleştirilecek paneller, söyleşiler, uygulamalı atölyeler, yemek yarışmaları ve çocuk etkinlikleriyle Kayserililere ve şehri ziyaret eden misafirlere zengin bir program sunulacak. Kayseri Mutfağının Zenginliği Dört Gün Boyunca Tanıtılacak 22 Ekim 2026 Perşembe tarihinde Kayseri Gastronomi Günleri’nin ilk gününde stantlar kurulacak ve yöresel ürünlerin satışına başlanacak. Organizasyonun ikinci gününden itibaren ziyaretçiler, farklı lezzetleri keşfetme, yöresel ürünlerle buluşma ve gastronomi kültürünü yakından tanıma imkânı bulacak. Programın öne çıkan başlıkları arasında yerel ürünlerin turizm sektöründe kullanımı, Kayseri mutfağının uluslararası tanıtımı, gastronomide kadın girişimciliği, yerel işletmelerde markalaşma ve gastronomi turizminin geliştirilmesi gibi konular bulunuyor. Alanında uzman akademisyenler, şefler, sektör temsilcileri ve girişimciler, düzenlenecek panellerde bilgi ve deneyimlerini paylaşacak. Ünlü şeflerin katılımıyla gerçekleştirilecek söyleşi ve uygulamalı atölyelerde ise Kayseri mutfağının geleneksel tarifleri farklı sunumlarla ele alınacak. Pastırmalı ve mantılı lezzetlerden yağlamaya, Yamula patlıcanından gacer unuyla hazırlanan tatlılara kadar kentin mutfak kültürünü yansıtan pek çok ürün ziyaretçilerle buluşacak. 1 Ton Tescilli Börek Aşı Çorbası İkram Edilecek 23 Ekim Cuma günü saat 13.30’da kortej yürüyüşü, saat 14.00’te resmî açılış töreni yapılacak organizasyonda, saat 16.00’da programın ‘İmza Yemeği’ olarak Kayseri’nin tescilli geleneksel lezzetlerinden 1 ton börek aşı çorbası vatandaşlara ikram edilecek. Organizasyon kapsamında hazırlanacak 1 ton börek aşı çorbası vatandaşlara dağıtılarak, Kayseri’nin köklü yemek kültürünün geniş kitlelere tanıtılmasına katkı sağlanacak. Geleneksel tariflerin yaşatılması, yöresel lezzetlerin tanıtılması ve kentin gastronomi değerlerinin gelecek nesillere aktarılması açısından önem taşıyan bu özel ikram, organizasyonun öne çıkan etkinlikleri arasında yer alacak. Genç Şeflerden Yerel Lezzetlere, Birbirinden Renkli Yarışmalar Kayseri Gastronomi Günleri, mutfak kültürünü yalnızca tanıtımla sınırlı tutmayarak farklı yaş gruplarından katılımcıları yarışmalarla da bir araya getirecek. Liseler ve üniversiteler arasında düzenlenecek bireysel ve ekip yemek yarışmalarında genç yetenekler hünerlerini sergileyecek. Etkinlik programında ev hanımlarının katılacağı yöresel yemek yarışması, anne-çocuk yemek yarışması ve özel gereksinimli çocuklara yönelik yarışmalar da yer alacak. Böylece gastronominin birleştirici gücüyle farklı kesimlerin aynı etkinlikte buluşması hedeflenecek. Ünlü Şefler ve Sosyal Medyanın Sevilen İsimleri Kayseri’de Gastronomi dünyasının tanınmış şeflerinin ve sektör temsilcilerinin katılımıyla zenginleşecek organizasyon, sosyal medyada geniş kitlelere ulaşan sevilen isimleri ve influencerları da ağırlayacak. Etkinlik boyunca gerçekleştirilecek paylaşımlar ve buluşmalarla Kayseri’nin gastronomi değerlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması amaçlanacak. Kayseri’de gastronomi tutkunlarını bir araya getirecek etkinlikte, MasterChef Türkiye’nin sevilen şefleri Somer Sivrioğlu, Mehmet Yalçınkaya ve programın eski jüri üyelerinden Hazer Amani’nin yanı sıra ünlü şefler Rafet İnce, Yunus Emre Akkor, Eyüp Kemal Sevinç, Cüneyt Asan, Doğa Çitçi ve Asuman Kerkez gibi isimler yer alacak. 22-25 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek etkinlikte şefler, söyleşi ve atölyelerle ziyaretçilerle buluşarak birbirinden özel tariflerini ve mutfak deneyimlerini paylaşacak. Somer Sivrioğlu “Yağlama”, Mehmet Yalçınkaya “Tepsi Mantısı”, Hazer Amani ise “Pöç Taco ve Pöçlü Nohutlu Gacer Pilavı” sunumlarıyla etkinliğin öne çıkan isimleri arasında bulunacak. Çocuklara yönelik tiyatro gösterileri ve atölyeler de programın renkli bölümlerini oluşturacak. Böylece Kayseri Gastronomi Günleri, her yaştan ziyaretçiye hitap eden, gastronomi kültürünü eğlence ve deneyimle birleştiren kapsamlı bir şehir etkinliği olarak öne çıkacak. Kayseri’nin Gastronomideki Marka Değeri Güçlenecek Kayseri Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilecek dördüncü Kayseri Gastronomi Günleri ile kentin yöresel ürünlerinin tanıtımının desteklenmesi, yerel işletmelerin görünürlüğünün artırılması ve gastronomi turizmine katkı sunulması hedefleniyor. Kayseri’nin tarihinden, kültüründen ve üretim geleneğinden beslenen mutfak zenginliğini ulusal ölçekte ön plana çıkaracak organizasyon, 22-25 Ekim tarihleri arasında dört gün boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak. Gastronomi Günleri, Kayseri’nin geleneksel lezzetlerini koruma ve geleceğe taşıma hedefini kültürel tanıtım, üretim ve turizm ekseninde buluşturacak.

Eskişehir’in Altın Otu Projesine Bakanlıktan Prestijli Ödül Haber

Eskişehir’in Altın Otu Projesine Bakanlıktan Prestijli Ödül

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen “Bozkırlar Altın Çiçek ile Ölümsüzleşiyor” projesi, Dünya Kadın Çiftçiler Günü kapsamında düzenlenen törende ödüle layık görüldü. Projede altın otu üretimini katma değerli ürüne dönüştürerek kendi markasını oluşturan kadın çiftçi Neziha Eşkinat, Eskişehir’in gururu oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayım Dairesi Başkanlığı ev sahipliğinde, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla düzenlenen programda, kadın çiftçilerin tarımsal üretimdeki rolünü güçlendiren başarılı projeler ödüllendirildi. Orman Genel Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen törene Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, bakanlık yöneticileri ve Türkiye’nin dört bir yanından yüzlerce kadın çiftçi katıldı. Programda, 2014 yılından bu yana yürütülen çalışmalar arasından seçilen dört prestijli projeden biri, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda hayata geçirilen “Bozkırlar Altın Çiçek ile Ölümsüzleşiyor: Altın Otunu Eskişehir’de Yaygınlaştırma Projesi” oldu. Altın Otu Projesinin Ödülünü Neziha Eşkinat Aldı Eskişehir’in tarımsal üretim potansiyelini değerlendiren ve kadın girişimciliğine katkı sunan proje kapsamında verilen ödül, başarılı çalışmalarıyla öne çıkan kadın çiftçi Neziha Eşkinat’a takdim edildi. Eşkinat, ödülünü Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider’in elinden aldı. Törende Eskişehir’i İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, Şube Müdürü Mehmet Yurt, Proje Koordinatörü Ziraat Mühendisi Zuhal Akkaya ve kadın çiftçi Neziha Eşkinat temsil etti. Altın Otundan Katma Değerli Ürün Üretti, Kendi Markasını Kurdu Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen proje, Alpu, Sarıcakaya, Sivrihisar ve Han ilçelerinde uygulandı. Proje, alternatif tarımsal ürünlerin yaygınlaştırılmasının yanı sıra kadın çiftçilerin girişimcilik faaliyetlerini desteklemesiyle de dikkat çekti. Proje kapsamında iki dönümlük alanda altın otu yetiştirmeye başlayan Neziha Eşkinat, ürettiği bitkiyi işleyerek tıbbi ve aromatik ürünler pazarına yönelik katma değerli ürünlere dönüştürdü. Eşkinat, bu çalışmalar sonucunda kendi markasını oluşturarak kırsal kalkınma ve kadın girişimciliği açısından örnek bir başarıya imza attı. Daha önce safran ve kuşburnu projelerinde de yer alan Eşkinat, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün teknik desteği ve yönlendirmeleriyle yenilikçi tarımsal üretimde örnek gösterilen isimlerden biri haline geldi. Eskişehir’de Alternatif Tarım Ürünleri Yaygınlaştırılacak Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bölgenin tarımsal potansiyelini daha etkin değerlendirmek, alternatif ürünlerin üretimini yaygınlaştırmak ve kadın çiftçilerin üretimdeki etkinliğini artırmak amacıyla çalışmalarını sürdürecek. Altın otu projesinin elde ettiği başarı, kadın çiftçilerin yalnızca tarımsal üretimde değil, ürünlerin işlenmesi, markalaşması ve pazara sunulması süreçlerinde de önemli roller üstlenebileceğini ortaya koydu. Projenin, kırsal kalkınmaya ve Eskişehir’de katma değerli tarımsal üretimin gelişmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

İklim, Bilim ve Kadın Liderliği Gaziantep’te Buluştu Haber

İklim, Bilim ve Kadın Liderliği Gaziantep’te Buluştu

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, UN WOMEN iş birliğinde ana sponsorluğunu Halkbank’ın üstlendiği İklim, Çevre, Kadın COP31 toplantıları kapsamında “Yöneten Kadın Liderler Forumu” Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla düzenlendi. Gaziantep, COP31 Türkiye Antalya sürecinde iklim değişikliği, bilim, çevre ve kadın liderliğini aynı zeminde buluşturan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda “İklim, Çevre, Kadın 2030 – Yöneten Kadın Liderler Forumu” nda kadınların iklim ve çevre dönüşümündeki liderliği, karar alma mekanizmalarından somut iklim eylemlerine uzanan bir perspektifle ele alındı, yol haritası oluşturuldu. Forum ile gezegenin geleceği, yeşil dönüşümü ve bu dönüşümü en güçlü öznesi olan kadının liderliği çerçevesinde tarihi COP31 İklim Zirvesi’ne doğru ilerlerken karar masalarında kadınların etkisini yükseltmek ve yerelden küresele somut adımlar inşa edilmesi hedefleniyor. BAKAN GÖKTAŞ: “GAZİANTEP’TE BEREKET, TOPRAĞA, SUYA VE EMEĞE GÖSTERİLEN EMEKLE BAŞLAR” Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş burada yaptığı konuşmada, Gaziantep’in kendilerine bir şeyi çok iyi öğrettiğini belirterek, şunları konuştu: “Burada bereket, toprağa, suya ve emeğe gösterilen özenle başlar. O emeğin çok büyük bir kısmını da çoğu zaman kadınlar taşır. Bugün iklim krizi karşısında dünyanın ihtiyaç duyduğu da tam olarak bu güçtür. Ve bu gücü küresel iklim gündeminin merkezine taşımak için çok önemli bir fırsatın eşiğindeyiz. İşte bugün iklim değişikliğini ve kadın emeğinin sürdürülebilir bir geleceğe nasıl yön verebileceğini konuşmak için buradayız.” “GAZİANTEP’TE ORTAYA ÇIKACAK FİKİRLER, SOMUT ÖNERİLER COP31’E GÜÇLÜ BİR KATKI SUNACAK” Türkiye’nin Antalya’da COP31’e ev sahipliği yapacağını anımsatan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, “Türkiye bu zirveyi bir ‘Uygulama COP’u’ olarak tanımlıyor. Gaziantep’ten yükselecek ses de tam olarak bunu söylüyor: Artık sözden çok icraat, taahhütten çok uygulama zamanı. Ve uygulamanın sahadaki en güçlü taşıyıcılarından biri, hiç şüphe yok ki kadınlar olacak. Bu Forum’un da kadınların sahadaki gücünü ortak bir iradeye dönüştürmesini diliyorum. Gaziantep’te ortaya çıkacak fikirlerin ve somut önerilerin COP31’e güçlü bir katkı sunacağına inanıyorum” dedi. Bu kıymetli buluşmaya ev sahipliği yapan başta Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerini ifade ederek konuşmasını sürdüren Bakan Göktaş, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün 24 ülkede 100 binden fazla haneyi inceleyen çalışmasının detaylarını katılımcılarla paylaştı. Göktaş, “Çarpıcı bir tablo ortaya konuyor. Sıcak hava dalgaları yüzünden kırsalda geçimini kadının sağladığı haneler her yıl yüzde 8 daha fazla gelir kaybediyor. UN Women’a göre en kötü senaryoda 2050’ye kadar 158 milyon kadın ve kız çocuğu yoksulluğa, 236 milyon kadın açlığa sürüklenebilir” diye konuştu. “KADINLAR KARAR MASASINDA OLDUĞUNDA GEZEGEN KAZANIYOR” Bakan Göktaş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bugün kadın ve iklim ilişkisini yalnızca kırılganlık üzerinden konuşmanın yeterli olmadığı kanaatindeyim. Çünkü kadın, iklim krizinin mağduru değil; aynı zamanda bu sorunla mücadelenin ve soruna çözümün de öznesidir. Avrupa Merkez Bankası’nın 2 bin şirketi inceleyen araştırmasına göre kadın yönetici oranı arttıkça şirketlerin karbon salımı düşüyor. Yani kadınlar karar masasında olduğunda gezegen kazanıyor.” İşte bu Forum’un kamu, akademi, iş dünyası, sivil toplum, sanat ve spor dünyasını buluşturan yapısını bu bereketi hayatın her alanına taşıma fırsatı olarak görüyorum. Diliyorum ki Gaziantep’te bir araya gelen bu birikim, Antalya’da kadınların iklim mücadelesindeki öncülüğünü dünyaya duyuran güçlü bir sese dönüşsün. Bu ortak gayret, Aile ve Nüfus Yılı’nda ailelerimizi güçlendirme ve evlatlarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefimize de katkı sunsun.” BAŞKAN ŞAHİN: “COP31’E EN HAZIR ŞEHİRLERDEN BİRİYİZ” Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, dünyanın iyiliğe ihtiyacı olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Dünyanın kadın bakışına ihtiyacı var, dünyanın merhamete, şefkate, rahmete ihtiyacı var. Dünyanın duygusal zekaya, çoklu zekaya ve kadının disiplinine, kadının iradesine ihtiyacı var. İşte tam bu bakış açısıyla bir aradayız. Bizim bir derdimiz var, bizim bir aşkımız var. İklim dediğimiz şey; gökyüzünden gelen yağmurun miktarı ama aynı zamanda tarlaya düşen bereket, esnafın siftahı, sanayideki sanayicimizin ham maddesi, şehrin suyu ve evlatlarımızın geleceğidir. Tam bunu konuşmak için buradayız. Antarktika yolculuğumda, buzulların eridiğini gördük. Artık bu mesele; bizim torunlarımıza bırakacağımız bir dünyanın inşası.” Kadın bakış açısıyla iklimi konuşmak için bir arada bulunduklarını anlatan Başkan Fatma Şahin, “Kadın rektörlerimiz, akademik dünyadaki duygusal zeka bakışıyla buradalar. Yeşil kampüs yaptık, iklim-bilim-kadın başlıkları üzerine çalıştık. Çok güzel çalışmalar yaptık. Ve şimdi COP31’e en hazır şehirlerden biriyiz. Biz çocuk dostu, aile dostu, doğa dostu bir şehiriz. Tabiat bizlere emanet” dedi. Konuşmasının ardından Büyükşehir Belediyesi olarak yaptıkları çalışmalara dikkati çeken Başkan Şahin, sıfır atık, gıda güvenliği, iklim dirençli şehirler, iklim uygulama köprüsü, yeşil sanayileşme, temiz enerji dönüşümü gibi konular hakkında katılımcılara sunum eşliğinde bilgi verdi. ÇEBER: “KADIN BİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI İLE ÇALIŞMAK ÇOK AVANTAJLI” Gaziantep Valisi Kemal Çeber, kadın bir büyükşehir belediye başkanı ile çalışmanın çok avantajlı bir durum olduğunu dile getirerek, “Bu güzel bir programın çok başarılı olacağına inanıyorum. Çok güzel kurgulanmış bir program. Gaziantep’te birbirinden muhteşem programlar yapıyoruz. Bu program da tamamen birçoğunda olduğu gibi Başkanımız Fatma Şahin’in eseridir. Gaziantep çevre ve iklim konusunda çok hassas bir tutum sergiliyor. Biz sizleri, Mezopotamya’da ağırlıyoruz. Gaziantep birçok tarım ürününün evcilleştirilerek dünyaya yayıldığı topraklardır. İşte o Mezopotamya’nın genleri, bu toplumu, bu şehri çevre ve iklim konusunda hassas hale getiriyor” dedi. VARANK: “COP31, DÜNYANIN EN BÜYÜK İKLİM DİPLOMASİSİ” Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı, COP31 Baş Yöneticisi Fatma Varank programda yapılan toplantının COP31’deki önemine değinerek, “COP31 dünyanın en büyük iklim diplomasisi Türkiye'de Türkiye'nin ev sahipliğinde ve Türkiye'nin başkanlığında yapılacak. Hep birlikte el ele bu mücadeleyi sonuna kadar götüreceğiz. Tabii çok önemli kararların çıkmasını beklediğimiz bir toplantı olacak COP31. Türkiye hem coğrafi konumu itibariyle hem de güneyle kuzeyi, doğuyla batıyı birbirine bağlayacak bir köprü olma diplomaside de aynı köprüyü kurabilme yeteneğiyle büyük ümitler vaat ediyor. Şu anda beklentiler de diğer ülkeler tarafından çok yüksek beklentiler var” diye konuştu. GUİMOND: “İKLİM KRİZİNİN HAYATINI VE EMEĞİNİ DEĞİŞTİRECEĞİ İNSANLAR OLMADAN BU KRİZE ADİL BİR YANIT BULAMAYIZ” BM Kadın Birimi Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond ise forumda yaptığı konuşmada şunları aktardı: “Bugünkü programda iki soruyu tartışmaya açıyoruz: Karar masasında kimler oturuyor? Alınan kararları somut iklim eylemine nasıl dönüştürürüz? Bu iki soru birbirinden ayrı düşünülemez. İklim krizinin hayatını ve emeğini değiştireceği insanlar olmadan bu krize adil bir yanıt bulamayız. Kadın liderleri masaya çağırıp alkışladıktan sonra kararları yine eskiden alındıkları yerde bırakmak da olmaz. Masada yer almak önemli. Ama bu yer ancak söz hakkı, etki ve sonuçları belirleme gücüyle birlikte geldiğinde anlam kazanır.” AYAN: “KADINLARIN COP31 SÜRECİNDEKİ YERİ GELECEĞİMİZİ BELİRLEYECEK” AK Parti İstanbul Milletvekili, Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Nilhan Ayan, yaptığı konuşmada iklim, çevre ve kadın liderliğini aynı zeminde konuşulduğunu aktararak, “İklim değişikliği suyun, gıdanın, enerjinin, üretimin ve şehirlerin geleceğini birlikte düşünmemizi gerektiriyor. Kadınların bu süreçteki yeri de geleceğimizi belirleyecek. Kadın liderliğini güçlendirmek daha etkili, daha yenilikçi ve daha kapsayıcı iklim çözümlerini üretmenin anahtarıdır. Çünkü kadın girişimciliği ve liderliği iklim eyleminin hızlandırılmasında kritik bir önem taşıyor” açıklamasında bulundu. KKTC CUMHURBAŞKANI’NIN EŞİ ERHÜRMAN: “BAŞKAN FATMA ŞAHİN ÜLKEMİZDE ÇOK POPÜLER BİR BAŞKAN” Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı’nın Eşi Nilden Bektaş Erhürman Gaziantep’te yapılan toplantıda bulunmanın anlam ve önemine değinerek, “Bir çevre mühendisi olarak bu toplantıda yer almak benim için çok anlamlı. Başkan Fatma Şahin ülkemizde çok popüler bir başkan. Bizim ülkemizde çok tanınıyor ve takdir ediliyor. Kendisine davetlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Program günün anlam ve önemine binaen çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Dr. Ayşegül Selışık: ''2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı Bir Dönüm Noktası Olmalı'' Haber

Dr. Ayşegül Selışık: ''2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı Bir Dönüm Noktası Olmalı''

FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı'nı, kırsalda dijital dönüşümü ve kadın istihdamını konuştuk. Dr. Ayşegül Selışık ile yaptığı röportajın detayları; Kırsal Haber: ''2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’nın yalnızca farkındalık oluşturan bir yıl olarak kalmaması ve Türkiye’de kalıcı politikalara dönüşmesi için sizce hangi adımlar atılmalı?'' Dr. Ayşegül Selışık: ''2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’nı bir iletişim kampanyası olarak değil, somut politika ve yatırım kararları için bir dönüm noktası olarak değerlendirmeliyiz. Bugün dünya genelinde yaklaşık 1,37 milyar kadın tarım - gıda sistemlerinde çalışıyor ve kadınlar bu sistemlerdeki iş gücünün yüzde 42’sini oluşturuyor. Buna rağmen kadınlar hâlâ araziye, finansmana, teknolojiye ve karar alma mekanizmalarına erişimde önemli engellerle karşılaşmaktadır. FAO verileri, kadın ve erkek çiftçiler arasındaki üretkenlik ve ücret farklarının kapatılmasının küresel GSYH’ye 1 trilyon ABD dolarına kadar katkı sağlayabileceğini ve milyonlarca insanın gıda güvencesizliğinden çıkmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir. Türkiye’de bu yılın kalıcı etki yaratabilmesi için kadın çiftçilere yönelik desteklerin proje bazlı uygulamalardan çıkarılarak ulusal tarım ve kırsal kalkınma politikalarının ayrılmaz bir parçası hâline getirilmesi gerekir. Kadınların arazi kullanım haklarının güçlendirilmesi, kadın üreticilere özel finansman mekanizmalarının geliştirilmesi, kadın kooperatiflerinin pazara erişiminin artırılması ve tarımsal yayım hizmetlerinin toplumsal cinsiyete duyarlı şekilde yeniden tasarlanması öncelikli alanlar olmalıdır. FAO Türkiye olarak bu yaklaşımı uzun süredir sahada destekliyoruz. Türkiye Ortaklık Programı kapsamında yürüttüğümüz kırsal kadınların güçlendirilmesine yönelik çalışmalarla kadınların girişimcilik, kooperatifçilik ve liderlik kapasitelerinin artırılmasına katkı sağlıyoruz.'' Kırsal Haber: ''Kadın girişimciliği politikalarında kırsalda yaşayan ve tarımsal üretim yapan kadınların dijital dönüşümüne yeterince yer veriliyor mu?'' Dr. Ayşegül Selışık: ''Son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedilmiş olsa da kırsaldaki kadınların dijital dönüşüm sürecine yeterli ölçüde dahil edildiğini söylemek henüz mümkün değil. Dijital teknolojiler artık yalnızca iletişim araçları değil; pazara erişimin, finansmana ulaşmanın, iklim bilgisine erişmenin ve işletmeleri büyütmenin temel unsurlarıdır. Ancak kadınlar dijital araçlara ve teknolojilere erişimde erkeklere göre daha fazla engelle karşılaşmaktadır. Bu nedenle kadınların dijital becerilerinin geliştirilmesi, e-ticaret platformlarına erişimlerinin kolaylaştırılması ve dijital tarım uygulamalarına katılımlarının artırılması büyük önem taşımaktadır. FAO Türkiye bu alanda somut uygulamalar yürütmektedir. Kadın liderliğindeki kooperatiflerin desteklenmesi programı kapsamında geliştirilen Hep Yerinden (www.hepyerinden.com) platformu, kadın kooperatiflerinin ürünlerini dijital ortamda daha geniş pazarlara ulaştırmasına katkı sağlamaktadır. Bunun yanında Dijital Köyler Girişimi ile kadın kooperatiflerinin dijital pazaryerlerine erişimi ve dijital satış becerileri desteklenmektedir. Bu deneyimler bize dijitalleşmenin yalnızca teknoloji değil, aynı zamanda ekonomik güçlenme ve görünürlük anlamına geldiğini göstermektedir.'' Kırsal Haber: ''Kadınların tarımsal üretimdeki görünmez emeğini kayıtlı istihdama ve kadın girişimciliğine dönüştürmek mümkün mü, mümkünse nasıl?'' Dr. Ayşegül Selışık: ''Kesinlikle mümkündür. Bunun için öncelikle kadınların tarımsal üretime katkısının görünür hâle getirilmesi gerekir. Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de kadınlar üretimden işleme ve pazarlamaya kadar değer zincirinin her aşamasında aktif rol üstlenmektedir. Ancak bu emek çoğu zaman kayıt dışı kalmakta ve ekonomik karşılığını tam olarak bulamamaktadır. Kayıtlı istihdam ve girişimciliğe geçişin en etkili yollarından biri kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesidir. Kooperatifler kadınların ürünlerini katma değerli hâle getirmelerine, ortak markalar oluşturmalarına, pazarlara erişmelerine ve gelirlerini artırmalarına olanak sağlamaktadır. FAO Türkiye’nin kadın liderliğindeki kooperatifleri destekleme çalışmaları bu dönüşümün başarılı örneklerini ortaya koymuştur. Kadınlara verilen eğitimler, ekipman destekleri ve pazarlama çözümleri sayesinde birçok kooperatif gelir artırıcı faaliyetlerini büyütmüş ve daha sürdürülebilir işletmelere dönüşmüştür.'' Kırsal Haber: ''Kadının eğitime erişiminin ulaşım, ev içi sorumluluklar veya aile içindeki karar mekanizmaları nedeniyle kısıtlandığı durumlarda, eğitimi kadının ayağına götürmek ve onu güçlendirmek için nasıl modeller geliştirebiliriz?'' Dr. Ayşegül Selışık: ''Kırsal kadınların karşılaştığı engeller göz önüne alındığında, geleneksel eğitim modelleri her zaman yeterli sonuç vermeyebilir. Bu nedenle eğitim hizmetlerinin kadınların günlük yaşam gerçeklerine uygun şekilde tasarlanması gerekir. Mobil eğitim ekipleri, yerel kooperatifler üzerinden yürütülen uygulamalı eğitimler, köy bazlı öğrenme merkezleri ve dijital eğitim platformları bu açıdan büyük fırsatlar sunmaktadır. Ayrıca eğitimlerin yalnızca teknik bilgiyle sınırlı kalmaması; liderlik, finansal okuryazarlık, girişimcilik ve dijital becerileri de kapsaması önemlidir. FAO’nun Türkiye ve Orta Asya’da yürüttüğü “Kimseyi Geride Bırakma” yaklaşımı tam da bu anlayışa dayanmaktadır. Kadınların yaşadıkları bölgelerde eğitim almaları, bilgiye erişmeleri ve kendi topluluklarında değişimin öncüsü olmaları hedeflenmektedir'' Gizem Tanrıkul Tunca: ''Bir genç kadının köyünde kalması için yalnızca toprağının ve gelirinin olması yeterli mi, yoksa sosyal ve kültürel açıdan da kendini ait hissedeceği bir kırsal yaşam mı gerekiyor?'' Dr. Ayşegül Selışık: ''Bugünün genç kadınları için yalnızca gelir elde etmek yeterli değildir. Gençler, özellikle de genç kadınlar, ekonomik fırsatların yanı sıra sosyal hayat, eğitim, kültürel faaliyetler, dijital bağlantı, güvenli yaşam alanları ve kendilerini ifade edebilecekleri ortamlar da istemektedir. Bu nedenle kırsal kalkınmayı yalnızca tarımsal üretim perspektifinden değerlendiremeyiz. Genç kadınların köylerinde kalabilmeleri için üretken kapsayıcı ve yaşam kalitesi yüksek kırsal alanlar oluşturulması gerekir. Kırsalda güçlü internet altyapısı, sosyal hizmetler, eğitim olanakları, kadın örgütlenmeleri ve girişimcilik ekosistemleri bu sürecin ayrılmaz parçalarıdır FAO’nun sahadaki deneyimi gösteriyor ki kadınlar ekonomik olarak güçlendiklerinde yalnızca kendi hayatlarını değil, ailelerini, topluluklarını ve yerel ekonomileri de dönüştürüyorlar. Bu nedenle genç kadınların kırsalda kalmasını sağlayacak en güçlü model, ekonomik fırsatları sosyal aidiyet ve yaşam kalitesiyle birleştiren bütüncül bir kırsal kalkınma yaklaşımıdır.''

Turizmde ve Tarımda Kadın Eli Marmaris’te Buluştu Haber

Turizmde ve Tarımda Kadın Eli Marmaris’te Buluştu

Turizm ve tarım sektörlerinde kadınların ekonomik hayattaki rolünü güçlendirmeye yönelik “Turizmde ve Tarımda Kadın Eli Eğitim ve Çalıştayı”, Muğla’nın Marmaris ilçesinde gerçekleştirildi. Çalıştayda kadın istihdamından yerel üretime, gastronomiden markalaşmaya kadar birçok konu ele alındı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) koordinasyonunda, Marmaris Ticaret Odası ev sahipliğinde ve TOBB Muğla Kadın Girişimciler Kurulu tarafından düzenlenen “Turizmde ve Tarımda Kadın Eli Eğitim ve Çalıştayı” Marmaris’te gerçekleştirildi. Kadınların ekonomik hayattaki rolü ele alındı Çalıştayın açılışında konuşan TOBB Muğla Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı ve TOBB KGK Ege Bölge Temsilcisi Mehtap Şeniz Çahan, kadınların üretim, turizm ve ekonomik yaşamda daha güçlü şekilde yer almasının yerel kalkınma açısından önemine dikkat çekti. Programda kadın istihdamının geliştirilmesi, yerel üretimin desteklenmesi ve kadın girişimcilerin ekonomik hayattaki konumunun güçlendirilmesine yönelik değerlendirmeler yapıldı. Tarım ve turizm için ortak başlıklar Çalıştay kapsamında gastronomi, markalaşma, turizmde kadın liderliği ve girişimcilik konularının yanı sıra iş dünyasında sivil toplumun rolü ile tarım ve turizmin bütünleşmesi de gündeme geldi. Kadın emeğinin görünürlüğünün artırılması, yerel üretimin ekonomik değere dönüştürülmesi ve kadın girişimciler arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesi çalıştayın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Kadın girişimciliği için iş birliği vurgusu Turizm ve tarım sektörlerinin kadın emeği üzerinden daha güçlü bir ekonomik yapıya kavuşturulmasının değerlendirildiği program, katılımcıların görüş ve deneyimlerini paylaşmasıyla tamamlandı. Çalıştayın, kadın girişimciliğinin desteklenmesi, yerel üretimin güçlendirilmesi ve tarım ile turizm arasındaki iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik yeni çalışmalara zemin oluşturması hedefleniyor.

Tarımda Kadın Gücü: Işılay Reis Yorgun ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı Üzerine Haber

Tarımda Kadın Gücü: Işılay Reis Yorgun ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı Üzerine

TOBB Kadın Girişimciler Üst Kurul Üyesi ve REİS Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis Yorgun ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı'nı, kırsalda dijital dönüşümü ve kadın istihdamını konuştuk. Işılay Reis Yorgun ile yaptığımız röportajın detayları; Kırsal Haber: ''2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’nın yalnızca farkındalık oluşturan bir yıl olarak kalmaması ve Türkiye’de kalıcı politikalara dönüşmesi için sizce hangi adımlar atılmalı?'' Işılay Reis Yorgun: ''2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı, kadınların tarım ve gıda sistemlerindeki rolünü görünür kılmak açısından çok önemli bir fırsat sunuyor. Bu farkındalığın kalıcı kazanımlara dönüşmesi için kadın çiftçilerin kayıtlı üretime, finansmana, teknolojiye, eğitime ve pazara erişimini güçlendiren uzun vadeli uygulamalara ihtiyaç var. ​FAO’ya göre tarımda kadınlar ve erkekler arasındaki eşitsizliklerin azaltılması, küresel ekonomiye yaklaşık 1 trilyon dolar katkı sağlayabilir ve gıda güvensizliği yaşayan insan sayısını 45 milyon azaltabilir. Bu veriler, kadın çiftçilerin güçlendirilmesinin yalnızca toplumsal eşitlik açısından değil, ekonomik kalkınma ve gıda güvencesi bakımından da stratejik önem taşıdığını gösteriyor. ​Türkiye’de yürütülen kırsal kalkınma programları, kadın ve genç girişimcilere sağlanan öncelikler ve kooperatifçilik çalışmaları bu alanda önemli bir zemin oluşturuyor. Bu çalışmaların eğitim, mentorluk, teknoloji kullanımı, markalaşma ve sürdürülebilir pazar erişimiyle desteklenmesi, daha kalıcı ve ölçülebilir sonuçlar elde edilmesini sağlayacaktır. ​Bu noktada TOBB Kadın Girişimciler Kurulumuzun çalışmaları da büyük önem taşıyor. İl Kadın Girişimciler Kurullarımız, koordinatör oda ve borsalarımız ile sahada gönüllülükle görev yapan kurul üyelerimiz, 81 ilde geliştirdikleri projelerle kadınların ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katılımını destekliyor. ​Bu çalışmaların önemli örneklerinden biri, bugün 41 ilimizde uygulanan “Tarımda Kadın Eli” projesidir. Bu projeyi dönemsel bir çalışma olmanın ötesinde, ölçülebilir sonuçlar üreten uzun vadeli bir kırsal kalkınma modeli olarak değerlendiriyoruz. Hedefimiz; kadınların üretimin her aşamasında söz sahibi olması, emeklerinin ekonomik değere dönüşmesi, kendi gelirlerini elde edebilmesi ve sürdürülebilir ticari yapıların kalıcı bir parçası hâline gelmesidir. ​Özel sektörün de üretim planlaması, sözleşmeli tarım, teknik destek ve düzenli alım modelleriyle bu sürece katkı sunması gerektiğine inanıyorum. Biz de Reis Gıda olarak “Reis Bakliyat Köyleri” projemizle üreticilerin doğru tohuma, üretim bilgisine, teknik desteğe ve güvenilir pazara erişimini destekleyen bütüncül bir model uyguluyoruz. ​2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’nın; kamu, özel sektör, sivil toplum ve akademi arasındaki iş birliklerini güçlendiren, kadınların üretimden yönetime kadar tarımın her alanında daha etkin rol üstlendiği kalıcı bir dönüşümün başlangıcı olmasını diliyorum.'' ​Kırsal Haber: ''Kadın girişimciliği politikalarında kırsalda yaşayan ve tarımsal üretim yapan kadınların dijital dönüşümüne yeterince yer veriliyor mu?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Son yıllarda kadınların dijital becerilerini geliştirmeye yönelik çok değerli projeleri TOBB Kadın Girişimciler Üst Kurulu olarak da yürütüyoruz. “Dijitalde Hayat Kolay” and “Geleceği Yazan Kadınlar” gibi çalışmalar, kadınların teknolojiyle, e-ticaretle ve yeni iş modelleriyle buluşmasına önemli katkılar sağladı. ​Ticaret Bakanlığımız da 2025-2029 Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında kooperatiflerin dijital pazarlara erişimini ve e-ticaretteki rekabet gücünü artırmaya yönelik iş birliği protokolü imzaladı. ​Bu çalışmaların kırsaldaki kadınlara yönelik özel içeriklerle de bütünleşmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü tarımda dijital dönüşüm yalnızca ürünün internet üzerinden satılması anlamına gelmiyor. Kadın çiftçinin üretim maliyetini hesaplaması, destekleri takip etmesi, hava ve toprak verilerine ulaşması, dijital tarım uygulamalarını kullanması ve ürününü doğrudan tüketiciyle buluşturması da bu dönüşümün parçasıdır. ​Köylerde kurulabilecek dijital eğitim noktaları, mobil eğitim ekipleri ve yerel mentorluk ağları bu süreci hızlandırabilir. Amaç, kadınların yalnızca teknolojiyi kullanması değil; teknolojiyi üretimlerini geliştiren ve pazara erişimlerini kolaylaştıran bir araca dönüştürmeleridir.'' ​Kırsal Haber: ''Kadınların tarımsal üretimdeki görünmez emeğini kayıtlı istihdama ve kadın girişimciliğine dönüştürmek mümkün mü, mümkünse nasıl?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Elbette mümkündür. Kadınlar tarımsal üretimin her aşamasında çok değerli bir sorumluluk üstleniyor. Tohumun hazırlanmasından ekime, hasattan ürünün işlenmesine ve sofraya ulaştırılmasına kadar kadın emeğinin güçlü bir katkısı bulunuyor. ​Bu emeğin ekonomik değere dönüşmesi için kadınların kayıtlı üretime, sosyal güvenceye, finansmana ve satış kanallarına erişiminin desteklenmesi gerekiyor. Kadın üreticilerin maliyet yönetimi, ürün geliştirme, paketleme, markalaşma ve e-ticaret gibi alanlarda güçlendirilmesi de girişimciliğe geçişi kolaylaştıracaktır. ​Kooperatifler, bu dönüşümde önemli bir dayanışma ve üretim modeli sunuyor. Kooperatiflerin profesyonel yönetim, kalite, lojistik, markalaşma ve pazarlama kapasitelerinin geliştirilmesiyle kadınların ürünlerini daha geniş pazarlara ulaştırması mümkün olabilir. ​Biz Reis Gıda olarak kadın kooperatifleriyle gerçekleştirdiğimiz çalışmalar sayesinde yaklaşık 300 kadının iş gücüne katılımına katkı sağladık. Tecrübemiz bize kadınların bilgi, üretim desteği ve pazar imkanıyla buluştuklarında çok güçlü ve sürdürülebilir girişimler oluşturabildiklerini gösteriyor.'' ​Kırsal Haber: ''Kadının eğitime erişiminin ulaşım, ev içi sorumluluklar veya aile içindeki karar mekanizmaları nedeniyle kısıtlandığı durumlarda, eğitimi kadının ayağına götürmek ve onu güçlendirmek için nasıl modeller geliştirebiliriz?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Eğitim modellerinin kadınların günlük hayatına, üretim takvimine ve bulunduğu bölgenin koşullarına uyumlu olması gerektiğini düşünüyorum. Mobil eğitim araçları, köylerde gerçekleştirilen uygulamalı çalışmalar, kooperatiflerde oluşturulan eğitim noktaları ve dijital eğitim platformları bu konuda etkili çözümler sunabilir. ​Eğitim saatlerinin tarımsal faaliyetlere göre planlanması, ulaşım ve çocuk bakım desteğinin sağlanması katılımı kolaylaştıracaktır. İnternet erişiminin sınırlı olduğu bölgelerde ise çevrimdışı kullanılabilen içerikler ve telefonla danışmanlık modelleri değerlendirilebilir. ​Mentorluk da bu sürecin önemli bir parçasıdır. Aynı bölgeden başarılı kadın üreticilerin bilgi ve tecrübelerini paylaşması, kadınlara hem yol gösterir hem de cesaret verir. Eğitimin yalnızca bilgi aktaran değil, kadınları üretime ve girişimciliğe hazırlayan sürekli bir gelişim modeli olması gerektiğine inanıyorum.'' ​Kırsal Haber: ''Bir genç kadının köyünde kalması için yalnızca toprağının ve gelirinin olması yeterli mi, yoksa sosyal ve kültürel açıdan da kendini ait hissedeceği bir kırsal yaşam mı gerekiyor?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Toprak ve sürdürülebilir gelir temel unsurlardır. Ancak gençlerin kırsalda kalabilmesi için sosyal, kültürel ve teknolojik imkânların da geliştirilmesi gerekiyor. ​Genç bir kadın; eğitime, sağlık hizmetlerine, güvenli ulaşıma, internete ve sosyal yaşama erişebildiği bir yerde geleceğini daha güçlü kurabilir. Bu nedenle kırsal kalkınmayı yalnızca tarımsal üretim üzerinden değil, yaşam kalitesini geliştiren bütüncül bir anlayışla ele almalıyız. ​Akıllı köy uygulamaları, ortak çalışma alanları, kreşler, kültür merkezleri ve gençlerin sosyal hayata katılabilecekleri ortamlar kırsal yaşamı daha cazip hale getirebilir. Tarımsal üretimin yanı sıra gıda işleme, e-ticaret, kırsal turizm, gastronomi ve tarım teknolojileri gibi yeni çalışma alanlarının geliştirilmesi de genç kadınlara farklı fırsatlar sunacaktır. ​Genç kadınların köylerinde yalnızca üretim yapmalarını değil; kendilerini geliştirebilecekleri, karar süreçlerine katılabilecekleri ve geleceklerini güvenle kurabilecekleri bir yaşam oluşturabilmelerini hedeflemeliyiz. Çünkü kadın güçlendiğinde aile, kırsal ekonomi ve ülkemizin tarımsal geleceği de güçlenir.''

Afyonkarahisar Türkiye Yüzyılı'nın Üretim Üssü Oluyor! Haber

Afyonkarahisar Türkiye Yüzyılı'nın Üretim Üssü Oluyor!

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Afyonkarahisar'da düzenlenen Sanayi ve Teknoloji Projeleri Açılış Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu. Şehrin büyümesine katkı sağlayacak 14 dev projenin açılışını gerçekleştiren Kacır, "Afyonkarahisar; güçlü sanayi altyapısı, jeotermal kaynakları, doğal taş ve gıda sektöründeki birikimiyle Türkiye Yüzyılı'nın sanayi ve kalkınma merkezlerinden biri olacak" dedi. Afyonkarahisar programı kapsamında yoğun bir saha mesaisi gerçekleştiren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır; Emirdağ OSB, İscehisar Mermer İhtisas OSB, Cumhuriyet Sucukları üretim tesisleri ve Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) İlaç Üretim Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Şehrin ekonomik ve sosyal kalkınmasına yön verecek 14 projenin açılışını icra eden Bakan Kacır, sanayiden teknolojiye, sağlıktan gastronomiye kadar geniş bir alanda yürütülen yatırımların detaylarını paylaştı. 23 Yılda OSB Alanı 6 Katına Çıktı Afyonkarahisar’ın sanayi altyapısını güçlendirmek adına atılan adımlara dikkat çeken Bakan Kacır, son 23 yılda elde edilen kazanımları şu sözlerle özetledi: "Afyonkarahisar’da yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı büyütmek amacıyla 23 yılda OSB sayımızı 6’dan 9’a, OSB’lerimizin toplam büyüklüğünü ise 425 hektardan 2 bin 624 hektara yükselttik. İscehisar Mermer OSB’de 256 hektarlık alanın altyapı çalışmalarını tamamlayarak sanayicilerimizin hizmetine sunduk. KOBİ'lerimize KOSGEB eliyle 2 milyar lira destek sağlarken, Teşvik Sistemi ile 164 milyar liralık yatırımın ve 28 binin üzerinde istihdamın önünü açtık." Yeni teşvik sisteminin detaylarına da değinen Kacır; OSB yatırımlarında çalışanların SGK İşveren Payının yarısını 8 yıl boyunca Bakanlık olarak karşıladıklarını, yatırımlarda finansman desteğini 30 milyon liraya çıkardıklarını ve vergi indirimleri ile KDV muafiyetleri sunduklarını belirtti. Yerel Kalkınma Hamlesi ile Mermer Atıklarına ve Jeotermale Dev Yatırım 2026 yılı başında güncellenen Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında yeni başvuruların alındığını belirten Bakan Kacır; jeotermal kaynakların değerlendirilmesi, su ürünleri yetiştiriciliği ve mermer atıklarından katma değerli ürün üretilmesine dönük 113 milyon lira büyüklüğünde 2 yeni projenin başvurusunun kabul edildiğini söyledi. Program kapsamındaki projelere 301 milyon liraya kadar finansman katkısı ve yüzde 50 oranında vergi indirimi sağlanacağı vurgulandı. Zafer Kalkınma Ajansı aracılığıyla bugüne kadar Afyonkarahisar'da 402 projeye 1,2 milyar lira destek sağlandığını açıklayan Kacır; gastronomi, kadın girişimciliği, e-spor ve gençlik merkezlerine dönük 11 yeni kalkınma projesinin de müjdesini verdi. Sanayi ve Eğitim Ele Ele: Zafer Teknopark ve Milli Teknoloji Atölyesi Teknoloji geliştirme ve Ar-Ge kapasitesini artırmak amacıyla hayata geçirilen iki kritik yatırımın altı çizildi: Zafer Teknopark Yeni Hizmet Binası: Afyonkarahisar OSB bünyesinde kurulan 4 bin metrekarelik kapalı alana sahip yeni bina ile üniversite-sanayi iş birliği güçlendirilecek. Milli Teknoloji Atölyesi: TÜBİTAK’ın 30 milyon lira desteğiyle Afyon Kocatepe Üniversitesi bünyesinde kurulan atölyede; yapay zekadan robotiğe, yazılımdan dijital üretime kadar pek çok alanda gençlerin proje geliştirmesine imkan tanınacak. İhsaniye ve Döğer’de Toplu Açılış Coşkusu Bakan Kacır, Valilik ve Belediye ziyaretlerinin ardından İhsaniye ve Döğer beldelerindeki toplu açılış törenlerine katıldı: İhsaniye'ye 145 Milyon Liralık Yatırım: Frig Vadisi ve Ayazini’nin turizm potansiyelini öne çıkaran 16 proje hizmete sunuldu. Döğer’e TÜBİTAK Kütüphaneleri ve Sanayi Bölgesi: Döğer’deki tüm okullara TÜBİTAK kütüphaneleri ve teknoloji setleri kazandırılacağını duyuran Kacır, bölgeye kurulacak 3,5 milyon metrekare büyüklüğündeki Sağlık ve Savunma Endüstri Bölgesi için gerekli nitelikli insan kaynağının bu topraklardan yetişeceğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.