Hava Durumu

#Kadın Girişimciliği

Kırsal Haber - Kadın Girişimciliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Girişimciliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İklim, Bilim ve Kadın Liderliği Gaziantep’te Buluştu Haber

İklim, Bilim ve Kadın Liderliği Gaziantep’te Buluştu

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, UN WOMEN iş birliğinde ana sponsorluğunu Halkbank’ın üstlendiği İklim, Çevre, Kadın COP31 toplantıları kapsamında “Yöneten Kadın Liderler Forumu” Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla düzenlendi. Gaziantep, COP31 Türkiye Antalya sürecinde iklim değişikliği, bilim, çevre ve kadın liderliğini aynı zeminde buluşturan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda “İklim, Çevre, Kadın 2030 – Yöneten Kadın Liderler Forumu” nda kadınların iklim ve çevre dönüşümündeki liderliği, karar alma mekanizmalarından somut iklim eylemlerine uzanan bir perspektifle ele alındı, yol haritası oluşturuldu. Forum ile gezegenin geleceği, yeşil dönüşümü ve bu dönüşümü en güçlü öznesi olan kadının liderliği çerçevesinde tarihi COP31 İklim Zirvesi’ne doğru ilerlerken karar masalarında kadınların etkisini yükseltmek ve yerelden küresele somut adımlar inşa edilmesi hedefleniyor. BAKAN GÖKTAŞ: “GAZİANTEP’TE BEREKET, TOPRAĞA, SUYA VE EMEĞE GÖSTERİLEN EMEKLE BAŞLAR” Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş burada yaptığı konuşmada, Gaziantep’in kendilerine bir şeyi çok iyi öğrettiğini belirterek, şunları konuştu: “Burada bereket, toprağa, suya ve emeğe gösterilen özenle başlar. O emeğin çok büyük bir kısmını da çoğu zaman kadınlar taşır. Bugün iklim krizi karşısında dünyanın ihtiyaç duyduğu da tam olarak bu güçtür. Ve bu gücü küresel iklim gündeminin merkezine taşımak için çok önemli bir fırsatın eşiğindeyiz. İşte bugün iklim değişikliğini ve kadın emeğinin sürdürülebilir bir geleceğe nasıl yön verebileceğini konuşmak için buradayız.” “GAZİANTEP’TE ORTAYA ÇIKACAK FİKİRLER, SOMUT ÖNERİLER COP31’E GÜÇLÜ BİR KATKI SUNACAK” Türkiye’nin Antalya’da COP31’e ev sahipliği yapacağını anımsatan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, “Türkiye bu zirveyi bir ‘Uygulama COP’u’ olarak tanımlıyor. Gaziantep’ten yükselecek ses de tam olarak bunu söylüyor: Artık sözden çok icraat, taahhütten çok uygulama zamanı. Ve uygulamanın sahadaki en güçlü taşıyıcılarından biri, hiç şüphe yok ki kadınlar olacak. Bu Forum’un da kadınların sahadaki gücünü ortak bir iradeye dönüştürmesini diliyorum. Gaziantep’te ortaya çıkacak fikirlerin ve somut önerilerin COP31’e güçlü bir katkı sunacağına inanıyorum” dedi. Bu kıymetli buluşmaya ev sahipliği yapan başta Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerini ifade ederek konuşmasını sürdüren Bakan Göktaş, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün 24 ülkede 100 binden fazla haneyi inceleyen çalışmasının detaylarını katılımcılarla paylaştı. Göktaş, “Çarpıcı bir tablo ortaya konuyor. Sıcak hava dalgaları yüzünden kırsalda geçimini kadının sağladığı haneler her yıl yüzde 8 daha fazla gelir kaybediyor. UN Women’a göre en kötü senaryoda 2050’ye kadar 158 milyon kadın ve kız çocuğu yoksulluğa, 236 milyon kadın açlığa sürüklenebilir” diye konuştu. “KADINLAR KARAR MASASINDA OLDUĞUNDA GEZEGEN KAZANIYOR” Bakan Göktaş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bugün kadın ve iklim ilişkisini yalnızca kırılganlık üzerinden konuşmanın yeterli olmadığı kanaatindeyim. Çünkü kadın, iklim krizinin mağduru değil; aynı zamanda bu sorunla mücadelenin ve soruna çözümün de öznesidir. Avrupa Merkez Bankası’nın 2 bin şirketi inceleyen araştırmasına göre kadın yönetici oranı arttıkça şirketlerin karbon salımı düşüyor. Yani kadınlar karar masasında olduğunda gezegen kazanıyor.” İşte bu Forum’un kamu, akademi, iş dünyası, sivil toplum, sanat ve spor dünyasını buluşturan yapısını bu bereketi hayatın her alanına taşıma fırsatı olarak görüyorum. Diliyorum ki Gaziantep’te bir araya gelen bu birikim, Antalya’da kadınların iklim mücadelesindeki öncülüğünü dünyaya duyuran güçlü bir sese dönüşsün. Bu ortak gayret, Aile ve Nüfus Yılı’nda ailelerimizi güçlendirme ve evlatlarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefimize de katkı sunsun.” BAŞKAN ŞAHİN: “COP31’E EN HAZIR ŞEHİRLERDEN BİRİYİZ” Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, dünyanın iyiliğe ihtiyacı olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Dünyanın kadın bakışına ihtiyacı var, dünyanın merhamete, şefkate, rahmete ihtiyacı var. Dünyanın duygusal zekaya, çoklu zekaya ve kadının disiplinine, kadının iradesine ihtiyacı var. İşte tam bu bakış açısıyla bir aradayız. Bizim bir derdimiz var, bizim bir aşkımız var. İklim dediğimiz şey; gökyüzünden gelen yağmurun miktarı ama aynı zamanda tarlaya düşen bereket, esnafın siftahı, sanayideki sanayicimizin ham maddesi, şehrin suyu ve evlatlarımızın geleceğidir. Tam bunu konuşmak için buradayız. Antarktika yolculuğumda, buzulların eridiğini gördük. Artık bu mesele; bizim torunlarımıza bırakacağımız bir dünyanın inşası.” Kadın bakış açısıyla iklimi konuşmak için bir arada bulunduklarını anlatan Başkan Fatma Şahin, “Kadın rektörlerimiz, akademik dünyadaki duygusal zeka bakışıyla buradalar. Yeşil kampüs yaptık, iklim-bilim-kadın başlıkları üzerine çalıştık. Çok güzel çalışmalar yaptık. Ve şimdi COP31’e en hazır şehirlerden biriyiz. Biz çocuk dostu, aile dostu, doğa dostu bir şehiriz. Tabiat bizlere emanet” dedi. Konuşmasının ardından Büyükşehir Belediyesi olarak yaptıkları çalışmalara dikkati çeken Başkan Şahin, sıfır atık, gıda güvenliği, iklim dirençli şehirler, iklim uygulama köprüsü, yeşil sanayileşme, temiz enerji dönüşümü gibi konular hakkında katılımcılara sunum eşliğinde bilgi verdi. ÇEBER: “KADIN BİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI İLE ÇALIŞMAK ÇOK AVANTAJLI” Gaziantep Valisi Kemal Çeber, kadın bir büyükşehir belediye başkanı ile çalışmanın çok avantajlı bir durum olduğunu dile getirerek, “Bu güzel bir programın çok başarılı olacağına inanıyorum. Çok güzel kurgulanmış bir program. Gaziantep’te birbirinden muhteşem programlar yapıyoruz. Bu program da tamamen birçoğunda olduğu gibi Başkanımız Fatma Şahin’in eseridir. Gaziantep çevre ve iklim konusunda çok hassas bir tutum sergiliyor. Biz sizleri, Mezopotamya’da ağırlıyoruz. Gaziantep birçok tarım ürününün evcilleştirilerek dünyaya yayıldığı topraklardır. İşte o Mezopotamya’nın genleri, bu toplumu, bu şehri çevre ve iklim konusunda hassas hale getiriyor” dedi. VARANK: “COP31, DÜNYANIN EN BÜYÜK İKLİM DİPLOMASİSİ” Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı, COP31 Baş Yöneticisi Fatma Varank programda yapılan toplantının COP31’deki önemine değinerek, “COP31 dünyanın en büyük iklim diplomasisi Türkiye'de Türkiye'nin ev sahipliğinde ve Türkiye'nin başkanlığında yapılacak. Hep birlikte el ele bu mücadeleyi sonuna kadar götüreceğiz. Tabii çok önemli kararların çıkmasını beklediğimiz bir toplantı olacak COP31. Türkiye hem coğrafi konumu itibariyle hem de güneyle kuzeyi, doğuyla batıyı birbirine bağlayacak bir köprü olma diplomaside de aynı köprüyü kurabilme yeteneğiyle büyük ümitler vaat ediyor. Şu anda beklentiler de diğer ülkeler tarafından çok yüksek beklentiler var” diye konuştu. GUİMOND: “İKLİM KRİZİNİN HAYATINI VE EMEĞİNİ DEĞİŞTİRECEĞİ İNSANLAR OLMADAN BU KRİZE ADİL BİR YANIT BULAMAYIZ” BM Kadın Birimi Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond ise forumda yaptığı konuşmada şunları aktardı: “Bugünkü programda iki soruyu tartışmaya açıyoruz: Karar masasında kimler oturuyor? Alınan kararları somut iklim eylemine nasıl dönüştürürüz? Bu iki soru birbirinden ayrı düşünülemez. İklim krizinin hayatını ve emeğini değiştireceği insanlar olmadan bu krize adil bir yanıt bulamayız. Kadın liderleri masaya çağırıp alkışladıktan sonra kararları yine eskiden alındıkları yerde bırakmak da olmaz. Masada yer almak önemli. Ama bu yer ancak söz hakkı, etki ve sonuçları belirleme gücüyle birlikte geldiğinde anlam kazanır.” AYAN: “KADINLARIN COP31 SÜRECİNDEKİ YERİ GELECEĞİMİZİ BELİRLEYECEK” AK Parti İstanbul Milletvekili, Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Nilhan Ayan, yaptığı konuşmada iklim, çevre ve kadın liderliğini aynı zeminde konuşulduğunu aktararak, “İklim değişikliği suyun, gıdanın, enerjinin, üretimin ve şehirlerin geleceğini birlikte düşünmemizi gerektiriyor. Kadınların bu süreçteki yeri de geleceğimizi belirleyecek. Kadın liderliğini güçlendirmek daha etkili, daha yenilikçi ve daha kapsayıcı iklim çözümlerini üretmenin anahtarıdır. Çünkü kadın girişimciliği ve liderliği iklim eyleminin hızlandırılmasında kritik bir önem taşıyor” açıklamasında bulundu. KKTC CUMHURBAŞKANI’NIN EŞİ ERHÜRMAN: “BAŞKAN FATMA ŞAHİN ÜLKEMİZDE ÇOK POPÜLER BİR BAŞKAN” Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı’nın Eşi Nilden Bektaş Erhürman Gaziantep’te yapılan toplantıda bulunmanın anlam ve önemine değinerek, “Bir çevre mühendisi olarak bu toplantıda yer almak benim için çok anlamlı. Başkan Fatma Şahin ülkemizde çok popüler bir başkan. Bizim ülkemizde çok tanınıyor ve takdir ediliyor. Kendisine davetlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Program günün anlam ve önemine binaen çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Dr. Ayşegül Selışık: ''2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı Bir Dönüm Noktası Olmalı'' Haber

Dr. Ayşegül Selışık: ''2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı Bir Dönüm Noktası Olmalı''

FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı'nı, kırsalda dijital dönüşümü ve kadın istihdamını konuştuk. Dr. Ayşegül Selışık ile yaptığı röportajın detayları; Kırsal Haber: ''2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’nın yalnızca farkındalık oluşturan bir yıl olarak kalmaması ve Türkiye’de kalıcı politikalara dönüşmesi için sizce hangi adımlar atılmalı?'' Dr. Ayşegül Selışık: ''2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’nı bir iletişim kampanyası olarak değil, somut politika ve yatırım kararları için bir dönüm noktası olarak değerlendirmeliyiz. Bugün dünya genelinde yaklaşık 1,37 milyar kadın tarım - gıda sistemlerinde çalışıyor ve kadınlar bu sistemlerdeki iş gücünün yüzde 42’sini oluşturuyor. Buna rağmen kadınlar hâlâ araziye, finansmana, teknolojiye ve karar alma mekanizmalarına erişimde önemli engellerle karşılaşmaktadır. FAO verileri, kadın ve erkek çiftçiler arasındaki üretkenlik ve ücret farklarının kapatılmasının küresel GSYH’ye 1 trilyon ABD dolarına kadar katkı sağlayabileceğini ve milyonlarca insanın gıda güvencesizliğinden çıkmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir. Türkiye’de bu yılın kalıcı etki yaratabilmesi için kadın çiftçilere yönelik desteklerin proje bazlı uygulamalardan çıkarılarak ulusal tarım ve kırsal kalkınma politikalarının ayrılmaz bir parçası hâline getirilmesi gerekir. Kadınların arazi kullanım haklarının güçlendirilmesi, kadın üreticilere özel finansman mekanizmalarının geliştirilmesi, kadın kooperatiflerinin pazara erişiminin artırılması ve tarımsal yayım hizmetlerinin toplumsal cinsiyete duyarlı şekilde yeniden tasarlanması öncelikli alanlar olmalıdır. FAO Türkiye olarak bu yaklaşımı uzun süredir sahada destekliyoruz. Türkiye Ortaklık Programı kapsamında yürüttüğümüz kırsal kadınların güçlendirilmesine yönelik çalışmalarla kadınların girişimcilik, kooperatifçilik ve liderlik kapasitelerinin artırılmasına katkı sağlıyoruz.'' Kırsal Haber: ''Kadın girişimciliği politikalarında kırsalda yaşayan ve tarımsal üretim yapan kadınların dijital dönüşümüne yeterince yer veriliyor mu?'' Dr. Ayşegül Selışık: ''Son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedilmiş olsa da kırsaldaki kadınların dijital dönüşüm sürecine yeterli ölçüde dahil edildiğini söylemek henüz mümkün değil. Dijital teknolojiler artık yalnızca iletişim araçları değil; pazara erişimin, finansmana ulaşmanın, iklim bilgisine erişmenin ve işletmeleri büyütmenin temel unsurlarıdır. Ancak kadınlar dijital araçlara ve teknolojilere erişimde erkeklere göre daha fazla engelle karşılaşmaktadır. Bu nedenle kadınların dijital becerilerinin geliştirilmesi, e-ticaret platformlarına erişimlerinin kolaylaştırılması ve dijital tarım uygulamalarına katılımlarının artırılması büyük önem taşımaktadır. FAO Türkiye bu alanda somut uygulamalar yürütmektedir. Kadın liderliğindeki kooperatiflerin desteklenmesi programı kapsamında geliştirilen Hep Yerinden (www.hepyerinden.com) platformu, kadın kooperatiflerinin ürünlerini dijital ortamda daha geniş pazarlara ulaştırmasına katkı sağlamaktadır. Bunun yanında Dijital Köyler Girişimi ile kadın kooperatiflerinin dijital pazaryerlerine erişimi ve dijital satış becerileri desteklenmektedir. Bu deneyimler bize dijitalleşmenin yalnızca teknoloji değil, aynı zamanda ekonomik güçlenme ve görünürlük anlamına geldiğini göstermektedir.'' Kırsal Haber: ''Kadınların tarımsal üretimdeki görünmez emeğini kayıtlı istihdama ve kadın girişimciliğine dönüştürmek mümkün mü, mümkünse nasıl?'' Dr. Ayşegül Selışık: ''Kesinlikle mümkündür. Bunun için öncelikle kadınların tarımsal üretime katkısının görünür hâle getirilmesi gerekir. Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de kadınlar üretimden işleme ve pazarlamaya kadar değer zincirinin her aşamasında aktif rol üstlenmektedir. Ancak bu emek çoğu zaman kayıt dışı kalmakta ve ekonomik karşılığını tam olarak bulamamaktadır. Kayıtlı istihdam ve girişimciliğe geçişin en etkili yollarından biri kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesidir. Kooperatifler kadınların ürünlerini katma değerli hâle getirmelerine, ortak markalar oluşturmalarına, pazarlara erişmelerine ve gelirlerini artırmalarına olanak sağlamaktadır. FAO Türkiye’nin kadın liderliğindeki kooperatifleri destekleme çalışmaları bu dönüşümün başarılı örneklerini ortaya koymuştur. Kadınlara verilen eğitimler, ekipman destekleri ve pazarlama çözümleri sayesinde birçok kooperatif gelir artırıcı faaliyetlerini büyütmüş ve daha sürdürülebilir işletmelere dönüşmüştür.'' Kırsal Haber: ''Kadının eğitime erişiminin ulaşım, ev içi sorumluluklar veya aile içindeki karar mekanizmaları nedeniyle kısıtlandığı durumlarda, eğitimi kadının ayağına götürmek ve onu güçlendirmek için nasıl modeller geliştirebiliriz?'' Dr. Ayşegül Selışık: ''Kırsal kadınların karşılaştığı engeller göz önüne alındığında, geleneksel eğitim modelleri her zaman yeterli sonuç vermeyebilir. Bu nedenle eğitim hizmetlerinin kadınların günlük yaşam gerçeklerine uygun şekilde tasarlanması gerekir. Mobil eğitim ekipleri, yerel kooperatifler üzerinden yürütülen uygulamalı eğitimler, köy bazlı öğrenme merkezleri ve dijital eğitim platformları bu açıdan büyük fırsatlar sunmaktadır. Ayrıca eğitimlerin yalnızca teknik bilgiyle sınırlı kalmaması; liderlik, finansal okuryazarlık, girişimcilik ve dijital becerileri de kapsaması önemlidir. FAO’nun Türkiye ve Orta Asya’da yürüttüğü “Kimseyi Geride Bırakma” yaklaşımı tam da bu anlayışa dayanmaktadır. Kadınların yaşadıkları bölgelerde eğitim almaları, bilgiye erişmeleri ve kendi topluluklarında değişimin öncüsü olmaları hedeflenmektedir'' Gizem Tanrıkul Tunca: ''Bir genç kadının köyünde kalması için yalnızca toprağının ve gelirinin olması yeterli mi, yoksa sosyal ve kültürel açıdan da kendini ait hissedeceği bir kırsal yaşam mı gerekiyor?'' Dr. Ayşegül Selışık: ''Bugünün genç kadınları için yalnızca gelir elde etmek yeterli değildir. Gençler, özellikle de genç kadınlar, ekonomik fırsatların yanı sıra sosyal hayat, eğitim, kültürel faaliyetler, dijital bağlantı, güvenli yaşam alanları ve kendilerini ifade edebilecekleri ortamlar da istemektedir. Bu nedenle kırsal kalkınmayı yalnızca tarımsal üretim perspektifinden değerlendiremeyiz. Genç kadınların köylerinde kalabilmeleri için üretken kapsayıcı ve yaşam kalitesi yüksek kırsal alanlar oluşturulması gerekir. Kırsalda güçlü internet altyapısı, sosyal hizmetler, eğitim olanakları, kadın örgütlenmeleri ve girişimcilik ekosistemleri bu sürecin ayrılmaz parçalarıdır FAO’nun sahadaki deneyimi gösteriyor ki kadınlar ekonomik olarak güçlendiklerinde yalnızca kendi hayatlarını değil, ailelerini, topluluklarını ve yerel ekonomileri de dönüştürüyorlar. Bu nedenle genç kadınların kırsalda kalmasını sağlayacak en güçlü model, ekonomik fırsatları sosyal aidiyet ve yaşam kalitesiyle birleştiren bütüncül bir kırsal kalkınma yaklaşımıdır.''

Turizmde ve Tarımda Kadın Eli Marmaris’te Buluştu Haber

Turizmde ve Tarımda Kadın Eli Marmaris’te Buluştu

Turizm ve tarım sektörlerinde kadınların ekonomik hayattaki rolünü güçlendirmeye yönelik “Turizmde ve Tarımda Kadın Eli Eğitim ve Çalıştayı”, Muğla’nın Marmaris ilçesinde gerçekleştirildi. Çalıştayda kadın istihdamından yerel üretime, gastronomiden markalaşmaya kadar birçok konu ele alındı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) koordinasyonunda, Marmaris Ticaret Odası ev sahipliğinde ve TOBB Muğla Kadın Girişimciler Kurulu tarafından düzenlenen “Turizmde ve Tarımda Kadın Eli Eğitim ve Çalıştayı” Marmaris’te gerçekleştirildi. Kadınların ekonomik hayattaki rolü ele alındı Çalıştayın açılışında konuşan TOBB Muğla Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı ve TOBB KGK Ege Bölge Temsilcisi Mehtap Şeniz Çahan, kadınların üretim, turizm ve ekonomik yaşamda daha güçlü şekilde yer almasının yerel kalkınma açısından önemine dikkat çekti. Programda kadın istihdamının geliştirilmesi, yerel üretimin desteklenmesi ve kadın girişimcilerin ekonomik hayattaki konumunun güçlendirilmesine yönelik değerlendirmeler yapıldı. Tarım ve turizm için ortak başlıklar Çalıştay kapsamında gastronomi, markalaşma, turizmde kadın liderliği ve girişimcilik konularının yanı sıra iş dünyasında sivil toplumun rolü ile tarım ve turizmin bütünleşmesi de gündeme geldi. Kadın emeğinin görünürlüğünün artırılması, yerel üretimin ekonomik değere dönüştürülmesi ve kadın girişimciler arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesi çalıştayın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Kadın girişimciliği için iş birliği vurgusu Turizm ve tarım sektörlerinin kadın emeği üzerinden daha güçlü bir ekonomik yapıya kavuşturulmasının değerlendirildiği program, katılımcıların görüş ve deneyimlerini paylaşmasıyla tamamlandı. Çalıştayın, kadın girişimciliğinin desteklenmesi, yerel üretimin güçlendirilmesi ve tarım ile turizm arasındaki iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik yeni çalışmalara zemin oluşturması hedefleniyor.

Tarımda Kadın Gücü: Işılay Reis Yorgun ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı Üzerine Haber

Tarımda Kadın Gücü: Işılay Reis Yorgun ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı Üzerine

TOBB Kadın Girişimciler Üst Kurul Üyesi ve REİS Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis Yorgun ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı'nı, kırsalda dijital dönüşümü ve kadın istihdamını konuştuk. Işılay Reis Yorgun ile yaptığımız röportajın detayları; Kırsal Haber: ''2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’nın yalnızca farkındalık oluşturan bir yıl olarak kalmaması ve Türkiye’de kalıcı politikalara dönüşmesi için sizce hangi adımlar atılmalı?'' Işılay Reis Yorgun: ''2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı, kadınların tarım ve gıda sistemlerindeki rolünü görünür kılmak açısından çok önemli bir fırsat sunuyor. Bu farkındalığın kalıcı kazanımlara dönüşmesi için kadın çiftçilerin kayıtlı üretime, finansmana, teknolojiye, eğitime ve pazara erişimini güçlendiren uzun vadeli uygulamalara ihtiyaç var. ​FAO’ya göre tarımda kadınlar ve erkekler arasındaki eşitsizliklerin azaltılması, küresel ekonomiye yaklaşık 1 trilyon dolar katkı sağlayabilir ve gıda güvensizliği yaşayan insan sayısını 45 milyon azaltabilir. Bu veriler, kadın çiftçilerin güçlendirilmesinin yalnızca toplumsal eşitlik açısından değil, ekonomik kalkınma ve gıda güvencesi bakımından da stratejik önem taşıdığını gösteriyor. ​Türkiye’de yürütülen kırsal kalkınma programları, kadın ve genç girişimcilere sağlanan öncelikler ve kooperatifçilik çalışmaları bu alanda önemli bir zemin oluşturuyor. Bu çalışmaların eğitim, mentorluk, teknoloji kullanımı, markalaşma ve sürdürülebilir pazar erişimiyle desteklenmesi, daha kalıcı ve ölçülebilir sonuçlar elde edilmesini sağlayacaktır. ​Bu noktada TOBB Kadın Girişimciler Kurulumuzun çalışmaları da büyük önem taşıyor. İl Kadın Girişimciler Kurullarımız, koordinatör oda ve borsalarımız ile sahada gönüllülükle görev yapan kurul üyelerimiz, 81 ilde geliştirdikleri projelerle kadınların ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katılımını destekliyor. ​Bu çalışmaların önemli örneklerinden biri, bugün 41 ilimizde uygulanan “Tarımda Kadın Eli” projesidir. Bu projeyi dönemsel bir çalışma olmanın ötesinde, ölçülebilir sonuçlar üreten uzun vadeli bir kırsal kalkınma modeli olarak değerlendiriyoruz. Hedefimiz; kadınların üretimin her aşamasında söz sahibi olması, emeklerinin ekonomik değere dönüşmesi, kendi gelirlerini elde edebilmesi ve sürdürülebilir ticari yapıların kalıcı bir parçası hâline gelmesidir. ​Özel sektörün de üretim planlaması, sözleşmeli tarım, teknik destek ve düzenli alım modelleriyle bu sürece katkı sunması gerektiğine inanıyorum. Biz de Reis Gıda olarak “Reis Bakliyat Köyleri” projemizle üreticilerin doğru tohuma, üretim bilgisine, teknik desteğe ve güvenilir pazara erişimini destekleyen bütüncül bir model uyguluyoruz. ​2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’nın; kamu, özel sektör, sivil toplum ve akademi arasındaki iş birliklerini güçlendiren, kadınların üretimden yönetime kadar tarımın her alanında daha etkin rol üstlendiği kalıcı bir dönüşümün başlangıcı olmasını diliyorum.'' ​Kırsal Haber: ''Kadın girişimciliği politikalarında kırsalda yaşayan ve tarımsal üretim yapan kadınların dijital dönüşümüne yeterince yer veriliyor mu?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Son yıllarda kadınların dijital becerilerini geliştirmeye yönelik çok değerli projeleri TOBB Kadın Girişimciler Üst Kurulu olarak da yürütüyoruz. “Dijitalde Hayat Kolay” and “Geleceği Yazan Kadınlar” gibi çalışmalar, kadınların teknolojiyle, e-ticaretle ve yeni iş modelleriyle buluşmasına önemli katkılar sağladı. ​Ticaret Bakanlığımız da 2025-2029 Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında kooperatiflerin dijital pazarlara erişimini ve e-ticaretteki rekabet gücünü artırmaya yönelik iş birliği protokolü imzaladı. ​Bu çalışmaların kırsaldaki kadınlara yönelik özel içeriklerle de bütünleşmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü tarımda dijital dönüşüm yalnızca ürünün internet üzerinden satılması anlamına gelmiyor. Kadın çiftçinin üretim maliyetini hesaplaması, destekleri takip etmesi, hava ve toprak verilerine ulaşması, dijital tarım uygulamalarını kullanması ve ürününü doğrudan tüketiciyle buluşturması da bu dönüşümün parçasıdır. ​Köylerde kurulabilecek dijital eğitim noktaları, mobil eğitim ekipleri ve yerel mentorluk ağları bu süreci hızlandırabilir. Amaç, kadınların yalnızca teknolojiyi kullanması değil; teknolojiyi üretimlerini geliştiren ve pazara erişimlerini kolaylaştıran bir araca dönüştürmeleridir.'' ​Kırsal Haber: ''Kadınların tarımsal üretimdeki görünmez emeğini kayıtlı istihdama ve kadın girişimciliğine dönüştürmek mümkün mü, mümkünse nasıl?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Elbette mümkündür. Kadınlar tarımsal üretimin her aşamasında çok değerli bir sorumluluk üstleniyor. Tohumun hazırlanmasından ekime, hasattan ürünün işlenmesine ve sofraya ulaştırılmasına kadar kadın emeğinin güçlü bir katkısı bulunuyor. ​Bu emeğin ekonomik değere dönüşmesi için kadınların kayıtlı üretime, sosyal güvenceye, finansmana ve satış kanallarına erişiminin desteklenmesi gerekiyor. Kadın üreticilerin maliyet yönetimi, ürün geliştirme, paketleme, markalaşma ve e-ticaret gibi alanlarda güçlendirilmesi de girişimciliğe geçişi kolaylaştıracaktır. ​Kooperatifler, bu dönüşümde önemli bir dayanışma ve üretim modeli sunuyor. Kooperatiflerin profesyonel yönetim, kalite, lojistik, markalaşma ve pazarlama kapasitelerinin geliştirilmesiyle kadınların ürünlerini daha geniş pazarlara ulaştırması mümkün olabilir. ​Biz Reis Gıda olarak kadın kooperatifleriyle gerçekleştirdiğimiz çalışmalar sayesinde yaklaşık 300 kadının iş gücüne katılımına katkı sağladık. Tecrübemiz bize kadınların bilgi, üretim desteği ve pazar imkanıyla buluştuklarında çok güçlü ve sürdürülebilir girişimler oluşturabildiklerini gösteriyor.'' ​Kırsal Haber: ''Kadının eğitime erişiminin ulaşım, ev içi sorumluluklar veya aile içindeki karar mekanizmaları nedeniyle kısıtlandığı durumlarda, eğitimi kadının ayağına götürmek ve onu güçlendirmek için nasıl modeller geliştirebiliriz?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Eğitim modellerinin kadınların günlük hayatına, üretim takvimine ve bulunduğu bölgenin koşullarına uyumlu olması gerektiğini düşünüyorum. Mobil eğitim araçları, köylerde gerçekleştirilen uygulamalı çalışmalar, kooperatiflerde oluşturulan eğitim noktaları ve dijital eğitim platformları bu konuda etkili çözümler sunabilir. ​Eğitim saatlerinin tarımsal faaliyetlere göre planlanması, ulaşım ve çocuk bakım desteğinin sağlanması katılımı kolaylaştıracaktır. İnternet erişiminin sınırlı olduğu bölgelerde ise çevrimdışı kullanılabilen içerikler ve telefonla danışmanlık modelleri değerlendirilebilir. ​Mentorluk da bu sürecin önemli bir parçasıdır. Aynı bölgeden başarılı kadın üreticilerin bilgi ve tecrübelerini paylaşması, kadınlara hem yol gösterir hem de cesaret verir. Eğitimin yalnızca bilgi aktaran değil, kadınları üretime ve girişimciliğe hazırlayan sürekli bir gelişim modeli olması gerektiğine inanıyorum.'' ​Kırsal Haber: ''Bir genç kadının köyünde kalması için yalnızca toprağının ve gelirinin olması yeterli mi, yoksa sosyal ve kültürel açıdan da kendini ait hissedeceği bir kırsal yaşam mı gerekiyor?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Toprak ve sürdürülebilir gelir temel unsurlardır. Ancak gençlerin kırsalda kalabilmesi için sosyal, kültürel ve teknolojik imkânların da geliştirilmesi gerekiyor. ​Genç bir kadın; eğitime, sağlık hizmetlerine, güvenli ulaşıma, internete ve sosyal yaşama erişebildiği bir yerde geleceğini daha güçlü kurabilir. Bu nedenle kırsal kalkınmayı yalnızca tarımsal üretim üzerinden değil, yaşam kalitesini geliştiren bütüncül bir anlayışla ele almalıyız. ​Akıllı köy uygulamaları, ortak çalışma alanları, kreşler, kültür merkezleri ve gençlerin sosyal hayata katılabilecekleri ortamlar kırsal yaşamı daha cazip hale getirebilir. Tarımsal üretimin yanı sıra gıda işleme, e-ticaret, kırsal turizm, gastronomi ve tarım teknolojileri gibi yeni çalışma alanlarının geliştirilmesi de genç kadınlara farklı fırsatlar sunacaktır. ​Genç kadınların köylerinde yalnızca üretim yapmalarını değil; kendilerini geliştirebilecekleri, karar süreçlerine katılabilecekleri ve geleceklerini güvenle kurabilecekleri bir yaşam oluşturabilmelerini hedeflemeliyiz. Çünkü kadın güçlendiğinde aile, kırsal ekonomi ve ülkemizin tarımsal geleceği de güçlenir.''

Afyonkarahisar Türkiye Yüzyılı'nın Üretim Üssü Oluyor! Haber

Afyonkarahisar Türkiye Yüzyılı'nın Üretim Üssü Oluyor!

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Afyonkarahisar'da düzenlenen Sanayi ve Teknoloji Projeleri Açılış Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu. Şehrin büyümesine katkı sağlayacak 14 dev projenin açılışını gerçekleştiren Kacır, "Afyonkarahisar; güçlü sanayi altyapısı, jeotermal kaynakları, doğal taş ve gıda sektöründeki birikimiyle Türkiye Yüzyılı'nın sanayi ve kalkınma merkezlerinden biri olacak" dedi. Afyonkarahisar programı kapsamında yoğun bir saha mesaisi gerçekleştiren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır; Emirdağ OSB, İscehisar Mermer İhtisas OSB, Cumhuriyet Sucukları üretim tesisleri ve Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) İlaç Üretim Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Şehrin ekonomik ve sosyal kalkınmasına yön verecek 14 projenin açılışını icra eden Bakan Kacır, sanayiden teknolojiye, sağlıktan gastronomiye kadar geniş bir alanda yürütülen yatırımların detaylarını paylaştı. 23 Yılda OSB Alanı 6 Katına Çıktı Afyonkarahisar’ın sanayi altyapısını güçlendirmek adına atılan adımlara dikkat çeken Bakan Kacır, son 23 yılda elde edilen kazanımları şu sözlerle özetledi: "Afyonkarahisar’da yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı büyütmek amacıyla 23 yılda OSB sayımızı 6’dan 9’a, OSB’lerimizin toplam büyüklüğünü ise 425 hektardan 2 bin 624 hektara yükselttik. İscehisar Mermer OSB’de 256 hektarlık alanın altyapı çalışmalarını tamamlayarak sanayicilerimizin hizmetine sunduk. KOBİ'lerimize KOSGEB eliyle 2 milyar lira destek sağlarken, Teşvik Sistemi ile 164 milyar liralık yatırımın ve 28 binin üzerinde istihdamın önünü açtık." Yeni teşvik sisteminin detaylarına da değinen Kacır; OSB yatırımlarında çalışanların SGK İşveren Payının yarısını 8 yıl boyunca Bakanlık olarak karşıladıklarını, yatırımlarda finansman desteğini 30 milyon liraya çıkardıklarını ve vergi indirimleri ile KDV muafiyetleri sunduklarını belirtti. Yerel Kalkınma Hamlesi ile Mermer Atıklarına ve Jeotermale Dev Yatırım 2026 yılı başında güncellenen Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında yeni başvuruların alındığını belirten Bakan Kacır; jeotermal kaynakların değerlendirilmesi, su ürünleri yetiştiriciliği ve mermer atıklarından katma değerli ürün üretilmesine dönük 113 milyon lira büyüklüğünde 2 yeni projenin başvurusunun kabul edildiğini söyledi. Program kapsamındaki projelere 301 milyon liraya kadar finansman katkısı ve yüzde 50 oranında vergi indirimi sağlanacağı vurgulandı. Zafer Kalkınma Ajansı aracılığıyla bugüne kadar Afyonkarahisar'da 402 projeye 1,2 milyar lira destek sağlandığını açıklayan Kacır; gastronomi, kadın girişimciliği, e-spor ve gençlik merkezlerine dönük 11 yeni kalkınma projesinin de müjdesini verdi. Sanayi ve Eğitim Ele Ele: Zafer Teknopark ve Milli Teknoloji Atölyesi Teknoloji geliştirme ve Ar-Ge kapasitesini artırmak amacıyla hayata geçirilen iki kritik yatırımın altı çizildi: Zafer Teknopark Yeni Hizmet Binası: Afyonkarahisar OSB bünyesinde kurulan 4 bin metrekarelik kapalı alana sahip yeni bina ile üniversite-sanayi iş birliği güçlendirilecek. Milli Teknoloji Atölyesi: TÜBİTAK’ın 30 milyon lira desteğiyle Afyon Kocatepe Üniversitesi bünyesinde kurulan atölyede; yapay zekadan robotiğe, yazılımdan dijital üretime kadar pek çok alanda gençlerin proje geliştirmesine imkan tanınacak. İhsaniye ve Döğer’de Toplu Açılış Coşkusu Bakan Kacır, Valilik ve Belediye ziyaretlerinin ardından İhsaniye ve Döğer beldelerindeki toplu açılış törenlerine katıldı: İhsaniye'ye 145 Milyon Liralık Yatırım: Frig Vadisi ve Ayazini’nin turizm potansiyelini öne çıkaran 16 proje hizmete sunuldu. Döğer’e TÜBİTAK Kütüphaneleri ve Sanayi Bölgesi: Döğer’deki tüm okullara TÜBİTAK kütüphaneleri ve teknoloji setleri kazandırılacağını duyuran Kacır, bölgeye kurulacak 3,5 milyon metrekare büyüklüğündeki Sağlık ve Savunma Endüstri Bölgesi için gerekli nitelikli insan kaynağının bu topraklardan yetişeceğini ifade etti.

Özer Matlı: ''Sürdürülebilir Kalkınmanın Anahtarı Gençler ve Kadınlar Olacak'' Haber

Özer Matlı: ''Sürdürülebilir Kalkınmanın Anahtarı Gençler ve Kadınlar Olacak''

Bursa Ticaret Borsası ile Gürsu Belediyesi arasında, genç kadınların girişimcilik ekosistemine entegrasyonunu sağlamak amacıyla hazırlanan “Genç Girişimciliğinin Artırılması İçin: Genç Kadınlar Teknoloji ve Liderlik Projesi” kamuoyuna tanıtıldı. Proje ile kadınların küresel girişimcilik ekosistemine dahil edilmesi ve dijitalleşen dünyada güçlü birer aktör olmaları hedefleniyor. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) ve Gürsu Belediyesi, genç girişimci kadınların teknoloji temelli iş fikirlerini uluslararası boyuta taşımak amacıyla örnek bir iş birliğine imza attı. Türkiye Ulusal Ajansı tarafından Avrupa Birliği Erasmus+ KA152-YOU programı kapsamında desteklenen ve 29 bin 359 Avro hibe almaya hak kazanan “Genç Girişimciliğinin Artırılması İçin: Genç Kadınlar Teknoloji ve Liderlik Projesi” lansman toplantısı, Bursa Ticaret Borsası Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa; Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyeleri İlker Birgül ve Emrah Silmez, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ve İcra Komitesi Üyeleri katıldı. Program kapsamında, Bursa Ticaret Borsası ve TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu’nun koordinasyonunda gerçekleştirilecek faaliyetlerin yol haritası paylaşıldı. “Genç kadınlarımızın yarınlarına dokunacağız” Toplantının açılışında konuşan TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen, projenin kadın girişimciliği için taşıdığı kritik öneme değindi. Şen, “Bugün burada genç kadınlarımızın geleceğine dokunacak, onları teknoloji, liderlik ve girişimcilik alanlarında daha güçlü hale getirecek çok kıymetli bir adım atıyoruz. Yerel yönetimler ile iş dünyasının ortak hareket etmesinin önemini bu iş birliği ile bir kez daha görüyoruz. Projeye olan inancı ve vizyonu dolayısıyla Bursa Ticaret Borsası Başkanı Sayın Özer Matlı’ya ve güçlü katkıları için Gürsu Belediye Başkanı Sayın Mustafa Işık’a teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. Özer Matlı: “Sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı gençler ve kadınlar olacak” Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı projenin; gençlerin, kadınların ve girişimcilik ekosisteminin geleceğine yönelik atılan çok kıymetli bir adım olduğunu vurguladı. Dijital dönüşümün hız kazandığı günümüzde gençlerin üretime, inovasyona ve girişimciliğe yönlendirilmesinin son derece değerli olduğunu ifade eden Başkan Matlı, “Bursa Ticaret Borsası olarak bizler, kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer aldığı, gençlerin fikirlerini cesaretle hayata geçirebildiği bir geleceğin, sürdürülebilir kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olduğuna inanıyoruz” diye konuştu. Güçlü iş birlikleri Bursa’ya değer katıyor Yerel yönetimler, iş dünyası ve sivil toplum örgütleri arasında kurulacak güçlü iş birliklerinin, ulusal ve uluslararası projelerde şehrimize ve bölgemize önemli fırsatlar kazandıracağını kaydeden Özer Matlı, “Bu doğrultuda koordinatör kurum olarak yürüteceğimiz sürecin, TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu’muzun katkıları ve sahadaki güçlü çalışmalarıyla çok değerli çıktılar ortaya koyacağına inanıyorum. Projede emeği geçen başta Gürsu Belediye Başkanı Sayın Mustafa Işık olmak üzere katkı sunan herkese teşekkür ediyor; projemizin kurumlarımıza, şehrimize ve gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. Işık: “Kadınları güçlendirmek, geleceği güçlendirmektir” Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık ise hedeflerinin gençlerin girişimcilik cesareti kazanarak geleceğe hazırlanması olduğunu vurguladı. Erasmus+ programı kapsamında Türkiye, Almanya ve Fransa’dan gençlerin katılımıyla Gürsu’da gerçekleştirilecek projenin; yapay zekadan e-ticarete, dijital pazarlamadan finansal okuryazarlığa kadar geniş bir eğitim yelpazesi sunduğunu belirten Başkan Işık, “Amacımız, gençlerimizin yalnızca bilgi edinmesini değil, aynı zamanda çözüm geliştiren bireyler olarak yetişmesini sağlamaktır. 1500’den fazla gence ulaşmayı hedeflediğimiz bu girişimle yeni fikirlerin ortaya çıkmasına ve uluslararası iş birliklerinin güçlenmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Unutulmamalıdır ki; kadınları güçlendirmek, geleceği güçlendirmektir” diye konuştu. Yerelden küresele kadın girişimciliği hamlesi Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen resmi lansman programı, Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık arasında imzalanan iyi niyet protokolü ile sona erdi. Bursa Ticaret Borsası’nın koordinatör kurum, Gürsu Belediyesi’nin yerel ortak olduğu projede; Türkiye’nin yanı sıra Almanya ve Fransa’dan genç kadın girişimciler yer alıyor. 12 ay sürecek olan proje kapsamında, Gürsu Ericek Adrenalin Parkı’nda geniş kapsamlı eğitim ve uygulama faaliyetleri yürütülecek. Proje süresince katılımcı genç kadınlara dijital pazarlama, yapay zeka, blockchain ve finansal yönetim gibi kritik alanlarda sertifikalı eğitimler verilecek.

Eskişehir Bozkırlarında Yeni Kazanç Kapısı: Altın Otu Projesi Başladı! Haber

Eskişehir Bozkırlarında Yeni Kazanç Kapısı: Altın Otu Projesi Başladı!

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, kadın çiftçileri tıbbi ve aromatik bitkilerle buluşturuyor. “Bozkırlar Altın Otu ile Ölümsüzleşiyor” projesi kapsamında Eskişehir’in 5 farklı ilçesinde altın otu fideleri toprakla buluşacak. Kadın Çiftçiler Tarımsal Yeniliklerle Güçleniyor Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı’nın desteğiyle hayata geçirilen “Kadın Çiftçiler Tarımsal Yeniliklerle Buluşuyor Programı” meyvelerini vermeye başladı. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen proje, bölge ekonomisine taze bir nefes getirmeyi hedefliyor. Eskişehir genelinde düzenlenen eğitim toplantısında kadın üreticilere; altın otu yetiştiriciliği, tıbbi aromatik bitkilerin bakımı ve pazarlama süreçleri hakkında detaylı bilgiler verildi. 5 İlçede 4 Dekarlık Altın Otu Bahçesi Proje kapsamında Eskişehir’in tarımsal potansiyelini çeşitlendirmek amacıyla stratejik noktalar belirlendi. Uygulama yapılacak mahalleler şunlar: Alpu: Karakamış Mahallesi Tepebaşı: Musaözü Mahallesi Sivrihisar: Mülk Mahallesi Sarıcakaya: Mayıslar Mahallesi Han: Gökçekuyu Mahallesi Toplamda 4 dekar alanda gerçekleştirilecek olan dikim faaliyetleri için 5 kadın çiftçiye 8 bin 200 adet altın otu fidesi dağıtılacak. Hedef: Katma Değeri Yüksek Sürdürülebilir Tarım “Bozkırlar Altın Otu ile Ölümsüzleşiyor” projesi sadece bir fide dağıtım organizasyonu değil, aynı zamanda kırsal kalkınma hamlesi olarak öne çıkıyor. Projenin temel amaçları: Alternatif Ürün Çeşitliliği: Eskişehir bozkırlarında katma değeri yüksek bitkilerin üretimini yaygınlaştırmak. Kadın Girişimciliği: Kırsaldaki kadın üreticilerin ekonomik gücünü ve üretimdeki etkinliğini artırmak. Sürdürülebilirlik: Bölge iklimine uygun, az su tüketen ve getirisi yüksek ürünlerle sürdürülebilir tarım modelini desteklemek. Eskişehir tarımında yeni bir dönemin kapısını aralayan bu proje ile altın otu, kadınların elinde değerlenerek bozkırı altına dönüştürecek.

İzmir - Kosta Rika İlişkilerinde Önemli Adım Haber

İzmir - Kosta Rika İlişkilerinde Önemli Adım

Kosta Rika Cumhuriyeti First Lady’si Signe Zeikate, İzmir Ticaret Odası’nda iş dünyası ile bir araya geldi. İki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için tüm fırsatların detaylı bir şekilde aktarıldığı toplantıda konuşan First Lady Zeikate, Kosta Rika’nın tüm Amerika kıtasında 1 milyar tüketiciye ulaşım için bir kapı olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. İki önemli unvan ile First Lady’i ağırlayan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kosta Rika İzmir Fahri Konsolosu Emre Kızılgüneşler, İzmir’in güçlü potansiyelini vurgulayarak, sanayi, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı alanlarda geliştirilecek iş birlikleriyle ilişkilerin güçlendirilmesi için çağrıda bulundu. İZTO’YU ZİYARET EDEN İLK FİRST LADY İzmir Ticaret Odası, ilk kez bir First Lady’i ağırlamanın gururuyla önemli bir organizasyona imza attı. Kosta Rika ile ekonomik ilişkileri geliştirmek amacıyla düzenlenen toplantı, Kosta Rika Cumhuriyeti First Lady’si Signe Zeikate, T.C. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapcıoğlu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız ve Kosta Rika Cumhuriyeti İzmir Fahri Konsolosu Emre Kızılgüneşler, Kosta Rika Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Gustavo Alonso Campos Fallas ile EGİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şahika Aşkıner'in açılış konuşmalarıyla başladı. FİRST LADY ZEİKATE: BAŞKALARI BİZİM GÖRDÜĞÜMÜZÜ GÖREMEYEBİLİR Sözlerine asırlardır süregelen tarihi ve güzellikleri ile İzmir’de bulunmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek başlayan Kosta Rika Cumhuriyeti First Lady’si Signe Zeikate, Türkiye ve Kosta Rika’nın sağlam dostluk tarihi ve güvenilir ilişkileri ile fırsatları ufukta aradığını ve dışarıdan bir gözün bunu göremeyeceğini düşündüğünü belirtti. Sözlerine İzmir’e çok açık bir düşünce ile geldiklerine değinerek devam eden Zeikate, ülkelerimizin kurduğu ilişkiye büyük önem verdiklerini ve ilişkilerimizin birçok konuda potansiyel taşıdığını düşündüklerini bildirdi. AMERİKA KITASINA ULAŞMAK İÇİN GÜÇLÜ BİR KAPI 2026 Kosta Rika genel seçimlerine değinerek sözlerine devam eden First Lady, 1 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilen seçimlerde İktidar partisi (PPSO) adayı Laura Fernández Delgado’nun seçimleri kazandığını ifade ederek, Kosta Rika kongresinde ilk defa kadınların üstünlük sağladığına, bu nedenle geleceğe umutla baktıklarına dikkat çekti. Ülkesinin erişim kolaylığı ve güvenilirlik gibi avantajlarına değinen First Lady, Kosta Rika’nın tüm Amerika kıtasında 1 milyar tüketiciye ulaşım için bir kapı olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Bu tüketicinin çoğunluğunun iki dilli olduğunun altını çizen First Lady, ülkedeki firmaların %99’unun yenilenebilir enerji kaynakları kullandığına ve aslında Amerika pazarının en katı yeşil standardına sahip ülkesinin Kosta Rika olduğuna değindi. KEBAPCIOĞLU: İKİ ÜLKE ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN 75. YILI T.C. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapcıoğlu, geçen yıl Kosta Rika ve Türkiye arasındaki ilişkilerin kuruluşunun 75. yılını kutladıklarını belirtirken, ülkeler arasındaki ilişkinin bugünkü büyüklüğünden oldukça memnun olduklarını, bu potansiyelin daha da gelişeceğine inandıklarını ifade etti. KIZILGÜNEŞLER: BUGÜN BURADA İKİ ÖNEMLİ GÖREVİ BİR ARADA ÜSTLENİYORUM İki önemli görevi bir arada üstlenmekten duyduğu memnuniyeti ifade ederek sözlerine başlayan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kosta Rika İzmir Fahri Konsolosu Emre Kızılgüneşler, konuşmasında Kosta Rika’nın sürdürülebilir kalkınma modeli, çevre bilinci ve yüksek yaşam kalitesiyle öne çıktığını; yüksek katma değerli üretim ve yenilenebilir enerji odaklı ekonomik yapısının uluslararası yatırımcılar açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. KOSTA RİKA TÜM DÜNYAYA İLHAM VERİYOR Kosta Rika’nın, barış, istikrar ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında ortaya koyduğu yaklaşımla tüm dünyaya ilham verdiğine dikkat çeken Kızılgüneşler, doğayla uyumlu kalkınma modeli, güçlü çevre bilinci ve “Pura Vida” (Saf Yaşam) felsefesi ile yönetilen ülkenin, uluslararası araştırmalarda dünyanın en mutlu ülkeleri arasında üst sıralardaki yerini koruduğunun altını çizdi. Türkiye ile Kosta Rika arasındaki ticaret hacminin 2025 yılı itibarıyla 175 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Kızılgüneşler, mevcut potansiyelin daha yüksek olduğunu ve özellikle sanayi, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı alanlarda geliştirilecek iş birlikleriyle ilişkilerin güçlenebileceğini vurguladı. Sözlerine, iki ülke arasında öne çıkan iş birliği alanlara dikkat çekerek devam eden Kızılgüneşler, Kosta Rika’nın biyoturizm alanındaki deneyiminin İzmir için önemli bir örnek teşkil ettiğini, özellikle doğa temelli ve sürdürülebilir turizm alanında ortak çalışmalar yapılabileceği belirtti. Kızılgüneşler ayrıca, Efes ve Meryem Ana Evi gibi önemli destinasyonların Kosta Rika kamuoyuna daha etkin tanıtılmasının da yeni iş birliklerine katkı sağlayacağına ve ‘İzmir–Kosta Rika Akademik Ağı’nın kurulmasının önemine dikkat çekti. BÜYÜKELÇİ FALLAS: İZMİR, BİZİM İÇİN KRİTİK BİR ŞEHİR Misafirperverlikleri için İzmir Ticaret Odası’na teşekkür ederek sözlerine başlayan Kosta Rika Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Gustavo Alonso Campos Fallas, Kosta Rika ve Türkiye’nin ilişkilerinin 2014 yılında karşılıklı olarak Büyükelçiliklerin açılmasından bu yana hızla gelişmekte olduğunu vurguladı. Türkiye ve Kosta Rika’nın hiç bu kadar yakın olmadığını belirten Büyükelçi, iki ülkenin yükseköğretim öğrencileri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için çalışmalar yapılmasının önemine değinerek, Türkiye ve Kosta Rika’nın sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda birlikte yürüdüğü yolun her geçen gün daha da genişlediğini vurguladı. AŞKINER: KOSTA RİKA’YI ZİYARET EDEREK ÖNEMLİ İŞ BAĞLANTILARI KURDUK Konuşmasında T.C. San Hose Büyükelçisi Naciye Gökçen Kaya’nın daveti üzerine Kosta Rika’ya yaptıkları ziyareti anlatan EGİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şahika Aşkıner ise, Türkiye ile Kosta Rika arasındaki diplomatik ilişkilerin 75. yılı kapsamında gerçekleştirilen ziyaretin, iki ülke arasında özellikle kadın girişimciliği alanında ilk doğrudan temasların kurulmasına imkân sağladığını ifade etti. 2025 Kasım ayında First Lady Zeikate ile Cumhurbaşkanlığı Konutu’nda görüştüklerini ifade eden Aşkıner, Kosta Rika ziyaretleri kapsamında ayrıca ülkemizde TOBB benzeri bir yapıya sahip olan ve 400’ü aşkın üyesi bulunan Kosta Rika Özel Sektör Odaları ve Dernekleri Birliği (UCCAEP) ile de bir araya geldiklerini belirtti. 3 ÖNEMLİ SUNUM YAPILDI Konuşmaların ardından, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, Kosta Rika Dış Ticaret Bakanlığı Doğrudan Yabancı Yatırımlar (FDI) Politikaları Dairesi Başkanı Juan Pablo Jimenez ile İzmir Ticaret Odası İş Geliştirme Müdürlüğü Dış Ekonomik İlişkiler Sorumlusu Cemre Moal tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Toplantıya kimler katıldı? Toplantıya, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Kosta Rika Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi'nin değerli eşi An Minnen, Kosta Rika Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı’nın değerli eşi Adriana Jimenez, Kosta Rika Dış Ticaret Bakanlığı Doğrudan Yabancı Yatırımlar (FDI) Politikaları Dairesi Başkanı Juan Pablo Jimenez, EGİKAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Aslı Sancaktar Öztürk ile Güler Toksoy, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, İTB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Korkmaz ve Bülent Uçak, EHKİB Başkanı Çağlar Bağcı, EGİFED Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, EGİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yağmur Yarol, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Mısır ve Güney Afrika İş Konseyleri Geçmiş Dönem Başkanı ve Maden İhracatçısı Zuhal Mansfield, İzmir Ticaret Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Tanyeri, Genel Koordinatörü Pınar Karayılanoğlu ile Kosta Rika Cumhuriyeti İzmir Fahri Konsolosluğu Danışmanı Mehmet Şenbağcı katıldı.

Antalya’nın En Büyük Gücü Üreten ve Geleceğe İnanan Kadınlardır Haber

Antalya’nın En Büyük Gücü Üreten ve Geleceğe İnanan Kadınlardır

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Akdeniz Girişimci İş Kadınları Derneği işbirliğiyle 'Girişimde Kadın Zirvesi’nin ikincisi düzenlendi. Zirvede konuşan Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, “Bir kadın üretmeye başladığında yalnızca bir işletme büyümez. Bir aile güçlenir, bir şehir gelişir, bir ülkenin geleceği değişir” diye konuştu. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve AGİDER işbirliğinde geçtiğimiz yıl ilki gerçekleştirilen ‘Girişimde Kadın Zirvesi'nin ikincisi Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu'nda gerçekleştirildi. Zirvede, Antalyalı kadınlar ve öğrenciler ilham veren hikayelerini baş aktörlerinden dinledi. KADIN ÜRETİNCE AİLESİ, ŞEHRİ VE ÜLKESİ GELİŞİR Zirvenin açılış konuşmasını yapan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, bir toplumun kalkınmasının kadınların üretimde, ekonomi, sanatta ve karar mekanizmalarda güçlü şekilde yer almasından geçtiğine vurgu yaptı. Başkan Vekili Özdemir, “Kadın girişimciliği sadece iş kurmak değildir. Bir fikri bir cesareti gerçeğe dönüştürmektir. Bir kadın üretmeye başladığında yalnızca bir işletme büyümez. Bir aile güçlenir, bir şehir gelişir, bir ülkenin geleceği değişir” diye konuştu. CESUR FİKİRLER YARININ GÜÇLÜ EKONOMİSİNİ KURACAK Büşra Özdemir, Antalya’nın doğasıyla kültürüyle üretim gücü ve girişimcilik ruhuyla Türkiye’nin en güçlü şehirlerinden biri olduğunu, bu şehrin en büyük gücünün hayallerinden vazgeçmeyen, üreten, risk alan ve geleceğe inanan kadınlar olduğunu kaydetti. Başkan Vekili Özdemir, konuşmasında şunlara değindi: “Kadınların ekonomik hayatta daha fazla yer alması için sizlerle beraber projeler üretmeye, girişimciliği güçlendirmeye ve kadınların fikirlerini büyütebileceği fırsatlar yaratmaya devam ediyoruz. Bugünün küçük fikirleri yarının büyük markalarıdır. Bugünün cesur adımları yarının güçlü ekonomisini kurar. Zirvenin yeni başarı hikayelerinin başladığı bir yolculuk olduğunu düşünüyorum. Zirvenin ilham dolu verimli ve güçlü işbirliklerine vesile olmasını diliyorum. Kadın varsa üretim vardır, umut vardır. Kadın varsa gelecek vardır.” DÜNYA DÖNÜŞÜMDE GİRİŞİMCİLİK ÖNEM TAŞIYOR AGİDER Başkanı Gökçen Atmaca da Antalya Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle zirvenin ikincisini düzenlemekten dolayı çok mutlu olduklarını söyleyerek, “İlk zirveyi düzenlerken iken amacımız girişimcilik eko sistemine katkı sağlayacak bir buluşma noktası oluşturmak, deneyim paylaşımını teşvik etmek ve yeni işbirliklerine zemin hazırlamaktı. Bugün bu buluşmanın büyüyerek devam ettiğini görmek bizler için kıymetli. Dünya hızlı bir dönüşüm süreci içinde. Teknolojide yaşanan gelişmeler yeni iş modelleri ve değişen ekonomik dinamikler girişimciliği her zamankinden önemli yere taşıyor. Kurumların sivil toplumun ve girişimcilik ekosisteminin birlikte hareket etmesi sürdürülebilir ve güçlü ekonomik yapı için önemli bir gerekliliktir” diye konuştu. DENEYİMLERİNİ GENÇLERLE PAYLAŞTILAR Gökçen Atmaca moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; kadın girişimciler Başak Topbaştekin, Gaye Gül Ersan ve Zeynep Özcan deneyimlerini, yola nasıl çıktıklarını, başarı hikayelerini, finansal ve sosyal konularda karşılaştıkları zorlukları katılımcılarla paylaştı. Zirvenin sonunda S2B (Öğrenci-Girişimci Eşleşmesi) etkinliği de gerçekleştirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.