Hava Durumu

#Kırmızı Et

Kırsal Haber - Kırmızı Et haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırmızı Et haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sahurda ve İftarda Dengeli Beslenmeye Dikkat Edin Haber

Sahurda ve İftarda Dengeli Beslenmeye Dikkat Edin

Antalya Büyükşehir Belediyesi diyetisyeni İpek Öztaş, Ramazan ayında değişen beslenme düzenine sağlıklı uyum sağlamanın yollarını anlattı. Sahur ve iftarda dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Öztaş, yavaş ve kontrollü yemenin sindirim sistemi için kritik olduğunu vurguladı. Ramazan ayının başlamasıyla birlikte günlük beslenme düzeni değişiyor, oruç sürecine sağlıklı bir geçiş yapmak ve vücut dengesini korumak ise büyük önem taşıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Haşim İşcan Aile Eğitim ve Sosyal Hizmetler Merkezi’nde görev yapan diyetisyen İpek Öztaş, Ramazan boyunca doğru beslenme alışkanlıklarının nasıl olması gerektiğine ilişkin önemli bilgiler verdi. SAHURDA YEDİKLERİMİZ ÖNEMLİ Beslenme düzeninin değiştiği bu dönemde vatandaşların bazı hususlara dikkat etmesi gerektiğini belirten Öztaş, sahurun gün boyu enerjiyi korumak açısından kritik olduğunu söyledi. Öztaş, “Sahur, gün boyunca enerjinizi yüksek tutmanızı sağlar. Bu nedenle lif açısından zengin tam buğday ekmeği ve sebzeler ile protein değeri yüksek peynir, yumurta, yoğurt gibi besinler tercih edilmeli. Ceviz ve badem gibi sağlıklı yağ kaynakları da tokluk süresini uzatır ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlar” dedi. İFTAR İÇİN DENGELİ BİR TABAK OLUŞTURULMALI İftara hurmayla başlamanın doğru bir tercih olduğunu ifade eden Öztaş, suyun yavaş tüketilmesi gerektiğini vurguladı. “Mideyi aniden doldurmak yerine küçük bir kase çorbayla başlanmalı ve ardından 10-15 dakika beklenmeli. Ana öğünde tavuk, balık, kırmızı et ya da baklagiller gibi protein kaynaklarının yanında tam buğday ekmeği, bulgur pilavı ve sebze tüketilerek dengeli bir tabak oluşturulmalı. Aşırı yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden kaçınılmalı; ızgara, fırın veya tencere yemekleri tercih edilmeli” diye konuştu. YAVAŞ VE KONTROLLÜ YEMEYE ÖZEN GÖSTERİN Yeme alışkanlıklarının da en az içerik kadar önemli olduğunu belirten Öztaş, hızlı yemenin şişkinlik ve hazımsızlığa yol açabileceğini söyleyerek, “Lokmalar iyice çiğnenmeli, yavaş ve kontrollü yenmeli. Günlük en az 2 litre su tüketilmeli. İftardan sonra meyve, süt, yoğurt ya da ayran gibi ara öğünler kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur. Ayrıca iftar sonrasında yapılacak hafif tempolu yürüyüşler sindirim sistemini destekler, ancak ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Yüzde Yüz Yerli Besi Etler Başkentlilerin Sofrasında Haber

Yüzde Yüz Yerli Besi Etler Başkentlilerin Sofrasında

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin yıl boyunca Başkent Marketlerde sürdürdüğü yüzde 100 yerli besi et satışı, Ramazan ayında Mobil Marketler aracılığıyla kentin dört bir yanına ulaştırılıyor. 9 Başkent Market ve 3 Başkent Mobil Market aracılığıyla sucuk, kıyma, kuşbaşı ve haşlamalık et ürünlerinin satıldığı uygulama Ramazan’ın ikinci gününde de yoğun ilgi gördü. Ramazan’ın ilk iki gününde toplam 7 bin 969 kilogram et satışı yapıldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin (ABB), halkın güvenilir ve sağlıklı gıdaya erişimini kolaylaştırmak amacıyla Ramazan ayı boyunca sürdüreceği kırmızı et satışı uygulaması ikinci gününde de Başkentlilerden yoğun ilgi gördü. Ankara Halk Ekmek Fabrikası tarafından yerli üreticilerden temin edilen yüzde 100 yerli besi et ürünleri; 9 Başkent Market ve 3 Başkent Mobil Market aracılığıyla vatandaşların sofralarına ulaştırılıyor. Uygulama kapsamında Ramazan boyunca dana sucuk, kıyma, kuşbaşı, yemeklik-haşlamalık et ürünleri Ankara’nın merkez ve çevre ilçelerinde satışa sunulacak. 7 BİN 969 KİLOGRAM KIRMIZI ET SOFRALARA ULAŞTI Et satışı; Başkent Mobil Marketler aracılığıyla Sıhhiye Abdi İpekçi Parkı, Evren, Balâ ve Şereflikoçhisar’da gerçekleştirilirken; GİMAT, Batıkent, Sıhhiye, Kızılay, ASKİ, ABB, Etimesgut, Mamak, Şafaktepe ve Ulus Hali Başkent Market şubeleri ile Gökkuşağı Fabrika Satış Mağazası’nda da devam ediyor. Uygulamanın ilk iki gününde toplam 7 bin 969 kilogram et satıldı. Marketler Ramazan süresince 10.00-17.00 saatleri arasında hizmet vermeye devam edecek. VETERİNER HEKİM KONTROLÜNDEN GEÇEREK SATIŞA SUNULUYOR Yüzde 100 yerli besi hayvanlardan elde edilen etler, Ankara’daki kesimhanelerde veteriner hekim kontrolünde kesilerek antemortem ve postmortem muayenelerden geçiriliyor. Tüm kontrolleri tamamlanan ürünler, hijyenik koşullarda Başkent Market raflarında satışa sunuluyor.

Başkent Mobil Market İle Et Satışı Başladı Haber

Başkent Mobil Market İle Et Satışı Başladı

Ankara Büyükşehir Belediyesi Halk Ekmek Fabrikası bünyesinde hizmet veren 9 Başkent Market ve 3 Başkent Mobil Market’te kırmızı et satışı başladı. Ramazan ayının ilk gününde Başkent Market ve Mobil Marketler aracılığıyla toplam 4 bin 243 kilogram kırmızı et satışı yapıldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi Halk Ekmek Fabrikası tarafından yerli üreticilerden temin edilen et ürünleri Ramazan sofralarında vatandaşlarla buluşuyor. Ramazan ayı boyunca Ankara’nın merkez ve çevre ilçelerinde 9 Başkent Market şubesi ile 3 Başkent Mobil Market’te sürecek uygulama kapsamında; kıyma, kuşbaşı, yemeklik haşlamalık et ve dana sucuk vatandaşlara sunuluyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından sosyal destek alan Başkent Kart sahipleri de kartlarına yüklenen bakiye ile et alışverişi yapabiliyor. RAMAZAN’IN İLK GÜNÜ 4 BİN 243 KİLOGRAM ET SATILDI Başkent Mobil Marketler Sıhhiye Abdi İpekçi Parkı, Evren, Balâ ve Şereflikoçhisar’da et satışına başladı. Ayrıca etler; Başkent Marketlerin; GİMAT, Batıkent, Sıhhiye, Kızılay, ASKİ, ABB, Etimesgut, Mamak, Şafaktepe, Ulus Hali şubeleri ile Gökkuşağı Fabrika Satış Mağazası ile vatandaşlara ulaştırılıyor. Ramazan ayının ilk gününde Başkent Market ve Mobil Marketler aracılığıyla toplam 4 bin 243 kilogram kırmızı et satışı yapıldı. Satış noktalarına ilişkin güncel bilgilere ise Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Ankara Halk Ekmek Fabrikası’nın sosyal medya hesaplarından erişilebilecek. “AMACIMIZ YERLİ ÜRETİCİYİ DESTEKLEMEK VE VATANDAŞLARI GÜVENİLİR, SAĞLIKLI ETLE BULUŞTURMAK” Yerli besi hayvanlarının Ankara Halk Ekmek Fabrikası’na bağlı uzman veterinerler tarafından muayenelerinin gerçekleştirildiğini ve hijyenik koşullarda Başkentlilerin sofrasına sunulduğunu belirten Halk Ekmek Fabrikası Satış Müdürü Mustafa Karan, “Her yıl geleneksel olarak düzenlediğimiz et satışımızı bu yılda vatandaşlarla buluşturuyoruz. Ankaralı vatandaşlara yerli besi güvenilir etleri sofralarına sunmak amacındayız. Etler yüzde yüz yerli besidir. Özellikle Ankara besisi kullanıyoruz. Bu projedeki amacımız, yerli üreticiyi desteklemek ve vatandaşları güvenilir sağlıklı etle buluşturmaktır” dedi.

CHP'li Barut: "Halkımız Ete Hasret!" Haber

CHP'li Barut: "Halkımız Ete Hasret!"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Ramazan ayı gelirken Meclis'te iktidara sert sözlerle yüklendi. Tavuk eti ihracatında yasaklamaya tepki gösterip halkın ucuza et tüketemediğini, üreticilerin de büyük zarar ettiğini anlatan Barut, "İktidar kurnazlığı ve algı operasyonlarını bırakmalı, halkın içine düşürüldüğü bu kara düzene neden olan yanlışlardan derhal vazgeçmelidir. Bu yapılırsa üretim artar, üretici rahatlar, halkımız da uyguna tüketir" dedi. "HALKIMIZ ETE HASRET" TBMM Genel Kurulu'nda söz alan Ayhan Barut, "Uluslararası raporlara göre kırmızı et tüketimi Avrupa'da 34, dünya genelinde 18, Türkiye'de ise sadece 16 kilo civarında. Halkımız ete hasret kalırken, üretici ineğini kesime gönderirken, AKP iktidarı ise bugüne dek 13 milyar dolarlık hayvan ithalatıyla sorunu çözmediği gibi daha da derinleştiriyor. Ne et fiyatları ucuzluyor, ne üretici para kazanıyor, ne de halkımız ucuza tüketebiliyor" diye konuştu. "TOPU TACA ATIYORLAR" İktidarın sorunları çözmek yerine büyüttüğünü ifade eden Barut, şunları kaydetti: "Tavuk etine yapılan yüzde 15'lik zam nedeniyle Ticaret Bakanlığı ihracatı durdurdu. Amaçları Ramazan ayında tavuk etinin ucuzlatılmasıymış. İğneden ipliğe her şeye fahiş zam yaparak, vergileri arttırırak, yüksek enflasyon ve zam ortamını yaratanlar, çözüm yerine topu taca atıyorlar. Yalnızca Ramazan ayında değil her vakit halkın ucuza et tüketmesi esastır. Elleri nasırlı üreticinin kazanması, halkın da uyguna tüketmesi için yapılması gereken tek şey, üretimin ve üreticinin desteklenmesidir. İktidar kurnazlığı ve algı operasyonlarını bırakmalı, halkın içine düşürüldüğü bu kara düzene neden olan yanlışlardan derhal vazgeçmelidir. Bu yapılırsa üretim artar, üretici rahatlar, halkımız da uyguna tüketir."

Üretici Batıyor, Tüketici Et Alamıyor! Haber

Üretici Batıyor, Tüketici Et Alamıyor!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, hayvancılık ve kırmızı et konusunda krizin büyüdüğünü, üreticiler derinleşen sorunlarla boğuşurken halkın da et tüketemez hale getirildiğini vurguladı. AKP iktidarının yüz binlerce hayvan ve tonlarca kırmızı et ithal ederek dışarıya 13 milyar dolar ödediğini anımsatan Barut, "Buna rağmen ne üretici rahat nefes almış, ne ülkenin hayvan varlığı artmış, ne et fiyatları düşmüş ne de tüketicinin ete erişimi kolaylaşmıştır" dedi. "DİŞİ HAYVANLAR BİLE KESİME GİDİYOR" Türkiye’de kırmızı et tüketiminin, artan fiyatlar ve derinleşen üretim sorunları nedeniyle sürekli gerilediğini aktaran Barut, "Kırmızı et tüketiminde yaşanan bu kara tablo, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda çok ciddi bir halk sağlığı sorunudur" diye konuştu. Kırmızı et fiyatlarındaki artışın temel nedenlerine işaret eden Barut, "Hızla artan üretim maliyetleri, yetersiz tarımsal destekler, ithalata dayalı hayvancılık politikaları ve üreticiyi korumayan piyasa düzenlemeleri sorunu büyütüyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli hayvan yetiştiricileri, artan maliyetlere rağmen emeğinin karşılığını alamıyor, eti ve sütü para etmezken dişi hayvanlar dahi kesime gidiyor, çiftçimiz de üretimden çekiliyor" şeklinde konuştu "ESK YETERSİZ, İTHALAT GEREKSİZ" Kamusal açıdan düzenleyici kurum olarak görev yapması gereken Et ve Süt Kurumu’nun (ESK) mağduriyet yarattığını bildiren Barut, şöyle devam etti. "ESK'nin uyguladığı kesim ve alım fiyatları, küçük üreticiler açısından ciddi bir mağduriyet yaratıyor. ESK tarafından açıklanan kesim fiyatları, birçok bölgede üretim maliyetlerinin altında kalmakta, küçük üreticileri zarara zorlayarak ve üretim dışına iterken özellikle büyük işletmeler lehine bir piyasa yapısı oluşmasına neden oluyor. Küçük üretici, hayvanını zararına kestirmek zorunda bırakılıp mağdur olurken hayvancılığı bırakıyor. Yıllardır sürdürülen canlı hayvan ve kırmızı et ithalatı politikaları da, yerli üretimi baskılıyor. 2010 yılından bu yana Türkiye yaklaşık 11 milyon baş canlı hayvan ve 500 bin tonu aşacak şekilde kırmızı et ithal etmiş, 13 milyar dolar ödenmiştir. Son yıllarda ithalat artmış, 2025 yılı içerisinde 505 bin büyükbaş, 19 bin küçükbaş ithalatı yapılmış, 50 bin tonu aşkın kırmızı et ithalatı yapılmıştır. 2025 yılı için 1.2 milyar dolara yakın paramız dışarıya gitmiştir. Buna rağmen ne üretici rahat nefes almış, ne hayvan varlığı artmış, ne et fiyatları düşmüş ne de tüketicinin ete erişimi kolaylaşmıştır. İthalat adımları üretimi, üreticiyi, tüketiciyi ve ülke ekonomisini zarar sokmuştur." ÇÖZÜM İÇİN ÖNERİLERİNİ SIRALADI Et ve Süt Kurumu'nun uygulamalarına, iktidarın tarım ve hayvancılık politikaları ile ithalat dayatmasına tepki gösteren Barut, şunları kaydetti: "İktidarın bu sene içinde şimdilik 450 bin büyükbaş ve 70 bin ton kırmızı et ithalatı yapacağı öngörülüyor. Tarımı ve hayvancılığı bitirmeye yeminliler gibi destek vermeyerek, üstüne ithalat politikalarıyla birlikte ESK’nin düşük alım fiyatları ve yetersiz müdahalesi gözetildiğinde tablo daha da kötüleşiyor. Küçük üretici üretimden kopuyor, hayvan varlığı azalıyor, halkımız ise yüksek fiyatla karşı karşıya kalıyor. Yemden samana tüm maliyetler katlanırken, üreticinin eti ve sütü para etmiyor ama borcu sürekli katlanarak artıyor. Bu yaşananlar ve dayatılanlar hayvancılığı sürdürülemez hale getiriyor, ülke hayvancılığı tümüyle dışa bağımlı hale getiriliyor. Şap salgınında yaşandığı gibi bu iktidar çözüm üretmiyor, aksine büyütüyor. Çözüm için ise derhal ithalata dayalı hayvancılık politikaları son bulmalıdır. ESK’nin kesim ve alım fiyatları, üretim maliyetlerini esas alıp üretici lehine revize edilmeli, küçük ve orta ölçekli üretici korunmalı, yemden veterinerlik hizmetlerine dek diğer tüm girdilerde maliyet düşürücü yapısal önlemler alınmalıdır. Sorunlara çare olmayıp aksine büyüten destekleme politikaları da işlevsel, gerçekçi ve sürdürülebilir hale getirilmelidir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.